Kalabalık Yalnızlıklar 3

  • Görüntüleme: 6
file_00000000ed54724382492fb872226cab.webp

YORULDUK AMA DİNLENEMİYORUZ
Yorgunluk artık bir istisna değil, bir zemin. Sabah uyanıyoruz, henüz gün başlamadan hafif bir ağırlık var. Fiziksel değil sadece. Bir tür zihinsel sis. Yapılacaklar listesi daha yataktan kalkmadan zihnimizde açılıyor. Mesajlar, mailler, haberler, bildirimler… Gün daha başlamadan dolu.
İlginç olan şu: Çoğumuz çok çalıştığımız için değil, hiç duramadığımız için yoruluyoruz. Dinlenmek eskiden bir ara vermekti. Şimdi ise başka bir aktiviteye geçmek gibi. İşten çıkıyoruz, ekrana geçiyoruz. Ekrandan çıkıyoruz, başka bir ekrana geçiyoruz. Sürekli bir uyarılma hâli. Sürekli bir temas. Sürekli bir akış. Ama temas çok, bağ az. Zihnimiz susmuyor. Sessizlik artık rahatsız edici. Elimiz telefona gidiyor. Bir şeylere bakma ihtiyacı hissediyoruz. Sanki boşluk tehlikeli. Oysa boşluk bazen tam da ihtiyacımız olan şey. Yorulduk ama dinlenemiyoruz çünkü dinlenmeyi üretkenlikle ölçmeye başladık. “Verimli bir hafta sonu” diyoruz. “Kendime yatırım yaptım” diyoruz. Hatta dinlenirken bile gelişmeye çalışıyoruz. Kitap okurken not çıkarıyoruz. Spor yaparken performans takip ediyoruz. Tatildeyken fotoğraf paylaşıyoruz. Dinlenmek bile bir performansa dönüşüyor. Oysa gerçek dinlenme, bir süre kimse olmamak. Bir hedef taşımamak. Bir şeyi kanıtlamaya çalışmamak. Sadece var olmak. Belki de bu yüzden tatillerden yorgun dönüyoruz. Çünkü zihnimiz hiç kapanmıyor. Arka planda hep bir şey açık. Hep bir karşılaştırma, hep bir eksiklik hissi, hep bir yetişme çabası. Bir yere yetişiyoruz ama nereye? Yorulmanın kendisi normal. İnsan çaba harcar, yorulur. Ama dinlenememek başka bir şey. Bu, iç ritmin bozulması gibi. Kalp atıyor ama tempo bize ait değil.
Kendimize şu soruyu ne zaman sorduk en son: Gerçekten neye ihtiyacım var? Belki cevap büyük bir değişim değil. Belki sadece küçük bir kesinti. Bildirimleri kapatmak. Bir akşam hiçbir şey yapmamak. Sessizlikten kaçmamak. Çünkü insanın zihni de kasları gibi. Sürekli çalışırsa sertleşir. Esnekliğini kaybeder. Ve bir süre sonra en küçük şeyde bile gerilir. Kalabalıkların içinde yalnızlaşmamızın bir nedeni de bu olabilir: Hep uyarılmış, hiç dinlenmemiş bir zihinle bağ kurmak zor. Belki de dinlenmek lüks değil. Bir ihtiyaç. Ve belki de iyileşmenin bir adımı, biraz yavaşlamayı göze almak.
Dünya hızlanabilir. Ama biz her zaman aynı hızda gitmek zorunda değiliz.

Son yorumlar

Özge Karail yeni bir blog yazısı hazırladım:

Kalabalık Yalnızlıklar 3

Ekli dosyayı görüntüle 7637
YORULDUK AMA DİNLENEMİYORUZ
Yorgunluk artık bir istisna değil, bir zemin. Sabah uyanıyoruz, henüz gün başlamadan hafif bir ağırlık var. Fiziksel değil sadece. Bir tür zihinsel sis. Yapılacaklar listesi daha yataktan kalkmadan zihnimizde açılıyor. Mesajlar, mailler, haberler, bildirimler… Gün daha başlamadan dolu.
İlginç olan şu: Çoğumuz çok çalıştığımız için değil, hiç duramadığımız için yoruluyoruz. Dinlenmek eskiden bir ara vermekti. Şimdi ise başka bir...

Blog yazısının tamamını buradan okuyun...
Geri
Üst