• Topluluktan gelen yeni bir teknoloji paylaşımı:

    **BAYAN IÇIN HANGI AKILLI SAATI ALMALIYIM?**

    Eşim akıllı saatlerle ilgileniyor. Hangi seçenekleri değerlendirmeliyim? Özelliklerle pek ilgilenmiyorum. Bu yüzden, üst düzey Garmin ve benzeri cihazlar için fazla para ödemenin bir anlamı yok. Esasen, sadece iki şey önemli. Resmi bir iş kıyafetine uygun bir görünüm. Yeterli pil.

    ───────────────
    Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz:

    https://techforum.tr/threads/6610/

    #bayan #hangi #akıllı #saati #almalıyım #teknoloji #techforumtr
    📣 Topluluktan gelen yeni bir teknoloji paylaşımı: 📌 **BAYAN IÇIN HANGI AKILLI SAATI ALMALIYIM?** 📝 Eşim akıllı saatlerle ilgileniyor. Hangi seçenekleri değerlendirmeliyim? Özelliklerle pek ilgilenmiyorum. Bu yüzden, üst düzey Garmin ve benzeri cihazlar için fazla para ödemenin bir anlamı yok. Esasen, sadece iki şey önemli. Resmi bir iş kıyafetine uygun bir görünüm. Yeterli pil. ─────────────── 👉 Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz: 🔗 https://techforum.tr/threads/6610/ #bayan #hangi #akıllı #saati #almalıyım #teknoloji #techforumtr
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 41 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Topluluğumuzdan yeni bir paylaşım geldi:

    **OUTDOOR KULLANIM IÇIN AMOLED SAAT ALINIR MI?**

    Herkese merhaba, her iki ekran teknolojisini de kullanan kişilerin deneyimlerini öğrenmek istiyorum. Güneşli ve parlak ortamlarda sık sık bulunduğum için yürüyüş yaparken (sürekli navigasyonlu) yeni bir akıllı saate ihtiyacım var ve AMOLED bir saatin bunun için uygun olup olmadığından emin değilim....

    ───────────────
    Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz:

    https://techforum.tr/threads/6577/

    #outdoor #kullanım #amoled #saat #alınır #teknoloji #techforumtr
    🌟 Topluluğumuzdan yeni bir paylaşım geldi: 📌 **OUTDOOR KULLANIM IÇIN AMOLED SAAT ALINIR MI?** 📝 Herkese merhaba, her iki ekran teknolojisini de kullanan kişilerin deneyimlerini öğrenmek istiyorum. Güneşli ve parlak ortamlarda sık sık bulunduğum için yürüyüş yaparken (sürekli navigasyonlu) yeni bir akıllı saate ihtiyacım var ve AMOLED bir saatin bunun için uygun olup olmadığından emin değilim.... ─────────────── 👉 Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz: 🔗 https://techforum.tr/threads/6577/ #outdoor #kullanım #amoled #saat #alınır #teknoloji #techforumtr
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 88 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • PlayStation Store'un 2026 Oyun Zamanı Yaz İndiriminde Neler Alınmalı?
    Sony'nin PlayStation kullanıcıları için yıllık küresel kampanyasıdır. Yaklaşık iki hafta süren bu kampanyada, popüler oyunlar ve hatta son dönemdeki önemli oyunlar da dahil olmak üzere yüzlerce oyun büyük indirimlerle satışa sunulur.

    2026 Oyun Zamanı İndirim Tarihleri
    PS Store'daki indirim kampanyası resmi olarak 27 Mayıs 2026'da başladı ve 10 Haziran 2026'da sona erecek.

    Sony, bu dönemde State of Play sunumunu da gerçekleştirecek. Resmi yayın, 3 Haziran 2026'da PlayStation'ın resmi YouTube ve Twitch kanallarında yapılacak. Bir saatten fazla sürmesi beklenen yayının en önemli bölümü, Wolverine hakkında tek oyunculu bir aksiyon oyunu olan Marvel's Wolverine'in tanıtımı olacak.

    PS Store'da hangi oyunlara indirim yapıldı?
    Başarılı ürünlerde indirimler
    Bu blok, eleştirmenlerden ve oyunculardan sürekli olarak yüksek puanlar alan, çok platformlu önemli oyunları içerir.

    The Witcher 3: Wild Hunt (Standart) — %80 indirim. Türkiye fiyatı: 50,80 TL.
    Red Dead Redemption 2 — %75 indirim. Türkiye fiyatı: 524,75 TL.
    Cyberpunk 2077 (Standart) — %55 indirim. Türkiye fiyatı: 1259,55 TL.
    God of War Ragnarök — %50 indirim. Türkiye fiyatı: 1399,50 TL.
    Assassin's Creed Shadows — %50 indirim. Türkiye fiyatı: 1.399,50 TL
    Baldur's Gate 3 — %25 indirim. Türkiye fiyatı: 1.874,25 TL.

    Fiyatlar genellikle Türkiye ve Hindistan'da daha uygundur.

    2026 sürümlerinde indirimler

    Bu oyunlar yakın zamanda piyasaya sürüldü, ancak şimdiden indirimli fiyattan satın alabilirsiniz:

    Resident Evil Requiem — %30 indirim. Türkiye fiyatı: 2414,30 TL.
    Nioh 3 — %29 indirim. Türkiye fiyatı: 2.448,79 TL.
    Dragon Quest VII: Reimagined Deluxe Edition — %25 indirim. Türkiye fiyatı: 2736,75 TL.
    God of War: Sons of Sparta — %20 indirim. Türkiye fiyatı: 1039,20 TL.
    Cairn — %20 indirim. Türkiye fiyatı: 1039,20 TL.
    En büyük indirimler
    Bu oyunlarda şu anda %70-85 indirim var:

    NBA 2K26 — %85 indirim. Türkiye fiyatı: 435 TL.
    The Witcher 3: Wild Hunt (Standart) — %80 indirim. Türkiye fiyatı: 50,80 TL.
    Resident Evil 4 (Remake) — %75 indirim. Türkiye fiyatı: 349,75 TL.
    Mortal Kombat 1 — %70 indirim. Türkiye fiyatı: 524,70 TL.
    PlayStation'a özel oyunlarda indirimler
    Sony'nin kendi yapımlarında yapılan fiyat indirimleri, platformun en popüler oyunlarından bazılarını dijital koleksiyonunuza harika bir fiyata eklemek için mükemmel bir fırsat sunuyor:

    Gran Turismo 7 — %50 indirim. Türkiye fiyatı: 999,50 TL.
    Astro Bot — %29 indirim. Türkiye fiyatı: 2129,29 TL.
    Yōtei'nin Hayaleti — %25 indirim. Türkiye fiyatı: 2.586,75 TL.
    God of War: Sons of Sparta — %20 indirim. Türkiye fiyatı: 1039,20 TL.
    2025 sürümlerinde indirimler
    Geçen yılın popüler oyunları indirimde:

    DOOM: The Dark Ages — %67 indirim. Türkiye fiyatı: 758,67 TL.
    SILENT HILL f ​​— ​​%50 indirim. Türkiye fiyatı: 1.724,50 TL.
    Battlefield 6 — %45 indirim. Türkiye fiyatı: 1.595 TL.
    Borderlands 4 — %40 indirim. Türkiye fiyatı: 1740 TL.
    Death Stranding 2: On The Beach — %38 indirim. Türkiye fiyatı: 2138,38 TL.
    Split Fiction — %30 indirim. Türkiye fiyatı: 1260 TL.
    Clair Obscur: Expedition 33 — %25 indirim. Türkiye fiyatı: 1311,75 TL.
    Gönderim ücretinde %20 indirim. Türkiye fiyatı: 1199,20 TL.
    Oyunların Deluxe sürümlerinde indirimler
    Sezon geçişleri, hikaye genişletmeleri ve oyun içi bonuslar içeren sürümler:

    Kingdom Come: Deliverance II Royal Edition — %60 indirim. Türkiye fiyatı: 1259,60 TL.
    Marvel's Spider-Man 2 Dijital Deluxe Sürümü — %45 indirim. Türkiye fiyatı: 2116,95 TL.
    Cyberpunk 2077: Ultimate Edition — %45 indirim. Türkiye fiyatı: 629,75 TL.
    Borderlands 4 Süper Deluxe Sürümü — %40 indirim. Türkiye fiyatı: 2808 TL.
    Resident Evil 9: Requiem Deluxe Edition — %30 indirim. Türkiye fiyatı: 2694,30 TL.
    Ghost of Yōtei Dijital Deluxe Sürümü — %23 indirim. Türkiye fiyatı: 2963,73 TL.
    Dispatch: Dijital Deluxe Sürüm — %20 indirim. Türkiye fiyatı: 1559,20 TL.

    PS Store 2026 Yaz İndirimleri ne zaman sona eriyor?
    Days of Play 2026 indirimi 10 Haziran'da sona eriyor. Lütfen promosyonun, seçtiğiniz bölgenin yerel saatine göre gün sonuna kadar süreceğini unutmayın. Örneğin, Hindistan PS Store'u Moskova saatinden 2,5 saat ileridedir, ancak Türkiye PlayStation hesabınız Moskova ile aynı saat dilimindedir.

    İndirimlerden yararlanmak için PlayStation Plus aboneliğine ihtiyacım var mı?
    PS Store'daki "Time to Play" kampanyasının temel fiyatları, abonelik durumuna bakılmaksızın tüm PlayStation kullanıcıları için geçerlidir. Kampanya tüm konsol sahipleri için geçerlidir.
    Sony'nin PlayStation kullanıcıları için yıllık küresel kampanyasıdır. Yaklaşık iki hafta süren bu kampanyada, popüler oyunlar ve hatta son dönemdeki önemli oyunlar da dahil olmak üzere yüzlerce oyun büyük indirimlerle satışa sunulur. 2026 Oyun Zamanı İndirim Tarihleri PS Store'daki indirim kampanyası resmi olarak 27 Mayıs 2026'da başladı ve 10 Haziran 2026'da sona erecek. Sony, bu dönemde State of Play sunumunu da gerçekleştirecek. Resmi yayın, 3 Haziran 2026'da PlayStation'ın resmi YouTube ve Twitch kanallarında yapılacak. Bir saatten fazla sürmesi beklenen yayının en önemli bölümü, Wolverine hakkında tek oyunculu bir aksiyon oyunu olan Marvel's Wolverine'in tanıtımı olacak. PS Store'da hangi oyunlara indirim yapıldı? Başarılı ürünlerde indirimler Bu blok, eleştirmenlerden ve oyunculardan sürekli olarak yüksek puanlar alan, çok platformlu önemli oyunları içerir. The Witcher 3: Wild Hunt (Standart) — %80 indirim. Türkiye fiyatı: 50,80 TL. Red Dead Redemption 2 — %75 indirim. Türkiye fiyatı: 524,75 TL. Cyberpunk 2077 (Standart) — %55 indirim. Türkiye fiyatı: 1259,55 TL. God of War Ragnarök — %50 indirim. Türkiye fiyatı: 1399,50 TL. Assassin's Creed Shadows — %50 indirim. Türkiye fiyatı: 1.399,50 TL Baldur's Gate 3 — %25 indirim. Türkiye fiyatı: 1.874,25 TL. Fiyatlar genellikle Türkiye ve Hindistan'da daha uygundur. 2026 sürümlerinde indirimler Bu oyunlar yakın zamanda piyasaya sürüldü, ancak şimdiden indirimli fiyattan satın alabilirsiniz: Resident Evil Requiem — %30 indirim. Türkiye fiyatı: 2414,30 TL. Nioh 3 — %29 indirim. Türkiye fiyatı: 2.448,79 TL. Dragon Quest VII: Reimagined Deluxe Edition — %25 indirim. Türkiye fiyatı: 2736,75 TL. God of War: Sons of Sparta — %20 indirim. Türkiye fiyatı: 1039,20 TL. Cairn — %20 indirim. Türkiye fiyatı: 1039,20 TL. En büyük indirimler Bu oyunlarda şu anda %70-85 indirim var: NBA 2K26 — %85 indirim. Türkiye fiyatı: 435 TL. The Witcher 3: Wild Hunt (Standart) — %80 indirim. Türkiye fiyatı: 50,80 TL. Resident Evil 4 (Remake) — %75 indirim. Türkiye fiyatı: 349,75 TL. Mortal Kombat 1 — %70 indirim. Türkiye fiyatı: 524,70 TL. PlayStation'a özel oyunlarda indirimler Sony'nin kendi yapımlarında yapılan fiyat indirimleri, platformun en popüler oyunlarından bazılarını dijital koleksiyonunuza harika bir fiyata eklemek için mükemmel bir fırsat sunuyor: Gran Turismo 7 — %50 indirim. Türkiye fiyatı: 999,50 TL. Astro Bot — %29 indirim. Türkiye fiyatı: 2129,29 TL. Yōtei'nin Hayaleti — %25 indirim. Türkiye fiyatı: 2.586,75 TL. God of War: Sons of Sparta — %20 indirim. Türkiye fiyatı: 1039,20 TL. 2025 sürümlerinde indirimler Geçen yılın popüler oyunları indirimde: DOOM: The Dark Ages — %67 indirim. Türkiye fiyatı: 758,67 TL. SILENT HILL f ​​— ​​%50 indirim. Türkiye fiyatı: 1.724,50 TL. Battlefield 6 — %45 indirim. Türkiye fiyatı: 1.595 TL. Borderlands 4 — %40 indirim. Türkiye fiyatı: 1740 TL. Death Stranding 2: On The Beach — %38 indirim. Türkiye fiyatı: 2138,38 TL. Split Fiction — %30 indirim. Türkiye fiyatı: 1260 TL. Clair Obscur: Expedition 33 — %25 indirim. Türkiye fiyatı: 1311,75 TL. Gönderim ücretinde %20 indirim. Türkiye fiyatı: 1199,20 TL. Oyunların Deluxe sürümlerinde indirimler Sezon geçişleri, hikaye genişletmeleri ve oyun içi bonuslar içeren sürümler: Kingdom Come: Deliverance II Royal Edition — %60 indirim. Türkiye fiyatı: 1259,60 TL. Marvel's Spider-Man 2 Dijital Deluxe Sürümü — %45 indirim. Türkiye fiyatı: 2116,95 TL. Cyberpunk 2077: Ultimate Edition — %45 indirim. Türkiye fiyatı: 629,75 TL. Borderlands 4 Süper Deluxe Sürümü — %40 indirim. Türkiye fiyatı: 2808 TL. Resident Evil 9: Requiem Deluxe Edition — %30 indirim. Türkiye fiyatı: 2694,30 TL. Ghost of Yōtei Dijital Deluxe Sürümü — %23 indirim. Türkiye fiyatı: 2963,73 TL. Dispatch: Dijital Deluxe Sürüm — %20 indirim. Türkiye fiyatı: 1559,20 TL. PS Store 2026 Yaz İndirimleri ne zaman sona eriyor? Days of Play 2026 indirimi 10 Haziran'da sona eriyor. Lütfen promosyonun, seçtiğiniz bölgenin yerel saatine göre gün sonuna kadar süreceğini unutmayın. Örneğin, Hindistan PS Store'u Moskova saatinden 2,5 saat ileridedir, ancak Türkiye PlayStation hesabınız Moskova ile aynı saat dilimindedir. İndirimlerden yararlanmak için PlayStation Plus aboneliğine ihtiyacım var mı? PS Store'daki "Time to Play" kampanyasının temel fiyatları, abonelik durumuna bakılmaksızın tüm PlayStation kullanıcıları için geçerlidir. Kampanya tüm konsol sahipleri için geçerlidir.
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 541 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Bugün öne çıkan teknoloji tartışması:

