• 2026'nın En Popüler Sesli Sohbet Siteleri – En İyi Sesli Chat Platformları
    2026 yılında en çok tercih edilen sesli sohbet sitelerini keşfedin. Ücretsiz sesli chat platformları, mobil uyumlu sohbet odaları ve popüler sesli sohbet toplulukları hakkında detaylı bilgiler. İnternet üzerinden yeni insanlarla tanışmak isteyen kullanıcıların en çok tercih ettiği platformlar arasında sesli sohbet siteleri yer alıyor. Yazılı sohbetin ötesine geçen sesli chat platformları, gerçek zamanlı iletişim kurma imkanı sunarak daha doğal ve samimi bir deneyim sağlıyor.

    2026 yılında sesli sohbet siteleri hem mobil cihazlarda hem de masaüstü platformlarda büyük ilgi görmeye devam ediyor. Bu rehberde Türkiye'de en çok tercih edilen sesli chat platformlarını ve öne çıkan özelliklerini inceleyeceğiz.

    Sesli Sohbet Siteleri Neden Popüler?

    Sesli sohbet platformları son yıllarda önemli ölçüde gelişti. Kullanıcılar yalnızca yazışmak yerine mikrofon aracılığıyla doğrudan iletişim kurabiliyor.

    Sesli sohbet sitelerinin tercih edilme nedenleri:

    * Gerçek zamanlı iletişim
    * Yeni arkadaşlıklar kurma imkanı
    * Mobil uyumlu kullanım
    * Farklı ilgi alanlarına sahip sohbet odaları
    * Ücretsiz erişim seçenekleri

    2026'nın Popüler Sesli Sohbet Platformları

    1. Seslicity

    Modern arayüzü ve kullanıcı dostu yapısıyla dikkat çeken Seslicity, sesli sohbet odalarına hızlı erişim sağlayan platformlardan biridir. Özellikle yeni nesil tasarımı ve mobil uyumluluğu sayesinde kullanıcıların ilgisini çekmektedir.

    Öne çıkan özellikler:

    * Mobil uyumlu yapı
    * Hızlı oda geçişleri
    * Kolay kullanıcı deneyimi
    * Modern sesli sohbet sistemi

    2. SohbetLink Sesli Chat

    Uzun yıllardır hizmet veren platformlardan biri olan SohbetLink, farklı yaş gruplarına hitap eden sohbet odalarıyla bilinir.

    Öne çıkan özellikler:

    * Geniş kullanıcı kitlesi
    * Kategorilere ayrılmış odalar
    * Kolay erişim

    3. Geveze

    Türkiye'nin en bilinen sohbet platformlarından biri olan Geveze, yıllardır aktif topluluğunu korumayı başarmıştır.

    Öne çıkan özellikler:

    * Köklü kullanıcı topluluğu
    * Çeşitli sohbet kategorileri
    * Uzun yıllara dayanan deneyim

    4. Zurna Chat

    Sohbet kültürünün eski temsilcilerinden biri olan Zurna Chat, halen aktif kullanıcı kitlesine sahip platformlar arasında yer almaktadır.

    Öne çıkan özellikler:

    * Geleneksel sohbet ortamı
    * Aktif kullanıcılar
    * Farklı sohbet odaları

    İyi Bir Sesli Sohbet Sitesi Nasıl Seçilir?

    Bir sesli chat platformu seçerken aşağıdaki kriterlere dikkat edilmelidir:

    * Ses kalitesi
    * Mobil uyumluluk
    * Kullanıcı güvenliği
    * Aktif moderasyon
    * Oda çeşitliliği
    * Hızlı bağlantı performansı

    Mobil Sesli Sohbetin Yükselişi

    2026 yılında kullanıcıların büyük bölümü sesli sohbet sitelerine mobil cihazlar üzerinden erişmektedir. Bu nedenle mobil uyumluluk, hızlı yüklenme süresi ve düşük veri tüketimi önemli kriterler haline gelmiştir.

    Sesli sohbet siteleri, yeni insanlarla tanışmak ve sosyal çevresini genişletmek isteyen kullanıcılar için popülerliğini korumaya devam ediyor. 2026 yılında modern altyapıya sahip, mobil uyumlu ve kullanıcı deneyimine önem veren platformlar öne çıkarken, köklü sohbet siteleri de aktif topluluklarıyla varlığını sürdürmektedir.

    Doğru platform seçimi yaparken kullanım kolaylığı, ses kalitesi ve topluluk yapısını göz önünde bulundurmanız tavsiye edilir.

    Sık Sorulan Sorular

    Sesli sohbet siteleri ücretsiz mi?

    Birçok sesli sohbet sitesi ücretsiz olarak kullanılabilmektedir. Ancak bazı platformlarda ek özellikler için premium seçenekler bulunabilir.

    Sesli sohbet siteleri güvenli mi?

    Aktif moderasyona sahip platformlar genellikle daha güvenli bir kullanıcı deneyimi sunmaktadır. Kişisel bilgilerin paylaşılmaması tavsiye edilir.

    Mobil cihazlardan sesli sohbet yapılabilir mi?

    Evet. Günümüzde çoğu sesli chat platformu mobil cihazlarla uyumludur.

    Üyelik olmadan sesli sohbet yapılabilir mi?

    Bazı platformlar misafir girişi sunarken bazıları üyelik istemektedir.

    En popüler sesli sohbet siteleri hangileridir?

    Kullanıcı kitlesi, ses kalitesi ve topluluk yapısına göre farklı platformlar öne çıkabilmektedir.
    2026 yılında en çok tercih edilen sesli sohbet sitelerini keşfedin. Ücretsiz sesli chat platformları, mobil uyumlu sohbet odaları ve popüler sesli sohbet toplulukları hakkında detaylı bilgiler. İnternet üzerinden yeni insanlarla tanışmak isteyen kullanıcıların en çok tercih ettiği platformlar arasında sesli sohbet siteleri yer alıyor. Yazılı sohbetin ötesine geçen sesli chat platformları, gerçek zamanlı iletişim kurma imkanı sunarak daha doğal ve samimi bir deneyim sağlıyor. 2026 yılında sesli sohbet siteleri hem mobil cihazlarda hem de masaüstü platformlarda büyük ilgi görmeye devam ediyor. Bu rehberde Türkiye'de en çok tercih edilen sesli chat platformlarını ve öne çıkan özelliklerini inceleyeceğiz. Sesli Sohbet Siteleri Neden Popüler? Sesli sohbet platformları son yıllarda önemli ölçüde gelişti. Kullanıcılar yalnızca yazışmak yerine mikrofon aracılığıyla doğrudan iletişim kurabiliyor. Sesli sohbet sitelerinin tercih edilme nedenleri: * Gerçek zamanlı iletişim * Yeni arkadaşlıklar kurma imkanı * Mobil uyumlu kullanım * Farklı ilgi alanlarına sahip sohbet odaları * Ücretsiz erişim seçenekleri 2026'nın Popüler Sesli Sohbet Platformları 1. Seslicity Modern arayüzü ve kullanıcı dostu yapısıyla dikkat çeken Seslicity, sesli sohbet odalarına hızlı erişim sağlayan platformlardan biridir. Özellikle yeni nesil tasarımı ve mobil uyumluluğu sayesinde kullanıcıların ilgisini çekmektedir. Öne çıkan özellikler: * Mobil uyumlu yapı * Hızlı oda geçişleri * Kolay kullanıcı deneyimi * Modern sesli sohbet sistemi 2. SohbetLink Sesli Chat Uzun yıllardır hizmet veren platformlardan biri olan SohbetLink, farklı yaş gruplarına hitap eden sohbet odalarıyla bilinir. Öne çıkan özellikler: * Geniş kullanıcı kitlesi * Kategorilere ayrılmış odalar * Kolay erişim 3. Geveze Türkiye'nin en bilinen sohbet platformlarından biri olan Geveze, yıllardır aktif topluluğunu korumayı başarmıştır. Öne çıkan özellikler: * Köklü kullanıcı topluluğu * Çeşitli sohbet kategorileri * Uzun yıllara dayanan deneyim 4. Zurna Chat Sohbet kültürünün eski temsilcilerinden biri olan Zurna Chat, halen aktif kullanıcı kitlesine sahip platformlar arasında yer almaktadır. Öne çıkan özellikler: * Geleneksel sohbet ortamı * Aktif kullanıcılar * Farklı sohbet odaları İyi Bir Sesli Sohbet Sitesi Nasıl Seçilir? Bir sesli chat platformu seçerken aşağıdaki kriterlere dikkat edilmelidir: * Ses kalitesi * Mobil uyumluluk * Kullanıcı güvenliği * Aktif moderasyon * Oda çeşitliliği * Hızlı bağlantı performansı Mobil Sesli Sohbetin Yükselişi 2026 yılında kullanıcıların büyük bölümü sesli sohbet sitelerine mobil cihazlar üzerinden erişmektedir. Bu nedenle mobil uyumluluk, hızlı yüklenme süresi ve düşük veri tüketimi önemli kriterler haline gelmiştir. Sesli sohbet siteleri, yeni insanlarla tanışmak ve sosyal çevresini genişletmek isteyen kullanıcılar için popülerliğini korumaya devam ediyor. 2026 yılında modern altyapıya sahip, mobil uyumlu ve kullanıcı deneyimine önem veren platformlar öne çıkarken, köklü sohbet siteleri de aktif topluluklarıyla varlığını sürdürmektedir. Doğru platform seçimi yaparken kullanım kolaylığı, ses kalitesi ve topluluk yapısını göz önünde bulundurmanız tavsiye edilir. Sık Sorulan Sorular Sesli sohbet siteleri ücretsiz mi? Birçok sesli sohbet sitesi ücretsiz olarak kullanılabilmektedir. Ancak bazı platformlarda ek özellikler için premium seçenekler bulunabilir. Sesli sohbet siteleri güvenli mi? Aktif moderasyona sahip platformlar genellikle daha güvenli bir kullanıcı deneyimi sunmaktadır. Kişisel bilgilerin paylaşılmaması tavsiye edilir. Mobil cihazlardan sesli sohbet yapılabilir mi? Evet. Günümüzde çoğu sesli chat platformu mobil cihazlarla uyumludur. Üyelik olmadan sesli sohbet yapılabilir mi? Bazı platformlar misafir girişi sunarken bazıları üyelik istemektedir. En popüler sesli sohbet siteleri hangileridir? Kullanıcı kitlesi, ses kalitesi ve topluluk yapısına göre farklı platformlar öne çıkabilmektedir.
    Beğen
    5
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 279 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Microsoft Surface donanımındaki güvenlik açığını büyük ölçüde giderdi
    Microsoft, korumasız cihazların tek bir paket yüzünden kullanılamaz hale gelmesine neden olan Surface donanımındaki güvenlik açığını büyük ölçüde giderdi.

    Microsoft, son 90 gündür Surface cihazlarındaki bir aygıt yazılımı açığını sessizce yamalıyordu. Bu açık, yalnızca Güvenli Çekirdek ve Güvenli Önyüklemeyi devre dışı bırakan cihazlarda tek bir paketle donanımın kullanılamaz hale gelmesine neden oluyordu.

    Şirketin Copilot yapay zeka yazılımı, istemeden de olsa hatalı bellenimi tespit etmeye yardımcı oldu.

    Avustralya'da yaşayan güvenlik araştırmacısı Jack Darcy'ye göre, Microsoft Copilot'un kendi kullandığı örnekte, bir Surface cihazında ekran arka ışığını ayarlaması istendiğinde bir hatayla karşılaştı. Copilot tarafından oluşturulan Python betiği, gömülü kontrolcü yazılımını geçersiz kılarak araştırmacının dizüstü bilgisayarını kullanılamaz hale getirdi.

    Darcy, The Register'a yaptığı açıklamada, "Copilot, arka ışık kontrol değerlerini araştırırken, SSAM yazılım yolu üzerinden doğrudan SAM mikrodenetleyicisine ham SSAM ioctl komutları (SSAM_CDEV_REQUEST = 0xC028A501) gönderen, giderek daha agresif dört Python komut dosyasını otonom olarak oluşturdu ve çalıştırdı" dedi .

