• Wccftech, Phantom Blade Zero için kare hızını %39 artıran en uygun grafik ayarlarını açıklar...
    Wccftech uzmanları, aksiyon-macera oyunu Phantom Blade Zero'nun PC sürümünün teknik incelemesini yayınladı.

    Uzmanlar, yeni oyunu mükemmel optimizasyonu, üstün grafikleri ve NVIDIA, AMD ve Intel'in en yeni yükseltici işlemcilerine verdiği destek nedeniyle övdü. Projeye ışın izleme ve yol izleme teknolojileri de entegre edildi. Bu teknolojiler, GPU işlem gücü açısından oldukça talepkardır ve geleneksel rasterleştirmeye kıyasla kare hızlarını önemli ölçüde düşürür.

    Ancak uzmanlar, oyunun son derece yüksek kaliteli karakter modelleri ve detaylı ortamları sayesinde Phantom Blade Zero'nun RT ve PT olmadan bile mükemmel olduğunu iddia ediyor. Uzmanlar ayrıca, oyun sırasında yaşanan çoğu takılmayı ortadan kaldıran shader ön derleme sistemini de övdü.

    Son olarak, uzmanlar bireysel grafik ayarlarının projenin genel performansı üzerindeki etkisini değerlendirdi. En çok kaynak tüketen seçenekler Yüksek Kaliteli Saç, Işın İzleme ve Yol İzleme'dir. Bunların tamamen devre dışı bırakılması önerilir. Ek olarak, Aydınlatma, Efektler, Malzeme Kalitesi, Görüş Mesafesi ve Çevre Detayı performansı önemli ölçüde etkiler. Bu ayarların Yüksek'e, sonuncusunun ise Orta'ya düşürülmesi önerilir. Gölge Kalitesi'nin Ultra'dan Çok Yüksek'e düşürülmesi de önerilir. Geri kalan ayarlar Ultra'da bırakılabilir.

    Bu ayarlar kullanıldığında, Core i7-14700K ve GeForce RTX 4090'a sahip bir sistemde ortalama kare hızı, Ultra ön ayarına kıyasla %39 artar. 1 ve 0.1 Düşük FPS ayarları ise sırasıyla %38 ve %34 artış göstermiştir.

    Alıntıdır...
    [b]Wccftech uzmanları, aksiyon-macera oyunu Phantom Blade Zero'nun PC sürümünün teknik incelemesini yayınladı. [/b] Uzmanlar, yeni oyunu mükemmel optimizasyonu, üstün grafikleri ve NVIDIA, AMD ve Intel'in en yeni yükseltici işlemcilerine verdiği destek nedeniyle övdü. Projeye ışın izleme ve yol izleme teknolojileri de entegre edildi. Bu teknolojiler, GPU işlem gücü açısından oldukça talepkardır ve geleneksel rasterleştirmeye kıyasla kare hızlarını önemli ölçüde düşürür. Ancak uzmanlar, oyunun son derece yüksek kaliteli karakter modelleri ve detaylı ortamları sayesinde Phantom Blade Zero'nun RT ve PT olmadan bile mükemmel olduğunu iddia ediyor. Uzmanlar ayrıca, oyun sırasında yaşanan çoğu takılmayı ortadan kaldıran shader ön derleme sistemini de övdü. Son olarak, uzmanlar bireysel grafik ayarlarının projenin genel performansı üzerindeki etkisini değerlendirdi. En çok kaynak tüketen seçenekler Yüksek Kaliteli Saç, Işın İzleme ve Yol İzleme'dir. Bunların tamamen devre dışı bırakılması önerilir. Ek olarak, Aydınlatma, Efektler, Malzeme Kalitesi, Görüş Mesafesi ve Çevre Detayı performansı önemli ölçüde etkiler. Bu ayarların Yüksek'e, sonuncusunun ise Orta'ya düşürülmesi önerilir. Gölge Kalitesi'nin Ultra'dan Çok Yüksek'e düşürülmesi de önerilir. Geri kalan ayarlar Ultra'da bırakılabilir. Bu ayarlar kullanıldığında, Core i7-14700K ve GeForce RTX 4090'a sahip bir sistemde ortalama kare hızı, Ultra ön ayarına kıyasla %39 artar. 1 ve 0.1 Düşük FPS ayarları ise sırasıyla %38 ve %34 artış göstermiştir. Alıntıdır...
    Beğen
    1
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 94 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Sony 3 boyutlu karakterler gösterebilen ELF-MN1 masaüstü ekranını tanıttı.
    Sony, kullanıcıların VR gözlüğü olmadan 3 boyutlu karakterleri, avatarları ve dijital nesneleri görüntülemesine olanak tanıyan kompakt ELF-MN1 uzamsal ekranı duyurdu . Masaüstü kullanım için tasarlanan yeni ürün, USB-C aracılığıyla bilgisayara veya akıllı telefona bağlanıyor.

    Cihaz, 1080 x 2160 piksel çözünürlüğe ve 403 PPI piksel yoğunluğuna sahip 6 inçlik bir ekrana sahiptir. Stereoskopik efekt, kullanıcının göz pozisyonunu izleyen ve görüntüyü 3 boyutlu bir efekt oluşturacak şekilde ayarlayan akıllı bir algoritma tarafından oluşturulur. Üreticiye göre, bu özellik düşük ışıkta bile çalışır. Ses, 1 watt'lık hoparlörler aracılığıyla verilir.

    ELF-MN1, Windows, iOS ve Android ile uyumludur. Galaxy S23 veya iPhone 15 veya üzeri bir cihaz gerektirirken, PC sistem gereksinimleri arasında minimum RTX 2070 ve 16 GB RAM bulunur. Bağlantı, DisplayPort Alt Mode desteğiyle USB-C üzerinden yapılır.

    ELF-MN1, HoloModels hizmetinden anime karakterlerinin yanı sıra Grok AI tabanlı Ani AI yardımcı uygulaması da dahil olmak üzere bir dizi başka hizmeti destekliyor. Sony ayrıca özel 3D nesneler oluşturmak için bir SDK da yayınlayacak.

