• DLSS 5 son günlerde oyun ve teknoloji dünyasının en fazla tartışılan konularından biri haline geldi. Aynı görüntülere bakan kullanıcıların tamamen farklı sonuçlara ulaşması ise tartışmayı yalnızca teknik bir konu olmaktan çıkarıyor.

    Bir taraf DLSS 5'i bilgisayar grafiklerinin geleceği olarak değerlendirirken diğer taraf yapay zekâ destekli görüntü işlemenin oyunların özgün sanat tarzına zarar verebileceğini düşünüyor.

    Aslında iki tarafın da haklı olduğu noktalar var.

    Bu nedenle DLSS 5'i yalnızca "iyi" veya "kötü" şeklinde değerlendirmek yerine teknolojinin ne yaptığını, neyi değiştirdiğini ve hangi noktalarda sorun oluşturabileceğini anlamak daha doğru olacaktır.

    DLSS 5 Nedir ve Önceki DLSS Sürümlerinden Farkı Ne?

    DLSS başlangıçta temel olarak daha düşük çözünürlükte oluşturulan görüntüyü yapay zekâ yardımıyla daha yüksek çözünürlüğe taşımayı amaçlayan bir teknoloji olarak ortaya çıktı.

    İlk yaklaşım kabaca şöyle açıklanabilir:
    Oyunu daha düşük çözünürlükte işleyelim ve eksik görüntü bilgisinin bir bölümünü eğitilmiş yapay zekâ modeli yardımıyla yeniden oluşturalım.
    Ancak DLSS zaman içerisinde yalnızca çözünürlük yükselten bir sistem olmaktan çıktı.

    Yeni nesil DLSS teknolojilerinde;
    1. Görüntü yükseltme
    2. Kare oluşturma
    3. Işın izleme görüntüsünün yeniden yapılandırılması
    4. Gürültü azaltma
    5. Hareket bilgilerinin değerlendirilmesi
    6. Daha gelişmiş nöral görüntü işleme
    gibi farklı teknolojiler birlikte kullanılmaya başladı.

    DLSS 5 ile tartışmanın büyümesinin temel nedeni ise yapay zekânın artık yalnızca görüntüyü büyütmek yerine son görüntünün bazı ayrıntılarının oluşturulmasında daha aktif rol üstlenmesi.

    DLSS 5 Basit Bir Görüntü Filtresi Değil

    DLSS 5 hakkında yapılan en yaygın yorumlardan biri teknolojinin basit bir görüntü filtresi veya sonradan uygulanan görsel efekt olduğu yönünde.

    Ancak çalışma mantığı bundan daha kapsamlı.

    Oyun motoru yalnızca ekranda oluşan son kareyi DLSS sistemine göndermiyor. Sahne hakkında çok daha fazla teknik veri kullanılabiliyor.

    Bunların arasında;
    1. Derinlik bilgileri
    2. Hareket vektörleri
    3. Geometri bilgileri
    4. Yüzey normalleri
    5. Işık kaynakları
    6. Nesnelerin hareket bilgileri
    gibi oyun motorunun sahip olduğu veriler bulunuyor.

    Bu nedenle sistem, sıradan bir fotoğraf filtresinden farklı şekilde çalışıyor.

    Amaç görüntüyü rastgele değiştirmek değil, oyun motorunun sağladığı verileri kullanarak hesaplanması çok maliyetli olabilecek görsel ayrıntıları daha verimli şekilde yeniden oluşturmaktır.

    Neden Bilgisayar Grafiklerinin Geleceği Olabilir?

    Bilgisayar grafikleri uzun yıllardır benzer bir gelişim mantığı izliyor.

    Daha iyi görüntü için;

    daha fazla poligon,

    daha yüksek çözünürlüklü dokular,

    daha fazla ışık kaynağı,

    daha fazla ışın,

    daha yüksek örnekleme

    kullanılıyor.

    Fakat burada önemli bir problem var.

    Görüntü kalitesi yükseldikçe gerekli hesaplama gücü de hızla artıyor.

    Özellikle tam ışın izleme veya Path Tracing gibi yöntemlerde ekran kartının yapması gereken işlem miktarı çok yüksek seviyelere çıkabiliyor.

    Her şeyi hesaplamak gerçekten gerekli mi?

    Burada yeni bir yaklaşım ortaya çıkıyor.

    Eğer yapay zekâ modeli sahnenin nasıl görünmesi gerektiğini yeterince doğru tahmin edebiliyorsa her ışık etkileşimini doğrudan hesaplamak yerine bazı ayrıntılar nöral sistemler yardımıyla oluşturulabilir.
    Bilgisayar artık yalnızca dünyanın nasıl göründüğünü matematiksel olarak hesaplamıyor; aynı zamanda ortaya çıkması gereken görüntüyü yeniden oluşturmaya yardımcı oluyor.
    Bu yaklaşım gelecekte ekran kartlarının yalnızca ham işlem gücüne dayanmak yerine işlem gücünü çok daha verimli kullanmasını sağlayabilir.

    Işın İzleme ve Nöral Görüntü İşleme

    Ray Tracing yani ışın izleme, oyunlarda daha gerçekçi ışıklandırma ve yansımalar oluşturmayı amaçlıyor.

    Ancak kaliteli ışın izleme son derece yüksek hesaplama maliyetine sahip.

    Özellikle Path Tracing kullanıldığında ekran kartının çok sayıda ışık etkileşimini hesaplaması gerekiyor.

    Nöral görüntü işleme burada önemli bir destek sağlayabilir.

    Ekran kartı sahnenin temel fiziksel yapısını hesaplar, yapay zekâ sistemi ise eksik veya düşük örneklenmiş görüntü bilgisini daha kararlı hale getirmeye yardımcı olur.

    Bu yöntem özellikle;
    1. Yansımalar
    2. Gölgeler
    3. Dolaylı aydınlatma
    4. Cilt üzerindeki ışık davranışı
    5. Saç ve kumaş gibi karmaşık yüzeyler
    konusunda önemli avantajlar sağlayabilir.

    Peki DLSS 5 Neden Eleştiriliyor?

    Teknolojinin sunduğu avantajlara rağmen eleştirilerin tamamen haksız olduğunu söylemek mümkün değil.

    DLSS 5'in ilk örneklerinde özellikle karakter yüzleri büyük tartışma oluşturdu.

    Bazı görüntüler daha ayrıntılı ve gerçekçi görünürken karakterlerin orijinal tasarımından farklılaşabildiği görüldü.

    Buradaki problem görüntünün teknik olarak daha kaliteli olup olmamasından farklı.

    Asıl soru şu:
    Daha gerçekçi bir görüntü her zaman daha doğru bir görüntü müdür?
    Cevap her zaman evet değil.

    Sanatsal Tasarım Kaybolabilir mi?

    Oyun geliştiricileri her oyunu fotogerçekçi yapmak zorunda değildir.

    Bazı oyunlarda karakterler, ışıklandırma veya çevre tasarımı bilinçli olarak gerçek dünyadan farklı hazırlanır.

    Örneğin;
    1. Çizgi film tarzı oyunlar
    2. Retro grafik kullanan yapımlar
    3. PS1 dönemini taklit eden korku oyunları
    4. Anime tarzı karakter tasarımları
    5. Özel renk paleti kullanan sanat tasarımları
    gerçekçilikten özellikle uzaklaşabilir.

    Eğer nöral görüntü sistemi her sahneyi daha gerçekçi hale getirmeye çalışırsa geliştiricinin amaçladığı sanat tarzı değişebilir.

    DLSS 5 hakkındaki en ciddi tartışmalardan biri tam olarak burada başlıyor.

    Teknoloji görüntüyü iyileştirirken geliştiricinin sanatsal tercihlerine ne kadar müdahale etmeli?

    Daha Fazla Gerçekçilik Her Zaman Daha İyi Değildir

    Bir karakterin cildi çok gerçekçi hale getirilebilir.

    Işıklandırma kusursuz görünebilir.

    Saçlar ve kıyafetler çok daha ayrıntılı hale gelebilir.

    Ancak karakterin animasyonu eski veya yapay görünüyorsa ortaya farklı bir problem çıkar.

    Tekinsiz Vadi Etkisi

    İnsan beyninin neredeyse gerçek görünen fakat küçük ayrıntılarda doğal olmayan insan benzeri görüntülere karşı duyduğu rahatsızlığa "tekinsiz vadi" etkisi denir.

    Oyunlarda bu durum özellikle karakterlerde ortaya çıkabilir.

    Örneğin bir karakter;

    çok gerçekçi cilde,

    çok iyi ışıklandırmaya,

    gerçekçi gözlere

    sahip olabilir.

    Ancak yüz animasyonu veya vücut hareketleri yeterince doğal değilse görüntü daha etkileyici olmak yerine daha rahatsız edici hale gelebilir.

    DLSS gibi teknolojiler görüntünün bazı bölümlerini çok hızlı şekilde ileri taşırken diğer bölümler aynı seviyede kalırsa bu fark daha görünür hale gelebilir.

    DLSS 5 Kötü Animasyonu Düzeltemez

    DLSS 5'in önemli sınırlarından biri de budur.

    Teknoloji görüntüyü işleyebilir ancak oyunun temel üretim sorunlarını tek başına çözemez.

    Eğer;
    1. Karakter animasyonu kötüyse
    2. Model kalitesi düşükse
    3. Geometri hatalıysa
    4. Sanat tasarımı tutarsızsa
    5. Temel oyun motoru sorunları varsa
    DLSS bunların tamamını ortadan kaldıramaz.

