• Yapay Zekâ İnternetin Güvenliğini Değiştiriyor.
    Yapay zekâ, siber güvenlik alanında hem önemli bir savunma aracı hem de yeni risklerin kaynağı hâline geliyor. Ekim 2026'da ortaya çıkan kritik yazılım açıkları, yapay zekânın güvenlik sorunlarını tespit etme ve bu açıkların kötüye kullanılma hızını artırabileceğini gösterdi.

    Yapay Zekâ ile Tespit Edilen Güvenlik Açıkları Gündemde

    Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesi, yalnızca içerik üretimi ve günlük iş süreçlerini değil, internetin güvenliğini de etkiliyor.

    Ekim 2026'da gündeme gelen gelişmelerde, milyonlarca internet sitesinde kullanılan PHP programlama diliyle ilgili ciddi güvenlik açıklarının yapay zekâ destekli araştırmalarla tespit edildiği bildirildi. Söz konusu açıkların uzun süredir yazılım altyapısında bulunmuş olabileceği ve saldırganlar tarafından kötüye kullanılma riski taşıdığı belirtildi.

    Bu gelişme, yapay zekânın karmaşık yazılım sistemlerini analiz etme ve insanların gözden kaçırabileceği sorunları belirleme konusunda ne kadar önemli bir rol üstlenebileceğini ortaya koyuyor.

    Milyonlarca Saldırı Girişimi Bildirildi

    Siber güvenlik şirketi Cloudflare'ın aktarılan açıklamalarına göre, güvenlik açıklarının kamuoyuna duyurulmasının ardından bunlardan yararlanmaya yönelik girişimlerde hızlı bir artış yaşandı. Şirketin gözlemleri, saldırı girişimlerinin kısa süre içerisinde milyonlar seviyesine ulaştığına işaret etti.

    Bu sayı, milyonlarca internet sitesinin başarıyla ele geçirildiği anlamına gelmiyor. Burada söz konusu olan, güvenlik açıklarından yararlanmaya yönelik girişimlerdir.

    Yine de yaşananlar önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Yapay zekâ güvenlik açıklarını çok daha hızlı tespit edebiliyorsa, internet sitelerini koruyan sistemler de aynı hızla önlem alabilecek mi?

    Yapay Zekâ Hem Tehdit Hem Savunma Aracı

    Yapay zekâ, siber güvenlik alanında iki farklı şekilde kullanılabiliyor.

    Savunma tarafında güvenlik açıklarını araştırmak, kodları incelemek, şüpheli davranışları belirlemek ve yazılım ekiplerinin sorunları daha hızlı çözmesine yardımcı olmak için kullanılabiliyor.

    Saldırı tarafında ise kötü niyetli kişiler aynı teknolojilerden yararlanarak açıkları araştırabilir, saldırı girişimlerini otomatikleştirebilir ve savunma ekiplerinin iş yükünü artırabilir.

    Bu nedenle yapay zekânın gelişmesi, siber güvenlik uzmanları için hem yeni fırsatlar hem de yeni sorumluluklar oluşturuyor. Ekim ayında gündeme gelen olaylar da açıkların zamanında giderilmesi ve güvenlik bilgilerinin koordineli biçimde paylaşılması gerektiğini gösterdi.

    İnternet Sitesi Sahipleri Nelere Dikkat Etmeli?

    Yaşanan gelişmeler, özellikle internet sitesi yöneticileri ve yazılım geliştiriciler için önemli hatırlatmalar içeriyor.

    Yazılımları güncel tutun: PHP, içerik yönetim sistemleri, eklentiler ve sunucu bileşenleri için yayımlanan güvenlik güncellemelerini takip edin.

    Yedekleme yapın: Web sitenizin ve veritabanınızın düzenli, mümkünse ayrı bir ortamda saklanan yedeklerini oluşturun.

    Güvenlik duyurularını izleyin: Kullandığınız yazılım ve altyapı sağlayıcılarının resmî güvenlik bildirimlerini takip edin.

    Erişimleri sınırlandırın: Yönetici hesaplarında güçlü parolalar ve çok faktörlü kimlik doğrulama kullanın.

    Güvenlik kontrollerini ihmal etmeyin: Sunucu kayıtlarını inceleyin ve şüpheli etkinlikleri araştırın.

    Güvenlik açığından etkilenen bir yazılım kullanılıyorsa, genel güvenlik önlemlerinin yanı sıra ilgili açık için yayımlanan üretici talimatları da uygulanmalıdır.

    Yapay Zekâ Çağında Güvenlik Daha Önemli Hâle Geliyor

    İnternet dünyası giderek daha karmaşık bir yapıya dönüşürken yapay zekâ, bu altyapıyı analiz etmek ve korumak için yeni imkânlar sunuyor. Ancak aynı teknolojinin kötüye kullanılabilmesi, güvenlik süreçlerinin de sürekli geliştirilmesini gerektiriyor.

    Gelecekte yazılım geliştiriciler, sunucu yöneticileri ve siber güvenlik uzmanları için yalnızca yeni teknolojileri kullanmak değil, bunların oluşturduğu riskleri anlamak da kritik önem taşıyacak.

    Yapay zekâ interneti daha güvenli hâle getirmeye yardımcı olabilir. Bunun gerçekleşmesi ise güncel yazılımlar, doğru güvenlik politikaları ve insan denetimiyle mümkün olacak.

