Türkiye'nin Güncel Teknoloji Forumu | techforum.tr

TechForum’a Hoş Geldin! TechForum, bilgisayar donanımı, ekran kartı, işlemci, yazılım, yapay zeka, oyun ve teknoloji konularında bilgi paylaşımı yapılan Türkçe teknoloji forumudur. Sorular sorun, çözümler bulun ve teknoloji tutkunlarıyla tanışın. Hemen katılın ve teknoloji sohbetine dahil olun..

Kalabalık Yalnızlıklar 7

  • Görüntüleme: 5
1772621136416.webp

KENDİMİZE YABANCILAŞIRKEN
İnsan başkasına yabancılaştığını fark eder.
Ama kendine yabancılaştığını geç fark eder.
Bir sabah uyanırsın ve bir şeylerin değiştiğini hissedersin. Hayatın kötü değildir. Büyük bir kriz yoktur. Her şey olması gerektiği gibidir belki. Ama içten içe bir mesafe oluşmuştur. Sanki kendi hayatına dışarıdan bakıyormuşsun gibi.
Eskiden seni heyecanlandıran şeyler nötr gelmeye başlar. Bir başarı haberi gelir, mutlu olman gerekir ama his gecikir. Bir plan yapılır, gitmek istersin ama içinden güçlü bir istek çıkmaz. Tepkilerin yerli yerindedir ama duyguların geridedir.
Bu yavaş bir kopuştur.
Kendimize yabancılaşmak bir anda olmaz. Küçük vazgeçişlerle başlar. Bir fikrini söylemezsin. Bir isteğini ertelersin. Bir sınırı çizmezsin. “Şimdi sırası değil” dersin. “Bunu da idare edeyim” dersin. Böyle böyle, içindeki sesin tonu kısılır.
Bir süre sonra ne istediğini bilmemek normalleşir.
Birine “Ne yapmak istiyorsun?” diye sorulduğunda cevap vermekte zorlanıyorsan, bu sadece kararsızlık değildir. Belki de uzun süredir kendi arzularını dinlememişsindir.
Toplum bize uyum sağlamayı öğretir. Aile, iş, çevre… Her sistemin yazılı olmayan kuralları vardır. Uyum sağlamak hayatta kalmayı kolaylaştırır. Ama sürekli uyum sağlamak, iç sesinle arana mesafe koyar.
Ve insan, en çok kendi iç sesi sustuğunda yalnızlaşır.
Kendine yabancılaşmak, büyük dramlarla değil; küçük otomatiklerle olur. Sevmediğin bir tempoya alışmak. Sana iyi gelmeyen insanlara katlanmayı norm saymak. İçine sinmeyen kararları “mantıklı” diye savunmak.
Bir noktadan sonra şunu fark edersin:
Hayatın ilerliyor ama sen içinde yürümüyor gibisin.
Belki de bu yüzden bazı anlarda durup anlamsız bir boşluk hissediyoruz. Her şey var ama bir şey eksik. O eksik olan çoğu zaman yeni bir şey değil; eski sen.
Eskiden daha mı cesurdun? Daha mı net? Daha mı canlı? Belki de sadece daha bağlantılıydın.
Kendimize dönmek dramatik bir değişim gerektirmeyebilir. Bazen sadece küçük bir dürüstlük yeter. “Ben bunu istemiyorum” diyebilmek. “Bu bana iyi gelmiyor” demek. Ya da “Ben aslında böyle hissediyorum” diye cümle kurmak.
Bu cümleler ilk başta huzursuzluk yaratır. Çünkü düzeni zorlar. Ama aynı zamanda kimliğini toparlar.
İnsan her gün biraz değişir. Bu doğal. Ama değişim bilinçsiz olduğunda yabancılaşma başlar. Bilinçli olduğunda ise dönüşüm.
Belki de kendimize sormamız gereken soru şu:
Bugün verdiğim kararlar bana mı ait, yoksa alışkanlıklarıma mı?
Kendine yabancılaşmak sessizdir. Ama geri dönüş de mümkündür.
Bazen sadece durup şunu hatırlamak gerekir:
Bu hayatın içinde ben de varım.
Ve belki de en önemli bağ, başkalarıyla kurduğumuz değil; kendimizle kaybettiğimiz bağdır.

Son yorumlar

Özge Karail yeni bir blog yazısı hazırladım:

Kalabalık Yalnızlıklar 7

Ekli dosyayı görüntüle 7975
KENDİMİZE YABANCILAŞIRKEN
İnsan başkasına yabancılaştığını fark eder.
Ama kendine yabancılaştığını geç fark eder.
Bir sabah uyanırsın ve bir şeylerin değiştiğini hissedersin. Hayatın kötü değildir. Büyük bir kriz yoktur. Her şey olması gerektiği gibidir belki. Ama içten içe bir mesafe oluşmuştur. Sanki kendi hayatına dışarıdan bakıyormuşsun gibi.
Eskiden seni heyecanlandıran şeyler nötr gelmeye başlar. Bir başarı haberi gelir, mutlu olman gerekir ama his gecikir...

Blog yazısının tamamını buradan okuyun...
Geri
Üst