    **ACER ASPIRE 17 UEFI AYARLARI KILITLI SARI SECURE BOOT NASIL KAPATILIR?**

    Merhaba, kızıma ilk iş günü için Windows 11 yüklü yeni bir Acer Aspire 17 aldım. Birlikte gelen belgeler tam bir rezalet, yazı tipi çok küçük, sadece beş sayfa, bilgi içeriği neredeyse yok denecek kadar az, ama 20 dilde mevcut. Dün UEFI'de bir şeyleri değiştirmek istedim ve iki saatimi buna...

    ───────────────
    Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz:

    https://techforum.tr/threads/6310/

    #acer #aspire #uefi #ayarları #kilitli #teknoloji #techforumtr
    🎯 Bugün öne çıkan teknoloji tartışması: 📌 **ACER ASPIRE 17 UEFI AYARLARI KILITLI SARI SECURE BOOT NASIL KAPATILIR?** 📝 Merhaba, kızıma ilk iş günü için Windows 11 yüklü yeni bir Acer Aspire 17 aldım. Birlikte gelen belgeler tam bir rezalet, yazı tipi çok küçük, sadece beş sayfa, bilgi içeriği neredeyse yok denecek kadar az, ama 20 dilde mevcut. Dün UEFI'de bir şeyleri değiştirmek istedim ve iki saatimi buna... ─────────────── 👉 Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz: 🔗 https://techforum.tr/threads/6310/ #acer #aspire #uefi #ayarları #kilitli #teknoloji #techforumtr
    Beğen
    11
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 4B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Heroes of Might and Magic: Olden Era, Erken Erişim sürümüyle resmi olarak oyuncularla buluştu.

    30 Nisan 2026 tarihinde Moskova saatiyle 16:00’da Unfrozen Studios, sıra tabanlı strateji oyunu Heroes of Might and Magic: Olden Era’yı Steam üzerinden Erken Erişim olarak yayınladı. Oyunun çıkışına kısa bir tanıtım videosu da eşlik etti.

    Oyun şu anda Steam’in Türkiye bölgesinde de erişilebilir durumda. Lansmana özel indirimle birlikte fiyatı 675 TL olarak belirlenmiş durumda. Ancak geliştiriciler, 14 Mayıs itibarıyla fiyatın 1.573,32 TL seviyesine yükseleceğini açıkladı.

    Erken Erişim sürümünde oyunculara altı farklı oynanabilir fraksiyon sunuluyor. Bunun yanı sıra hikâye kampanyasının ilk bölümü, çevrimiçi çok oyunculu mod ve aynı bilgisayarda oynanabilen alternatif modlar da oyunda yer alıyor.

    Geliştirici ekip, oyunun mevcut halinin sadece başlangıç olduğunu belirtiyor. Önümüzdeki bir yıl boyunca Erken Erişim sürecinde oyuna yeni içerikler eklenmesi, mekaniklerin geliştirilmesi ve oyuncu geri bildirimlerine göre önemli değişiklikler yapılması planlanıyor.


    https://store.steampowered.com/app/3105440/Heroes_of_Might_and_Magic_Olden_Era/
    Heroes of Might and Magic: Olden Era, Erken Erişim sürümüyle resmi olarak oyuncularla buluştu. 30 Nisan 2026 tarihinde Moskova saatiyle 16:00’da Unfrozen Studios, sıra tabanlı strateji oyunu Heroes of Might and Magic: Olden Era’yı Steam üzerinden Erken Erişim olarak yayınladı. Oyunun çıkışına kısa bir tanıtım videosu da eşlik etti. Oyun şu anda Steam’in Türkiye bölgesinde de erişilebilir durumda. Lansmana özel indirimle birlikte fiyatı 675 TL olarak belirlenmiş durumda. Ancak geliştiriciler, 14 Mayıs itibarıyla fiyatın 1.573,32 TL seviyesine yükseleceğini açıkladı. Erken Erişim sürümünde oyunculara altı farklı oynanabilir fraksiyon sunuluyor. Bunun yanı sıra hikâye kampanyasının ilk bölümü, çevrimiçi çok oyunculu mod ve aynı bilgisayarda oynanabilen alternatif modlar da oyunda yer alıyor. Geliştirici ekip, oyunun mevcut halinin sadece başlangıç olduğunu belirtiyor. Önümüzdeki bir yıl boyunca Erken Erişim sürecinde oyuna yeni içerikler eklenmesi, mekaniklerin geliştirilmesi ve oyuncu geri bildirimlerine göre önemli değişiklikler yapılması planlanıyor. https://store.steampowered.com/app/3105440/Heroes_of_Might_and_Magic_Olden_Era/
    Beğen
    11
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 4B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Yeni 007 Oyunu First Light’tan İlk Detaylar Hitman Benzeri Oynanış Geliyor
    Yeni 007 Oyunu First Light’tan Oynanış Videosu Geldi: Hitman Tarzı Gizlilik Dikkat Çekiyor. 007 First Light'ın fragmanında neler gösteriliyor? Aletler, gizlilik ve bir eğitim programı.

    Hitman yeniden yapımıyla tanınan IO Interactive stüdyosu, ajan 007 hakkındaki aksiyon macera oyununa dair yeni bir video yayınladı.

    Fragmanında, yapımcılar gizlilik modunun nasıl çalışacağını, James Bond'un kullandığı zekice cihazları ve ana görevleri tamamladıktan sonra oyuncuları nelerin beklediğini ayrıntılı olarak anlattılar.

    Gizlilik ve nezaket bir arada tıpkı Hitman'deki gibi.

    Oyunun temel oynanış özelliği sosyal gizliliktir. Bir ajanın köşelerde saklanmasına veya havalandırma kanallarından sürünerek geçmesine gerek yok. Doğru yerde doğru kıyafetle görünmeniz, gardiyana kibarca gülümsemeniz ve konuşmalarını gizlice dinlemeniz yeterli.

    Ancak önemli bir ayrıntı var: bazı rakipler Bond'un gerçek yüzünü görüyor. Bu tür düşmanlara karşı, Bond'un çekiciliği ve kurnazlığı işe yaramaz; alternatifler bulması veya daha acımasız taktiklere başvurması gerekecektir.

    MI6 Genel Merkezi görüşme ve hazırlık yeri

    Görevler arasında Bond, memleketi İngiliz istihbarat merkezine döner. Orada meslektaşlarıyla iletişim kurar, değerli bilgiler toplar ve bir sonraki operasyonunu planlar.

    Oyunun bu bölümü nefes alma fırsatı sunuyor ve süper ajanın çevresini daha iyi anlamasına yardımcı oluyor.

    Sadece bir silah ve yumruk değil eksiksiz bir casus oyuncak seti.

    James'in elinde birkaç sıra dışı alet var:

    Özel bir mercek, etkileşim kurabileceğiniz her şeyi aydınlatır.

    Kol saatleri elektronik cihazları uzaktan açıp kapatma

    Flaşlı Kulaklıklar. Düşmanları geçici olarak kör ve sağır eder.

    İlerledikçe, cephaneliğiniz de büyüyecek. Yeni aletler kademeli olarak açılacak, böylece oyunun sonunda adeta yürüyen bir silah atölyesi olacaksınız.

    Akıllıca savaşın çevrenizi kullanın ve zamanı yavaşlatın.

    Bond, silahlı çatışmalarda ve yakın dövüşte de hiç kolay lokma değil. Bir düşmanını elektrik panosuna itebilir, boş bir silahı kafasına fırlatabilir veya saatine dokunarak bir el bombasını etkisiz hale getirebilir.

    Bir diğer kullanışlı yetenek ise zamanı yavaşlatarak düşmanın silahını tek atışta elinden düşürmektir. Bu, hedef kişinin canlı olarak ele geçirilmesi gerektiğinde hayatını kurtarmaya yardımcı olur.

    Meydan Okuma Modu: Antrenman yapın, silahlarınızı yükseltin ve diğerleriyle yarışın.

    MI6 üssünde çeşitli görevlerin yer aldığı özel bir eğitim alanı olan "Taktik Simülatörü" açılıyor .

    Şartları yerine getirmek (örneğin, son teslim tarihlerine uymak veya alarm vermemek) deneyim puanı kazandırır . Bu puanlar, aletleri yükseltmek, yeni silahlar ve kıyafetler satın almak için kullanılabilir. Sonuçları karşılaştırmayı sevenler için bir liderlik tablosu da mevcuttur.

    Geliştiriciler bu modu düzenli olarak güncelleyeceklerini ve yeni zorluklar ekleyeceklerini vaat ettiler.

    Ne zaman piyasaya sürülecek ve Türkçe versiyonu olacak mı?