    Hatta bazı durumlarda yüksek kaliteli ışıklandırma düşük kaliteli bir modeli daha görünür hale getirebilir.

    Yapay Zekâ Tartışması DLSS Tartışmasını Etkiliyor

    DLSS 5 hakkındaki tartışmaların yalnızca teknik nedenlerden kaynaklandığını düşünmek de doğru değil.

    Son yıllarda yapay zekâ teknolojileri konusunda oldukça güçlü bir toplumsal tartışma yaşanıyor.

    Bazı kullanıcılar yapay zekâ kullanılan her teknolojiye baştan olumsuz yaklaşabiliyor.

    Fakat burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor.

    Oyun teknolojilerinde otomasyon yeni bir kavram değil.

    Ekran kartları yıllardır;
    1. Gölgeleri hesaplıyor
    2. Dokuları filtreliyor
    3. Yansımaları oluşturuyor
    4. Kenar yumuşatma gerçekleştiriyor
    5. Görüntü yükseltme işlemleri yapıyor
    ve bunların tamamı farklı algoritmalarla otomatik olarak gerçekleşiyor.

    Bu nedenle bir teknolojiyi yalnızca "yapay zekâ kullanıyor" gerekçesiyle değerlendirmek yeterli değil.

    Asıl değerlendirilmesi gereken ortaya çıkan sonuçtur.

    DLSS 5 Geleneksel Render Sistemlerinin Yerini Alacak mı?

    Kısa cevap: Şimdilik hayır.

    DLSS 5'in mantığı geleneksel render sistemini tamamen ortadan kaldırmak değil.

    Oyun motoru yine;

    geometriyi,

    nesne hareketlerini,

    kamerayı,

    temel ışıklandırmayı,

    derinliği

    hesaplamaya devam ediyor.

    Nöral görüntü sistemi ise bu verilerin üzerine ek bir işleme katmanı oluşturuyor.

    Bu nedenle geleceğin grafik sistemlerinin tamamen yapay zekâ tarafından oluşturulan görüntülerden oluşması yerine klasik render teknolojileri ile nöral işlemenin birlikte kullanıldığı hibrit sistemlere dönüşmesi daha olası görünüyor.

    Ham Güç Yerine Akıllı Hesaplama

    Bilgisayar grafiklerinin geçmişinde performans artışının temel yöntemi daha güçlü donanım kullanmaktı.

    Ancak fiziksel ve ekonomik sınırlar nedeniyle sonsuza kadar aynı yöntemle ilerlemek mümkün değil.

    Bu nedenle sektörün önündeki önemli sorulardan biri şu olabilir:
    Daha fazla işlem yapmak yerine mevcut işlem gücünü daha akıllı kullanabilir miyiz?
    DLSS teknolojisinin en önemli yönlerinden biri de burada ortaya çıkıyor.

    Eğer nöral modeller yeterince güvenilir hale gelirse gelecekte grafik kartlarının performansı yalnızca ham hesaplama gücüyle ölçülmeyebilir.

    Yapay zekâ işlem kapasitesi de ekran kartlarının temel performans unsurlarından biri haline gelebilir.

    DLSS 5'in En Büyük Riski Nedir?

    Bence en önemli risk görüntü kalitesinden çok kontrol meselesidir.

    Geliştiricinin teknolojinin hangi sahnelere ve hangi yoğunlukta uygulanacağını kontrol edebilmesi gerekir.

    Örneğin bir oyunda;

    karakter yüzlerine düşük seviyede,

    çevre ışıklandırmasına yüksek seviyede,

    saç ve kumaşlara orta seviyede

    nöral işlem uygulanmak istenebilir.

    Bu kontrol geliştiricinin elinde olmazsa oyunların sanat tarzlarında beklenmeyen değişiklikler oluşabilir.

    Bu nedenle teknolojinin başarısını yalnızca NVIDIA değil, oyun geliştiricilerine sunulan araçlar da belirleyecek.

    Eleştiri Neden Önemli?

    Yeni teknolojilerin eleştirilmesi kötü bir şey değildir.

    Tam tersine, kullanıcıların ve geliştiricilerin gösterdiği sorunlar teknolojinin gelişmesine yardımcı olabilir.

    DLSS 5 için de özellikle şu alanların dikkatle takip edilmesi gerekiyor:
    1. Karakter yüzlerinin korunması
    2. Orijinal sanat tarzına sadakat
    3. Hareket sırasında görüntü kararlılığı
    4. Görüntüde yapay ayrıntı oluşmaması
    5. Performans maliyeti
    6. Geliştirici kontrol seçenekleri
    Bir teknolojiyi eleştirmek ile teknolojinin tamamını reddetmek aynı şey değildir.

    DLSS 5 Devrim mi, Yoksa Fazla Abartılıyor mu?

    Şu anda kesin bir cevap vermek için erken.

    DLSS 5 gerçekten bilgisayar grafiklerinin önemli bir dönüşümünün başlangıcı olabilir.

    Fakat bunun gerçekleşmesi için teknolojinin;

    tutarlı,

    performanslı,

    kontrol edilebilir,

    sanat tasarımına saygılı

    ve farklı oyun türlerine uyarlanabilir

    hale gelmesi gerekiyor.

    Aksi halde belirli oyunlarda kullanılan ilginç bir grafik özelliği olarak da kalabilir.

    Asıl Cevap İki Uçta da Değil

    DLSS 5 tartışmasında iki güçlü görüş bulunuyor.

    Bir grup teknolojinin bilgisayar grafiklerinde devrim yaratacağını düşünüyor.

    Diğer grup ise yapay zekânın oyunların sanatsal kimliğini bozacağından endişe ediyor.

    Ancak gerçek muhtemelen bu iki görüşün arasında.
    DLSS 5 oldukça etkileyici bir teknoloji olabilir; fakat aynı zamanda çözülmesi gereken ciddi teknik ve sanatsal sorunlara sahip olabilir.
    Bir teknolojiyi değerlendirmek için mutlaka tamamen desteklemek veya tamamen karşı çıkmak gerekmiyor.

    Teknolojinin iyi yaptığı şeyleri kabul ederken eksiklerini eleştirmek mümkün.

    Bilgisayar Grafiklerinde Yeni Bir Dönem Başlıyor Olabilir

    DLSS 5'in en önemli tarafı yalnızca oyunları daha güzel göstermesi değil.

    Asıl önemli değişim bilgisayar grafiklerinin oluşturulma yönteminde yaşanabilir.

    Bugüne kadar ekran kartları sahnenin nasıl görünmesi gerektiğini büyük ölçüde doğrudan hesapladı.

    Yeni yaklaşımda ise geleneksel render sistemlerinin yanına sahnenin son görüntüsünü yeniden oluşturmaya yardımcı olan nöral modeller ekleniyor.

    Bu yaklaşım başarılı olursa gelecekte oyun grafikleri yalnızca daha güçlü ekran kartları sayesinde değil, daha akıllı görüntü işleme yöntemleri sayesinde de gelişebilir.

    Ancak teknolojinin gerçek başarısını sunum videoları değil, farklı oyunlarda elde edilen sonuçlar belirleyecek.

    Bugün için en mantıklı yaklaşım DLSS 5'i ne koşulsuz biçimde övmek ne de tamamen reddetmek. Teknolojinin gelişimini, performansını ve oyunların özgün sanat tasarımlarına etkisini takip etmek çok daha sağlıklı görünüyor.

