- Katılım
- 12 Şubat 2026
- Mesajlar
- 4
- Beğeniler
- 10
- Puanları
- 20
- Konu Yazar
- #1
Instagram’da sıradan bir gezinti yapıyordum. Reels akıyor, gündem akıyor, herkes bir şey anlatıyor. Derken karşıma karanlık bir şehir fonunda geçen bir sahne çıktı. Kamera iki adamın etrafında dönüyor. Işık sert. Atmosfer ağır. Kadraj sıkı. Birkaç saniye sonra fark ediyorum ki yüzler tanıdık: Biri Brad Pitt karizmasını taşıyor, diğeri Tom Cruise’un o bildik aksiyon enerjisini yansıtıyor. İki dev isim karşı karşıya gelmiş gibi.
İlk düşüncem şu oldu: “Yeni bir film mi geliyor?”
Sahne gerçekten büyük bütçeli bir Hollywood yapımı hissi veriyor. Yakın planlarda yüz kasılmaları net. Çene çizgileri gergin. Gözlerde o çatışma öncesi sessizlik var. Kamera dili bilinçli. Omuz üstü planlar doğru yerde kullanılmış. Arka plan hafif flu, karakterler net. Işık ne fazla parlak ne yapay derecede karanlık. Bildiğin sinema estetiği.
Fakat açıklamayı okuyunca işin rengi değişiyor.
Videoyu paylaşan içerik üreticisi, sahnenin metinden videoya üretim yapan bir yapay zeka modeliyle hazırlandığını belirtmiş. Kullanılan sistem olarak da Seedance 2.0 isimli bir modelden bahsediliyor. Bu tarz modeller, yazılan bir metni analiz ederek sıfırdan video oluşturabiliyor. Yani “gece vakti şehirde iki ünlü aksiyon yıldızı karşı karşıya, sinematik ışık, dramatik kamera açıları” gibi bir komut giriliyor ve sistem buna uygun sahneyi üretiyor.
Ortada gerçek bir set yok. Kamera ekibi yok. Oyuncular yok. Sahne, metinden videoya üretim yapan gelişmiş bir yapay zeka modeliyle hazırlanmış. Sistem yazılan komutu alıyor ve daha önce öğrendiği milyonlarca film sahnesi, ışık düzeni ve hareket dinamiği üzerinden yeni bir video oluşturuyor. Yani dijital bir yönetmen, dijital bir görüntü yönetmeni ve dijital oyuncular aynı anda çalışıyor gibi düşünün.
En çarpıcı taraf kalite. Eskiden yapay üretim videolarda yüzler kayar, eller bozulur, arka planlar erirdi. Burada o dağılma hissi yok denecek kadar az. Karakterlerin bakışındaki sertlik inandırıcı. İki güçlü egonun çarpışma anı gibi bir enerji var. Fragman havası taşıyor.
Tabii şunu net söylemek gerekiyor: Bu gerçek Brad Pitt ve Tom Cruise değil. Onlara benzeyen dijital karakterler. Yani Hollywood gerçekten böyle bir sahne çekmiş değil. Fakat izlerken bunu anlamak kolay değil. İşte işin çarpıcı tarafı burada.
Bu teknoloji artık deneysel bir oyuncak değil. Sinema estetiğine ciddi biçimde yaklaşmış durumda. Büyük bütçeli prodüksiyon kalitesi, algoritmalar aracılığıyla üretilebiliyor. Bu durum özellikle içerik üretimi açısından büyük bir dönüşüm sinyali veriyor. Bağımsız yaratıcılar için yeni kapılar açılabilir. Büyük stüdyolar içinse maliyet ve hız avantajı anlamına gelebilir.
Instagram’da karşıma çıkan bu video şunu hissettirdi: Sinemanın üretim biçimi değişiyor. Kamera sadece elde tutulan bir cihaz değil artık, kodun içinde de var. Ve biz bu dönüşümü telefon ekranından izliyoruz.
Gerçek ile dijital üretim arasındaki çizgi giderek inceliyor. Fakat bir şey net: Sahne güçlü. Etkileyici. Ve eğer bu daha başlangıçsa, önümüzdeki yıllarda Hollywood gerçekten şaşırabilir.

İlk düşüncem şu oldu: “Yeni bir film mi geliyor?”
Sahne gerçekten büyük bütçeli bir Hollywood yapımı hissi veriyor. Yakın planlarda yüz kasılmaları net. Çene çizgileri gergin. Gözlerde o çatışma öncesi sessizlik var. Kamera dili bilinçli. Omuz üstü planlar doğru yerde kullanılmış. Arka plan hafif flu, karakterler net. Işık ne fazla parlak ne yapay derecede karanlık. Bildiğin sinema estetiği.
Fakat açıklamayı okuyunca işin rengi değişiyor.
Videoyu paylaşan içerik üreticisi, sahnenin metinden videoya üretim yapan bir yapay zeka modeliyle hazırlandığını belirtmiş. Kullanılan sistem olarak da Seedance 2.0 isimli bir modelden bahsediliyor. Bu tarz modeller, yazılan bir metni analiz ederek sıfırdan video oluşturabiliyor. Yani “gece vakti şehirde iki ünlü aksiyon yıldızı karşı karşıya, sinematik ışık, dramatik kamera açıları” gibi bir komut giriliyor ve sistem buna uygun sahneyi üretiyor.
Ortada gerçek bir set yok. Kamera ekibi yok. Oyuncular yok. Sahne, metinden videoya üretim yapan gelişmiş bir yapay zeka modeliyle hazırlanmış. Sistem yazılan komutu alıyor ve daha önce öğrendiği milyonlarca film sahnesi, ışık düzeni ve hareket dinamiği üzerinden yeni bir video oluşturuyor. Yani dijital bir yönetmen, dijital bir görüntü yönetmeni ve dijital oyuncular aynı anda çalışıyor gibi düşünün.
En çarpıcı taraf kalite. Eskiden yapay üretim videolarda yüzler kayar, eller bozulur, arka planlar erirdi. Burada o dağılma hissi yok denecek kadar az. Karakterlerin bakışındaki sertlik inandırıcı. İki güçlü egonun çarpışma anı gibi bir enerji var. Fragman havası taşıyor.
Tabii şunu net söylemek gerekiyor: Bu gerçek Brad Pitt ve Tom Cruise değil. Onlara benzeyen dijital karakterler. Yani Hollywood gerçekten böyle bir sahne çekmiş değil. Fakat izlerken bunu anlamak kolay değil. İşte işin çarpıcı tarafı burada.
Bu teknoloji artık deneysel bir oyuncak değil. Sinema estetiğine ciddi biçimde yaklaşmış durumda. Büyük bütçeli prodüksiyon kalitesi, algoritmalar aracılığıyla üretilebiliyor. Bu durum özellikle içerik üretimi açısından büyük bir dönüşüm sinyali veriyor. Bağımsız yaratıcılar için yeni kapılar açılabilir. Büyük stüdyolar içinse maliyet ve hız avantajı anlamına gelebilir.
Instagram’da karşıma çıkan bu video şunu hissettirdi: Sinemanın üretim biçimi değişiyor. Kamera sadece elde tutulan bir cihaz değil artık, kodun içinde de var. Ve biz bu dönüşümü telefon ekranından izliyoruz.
Gerçek ile dijital üretim arasındaki çizgi giderek inceliyor. Fakat bir şey net: Sahne güçlü. Etkileyici. Ve eğer bu daha başlangıçsa, önümüzdeki yıllarda Hollywood gerçekten şaşırabilir.