    Sonuç olarak, yapay zekâ çağında dijital güvenlik artık yalnızca büyük teknoloji şirketlerinin değil, internet sitesi sahibi olan herkesin gündeminde olması gereken bir konu.
    Yapay zekâ, siber güvenlik alanında hem önemli bir savunma aracı hem de yeni risklerin kaynağı hâline geliyor. Ekim 2026'da ortaya çıkan kritik yazılım açıkları, yapay zekânın güvenlik sorunlarını tespit etme ve bu açıkların kötüye kullanılma hızını artırabileceğini gösterdi. Yapay Zekâ ile Tespit Edilen Güvenlik Açıkları Gündemde Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesi, yalnızca içerik üretimi ve günlük iş süreçlerini değil, internetin güvenliğini de etkiliyor. Ekim 2026'da gündeme gelen gelişmelerde, milyonlarca internet sitesinde kullanılan PHP programlama diliyle ilgili ciddi güvenlik açıklarının yapay zekâ destekli araştırmalarla tespit edildiği bildirildi. Söz konusu açıkların uzun süredir yazılım altyapısında bulunmuş olabileceği ve saldırganlar tarafından kötüye kullanılma riski taşıdığı belirtildi. Bu gelişme, yapay zekânın karmaşık yazılım sistemlerini analiz etme ve insanların gözden kaçırabileceği sorunları belirleme konusunda ne kadar önemli bir rol üstlenebileceğini ortaya koyuyor. Milyonlarca Saldırı Girişimi Bildirildi Siber güvenlik şirketi Cloudflare'ın aktarılan açıklamalarına göre, güvenlik açıklarının kamuoyuna duyurulmasının ardından bunlardan yararlanmaya yönelik girişimlerde hızlı bir artış yaşandı. Şirketin gözlemleri, saldırı girişimlerinin kısa süre içerisinde milyonlar seviyesine ulaştığına işaret etti. Bu sayı, milyonlarca internet sitesinin başarıyla ele geçirildiği anlamına gelmiyor. Burada söz konusu olan, güvenlik açıklarından yararlanmaya yönelik girişimlerdir. Yine de yaşananlar önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Yapay zekâ güvenlik açıklarını çok daha hızlı tespit edebiliyorsa, internet sitelerini koruyan sistemler de aynı hızla önlem alabilecek mi? Yapay Zekâ Hem Tehdit Hem Savunma Aracı Yapay zekâ, siber güvenlik alanında iki farklı şekilde kullanılabiliyor. Savunma tarafında güvenlik açıklarını araştırmak, kodları incelemek, şüpheli davranışları belirlemek ve yazılım ekiplerinin sorunları daha hızlı çözmesine yardımcı olmak için kullanılabiliyor. Saldırı tarafında ise kötü niyetli kişiler aynı teknolojilerden yararlanarak açıkları araştırabilir, saldırı girişimlerini otomatikleştirebilir ve savunma ekiplerinin iş yükünü artırabilir. Bu nedenle yapay zekânın gelişmesi, siber güvenlik uzmanları için hem yeni fırsatlar hem de yeni sorumluluklar oluşturuyor. Ekim ayında gündeme gelen olaylar da açıkların zamanında giderilmesi ve güvenlik bilgilerinin koordineli biçimde paylaşılması gerektiğini gösterdi. İnternet Sitesi Sahipleri Nelere Dikkat Etmeli? Yaşanan gelişmeler, özellikle internet sitesi yöneticileri ve yazılım geliştiriciler için önemli hatırlatmalar içeriyor. Yazılımları güncel tutun: PHP, içerik yönetim sistemleri, eklentiler ve sunucu bileşenleri için yayımlanan güvenlik güncellemelerini takip edin. Yedekleme yapın: Web sitenizin ve veritabanınızın düzenli, mümkünse ayrı bir ortamda saklanan yedeklerini oluşturun. Güvenlik duyurularını izleyin: Kullandığınız yazılım ve altyapı sağlayıcılarının resmî güvenlik bildirimlerini takip edin. Erişimleri sınırlandırın: Yönetici hesaplarında güçlü parolalar ve çok faktörlü kimlik doğrulama kullanın. Güvenlik kontrollerini ihmal etmeyin: Sunucu kayıtlarını inceleyin ve şüpheli etkinlikleri araştırın. Güvenlik açığından etkilenen bir yazılım kullanılıyorsa, genel güvenlik önlemlerinin yanı sıra ilgili açık için yayımlanan üretici talimatları da uygulanmalıdır. Yapay Zekâ Çağında Güvenlik Daha Önemli Hâle Geliyor İnternet dünyası giderek daha karmaşık bir yapıya dönüşürken yapay zekâ, bu altyapıyı analiz etmek ve korumak için yeni imkânlar sunuyor. Ancak aynı teknolojinin kötüye kullanılabilmesi, güvenlik süreçlerinin de sürekli geliştirilmesini gerektiriyor. Gelecekte yazılım geliştiriciler, sunucu yöneticileri ve siber güvenlik uzmanları için yalnızca yeni teknolojileri kullanmak değil, bunların oluşturduğu riskleri anlamak da kritik önem taşıyacak. Yapay zekâ interneti daha güvenli hâle getirmeye yardımcı olabilir. Bunun gerçekleşmesi ise güncel yazılımlar, doğru güvenlik politikaları ve insan denetimiyle mümkün olacak. Sonuç olarak, yapay zekâ çağında dijital güvenlik artık yalnızca büyük teknoloji şirketlerinin değil, internet sitesi sahibi olan herkesin gündeminde olması gereken bir konu.
    Beğen
    3
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 308 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Honor Win RT'yi Google Pixel 10a ile karşılaştırdı
    Honor Win RT'yi Google Pixel 10a ile karşılaştırdı. Honor neredeyse her açıdan daha iyi, ancak küçük bir ayrıntı var.

    HONOR Win RT ve Google Pixel 10a tamamen farklı cihazlar. İlki yüksek performans, oyun yetenekleri ve büyük bir bataryaya odaklanırken, ikincisi mobil fotoğrafçılık, Android'in rahatlığı ve uzun vadeli yazılım desteğine önem veriyor. Yine de fiyatları benzer. Bu nedenle Gizmochina bu karşılaştırmayı yaptı.

    HONOR Win RT, Snapdragon 8 Elite işlemci ve dahili soğutma fanı ile donatılmıştır. 185Hz yenileme hızına ve 6000 nit tepe parlaklığına sahip 6,83 inç AMOLED ekrana sahiptir. 16 GB'a kadar RAM ve 1 TB'a kadar depolama alanı sunar. 10.000 mAh bataryası bulunur. 100W kablolu şarjı ve 27W ters şarjı destekler. Kablosuz şarj özelliği bulunmamaktadır. Ayrıca IP68/IP69K koruma sınıfına sahiptir.

    Google Pixel 10a, 120Hz yenileme hızına ve 3000 nit tepe parlaklığına sahip daha kompakt 6,3 inç P-OLED ekran sunuyor. Tensor G4 işlemci, 8GB RAM ve 256GB'a kadar depolama alanıyla güçlendirilmiştir. Akıllı telefonun en önemli satış noktası kameralarıdır. Ana sensör, optik görüntü sabitleme özelliğine sahip 48MP'lik bir ünitedir ve ultra geniş açılı lens ise 13MP'lik bir ünitedir. Bu sensörler, Google'ın tescilli görüntü işleme algoritmalarıyla desteklenmektedir. Pil kapasitesi 5100 mAh'dir. 30W kablolu şarjı ve 10W kablosuz şarjı destekler.

    Her iki cihaz da ana kamerada 60 fps hızında 4K video kaydını destekliyor. Honor'un 50 MP ön kamerası 60 fps hızında 4K video kaydedebilirken, Pixel'in kayıt hızı 30 fps ile sınırlı.