    Sony ELF-MN1, 11 Aralık 2026'da Japonya'da satışa sunulacak. Tahmini fiyatı 54.000 yen cihazın diğer pazarlarda piyasaya sürülüp sürülmeyeceği henüz bilinmiyor.
    Sony, kullanıcıların VR gözlüğü olmadan 3 boyutlu karakterleri, avatarları ve dijital nesneleri görüntülemesine olanak tanıyan kompakt ELF-MN1 uzamsal ekranı duyurdu . Masaüstü kullanım için tasarlanan yeni ürün, USB-C aracılığıyla bilgisayara veya akıllı telefona bağlanıyor. Cihaz, 1080 x 2160 piksel çözünürlüğe ve 403 PPI piksel yoğunluğuna sahip 6 inçlik bir ekrana sahiptir. Stereoskopik efekt, kullanıcının göz pozisyonunu izleyen ve görüntüyü 3 boyutlu bir efekt oluşturacak şekilde ayarlayan akıllı bir algoritma tarafından oluşturulur. Üreticiye göre, bu özellik düşük ışıkta bile çalışır. Ses, 1 watt'lık hoparlörler aracılığıyla verilir. ELF-MN1, Windows, iOS ve Android ile uyumludur. Galaxy S23 veya iPhone 15 veya üzeri bir cihaz gerektirirken, PC sistem gereksinimleri arasında minimum RTX 2070 ve 16 GB RAM bulunur. Bağlantı, DisplayPort Alt Mode desteğiyle USB-C üzerinden yapılır. ELF-MN1, HoloModels hizmetinden anime karakterlerinin yanı sıra Grok AI tabanlı Ani AI yardımcı uygulaması da dahil olmak üzere bir dizi başka hizmeti destekliyor. Sony ayrıca özel 3D nesneler oluşturmak için bir SDK da yayınlayacak. Sony ELF-MN1, 11 Aralık 2026'da Japonya'da satışa sunulacak. Tahmini fiyatı 54.000 yen cihazın diğer pazarlarda piyasaya sürülüp sürülmeyeceği henüz bilinmiyor.
    Beğen
    2
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 155 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Yol izleme (path tracing) Phantom Blade Zero'nun kare hızını üç kat azaltıyor
    Wccftech, yeni aksiyon-macera oyunu Phantom Blade Zero'nun kapsamlı bir incelemesini yayınladı. Uzmanlar, diğer hususların yanı sıra, oyunun PC sürümünün teknik durumu hakkındaki izlenimlerini paylaştılar.

    Phantom Blade Zero'yu neslin en güzel oyunlarından biri olarak nitelendirdiler ve karakter animasyonlarını övdüler. Ayrıca, oyunun oldukça akıcı bir oynanış sunmasını sağlayan mükemmel shader ön derleme sistemini de övdüler.

    Görüntüde takılmalar yalnızca konumların ayrı ayrı bölümleri arasında geçiş yaparken gözlemleniyor. Ayrıca uzmanlar, projeye entegre edilen ışın izleme ve yol izleme teknolojilerinin görüntüyü belirgin şekilde dönüştürdüğünü, ancak genel performansı önemli ölçüde düşürdüğünü belirtti.

    Klasik rasterizasyon, Yüksek ön ayar, 4K çözünürlük ve DLSS Kalitesi ile Phantom Blade Zero oyununu çalıştıran bir sistemde, Core i7-13700F işlemci, GeForce RTX 4080 ekran kartı ve 32 GB RAM ile yaklaşık 100 fps elde edilebilir. Ancak, temel ışın izleme etkinleştirildiğinde kare hızı 50 fps'ye düşer. Yol izleme etkinleştirildiğinde ise bu bilgisayar yalnızca yaklaşık 30 fps sunar. 60 fps'ye ulaşmak için DLSS Performansı ve DLSS Kare Üretimi etkinleştirilmelidir.
    Wccftech, yeni aksiyon-macera oyunu Phantom Blade Zero'nun kapsamlı bir incelemesini yayınladı. Uzmanlar, diğer hususların yanı sıra, oyunun PC sürümünün teknik durumu hakkındaki izlenimlerini paylaştılar. Phantom Blade Zero'yu neslin en güzel oyunlarından biri olarak nitelendirdiler ve karakter animasyonlarını övdüler. Ayrıca, oyunun oldukça akıcı bir oynanış sunmasını sağlayan mükemmel shader ön derleme sistemini de övdüler. Görüntüde takılmalar yalnızca konumların ayrı ayrı bölümleri arasında geçiş yaparken gözlemleniyor. Ayrıca uzmanlar, projeye entegre edilen ışın izleme ve yol izleme teknolojilerinin görüntüyü belirgin şekilde dönüştürdüğünü, ancak genel performansı önemli ölçüde düşürdüğünü belirtti. Klasik rasterizasyon, Yüksek ön ayar, 4K çözünürlük ve DLSS Kalitesi ile Phantom Blade Zero oyununu çalıştıran bir sistemde, Core i7-13700F işlemci, GeForce RTX 4080 ekran kartı ve 32 GB RAM ile yaklaşık 100 fps elde edilebilir. Ancak, temel ışın izleme etkinleştirildiğinde kare hızı 50 fps'ye düşer. Yol izleme etkinleştirildiğinde ise bu bilgisayar yalnızca yaklaşık 30 fps sunar. 60 fps'ye ulaşmak için DLSS Performansı ve DLSS Kare Üretimi etkinleştirilmelidir.
    Beğen
    3
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 273 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Keychron ahşap kasalı K8 HE manyetik klavyesi
    Çinli marka Keychron, K8 HE manyetik klavyesinin yeni bir versiyonunu, All-Wood Special Edition'ı piyasaya sürdü. Bu model gerçek ahşap çerçeveye sahip.

    Üreticiye göre, K8 HE All-Wood Special Edition'da doğal ceviz ağacı kullanılmıştır. Ayrıca, ağacın özelliklerinden dolayı, her klavyede damar deseni biraz farklılık gösterecektir. Ahşap, ter ve neme karşı koruyucu bir kaplama ile işlenmiştir, ancak üretici zamanla yüzeyde doğal bir patina oluşacağı konusunda uyarıda bulunmaktadır.

    K8 HE All-Wood Special Edition, TKL formatında tasarlanmıştır. Çalışırken değiştirilebilir teknolojiye sahip Gateron Double-Rail Nebula manyetik anahtarlar kullanır. Her tuşun tetikleme noktası, 0,2 mm ile 3,8 mm arasında 0,1 mm'lik artışlarla ayrı ayrı ayarlanabilir. Ancak, sensör düzeni öncelikle Keychron Double-Rail anahtarlar için tasarlandığından, üçüncü taraf manyetik anahtarlar takılamaz.

    Kutu içeriğinde bulunan koyu kahverengi tuş başlıkları PBT plastikten üretilmiştir ve OSA profiline sahiptir. Karakterler opak olduğundan, RGB arka aydınlatma yalnızca tuşların etrafında görünür. Gürültüyü azaltmak için kasa EVA ve EPDM köpükle kaplanmış, kasanın alt kısmı ise PET filmle kaplanmıştır.