    Çıkış tarihi ve platformlar?
    Çıkış: 27 Mayıs
    PC (Steam & Epic Games)
    PS5, Xbox Series X
    Switch 2 versiyonu yolda
    Türkçe altyazı olması bekleniyor (henüz resmi değil)
    Yeni 007 Oyunu First Light’tan Oynanış Videosu Geldi: Hitman Tarzı Gizlilik Dikkat Çekiyor. 007 First Light'ın fragmanında neler gösteriliyor? Aletler, gizlilik ve bir eğitim programı. Hitman yeniden yapımıyla tanınan IO Interactive stüdyosu, ajan 007 hakkındaki aksiyon macera oyununa dair yeni bir video yayınladı. Fragmanında, yapımcılar gizlilik modunun nasıl çalışacağını, James Bond'un kullandığı zekice cihazları ve ana görevleri tamamladıktan sonra oyuncuları nelerin beklediğini ayrıntılı olarak anlattılar. Gizlilik ve nezaket bir arada tıpkı Hitman'deki gibi. Oyunun temel oynanış özelliği sosyal gizliliktir. Bir ajanın köşelerde saklanmasına veya havalandırma kanallarından sürünerek geçmesine gerek yok. Doğru yerde doğru kıyafetle görünmeniz, gardiyana kibarca gülümsemeniz ve konuşmalarını gizlice dinlemeniz yeterli. Ancak önemli bir ayrıntı var: bazı rakipler Bond'un gerçek yüzünü görüyor. Bu tür düşmanlara karşı, Bond'un çekiciliği ve kurnazlığı işe yaramaz; alternatifler bulması veya daha acımasız taktiklere başvurması gerekecektir. MI6 Genel Merkezi görüşme ve hazırlık yeri Görevler arasında Bond, memleketi İngiliz istihbarat merkezine döner. Orada meslektaşlarıyla iletişim kurar, değerli bilgiler toplar ve bir sonraki operasyonunu planlar. Oyunun bu bölümü nefes alma fırsatı sunuyor ve süper ajanın çevresini daha iyi anlamasına yardımcı oluyor. Sadece bir silah ve yumruk değil eksiksiz bir casus oyuncak seti. James'in elinde birkaç sıra dışı alet var: Özel bir mercek, etkileşim kurabileceğiniz her şeyi aydınlatır. Kol saatleri elektronik cihazları uzaktan açıp kapatma Flaşlı Kulaklıklar. Düşmanları geçici olarak kör ve sağır eder. İlerledikçe, cephaneliğiniz de büyüyecek. Yeni aletler kademeli olarak açılacak, böylece oyunun sonunda adeta yürüyen bir silah atölyesi olacaksınız. Akıllıca savaşın çevrenizi kullanın ve zamanı yavaşlatın. Bond, silahlı çatışmalarda ve yakın dövüşte de hiç kolay lokma değil. Bir düşmanını elektrik panosuna itebilir, boş bir silahı kafasına fırlatabilir veya saatine dokunarak bir el bombasını etkisiz hale getirebilir. Bir diğer kullanışlı yetenek ise zamanı yavaşlatarak düşmanın silahını tek atışta elinden düşürmektir. Bu, hedef kişinin canlı olarak ele geçirilmesi gerektiğinde hayatını kurtarmaya yardımcı olur. Meydan Okuma Modu: Antrenman yapın, silahlarınızı yükseltin ve diğerleriyle yarışın. MI6 üssünde çeşitli görevlerin yer aldığı özel bir eğitim alanı olan "Taktik Simülatörü" açılıyor . Şartları yerine getirmek (örneğin, son teslim tarihlerine uymak veya alarm vermemek) deneyim puanı kazandırır . Bu puanlar, aletleri yükseltmek, yeni silahlar ve kıyafetler satın almak için kullanılabilir. Sonuçları karşılaştırmayı sevenler için bir liderlik tablosu da mevcuttur. Geliştiriciler bu modu düzenli olarak güncelleyeceklerini ve yeni zorluklar ekleyeceklerini vaat ettiler. Ne zaman piyasaya sürülecek ve Türkçe versiyonu olacak mı? Çıkış tarihi ve platformlar? Çıkış: 27 Mayıs PC (Steam & Epic Games) PS5, Xbox Series X Switch 2 versiyonu yolda Türkçe altyazı olması bekleniyor (henüz resmi değil)
    Beğen
    10
    2 Cevaplar 0 Paylaşımlar 2B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Robot taksiye biner miydiniz?
    Türkiye Trafiğinde Bir Robot Taksiyle Hayatta Kalabilir miyiz?

    Dünya devleri Tesla, Waymo ve Cruise sokakları sürücüsüz araçlarla doldurmaya başladı. Peki, bu teknoloji Türkiye’ye, özellikle de İstanbul veya Ankara trafiğine gelse ne olur? Bir düşünün sağınızdan bir kurye sıkıştırıyor, solunuzda bir hafriyat kamyonu selektör yakmış, önünüzdeki araç ise sinyal vermeden çat diye duruyor.

    Robot Taksi Bu Kaosu Çözebilir mi?

    Aslında işin teknik boyutu heyecan verici. Robot taksiler yorulmaz, uykusu gelmez, müşteriye "değişim saatim geldi" demez ve en önemlisi trafik kurallarına %100 uyar. Ama bizim asıl korkumuz robotun hata yapması değil, bizim trafiğin o "kendine has" kurallarının robotun devrelerini yakması!
    Türkiye Trafiğinde Bir Robot Taksiyle Hayatta Kalabilir miyiz? Dünya devleri Tesla, Waymo ve Cruise sokakları sürücüsüz araçlarla doldurmaya başladı. Peki, bu teknoloji Türkiye’ye, özellikle de İstanbul veya Ankara trafiğine gelse ne olur? Bir düşünün sağınızdan bir kurye sıkıştırıyor, solunuzda bir hafriyat kamyonu selektör yakmış, önünüzdeki araç ise sinyal vermeden çat diye duruyor. Robot Taksi Bu Kaosu Çözebilir mi? Aslında işin teknik boyutu heyecan verici. Robot taksiler yorulmaz, uykusu gelmez, müşteriye "değişim saatim geldi" demez ve en önemlisi trafik kurallarına %100 uyar. Ama bizim asıl korkumuz robotun hata yapması değil, bizim trafiğin o "kendine has" kurallarının robotun devrelerini yakması!
    6
    0
    1
    Beğen
    Haha
    9
    1 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Subnautica 2 ile ilgili son gelişmeler neler?
    Oyunun çıkışına iki aydan az bir süre kaldı. Bir dizi skandal, dava ve yönetim değişikliğinin ardından geliştiriciler nihayet bir tarih belirledi. Bu nedenle, Subnautica 2 hakkında bazı bilgileri sizin için derledim.

    İlgilenenler için, yargı geçmişinin kısa bir özeti.

    Subnautica 2'nin geliştirme süreci, Unknown Worlds ve yayıncı Krafton arasında yüksek profilli bir çatışmaya sahne oldu. Resmi olarak doğrulanan gerçekler: Temmuz 2025'te Krafton, stüdyonun yönetimini değiştirdi ve CEO Ted Gill ile kurucu ortaklar Charlie Cleveland ve Max McGuire'ı işten çıkardı. Yerlerine Steve Papoutsis getirildi. İşten çıkarılan yöneticiler, asıl nedenin yayıncının zamanında çıkış için hak kazandıkları 250 milyon dolarlık bonusu ödemekten kaçınma girişimi olduğunu iddia ederek dava açtı.

    Dava sırasında davacılar, Krafton CEO'su Changhan Kim'in ödemeleri geciktirmek için yasal bir strateji geliştirmek amacıyla ChatGPT'yi kullandığını iddia etti. Mart 2026'da mahkeme, geliştiriciler lehine karar vererek Krafton'ı Ted Gill'i yeniden göreve getirmeye ve bonusu alma süresini uzatmaya zorladı. Yayıncı, karara katılmadığını ve temyize başvurmayı planladığını açıkladı, ancak Mayıs ayında çıkış yapma planlarını doğruladı. Stüdyo başkanı Steve Papoutsis, çalışanlara yaptığı açıklamada projenin önemli kalite kontrollerinden geçtiğini doğruladı. Ekip, ek hikaye bölümleri, yeni biyomlar ve yaratıklar üzerindeki çalışmalarını tamamladı.

    En büyük soru nihayet resmi olarak yanıtlandı. Subnautica 2 Erken Erişim sürümü, Mayıs 2026'da PC ve Xbox Series X|S için piyasaya sürülecek. Geliştiriciler sadece ayı belirtmiş olup, kesin tarih henüz açıklanmadı. Oyun Steam, Epic Games ve Microsoft Store'da yayınlanacak ve Game Pass aboneleri için ilk günden itibaren erişilebilir olacak. Önemli bir açıklama: PS5 sürümü henüz duyurulmadı. Resmi kaynaklar sadece iki platformdan bahsediyor. Tam oyunun 2027-2028'den önce çıkması beklenmiyor.

    Resmi olarak doğrulanan temel bilgiler:

    Yeni gezegen: Olaylar artık bildiğimiz 4546B'de değil, tamamen farklı bir gezegende geçecek.

    Oyun motoru: Oyun Unreal Engine 5 ile geliştirilmiştir.

    Oyun Modları: Hem tek oyunculu hem de iş birliğine dayalı oyun modları mevcut olacak.

    Serinin ilk resmi çok oyunculu moduna sahip olduğunu da belirtmekte fayda var.

    Bilmeniz gereken başlıca şeyler şunlar:

    4 oyunculu iş birliği modu maksimum grup boyutu, tamamen isteğe bağlı zorunlu çok oyunculu mod yok, tüm içerik tek oyunculu oyuncular için de mevcut.

    Katılım/ayrılma sistemi mevcut bir dünyaya arkadaşlarınızı davet edebilir veya birlikte oynamaya başlayabilirsiniz.

    PC ve Xbox arasında çapraz oyun desteği onaylandı.

    Geliştiriciler, Subnautica'da izolasyonun önemli bir unsur olmaya devam ettiğini özellikle vurguluyor; bu nedenle, sizi başkalarıyla oynamaya zorlayan hiçbir mekanik olmayacak. Oyunun demosunda, derinliklere inmek ve ganimet toplamak için su altı asansörü gibi yeni iş birliği özellikleri sergilendi, ancak bu mekaniklerin tümü tek oyunculu modda da çalışıyor.

    Genetik evrim şeklinde yeni bir mekanik. Geliştiriciler, Subnautica 2'nin bir mutasyon sistemine sahip olacağını doğruladı. Oyuncular vücutlarını aşırı koşullara uyarlayabilecek, yüzme hızlarını artırabilecek, oksijensiz hayatta kalma sürelerini uzatabilecek ve diğer modifikasyonlar kazanabilecekler. Bu fikir, teknik sınırlamalar nedeniyle ilk oyunda terk edilmişti, ancak UE 5 bunu mümkün kıldı.

    Konu, orijinal serideki Riley Robinson veya Below Zero'daki Robin Ives'ın hikayesiyle doğrudan bağlantılı değil. Baş kahraman, yeni bir gezegene gönderilen bir kaşif. Geminin yapay zekası, derinliklerde neyin gizlendiğini kimin bildiği açıkça ortaya çıktığında bile görevi tamamlamaya takıntılı bir şekilde önemli bir rol oynuyor.

    Stüdyonun yöneticisi, çalışanlara gönderdiği bir mesajda, ekibin ek hikaye bölümleri, yeni biyomlar ve yaratıklar üzerindeki çalışmalarını tamamladığını da doğruladı. Bu, Erken Erişim'de orijinal olarak planlanandan daha fazla içeriğin bizi beklediği anlamına geliyor.

    Ayrıca, su altı istasyonlarının inşası için ilk bölüme kıyasla daha karmaşık ve esnek araçlar kullanılarak üs inşaatının da ilgi çekici olacağını vaat ediyorlar.

    Resmi kaynaklar ayrıca, su altı dünyasının hem yeni yaratıklarla hem de eski yaratıkların geri dönüşüyle ​​dolacağını belirtiyor.

    Kum köpekbalıkları, gazpodlar ve Reginald'lar ortaya çıkacak.

    Yeni canavarlar arasında Cthulhu mitolojisinden esinlenilmiş Leviathan Collector da bulunuyor.
    Unreal Engine 5 sayesinde, büyük yaratıkların davranışları daha karmaşık hale geldi: artık el feneri ışığına ve sese tepki veriyorlar.