    Siz DLSS 5 hakkında ne düşünüyorsunuz? Nöral görüntü işleme bilgisayar grafiklerinin geleceği olabilir mi, yoksa oyunların özgün görsel tasarımına gereğinden fazla mı müdahale ediyor?
    DLSS 5 son günlerde oyun ve teknoloji dünyasının en fazla tartışılan konularından biri haline geldi. Aynı görüntülere bakan kullanıcıların tamamen farklı sonuçlara ulaşması ise tartışmayı yalnızca teknik bir konu olmaktan çıkarıyor. Bir taraf DLSS 5'i bilgisayar grafiklerinin geleceği olarak değerlendirirken diğer taraf yapay zekâ destekli görüntü işlemenin oyunların özgün sanat tarzına zarar verebileceğini düşünüyor. Aslında iki tarafın da haklı olduğu noktalar var. Bu nedenle DLSS 5'i yalnızca "iyi" veya "kötü" şeklinde değerlendirmek yerine teknolojinin ne yaptığını, neyi değiştirdiğini ve hangi noktalarda sorun oluşturabileceğini anlamak daha doğru olacaktır. [h2]DLSS 5 Nedir ve Önceki DLSS Sürümlerinden Farkı Ne?[/h2] DLSS başlangıçta temel olarak daha düşük çözünürlükte oluşturulan görüntüyü yapay zekâ yardımıyla daha yüksek çözünürlüğe taşımayı amaçlayan bir teknoloji olarak ortaya çıktı. İlk yaklaşım kabaca şöyle açıklanabilir: [quote]Oyunu daha düşük çözünürlükte işleyelim ve eksik görüntü bilgisinin bir bölümünü eğitilmiş yapay zekâ modeli yardımıyla yeniden oluşturalım.[/quote] Ancak DLSS zaman içerisinde yalnızca çözünürlük yükselten bir sistem olmaktan çıktı. Yeni nesil DLSS teknolojilerinde; [ol] [li]Görüntü yükseltme[/li] [li]Kare oluşturma[/li] [li]Işın izleme görüntüsünün yeniden yapılandırılması[/li] [li]Gürültü azaltma[/li] [li]Hareket bilgilerinin değerlendirilmesi[/li] [li]Daha gelişmiş nöral görüntü işleme[/li] [/ol] gibi farklı teknolojiler birlikte kullanılmaya başladı. DLSS 5 ile tartışmanın büyümesinin temel nedeni ise yapay zekânın artık yalnızca görüntüyü büyütmek yerine son görüntünün bazı ayrıntılarının oluşturulmasında daha aktif rol üstlenmesi. [h2]DLSS 5 Basit Bir Görüntü Filtresi Değil[/h2] DLSS 5 hakkında yapılan en yaygın yorumlardan biri teknolojinin basit bir görüntü filtresi veya sonradan uygulanan görsel efekt olduğu yönünde. Ancak çalışma mantığı bundan daha kapsamlı. Oyun motoru yalnızca ekranda oluşan son kareyi DLSS sistemine göndermiyor. Sahne hakkında çok daha fazla teknik veri kullanılabiliyor. Bunların arasında; [ol] [li]Derinlik bilgileri[/li] [li]Hareket vektörleri[/li] [li]Geometri bilgileri[/li] [li]Yüzey normalleri[/li] [li]Işık kaynakları[/li] [li]Nesnelerin hareket bilgileri[/li] [/ol] gibi oyun motorunun sahip olduğu veriler bulunuyor. Bu nedenle sistem, sıradan bir fotoğraf filtresinden farklı şekilde çalışıyor. [b]Amaç görüntüyü rastgele değiştirmek değil, oyun motorunun sağladığı verileri kullanarak hesaplanması çok maliyetli olabilecek görsel ayrıntıları daha verimli şekilde yeniden oluşturmaktır.[/b] [h2]Neden Bilgisayar Grafiklerinin Geleceği Olabilir?[/h2] Bilgisayar grafikleri uzun yıllardır benzer bir gelişim mantığı izliyor. Daha iyi görüntü için; daha fazla poligon, daha yüksek çözünürlüklü dokular, daha fazla ışık kaynağı, daha fazla ışın, daha yüksek örnekleme kullanılıyor. Fakat burada önemli bir problem var. Görüntü kalitesi yükseldikçe gerekli hesaplama gücü de hızla artıyor. Özellikle tam ışın izleme veya Path Tracing gibi yöntemlerde ekran kartının yapması gereken işlem miktarı çok yüksek seviyelere çıkabiliyor. [h3]Her şeyi hesaplamak gerçekten gerekli mi?[/h3] Burada yeni bir yaklaşım ortaya çıkıyor. Eğer yapay zekâ modeli sahnenin nasıl görünmesi gerektiğini yeterince doğru tahmin edebiliyorsa her ışık etkileşimini doğrudan hesaplamak yerine bazı ayrıntılar nöral sistemler yardımıyla oluşturulabilir. [quote]Bilgisayar artık yalnızca dünyanın nasıl göründüğünü matematiksel olarak hesaplamıyor; aynı zamanda ortaya çıkması gereken görüntüyü yeniden oluşturmaya yardımcı oluyor.[/quote] Bu yaklaşım gelecekte ekran kartlarının yalnızca ham işlem gücüne dayanmak yerine işlem gücünü çok daha verimli kullanmasını sağlayabilir. [h2]Işın İzleme ve Nöral Görüntü İşleme[/h2] Ray Tracing yani ışın izleme, oyunlarda daha gerçekçi ışıklandırma ve yansımalar oluşturmayı amaçlıyor. Ancak kaliteli ışın izleme son derece yüksek hesaplama maliyetine sahip. Özellikle Path Tracing kullanıldığında ekran kartının çok sayıda ışık etkileşimini hesaplaması gerekiyor. Nöral görüntü işleme burada önemli bir destek sağlayabilir. Ekran kartı sahnenin temel fiziksel yapısını hesaplar, yapay zekâ sistemi ise eksik veya düşük örneklenmiş görüntü bilgisini daha kararlı hale getirmeye yardımcı olur. Bu yöntem özellikle; [ol] [li]Yansımalar[/li] [li]Gölgeler[/li] [li]Dolaylı aydınlatma[/li] [li]Cilt üzerindeki ışık davranışı[/li] [li]Saç ve kumaş gibi karmaşık yüzeyler[/li] [/ol] konusunda önemli avantajlar sağlayabilir. [h2]Peki DLSS 5 Neden Eleştiriliyor?[/h2] Teknolojinin sunduğu avantajlara rağmen eleştirilerin tamamen haksız olduğunu söylemek mümkün değil. DLSS 5'in ilk örneklerinde özellikle karakter yüzleri büyük tartışma oluşturdu. Bazı görüntüler daha ayrıntılı ve gerçekçi görünürken karakterlerin orijinal tasarımından farklılaşabildiği görüldü. Buradaki problem görüntünün teknik olarak daha kaliteli olup olmamasından farklı. Asıl soru şu: [quote]Daha gerçekçi bir görüntü her zaman daha doğru bir görüntü müdür?[/quote] Cevap her zaman evet değil. [h2]Sanatsal Tasarım Kaybolabilir mi?[/h2] Oyun geliştiricileri her oyunu fotogerçekçi yapmak zorunda değildir. Bazı oyunlarda karakterler, ışıklandırma veya çevre tasarımı bilinçli olarak gerçek dünyadan farklı hazırlanır. Örneğin; [ol] [li]Çizgi film tarzı oyunlar[/li] [li]Retro grafik kullanan yapımlar[/li] [li]PS1 dönemini taklit eden korku oyunları[/li] [li]Anime tarzı karakter tasarımları[/li] [li]Özel renk paleti kullanan sanat tasarımları[/li] [/ol] gerçekçilikten özellikle uzaklaşabilir. Eğer nöral görüntü sistemi her sahneyi daha gerçekçi hale getirmeye çalışırsa geliştiricinin amaçladığı sanat tarzı değişebilir. [b]DLSS 5 hakkındaki en ciddi tartışmalardan biri tam olarak burada başlıyor.[/b] Teknoloji görüntüyü iyileştirirken geliştiricinin sanatsal tercihlerine ne kadar müdahale etmeli? [h2]Daha Fazla Gerçekçilik Her Zaman Daha İyi Değildir[/h2] Bir karakterin cildi çok gerçekçi hale getirilebilir. Işıklandırma kusursuz görünebilir. Saçlar ve kıyafetler çok daha ayrıntılı hale gelebilir. Ancak karakterin animasyonu eski veya yapay görünüyorsa ortaya farklı bir problem çıkar. [h3]Tekinsiz Vadi Etkisi[/h3] İnsan beyninin neredeyse gerçek görünen fakat küçük ayrıntılarda doğal olmayan insan benzeri görüntülere karşı duyduğu rahatsızlığa "tekinsiz vadi" etkisi denir. Oyunlarda bu durum özellikle karakterlerde ortaya çıkabilir. Örneğin bir karakter; çok gerçekçi cilde, çok iyi ışıklandırmaya, gerçekçi gözlere sahip olabilir. Ancak yüz animasyonu veya vücut hareketleri yeterince doğal değilse görüntü daha etkileyici olmak yerine daha rahatsız edici hale gelebilir. DLSS gibi teknolojiler görüntünün bazı bölümlerini çok hızlı şekilde ileri taşırken diğer bölümler aynı seviyede kalırsa bu fark daha görünür hale gelebilir. [h2]DLSS 5 Kötü Animasyonu Düzeltemez[/h2] DLSS 5'in önemli sınırlarından biri de budur. Teknoloji görüntüyü işleyebilir ancak oyunun temel üretim sorunlarını tek başına çözemez. Eğer; [ol] [li]Karakter animasyonu kötüyse[/li] [li]Model kalitesi düşükse[/li] [li]Geometri hatalıysa[/li] [li]Sanat tasarımı tutarsızsa[/li] [li]Temel oyun motoru sorunları varsa[/li] [/ol] DLSS bunların tamamını ortadan kaldıramaz. Hatta bazı durumlarda yüksek kaliteli ışıklandırma düşük kaliteli bir modeli daha görünür hale getirebilir. [h2]Yapay Zekâ Tartışması DLSS Tartışmasını Etkiliyor[/h2] DLSS 5 hakkındaki tartışmaların yalnızca teknik nedenlerden kaynaklandığını düşünmek de doğru değil. Son yıllarda yapay zekâ teknolojileri konusunda oldukça güçlü bir toplumsal tartışma yaşanıyor. Bazı kullanıcılar yapay zekâ kullanılan her teknolojiye baştan olumsuz yaklaşabiliyor. Fakat burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor. Oyun teknolojilerinde otomasyon yeni bir kavram değil. Ekran kartları yıllardır; [ol] [li]Gölgeleri hesaplıyor[/li] [li]Dokuları filtreliyor[/li] [li]Yansımaları oluşturuyor[/li] [li]Kenar yumuşatma gerçekleştiriyor[/li] [li]Görüntü yükseltme işlemleri yapıyor[/li] [/ol] ve bunların tamamı farklı algoritmalarla otomatik olarak gerçekleşiyor. Bu nedenle bir teknolojiyi yalnızca "yapay zekâ kullanıyor" gerekçesiyle değerlendirmek yeterli değil. Asıl değerlendirilmesi gereken ortaya çıkan sonuçtur. [h2]DLSS 5 Geleneksel Render Sistemlerinin Yerini Alacak mı?[/h2] Kısa cevap: Şimdilik hayır. DLSS 5'in mantığı geleneksel render sistemini tamamen ortadan kaldırmak değil. Oyun motoru yine; geometriyi, nesne hareketlerini, kamerayı, temel ışıklandırmayı, derinliği hesaplamaya devam ediyor. Nöral görüntü sistemi ise bu verilerin üzerine ek bir işleme katmanı oluşturuyor. Bu nedenle geleceğin grafik sistemlerinin tamamen yapay zekâ tarafından oluşturulan görüntülerden oluşması yerine klasik render teknolojileri ile nöral işlemenin birlikte kullanıldığı hibrit sistemlere dönüşmesi daha olası görünüyor. [h2]Ham Güç Yerine Akıllı Hesaplama[/h2] Bilgisayar grafiklerinin geçmişinde performans artışının temel yöntemi daha güçlü donanım kullanmaktı. Ancak fiziksel ve ekonomik sınırlar nedeniyle sonsuza kadar aynı yöntemle ilerlemek mümkün değil. Bu nedenle sektörün önündeki önemli sorulardan biri şu olabilir: [quote]Daha fazla işlem yapmak yerine mevcut işlem gücünü daha akıllı kullanabilir miyiz?[/quote] DLSS teknolojisinin en önemli yönlerinden biri de burada ortaya çıkıyor. Eğer nöral modeller yeterince güvenilir hale gelirse gelecekte grafik kartlarının performansı yalnızca ham hesaplama gücüyle ölçülmeyebilir. Yapay zekâ işlem kapasitesi de ekran kartlarının temel performans unsurlarından biri haline gelebilir. [h2]DLSS 5'in En Büyük Riski Nedir?[/h2] Bence en önemli risk görüntü kalitesinden çok kontrol meselesidir. Geliştiricinin teknolojinin hangi sahnelere ve hangi yoğunlukta uygulanacağını kontrol edebilmesi gerekir. Örneğin bir oyunda; karakter yüzlerine düşük seviyede, çevre ışıklandırmasına yüksek seviyede, saç ve kumaşlara orta seviyede nöral işlem uygulanmak istenebilir. Bu kontrol geliştiricinin elinde olmazsa oyunların sanat tarzlarında beklenmeyen değişiklikler oluşabilir. Bu nedenle teknolojinin başarısını yalnızca NVIDIA değil, oyun geliştiricilerine sunulan araçlar da belirleyecek. [h2]Eleştiri Neden Önemli?[/h2] Yeni teknolojilerin eleştirilmesi kötü bir şey değildir. Tam tersine, kullanıcıların ve geliştiricilerin gösterdiği sorunlar teknolojinin gelişmesine yardımcı olabilir. DLSS 5 için de özellikle şu alanların dikkatle takip edilmesi gerekiyor: [ol] [li]Karakter yüzlerinin korunması[/li] [li]Orijinal sanat tarzına sadakat[/li] [li]Hareket sırasında görüntü kararlılığı[/li] [li]Görüntüde yapay ayrıntı oluşmaması[/li] [li]Performans maliyeti[/li] [li]Geliştirici kontrol seçenekleri[/li] [/ol] [b]Bir teknolojiyi eleştirmek ile teknolojinin tamamını reddetmek aynı şey değildir.[/b] [h2]DLSS 5 Devrim mi, Yoksa Fazla Abartılıyor mu?[/h2] Şu anda kesin bir cevap vermek için erken. DLSS 5 gerçekten bilgisayar grafiklerinin önemli bir dönüşümünün başlangıcı olabilir. Fakat bunun gerçekleşmesi için teknolojinin; tutarlı, performanslı, kontrol edilebilir, sanat tasarımına saygılı ve farklı oyun türlerine uyarlanabilir hale gelmesi gerekiyor. Aksi halde belirli oyunlarda kullanılan ilginç bir grafik özelliği olarak da kalabilir. [h2]Asıl Cevap İki Uçta da Değil[/h2] DLSS 5 tartışmasında iki güçlü görüş bulunuyor. Bir grup teknolojinin bilgisayar grafiklerinde devrim yaratacağını düşünüyor. Diğer grup ise yapay zekânın oyunların sanatsal kimliğini bozacağından endişe ediyor. Ancak gerçek muhtemelen bu iki görüşün arasında. [quote]DLSS 5 oldukça etkileyici bir teknoloji olabilir; fakat aynı zamanda çözülmesi gereken ciddi teknik ve sanatsal sorunlara sahip olabilir.[/quote] Bir teknolojiyi değerlendirmek için mutlaka tamamen desteklemek veya tamamen karşı çıkmak gerekmiyor. Teknolojinin iyi yaptığı şeyleri kabul ederken eksiklerini eleştirmek mümkün. [h2]Bilgisayar Grafiklerinde Yeni Bir Dönem Başlıyor Olabilir[/h2] DLSS 5'in en önemli tarafı yalnızca oyunları daha güzel göstermesi değil. Asıl önemli değişim bilgisayar grafiklerinin oluşturulma yönteminde yaşanabilir. Bugüne kadar ekran kartları sahnenin nasıl görünmesi gerektiğini büyük ölçüde doğrudan hesapladı. Yeni yaklaşımda ise geleneksel render sistemlerinin yanına sahnenin son görüntüsünü yeniden oluşturmaya yardımcı olan nöral modeller ekleniyor. Bu yaklaşım başarılı olursa gelecekte oyun grafikleri yalnızca daha güçlü ekran kartları sayesinde değil, daha akıllı görüntü işleme yöntemleri sayesinde de gelişebilir. Ancak teknolojinin gerçek başarısını sunum videoları değil, farklı oyunlarda elde edilen sonuçlar belirleyecek. [i]Bugün için en mantıklı yaklaşım DLSS 5'i ne koşulsuz biçimde övmek ne de tamamen reddetmek. Teknolojinin gelişimini, performansını ve oyunların özgün sanat tasarımlarına etkisini takip etmek çok daha sağlıklı görünüyor.[/i] [b]Siz DLSS 5 hakkında ne düşünüyorsunuz? Nöral görüntü işleme bilgisayar grafiklerinin geleceği olabilir mi, yoksa oyunların özgün görsel tasarımına gereğinden fazla mı müdahale ediyor?[/b]
    Beğen
    10
    2 Cevaplar 0 Paylaşımlar 108 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • wxnod - 28 çekirdekli Nova Lake-S çipi 2027'nin ilk çeyreğinde piyasaya sürülecek, 52 çekirdekli amiral gemisi ise daha sonra onu takip e
    @wxnod kullanıcı adıyla bilinen güvenilir bir sızıntı kaynağı, Intel'in Nova Lake-S mimarisine dayalı masaüstü işlemcileriyle ilgili Çin'de yapılan kapalı bir sunumdan bir slayt yayınladı. Bu slayt, yaklaşan çipler hakkında önemli miktarda bilgi içeriyor ve önceki sızıntıların doğruluğunu teyit ediyor.