    Klavye, kablosuz bağlantıyı, Bluetooth 5.2'yi ve USB-C'yi destekler. Yazılım, açık kaynaklı QMK bellenimidir. Yapılandırma, tescilli Keychron Launcher web uygulaması kullanılarak yapılabilir.

    K8 HE Tamamen Ahşap Özel Sürümü artık üreticinin web sitesinde satışa sunuldu.
    Çinli marka Keychron, K8 HE manyetik klavyesinin yeni bir versiyonunu, All-Wood Special Edition'ı piyasaya sürdü. Bu model gerçek ahşap çerçeveye sahip. Üreticiye göre, K8 HE All-Wood Special Edition'da doğal ceviz ağacı kullanılmıştır. Ayrıca, ağacın özelliklerinden dolayı, her klavyede damar deseni biraz farklılık gösterecektir. Ahşap, ter ve neme karşı koruyucu bir kaplama ile işlenmiştir, ancak üretici zamanla yüzeyde doğal bir patina oluşacağı konusunda uyarıda bulunmaktadır. K8 HE All-Wood Special Edition, TKL formatında tasarlanmıştır. Çalışırken değiştirilebilir teknolojiye sahip Gateron Double-Rail Nebula manyetik anahtarlar kullanır. Her tuşun tetikleme noktası, 0,2 mm ile 3,8 mm arasında 0,1 mm'lik artışlarla ayrı ayrı ayarlanabilir. Ancak, sensör düzeni öncelikle Keychron Double-Rail anahtarlar için tasarlandığından, üçüncü taraf manyetik anahtarlar takılamaz. Kutu içeriğinde bulunan koyu kahverengi tuş başlıkları PBT plastikten üretilmiştir ve OSA profiline sahiptir. Karakterler opak olduğundan, RGB arka aydınlatma yalnızca tuşların etrafında görünür. Gürültüyü azaltmak için kasa EVA ve EPDM köpükle kaplanmış, kasanın alt kısmı ise PET filmle kaplanmıştır. Klavye, kablosuz bağlantıyı, Bluetooth 5.2'yi ve USB-C'yi destekler. Yazılım, açık kaynaklı QMK bellenimidir. Yapılandırma, tescilli Keychron Launcher web uygulaması kullanılarak yapılabilir. K8 HE Tamamen Ahşap Özel Sürümü artık üreticinin web sitesinde satışa sunuldu.
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 885 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • GTA VI'ya ait yeni ekran görüntüleri yayınladı ve yeni detaylar açıkladı
    Game Informer, GTA VI hakkında özel bir yazı yayınladı. Yakında çıkacak aksiyon oyunuyla ilgili yeni detayların yanı sıra, bir dizi yeni ekran görüntüsü de yayınlandı.

    Görüntüler, Leonida'nın hem gündüz hem de gece çeşitli köşelerini yansıtıyor. Ekran görüntülerinde Jason ve Lucia da yer alıyor.

    Yeni detaylara gelince, geliştiriciler Rockstar Games tarihindeki en büyük, en gerçekçi ve canlı dünyayı yaratmak için büyük çaba sarf ettiler. Bunu başarmak için Miami, Güney Florida ve sakinleri titizlikle incelendi.

    NPC çeşitliliğine özellikle önem verilmektedir. Karakterler boy, vücut yapısı, saç stili, kıyafet ve dövmeler, çiller gibi diğer detaylar açısından farklılık gösterecektir.

    Hava sistemi tamamen yenilendi. Oyuncular, açık gökyüzünden şimşekli fırtınalara kadar çeşitli hava koşullarıyla karşılaşacaklar. Rüzgar ayrıca karakterlerin saç stillerini de etkileyecek.

    Oyun ayrıca flamingolar, pelikanlar, maymunlar, kediler ve daha fazlası dahil olmak üzere 170'ten fazla hayvan türüne yer verecek. Köpekbalıkları, balinalar ve kaplumbağalar gibi su altı canlıları da oyuna dahil edildi.

    Paraşütle atlama, bilardo, jimnastik, dalış, yarış, hayvanat bahçesi ziyareti—GTA VI'da görevlerin dışında yapılacak çok şey var.

    Uzun zamandır beklenen aksiyon oyunu, 19 Kasım'da PlayStation 5 ve Xbox Series X/S için piyasaya sürülecek. Ön siparişler şu anda alınabilir.
    Game Informer, GTA VI hakkında özel bir yazı yayınladı. Yakında çıkacak aksiyon oyunuyla ilgili yeni detayların yanı sıra, bir dizi yeni ekran görüntüsü de yayınlandı. Görüntüler, Leonida'nın hem gündüz hem de gece çeşitli köşelerini yansıtıyor. Ekran görüntülerinde Jason ve Lucia da yer alıyor. Yeni detaylara gelince, geliştiriciler Rockstar Games tarihindeki en büyük, en gerçekçi ve canlı dünyayı yaratmak için büyük çaba sarf ettiler. Bunu başarmak için Miami, Güney Florida ve sakinleri titizlikle incelendi. NPC çeşitliliğine özellikle önem verilmektedir. Karakterler boy, vücut yapısı, saç stili, kıyafet ve dövmeler, çiller gibi diğer detaylar açısından farklılık gösterecektir. Hava sistemi tamamen yenilendi. Oyuncular, açık gökyüzünden şimşekli fırtınalara kadar çeşitli hava koşullarıyla karşılaşacaklar. Rüzgar ayrıca karakterlerin saç stillerini de etkileyecek. Oyun ayrıca flamingolar, pelikanlar, maymunlar, kediler ve daha fazlası dahil olmak üzere 170'ten fazla hayvan türüne yer verecek. Köpekbalıkları, balinalar ve kaplumbağalar gibi su altı canlıları da oyuna dahil edildi. Paraşütle atlama, bilardo, jimnastik, dalış, yarış, hayvanat bahçesi ziyareti—GTA VI'da görevlerin dışında yapılacak çok şey var. Uzun zamandır beklenen aksiyon oyunu, 19 Kasım'da PlayStation 5 ve Xbox Series X/S için piyasaya sürülecek. Ön siparişler şu anda alınabilir.
    Beğen
    6
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 849 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Dizi Tavsiyeleri, The Terror (TV Series 2018)
    https://youtu.be/pjq7Gl_hhPY?si=SZo44zhKztWDdcvB
    The Terror Season 1 Trailer | Rotten Tomatoes TV