    Geliştiricilerin Subnautica 2'nin bir oyun hizmeti (game-as-a-service) olmayacağını defalarca vurgulamış olmaları cesaret verici. Resmi açıklamalar şu unsurların bulunmadığını doğruluyor:

    Sezonluk biletler
    Savaş biletleri
    Yağma kutuları
    Mikroişlemler
    Zorunlu abonelik

    Sistem Gereksinimleri Resmi gereksinimler Steam'de ve geliştiricinin web sitesinde yayınlanmıştır:

    Minimum İşletim Sistemi:
    Windows 10 64-bit
    İşlemci: Intel Core i5-8400 / AMD Ryzen 5 2600
    RAM: 8 GB
    Ekran Kartı: NVIDIA GTX 1660 6GB / AMD RX 5500 XT 8GB
    Disk Alanı: 20 GB SSD

    Önerilen: İşletim Sistemi:
    Windows 11 İşlemci: Intel Core i7-13700 / AMD Ryzen 7 7700X
    RAM: 16 GB
    Ekran Kartı: NVIDIA RTX 3070 8GB / AMD RX 6700 XT 8GB
    Disk Alanı: 20 GB SSD

    #Subnautica2 #OyunHaberleri #UnrealEngine5, #CoopGaming

    Eğer sizde bir tartışma başlatmak istiyorsanız;

    https://techforum.tr/forum/oyun-tartismasi.14/
    Oyunun çıkışına iki aydan az bir süre kaldı. Bir dizi skandal, dava ve yönetim değişikliğinin ardından geliştiriciler nihayet bir tarih belirledi. Bu nedenle, Subnautica 2 hakkında bazı bilgileri sizin için derledim. İlgilenenler için, yargı geçmişinin kısa bir özeti. Subnautica 2'nin geliştirme süreci, Unknown Worlds ve yayıncı Krafton arasında yüksek profilli bir çatışmaya sahne oldu. Resmi olarak doğrulanan gerçekler: Temmuz 2025'te Krafton, stüdyonun yönetimini değiştirdi ve CEO Ted Gill ile kurucu ortaklar Charlie Cleveland ve Max McGuire'ı işten çıkardı. Yerlerine Steve Papoutsis getirildi. İşten çıkarılan yöneticiler, asıl nedenin yayıncının zamanında çıkış için hak kazandıkları 250 milyon dolarlık bonusu ödemekten kaçınma girişimi olduğunu iddia ederek dava açtı. Dava sırasında davacılar, Krafton CEO'su Changhan Kim'in ödemeleri geciktirmek için yasal bir strateji geliştirmek amacıyla ChatGPT'yi kullandığını iddia etti. Mart 2026'da mahkeme, geliştiriciler lehine karar vererek Krafton'ı Ted Gill'i yeniden göreve getirmeye ve bonusu alma süresini uzatmaya zorladı. Yayıncı, karara katılmadığını ve temyize başvurmayı planladığını açıkladı, ancak Mayıs ayında çıkış yapma planlarını doğruladı. Stüdyo başkanı Steve Papoutsis, çalışanlara yaptığı açıklamada projenin önemli kalite kontrollerinden geçtiğini doğruladı. Ekip, ek hikaye bölümleri, yeni biyomlar ve yaratıklar üzerindeki çalışmalarını tamamladı. En büyük soru nihayet resmi olarak yanıtlandı. Subnautica 2 Erken Erişim sürümü, Mayıs 2026'da PC ve Xbox Series X|S için piyasaya sürülecek. Geliştiriciler sadece ayı belirtmiş olup, kesin tarih henüz açıklanmadı. Oyun Steam, Epic Games ve Microsoft Store'da yayınlanacak ve Game Pass aboneleri için ilk günden itibaren erişilebilir olacak. Önemli bir açıklama: PS5 sürümü henüz duyurulmadı. Resmi kaynaklar sadece iki platformdan bahsediyor. Tam oyunun 2027-2028'den önce çıkması beklenmiyor. Resmi olarak doğrulanan temel bilgiler: Yeni gezegen: Olaylar artık bildiğimiz 4546B'de değil, tamamen farklı bir gezegende geçecek. Oyun motoru: Oyun Unreal Engine 5 ile geliştirilmiştir. Oyun Modları: Hem tek oyunculu hem de iş birliğine dayalı oyun modları mevcut olacak. Serinin ilk resmi çok oyunculu moduna sahip olduğunu da belirtmekte fayda var. Bilmeniz gereken başlıca şeyler şunlar: 4 oyunculu iş birliği modu maksimum grup boyutu, tamamen isteğe bağlı zorunlu çok oyunculu mod yok, tüm içerik tek oyunculu oyuncular için de mevcut. Katılım/ayrılma sistemi mevcut bir dünyaya arkadaşlarınızı davet edebilir veya birlikte oynamaya başlayabilirsiniz. PC ve Xbox arasında çapraz oyun desteği onaylandı. Geliştiriciler, Subnautica'da izolasyonun önemli bir unsur olmaya devam ettiğini özellikle vurguluyor; bu nedenle, sizi başkalarıyla oynamaya zorlayan hiçbir mekanik olmayacak. Oyunun demosunda, derinliklere inmek ve ganimet toplamak için su altı asansörü gibi yeni iş birliği özellikleri sergilendi, ancak bu mekaniklerin tümü tek oyunculu modda da çalışıyor. Genetik evrim şeklinde yeni bir mekanik. Geliştiriciler, Subnautica 2'nin bir mutasyon sistemine sahip olacağını doğruladı. Oyuncular vücutlarını aşırı koşullara uyarlayabilecek, yüzme hızlarını artırabilecek, oksijensiz hayatta kalma sürelerini uzatabilecek ve diğer modifikasyonlar kazanabilecekler. Bu fikir, teknik sınırlamalar nedeniyle ilk oyunda terk edilmişti, ancak UE 5 bunu mümkün kıldı. Konu, orijinal serideki Riley Robinson veya Below Zero'daki Robin Ives'ın hikayesiyle doğrudan bağlantılı değil. Baş kahraman, yeni bir gezegene gönderilen bir kaşif. Geminin yapay zekası, derinliklerde neyin gizlendiğini kimin bildiği açıkça ortaya çıktığında bile görevi tamamlamaya takıntılı bir şekilde önemli bir rol oynuyor. Stüdyonun yöneticisi, çalışanlara gönderdiği bir mesajda, ekibin ek hikaye bölümleri, yeni biyomlar ve yaratıklar üzerindeki çalışmalarını tamamladığını da doğruladı. Bu, Erken Erişim'de orijinal olarak planlanandan daha fazla içeriğin bizi beklediği anlamına geliyor. Ayrıca, su altı istasyonlarının inşası için ilk bölüme kıyasla daha karmaşık ve esnek araçlar kullanılarak üs inşaatının da ilgi çekici olacağını vaat ediyorlar. Resmi kaynaklar ayrıca, su altı dünyasının hem yeni yaratıklarla hem de eski yaratıkların geri dönüşüyle ​​dolacağını belirtiyor. Kum köpekbalıkları, gazpodlar ve Reginald'lar ortaya çıkacak. Yeni canavarlar arasında Cthulhu mitolojisinden esinlenilmiş Leviathan Collector da bulunuyor. Unreal Engine 5 sayesinde, büyük yaratıkların davranışları daha karmaşık hale geldi: artık el feneri ışığına ve sese tepki veriyorlar. Geliştiricilerin Subnautica 2'nin bir oyun hizmeti (game-as-a-service) olmayacağını defalarca vurgulamış olmaları cesaret verici. Resmi açıklamalar şu unsurların bulunmadığını doğruluyor: Sezonluk biletler Savaş biletleri Yağma kutuları Mikroişlemler Zorunlu abonelik Sistem Gereksinimleri Resmi gereksinimler Steam'de ve geliştiricinin web sitesinde yayınlanmıştır: Minimum İşletim Sistemi: Windows 10 64-bit İşlemci: Intel Core i5-8400 / AMD Ryzen 5 2600 RAM: 8 GB Ekran Kartı: NVIDIA GTX 1660 6GB / AMD RX 5500 XT 8GB Disk Alanı: 20 GB SSD Önerilen: İşletim Sistemi: Windows 11 İşlemci: Intel Core i7-13700 / AMD Ryzen 7 7700X RAM: 16 GB Ekran Kartı: NVIDIA RTX 3070 8GB / AMD RX 6700 XT 8GB Disk Alanı: 20 GB SSD #Subnautica2 #OyunHaberleri #UnrealEngine5, #CoopGaming Eğer sizde bir tartışma başlatmak istiyorsanız; https://techforum.tr/forum/oyun-tartismasi.14/
    Beğen
    9
    2 Cevaplar 0 Paylaşımlar 2B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Black Flag yeniden yapımı Nisanın 23'ünde gösterilecek.
    Assassin's Creed: Black Flag Resynced, 23 Nisan'da duyurulacak. Ubisoft, içeriden bilgi sızdıran Tom Henderson'dan gelen son bilgileri doğruladı.

    Geliştiriciler, Türkiye saatiyle 19:00'da başlayacak bir sunum gerçekleştirecekler. Duyuruya yedi saniyelik bir tanıtım videosu eşlik etti ve aksiyon-macera oyununun güncellenmiş bir versiyonunun geliştirilmesinin sektördeki en iyi saklanan sır haline geldiği konusunda şaka yaptılar. Haberi ilk olarak 2023'te duyurmuştu ve o zamandan beri diğer medya kuruluşları da ayrıntıları paylaştı.

    Oyunun henüz bir çıkış tarihi yok. Ancak Henderson, aksiyon-macera türündeki oyunun 9 Temmuz'da piyasaya sürüleceğini yazdı. Muhtemelen resmi duyuru, oyunun tanıtım etkinliği sırasında yapılacak.
    Black Flag Resynced, serinin dördüncü oyununun tam teşekküllü bir yeniden yapımı olacak, bir yeniden düzenleme değil. Hikayeyi genişletecek, tamamen güncellenmiş grafiklere sahip olacak, oynanışı iyileştirecek ve ek mekanikler ekleyecek.
    Assassin's Creed: Black Flag Resynced, 23 Nisan'da duyurulacak. Ubisoft, içeriden bilgi sızdıran Tom Henderson'dan gelen son bilgileri doğruladı. Geliştiriciler, Türkiye saatiyle 19:00'da başlayacak bir sunum gerçekleştirecekler. Duyuruya yedi saniyelik bir tanıtım videosu eşlik etti ve aksiyon-macera oyununun güncellenmiş bir versiyonunun geliştirilmesinin sektördeki en iyi saklanan sır haline geldiği konusunda şaka yaptılar. Haberi ilk olarak 2023'te duyurmuştu ve o zamandan beri diğer medya kuruluşları da ayrıntıları paylaştı. Oyunun henüz bir çıkış tarihi yok. Ancak Henderson, aksiyon-macera türündeki oyunun 9 Temmuz'da piyasaya sürüleceğini yazdı. Muhtemelen resmi duyuru, oyunun tanıtım etkinliği sırasında yapılacak. Black Flag Resynced, serinin dördüncü oyununun tam teşekküllü bir yeniden yapımı olacak, bir yeniden düzenleme değil. Hikayeyi genişletecek, tamamen güncellenmiş grafiklere sahip olacak, oynanışı iyileştirecek ve ek mekanikler ekleyecek.
    Beğen
    10
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 668 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Sosyal ağlar 2026?
    Sadece 15 yıl önce, herkes kendisiyle ilgili olabildiğince çok bilgiyi çevrimiçi olarak paylaşmaya çalışıyordu, o zamanlar bile gizliliğin ifşa edilmesi tehdidi gerçek olsa da, genel olarak kabul görmüş gibiydi.

    Artık işler farklı anonimliğe önem veriyoruz, yine de saatlerce çevrimiçi zaman geçiriyoruz. Sosyal medya formatları da değişti.

    Ama açıkçası, bazı forumlarda ki klan başvurularını takip etmek, şu an gezinmekten daha ilgi çekiciydi.

    2026 yılında sosyal medyada neleri takip ediyorsunuz?

    Sosyal medya olarak sınıflandırılabilecek başka hangi siteleri ziyaret ediyorsunuz?

    İşe gitmeden önce sabahları forum veya sosyal medya sitelerini açma alışkanlığınız var mı?

    Eğer öyle değilse, o duyguları özlüyor musunuz?

    Mümkün olduğunca çok sayıda harika sosyal ağı hatırlayalım belki kullanmadığınız ama kullanmak isteyeceğiniz ya da tam tersine hiç anlamadığınız ağları da olabilir).

    Kendi adıma cevap veriyorum:

    Tam bir YouTuber'ım, günde 4-5 saatimi video izleyerek, yaratıcı şeyler yaparak ve yorum yazarak geçiriyorum, temelde benim en büyük sosyal ağım.

    TF, can sıkıntısından ve akla geldiğinde gerçekleşme olasılığı daha yüksek olan bir durumdur.

    VK yok , Discord yok , Twitter/Facebook yok , Instagram yok , LinkedIn yok .

    FOrum dünyasına geç katıldığımı hep hissettim. Kendim hiç kullanmamış olsam da bu sosyal ağa karşı çok sıcak duygular besliyorum. Ama beş yıl önce, tüm seyahat planlarımı forum gönderilerine göre yapardım inanılmaz, insana benzeyen, detaylı ve fotoğraflarla dolu gönderileri var. Hem metni hem de fotoğrafları seviyorum.

    Yakın zamanda internet arkeolojisi yaparken Space'i de buldum şaşırtıcı olan şu ki, sadece botlar ve bir tür kolektif çiftlik tarafından kullanılıyor.

    Sosyal medya hayatımızı bitiriyro mu?

