• Yapay Zekâ İnternetin Güvenliğini Değiştiriyor.
    Yapay zekâ, siber güvenlik alanında hem önemli bir savunma aracı hem de yeni risklerin kaynağı hâline geliyor. Ekim 2026'da ortaya çıkan kritik yazılım açıkları, yapay zekânın güvenlik sorunlarını tespit etme ve bu açıkların kötüye kullanılma hızını artırabileceğini gösterdi.

    Yapay Zekâ ile Tespit Edilen Güvenlik Açıkları Gündemde

    Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesi, yalnızca içerik üretimi ve günlük iş süreçlerini değil, internetin güvenliğini de etkiliyor.

    Ekim 2026'da gündeme gelen gelişmelerde, milyonlarca internet sitesinde kullanılan PHP programlama diliyle ilgili ciddi güvenlik açıklarının yapay zekâ destekli araştırmalarla tespit edildiği bildirildi. Söz konusu açıkların uzun süredir yazılım altyapısında bulunmuş olabileceği ve saldırganlar tarafından kötüye kullanılma riski taşıdığı belirtildi.

    Bu gelişme, yapay zekânın karmaşık yazılım sistemlerini analiz etme ve insanların gözden kaçırabileceği sorunları belirleme konusunda ne kadar önemli bir rol üstlenebileceğini ortaya koyuyor.

    Milyonlarca Saldırı Girişimi Bildirildi

    Siber güvenlik şirketi Cloudflare'ın aktarılan açıklamalarına göre, güvenlik açıklarının kamuoyuna duyurulmasının ardından bunlardan yararlanmaya yönelik girişimlerde hızlı bir artış yaşandı. Şirketin gözlemleri, saldırı girişimlerinin kısa süre içerisinde milyonlar seviyesine ulaştığına işaret etti.

    Bu sayı, milyonlarca internet sitesinin başarıyla ele geçirildiği anlamına gelmiyor. Burada söz konusu olan, güvenlik açıklarından yararlanmaya yönelik girişimlerdir.

    Yine de yaşananlar önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Yapay zekâ güvenlik açıklarını çok daha hızlı tespit edebiliyorsa, internet sitelerini koruyan sistemler de aynı hızla önlem alabilecek mi?

    Yapay Zekâ Hem Tehdit Hem Savunma Aracı

    Yapay zekâ, siber güvenlik alanında iki farklı şekilde kullanılabiliyor.

    Savunma tarafında güvenlik açıklarını araştırmak, kodları incelemek, şüpheli davranışları belirlemek ve yazılım ekiplerinin sorunları daha hızlı çözmesine yardımcı olmak için kullanılabiliyor.

    Saldırı tarafında ise kötü niyetli kişiler aynı teknolojilerden yararlanarak açıkları araştırabilir, saldırı girişimlerini otomatikleştirebilir ve savunma ekiplerinin iş yükünü artırabilir.

    Bu nedenle yapay zekânın gelişmesi, siber güvenlik uzmanları için hem yeni fırsatlar hem de yeni sorumluluklar oluşturuyor. Ekim ayında gündeme gelen olaylar da açıkların zamanında giderilmesi ve güvenlik bilgilerinin koordineli biçimde paylaşılması gerektiğini gösterdi.

    İnternet Sitesi Sahipleri Nelere Dikkat Etmeli?

    Yaşanan gelişmeler, özellikle internet sitesi yöneticileri ve yazılım geliştiriciler için önemli hatırlatmalar içeriyor.

    Yazılımları güncel tutun: PHP, içerik yönetim sistemleri, eklentiler ve sunucu bileşenleri için yayımlanan güvenlik güncellemelerini takip edin.

    Yedekleme yapın: Web sitenizin ve veritabanınızın düzenli, mümkünse ayrı bir ortamda saklanan yedeklerini oluşturun.

    Güvenlik duyurularını izleyin: Kullandığınız yazılım ve altyapı sağlayıcılarının resmî güvenlik bildirimlerini takip edin.

    Erişimleri sınırlandırın: Yönetici hesaplarında güçlü parolalar ve çok faktörlü kimlik doğrulama kullanın.

    Güvenlik kontrollerini ihmal etmeyin: Sunucu kayıtlarını inceleyin ve şüpheli etkinlikleri araştırın.

    Güvenlik açığından etkilenen bir yazılım kullanılıyorsa, genel güvenlik önlemlerinin yanı sıra ilgili açık için yayımlanan üretici talimatları da uygulanmalıdır.

    Yapay Zekâ Çağında Güvenlik Daha Önemli Hâle Geliyor

    İnternet dünyası giderek daha karmaşık bir yapıya dönüşürken yapay zekâ, bu altyapıyı analiz etmek ve korumak için yeni imkânlar sunuyor. Ancak aynı teknolojinin kötüye kullanılabilmesi, güvenlik süreçlerinin de sürekli geliştirilmesini gerektiriyor.

    Gelecekte yazılım geliştiriciler, sunucu yöneticileri ve siber güvenlik uzmanları için yalnızca yeni teknolojileri kullanmak değil, bunların oluşturduğu riskleri anlamak da kritik önem taşıyacak.

    Yapay zekâ interneti daha güvenli hâle getirmeye yardımcı olabilir. Bunun gerçekleşmesi ise güncel yazılımlar, doğru güvenlik politikaları ve insan denetimiyle mümkün olacak.