    Not: Terror, gemilerden birinin adıdır.
    Roman, 1845 senesinde Atlas Okyanusu'ndan Büyük Okyanus'a bir geçit bulmak için Kuzey Kutbu'na çıktığı yolculuktan dönmeyen, kaybolması çeşitli spekülasyonlara sebep olan İngiliz gezgin ve kaşif Sir John Franklin'in gerçek hayatından hikaye edilmiştir. Kitapta anlatılan tüm karakterler de Franklin'in gerçek mürettebatından esinlenilmiştir. 1859 senesinde aynı bölgeye bir araştırma gemisi gönderilmiştir. Görgü şahidi eskimolardan edinilen bilgiler ve 25 Nisan 1948 tarihli bir seyir defterinin notları ile gerçekler gün yüzüne çıkarılmıştır. Gemilerin 1846 Eylül-1847 Nisan ayları arasında Victoria Boğazı'nda buzullar arasına sıkıştığı ve Franklin'in 1847 Haziran ayında can verdiği ortaya çıkmıştır. Sağ kalan mürettebatın hepsi buzda yürüyerek Kanada'ya erişmeye çalışırken açlık ve hastalıktan can vermiştir.
    Dizide, yoğun soğuk, hastalık ve doğal tehlikelerle beraber, kutup ayılarına karşı hayatta kalma mücadelesi veren Franklin'in mürettebatlarının gerilim ve dram türündeki hikayesi izleyicilere aktarılacaktır.


    Toplam 10 bölümden oluşmaktadır.

    Bağlantı: Buradaki seferdir...
    https://techforum.tr/sosyal/blogs/1695/sor-john-franklin-kesif-gezisi-1845-olen-denizcilerin-mumyalarinin-incelenmesi

    Rottan Tomatoes kritik:
    https://www.rottentomatoes.com/tv/the_terror/s01

    İMBD kritik:
    https://www.imdb.com/title/tt6050236/?ref_=tt_epspo_ep_1
    https://youtu.be/pjq7Gl_hhPY?si=SZo44zhKztWDdcvB The Terror Season 1 Trailer | Rotten Tomatoes TV Not: Terror, gemilerden birinin adıdır. [i]Roman, 1845 senesinde Atlas Okyanusu'ndan Büyük Okyanus'a bir geçit bulmak için Kuzey Kutbu'na çıktığı yolculuktan dönmeyen, kaybolması çeşitli spekülasyonlara sebep olan İngiliz gezgin ve kaşif Sir John Franklin'in gerçek hayatından hikaye edilmiştir. Kitapta anlatılan tüm karakterler de Franklin'in gerçek mürettebatından esinlenilmiştir. 1859 senesinde aynı bölgeye bir araştırma gemisi gönderilmiştir. Görgü şahidi eskimolardan edinilen bilgiler ve 25 Nisan 1948 tarihli bir seyir defterinin notları ile gerçekler gün yüzüne çıkarılmıştır. Gemilerin 1846 Eylül-1847 Nisan ayları arasında Victoria Boğazı'nda buzullar arasına sıkıştığı ve Franklin'in 1847 Haziran ayında can verdiği ortaya çıkmıştır. Sağ kalan mürettebatın hepsi buzda yürüyerek Kanada'ya erişmeye çalışırken açlık ve hastalıktan can vermiştir. Dizide, yoğun soğuk, hastalık ve doğal tehlikelerle beraber, kutup ayılarına karşı hayatta kalma mücadelesi veren Franklin'in mürettebatlarının gerilim ve dram türündeki hikayesi izleyicilere aktarılacaktır.[/i] Toplam 10 bölümden oluşmaktadır. Bağlantı: Buradaki seferdir... https://techforum.tr/sosyal/blogs/1695/sor-john-franklin-kesif-gezisi-1845-olen-denizcilerin-mumyalarinin-incelenmesi Rottan Tomatoes kritik: https://www.rottentomatoes.com/tv/the_terror/s01 İMBD kritik: https://www.imdb.com/title/tt6050236/?ref_=tt_epspo_ep_1
    Dizi Tavsiyeleri, The Terror (TV Series 2018)
    Beğen
    1
    1 Cevaplar 0 Paylaşımlar 904 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Aion 2 ücretsiz deneyin yeni MMORPG bugün herkese açık.
    NCsoft, 17 yıllık MMORPG oyunu Aion'un halefi olan Aion 2'yi Ekim ayında piyasaya sürüyor. Ancak herkes bugün ücretsiz oyunu deneyebilir: tüm oyunculara açık bir stres testi bu öğleden sonra başlıyor.

    Aion 2'nin çıkışından on iki saat önce

    "Lansman Ölçeği Testi" olarak adlandırılan test, bugün, 17 Eylül'de, Türkiye saatiyle 16:00'te başlayacak ve ilk etapta 21:00'e kadar altı saat sürecek. İkinci bir test penceresi ise yarın, 18 Eylül'de, 21:00'ten Cumartesi sabahı 03:00'e kadar devam edecek. Bu da toplamda on iki saatlik oyun süresi sağlayacak.

    Herkes katılabilir. NCsoft'a göre, ne anahtar ne davetiye ne de ön kayıt gerekiyor. Oyun Steam veya şirketin kendi Purple Launcher'ı üzerinden oynanabilir. Ön yükleme dün itibariyle mümkün. Ancak Steam üzerinden katılanların ayrı Playtest uygulamasını yüklemeleri gerekiyor.

    İlk test penceresindeki ilerleme ikinciye aktarılır. Ancak, ikinci pencere sona erdikten sonra NCsoft tüm ilerlemeyi sıfırlar. Bu nedenle karakterler ve kazanılan içerik ne erken erişim ne de nihai sürüme aktarılmaz. Ayrıca, test 37. seviye ile sınırlıdır, yani daha yüksek seviyeli içeriğe erişilemez.

    Para kazanma özelliği de devre dışı bırakıldı. Mağaza, Quna para birimi, geçiş kartları, üyelikler ve tüm ödeme seçenekleri devre dışı bırakıldı. Aynı durum pazar yeri, Quna borsası ve oyuncular arasındaki doğrudan ticaret için de geçerli. Ücretli Kurucu Paketlerindeki içerik de kullanılamaz durumda. NCsoft'a göre, Lansman Ölçek Testi, yaklaşan lansman için bir hazırlık niteliğinde.

    Aion 2, 2009'da Avrupa'da piyasaya sürülen orijinal Aion'un bıraktığı yerden devam ediyor. Selefinde olduğu gibi, oyunda iki fraksiyon karşı karşıya geliyor: Elyos ve Asmodianlar. Uçmak yine merkezi bir rol oynuyor ve NCsoft bunu keşif ve savaşla daha da yakından bütünleştirmeyi hedefliyor. Geliştirici, gökyüzünü sadece bir seyahat aracı olarak değil, kendi başına bir savaş alanı olarak tanımlıyor.


