- Katılım
- 12 Şubat 2026
- Mesajlar
- 15
- Beğeniler
- 30
Karşınızda Çinli robotik firması DroidUp’ın son bombası: Moya.
165 santim. 32 kilo? Pembe saç. Göz kırpma özelliği aktif. Firmware güncel.
(Sol gözde hafif bir delilik seziyorum ama olsun
)
Bu bir “robot” haberi değil. Bu, insan taklidinin artık ürkütücü derecede iyi yapılabildiğinin ilanı.
Moya tanıtıldığın, kimse metal görmedi. İnsan formu gördü. Omuz düşüşü doğal. Baş eğimi ölçülü. Gülümseme kontrollü. Hatta vücut sıcaklığı 32 ile 36 derece arasında sabitlenmiş. Elini tuttuğunda “soğuk laboratuvar” hissi yok. Bunu, özellikle düşünmüşler.
(Yürüyüşü de pek bir kırıta kırıta ama olsun
)
Gözlerinin arkasında kamera var. Ama mesele kamera değil. Mesele bakışın gecikmesi. (Gözler dönüyor arada) O yarım saniyelik işlem süresi. Tam insan değil ama tam makine de değil. İşte o boşluk rahatsız ediyor bazılarını. “Çok gerçek” diyenler var. “Çok ürkütücü” diyenler var.
Ben teknoloji meraklısı bir adamım. Fakat şunu kabul ediyorum: Moya’nın olayı donanım değil, his taklidi. Yürüme doğruluğu yüzde 92. (Böyle diyorlar ama bende 50 felan) Yani 100 adımın 92’si insan gözüne doğal geliyormuş. Kalan 8 adım “ben aslında algoritmayım” diye fısıldıyormuş.
Fiyatı yaklaşık 1.2 milyon yuan.
Yuvarlayalım.
Beş buçuk milyon lira. Türkiye'de ucuz bir ev parasına bu kızımızı alabilrsiniz.
Görenler ise ikiye bölündü diyorlar.
Bir grup “gelecek burada” diyormuş,
Diğer grup “bu fazla insana benziyor” diye huzursuzmuş. (Wtf?)
Ben üçüncü bir yerdeyim sanırım.
"İnsan formuna bu kadar yaklaşan bir makineyi ne zaman “eşya” kategorisinden çıkaracağız?"
Firma sadece ev içi kullanım düşünmüyor. Eğitimde, sağlıkta, yaşlı bakımında görev alması planlanıyor. Yani mesele flört değil. Mesele insan etkileşimi. Yalnızlık çağında sosyal yüzlü makineler.
(Sol göze dikkat
)
Çünkü biz mimik bağımlısı bir türüz. Göz teması olmadan güvenmiyoruz. Baş sallamadan rahatlamıyoruz. Moya tam bu zayıf noktaya yerleşiyor.
Bugün “pembe saçlı robot” diye konuşuyoruz.
Yarın ofiste yeni ekip arkadaşı olabilir.
Öğretmen olabilir.
Bakıcı olabilir mi?
"İnsan gibi görünen bir makineye alışmak kolay da. İnsan gibi davranmayan insanlara alışmak daha zor."
Şuraya karanlık tarafımdan keko bir not düşeyim birde
Neyse, ben hâlâ teknik taraftayım. Sensör çözünürlüğü, batarya kapasitesi, işlem gecikmesi. Ama şunu hissediyorum: Bu sadece başlangıç. Şu an mekanik bir yürüyüş var. Birkaç yıl sonra o da kaybolacak.
O gün geldiğinde soru şu olacak:
"Makine insanı mı taklit etti, yoksa biz mi duygularımızı sadeleştirip makineye uygun hale getirdik?"
Yeni kız arkadaşım mı?
Yok.
Henüz değil.
O kadar param yok malesef
İleride bu tür makinelerin, pardon insanımsı şeylerin
ucuzlamasını bekliyorum.
Bu arada dipnot:
“Mo” (墨) Çince’de mürekkep demek. Gelenek, sanat ve kültür çağrışımı var.
“Ya” (雅) ise zarif, sofistike, estetik anlamına geliyor.
