• OpenAI, bir dizi yapay zeka olayının ardından üç güvenlik araştırmacısını işten çıkardı
    OpenAI, yapay zeka güvenliği ekibinden üç araştırmacıyı işten çıkardı. Wall Street Journal'a göre, çalışanlar gizli bilgileri dış bir kuruluşla paylaştı.

    Bu kuruluş da yapay zeka güvenliği üzerine çalışıyor. OpenAI işten çıkarmaları doğruladı ancak çalışanların isimlerini veya soruşturmanın ayrıntılarını açıklamadı.

    Şirket, yaptığı iç soruşturmanın hassas bilgilerin işlenmesine ilişkin kurallarının ihlal edildiğini ortaya çıkardığını belirtti. OpenAI'ye göre, çalışanlar belirtilmemiş prosedürler kullanarak işleri için gerekli olan güveni zedelediler.

    Bu arada, işten çıkarılan çalışanların kimlikleri sosyal medyada tartışılmaya başlandı. Bazı kullanıcılar olayı, daha önce yapay zekanın riskleri hakkında kamuoyuna açıklamalarda bulunan araştırmacılarla ilişkilendirdi. Ancak isimleri henüz resmi olarak doğrulanmadı.

    İşten çıkarmaların zamanlaması nedeniyle durum özellikle dikkat çekti. Kısa bir süre önce OpenAI, çalışanların şirketin güvenlik yaklaşımına ilişkin endişelerini dile getirmişti.

    New York Times, bir dizi uzmanın, yönetimin ürün lansmanlarını hızlandırmak için güvenlik sorunlarını çok sık göz ardı ettiği yönündeki endişelerini aktardı. Ancak, işten çıkarılan üç çalışanın, bilgileri şirket dışına yaymadan önce benzer şikayetleri şirket içi kanallar aracılığıyla dile getirip getirmediği henüz bilinmiyor.
    OpenAI, yapay zeka güvenliği ekibinden üç araştırmacıyı işten çıkardı. Wall Street Journal'a göre, çalışanlar gizli bilgileri dış bir kuruluşla paylaştı. Bu kuruluş da yapay zeka güvenliği üzerine çalışıyor. OpenAI işten çıkarmaları doğruladı ancak çalışanların isimlerini veya soruşturmanın ayrıntılarını açıklamadı. Şirket, yaptığı iç soruşturmanın hassas bilgilerin işlenmesine ilişkin kurallarının ihlal edildiğini ortaya çıkardığını belirtti. OpenAI'ye göre, çalışanlar belirtilmemiş prosedürler kullanarak işleri için gerekli olan güveni zedelediler. Bu arada, işten çıkarılan çalışanların kimlikleri sosyal medyada tartışılmaya başlandı. Bazı kullanıcılar olayı, daha önce yapay zekanın riskleri hakkında kamuoyuna açıklamalarda bulunan araştırmacılarla ilişkilendirdi. Ancak isimleri henüz resmi olarak doğrulanmadı. İşten çıkarmaların zamanlaması nedeniyle durum özellikle dikkat çekti. Kısa bir süre önce OpenAI, çalışanların şirketin güvenlik yaklaşımına ilişkin endişelerini dile getirmişti. New York Times, bir dizi uzmanın, yönetimin ürün lansmanlarını hızlandırmak için güvenlik sorunlarını çok sık göz ardı ettiği yönündeki endişelerini aktardı. Ancak, işten çıkarılan üç çalışanın, bilgileri şirket dışına yaymadan önce benzer şikayetleri şirket içi kanallar aracılığıyla dile getirip getirmediği henüz bilinmiyor.
    Beğen
    3
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 389 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • NVIDIA, Vera Rubin'i bulutta piyasaya sürdü
    NVIDIA, Vera Rubin'i bulutta piyasaya sürdü bu, Blackwell'den 4,8 kat daha fazla token anlamına geliyor.

    NVIDIA ve CoreWeave, Vera Rubin NVL72 platformuna bulut erişimi sağlamaya başladı. Müşteriler artık yazılım geliştirme de dahil olmak üzere yapay zeka iş yükleri için yeni sunucuları kullanabilirler.

    Şirketlerin açıklamasına göre, kod oluşturma görevlerine yönelik ilk testlerde Vera Rubin, Grace Blackwell GB200 NVL72'ye kıyasla genel token işleme kapasitesinde 4,8 kata kadar daha yüksek performans sergiledi.

    İlk müşterilerden biri, yapay zeka mühendisi Devin'in geliştiricisi Cognition oldu. CoreWeave, onlar için sadece birkaç gün içinde çalışan bir Vera Rubin kümesi kurdu. Şirketlere göre, yeni altyapı daha hızlı kod üretimi sağlıyor ve karmaşık görev dizilerinin yürütme süresini kısaltıyor.

    Eylül ayında Cognition, Vera Rubin'i Grace Blackwell ile SWE-2 görevlerinde karşılaştırdı ve genel token işleme hızında 4,8 katlık bir iyileşme elde etti. Bunlar belirli test sonuçlarıdır. Bu nedenle, bu rakam yeni platformun tüm senaryolarda Blackwell'den 4,8 kat daha hızlı olacağı anlamına gelmez.

    CoreWeave, Vera Rubin NVL72 işlemcili sunuculara ek olarak bulutuna NVIDIA Vera işlemcileri de ekledi. Bu işlemciler, diğer şeylerin yanı sıra, işlemcinin aynı anda çok sayıda izole ortamı desteklemesi gereken ajan tabanlı yapay zeka altyapısı için tasarlanmıştır.

    CoreWeave, tek bir rafa 128 adet Vera işlemci yerleştirdi; bu da toplam 11.264 çekirdek anlamına geliyor. Bu, 11.000'den fazla eş zamanlı iş yükünü çalıştırmak için yeterli. Terminal Bench testinde, işlemciler başarıyla tamamlanan tüm görevlerde 1,7 kat performans artışı gösterdi.
    NVIDIA, Vera Rubin'i bulutta piyasaya sürdü bu, Blackwell'den 4,8 kat daha fazla token anlamına geliyor. NVIDIA ve CoreWeave, Vera Rubin NVL72 platformuna bulut erişimi sağlamaya başladı. Müşteriler artık yazılım geliştirme de dahil olmak üzere yapay zeka iş yükleri için yeni sunucuları kullanabilirler. Şirketlerin açıklamasına göre, kod oluşturma görevlerine yönelik ilk testlerde Vera Rubin, Grace Blackwell GB200 NVL72'ye kıyasla genel token işleme kapasitesinde 4,8 kata kadar daha yüksek performans sergiledi. İlk müşterilerden biri, yapay zeka mühendisi Devin'in geliştiricisi Cognition oldu. CoreWeave, onlar için sadece birkaç gün içinde çalışan bir Vera Rubin kümesi kurdu. Şirketlere göre, yeni altyapı daha hızlı kod üretimi sağlıyor ve karmaşık görev dizilerinin yürütme süresini kısaltıyor. Eylül ayında Cognition, Vera Rubin'i Grace Blackwell ile SWE-2 görevlerinde karşılaştırdı ve genel token işleme hızında 4,8 katlık bir iyileşme elde etti. Bunlar belirli test sonuçlarıdır. Bu nedenle, bu rakam yeni platformun tüm senaryolarda Blackwell'den 4,8 kat daha hızlı olacağı anlamına gelmez. CoreWeave, Vera Rubin NVL72 işlemcili sunuculara ek olarak bulutuna NVIDIA Vera işlemcileri de ekledi. Bu işlemciler, diğer şeylerin yanı sıra, işlemcinin aynı anda çok sayıda izole ortamı desteklemesi gereken ajan tabanlı yapay zeka altyapısı için tasarlanmıştır. CoreWeave, tek bir rafa 128 adet Vera işlemci yerleştirdi; bu da toplam 11.264 çekirdek anlamına geliyor. Bu, 11.000'den fazla eş zamanlı iş yükünü çalıştırmak için yeterli. Terminal Bench testinde, işlemciler başarıyla tamamlanan tüm görevlerde 1,7 kat performans artışı gösterdi.
    Beğen
    6
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 459 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • GTA VI'ya ait yeni ekran görüntüleri yayınladı ve yeni detaylar açıkladı
    Game Informer, GTA VI hakkında özel bir yazı yayınladı. Yakında çıkacak aksiyon oyunuyla ilgili yeni detayların yanı sıra, bir dizi yeni ekran görüntüsü de yayınlandı.

    Görüntüler, Leonida'nın hem gündüz hem de gece çeşitli köşelerini yansıtıyor. Ekran görüntülerinde Jason ve Lucia da yer alıyor.

    Yeni detaylara gelince, geliştiriciler Rockstar Games tarihindeki en büyük, en gerçekçi ve canlı dünyayı yaratmak için büyük çaba sarf ettiler. Bunu başarmak için Miami, Güney Florida ve sakinleri titizlikle incelendi.

    NPC çeşitliliğine özellikle önem verilmektedir. Karakterler boy, vücut yapısı, saç stili, kıyafet ve dövmeler, çiller gibi diğer detaylar açısından farklılık gösterecektir.

    Hava sistemi tamamen yenilendi. Oyuncular, açık gökyüzünden şimşekli fırtınalara kadar çeşitli hava koşullarıyla karşılaşacaklar. Rüzgar ayrıca karakterlerin saç stillerini de etkileyecek.

    Oyun ayrıca flamingolar, pelikanlar, maymunlar, kediler ve daha fazlası dahil olmak üzere 170'ten fazla hayvan türüne yer verecek. Köpekbalıkları, balinalar ve kaplumbağalar gibi su altı canlıları da oyuna dahil edildi.

    Paraşütle atlama, bilardo, jimnastik, dalış, yarış, hayvanat bahçesi ziyareti—GTA VI'da görevlerin dışında yapılacak çok şey var.