    Teknik olarak, Aion 2 Unreal Engine 5 kullanıyor. Geliştiricilere göre, oyun dünyası ilk Aion'a göre yaklaşık 36 kat daha büyük olacak. NCsoft, PvP savaşlarına ek olarak, tek oyunculu içeriklerin yanı sıra beş veya on oyuncu için grup örnekleri de dahil olmak üzere çeşitli formatlarda 200'den fazla zindan vaat ediyor.

    Resmi sistem gereksinimleri, en azından düşük detay ayarları için orta düzeydedir. "Düşük" ön ayarıyla Full HD için NCsoft, Ryzen 7 3700X veya Core i7-11700, 16 GB RAM ve GeForce RTX 2070 öneriyor. Minimum gereksinimler ise Ryzen 5 2600 veya Core i5-10500, 8 GB RAM ve GeForce GTX 1050 Ti'dir. Her iki durumda da 100 GB boş depolama alanı gereklidir.

    Ekim başında piyasaya sürülecek.
    Aion 2, 5 Ekim 2026'da PC için resmi olarak piyasaya sürülecek ve ücretsiz oynanabilir bir oyun olarak sunulacak. Kurucu Paketi satın alanlar ise beş gün önce oynamaya başlayabilecekler: Gelişmiş Erişim 30 Eylül'de başlayacak.

    MMO devam oyununu denemek ve kendilerine uygun olup olmadığını görmek isteyen herkes bugün ücretsiz olarak deneme fırsatına sahip. İlk test penceresi saat 15:00'te açılıyor ve 21:00'te sona eriyor ikinci ve son tur ise yarın akşam gerçekleşecek.
    NCsoft, 17 yıllık MMORPG oyunu Aion'un halefi olan Aion 2'yi Ekim ayında piyasaya sürüyor. Ancak herkes bugün ücretsiz oyunu deneyebilir: tüm oyunculara açık bir stres testi bu öğleden sonra başlıyor. [h2]Aion 2'nin çıkışından on iki saat önce[/h2] "Lansman Ölçeği Testi" olarak adlandırılan test, bugün, 17 Eylül'de, Türkiye saatiyle 16:00'te başlayacak ve ilk etapta 21:00'e kadar altı saat sürecek. İkinci bir test penceresi ise yarın, 18 Eylül'de, 21:00'ten Cumartesi sabahı 03:00'e kadar devam edecek. Bu da toplamda on iki saatlik oyun süresi sağlayacak. Herkes katılabilir. NCsoft'a göre, ne anahtar ne davetiye ne de ön kayıt gerekiyor. Oyun Steam veya şirketin kendi Purple Launcher'ı üzerinden oynanabilir. Ön yükleme dün itibariyle mümkün. Ancak Steam üzerinden katılanların ayrı Playtest uygulamasını yüklemeleri gerekiyor. İlk test penceresindeki ilerleme ikinciye aktarılır. Ancak, ikinci pencere sona erdikten sonra NCsoft tüm ilerlemeyi sıfırlar. Bu nedenle karakterler ve kazanılan içerik ne erken erişim ne de nihai sürüme aktarılmaz. Ayrıca, test 37. seviye ile sınırlıdır, yani daha yüksek seviyeli içeriğe erişilemez. Para kazanma özelliği de devre dışı bırakıldı. Mağaza, Quna para birimi, geçiş kartları, üyelikler ve tüm ödeme seçenekleri devre dışı bırakıldı. Aynı durum pazar yeri, Quna borsası ve oyuncular arasındaki doğrudan ticaret için de geçerli. Ücretli Kurucu Paketlerindeki içerik de kullanılamaz durumda. NCsoft'a göre, Lansman Ölçek Testi, yaklaşan lansman için bir hazırlık niteliğinde. Aion 2, 2009'da Avrupa'da piyasaya sürülen orijinal Aion'un bıraktığı yerden devam ediyor. Selefinde olduğu gibi, oyunda iki fraksiyon karşı karşıya geliyor: Elyos ve Asmodianlar. Uçmak yine merkezi bir rol oynuyor ve NCsoft bunu keşif ve savaşla daha da yakından bütünleştirmeyi hedefliyor. Geliştirici, gökyüzünü sadece bir seyahat aracı olarak değil, kendi başına bir savaş alanı olarak tanımlıyor. Teknik olarak, Aion 2 Unreal Engine 5 kullanıyor. Geliştiricilere göre, oyun dünyası ilk Aion'a göre yaklaşık 36 kat daha büyük olacak. NCsoft, PvP savaşlarına ek olarak, tek oyunculu içeriklerin yanı sıra beş veya on oyuncu için grup örnekleri de dahil olmak üzere çeşitli formatlarda 200'den fazla zindan vaat ediyor. Resmi sistem gereksinimleri, en azından düşük detay ayarları için orta düzeydedir. "Düşük" ön ayarıyla Full HD için NCsoft, Ryzen 7 3700X veya Core i7-11700, 16 GB RAM ve GeForce RTX 2070 öneriyor. Minimum gereksinimler ise Ryzen 5 2600 veya Core i5-10500, 8 GB RAM ve GeForce GTX 1050 Ti'dir. Her iki durumda da 100 GB boş depolama alanı gereklidir. [b]Ekim başında piyasaya sürülecek.[/b] Aion 2, 5 Ekim 2026'da PC için resmi olarak piyasaya sürülecek ve ücretsiz oynanabilir bir oyun olarak sunulacak. Kurucu Paketi satın alanlar ise beş gün önce oynamaya başlayabilecekler: Gelişmiş Erişim 30 Eylül'de başlayacak. MMO devam oyununu denemek ve kendilerine uygun olup olmadığını görmek isteyen herkes bugün ücretsiz olarak deneme fırsatına sahip. İlk test penceresi saat 15:00'te açılıyor ve 21:00'te sona eriyor ikinci ve son tur ise yarın akşam gerçekleşecek.
    Beğen
    2
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 2B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • 007 First Light İncelemesi Genç James Bond’un İlk Büyük Görevi
    007 First Light, James Bond'un henüz herkesin tanıdığı deneyimli Ajan 007 olmadığı döneme odaklanıyor. Karşımızda genç, özgüvenli, zaman zaman dürtüsel davranan ve görev sırasında doğaçlama yapmak zorunda kalan bir James Bond bulunuyor.