    SAM veya SSAM, Surface cihazlarında kullanılan gömülü denetleyicidir. Kaynağımızın açıkladığı gibi, Microsoft'un Surface cihazlarındaki denetleyici uygulamasında rastgele yazma değerlerine karşı herhangi bir koruma bulunmuyordu.

    Microsoft, bu hatayı pratik bir tehdit olarak görmüyor. Bir sözcü The Register'a verdiği demeçte, bu sorunla ilgili gerçekçi bir saldırı senaryosu yok dedi. Başarılı bir şekilde istismar etmek için, bir saldırganın belirli sürücülerle etkileşime girmesi ve bir donanım arayüzüne komutlar göndermesi gerekir. Bu, makinede yönetici ayrıcalıkları ve Güvenli Önyükleme özelliğinin devre dışı bırakılmasını gerektirir. Bu erişimle, çok sayıda işlem gerçekleştirebilirler.

    Darcy'nin belirttiğine göre, genellikle dijital cihazlarda rastgele yazma erişimini etkinleştirmek için bir düğmeye basılı tutmak veya bir jumper kablosu bağlamak gerekir. Ancak bize söylendiğine göre, Surface cihazlarında bu güvenlik kontrolü bulunmuyor ve bu da Copilot'un Secure Core ve Secure Boot'un yokluğunda aygıt yazılımını bozmasına olanak tanıyor. Esasen, bu sorgulama, SAM'den UEFI ve Secure Boot aygıt yazılımının üzerine yazan bir güncelleme komutunu tetikledi.

    Bu tür bir incelemeye tabi tutulan yüzey aygıtları, SAM zaten başlatılmış ve RAM'de çalıştığı için çalışmaya devam etmelidir. Ancak yeniden başlatma sırasında, SAM kalıcı depolama alanındaki bozuk verileri kullanarak yeniden yüklemeye çalıştığında, başlatma başarısız olur ve sistem Güç Açma Kendi Kendini Testini (POST) gerçekleştiremez.

    Güvenlik araştırmacısının Surface cihazında Copilot tarafından oluşturulan Python betiği, belirli bir Hedef Kategorisi ve Komut Kimliği (CID) çiftleri kümesi üzerinde körü körüne yineleme yaparak, WRITE komutlarına boş/null yükler gönderdi.

    Darcy'nin açıkladığına göre, bunun sonucu olarak SET Özellik Raporu boş veriyle çağrıldı, Çıktı Raporu boş veriyle çağrıldı ve diğer CID'ler, hatalı veri yazan SET komutları tarafından hedef alındı.

    Sonuç olarak, cihaz çalışmaz hale geldi. Bize söylenenlere göre bu, yıllardır Surface cihazlarıyla ilgili çevrimiçi destek forumlarında sıkça dile getirilen bir şikayetmiş ancak diğer Surface cihazları için bildirilen önyükleme hatalarının bu özel sorundan kaynaklanıp kaynaklanmadığını belirlemenin bir yolu yok.

    Kamuoyuna yansıyan birçok Surface donanım sorunu, çeşitli sorun giderme teknikleriyle çözülebilir gibi görünüyor. Ancak kaynağımızın ısrarla belirttiğine göre, SAM erişimi nedeniyle çalışmaz hale gelen cihazlar kalıcı olarak kullanılamaz hale geliyor; bu durum, yeni bir anakart için yüzlerce dolarlık onarım masrafına yol açabilir. USB yok, fabrika ayarlarına sıfırlama yok, BIOS/UEFI'ye erişim yok, diye belirtiliyor.

    Darcy, SAM otobüsünün tasarımının berbat olduğunu söyledi.

    Veri yolunu taramadan mevcut değeri görmenin hiçbir yolu yok, dedi. Ancak veri yolunu taramak cihazı devre dışı bırakıyor.

    Sorun şu ki, SAM için API görevi gören CID'ler tehlikeli bir şekilde iç içe geçmiş durumda.

    Eğer tüm okuma işlemleri birlikte gruplandırılırsa (örneğin, CID'ler 0x01–0x0F) ve tüm yazma işlemleri ayrı ayrı gruplandırılırsa (örneğin, CID'ler 0x10–0x1F), bir prob komut dosyası, yazma bölgesine yanlışlıkla girmeden okuma aralığını güvenli bir şekilde tarayabilir," dedi Darcy. "Hatta kodunuza basit bir sınır kontrolü bile ekleyebilirsiniz: 'yalnızca 0x10'un altındaki değerleri kontrol et.' İşte bu kadar. Güvenli.

    Ancak okuma ve yazma işlemleri aynı numaralandırma alanında iç içe geçtiği için, güvenli bir tarama aralığı yok. Ardışık iki CID'yi bile, yazma komutuna denk gelme olasılığı yazı tura atma kadar düşük olmadan tarayamazsınız. Mevcut olanları numaralandırmaya karar verdiğiniz anda, zaten kör yazma işlemleri başlatıyorsunuz, çünkü komut alanı size hangi işlemlerin güvenli, hangilerinin yıkıcı olduğuna dair sıfır yapısal bilgi veriyor.

    Yönetilen cihazlar risk altında değil.
    The Register, 10 Mart 2026'da Microsoft'a kaynağımızın iddialarıyla ilgili soru sordu. Şirket sözcüsü, araştırmacının Microsoft Güvenlik Yanıt Merkezi (MSRC) ile iletişime geçmesi yönündeki önceki öneriyi yineledi; kaynağımız bu çabayı çok zahmetli buldu. Potansiyel bir sıfır gün açığı olabilecek şey hakkında ayrıntıları yayınlamak yerine – o sırada Güvenli Önyükleme/Güvenli Çekirdek gereksinimi konusunda emin değildik – The Register, birilerinin dikkatini çekmek amacıyla Microsoft'un iç kaynaklarına ulaştı.

    12 Mart'a kadar, Microsoft medya ilişkilerinin yardımıyla, Darcy ile MSRC'de kıdemli program yöneticisi olan Madeline Eckert arasında bir görüşme ayarlamayı başardık. Microsoft daha sonra güvenlik açığını kabul etti ve bir düzeltme yayınlayacağını taahhüt etti. Bunun üzerine The Register, onarımlar yapılırken yayınını 90 gün ertelemeyi kabul etti. Etkilenen cihazların çoğunun (Windows Update aracılığıyla) güncellendiği veya önümüzdeki haftalarda güncelleme alacağı bildirildi. Şirkete göre, sorun bir CVE için gerekli kriterleri karşılamadı.

    Microsoft sözcüsü yaptığı açıklamada, "Jack Darcy ve The Register'ın bu sorunu koordineli bir güvenlik açığı bildirimi kapsamında raporladıkları için kendilerine teşekkür ediyoruz . Yaptığımız incelemede, kullanım dışı bırakılmış bir UEFI arayüzünün bazı cihazlarda önyükleme döngüsüne neden olabileceğini tespit ettik. Bu döngüyü tetiklemek için kullanıcının yönetici ayrıcalıklarına sahip olması ve Güvenli Önyükleme güvenlik özelliğini devre dışı bırakmış olması gerekir. Etkilenen cihazların çoğu için sorunu gidermek üzere güncellemeler yayınladık." dedi.

    Bu, yönetilen cihazların risk altında olmadığı anlamına gelir.

    Ancak Linux kullananlar veya oyun oynamak için Güvenli Çekirdek ve Güvenli Önyüklemeyi devre dışı bırakmış Windows kullanıcıları, özel Windows sürücüleri kullananlar veya USB önyüklemeyi etkinleştirmiş olanlar, sistemleri güncellemeyi almamışsa yine de savunmasız olabilirler.

    Etkilenen Surface cihazlarının yelpazesi konusunda emin değiliz. Kaynağımız, Surface Go modelleri hariç (Surface Laptop 3-6, Surface Book 1-3) tüm Surface cihazlarının etkilendiğini söyledi. Ancak ARM varyantları test edilmedi.

    Microsoft, Surface cihazlarını Rust diline taşıyor.

    Bu sorunun giderilmesi çabaları sırasında Darcy'den öğrendiğimiz şeylerden biri de Microsoft'un Surface yığınını Rust'a taşımayı planlamasıydı. Microsoft Surface'in baş mimarı David Abzarian'dan aldığımız bilgiye göre, gelecekteki Surface for Business donanımının Rust koduna dayalı daha güvenli bir mimariye geçirilmesi için çalışmalar devam ediyor.

    Abzarian, The Register'a verdiği açıklamada, "En yeni Surface for Business donanımımız, gömülü kontrol cihazımız, UEFI ve bazı sürücülerimiz de dahil olmak üzere, güvenilirlik ve güvenlik açısından önemli bir mimari değişikliğe sahip. Gömülü kontrol cihazı yazılımımızı Rust dilinde sıfırdan geliştirerek ( Open Device Partnership (ODP) 'ye katkıda bulunmanın ve bundan yararlanmanın bir parçası olarak) ve UEFI DXE Çekirdeğini Rust dilinde yeniden yazarak, bir PC için en güvenli temeli oluşturmaya yatırım yapıyoruz; bu projeler sırasıyla Secure EC ve Project Patina olarak biliniyor ." dedi.

    Sadece Rust dilinde yazılmış bazı sürücülerimizi göndermekle kalmıyoruz, aynı zamanda Windows ekosistemindeki geniş bir ortak grubunun bu avantajlardan yararlanmasına yardımcı olmak için Windows Drivers in Rust (WDR) çerçevesinin geliştirilmesine de katkıda bulunuyoruz . Ayrıca, tüm bu çabaların açık kaynaklı olduğunu ve şeffaflık konusundaki temel güvenlik ilkelerimizden birini desteklediğini de belirtmek isterim.

    Konuyla ilgili yorum yapması istenen Darcy, Bir cihazın kullanıcı alanından onarılamaz şekilde imha edilebilmesi kesinlikle ilginç bir tasarım kararı. Microsoft'un güzel ve yenilikçi Surface serisini takdir etsem de, donanım yazılımı düzeyinde gelen verilerin doğrulanması konusunda biraz daha yenilikçilik çok daha iyi olurdu. dedi.