    Yeni işlemciler ticari olarak Core Ultra 400 olarak bilinecek ve LGA 1954 platformu için tasarlanacak. Bu çipleri destekleyen ilk nesil anakartlar, Intel 900 serisi yonga setlerine dayanacak. Slayda göre, LGA 1954 soketi birden fazla nesil işlemciyi destekleyecek. İşlemcilerin kendileri 52'ye kadar fiziksel çekirdeğe sahip olacak. Ürün yelpazesi, 288 MB'a kadar kapasiteye sahip bLLC yongalarına sahip modelleri içerecek. İşlemciler DDR5 RAM ile eşleştirilecek.

    Yeni işlemcilerin seri üretimi 2026 yılının dördüncü çeyreğinde başlayacak. Seri üretim 28 çekirdekli işlemci 2027 yılının ilk çeyreğinde piyasaya sürülecek. Ancak, 52 fiziksel çekirdeğe sahip amiral gemisi çözümü gecikecek. Bu işlemcinin piyasaya sürülme tarihi 2027 yılının tamamı olarak belirtiliyor. Slaytta ayrıca Razor Lake ve Hammer Lake işlemcilerinin yaklaşık çıkış tarihleri ​​hakkında da bilgi yer alıyor. Bu işlemcilerin 2027 yılının dördüncü çeyreğinde veya daha sonra piyasaya sürülmesi planlanıyor. Hammer Lake çipleri de LGA 1954 soketi için konumlandırılmış durumda.


    Alıntıdır...
    [b]@wxnod kullanıcı adıyla bilinen güvenilir bir sızıntı kaynağı, Intel'in Nova Lake-S mimarisine dayalı masaüstü işlemcileriyle ilgili Çin'de yapılan kapalı bir sunumdan bir slayt yayınladı. Bu slayt, yaklaşan çipler hakkında önemli miktarda bilgi içeriyor ve önceki sızıntıların doğruluğunu teyit ediyor.[/b] [i]Yeni işlemciler ticari olarak Core Ultra 400 olarak bilinecek ve LGA 1954 platformu için tasarlanacak. Bu çipleri destekleyen ilk nesil anakartlar, Intel 900 serisi yonga setlerine dayanacak. Slayda göre, LGA 1954 soketi birden fazla nesil işlemciyi destekleyecek. İşlemcilerin kendileri 52'ye kadar fiziksel çekirdeğe sahip olacak. Ürün yelpazesi, 288 MB'a kadar kapasiteye sahip bLLC yongalarına sahip modelleri içerecek. İşlemciler DDR5 RAM ile eşleştirilecek. Yeni işlemcilerin seri üretimi 2026 yılının dördüncü çeyreğinde başlayacak. Seri üretim 28 çekirdekli işlemci 2027 yılının ilk çeyreğinde piyasaya sürülecek. Ancak, 52 fiziksel çekirdeğe sahip amiral gemisi çözümü gecikecek. Bu işlemcinin piyasaya sürülme tarihi 2027 yılının tamamı olarak belirtiliyor. Slaytta ayrıca Razor Lake ve Hammer Lake işlemcilerinin yaklaşık çıkış tarihleri ​​hakkında da bilgi yer alıyor. Bu işlemcilerin 2027 yılının dördüncü çeyreğinde veya daha sonra piyasaya sürülmesi planlanıyor. Hammer Lake çipleri de LGA 1954 soketi için konumlandırılmış durumda.[/i] Alıntıdır...
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 125 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Saints Row: The Third 29 Ekim iOS ve Android platformlarında yayınlanacak.

