Türkiye'nin Güncel Teknoloji Forumu | techforum.tr

TechForum’a Hoş Geldin! TechForum, bilgisayar donanımı, ekran kartı, işlemci, yazılım, yapay zeka, oyun ve teknoloji konularında bilgi paylaşımı yapılan Türkçe teknoloji forumudur. Sorular sorun, çözümler bulun ve teknoloji tutkunlarıyla tanışın. Hemen katılın ve teknoloji sohbetine dahil olun..

Ekranın Öte Yanı 13

  • Görüntüleme: 7
1773058353391.webp

SEYİRCİSİ OLDUĞUMUZ HAYATLAR: DENEYİM VE TÜKETİM ARASINDA
Ekranın öte yanındaki dostum, bugün seninle piksellerin bizi nasıl "tüketilebilir içeriklere" dönüştürdüğünü konuşalım. Metroda başını kaldıran o tek insanı konuştuktan sonra, şimdi o başı eğik kalabalığın en sinsi alışkanlıklarından birine, yani kendi hayatımızın seyircisi olma haline odaklanalım. Farkında mısın; bir konserdeyiz, bir gün batımını izliyoruz, ya da sevdiklerimizle bir masadayız... Ama zihnimizin bir köşesi, o anın tadını çıkarmaktan çok, o anın nasıl görüneceğini ve algoritmanın ona nasıl bir değer biçeceğini düşünüyor. Hayat, deneyimlenecek bir macera olmaktan çıkıp, piksellerden oluşan ve başkaları tarafından tüketilmeyi bekleyen bir vitrin ürününe dönüşüyor.
Bizler, bu dijital vitrinlerin hem mimarları hem de en sadık seyircileriyiz. En güzel açıyı bulmaya çalışıyor, en doğru filtreyi seçiyor, her pürüzü siliyor ve geriye sadece imrenilecek bir parça bırakıyoruz. Bu durum, bizi sinsi bir kıyaslama tuzağına düşürüyor. Kendi hayatımızın filtresiz, ham hallerini, başkalarının özenle seçilmiş, işlenmiş ve kusursuzlaştırılmış anlarıyla kıyaslıyoruz. Ve bu kıyaslama, her seferinde bizi "yetersiz" hissettiriyor. "Neden benim sabahım böyle değil?", "Neden ben bu kadar başarılı değilim?", "Neden benim hayatım bu kadar dağınık?" soruları zihnimizi kemiriyor. Pikseller bizi mükemmel kılmıyor; sadece mükemmeliyetçiliğin yorucu ve bitmek bilmeyen yükünü omuzlarımıza yüklüyor.
Oysa hayat, o rayların tıkırtısında, tünelin karanlığında ve yanındaki yabancının varlığında gizli. Bir şeyi ekranda "görmek" onu bildiğin anlamına gelmez; ona dokunmadığın sürece o şey senin gerçeğin olamaz. Bizler camın soğukluğuna alıştıkça, hayatın o sıcak ve düzensiz dokusundan korkar hale mi geliyoruz? Dijital onaylar birer dopamin kaynağı olsa da, ruhun o kadim ve derin bağ kurma ihtiyacını asla tam olarak karşılayamıyor. Bizler kalabalıklaştıkça tenhalaşan, bağlandıkça kopan bir kuşağın çocuklarıyız.
Bugün, ekranın öte yanındaki o insan, yani kendine bir iyilik yap. Bir sonraki muazzam anı yakaladığında, elin telefona gitmesin. O anın ham halini, bir başkasının mükemmel illüzyonuyla kıyaslamadan, sadece olduğu gibi kabullendin ve sevdin mi? Gerçek bir anın derinliği, bir algoritmanın sığ vitrininden çok daha değerlidir. Sahi, sen en son ne zaman kendi hayatının filtresiz, ham ve kusurlu güzelliğine sarıldın?

Son yorumlar

Özge Karail yeni bir blog yazısı hazırladım:

Ekranın Öte Yanı 13

Ekli dosyayı görüntüle 8094
SEYİRCİSİ OLDUĞUMUZ HAYATLAR: DENEYİM VE TÜKETİM ARASINDA
Ekranın öte yanındaki dostum, bugün seninle piksellerin bizi nasıl "tüketilebilir içeriklere" dönüştürdüğünü konuşalım. Metroda başını kaldıran o tek insanı konuştuktan sonra, şimdi o başı eğik kalabalığın en sinsi alışkanlıklarından birine, yani kendi hayatımızın seyircisi olma haline odaklanalım. Farkında mısın; bir konserdeyiz, bir gün batımını izliyoruz, ya da sevdiklerimizle bir masadayız... Ama...

Blog yazısının tamamını buradan okuyun...
Geri
Üst