    Yaklaşık 24 saatlik oyun süresi boyunca bölümler dikkatli şekilde keşfedildiğinde, oyunun yalnızca çatışmalara değil; gizlilik, çevreyi kullanma, farklı yollar bulma ve hikâye anlatımına da büyük önem verdiği görülüyor.

    Henüz Tam Anlamıyla Ajan 007 Olmayan Bir Bond

    Oyunun en önemli noktalarından biri James Bond'un karakter gelişimi.

    Burada karşımıza her durumu önceden hesaplayan, tamamen soğukkanlı ve kusursuz bir ajan çıkmıyor. James genç, cesur, kendine güvenen fakat zaman zaman fazla hızlı karar veren biri.

    Bir operasyonu cesareti sayesinde kurtarabilirken birkaç dakika sonra aynı özgüveni yüzünden kendisini zor bir durumun içine sokabiliyor.

    Bu yaklaşım oyunun adına da uyuyor. First Light, Bond'un bilinen kişiliğine ulaşmadan önceki dönemini anlatıyor.

    Daniel Craig dönemindeki Bond'un fiziksel ve sert dövüş tarzının etkisi oyunda hissediliyor. Ancak buradaki James daha genç, daha neşeli ve risk almaktan daha fazla keyif alan bir karakter olarak işlenmiş.

    Patrick Gibson'ın canlandırdığı Bond da bu genç karakter yapısına uygun bir performans sergiliyor.

    Hitman Benzerliği Var Ama Aynı Oyun Değil

    007 First Light'ın geliştiricisi IO Interactive olduğu için oyunun Hitman serisine benzeyeceği düşünülüyordu.

    Gerçekten de iki oyun arasında bazı ortak noktalar bulunuyor.

    Büyük alanlarda dolaşmak, insanların konuşmalarını dinlemek, dikkat dağıtmak, alternatif yollar bulmak ve girilmemesi gereken alanlara farklı yöntemlerle ulaşmak oyunun önemli parçaları arasında.

    Ancak James Bond ile Ajan 47'nin yaklaşımı birbirinden oldukça farklı.

    Ajan 47 genellikle planlı, sakin ve görünmeden hareket eden bir karakterken genç Bond'un planları her zaman aynı şekilde ilerlemiyor.

    Bir görev sessiz şekilde başlayabiliyor, ardından bir güvenlik görevlisinin dikkatini dağıtmanız gerekebiliyor. Sonrasında fark edilip yakın dövüşe girebilir, düşmanın silahını alabilir ve çatışmayı tamamen farklı bir şekilde sürdürebilirsiniz.

    Oyunun temel yapısı da tam olarak bu değişkenlik üzerine kurulmuş.

    Plan Bozulduğunda Oyun Daha Hareketli Hale Geliyor

    Oyunun dikkat çeken özelliklerinden biri yakın dövüş ile silahlı çatışmanın birbirinden kopuk hissettirilmemesi.

    James Bond bir düşmanı yakın dövüşle etkisiz hale getirip hemen ardından yerdeki silahı alabiliyor. Şarjör boşaldığında ise silahı yeniden doldurmak yerine düşmana fırlatarak tekrar yakın dövüşe geçebiliyor.

    Çevrede bulunan nesneler de çatışmalar sırasında kullanılabiliyor.

    Masalar, sandalyeler, yangın söndürücüler, kupalar, dosyalar ve çeşitli eşyalar yalnızca ortamı süsleyen nesneler değil.

    Çatışmanın bir parçası haline gelebiliyorlar.

    Bu nedenle dövüşlerde yalnızca elinizdeki silaha bağlı kalmıyorsunuz. Bulunduğunuz ortamı takip etmek ve neyi kullanabileceğinizi görmek önem kazanıyor.

    Silahlar Sürekli Kullanılan Bir Araç Değil

    Oyunda ateşli silahlar bilinçli şekilde geçici tutulmuş.

    Mühimmat her zaman bol olmadığı için elde edilen bir tabanca bütün bölüm boyunca kullanılan temel araç haline gelmiyor.

    Silah belirli bir sorunu çözmek için kullanılabiliyor ve daha sonra tekrar yakın dövüşe veya çevredeki nesnelere dönmeniz gerekebiliyor.

    Bu sistem oyuncuyu sürekli aynı yöntemle ilerlemek yerine farklı çözümler kullanmaya yönlendiriyor.

    Öldürme İzni Sistemi

    Oyundaki dikkat çekici sistemlerden biri de öldürme izni.

    Bond'un karşısındaki kişiler doğrudan ölümcül bir tehdit oluşturmuyorsa oyun hemen ateşli silah kullanmaya izin vermiyor.

    Bu bölümlerde gözlem yapmak, konuşmaları takip etmek, insanları yanıltmak ve farklı bir geçiş yolu bulmak gerekiyor.

    Ancak durum ölümcül çatışmaya dönüştüğünde öldürme izni devreye giriyor.

    Bu noktadan sonra oyunun çatışma sistemi daha serbest hale geliyor.

    Böylece sessiz ilerlenen bölümler ile büyük çatışmalar arasında belirgin bir tempo farkı oluşuyor.

    Gizlilik Sistemi Daha Esnek

    007 First Light'taki gizlilik sistemi, küçük bir hata yapıldığında oyuncuyu sürekli en son kayıt noktasına döndürmek üzerine kurulmamış.

    Bond fark edildiğinde her zaman görev başarısız sayılmıyor.

    Bazı durumlarda konuşarak şüpheyi azaltabiliyor, bazı durumlarda hızla ortamdan uzaklaşabiliyor veya kısa bir çatışmanın ardından görevine devam edebiliyor.

    Bu sistem özellikle genç Bond'un karakterine uyuyor.

    Çünkü karşıdaki karakter her şeyi kusursuz şekilde planlayan bir ajan değil. Risk alıyor, hata yapıyor ve oluşan durumdan çıkmanın bir yolunu buluyor.

    Sosyal Gizlilik

    Büyük ve kalabalık alanlarda insanların konuşmalarını dinlemek önemli hale geliyor.

    Bir güvenlik görevlisinin yaşadığı sorun, kaybolmuş bir kart veya başka bir kişinin yaptığı konuşma yeni bir geçiş yolunun ortaya çıkmasını sağlayabiliyor.

    Bu nedenle mekânlar yalnızca güzel görünen arka planlardan oluşmuyor.

    Oyuncu çevredeki insanları ve olayları takip ettikçe alan içerisindeki bağlantılar ortaya çıkıyor.

    Bond kalabalığın arasında tamamen görünmez olmaya çalışmıyor. Daha çok orada bulunmaya hakkı olduğuna çevresindekileri ikna etmeye çalışıyor.