    Oyun, tüm ek içerikleriyle birlikte mobil cihazlarda da oynanabilir olacak.

    Saints Row: The Third, daha önce Alien: Isolation , Tomb Raider ve Hitman: Absolution oyunlarını akıllı telefonlarda yayınlayan Feral Interactive tarafından iOS ve Android platformlarında yayınlanacak.

    Geliştiriciler, mobil oyuncuların üç DLC paketi de dahil olmak üzere oyunun tam sürümünü, ayrıca ek silahlar, araçlar ve kostümler alacaklarını duyurdu.

    Feral Interactive'in bildirdiğine göre, Saints Row: The Third modern akıllı telefonlar ve tabletler için optimize edildi. Geliştiriciler, dokunmatik ekranlar için kontrolleri uyarlamaya özel önem verdiler.

    Ayrıca, geliştiriciler oyun kumandaları, klavyeler ve fareler için de destek eklediler.

    Saints Row: The Third, 29 Ekim'de iOS ve Android platformlarında satışa sunulacak.
    [h3]Oyun, tüm ek içerikleriyle birlikte mobil cihazlarda da oynanabilir olacak. [/h3] Saints Row: The Third, daha önce Alien: Isolation , Tomb Raider ve Hitman: Absolution oyunlarını akıllı telefonlarda yayınlayan Feral Interactive tarafından iOS ve Android platformlarında yayınlanacak. Geliştiriciler, mobil oyuncuların üç DLC paketi de dahil olmak üzere oyunun tam sürümünü, ayrıca ek silahlar, araçlar ve kostümler alacaklarını duyurdu. Feral Interactive'in bildirdiğine göre, Saints Row: The Third modern akıllı telefonlar ve tabletler için optimize edildi. Geliştiriciler, dokunmatik ekranlar için kontrolleri uyarlamaya özel önem verdiler. Ayrıca, geliştiriciler oyun kumandaları, klavyeler ve fareler için de destek eklediler. Saints Row: The Third, 29 Ekim'de iOS ve Android platformlarında satışa sunulacak.
    Beğen
    5
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 157 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • S24 Ultra veya S25 Ultra
    Bir yıldır S23 Ultra kullanıyordum. Bir yıl içinde ekranı kırıldı, One UI güncellemelerini almayı bıraktı ve sonradan anlaşıldığı üzere orijinal olmayan bir ekrana sahipti bu da parlaklık kısıldığında ekranda belirgin bir yeşil tonuna neden oluyordu. Servis merkezine gidip ekran, cam ve arka kapağın değiştirilmesinin ne kadar tutacağını sorduğumda, en az 18.000 dediler.

    Bu yüzden biraz daha fazla (neredeyse aynı fiyata) ödeme yapıp daha yeni bir şey almaya karar verdim. Daha güvenilir olacak ve daha uzun süre güncelleme alacak. Şimdi ikilem şu: Ne almalıyım?

    Bir yandan, S24 Ultra, 2030 yılına kadar aktif güncellemeleri destekleyecek olan ve aynı zamanda hareketleri ve diğer özellikleri destekleyen Bluetooth kalemine sahip son akıllı telefon olan, zamanının mükemmel bir amiral gemisidir.

    Öte yandan, S25 Ultra da geçen yılın harika bir amiral gemisi ve hala inanılmaz. RDR2 veya Cyberpunk'ı rahatlıkla çalıştırabilen güçlü bir Snapdragon 8 Elite işlemciye sahip neden buna ihtiyacım olsun ki? Sadece eğlence için, cihazın neler yapabileceğini merak ediyorum. Aynı şeyi Flip 5 ve S23 Ultra ile de yaptım.

    İkisi de gerçekten çalışmadı, ama yine de teknoloji meraklısı olmayı seviyorum. Telefonda kesinlikle KP77 veya RDR2 oynamayacağım, ama sadece bakmak bile ilginç S25 Ultra ayrıca mükemmel bir 50MP geniş açılı lense ve iyi makro fotoğrafçılığa sahip ve kim tahmin ederdi ki, 2031'e kadar sürecek aktif güncelleme desteği de var.

    Bir yıldır S23 Ultra kullanıyordum. Bir yıl içinde ekranı kırıldı, One UI güncellemelerini almayı bıraktı ve sonradan anlaşıldığı üzere orijinal olmayan bir ekrana sahipti bu da parlaklık kısıldığında ekranda belirgin bir yeşil tonuna neden oluyordu. Servis merkezine gidip ekran, cam ve arka kapağın değiştirilmesinin ne kadar tutacağını sorduğumda, en az 18.000 dediler. Bu yüzden biraz daha fazla (neredeyse aynı fiyata) ödeme yapıp daha yeni bir şey almaya karar verdim. Daha güvenilir olacak ve daha uzun süre güncelleme alacak. Şimdi ikilem şu: Ne almalıyım? Bir yandan, S24 Ultra, 2030 yılına kadar aktif güncellemeleri destekleyecek olan ve aynı zamanda hareketleri ve diğer özellikleri destekleyen Bluetooth kalemine sahip son akıllı telefon olan, zamanının mükemmel bir amiral gemisidir. Öte yandan, S25 Ultra da geçen yılın harika bir amiral gemisi ve hala inanılmaz. RDR2 veya Cyberpunk'ı rahatlıkla çalıştırabilen güçlü bir Snapdragon 8 Elite işlemciye sahip neden buna ihtiyacım olsun ki? Sadece eğlence için, cihazın neler yapabileceğini merak ediyorum. Aynı şeyi Flip 5 ve S23 Ultra ile de yaptım. İkisi de gerçekten çalışmadı, ama yine de teknoloji meraklısı olmayı seviyorum. Telefonda kesinlikle KP77 veya RDR2 oynamayacağım, ama sadece bakmak bile ilginç S25 Ultra ayrıca mükemmel bir 50MP geniş açılı lense ve iyi makro fotoğrafçılığa sahip ve kim tahmin ederdi ki, 2031'e kadar sürecek aktif güncelleme desteği de var.
    Beğen
    9
    1 Cevaplar 0 Paylaşımlar 253 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Alienware yüksek yenileme hızına sahip iki QD-OLED monitör
    Alienware, yüksek yenileme hızına sahip iki QD-OLED monitör olan AW3226Q ve AW2527HX'i tanıttı.

    IFA 2026'da Alienware, AW3226Q ve AW2527HX olmak üzere iki yeni nesil OLED monitörünü duyurdu. Bunlardan biri yüksek çözünürlük sunarken, diğeri yüksek yenileme hızlarının önemli olduğu rekabetçi oyunlara yönelik olarak tasarlandı.

    Alienware AW3226Q, 3840 x 2160 piksel çözünürlüğe ve 165 Hz yenileme hızına sahip 31,5 inç Tandem WOLED panele sahiptir. 10 bit renk derinliği ve %99 DCI-P3 renk gamı ​​kapsamı sunar. HDR modunda 1000 nit maksimum parlaklık sağlar. Bağlantı için HDMI 2.1 ve DisplayPort 1.4'ün yanı sıra 15W Güç Dağıtımı özellikli USB-C de mevcuttur.

    İkinci yeni ürün ise AW2527HX. Bu monitör, 1920 x 1080 çözünürlüğe ve 560 Hz yenileme hızına sahip 24,5 inç QD-OLED panele sahip. Sadece G-Sync Compatible kare senkronizasyon teknolojilerini desteklerken, daha üst düzey model FreeSync Premium Pro'yu da destekliyor. Beşinci nesil Samsung Penta Tandem panel ve RGB-Stripe teknolojisi kullanıyor. Parlaklık 1500 nit'e kadar çıkıyor. DisplayHDR True Black 600 de destekleniyor. Renk gamı ​​AW3226Q ile aynı.

    AW3226Q modeli bu sonbaharda 699 dolardan satışa sunulacak. AW2527HX modelinin ise 2027 yılının ilk çeyreğinde piyasaya sürülmesi planlanıyor, ancak fiyatı henüz açıklanmadı.
    Alienware, yüksek yenileme hızına sahip iki QD-OLED monitör olan AW3226Q ve AW2527HX'i tanıttı. IFA 2026'da Alienware, AW3226Q ve AW2527HX olmak üzere iki yeni nesil OLED monitörünü duyurdu. Bunlardan biri yüksek çözünürlük sunarken, diğeri yüksek yenileme hızlarının önemli olduğu rekabetçi oyunlara yönelik olarak tasarlandı. Alienware AW3226Q, 3840 x 2160 piksel çözünürlüğe ve 165 Hz yenileme hızına sahip 31,5 inç Tandem WOLED panele sahiptir. 10 bit renk derinliği ve %99 DCI-P3 renk gamı ​​kapsamı sunar. HDR modunda 1000 nit maksimum parlaklık sağlar. Bağlantı için HDMI 2.1 ve DisplayPort 1.4'ün yanı sıra 15W Güç Dağıtımı özellikli USB-C de mevcuttur. İkinci yeni ürün ise AW2527HX. Bu monitör, 1920 x 1080 çözünürlüğe ve 560 Hz yenileme hızına sahip 24,5 inç QD-OLED panele sahip. Sadece G-Sync Compatible kare senkronizasyon teknolojilerini desteklerken, daha üst düzey model FreeSync Premium Pro'yu da destekliyor. Beşinci nesil Samsung Penta Tandem panel ve RGB-Stripe teknolojisi kullanıyor. Parlaklık 1500 nit'e kadar çıkıyor. DisplayHDR True Black 600 de destekleniyor. Renk gamı ​​AW3226Q ile aynı. AW3226Q modeli bu sonbaharda 699 dolardan satışa sunulacak. AW2527HX modelinin ise 2027 yılının ilk çeyreğinde piyasaya sürülmesi planlanıyor, ancak fiyatı henüz açıklanmadı.
    Beğen
    12
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 238 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • NVIDIA, DLSS 5'in kesin çıkış tarihini açıkladı ve teknolojinin resmi sürümünün test sonuçlarını paylaştı.
    NVIDIA, yakında piyasaya sürülecek olan DLSS 5 nöral görüntü işleme teknolojisi hakkında kamuoyuna daha fazla bilgi paylaştı.