    Uzun zamandır beklenen aksiyon oyunu, 19 Kasım'da PlayStation 5 ve Xbox Series X/S için piyasaya sürülecek. Ön siparişler şu anda alınabilir.
    Game Informer, GTA VI hakkında özel bir yazı yayınladı. Yakında çıkacak aksiyon oyunuyla ilgili yeni detayların yanı sıra, bir dizi yeni ekran görüntüsü de yayınlandı. Görüntüler, Leonida'nın hem gündüz hem de gece çeşitli köşelerini yansıtıyor. Ekran görüntülerinde Jason ve Lucia da yer alıyor. Yeni detaylara gelince, geliştiriciler Rockstar Games tarihindeki en büyük, en gerçekçi ve canlı dünyayı yaratmak için büyük çaba sarf ettiler. Bunu başarmak için Miami, Güney Florida ve sakinleri titizlikle incelendi. NPC çeşitliliğine özellikle önem verilmektedir. Karakterler boy, vücut yapısı, saç stili, kıyafet ve dövmeler, çiller gibi diğer detaylar açısından farklılık gösterecektir. Hava sistemi tamamen yenilendi. Oyuncular, açık gökyüzünden şimşekli fırtınalara kadar çeşitli hava koşullarıyla karşılaşacaklar. Rüzgar ayrıca karakterlerin saç stillerini de etkileyecek. Oyun ayrıca flamingolar, pelikanlar, maymunlar, kediler ve daha fazlası dahil olmak üzere 170'ten fazla hayvan türüne yer verecek. Köpekbalıkları, balinalar ve kaplumbağalar gibi su altı canlıları da oyuna dahil edildi. Paraşütle atlama, bilardo, jimnastik, dalış, yarış, hayvanat bahçesi ziyareti—GTA VI'da görevlerin dışında yapılacak çok şey var. Uzun zamandır beklenen aksiyon oyunu, 19 Kasım'da PlayStation 5 ve Xbox Series X/S için piyasaya sürülecek. Ön siparişler şu anda alınabilir.
    Beğen
    6
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 497 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • HyperOS 4 yeni cihazlara ulaştı dört akıllı telefon daha küresel beta sürümünü aldı.
    Xiaomi, HyperOS 4 için küresel beta testinin ikinci aşamasına başladı. Dört akıllı telefon daha güncellemeyi aldı: Xiaomi 15, Xiaomi 15 Ultra, Xiaomi 17T ve Xiaomi 17T Pro. Şu anda program yalnızca cihazların küresel ve Avrupa (AEA) sürümleri için geçerli.

    Xiaomi 15 için güncelleme, küresel sürüm için OS4.0.0.7.XOCMIXM ve EEA sürümü için OS4.0.0.9.XOCEUXM numaralarıyla yayınlanıyor. Xiaomi 15 Ultra ise sırasıyla OS4.0.0.6.XOAMIXM ve OS4.0.0.6.XOAEUXM sürümlerini alıyor. Xiaomi 17T ve 17T Pro için beta sürümü yalnızca Avrupa'da mevcut olup, sürümler OS4.0.0.7.XPTEUXM ve OS4.0.0.6.XPSEUXM'dir.

    Yazılım güncellemesi, daha önce HyperOS beta test programına katılan kullanıcılara dağıtılıyor. Güncelleme henüz diğer bölgelerde mevcut değil, ancak Xiaomi önümüzdeki haftalarda listeyi genişletebilir.

    Dolayısıyla, duyurulan ilk iki gruptaki tüm cihazlar HyperOS 4'ün küresel beta sürümünü zaten almış durumda. Ancak Xiaomi, testlere hangi diğer akıllı telefonların katılabileceğini henüz açıklamadı.

    Çin'de şirket, bir dizi amiral gemisi cihaz için HyperOS 4'ün kararlı sürümünü zaten yayınlamaya başladı ve yeni modellerin de Eylül ayı sonlarında bu yazılımı alması bekleniyor. Bu, Xiaomi için beta testini daha da genişletmekten ziyade kararlı sürümün küresel olarak yayınlanmasının daha önemli olabileceği anlamına gelebilir.
    Xiaomi, HyperOS 4 için küresel beta testinin ikinci aşamasına başladı. Dört akıllı telefon daha güncellemeyi aldı: Xiaomi 15, Xiaomi 15 Ultra, Xiaomi 17T ve Xiaomi 17T Pro. Şu anda program yalnızca cihazların küresel ve Avrupa (AEA) sürümleri için geçerli. Xiaomi 15 için güncelleme, küresel sürüm için OS4.0.0.7.XOCMIXM ve EEA sürümü için OS4.0.0.9.XOCEUXM numaralarıyla yayınlanıyor. Xiaomi 15 Ultra ise sırasıyla OS4.0.0.6.XOAMIXM ve OS4.0.0.6.XOAEUXM sürümlerini alıyor. Xiaomi 17T ve 17T Pro için beta sürümü yalnızca Avrupa'da mevcut olup, sürümler OS4.0.0.7.XPTEUXM ve OS4.0.0.6.XPSEUXM'dir. Yazılım güncellemesi, daha önce HyperOS beta test programına katılan kullanıcılara dağıtılıyor. Güncelleme henüz diğer bölgelerde mevcut değil, ancak Xiaomi önümüzdeki haftalarda listeyi genişletebilir. Dolayısıyla, duyurulan ilk iki gruptaki tüm cihazlar HyperOS 4'ün küresel beta sürümünü zaten almış durumda. Ancak Xiaomi, testlere hangi diğer akıllı telefonların katılabileceğini henüz açıklamadı. Çin'de şirket, bir dizi amiral gemisi cihaz için HyperOS 4'ün kararlı sürümünü zaten yayınlamaya başladı ve yeni modellerin de Eylül ayı sonlarında bu yazılımı alması bekleniyor. Bu, Xiaomi için beta testini daha da genişletmekten ziyade kararlı sürümün küresel olarak yayınlanmasının daha önemli olabileceği anlamına gelebilir.
    Beğen
    6
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 570 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • iPhone 18 Pro ve Pro modellerinin dünya çapındaki satışları başladı
    Apple'ın yakın zamanda düzenlediği bir sunumda tanıttığı yeni Apple cihazlarının satışları 18 Eylül'de dünya çapında başladı.

    Diğerlerinin yanı sıra, Apple Watch Series 12, Apple Watch Ultra 4 ve AirPods 5 satışa sunuldu, ancak asıl yeni ürünler iPhone 18'in iki versiyonu olan Pro ve Pro Max oldu.

    Medya kuruluşları, Türk kullanıcıların en yeni modellerde bir dizi sınırlamaya hazırlıklı olmaları gerektiğini belirtiyor. Siri aracılığıyla ChatGPT entegrasyonu ve diğer yapay zeka özellikleri.

    Bazı yabancı mağazalarda, her zamanki gibi, erkenden satın almak isteyenlerden oluşan kuyruklar oluştu bunlardan bazıları aynı anda birkaç akıllı telefon satın aldı.
    Apple'ın yakın zamanda düzenlediği bir sunumda tanıttığı yeni Apple cihazlarının satışları 18 Eylül'de dünya çapında başladı. Diğerlerinin yanı sıra, Apple Watch Series 12, Apple Watch Ultra 4 ve AirPods 5 satışa sunuldu, ancak asıl yeni ürünler iPhone 18'in iki versiyonu olan Pro ve Pro Max oldu. Medya kuruluşları, Türk kullanıcıların en yeni modellerde bir dizi sınırlamaya hazırlıklı olmaları gerektiğini belirtiyor. Siri aracılığıyla ChatGPT entegrasyonu ve diğer yapay zeka özellikleri. Bazı yabancı mağazalarda, her zamanki gibi, erkenden satın almak isteyenlerden oluşan kuyruklar oluştu bunlardan bazıları aynı anda birkaç akıllı telefon satın aldı.
    Beğen
    3
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 708 Görüntülemeler 1 0 Değerlendirmeler
  • Dizi Tavsiyeleri, The Terror (TV Series 2018)
    https://youtu.be/pjq7Gl_hhPY?si=SZo44zhKztWDdcvB
    The Terror Season 1 Trailer | Rotten Tomatoes TV

    Not: Terror, gemilerden birinin adıdır.
    Roman, 1845 senesinde Atlas Okyanusu'ndan Büyük Okyanus'a bir geçit bulmak için Kuzey Kutbu'na çıktığı yolculuktan dönmeyen, kaybolması çeşitli spekülasyonlara sebep olan İngiliz gezgin ve kaşif Sir John Franklin'in gerçek hayatından hikaye edilmiştir. Kitapta anlatılan tüm karakterler de Franklin'in gerçek mürettebatından esinlenilmiştir. 1859 senesinde aynı bölgeye bir araştırma gemisi gönderilmiştir. Görgü şahidi eskimolardan edinilen bilgiler ve 25 Nisan 1948 tarihli bir seyir defterinin notları ile gerçekler gün yüzüne çıkarılmıştır. Gemilerin 1846 Eylül-1847 Nisan ayları arasında Victoria Boğazı'nda buzullar arasına sıkıştığı ve Franklin'in 1847 Haziran ayında can verdiği ortaya çıkmıştır. Sağ kalan mürettebatın hepsi buzda yürüyerek Kanada'ya erişmeye çalışırken açlık ve hastalıktan can vermiştir.
    Dizide, yoğun soğuk, hastalık ve doğal tehlikelerle beraber, kutup ayılarına karşı hayatta kalma mücadelesi veren Franklin'in mürettebatlarının gerilim ve dram türündeki hikayesi izleyicilere aktarılacaktır.


    Toplam 10 bölümden oluşmaktadır.

