Bilgisayar
Bilgisayar
Donanım, Sistem Toplama ve İnceleme. Bilgisayar dünyasına dair en derin teknik analizler ve en sıcak haberler. Teknoloji burada tartışılır.
  • PBID: 0222001800000001
  • 2 people like this
  • 2 Posts
  • 2 Photos
  • Reviews
  • Other
Search
Recent Updates
  • Sesli Chat Paneli İndir – Modern Sesli Sohbet Scripti
    Sesli Chat Paneli İndir

    İnternet üzerinden sesli sohbet sitesi kurmak isteyen kullanıcılar için modern ve kullanışlı bir sesli chat paneli oldukça önemlidir. Özellikle oda sistemi, kullanıcı yönetimi, yetkilendirme ve hızlı giriş gibi özellikler, başarılı bir sesli sohbet platformunun temelini oluşturur.

    Günümüzde sesli chat sistemleri sadece klasik sohbet mantığıyla sınırlı kalmıyor. Modern paneller sayesinde kullanıcılar farklı odalara katılabiliyor, yöneticiler kullanıcıları kontrol edebiliyor ve sistem tamamen yönetilebilir hale geliyor. Ayrıca mobil uyumluluk ve modern arayüz tasarımları da kullanıcı deneyimini büyük ölçüde artırıyor.

    İyi bir sesli chat panelinde bulunması gereken en önemli özellikler arasında oda yönetimi, kullanıcı kayıt sistemi, yönetici paneli, ban ve susturma sistemi, güvenli giriş altyapısı ve hızlı bağlantı sistemi yer alır. Bunun yanında modern panellerde SEO uyumlu sayfa yapısı ve mobil destek de oldukça önemli hale gelmiştir.

    Eski nesil sesli sohbet sistemlerinde genellikle masaüstü istemcileri ve özel bağlantı protokolleri kullanılırken, yeni nesil sistemlerde web tabanlı teknolojiler daha fazla tercih edilmektedir. Özellikle WebRTC gibi teknolojiler sayesinde kullanıcılar ek program kurmadan doğrudan tarayıcı üzerinden sesli sohbet odalarına bağlanabilmektedir.

    Sesli chat paneli indirmeden önce sistemin hangi PHP sürümünü desteklediği, veritabanı yapısı, güvenlik ayarları ve sunucu uyumluluğu mutlaka kontrol edilmelidir. Özellikle eski sistemlerde kullanılan bazı kod yapıları yeni sunucularda sorun çıkarabildiği için panelin güncel teknolojilere uygun olması büyük avantaj sağlar.

    Sesli sohbet sitesi kurmak isteyenler için doğru panel seçimi oldukça önemlidir. Güvenli, hızlı, mobil uyumlu ve modern bir altyapı, kullanıcıların platformda daha uzun süre aktif kalmasını sağlar. Bu nedenle sadece görünüm değil, performans ve güvenlik tarafı da dikkate alınmalıdır.
    Sesli Chat Paneli İndir İnternet üzerinden sesli sohbet sitesi kurmak isteyen kullanıcılar için modern ve kullanışlı bir sesli chat paneli oldukça önemlidir. Özellikle oda sistemi, kullanıcı yönetimi, yetkilendirme ve hızlı giriş gibi özellikler, başarılı bir sesli sohbet platformunun temelini oluşturur. Günümüzde sesli chat sistemleri sadece klasik sohbet mantığıyla sınırlı kalmıyor. Modern paneller sayesinde kullanıcılar farklı odalara katılabiliyor, yöneticiler kullanıcıları kontrol edebiliyor ve sistem tamamen yönetilebilir hale geliyor. Ayrıca mobil uyumluluk ve modern arayüz tasarımları da kullanıcı deneyimini büyük ölçüde artırıyor. İyi bir sesli chat panelinde bulunması gereken en önemli özellikler arasında oda yönetimi, kullanıcı kayıt sistemi, yönetici paneli, ban ve susturma sistemi, güvenli giriş altyapısı ve hızlı bağlantı sistemi yer alır. Bunun yanında modern panellerde SEO uyumlu sayfa yapısı ve mobil destek de oldukça önemli hale gelmiştir. Eski nesil sesli sohbet sistemlerinde genellikle masaüstü istemcileri ve özel bağlantı protokolleri kullanılırken, yeni nesil sistemlerde web tabanlı teknolojiler daha fazla tercih edilmektedir. Özellikle WebRTC gibi teknolojiler sayesinde kullanıcılar ek program kurmadan doğrudan tarayıcı üzerinden sesli sohbet odalarına bağlanabilmektedir. Sesli chat paneli indirmeden önce sistemin hangi PHP sürümünü desteklediği, veritabanı yapısı, güvenlik ayarları ve sunucu uyumluluğu mutlaka kontrol edilmelidir. Özellikle eski sistemlerde kullanılan bazı kod yapıları yeni sunucularda sorun çıkarabildiği için panelin güncel teknolojilere uygun olması büyük avantaj sağlar. Sesli sohbet sitesi kurmak isteyenler için doğru panel seçimi oldukça önemlidir. Güvenli, hızlı, mobil uyumlu ve modern bir altyapı, kullanıcıların platformda daha uzun süre aktif kalmasını sağlar. Bu nedenle sadece görünüm değil, performans ve güvenlik tarafı da dikkate alınmalıdır.
    File Type: zip
    Beğen
    1
    0 Comments 0 Shares 18 Views 0 Reviews
  • Murat Gamsız, Size Doğru Bir Zam Yükleniyor! Gündem Değerlendirmesi
    Murat Gamsız, uzun süre Teknoseyir editörlüğü yapmış, bilgisayar, elektronik konularında yetkin, eskilerdendir. Değerlendirmesi dikkatimi çekti. Önerileri de konuşmasında mevcut... Paylaşmak istedim.

