- Katılım
- 8 Şubat 2026
- Mesajlar
- 2
- Beğeniler
- 5
- Puanları
- 20
- Konu Yazar
- #1
Birkaç yıldır adını ve şarkılarını epey duyduğumuz Latin Amerika’nın prensi Porto Rikolu Bad Bunny, 2026 Grammy ödüllerinde “Debí Tirar Más Fotos” albümü ile “Yılın Albümü” ödülünü kazandı. Tamamen İspanyolca bir albüm icra ederek bu ödülü kazanan ilk sanatçı oldu kendisi. Daha sonrasında ABD'de her yıl düzenlenen Amerikan futbolu ligi National Football League'in şampiyonluk maçı olan Superbowl'da sahne almaya hak kazandı. Sembolleriyle ve verdiği mesajlarla izleyiciler tarafından ses getiren performansı gelin yakından inceleyelim.
Bunny, şeker kamışı tarlalarının içinde çalışan işçilerin arasından selam vererek şovuna başlıyor. Yıllarca şeker, kahve ve tütün üretimine katkı sağlamış Puerto Rikolulara olan saygısını ifade etmek istemiş görünüyor.
Şov esnasında gerçek ve coşkulu bir düğün bize eşlik ediyor. Bir sahnede sandalyede uyuyakalan çocuğu uyandıran Bad Bunny, sadece Latin Amerikalıları değil, bizim de bir parça aidiyet hissettiğimiz o kültürü en tatlı hâliyle yansıtıyor. Bunun dışında tırnak tasarımcılar, kuyumcular, masa oyunu oynayan yaşlı amcalar ve boksörler görüyoruz. Gündelik hayatı sahneye taşırken, bu koşuşturmada Latin Amerikalıların nasıl hâlâ neşeli kaldıklarını gösteriyor adeta.
İlerleyen kısımlarda onu elektrik direğinin üzerinde görüyoruz. Bu sahnede El Apagón şarkısıyla birlikte Puerto Rico’da normalleştirilmiş elektrik kesintileri ve altyapı eksikliğine gönderme yapan Bad Bunny, ABD’nin Latin Amerika ülkelerine yönelik umursamaz tavrını da somutlaştırmış oluyor. Bu kesintilerin çoğu 2017'deki Maria Kasırgası kaynaklıdır.
Şova Lady Gaga, Ricky Martin, ve birçok Latin ünlü de eşlik ediyor.
Son olarak Bad Bunny'nin vermek istedği mesajı görüyoruz.
Kendisi "God Bless America" dedikten sonra Kanada'yı da dahil ederek (yorum sizin) bütün Güney Amerika'yı anıyor. Aslında Amerika Birleşik Devletleri'nin "Amerika" kıtasının tamamını temsil edemeyeceğini kendi dilinde göstermeye çalışmış. Fotoğrafta yazan "Nefretten daha güçlü bir şey varsa o da sevgidir." yazısı yakın zamanda ICE (United States Immigration and Customs Enforcement) adlı federal kolluk kuruluşunun ABD'de yaşayan göçmenlere uyguladığı zulümler için yazılmış olabilir. Irkçılığa ve kine karşı kültürünün yaydığı sevgiyi savunarak politik duruşunu sanatıyla daha görünür kılmışa benziyor. Sizler ne düşünüyorsunuz?
Bunny, şeker kamışı tarlalarının içinde çalışan işçilerin arasından selam vererek şovuna başlıyor. Yıllarca şeker, kahve ve tütün üretimine katkı sağlamış Puerto Rikolulara olan saygısını ifade etmek istemiş görünüyor.
Şov esnasında gerçek ve coşkulu bir düğün bize eşlik ediyor. Bir sahnede sandalyede uyuyakalan çocuğu uyandıran Bad Bunny, sadece Latin Amerikalıları değil, bizim de bir parça aidiyet hissettiğimiz o kültürü en tatlı hâliyle yansıtıyor. Bunun dışında tırnak tasarımcılar, kuyumcular, masa oyunu oynayan yaşlı amcalar ve boksörler görüyoruz. Gündelik hayatı sahneye taşırken, bu koşuşturmada Latin Amerikalıların nasıl hâlâ neşeli kaldıklarını gösteriyor adeta.
İlerleyen kısımlarda onu elektrik direğinin üzerinde görüyoruz. Bu sahnede El Apagón şarkısıyla birlikte Puerto Rico’da normalleştirilmiş elektrik kesintileri ve altyapı eksikliğine gönderme yapan Bad Bunny, ABD’nin Latin Amerika ülkelerine yönelik umursamaz tavrını da somutlaştırmış oluyor. Bu kesintilerin çoğu 2017'deki Maria Kasırgası kaynaklıdır.
Şova Lady Gaga, Ricky Martin, ve birçok Latin ünlü de eşlik ediyor.
Son olarak Bad Bunny'nin vermek istedği mesajı görüyoruz.
Kendisi "God Bless America" dedikten sonra Kanada'yı da dahil ederek (yorum sizin) bütün Güney Amerika'yı anıyor. Aslında Amerika Birleşik Devletleri'nin "Amerika" kıtasının tamamını temsil edemeyeceğini kendi dilinde göstermeye çalışmış. Fotoğrafta yazan "Nefretten daha güçlü bir şey varsa o da sevgidir." yazısı yakın zamanda ICE (United States Immigration and Customs Enforcement) adlı federal kolluk kuruluşunun ABD'de yaşayan göçmenlere uyguladığı zulümler için yazılmış olabilir. Irkçılığa ve kine karşı kültürünün yaydığı sevgiyi savunarak politik duruşunu sanatıyla daha görünür kılmışa benziyor. Sizler ne düşünüyorsunuz?