    Microsoft'un, takdir göstergesi olarak Darcy'ye bir Surface dizüstü bilgisayar hediye ettiği söyleniyor.
    Microsoft, korumasız cihazların tek bir paket yüzünden kullanılamaz hale gelmesine neden olan Surface donanımındaki güvenlik açığını büyük ölçüde giderdi. Microsoft, son 90 gündür Surface cihazlarındaki bir aygıt yazılımı açığını sessizce yamalıyordu. Bu açık, yalnızca Güvenli Çekirdek ve Güvenli Önyüklemeyi devre dışı bırakan cihazlarda tek bir paketle donanımın kullanılamaz hale gelmesine neden oluyordu. Şirketin Copilot yapay zeka yazılımı, istemeden de olsa hatalı bellenimi tespit etmeye yardımcı oldu. Avustralya'da yaşayan güvenlik araştırmacısı Jack Darcy'ye göre, Microsoft Copilot'un kendi kullandığı örnekte, bir Surface cihazında ekran arka ışığını ayarlaması istendiğinde bir hatayla karşılaştı. Copilot tarafından oluşturulan Python betiği, gömülü kontrolcü yazılımını geçersiz kılarak araştırmacının dizüstü bilgisayarını kullanılamaz hale getirdi. Darcy, The Register'a yaptığı açıklamada, "Copilot, arka ışık kontrol değerlerini araştırırken, SSAM yazılım yolu üzerinden doğrudan SAM mikrodenetleyicisine ham SSAM ioctl komutları (SSAM_CDEV_REQUEST = 0xC028A501) gönderen, giderek daha agresif dört Python komut dosyasını otonom olarak oluşturdu ve çalıştırdı" dedi . SAM veya SSAM, Surface cihazlarında kullanılan gömülü denetleyicidir. Kaynağımızın açıkladığı gibi, Microsoft'un Surface cihazlarındaki denetleyici uygulamasında rastgele yazma değerlerine karşı herhangi bir koruma bulunmuyordu. Microsoft, bu hatayı pratik bir tehdit olarak görmüyor. Bir sözcü The Register'a verdiği demeçte, bu sorunla ilgili gerçekçi bir saldırı senaryosu yok dedi. Başarılı bir şekilde istismar etmek için, bir saldırganın belirli sürücülerle etkileşime girmesi ve bir donanım arayüzüne komutlar göndermesi gerekir. Bu, makinede yönetici ayrıcalıkları ve Güvenli Önyükleme özelliğinin devre dışı bırakılmasını gerektirir. Bu erişimle, çok sayıda işlem gerçekleştirebilirler. Darcy'nin belirttiğine göre, genellikle dijital cihazlarda rastgele yazma erişimini etkinleştirmek için bir düğmeye basılı tutmak veya bir jumper kablosu bağlamak gerekir. Ancak bize söylendiğine göre, Surface cihazlarında bu güvenlik kontrolü bulunmuyor ve bu da Copilot'un Secure Core ve Secure Boot'un yokluğunda aygıt yazılımını bozmasına olanak tanıyor. Esasen, bu sorgulama, SAM'den UEFI ve Secure Boot aygıt yazılımının üzerine yazan bir güncelleme komutunu tetikledi. Bu tür bir incelemeye tabi tutulan yüzey aygıtları, SAM zaten başlatılmış ve RAM'de çalıştığı için çalışmaya devam etmelidir. Ancak yeniden başlatma sırasında, SAM kalıcı depolama alanındaki bozuk verileri kullanarak yeniden yüklemeye çalıştığında, başlatma başarısız olur ve sistem Güç Açma Kendi Kendini Testini (POST) gerçekleştiremez. Güvenlik araştırmacısının Surface cihazında Copilot tarafından oluşturulan Python betiği, belirli bir Hedef Kategorisi ve Komut Kimliği (CID) çiftleri kümesi üzerinde körü körüne yineleme yaparak, WRITE komutlarına boş/null yükler gönderdi. Darcy'nin açıkladığına göre, bunun sonucu olarak SET Özellik Raporu boş veriyle çağrıldı, Çıktı Raporu boş veriyle çağrıldı ve diğer CID'ler, hatalı veri yazan SET komutları tarafından hedef alındı. Sonuç olarak, cihaz çalışmaz hale geldi. Bize söylenenlere göre bu, yıllardır Surface cihazlarıyla ilgili çevrimiçi destek forumlarında sıkça dile getirilen bir şikayetmiş ancak diğer Surface cihazları için bildirilen önyükleme hatalarının bu özel sorundan kaynaklanıp kaynaklanmadığını belirlemenin bir yolu yok. Kamuoyuna yansıyan birçok Surface donanım sorunu, çeşitli sorun giderme teknikleriyle çözülebilir gibi görünüyor. Ancak kaynağımızın ısrarla belirttiğine göre, SAM erişimi nedeniyle çalışmaz hale gelen cihazlar kalıcı olarak kullanılamaz hale geliyor; bu durum, yeni bir anakart için yüzlerce dolarlık onarım masrafına yol açabilir. USB yok, fabrika ayarlarına sıfırlama yok, BIOS/UEFI'ye erişim yok, diye belirtiliyor. Darcy, SAM otobüsünün tasarımının berbat olduğunu söyledi. Veri yolunu taramadan mevcut değeri görmenin hiçbir yolu yok, dedi. Ancak veri yolunu taramak cihazı devre dışı bırakıyor. Sorun şu ki, SAM için API görevi gören CID'ler tehlikeli bir şekilde iç içe geçmiş durumda. Eğer tüm okuma işlemleri birlikte gruplandırılırsa (örneğin, CID'ler 0x01–0x0F) ve tüm yazma işlemleri ayrı ayrı gruplandırılırsa (örneğin, CID'ler 0x10–0x1F), bir prob komut dosyası, yazma bölgesine yanlışlıkla girmeden okuma aralığını güvenli bir şekilde tarayabilir," dedi Darcy. "Hatta kodunuza basit bir sınır kontrolü bile ekleyebilirsiniz: 'yalnızca 0x10'un altındaki değerleri kontrol et.' İşte bu kadar. Güvenli. Ancak okuma ve yazma işlemleri aynı numaralandırma alanında iç içe geçtiği için, güvenli bir tarama aralığı yok. Ardışık iki CID'yi bile, yazma komutuna denk gelme olasılığı yazı tura atma kadar düşük olmadan tarayamazsınız. Mevcut olanları numaralandırmaya karar verdiğiniz anda, zaten kör yazma işlemleri başlatıyorsunuz, çünkü komut alanı size hangi işlemlerin güvenli, hangilerinin yıkıcı olduğuna dair sıfır yapısal bilgi veriyor. Yönetilen cihazlar risk altında değil. The Register, 10 Mart 2026'da Microsoft'a kaynağımızın iddialarıyla ilgili soru sordu. Şirket sözcüsü, araştırmacının Microsoft Güvenlik Yanıt Merkezi (MSRC) ile iletişime geçmesi yönündeki önceki öneriyi yineledi; kaynağımız bu çabayı çok zahmetli buldu. Potansiyel bir sıfır gün açığı olabilecek şey hakkında ayrıntıları yayınlamak yerine – o sırada Güvenli Önyükleme/Güvenli Çekirdek gereksinimi konusunda emin değildik – The Register, birilerinin dikkatini çekmek amacıyla Microsoft'un iç kaynaklarına ulaştı. 12 Mart'a kadar, Microsoft medya ilişkilerinin yardımıyla, Darcy ile MSRC'de kıdemli program yöneticisi olan Madeline Eckert arasında bir görüşme ayarlamayı başardık. Microsoft daha sonra güvenlik açığını kabul etti ve bir düzeltme yayınlayacağını taahhüt etti. Bunun üzerine The Register, onarımlar yapılırken yayınını 90 gün ertelemeyi kabul etti. Etkilenen cihazların çoğunun (Windows Update aracılığıyla) güncellendiği veya önümüzdeki haftalarda güncelleme alacağı bildirildi. Şirkete göre, sorun bir CVE için gerekli kriterleri karşılamadı. Microsoft sözcüsü yaptığı açıklamada, "Jack Darcy ve The Register'ın bu sorunu koordineli bir güvenlik açığı bildirimi kapsamında raporladıkları için kendilerine teşekkür ediyoruz . Yaptığımız incelemede, kullanım dışı bırakılmış bir UEFI arayüzünün bazı cihazlarda önyükleme döngüsüne neden olabileceğini tespit ettik. Bu döngüyü tetiklemek için kullanıcının yönetici ayrıcalıklarına sahip olması ve Güvenli Önyükleme güvenlik özelliğini devre dışı bırakmış olması gerekir. Etkilenen cihazların çoğu için sorunu gidermek üzere güncellemeler yayınladık." dedi. Bu, yönetilen cihazların risk altında olmadığı anlamına gelir. Ancak Linux kullananlar veya oyun oynamak için Güvenli Çekirdek ve Güvenli Önyüklemeyi devre dışı bırakmış Windows kullanıcıları, özel Windows sürücüleri kullananlar veya USB önyüklemeyi etkinleştirmiş olanlar, sistemleri güncellemeyi almamışsa yine de savunmasız olabilirler. Etkilenen Surface cihazlarının yelpazesi konusunda emin değiliz. Kaynağımız, Surface Go modelleri hariç (Surface Laptop 3-6, Surface Book 1-3) tüm Surface cihazlarının etkilendiğini söyledi. Ancak ARM varyantları test edilmedi. Microsoft, Surface cihazlarını Rust diline taşıyor. Bu sorunun giderilmesi çabaları sırasında Darcy'den öğrendiğimiz şeylerden biri de Microsoft'un Surface yığınını Rust'a taşımayı planlamasıydı. Microsoft Surface'in baş mimarı David Abzarian'dan aldığımız bilgiye göre, gelecekteki Surface for Business donanımının Rust koduna dayalı daha güvenli bir mimariye geçirilmesi için çalışmalar devam ediyor. Abzarian, The Register'a verdiği açıklamada, "En yeni Surface for Business donanımımız, gömülü kontrol cihazımız, UEFI ve bazı sürücülerimiz de dahil olmak üzere, güvenilirlik ve güvenlik açısından önemli bir mimari değişikliğe sahip. Gömülü kontrol cihazı yazılımımızı Rust dilinde sıfırdan geliştirerek ( Open Device Partnership (ODP) 'ye katkıda bulunmanın ve bundan yararlanmanın bir parçası olarak) ve UEFI DXE Çekirdeğini Rust dilinde yeniden yazarak, bir PC için en güvenli temeli oluşturmaya yatırım yapıyoruz; bu projeler sırasıyla Secure EC ve Project Patina olarak biliniyor ." dedi. Sadece Rust dilinde yazılmış bazı sürücülerimizi göndermekle kalmıyoruz, aynı zamanda Windows ekosistemindeki geniş bir ortak grubunun bu avantajlardan yararlanmasına yardımcı olmak için Windows Drivers in Rust (WDR) çerçevesinin geliştirilmesine de katkıda bulunuyoruz . Ayrıca, tüm bu çabaların açık kaynaklı olduğunu ve şeffaflık konusundaki temel güvenlik ilkelerimizden birini desteklediğini de belirtmek isterim. Konuyla ilgili yorum yapması istenen Darcy, Bir cihazın kullanıcı alanından onarılamaz şekilde imha edilebilmesi kesinlikle ilginç bir tasarım kararı. Microsoft'un güzel ve yenilikçi Surface serisini takdir etsem de, donanım yazılımı düzeyinde gelen verilerin doğrulanması konusunda biraz daha yenilikçilik çok daha iyi olurdu. dedi. Microsoft'un, takdir göstergesi olarak Darcy'ye bir Surface dizüstü bilgisayar hediye ettiği söyleniyor.
    Beğen
    5
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 347 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Forumumuzda merak edilen bir konu daha aydınlanıyor:

    **AKILLI TAHTA OYUNLARI: SINIF İÇI ETKINLIKLERI DIJITAL ÇAĞA TAŞIYAN PLATFORM**

    Eğitim teknolojileri alanında aktif olan öğretmenler ve teknoloji entegratörleri için yeni bir kaynak paylaşmak istiyorum. AkilliUslu.com üzerinde yer alan Akıllı Tahta Oyunları koleksiyonu, etkileşimli tahta kullanımını bir adım ileriye taşıyor. Platform Hakkında Sitedeki oyunlar doğrudan tarayıcı...

    ───────────────
    Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz:

    https://techforum.tr/threads/6615/

    #akıllı #tahta #oyunları #sınıf #etkinlikleri #teknoloji #techforumtr
    💡 Forumumuzda merak edilen bir konu daha aydınlanıyor: 📌 **AKILLI TAHTA OYUNLARI: SINIF İÇI ETKINLIKLERI DIJITAL ÇAĞA TAŞIYAN PLATFORM** 📝 Eğitim teknolojileri alanında aktif olan öğretmenler ve teknoloji entegratörleri için yeni bir kaynak paylaşmak istiyorum. AkilliUslu.com üzerinde yer alan Akıllı Tahta Oyunları koleksiyonu, etkileşimli tahta kullanımını bir adım ileriye taşıyor. Platform Hakkında Sitedeki oyunlar doğrudan tarayıcı... ─────────────── 👉 Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz: 🔗 https://techforum.tr/threads/6615/ #akıllı #tahta #oyunları #sınıf #etkinlikleri #teknoloji #techforumtr
    Beğen
    3
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 170 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Anakart, 4 RAM yuvası varsa 2 RAM modülü nasıl takılır?
    Bu durumda bir sorun yoktur çünkü çift parça bazen dörde göre daha işe yarar .

    Bazı anakartlarda çift , bazılarında ise dört tane bellek yuvası yer alır .

    standart kural belli zaten : İki slot varsa , uyumlu RAMler kullanman şartı . Aynı özelliklerdeki taşımalılar ki sistem düzgün ilerlesin .

    Bazen dört tane bedava slot düşünüldüğünde değişebilir .​ Yöntem olarak elinizdeki seçenekleri yeniden gözden geçirerek parça parça olur . Her durumda sabit kalan tek bir yol yoktur aslında . Biraz fark yaratmak için yeni yöntemler denenebilir . Sonuçta tüm bu olanlar mecburiyet değil tercih meselesidir .