    Bağlantı: Buradaki seferdir...
    https://techforum.tr/sosyal/blogs/1695/sor-john-franklin-kesif-gezisi-1845-olen-denizcilerin-mumyalarinin-incelenmesi

    Rottan Tomatoes kritik:
    https://www.rottentomatoes.com/tv/the_terror/s01

    İMBD kritik:
    https://www.imdb.com/title/tt6050236/?ref_=tt_epspo_ep_1
    https://youtu.be/pjq7Gl_hhPY?si=SZo44zhKztWDdcvB The Terror Season 1 Trailer | Rotten Tomatoes TV Not: Terror, gemilerden birinin adıdır. [i]Roman, 1845 senesinde Atlas Okyanusu'ndan Büyük Okyanus'a bir geçit bulmak için Kuzey Kutbu'na çıktığı yolculuktan dönmeyen, kaybolması çeşitli spekülasyonlara sebep olan İngiliz gezgin ve kaşif Sir John Franklin'in gerçek hayatından hikaye edilmiştir. Kitapta anlatılan tüm karakterler de Franklin'in gerçek mürettebatından esinlenilmiştir. 1859 senesinde aynı bölgeye bir araştırma gemisi gönderilmiştir. Görgü şahidi eskimolardan edinilen bilgiler ve 25 Nisan 1948 tarihli bir seyir defterinin notları ile gerçekler gün yüzüne çıkarılmıştır. Gemilerin 1846 Eylül-1847 Nisan ayları arasında Victoria Boğazı'nda buzullar arasına sıkıştığı ve Franklin'in 1847 Haziran ayında can verdiği ortaya çıkmıştır. Sağ kalan mürettebatın hepsi buzda yürüyerek Kanada'ya erişmeye çalışırken açlık ve hastalıktan can vermiştir. Dizide, yoğun soğuk, hastalık ve doğal tehlikelerle beraber, kutup ayılarına karşı hayatta kalma mücadelesi veren Franklin'in mürettebatlarının gerilim ve dram türündeki hikayesi izleyicilere aktarılacaktır.[/i] Toplam 10 bölümden oluşmaktadır. Bağlantı: Buradaki seferdir... https://techforum.tr/sosyal/blogs/1695/sor-john-franklin-kesif-gezisi-1845-olen-denizcilerin-mumyalarinin-incelenmesi Rottan Tomatoes kritik: https://www.rottentomatoes.com/tv/the_terror/s01 İMBD kritik: https://www.imdb.com/title/tt6050236/?ref_=tt_epspo_ep_1
    Dizi Tavsiyeleri, The Terror (TV Series 2018)
    Beğen
    1
    1 Cevaplar 0 Paylaşımlar 687 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • GTA 6 Oyuncuları daha pahalı olan Ultimate Edition tercih ediyor.
    GTA 6'yı piyasaya sürülmesinden aylar önce ön sipariş verenlerin nadiren para tasarrufu sağladığı anlaşılıyor. Take-Two CEO'su Strauss Zelnick'e göre, 99,99 dolarlık Ultimate Edition, 79,99 dolarlık standart sürümden daha sık ön sipariş ediliyor. Ancak yayıncı, kesin rakamlar açıklamadı.

    100 dolarlık versiyon önde gidiyor. Zelnick, CNBC'nin "Squawk Pod" podcast'inde ön siparişlerin mevcut durumunu ele aldı. Ona göre, ön siparişler genel olarak Take-Two'nun başlangıçta tahmin ettiğinden daha iyi gidiyor. Ayrıca, sunulan iki sürüm arasındaki çarpıcı dağılıma da dikkat çekti: daha pahalı olan Ultimate Edition şu anda standart sürümün önünde yer alıyor.

    Zelnick iki sürüm arasındaki fiyat farkını açıklamadı. Kesin ön sipariş rakamları da henüz mevcut değil. Bu nedenle, açıklamasından GTA 6 için yaklaşık 100 dolar harcamaya gerçekten istekli alıcıların yüzdesini çıkarmak mümkün değil.

    Take-Two CEO'su sonuçları şu şekilde özetledi: Oyunun çıkışından birkaç ay önce ön sipariş veren oyuncular doğal olarak özellikle sadık müşterilerdir. Bu hedef grubun, özellikle daha kapsamlı ve dolayısıyla daha pahalı olan sürümü tercih etme olasılığı daha yüksektir. Oyunun piyasaya sürülmesinden sonra bu durumun benzer olup olmayacağı ise henüz belli değil.

    Ek içerik için 20 dolar daha fazla. ABD'de Rockstar Games, Standart Sürüm için 79,99 dolar, Ultimate Sürüm için ise 99,99 dolar fiyat belirledi. Ön siparişler 25 Haziran'dan beri açık. Rockstar, daha pahalı sürüm için bir dizi ek oyun özelliği de listeledi.

    Bu, ek araçlar, silah çeşitleri, kıyafetler ve işletmelerle ve araç modifikasyonlarıyla ilgili diğer içerikleri içerir. Ön sipariş verenler ayrıca "Vintage Vice City Paketi"ni ve sınırlı süreli bir aylık GTA+ aboneliğini de alırlar. Ancak temel tek oyunculu kampanya, daha uygun fiyatlı Standart Sürümde de mevcuttur.

    79,99 dolarlık başlangıç ​​fiyatıyla GTA 6 , büyük AAA oyunları için uzun süredir geçerli olan 60 veya daha sonra 70 dolarlık fiyat sınırını şimdiden aşmış durumda. Ek 20 dolara mal olan Ultimate Edition'a olan güçlü talep, yayıncıların dikkatini çekmelidir; en azından GTA 6 gibi istisnai bir proje için, üç haneli rakamlara yaklaşan bir fiyat etiketi, erken alıcıların çoğunu caydırmayacak gibi görünüyor.

    Kasım ayında yayınlanacak.
    Grand Theft Auto VI'nın PlayStation 5 ve Xbox Series X ve S için 19 Kasım 2026'da piyasaya sürülmesi planlanıyor. Rockstar Games henüz PC sürümü için bir çıkış tarihi açıklamadı.

    Take-Two kısa süre önce ön siparişlere yönelik olağanüstü yüksek bir talep olduğunu bildirmişti. Ancak şirket henüz GTA 6'dan herhangi bir gelir kaydetmiyor: ön siparişler piyasaya sürülene kadar iptal edilebiliyor ve bu nedenle henüz nihai satış olarak kabul edilmiyor.
    GTA 6'yı piyasaya sürülmesinden aylar önce ön sipariş verenlerin nadiren para tasarrufu sağladığı anlaşılıyor. Take-Two CEO'su Strauss Zelnick'e göre, 99,99 dolarlık Ultimate Edition, 79,99 dolarlık standart sürümden daha sık ön sipariş ediliyor. Ancak yayıncı, kesin rakamlar açıklamadı. 100 dolarlık versiyon önde gidiyor. Zelnick, CNBC'nin "Squawk Pod" podcast'inde ön siparişlerin mevcut durumunu ele aldı. Ona göre, ön siparişler genel olarak Take-Two'nun başlangıçta tahmin ettiğinden daha iyi gidiyor. Ayrıca, sunulan iki sürüm arasındaki çarpıcı dağılıma da dikkat çekti: daha pahalı olan Ultimate Edition şu anda standart sürümün önünde yer alıyor. Zelnick iki sürüm arasındaki fiyat farkını açıklamadı. Kesin ön sipariş rakamları da henüz mevcut değil. Bu nedenle, açıklamasından GTA 6 için yaklaşık 100 dolar harcamaya gerçekten istekli alıcıların yüzdesini çıkarmak mümkün değil. Take-Two CEO'su sonuçları şu şekilde özetledi: Oyunun çıkışından birkaç ay önce ön sipariş veren oyuncular doğal olarak özellikle sadık müşterilerdir. Bu hedef grubun, özellikle daha kapsamlı ve dolayısıyla daha pahalı olan sürümü tercih etme olasılığı daha yüksektir. Oyunun piyasaya sürülmesinden sonra bu durumun benzer olup olmayacağı ise henüz belli değil. Ek içerik için 20 dolar daha fazla. ABD'de Rockstar Games, Standart Sürüm için 79,99 dolar, Ultimate Sürüm için ise 99,99 dolar fiyat belirledi. Ön siparişler 25 Haziran'dan beri açık. Rockstar, daha pahalı sürüm için bir dizi ek oyun özelliği de listeledi. Bu, ek araçlar, silah çeşitleri, kıyafetler ve işletmelerle ve araç modifikasyonlarıyla ilgili diğer içerikleri içerir. Ön sipariş verenler ayrıca "Vintage Vice City Paketi"ni ve sınırlı süreli bir aylık GTA+ aboneliğini de alırlar. Ancak temel tek oyunculu kampanya, daha uygun fiyatlı Standart Sürümde de mevcuttur. 79,99 dolarlık başlangıç ​​fiyatıyla GTA 6 , büyük AAA oyunları için uzun süredir geçerli olan 60 veya daha sonra 70 dolarlık fiyat sınırını şimdiden aşmış durumda. Ek 20 dolara mal olan Ultimate Edition'a olan güçlü talep, yayıncıların dikkatini çekmelidir; en azından GTA 6 gibi istisnai bir proje için, üç haneli rakamlara yaklaşan bir fiyat etiketi, erken alıcıların çoğunu caydırmayacak gibi görünüyor. Kasım ayında yayınlanacak. Grand Theft Auto VI'nın PlayStation 5 ve Xbox Series X ve S için 19 Kasım 2026'da piyasaya sürülmesi planlanıyor. Rockstar Games henüz PC sürümü için bir çıkış tarihi açıklamadı. Take-Two kısa süre önce ön siparişlere yönelik olağanüstü yüksek bir talep olduğunu bildirmişti. Ancak şirket henüz GTA 6'dan herhangi bir gelir kaydetmiyor: ön siparişler piyasaya sürülene kadar iptal edilebiliyor ve bu nedenle henüz nihai satış olarak kabul edilmiyor.
    Beğen
    2
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • iPhone Duo İlk Bakış Apple’ın İlk Katlanabilir iPhone’u
    Apple, iPhone Duo ile ilk katlanabilir akıllı telefonunu tanıttı. Şirket bu alana rakiplerinden yıllar sonra girse de ilk nesil ürününde donanım ve yazılımı birlikte geliştirmenin avantajlarından yararlanıyor.

    iPhone Duo, klasik katlanabilir telefonlardan farklı ekran oranı, gelişmiş menteşe yapısı, ince titanyum kasası, katlanma izini azaltan ekran teknolojisi ve çift uygulama kullanımına yönelik özel yazılım düzenlemeleriyle öne çıkıyor.