    https://youtu.be/5n48G14OH90?si=VOeHVYfps3GAMGxV
    Murat Gamsız, uzun süre Teknoseyir editörlüğü yapmış, bilgisayar, elektronik konularında yetkin, eskilerdendir. Değerlendirmesi dikkatimi çekti. Önerileri de konuşmasında mevcut... Paylaşmak istedim. https://youtu.be/5n48G14OH90?si=VOeHVYfps3GAMGxV
    Beğen
    2
    1 Comments 0 Shares 139 Views 0 Reviews
  • BIOS şifresi nasıl sıfırlanır?
    En kolay yol, CMOS pilini birkaç dakika çıkarmaktır. Bazen parola sıfırlama daha uzun sürebilir; hatta anakartı pilsiz olarak gece boyunca bırakabilirsiniz. Bu kesinlikle BIOS parolasını sıfırlayacaktır. Ancak, parola sıfırlama işlemi ayarları da varsayılan değerlerine sıfırlayacaktır.

    Önemli bir koşul, bilgisayarın fişini çekmek ve metal tornavida kullanmamaktır. Plastik kart gibi dielektrik bir malzeme kullanmak daha iyidir. Genellikle herhangi bir alet kullanmadan çıkarılabilir.

    İkinci yöntem ise özel bir jumper bulmaktır. Üzerinde CCMOS veya başka bir şey (çoğu zaman CMOS kısaltması bulunur) yazılı olabilir, ancak sadece PASSWORD veya JBAT yazılı da olabilir. Jumper kullanarak şifreyi sıfırlamak için, jumper'ı farklı bir konuma getirmeniz, yani farklı kontakları kısa devre yapmanız veya sadece iki kontak varsa kontakları kısa devre yapmanız gerekir.

    Üçüncü yöntem ise anakart üzerindeki BIOS sıfırlama düğmesidir. BIOS şifresini sıfırlamak için bu düğmeye basmanız yeterlidir. Bu düğme, tıpkı pili çıkarmak gibi, BIOS'un enerjisini keser.

    Tüm anakartlarda jumper ve düğme bulunmaz, bu nedenle bazen şifreyi sıfırlamak için yalnızca ilk yöntem uygulanabilir.

    Yukarıdaki yöntemler masaüstü bilgisayarlar için uygundur; dizüstü bilgisayarlarda BIOS şifresini sıfırlamak mümkün değildir. Daha doğrusu, mümkün olsa da, dizüstü bilgisayarı sökmek, hele ki CMOS piline erişmek biraz daha zordur.

    Bu durumda, özel programlar yardımcı olabilir, ancak maalesef başarıyı garanti edemezler. Bu tür programların bazıları, şifreyi sıfırlamak için BIOS şifresini gerektirir. Bazen, anakart üreticisi BIOS'u sıfırlamak için olası yöntemler ve yazılımlar hakkında bilgi sağlar. Bu nedenle, şifreyi sıfırlamaya çalışmadan önce bu önerilere aşina olmanız en iyisidir.
    En kolay yol, CMOS pilini birkaç dakika çıkarmaktır. Bazen parola sıfırlama daha uzun sürebilir; hatta anakartı pilsiz olarak gece boyunca bırakabilirsiniz. Bu kesinlikle BIOS parolasını sıfırlayacaktır. Ancak, parola sıfırlama işlemi ayarları da varsayılan değerlerine sıfırlayacaktır. Önemli bir koşul, bilgisayarın fişini çekmek ve metal tornavida kullanmamaktır. Plastik kart gibi dielektrik bir malzeme kullanmak daha iyidir. Genellikle herhangi bir alet kullanmadan çıkarılabilir. İkinci yöntem ise özel bir jumper bulmaktır. Üzerinde CCMOS veya başka bir şey (çoğu zaman CMOS kısaltması bulunur) yazılı olabilir, ancak sadece PASSWORD veya JBAT yazılı da olabilir. Jumper kullanarak şifreyi sıfırlamak için, jumper'ı farklı bir konuma getirmeniz, yani farklı kontakları kısa devre yapmanız veya sadece iki kontak varsa kontakları kısa devre yapmanız gerekir. Üçüncü yöntem ise anakart üzerindeki BIOS sıfırlama düğmesidir. BIOS şifresini sıfırlamak için bu düğmeye basmanız yeterlidir. Bu düğme, tıpkı pili çıkarmak gibi, BIOS'un enerjisini keser. Tüm anakartlarda jumper ve düğme bulunmaz, bu nedenle bazen şifreyi sıfırlamak için yalnızca ilk yöntem uygulanabilir. Yukarıdaki yöntemler masaüstü bilgisayarlar için uygundur; dizüstü bilgisayarlarda BIOS şifresini sıfırlamak mümkün değildir. Daha doğrusu, mümkün olsa da, dizüstü bilgisayarı sökmek, hele ki CMOS piline erişmek biraz daha zordur. Bu durumda, özel programlar yardımcı olabilir, ancak maalesef başarıyı garanti edemezler. Bu tür programların bazıları, şifreyi sıfırlamak için BIOS şifresini gerektirir. Bazen, anakart üreticisi BIOS'u sıfırlamak için olası yöntemler ve yazılımlar hakkında bilgi sağlar. Bu nedenle, şifreyi sıfırlamaya çalışmadan önce bu önerilere aşina olmanız en iyisidir.
    Beğen
    6
    0 Comments 0 Shares 6K Views 0 Reviews
  • Cam fare altlığı: avantajları ve dezavantajları
    Cam fare altlıkları son zamanlarda giderek daha popüler hale geldi. Oyun topluluğunda bu ünü esas olarak bu yüzeyin benzersiz özelliklerinden dolayı kazandılar.

    Artıları
    -Malzemelerinden bağımsız olarak, cam paspaslar oldukça dayanıklıdır. Çizilmelere ve darbelere karşı dirençlidirler.