    Bazen işlemcinin devresinin denetleyicisi , anakarttaki DIMM soketine giden küçük parçalarla konuşur . Anakartta sadece iki tane bu soket varsa, her biri doğrudan kendi hattında ilerliyor . Dört girişte iş değişir ;​ fazladan gelenler çiftler halinde paylaştırılır .​ Bu şekilde çalıştırma , hangisinin hangi hat üzerinde olduğu konusunda yardım için soketleri iki ayrı renk boyar .

    Bazı anakartlarda çift kanal çalışması için belleklerin eşli soketlere bağlanması gerekir . Hangi ikili kullanılır diye kurallar normalde 2 ile 4 nolu slotlar ön plana çıkar . Bu durum markasına göre değişebilir ama bu iki giriş birlikte tercih edilir .​ Çünkü işlemciyle daha kısa sürede çalışırlar , performans farkı yaratırlar .

    Bazı anakartlarda modülleri nereye takabileceğinizi gösteren renkli işaretler vardır . Kullanım kitapçığında bu ayrıntılar genellikle çizimler eşliğinde anlatılır . Yerleştirme sırasında dikkat edilmesi gereken listeleme burada belirtilir .

    Her üreticinin farklı bir düzenini izleyebilir . Bu nedenle kılavuzların çözülmesini engeller .
    Bu durumda bir sorun yoktur çünkü çift parça bazen dörde göre daha işe yarar . Bazı anakartlarda çift , bazılarında ise dört tane bellek yuvası yer alır . standart kural belli zaten : İki slot varsa , uyumlu RAMler kullanman şartı . Aynı özelliklerdeki taşımalılar ki sistem düzgün ilerlesin . Bazen dört tane bedava slot düşünüldüğünde değişebilir .​ Yöntem olarak elinizdeki seçenekleri yeniden gözden geçirerek parça parça olur . Her durumda sabit kalan tek bir yol yoktur aslında . Biraz fark yaratmak için yeni yöntemler denenebilir . Sonuçta tüm bu olanlar mecburiyet değil tercih meselesidir . Bazen işlemcinin devresinin denetleyicisi , anakarttaki DIMM soketine giden küçük parçalarla konuşur . Anakartta sadece iki tane bu soket varsa, her biri doğrudan kendi hattında ilerliyor . Dört girişte iş değişir ;​ fazladan gelenler çiftler halinde paylaştırılır .​ Bu şekilde çalıştırma , hangisinin hangi hat üzerinde olduğu konusunda yardım için soketleri iki ayrı renk boyar . Bazı anakartlarda çift kanal çalışması için belleklerin eşli soketlere bağlanması gerekir . Hangi ikili kullanılır diye kurallar normalde 2 ile 4 nolu slotlar ön plana çıkar . Bu durum markasına göre değişebilir ama bu iki giriş birlikte tercih edilir .​ Çünkü işlemciyle daha kısa sürede çalışırlar , performans farkı yaratırlar . Bazı anakartlarda modülleri nereye takabileceğinizi gösteren renkli işaretler vardır . Kullanım kitapçığında bu ayrıntılar genellikle çizimler eşliğinde anlatılır . Yerleştirme sırasında dikkat edilmesi gereken listeleme burada belirtilir . Her üreticinin farklı bir düzenini izleyebilir . Bu nedenle kılavuzların çözülmesini engeller .
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 291 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Logitech ne zaman pes edeceğini biliyor.
    Logitech, taşınabilir, katlanabilir bir işaretleme aygıtı olan Mobi Fold faresini tanıttı bu cihaz, daha hantal masaüstü farelerin yerini rahatlıkla alabilir.

    Bu, Logitech'in ilk katlanabilir fare modeli olsa da, uzun zamandır alternatifleri mevcuttu. Açıldığında, Microsoft'un Surface Arc faresine benzer bir görünüm sergiliyor.

    Hoş malzemelerle kaplı olan Mobi Fold, Grafit, Leylak ve Kirli Beyaz olmak üzere çeşitli renklerde mevcuttur. Grafit versiyonu daha dayanıklı olacak gibi görünüyor ve bu cihazın amacı da bu: dizüstü bilgisayarla birlikte taşımak ve dokunmatik yüzeyin kaçınılmaz hassasiyetini ortadan kaldırmak için kullanmak.

    Fare 79 gram ağırlığında ve en önemli özelliği 90'ların kapaklı telefonları veya 2020'lerin çok daha pahalı alternatifleri gibi katlanabilmesi onu oldukça taşınabilir kılıyor. Açtığınızda cihaz kullanıma hazır. Kapattığınızda ise fare tamamen işlevsiz hale geliyor. Logitech bunun "cihaz içi yapay zeka modeli" sayesinde olduğunu iddia ediyor, ancak bizce basit mikro anahtarlar da fazlasıyla yeterli olurdu. Ancak yapay zeka çılgınlığı treni kalktığında hiçbir satıcı platformda yalnız kalmayacak!

    Logitech'e göre menteşe 15 yıl dayanacak şekilde tasarlanmış (ancak garanti süresi EMEA müşterileri için oldukça kısa, iki yıl) ve fare açıldığında da rahat bir kullanım sunuyor.

    Logitech, pilin bir ay kullanım süresi sağlayacağını belirtiyor. Bir dakika şarj etmek (tabanda bir USB-C şarj noktası var) 22 saat daha kullanım süresi ekliyor. Pil, mıknatıslarla tutturulmuş bir kapağın altında gizleniyor ve değiştirilmesi kolay görünüyor. Register, Logitech'e maliyet ve değiştirme kolaylığı hakkında soru sordu ve şirket yanıt verdiğinde güncelleyecektir.

    Şirket ayrıca cihazın düşmeye karşı test edilmiş, toz geçirmez bir dış yüzeye sahip olduğunu iddia ediyor.

    Kullanım açısından gayet iyi. Şekli sayesinde fare hem sağ hem de sol el kullananlar için uygun; burada kalıplama kaynaklı bir sorun yok. Gerçek bir fare elbette daha iyi olacaktır, ancak Mobi Fold çoğu kullanım senaryosu için fazlasıyla yeterli. Hayır, Logitech'in diğer bazı cihazları gibi düğmelerle dolu değil, ancak Mobi Fold çoğu insanın bunlara gerçekten ihtiyaç duymadığını başarıyla gösteriyor. Kaydırma tekerleğinin yerini alan dokunmatik kaydırma özelliği ve Logi Options+ uygulaması aracılığıyla özelleştirilebilen dokunmatik panelde iki düğme bulunuyor.

    Testlerimizde Bluetooth kullandık şirketin birçok cihazında olduğu gibi, üç farklı Bluetooth profili seçilebiliyor ancak 10. yüzyıldan kalma bir Viking'in adını taşıyan kablosuz protokolden çekiniyorsanız, Logitech size memnuniyetle bir USB-C adaptörü satacaktır.

    Bir tane almalı mısınız? Cevap, temkinli bir evet. Birçok Logitech ürününde olduğu gibi, bu cihaz da son derece yetenekli. Bazı kullanıcılar daha ağır bir şeyin sağlamlığını tercih edebilir. Diğerleri ise çok sayıda düğmeye ihtiyaç duyabilir. Ancak, özellikle Surface Arc tarzı bir cihaz kullanmaktan memnunsanız, ekranda imleci hareket ettirmek için basit bir şeye ihtiyaç duyan kullanıcılar için Mobi Fold, reklamda belirtildiği gibi çalışıyor. Dizüstü bilgisayar çantasına koymak için kolayca kapanabilmesi de bir bonus.
    Logitech, taşınabilir, katlanabilir bir işaretleme aygıtı olan Mobi Fold faresini tanıttı bu cihaz, daha hantal masaüstü farelerin yerini rahatlıkla alabilir. Bu, Logitech'in ilk katlanabilir fare modeli olsa da, uzun zamandır alternatifleri mevcuttu. Açıldığında, Microsoft'un Surface Arc faresine benzer bir görünüm sergiliyor. Hoş malzemelerle kaplı olan Mobi Fold, Grafit, Leylak ve Kirli Beyaz olmak üzere çeşitli renklerde mevcuttur. Grafit versiyonu daha dayanıklı olacak gibi görünüyor ve bu cihazın amacı da bu: dizüstü bilgisayarla birlikte taşımak ve dokunmatik yüzeyin kaçınılmaz hassasiyetini ortadan kaldırmak için kullanmak. Fare 79 gram ağırlığında ve en önemli özelliği 90'ların kapaklı telefonları veya 2020'lerin çok daha pahalı alternatifleri gibi katlanabilmesi onu oldukça taşınabilir kılıyor. Açtığınızda cihaz kullanıma hazır. Kapattığınızda ise fare tamamen işlevsiz hale geliyor. Logitech bunun "cihaz içi yapay zeka modeli" sayesinde olduğunu iddia ediyor, ancak bizce basit mikro anahtarlar da fazlasıyla yeterli olurdu. Ancak yapay zeka çılgınlığı treni kalktığında hiçbir satıcı platformda yalnız kalmayacak! Logitech'e göre menteşe 15 yıl dayanacak şekilde tasarlanmış (ancak garanti süresi EMEA müşterileri için oldukça kısa, iki yıl) ve fare açıldığında da rahat bir kullanım sunuyor. Logitech, pilin bir ay kullanım süresi sağlayacağını belirtiyor. Bir dakika şarj etmek (tabanda bir USB-C şarj noktası var) 22 saat daha kullanım süresi ekliyor. Pil, mıknatıslarla tutturulmuş bir kapağın altında gizleniyor ve değiştirilmesi kolay görünüyor. Register, Logitech'e maliyet ve değiştirme kolaylığı hakkında soru sordu ve şirket yanıt verdiğinde güncelleyecektir. Şirket ayrıca cihazın düşmeye karşı test edilmiş, toz geçirmez bir dış yüzeye sahip olduğunu iddia ediyor. Kullanım açısından gayet iyi. Şekli sayesinde fare hem sağ hem de sol el kullananlar için uygun; burada kalıplama kaynaklı bir sorun yok. Gerçek bir fare elbette daha iyi olacaktır, ancak Mobi Fold çoğu kullanım senaryosu için fazlasıyla yeterli. Hayır, Logitech'in diğer bazı cihazları gibi düğmelerle dolu değil, ancak Mobi Fold çoğu insanın bunlara gerçekten ihtiyaç duymadığını başarıyla gösteriyor. Kaydırma tekerleğinin yerini alan dokunmatik kaydırma özelliği ve Logi Options+ uygulaması aracılığıyla özelleştirilebilen dokunmatik panelde iki düğme bulunuyor. Testlerimizde Bluetooth kullandık şirketin birçok cihazında olduğu gibi, üç farklı Bluetooth profili seçilebiliyor ancak 10. yüzyıldan kalma bir Viking'in adını taşıyan kablosuz protokolden çekiniyorsanız, Logitech size memnuniyetle bir USB-C adaptörü satacaktır. Bir tane almalı mısınız? Cevap, temkinli bir evet. Birçok Logitech ürününde olduğu gibi, bu cihaz da son derece yetenekli. Bazı kullanıcılar daha ağır bir şeyin sağlamlığını tercih edebilir. Diğerleri ise çok sayıda düğmeye ihtiyaç duyabilir. Ancak, özellikle Surface Arc tarzı bir cihaz kullanmaktan memnunsanız, ekranda imleci hareket ettirmek için basit bir şeye ihtiyaç duyan kullanıcılar için Mobi Fold, reklamda belirtildiği gibi çalışıyor. Dizüstü bilgisayar çantasına koymak için kolayca kapanabilmesi de bir bonus.
    Beğen
    3
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 282 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Fahrenheit Five Neden Beş Kez Oynadım
    Bir kere oynayıp bitirdiğiniz, kapatıp unuttuğunuz oyunlar vardır. Yıllar sonra geri dönüp, güneşin daha parlak parladığı ve dünyanın daha nazik olduğu zamanları nostaljik bir şekilde anımsadığınız oyunlar da vardır. Ve sonra, içinizde bir kıymık gibi yaşayan ve her oynadığınızda yeniden aşık olduğunuz bir oyun vardır. Özellikle de güncellenmiş dokulara sahip yeniden düzenlenmiş bir sürümü yayınlandıktan sonra, oynamayanlara da oynama ve ne tür bir meyve olduğunu görme fırsatı verdi. 2005 yılında piyasaya sürüldüğünü düşünürsek, oyun hala keyifli ve sürükleyici.