    #sosyalmedya
    Sadece 15 yıl önce, herkes kendisiyle ilgili olabildiğince çok bilgiyi çevrimiçi olarak paylaşmaya çalışıyordu, o zamanlar bile gizliliğin ifşa edilmesi tehdidi gerçek olsa da, genel olarak kabul görmüş gibiydi. Artık işler farklı anonimliğe önem veriyoruz, yine de saatlerce çevrimiçi zaman geçiriyoruz. Sosyal medya formatları da değişti. Ama açıkçası, bazı forumlarda ki klan başvurularını takip etmek, şu an gezinmekten daha ilgi çekiciydi. 2026 yılında sosyal medyada neleri takip ediyorsunuz? Sosyal medya olarak sınıflandırılabilecek başka hangi siteleri ziyaret ediyorsunuz? İşe gitmeden önce sabahları forum veya sosyal medya sitelerini açma alışkanlığınız var mı? Eğer öyle değilse, o duyguları özlüyor musunuz? Mümkün olduğunca çok sayıda harika sosyal ağı hatırlayalım belki kullanmadığınız ama kullanmak isteyeceğiniz ya da tam tersine hiç anlamadığınız ağları da olabilir). Kendi adıma cevap veriyorum: Tam bir YouTuber'ım, günde 4-5 saatimi video izleyerek, yaratıcı şeyler yaparak ve yorum yazarak geçiriyorum, temelde benim en büyük sosyal ağım. TF, can sıkıntısından ve akla geldiğinde gerçekleşme olasılığı daha yüksek olan bir durumdur. VK yok , Discord yok , Twitter/Facebook yok , Instagram yok , LinkedIn yok . FOrum dünyasına geç katıldığımı hep hissettim. Kendim hiç kullanmamış olsam da bu sosyal ağa karşı çok sıcak duygular besliyorum. Ama beş yıl önce, tüm seyahat planlarımı forum gönderilerine göre yapardım inanılmaz, insana benzeyen, detaylı ve fotoğraflarla dolu gönderileri var. Hem metni hem de fotoğrafları seviyorum. Yakın zamanda internet arkeolojisi yaparken Space'i de buldum şaşırtıcı olan şu ki, sadece botlar ve bir tür kolektif çiftlik tarafından kullanılıyor. Sosyal medya hayatımızı bitiriyro mu? #sosyalmedya
    Beğen
    13
    2 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Resident Evil 2, 3 ve 4 Remake Karşılaştırması Hangi Yeniden Yapım Daha İyi?
    Burada sunulan oyunların her biri hakkında fazla bir şey söyleyemem çoğu mükemmel oyunlarama birkaç şeyden bahsetme ihtiyacı hissediyorum.

    Öncelikle birkaç şeyi özetlemekte fayda var: Birincisi, Resident Evil serisinin hayranı değilim, yeniden yapımlarını aynı anda oynamış olsam bile. Asya anlatıları bana biraz yabancı geliyor, ancak Japonlar karakteristik ölüm merkezli şizofrenileri yerine çok kültürlü bir ürün yaptıklarında genellikle sağlam işler ortaya koyuyorlar.

    İkincisi, utanç verici bir şekilde sıradan bir oyuncuyum ve hassas biriyim; bu oyunları orta zorlukta ve bazı tereddütler olmadan bitirdim. Türde tamamen acemi olmama rağmen, deneyimim, seriye on yıllardır aşina olan insanlarınkinden bile daha otantik geldi. Özellikle de zaman zaman inanılmaz derecede zorlayıcı ve rahatsız edici bulduğum için, ki bu da tam olarak "hayatta kalma korkusu"nun ima ettiği şey.
    Evet, fikrim sadece benim fikrim ve kimseyi hiçbir şeye mecbur etmiyor sadece ihtimaline karşı.

    Resident Evil 2 Yeniden Yapımı

    Tüm yeniden yapımlar arasında RE2R, orijinaline en çok benzeyenidir. Ve başlangıçta, bu beni bile memnun etmişti—oyun, kısıtlı bir ortamda, az kaynakla ve sürekli bir tehditle hayatta kalma deneyimini vaat ediyordu ki bu da sonuçta tüm bir türü oluşturdu. Ancak, burada yapılan bir dizi oyun tasarım kararı, ikinci bölüm hakkındaki genel izlenimimi önemli ölçüde zedeledi.

    Örneğin, Souls benzeri oyunların hayranlarının aksine, zorluğu yönetmenin hesaplı bir tasarımı ve kötü uygulamanın bir sonucu olarak ayırma eğilimindeyim. Bir noktada, polis karakolunda, mühimmatım bitti ve bu anın güzelliği, tamamen benim hatam olmasıydı, çünkü RE2R'yi bir nişancı oyunu gibi oynamaya, gördüğüm herkesi öldürmeye başlamıştım. Hata hızla ortaya çıktı, çünkü buradaki zombiler ölmeye son derece isteksiz ve bazıları o kadar inatçı ki, kafaları büyükannenin ev yapımı kıymasına benzese bile tekrar tekrar diriliyorlar.

    Görünüşte adaletsiz olan bu geliştirici kararı, Resident Evil 2 Remake'i ve nasıl oynanması gerektiğini anlamak için temel bir öneme sahip. Özellikle, mümkün olduğunca çatışmadan kaçınmak ve kayıplarınızı en aza indirmek gerekiyor. Bir düşmanı geride bırakmak da her zaman doğru karar olmayabilir, çünkü çoğu zaman adımlarınızı geri takip etmeniz veya aceleyle kaçmanız gerekebilir. Gerilim, doğru hareket tarzı hakkındaki sürekli şüphe ve sık sık hızlı kararlar alma ihtiyacıyla yaratılıyor.

    Bu açıdan RE2R mükemmel ve genel olarak üçüncü şahıs aksiyon-macera tasarımına rağmen, ağır bir tempoda ilerliyor ve bu tempoyu bozanları sık sık cezalandırıyor. Tek dezavantajı, gerekli tüm özelliklere sahip gibi görünmesine rağmen, bir korku oyunu olarak yetersiz kalması. Ancak bu bir sorun değil.

    Oyun kasıtlı olarak size zarar vermeye çalıştığında sorunlar ortaya çıkıyor. Örneğin, yakalanmaktan kurtulma durumunda. Zombiler yavaş bir oyuncuyu yakaladığında, eğer bıçağı varsa hasar almadan onlardan kurtulabiliyor. Daha egzotik bir yöntem ise el bombası gerektiriyor; kahraman el bombasını canavarın boğazına sokuyor, kurtuluyor ve ardından iyi nişan alınmış bir atışla bombayı patlatabiliyor.

    Neyse ki, bu el bombaları bir metre uzaktan bile patlatılabiliyor kahraman onlardan zarar görmeyecek kadar karizmatik ama burada başka bir sorun daha var, o da oyuncuyu seçim hakkından mahrum bırakmak. Hem bıçağınız hem de el bombanız olabilir, ancak karakter kendini daha değerli bir varlık olan ve savaşın gidişatını değiştirebilecek el bombasıyla savunuyor. Siz de şanssız bir şekilde yakalandığınız için onu atıyorsunuz. Ve bu tasarımcı kısıtlamasını hiç de adil bulamıyorum.

    RE2R'da beni gerçekten sinirlendiren bir diğer şey de "sırları"ydı. Oyunun özellikle büyük mekanları yok ve neredeyse her şeyi temizledim, ancak yine de seviyelerdeki dolapların ve kasaların çoğunun şifrelerini bulamadım. Bu yüzden, çekmecede inanılmaz miktarda mermi olmasına rağmen, Leon'un bölümünü tabancayı alamadan bitirdim. Ayrıca bazı odaları da açamadım çünkü özel anahtarları bulamadım—bir şeyin diğerine sıkışmış olması ve anahtarların kasalardan birinde olması tamamen mümkün, ama yine de onlara erişemiyorum. Bu durum beni oldukça rahatsız ediyor burada suçlu ben değilim, daha ziyade seviyeyi ve ilgi noktalarını tasarlayan kişinin ihmalkarlığı olduğunu düşünüyorum.

    Tıpkı lağımlarda olduğu gibi, neredeyse yenilmez et golem'lerle dolu dar bir kanaldan geçmeniz gerekiyor. Onların etrafından koşmanız gerekiyor, ancak oyun size manevra yapacak neredeyse hiç alan bırakmıyor ve bazen hasar almak, onlardan kurtulmanın tek yolu oluyor. Dahası, canavarlar sizi zehirliyor, yavaşlatıyor ve yavaş yavaş öldürüyor; bu da biraz daha uzakta bekleyen bir sonraki benzer canavarla karşılaştığınızda ölümcül olabilir.

    Bu arada, bu şişkin canavarların teknik olarak açıkça kusurlu olduğu ortada ve küçük bir kaideye tırmandığınız anda hemen çaresiz kalıyorlar ve karaktere ulaşmaya bile çalışmıyorlar, sadece yanlarında donup kalıyorlar, kol mesafesinde duruyorlar.

    RE2, genel olarak Capcom'un yeniden yapımlarının en kusurlu olanıdır ve sinematik görsellerine rağmen, Steam'deki bağımsız korku oyunlarından bekleyeceğiniz birçok kusura sahiptir. Aynı gecikmeli dokular; ufukta bir yerde değil de 10 metre uzakta olmalarına rağmen düşük FPS'de hareket eden aynı zombiler. Ayrıca kapılardan geçmeye çalıştılar ve genel olarak, bu oyunda kapılar, arkalarında biri duruyorsa önemli bir rahatsızlık kaynağıydı.

    Hayatta kalmaya verilen öneme rağmen, yeniden yapımda aktif olarak hasar vermenizi gerektiren iki boss dövüşü bulunuyor (toplamda üç, ancak orta dövüşlerde sadece kaçmak ve şarjör düğmesine basmak yeterli).

    Elbette, oyunun ikinci yarısında çok daha fazla merminiz olacak, ancak yine de tamamen hazırlıksız yakalanabileceğiniz sinir bozucu bir durum söz konusu. Dev canavarlarla yapılan dövüşler serinin tanınabilir bir özelliği olsa da, klasik Resident Evil oyunlarında gerekli olduklarını düşünmüyorum. Bununla birlikte, iyi bir şekilde uygulanmışlar ve hiçbir şikayetim yok.

    Oyunun umduğumdan çok daha kısa çıkması da beni hayal kırıklığına uğrattı. Polis karakolu ve altındaki iletişim ağı tek, bütünleşik bir mekân haline geldiğinde, oyunun ölçeği ve ilerleyişiniz sizi motive ediyor; kanalizasyonlarda dolaşmak, orada gizlenen dehşetler olmasa bile biraz sıkıcı.

    Ama sonra sizi küçük bir Umbrella laboratuvarı bekliyor ve bu gösteri aniden sona eriyor. "Gerçekten hepsi bu mu?" diye düşündüm, yolculuğun yarıda kesildiğini hissederek. RE2R'nin en azından yarı yarıya daha kısa olması gerektiğini düşündüm; aşırı uzunluğu hayatta kalma unsurunu değersizleştiriyor ve başarılarınızın ve başarısızlıklarınızın -eşyalarınızın büyüklüğünün- önemli bir rol oynayabileceği mesafeyi size vermiyor.

    Açıkçası, tüm yol boyunca sirk faresi gibi kıvranıp her şeyden kısmaya çalıştınız, ancak tüm bu çabalarınızın birdenbire boşa gittiğini gördünüz. Ve anlıyorum ki, Zorlu modda kaynaklar daha da kıt ve zorluklar daha da çetin, ancak orta zorluk seviyesi, kaydettiğiniz ilerlemeyi değerlendirmek için gayet yeterli. Dahası, son savaşı önceden haber vererek, oyun size şimdiden kaynaklarla ödüllendirmeye başlıyor ve hayatta kalma fikrinin temel tasarım fikrini daha da baltalıyor.

    Tükenmiş ekipman nedeniyle oyunu tamamlayamamaktan daha iyidir, ancak tüm bunları oyun tasarımından sorumlu kişinin veya belki de yayıncının gereksiz yatırım yapmadan ve genel proje vizyonuna bağlı kalarak geliştirmeyi mümkün olduğunca hızlı bir şekilde tamamlama arzusunun bir hatası olarak görüyorum.

    Görünüşe göre kısa süre büyük bir sorun değil, çünkü RE2R'nin iki hikaye modu var—biri Leon için, diğeri Claire için. Ama bunlar tekrarlayıcı. Hem de özensizce tekrarlayıcı. Hem Leon hem de Claire olarak aynı yolları izliyorsunuz, aynı bulmacaları çözüyorsunuz ve her oyun deneyimini bir öncekinden ayıran tek şey karakterin görünümü ve kişisel silahı. Hatta dolap şifreleri bile aynı—şifreyi önceden yazdıysanız veya ekran görüntüsünü aldıysanız zorla açabilirsiniz.

    Ve bu, hikaye açısından inanılmaz derecede aptalca görünüyor. Leon'u kontrol ederek, Claire ile karşılaşmadan önce bir iki saat boyunca bölgede dolaşmayı başardım; Claire'in modunda, binaya yaklaşık 10 dakika içinde gizlice giriyor, ancak orada Leon ile karşılaşmıyor—Leon ortadan kaybolmuş. Ancak soru şu ki, nerede, çünkü Claire şimdi lobideki gizli hava kilidini açmak için bulmacayı da çözüyor.
    Evet, bu olay örgüsü gelecekte farklı yönlere sapıyor, Leon Ada Wong ile tanışıyor ve Claire de Dr. Birkin'in kızıyla tanışıyor, ancak bu gerçek beni hiç teselli etmiyor ve sonuç olarak, ilk oynayışta cazibesinin önemli bir kısmını zaten kaybetmiş olan bir video oyununda tekrarlamayı oynamaktan vazgeçtim.