    -Sağlam çerçevesi sayesinde paspası her türlü yumuşak veya düz olmayan yüzeye monte edebilirsiniz.

    -Bu halıların yıkanmasına gerek yoktur; periyodik olarak nemli bir bezle silmeniz yeterlidir.

    -Pürüzlü yüzey optimum sürtünme sağlar. Fare serbestçe hareket eder ancak durduğunda kaymaz.
    Hassasiyetten ziyade hız önceliğiniz ise, pürüzsüz yüzeyli cam Speed ​​Mat'leri tercih edin. Hızlı dönüşler gerektiren atıcılar için idealdirler.

    Dezavantajlar
    -Yüksek sesler. Cam fare altlığı üzerinde fare tıklamaları, kumaş fare altlığına göre önemli ölçüde daha yüksek ses çıkarır ve bu da sessiz ortamlarda dikkat dağıtıcı olabilir.

    -Nemli avuç içi pürüzsüz cama yapışarak hareketi zorlaştırır ve konforu azaltır. Oyuncular genellikle özel eldivenler kullanırlar.

    -Yüksek fiyat. Cam modeller, kumaş modellere göre 2-3 kat daha pahalı.

    -Ağır. 2-3 kg'a kadar ağırlığa sahip olabilir, bu da taşımayı veya hareket ettirmeyi zorlaştırır.
    Uyumluluk sorunları. Eski ve uygun fiyatlı optik fareler, parlak yüzeylerde izleme sorunları yaşayabilir.

    Cam fare altlığı satın almadan önce, önce denemeniz iyi bir fikirdir. Belki de sizin için mükemmel bir seçim olmayabilir. Trendleri takip etmeyin. Bilgisayar çevre birimlerini kişisel konforunuza ve deneyiminize göre seçmek en iyisidir.
    Cam fare altlıkları son zamanlarda giderek daha popüler hale geldi. Oyun topluluğunda bu ünü esas olarak bu yüzeyin benzersiz özelliklerinden dolayı kazandılar. Artıları -Malzemelerinden bağımsız olarak, cam paspaslar oldukça dayanıklıdır. Çizilmelere ve darbelere karşı dirençlidirler. -Sağlam çerçevesi sayesinde paspası her türlü yumuşak veya düz olmayan yüzeye monte edebilirsiniz. -Bu halıların yıkanmasına gerek yoktur; periyodik olarak nemli bir bezle silmeniz yeterlidir. -Pürüzlü yüzey optimum sürtünme sağlar. Fare serbestçe hareket eder ancak durduğunda kaymaz. Hassasiyetten ziyade hız önceliğiniz ise, pürüzsüz yüzeyli cam Speed ​​Mat'leri tercih edin. Hızlı dönüşler gerektiren atıcılar için idealdirler. Dezavantajlar -Yüksek sesler. Cam fare altlığı üzerinde fare tıklamaları, kumaş fare altlığına göre önemli ölçüde daha yüksek ses çıkarır ve bu da sessiz ortamlarda dikkat dağıtıcı olabilir. -Nemli avuç içi pürüzsüz cama yapışarak hareketi zorlaştırır ve konforu azaltır. Oyuncular genellikle özel eldivenler kullanırlar. -Yüksek fiyat. Cam modeller, kumaş modellere göre 2-3 kat daha pahalı. -Ağır. 2-3 kg'a kadar ağırlığa sahip olabilir, bu da taşımayı veya hareket ettirmeyi zorlaştırır. Uyumluluk sorunları. Eski ve uygun fiyatlı optik fareler, parlak yüzeylerde izleme sorunları yaşayabilir. Cam fare altlığı satın almadan önce, önce denemeniz iyi bir fikirdir. Belki de sizin için mükemmel bir seçim olmayabilir. Trendleri takip etmeyin. Bilgisayar çevre birimlerini kişisel konforunuza ve deneyiminize göre seçmek en iyisidir.
    Beğen
    3
    0 Comments 0 Shares 6K Views 0 Reviews
  • Windows 11 Hala Windows 95 Döneminden Kodlar Kullanıyor
    Microsoft Azure CTO'su Mark Russinovich, Windows 11 işletim sisteminin hala 90'lı yıllardan, Windows 95/NT döneminde yazılmış birçok koda dayandığını söyledi.

    Yönetmene göre, sayısız uygulama, teknoloji ve tüm ekosistem Win32 kodu üzerine kurulmuştur; bu kod onlar için bir tür temel haline gelmiştir. Bu yaklaşım geliştirme üzerinde bazı sınırlamalar getirse de, Russinovich, eski kodlarla uyumluluğunun, çok yönlülüğünün ve yaygın desteğinin Win32 API'sinin on yıllarca geçerliliğini korumasını sağladığını vurguluyor.