    Apple Katlanabilir Telefon Pazarına Yedi Yıl Sonra Girdi

    Katlanabilir akıllı telefonlar uzun süredir piyasada bulunuyor. Samsung'un ilk katlanabilir modellerinden yaklaşık yedi yıl sonra Apple da kendi katlanabilir telefonunu kullanıma sunmaya hazırlanıyor.

    Ancak Apple, mevcut katlanabilir telefonların tasarımını doğrudan benimsemek yerine farklı bir ekran oranı tercih etmiş.

    Telefon açıldığında tamamen kareye yakın bir ekran oluşturmak yerine daha uzun ve farklı kullanım biçimlerine uygun bir yapı sunuluyor.

    5,4 ve 7,6 İnçlik İki Ekran

    iPhone Duo'nun dış ekranı 5,4 inç, iç ekranı ise 7,6 inç büyüklüğünde.

    Apple her iki kullanım biçiminde de yaklaşık 1,4:1 ekran oranını tercih etmiş.

    Bu yapı, klasik iPad ekran oranından farklı.

    Dış ekran 1398 × 2034 piksel çözünürlüğünde OLED panel kullanıyor.

    Telefon açıldığında daha geniş iç ekran üzerinden uygulamalar yan yana kullanılabiliyor.

    Menteşe Sistemi Dikkat Çekiyor

    İlk kullanım izlenimlerinde en fazla öne çıkan bölümlerden biri menteşe sistemi.

    Telefon açılmaya başladığında ilk hareketin kolay olduğu, ardından menteşe içerisindeki yayların açılma hareketini desteklediği belirtiliyor.

    Cihaz tamamen açılmaya yaklaştığında direnç kademeli olarak artıyor ve iki bölüm yerine oturuyor.

    Telefon kapatılırken ise mıknatıslardan yararlanılıyor.

    Menteşe belirli açılarda sabitlenebildiği için cihaz tamamen açık veya tamamen kapalı olmak zorunda değil.

    Farklı Kullanım Açıları Destekleniyor

    iPhone Duo farklı açılarda kullanılabiliyor.

    Telefon çadır biçiminde dik tutulabildiği gibi açık bir kitap şeklinde de konumlandırılabiliyor.

    Bu yapı sayesinde cihaz farklı amaçlarla kullanılabiliyor.

    Örneğin:
    1. Bekleme modunda masa saati olarak kullanılabiliyor.
    2. Klavyenin alt ekranda, içeriğin üst ekranda bulunduğu küçük bir dizüstü görünümü oluşturulabiliyor.
    3. Video oynatılırken ekran bölünerek farklı kontroller gösterilebiliyor.
    4. Düşük açılarda klavye ekranın sağ ve sol tarafına ayrılabiliyor.
    Klavyenin yatay ve dikey kullanımda tam genişlikte gösterilmesi de mümkün.

    Titanyum Kasa ve IP68 Koruması

    iPhone Duo'nun kasası titanyumdan üretiliyor.

    Apple, kullanılan titanyumun yüzde 85 oranında geri dönüştürülmüş malzemeden oluştuğunu belirtiyor.

    Telefon ayrıca IP68 sertifikasına sahip.

    Bu sayede cihaz toz ve suya karşı koruma sunuyor.

    iPhone Duo iki farklı renk seçeneğiyle sunuluyor:
    1. Yıldızlı Beyaz
    2. Gece Gökyüzü

    254 Gram Ağırlığında

    Telefonun ağırlığı 254 gram.

    Bu değer katlanabilir bir telefon için düşük sayılmasa da ilk kullanım sırasında cihazın aşırı ağır hissettirmediği belirtiliyor.

    Karşılaştırma amacıyla iPhone 18 Pro Max'in 249 gram, iPhone Air'in ise 165 gram ağırlığında olduğu ifade ediliyor.

    Apple’ın En İnce iPhone’u

    Apple, iPhone Duo'yu bugüne kadar geliştirdiği en ince iPhone olarak tanımlıyor.

    Telefon açık durumdayken gövde kalınlığı 5,2 mm.

    Karşılaştırma için iPhone Air'in kalınlığı 5,64 mm.

    Apple'ın iPhone Air geliştirme sürecinde elde ettiği bazı deneyimlerin iPhone Duo'ya aktarıldığı belirtiliyor.

    Son Derece İnce USB-C Bağlantısı

    iPhone Air'den aktarılan çözümlerden biri de oldukça ince USB-C bağlantı noktası.

    Bu bölüm üç boyutlu üretim yöntemi kullanılarak hazırlanmış ve telefonun ince gövdesine uyacak şekilde tasarlanmış.

    Apple aynı zamanda yıllardır MacBook modellerinde kullandığı menteşe deneyiminden de iPhone Duo'nun geliştirilmesi sırasında yararlanmış.

    Katlanma İzi Büyük Ölçüde Gizlenmiş

    Katlanabilir telefonların en belirgin sorunlarından biri ekranın orta bölümünde oluşan katlanma izi.

    Apple bu izi azaltmak için farklı bir ekran yapısı kullanıyor.

    İç ekranda nano dokulu bir üst katman bulunuyor.

    Apple'a göre bu katman, sektörde kullanılan standart malzemelere kıyasla yüzde 40 daha fazla sertlik sağlıyor.

    Katlanabilir ekranın üst ve alt bölümlerinde yüksek dayanımlı cam katmanları bulunuyor.

    Özel yapıştırıcılar ise ekran katmanlarının bükülme sırasında birbirlerinin üzerinde hareket etmesine yardımcı oluyor.

    Tüm yapı titanyum bir plaka ile destekleniyor.

    Mat Ekran Yansımaları da Azaltıyor

    Nano dokulu ekran yüzeyi yalnızca katlanma izini gizlemek için kullanılmıyor.

    Mat yüzey aynı zamanda parmak izi, leke ve çeşitli izlerin görünürlüğünü azaltıyor.

    Katlanma çizgisi içerik ve görüş açısına bağlı olarak bazı durumlarda neredeyse görünmez hale gelebiliyor.

    Ancak belirli açılarda tamamen ortadan kalkmıyor.

    Mat yüzey sayesinde çevreden gelen yansımaların da bazı parlak ekranlı katlanabilir telefonlara kıyasla daha az sorun oluşturduğu belirtiliyor.

    Donanım ve Yazılım Birlikte Geliştirilmiş

    iPhone Duo'nun önemli farklılıklarından biri donanım ve yazılımın Apple tarafından birlikte geliştirilmesi.

    Cihazda iOS temel alınırken bazı iPadOS özelliklerinden de yararlanılıyor.

    Böylece katlanabilir ekran için özel hazırlanmış bir kullanım biçimi ortaya çıkıyor.

    İki Uygulama Aynı Anda Kullanılabiliyor

    iPhone Duo, Apple'ın iki uygulamayı aynı anda yan yana veya üst üste çalıştırabilen ilk iPhone modeli.

    Açık uygulamalar ekranın sol veya sağ tarafına sabitlenebiliyor.

    Ardından ekranın diğer bölümünde ikinci bir uygulama açılabiliyor.

    İki uygulama birbirine bağlanarak uygulama geçiş ekranında tek bir grup halinde saklanabiliyor.

    Ancak Apple, kullanıcıların iki uygulamanın kapladığı alanların büyüklüğünü serbestçe değiştirmesine izin vermiyor.

    Uygulama Çubuğunun Konumu Değişiyor

    Dış ekran kullanılırken uygulama çubuğu ekranın sağ tarafında bulunuyor.

    Telefon açıldığında ise çubuk ekranın alt bölümündeki alışılmış konumuna geçiyor.

    iPad'den farklı olarak burada en fazla dört uygulama gösteriliyor.

    Apple bu sınırı, dış ve iç ekran arasında daha tutarlı bir görünüm sağlamak amacıyla kullanıyor.

    Touch ID iPhone’a Geri Döndü

    iPhone Duo ile birlikte Touch ID yeniden iPhone ailesine dönüyor.

    Telefonun güç düğmesine parmak izi okuyucu yerleştirilmiş.

    Bu nedenle cihazda Face ID kullanılmıyor.

    Touch ID, iPhone SE 3'ten sonra yeniden bir iPhone modelinde kullanılmış oluyor.

    İç Kamera Ekranın Altında

    İç ekrandaki FaceTime kamerası panelin altına yerleştirilmiş.

    Kameranın kesin çözünürlüğü açıklanmamış olsa da 1080p görüntülü görüşmeyi destekliyor.

    4K görüntü desteği bulunmuyor.

    Daha yüksek kaliteli özçekimler için dış ekrandaki 12 MP kamera kullanılabiliyor.

    Ayrıca ana kamerayı kullanırken dış ekranın görüntüleme amacıyla kullanılabildiği Duo Önizleme özelliği bulunuyor.

    Ekranlar Arasında Geçiş Akıcı

    Telefon açılıp kapatıldığında dış ve iç ekran arasında doğrudan geçiş yapılıyor.

    İlk kullanım sırasında paneller arasında geçiş yapılırken siyah ekran veya belirgin yükleme süresi görülmediği belirtiliyor.

    Apple geçiş sırasında özel bir hareketli geçiş kullanıyor.

    Bu sayede dış ekrandaki içerik iç ekrana geçerken kullanımın kesilmemesi hedefleniyor.

    A20 Pro İşlemci Kullanılıyor

    iPhone Duo'nun temel donanımı iPhone 18 Pro ile benzer özellikler taşıyor.

    Cihazda A20 Pro işlemci kullanılıyor.

