Selamlar Techforum sakinleri! Bugün teknolojiyle uğraşan herkesin, ister komşusu olsun ister gerçek müşterisi, en az bir kere duyduğu o meşhur cümleleri masaya yatırıyoruz. Hani bir yazılımcı değiliz, sistem odalarında sabahlamıyoruz ama elimizden az çok iş geldiği için çevremizdekilerin "teknik servisi" olmuş durumdayız. İşte bu yüzden, kulağımıza gelen o masum cümlelerin aslında ne anlama geldiğini gösteren küçük bir sözlük hazırladım.
Listenin başında o efsanevi cümle geliyor: "Çok basit bir şey istiyoruz, senin sadece beş dakikanı alır." Bu cümlenin gerçek meali; "Biz ne istediğimizi tam bilmiyoruz ama sen bunu yaparken muhtemelen üç gün uyumayacaksın, sonunda da 'aslında böyle olmasın' diyeceğiz" demektir. Eğer birisi size "beş dakikalık iş" diyorsa, o beş dakikanın içine genellikle tüm bir veri tabanını baştan yazmak veya bozuk bir cihazın içindeki tüm hatıraları geri getirmek sığdırılmaya çalışılıyordur.
Bir diğer favorim ise: "Kendi kendine bozuldu, ben hiçbir şeye dokunmadım." Bu cümlenin teknik tercümesi şudur: "Ben merak ettim, birkaç ayarıyla oynadım, sonra ekranda İngilizce bir şeyler çıktı, panikleyip her şeye tıkladım ve sonunda fişini çektim." Hiçbir cihaz kendi kendine bozulmaz dostlar; o cihazın dili olsa da üzerine dökülen çayı veya yanlışlıkla silinen sistem dosyalarının hikayesini bir anlatsa, hepimiz gözyaşlarına boğuluruz.
"Bize bir site lazım ama şöyle havalı olsun, tıklayınca uçsun kaçsın" diyenleri de unutmamak gerek. Bu cümlenin özeti: "Bütçemiz yok ama beklentimiz bir Hollywood prodüksiyonu." Genellikle bu isteğin sonunda ortaya çıkan şey, yanıp sönen pembe butonlar ve 90’lardan kalma hareketli yazılar olur. Bir de "Sen halledersin, yabancı değiliz" kısmı var ki, o zaten sabır taşımızın çatladığı, karşılığında bir "ellerine sağlık" ve bolca çay vaat edilen o meşhur gönül işi aşamasıdır.
Sonuç olarak, teknolojiyle aramızdaki bu iletişim kazaları aslında bizi birbirimize bağlıyor. O "basit" işler bittiğinde duyduğumuz bir teşekkür, kaybettiğimiz o saatlere değiyor. Yine de bir dahaki sefere birisi size "beş dakikanı alır mı?" diye sorduğunda, yanınıza bir termos çay almayı unutmayın. Sizin de duyduğunuzda "yok artık" dediğiniz müşteri veya komşu talepleri var mı? Gelin bu sözlüğü beraber genişletelim!