    Gizmochina'ya göre, HONOR WIN RT oyun oynamak için daha tercih edilebilir bir cihaz. Ayrıca uzun pil ömrüne önem verenleri de memnun edecek. Pixel 10a ise daha iyi kamera özelliklerine, kablosuz şarj özelliğine ve yedi Android güncellemesine sahip.
    Honor Win RT'yi Google Pixel 10a ile karşılaştırdı. Honor neredeyse her açıdan daha iyi, ancak küçük bir ayrıntı var. HONOR Win RT ve Google Pixel 10a tamamen farklı cihazlar. İlki yüksek performans, oyun yetenekleri ve büyük bir bataryaya odaklanırken, ikincisi mobil fotoğrafçılık, Android'in rahatlığı ve uzun vadeli yazılım desteğine önem veriyor. Yine de fiyatları benzer. Bu nedenle Gizmochina bu karşılaştırmayı yaptı. HONOR Win RT, Snapdragon 8 Elite işlemci ve dahili soğutma fanı ile donatılmıştır. 185Hz yenileme hızına ve 6000 nit tepe parlaklığına sahip 6,83 inç AMOLED ekrana sahiptir. 16 GB'a kadar RAM ve 1 TB'a kadar depolama alanı sunar. 10.000 mAh bataryası bulunur. 100W kablolu şarjı ve 27W ters şarjı destekler. Kablosuz şarj özelliği bulunmamaktadır. Ayrıca IP68/IP69K koruma sınıfına sahiptir. Google Pixel 10a, 120Hz yenileme hızına ve 3000 nit tepe parlaklığına sahip daha kompakt 6,3 inç P-OLED ekran sunuyor. Tensor G4 işlemci, 8GB RAM ve 256GB'a kadar depolama alanıyla güçlendirilmiştir. Akıllı telefonun en önemli satış noktası kameralarıdır. Ana sensör, optik görüntü sabitleme özelliğine sahip 48MP'lik bir ünitedir ve ultra geniş açılı lens ise 13MP'lik bir ünitedir. Bu sensörler, Google'ın tescilli görüntü işleme algoritmalarıyla desteklenmektedir. Pil kapasitesi 5100 mAh'dir. 30W kablolu şarjı ve 10W kablosuz şarjı destekler. Her iki cihaz da ana kamerada 60 fps hızında 4K video kaydını destekliyor. Honor'un 50 MP ön kamerası 60 fps hızında 4K video kaydedebilirken, Pixel'in kayıt hızı 30 fps ile sınırlı. Gizmochina'ya göre, HONOR WIN RT oyun oynamak için daha tercih edilebilir bir cihaz. Ayrıca uzun pil ömrüne önem verenleri de memnun edecek. Pixel 10a ise daha iyi kamera özelliklerine, kablosuz şarj özelliğine ve yedi Android güncellemesine sahip.
    Beğen
    5
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 334 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • 10.000 mAh bataryaya sahip vivo Y600 akıllı telefon tanıtıldı
    10.000 mAh bataryaya sahip vivo Y600 akıllı telefon tanıtıldı ve şimdiden Guinness Rekorlar Kitabı'na girdi. Vivo, Çin'de Y600 akıllı telefonunu resmen tanıttı. En önemli özelliği, 10.000 mAh kapasiteli büyük BlueVolt bataryası.

    Guinness Dünya Rekorları Kitabı tarafından yapılan testlerde, vivo Y600 kesintisiz canlı yayın modunda 32 saat 37 dakika dayanmıştır. Bu, elektronik bir cihaz için bir rekordur. Ünlü kitap ayrıca vivo Y600'ü "Elektronik bir cihazda en uzun kesintisiz canlı yayın süresi" kategorisine de dahil etmiştir. Akıllı telefonun pili 44W kablolu şarjı ve ters kablolu şarjı desteklemektedir.

    Akıllı telefonda 120Hz yenileme hızına sahip 6,83 inç AMOLED ekran ve orta seviye MediaTek Dimensity 7300e işlemci bulunuyor. Arka kamerada 50MP ana sensör, ön kamerada ise 8MP çözünürlük mevcut. Ek özellikler arasında ekran altı parmak izi okuyucu, temassız ödemeler için NFC modülü ve IP68 su ve toz direnci yer alıyor. Ayrıca MIL-STD-810H sertifikasına da sahip.

    Çin'de vivo Y600, açık altın, siyah ve mavi olmak üzere üç renkte satışa sunuluyor. 6 GB RAM ve 128 GB depolama alanına sahip temel sürümün fiyatı 1999 yuan, yani yaklaşık 280 dolar. 8 GB/128 GB, 6 GB/256 GB ve 8 GB/256 GB konfigürasyonlarının fiyatları ise sırasıyla 2099, 2199 ve 2499 yuan. Bu da sırasıyla 315, 330 ve 375 dolara denk geliyor.

    Cihaz şu anda Çin'de ön siparişe açıldı. Genel satışlar 30 Ekim 2026'da başlayacak.

    GSMArena, yeni ürünün teknik özellikler ve tasarım açısından vivo S2 FE ve vivo V80 Lite'a benzediğini belirtiyor.
    10.000 mAh bataryaya sahip vivo Y600 akıllı telefon tanıtıldı ve şimdiden Guinness Rekorlar Kitabı'na girdi. Vivo, Çin'de Y600 akıllı telefonunu resmen tanıttı. En önemli özelliği, 10.000 mAh kapasiteli büyük BlueVolt bataryası. Guinness Dünya Rekorları Kitabı tarafından yapılan testlerde, vivo Y600 kesintisiz canlı yayın modunda 32 saat 37 dakika dayanmıştır. Bu, elektronik bir cihaz için bir rekordur. Ünlü kitap ayrıca vivo Y600'ü "Elektronik bir cihazda en uzun kesintisiz canlı yayın süresi" kategorisine de dahil etmiştir. Akıllı telefonun pili 44W kablolu şarjı ve ters kablolu şarjı desteklemektedir. Akıllı telefonda 120Hz yenileme hızına sahip 6,83 inç AMOLED ekran ve orta seviye MediaTek Dimensity 7300e işlemci bulunuyor. Arka kamerada 50MP ana sensör, ön kamerada ise 8MP çözünürlük mevcut. Ek özellikler arasında ekran altı parmak izi okuyucu, temassız ödemeler için NFC modülü ve IP68 su ve toz direnci yer alıyor. Ayrıca MIL-STD-810H sertifikasına da sahip. Çin'de vivo Y600, açık altın, siyah ve mavi olmak üzere üç renkte satışa sunuluyor. 6 GB RAM ve 128 GB depolama alanına sahip temel sürümün fiyatı 1999 yuan, yani yaklaşık 280 dolar. 8 GB/128 GB, 6 GB/256 GB ve 8 GB/256 GB konfigürasyonlarının fiyatları ise sırasıyla 2099, 2199 ve 2499 yuan. Bu da sırasıyla 315, 330 ve 375 dolara denk geliyor. Cihaz şu anda Çin'de ön siparişe açıldı. Genel satışlar 30 Ekim 2026'da başlayacak. GSMArena, yeni ürünün teknik özellikler ve tasarım açısından vivo S2 FE ve vivo V80 Lite'a benzediğini belirtiyor.
    Beğen
    5
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 270 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Samsung TV'ler ACR devre dışı bırakıldıktan sonra bile kullanıcı verilerini göndermeye devam ediyor
    Modern akıllı televizyonlarda, oynatılan içeriği otomatik olarak tanıyan Otomatik İçerik Tanıma (ACR) adı verilen bir özellik bulunur. Televizyon üreticileri, hedefli reklamcılık oluşturmak için bu verilere ihtiyaç duyar.

    Kullanıcılar ayarlardan ACR'yi devre dışı bırakabilirler, ancak bu her zaman işe yaramıyor gibi görünüyor. Kuzeydoğu Üniversitesi'nden yapılan yeni bir araştırma, ACR devre dışı bırakıldıktan sonra bile bazı TV markalarının bu protokole karşılık gelen trafiği harici sunuculara göndermeye devam ettiğini ortaya koydu.

    Farklı işletim sistemlerine sahip 10 markadan toplam 12 televizyon test edildi. Sonuçlar, ACR'yi devre dışı bırakmanın LG (webOS), Sony (Google TV), Amazon (Fire TV) ve VIDAA OS çalıştıran cihazlarda çalıştığını ortaya koydu. Ancak, Samsung (Tizen) ve Vizio (SmartCast OS) televizyonlarında çalışmıyor.

    Samsung örneğinde, şirketin kendi yayın hizmetiyle yapılan 30 testin tamamında, antenle (karasal TV) yapılan 60 testin 41'inde, HDMI (harici kaynak) kullanılarak yapılan 30 testin 18'inde ve Tubi uygulaması kullanılarak yapılan 30 testin altısında veri aktarımı gerçekleşti.