    Üst düzey yöneticinin açıklaması internette geniş çaplı tartışmalara yol açtı. Reddit kullanıcılarının da vurguladığı gibi, eski koddan vazgeçmek teknik olarak mümkün olsa da, özellikle eski uygulamalar ve oyunlarla ilgili çok sayıda uyumluluk sorununa neden olacaktır. Bu da olumsuz algıyı daha da artıracaktır. Öte yandan Microsoft, Windows 11'i ve itibarını "düzeltmek" için bir plan başlattı.
    Microsoft Azure CTO'su Mark Russinovich, Windows 11 işletim sisteminin hala 90'lı yıllardan, Windows 95/NT döneminde yazılmış birçok koda dayandığını söyledi. Yönetmene göre, sayısız uygulama, teknoloji ve tüm ekosistem Win32 kodu üzerine kurulmuştur; bu kod onlar için bir tür temel haline gelmiştir. Bu yaklaşım geliştirme üzerinde bazı sınırlamalar getirse de, Russinovich, eski kodlarla uyumluluğunun, çok yönlülüğünün ve yaygın desteğinin Win32 API'sinin on yıllarca geçerliliğini korumasını sağladığını vurguluyor. Üst düzey yöneticinin açıklaması internette geniş çaplı tartışmalara yol açtı. Reddit kullanıcılarının da vurguladığı gibi, eski koddan vazgeçmek teknik olarak mümkün olsa da, özellikle eski uygulamalar ve oyunlarla ilgili çok sayıda uyumluluk sorununa neden olacaktır. Bu da olumsuz algıyı daha da artıracaktır. Öte yandan Microsoft, Windows 11'i ve itibarını "düzeltmek" için bir plan başlattı.
    Beğen
    4
    0 Comments 0 Shares 5K Views 0 Reviews
  • Xeon + DDR3 Sistemler Neden Yeniden Popüler Oluyor?
    Giderek büyüyen RAM krizi ortamında, 2007 yılında tanıtılan DDR3 bellek standardı, PC üreticileri arasında yeniden popülerlik kazandı. Uygun fiyatı ve bulunabilirliğinin yanı sıra, önemli bir avantaj daha sunuyor: çok düşük zamanlama değerleri. DDR3 1600-2133 MHz modüllerinin gecikme süresini basit hesaplamalarla nanosaniyeye çevirirseniz (zamanlama bellek frekansı x 2000), beklenmedik bir şekilde DDR4 ve hatta DDR5 ile karşılaştırılabilir, hatta daha düşük olduğunu göreceksiniz. Dört kanallı modda çalışırken bant genişliğinden bahsetmiyorum bile.

    DDR3'ü destekleyen son ana akım platformlar Intel LGA 1151, LGA 2011 ve AMD AM3+ idi. Her birinin güçlü ve zayıf yönleri vardı, ancak modern oyunlarda nispeten kabul edilebilir bir performans seviyesi sunabilen tek platform LGA 2011'dir. Dayanıklılığının sırrı, dört bellek kanalını aynı anda işleyebilme yeteneğinde yatmaktadır bu da genel RAM bant genişliğini önemli ölçüde artırır. Bu, Xeon E5-1660 v2, E5-2643 v2 veya E5-2687W v2 gibi güçlü çok çekirdekli işlemciler ve iyi bir grafik kartıyla birleştiğinde, LGA 2011'i modern AM4 ve LGA 1700 çözümleriyle aynı seviyeye getirir. Bu elbette, düzgün yapılandırılmış bir bilgisayar gerektirir: Turbo Boost'un kilidinin açılması, güvenlik yamalarının devre dışı bırakılması ve optimize edilmiş bir işletim sistemi.

    En iyi fiyat/performans oranını elde etmek için, dört adet RAM modülü satın alarak tasarruf etmeyin ve anakartınızın dört kanallı modu desteklediğinden emin olun. Bilgisayarınızı yapılandırmak ve test etmek için birçok akşamınızı ayırmaya hazır olun. Ancak göründüğü kadar zor değil. Xeon meraklıları topluluğu geniş ve güncel bilgilere, BIOS dosyalarına ve nitelikli bir uzmandan yardım bulmak zor olmayacaktır.

    15 yıllık bir RAM standardının yeniden önem kazanacağını çok az kişi tahmin edebilirdi. Ancak, öyle oldu. DDR3 satışları son iki ayda üç kattan fazla arttı. Bu hiç de şaşırtıcı değil, çünkü DDR4 ve DDR5'in aksine, makul fiyatlarla kolayca bulunabiliyor. Ve performansı, iyi bir işlemci ve ekran kartıyla birlikte, çoğu modern oyun için fazlasıyla yeterli.
    Giderek büyüyen RAM krizi ortamında, 2007 yılında tanıtılan DDR3 bellek standardı, PC üreticileri arasında yeniden popülerlik kazandı. Uygun fiyatı ve bulunabilirliğinin yanı sıra, önemli bir avantaj daha sunuyor: çok düşük zamanlama değerleri. DDR3 1600-2133 MHz modüllerinin gecikme süresini basit hesaplamalarla nanosaniyeye çevirirseniz (zamanlama bellek frekansı x 2000), beklenmedik bir şekilde DDR4 ve hatta DDR5 ile karşılaştırılabilir, hatta daha düşük olduğunu göreceksiniz. Dört kanallı modda çalışırken bant genişliğinden bahsetmiyorum bile. DDR3'ü destekleyen son ana akım platformlar Intel LGA 1151, LGA 2011 ve AMD AM3+ idi. Her birinin güçlü ve zayıf yönleri vardı, ancak modern oyunlarda nispeten kabul edilebilir bir performans seviyesi sunabilen tek platform LGA 2011'dir. Dayanıklılığının sırrı, dört bellek kanalını aynı anda işleyebilme yeteneğinde yatmaktadır bu da genel RAM bant genişliğini önemli ölçüde artırır. Bu, Xeon E5-1660 v2, E5-2643 v2 veya E5-2687W v2 gibi güçlü çok çekirdekli işlemciler ve iyi bir grafik kartıyla birleştiğinde, LGA 2011'i modern AM4 ve LGA 1700 çözümleriyle aynı seviyeye getirir. Bu elbette, düzgün yapılandırılmış bir bilgisayar gerektirir: Turbo Boost'un kilidinin açılması, güvenlik yamalarının devre dışı bırakılması ve optimize edilmiş bir işletim sistemi. En iyi fiyat/performans oranını elde etmek için, dört adet RAM modülü satın alarak tasarruf etmeyin ve anakartınızın dört kanallı modu desteklediğinden emin olun. Bilgisayarınızı yapılandırmak ve test etmek için birçok akşamınızı ayırmaya hazır olun. Ancak göründüğü kadar zor değil. Xeon meraklıları topluluğu geniş ve güncel bilgilere, BIOS dosyalarına ve nitelikli bir uzmandan yardım bulmak zor olmayacaktır. 15 yıllık bir RAM standardının yeniden önem kazanacağını çok az kişi tahmin edebilirdi. Ancak, öyle oldu. DDR3 satışları son iki ayda üç kattan fazla arttı. Bu hiç de şaşırtıcı değil, çünkü DDR4 ve DDR5'in aksine, makul fiyatlarla kolayca bulunabiliyor. Ve performansı, iyi bir işlemci ve ekran kartıyla birlikte, çoğu modern oyun için fazlasıyla yeterli.
    Beğen
    9
    0 Comments 0 Shares 5K Views 0 Reviews
  • Xiaomi, PixArt e-spor sensörüne sahip Gaming Mouse 2'nin özelliklerini açıkladı.
    Xiaomi, daha önce duyurduğu yeni Gaming Mouse 2'nin temel özelliklerini açıkladı.