    Şirket, diğer şeylerin yanı sıra, kesin çıkış tarihini de açıkladı. Teknoloji 4 Eylül 2026'da piyasaya sürülecek. Destekleyecek ilk oyun ise spor simülasyon oyunu NBA 2K27 olacak. DLSS 5'i kullanmak için özel bir sürücü gerekecek ve bu sürücü İstanbul saatiyle sabah 7:00'de yayınlanacak. Şirket, teknolojinin yalnızca GeForce RTX 50 serisi ekran kartı sahiplerine sunulacağını vurguluyor.

    Ancak, DLSS 5'in resmi sürümü DLSS Override'ı desteklemediği için diğer projelere aktarılması mümkün değil. Bu teknoloji geliştiriciler tarafından oyun motoru seviyesinde uygulanacak ve oyuncular yoğunluğunu ayarlayamayacak.

    NVIDIA ayrıca, NBA 2K27'de maksimum grafik ayarları ve çoğu GeForce RTX 50 serisi ekran kartında ışın izleme etkinleştirilmiş haldeyken yaptığı dahili DLSS 5 testlerinin sonuçlarını da yayınladı. Üreticiye göre, RTX 5060 kullanıcıları bile 1080p'de 200 fps'nin üzerinde kare hızına ulaşabilecek. Ancak tüm testler MFG x6 kullanılarak yapıldı. Bu nedenle, GeForce RTX 5060'ın Full HD'deki gerçek dünya kare hızı yaklaşık 40 fps civarında. GeForce RTX 5090 sahipleri ise 4K'da yaklaşık 60 fps bekleyebilirler.
    NVIDIA, yakında piyasaya sürülecek olan DLSS 5 nöral görüntü işleme teknolojisi hakkında kamuoyuna daha fazla bilgi paylaştı. Şirket, diğer şeylerin yanı sıra, kesin çıkış tarihini de açıkladı. Teknoloji 4 Eylül 2026'da piyasaya sürülecek. Destekleyecek ilk oyun ise spor simülasyon oyunu NBA 2K27 olacak. DLSS 5'i kullanmak için özel bir sürücü gerekecek ve bu sürücü İstanbul saatiyle sabah 7:00'de yayınlanacak. Şirket, teknolojinin yalnızca GeForce RTX 50 serisi ekran kartı sahiplerine sunulacağını vurguluyor. Ancak, DLSS 5'in resmi sürümü DLSS Override'ı desteklemediği için diğer projelere aktarılması mümkün değil. Bu teknoloji geliştiriciler tarafından oyun motoru seviyesinde uygulanacak ve oyuncular yoğunluğunu ayarlayamayacak. NVIDIA ayrıca, NBA 2K27'de maksimum grafik ayarları ve çoğu GeForce RTX 50 serisi ekran kartında ışın izleme etkinleştirilmiş haldeyken yaptığı dahili DLSS 5 testlerinin sonuçlarını da yayınladı. Üreticiye göre, RTX 5060 kullanıcıları bile 1080p'de 200 fps'nin üzerinde kare hızına ulaşabilecek. Ancak tüm testler MFG x6 kullanılarak yapıldı. Bu nedenle, GeForce RTX 5060'ın Full HD'deki gerçek dünya kare hızı yaklaşık 40 fps civarında. GeForce RTX 5090 sahipleri ise 4K'da yaklaşık 60 fps bekleyebilirler.
    Beğen
    7
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 277 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • POCO F9 Ultra ve POCO F9 Pro akıllı telefonlar piyasaya sürüldü
    Snapdragon 8 Elite Gen 5 SoC işlemcili POCO F9 Ultra ve POCO F9 Pro akıllı telefonlar piyasaya sürüldü.

    POCO, Çin'de iç pazarda satılan REDMI K100 Pro Max ve REDMI K100 Pro akıllı telefonlarının küresel versiyonları olan F9 Ultra ve F9 Pro'yu piyasaya sürdü. Modeller arasında, özellikle bataryalarında bazı farklılıklar olduğunu belirtmekte fayda var.

    F9 Ultra'nın pili 8.050 mAh iken, K100 Pro Max'in pili 9.070 mAh'dir. F9 Pro'nun pil ömrü daha da kötü: 6.330 mAh, K100 Pro'nun 8.580 mAh'sine kıyasla. Maksimum şarj gücü 100 W'tır. POCO, daha küçük pillerin "küresel standartları karşılamak" için gerekli olduğunu belirtmiş olsa da, hangi standartlardan bahsettikleri belirsizdir. Çin versiyonlarındaki piller ayrıca güvenli el bagajı için gerekli olan 99 Wh sınırının da altında kalmaktadır. Bir diğer talihsiz detay ise yeni modellerin ambalajında ​​şarj cihazının bulunmamasıdır.
    POCO, F8 serisini 26 Kasım 2025'te, F9 serisini ise yıllık döngüde yaklaşık üç ay önce, 1 Eylül 2026'da piyasaya sürdü. Hem F9 Ultra hem de F9 Pro, F8 Ultra'ya güç veren aynı işlemci olan Qualcomm Snapdragon 8 Elite Gen 5 SoC ile çalışıyordu. Şirket, devam eden DRAM ve NAND bellek yongası kıtlığına rağmen mevcut platformu korumanın fiyatları uygun tutmaya yardımcı olduğunu vurguladı.
    Her iki akıllı telefonda da ek bir VisionBoost D8 GPU bulunuyor ve bu sayede desteklenen bazı oyunlarda 185 FPS'ye kadar kare hızı elde edilebiliyor. Buna göre, HyperRGB AMOLED ekranlar da bu yenileme hızını sağlayabiliyor. Ekranın diyagonal boyutu Ultra modelinde 6,9 ​​inç, Pro modelinde ise 6,59 inçtir.

    Kamera sistemi, POCO için bir ilk olan 200 megapiksellik ana sensöre dayanıyor ve her iki modelde de optik görüntü sabitleme (OIS) özelliği bulunuyor. Ayrıca 32 megapiksellik ön kamera sensörleri de mevcut. F9 Ultra modelinde ek olarak 5x optik zoomlu periskop telefoto lens bulunuyor. F9 Pro modelinde ise 2,5x hareketli zoomlu 50 megapiksellik telefoto lens kullanılıyor.

    F9 Ultra siyah ve kiraz çiçeği renklerinde mevcuttur. Avrupa fiyat aralıkları ise şu şekilde 12GB/256GB sürümünün fiyatı 799$/1.099€'dan başlıyor. F9 Pro siyah, yeşil ve beyaz renklerde mevcuttur. 12GB/256GB modelinin fiyatı 699$/899€'dan başlıyor. Erken sipariş indirimleri mevcuttur.
    Snapdragon 8 Elite Gen 5 SoC işlemcili POCO F9 Ultra ve POCO F9 Pro akıllı telefonlar piyasaya sürüldü. POCO, Çin'de iç pazarda satılan REDMI K100 Pro Max ve REDMI K100 Pro akıllı telefonlarının küresel versiyonları olan F9 Ultra ve F9 Pro'yu piyasaya sürdü. Modeller arasında, özellikle bataryalarında bazı farklılıklar olduğunu belirtmekte fayda var. F9 Ultra'nın pili 8.050 mAh iken, K100 Pro Max'in pili 9.070 mAh'dir. F9 Pro'nun pil ömrü daha da kötü: 6.330 mAh, K100 Pro'nun 8.580 mAh'sine kıyasla. Maksimum şarj gücü 100 W'tır. POCO, daha küçük pillerin "küresel standartları karşılamak" için gerekli olduğunu belirtmiş olsa da, hangi standartlardan bahsettikleri belirsizdir. Çin versiyonlarındaki piller ayrıca güvenli el bagajı için gerekli olan 99 Wh sınırının da altında kalmaktadır. Bir diğer talihsiz detay ise yeni modellerin ambalajında ​​şarj cihazının bulunmamasıdır. [quote]POCO, F8 serisini 26 Kasım 2025'te, F9 serisini ise yıllık döngüde yaklaşık üç ay önce, 1 Eylül 2026'da piyasaya sürdü. Hem F9 Ultra hem de F9 Pro, F8 Ultra'ya güç veren aynı işlemci olan Qualcomm Snapdragon 8 Elite Gen 5 SoC ile çalışıyordu. Şirket, devam eden DRAM ve NAND bellek yongası kıtlığına rağmen mevcut platformu korumanın fiyatları uygun tutmaya yardımcı olduğunu vurguladı.[/quote] Her iki akıllı telefonda da ek bir VisionBoost D8 GPU bulunuyor ve bu sayede desteklenen bazı oyunlarda 185 FPS'ye kadar kare hızı elde edilebiliyor. Buna göre, HyperRGB AMOLED ekranlar da bu yenileme hızını sağlayabiliyor. Ekranın diyagonal boyutu Ultra modelinde 6,9 ​​inç, Pro modelinde ise 6,59 inçtir. Kamera sistemi, POCO için bir ilk olan 200 megapiksellik ana sensöre dayanıyor ve her iki modelde de optik görüntü sabitleme (OIS) özelliği bulunuyor. Ayrıca 32 megapiksellik ön kamera sensörleri de mevcut. F9 Ultra modelinde ek olarak 5x optik zoomlu periskop telefoto lens bulunuyor. F9 Pro modelinde ise 2,5x hareketli zoomlu 50 megapiksellik telefoto lens kullanılıyor. F9 Ultra siyah ve kiraz çiçeği renklerinde mevcuttur. Avrupa fiyat aralıkları ise şu şekilde 12GB/256GB sürümünün fiyatı 799$/1.099€'dan başlıyor. F9 Pro siyah, yeşil ve beyaz renklerde mevcuttur. 12GB/256GB modelinin fiyatı 699$/899€'dan başlıyor. Erken sipariş indirimleri mevcuttur.
    Beğen
    8
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 315 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • TP-Link şimdiden 22 Gbps'ye kadar hız sunan Wi-Fi 8 yönlendiricilerini tanıttı
    Wi-Fi 8 henüz onaylanmadı, ancak TP-Link şimdiden 22 Gbps'ye kadar hız sunan ilk tüketici yönlendiricilerini tanıttı.