    Samsung ve Vizio'ya ek olarak, Roku TV'lerde de bazı sorunlar tespit edildi: ACR'yi devre dışı bırakmak, şirketin yayın hizmeti olan Roku Channel'da izlemeyi devre dışı bırakmıyor. Ancak şirket bunu kullanıcı sözleşmesinde belirtiyor. Araştırmacılar, Samsung ve Vizio TV'ler tarafından iletilen trafiğin, ACR devre dışı bırakıldıktan sonra bile şifrelendiğine dikkat çekiyor. Bu durum, harici sunuculara tam olarak hangi verilerin gönderildiğini belirlemeyi imkansız hale getiriyor, ancak gizlilik açısından önemli sonuçlar doğurabilir.

    Dahası, VIDAA OS işletim sistemini kullanan TV'lerdeki ACR trafiği tamamen şifrelenmemişti ve bu da gizlilik riskleri oluşturuyordu. Ayrıca, veriler yetkilendirme gerektirmeyen bir sunucuya gönderiliyordu. Araştırmacılar yaklaşık üç saat içinde bir milyondan fazla TV'den 57 milyon izleme verisi noktası toplamayı başardı. Bu güvenlik açığından haberdar olduktan sonra şirket bunu yamaladı, ancak ACR verileri hala şifrelenmemiş olarak VIDAA'ya iletilmeye devam ediyor.
    Araştırmacılar, "ACR kullanımından kaçınmak için televizyonunuzun fişini çekin ve ACR'yi desteklemeyen harici bir yayın cihazı kullanın" diyor.
    Daha önce, teknoloji meraklılarının akıllı televizyonlarındaki reklamları devre dışı bırakmak ve arayüzü daha kullanıcı dostu hale getirmek için yapay zekaya yöneldikleri bildirilmişti, ancak bu güvenli olmayabilir.
    Modern akıllı televizyonlarda, oynatılan içeriği otomatik olarak tanıyan Otomatik İçerik Tanıma (ACR) adı verilen bir özellik bulunur. Televizyon üreticileri, hedefli reklamcılık oluşturmak için bu verilere ihtiyaç duyar. Kullanıcılar ayarlardan ACR'yi devre dışı bırakabilirler, ancak bu her zaman işe yaramıyor gibi görünüyor. Kuzeydoğu Üniversitesi'nden yapılan yeni bir araştırma, ACR devre dışı bırakıldıktan sonra bile bazı TV markalarının bu protokole karşılık gelen trafiği harici sunuculara göndermeye devam ettiğini ortaya koydu. Farklı işletim sistemlerine sahip 10 markadan toplam 12 televizyon test edildi. Sonuçlar, ACR'yi devre dışı bırakmanın LG (webOS), Sony (Google TV), Amazon (Fire TV) ve VIDAA OS çalıştıran cihazlarda çalıştığını ortaya koydu. Ancak, Samsung (Tizen) ve Vizio (SmartCast OS) televizyonlarında çalışmıyor. Samsung örneğinde, şirketin kendi yayın hizmetiyle yapılan 30 testin tamamında, antenle (karasal TV) yapılan 60 testin 41'inde, HDMI (harici kaynak) kullanılarak yapılan 30 testin 18'inde ve Tubi uygulaması kullanılarak yapılan 30 testin altısında veri aktarımı gerçekleşti. Samsung ve Vizio'ya ek olarak, Roku TV'lerde de bazı sorunlar tespit edildi: ACR'yi devre dışı bırakmak, şirketin yayın hizmeti olan Roku Channel'da izlemeyi devre dışı bırakmıyor. Ancak şirket bunu kullanıcı sözleşmesinde belirtiyor. Araştırmacılar, Samsung ve Vizio TV'ler tarafından iletilen trafiğin, ACR devre dışı bırakıldıktan sonra bile şifrelendiğine dikkat çekiyor. Bu durum, harici sunuculara tam olarak hangi verilerin gönderildiğini belirlemeyi imkansız hale getiriyor, ancak gizlilik açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Dahası, VIDAA OS işletim sistemini kullanan TV'lerdeki ACR trafiği tamamen şifrelenmemişti ve bu da gizlilik riskleri oluşturuyordu. Ayrıca, veriler yetkilendirme gerektirmeyen bir sunucuya gönderiliyordu. Araştırmacılar yaklaşık üç saat içinde bir milyondan fazla TV'den 57 milyon izleme verisi noktası toplamayı başardı. Bu güvenlik açığından haberdar olduktan sonra şirket bunu yamaladı, ancak ACR verileri hala şifrelenmemiş olarak VIDAA'ya iletilmeye devam ediyor. [quote]Araştırmacılar, "ACR kullanımından kaçınmak için televizyonunuzun fişini çekin ve ACR'yi desteklemeyen harici bir yayın cihazı kullanın" diyor.[/quote] Daha önce, teknoloji meraklılarının akıllı televizyonlarındaki reklamları devre dışı bırakmak ve arayüzü daha kullanıcı dostu hale getirmek için yapay zekaya yöneldikleri bildirilmişti, ancak bu güvenli olmayabilir.
    Beğen
    1
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 283 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • AMD, Windows 10 ve 11 için 8.09.28.1124 sürüm numaralı yeni bir Ryzen yonga seti sürücüsü yayınladı.
    AMD, Windows 10 ve 11 için 8.09.28.1124 sürüm numaralı güncellenmiş Ryzen yonga seti sürücü paketini yayınladı. Bu küçük bir sürüm olup iki bileşen için düzeltmeler içermektedir: AMS Posta Kutusu ve I2C. Diğer bilinen sorunlar çözülmemiştir.

    AMS Mailbox, AMD Entegre Yönetim Teknolojisi (AIM-T) ile entegre edilmiştir; bu sayede uyumlu AMD PRO bilgisayarların uzaktan yönetimi, durumlarının izlenmesi ve işletim sistemi kullanılamaz durumda olsa bile sorun giderme işlemleri gerçekleştirilebilir.

    I2C sürücüsü, seri arayüz üzerinden Windows ile uyumlu donanım bileşenleri arasında veri alışverişini sağlar. Çeşitli kontrolcüler, sensörler ve çevre birimleri ile etkileşim kurmak için kullanılır.

    AMD üç bilinen sorunu listeliyor:

    7.xx.xx.xx veya daha yeni bir yonga seti sürücüsü sürümünü yükledikten sonra, 6.xx.xx.xx veya daha yeni bir sürümü yükleyemezsiniz. Geri dönmek için, mevcut paketi kaldırmanız, C:\Program Files (x86)\AMD\Chipset_Software\Qt_Dependencies klasörünü silmeniz ve ardından istediğiniz eski sürümü yüklemeniz gerekir. İngilizce dışındaki dillerdeki işletim sistemlerinde, bazı sürücü adları İngilizce olarak görünebilir. Bazı durumlarda, Ryzen PPKG yüklenmeyebilir veya güncellenmeyebilir.

    Yeni paket, WRX90, TRX50, X870E, X870, B850, B840, X670E, X670, B650E, B650, X570 ve B550 yonga setlerinin yanı sıra A320, X370 ve B350'ye kadar olan eski modeller de dahil olmak üzere çok çeşitli AMD platformlarını desteklemektedir. Hem masaüstü hem de mobil Ryzen işlemciler ve Threadripper serisi de desteklenmektedir.

