Türkiye'nin Güncel Teknoloji Forumu | techforum.tr

TechForum’a Hoş Geldin! TechForum, bilgisayar donanımı, ekran kartı, işlemci, yazılım, yapay zeka, oyun ve teknoloji konularında bilgi paylaşımı yapılan Türkçe teknoloji forumudur. Sorular sorun, çözümler bulun ve teknoloji tutkunlarıyla tanışın. Hemen katılın ve teknoloji sohbetine dahil olun..

Ekranın Öte Yanı 16

  • Görüntüleme: 12
1773422443220.webp

SEÇİMLERİMİZ Mİ, YOKSA KODLARIN İRADESİ Mİ?
Ekranın öte yanındaki dostum, bugün seninle o en büyük yanılsamanı, yani "özgür iradeni" konuşalım. Dijital kimliklerimizden, avatarlarımızdan ve maskelerimizden bahsettik; ama şimdi o maskelerin kime göre ve neye göre şekillendiğine bakma vakti. Farkında mısın; ana sayfanda gördüğün o video, dinlediğin o şarkı, okuduğun o haber ya da satın aldığın o ayakkabı gerçekten senin özgür seçimin mi? Yoksa milyarlarca satır kodun, senin her tıklamanı, her duraksamanı ve her göz hareketini analiz ederek senin önüne koyduğu bir "algoritmik kader" mi? Teknoloji bize sonsuz seçenekler dünyası vaat ederken, aslında bizi kendi ilgi alanlarımızın daracık yankı odalarına mı hapsediyor? Bizler seçtiğimizi sandıkça, aslında birer veri setine mi dönüşüyoruz?
Modern dünya bizi birer "kullanıcı" olarak tanımlasa da, aslında bizler birer "ürünüz." Algoritmalar, bizim bir sonraki hamlemizi bizden daha iyi tahmin edebiliyor. Bir içerikte kaç saniye durduğumuzu, hangi kelimeye tepki verdiğimizi ve hangi saatlerde daha savunmasız olduğumuzu biliyorlar. Bu bilgiyle de bize, bizim "hoşumuza gidecek" dünyayı inşa ediyorlar. Bu durum ilk bakışta konforlu gelebilir; ama bu konforun trajik bir bedeli var: Şaşırma yetimizi ve farklı olanla karşılaşma ihtimalimizi kaybediyoruz. Algoritma bize sadece bildiğimiz, onayladığımız ve sevdiğimiz şeyleri sundukça, zihnimiz bir konfor alanına hapsoluyor. Yeni bir fikirle, sarsıcı bir sanat eseriyle ya da bizi rahatsız edecek bir gerçekle karşılaşma şansımız elimizden alınıyor. Bizler, kendi beğenilerimizin dijital hapishanesinde, dış dünyadan kopuk birer "veri gölgesi" haline geliyoruz.
Bu algoritmik kuşatma, irademizi sinsi bir şekilde zayıflatıyor. "Sıradaki video" otomatik olarak başladığında, o videoyu izlemeye biz mi karar veriyoruz yoksa sistemin bizi orada tutma arzusu mu galip geliyor? Bir şeyi gerçekten istediğimiz için mi alıyoruz, yoksa onuncu kez karşımıza çıkarıldığı için mi ona boyun eğiyoruz? İrademiz, piksellerin hızı ve algoritmaların hassasiyeti karşısında her geçen gün biraz daha eriyor. Kendi yolunu çizen bir gezgin olmaktan çıkıp, önceden döşenmiş raylarda ilerleyen bir vagona dönüşüyoruz. Ve en kötüsü, bu rayların farkında bile değiliz. Algoritmaların bizi tanıması, bizim kendimizi tanımamızın önüne geçiyor. Biz verileşen hayatlarımızı yaşarken, ruhumuzun o öngörülemez, vahşi ve özgür yanını mı kaybediyoruz?
Bugün, ekranın öte yanındaki o insan, yani sen, o görünmez raylardan dışarı çıkma cesareti göster. Algoritmanın sana "önerdiği" dünyayı bir anlığına reddet. Hiç ilgini çekmeyecek bir kitabı oku, tarzın olmayan bir müziği dinle ya da sadece ekranı kapatıp rastlantısal bir sokağa dal. Hayat, öngörülebilir kodların toplamından çok daha büyük ve karmaşıktır. Gerçek özgürlük, bir algoritmanın seni tanıdığı o dar alanda değil, senin henüz kendinde bile keşfetmediğin o bilinmez boşluklarda gizlidir. Piksellerin senin adına karar vermesine izin verme; kendi şaşkınlığının ve kendi rastlantılarının peşinden git. Sahi, sen en son ne zaman bir yapay zekanın tavsiyesi olmadan, tamamen tesadüfi ve öngörülemez bir kararla hayatının rotasını değiştirdin?

Son yorumlar

Özge Karail yeni bir blog yazısı hazırladım:

Ekranın Öte Yanı 16

Ekli dosyayı görüntüle 8133
SEÇİMLERİMİZ Mİ, YOKSA KODLARIN İRADESİ Mİ?
Ekranın öte yanındaki dostum, bugün seninle o en büyük yanılsamanı, yani "özgür iradeni" konuşalım. Dijital kimliklerimizden, avatarlarımızdan ve maskelerimizden bahsettik; ama şimdi o maskelerin kime göre ve neye göre şekillendiğine bakma vakti. Farkında mısın; ana sayfanda gördüğün o video, dinlediğin o şarkı, okuduğun o haber ya da satın aldığın o ayakkabı gerçekten senin özgür seçimin mi? Yoksa milyarlarca satır...

Blog yazısının tamamını buradan okuyun...
Geri
Üst