    Benim için bu, tüm QTE oyunlarının ve interaktif filmlerin atası olan Fahrenheit Indigo Prophecy. Beş kez bitirdim. Ve açıkçası, altıncı kez oynamaya da hazırım.

    İlk buluşma. 14 yaşındaydım.
    Tam olarak nasıl edindiğimi hatırlamak zor. Muhtemelen oyunları YouTube fragmanları veya Metacritic puanlarıyla değil, "kapağı güzel göründüğü için torrentten bir klasör indirerek" keşfettiğimiz zamanlardı. 14 veya 15 yaşındaydım, odamda oturuyordum, dışarıda kış vardı (atmosfer de buna uyuyordu) ve Quantic Dream'in daha sonra Heavy Rain, Beyond Two Souls ve Detroit'i yapacak olan aynı kişiler olduğunu bilmiyordum.

    Oyunu yeni başlattım ve sonuna kadar kendimi oyundan ayıramadım.

    İlk sahne bir lokantanın tuvaletinde geçiyor. Kahraman Lucas Kane, tuvaletin başında oturuyor, başı zonkluyor, elleri titriyor ve sonra tuvaletten çıkıp bir bıçak alıyor ve... bir adamı öldürüyor. Hiçbir sebep yokken. Nedenini bile anlamadan.

    14 yaşında bir çocuk için şok ediciydi. O zamanlar oyunlarda böyle bir şey hiç görmemiştim.

    Fahrenheit tam olarak nedir?
    Kısaca özetlemek gerekirse: 2005 yılında yayınlanan, David Cage tarafından yapılmış interaktif bir film. New York şehri anormal derecede soğuk bir döneme giriyor, şehirde bir dizi garip cinayet işleniyor ve siz aynı anda üç karakteri birden kontrol ediyorsunuz:

    Lucas Kane, sıradan bir programcıdır ve öfke nöbeti sırasında tanımadığı birini öldürür ve başına gelenleri anlamaz. Carla Valenti, cinayetleri araştıran dedektiftir. Tyler Miles ise Carla'nın ortağı olan ikinci dedektiftir.

    Bundan sonra, mistisizm, kadim kahinler, Hint ritüelleri, dünyanın sonu ve sonunda ağzınız açık kalacak kadar çılgın bir olay içeren bir dedektiflik öyküsü geliyor.

    Ama asıl önemli olan bu değil. Önemli olan, bunu nasıl anlattığı.

    Neden beş kez oynadım?
    Dürüst olmak gerekirse, "başarımlar için tekrar oynamak" veya "tüm sonları görmek" gibi şeylerin hayranı değilim. Daha çok tembel bir oyuncuyum; bir kere oynarım ve unuturum. Ama Fahrenheit beni her seferinde yeniden kendine bağlamayı başardı.

    İlk seferinde olay örgüsüne şok olmuş bir şekilde içinden geçtim.

    İkinci denememde ise bunu bilinçli olarak yaptım; diyaloglarda farklı replikler seçtim ve Carla ile Tyler'ın tepkilerinin nasıl değiştiğini gözlemledim.

    Üçüncü deneme - Hızlı Zamanlı Etkinlikte (QTE) hata yapmamaya çalıştım (daha fazlası aşağıda).

    Dördüncü ve beşinci bölümleri nostalji için ve yeniden düzenlenmiş versiyonda nelerin değiştiğini deneyimlemek için izledim. Onları bir dizi izler gibi izledim. Tıpkı yılbaşından önce her yıl tekrar izlediğiniz, bayram ruhunu hissettiğiniz ve nostalji duygusunu yaşadığınız filmler gibi. Benim için Fahrenheit, oyun sektöründe bu rolü oynuyor.

    Onu neden seviyorum?
    1. New York'un kış atmosferi
    Karla kaplı bir şehir, boş sokaklar, buğulu nefes, kafelerde kısık sesle çalan caz müziği, neon tabelalar. Oyun, genellikle sadece iyi bir film noir'da bulunan "büyük şehirde yalnızlık" hissini bir şekilde aktarmayı başarıyor. Olağanüstü soğukluğu ve bunaltıcı atmosferi fiziksel olarak hissedebiliyorsunuz.

    2. Hayatta olan karakterler
    Lucas, Carla ve Tyler "görevleri olan oyun kuklaları" değiller. Onlar da insanlar. Carla klostrofobiyle mücadele ediyor ve kabuslarıyla başa çıkmaya çalışıyor. Tyler uykusuz gecelerden ve soruşturmadan bitkin düşmüş durumda (oyunda, yanlış hatırlamıyorsam, bir de ruh sağlığı göstergesi var). Lucas normal bir hayat yaşamaya çalışıyor, ta ki bir gün bir kafede yaşanan bir olaydan sonra polisler dairesine baskın yapıp hayatını altüst edene kadar.

    3. Hala dinlediğim film müzikleri
    Angelo Badalamenti (evet, Lynch ile Twin Peaks'te çalışan aynı kişi) bu oyunun müziklerini besteledi ve bu müzikler hâlâ tüylerimi diken diken ediyor. Ana tema, "Dreams of a Murder", "Overdose."

    4. Anlamlı QTE'ler
    Günümüzde Hızlı Zamanlı Etkinlikler (Quick Time Events) çoğu zaman oyunculara yönelik bir hakaret olarak kullanılıyor. "Ölmekten kaçınmak için X'e basın."

    Ama Fahrenheit'te QTE'ler (Hızlı Zamanlı Etkinlikler) anlatının bir parçasıydı. Polislerden panik içinde kaçıyorsunuz ve panik, ekrandaki panikle senkronize oluyor. Kavga ediyorsunuz ve refleksleriniz Lucas'ın yüzüne yumruk yiyip yemeyeceğini belirliyor. Bir kızla yataktasınız ve evet, orada da QTE'ler vardı ve beklenmedik bir şekilde hem komik hem de garip bir durum yaratıyordu.

    5. Tuhaf olmaktan çekinmeyen bir olay örgüsü
    Oyunun sonunu spoiler vermeden anlatayım: Fahrenheit, oyunun sonuna doğru öyle kozmik bir boyuta ulaşıyor ki, oturup "Az önce ne oldu böyle?" diye merak edeceksiniz. Antik uygarlıklar, kahinler, iklim felaketi, insanlığın kaderi için son savaş yine de oyun, samimi bir havayı korumayı başarıyor; belirli bireylerin hikayesi merkezde kalıyor.

    Olumsuz yönleri mi? Bazıları var.
    Dürüst olmak gerekirse: oyun eski ve şu an biraz itici gelebilir.

    Grafikler 2005'ten kalma. Yüzler bazı yerlerde biraz sert, animasyonlar garip. Sonu -evet, çılgınca ama biraz tutarsız ve kafa karıştırıcı olabiliyor. Cage'in cilalı bir son için zamanı yokmuş gibi geliyor ve bazı sonlar, şahsen benim için, biraz sıkıcı ve ilgisizdi. Daha destansı bir sürpriz ve bazı açıklamalar bekliyordum, ama genel olarak, korkunç değil; neredeyse tüm sorularımı yanıtlıyor. Bazı QTE'ler özellikle dövüş sahnelerinde- sinir bozucu ve kafa karıştırıcı o kadar garip ki iki veya üç kez tekrar oynamanız gerekiyor.

    Ancak tüm bunlar affedilebilir çünkü oyunun bir ruhu var; modern AAA oyunlarının %90'ının baştan beri ruhtan yoksun olduğunu düşünürsek. O zamanlar farklı bir dünyaydı, ajandalar veya sansür yoktu, gerçek anlamda, hatta sanat eserleri diyebileceğim bir dönemdi.

    Neden bugün almalısınız?
    Eğer daha önce Fahrenheit oynamadıysanız, bir deneyin. Ciddi söylüyorum. Her açıdan iyi yaşlanmış bir oyun değil. Ama benim için, benimle birlikte olgunlaşan bir oyun.

    14 yaşında, onu cinayetler ve mistisizm içeren sert bir dedektif hikayesi olarak görürsünüz. 20 yaşında, yalnızlık ve kendini keşfetme üzerine bir hikaye olur. 30 yaşında ise, etrafınızdaki dünya çıldırırken insan olmanın ve insan kalmanın ne anlama geldiğine dair bir yansıma olarak algılarsınız.

    O tıpkı iyi bir kitap gibi. Her okuduğunuzda yeni bir şey keşfediyorsunuz.

    Epilog
    Altıncı kez geri döner miyim bilmiyorum. Büyük ihtimalle evet. Kışa kadar bekleyeceğim, hafta sonu açacağım, pizza sipariş edeceğim, kimse beni rahatsız etmesin diye telefonumu kapatacağım ve Lucas Kane'in bir lokanta tuvaletinde bir yabancıyı öldürmesine ve olaylar zincirini başlatmasına izin vereceğim.

    Çünkü bazı oyunlar ilgi çekicidir. Bir de anılar yaratan oyunlar vardır; Fahrenheit benim için işte böyle bir oyun. O tasasız zamanların anıları.

    Ve bu aşkın sonsuza dek süreceği anlaşılıyor.