    Türkçesi ile Kemirgen, 40.000 DPI'ye kadar hassasiyet sağlayan özel amiral gemisi PixArt PAW3955XM sensörüyle birlikte gelecek. Maksimum izleme hızı 750 IPS, maksimum ivme ise 60 G olarak belirtiliyor. Sensör, 20.000 FPS'nin üzerinde yüzey tarama hızı sağlıyor. Tanıtım posterine göre DPI hatası %1'den az.

    Bu özellikleriyle, bu aksesuar en talepkar oyuncuların bile ilgisini çekecektir.

    Xiaomi şu ana kadar tasarımın yalnızca bir kısmını açıkladı. Görünüşe göre özel bir özelliği olmayacak, ki bu birçok kişi için aslında bir avantaj olacak. Fare siyah bir kasaya sahip olacak ve iki ana düğme, bir kaydırma tekerleği ve iki yan düğme içerecek.

    Xiaomi, Gaming Mouse 2'nin çıkış tarihini veya fiyatını henüz açıklamadı. Ancak, tanıtım kampanyasının çoktan başlamış olması, ürünün yakında piyasaya sürüleceğini gösteriyor.
    Xiaomi, daha önce duyurduğu yeni Gaming Mouse 2'nin temel özelliklerini açıkladı. Türkçesi ile Kemirgen, 40.000 DPI'ye kadar hassasiyet sağlayan özel amiral gemisi PixArt PAW3955XM sensörüyle birlikte gelecek. Maksimum izleme hızı 750 IPS, maksimum ivme ise 60 G olarak belirtiliyor. Sensör, 20.000 FPS'nin üzerinde yüzey tarama hızı sağlıyor. Tanıtım posterine göre DPI hatası %1'den az. Bu özellikleriyle, bu aksesuar en talepkar oyuncuların bile ilgisini çekecektir. Xiaomi şu ana kadar tasarımın yalnızca bir kısmını açıkladı. Görünüşe göre özel bir özelliği olmayacak, ki bu birçok kişi için aslında bir avantaj olacak. Fare siyah bir kasaya sahip olacak ve iki ana düğme, bir kaydırma tekerleği ve iki yan düğme içerecek. Xiaomi, Gaming Mouse 2'nin çıkış tarihini veya fiyatını henüz açıklamadı. Ancak, tanıtım kampanyasının çoktan başlamış olması, ürünün yakında piyasaya sürüleceğini gösteriyor.
    Beğen
    9
    0 Comments 0 Shares 3K Views 0 Reviews
  • Monitörde HDR'ye ihtiyacınız var mı?
    Her şey bilgisayar monitörünün kullanım amacına bağlıdır. Ayrıca HDR'nin ucuz modellerde o kadar iyi çalışmadığını ve standart moddan farkının neredeyse görünmez olduğunu da hatırlamakta fayda var.


    HDR, Yüksek Dinamik Aralık anlamına gelir. Bu mod, daha fazla renk tonu göstererek görüntüyü daha gerçekçi hale getirir. Teori bu. Pratikte ise her monitör HDR'yi doğru şekilde görüntüleyemez. Genellikle standart bir ekrandan farkı neredeyse fark edilmez. Bunun nedeni yetersiz arka ışık parlaklığıdır. OLED ekranlı modeller, kısmen bu ekranların gerçek 10 bit renk derinliği sayesinde HDR modunda en iyi performansı gösterir. Monitör seçerken, ilgili VESA sertifikasını da dikkate almak önemlidir: En iyi sonuçlar DisplayHDR 1000 veya üzeri bir modelden beklenir.

    Birçok bilgisayar sahibi HDR desteğini gereksiz görüyor. Oysa yüksek dinamik aralık şu durumlarda faydalıdır:

    -Bu kişi bilgisayarda film ve dizi izlemeyi seviyor;
    -Bilgisayar sahibi video düzenleme işiyle uğraşıyor;
    -Monitörü satın alan kişi profesyonel bir fotoğrafçı;
    -Oyunlarda daha iyi grafikler görmek isterim.

    HDR desteği, elektronik tablo çalışmalarını veya yazmayı hızlandırmayacağı için, ofis ortamında kullanılacak bir monitör için gerekli değildir.