    Sonuç olarak, yapay zekâ çağında dijital güvenlik artık yalnızca büyük teknoloji şirketlerinin değil, internet sitesi sahibi olan herkesin gündeminde olması gereken bir konu.
    Yapay zekâ, siber güvenlik alanında hem önemli bir savunma aracı hem de yeni risklerin kaynağı hâline geliyor. Ekim 2026'da ortaya çıkan kritik yazılım açıkları, yapay zekânın güvenlik sorunlarını tespit etme ve bu açıkların kötüye kullanılma hızını artırabileceğini gösterdi. Yapay Zekâ ile Tespit Edilen Güvenlik Açıkları Gündemde Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesi, yalnızca içerik üretimi ve günlük iş süreçlerini değil, internetin güvenliğini de etkiliyor. Ekim 2026'da gündeme gelen gelişmelerde, milyonlarca internet sitesinde kullanılan PHP programlama diliyle ilgili ciddi güvenlik açıklarının yapay zekâ destekli araştırmalarla tespit edildiği bildirildi. Söz konusu açıkların uzun süredir yazılım altyapısında bulunmuş olabileceği ve saldırganlar tarafından kötüye kullanılma riski taşıdığı belirtildi. Bu gelişme, yapay zekânın karmaşık yazılım sistemlerini analiz etme ve insanların gözden kaçırabileceği sorunları belirleme konusunda ne kadar önemli bir rol üstlenebileceğini ortaya koyuyor. Milyonlarca Saldırı Girişimi Bildirildi Siber güvenlik şirketi Cloudflare'ın aktarılan açıklamalarına göre, güvenlik açıklarının kamuoyuna duyurulmasının ardından bunlardan yararlanmaya yönelik girişimlerde hızlı bir artış yaşandı. Şirketin gözlemleri, saldırı girişimlerinin kısa süre içerisinde milyonlar seviyesine ulaştığına işaret etti. Bu sayı, milyonlarca internet sitesinin başarıyla ele geçirildiği anlamına gelmiyor. Burada söz konusu olan, güvenlik açıklarından yararlanmaya yönelik girişimlerdir. Yine de yaşananlar önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Yapay zekâ güvenlik açıklarını çok daha hızlı tespit edebiliyorsa, internet sitelerini koruyan sistemler de aynı hızla önlem alabilecek mi? Yapay Zekâ Hem Tehdit Hem Savunma Aracı Yapay zekâ, siber güvenlik alanında iki farklı şekilde kullanılabiliyor. Savunma tarafında güvenlik açıklarını araştırmak, kodları incelemek, şüpheli davranışları belirlemek ve yazılım ekiplerinin sorunları daha hızlı çözmesine yardımcı olmak için kullanılabiliyor. Saldırı tarafında ise kötü niyetli kişiler aynı teknolojilerden yararlanarak açıkları araştırabilir, saldırı girişimlerini otomatikleştirebilir ve savunma ekiplerinin iş yükünü artırabilir. Bu nedenle yapay zekânın gelişmesi, siber güvenlik uzmanları için hem yeni fırsatlar hem de yeni sorumluluklar oluşturuyor. Ekim ayında gündeme gelen olaylar da açıkların zamanında giderilmesi ve güvenlik bilgilerinin koordineli biçimde paylaşılması gerektiğini gösterdi. İnternet Sitesi Sahipleri Nelere Dikkat Etmeli? Yaşanan gelişmeler, özellikle internet sitesi yöneticileri ve yazılım geliştiriciler için önemli hatırlatmalar içeriyor. Yazılımları güncel tutun: PHP, içerik yönetim sistemleri, eklentiler ve sunucu bileşenleri için yayımlanan güvenlik güncellemelerini takip edin. Yedekleme yapın: Web sitenizin ve veritabanınızın düzenli, mümkünse ayrı bir ortamda saklanan yedeklerini oluşturun. Güvenlik duyurularını izleyin: Kullandığınız yazılım ve altyapı sağlayıcılarının resmî güvenlik bildirimlerini takip edin. Erişimleri sınırlandırın: Yönetici hesaplarında güçlü parolalar ve çok faktörlü kimlik doğrulama kullanın. Güvenlik kontrollerini ihmal etmeyin: Sunucu kayıtlarını inceleyin ve şüpheli etkinlikleri araştırın. Güvenlik açığından etkilenen bir yazılım kullanılıyorsa, genel güvenlik önlemlerinin yanı sıra ilgili açık için yayımlanan üretici talimatları da uygulanmalıdır. Yapay Zekâ Çağında Güvenlik Daha Önemli Hâle Geliyor İnternet dünyası giderek daha karmaşık bir yapıya dönüşürken yapay zekâ, bu altyapıyı analiz etmek ve korumak için yeni imkânlar sunuyor. Ancak aynı teknolojinin kötüye kullanılabilmesi, güvenlik süreçlerinin de sürekli geliştirilmesini gerektiriyor. Gelecekte yazılım geliştiriciler, sunucu yöneticileri ve siber güvenlik uzmanları için yalnızca yeni teknolojileri kullanmak değil, bunların oluşturduğu riskleri anlamak da kritik önem taşıyacak. Yapay zekâ interneti daha güvenli hâle getirmeye yardımcı olabilir. Bunun gerçekleşmesi ise güncel yazılımlar, doğru güvenlik politikaları ve insan denetimiyle mümkün olacak. Sonuç olarak, yapay zekâ çağında dijital güvenlik artık yalnızca büyük teknoloji şirketlerinin değil, internet sitesi sahibi olan herkesin gündeminde olması gereken bir konu.
    Beğen
    3
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 354 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Honor Win RT'yi Google Pixel 10a ile karşılaştırdı
    Honor Win RT'yi Google Pixel 10a ile karşılaştırdı. Honor neredeyse her açıdan daha iyi, ancak küçük bir ayrıntı var.

    HONOR Win RT ve Google Pixel 10a tamamen farklı cihazlar. İlki yüksek performans, oyun yetenekleri ve büyük bir bataryaya odaklanırken, ikincisi mobil fotoğrafçılık, Android'in rahatlığı ve uzun vadeli yazılım desteğine önem veriyor. Yine de fiyatları benzer. Bu nedenle Gizmochina bu karşılaştırmayı yaptı.

    HONOR Win RT, Snapdragon 8 Elite işlemci ve dahili soğutma fanı ile donatılmıştır. 185Hz yenileme hızına ve 6000 nit tepe parlaklığına sahip 6,83 inç AMOLED ekrana sahiptir. 16 GB'a kadar RAM ve 1 TB'a kadar depolama alanı sunar. 10.000 mAh bataryası bulunur. 100W kablolu şarjı ve 27W ters şarjı destekler. Kablosuz şarj özelliği bulunmamaktadır. Ayrıca IP68/IP69K koruma sınıfına sahiptir.

    Google Pixel 10a, 120Hz yenileme hızına ve 3000 nit tepe parlaklığına sahip daha kompakt 6,3 inç P-OLED ekran sunuyor. Tensor G4 işlemci, 8GB RAM ve 256GB'a kadar depolama alanıyla güçlendirilmiştir. Akıllı telefonun en önemli satış noktası kameralarıdır. Ana sensör, optik görüntü sabitleme özelliğine sahip 48MP'lik bir ünitedir ve ultra geniş açılı lens ise 13MP'lik bir ünitedir. Bu sensörler, Google'ın tescilli görüntü işleme algoritmalarıyla desteklenmektedir. Pil kapasitesi 5100 mAh'dir. 30W kablolu şarjı ve 10W kablosuz şarjı destekler.

    Her iki cihaz da ana kamerada 60 fps hızında 4K video kaydını destekliyor. Honor'un 50 MP ön kamerası 60 fps hızında 4K video kaydedebilirken, Pixel'in kayıt hızı 30 fps ile sınırlı.

    Gizmochina'ya göre, HONOR WIN RT oyun oynamak için daha tercih edilebilir bir cihaz. Ayrıca uzun pil ömrüne önem verenleri de memnun edecek. Pixel 10a ise daha iyi kamera özelliklerine, kablosuz şarj özelliğine ve yedi Android güncellemesine sahip.
    Honor Win RT'yi Google Pixel 10a ile karşılaştırdı. Honor neredeyse her açıdan daha iyi, ancak küçük bir ayrıntı var. HONOR Win RT ve Google Pixel 10a tamamen farklı cihazlar. İlki yüksek performans, oyun yetenekleri ve büyük bir bataryaya odaklanırken, ikincisi mobil fotoğrafçılık, Android'in rahatlığı ve uzun vadeli yazılım desteğine önem veriyor. Yine de fiyatları benzer. Bu nedenle Gizmochina bu karşılaştırmayı yaptı. HONOR Win RT, Snapdragon 8 Elite işlemci ve dahili soğutma fanı ile donatılmıştır. 185Hz yenileme hızına ve 6000 nit tepe parlaklığına sahip 6,83 inç AMOLED ekrana sahiptir. 16 GB'a kadar RAM ve 1 TB'a kadar depolama alanı sunar. 10.000 mAh bataryası bulunur. 100W kablolu şarjı ve 27W ters şarjı destekler. Kablosuz şarj özelliği bulunmamaktadır. Ayrıca IP68/IP69K koruma sınıfına sahiptir. Google Pixel 10a, 120Hz yenileme hızına ve 3000 nit tepe parlaklığına sahip daha kompakt 6,3 inç P-OLED ekran sunuyor. Tensor G4 işlemci, 8GB RAM ve 256GB'a kadar depolama alanıyla güçlendirilmiştir. Akıllı telefonun en önemli satış noktası kameralarıdır. Ana sensör, optik görüntü sabitleme özelliğine sahip 48MP'lik bir ünitedir ve ultra geniş açılı lens ise 13MP'lik bir ünitedir. Bu sensörler, Google'ın tescilli görüntü işleme algoritmalarıyla desteklenmektedir. Pil kapasitesi 5100 mAh'dir. 30W kablolu şarjı ve 10W kablosuz şarjı destekler. Her iki cihaz da ana kamerada 60 fps hızında 4K video kaydını destekliyor. Honor'un 50 MP ön kamerası 60 fps hızında 4K video kaydedebilirken, Pixel'in kayıt hızı 30 fps ile sınırlı. Gizmochina'ya göre, HONOR WIN RT oyun oynamak için daha tercih edilebilir bir cihaz. Ayrıca uzun pil ömrüne önem verenleri de memnun edecek. Pixel 10a ise daha iyi kamera özelliklerine, kablosuz şarj özelliğine ve yedi Android güncellemesine sahip.
    Beğen
    5
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 379 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • PCGH, Call of Duty: Modern Warfare 4 oyununu GTX 1080 Ti'dan RTX 5090'a kadar 30 farklı ekran kartında test etti.
    Saygın Alman yayın organı PC Games Hardware, en yeni nişancı oyunu Call of Duty: Modern Warfare 4'ün NVIDIA, Intel ve AMD'nin 30 farklı grafik işlemci kartı üzerinde yaptığı kapsamlı testin sonuçlarını yayınladı.

