Takılı Olmayan Kablo ve Çocukluğun En Büyük İhaneti 💀🎮

Çibi

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
12 Şubat 2026
Mesajlar
3
Beğeniler
7
Puanları
20
Bazı fotoğraflar vardır, tek kare ama 10 sezonluk dizi etkisi yapar. Bu da onlardan biri. Üç kardeş yan yana dizilmiş, yüzlerde ölümcül bir ciddiyet. Eller tetikte. Ekrana bakışlar sanki dünya şampiyonası finali. Fakat yerde bir gerçek yatıyor: Takılı olmayan bir kablo.

1771007474632.webp

Ve o kablo küçük kardeşe ait.

İşte dostlar, bu sadece bir görsel değil. Bu bir travma belgesi. Gamer kültürünün karanlık arşivinden sızmış bir dosya.

Küçük kardeş bütün kalbiyle oynuyor. Muhtemelen “Abi ben vurdum!” diye bağırıyor. Ortanca taktik dağıtıyor. Büyük olan carry modunda. Oyunlar akıyor. Heyecan tavan. Ama sistemde küçük yok. Server onu hiç tanımamış. Oyunda karakteri bile spawn olmamış olabilir.

Hayalet oyuncu.
Bu, ranked’da afk kalmaktan bile ağır bir durum. Çünkü burada afk değilsin, hiç var olmamışsın.

Şimdi dürüst olalım. Hepimiz bir dönem o takılı olmayan kontrolcüydük. “Bozuk kol” efsanesiyle büyüdük. Tuşa basarsın, karakter hareket etmez. “Sen seçili değilsin” derler. Seçili değilsin… Bu cümle insanın ruhuna save atıyor.

Ama işin ironik tarafı şu: Küçük kardeş belki de en mutlu olan. Kaybetmiyor. KDA’sı sıfır risk. Skor tabelasında adı yok, dolayısıyla sorumluluk da yok. Saf eğlence. Competitive baskıdan azade. Belki de gerçek kazanan o.

Fakat gamer onuru başka bir şeydir. Input varsa oyun vardır. Emek varsa bağlantı vardır. Kablo takılı değilse bu, düpedüz sistem dışı bırakılmaktır. Bu bir çocukluk darbesidir.

Şimdi burada iki ihtimal var. Bir: Abiler profesyonel troll. İki: Bu, ev içi diplomasi stratejisi. Küçük de oyundaymış gibi hissediyor, kavga çıkmıyor, huzur korunuyor. Bir nevi aile içi placebo multiplayer.

Küçük kardeş bir gün o kabloyu fark edecek. Ve o gün boss fight başlayacak. Çünkü gamer hafızası unutmaz. Bir gün gelir, o portu kendi bulur. Kendi kablosunu takar. Ve ilk gerçek golü attığında evde sessizlik olur.

Bu kare aslında hayatın metaforu gibi. Bazen oynadığını sanırsın ama bağlantın yoktur. Bazen başkalarının verdiği kontrolcüyle idare edersin. Sonra bir gün eğilip yere bakarsın. Gerçeği görürsün.

O an iki seçenek vardır: Ya ağlarsın ya da kabloyu takarsın.

Ben gamer’ım. Kabloyu takarım.

Ve şunu da net söyleyeyim: Couch multiplayer’ın yazılı olmayan kuralı şu, en küçük biraz kandırılır. Gelenek. Ritüel. Nesiller boyu aktarılan joystick diplomasisi. Fakat gerçek oyuncu yetiştirmek istiyorsan, bir gün o kolu gerçekten bağlayacaksın. Yoksa final boss evin içinde spawn olur.

Sizin böyle bir travmanız oldu mu?

GG. 🎮💀
 
Konuyu okuyanlar
0 dk

TechFoumTR Blog Yazıları