    Her şey bilgisayar monitörünün kullanım amacına bağlıdır. Ayrıca HDR'nin ucuz modellerde o kadar iyi çalışmadığını ve standart moddan farkının neredeyse görünmez olduğunu da hatırlamakta fayda var. HDR, Yüksek Dinamik Aralık anlamına gelir. Bu mod, daha fazla renk tonu göstererek görüntüyü daha gerçekçi hale getirir. Teori bu. Pratikte ise her monitör HDR'yi doğru şekilde görüntüleyemez. Genellikle standart bir ekrandan farkı neredeyse fark edilmez. Bunun nedeni yetersiz arka ışık parlaklığıdır. OLED ekranlı modeller, kısmen bu ekranların gerçek 10 bit renk derinliği sayesinde HDR modunda en iyi performansı gösterir. Monitör seçerken, ilgili VESA sertifikasını da dikkate almak önemlidir: En iyi sonuçlar DisplayHDR 1000 veya üzeri bir modelden beklenir. Birçok bilgisayar sahibi HDR desteğini gereksiz görüyor. Oysa yüksek dinamik aralık şu durumlarda faydalıdır: -Bu kişi bilgisayarda film ve dizi izlemeyi seviyor; -Bilgisayar sahibi video düzenleme işiyle uğraşıyor; -Monitörü satın alan kişi profesyonel bir fotoğrafçı; -Oyunlarda daha iyi grafikler görmek isterim. HDR desteği, elektronik tablo çalışmalarını veya yazmayı hızlandırmayacağı için, ofis ortamında kullanılacak bir monitör için gerekli değildir.
    Beğen
    11
    0 Comments 0 Shares 4K Views 0 Reviews
  • SSD sürücüler için optimum ısınma sıcaklığı
    Katı hal sürücüler genellikle güvenli sıcaklık aralıklarında çalışır. Ancak, zaman zaman aşırı ısınma da meydana gelebilir.

    Yoğun çalışma sırasında SSD bileşenleri ısınır, bazıları 70°C'ye hatta daha yüksek sıcaklıklara ulaşabilir. En fazla ısıyı, çiplere veri yazmayı yöneten kontrolcü çip üretir. NAND çiplerinin kendileri de ısı üretir, ancak kontrolcüden daha az.

    Boşta çalışırken herhangi bir SSD'nin sıcaklığı 40-50°C'yi geçmemelidir, yük altında çalışan bir M.2 katı hal sürücüsünün güvenli sıcaklığı ise yaklaşık 50-70°C'dir. 80°C'de çalışmak da kabul edilebilir, ancak yalnızca kısa süreli senaryolar için geçerlidir; örneğin, birkaç dakika süren en yüksek yük altında. Bununla birlikte, 80°C'nin üzerindeki sıcaklıklar çok yüksek kabul edilir; bu sıcaklıklarda kontrolcü bozulabilir ve arızalanabilir. Standart 2,5 inç SSD'ler daha az güçlü bileşenler içerdiğinden ve alüminyum kasaları tarafından pasif olarak soğutulduğundan daha serin çalışır.

    Katı hal sürücüsünün aşırı ısınması, bileşen arızasına yol açabilir. Genellikle ilk arızalanan kontrolcü olsa da, çiplerin kendileri de yüksek sıcaklıklardan etkilenebilir. Bu nedenle, SSD'lerde yüksek sıcaklıklara maruz kaldığında çip performansını düşüren yerleşik algoritmalar bulunur; buna "kısıtlama" (throttling) denir.

    Bu yaklaşım, sürücüyü aşırı ısınmaya karşı koruyarak elektronik devrelerin ani sıcaklık değişimlerini olumsuz sonuçlar olmadan atlatmasını sağlar. Ancak uzun vadede, yüksek sıcaklıklarda sürekli çalışma SSD arızasına yol açabilir.
    Katı hal sürücüler genellikle güvenli sıcaklık aralıklarında çalışır. Ancak, zaman zaman aşırı ısınma da meydana gelebilir. Yoğun çalışma sırasında SSD bileşenleri ısınır, bazıları 70°C'ye hatta daha yüksek sıcaklıklara ulaşabilir. En fazla ısıyı, çiplere veri yazmayı yöneten kontrolcü çip üretir. NAND çiplerinin kendileri de ısı üretir, ancak kontrolcüden daha az. Boşta çalışırken herhangi bir SSD'nin sıcaklığı 40-50°C'yi geçmemelidir, yük altında çalışan bir M.2 katı hal sürücüsünün güvenli sıcaklığı ise yaklaşık 50-70°C'dir. 80°C'de çalışmak da kabul edilebilir, ancak yalnızca kısa süreli senaryolar için geçerlidir; örneğin, birkaç dakika süren en yüksek yük altında. Bununla birlikte, 80°C'nin üzerindeki sıcaklıklar çok yüksek kabul edilir; bu sıcaklıklarda kontrolcü bozulabilir ve arızalanabilir. Standart 2,5 inç SSD'ler daha az güçlü bileşenler içerdiğinden ve alüminyum kasaları tarafından pasif olarak soğutulduğundan daha serin çalışır. Katı hal sürücüsünün aşırı ısınması, bileşen arızasına yol açabilir. Genellikle ilk arızalanan kontrolcü olsa da, çiplerin kendileri de yüksek sıcaklıklardan etkilenebilir. Bu nedenle, SSD'lerde yüksek sıcaklıklara maruz kaldığında çip performansını düşüren yerleşik algoritmalar bulunur; buna "kısıtlama" (throttling) denir. Bu yaklaşım, sürücüyü aşırı ısınmaya karşı koruyarak elektronik devrelerin ani sıcaklık değişimlerini olumsuz sonuçlar olmadan atlatmasını sağlar. Ancak uzun vadede, yüksek sıcaklıklarda sürekli çalışma SSD arızasına yol açabilir.
    Beğen
    7
    0 Comments 0 Shares 4K Views 0 Reviews
  • Nikel kaplı ısı boruları, direk temaslı olanlar hangisi?
    Soğutucunun üzerindeki nikel kaplama, bakır yüzeyinde oksidasyon oluşmasını önleyen ve etkili ısı dağılımını engelleyen koruyucu bir dış katmandır.