    Birden fazla kez oynadığınız ve kalbinizde özel bir yeri olan, geçmişin ve o zamanların bir anısı olan oyun hangisi? Yorumlarda bildirin.
    Bir kere oynayıp bitirdiğiniz, kapatıp unuttuğunuz oyunlar vardır. Yıllar sonra geri dönüp, güneşin daha parlak parladığı ve dünyanın daha nazik olduğu zamanları nostaljik bir şekilde anımsadığınız oyunlar da vardır. Ve sonra, içinizde bir kıymık gibi yaşayan ve her oynadığınızda yeniden aşık olduğunuz bir oyun vardır. Özellikle de güncellenmiş dokulara sahip yeniden düzenlenmiş bir sürümü yayınlandıktan sonra, oynamayanlara da oynama ve ne tür bir meyve olduğunu görme fırsatı verdi. 2005 yılında piyasaya sürüldüğünü düşünürsek, oyun hala keyifli ve sürükleyici. Benim için bu, tüm QTE oyunlarının ve interaktif filmlerin atası olan Fahrenheit Indigo Prophecy. Beş kez bitirdim. Ve açıkçası, altıncı kez oynamaya da hazırım. İlk buluşma. 14 yaşındaydım. Tam olarak nasıl edindiğimi hatırlamak zor. Muhtemelen oyunları YouTube fragmanları veya Metacritic puanlarıyla değil, "kapağı güzel göründüğü için torrentten bir klasör indirerek" keşfettiğimiz zamanlardı. 14 veya 15 yaşındaydım, odamda oturuyordum, dışarıda kış vardı (atmosfer de buna uyuyordu) ve Quantic Dream'in daha sonra Heavy Rain, Beyond Two Souls ve Detroit'i yapacak olan aynı kişiler olduğunu bilmiyordum. Oyunu yeni başlattım ve sonuna kadar kendimi oyundan ayıramadım. İlk sahne bir lokantanın tuvaletinde geçiyor. Kahraman Lucas Kane, tuvaletin başında oturuyor, başı zonkluyor, elleri titriyor ve sonra tuvaletten çıkıp bir bıçak alıyor ve... bir adamı öldürüyor. Hiçbir sebep yokken. Nedenini bile anlamadan. 14 yaşında bir çocuk için şok ediciydi. O zamanlar oyunlarda böyle bir şey hiç görmemiştim. Fahrenheit tam olarak nedir? Kısaca özetlemek gerekirse: 2005 yılında yayınlanan, David Cage tarafından yapılmış interaktif bir film. New York şehri anormal derecede soğuk bir döneme giriyor, şehirde bir dizi garip cinayet işleniyor ve siz aynı anda üç karakteri birden kontrol ediyorsunuz: Lucas Kane, sıradan bir programcıdır ve öfke nöbeti sırasında tanımadığı birini öldürür ve başına gelenleri anlamaz. Carla Valenti, cinayetleri araştıran dedektiftir. Tyler Miles ise Carla'nın ortağı olan ikinci dedektiftir. Bundan sonra, mistisizm, kadim kahinler, Hint ritüelleri, dünyanın sonu ve sonunda ağzınız açık kalacak kadar çılgın bir olay içeren bir dedektiflik öyküsü geliyor. Ama asıl önemli olan bu değil. Önemli olan, bunu nasıl anlattığı. Neden beş kez oynadım? Dürüst olmak gerekirse, "başarımlar için tekrar oynamak" veya "tüm sonları görmek" gibi şeylerin hayranı değilim. Daha çok tembel bir oyuncuyum; bir kere oynarım ve unuturum. Ama Fahrenheit beni her seferinde yeniden kendine bağlamayı başardı. İlk seferinde olay örgüsüne şok olmuş bir şekilde içinden geçtim. İkinci denememde ise bunu bilinçli olarak yaptım; diyaloglarda farklı replikler seçtim ve Carla ile Tyler'ın tepkilerinin nasıl değiştiğini gözlemledim. Üçüncü deneme - Hızlı Zamanlı Etkinlikte (QTE) hata yapmamaya çalıştım (daha fazlası aşağıda). Dördüncü ve beşinci bölümleri nostalji için ve yeniden düzenlenmiş versiyonda nelerin değiştiğini deneyimlemek için izledim. Onları bir dizi izler gibi izledim. Tıpkı yılbaşından önce her yıl tekrar izlediğiniz, bayram ruhunu hissettiğiniz ve nostalji duygusunu yaşadığınız filmler gibi. Benim için Fahrenheit, oyun sektöründe bu rolü oynuyor. Onu neden seviyorum? 1. New York'un kış atmosferi Karla kaplı bir şehir, boş sokaklar, buğulu nefes, kafelerde kısık sesle çalan caz müziği, neon tabelalar. Oyun, genellikle sadece iyi bir film noir'da bulunan "büyük şehirde yalnızlık" hissini bir şekilde aktarmayı başarıyor. Olağanüstü soğukluğu ve bunaltıcı atmosferi fiziksel olarak hissedebiliyorsunuz. 2. Hayatta olan karakterler Lucas, Carla ve Tyler "görevleri olan oyun kuklaları" değiller. Onlar da insanlar. Carla klostrofobiyle mücadele ediyor ve kabuslarıyla başa çıkmaya çalışıyor. Tyler uykusuz gecelerden ve soruşturmadan bitkin düşmüş durumda (oyunda, yanlış hatırlamıyorsam, bir de ruh sağlığı göstergesi var). Lucas normal bir hayat yaşamaya çalışıyor, ta ki bir gün bir kafede yaşanan bir olaydan sonra polisler dairesine baskın yapıp hayatını altüst edene kadar. 3. Hala dinlediğim film müzikleri Angelo Badalamenti (evet, Lynch ile Twin Peaks'te çalışan aynı kişi) bu oyunun müziklerini besteledi ve bu müzikler hâlâ tüylerimi diken diken ediyor. Ana tema, "Dreams of a Murder", "Overdose." 4. Anlamlı QTE'ler Günümüzde Hızlı Zamanlı Etkinlikler (Quick Time Events) çoğu zaman oyunculara yönelik bir hakaret olarak kullanılıyor. "Ölmekten kaçınmak için X'e basın." Ama Fahrenheit'te QTE'ler (Hızlı Zamanlı Etkinlikler) anlatının bir parçasıydı. Polislerden panik içinde kaçıyorsunuz ve panik, ekrandaki panikle senkronize oluyor. Kavga ediyorsunuz ve refleksleriniz Lucas'ın yüzüne yumruk yiyip yemeyeceğini belirliyor. Bir kızla yataktasınız ve evet, orada da QTE'ler vardı ve beklenmedik bir şekilde hem komik hem de garip bir durum yaratıyordu. 5. Tuhaf olmaktan çekinmeyen bir olay örgüsü Oyunun sonunu spoiler vermeden anlatayım: Fahrenheit, oyunun sonuna doğru öyle kozmik bir boyuta ulaşıyor ki, oturup "Az önce ne oldu böyle?" diye merak edeceksiniz. Antik uygarlıklar, kahinler, iklim felaketi, insanlığın kaderi için son savaş yine de oyun, samimi bir havayı korumayı başarıyor; belirli bireylerin hikayesi merkezde kalıyor. Olumsuz yönleri mi? Bazıları var. Dürüst olmak gerekirse: oyun eski ve şu an biraz itici gelebilir. Grafikler 2005'ten kalma. Yüzler bazı yerlerde biraz sert, animasyonlar garip. Sonu -evet, çılgınca ama biraz tutarsız ve kafa karıştırıcı olabiliyor. Cage'in cilalı bir son için zamanı yokmuş gibi geliyor ve bazı sonlar, şahsen benim için, biraz sıkıcı ve ilgisizdi. Daha destansı bir sürpriz ve bazı açıklamalar bekliyordum, ama genel olarak, korkunç değil; neredeyse tüm sorularımı yanıtlıyor. Bazı QTE'ler özellikle dövüş sahnelerinde- sinir bozucu ve kafa karıştırıcı o kadar garip ki iki veya üç kez tekrar oynamanız gerekiyor. Ancak tüm bunlar affedilebilir çünkü oyunun bir ruhu var; modern AAA oyunlarının %90'ının baştan beri ruhtan yoksun olduğunu düşünürsek. O zamanlar farklı bir dünyaydı, ajandalar veya sansür yoktu, gerçek anlamda, hatta sanat eserleri diyebileceğim bir dönemdi. Neden bugün almalısınız? Eğer daha önce Fahrenheit oynamadıysanız, bir deneyin. Ciddi söylüyorum. Her açıdan iyi yaşlanmış bir oyun değil. Ama benim için, benimle birlikte olgunlaşan bir oyun. 14 yaşında, onu cinayetler ve mistisizm içeren sert bir dedektif hikayesi olarak görürsünüz. 20 yaşında, yalnızlık ve kendini keşfetme üzerine bir hikaye olur. 30 yaşında ise, etrafınızdaki dünya çıldırırken insan olmanın ve insan kalmanın ne anlama geldiğine dair bir yansıma olarak algılarsınız. O tıpkı iyi bir kitap gibi. Her okuduğunuzda yeni bir şey keşfediyorsunuz. Epilog Altıncı kez geri döner miyim bilmiyorum. Büyük ihtimalle evet. Kışa kadar bekleyeceğim, hafta sonu açacağım, pizza sipariş edeceğim, kimse beni rahatsız etmesin diye telefonumu kapatacağım ve Lucas Kane'in bir lokanta tuvaletinde bir yabancıyı öldürmesine ve olaylar zincirini başlatmasına izin vereceğim. Çünkü bazı oyunlar ilgi çekicidir. Bir de anılar yaratan oyunlar vardır; Fahrenheit benim için işte böyle bir oyun. O tasasız zamanların anıları. Ve bu aşkın sonsuza dek süreceği anlaşılıyor. Birden fazla kez oynadığınız ve kalbinizde özel bir yeri olan, geçmişin ve o zamanların bir anısı olan oyun hangisi? Yorumlarda bildirin.
    Beğen
    5
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 197 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Topluluktan gelen yeni bir teknoloji paylaşımı:

    **BELLEK EKSIKLIĞI**

    Merhaba benim depolama alanlarımda bir eksiklik olduğunu gördüm örneğin usb nin üzerinde 128 gb gözüküyor ama kendisi 114 gb yardım ederseniz sevinirim şimdiden teşekkürler :)

    ───────────────
    Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz:

    https://techforum.tr/threads/6581/

    #bellek #eksikliği #teknoloji #techforumtr
    📣 Topluluktan gelen yeni bir teknoloji paylaşımı: 📌 **BELLEK EKSIKLIĞI** 📝 Merhaba benim depolama alanlarımda bir eksiklik olduğunu gördüm örneğin usb nin üzerinde 128 gb gözüküyor ama kendisi 114 gb yardım ederseniz sevinirim şimdiden teşekkürler :) ─────────────── 👉 Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz: 🔗 https://techforum.tr/threads/6581/ #bellek #eksikliği #teknoloji #techforumtr
    Beğen
    3
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 119 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Birleşmiş Milletler'e göre, yapay zeka 2030 yılına kadar 1,3 milyar insanın tükettiği kadar su tüketecek.
    Birleşmiş Milletler Üniversitesi'ne göre, 2030 yılına kadar veri merkezlerinin toplam su tüketimi yılda 9,3 trilyon litreye ulaşabilir. Bu miktar, Sahra Altı Afrika'daki 1,3 milyar insanın asgari evsel su ihtiyacına eşdeğerdir.

    Tahmin, Birleşmiş Milletler Üniversitesi Su, Çevre ve Sağlık Enstitüsü uzmanları tarafından hazırlandı. Hesaplama, yalnızca sunucu soğutmasında kullanılan suyu değil, elektrik üretiminde kullanılan suyu da içeriyordu.

    2030 yılına kadar veri merkezleri yılda 945 TWh'ye kadar elektrik tüketebilir. Ana yük, sinir ağlarının eğitilmesinden değil, halihazırda devreye alınmış modeller tarafından yapılan sorguların işlenmesinden kaynaklanmaktadır: bu, yapay zeka enerji tüketiminin %80 ila %90'ını oluşturmaktadır.

    Yapay zeka kullanılarak oluşturulan tek bir kısa video, 200.000 spam mesajını filtrelemek kadar enerji gerektirebilir. Veri merkezlerinden kaynaklanan yıllık elektronik atık hacmi 2030 yılına kadar 2,5 milyon tona ulaşabilir.

    Raporun yazarları ayrıca yılda 399 milyon tona kadar CO2 emisyonu öngörüyor . Veri merkeziyle ilgili altyapının alanı 14.500 km2'yi aşabilir.