    Oyunun sonuna doğru beni saran genel hayal kırıklığı duygusu.

    Yeniden yapımın övgüyü hak ettiği nokta, görselleri ve orijinalin büyük ölçüde tek hücreli olay örgüsünü ne kadar incelikle yansıttığıdır. Hakkında çok şey duyduğum Leon ve Ada arasındaki ilişki burada mükemmel bir şekilde ifade edilmişti; tamamen farklı hedeflere ve inançlara sahip iki insanın, aynı anda rakip olup birbirlerine hayatlarını borçlu oldukları, çelişkili bir sevgiyle nasıl bir araya geldiklerinin canlı bir incelemesiydi. Güzel, özlü ve yüzeysel değildi buna inanıyorum.

    Güncellenmiş oynanış olmasa bile, bu tür senaryo yeniden yorumlamaları, bu tür yeniden yapımların var olma nedenidir.

    Resident Evil 3 Yeniden Yapımı

    Jill Valentine'ın 5 dakikalık macerası, klasik oyunlar açısından bile belki de en tartışmalı olanıdır. "Real World"de hayatta kalma unsuru kısa oyun süresi ve boss dövüşlerine giden süreçle zayıflatılırken, burada oyunun tür kimliğinin tüm izlerini neredeyse ilk saat içinde kaybediyoruz.
    Başlangıçta, RE3R tam olarak aynı şekilde işliyor—nispeten büyük bir mekan ve sınırlı mühimmat ancak Nemesis'in ani ortaya çıkışı her şeyi alt üst ediyor ve oyunu hızlı tempolu bir aksiyon oyununa dönüştürüyor.

    Her biri bir öncekinden daha karmaşık olan Nemesis dövüşleri takip ediyor ve bunlarla birlikte, her biri kendi silah ve ekipmanına sahip karakterler arasında geçiş yapılıyor, bu da gizlilik ve becerikli oyun hikayesini daha da değersizleştiriyor.

    Aslında bunu beğendim. "Troika" düzenli olarak aksiyon bölümlerini, alışılagelmiş hayatta kalma ve keşif bölümleriyle dönüşümlü olarak sunuyor ancak bu sefer yağmalama yerleri oldukça küçük, ama ben bunu bir avantaj olarak görüyorum çünkü sıkıcı hale gelmeye vakitleri olmuyor. Tek istisna hastane birkaç saatliğine kaybolabileceğiniz tek tam boyutlu oda.

    Orijinal üçüncü oyun gibi, yeniden yapım da öncelikle bir aksiyon oyunudur; burada isabetli ve agresif atışlar, hayatta kalma korku oyunlarının doğasında var olan ihtiyatlılığın yerini alır. Ve oyun, büyük ölçüde bu formata uygundur.

    Birincisi, basitçe iyi yapılmış ve iki yeniden yapımın doğasında var olan kusurları gidermiştir. İkincisi, seriden kopuş ölümcül değildir ve keşif ve envanter yönetimi hala önemli bir rol oynamaktadır.


    Oyun, oyunun her yönünü aynı anda ele almaya çalışıp hiçbirinde mükemmel olamamakla eleştirilebilir; ben de aynı düşüncelere sahiptim. Ancak nihayetinde, RE3R'ı tamamlamak için geçen 6-7 saatin, ikinci oyunun kötü şöhretli yeniden yapımından, hatta Claire olarak tekrar oynasam bile, üzerimde çok daha büyük bir etki bıraktığını fark ettim.

    Bu sefer, kısa oyun süresi hiç de sorun gibi görünmüyor; oyun bu süre zarfında birçok rol üstlenerek, duygu dolu, canlı ve dinamik bir hikaye anlatıyor. Jill'in başına silah dayadığı açılış sahnesi bile, macerasının sonuna kadar olan gidişatını belirliyor. Evet, yeniden yapımın yaratıcıları, yenilmez bir canavarın bir kadını kovaladığı klişe hikayeyi yeniden hayata geçirme konusunda yine mükemmel bir iş çıkarmışlar.

    Nemesis inanılmaz derecede güçlü bir yaratık. Jill, yarım metre ötede patlayan mermilerden sağ kurtulmayı başarıyor, ama düşmanı akıl almaz derecede güçlü. Onu güneşe atsanız bile bir şekilde hayatta kalır. Serinin tamamen havalılığını kaybettiğini ve parkur yapan canavarlar ve kamyonetlerle ilgili bir süper kahraman filmine dönüştüğünü söylemek cazip geliyor, ama bu 30 yıl önce oldu. Tüm bu absürtlüğe rağmen, oyunu beğendim, çünkü olay örgüsü tamamen karakter merkezli ve oldukça canlı ve sevimli olan karakterlerin eylemleri ve duyguları etrafında şekilleniyor. Seri için önemli hiçbir şey olmuyor burada şehir nükleer bir patlamayla havaya uçuruluyor, ama bunun için ayrı bir oyuna gerek yoktu.

    Troikanın varlığı, ikinci oyunla bağlantı kuramaması nedeniyle olay örgüsünü bir nebze de olsa sekteye uğratıyor. YouTube'da birinin bana açıkladığı gibi, RE3R'ın olayları devam oyunundan daha erken başlıyor ve daha geç bitiyor, ancak yine de "Leon zaten yok etmişken Jill hangi Umbrella laboratuvarına indi?" gibi sorular kalıyor; gerçekten aynı şehirde iki yeraltı laboratuvarı mı var? Ya da Leon, roketatar atışıyla ölen bir Tyrant tarafından kovalanırken, Jill, Ölüm Yıldızı'ndan gelen bir salvoyla bile öldürülemeyen Nemesis tarafından neden kovalanıyor? Leon ve

    Carlos da polis karakolunda iki dakika ile birbirlerini mi kaçırdılar?

    Temelde, bir şişe içki olmadan bunu çözemezsiniz ve gerçekten de gerekli değil; hikaye, hoş bir şekilde anlatılmış olsa da, bu tür beyin fırtınalarını haklı çıkarmıyor.

    Ayrıca, her iki oyun da aynı yerde ve aynı zamanda geçmesine rağmen, kahramanların farklı düşmanlarla karşılaşmasını da seviyorum; işte böyle oluyor.

    Eleştirilere gelince, gerçekten belirgin bir sorun bulamıyorum. Nemesis'in kendisi, ilk versiyonunda, beni sık sık bir duvarla kendi testisleri arasında sıkıştırıyordu, ancak bu, büyük bir canavarın yakın temas aradığı bu tür oyunlarda yaygın bir sorun ve RE3R bu konuda bana en az sorunu yaşattı. Ayrıca zombi yakalama mekaniğini tamamen yanlış anladım oyun size bir QTE tamamlamanızı söylüyor, ancak sonrasında hiçbir şey yapmamış gibi hasar almaya devam ediyorsunuz. Yani bunun amacı ne?

    Bu arada, artık el bombalarını ağzınıza sokamıyorsunuz neredeyse simetrik benzerliklerine rağmen, bu oyunlar temel bir düzeyde birbirinden farklılaşıyor.

    Özetle, troika görsel olarak hoş bir oyun ve yılda bir kez geri dönebileceğiniz kısa, canlı ve çeşitli bir aksiyon-macera oyunu. Orta halli bir hayatta kalma korku oyunu olsa da harika bir oyun.

    Resident Evil 4 Yeniden Yapımı

    Burada çok kısa tutacağım: Oyun kesinlikle muhteşem. Keşif ve bulmacalarla harmanlanmış, onlarca muhteşem durum ve yeterli düzeyde dram içeren saf bir aksiyon gerilim oyunu. Hikaye, orijinalindeki kadar aptalca ve burada da ABD Başkanı'nın kızı, tabancalı tek bir ajan tarafından kurtarılıyor eğer Başkanın kendisini kaçırmış olsalardı, iki ajan gönderirlerdi ve o zaman bile bu kesin değil. Kahramanların o kaleye neden gittikleri de tamamen belirsiz. Ve liste böyle devam ediyor.

    Ancak mümkün olan yerlerde yönetmenler senaryoyu gözden geçirme konusunda iyi bir iş çıkarıyor ve özellikle Leon, bir gençlik animesinden çıkmış saf, iyi huylu bir karakterden ziyade, düşman hatlarının derinliklerinde savaşmış, sert, tecrübeli bir adama benzemeye başlıyor. En azından, kahramanın, işleri hakkında çok fazla şey bilen küstah bir düzenbaza karşı nazik davranmak için hiçbir nedeni yok. Özellikle bu zor zamanlarda RE4R'ın düzgün bir Leon'un burada. Bu, oyunun Japonlar tarafından geliştirildiği ve Japonların davranış ve diyalog kültürünün bizimkinden çok farklı olduğu düşünüldüğünde özellikle ilginç. Ve yine de, organik ve uygun bir şekilde ortaya çıktı.

    Oyunun oynanışını ve artılarını anlatmaya kalkışmayacağım; övülecek çok daha fazla şey var. Sadece şunu belirteyim ki, ahlaksız tüccar, üç sıra halinde dizilmiş mühimmat raflarına rağmen mühimmat satmayı kesinlikle reddediyor. Bu arada, oyun beni başından sonuna kadar diken üstünde tuttu, çünkü her silah için en fazla iki yedek şarjörle sürekli olarak yetersiz mühimmat tedariki vardı. Elbette, bu tür oyunlarda, ezilmiş oyuncuyu düşman cesetlerinden elde edilen ekstra mühimmatla cesaretlendirmenin yaygın olduğunu anlıyorum, ancak mühimmat kıtlığının farkında olmak, beni savaşta etkili çözümler bulmaya ve elbette isabetli olmaya teşvik etti.

    Benim için RE4R, yaşayan bir klasik ve tek oyunculu aksiyon macera oyunlarının, ister nişancı oyunu olsun ister olmasın, nasıl olması gerektiğinin bir örneği. Hatta modern oyun sektöründe gerçekten hoşlanmadığım, silahlar ve yükseltmeleri için hasar değiştiricilerle yapılan gereksiz değişiklikleri bile kolayca affettim. Capcom'a ve kendi geliştirdikleri oyun motoruna, oyunlarının ne kadar iyi tasarlanmış ve optimize edilmiş olduğu konusunda hakkını vermeden edemiyorum. Olması gerektiği gibi çalışan harika bir oyun ne büyük bir keyif.

    Bu noktada söylemek istediklerim sanırım bu kadar. Benim için bu makalede yer alan dijital ürünleri tanımak en azından eğitici, en fazla ise oldukça değerliydi. Öyle ki, daha önce sevmediğim seriye dair fikrimi bile değiştirdim. Aynı derecede ilginç olan şey ise, tüm ortak temalara rağmen ikinci, üçüncü ve özellikle dördüncü filmin tamamen farklı ürünler olması ve her birinin farklı bir kitleye hitap etmesidir. Bu, yayıncının bilinçli olmasa da çok akıllıca bir kararı.

    Modern Resident Evil oyunlarının gerçek bir hayranı olmak için Requiem'i tekrar oynamam gerekecek. RE4R'nin başaramadığı hiçbir şeyi ondan beklemiyorum, bu da başlı başına mükemmel bir video oyunu olması gerektiği anlamına geliyor. Makul beklentilere sahip olmak güzel. Japon oyunlarının hayranı olacağımı hiç hayal etmemiştim.

