MH370: Sadece Bir Uçak Değil, Bir Sistem Sınavı mı?

Andalist

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
12 Şubat 2026
Mesajlar
3
Beğeniler
7
Puanları
20
8 Mart 2014’te Malaysia Airlines’a ait MH370 sefer sayılı uçak Kuala Lumpur’dan Pekin’e doğru havalandı. İçinde 239 insan vardı. Gece yarısından sonra transponder kapandı, uçak rotasını değiştirdi ve saatlerce uçmaya devam etti. Sabah olduğunda ise artık hiçbir radar, hiçbir sistem onu görmüyordu.

Bugün hâlâ ana gövde bulunamadı.
Bu olay neden bu kadar önemli? Sadece bir havacılık kazası mı?
Hayır. Bu olay modern dünyanın kendine duyduğu güveni sarstı.
13 Şub 2026 22_20_52.webp

Öncelikle teknoloji meselesi. 2014 yılında yaşıyorduk. Uydular, GPS sistemleri, canlı konum paylaşımı, küresel veri ağları… Telefonlarımızı metre metre takip edebiliyoruz ama 300 tonluk bir yolcu uçağı kaybolabiliyor. Bu çelişki, havacılık sektörünü ciddi şekilde sarstı. MH370’den sonra uçak takip sistemleri geliştirildi. Okyanus üzerindeki uçuşlar için daha sık konum raporlaması zorunlu hale getirildi. “Gerçek zamanlı takip” konusu daha ciddiye alındı. Yani bu olay, sistemleri değiştirdi.

İkinci önemli nokta insan faktörü. Uçağın transponderının kapatılması ve rotanın bilinçli şekilde değiştirilmiş olma ihtimali, teknik arıza ihtimalinden daha güçlü görünüyor. Bu durum havacılıkta psikolojik değerlendirmelerin önemini yeniden gündeme getirdi. Pilotların ruhsal durumu, kokpit güvenliği, çift kişilik kokpit kuralları gibi konular daha sıkı incelenmeye başlandı. Eğer bir insan kararı söz konusuysa, bu sadece bir kazadan çok daha büyük bir mesele demektir.

Üçüncü boyut küresel güven. Havacılık en güvenli ulaşım şeklidir. İstatistikler bunu söylüyor. Ancak MH370, “tam kontrol altındayız” algısını kırdı. Milyarlarca dolar harcanan aramalara rağmen uçağın ana gövdesine ulaşılamaması, okyanusun büyüklüğünü ve teknolojinin sınırlarını hatırlattı. Modern dünya her şeyi görebildiğini sanıyordu. Bu olay bunun doğru olmadığını gösterdi.

Dördüncü ve en insani boyut ise aileler. 239 insanın yakınları hâlâ net bir cevap alamadı. Ne kesin bir kaza raporu, ne bir mezar, ne de kapanış. Belirsizlik yas sürecini dondurur. Bir kaybı kabullenebilmek için son noktaya ihtiyaç vardır. MH370’de o nokta hâlâ konulmadı.

Bu olay bilgi çağının ilk büyük küresel gizemlerinden biri oldu. Uydu verileri, radar kayıtları, analizler halka açık tartışıldı. İnternet forumları teorilerle doldu. İnsanlar eksik verilerden hikâyeler üretmeye başladı. Bu da bize şunu gösterdi: Belirsizlik varsa, zihin boşluğu doldurur.

MH370 önemli çünkü bir uçak kaybolmadı sadece. Bir güven duygusu kayboldu. Teknolojiye duyulan mutlak inanç sarsıldı. Ve 239 hayatın hikâyesi hâlâ tamamlanmadı.

Bu yüzden bu dosya kapanmadı. Ve bulunana kadar da kapanmayacak gibi duruyor.
 
Konuyu okuyanlar
2 dk

TechFoumTR Blog Yazıları