    TP-Link, ilk tüketiciye yönelik Wi-Fi 8 cihazları olan Archer 8 Ultra ve Deco 8 Ultra'yı tanıttı. Ancak IEEE 802.11bn standardının nihai sürümünün 2028'den önce piyasaya sürülmesi beklenmiyor.

    Archer 8 Ultra BN19000 üç bantlı yönlendirici, 18 dahili antene sahiptir ve 19 Gbps'ye kadar birleşik kablosuz bağlantı hızı sunar. Kablolu arayüzler 10 Gbps'ye kadar destekler, ancak TP-Link henüz WAN ve LAN bağlantı noktası yapılandırmalarını belirtmemiştir.

    Deco 8 Ultra BN22000 mesh sistemi, Wi-Fi üzerinden 22 Gbps'ye kadar ve kablolu bağlantılar üzerinden 10 Gbps'ye kadar hız sunar. Üç modüllü kurulum, 910 m²'ye kadar alanı kapsar ve 200'den fazla bağlı cihazı destekler.

    Archer 8 Ultra için ön siparişler 30 Eylül'de açılıyor. Deco 8 Ultra ise 2027'nin ilk çeyreğinde satışa sunulacak.

    Wi-Fi 8, en yüksek hızda keskin bir artıştan ziyade, öncelikle parazit, yüksek yük ve kapsama alanının uç noktalarında bağlantı kararlılığını iyileştirmeye odaklanmıştır. TP-Link, Archer 8 Ultra ve Deco 8 Ultra'da, uzak cihazlara bağlantıyı ve yüksek bağlantı yükleri altında ağ performansını iyileştirmek için tasarlanmış StabilityEngine'i kullanmaktadır.

    Şirketin Wi-Fi 8 cihazları Broadcom, MediaTek ve Qualcomm'un çözümlerini kullanacak. 2027'nin ikinci çeyreğinde, ürün yelpazesi Roam 8 yönlendirici, sinyal güçlendiriciler ve PCIe ve USB adaptörleriyle genişletilecek.
    Wi-Fi 8 henüz onaylanmadı, ancak TP-Link şimdiden 22 Gbps'ye kadar hız sunan ilk tüketici yönlendiricilerini tanıttı. TP-Link, ilk tüketiciye yönelik Wi-Fi 8 cihazları olan Archer 8 Ultra ve Deco 8 Ultra'yı tanıttı. Ancak IEEE 802.11bn standardının nihai sürümünün 2028'den önce piyasaya sürülmesi beklenmiyor. Archer 8 Ultra BN19000 üç bantlı yönlendirici, 18 dahili antene sahiptir ve 19 Gbps'ye kadar birleşik kablosuz bağlantı hızı sunar. Kablolu arayüzler 10 Gbps'ye kadar destekler, ancak TP-Link henüz WAN ve LAN bağlantı noktası yapılandırmalarını belirtmemiştir. Deco 8 Ultra BN22000 mesh sistemi, Wi-Fi üzerinden 22 Gbps'ye kadar ve kablolu bağlantılar üzerinden 10 Gbps'ye kadar hız sunar. Üç modüllü kurulum, 910 m²'ye kadar alanı kapsar ve 200'den fazla bağlı cihazı destekler. Archer 8 Ultra için ön siparişler 30 Eylül'de açılıyor. Deco 8 Ultra ise 2027'nin ilk çeyreğinde satışa sunulacak. Wi-Fi 8, en yüksek hızda keskin bir artıştan ziyade, öncelikle parazit, yüksek yük ve kapsama alanının uç noktalarında bağlantı kararlılığını iyileştirmeye odaklanmıştır. TP-Link, Archer 8 Ultra ve Deco 8 Ultra'da, uzak cihazlara bağlantıyı ve yüksek bağlantı yükleri altında ağ performansını iyileştirmek için tasarlanmış StabilityEngine'i kullanmaktadır. Şirketin Wi-Fi 8 cihazları Broadcom, MediaTek ve Qualcomm'un çözümlerini kullanacak. 2027'nin ikinci çeyreğinde, ürün yelpazesi Roam 8 yönlendirici, sinyal güçlendiriciler ve PCIe ve USB adaptörleriyle genişletilecek.
    Beğen
    8
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 232 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Microsoft Work Graphs teknolojisine verdiği desteği sonlandırdı
    Microsoft, grafik kartlarının performansını artırmak için tasarlanmış olan Work Graphs teknolojisine verdiği desteği sonlandırdı.

    Birkaç yıl önce Microsoft, işlemcinin shader işleme sorumluluklarının bir kısmını grafik hızlandırıcıya aktaran umut vadeden DirectX 12 Work Graphs teknolojisini tanıttı. AMD testlerine göre , bu teknoloji bazı senaryolarda genel sistem performansını %64'e kadar artırdı.

    Ancak, duyurulmasından birkaç yıl sonra Microsoft bu teknolojinin yaygın olarak benimsenmesini sağlayamadı ve şirket daha fazla tanıtım yapmaktan vazgeçmek zorunda kaldı. Şirket, yakında çıkacak olan Shader Model 6.10'un Work Graphs'ı desteklemeyeceğini duyurdu.

    Bu kararın gerekçesi olarak, teknolojinin oyun geliştiricileri arasında son derece düşük popülaritesi gösteriliyor. Microsoft temsilcilerine göre, mevcut sürücüler ve donanımlar, İş Grafikleri'nin yaygın olarak benimsenmesi için yeterince hızlı veya verimli değil. DirectX ekibi, popüler olmayan bir özellik için daha fazla destek sağlamak için kaynak harcamak istemiyor. Ancak Microsoft, gelecekte bu konuya geri dönebileceğini belirtiyor.

    Microsoft, grafik kartlarının performansını artırmak için tasarlanmış olan Work Graphs teknolojisine verdiği desteği sonlandırdı. Birkaç yıl önce Microsoft, işlemcinin shader işleme sorumluluklarının bir kısmını grafik hızlandırıcıya aktaran umut vadeden DirectX 12 Work Graphs teknolojisini tanıttı. AMD testlerine göre , bu teknoloji bazı senaryolarda genel sistem performansını %64'e kadar artırdı. Ancak, duyurulmasından birkaç yıl sonra Microsoft bu teknolojinin yaygın olarak benimsenmesini sağlayamadı ve şirket daha fazla tanıtım yapmaktan vazgeçmek zorunda kaldı. Şirket, yakında çıkacak olan Shader Model 6.10'un Work Graphs'ı desteklemeyeceğini duyurdu. Bu kararın gerekçesi olarak, teknolojinin oyun geliştiricileri arasında son derece düşük popülaritesi gösteriliyor. Microsoft temsilcilerine göre, mevcut sürücüler ve donanımlar, İş Grafikleri'nin yaygın olarak benimsenmesi için yeterince hızlı veya verimli değil. DirectX ekibi, popüler olmayan bir özellik için daha fazla destek sağlamak için kaynak harcamak istemiyor. Ancak Microsoft, gelecekte bu konuya geri dönebileceğini belirtiyor.
    Beğen
    11
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 240 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • TCL, 11 inçlik TAB A1 tabletlerini tanıttı
    Ünlü Çinli üretici TCL, yeni TAB A1 ve TAB A1 NXTPAPER tabletlerini tanıttı. İlki 190 dolar, ikincisi ise 60 dolar daha pahalı.

    Cihazlar 251 x 163 x 6,2 mm boyutlarında ve 430 g ağırlığındadır. Metal kasalara ve 2112 x 1320 piksel (226 ppi) çözünürlüğe, 90 Hz yenileme hızına ve 650 nit parlaklığa sahip 11 inç S-IPS ekranlara sahiptirler. 4096 seviye basınç hassasiyetini destekleyen T-Pen 2 kalemi paket içeriğinde yer almaktadır. TCL NXTPAPER 3A Crystal teknolojisi ile yapılan bir modifikasyon göz yorgunluğunu azaltır. Arka kamera 8 MP, ön kamera ise 5 MP çözünürlüğe sahiptir.