    Burada sunulan oyunların her biri hakkında fazla bir şey söyleyemem çoğu mükemmel oyunlarama birkaç şeyden bahsetme ihtiyacı hissediyorum. Öncelikle birkaç şeyi özetlemekte fayda var: Birincisi, Resident Evil serisinin hayranı değilim, yeniden yapımlarını aynı anda oynamış olsam bile. Asya anlatıları bana biraz yabancı geliyor, ancak Japonlar karakteristik ölüm merkezli şizofrenileri yerine çok kültürlü bir ürün yaptıklarında genellikle sağlam işler ortaya koyuyorlar. İkincisi, utanç verici bir şekilde sıradan bir oyuncuyum ve hassas biriyim; bu oyunları orta zorlukta ve bazı tereddütler olmadan bitirdim. Türde tamamen acemi olmama rağmen, deneyimim, seriye on yıllardır aşina olan insanlarınkinden bile daha otantik geldi. Özellikle de zaman zaman inanılmaz derecede zorlayıcı ve rahatsız edici bulduğum için, ki bu da tam olarak "hayatta kalma korkusu"nun ima ettiği şey. Evet, fikrim sadece benim fikrim ve kimseyi hiçbir şeye mecbur etmiyor sadece ihtimaline karşı. Resident Evil 2 Yeniden Yapımı Tüm yeniden yapımlar arasında RE2R, orijinaline en çok benzeyenidir. Ve başlangıçta, bu beni bile memnun etmişti—oyun, kısıtlı bir ortamda, az kaynakla ve sürekli bir tehditle hayatta kalma deneyimini vaat ediyordu ki bu da sonuçta tüm bir türü oluşturdu. Ancak, burada yapılan bir dizi oyun tasarım kararı, ikinci bölüm hakkındaki genel izlenimimi önemli ölçüde zedeledi. Örneğin, Souls benzeri oyunların hayranlarının aksine, zorluğu yönetmenin hesaplı bir tasarımı ve kötü uygulamanın bir sonucu olarak ayırma eğilimindeyim. Bir noktada, polis karakolunda, mühimmatım bitti ve bu anın güzelliği, tamamen benim hatam olmasıydı, çünkü RE2R'yi bir nişancı oyunu gibi oynamaya, gördüğüm herkesi öldürmeye başlamıştım. Hata hızla ortaya çıktı, çünkü buradaki zombiler ölmeye son derece isteksiz ve bazıları o kadar inatçı ki, kafaları büyükannenin ev yapımı kıymasına benzese bile tekrar tekrar diriliyorlar. Görünüşte adaletsiz olan bu geliştirici kararı, Resident Evil 2 Remake'i ve nasıl oynanması gerektiğini anlamak için temel bir öneme sahip. Özellikle, mümkün olduğunca çatışmadan kaçınmak ve kayıplarınızı en aza indirmek gerekiyor. Bir düşmanı geride bırakmak da her zaman doğru karar olmayabilir, çünkü çoğu zaman adımlarınızı geri takip etmeniz veya aceleyle kaçmanız gerekebilir. Gerilim, doğru hareket tarzı hakkındaki sürekli şüphe ve sık sık hızlı kararlar alma ihtiyacıyla yaratılıyor. Bu açıdan RE2R mükemmel ve genel olarak üçüncü şahıs aksiyon-macera tasarımına rağmen, ağır bir tempoda ilerliyor ve bu tempoyu bozanları sık sık cezalandırıyor. Tek dezavantajı, gerekli tüm özelliklere sahip gibi görünmesine rağmen, bir korku oyunu olarak yetersiz kalması. Ancak bu bir sorun değil. Oyun kasıtlı olarak size zarar vermeye çalıştığında sorunlar ortaya çıkıyor. Örneğin, yakalanmaktan kurtulma durumunda. Zombiler yavaş bir oyuncuyu yakaladığında, eğer bıçağı varsa hasar almadan onlardan kurtulabiliyor. Daha egzotik bir yöntem ise el bombası gerektiriyor; kahraman el bombasını canavarın boğazına sokuyor, kurtuluyor ve ardından iyi nişan alınmış bir atışla bombayı patlatabiliyor. Neyse ki, bu el bombaları bir metre uzaktan bile patlatılabiliyor kahraman onlardan zarar görmeyecek kadar karizmatik ama burada başka bir sorun daha var, o da oyuncuyu seçim hakkından mahrum bırakmak. Hem bıçağınız hem de el bombanız olabilir, ancak karakter kendini daha değerli bir varlık olan ve savaşın gidişatını değiştirebilecek el bombasıyla savunuyor. Siz de şanssız bir şekilde yakalandığınız için onu atıyorsunuz. Ve bu tasarımcı kısıtlamasını hiç de adil bulamıyorum. RE2R'da beni gerçekten sinirlendiren bir diğer şey de "sırları"ydı. Oyunun özellikle büyük mekanları yok ve neredeyse her şeyi temizledim, ancak yine de seviyelerdeki dolapların ve kasaların çoğunun şifrelerini bulamadım. Bu yüzden, çekmecede inanılmaz miktarda mermi olmasına rağmen, Leon'un bölümünü tabancayı alamadan bitirdim. Ayrıca bazı odaları da açamadım çünkü özel anahtarları bulamadım—bir şeyin diğerine sıkışmış olması ve anahtarların kasalardan birinde olması tamamen mümkün, ama yine de onlara erişemiyorum. Bu durum beni oldukça rahatsız ediyor burada suçlu ben değilim, daha ziyade seviyeyi ve ilgi noktalarını tasarlayan kişinin ihmalkarlığı olduğunu düşünüyorum. Tıpkı lağımlarda olduğu gibi, neredeyse yenilmez et golem'lerle dolu dar bir kanaldan geçmeniz gerekiyor. Onların etrafından koşmanız gerekiyor, ancak oyun size manevra yapacak neredeyse hiç alan bırakmıyor ve bazen hasar almak, onlardan kurtulmanın tek yolu oluyor. Dahası, canavarlar sizi zehirliyor, yavaşlatıyor ve yavaş yavaş öldürüyor; bu da biraz daha uzakta bekleyen bir sonraki benzer canavarla karşılaştığınızda ölümcül olabilir. Bu arada, bu şişkin canavarların teknik olarak açıkça kusurlu olduğu ortada ve küçük bir kaideye tırmandığınız anda hemen çaresiz kalıyorlar ve karaktere ulaşmaya bile çalışmıyorlar, sadece yanlarında donup kalıyorlar, kol mesafesinde duruyorlar. RE2, genel olarak Capcom'un yeniden yapımlarının en kusurlu olanıdır ve sinematik görsellerine rağmen, Steam'deki bağımsız korku oyunlarından bekleyeceğiniz birçok kusura sahiptir. Aynı gecikmeli dokular; ufukta bir yerde değil de 10 metre uzakta olmalarına rağmen düşük FPS'de hareket eden aynı zombiler. Ayrıca kapılardan geçmeye çalıştılar ve genel olarak, bu oyunda kapılar, arkalarında biri duruyorsa önemli bir rahatsızlık kaynağıydı. Hayatta kalmaya verilen öneme rağmen, yeniden yapımda aktif olarak hasar vermenizi gerektiren iki boss dövüşü bulunuyor (toplamda üç, ancak orta dövüşlerde sadece kaçmak ve şarjör düğmesine basmak yeterli). Elbette, oyunun ikinci yarısında çok daha fazla merminiz olacak, ancak yine de tamamen hazırlıksız yakalanabileceğiniz sinir bozucu bir durum söz konusu. Dev canavarlarla yapılan dövüşler serinin tanınabilir bir özelliği olsa da, klasik Resident Evil oyunlarında gerekli olduklarını düşünmüyorum. Bununla birlikte, iyi bir şekilde uygulanmışlar ve hiçbir şikayetim yok. Oyunun umduğumdan çok daha kısa çıkması da beni hayal kırıklığına uğrattı. Polis karakolu ve altındaki iletişim ağı tek, bütünleşik bir mekân haline geldiğinde, oyunun ölçeği ve ilerleyişiniz sizi motive ediyor; kanalizasyonlarda dolaşmak, orada gizlenen dehşetler olmasa bile biraz sıkıcı. Ama sonra sizi küçük bir Umbrella laboratuvarı bekliyor ve bu gösteri aniden sona eriyor. "Gerçekten hepsi bu mu?" diye düşündüm, yolculuğun yarıda kesildiğini hissederek. RE2R'nin en azından yarı yarıya daha kısa olması gerektiğini düşündüm; aşırı uzunluğu hayatta kalma unsurunu değersizleştiriyor ve başarılarınızın ve başarısızlıklarınızın -eşyalarınızın büyüklüğünün- önemli bir rol oynayabileceği mesafeyi size vermiyor. Açıkçası, tüm yol boyunca sirk faresi gibi kıvranıp her şeyden kısmaya çalıştınız, ancak tüm bu çabalarınızın birdenbire boşa gittiğini gördünüz. Ve anlıyorum ki, Zorlu modda kaynaklar daha da kıt ve zorluklar daha da çetin, ancak orta zorluk seviyesi, kaydettiğiniz ilerlemeyi değerlendirmek için gayet yeterli. Dahası, son savaşı önceden haber vererek, oyun size şimdiden kaynaklarla ödüllendirmeye başlıyor ve hayatta kalma fikrinin temel tasarım fikrini daha da baltalıyor. Tükenmiş ekipman nedeniyle oyunu tamamlayamamaktan daha iyidir, ancak tüm bunları oyun tasarımından sorumlu kişinin veya belki de yayıncının gereksiz yatırım yapmadan ve genel proje vizyonuna bağlı kalarak geliştirmeyi mümkün olduğunca hızlı bir şekilde tamamlama arzusunun bir hatası olarak görüyorum. Görünüşe göre kısa süre büyük bir sorun değil, çünkü RE2R'nin iki hikaye modu var—biri Leon için, diğeri Claire için. Ama bunlar tekrarlayıcı. Hem de özensizce tekrarlayıcı. Hem Leon hem de Claire olarak aynı yolları izliyorsunuz, aynı bulmacaları çözüyorsunuz ve her oyun deneyimini bir öncekinden ayıran tek şey karakterin görünümü ve kişisel silahı. Hatta dolap şifreleri bile aynı—şifreyi önceden yazdıysanız veya ekran görüntüsünü aldıysanız zorla açabilirsiniz. Ve bu, hikaye açısından inanılmaz derecede aptalca görünüyor. Leon'u kontrol ederek, Claire ile karşılaşmadan önce bir iki saat boyunca bölgede dolaşmayı başardım; Claire'in modunda, binaya yaklaşık 10 dakika içinde gizlice giriyor, ancak orada Leon ile karşılaşmıyor—Leon ortadan kaybolmuş. Ancak soru şu ki, nerede, çünkü Claire şimdi lobideki gizli hava kilidini açmak için bulmacayı da çözüyor. Evet, bu olay örgüsü gelecekte farklı yönlere sapıyor, Leon Ada Wong ile tanışıyor ve Claire de Dr. Birkin'in kızıyla tanışıyor, ancak bu gerçek beni hiç teselli etmiyor ve sonuç olarak, ilk oynayışta cazibesinin önemli bir kısmını zaten kaybetmiş olan bir video oyununda tekrarlamayı oynamaktan vazgeçtim. Oyunun sonuna doğru beni saran genel hayal kırıklığı duygusu. Yeniden yapımın övgüyü hak ettiği nokta, görselleri ve orijinalin büyük ölçüde tek hücreli olay örgüsünü ne kadar incelikle yansıttığıdır. Hakkında çok şey duyduğum Leon ve Ada arasındaki ilişki burada mükemmel bir şekilde ifade edilmişti; tamamen farklı hedeflere ve inançlara sahip iki insanın, aynı anda rakip olup birbirlerine hayatlarını borçlu oldukları, çelişkili bir sevgiyle nasıl bir araya geldiklerinin canlı bir incelemesiydi. Güzel, özlü ve yüzeysel değildi buna inanıyorum. Güncellenmiş oynanış olmasa bile, bu tür senaryo yeniden yorumlamaları, bu tür yeniden yapımların var olma nedenidir. Resident Evil 3 Yeniden Yapımı Jill Valentine'ın 5 dakikalık macerası, klasik oyunlar açısından bile belki de en tartışmalı olanıdır. "Real World"de hayatta kalma unsuru kısa oyun süresi ve boss dövüşlerine giden süreçle zayıflatılırken, burada oyunun tür kimliğinin tüm izlerini neredeyse ilk saat içinde kaybediyoruz. Başlangıçta, RE3R tam olarak aynı şekilde işliyor—nispeten büyük bir mekan ve sınırlı mühimmat ancak Nemesis'in ani ortaya çıkışı her şeyi alt üst ediyor ve oyunu hızlı tempolu bir aksiyon oyununa dönüştürüyor. Her biri bir öncekinden daha karmaşık olan Nemesis dövüşleri takip ediyor ve bunlarla birlikte, her biri kendi silah ve ekipmanına sahip karakterler arasında geçiş yapılıyor, bu da gizlilik ve becerikli oyun hikayesini daha da değersizleştiriyor. Aslında bunu beğendim. "Troika" düzenli olarak aksiyon bölümlerini, alışılagelmiş hayatta kalma ve keşif bölümleriyle dönüşümlü olarak sunuyor ancak bu sefer yağmalama yerleri oldukça küçük, ama ben bunu bir avantaj olarak görüyorum çünkü sıkıcı hale gelmeye vakitleri olmuyor. Tek istisna hastane birkaç saatliğine kaybolabileceğiniz tek tam boyutlu oda. Orijinal üçüncü oyun gibi, yeniden yapım da öncelikle bir aksiyon oyunudur; burada isabetli ve agresif atışlar, hayatta kalma korku oyunlarının doğasında var olan ihtiyatlılığın yerini alır. Ve oyun, büyük ölçüde bu formata uygundur. Birincisi, basitçe iyi yapılmış ve iki yeniden yapımın doğasında var olan kusurları gidermiştir. İkincisi, seriden kopuş ölümcül değildir ve keşif ve envanter yönetimi hala önemli bir rol oynamaktadır. Oyun, oyunun her yönünü aynı anda ele almaya çalışıp hiçbirinde mükemmel olamamakla eleştirilebilir; ben de aynı düşüncelere sahiptim. Ancak nihayetinde, RE3R'ı tamamlamak için geçen 6-7 saatin, ikinci oyunun kötü şöhretli yeniden yapımından, hatta Claire olarak tekrar oynasam bile, üzerimde çok daha büyük bir etki bıraktığını fark ettim. Bu sefer, kısa oyun süresi hiç de sorun gibi görünmüyor; oyun bu süre zarfında birçok rol üstlenerek, duygu dolu, canlı ve dinamik bir hikaye anlatıyor. Jill'in başına silah dayadığı açılış sahnesi bile, macerasının sonuna kadar olan gidişatını belirliyor. Evet, yeniden yapımın yaratıcıları, yenilmez bir canavarın bir kadını kovaladığı klişe hikayeyi yeniden hayata geçirme konusunda yine mükemmel bir iş çıkarmışlar. Nemesis inanılmaz derecede güçlü bir yaratık. Jill, yarım metre ötede patlayan mermilerden sağ kurtulmayı başarıyor, ama düşmanı akıl almaz derecede güçlü. Onu güneşe atsanız bile bir şekilde hayatta kalır. Serinin tamamen havalılığını kaybettiğini ve parkur yapan canavarlar ve kamyonetlerle ilgili bir süper kahraman filmine dönüştüğünü söylemek cazip geliyor, ama bu 30 yıl önce oldu. Tüm bu absürtlüğe rağmen, oyunu beğendim, çünkü olay örgüsü tamamen karakter merkezli ve oldukça canlı ve sevimli olan karakterlerin eylemleri ve duyguları etrafında şekilleniyor. Seri için önemli hiçbir şey olmuyor burada şehir nükleer bir patlamayla havaya uçuruluyor, ama bunun için ayrı bir oyuna gerek yoktu. Troikanın varlığı, ikinci oyunla bağlantı kuramaması nedeniyle olay örgüsünü bir nebze de olsa sekteye uğratıyor. YouTube'da birinin bana açıkladığı gibi, RE3R'ın olayları devam oyunundan daha erken başlıyor ve daha geç bitiyor, ancak yine de "Leon zaten yok etmişken Jill hangi Umbrella laboratuvarına indi?" gibi sorular kalıyor; gerçekten aynı şehirde iki yeraltı laboratuvarı mı var? Ya da Leon, roketatar atışıyla ölen bir Tyrant tarafından kovalanırken, Jill, Ölüm Yıldızı'ndan gelen bir salvoyla bile öldürülemeyen Nemesis tarafından neden kovalanıyor? Leon ve Carlos da polis karakolunda iki dakika ile birbirlerini mi kaçırdılar? Temelde, bir şişe içki olmadan bunu çözemezsiniz ve gerçekten de gerekli değil; hikaye, hoş bir şekilde anlatılmış olsa da, bu tür beyin fırtınalarını haklı çıkarmıyor. Ayrıca, her iki oyun da aynı yerde ve aynı zamanda geçmesine rağmen, kahramanların farklı düşmanlarla karşılaşmasını da seviyorum; işte böyle oluyor. Eleştirilere gelince, gerçekten belirgin bir sorun bulamıyorum. Nemesis'in kendisi, ilk versiyonunda, beni sık sık bir duvarla kendi testisleri arasında sıkıştırıyordu, ancak bu, büyük bir canavarın yakın temas aradığı bu tür oyunlarda yaygın bir sorun ve RE3R bu konuda bana en az sorunu yaşattı. Ayrıca zombi yakalama mekaniğini tamamen yanlış anladım oyun size bir QTE tamamlamanızı söylüyor, ancak sonrasında hiçbir şey yapmamış gibi hasar almaya devam ediyorsunuz. Yani bunun amacı ne? Bu arada, artık el bombalarını ağzınıza sokamıyorsunuz neredeyse simetrik benzerliklerine rağmen, bu oyunlar temel bir düzeyde birbirinden farklılaşıyor. Özetle, troika görsel olarak hoş bir oyun ve yılda bir kez geri dönebileceğiniz kısa, canlı ve çeşitli bir aksiyon-macera oyunu. Orta halli bir hayatta kalma korku oyunu olsa da harika bir oyun. Resident Evil 4 Yeniden Yapımı Burada çok kısa tutacağım: Oyun kesinlikle muhteşem. Keşif ve bulmacalarla harmanlanmış, onlarca muhteşem durum ve yeterli düzeyde dram içeren saf bir aksiyon gerilim oyunu. Hikaye, orijinalindeki kadar aptalca ve burada da ABD Başkanı'nın kızı, tabancalı tek bir ajan tarafından kurtarılıyor eğer Başkanın kendisini kaçırmış olsalardı, iki ajan gönderirlerdi ve o zaman bile bu kesin değil. Kahramanların o kaleye neden gittikleri de tamamen belirsiz. Ve liste böyle devam ediyor. Ancak mümkün olan yerlerde yönetmenler senaryoyu gözden geçirme konusunda iyi bir iş çıkarıyor ve özellikle Leon, bir gençlik animesinden çıkmış saf, iyi huylu bir karakterden ziyade, düşman hatlarının derinliklerinde savaşmış, sert, tecrübeli bir adama benzemeye başlıyor. En azından, kahramanın, işleri hakkında çok fazla şey bilen küstah bir düzenbaza karşı nazik davranmak için hiçbir nedeni yok. Özellikle bu zor zamanlarda RE4R'ın düzgün bir Leon'un burada. Bu, oyunun Japonlar tarafından geliştirildiği ve Japonların davranış ve diyalog kültürünün bizimkinden çok farklı olduğu düşünüldüğünde özellikle ilginç. Ve yine de, organik ve uygun bir şekilde ortaya çıktı. Oyunun oynanışını ve artılarını anlatmaya kalkışmayacağım; övülecek çok daha fazla şey var. Sadece şunu belirteyim ki, ahlaksız tüccar, üç sıra halinde dizilmiş mühimmat raflarına rağmen mühimmat satmayı kesinlikle reddediyor. Bu arada, oyun beni başından sonuna kadar diken üstünde tuttu, çünkü her silah için en fazla iki yedek şarjörle sürekli olarak yetersiz mühimmat tedariki vardı. Elbette, bu tür oyunlarda, ezilmiş oyuncuyu düşman cesetlerinden elde edilen ekstra mühimmatla cesaretlendirmenin yaygın olduğunu anlıyorum, ancak mühimmat kıtlığının farkında olmak, beni savaşta etkili çözümler bulmaya ve elbette isabetli olmaya teşvik etti. Benim için RE4R, yaşayan bir klasik ve tek oyunculu aksiyon macera oyunlarının, ister nişancı oyunu olsun ister olmasın, nasıl olması gerektiğinin bir örneği. Hatta modern oyun sektöründe gerçekten hoşlanmadığım, silahlar ve yükseltmeleri için hasar değiştiricilerle yapılan gereksiz değişiklikleri bile kolayca affettim. Capcom'a ve kendi geliştirdikleri oyun motoruna, oyunlarının ne kadar iyi tasarlanmış ve optimize edilmiş olduğu konusunda hakkını vermeden edemiyorum. Olması gerektiği gibi çalışan harika bir oyun ne büyük bir keyif. Bu noktada söylemek istediklerim sanırım bu kadar. Benim için bu makalede yer alan dijital ürünleri tanımak en azından eğitici, en fazla ise oldukça değerliydi. Öyle ki, daha önce sevmediğim seriye dair fikrimi bile değiştirdim. Aynı derecede ilginç olan şey ise, tüm ortak temalara rağmen ikinci, üçüncü ve özellikle dördüncü filmin tamamen farklı ürünler olması ve her birinin farklı bir kitleye hitap etmesidir. Bu, yayıncının bilinçli olmasa da çok akıllıca bir kararı. Modern Resident Evil oyunlarının gerçek bir hayranı olmak için Requiem'i tekrar oynamam gerekecek. RE4R'nin başaramadığı hiçbir şeyi ondan beklemiyorum, bu da başlı başına mükemmel bir video oyunu olması gerektiği anlamına geliyor. Makul beklentilere sahip olmak güzel. Japon oyunlarının hayranı olacağımı hiç hayal etmemiştim.
    Beğen
    9
    2 Cevaplar 0 Paylaşımlar 3B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Çin 2026'da tamamen ticari bir uzay şehri inşa edecek
    Pekin'in banliyölerinde, Çinli uydu üreticileri ve operatörleri için önemli bir kümelenme alanı olan Uydu Şehri'nin merkezi bölümünün inşaatı 2026 yılının ikinci yarısında tamamlanacak. Bu proje, Çin'in hızla büyüyen ticari uzay endüstrisinin temel taşlarından biri olacak.

