Türkiye'nin Güncel Teknoloji Forumu | techforum.tr

TechForum’a Hoş Geldin! TechForum, bilgisayar donanımı, ekran kartı, işlemci, yazılım, yapay zeka, oyun ve teknoloji konularında bilgi paylaşımı yapılan Türkçe teknoloji forumudur. Sorular sorun, çözümler bulun ve teknoloji tutkunlarıyla tanışın. Hemen katılın ve teknoloji sohbetine dahil olun..

Kalabalık Yalnızlıklar 5

  • Görüntüleme: 6
1772464478608.webp


SÜREKLİ MEŞGUL, SÜREKLİ EKSİK
Birine “Nasılsın?” diye sorduğunda en sık aldığın cevap ne?
“Yoğun.”
Bu kelime artık bir ruh hâli gibi. Sadece takvimimizi değil, kimliğimizi de anlatıyor. Yoğun olmak, önemli olmakla karıştırılıyor. Meşgul olmak, değerli olmakla. Sanki boş bir an yakalansak görünmez olacağız.
Ama tuhaf bir çelişki var burada: Sürekli meşgulüz, yine de içimizde bir eksiklik hissi var.
Gün dolu geçiyor. Toplantılar, işler, sorumluluklar, mesajlar. Akşam olduğunda “Bugün de bitti” diyoruz. Ama biten günün içinde gerçekten yaşanmış bir şey var mı, emin olamıyoruz. Yapılmış çok şey var; hissedilmiş az şey.
Belki de sorun, sürekli bir şeylerle dolu olmamız değil. Neye dolu olduğumuz.
Zamanımız dolu ama zihnimiz dağınık. Takvimimiz planlı ama içimiz karışık. Bir işi bitiriyoruz, hemen diğerine geçiyoruz. Kutucukları işaretliyoruz ama içsel bir tatmin gelmiyor.
Çünkü meşguliyet, anlam üretmiyor.
Bir şeyi yetiştirmek, onu gerçekten yaşamak anlamına gelmiyor. Bir masada oturup sohbet etmek başka; o masada aklın başka yerdeyken oturmak başka. Aynı mekân, farklı deneyim.
Sürekli meşgul olmak, bazen yüzleşmemek için de iyi bir yol. Durursak düşüneceğiz. Düşünürsek bazı sorular gelecek. Gerçekten istediğim hayat bu mu? Bu tempo bana mı ait? Bu insanlar benim seçimim mi?
Bu sorular yorucu. Bu yüzden çoğu zaman hızlanmayı seçiyoruz.
Ama hız, boşluğu kapatmıyor. Sadece üstünü örtüyor.
Belki de eksiklik hissi, sahip olmadıklarımızdan değil; temas etmediklerimizden geliyor. Kendimizle, sevdiklerimizle, gerçekten önemsediğimiz şeylerle kurmadığımız bağdan.
Bir gününü düşün. İçinde seni gerçekten besleyen kaç an vardı? Zorunluluk olmayan, gösteriş olmayan, sadece sana ait bir an.
Azsa, şaşırma.
Modern hayat bize üretmeyi öğretti, ama sindirmeyi öğretmedi. Tüketmeyi öğretti, ama içselleştirmeyi öğretmedi. Bu yüzden her şey hızlı, her şey geçici ve her şey biraz yüzeyde kalıyor.
Sürekli meşgul olmak, bazen kendinden uzaklaşmanın en kabul edilebilir yolu.
Oysa belki de ihtiyaç duyduğumuz şey daha fazla zaman değil. Daha bilinçli zaman.
Bir işi yaparken gerçekten orada olmak. Bir insanı dinlerken gerçekten duymak. Bir anı yaşarken onu kaydetmeye değil, hissetmeye odaklanmak.
Eksiklik hissi bazen şunu söylüyor: Daha fazlasına değil, daha derinine ihtiyacın var.
Belki de çözüm takvimi doldurmak değil, bazı yerleri bilerek boş bırakmak.
Çünkü insan, ancak biraz boşlukta kendini duyar.

Son yorumlar

Özge Karail yeni bir blog yazısı hazırladım:

Kalabalık Yalnızlıklar 5

Ekli dosyayı görüntüle 7854

SÜREKLİ MEŞGUL, SÜREKLİ EKSİK
Birine “Nasılsın?” diye sorduğunda en sık aldığın cevap ne?
“Yoğun.”
Bu kelime artık bir ruh hâli gibi. Sadece takvimimizi değil, kimliğimizi de anlatıyor. Yoğun olmak, önemli olmakla karıştırılıyor. Meşgul olmak, değerli olmakla. Sanki boş bir an yakalansak görünmez olacağız.
Ama tuhaf bir çelişki var burada: Sürekli meşgulüz, yine de içimizde bir eksiklik hissi var.
Gün dolu geçiyor. Toplantılar, işler, sorumluluklar, mesajlar...

Blog yazısının tamamını buradan okuyun...
Geri
Üst