    Araştırmacılar, yapay zeka veri merkezlerinin büyümesinin küresel enerji ve su kaynakları üzerindeki yükü artıracağı konusunda uyarıyor.
    Birleşmiş Milletler Üniversitesi'ne göre, 2030 yılına kadar veri merkezlerinin toplam su tüketimi yılda 9,3 trilyon litreye ulaşabilir. Bu miktar, Sahra Altı Afrika'daki 1,3 milyar insanın asgari evsel su ihtiyacına eşdeğerdir. Tahmin, Birleşmiş Milletler Üniversitesi Su, Çevre ve Sağlık Enstitüsü uzmanları tarafından hazırlandı. Hesaplama, yalnızca sunucu soğutmasında kullanılan suyu değil, elektrik üretiminde kullanılan suyu da içeriyordu. 2030 yılına kadar veri merkezleri yılda 945 TWh'ye kadar elektrik tüketebilir. Ana yük, sinir ağlarının eğitilmesinden değil, halihazırda devreye alınmış modeller tarafından yapılan sorguların işlenmesinden kaynaklanmaktadır: bu, yapay zeka enerji tüketiminin %80 ila %90'ını oluşturmaktadır. Yapay zeka kullanılarak oluşturulan tek bir kısa video, 200.000 spam mesajını filtrelemek kadar enerji gerektirebilir. Veri merkezlerinden kaynaklanan yıllık elektronik atık hacmi 2030 yılına kadar 2,5 milyon tona ulaşabilir. Raporun yazarları ayrıca yılda 399 milyon tona kadar CO2 emisyonu öngörüyor . Veri merkeziyle ilgili altyapının alanı 14.500 km2'yi aşabilir. Araştırmacılar, yapay zeka veri merkezlerinin büyümesinin küresel enerji ve su kaynakları üzerindeki yükü artıracağı konusunda uyarıyor.
    Beğen
    5
    1 Cevaplar 0 Paylaşımlar 148 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • İşte 2026 standartlarında, performans odaklı bir "Güçlü Bilgisayar" için önerilen teknik yapı:
    1. Temel Bileşenler (Performans Omurgası)İşlemci (CPU): Çoklu görevler ve kurgu işleri için en az 8 çekirdekli, güncel nesil bir işlemci seçin. Öneri: Intel Core i7 (14. veya 15. nesil) veya AMD Ryzen 7 7000/9000 serisi. Ekran Kartı (GPU): Özellikle yapay zeka içerik üretimi ve Three.js simülasyonları için NVIDIA tercih etmeniz çok önemlidir. CUDA çekirdekleri, yapay zeka araçları ve render süreçleri için endüstri standardıdır. Öneri: RTX 4070 Ti Super veya üstü (En az 12GB - 16GB VRAM, yoğun görsel işler için kritik).Bellek (RAM): 16GB artık alt sınır. İçerik üretimi ve kodlama projelerinde aynı anda çok fazla sekme ve uygulama açtığınız için 32GB (2x16GB) DDR5 bellek idealdir. Depolama (SSD): Hız her şeydir. İşletim sistemi ve projeleriniz için en az 1TB veya 2TB NVMe M.2 SSD (PCIe 4.0 veya 5.0) kullanın.2. Kritik Tamamlayıcılar Anakart : İşlemcinizin ve RAM'inizin hızını tam destekleyen, gelecekte yükseltmeye açık (yeni nesil soket yapısına sahip) kaliteli bir B veya Z serisi anakart. Güç Kaynağı (PSU): Sistemin toplam yükünün en az %20 fazlasını karşılayacak, 80+ Gold sertifikalı bir PSU seçin. 750W-850W arası genellikle yeterlidir. Soğutma: Güçlü işlemciler ısınır. Uzun süreli render işlemleri yapıyorsanız, 240mm veya 360mm sıvı soğutma sistemin kararlılığını korur.3. Kullanım Alanınıza Özel Tavsiyeler İhtiyaç Neden Önemli? Yapay Zeka & Render NVIDIA GPU ve mümkün olduğunca yüksek VRAM (12GB+).Three.js & Kodlama İyi bir işlemci (tek çekirdek hızı) ve hızlı RAM. Video Kurgu Çok hızlı NVMe SSD ve en az 32GB RAM. Önemli NotlarFiyat/Performans: Bütçenizi belirlerken ekran kartına öncelik verin, çünkü içerik üretimi ve oyun performansını doğrudan belirleyen odur. Uyumluluk: Seçtiğiniz tüm parçaların (özellikle kasanın içine sığacak ekran kartı boyutu ve sıvı soğutma desteği) birbirine uygunluğunu PCPartPicker gibi sitelerden kontrol edebilirsiniz. Ekran: Tasarım ve kurgu işleriniz için renk doğruluğu yüksek (IPS panel, %100 sRGB/Adobe RGB kapsamlı) bir monitör seçmeyi ihmal etmeyin.
    1. Temel Bileşenler (Performans Omurgası)İşlemci (CPU): Çoklu görevler ve kurgu işleri için en az 8 çekirdekli, güncel nesil bir işlemci seçin. Öneri: Intel Core i7 (14. veya 15. nesil) veya AMD Ryzen 7 7000/9000 serisi. Ekran Kartı (GPU): Özellikle yapay zeka içerik üretimi ve Three.js simülasyonları için NVIDIA tercih etmeniz çok önemlidir. CUDA çekirdekleri, yapay zeka araçları ve render süreçleri için endüstri standardıdır. Öneri: RTX 4070 Ti Super veya üstü (En az 12GB - 16GB VRAM, yoğun görsel işler için kritik).Bellek (RAM): 16GB artık alt sınır. İçerik üretimi ve kodlama projelerinde aynı anda çok fazla sekme ve uygulama açtığınız için 32GB (2x16GB) DDR5 bellek idealdir. Depolama (SSD): Hız her şeydir. İşletim sistemi ve projeleriniz için en az 1TB veya 2TB NVMe M.2 SSD (PCIe 4.0 veya 5.0) kullanın.2. Kritik Tamamlayıcılar Anakart : İşlemcinizin ve RAM'inizin hızını tam destekleyen, gelecekte yükseltmeye açık (yeni nesil soket yapısına sahip) kaliteli bir B veya Z serisi anakart. Güç Kaynağı (PSU): Sistemin toplam yükünün en az %20 fazlasını karşılayacak, 80+ Gold sertifikalı bir PSU seçin. 750W-850W arası genellikle yeterlidir. Soğutma: Güçlü işlemciler ısınır. Uzun süreli render işlemleri yapıyorsanız, 240mm veya 360mm sıvı soğutma sistemin kararlılığını korur.3. Kullanım Alanınıza Özel Tavsiyeler İhtiyaç Neden Önemli? Yapay Zeka & Render NVIDIA GPU ve mümkün olduğunca yüksek VRAM (12GB+).Three.js & Kodlama İyi bir işlemci (tek çekirdek hızı) ve hızlı RAM. Video Kurgu Çok hızlı NVMe SSD ve en az 32GB RAM. Önemli NotlarFiyat/Performans: Bütçenizi belirlerken ekran kartına öncelik verin, çünkü içerik üretimi ve oyun performansını doğrudan belirleyen odur. Uyumluluk: Seçtiğiniz tüm parçaların (özellikle kasanın içine sığacak ekran kartı boyutu ve sıvı soğutma desteği) birbirine uygunluğunu PCPartPicker gibi sitelerden kontrol edebilirsiniz. Ekran: Tasarım ve kurgu işleriniz için renk doğruluğu yüksek (IPS panel, %100 sRGB/Adobe RGB kapsamlı) bir monitör seçmeyi ihmal etmeyin.
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 268 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • 1666: Amsterdam oyununu duyuruldu
    Assassin's Creed ve Assassin's Creed II'nin yaratıcısı Patrice Désilets tarafından kurulan Panache Digital Games stüdyosu, Summer Game Fest 2026'da 1666: Amsterdam oyununu duyurdu.

    Bu, büyülü bir dünyada geçen karanlık bir macera. Zandaris kabilesinin büyüsü, halkına mutluluk getirmek içindi. Ancak her şey ters gitti ve dünya kaos ve yıkımla doldu. Noa adında bir kız, geriye kalanları kurtarmaya, iblisleri keşfetmeye ve yenmeye çalışmalıdır. Bu konuda ona bir yol arkadaşı yardımcı olacaktır. Kahraman, yol arkadaşını kendisi seçmelidir. Olası seçenekler arasında karizmatik bir kara kedi de bulunmaktadır.

    Projenin henüz bir çıkış tarihi yok. Ancak oyuncular, 1666: Amsterdam'ın giriş bölümünü tamamen ücretsiz olarak deneyebilirler. Oyun Steam ve Epic Games Store'da mevcut.
    Assassin's Creed ve Assassin's Creed II'nin yaratıcısı Patrice Désilets tarafından kurulan Panache Digital Games stüdyosu, Summer Game Fest 2026'da 1666: Amsterdam oyununu duyurdu. Bu, büyülü bir dünyada geçen karanlık bir macera. Zandaris kabilesinin büyüsü, halkına mutluluk getirmek içindi. Ancak her şey ters gitti ve dünya kaos ve yıkımla doldu. Noa adında bir kız, geriye kalanları kurtarmaya, iblisleri keşfetmeye ve yenmeye çalışmalıdır. Bu konuda ona bir yol arkadaşı yardımcı olacaktır. Kahraman, yol arkadaşını kendisi seçmelidir. Olası seçenekler arasında karizmatik bir kara kedi de bulunmaktadır. Projenin henüz bir çıkış tarihi yok. Ancak oyuncular, 1666: Amsterdam'ın giriş bölümünü tamamen ücretsiz olarak deneyebilirler. Oyun Steam ve Epic Games Store'da mevcut.
    Beğen
    3
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 151 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Valve ana sayfa tasarımını güncelledi
    Steam ana sayfasının güncellenmiş tasarımı beta aşamasından çıktı ve artık tüm kullanıcılara sunuldu. Güncellemenin amacı, arayüz öğeleri arasında tutarlılık sağlamak ve oyun kataloğunda gezinmeyi kolaylaştırmaktır.

    Güncellemenin temel özellikleri
    Popüler ve Önerilenler: Belirli bir oyunun neden önerildiğine dair daha fazla bilgi artık mevcut. Kullanıcı yorumlarının bir özeti de görüntüleniyor ve bir resmin üzerine gelindiğinde kısa bir fragman beliriyor. İlgili oyunların önizlemeleri de slayt gösterisine eklendi.

    İstek Listesi ve Eklenti Bölümleri: İstek listesindeki oyunlar ve önerilen eklentilerdeki indirimler artık mağazada her zaman görünür durumda.

    Kişisel Takvim: Ana sayfaya önerilen yeni ve yakında çıkacak oyunların yer aldığı bir bölüm eklendi.

    Öneri listesi: Artık ana sayfadan ayrılmadan görüntülenebilir. Önerilen oyunlar alanı yeniden tasarlandı.

    Yakında Çıkacak Popüler Albümler: Bu bölüm, en çok beklenen albümleri yansıtacak şekilde güncellenmiştir.

    Arayüz ayarları: Artık oyunların üzerine geldiğinizde animasyonlu görselleri ve fragmanları devre dışı bırakabilirsiniz. Oyun kumandası kontrolleri iyileştirildi ve görseller artık daha yüksek çözünürlükte sunuluyor.

    Valve ayrıca, mağazanın içeriğinin özelleştirilebileceğini, buna yetişkinlere yönelik içerik düzeyinin ve sergilenen ürün türünün seçilmesinin de dahil olduğunu belirtti.
    Steam ana sayfasının güncellenmiş tasarımı beta aşamasından çıktı ve artık tüm kullanıcılara sunuldu. Güncellemenin amacı, arayüz öğeleri arasında tutarlılık sağlamak ve oyun kataloğunda gezinmeyi kolaylaştırmaktır. Güncellemenin temel özellikleri Popüler ve Önerilenler: Belirli bir oyunun neden önerildiğine dair daha fazla bilgi artık mevcut. Kullanıcı yorumlarının bir özeti de görüntüleniyor ve bir resmin üzerine gelindiğinde kısa bir fragman beliriyor. İlgili oyunların önizlemeleri de slayt gösterisine eklendi. İstek Listesi ve Eklenti Bölümleri: İstek listesindeki oyunlar ve önerilen eklentilerdeki indirimler artık mağazada her zaman görünür durumda. Kişisel Takvim: Ana sayfaya önerilen yeni ve yakında çıkacak oyunların yer aldığı bir bölüm eklendi. Öneri listesi: Artık ana sayfadan ayrılmadan görüntülenebilir. Önerilen oyunlar alanı yeniden tasarlandı. Yakında Çıkacak Popüler Albümler: Bu bölüm, en çok beklenen albümleri yansıtacak şekilde güncellenmiştir. Arayüz ayarları: Artık oyunların üzerine geldiğinizde animasyonlu görselleri ve fragmanları devre dışı bırakabilirsiniz. Oyun kumandası kontrolleri iyileştirildi ve görseller artık daha yüksek çözünürlükte sunuluyor. Valve ayrıca, mağazanın içeriğinin özelleştirilebileceğini, buna yetişkinlere yönelik içerik düzeyinin ve sergilenen ürün türünün seçilmesinin de dahil olduğunu belirtti.
    Beğen
    6
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 344 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • PlayStation Store'un 2026 Oyun Zamanı Yaz İndiriminde Neler Alınmalı?
    Sony'nin PlayStation kullanıcıları için yıllık küresel kampanyasıdır. Yaklaşık iki hafta süren bu kampanyada, popüler oyunlar ve hatta son dönemdeki önemli oyunlar da dahil olmak üzere yüzlerce oyun büyük indirimlerle satışa sunulur.

    2026 Oyun Zamanı İndirim Tarihleri
    PS Store'daki indirim kampanyası resmi olarak 27 Mayıs 2026'da başladı ve 10 Haziran 2026'da sona erecek.

    Sony, bu dönemde State of Play sunumunu da gerçekleştirecek. Resmi yayın, 3 Haziran 2026'da PlayStation'ın resmi YouTube ve Twitch kanallarında yapılacak. Bir saatten fazla sürmesi beklenen yayının en önemli bölümü, Wolverine hakkında tek oyunculu bir aksiyon oyunu olan Marvel's Wolverine'in tanıtımı olacak.