    Cihazda MediaTek Helio G100 yonga seti, 6 GB RAM ve 128 GB depolama alanı bulunuyor. Kablosuz bağlantı, Wi-Fi 5 (802.11ac) modülü ile sağlanıyor. LTE sürümü mevcut değil. Pil kapasitesi 8000 mAh ve şarj hızı 20 W. Cihazda Android 16 işletim sistemi yüklü.
    Ünlü Çinli üretici TCL, yeni TAB A1 ve TAB A1 NXTPAPER tabletlerini tanıttı. İlki 190 dolar, ikincisi ise 60 dolar daha pahalı. Cihazlar 251 x 163 x 6,2 mm boyutlarında ve 430 g ağırlığındadır. Metal kasalara ve 2112 x 1320 piksel (226 ppi) çözünürlüğe, 90 Hz yenileme hızına ve 650 nit parlaklığa sahip 11 inç S-IPS ekranlara sahiptirler. 4096 seviye basınç hassasiyetini destekleyen T-Pen 2 kalemi paket içeriğinde yer almaktadır. TCL NXTPAPER 3A Crystal teknolojisi ile yapılan bir modifikasyon göz yorgunluğunu azaltır. Arka kamera 8 MP, ön kamera ise 5 MP çözünürlüğe sahiptir. Cihazda MediaTek Helio G100 yonga seti, 6 GB RAM ve 128 GB depolama alanı bulunuyor. Kablosuz bağlantı, Wi-Fi 5 (802.11ac) modülü ile sağlanıyor. LTE sürümü mevcut değil. Pil kapasitesi 8000 mAh ve şarj hızı 20 W. Cihazda Android 16 işletim sistemi yüklü.
    Beğen
    11
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 175 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • DLSS desteği olmayan eski oyunlarda DLSS 5'i çalıştırma?
    Meraklılar DirectX 9 projeleri de dahil olmak üzere, DLSS desteği olmayan eski oyunlarda DLSS 5'i çalıştırmayı başardılar.

    Modlama topluluğu, DLSS 5 nöral işleme teknolojisinin sızdırılmış erken bir sürümünü aktif olarak geliştirmeye devam ediyor. Yakın zamana kadar, bu teknoloji yalnızca DLSS paketinin herhangi bir sürümünü destekleyen oyunlarda çalıştırılabiliyordu.

    Şimdi ise, meraklılar DLSS'den çok önce piyasaya sürülen eski oyunlarda bile sinirsel işlemeyi kullanmanın bir yolunu buldular. Bunu çalıştırmak için, üçüncü taraf programlar olan DLSS5-Feeder ve ShortFuse RenoDX'i kullanıyorlar. DLSS 5, DLSS paketinden veri ve çağrılar gerektirir. Bununla birlikte, topluluk tarafından geliştirilen yardımcı programlar, sinir ağının popüler üçüncü taraf program ReShade'den elde edilen derinlik ve hareket vektörü bilgilerini almasına olanak tanır.

    Bu, eski DirectX 11 ve DirectX 9 grafik API'lerine dayalı oyunlarda sinir ağı tabanlı işleme özelliğinin tam olarak kullanılmasını sağlar. Metro 2033 Redux, BioShock Remastered, Batman: Arkham Knight ve Fable Anniversary gibi oyunlarda çalışmaktadır. Dahası, bu yöntem çeşitli retro konsolların emülatörlerinde bile DLSS 5'i etkinleştirir. Örneğin, kullanıcı DystopianSuns, PCSX2 üzerinden çalışan aksiyon oyunu Manhunt'ta bu teknolojiyi sergiledi.
    Meraklılar DirectX 9 projeleri de dahil olmak üzere, DLSS desteği olmayan eski oyunlarda DLSS 5'i çalıştırmayı başardılar. Modlama topluluğu, DLSS 5 nöral işleme teknolojisinin sızdırılmış erken bir sürümünü aktif olarak geliştirmeye devam ediyor. Yakın zamana kadar, bu teknoloji yalnızca DLSS paketinin herhangi bir sürümünü destekleyen oyunlarda çalıştırılabiliyordu. Şimdi ise, meraklılar DLSS'den çok önce piyasaya sürülen eski oyunlarda bile sinirsel işlemeyi kullanmanın bir yolunu buldular. Bunu çalıştırmak için, üçüncü taraf programlar olan DLSS5-Feeder ve ShortFuse RenoDX'i kullanıyorlar. DLSS 5, DLSS paketinden veri ve çağrılar gerektirir. Bununla birlikte, topluluk tarafından geliştirilen yardımcı programlar, sinir ağının popüler üçüncü taraf program ReShade'den elde edilen derinlik ve hareket vektörü bilgilerini almasına olanak tanır. Bu, eski DirectX 11 ve DirectX 9 grafik API'lerine dayalı oyunlarda sinir ağı tabanlı işleme özelliğinin tam olarak kullanılmasını sağlar. Metro 2033 Redux, BioShock Remastered, Batman: Arkham Knight ve Fable Anniversary gibi oyunlarda çalışmaktadır. Dahası, bu yöntem çeşitli retro konsolların emülatörlerinde bile DLSS 5'i etkinleştirir. Örneğin, kullanıcı DystopianSuns, PCSX2 üzerinden çalışan aksiyon oyunu Manhunt'ta bu teknolojiyi sergiledi.
    Beğen
    9
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 230 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Ryzen 9 PRO 9965X3D işlemci Almanya'da satışta
    Amiral gemisi niteliğindeki 16 çekirdekli Ryzen 9 PRO 9965X3D işlemci , birkaç ay önce resmi olarak tanıtıldı. Ancak yakın zamana kadar bu çip, Lenovo ThinkStation P4 gibi önceden monte edilmiş iş istasyonlarında özel olarak bulunuyordu.

    Ryzen 9 PRO 9965X3D işlemci Almanya'da satışta görüldü, fiyatı neredeyse 1.000 €.

    Şimdi ise AB'de bağımsız bir ürün olarak satışta olduğu görüldü. Çip, Proshop Almanya kataloğunda, soğutucusuz bir tepsi içinde OEM işlemci olarak listelenmiş halde yer alıyor. Çipin açıklamasında AMD 100-000001999 parça numarası bulunuyor. Satıcı bunun için 997,46 € istiyor. Ancak ürün kartında Almanya'da stokta olmadığı ve teslimatın 12 ila 14 gün süreceği belirtiliyor.

    Ryzen 9 PRO 9965X3D, AMD'nin amiral gemisi Zen 5 işlemcisinin iş istasyonlarına yönelik profesyonel bir versiyonudur. Çip, 16 fiziksel çekirdek, 32 mantıksal iş parçacığı, 4,3 GHz temel saat hızı, 5,5 GHz artırılmış saat hızı, 128 MB L3 önbellek ve 170 W TDP değerine sahiptir.

    Ayrıca, işlemcinin Precision Boost Overdrive veya Curve Optimizer aracılığıyla hız aşırtmayı desteklemediğini de belirtmekte fayda var. Bu arada, benzer özelliklere sahip standart Ryzen 9 9950X3D'nin Almanya'daki fiyatı yaklaşık 579 € civarında. Dolayısıyla, Ryzen 9 PRO 9965X3D, AMD Pro Security ve AMD Pro Manageability kurumsal özelliklerini desteklemeyen oyun odaklı kardeşinden %72 daha pahalı.
    Amiral gemisi niteliğindeki 16 çekirdekli Ryzen 9 PRO 9965X3D işlemci , birkaç ay önce resmi olarak tanıtıldı. Ancak yakın zamana kadar bu çip, Lenovo ThinkStation P4 gibi önceden monte edilmiş iş istasyonlarında özel olarak bulunuyordu. [h3]Ryzen 9 PRO 9965X3D işlemci Almanya'da satışta görüldü, fiyatı neredeyse 1.000 €. [/h3] Şimdi ise AB'de bağımsız bir ürün olarak satışta olduğu görüldü. Çip, Proshop Almanya kataloğunda, soğutucusuz bir tepsi içinde OEM işlemci olarak listelenmiş halde yer alıyor. Çipin açıklamasında AMD 100-000001999 parça numarası bulunuyor. Satıcı bunun için 997,46 € istiyor. Ancak ürün kartında Almanya'da stokta olmadığı ve teslimatın 12 ila 14 gün süreceği belirtiliyor. Ryzen 9 PRO 9965X3D, AMD'nin amiral gemisi Zen 5 işlemcisinin iş istasyonlarına yönelik profesyonel bir versiyonudur. Çip, 16 fiziksel çekirdek, 32 mantıksal iş parçacığı, 4,3 GHz temel saat hızı, 5,5 GHz artırılmış saat hızı, 128 MB L3 önbellek ve 170 W TDP değerine sahiptir. Ayrıca, işlemcinin Precision Boost Overdrive veya Curve Optimizer aracılığıyla hız aşırtmayı desteklemediğini de belirtmekte fayda var. Bu arada, benzer özelliklere sahip standart Ryzen 9 9950X3D'nin Almanya'daki fiyatı yaklaşık 579 € civarında. Dolayısıyla, Ryzen 9 PRO 9965X3D, AMD Pro Security ve AMD Pro Manageability kurumsal özelliklerini desteklemeyen oyun odaklı kardeşinden %72 daha pahalı.
    Beğen
    7
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 296 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
Daha Fazla Sonuç
Oyun Gündemi
Yükleniyor...
Forum Son Yazılan Konular
TechForumTR https://techforum.tr/sosyal