    Uyumluluk, Windows sürümüne ve belirli işlemciye bağlıdır. Örneğin, Ryzen AI 300, Ryzen AI 400 ve Ryzen AI Max yalnızca Windows 11'de desteklenmektedir. Öte yandan, bazı eski Ryzen ve Threadripper işlemciler Windows 10 ile uyumlu olup Windows 11 ile uyumlu değildir.

    AMD Ryzen™ Yonga Seti Sürücüsü Sürüm Notları 8.09.28.1124
    https://www.amd.com/en/resources/support-articles/release-notes/RN-RYZEN-CHIPSET-8-09-28-1124.html

    Ryzen Chipset Driver 8.09.28.1124'ü resmi AMD web sitesinden indirebilirsiniz .
    https://www.amd.com/en/support/download/drivers.html

    Alıntıdır. Ana kaynak:
    https://www.neowin.net/news/amd-releases-new-windows-1110-chipset-driver-for-ryzen-9000-7000-5000-3000-and-more-2/
    [b]AMD, Windows 10 ve 11 için 8.09.28.1124 sürüm numaralı güncellenmiş Ryzen yonga seti sürücü paketini yayınladı. Bu küçük bir sürüm olup iki bileşen için düzeltmeler içermektedir: AMS Posta Kutusu ve I2C. Diğer bilinen sorunlar çözülmemiştir.[/b] AMS Mailbox, AMD Entegre Yönetim Teknolojisi (AIM-T) ile entegre edilmiştir; bu sayede uyumlu AMD PRO bilgisayarların uzaktan yönetimi, durumlarının izlenmesi ve işletim sistemi kullanılamaz durumda olsa bile sorun giderme işlemleri gerçekleştirilebilir. I2C sürücüsü, seri arayüz üzerinden Windows ile uyumlu donanım bileşenleri arasında veri alışverişini sağlar. Çeşitli kontrolcüler, sensörler ve çevre birimleri ile etkileşim kurmak için kullanılır. AMD üç bilinen sorunu listeliyor: 7.xx.xx.xx veya daha yeni bir yonga seti sürücüsü sürümünü yükledikten sonra, 6.xx.xx.xx veya daha yeni bir sürümü yükleyemezsiniz. Geri dönmek için, mevcut paketi kaldırmanız, C:\Program Files (x86)\AMD\Chipset_Software\Qt_Dependencies klasörünü silmeniz ve ardından istediğiniz eski sürümü yüklemeniz gerekir. İngilizce dışındaki dillerdeki işletim sistemlerinde, bazı sürücü adları İngilizce olarak görünebilir. Bazı durumlarda, Ryzen PPKG yüklenmeyebilir veya güncellenmeyebilir. Yeni paket, WRX90, TRX50, X870E, X870, B850, B840, X670E, X670, B650E, B650, X570 ve B550 yonga setlerinin yanı sıra A320, X370 ve B350'ye kadar olan eski modeller de dahil olmak üzere çok çeşitli AMD platformlarını desteklemektedir. Hem masaüstü hem de mobil Ryzen işlemciler ve Threadripper serisi de desteklenmektedir. Uyumluluk, Windows sürümüne ve belirli işlemciye bağlıdır. Örneğin, Ryzen AI 300, Ryzen AI 400 ve Ryzen AI Max yalnızca Windows 11'de desteklenmektedir. Öte yandan, bazı eski Ryzen ve Threadripper işlemciler Windows 10 ile uyumlu olup Windows 11 ile uyumlu değildir. [b]AMD Ryzen™ Yonga Seti Sürücüsü Sürüm Notları 8.09.28.1124[/b] https://www.amd.com/en/resources/support-articles/release-notes/RN-RYZEN-CHIPSET-8-09-28-1124.html [b]Ryzen Chipset Driver 8.09.28.1124'ü resmi AMD web sitesinden indirebilirsiniz .[/b] https://www.amd.com/en/support/download/drivers.html Alıntıdır. Ana kaynak: https://www.neowin.net/news/amd-releases-new-windows-1110-chipset-driver-for-ryzen-9000-7000-5000-3000-and-more-2/
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 383 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Call of Duty: Modern Warfare 4'ün hikaye modu, resmi çıkışından beş gün önce torrent sitelerinde sızdırılır...
    r4v3n takma adıyla tanınan bir hacker, çeşitli Call of Duty oyunlarındaki sayısız hackleme yöntemiyle ün kazandı . Şimdi ise en yeni Call of Duty: Modern Warfare 4'teki korsanlıkla mücadele korumasını aşmak için geri döndü.

    Oyunun tam sürümünün 23 Ekim 2026'da piyasaya sürülmesi planlanıyor. Ancak ön sipariş verenler, bu tarihten beş gün önce yeni oyuna erişim sağladı. Bu sayede oyunun tam sürümü çevrimiçi olarak yayınlandı. r4v3n, oyuncuların resmi hizmetlere bağlanmadan hikaye modunu başlatmalarına olanak tanıyan bir hile sürümünü hızla yayınladı.

    Bu sayede Call of Duty: Modern Warfare 4'ün hikaye modu, lisanssız içeriklere adanmış çeşitli web sitelerinde zaten bulunabiliyor. Ancak, hacker oyunun çok oyunculu modlarını hackleme niyetinde olmadığını belirtti.

    Alıntıdır, ana kaynak: Reddit
    https://www.reddit.com/r/CrackWatch/comments/1x8k8n5/call_of_duty_modern_warfare_4_2026_by_r4v3n/
    [b]r4v3n takma adıyla tanınan bir hacker, çeşitli Call of Duty oyunlarındaki sayısız hackleme yöntemiyle ün kazandı . Şimdi ise en yeni Call of Duty: Modern Warfare 4'teki korsanlıkla mücadele korumasını aşmak için geri döndü. [/b] Oyunun tam sürümünün 23 Ekim 2026'da piyasaya sürülmesi planlanıyor. Ancak ön sipariş verenler, bu tarihten beş gün önce yeni oyuna erişim sağladı. Bu sayede oyunun tam sürümü çevrimiçi olarak yayınlandı. r4v3n, oyuncuların resmi hizmetlere bağlanmadan hikaye modunu başlatmalarına olanak tanıyan bir hile sürümünü hızla yayınladı. Bu sayede Call of Duty: Modern Warfare 4'ün hikaye modu, lisanssız içeriklere adanmış çeşitli web sitelerinde zaten bulunabiliyor. Ancak, hacker oyunun çok oyunculu modlarını hackleme niyetinde olmadığını belirtti. Alıntıdır, ana kaynak: Reddit https://www.reddit.com/r/CrackWatch/comments/1x8k8n5/call_of_duty_modern_warfare_4_2026_by_r4v3n/
    Beğen
    2
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 431 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • NVIDIA, Vera Rubin'i bulutta piyasaya sürdü
    NVIDIA, Vera Rubin'i bulutta piyasaya sürdü bu, Blackwell'den 4,8 kat daha fazla token anlamına geliyor.

    NVIDIA ve CoreWeave, Vera Rubin NVL72 platformuna bulut erişimi sağlamaya başladı. Müşteriler artık yazılım geliştirme de dahil olmak üzere yapay zeka iş yükleri için yeni sunucuları kullanabilirler.