    PS Store'da hangi oyunlara indirim yapıldı?
    Başarılı ürünlerde indirimler
    Bu blok, eleştirmenlerden ve oyunculardan sürekli olarak yüksek puanlar alan, çok platformlu önemli oyunları içerir.

    The Witcher 3: Wild Hunt (Standart) — %80 indirim. Türkiye fiyatı: 50,80 TL.
    Red Dead Redemption 2 — %75 indirim. Türkiye fiyatı: 524,75 TL.
    Cyberpunk 2077 (Standart) — %55 indirim. Türkiye fiyatı: 1259,55 TL.
    God of War Ragnarök — %50 indirim. Türkiye fiyatı: 1399,50 TL.
    Assassin's Creed Shadows — %50 indirim. Türkiye fiyatı: 1.399,50 TL
    Baldur's Gate 3 — %25 indirim. Türkiye fiyatı: 1.874,25 TL.

    Fiyatlar genellikle Türkiye ve Hindistan'da daha uygundur.

    2026 sürümlerinde indirimler

    Bu oyunlar yakın zamanda piyasaya sürüldü, ancak şimdiden indirimli fiyattan satın alabilirsiniz:

    Resident Evil Requiem — %30 indirim. Türkiye fiyatı: 2414,30 TL.
    Nioh 3 — %29 indirim. Türkiye fiyatı: 2.448,79 TL.
    Dragon Quest VII: Reimagined Deluxe Edition — %25 indirim. Türkiye fiyatı: 2736,75 TL.
    God of War: Sons of Sparta — %20 indirim. Türkiye fiyatı: 1039,20 TL.
    Cairn — %20 indirim. Türkiye fiyatı: 1039,20 TL.
    En büyük indirimler
    Bu oyunlarda şu anda %70-85 indirim var:

    NBA 2K26 — %85 indirim. Türkiye fiyatı: 435 TL.
    The Witcher 3: Wild Hunt (Standart) — %80 indirim. Türkiye fiyatı: 50,80 TL.
    Resident Evil 4 (Remake) — %75 indirim. Türkiye fiyatı: 349,75 TL.
    Mortal Kombat 1 — %70 indirim. Türkiye fiyatı: 524,70 TL.
    PlayStation'a özel oyunlarda indirimler
    Sony'nin kendi yapımlarında yapılan fiyat indirimleri, platformun en popüler oyunlarından bazılarını dijital koleksiyonunuza harika bir fiyata eklemek için mükemmel bir fırsat sunuyor:

    Gran Turismo 7 — %50 indirim. Türkiye fiyatı: 999,50 TL.
    Astro Bot — %29 indirim. Türkiye fiyatı: 2129,29 TL.
    Yōtei'nin Hayaleti — %25 indirim. Türkiye fiyatı: 2.586,75 TL.
    God of War: Sons of Sparta — %20 indirim. Türkiye fiyatı: 1039,20 TL.
    2025 sürümlerinde indirimler
    Geçen yılın popüler oyunları indirimde:

    DOOM: The Dark Ages — %67 indirim. Türkiye fiyatı: 758,67 TL.
    SILENT HILL f ​​— ​​%50 indirim. Türkiye fiyatı: 1.724,50 TL.
    Battlefield 6 — %45 indirim. Türkiye fiyatı: 1.595 TL.
    Borderlands 4 — %40 indirim. Türkiye fiyatı: 1740 TL.
    Death Stranding 2: On The Beach — %38 indirim. Türkiye fiyatı: 2138,38 TL.
    Split Fiction — %30 indirim. Türkiye fiyatı: 1260 TL.
    Clair Obscur: Expedition 33 — %25 indirim. Türkiye fiyatı: 1311,75 TL.
    Gönderim ücretinde %20 indirim. Türkiye fiyatı: 1199,20 TL.
    Oyunların Deluxe sürümlerinde indirimler
    Sezon geçişleri, hikaye genişletmeleri ve oyun içi bonuslar içeren sürümler:

    Kingdom Come: Deliverance II Royal Edition — %60 indirim. Türkiye fiyatı: 1259,60 TL.
    Marvel's Spider-Man 2 Dijital Deluxe Sürümü — %45 indirim. Türkiye fiyatı: 2116,95 TL.
    Cyberpunk 2077: Ultimate Edition — %45 indirim. Türkiye fiyatı: 629,75 TL.
    Borderlands 4 Süper Deluxe Sürümü — %40 indirim. Türkiye fiyatı: 2808 TL.
    Resident Evil 9: Requiem Deluxe Edition — %30 indirim. Türkiye fiyatı: 2694,30 TL.
    Ghost of Yōtei Dijital Deluxe Sürümü — %23 indirim. Türkiye fiyatı: 2963,73 TL.
    Dispatch: Dijital Deluxe Sürüm — %20 indirim. Türkiye fiyatı: 1559,20 TL.

    PS Store 2026 Yaz İndirimleri ne zaman sona eriyor?
    Days of Play 2026 indirimi 10 Haziran'da sona eriyor. Lütfen promosyonun, seçtiğiniz bölgenin yerel saatine göre gün sonuna kadar süreceğini unutmayın. Örneğin, Hindistan PS Store'u Moskova saatinden 2,5 saat ileridedir, ancak Türkiye PlayStation hesabınız Moskova ile aynı saat dilimindedir.

    İndirimlerden yararlanmak için PlayStation Plus aboneliğine ihtiyacım var mı?
    PS Store'daki "Time to Play" kampanyasının temel fiyatları, abonelik durumuna bakılmaksızın tüm PlayStation kullanıcıları için geçerlidir. Kampanya tüm konsol sahipleri için geçerlidir.
    Sony'nin PlayStation kullanıcıları için yıllık küresel kampanyasıdır. Yaklaşık iki hafta süren bu kampanyada, popüler oyunlar ve hatta son dönemdeki önemli oyunlar da dahil olmak üzere yüzlerce oyun büyük indirimlerle satışa sunulur. 2026 Oyun Zamanı İndirim Tarihleri PS Store'daki indirim kampanyası resmi olarak 27 Mayıs 2026'da başladı ve 10 Haziran 2026'da sona erecek. Sony, bu dönemde State of Play sunumunu da gerçekleştirecek. Resmi yayın, 3 Haziran 2026'da PlayStation'ın resmi YouTube ve Twitch kanallarında yapılacak. Bir saatten fazla sürmesi beklenen yayının en önemli bölümü, Wolverine hakkında tek oyunculu bir aksiyon oyunu olan Marvel's Wolverine'in tanıtımı olacak. PS Store'da hangi oyunlara indirim yapıldı? Başarılı ürünlerde indirimler Bu blok, eleştirmenlerden ve oyunculardan sürekli olarak yüksek puanlar alan, çok platformlu önemli oyunları içerir. The Witcher 3: Wild Hunt (Standart) — %80 indirim. Türkiye fiyatı: 50,80 TL. Red Dead Redemption 2 — %75 indirim. Türkiye fiyatı: 524,75 TL. Cyberpunk 2077 (Standart) — %55 indirim. Türkiye fiyatı: 1259,55 TL. God of War Ragnarök — %50 indirim. Türkiye fiyatı: 1399,50 TL. Assassin's Creed Shadows — %50 indirim. Türkiye fiyatı: 1.399,50 TL Baldur's Gate 3 — %25 indirim. Türkiye fiyatı: 1.874,25 TL. Fiyatlar genellikle Türkiye ve Hindistan'da daha uygundur. 2026 sürümlerinde indirimler Bu oyunlar yakın zamanda piyasaya sürüldü, ancak şimdiden indirimli fiyattan satın alabilirsiniz: Resident Evil Requiem — %30 indirim. Türkiye fiyatı: 2414,30 TL. Nioh 3 — %29 indirim. Türkiye fiyatı: 2.448,79 TL. Dragon Quest VII: Reimagined Deluxe Edition — %25 indirim. Türkiye fiyatı: 2736,75 TL. God of War: Sons of Sparta — %20 indirim. Türkiye fiyatı: 1039,20 TL. Cairn — %20 indirim. Türkiye fiyatı: 1039,20 TL. En büyük indirimler Bu oyunlarda şu anda %70-85 indirim var: NBA 2K26 — %85 indirim. Türkiye fiyatı: 435 TL. The Witcher 3: Wild Hunt (Standart) — %80 indirim. Türkiye fiyatı: 50,80 TL. Resident Evil 4 (Remake) — %75 indirim. Türkiye fiyatı: 349,75 TL. Mortal Kombat 1 — %70 indirim. Türkiye fiyatı: 524,70 TL. PlayStation'a özel oyunlarda indirimler Sony'nin kendi yapımlarında yapılan fiyat indirimleri, platformun en popüler oyunlarından bazılarını dijital koleksiyonunuza harika bir fiyata eklemek için mükemmel bir fırsat sunuyor: Gran Turismo 7 — %50 indirim. Türkiye fiyatı: 999,50 TL. Astro Bot — %29 indirim. Türkiye fiyatı: 2129,29 TL. Yōtei'nin Hayaleti — %25 indirim. Türkiye fiyatı: 2.586,75 TL. God of War: Sons of Sparta — %20 indirim. Türkiye fiyatı: 1039,20 TL. 2025 sürümlerinde indirimler Geçen yılın popüler oyunları indirimde: DOOM: The Dark Ages — %67 indirim. Türkiye fiyatı: 758,67 TL. SILENT HILL f ​​— ​​%50 indirim. Türkiye fiyatı: 1.724,50 TL. Battlefield 6 — %45 indirim. Türkiye fiyatı: 1.595 TL. Borderlands 4 — %40 indirim. Türkiye fiyatı: 1740 TL. Death Stranding 2: On The Beach — %38 indirim. Türkiye fiyatı: 2138,38 TL. Split Fiction — %30 indirim. Türkiye fiyatı: 1260 TL. Clair Obscur: Expedition 33 — %25 indirim. Türkiye fiyatı: 1311,75 TL. Gönderim ücretinde %20 indirim. Türkiye fiyatı: 1199,20 TL. Oyunların Deluxe sürümlerinde indirimler Sezon geçişleri, hikaye genişletmeleri ve oyun içi bonuslar içeren sürümler: Kingdom Come: Deliverance II Royal Edition — %60 indirim. Türkiye fiyatı: 1259,60 TL. Marvel's Spider-Man 2 Dijital Deluxe Sürümü — %45 indirim. Türkiye fiyatı: 2116,95 TL. Cyberpunk 2077: Ultimate Edition — %45 indirim. Türkiye fiyatı: 629,75 TL. Borderlands 4 Süper Deluxe Sürümü — %40 indirim. Türkiye fiyatı: 2808 TL. Resident Evil 9: Requiem Deluxe Edition — %30 indirim. Türkiye fiyatı: 2694,30 TL. Ghost of Yōtei Dijital Deluxe Sürümü — %23 indirim. Türkiye fiyatı: 2963,73 TL. Dispatch: Dijital Deluxe Sürüm — %20 indirim. Türkiye fiyatı: 1559,20 TL. PS Store 2026 Yaz İndirimleri ne zaman sona eriyor? Days of Play 2026 indirimi 10 Haziran'da sona eriyor. Lütfen promosyonun, seçtiğiniz bölgenin yerel saatine göre gün sonuna kadar süreceğini unutmayın. Örneğin, Hindistan PS Store'u Moskova saatinden 2,5 saat ileridedir, ancak Türkiye PlayStation hesabınız Moskova ile aynı saat dilimindedir. İndirimlerden yararlanmak için PlayStation Plus aboneliğine ihtiyacım var mı? PS Store'daki "Time to Play" kampanyasının temel fiyatları, abonelik durumuna bakılmaksızın tüm PlayStation kullanıcıları için geçerlidir. Kampanya tüm konsol sahipleri için geçerlidir.
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 638 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
Daha Fazla Sonuç
Oyun Gündemi
Yükleniyor...
Forum Son Yazılan Konular
TechForumTR https://techforum.tr/sosyal