Yapay zeka dünyasında kartlar her geçen gün yeniden karılıyor, ancak Microsoft’un son hamlesi artık 'hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' dedirten cinsten. Hatırlarsanız, Copilot hayatımıza girdiğinde ona sorular soruyor, e-postalarımızı özetletiyor veya kod yazdırmak için kullanıyorduk. Ancak The Verge’de yayımlanan son gelişmelere göre, Microsoft Copilot Görevleri ile yapay zekayı bir danışman olmaktan çıkarıp, doğrudan bir eylemci haline getiriyor. Yani artık karşımızda sadece tavsiye veren bir bot değil, bizim yerimize tarayıcıyı açıp işlem yapan bir dijital asistan var.
Peki, nedir bu 'Copilot Tasks' ve neden bu kadar gürültü kopardı? Mesele şu: Microsoft, Copilot’a kendi sanal tarayıcısını ve işlem gücünü vererek, karmaşık ve çok adımlı görevleri tamamen arka planda halletme yeteneği kazandırdı. Eskiden 'Bana ucuz uçak bileti bul' dediğinizde size linkleri listelerdi; şimdi ise 'Benim adıma en uygun bileti bul, bilgilerimi gir ve ödeme aşamasına kadar getir' dediğinizde, Copilot arka planda web sitelerinde gezip bu işlemleri sizin yerinize yapabiliyor. Hatta bu sadece basit bir alışverişle sınırlı değil; kiralık daire bakmaktan tutun, bir ders programını takviminize işleyip çalışma saatlerinizi otomatik ayarlamaya kadar her şeyi kapsıyor.
Microsoft CEO’su Mustafa Suleyman’ın da vurguladığı gibi; Copilot artık 'daha az konuşan, daha çok iş yapan' bir yapıya bürünüyor. Bu, yapay zeka literatüründe 'Agentic AI' (Aracı Yapay Zeka) dediğimiz dönemin resmen başladığının kanıtı. Artık biz komut veriyoruz, o planı yapıyor, uygulamalar arasında geçiş yapıyor ve iş bittiğinde bize sadece onaylamak ya da raporu incelemek kalıyor. Üstelik tüm bunları yaparken verilerimizi buluta göndermek yerine, güvenli bir 'sandbox' ortamında, yani izole bir dijital alanda gerçekleştirmesi güvenlik açısından da elimizi rahatlatıyor.
Tabii bu kadar güç, bazı soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. 'Yapay zeka benim adıma yanlış bir işlem yaparsa ne olacak?' veya 'Dijital kimliğimi bu kadar serbestçe bir robota emanet etmeli miyim?' gibi soruların cevabı, Microsoft’un getirdiği onay mekanizmalarında saklı. Kritik adımlarda (ödeme yapmak, mesaj göndermek gibi) Copilot mutlaka kapınızı çalıp onayınızı istiyor.
Sonuç olarak; Microsoft, Copilot’u bir yan özellik olmaktan çıkarıp Windows’un ve iş hayatımızın tam kalbine, gerçek bir çalışan olarak yerleştiriyor. 2026 yılı, ekran başında harcadığımız o sıkıcı, operasyonel saatlerin sonu olabilir. Görünüşe göre artık yapılacaklar listesi tutmamıza gerek kalmayacak, çünkü o listeyi kendi kendine tamamlayan bir yardımcımız var. Sizce bu kadar otonomi iş hayatımızı kolaylaştıracak mı, yoksa bizi tembelliğe mi itecek?
Peki, nedir bu 'Copilot Tasks' ve neden bu kadar gürültü kopardı? Mesele şu: Microsoft, Copilot’a kendi sanal tarayıcısını ve işlem gücünü vererek, karmaşık ve çok adımlı görevleri tamamen arka planda halletme yeteneği kazandırdı. Eskiden 'Bana ucuz uçak bileti bul' dediğinizde size linkleri listelerdi; şimdi ise 'Benim adıma en uygun bileti bul, bilgilerimi gir ve ödeme aşamasına kadar getir' dediğinizde, Copilot arka planda web sitelerinde gezip bu işlemleri sizin yerinize yapabiliyor. Hatta bu sadece basit bir alışverişle sınırlı değil; kiralık daire bakmaktan tutun, bir ders programını takviminize işleyip çalışma saatlerinizi otomatik ayarlamaya kadar her şeyi kapsıyor.
Microsoft CEO’su Mustafa Suleyman’ın da vurguladığı gibi; Copilot artık 'daha az konuşan, daha çok iş yapan' bir yapıya bürünüyor. Bu, yapay zeka literatüründe 'Agentic AI' (Aracı Yapay Zeka) dediğimiz dönemin resmen başladığının kanıtı. Artık biz komut veriyoruz, o planı yapıyor, uygulamalar arasında geçiş yapıyor ve iş bittiğinde bize sadece onaylamak ya da raporu incelemek kalıyor. Üstelik tüm bunları yaparken verilerimizi buluta göndermek yerine, güvenli bir 'sandbox' ortamında, yani izole bir dijital alanda gerçekleştirmesi güvenlik açısından da elimizi rahatlatıyor.
Tabii bu kadar güç, bazı soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. 'Yapay zeka benim adıma yanlış bir işlem yaparsa ne olacak?' veya 'Dijital kimliğimi bu kadar serbestçe bir robota emanet etmeli miyim?' gibi soruların cevabı, Microsoft’un getirdiği onay mekanizmalarında saklı. Kritik adımlarda (ödeme yapmak, mesaj göndermek gibi) Copilot mutlaka kapınızı çalıp onayınızı istiyor.
Sonuç olarak; Microsoft, Copilot’u bir yan özellik olmaktan çıkarıp Windows’un ve iş hayatımızın tam kalbine, gerçek bir çalışan olarak yerleştiriyor. 2026 yılı, ekran başında harcadığımız o sıkıcı, operasyonel saatlerin sonu olabilir. Görünüşe göre artık yapılacaklar listesi tutmamıza gerek kalmayacak, çünkü o listeyi kendi kendine tamamlayan bir yardımcımız var. Sizce bu kadar otonomi iş hayatımızı kolaylaştıracak mı, yoksa bizi tembelliğe mi itecek?