    Bu kaplama hem ısı borularına hem de radyatör kanatçıklarına uygulanabilir. Fotoğrafta soğutucu temas noktaları gösterilmektedir:

    Birinci foto: Temas yüzeyi, ısı boruları ve radyatör kanatçıkları tamamen nikel kaplıdır.
    İkinci foto: Nikel kaplama yok;
    Üçüncü foto: Nikel kaplı borulara sahip ancak işlemci kapağıyla doğrudan temas eden bölgede kaplama bulunmamaktadır;



    Nikel kaplamanın etkinliği konusunda tartışmalar mevcuttur. Kimileri bunun tamamen dekoratif olduğunu ve ısı dağılımını yalnızca çok az iyileştirdiğini savunmaktadır.

    Sıvı metalin termal arayüz olarak kullanıldığı durumlarda, alüminyumda korozyona neden olabileceği için, işlemci soğutucusunun temas yüzeyine nikel kaplama yapılması kesinlikle gereklidir.

    Nikel kaplamanın amacı nedir?
    Nikel kaplamanın temel amacı, metal bileşenlerin parametrelerini, fonksiyonel özelliklerini ve görünümünü iyileştirmektir. Elde edilen kaplama, yüksek korozyon direnci, sertlik ve estetik açıdan hoş bir parlaklık ile karakterize edilir. Nikel kaplamanın özellikleri, kullanılan işleme ve kullanım koşullarına bağlı olarak değişebilir.

    Bakırın nikel kaplanması: Kimyasal ve mekanik direnci (örneğin aşınmaya karşı) artırmak veya estetiği iyileştirmek için yapılır.

    Nikel kaplamanın faydaları nelerdir?

    -Nikel kaplama işlemleri, teknik ve estetik gereksinimlere bağlı olarak çeşitli nedenlerle gerçekleştirilir. Başlıca faydaları şunlardır:

    -Artırılmış korozyon ve oksidasyon direnci: Nikel kaplama, metal parçayı sadece nemden değil, kimyasallardan da koruyan bir bariyer oluşturur.

    -Nikel kaplamaların iyi termal kararlılığı.

    -Yüzey sertleştirme: Nikel, yüksek sertliğe ve aşınma direncine sahip olduğundan, önemli mekanik yüklere maruz kalan bileşenler için uygundur.

    -Geliştirilmiş estetik: Nikel kaplama, metal yüzeye zarif ve parlak bir görünüm kazandırır.
    Mükemmel yapışma gücü: Nikel kaplama, kaplanacak yüzeylere güçlü yapışma sağlar.
    Soğutucunun üzerindeki nikel kaplama, bakır yüzeyinde oksidasyon oluşmasını önleyen ve etkili ısı dağılımını engelleyen koruyucu bir dış katmandır. Bu kaplama hem ısı borularına hem de radyatör kanatçıklarına uygulanabilir. Fotoğrafta soğutucu temas noktaları gösterilmektedir: Birinci foto: Temas yüzeyi, ısı boruları ve radyatör kanatçıkları tamamen nikel kaplıdır. İkinci foto: Nikel kaplama yok; Üçüncü foto: Nikel kaplı borulara sahip ancak işlemci kapağıyla doğrudan temas eden bölgede kaplama bulunmamaktadır; Nikel kaplamanın etkinliği konusunda tartışmalar mevcuttur. Kimileri bunun tamamen dekoratif olduğunu ve ısı dağılımını yalnızca çok az iyileştirdiğini savunmaktadır. Sıvı metalin termal arayüz olarak kullanıldığı durumlarda, alüminyumda korozyona neden olabileceği için, işlemci soğutucusunun temas yüzeyine nikel kaplama yapılması kesinlikle gereklidir. Nikel kaplamanın amacı nedir? Nikel kaplamanın temel amacı, metal bileşenlerin parametrelerini, fonksiyonel özelliklerini ve görünümünü iyileştirmektir. Elde edilen kaplama, yüksek korozyon direnci, sertlik ve estetik açıdan hoş bir parlaklık ile karakterize edilir. Nikel kaplamanın özellikleri, kullanılan işleme ve kullanım koşullarına bağlı olarak değişebilir. Bakırın nikel kaplanması: Kimyasal ve mekanik direnci (örneğin aşınmaya karşı) artırmak veya estetiği iyileştirmek için yapılır. Nikel kaplamanın faydaları nelerdir? -Nikel kaplama işlemleri, teknik ve estetik gereksinimlere bağlı olarak çeşitli nedenlerle gerçekleştirilir. Başlıca faydaları şunlardır: -Artırılmış korozyon ve oksidasyon direnci: Nikel kaplama, metal parçayı sadece nemden değil, kimyasallardan da koruyan bir bariyer oluşturur. -Nikel kaplamaların iyi termal kararlılığı. -Yüzey sertleştirme: Nikel, yüksek sertliğe ve aşınma direncine sahip olduğundan, önemli mekanik yüklere maruz kalan bileşenler için uygundur. -Geliştirilmiş estetik: Nikel kaplama, metal yüzeye zarif ve parlak bir görünüm kazandırır. Mükemmel yapışma gücü: Nikel kaplama, kaplanacak yüzeylere güçlü yapışma sağlar.
    Beğen
    7
    0 Comments 0 Shares 4K Views 0 Reviews
  • Çok ağır olan soğutucu nedeniyle anakart hasar görebilir mi?
    Üreticiler bunu dikkate alarak, sabit haldeyken ağır bir soğutucunun anakarta zarar vermesini önlemişlerdir. Yaklaşık 2 kg ağırlığındaki PCCooler RZ820 BK gibi çok ağır bir soğutucu bile anakarta zarar vermez. Bu nedenle, soğutucunun ağırlığı nedeniyle anakartın zarar görmesi konusunda endişelenmenize gerek yoktur. Ancak bu, soğutucunun doğru şekilde takılması ve üreticinin önerilerine uyulması şartıyla mümkündür.