    Test düzeneği, Ryzen 7 9850X3D işlemciye, ASRock X870E Taichi anakarta ve 32 GB DDR5-6400 RAM'e sahip bir bilgisayardan oluşuyordu. Uzmanlar ilk olarak oyunu standart rasterleştirme ve yükseltme yapılmadan test ettiler.

    1080p çözünürlükte 60 fps elde etmek için RTX 4070 veya RX 7800 XT gibi bir ekran kartına ihtiyacınız var. RTX 4080 SUPER ve RX 7900 XTX, 1440p çözünürlükte 60 fps'nin üzerine çıkabiliyor. RX 9070 XT ve RTX 5080, UWQHD'de benzer kare hızlarına ulaşabiliyor. 4K çözünürlükte 60 fps'yi aşabilen tek kart ise RTX 5090.

    Ardından uzmanlar, ışın izleme ve DLSS/FSR Kalitesi etkinleştirilmiş halde testler gerçekleştirdi. RTX 4070 ve RX 9070 sahipleri 1080p/60 fps'de oynayabilecekler. RTX 5070 Ti ve RX 7900 XTX ise 1440p'de 60 fps'nin üzerinde performans sunabiliyor.

    UWQHD çözünürlükte 60 fps elde etmek için RTX 4080 SUPER gibi bir ekran kartına ihtiyacınız var. 4K'da ise bunu ancak RTX 5090 sağlayabilir.

    Alıntıdır. Ana kayanak: Ayrıntılı grafik bar karşılaştırmaları:
    https://www.pcgameshardware.de/Call-of-Duty-Modern-Warfare-4-Spiel-78140/Specials/Steam-Release-Test-Benchmarks-1557312/2/
    Saygın Alman yayın organı PC Games Hardware, en yeni nişancı oyunu Call of Duty: Modern Warfare 4'ün NVIDIA, Intel ve AMD'nin 30 farklı grafik işlemci kartı üzerinde yaptığı kapsamlı testin sonuçlarını yayınladı. Test düzeneği, Ryzen 7 9850X3D işlemciye, ASRock X870E Taichi anakarta ve 32 GB DDR5-6400 RAM'e sahip bir bilgisayardan oluşuyordu. Uzmanlar ilk olarak oyunu standart rasterleştirme ve yükseltme yapılmadan test ettiler. 1080p çözünürlükte 60 fps elde etmek için RTX 4070 veya RX 7800 XT gibi bir ekran kartına ihtiyacınız var. RTX 4080 SUPER ve RX 7900 XTX, 1440p çözünürlükte 60 fps'nin üzerine çıkabiliyor. RX 9070 XT ve RTX 5080, UWQHD'de benzer kare hızlarına ulaşabiliyor. 4K çözünürlükte 60 fps'yi aşabilen tek kart ise RTX 5090. Ardından uzmanlar, ışın izleme ve DLSS/FSR Kalitesi etkinleştirilmiş halde testler gerçekleştirdi. RTX 4070 ve RX 9070 sahipleri 1080p/60 fps'de oynayabilecekler. RTX 5070 Ti ve RX 7900 XTX ise 1440p'de 60 fps'nin üzerinde performans sunabiliyor. UWQHD çözünürlükte 60 fps elde etmek için RTX 4080 SUPER gibi bir ekran kartına ihtiyacınız var. 4K'da ise bunu ancak RTX 5090 sağlayabilir. [b]Alıntıdır. Ana kayanak: Ayrıntılı grafik bar karşılaştırmaları:[/b] https://www.pcgameshardware.de/Call-of-Duty-Modern-Warfare-4-Spiel-78140/Specials/Steam-Release-Test-Benchmarks-1557312/2/
    Call of Duty Modern Warfare 4 im Test: Next-Gen-Ruckelfest
    WWW.PCGAMESHARDWARE.DE
    Call of Duty Modern Warfare 4 im Test: Next-Gen-Ruckelfest
    Wie läuft CoD Modern Warfare 4 mit und ohne Raytracing? Und wie viel Grafikspeicher benötigt Call of Duty 2026?
    Beğen
    1
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 268 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Samsung TV'ler ACR devre dışı bırakıldıktan sonra bile kullanıcı verilerini göndermeye devam ediyor
    Modern akıllı televizyonlarda, oynatılan içeriği otomatik olarak tanıyan Otomatik İçerik Tanıma (ACR) adı verilen bir özellik bulunur. Televizyon üreticileri, hedefli reklamcılık oluşturmak için bu verilere ihtiyaç duyar.

    Kullanıcılar ayarlardan ACR'yi devre dışı bırakabilirler, ancak bu her zaman işe yaramıyor gibi görünüyor. Kuzeydoğu Üniversitesi'nden yapılan yeni bir araştırma, ACR devre dışı bırakıldıktan sonra bile bazı TV markalarının bu protokole karşılık gelen trafiği harici sunuculara göndermeye devam ettiğini ortaya koydu.

    Farklı işletim sistemlerine sahip 10 markadan toplam 12 televizyon test edildi. Sonuçlar, ACR'yi devre dışı bırakmanın LG (webOS), Sony (Google TV), Amazon (Fire TV) ve VIDAA OS çalıştıran cihazlarda çalıştığını ortaya koydu. Ancak, Samsung (Tizen) ve Vizio (SmartCast OS) televizyonlarında çalışmıyor.

    Samsung örneğinde, şirketin kendi yayın hizmetiyle yapılan 30 testin tamamında, antenle (karasal TV) yapılan 60 testin 41'inde, HDMI (harici kaynak) kullanılarak yapılan 30 testin 18'inde ve Tubi uygulaması kullanılarak yapılan 30 testin altısında veri aktarımı gerçekleşti.

    Samsung ve Vizio'ya ek olarak, Roku TV'lerde de bazı sorunlar tespit edildi: ACR'yi devre dışı bırakmak, şirketin yayın hizmeti olan Roku Channel'da izlemeyi devre dışı bırakmıyor. Ancak şirket bunu kullanıcı sözleşmesinde belirtiyor. Araştırmacılar, Samsung ve Vizio TV'ler tarafından iletilen trafiğin, ACR devre dışı bırakıldıktan sonra bile şifrelendiğine dikkat çekiyor. Bu durum, harici sunuculara tam olarak hangi verilerin gönderildiğini belirlemeyi imkansız hale getiriyor, ancak gizlilik açısından önemli sonuçlar doğurabilir.