    Oyun Tamamen Serbest Bir Yapıya Sahip Değil

    First Light büyük ve tamamen serbest bir dünya sunmuyor.

    Oyuncuya farklı yollar, araçlar ve yöntemler sunulsa da hikâyenin yönü büyük ölçüde geliştiriciler tarafından belirleniyor.

    Oyuncu bir bölümü nasıl geçeceğine karar verebiliyor fakat hikâyenin nereye gideceğini değiştiremiyor.

    Bu yapı daha kontrollü ve sinematik bir James Bond deneyimi oluşturmak için tercih edilmiş.

    Başlangıç Bölümü Oyunun Yapısını Gösteriyor

    Oyunun eğitim bölümü klasik bir öğretici bölüm gibi hazırlanmak yerine James Bond'un gelişimini gösterecek şekilde tasarlanmış.

    Kısa süre içerisinde dövüş, araç kullanma, atış, parkur ve farklı görev türleri arasında geçiş yapılıyor.

    Bu bölüm aynı zamanda oyunun ilerleyen saatlerde de tek bir oynanış biçimine bağlı kalmayacağını gösteriyor.

    Oyunun temel özelliklerinden biri farklı sistemler arasında hızlı şekilde geçiş yapılması.

    Bond'un Teknolojik Araçları

    James Bond oyununda teknolojik araçlar önemli bir yere sahip.

    Saat, çevreyi incelemek, önemli noktaları belirlemek ve elektronik cihazlarla etkileşim kurmak için kullanılabiliyor.

    Diğer araçlar ise güvenlik görevlilerinin dikkatini dağıtmak veya yeni geçiş yolları oluşturmak için kullanılabiliyor.

    Görevlerden önce kullanılacak ekipmanların seçilebildiği bölümler de bulunuyor.

    Araçların sayısı gereğinden fazla tutulmamış.

    Amaç, oyuncunun sürekli menüler arasında dolaşması değil, doğru zamanda doğru aracı kullanması.

    Bulmacalar Oyunun Temposunu Yavaşlatabiliyor

    Kaynak değerlendirmede en fazla eleştirilen bölümlerden biri bulmacalar.

    Bazı alanlarda kapı kodlarını bulmak için çevreyi araştırmak, notları okumak ve çeşitli ipuçlarını takip etmek gerekiyor.

    Bu bölümler teorik olarak ajanlık temasına uygun olsa da hızlı ilerleyen bölümlerin ortasında oyunun temposunu düşürebiliyor.

    Özellikle hareketli bir gizlilik veya çatışma bölümünün hemen ardından şifre aramak, oyunun akışında belirgin bir yavaşlama oluşturabiliyor.

    Sorun bulmacaların çok zor olması değil, oyunun diğer bölümlerindeki hızlı tempoyla her zaman uyumlu olmaması.

    Sinematik Anlatım

    007 First Light belirli bir James Bond filmini doğrudan tekrar etmeye çalışmıyor.

    Bunun yerine Bond yapımlarının genel havasını kullanıyor.

    Lüks mekânlar, teknolojik alanlar, farklı ülkeler, ani çatışmalar, İngiliz mizahı ve büyük planların konuşulduğu sahneler oyunun atmosferini oluşturuyor.

    Ara sahneler ile oyuncunun kontrolü ele aldığı bölümler arasındaki geçişler de oldukça akıcı şekilde hazırlanmış.

    Bazı anlarda ara sahnenin bittiğini ve kontrolün yeniden oyuncuya geçtiğini hemen fark etmek mümkün olmayabiliyor.

    Çatışmalar Sinematik Yapının Önemli Bir Parçası

    Oyunun sinematik yapısını en fazla destekleyen bölümler çatışmalar.

    Bond'un çevredeki nesneleri kullanması, düşmanın silahını alması, mesafeyi değiştirmesi ve yakın dövüşe geçmesi sahnelerin önceden hazırlanmış bir film sahnesi gibi görünmesini sağlayabiliyor.

    Ancak bütün hareketler tamamen önceden belirlenmiş değil.

    Aynı alan başka bir oyuncu tarafından farklı şekilde geçilebiliyor.

    Bu da çatışmaların hem sinematik hem de oyuncunun kararlarına bağlı kalmasını sağlıyor.

    Müzik James Bond'un Gelişimine Eşlik Ediyor

    Oyunun müzik kullanımında genç Bond fikri devam ettirilmiş.

    James oyunun başında klasik 007 temasının tamamına sahip değil.

    Tanıdık ritimler ve müzikal öğeler zaman zaman duyuluyor ancak Bond geliştikçe klasik tema da daha belirgin hale geliyor.

    Müzik böylece yalnızca arka planda kullanılan bir unsur olmaktan çıkıyor ve karakter gelişiminin bir parçası haline geliyor.

    Gizlilik bölümlerinde daha sakin, çatışmalarda ise daha güçlü bir yapıya geçiyor.

    Bu geçişler aniden değil, oynanışla birlikte gerçekleşiyor.

    Patrick Gibson'ın James Bond Yorumu

    Patrick Gibson'ın canlandırdığı Bond, önceki sinema oyuncularını doğrudan taklit etmeye çalışmıyor.

    Karakter henüz gelecekteki Ajan 007'nin bütün özelliklerini tamamen kazanmış değil.

    Cesur fakat zaman zaman düşünmeden hareket ediyor.

    Kendine güveniyor fakat her kararının sonucunu kolaylıkla kontrol edemiyor.

    Mizahı da karakterin gençliğiyle bağlantılı şekilde kullanılıyor.

    Tehlikeli durumlarda espri yapabiliyor fakat sahnenin ciddiyetini tamamen ortadan kaldırmıyor.

    Oyun ilerledikçe karakterin genç bir Bond oyuncusundan çok doğrudan James Bond gibi hissettirmeye başladığı belirtiliyor.

    Genel Değerlendirme

    007 First Light, bir James Bond filminin doğrudan oyun uyarlaması olarak hazırlanmamış.

    Hitman'in farklı bir karakterle yeniden yapılmış hali de değil.

    Genç James Bond'un Ajan 007 kimliğine doğru ilerlediği bağımsız bir hikâye sunuyor.

    Gizlilik, yakın dövüş, silahlı çatışma, teknolojik araçlar ve sinematik anlatım birbirinden tamamen ayrı sistemler gibi kullanılmak yerine aynı akışın parçaları olarak tasarlanmış.

    Kaynak değerlendirmede oyunun en güçlü tarafları arasında genç Bond'un karakter gelişimi, çatışma sistemi, çevrenin kullanımı, müzik, gizlilik ve sinematik sahneler gösteriliyor.