    Bağlantı tarafında Apple'ın C2 modemi bulunuyor.

    Depolama seçenekleri ise 256 GB'tan başlayarak 2 TB'a kadar çıkıyor.

    Depolama Seçenekleri

    iPhone Duo farklı depolama kapasitesi seçenekleriyle sunuluyor.

    En yüksek seçenek 2 TB depolama alanına sahip.

    2 TB'lık modelin fiyatı 3.799 avroya kadar çıkıyor.

    Başlangıç modeli ise 256 GB depolama alanıyla geliyor.

    iPhone Duo Fiyatı ve Çıkış Tarihi

    iPhone Duo'nun başlangıç fiyatı 2.299 avro olarak açıklanmış.

    Cihazın 16 Ekim itibarıyla siparişe açılması ve 23 Ekim tarihinde satışa sunulması planlanıyor.

    İlk İzlenimler

    Kaynakta iPhone Duo için paylaşılan ilk izlenimler genel olarak olumlu.

    Apple'ın ilk katlanabilir telefonunda özellikle menteşe sistemi, ekranın katlanma izini azaltan yapısı ve donanımla yazılım arasındaki uyum öne çıkarılıyor.

    Apple'ın katlanabilir telefon pazarına diğer üreticilerden yıllar sonra girmesi, şirketin ekran, pil ve kamera gibi bileşenlerde gelişmiş teknolojilerden yararlanmasına da imkan sağlamış durumda.

    iPhone Duo, Apple açısından tamamen yeni bir ürün sınıfının ilk neslini temsil ediyor.
    Apple, iPhone Duo ile ilk katlanabilir akıllı telefonunu tanıttı. Şirket bu alana rakiplerinden yıllar sonra girse de ilk nesil ürününde donanım ve yazılımı birlikte geliştirmenin avantajlarından yararlanıyor. iPhone Duo, klasik katlanabilir telefonlardan farklı ekran oranı, gelişmiş menteşe yapısı, ince titanyum kasası, katlanma izini azaltan ekran teknolojisi ve çift uygulama kullanımına yönelik özel yazılım düzenlemeleriyle öne çıkıyor. [h2]Apple Katlanabilir Telefon Pazarına Yedi Yıl Sonra Girdi[/h2] Katlanabilir akıllı telefonlar uzun süredir piyasada bulunuyor. Samsung'un ilk katlanabilir modellerinden yaklaşık yedi yıl sonra Apple da kendi katlanabilir telefonunu kullanıma sunmaya hazırlanıyor. Ancak Apple, mevcut katlanabilir telefonların tasarımını doğrudan benimsemek yerine farklı bir ekran oranı tercih etmiş. Telefon açıldığında tamamen kareye yakın bir ekran oluşturmak yerine daha uzun ve farklı kullanım biçimlerine uygun bir yapı sunuluyor. [h2]5,4 ve 7,6 İnçlik İki Ekran[/h2] iPhone Duo'nun dış ekranı 5,4 inç, iç ekranı ise 7,6 inç büyüklüğünde. Apple her iki kullanım biçiminde de yaklaşık 1,4:1 ekran oranını tercih etmiş. Bu yapı, klasik iPad ekran oranından farklı. Dış ekran 1398 × 2034 piksel çözünürlüğünde OLED panel kullanıyor. Telefon açıldığında daha geniş iç ekran üzerinden uygulamalar yan yana kullanılabiliyor. [h2]Menteşe Sistemi Dikkat Çekiyor[/h2] İlk kullanım izlenimlerinde en fazla öne çıkan bölümlerden biri menteşe sistemi. Telefon açılmaya başladığında ilk hareketin kolay olduğu, ardından menteşe içerisindeki yayların açılma hareketini desteklediği belirtiliyor. Cihaz tamamen açılmaya yaklaştığında direnç kademeli olarak artıyor ve iki bölüm yerine oturuyor. Telefon kapatılırken ise mıknatıslardan yararlanılıyor. Menteşe belirli açılarda sabitlenebildiği için cihaz tamamen açık veya tamamen kapalı olmak zorunda değil. [h2]Farklı Kullanım Açıları Destekleniyor[/h2] iPhone Duo farklı açılarda kullanılabiliyor. Telefon çadır biçiminde dik tutulabildiği gibi açık bir kitap şeklinde de konumlandırılabiliyor. Bu yapı sayesinde cihaz farklı amaçlarla kullanılabiliyor. Örneğin: [ol] [li]Bekleme modunda masa saati olarak kullanılabiliyor.[/li] [li]Klavyenin alt ekranda, içeriğin üst ekranda bulunduğu küçük bir dizüstü görünümü oluşturulabiliyor.[/li] [li]Video oynatılırken ekran bölünerek farklı kontroller gösterilebiliyor.[/li] [li]Düşük açılarda klavye ekranın sağ ve sol tarafına ayrılabiliyor.[/li] [/ol] Klavyenin yatay ve dikey kullanımda tam genişlikte gösterilmesi de mümkün. [h2]Titanyum Kasa ve IP68 Koruması[/h2] iPhone Duo'nun kasası titanyumdan üretiliyor. Apple, kullanılan titanyumun yüzde 85 oranında geri dönüştürülmüş malzemeden oluştuğunu belirtiyor. Telefon ayrıca IP68 sertifikasına sahip. Bu sayede cihaz toz ve suya karşı koruma sunuyor. iPhone Duo iki farklı renk seçeneğiyle sunuluyor: [ol] [li]Yıldızlı Beyaz[/li] [li]Gece Gökyüzü[/li] [/ol] [h2]254 Gram Ağırlığında[/h2] Telefonun ağırlığı 254 gram. Bu değer katlanabilir bir telefon için düşük sayılmasa da ilk kullanım sırasında cihazın aşırı ağır hissettirmediği belirtiliyor. Karşılaştırma amacıyla iPhone 18 Pro Max'in 249 gram, iPhone Air'in ise 165 gram ağırlığında olduğu ifade ediliyor. [h2]Apple’ın En İnce iPhone’u[/h2] Apple, iPhone Duo'yu bugüne kadar geliştirdiği en ince iPhone olarak tanımlıyor. Telefon açık durumdayken gövde kalınlığı 5,2 mm. Karşılaştırma için iPhone Air'in kalınlığı 5,64 mm. Apple'ın iPhone Air geliştirme sürecinde elde ettiği bazı deneyimlerin iPhone Duo'ya aktarıldığı belirtiliyor. [h2]Son Derece İnce USB-C Bağlantısı[/h2] iPhone Air'den aktarılan çözümlerden biri de oldukça ince USB-C bağlantı noktası. Bu bölüm üç boyutlu üretim yöntemi kullanılarak hazırlanmış ve telefonun ince gövdesine uyacak şekilde tasarlanmış. Apple aynı zamanda yıllardır MacBook modellerinde kullandığı menteşe deneyiminden de iPhone Duo'nun geliştirilmesi sırasında yararlanmış. [h2]Katlanma İzi Büyük Ölçüde Gizlenmiş[/h2] Katlanabilir telefonların en belirgin sorunlarından biri ekranın orta bölümünde oluşan katlanma izi. Apple bu izi azaltmak için farklı bir ekran yapısı kullanıyor. İç ekranda nano dokulu bir üst katman bulunuyor. Apple'a göre bu katman, sektörde kullanılan standart malzemelere kıyasla yüzde 40 daha fazla sertlik sağlıyor. Katlanabilir ekranın üst ve alt bölümlerinde yüksek dayanımlı cam katmanları bulunuyor. Özel yapıştırıcılar ise ekran katmanlarının bükülme sırasında birbirlerinin üzerinde hareket etmesine yardımcı oluyor. Tüm yapı titanyum bir plaka ile destekleniyor. [h2]Mat Ekran Yansımaları da Azaltıyor[/h2] Nano dokulu ekran yüzeyi yalnızca katlanma izini gizlemek için kullanılmıyor. Mat yüzey aynı zamanda parmak izi, leke ve çeşitli izlerin görünürlüğünü azaltıyor. Katlanma çizgisi içerik ve görüş açısına bağlı olarak bazı durumlarda neredeyse görünmez hale gelebiliyor. Ancak belirli açılarda tamamen ortadan kalkmıyor. Mat yüzey sayesinde çevreden gelen yansımaların da bazı parlak ekranlı katlanabilir telefonlara kıyasla daha az sorun oluşturduğu belirtiliyor. [h2]Donanım ve Yazılım Birlikte Geliştirilmiş[/h2] iPhone Duo'nun önemli farklılıklarından biri donanım ve yazılımın Apple tarafından birlikte geliştirilmesi. Cihazda iOS temel alınırken bazı iPadOS özelliklerinden de yararlanılıyor. Böylece katlanabilir ekran için özel hazırlanmış bir kullanım biçimi ortaya çıkıyor. [h2]İki Uygulama Aynı Anda Kullanılabiliyor[/h2] iPhone Duo, Apple'ın iki uygulamayı aynı anda yan yana veya üst üste çalıştırabilen ilk iPhone modeli. Açık uygulamalar ekranın sol veya sağ tarafına sabitlenebiliyor. Ardından ekranın diğer bölümünde ikinci bir uygulama açılabiliyor. İki uygulama birbirine bağlanarak uygulama geçiş ekranında tek bir grup halinde saklanabiliyor. Ancak Apple, kullanıcıların iki uygulamanın kapladığı alanların büyüklüğünü serbestçe değiştirmesine izin vermiyor. [h2]Uygulama Çubuğunun Konumu Değişiyor[/h2] Dış ekran kullanılırken uygulama çubuğu ekranın sağ tarafında bulunuyor. Telefon açıldığında ise çubuk ekranın alt bölümündeki alışılmış konumuna geçiyor. iPad'den farklı olarak burada en fazla dört uygulama gösteriliyor. Apple bu sınırı, dış ve iç ekran arasında daha tutarlı bir görünüm sağlamak amacıyla kullanıyor. [h2]Touch ID iPhone’a Geri Döndü[/h2] iPhone Duo ile birlikte Touch ID yeniden iPhone ailesine dönüyor. Telefonun güç düğmesine parmak izi okuyucu yerleştirilmiş. Bu nedenle cihazda Face ID kullanılmıyor. Touch ID, iPhone SE 3'ten sonra yeniden bir iPhone modelinde kullanılmış oluyor. [h2]İç Kamera Ekranın Altında[/h2] İç ekrandaki FaceTime kamerası panelin altına yerleştirilmiş. Kameranın kesin çözünürlüğü açıklanmamış olsa da 1080p görüntülü görüşmeyi destekliyor. 4K görüntü desteği bulunmuyor. Daha yüksek kaliteli özçekimler için dış ekrandaki 12 MP kamera kullanılabiliyor. Ayrıca ana kamerayı kullanırken dış ekranın görüntüleme amacıyla kullanılabildiği Duo Önizleme özelliği bulunuyor. [h2]Ekranlar Arasında Geçiş Akıcı[/h2] Telefon açılıp kapatıldığında dış ve iç ekran arasında doğrudan geçiş yapılıyor. İlk kullanım sırasında paneller arasında geçiş yapılırken siyah ekran veya belirgin yükleme süresi görülmediği belirtiliyor. Apple geçiş sırasında özel bir hareketli geçiş kullanıyor. Bu sayede dış ekrandaki içerik iç ekrana geçerken kullanımın kesilmemesi hedefleniyor. [h2]A20 Pro İşlemci Kullanılıyor[/h2] iPhone Duo'nun temel donanımı iPhone 18 Pro ile benzer özellikler taşıyor. Cihazda A20 Pro işlemci kullanılıyor. Bağlantı tarafında Apple'ın C2 modemi bulunuyor. Depolama seçenekleri ise 256 GB'tan başlayarak 2 TB'a kadar çıkıyor. [h2]Depolama Seçenekleri[/h2] iPhone Duo farklı depolama kapasitesi seçenekleriyle sunuluyor. En yüksek seçenek 2 TB depolama alanına sahip. 2 TB'lık modelin fiyatı 3.799 avroya kadar çıkıyor. Başlangıç modeli ise 256 GB depolama alanıyla geliyor. [h2]iPhone Duo Fiyatı ve Çıkış Tarihi[/h2] iPhone Duo'nun başlangıç fiyatı 2.299 avro olarak açıklanmış. Cihazın 16 Ekim itibarıyla siparişe açılması ve 23 Ekim tarihinde satışa sunulması planlanıyor. [h2]İlk İzlenimler[/h2] Kaynakta iPhone Duo için paylaşılan ilk izlenimler genel olarak olumlu. Apple'ın ilk katlanabilir telefonunda özellikle menteşe sistemi, ekranın katlanma izini azaltan yapısı ve donanımla yazılım arasındaki uyum öne çıkarılıyor. Apple'ın katlanabilir telefon pazarına diğer üreticilerden yıllar sonra girmesi, şirketin ekran, pil ve kamera gibi bileşenlerde gelişmiş teknolojilerden yararlanmasına da imkan sağlamış durumda. iPhone Duo, Apple açısından tamamen yeni bir ürün sınıfının ilk neslini temsil ediyor.
    Beğen
    6
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 2B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Steam Frame incelemesi Valve VR gözlüğü ne kadar iyi?
    Mayıs ayında yeni Steam Controller'ı ve Haziran/Temmuz aylarında Steam Machine'i (inceleme) takip eden Valve, bu yılki üçüncü ve son donanım sürümünü piyasaya sürüyor: yeni VR sistemi Steam Frame. Bu inceleme, izleme, görüntü kalitesi ve bağımsız kullanım ile yayın akışı açısından performansını ele alıyor.

    Steam Frame, Valve'ın tamamen kendi bünyesinde geliştirdiği ilk VR sistemi olan 2019 tarihli Valve Index'i (inceleme) takip ediyor . Ancak aslında Steam operatörünün üçüncü VR başlığı: 2016 tarihli HTC Vive (inceleme), HTC ile yakın işbirliği içinde oluşturulmuş ve SteamVR'ı tanıtmıştı.

    Steam Frame ve Valve Index: Önceki modeline göre iyileştirmeler karşılaştırması
    Steam Frame, Quest 3 ve PSVR 2: Valve'ın yeni PC VR kulaklıklarının karşılaştırması
    Peki, 2019'daki Valf Endeksi'ne kıyasla neler değişti? Aşağıdaki tablo kapsamlı bir genel bakış sunmaktadır; özellikle şunlar dikkat çekicidir.
    1. Dıştan izleme yerine içten dışa izleme (6DOF)
    2. Bağımsız Mod (Steam Frame Üzerinde Görüntüleme)
    3. Steam Link ile kablo yerine kablosuz olarak yayın yapın.
    4. Güç kaynağı kablo yerine lityum iyon pil ile sağlanır.
    5. Kilo kaybında belirgin azalma
    6. Göz takibi (odaklanmış görüntüleme ve yayın için) ve el takibi

    İki mod: akışlı ve bağımsız

    Valve Index (inceleme) Steam Link üzerinden içerik oynatmak için kablolu bir PC bağlantısı gerektiriyordu. Steam Frame artık Steam Link üzerinden kablosuz akışı (ve sadece kablosuz olarak) destekliyor ve oyunları kendi başına da işleyebiliyor.

    Valve, Steam Frame öncelikle oyun bilgisayarından veya dizüstü bilgisayardan yayın yapmaya odaklı olarak görüyor. Bağımsız çalışma özelliği de destekleniyor.
    Steam Frame, Steam kütüphanenizin tamamını yönetebilen, öncelikle yayın akışına odaklı, kablosuz bir VR gözlüğü ve kumanda setidir. Sürükleyici VR deneyimine adım atın veya arkanıza yaslanıp VR olmayan oyun kataloğunuzun keyfini çıkarın. Ayrıca bağımsız oyun oynamayı da destekler.
    Oyun yerel olarak işleniyor veya Steam Frame'e aktarılıyor olsun, SteamOS kullanıcı arayüzü varsayılan olarak kulaklıkta her zaman 90 Hz'de işlenir. Oyunun kendisinde ise yenileme hızı moda bağlıdır.

    1. Bağımsız (Steam Frame üzerinde görüntüleme)

    Steam Frame, Valve'ın x86 yerine Arm mimarisine sahip ilk SteamOS platformudur. Steam Deck ve Steam Machine (1. ve mevcut nesiller) x86 işlemciler kullanırken, Steam Frame Arm tabanlı Qualcomm Snapdragon 8 Gen 3 işlemci kullanmaktadır.

    Kullanılan işletim sistemi yine SteamOS, ancak bu sefer Arm için 64 bitlik bir sürüm. Valve ayrıca Steam'i ve Windows'tan Linux'a çeviri yapan Proton'u da buna göre uyarlamak zorunda kaldı (Proton for Arm64).

    Linux için Arm64 oyunları: Lighthouse Half-Life: Alyx

    Çevirinin olmadığı bir dünyada, Steam Frame'in çalışması için Arm64 üzerinde Linux için yazılıma ihtiyaç duyulmaktadır ve bu yazılım mevcuttur.

    Half-Life: Alyx'in Arm64 sürümü (inceleme) ( Linux için Vulkan sürümüne dayanmaktadır) lansmanda sunulan en öne çıkan örnektir, ancak bu "bağımsız sürüm" birkaç gün daha Steam Mağazasında satışta olacaktır. Bir diğer amiral gemisi oyun ise Alyx modu olarak ortaya çıkan ve halihazırda Erken Erişim'de bulunan Gunman Contracts'tır.

    Ancak, özellikle Steam Frame'in "Öncelik Yayın Akışına" verdiği göz önüne alındığında, kaç programcının bu yolu izleyeceği henüz belli değil.

    Odaklanmış akış, göz takibi kullanarak görüntüleme açısına göre görüntü kalitesini ayarlamak yerine, akış için kodlanan videonun bit hızını esas alır: yalnızca odaklanılan alan yüksek bir bit hızında kodlanırken, diğer alanlar daha düşük bir hızda kodlanır. Bu, iletilmesi gereken veri miktarını azaltır ve kablosuz akışı daha fazla durumda güvenilir hale getirmelidir.

    Testte, Half-Life: Alyx'in Windows PC sürümünün akışında bu teknolojinin etkisi, bağımsız moddaki foveal akışın etkisine kıyasla gözle algılanabilir değildi ancak görüntü her zaman pürüzsüzdü ve bağımsız sürüme göre önemli ölçüde daha yüksek kalitedeydi.

    Foveated Streaming, oyun entegrasyonu gerektirmez çünkü SteamVR kodlamayı kendisi halleder. Bu teknoloji, Windows PC'den yayın yaparken herhangi bir oyunla kullanılabilir.

    Şu anda yalnızca Windows bilgisayarlar için mevcuttur.

    Windows PC'den yayın yapma konusuna dikkat etmekte fayda var. Lansman sırasında, içerik yalnızca Windows PC'deki Steam İstemcisi üzerinden Steam Frame'e yayınlanabiliyor. SteamOS dahil olmak üzere alternatif işletim sistemlerine sahip sistemler henüz destek sunmuyor. Benzer şekilde, şu anda Steam Machine'den Steam Frame'e sinyal iletmek mümkün değil.

    Klavyeler, fareler veya üçüncü parti oyun kumandaları gibi diğer çevre birimleri de Bluetooth üzerinden bağlanabilir. Ancak bu ürünler için VR izleme özelliği planlanmamıştır.

    Kulaklıklar ve mikrofonlu kulaklıklar

    Steam Frame'de entegre stereo hoparlörlere ve 2 mikro diziye alternatif olarak, kulaklık veya mikrofonlu kulaklıklar da Bluetooth üzerinden eşleştirilebilir.

    Ekran ünitesinden kulaklara doğru yönlendirilmiş stereo hoparlörler oldukça ikna edici, ancak oyun oynarken başkalarını rahatsız etmek istemiyorsanız, Bluetooth kulaklık kullanmak en mantıklı seçenek.
    Mayıs ayında yeni Steam Controller'ı ve Haziran/Temmuz aylarında Steam Machine'i (inceleme) takip eden Valve, bu yılki üçüncü ve son donanım sürümünü piyasaya sürüyor: yeni VR sistemi Steam Frame. Bu inceleme, izleme, görüntü kalitesi ve bağımsız kullanım ile yayın akışı açısından performansını ele alıyor. Steam Frame, Valve'ın tamamen kendi bünyesinde geliştirdiği ilk VR sistemi olan 2019 tarihli Valve Index'i (inceleme) takip ediyor . Ancak aslında Steam operatörünün üçüncü VR başlığı: 2016 tarihli HTC Vive (inceleme), HTC ile yakın işbirliği içinde oluşturulmuş ve SteamVR'ı tanıtmıştı. Steam Frame ve Valve Index: Önceki modeline göre iyileştirmeler karşılaştırması Steam Frame, Quest 3 ve PSVR 2: Valve'ın yeni PC VR kulaklıklarının karşılaştırması Peki, 2019'daki Valf Endeksi'ne kıyasla neler değişti? Aşağıdaki tablo kapsamlı bir genel bakış sunmaktadır; özellikle şunlar dikkat çekicidir. [ol] [li]Dıştan izleme yerine içten dışa izleme (6DOF)[/li] [li]Bağımsız Mod (Steam Frame Üzerinde Görüntüleme)[/li] [li]Steam Link ile kablo yerine kablosuz olarak yayın yapın.[/li] [li]Güç kaynağı kablo yerine lityum iyon pil ile sağlanır.[/li] [li]Kilo kaybında belirgin azalma[/li] [li]Göz takibi (odaklanmış görüntüleme ve yayın için) ve el takibi[/li] [/ol] [h2]İki mod: akışlı ve bağımsız [/h2]Valve Index (inceleme) Steam Link üzerinden içerik oynatmak için kablolu bir PC bağlantısı gerektiriyordu. Steam Frame artık Steam Link üzerinden kablosuz akışı (ve sadece kablosuz olarak) destekliyor ve oyunları kendi başına da işleyebiliyor. Valve, Steam Frame öncelikle oyun bilgisayarından veya dizüstü bilgisayardan yayın yapmaya odaklı olarak görüyor. Bağımsız çalışma özelliği de destekleniyor. [quote]Steam Frame, Steam kütüphanenizin tamamını yönetebilen, öncelikle yayın akışına odaklı, kablosuz bir VR gözlüğü ve kumanda setidir. Sürükleyici VR deneyimine adım atın veya arkanıza yaslanıp VR olmayan oyun kataloğunuzun keyfini çıkarın. Ayrıca bağımsız oyun oynamayı da destekler.[/quote] Oyun yerel olarak işleniyor veya Steam Frame'e aktarılıyor olsun, SteamOS kullanıcı arayüzü varsayılan olarak kulaklıkta her zaman 90 Hz'de işlenir. Oyunun kendisinde ise yenileme hızı moda bağlıdır. [h3]1. Bağımsız (Steam Frame üzerinde görüntüleme) [/h3]Steam Frame, Valve'ın x86 yerine Arm mimarisine sahip ilk SteamOS platformudur. Steam Deck ve Steam Machine (1. ve mevcut nesiller) x86 işlemciler kullanırken, Steam Frame Arm tabanlı Qualcomm Snapdragon 8 Gen 3 işlemci kullanmaktadır. Kullanılan işletim sistemi yine SteamOS, ancak bu sefer Arm için 64 bitlik bir sürüm. Valve ayrıca Steam'i ve Windows'tan Linux'a çeviri yapan Proton'u da buna göre uyarlamak zorunda kaldı (Proton for Arm64). [h3]Linux için Arm64 oyunları: Lighthouse Half-Life: Alyx [/h3]Çevirinin olmadığı bir dünyada, Steam Frame'in çalışması için Arm64 üzerinde Linux için yazılıma ihtiyaç duyulmaktadır ve bu yazılım mevcuttur. Half-Life: Alyx'in Arm64 sürümü (inceleme) ( Linux için Vulkan sürümüne dayanmaktadır) lansmanda sunulan en öne çıkan örnektir, ancak bu "bağımsız sürüm" birkaç gün daha Steam Mağazasında satışta olacaktır. Bir diğer amiral gemisi oyun ise Alyx modu olarak ortaya çıkan ve halihazırda Erken Erişim'de bulunan Gunman Contracts'tır. Ancak, özellikle Steam Frame'in "Öncelik Yayın Akışına" verdiği göz önüne alındığında, kaç programcının bu yolu izleyeceği henüz belli değil. Odaklanmış akış, göz takibi kullanarak görüntüleme açısına göre görüntü kalitesini ayarlamak yerine, akış için kodlanan videonun bit hızını esas alır: yalnızca odaklanılan alan yüksek bir bit hızında kodlanırken, diğer alanlar daha düşük bir hızda kodlanır. Bu, iletilmesi gereken veri miktarını azaltır ve kablosuz akışı daha fazla durumda güvenilir hale getirmelidir. Testte, Half-Life: Alyx'in Windows PC sürümünün akışında bu teknolojinin etkisi, bağımsız moddaki foveal akışın etkisine kıyasla gözle algılanabilir değildi ancak görüntü her zaman pürüzsüzdü ve bağımsız sürüme göre önemli ölçüde daha yüksek kalitedeydi. Foveated Streaming, oyun entegrasyonu gerektirmez çünkü SteamVR kodlamayı kendisi halleder. Bu teknoloji, Windows PC'den yayın yaparken herhangi bir oyunla kullanılabilir. [h3]Şu anda yalnızca Windows bilgisayarlar için mevcuttur.[/h3] Windows PC'den yayın yapma konusuna dikkat etmekte fayda var. Lansman sırasında, içerik yalnızca Windows PC'deki Steam İstemcisi üzerinden Steam Frame'e yayınlanabiliyor. SteamOS dahil olmak üzere alternatif işletim sistemlerine sahip sistemler henüz destek sunmuyor. Benzer şekilde, şu anda Steam Machine'den Steam Frame'e sinyal iletmek mümkün değil. Klavyeler, fareler veya üçüncü parti oyun kumandaları gibi diğer çevre birimleri de Bluetooth üzerinden bağlanabilir. Ancak bu ürünler için VR izleme özelliği planlanmamıştır. [h3]Kulaklıklar ve mikrofonlu kulaklıklar [/h3]Steam Frame'de entegre stereo hoparlörlere ve 2 mikro diziye alternatif olarak, kulaklık veya mikrofonlu kulaklıklar da Bluetooth üzerinden eşleştirilebilir. Ekran ünitesinden kulaklara doğru yönlendirilmiş stereo hoparlörler oldukça ikna edici, ancak oyun oynarken başkalarını rahatsız etmek istemiyorsanız, Bluetooth kulaklık kullanmak en mantıklı seçenek.
    Beğen
    9
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 2B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Apple Watch Series 12 daha geniş ekrana sahip
    Apple Watch Series 12, özellikle kalp atış hızı izleme için yeni sağlık sensörü olmak üzere bir dizi olumlu gelişme sunuyor. Ancak, Series 10 ile yaşanan son gerilemenin ardından, saat ekran çerçeveleri açısından bir adım daha geriye gidiyor Series 12'de çerçeveler daha da geniş.

    Apple, "42 mm" ve "46 mm" olarak ilan edilen iki boyuta bakıldığında, Apple Watch Series 12'nin kasasında görünüşte hiçbir değişiklik yapmamış ve daha önce sunulan saat kayışları yeni akıllı saatle tamamen uyumlu kalmış gibi görünüyor. Ancak, teknik özelliklere bakıldığında bir şeylerin değiştiği ortaya çıkıyor.

    Kasa artık bir milimetre daha geniş.

    Seri 11'in (alüminyum) 42 mm'lik modeli 42 × 36 × 9,7 mm ölçülerindeyken, Seri 12'nin ölçüleri artık 42 × 37 × 9,7 mm'dir. Daha büyük olan 46 mm'lik model (alüminyum) ise 46 × 39 × 9,7 mm'den 46 × 40 × 9,7 mm'ye yükselmiştir. Her iki durumda da akıllı saat, genişlik olarak bir milimetre kazanmıştır.

    Ekran alanı değişmeden kalır.

    Apple, OLED ekranlarının çözünürlüğünü veya ekran boyutunu değiştirmedi . Hala 970 mm² (42 mm) ekran alanıyla 446 × 374 piksel ve 1.196 mm² (46 mm) ekran alanıyla 496 × 416 piksel çözünürlük sunuyorlar. Bu özellikler, üç neslin karşılaştırmasında da görüldüğü gibi, eski Series 10 için de geçerli.

    Ancak ekran çerçevesi kalınlaştı.

    Series 12'nin kasası büyüdü, ancak ekran aynı kaldı. Bu durum, her iki modelin doğrudan karşılaştırılmasıyla da görülebileceği gibi, daha da geniş ekran çerçevelerine yol açıyor.

    Buna karşılık, Seri 12'de kasanın ön tarafına doğru daha az belirgin bir kavis bulunur; bu da camın ve ekran için kullanılan siyah çerçevenin daha erken başladığı ve böylece geniş ekran çerçevesinin etkisini vurguladığı anlamına gelir. Seri 11'de alüminyum ekran tarafına doğru daha da uzanırken, Seri 12'de bu alanda yalnızca çok dar bir şerit görünür.

    Series 9, en ince ekran çerçevesine sahipti.

    Apple'ın akıllı saatlerinin bu yönünü kötüleştirmesi ilk kez olmuyor. Apple, Series 7 ile (yaklaşık olarak) sınıfının en iyisi olan 1,7 mm'lik çerçeveyi tanıttı ve bu çerçeveyi, daha önceki 41 mm ve 45 mm boyutlarında sunulan Series 9'a kadar korudu. Ancak Series 10 ve iki yeni boyutuyla birlikte çerçeve yaklaşık 2,3 mm'ye genişledi. Şimdi ise yeni tanıtılan Series 12 ile siyah çerçeve tekrar biraz daha genişledi. Aşağıdaki görselde Series 12, Series 11 ve Series 9 yan yana karşılaştırma için gösterilmiştir.
    Apple Watch Series 12, özellikle kalp atış hızı izleme için yeni sağlık sensörü olmak üzere bir dizi olumlu gelişme sunuyor. Ancak, Series 10 ile yaşanan son gerilemenin ardından, saat ekran çerçeveleri açısından bir adım daha geriye gidiyor Series 12'de çerçeveler daha da geniş. Apple, "42 mm" ve "46 mm" olarak ilan edilen iki boyuta bakıldığında, Apple Watch Series 12'nin kasasında görünüşte hiçbir değişiklik yapmamış ve daha önce sunulan saat kayışları yeni akıllı saatle tamamen uyumlu kalmış gibi görünüyor. Ancak, teknik özelliklere bakıldığında bir şeylerin değiştiği ortaya çıkıyor. [h2]Kasa artık bir milimetre daha geniş.[/h2] Seri 11'in (alüminyum) 42 mm'lik modeli 42 × 36 × 9,7 mm ölçülerindeyken, Seri 12'nin ölçüleri artık 42 × 37 × 9,7 mm'dir. Daha büyük olan 46 mm'lik model (alüminyum) ise 46 × 39 × 9,7 mm'den 46 × 40 × 9,7 mm'ye yükselmiştir. Her iki durumda da akıllı saat, genişlik olarak bir milimetre kazanmıştır. [h3]Ekran alanı değişmeden kalır. [/h3]Apple, OLED ekranlarının çözünürlüğünü veya ekran boyutunu değiştirmedi . Hala 970 mm² (42 mm) ekran alanıyla 446 × 374 piksel ve 1.196 mm² (46 mm) ekran alanıyla 496 × 416 piksel çözünürlük sunuyorlar. Bu özellikler, üç neslin karşılaştırmasında da görüldüğü gibi, eski Series 10 için de geçerli. [h3]Ancak ekran çerçevesi kalınlaştı. [/h3]Series 12'nin kasası büyüdü, ancak ekran aynı kaldı. Bu durum, her iki modelin doğrudan karşılaştırılmasıyla da görülebileceği gibi, daha da geniş ekran çerçevelerine yol açıyor. Buna karşılık, Seri 12'de kasanın ön tarafına doğru daha az belirgin bir kavis bulunur; bu da camın ve ekran için kullanılan siyah çerçevenin daha erken başladığı ve böylece geniş ekran çerçevesinin etkisini vurguladığı anlamına gelir. Seri 11'de alüminyum ekran tarafına doğru daha da uzanırken, Seri 12'de bu alanda yalnızca çok dar bir şerit görünür. [h3]Series 9, en ince ekran çerçevesine sahipti.[/h3] Apple'ın akıllı saatlerinin bu yönünü kötüleştirmesi ilk kez olmuyor. Apple, Series 7 ile (yaklaşık olarak) sınıfının en iyisi olan 1,7 mm'lik çerçeveyi tanıttı ve bu çerçeveyi, daha önceki 41 mm ve 45 mm boyutlarında sunulan Series 9'a kadar korudu. Ancak Series 10 ve iki yeni boyutuyla birlikte çerçeve yaklaşık 2,3 mm'ye genişledi. Şimdi ise yeni tanıtılan Series 12 ile siyah çerçeve tekrar biraz daha genişledi. Aşağıdaki görselde Series 12, Series 11 ve Series 9 yan yana karşılaştırma için gösterilmiştir.
    Beğen
    5
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 952 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • AV-TEST Enstitüsü 2026'nın En İyi ve En Kötü Antivirüs Programlarını Açıkladı.
    AV-TEST Enstitüsü 2026'nın En İyi ve En Kötü Antivirüs Programlarını Açıkladı. Defender En Üst Sıradaki Yerini Kaybetti.

    Bağımsız kuruluş AV-TEST, en iyi antivirüs programları sıralamasını güncelledi.

    Uzmanlar, özel antivirüs yazılımları üzerinde bir dizi test daha gerçekleştirerek koruma etkinliği, hız ve kullanım kolaylığını değerlendirdi. Bu parametrelerin her birine 6 puana kadar puan verilebiliyor ve toplamda 18 puanlık maksimum bir skor elde ediliyor.

    Bu sefer sekiz program maksimum puanı aldı. Bunlar arasında Avast Free Antivirus ve AVG Antivirus Free gibi ücretsiz çözümlerin yanı sıra ücretli programlar da yer aldı. Ücretli programlar arasında Bitdefender Total Security, ESET Security Ultimate, F-Secure Total, Kaspersky Premium, McAfee Total Protection ve Norton 360 bulunuyordu.

    Ancak Windows'un yerleşik antivirüs programı Defender, en yüksek puanını kaybetti. Bu sefer 18 üzerinden sadece 17,5 puan aldı. Bunun nedeni, diğer programların kurulumu sırasında artan sistem yüküydü.

    Defender, program kurulumunu %60 oranında yavaşlatırken, alternatifleri kurulum hızını yalnızca %30 oranında azaltıyor. Bu nedenle Microsoft, nihai puanından yarım puan kesti. Testlerde en büyük performansı göstermeyen ise sadece 16 puan alan EnigmaSoft Spyhunter oldu.
    AV-TEST Enstitüsü 2026'nın En İyi ve En Kötü Antivirüs Programlarını Açıkladı. Defender En Üst Sıradaki Yerini Kaybetti. Bağımsız kuruluş AV-TEST, en iyi antivirüs programları sıralamasını güncelledi. Uzmanlar, özel antivirüs yazılımları üzerinde bir dizi test daha gerçekleştirerek koruma etkinliği, hız ve kullanım kolaylığını değerlendirdi. Bu parametrelerin her birine 6 puana kadar puan verilebiliyor ve toplamda 18 puanlık maksimum bir skor elde ediliyor. Bu sefer sekiz program maksimum puanı aldı. Bunlar arasında Avast Free Antivirus ve AVG Antivirus Free gibi ücretsiz çözümlerin yanı sıra ücretli programlar da yer aldı. Ücretli programlar arasında Bitdefender Total Security, ESET Security Ultimate, F-Secure Total, Kaspersky Premium, McAfee Total Protection ve Norton 360 bulunuyordu. Ancak Windows'un yerleşik antivirüs programı Defender, en yüksek puanını kaybetti. Bu sefer 18 üzerinden sadece 17,5 puan aldı. Bunun nedeni, diğer programların kurulumu sırasında artan sistem yüküydü. Defender, program kurulumunu %60 oranında yavaşlatırken, alternatifleri kurulum hızını yalnızca %30 oranında azaltıyor. Bu nedenle Microsoft, nihai puanından yarım puan kesti. Testlerde en büyük performansı göstermeyen ise sadece 16 puan alan EnigmaSoft Spyhunter oldu.
    Beğen
    5
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 966 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Kan basıncı ve şeker ölçümü özelliklerine sahip HONOR Watch 6 Pro akıllı saat
    HONOR, amiral gemisi Watch 6 Pro saatini tanıtmaya hazırlanıyor. Cihaz, 28 Eylül'de Magic9 akıllı telefonlarıyla birlikte tanıtılacak.

    Tanıtım videosuna bakılırsa, saat en az iki kayış seçeneğiyle sunulacak: sportif sarı ve klasik kahverengi. Kasa seramik ve paslanmaz çelikten üretilecek. Ayrıca 5500 nit tepe parlaklığına sahip dairesel bir OLED ekran da belirtiliyor.

    HONOR Watch 6 Pro, genişletilmiş bir dizi Akıllı Göz Algılama sağlık izleme özelliğine sahip olacak. Söylentilere göre saat, kalp ritmi anormalliklerini kaydedebilecek, invaziv olmayan kan şekeri takibi yapabilecek ve kan basıncını izleyebilecek. Cihaz, profesyonel tıbbi cihazların doğruluğuna sahip olmasa da, yine de herhangi bir sorunu tespit edebilecek.

    HONOR Watch 6 Pro'nun fiyatı henüz açıklanmadı, ancak Çin'de ön siparişler çoktan başladı. Sizce Türkiye'de hangi tarihte satışa sunulur.
    HONOR, amiral gemisi Watch 6 Pro saatini tanıtmaya hazırlanıyor. Cihaz, 28 Eylül'de Magic9 akıllı telefonlarıyla birlikte tanıtılacak. Tanıtım videosuna bakılırsa, saat en az iki kayış seçeneğiyle sunulacak: sportif sarı ve klasik kahverengi. Kasa seramik ve paslanmaz çelikten üretilecek. Ayrıca 5500 nit tepe parlaklığına sahip dairesel bir OLED ekran da belirtiliyor. HONOR Watch 6 Pro, genişletilmiş bir dizi Akıllı Göz Algılama sağlık izleme özelliğine sahip olacak. Söylentilere göre saat, kalp ritmi anormalliklerini kaydedebilecek, invaziv olmayan kan şekeri takibi yapabilecek ve kan basıncını izleyebilecek. Cihaz, profesyonel tıbbi cihazların doğruluğuna sahip olmasa da, yine de herhangi bir sorunu tespit edebilecek. HONOR Watch 6 Pro'nun fiyatı henüz açıklanmadı, ancak Çin'de ön siparişler çoktan başladı. Sizce Türkiye'de hangi tarihte satışa sunulur.
    Beğen
    6
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 685 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
Daha Fazla Sonuç
Oyun Gündemi
Yükleniyor...
Forum Son Yazılan Konular
TechForumTR https://techforum.tr/sosyal