    Dahası, VIDAA OS işletim sistemini kullanan TV'lerdeki ACR trafiği tamamen şifrelenmemişti ve bu da gizlilik riskleri oluşturuyordu. Ayrıca, veriler yetkilendirme gerektirmeyen bir sunucuya gönderiliyordu. Araştırmacılar yaklaşık üç saat içinde bir milyondan fazla TV'den 57 milyon izleme verisi noktası toplamayı başardı. Bu güvenlik açığından haberdar olduktan sonra şirket bunu yamaladı, ancak ACR verileri hala şifrelenmemiş olarak VIDAA'ya iletilmeye devam ediyor.
    Araştırmacılar, "ACR kullanımından kaçınmak için televizyonunuzun fişini çekin ve ACR'yi desteklemeyen harici bir yayın cihazı kullanın" diyor.
    Daha önce, teknoloji meraklılarının akıllı televizyonlarındaki reklamları devre dışı bırakmak ve arayüzü daha kullanıcı dostu hale getirmek için yapay zekaya yöneldikleri bildirilmişti, ancak bu güvenli olmayabilir.
    Modern akıllı televizyonlarda, oynatılan içeriği otomatik olarak tanıyan Otomatik İçerik Tanıma (ACR) adı verilen bir özellik bulunur. Televizyon üreticileri, hedefli reklamcılık oluşturmak için bu verilere ihtiyaç duyar. Kullanıcılar ayarlardan ACR'yi devre dışı bırakabilirler, ancak bu her zaman işe yaramıyor gibi görünüyor. Kuzeydoğu Üniversitesi'nden yapılan yeni bir araştırma, ACR devre dışı bırakıldıktan sonra bile bazı TV markalarının bu protokole karşılık gelen trafiği harici sunuculara göndermeye devam ettiğini ortaya koydu. Farklı işletim sistemlerine sahip 10 markadan toplam 12 televizyon test edildi. Sonuçlar, ACR'yi devre dışı bırakmanın LG (webOS), Sony (Google TV), Amazon (Fire TV) ve VIDAA OS çalıştıran cihazlarda çalıştığını ortaya koydu. Ancak, Samsung (Tizen) ve Vizio (SmartCast OS) televizyonlarında çalışmıyor. Samsung örneğinde, şirketin kendi yayın hizmetiyle yapılan 30 testin tamamında, antenle (karasal TV) yapılan 60 testin 41'inde, HDMI (harici kaynak) kullanılarak yapılan 30 testin 18'inde ve Tubi uygulaması kullanılarak yapılan 30 testin altısında veri aktarımı gerçekleşti. Samsung ve Vizio'ya ek olarak, Roku TV'lerde de bazı sorunlar tespit edildi: ACR'yi devre dışı bırakmak, şirketin yayın hizmeti olan Roku Channel'da izlemeyi devre dışı bırakmıyor. Ancak şirket bunu kullanıcı sözleşmesinde belirtiyor. Araştırmacılar, Samsung ve Vizio TV'ler tarafından iletilen trafiğin, ACR devre dışı bırakıldıktan sonra bile şifrelendiğine dikkat çekiyor. Bu durum, harici sunuculara tam olarak hangi verilerin gönderildiğini belirlemeyi imkansız hale getiriyor, ancak gizlilik açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Dahası, VIDAA OS işletim sistemini kullanan TV'lerdeki ACR trafiği tamamen şifrelenmemişti ve bu da gizlilik riskleri oluşturuyordu. Ayrıca, veriler yetkilendirme gerektirmeyen bir sunucuya gönderiliyordu. Araştırmacılar yaklaşık üç saat içinde bir milyondan fazla TV'den 57 milyon izleme verisi noktası toplamayı başardı. Bu güvenlik açığından haberdar olduktan sonra şirket bunu yamaladı, ancak ACR verileri hala şifrelenmemiş olarak VIDAA'ya iletilmeye devam ediyor. [quote]Araştırmacılar, "ACR kullanımından kaçınmak için televizyonunuzun fişini çekin ve ACR'yi desteklemeyen harici bir yayın cihazı kullanın" diyor.[/quote] Daha önce, teknoloji meraklılarının akıllı televizyonlarındaki reklamları devre dışı bırakmak ve arayüzü daha kullanıcı dostu hale getirmek için yapay zekaya yöneldikleri bildirilmişti, ancak bu güvenli olmayabilir.
    Beğen
    1
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 311 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • PCGH - Oyun çökmeleri, siyah ekranlar ve sürücü çökmeleri sorunlu yazılımlardan değil, RAM ayarlarından kaynaklanıyor olabilir.
    Geçtiğimiz yıl boyunca, oyun çökmeleri, siyah ekranlar ve grafik sürücüsü çökmeleriyle ilgili çok sayıda şikayet internette ortaya çıktı. Kullanıcılar genellikle bu sorunları kötü tasarlanmış yazılım güncellemelerine bağlıyor. Ancak PC Games Hardware yazarları, bazı durumlarda sorunların tamamen farklı nedenlerden kaynaklandığını iddia ediyor.

    Örnek olarak, Reddit kullanıcısı chris519117'nin yakın tarihli bir raporunu gösteriyorlar. Kendisi Ryzen 7 7700X işlemciye, Radeon RX 9070 XT ekran kartına ve 6000 MHz frekansta 32 GB DDR5 RAM'e sahip bir bilgisayara sahip. Son zamanlarda siyah ekranlar, oyun çökmeleri ve sürücü hataları yaşamaya başladı. Başlangıçta AMD yazılımını suçladı. Ancak daha sonra BIOS ayarlarında EXPO profilini devre dışı bırakmayı denedi ve bu da tüm sorunları anında çözdü.

    PCGH, EXPO ve XMP teknolojilerinin tüm işlemci ve anakart kombinasyonlarında kararlı bellek çalışmasını garanti etmediğini vurguluyor. Bu teknolojiler yalnızca önceden tanımlanmış hız aşırtma profillerini yükler ve bu profiller tüm sistemler için uygun olmayabilir. Ayrıca, kullanıcının bellek kitinin yalnızca Intel XMP'yi desteklediğini belirtiyorlar. Üreticinin AMD platformlarıyla uyumluluğunu test etmemiş olması da mümkün.

    Alıntıdır. Kaynak PCGH
    [b]Geçtiğimiz yıl boyunca, oyun çökmeleri, siyah ekranlar ve grafik sürücüsü çökmeleriyle ilgili çok sayıda şikayet internette ortaya çıktı. Kullanıcılar genellikle bu sorunları kötü tasarlanmış yazılım güncellemelerine bağlıyor. Ancak PC Games Hardware yazarları, bazı durumlarda sorunların tamamen farklı nedenlerden kaynaklandığını iddia ediyor.[/b] Örnek olarak, Reddit kullanıcısı chris519117'nin yakın tarihli bir raporunu gösteriyorlar. Kendisi Ryzen 7 7700X işlemciye, Radeon RX 9070 XT ekran kartına ve 6000 MHz frekansta 32 GB DDR5 RAM'e sahip bir bilgisayara sahip. Son zamanlarda siyah ekranlar, oyun çökmeleri ve sürücü hataları yaşamaya başladı. Başlangıçta AMD yazılımını suçladı. Ancak daha sonra BIOS ayarlarında EXPO profilini devre dışı bırakmayı denedi ve bu da tüm sorunları anında çözdü. PCGH, EXPO ve XMP teknolojilerinin tüm işlemci ve anakart kombinasyonlarında kararlı bellek çalışmasını garanti etmediğini vurguluyor. Bu teknolojiler yalnızca önceden tanımlanmış hız aşırtma profillerini yükler ve bu profiller tüm sistemler için uygun olmayabilir. Ayrıca, kullanıcının bellek kitinin yalnızca Intel XMP'yi desteklediğini belirtiyorlar. Üreticinin AMD platformlarıyla uyumluluğunu test etmemiş olması da mümkün. Alıntıdır. Kaynak PCGH
    Beğen
    1
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 946 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • ARC Raiders geliştiricileri katı yasaklamalar içeren bir yapay zeka hile önleme sistemi geliştiriyor
    ARC Raiders'ın geliştiricileri hilecilere karşı mücadelelerini yoğunlaştırıyor. Hilecileri tespit etmek için kendi yapay zeka modellerini kullanıyorlar.

    Tom's Hardware'a göre, Embark Studios zaten çeşitli hile tespit araçları kullanıyor. Dahası, yakalanan hileciler için cezalar önemli ölçüde daha da ağırlaştırıldı.

    Sistem, çeşitli teknolojilere dayanmaktadır. Denuvo'ya karşı çekirdek düzeyinde koruma ve Anybrain hizmeti kullanılarak yapılan tespitin yanı sıra, geliştiriciler kendi makine öğrenimi modellerini de oluşturmaktadır. Şüpheli davranışları analiz ediyor ve hile tespitinin doğruluğunu artırmak için verileri ilişkilendiriyorlar. Ancak sistem, eylemleri şüpheli kabul edilen her oyuncuyu otomatik olarak yasaklamak üzere tasarlanmamıştır. Geliştiriciler, yanlış yasaklama riskini azaltmaya çalışmaktadır.

    Cezalar da değişti. Embark Studios'a göre, tespit edilen hileciler için standart önlem artık kalıcı yasaklama. Uyarı yok ve ikinci şans verilmiyor. Geliştiriciler ayrıca ihlalle ilişkili oyun kopyasının kullanımını da kısıtlıyor. Suçlu farklı bir hesap üzerinden geri dönmeye çalışırsa, kısıtlamalar ona da uygulanabilir.

    Bir sonraki adım, donanım yasaklama sistemini genişletmektir. Bu, suçluların aynı bilgisayarlardan tekrar oyun oynamasını zorlaştırmalıdır. Ancak bu yaklaşım riskler de taşımaktadır. Kısıtlamalar donanıma bağlıysa, yasaklı oyuncular tarafından daha önce kullanılan ikinci el bileşenlerin alıcıları için sorunlar ortaya çıkabilir.

    Ancak geliştiriciler, hileleri tamamen ortadan kaldırmanın imkansız olduğunu kabul ediyor.
    ARC Raiders'ın geliştiricileri hilecilere karşı mücadelelerini yoğunlaştırıyor. Hilecileri tespit etmek için kendi yapay zeka modellerini kullanıyorlar. Tom's Hardware'a göre, Embark Studios zaten çeşitli hile tespit araçları kullanıyor. Dahası, yakalanan hileciler için cezalar önemli ölçüde daha da ağırlaştırıldı. Sistem, çeşitli teknolojilere dayanmaktadır. Denuvo'ya karşı çekirdek düzeyinde koruma ve Anybrain hizmeti kullanılarak yapılan tespitin yanı sıra, geliştiriciler kendi makine öğrenimi modellerini de oluşturmaktadır. Şüpheli davranışları analiz ediyor ve hile tespitinin doğruluğunu artırmak için verileri ilişkilendiriyorlar. Ancak sistem, eylemleri şüpheli kabul edilen her oyuncuyu otomatik olarak yasaklamak üzere tasarlanmamıştır. Geliştiriciler, yanlış yasaklama riskini azaltmaya çalışmaktadır. Cezalar da değişti. Embark Studios'a göre, tespit edilen hileciler için standart önlem artık kalıcı yasaklama. Uyarı yok ve ikinci şans verilmiyor. Geliştiriciler ayrıca ihlalle ilişkili oyun kopyasının kullanımını da kısıtlıyor. Suçlu farklı bir hesap üzerinden geri dönmeye çalışırsa, kısıtlamalar ona da uygulanabilir. Bir sonraki adım, donanım yasaklama sistemini genişletmektir. Bu, suçluların aynı bilgisayarlardan tekrar oyun oynamasını zorlaştırmalıdır. Ancak bu yaklaşım riskler de taşımaktadır. Kısıtlamalar donanıma bağlıysa, yasaklı oyuncular tarafından daha önce kullanılan ikinci el bileşenlerin alıcıları için sorunlar ortaya çıkabilir. Ancak geliştiriciler, hileleri tamamen ortadan kaldırmanın imkansız olduğunu kabul ediyor.
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Microsoft Defender yeni bir politika nedeniyle Windows'a gelen tüm trafiği engellemeye başladı.
    Microsoft Defender, bazı Windows bilgisayarlarında ağ bağlantı sorunlarına neden oldu. Kullanıcılar, Windows Güvenlik Duvarı'nın aniden tüm trafiği engellemeye başladığını bildirdi. Sorun hem sunucuları hem de normal iş istasyonlarını etkiledi.

    Reddit kullanıcıları sorunu ilk fark edenler oldu. Windows Güvenlik Duvarı'nı devre dışı bırakmanın ağ bağlantısını anında geri getirdiğini bildirdiler. Ancak etkilenen cihazlar farklı etki alanlarında olduğundan, uzmanlar başlangıçta basit bir Grup İlkesi değişikliğini olası görmediler.

    Ek bir gösterge de Defender bileşen güncellemeleriyle ilgili sorunun zamanlamasıydı. Bazı bilgisayarların olay günlüklerinde, ağ kesintisiyle aynı zamana denk gelen güvenlik tanımı güncellemeleriyle ilgili değişiklikler görüldü.

    İlk başta yöneticiler, Windows'un ağ türünü yanlış algılayıp profili genel ağa çevirmiş olabileceğinden şüphelendiler. Ancak bu açıklama doğrulanmadı. Sorun, etki alanına bağlı olmayan bilgisayarlarda bile ortaya çıkarken, test edilen sunucularda özel veya etki alanı ağ profilleri hala mevcuttu.

    Kullanıcılar daha sonra bu sorunu Microsoft Defender for Endpoint (MDE) ile ilişkilendirdi. Gerçekten de güvenlik ayarlarında Windows Güvenlik Duvarı davranışını değiştirebilecek yeni politikalar ortaya çıkmıştı. Özellikle, bunlardan biri yerel kuralların kullanımını yasaklayabilir veya giden trafik politikasını değiştirebilirdi.

    Sonunda, sorunların nedeninin yeni MDE politikaları olduğu ortaya çıktı. Değişiklikler geri alındıktan sonra, etkilenen cihazlardaki ağ bağlantısı yeniden sağlandı.
    Microsoft Defender, bazı Windows bilgisayarlarında ağ bağlantı sorunlarına neden oldu. Kullanıcılar, Windows Güvenlik Duvarı'nın aniden tüm trafiği engellemeye başladığını bildirdi. Sorun hem sunucuları hem de normal iş istasyonlarını etkiledi. Reddit kullanıcıları sorunu ilk fark edenler oldu. Windows Güvenlik Duvarı'nı devre dışı bırakmanın ağ bağlantısını anında geri getirdiğini bildirdiler. Ancak etkilenen cihazlar farklı etki alanlarında olduğundan, uzmanlar başlangıçta basit bir Grup İlkesi değişikliğini olası görmediler. Ek bir gösterge de Defender bileşen güncellemeleriyle ilgili sorunun zamanlamasıydı. Bazı bilgisayarların olay günlüklerinde, ağ kesintisiyle aynı zamana denk gelen güvenlik tanımı güncellemeleriyle ilgili değişiklikler görüldü. İlk başta yöneticiler, Windows'un ağ türünü yanlış algılayıp profili genel ağa çevirmiş olabileceğinden şüphelendiler. Ancak bu açıklama doğrulanmadı. Sorun, etki alanına bağlı olmayan bilgisayarlarda bile ortaya çıkarken, test edilen sunucularda özel veya etki alanı ağ profilleri hala mevcuttu. Kullanıcılar daha sonra bu sorunu Microsoft Defender for Endpoint (MDE) ile ilişkilendirdi. Gerçekten de güvenlik ayarlarında Windows Güvenlik Duvarı davranışını değiştirebilecek yeni politikalar ortaya çıkmıştı. Özellikle, bunlardan biri yerel kuralların kullanımını yasaklayabilir veya giden trafik politikasını değiştirebilirdi. Sonunda, sorunların nedeninin yeni MDE politikaları olduğu ortaya çıktı. Değişiklikler geri alındıktan sonra, etkilenen cihazlardaki ağ bağlantısı yeniden sağlandı.
    Beğen
    2
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 925 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Galaxy S26 Ultra, CPU performans testlerinde önde gidiyor, ancak POCO ve OnePlus GPU performans testlerinde daha az geride kalıyor
    Android Authority, Galaxy S26 Ultra , POCO F9 Ultra , POCO F9 Pro ve OnePlus 15R'deki Snapdragon 8 Gen 5 çiplerini karşılaştırdı . Galaxy S26 Ultra işlemci performansında lider olurken, Çin modelleri sürekli yük altında grafik performansında daha az kayıp yaşadı.

    Galaxy S26 Ultra'daki Snapdragon 8 Elite Gen 5, 4,74 GHz'e kadar hızda çalışırken, F9 Ultra'daki Snapdragon 8 Elite Gen 5 ve F9 Pro'daki Snapdragon 8 Elite Gen 5V, 4,6 GHz'e kadar hızda çalışıyor. 5V sürümünde üç yerine iki GPU işlem bölümü bulunuyor. OnePlus 15R'deki Snapdragon 8 Gen 5 ise 3,8 GHz'e ulaşıyor ve ayrıca iki GPU bölümüne sahip.

    Geekbench 6'da Galaxy S26 Ultra hem tek çekirdekli hem de çok çekirdekli testlerde birinci olurken, OnePlus 15R sonuncu sırada yer aldı. Qualcomm, 8 Elite Gen 5V'nin 8 Elite Gen 5 ile aynı işlemci saat hızına ve çekirdek sayısına sahip olduğunu iddia etmesine rağmen, F9 Pro üçüncü sırada kaldı. Android Authority, bunun nedeninin daha küçük bir önbellek veya daha muhafazakar yazılım ayarları olabileceğini öne sürüyor.

    3DMark Wild Life ve Wild Life Extreme testlerinde F9 Pro, %76-77 puanlarla en iyi kararlılığı gösterdi. F9 Ultra %69-70, OnePlus 15R %64-65 ve sadece Galaxy S26 Ultra %53-54 puan elde etti. F9 Pro testlere Galaxy'den daha düşük bir performansla başladı, ancak sonunda Samsung akıllı telefonu geride bıraktı. Bununla birlikte, Galaxy mutlak anlamda OnePlus'tan daha hızlı kaldı.

    POCO modelleri en çok ısınan modeller oldu: F9 Ultra ortalama 44-45°C, en yüksek sıcaklık ise 52°C'ye ulaştı. F9 Pro ortalama 43°C, en yüksek sıcaklık ise 50°C oldu. Galaxy S26 Ultra ortalama 41°C, en yüksek sıcaklık ise 44°C olurken, OnePlus 15R ortalama 34-35°C, en yüksek sıcaklık ise 41°C oldu. Android Authority'ye göre, Samsung daha düşük sıcaklıklar için performansı düşürmeye daha istekliyken, OnePlus 15R uzun oyun seansları için daha uygun bir cihaz.

    Yayın, testte net bir kazanan olmadığını vurguluyor sonuçlar soğutma ve yazılım ayarlarına bağlı olduğundan, aynı çipler diğer akıllı telefonlarda farklı sonuçlar gösterebilir.
    Android Authority, Galaxy S26 Ultra , POCO F9 Ultra , POCO F9 Pro ve OnePlus 15R'deki Snapdragon 8 Gen 5 çiplerini karşılaştırdı . Galaxy S26 Ultra işlemci performansında lider olurken, Çin modelleri sürekli yük altında grafik performansında daha az kayıp yaşadı. Galaxy S26 Ultra'daki Snapdragon 8 Elite Gen 5, 4,74 GHz'e kadar hızda çalışırken, F9 Ultra'daki Snapdragon 8 Elite Gen 5 ve F9 Pro'daki Snapdragon 8 Elite Gen 5V, 4,6 GHz'e kadar hızda çalışıyor. 5V sürümünde üç yerine iki GPU işlem bölümü bulunuyor. OnePlus 15R'deki Snapdragon 8 Gen 5 ise 3,8 GHz'e ulaşıyor ve ayrıca iki GPU bölümüne sahip. Geekbench 6'da Galaxy S26 Ultra hem tek çekirdekli hem de çok çekirdekli testlerde birinci olurken, OnePlus 15R sonuncu sırada yer aldı. Qualcomm, 8 Elite Gen 5V'nin 8 Elite Gen 5 ile aynı işlemci saat hızına ve çekirdek sayısına sahip olduğunu iddia etmesine rağmen, F9 Pro üçüncü sırada kaldı. Android Authority, bunun nedeninin daha küçük bir önbellek veya daha muhafazakar yazılım ayarları olabileceğini öne sürüyor. 3DMark Wild Life ve Wild Life Extreme testlerinde F9 Pro, %76-77 puanlarla en iyi kararlılığı gösterdi. F9 Ultra %69-70, OnePlus 15R %64-65 ve sadece Galaxy S26 Ultra %53-54 puan elde etti. F9 Pro testlere Galaxy'den daha düşük bir performansla başladı, ancak sonunda Samsung akıllı telefonu geride bıraktı. Bununla birlikte, Galaxy mutlak anlamda OnePlus'tan daha hızlı kaldı. POCO modelleri en çok ısınan modeller oldu: F9 Ultra ortalama 44-45°C, en yüksek sıcaklık ise 52°C'ye ulaştı. F9 Pro ortalama 43°C, en yüksek sıcaklık ise 50°C oldu. Galaxy S26 Ultra ortalama 41°C, en yüksek sıcaklık ise 44°C olurken, OnePlus 15R ortalama 34-35°C, en yüksek sıcaklık ise 41°C oldu. Android Authority'ye göre, Samsung daha düşük sıcaklıklar için performansı düşürmeye daha istekliyken, OnePlus 15R uzun oyun seansları için daha uygun bir cihaz. Yayın, testte net bir kazanan olmadığını vurguluyor sonuçlar soğutma ve yazılım ayarlarına bağlı olduğundan, aynı çipler diğer akıllı telefonlarda farklı sonuçlar gösterebilir.
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • HUAWEI iki renkli amiral gemisi modeli Mate 90 RS Ultimate Design'ı tanıttı.
    HUAWEI, Çin'de yeni amiral gemisi RS modelini tanıttı ve bu model Mate 90 serisine katıldı. Cihaz, tasarım açısından Mate 90 Pro Max'ten farklılık gösteriyor.

    HUAWEI Mate 90 RS Ultimate Design, arka kapağında belirgin bir çizgi bulunan büyük bir fotoğraf bloğuna sahip. Üç renk seçeneği mevcut. Siyah ve gümüşe ek olarak, iki tonlu kırmızı ve beyaz bir seçenek de bulunuyor.

    Cihazın donanımı, yukarıda bahsedilen Mate 90 Pro Max'e benzer. Akıllı telefonda 2848 x 1320 piksel çözünürlüğe, 1-120 Hz yenileme hızına ve 12.000 nit tepe parlaklığına sahip 6,9 inç LTPO OLED ekran bulunuyor.

    Cihazın içinde tescilli Kirin 9050 Pro işlemci bulunuyor. 6800 mAh'lik pil, 100W kablolu şarjı ve 50W kablosuz şarjı destekliyor.

    Kamera donanımı Max versiyonuna benzer: f/1.4–f/4.0 arasında ayarlanabilir diyafram açıklığına sahip 50 MP ana kamera, 40 MP geniş açılı lens, 4x zoomlu 200 MP telefoto lens, 13 MP ön kamera ve 3D sensör.

    HUAWEI Mate 90 RS yalnızca 16 GB RAM ile sunuluyor ve depolama seçenekleri arasında 512 GB, 1 TB ve 2 TB bulunuyor.

    RS modeli ayrıca 1 inç sensörlü ve 10x sürekli optik zoomlu Ruiying Z10 değiştirilebilir lens sistemini de desteklemektedir. Bu aksesuar ayrı olarak satılmaktadır.
    HUAWEI, Çin'de yeni amiral gemisi RS modelini tanıttı ve bu model Mate 90 serisine katıldı. Cihaz, tasarım açısından Mate 90 Pro Max'ten farklılık gösteriyor. HUAWEI Mate 90 RS Ultimate Design, arka kapağında belirgin bir çizgi bulunan büyük bir fotoğraf bloğuna sahip. Üç renk seçeneği mevcut. Siyah ve gümüşe ek olarak, iki tonlu kırmızı ve beyaz bir seçenek de bulunuyor. Cihazın donanımı, yukarıda bahsedilen Mate 90 Pro Max'e benzer. Akıllı telefonda 2848 x 1320 piksel çözünürlüğe, 1-120 Hz yenileme hızına ve 12.000 nit tepe parlaklığına sahip 6,9 inç LTPO OLED ekran bulunuyor. Cihazın içinde tescilli Kirin 9050 Pro işlemci bulunuyor. 6800 mAh'lik pil, 100W kablolu şarjı ve 50W kablosuz şarjı destekliyor. Kamera donanımı Max versiyonuna benzer: f/1.4–f/4.0 arasında ayarlanabilir diyafram açıklığına sahip 50 MP ana kamera, 40 MP geniş açılı lens, 4x zoomlu 200 MP telefoto lens, 13 MP ön kamera ve 3D sensör. HUAWEI Mate 90 RS yalnızca 16 GB RAM ile sunuluyor ve depolama seçenekleri arasında 512 GB, 1 TB ve 2 TB bulunuyor. RS modeli ayrıca 1 inç sensörlü ve 10x sürekli optik zoomlu Ruiying Z10 değiştirilebilir lens sistemini de desteklemektedir. Bu aksesuar ayrı olarak satılmaktadır.
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 882 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Keychron ahşap kasalı K8 HE manyetik klavyesi
    Çinli marka Keychron, K8 HE manyetik klavyesinin yeni bir versiyonunu, All-Wood Special Edition'ı piyasaya sürdü. Bu model gerçek ahşap çerçeveye sahip.

    Üreticiye göre, K8 HE All-Wood Special Edition'da doğal ceviz ağacı kullanılmıştır. Ayrıca, ağacın özelliklerinden dolayı, her klavyede damar deseni biraz farklılık gösterecektir. Ahşap, ter ve neme karşı koruyucu bir kaplama ile işlenmiştir, ancak üretici zamanla yüzeyde doğal bir patina oluşacağı konusunda uyarıda bulunmaktadır.

    K8 HE All-Wood Special Edition, TKL formatında tasarlanmıştır. Çalışırken değiştirilebilir teknolojiye sahip Gateron Double-Rail Nebula manyetik anahtarlar kullanır. Her tuşun tetikleme noktası, 0,2 mm ile 3,8 mm arasında 0,1 mm'lik artışlarla ayrı ayrı ayarlanabilir. Ancak, sensör düzeni öncelikle Keychron Double-Rail anahtarlar için tasarlandığından, üçüncü taraf manyetik anahtarlar takılamaz.

    Kutu içeriğinde bulunan koyu kahverengi tuş başlıkları PBT plastikten üretilmiştir ve OSA profiline sahiptir. Karakterler opak olduğundan, RGB arka aydınlatma yalnızca tuşların etrafında görünür. Gürültüyü azaltmak için kasa EVA ve EPDM köpükle kaplanmış, kasanın alt kısmı ise PET filmle kaplanmıştır.

    Klavye, kablosuz bağlantıyı, Bluetooth 5.2'yi ve USB-C'yi destekler. Yazılım, açık kaynaklı QMK bellenimidir. Yapılandırma, tescilli Keychron Launcher web uygulaması kullanılarak yapılabilir.

    K8 HE Tamamen Ahşap Özel Sürümü artık üreticinin web sitesinde satışa sunuldu.
    Çinli marka Keychron, K8 HE manyetik klavyesinin yeni bir versiyonunu, All-Wood Special Edition'ı piyasaya sürdü. Bu model gerçek ahşap çerçeveye sahip. Üreticiye göre, K8 HE All-Wood Special Edition'da doğal ceviz ağacı kullanılmıştır. Ayrıca, ağacın özelliklerinden dolayı, her klavyede damar deseni biraz farklılık gösterecektir. Ahşap, ter ve neme karşı koruyucu bir kaplama ile işlenmiştir, ancak üretici zamanla yüzeyde doğal bir patina oluşacağı konusunda uyarıda bulunmaktadır. K8 HE All-Wood Special Edition, TKL formatında tasarlanmıştır. Çalışırken değiştirilebilir teknolojiye sahip Gateron Double-Rail Nebula manyetik anahtarlar kullanır. Her tuşun tetikleme noktası, 0,2 mm ile 3,8 mm arasında 0,1 mm'lik artışlarla ayrı ayrı ayarlanabilir. Ancak, sensör düzeni öncelikle Keychron Double-Rail anahtarlar için tasarlandığından, üçüncü taraf manyetik anahtarlar takılamaz. Kutu içeriğinde bulunan koyu kahverengi tuş başlıkları PBT plastikten üretilmiştir ve OSA profiline sahiptir. Karakterler opak olduğundan, RGB arka aydınlatma yalnızca tuşların etrafında görünür. Gürültüyü azaltmak için kasa EVA ve EPDM köpükle kaplanmış, kasanın alt kısmı ise PET filmle kaplanmıştır. Klavye, kablosuz bağlantıyı, Bluetooth 5.2'yi ve USB-C'yi destekler. Yazılım, açık kaynaklı QMK bellenimidir. Yapılandırma, tescilli Keychron Launcher web uygulaması kullanılarak yapılabilir. K8 HE Tamamen Ahşap Özel Sürümü artık üreticinin web sitesinde satışa sunuldu.
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 892 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • GTA VI'ya ait yeni ekran görüntüleri yayınladı ve yeni detaylar açıkladı
    Game Informer, GTA VI hakkında özel bir yazı yayınladı. Yakında çıkacak aksiyon oyunuyla ilgili yeni detayların yanı sıra, bir dizi yeni ekran görüntüsü de yayınlandı.

