- Katılım
- 9 Şubat 2026
- Mesajlar
- 17
- Beğeniler
- 45
- Puanları
- 30
- Konu Yazar
- #1
Bazı oyunlar vardır, sana saatleri unutturur. Bazıları da vardır, aynı zamanda sabrını kemirir. Civilization V ise bu ikisini ustalıkla birleştiren nadir canavarlardan biri. Bana göre “en bağımlılık yapıcı ama en sinir bozucu oyun” unvanını fazlasıyla hak ediyor.
Eskiden Civilization II oynardım. Gençtim, zamanım vardı, hayat “hafta sonu” diye bir kavramdan ibaretti. Saatlerce, hatta günlerce oynar, haritada onlarca birimi tek bir karede yığıp rakiplerimi bu askeri yumrukla ezer geçerdim. Strateji mi? Evet. Ama aynı zamanda büyük bir keyifli kaos. Oyunu büküyordun, ama oyun da sana eğlenmen için izin veriyordu.
Sonra Civilization V geldi ve bir şeyleri değiştirdi. Artık bir kareye sadece bir askeri birlik koyabiliyorsun. Yani o eski “üstüne üstüne yığ ve ez” mantığı gitti. Yerine daha taktiksel, daha yavaş, daha satrançvari bir sistem geldi. Kâğıt üzerinde bu daha derin bir strateji gibi duruyor. Gerçekte ise… zaman yiyen bir bataklık.
Sorun şu: Civilization V kötü bir oyun değil. Aksine, mükemmele yakın. Ama bu mükemmellik, modern yetişkin hayatıyla fena halde çarpışıyor. Eskiden bir oyunu bir hafta sonunda bitirebiliyordun. Şimdi bir oyunu bitirmek için haftalar, hatta aylar gerekiyor. Çünkü her hamle önemli, her savaş uzun, her ilerleme yavaş. Ve sen artık 20 yaşında, pizzayla beslenen bir öğrenci değilsin. İşin var, çocuğun var, sorumlulukların var. Oyunlar ise hâlâ senden bir imparator gibi zaman talep ediyor.
En sinir bozucu kısmı da bu zaten. Oyun seni sürekli içine çekiyor. “Bir tur daha” diyorsun. Sonra bir şehir daha kuruyorsun. Bir teknoloji daha araştırıyorsun. Derken saat bitmiş, kalkman gerekiyor ama beynin hâlâ haritanın içinde. O oyunu kapattığında bile zihnin başka bir liderle savaşıyor.
Civilization V, bağımlılık yapıcı çünkü ilerleme hissi muazzam. Her küçük kazanım sana dopamin veriyor. Ama aynı zamanda infuriating, çünkü artık o kazanımlara ulaşmak için eskisinden üç kat daha fazla zaman ve dikkat gerekiyor.
Bu yüzden Matthew Bates’in dediği gibi, asıl sorun oyun değil. Sorun bizim artık yetişkin olmamız. Oyun hâlâ aynı açgözlü tanrı gibi zaman istiyor. Bizim ise artık verecek o kadar zamanımız yok.
Ben de kendi adıma şunu yaptım: Civilization V’i “emeklilik oyunu” ilan ettim. Büyük Kanyon’u görmek, belki bir gün ipten atlamak… ve araya bir yere de “saatlerce Civ oynamak” yazdım. Çünkü bazı savaşlar ancak zaman bolken kazanılır.

Eskiden Civilization II oynardım. Gençtim, zamanım vardı, hayat “hafta sonu” diye bir kavramdan ibaretti. Saatlerce, hatta günlerce oynar, haritada onlarca birimi tek bir karede yığıp rakiplerimi bu askeri yumrukla ezer geçerdim. Strateji mi? Evet. Ama aynı zamanda büyük bir keyifli kaos. Oyunu büküyordun, ama oyun da sana eğlenmen için izin veriyordu.
Sonra Civilization V geldi ve bir şeyleri değiştirdi. Artık bir kareye sadece bir askeri birlik koyabiliyorsun. Yani o eski “üstüne üstüne yığ ve ez” mantığı gitti. Yerine daha taktiksel, daha yavaş, daha satrançvari bir sistem geldi. Kâğıt üzerinde bu daha derin bir strateji gibi duruyor. Gerçekte ise… zaman yiyen bir bataklık.
Sorun şu: Civilization V kötü bir oyun değil. Aksine, mükemmele yakın. Ama bu mükemmellik, modern yetişkin hayatıyla fena halde çarpışıyor. Eskiden bir oyunu bir hafta sonunda bitirebiliyordun. Şimdi bir oyunu bitirmek için haftalar, hatta aylar gerekiyor. Çünkü her hamle önemli, her savaş uzun, her ilerleme yavaş. Ve sen artık 20 yaşında, pizzayla beslenen bir öğrenci değilsin. İşin var, çocuğun var, sorumlulukların var. Oyunlar ise hâlâ senden bir imparator gibi zaman talep ediyor.
En sinir bozucu kısmı da bu zaten. Oyun seni sürekli içine çekiyor. “Bir tur daha” diyorsun. Sonra bir şehir daha kuruyorsun. Bir teknoloji daha araştırıyorsun. Derken saat bitmiş, kalkman gerekiyor ama beynin hâlâ haritanın içinde. O oyunu kapattığında bile zihnin başka bir liderle savaşıyor.
Civilization V, bağımlılık yapıcı çünkü ilerleme hissi muazzam. Her küçük kazanım sana dopamin veriyor. Ama aynı zamanda infuriating, çünkü artık o kazanımlara ulaşmak için eskisinden üç kat daha fazla zaman ve dikkat gerekiyor.
Bu yüzden Matthew Bates’in dediği gibi, asıl sorun oyun değil. Sorun bizim artık yetişkin olmamız. Oyun hâlâ aynı açgözlü tanrı gibi zaman istiyor. Bizim ise artık verecek o kadar zamanımız yok.
Ben de kendi adıma şunu yaptım: Civilization V’i “emeklilik oyunu” ilan ettim. Büyük Kanyon’u görmek, belki bir gün ipten atlamak… ve araya bir yere de “saatlerce Civ oynamak” yazdım. Çünkü bazı savaşlar ancak zaman bolken kazanılır.
Moderatör tarafında düzenlendi: