Türkiye'nin Güncel Teknoloji Forumu | techforum.tr

TechForum’a Hoş Geldin! TechForum, bilgisayar donanımı, ekran kartı, işlemci, yazılım, yapay zeka, oyun ve teknoloji konularında bilgi paylaşımı yapılan Türkçe teknoloji forumudur. Sorular sorun, çözümler bulun ve teknoloji tutkunlarıyla tanışın. Hemen katılın ve teknoloji sohbetine dahil olun..

Kalabalık Yalnızlıklar 4

  • Görüntüleme: 7
1772462566209.webp


KONUŞUYORUZ AMA ANLAŞAMIYORUZ
Hiç fark ettin mi, artık her şey hakkında konuşabiliyoruz ama birbirimizi daha az anlıyoruz?
Mesajlar atılıyor, ses kayıtları gönderiliyor, uzun uzun açıklamalar yapılıyor. Kelime eksiğimiz yok. Hatta bazen fazlamız var. Ama yine de bir şey eksik kalıyor. Cümlenin içinde değil; cümlenin arkasında.
Çünkü anlaşılmak, sadece duyulmak değil.
Birine derdini anlattığında hemen çözüm sunması tanıdık geliyor mu? Ya da daha cümlen bitmeden kendi hikâyesine geçmesi? O an şunu hissedersin: Dinlenmedim. Sadece sırayla konuşuldu.
Belki de en büyük sorun şu: Cevap vermek için dinliyoruz, anlamak için değil.
Hız çağında yaşıyoruz. Tepkiler hızlı, yorumlar hızlı, yargılar hızlı. Bir cümle görüyoruz ve hemen taraf oluyoruz. Bir ifade duyuyoruz ve hemen etiketliyoruz. Oysa insan tek bir cümleden ibaret değil.
Bazen biri “iyiyim” dediğinde gerçekten iyi değildir. Ama biz kelimeyi alır, tonu kaçırırız. Çünkü dikkatimiz bölünmüştür. Telefon masadadır. Zihin başka bir yerdedir. Göz teması kısadır.
Anlaşamıyoruz çünkü tam olarak orada değiliz.
Oysa gerçek temas, dikkat ister. Sabır ister. Bazen susmayı da ister. Karşındaki cümleyi bitirdiğinde hemen doldurmamak o boşluğu. O boşlukta kalabilmek.
İlişkiler artık hız testine dönmüş gibi. Hemen netleşsin, hemen tanımlansın, hemen karar verilsin. Oysa bazı şeyler zamana ihtiyaç duyar. İnsan da öyle.
Belki de bu yüzden küçük yanlış anlaşılmalar büyüyor. Bir mesaj geç cevaplanıyor ve anlam yükleniyor. Bir kelime yanlış seçiliyor ve kırılma başlıyor. Çünkü zaten herkes biraz hassas, biraz yorgun, biraz tetikte.
Herkes anlaşılmak istiyor. Ama kaçımız gerçekten anlamaya niyetliyiz?
Anlamak, haklı çıkmaktan vazgeçmeyi gerektirir bazen. Kendi bakış açını bir süreliğine askıya almayı. “Ben olsam böyle yapmazdım” demek yerine “Sen neden böyle hissettin?” diyebilmeyi.
Bu kolay değil. Çünkü insan önce kendini savunmaya programlı. Ama belki de ilişkilerin iyileşmesi tam burada başlıyor.
Konuşmak iletişimin başlangıcı.
Ama bağ kurmak, başka bir şey.
Birinin yanında kendin olabiliyor musun? Cümlelerini tartmadan, yanlış anlaşılma korkusu yaşamadan? Eğer cevap evetse, orada gerçek bir temas vardır.
Belki de mesele daha çok konuşmak değil.
Daha dikkatli, daha yavaş, daha gerçekten dinlemek.
Çünkü bazen bir insanın ihtiyacı olan şey, doğru cümle değil; doğru dikkat.
Ve belki de kalabalık yalnızlıklarımızın ilacı, birbirimize biraz daha yer açmak.

Son yorumlar

Özge Karail yeni bir blog yazısı hazırladım:

Kalabalık Yalnızlıklar 4

Ekli dosyayı görüntüle 7852

KONUŞUYORUZ AMA ANLAŞAMIYORUZ
Hiç fark ettin mi, artık her şey hakkında konuşabiliyoruz ama birbirimizi daha az anlıyoruz?
Mesajlar atılıyor, ses kayıtları gönderiliyor, uzun uzun açıklamalar yapılıyor. Kelime eksiğimiz yok. Hatta bazen fazlamız var. Ama yine de bir şey eksik kalıyor. Cümlenin içinde değil; cümlenin arkasında.
Çünkü anlaşılmak, sadece duyulmak değil.
Birine derdini anlattığında hemen çözüm sunması tanıdık geliyor mu? Ya da daha cümlen bitmeden...

Blog yazısının tamamını buradan okuyun...
Çok başarılı bir gözlem ve blog yazısı olmuş emeğinize sağlık.
Geri
Üst