    Görüntüler, Leonida'nın hem gündüz hem de gece çeşitli köşelerini yansıtıyor. Ekran görüntülerinde Jason ve Lucia da yer alıyor.

    Yeni detaylara gelince, geliştiriciler Rockstar Games tarihindeki en büyük, en gerçekçi ve canlı dünyayı yaratmak için büyük çaba sarf ettiler. Bunu başarmak için Miami, Güney Florida ve sakinleri titizlikle incelendi.

    NPC çeşitliliğine özellikle önem verilmektedir. Karakterler boy, vücut yapısı, saç stili, kıyafet ve dövmeler, çiller gibi diğer detaylar açısından farklılık gösterecektir.

    Hava sistemi tamamen yenilendi. Oyuncular, açık gökyüzünden şimşekli fırtınalara kadar çeşitli hava koşullarıyla karşılaşacaklar. Rüzgar ayrıca karakterlerin saç stillerini de etkileyecek.

    Oyun ayrıca flamingolar, pelikanlar, maymunlar, kediler ve daha fazlası dahil olmak üzere 170'ten fazla hayvan türüne yer verecek. Köpekbalıkları, balinalar ve kaplumbağalar gibi su altı canlıları da oyuna dahil edildi.

    Paraşütle atlama, bilardo, jimnastik, dalış, yarış, hayvanat bahçesi ziyareti—GTA VI'da görevlerin dışında yapılacak çok şey var.

    Uzun zamandır beklenen aksiyon oyunu, 19 Kasım'da PlayStation 5 ve Xbox Series X/S için piyasaya sürülecek. Ön siparişler şu anda alınabilir.
    Game Informer, GTA VI hakkında özel bir yazı yayınladı. Yakında çıkacak aksiyon oyunuyla ilgili yeni detayların yanı sıra, bir dizi yeni ekran görüntüsü de yayınlandı. Görüntüler, Leonida'nın hem gündüz hem de gece çeşitli köşelerini yansıtıyor. Ekran görüntülerinde Jason ve Lucia da yer alıyor. Yeni detaylara gelince, geliştiriciler Rockstar Games tarihindeki en büyük, en gerçekçi ve canlı dünyayı yaratmak için büyük çaba sarf ettiler. Bunu başarmak için Miami, Güney Florida ve sakinleri titizlikle incelendi. NPC çeşitliliğine özellikle önem verilmektedir. Karakterler boy, vücut yapısı, saç stili, kıyafet ve dövmeler, çiller gibi diğer detaylar açısından farklılık gösterecektir. Hava sistemi tamamen yenilendi. Oyuncular, açık gökyüzünden şimşekli fırtınalara kadar çeşitli hava koşullarıyla karşılaşacaklar. Rüzgar ayrıca karakterlerin saç stillerini de etkileyecek. Oyun ayrıca flamingolar, pelikanlar, maymunlar, kediler ve daha fazlası dahil olmak üzere 170'ten fazla hayvan türüne yer verecek. Köpekbalıkları, balinalar ve kaplumbağalar gibi su altı canlıları da oyuna dahil edildi. Paraşütle atlama, bilardo, jimnastik, dalış, yarış, hayvanat bahçesi ziyareti—GTA VI'da görevlerin dışında yapılacak çok şey var. Uzun zamandır beklenen aksiyon oyunu, 19 Kasım'da PlayStation 5 ve Xbox Series X/S için piyasaya sürülecek. Ön siparişler şu anda alınabilir.
    Beğen
    6
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 854 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Kalp durması uyarısı özelliğine sahip Honor Watch 6 Pro akıllı saat tanıtıldı
    Çinli şirket HONOR, Watch 6 Pro akıllı saatini resmen tanıttı. Spor özelliklerine ve uzun pil ömrüne odaklanan Watch 6'nın aksine, Pro modeli sağlık takibine ağırlık veriyor.

    Yeni saatin en önemli özelliklerinden biri, potansiyel kalp durması uyarı sistemidir. Cihaz, sinyalleri analiz etmek için özel bir optik sensör kullanır ve anormal okumalar tespit edildiğinde güçlü bir şekilde titreşir. Özellikle yüksek riskli durumlarda, saat önceden programlanmış kişilerle iletişim kurar. Gerekirse, cihaz CPR ve defibrilatör kullanımı hakkında bilgi sağlayabilir. Bunun için bir akıllı telefonla eşleştirme gereklidir. Üretici, saatin tıbbi bir cihaz olmadığını ve bu nedenle kalp durmasını tanımayabileceğini veya yanlış uyarı verebileceğini vurgulamaktadır.

    Watch 6 Pro, gün boyunca kan basıncındaki değişiklikleri takip edebiliyor ve harici bir sürekli glikoz izleme sensörüne bağlanarak ölçümlerin dinamiklerini gösteriyor ve kan şekeri seviyelerini yönetmek için bir plan sunuyor.

    Teknik özellikler açısından, cihaz 466 x 466 piksel çözünürlüğe ve 5500 nit'e kadar parlaklığa sahip 1,5 inç çift katmanlı OLED ekrana sahip. IP68/IP69K koruma sınıfı ve üç antenli çift bantlı GNSS özelliği bulunuyor. Normal modda pil ömrü on güne kadar çıkıyor.

    Model beş farklı renk seçeneğiyle sunuluyor ve Çin'de 1.799 yuan fiyatla satışa sunuldu. Küresel satış tarihi henüz açıklanmadı.
    Çinli şirket HONOR, Watch 6 Pro akıllı saatini resmen tanıttı. Spor özelliklerine ve uzun pil ömrüne odaklanan Watch 6'nın aksine, Pro modeli sağlık takibine ağırlık veriyor. Yeni saatin en önemli özelliklerinden biri, potansiyel kalp durması uyarı sistemidir. Cihaz, sinyalleri analiz etmek için özel bir optik sensör kullanır ve anormal okumalar tespit edildiğinde güçlü bir şekilde titreşir. Özellikle yüksek riskli durumlarda, saat önceden programlanmış kişilerle iletişim kurar. Gerekirse, cihaz CPR ve defibrilatör kullanımı hakkında bilgi sağlayabilir. Bunun için bir akıllı telefonla eşleştirme gereklidir. Üretici, saatin tıbbi bir cihaz olmadığını ve bu nedenle kalp durmasını tanımayabileceğini veya yanlış uyarı verebileceğini vurgulamaktadır. Watch 6 Pro, gün boyunca kan basıncındaki değişiklikleri takip edebiliyor ve harici bir sürekli glikoz izleme sensörüne bağlanarak ölçümlerin dinamiklerini gösteriyor ve kan şekeri seviyelerini yönetmek için bir plan sunuyor. Teknik özellikler açısından, cihaz 466 x 466 piksel çözünürlüğe ve 5500 nit'e kadar parlaklığa sahip 1,5 inç çift katmanlı OLED ekrana sahip. IP68/IP69K koruma sınıfı ve üç antenli çift bantlı GNSS özelliği bulunuyor. Normal modda pil ömrü on güne kadar çıkıyor. Model beş farklı renk seçeneğiyle sunuluyor ve Çin'de 1.799 yuan fiyatla satışa sunuldu. Küresel satış tarihi henüz açıklanmadı.
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 935 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
Daha Fazla Sonuç
Oyun Gündemi
Yükleniyor...
Forum Son Yazılan Konular
TechForumTR https://techforum.tr/sosyal