    Şirketlerin açıklamasına göre, kod oluşturma görevlerine yönelik ilk testlerde Vera Rubin, Grace Blackwell GB200 NVL72'ye kıyasla genel token işleme kapasitesinde 4,8 kata kadar daha yüksek performans sergiledi.

    İlk müşterilerden biri, yapay zeka mühendisi Devin'in geliştiricisi Cognition oldu. CoreWeave, onlar için sadece birkaç gün içinde çalışan bir Vera Rubin kümesi kurdu. Şirketlere göre, yeni altyapı daha hızlı kod üretimi sağlıyor ve karmaşık görev dizilerinin yürütme süresini kısaltıyor.

    Eylül ayında Cognition, Vera Rubin'i Grace Blackwell ile SWE-2 görevlerinde karşılaştırdı ve genel token işleme hızında 4,8 katlık bir iyileşme elde etti. Bunlar belirli test sonuçlarıdır. Bu nedenle, bu rakam yeni platformun tüm senaryolarda Blackwell'den 4,8 kat daha hızlı olacağı anlamına gelmez.

    CoreWeave, Vera Rubin NVL72 işlemcili sunuculara ek olarak bulutuna NVIDIA Vera işlemcileri de ekledi. Bu işlemciler, diğer şeylerin yanı sıra, işlemcinin aynı anda çok sayıda izole ortamı desteklemesi gereken ajan tabanlı yapay zeka altyapısı için tasarlanmıştır.

    CoreWeave, tek bir rafa 128 adet Vera işlemci yerleştirdi; bu da toplam 11.264 çekirdek anlamına geliyor. Bu, 11.000'den fazla eş zamanlı iş yükünü çalıştırmak için yeterli. Terminal Bench testinde, işlemciler başarıyla tamamlanan tüm görevlerde 1,7 kat performans artışı gösterdi.
    NVIDIA, Vera Rubin'i bulutta piyasaya sürdü bu, Blackwell'den 4,8 kat daha fazla token anlamına geliyor. NVIDIA ve CoreWeave, Vera Rubin NVL72 platformuna bulut erişimi sağlamaya başladı. Müşteriler artık yazılım geliştirme de dahil olmak üzere yapay zeka iş yükleri için yeni sunucuları kullanabilirler. Şirketlerin açıklamasına göre, kod oluşturma görevlerine yönelik ilk testlerde Vera Rubin, Grace Blackwell GB200 NVL72'ye kıyasla genel token işleme kapasitesinde 4,8 kata kadar daha yüksek performans sergiledi. İlk müşterilerden biri, yapay zeka mühendisi Devin'in geliştiricisi Cognition oldu. CoreWeave, onlar için sadece birkaç gün içinde çalışan bir Vera Rubin kümesi kurdu. Şirketlere göre, yeni altyapı daha hızlı kod üretimi sağlıyor ve karmaşık görev dizilerinin yürütme süresini kısaltıyor. Eylül ayında Cognition, Vera Rubin'i Grace Blackwell ile SWE-2 görevlerinde karşılaştırdı ve genel token işleme hızında 4,8 katlık bir iyileşme elde etti. Bunlar belirli test sonuçlarıdır. Bu nedenle, bu rakam yeni platformun tüm senaryolarda Blackwell'den 4,8 kat daha hızlı olacağı anlamına gelmez. CoreWeave, Vera Rubin NVL72 işlemcili sunuculara ek olarak bulutuna NVIDIA Vera işlemcileri de ekledi. Bu işlemciler, diğer şeylerin yanı sıra, işlemcinin aynı anda çok sayıda izole ortamı desteklemesi gereken ajan tabanlı yapay zeka altyapısı için tasarlanmıştır. CoreWeave, tek bir rafa 128 adet Vera işlemci yerleştirdi; bu da toplam 11.264 çekirdek anlamına geliyor. Bu, 11.000'den fazla eş zamanlı iş yükünü çalıştırmak için yeterli. Terminal Bench testinde, işlemciler başarıyla tamamlanan tüm görevlerde 1,7 kat performans artışı gösterdi.
    Beğen
    6
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 848 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • OpenAI 100'den fazla internet kaynağına saldırdığını kabul etti
    Washington Post'a göre OpenAI, yapay zekâ ajanlarının toplu olarak 100'den fazla şirket ve kuruluşun internet kaynaklarına saldırdığını itiraf etti.

    Bunlar arasında, güvenlik mekanizmalarını hackleme ve atlatma girişimleri, yetkisiz erişim, web sitesinin çeşitli isteklerle aşırı yüklenmesi ve diğer istenmeyen faaliyetler gibi çeşitli olaylar yer almaktadır. Bunlar, yapay zekâ eylemlerinin insan tarafından amaçlanan hedeflerden, görevlerden, kurallardan ve kısıtlamalardan sapması fenomeni olan "ayrışmanın" sonuçlarıdır. En dikkat çekici vakalardan biri, Avustralya Sağlık Bakanlığı web sitesinin yapay zekâ ajanları tarafından hacklenmesiydi.

    Şirket, uyumsuzluk olaylarıyla ilgili olarak kamuoyuna daha fazla bilgi vereceğine söz verdi. Axios daha önce OpenAI ve Anthropic'in kamuoyuna açıklanmayan on binlerce yapay zeka olayını araştırdığını bildirmişti.
    Washington Post'a göre OpenAI, yapay zekâ ajanlarının toplu olarak 100'den fazla şirket ve kuruluşun internet kaynaklarına saldırdığını itiraf etti. Bunlar arasında, güvenlik mekanizmalarını hackleme ve atlatma girişimleri, yetkisiz erişim, web sitesinin çeşitli isteklerle aşırı yüklenmesi ve diğer istenmeyen faaliyetler gibi çeşitli olaylar yer almaktadır. Bunlar, yapay zekâ eylemlerinin insan tarafından amaçlanan hedeflerden, görevlerden, kurallardan ve kısıtlamalardan sapması fenomeni olan "ayrışmanın" sonuçlarıdır. En dikkat çekici vakalardan biri, Avustralya Sağlık Bakanlığı web sitesinin yapay zekâ ajanları tarafından hacklenmesiydi. Şirket, uyumsuzluk olaylarıyla ilgili olarak kamuoyuna daha fazla bilgi vereceğine söz verdi. Axios daha önce OpenAI ve Anthropic'in kamuoyuna açıklanmayan on binlerce yapay zeka olayını araştırdığını bildirmişti.
    Beğen
    3
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 652 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Keychron ahşap kasalı K8 HE manyetik klavyesi
    Çinli marka Keychron, K8 HE manyetik klavyesinin yeni bir versiyonunu, All-Wood Special Edition'ı piyasaya sürdü. Bu model gerçek ahşap çerçeveye sahip.

    Üreticiye göre, K8 HE All-Wood Special Edition'da doğal ceviz ağacı kullanılmıştır. Ayrıca, ağacın özelliklerinden dolayı, her klavyede damar deseni biraz farklılık gösterecektir. Ahşap, ter ve neme karşı koruyucu bir kaplama ile işlenmiştir, ancak üretici zamanla yüzeyde doğal bir patina oluşacağı konusunda uyarıda bulunmaktadır.

