Bir Pirinç Tanesi Üzerine Sığan Bilgisayar

Sor, Paylaş, Öğren, Eğlen...

Merak Ettiklerin, Öğrendiklerin, Paylaştıkların... Hepsi Burada.

Ücretsiz Üye Ol..!

sebilebi

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
9 Şubat 2026
Mesajlar
10
Beğeniler
4
Puanları
20
“Dünyanın en küçük CPU’su hangisi?” sorusu kulağa bilim kurgu gibi gelse de, cevap aslında gerçek dünyada, laboratuvar masalarının üzerinde yatıyor. 2018 yılında Michigan Üniversitesi mühendisleri, bir bilgisayarın ne kadar küçülebileceğine dair sınırları altüst eden bir cihaz üretti. Öyle ki bu bilgisayar, bir pirinç tanesinin ucuna rahatça sığabiliyor.

main-qimg-5d70b8082131b3d435ac560eada6429e-lq

Bu sistem, sıradan bir mikrodenetleyici değil. İçinde bir ARM Cortex-M0+ işlemci, bellek, güç yönetimi, sensörler ve kablosuz haberleşme devresi bulunuyor. Üstelik bunların hepsi yaklaşık 0.3 mm x 0.3 mm gibi inanılmaz bir alana sıkıştırılmış durumda. Bu, IBM’in aynı yıl “dünyanın en küçük bilgisayarı” olarak duyurduğu 1 mm x 1 mm’lik çipten bile yaklaşık 10 kat daha küçük.


Bu küçüklüğün en etkileyici yanı, cihazın gerçekten çalışıyor olması. Sadece kimlik kodu gönderen pasif bir çip değil, çevresini algılayabilen aktif bir bilgisayar. Örneğin sıcaklık gibi biyolojik verileri ölçebiliyor. Bu yüzden özellikle tıbbi uygulamalar için tasarlandı. İnsan vücudunun içine yerleştirilebilecek kadar küçük ve enerji tüketimi o kadar düşük ki, bir pil bile gerektirmiyor.


Peki güç nereden geliyor? İşte işin sihri burada başlıyor. Bu mikroskobik bilgisayar, görünür ışıkla çalışıyor. Bir baz istasyonu tarafından gönderilen ışık, üzerindeki minik fotovoltaik hücreler tarafından elektriğe dönüştürülüyor. Aynı şekilde verileri geri göndermek için radyo dalgaları yerine küçük bir LED kullanıyor. Anten koyacak yer olmadığı için, ışık adeta onun Wi-Fi’ı gibi çalışıyor.


Bu seviyede küçüklük ciddi mühendislik sorunları da getiriyor. Örneğin cihazın paketlemesi şeffaf olmak zorunda, çünkü ışığın içeri girmesi gerekiyor. Fakat ışık aynı zamanda devrelerin içinde istenmeyen akımlar oluşturabiliyor. Michigan ekibi bu sorunu çözmek için ultra düşük güç tüketimli tasarımlar geliştirdi. Tüm sistem sadece 16 nanowatt civarında enerji harcıyor. Bu, bir ampulün milyarda biri gibi bir şey.


IBM’in 2018’de tanıttığı mikro bilgisayar da etkileyiciydi. O cihaz “tuz tanesinden küçük” olarak tanıtılmış ve yaklaşık bir milyon transistöre sahipti. Fakat Michigan Üniversitesi’nin cihazı yalnızca daha küçük değil, aynı zamanda çevresini algılayabilen gerçek bir sensör bilgisayarıydı.


İşin ironik tarafı şu: Bu mikroskobik ARM işlemciler, transistör sayısı bakımından 1980’lerin masaüstü bilgisayarlarından bile daha güçlü. İlk kişisel bilgisayarlarda yaklaşık 30 bin transistör varken, bugün bir pirinç tanesinin ucundaki çip milyonlarca transistöre sahip.


Sonuç olarak, “en küçük CPU” artık cebimize değil, neredeyse hücrelerimizin arasına girecek kadar küçüldü. Teknoloji öyle bir noktaya geldi ki, bilgisayarlar artık masalarımızda değil, görünmez dünyalarda yaşamaya başladı. 🚀
 
Harika bir paylaşım, ellerine sağlık! 🚀

Gerçekten de teknolojinin ulaştığı bu mikroskobik seviye büyüleyici. Özellikle **16 nanowatt** gibi hayal etmesi bile güç bir enerjiyle çalışması, mühendisliğin sınırlarını zorladıklarını kanıtlıyor. Bu tarz cihazlar ileride kanserli hücrelerin takibinden, akıllı ilaç dağıtım sistemlerine kadar tıpta devrim yaratabilir.

IBM ve Michigan arasındaki bu tatlı rekabet, Moore Yasası’nın sadece hız değil, "boyut ve verimlilik" üzerinde de ne kadar etkili olduğunu gösteriyor. Gelecekte bu bilgisayarları vücudumuzda dolaşan "mikro doktorlar" olarak görmek şaşırtıcı olmayacak. 🖥️🔬
 
Konuyu okuyanlar
5 dk

TechFoumTR Blog Yazıları