    Pekin yetkilileri, uzay uydusu üreticileri, operatörleri ve ilgili hizmetler için önemli bir merkez görevi görmesi planlanan Pekin Uydu Şehri projesini hayata geçirmeye hazırlanıyor. Ana tesis, Çin Havacılık ve Uzay Şehri yakınlarındaki Haidian bölgesinde inşa ediliyor ve ana projenin 2026 yılının ikinci yarısında tamamlanması planlanıyor.

    Bu proje, Çin'in ticari uzay sanayi zincirinin önemli bir bölümünü tek bir yerde bir araya getirecek. Uydu Şehri'nin merkezi alanı yaklaşık 540.000 metrekarelik bir alanı kaplayacak .

    Çin uzay pazarının hızlı büyümesi göz önüne alındığında, böyle bir kümelenmeye odaklanmak mantıklı görünüyor. Çin medyasına göre, ticari şirketler halihazırda ülkedeki tüm uzay fırlatmalarının %60'ından fazlasını gerçekleştiriyor. Daha fazla büyüme alanları arasında alçak yörünge uydu takımları, uydu interneti, uzay bilişim gücü ve 6G kapsamında hava, uzay ve yer segmentlerinin entegrasyonu yer alıyor.

    Sektörün tek bir kümede birleşmesi, bir halkla ilişkiler projesinden ziyade, yeni uydu takımyıldızlarının konuşlandırılmasının maliyetini ve hızını düşürmeye ve Çin'in ticari yükleri alçak Dünya yörüngesine fırlatma yeteneklerini genişletmeye yönelik bir adımdır. Resmi verilere göre, Çin 2025 yılında 92 yörünge fırlatması gerçekleştirmiştir.
    Pekin'in banliyölerinde, Çinli uydu üreticileri ve operatörleri için önemli bir kümelenme alanı olan Uydu Şehri'nin merkezi bölümünün inşaatı 2026 yılının ikinci yarısında tamamlanacak. Bu proje, Çin'in hızla büyüyen ticari uzay endüstrisinin temel taşlarından biri olacak. Pekin yetkilileri, uzay uydusu üreticileri, operatörleri ve ilgili hizmetler için önemli bir merkez görevi görmesi planlanan Pekin Uydu Şehri projesini hayata geçirmeye hazırlanıyor. Ana tesis, Çin Havacılık ve Uzay Şehri yakınlarındaki Haidian bölgesinde inşa ediliyor ve ana projenin 2026 yılının ikinci yarısında tamamlanması planlanıyor. Bu proje, Çin'in ticari uzay sanayi zincirinin önemli bir bölümünü tek bir yerde bir araya getirecek. Uydu Şehri'nin merkezi alanı yaklaşık 540.000 metrekarelik bir alanı kaplayacak . Çin uzay pazarının hızlı büyümesi göz önüne alındığında, böyle bir kümelenmeye odaklanmak mantıklı görünüyor. Çin medyasına göre, ticari şirketler halihazırda ülkedeki tüm uzay fırlatmalarının %60'ından fazlasını gerçekleştiriyor. Daha fazla büyüme alanları arasında alçak yörünge uydu takımları, uydu interneti, uzay bilişim gücü ve 6G kapsamında hava, uzay ve yer segmentlerinin entegrasyonu yer alıyor. Sektörün tek bir kümede birleşmesi, bir halkla ilişkiler projesinden ziyade, yeni uydu takımyıldızlarının konuşlandırılmasının maliyetini ve hızını düşürmeye ve Çin'in ticari yükleri alçak Dünya yörüngesine fırlatma yeteneklerini genişletmeye yönelik bir adımdır. Resmi verilere göre, Çin 2025 yılında 92 yörünge fırlatması gerçekleştirmiştir.
    Beğen
    6
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 958 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
Daha Fazla Sonuç
Oyun Gündemi
Yükleniyor...
Forum Son Yazılan Konular
TechForumTR https://techforum.tr/sosyal