    K8 HE All-Wood Special Edition, TKL formatında tasarlanmıştır. Çalışırken değiştirilebilir teknolojiye sahip Gateron Double-Rail Nebula manyetik anahtarlar kullanır. Her tuşun tetikleme noktası, 0,2 mm ile 3,8 mm arasında 0,1 mm'lik artışlarla ayrı ayrı ayarlanabilir. Ancak, sensör düzeni öncelikle Keychron Double-Rail anahtarlar için tasarlandığından, üçüncü taraf manyetik anahtarlar takılamaz.

    Kutu içeriğinde bulunan koyu kahverengi tuş başlıkları PBT plastikten üretilmiştir ve OSA profiline sahiptir. Karakterler opak olduğundan, RGB arka aydınlatma yalnızca tuşların etrafında görünür. Gürültüyü azaltmak için kasa EVA ve EPDM köpükle kaplanmış, kasanın alt kısmı ise PET filmle kaplanmıştır.

    Klavye, kablosuz bağlantıyı, Bluetooth 5.2'yi ve USB-C'yi destekler. Yazılım, açık kaynaklı QMK bellenimidir. Yapılandırma, tescilli Keychron Launcher web uygulaması kullanılarak yapılabilir.

    K8 HE Tamamen Ahşap Özel Sürümü artık üreticinin web sitesinde satışa sunuldu.
    Çinli marka Keychron, K8 HE manyetik klavyesinin yeni bir versiyonunu, All-Wood Special Edition'ı piyasaya sürdü. Bu model gerçek ahşap çerçeveye sahip. Üreticiye göre, K8 HE All-Wood Special Edition'da doğal ceviz ağacı kullanılmıştır. Ayrıca, ağacın özelliklerinden dolayı, her klavyede damar deseni biraz farklılık gösterecektir. Ahşap, ter ve neme karşı koruyucu bir kaplama ile işlenmiştir, ancak üretici zamanla yüzeyde doğal bir patina oluşacağı konusunda uyarıda bulunmaktadır. K8 HE All-Wood Special Edition, TKL formatında tasarlanmıştır. Çalışırken değiştirilebilir teknolojiye sahip Gateron Double-Rail Nebula manyetik anahtarlar kullanır. Her tuşun tetikleme noktası, 0,2 mm ile 3,8 mm arasında 0,1 mm'lik artışlarla ayrı ayrı ayarlanabilir. Ancak, sensör düzeni öncelikle Keychron Double-Rail anahtarlar için tasarlandığından, üçüncü taraf manyetik anahtarlar takılamaz. Kutu içeriğinde bulunan koyu kahverengi tuş başlıkları PBT plastikten üretilmiştir ve OSA profiline sahiptir. Karakterler opak olduğundan, RGB arka aydınlatma yalnızca tuşların etrafında görünür. Gürültüyü azaltmak için kasa EVA ve EPDM köpükle kaplanmış, kasanın alt kısmı ise PET filmle kaplanmıştır. Klavye, kablosuz bağlantıyı, Bluetooth 5.2'yi ve USB-C'yi destekler. Yazılım, açık kaynaklı QMK bellenimidir. Yapılandırma, tescilli Keychron Launcher web uygulaması kullanılarak yapılabilir. K8 HE Tamamen Ahşap Özel Sürümü artık üreticinin web sitesinde satışa sunuldu.
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 880 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • iPhone 18 Pro ve Pro Max sahipleri, kılıfların renk değiştirmesinden ve hoparlörlerden gelen cızırtı seslerinden şikayetçi.
    iPhone 18 Pro ve Pro Max'in satışa sunulmasının üzerinden iki haftadan az bir süre geçtikten sonra , yeni akıllı telefonların sahipleri iki yeni sorun bildirdi. Bazı cihazlarda, kameraların etrafındaki kaplama daha açık renkli hale geliyor ve kulaklıktan cızırtı ve patlama sesleri geliyor.

    ChannelNews, Reddit ve sosyal medyada siyah ve bordo renkli iPhone 18 Pro ve Pro Max sahiplerinden gelen şikayetleri keşfetti. Fotoğraflarda, kamera lenslerinin etrafında daha açık, bazen pembemsi alanlar görülüyor.

    Bazı kullanıcılar, satın alımdan kısa süre sonra lekelerin ortaya çıktığını ve temizlemeyle çıkmadığını bildirmiştir. Bir vakada, leke silme işleminden sonra geçici olarak kaybolmuş, ancak daha sonra tekrar ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte, kılıfta gözle görülür çizik, ezik veya başka bir hasar yoktu .

    ChannelNews'e göre, Silver ve Glacier modelleriyle ilgili benzer şikayetler bulunmuyor. Renk değişiminin nedeni bilinmiyor. Yayın, alüminyum kasanın anotlama ve boyama işleminden geçtiğini ve bu işlemin boyanın metalin yüzey katmanına nüfuz etmesine olanak sağladığını belirtiyor.

    Apple henüz solma sorununu doğrulamadı.

    MacRumors ayrıca iPhone 18 Pro ve Pro Max'in kulaklık hoparlöründen gelen cızırtı ve patlama sesleriyle ilgili şikayetleri de bildirdi. Bu istenmeyen sesler, uygulamaları kullanırken, web sitelerinde gezinirken, bildirim alırken, ekran klavyesini açarken ve hücresel aramalar yaparken ortaya çıkıyor.

    Bazı kullanıcılar uçak modunu açıp kapatırken veya ekran parlaklığını hızlıca değiştirirken tıklama sesleri duyuyor. Akıllı telefonlarını değiştiren ancak yeni cihazlarında da aynı sorunla karşılaşan kullanıcılar olduğuna dair raporlar var.

    İlk kullanıcı geri bildirimleri, 28 Eylül'de yayınlanan iOS 27.0.1'in hoparlör sorununu çözmediğini gösteriyor.
    iPhone 18 Pro ve Pro Max'in satışa sunulmasının üzerinden iki haftadan az bir süre geçtikten sonra , yeni akıllı telefonların sahipleri iki yeni sorun bildirdi. Bazı cihazlarda, kameraların etrafındaki kaplama daha açık renkli hale geliyor ve kulaklıktan cızırtı ve patlama sesleri geliyor. ChannelNews, Reddit ve sosyal medyada siyah ve bordo renkli iPhone 18 Pro ve Pro Max sahiplerinden gelen şikayetleri keşfetti. Fotoğraflarda, kamera lenslerinin etrafında daha açık, bazen pembemsi alanlar görülüyor. Bazı kullanıcılar, satın alımdan kısa süre sonra lekelerin ortaya çıktığını ve temizlemeyle çıkmadığını bildirmiştir. Bir vakada, leke silme işleminden sonra geçici olarak kaybolmuş, ancak daha sonra tekrar ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte, kılıfta gözle görülür çizik, ezik veya başka bir hasar yoktu . ChannelNews'e göre, Silver ve Glacier modelleriyle ilgili benzer şikayetler bulunmuyor. Renk değişiminin nedeni bilinmiyor. Yayın, alüminyum kasanın anotlama ve boyama işleminden geçtiğini ve bu işlemin boyanın metalin yüzey katmanına nüfuz etmesine olanak sağladığını belirtiyor. Apple henüz solma sorununu doğrulamadı. MacRumors ayrıca iPhone 18 Pro ve Pro Max'in kulaklık hoparlöründen gelen cızırtı ve patlama sesleriyle ilgili şikayetleri de bildirdi. Bu istenmeyen sesler, uygulamaları kullanırken, web sitelerinde gezinirken, bildirim alırken, ekran klavyesini açarken ve hücresel aramalar yaparken ortaya çıkıyor. Bazı kullanıcılar uçak modunu açıp kapatırken veya ekran parlaklığını hızlıca değiştirirken tıklama sesleri duyuyor. Akıllı telefonlarını değiştiren ancak yeni cihazlarında da aynı sorunla karşılaşan kullanıcılar olduğuna dair raporlar var. İlk kullanıcı geri bildirimleri, 28 Eylül'de yayınlanan iOS 27.0.1'in hoparlör sorununu çözmediğini gösteriyor.
    Beğen
    6
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Eski RTX 3090'lar birdenbire altın değerinde ekran kartları haline geldi
    Altı yıllık GeForce RTX 3090, Ampere neslinin amiral gemisi altı modeli, beklenmedik bir şekilde ikinci el piyasasında en pahalı ekran kartlarından biri haline geldi. ResalePrices takip sitesine göre, Eylül 2026 başlarında eBay'de ikinci el modeller 1.287 ila 1.411 dolar arasında listelenmişti. Mart ayında ise fiyatları bunun yaklaşık yarısı kadardı.

