- Katılım
- 12 Şubat 2026
- Mesajlar
- 2
- Beğeniler
- 4
- Puanları
- 20
- Konu Yazar
- #1
Selam TechForum. Foruma yeni katıldım, henüz kim kimdir çözmeye çalışıyorum ama bir konuda içim rahat değil. Netflix’in Üç Cisim Problemi dizisinin 2. sezonunun bu yıl geleceği haberi düştüğü anda başlıkların bir anda coşması bana çok tanıdık bir şeyi hatırlattı: Algoritmaların insanlara neyi sevdireceği artık neredeyse neyi düşüneceğimiz kadar belirleyici. O yüzden dürüstçe soruyorum. Bu diziyi gerçekten sevdiğimiz için mi konuşuyoruz, yoksa Netflix, Twitter ve YouTube bizi bu noktaya mı sürükledi?
Ben birinci sezonu izledim ve evet, genel olarak sevdim. Atmosferi güçlü, fikirleri ilginç, insanlığı kozmik ölçekte küçük ve kırılgan gösterme fikri hoşuma gitti. Fakat izlerken sürekli şunu hissettim: Bu dizi bir bilimkurgu eseri olmaktan çok, bir “bilimkurgu görünümlü Netflix ürünü”. Her sahne sosyal medyada paylaşılabilecek şekilde tasarlanmış gibi. Gizemler bölüm sonlarında özellikle açık bırakılıyor, böylece “bir bölüm daha” refleksi tetikleniyor. Bu kötü mü? Ticari olarak zekice. Ama sanatsal ve düşünsel olarak biraz şüpheli.
TechForum’da olmamızın bir nedeni var. Buradaki insanlar teknolojiye, bilime ve geleceğe sıradan izleyiciden daha fazla kafa yorar. O yüzden burada şunu sormak önemli: Üç Cisim Problemi gerçekten bilimi ve teknolojiyi tartışmaya açıyor mu, yoksa sadece bunların estetiğini mi satıyor? Dizide kuantumdan, uzaylılardan, sanal gerçeklikten söz ediliyor ama bunlar çoğu zaman derinleşmeden geçiyor. İzleyiciye “bak ne kadar akıllı bir şey izliyorsun” hissi veriliyor ama bu hissin içi ne kadar dolu?
Bir de sosyal tarafı var. Günümüzde herkes bir şeyleri sevdiğini göstermek zorunda. Yeni çıkan bir telefon, yeni bir yapay zeka aracı ya da popüler bir dizi… Hepsi birer statü objesi. Üç Cisim Problemi de bu statü oyununa dahil oldu gibi geliyor bana. İzlemezsen geri kalmış sayılıyorsun, sevmezsen zevksiz. Bu baskı yüzünden diziyi gerçekten sıkıcı bulan kaç kişi sessizce sustu acaba?
Beni yanlış anlamayın, diziyi gömmeye çalışmıyorum. Aksine, daha cesur olmasını isterdim. Kitabını okuyanların bildiği o sert, rahatsız edici fikirlerin ekranda biraz yumuşatıldığını hissediyorum. Çünkü Netflix geniş kitleleri kaybetmek istemiyor. Herkesin anlayacağı, herkesin paylaşacağı bir ürün yaratmak istiyor. Bu da ister istemez bilimkurgunun dişlerini söküyor.
O yüzden 2. sezon geliyorken, (Bu yıl geliyormuş öyle diyorlar
) TechForum’a şunu sormak istiyorum:
Siz bu diziyi gerçekten bilimsel merak uyandırdığı için mi seviyorsunuz, yoksa iyi paketlenmiş bir teknoloji fantezisi olduğu için mi?
Bakış açılarınızı merak ediyorum. Burada gerçekten düşünerek izleyenlerin olduğunu umuyorum.
Ben birinci sezonu izledim ve evet, genel olarak sevdim. Atmosferi güçlü, fikirleri ilginç, insanlığı kozmik ölçekte küçük ve kırılgan gösterme fikri hoşuma gitti. Fakat izlerken sürekli şunu hissettim: Bu dizi bir bilimkurgu eseri olmaktan çok, bir “bilimkurgu görünümlü Netflix ürünü”. Her sahne sosyal medyada paylaşılabilecek şekilde tasarlanmış gibi. Gizemler bölüm sonlarında özellikle açık bırakılıyor, böylece “bir bölüm daha” refleksi tetikleniyor. Bu kötü mü? Ticari olarak zekice. Ama sanatsal ve düşünsel olarak biraz şüpheli.
TechForum’da olmamızın bir nedeni var. Buradaki insanlar teknolojiye, bilime ve geleceğe sıradan izleyiciden daha fazla kafa yorar. O yüzden burada şunu sormak önemli: Üç Cisim Problemi gerçekten bilimi ve teknolojiyi tartışmaya açıyor mu, yoksa sadece bunların estetiğini mi satıyor? Dizide kuantumdan, uzaylılardan, sanal gerçeklikten söz ediliyor ama bunlar çoğu zaman derinleşmeden geçiyor. İzleyiciye “bak ne kadar akıllı bir şey izliyorsun” hissi veriliyor ama bu hissin içi ne kadar dolu?
Bir de sosyal tarafı var. Günümüzde herkes bir şeyleri sevdiğini göstermek zorunda. Yeni çıkan bir telefon, yeni bir yapay zeka aracı ya da popüler bir dizi… Hepsi birer statü objesi. Üç Cisim Problemi de bu statü oyununa dahil oldu gibi geliyor bana. İzlemezsen geri kalmış sayılıyorsun, sevmezsen zevksiz. Bu baskı yüzünden diziyi gerçekten sıkıcı bulan kaç kişi sessizce sustu acaba?
Beni yanlış anlamayın, diziyi gömmeye çalışmıyorum. Aksine, daha cesur olmasını isterdim. Kitabını okuyanların bildiği o sert, rahatsız edici fikirlerin ekranda biraz yumuşatıldığını hissediyorum. Çünkü Netflix geniş kitleleri kaybetmek istemiyor. Herkesin anlayacağı, herkesin paylaşacağı bir ürün yaratmak istiyor. Bu da ister istemez bilimkurgunun dişlerini söküyor.
O yüzden 2. sezon geliyorken, (Bu yıl geliyormuş öyle diyorlar
Siz bu diziyi gerçekten bilimsel merak uyandırdığı için mi seviyorsunuz, yoksa iyi paketlenmiş bir teknoloji fantezisi olduğu için mi?
Bakış açılarınızı merak ediyorum. Burada gerçekten düşünerek izleyenlerin olduğunu umuyorum.