Türkiye'nin Güncel Teknoloji Forumu | techforum.tr

TechForum’a Hoş Geldin! TechForum, bilgisayar donanımı, ekran kartı, işlemci, yazılım, yapay zeka, oyun ve teknoloji konularında bilgi paylaşımı yapılan Türkçe teknoloji forumudur. Sorular sorun, çözümler bulun ve teknoloji tutkunlarıyla tanışın. Hemen katılın ve teknoloji sohbetine dahil olun..

Kalabalık Yalnızlıklar 19

  • Görüntüleme: 5
file_000000001c14722fa1d392263aa63312.webp

HİSSETMEKTEN NEDEN BU KADAR KORKUYORUZ?
İnsan aslında ne hissettiğini bilir.
Ama çoğu zaman o hissin içinde kalmak istemez.
Üzüntü geldiğinde dikkatini dağıtır. Kaygı geldiğinde başka bir şeye yönelir. Kırıldığında üstünü örter. Hayal kırıklığını küçümser. “Geçer” der, “abartıyorum” der, “buna takılmaya değmez” der.
Aslında yaptığı şey basittir: Hissetmemeye çalışmak.
Çünkü hissetmek, kontrolü biraz bırakmak demektir. Bir duygunun içine girdiğinde her şey net olmaz. Bazen dağınık olur. Bazen yoğun olur. Bazen de beklediğinden daha uzun sürer.
Ve bu durum çoğu insanı rahatsız eder.
Bu yüzden duygular hızla düzenlenmeye çalışılır. Üzüntü hızlıca toparlanmalı, öfke bastırılmalı, kaygı çözülmeli… Sanki her duygu bir problemmiş gibi ele alınır.
Oysa her duygu çözülmek zorunda değildir. Bazı duygular sadece hissedilmek ister.
Modern hayat bize çözüm üretmeyi öğretti. Ama hislerin içinde kalmayı öğretmedi. Bir şey hissettiğimiz anda hemen “neden?” diye soruyoruz. Sonra “nasıl geçer?” diye düşünüyoruz.
Ama çok az kişi şunu yapıyor:
Sadece o duyguyla biraz kalmak.
Çünkü o anlarda insan kendine yaklaşır.
Bir üzüntünün içinde kalabildiğinde, aslında neyin önemli olduğunu fark edersin. Bir hayal kırıklığını bastırmadığında, beklentilerini görürsün. Bir korkudan kaçmadığında, sınırlarını tanırsın.
Duygular rahatsız edici olabilir. Ama aynı zamanda yön göstericidir.
Onları sürekli bastırdığında, sadece acıyı değil; anlamı da bastırırsın.
Belki de bu yüzden bazı insanlar zamanla ne hissettiğini ayırt etmekte zorlanır. Çünkü uzun süre hislerden kaçmak, duygularla olan bağı zayıflatır.
Bir süre sonra her şey nötrleşir.
Ne çok üzülürsün ne çok sevinirsin. Ne çok heyecanlanırsın ne çok korkarsın. Denge gibi görünür ama aslında bir mesafedir.
Hayata karşı bir mesafe.
Oysa insanı canlı yapan şey sadece iyi duygular değildir. Yoğunluklardır. Derinliklerdir. Gerçek temaslardır.
Hissetmek bazen zorlayıcıdır ama aynı zamanda gerçekliktir.
Belki de kendimize sormamız gereken soru şudur:
Bir duygudan kaçtığımda gerçekten rahatlıyor muyum,
yoksa sadece erteliyor muyum?
Çünkü bastırılan duygular kaybolmaz.
Sadece yer değiştirir.
Ve çoğu zaman, en beklenmedik anda tekrar ortaya çıkar.
Belki de artık bazı şeyleri hemen düzeltmeye çalışmak yerine, biraz hissetmeye izin vermek gerekiyor.
Çünkü insan, hissettiği kadar vardır.

Son yorumlar

Özge Karail yeni bir blog yazısı hazırladım:

Kalabalık Yalnızlıklar 19

Ekli dosyayı görüntüle 8159
HİSSETMEKTEN NEDEN BU KADAR KORKUYORUZ?
İnsan aslında ne hissettiğini bilir.
Ama çoğu zaman o hissin içinde kalmak istemez.
Üzüntü geldiğinde dikkatini dağıtır. Kaygı geldiğinde başka bir şeye yönelir. Kırıldığında üstünü örter. Hayal kırıklığını küçümser. “Geçer” der, “abartıyorum” der, “buna takılmaya değmez” der.
Aslında yaptığı şey basittir: Hissetmemeye çalışmak.
Çünkü hissetmek, kontrolü biraz bırakmak demektir. Bir duygunun içine girdiğinde her şey net...

Blog yazısının tamamını buradan okuyun...
Geri
Üst