    Bunun nedeni küresel bellek kıtlığıdır. Samsung, SK Hynix ve Micron, yapay zeka veri merkezleri için kapasitelerinin önemli bir bölümünü HBM belleğe kaydırıyor. Bu da geleneksel video belleğinin kıtlaşmasına neden oluyor.

    GeForce RTX 3090 ekran kartı yerel yapay zeka uygulamaları için uygundur. 24 GB video belleği yeterlidir. Bu ekran kartı büyük dil modellerini çalıştırabilir. Benzer belleğe sahip modern kartlar (örneğin, GeForce RTX 4090) önemli ölçüde daha pahalıdır.
    Altı yıllık GeForce RTX 3090, Ampere neslinin amiral gemisi altı modeli, beklenmedik bir şekilde ikinci el piyasasında en pahalı ekran kartlarından biri haline geldi. ResalePrices takip sitesine göre, Eylül 2026 başlarında eBay'de ikinci el modeller 1.287 ila 1.411 dolar arasında listelenmişti. Mart ayında ise fiyatları bunun yaklaşık yarısı kadardı. Bunun nedeni küresel bellek kıtlığıdır. Samsung, SK Hynix ve Micron, yapay zeka veri merkezleri için kapasitelerinin önemli bir bölümünü HBM belleğe kaydırıyor. Bu da geleneksel video belleğinin kıtlaşmasına neden oluyor. GeForce RTX 3090 ekran kartı yerel yapay zeka uygulamaları için uygundur. 24 GB video belleği yeterlidir. Bu ekran kartı büyük dil modellerini çalıştırabilir. Benzer belleğe sahip modern kartlar (örneğin, GeForce RTX 4090) önemli ölçüde daha pahalıdır.
    Beğen
    6
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 798 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • DDR5 fiyatları sadece altı haftada %14 arttı
    TrendForce, 2026'nın dördüncü çeyreğinde DRAM sözleşme fiyatlarındaki büyüme tahminini yükseltti. PC ve sunucu belleklerinde en önemli fiyat artışlarının yaşanması beklenirken, PCGH, yıl sonuna kadar DDR5 fiyatlarının düşmesini beklemenin anlamsız olduğunu düşünüyor.

    TrendForce yaz aylarında fiyat artışının yavaşlayacağını tahmin ediyordu. Analistler 3. çeyrekte tüketici DRAM fiyatlarında %13-18'lik bir artış öngörmüşlerdi, ancak şimdi 4. çeyrek tahminlerini yukarı yönlü revize ederek daha da güçlü bir büyüme öngörüyorlar.

    Üreticiler kapasitelerini HBM ve sunucu DRAM'ine doğru yeniden tahsis etmeye devam ederken, bulut şirketleri yapay zeka iş yükleri için RDIMM siparişlerini artırıyor. Aynı zamanda, uzun vadeli sözleşmelere bağlı üretim payı artıyor ve satışa sunulan bellek miktarı azalıyor.

    Perakende fiyatları şimdiden tepki verdi. PCGH'ye göre, Almanya'da DDR5 kitlerinin fiyatı Ağustos ortasından bu yana yaklaşık %12-14 oranında artarken, DDR4'ün fiyatı yaklaşık olarak aynı yüksek seviyede kaldı. Spot piyasada, 16 Gb DDR5 çiplerinin ortalama fiyatı 24 Eylül'de %0,29 daha arttı.

    PCGH, DDR5 perakende fiyatlarının sadece altı hafta içinde, yaz aylarındaki tüm çeyrek için beklenen sözleşme fiyat artışıyla yaklaşık olarak aynı oranda arttığını belirtiyor.

    Zayıf tüketici talebi durumu değiştirmiyor. Üreticiler, yonga levhalarını daha yüksek kar marjlı HBM ve sunucu belleğine yönlendirmeyi daha karlı buluyorlar.
    TrendForce, 2026'nın dördüncü çeyreğinde DRAM sözleşme fiyatlarındaki büyüme tahminini yükseltti. PC ve sunucu belleklerinde en önemli fiyat artışlarının yaşanması beklenirken, PCGH, yıl sonuna kadar DDR5 fiyatlarının düşmesini beklemenin anlamsız olduğunu düşünüyor. TrendForce yaz aylarında fiyat artışının yavaşlayacağını tahmin ediyordu. Analistler 3. çeyrekte tüketici DRAM fiyatlarında %13-18'lik bir artış öngörmüşlerdi, ancak şimdi 4. çeyrek tahminlerini yukarı yönlü revize ederek daha da güçlü bir büyüme öngörüyorlar. Üreticiler kapasitelerini HBM ve sunucu DRAM'ine doğru yeniden tahsis etmeye devam ederken, bulut şirketleri yapay zeka iş yükleri için RDIMM siparişlerini artırıyor. Aynı zamanda, uzun vadeli sözleşmelere bağlı üretim payı artıyor ve satışa sunulan bellek miktarı azalıyor. Perakende fiyatları şimdiden tepki verdi. PCGH'ye göre, Almanya'da DDR5 kitlerinin fiyatı Ağustos ortasından bu yana yaklaşık %12-14 oranında artarken, DDR4'ün fiyatı yaklaşık olarak aynı yüksek seviyede kaldı. Spot piyasada, 16 Gb DDR5 çiplerinin ortalama fiyatı 24 Eylül'de %0,29 daha arttı. PCGH, DDR5 perakende fiyatlarının sadece altı hafta içinde, yaz aylarındaki tüm çeyrek için beklenen sözleşme fiyat artışıyla yaklaşık olarak aynı oranda arttığını belirtiyor. Zayıf tüketici talebi durumu değiştirmiyor. Üreticiler, yonga levhalarını daha yüksek kar marjlı HBM ve sunucu belleğine yönlendirmeyi daha karlı buluyorlar.
    Beğen
    5
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 883 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
Daha Fazla Sonuç
Oyun Gündemi
Yükleniyor...
Forum Son Yazılan Konular
TechForumTR https://techforum.tr/sosyal