Birleştirildiğinde “zarif ve estetik varlık” gibi bir algı yaratabilir. Robot için oldukça bilinçli bir isim.
165 santim. 32 kilo? Pembe saç. Göz kırpma özelliği aktif. Firmware güncel.
(Sol gözde hafif bir delilik seziyorum ama olsun
Bu bir “robot” haberi değil. Bu, insan taklidinin artık ürkütücü derecede iyi yapılabildiğinin ilanı.
Moya tanıtıldığın, kimse metal görmedi. İnsan formu gördü. Omuz düşüşü doğal. Baş eğimi ölçülü. Gülümseme kontrollü. Hatta vücut sıcaklığı 32 ile 36 derece arasında sabitlenmiş. Elini tuttuğunda “soğuk laboratuvar” hissi yok. Bunu, özellikle düşünmüşler.
(Yürüyüşü de pek bir kırıta kırıta ama olsun
Gözlerinin arkasında kamera var. Ama mesele kamera değil. Mesele bakışın gecikmesi. (Gözler dönüyor arada) O yarım saniyelik işlem süresi. Tam insan değil ama tam makine de değil. İşte o boşluk rahatsız ediyor bazılarını. “Çok gerçek” diyenler var. “Çok ürkütücü” diyenler var.
Ben teknoloji meraklısı bir adamım. Fakat şunu kabul ediyorum: Moya’nın olayı donanım değil, his taklidi. Yürüme doğruluğu yüzde 92. (Böyle diyorlar ama bende 50 felan) Yani 100 adımın 92’si insan gözüne doğal geliyormuş. Kalan 8 adım “ben aslında algoritmayım” diye fısıldıyormuş.
Fiyatı yaklaşık 1.2 milyon yuan.
Yuvarlayalım.
Beş buçuk milyon lira. Türkiye'de ucuz bir ev parasına bu kızımızı alabilrsiniz.
Görenler ise ikiye bölündü diyorlar.
Bir grup “gelecek burada” diyormuş,
Diğer grup “bu fazla insana benziyor” diye huzursuzmuş. (Wtf?)
Ben üçüncü bir yerdeyim sanırım.
"İnsan formuna bu kadar yaklaşan bir makineyi ne zaman “eşya” kategorisinden çıkaracağız?"
Firma sadece ev içi kullanım düşünmüyor. Eğitimde, sağlıkta, yaşlı bakımında görev alması planlanıyor. Yani mesele flört değil. Mesele insan etkileşimi. Yalnızlık çağında sosyal yüzlü makineler.
(Sol göze dikkat
Çünkü biz mimik bağımlısı bir türüz. Göz teması olmadan güvenmiyoruz. Baş sallamadan rahatlamıyoruz. Moya tam bu zayıf noktaya yerleşiyor.
Bugün “pembe saçlı robot” diye konuşuyoruz.
Yarın ofiste yeni ekip arkadaşı olabilir.
Öğretmen olabilir.
Bakıcı olabilir mi?
"İnsan gibi görünen bir makineye alışmak kolay da. İnsan gibi davranmayan insanlara alışmak daha zor."
Şuraya karanlık tarafımdan keko bir not düşeyim birde
Neyse, ben hâlâ teknik taraftayım. Sensör çözünürlüğü, batarya kapasitesi, işlem gecikmesi. Ama şunu hissediyorum: Bu sadece başlangıç. Şu an mekanik bir yürüyüş var. Birkaç yıl sonra o da kaybolacak.
O gün geldiğinde soru şu olacak:
"Makine insanı mı taklit etti, yoksa biz mi duygularımızı sadeleştirip makineye uygun hale getirdik?"
Yeni kız arkadaşım mı?
Yok.
Henüz değil.
O kadar param yok malesef
İleride bu tür makinelerin, pardon insanımsı şeylerin
Bu arada dipnot:
“Mo” (墨) Çince’de mürekkep demek. Gelenek, sanat ve kültür çağrışımı var.
“Ya” (雅) ise zarif, sofistike, estetik anlamına geliyor.
Birleştirildiğinde “zarif ve estetik varlık” gibi bir algı yaratabilir. Robot için oldukça bilinçli bir isim.