    Taşıma ise farklı bir konu. Burada birkaç kurala uyulması gerekiyor. Öncelikle, bilgisayarın taşınması dikkatli yapılmalı; bilgisayar kasasının yan tarafına düşmesi bile iç bileşenlere zarar verebilir. Bu nedenle, bilgisayarı ağır bir soğutucu veya büyük bir ekran kartı olmadan, kısmen demonte halde taşımak en iyisidir. Bu, özellikle orijinal ambalajı olmadan taşıma yapılıyorsa geçerlidir. Ambalaj ayrı olarak ele alınmalıdır; bilgisayar kutunuz olmasa bile, doğru boyutta bir kutu bulmanız gerekecektir. İdeal olarak, kasa birkaç kat baloncuklu naylonla sarılmalıdır. Soğutucu için de aynı şey yapılmalıdır. Ayrıca, ayrı bir kutuda taşınması tavsiye edilir.

    Bilgisayarınızı sökmeden taşıyabilirsiniz. Bunun için, anakart tarafı üzerine gelecek şekilde yan yatırın. Bu şekilde soğutucu dik konumda olacak ve taşıma sırasında oluşabilecek küçük titreşimler bile bileşenlerin bütünlüğünü etkilemeyecektir.
    Üreticiler bunu dikkate alarak, sabit haldeyken ağır bir soğutucunun anakarta zarar vermesini önlemişlerdir. Yaklaşık 2 kg ağırlığındaki PCCooler RZ820 BK gibi çok ağır bir soğutucu bile anakarta zarar vermez. Bu nedenle, soğutucunun ağırlığı nedeniyle anakartın zarar görmesi konusunda endişelenmenize gerek yoktur. Ancak bu, soğutucunun doğru şekilde takılması ve üreticinin önerilerine uyulması şartıyla mümkündür. Taşıma ise farklı bir konu. Burada birkaç kurala uyulması gerekiyor. Öncelikle, bilgisayarın taşınması dikkatli yapılmalı; bilgisayar kasasının yan tarafına düşmesi bile iç bileşenlere zarar verebilir. Bu nedenle, bilgisayarı ağır bir soğutucu veya büyük bir ekran kartı olmadan, kısmen demonte halde taşımak en iyisidir. Bu, özellikle orijinal ambalajı olmadan taşıma yapılıyorsa geçerlidir. Ambalaj ayrı olarak ele alınmalıdır; bilgisayar kutunuz olmasa bile, doğru boyutta bir kutu bulmanız gerekecektir. İdeal olarak, kasa birkaç kat baloncuklu naylonla sarılmalıdır. Soğutucu için de aynı şey yapılmalıdır. Ayrıca, ayrı bir kutuda taşınması tavsiye edilir. Bilgisayarınızı sökmeden taşıyabilirsiniz. Bunun için, anakart tarafı üzerine gelecek şekilde yan yatırın. Bu şekilde soğutucu dik konumda olacak ve taşıma sırasında oluşabilecek küçük titreşimler bile bileşenlerin bütünlüğünü etkilemeyecektir.
    Beğen
    6
    0 Comments 0 Shares 4K Views 0 Reviews
  • Isı borularının çapı neyi etkiler ve daha önemlisi çap mı yoksa sayıları mı?
    Isı boruları, radyatörleri soğutmanın modern ve son derece etkili bir yoludur. Boruların boyutu ve sayısı arasında bir ilişki var mı?

    Isı borusu çapı
    Çapın artmasının borunun içindeki sıvı miktarını artıracağı ve bunun da ısı transferini iyileştireceği varsayımı mantıklıdır. Ancak, boru çapını sonsuza dek artırmanın bir anlamı yoktur, çünkü metalin ısıtılması ve sıvının buharlaştırılması için önemli ölçüde daha fazla ısı ve zamana ihtiyaç duyulacaktır. Sonuçta, etkili soğutma tam olarak sıvının buharlaşması sayesinde gerçekleşir.

    Isı borularının sayısı
    Tüplerin sayısı için de aşağı yukarı aynı şey söylenebilir. Teoride, ne kadar çok tüp olursa, ısı transferi o kadar iyi olur. Bununla birlikte, ek elemanlar, tüplerin içindeki sıvıyı buharlaştırmak için daha fazla zaman ve ısı gerektirecektir.

    Odak noktanız boru çapı veya sayısı değil, her bir modelin teknik özellikleri ve yorumları olmalıdır. Üreticiler genellikle soğutma sisteminin dağıtabileceği ısı enerjisi miktarını belirtirler.
    Isı boruları, radyatörleri soğutmanın modern ve son derece etkili bir yoludur. Boruların boyutu ve sayısı arasında bir ilişki var mı? Isı borusu çapı Çapın artmasının borunun içindeki sıvı miktarını artıracağı ve bunun da ısı transferini iyileştireceği varsayımı mantıklıdır. Ancak, boru çapını sonsuza dek artırmanın bir anlamı yoktur, çünkü metalin ısıtılması ve sıvının buharlaştırılması için önemli ölçüde daha fazla ısı ve zamana ihtiyaç duyulacaktır. Sonuçta, etkili soğutma tam olarak sıvının buharlaşması sayesinde gerçekleşir. Isı borularının sayısı Tüplerin sayısı için de aşağı yukarı aynı şey söylenebilir. Teoride, ne kadar çok tüp olursa, ısı transferi o kadar iyi olur. Bununla birlikte, ek elemanlar, tüplerin içindeki sıvıyı buharlaştırmak için daha fazla zaman ve ısı gerektirecektir. Odak noktanız boru çapı veya sayısı değil, her bir modelin teknik özellikleri ve yorumları olmalıdır. Üreticiler genellikle soğutma sisteminin dağıtabileceği ısı enerjisi miktarını belirtirler.
    Beğen
    6
    0 Comments 0 Shares 3K Views 0 Reviews
More Stories
TechForumTR https://techforum.tr/sosyal