    En belirgin eleştiri ise bazı bulmacaların oyunun temposunu yavaşlatması.

    Değerlendirme: 9,5 / 10
    007 First Light, James Bond'un tamamlanmış halini göstermek yerine Ajan 007'nin nasıl şekillendiğini anlatan bir başlangıç hikâyesi olarak ele alınıyor.
    007 First Light, James Bond'un henüz herkesin tanıdığı deneyimli Ajan 007 olmadığı döneme odaklanıyor. Karşımızda genç, özgüvenli, zaman zaman dürtüsel davranan ve görev sırasında doğaçlama yapmak zorunda kalan bir James Bond bulunuyor. Yaklaşık 24 saatlik oyun süresi boyunca bölümler dikkatli şekilde keşfedildiğinde, oyunun yalnızca çatışmalara değil; gizlilik, çevreyi kullanma, farklı yollar bulma ve hikâye anlatımına da büyük önem verdiği görülüyor. [h2]Henüz Tam Anlamıyla Ajan 007 Olmayan Bir Bond[/h2] Oyunun en önemli noktalarından biri James Bond'un karakter gelişimi. Burada karşımıza her durumu önceden hesaplayan, tamamen soğukkanlı ve kusursuz bir ajan çıkmıyor. James genç, cesur, kendine güvenen fakat zaman zaman fazla hızlı karar veren biri. Bir operasyonu cesareti sayesinde kurtarabilirken birkaç dakika sonra aynı özgüveni yüzünden kendisini zor bir durumun içine sokabiliyor. Bu yaklaşım oyunun adına da uyuyor. First Light, Bond'un bilinen kişiliğine ulaşmadan önceki dönemini anlatıyor. Daniel Craig dönemindeki Bond'un fiziksel ve sert dövüş tarzının etkisi oyunda hissediliyor. Ancak buradaki James daha genç, daha neşeli ve risk almaktan daha fazla keyif alan bir karakter olarak işlenmiş. Patrick Gibson'ın canlandırdığı Bond da bu genç karakter yapısına uygun bir performans sergiliyor. [h2]Hitman Benzerliği Var Ama Aynı Oyun Değil[/h2] 007 First Light'ın geliştiricisi IO Interactive olduğu için oyunun Hitman serisine benzeyeceği düşünülüyordu. Gerçekten de iki oyun arasında bazı ortak noktalar bulunuyor. Büyük alanlarda dolaşmak, insanların konuşmalarını dinlemek, dikkat dağıtmak, alternatif yollar bulmak ve girilmemesi gereken alanlara farklı yöntemlerle ulaşmak oyunun önemli parçaları arasında. Ancak James Bond ile Ajan 47'nin yaklaşımı birbirinden oldukça farklı. Ajan 47 genellikle planlı, sakin ve görünmeden hareket eden bir karakterken genç Bond'un planları her zaman aynı şekilde ilerlemiyor. Bir görev sessiz şekilde başlayabiliyor, ardından bir güvenlik görevlisinin dikkatini dağıtmanız gerekebiliyor. Sonrasında fark edilip yakın dövüşe girebilir, düşmanın silahını alabilir ve çatışmayı tamamen farklı bir şekilde sürdürebilirsiniz. Oyunun temel yapısı da tam olarak bu değişkenlik üzerine kurulmuş. [h2]Plan Bozulduğunda Oyun Daha Hareketli Hale Geliyor[/h2] Oyunun dikkat çeken özelliklerinden biri yakın dövüş ile silahlı çatışmanın birbirinden kopuk hissettirilmemesi. James Bond bir düşmanı yakın dövüşle etkisiz hale getirip hemen ardından yerdeki silahı alabiliyor. Şarjör boşaldığında ise silahı yeniden doldurmak yerine düşmana fırlatarak tekrar yakın dövüşe geçebiliyor. Çevrede bulunan nesneler de çatışmalar sırasında kullanılabiliyor. Masalar, sandalyeler, yangın söndürücüler, kupalar, dosyalar ve çeşitli eşyalar yalnızca ortamı süsleyen nesneler değil. Çatışmanın bir parçası haline gelebiliyorlar. Bu nedenle dövüşlerde yalnızca elinizdeki silaha bağlı kalmıyorsunuz. Bulunduğunuz ortamı takip etmek ve neyi kullanabileceğinizi görmek önem kazanıyor. [h2]Silahlar Sürekli Kullanılan Bir Araç Değil[/h2] Oyunda ateşli silahlar bilinçli şekilde geçici tutulmuş. Mühimmat her zaman bol olmadığı için elde edilen bir tabanca bütün bölüm boyunca kullanılan temel araç haline gelmiyor. Silah belirli bir sorunu çözmek için kullanılabiliyor ve daha sonra tekrar yakın dövüşe veya çevredeki nesnelere dönmeniz gerekebiliyor. Bu sistem oyuncuyu sürekli aynı yöntemle ilerlemek yerine farklı çözümler kullanmaya yönlendiriyor. [h2]Öldürme İzni Sistemi[/h2] Oyundaki dikkat çekici sistemlerden biri de öldürme izni. Bond'un karşısındaki kişiler doğrudan ölümcül bir tehdit oluşturmuyorsa oyun hemen ateşli silah kullanmaya izin vermiyor. Bu bölümlerde gözlem yapmak, konuşmaları takip etmek, insanları yanıltmak ve farklı bir geçiş yolu bulmak gerekiyor. Ancak durum ölümcül çatışmaya dönüştüğünde öldürme izni devreye giriyor. Bu noktadan sonra oyunun çatışma sistemi daha serbest hale geliyor. Böylece sessiz ilerlenen bölümler ile büyük çatışmalar arasında belirgin bir tempo farkı oluşuyor. [h2]Gizlilik Sistemi Daha Esnek[/h2] 007 First Light'taki gizlilik sistemi, küçük bir hata yapıldığında oyuncuyu sürekli en son kayıt noktasına döndürmek üzerine kurulmamış. Bond fark edildiğinde her zaman görev başarısız sayılmıyor. Bazı durumlarda konuşarak şüpheyi azaltabiliyor, bazı durumlarda hızla ortamdan uzaklaşabiliyor veya kısa bir çatışmanın ardından görevine devam edebiliyor. Bu sistem özellikle genç Bond'un karakterine uyuyor. Çünkü karşıdaki karakter her şeyi kusursuz şekilde planlayan bir ajan değil. Risk alıyor, hata yapıyor ve oluşan durumdan çıkmanın bir yolunu buluyor. [h2]Sosyal Gizlilik[/h2] Büyük ve kalabalık alanlarda insanların konuşmalarını dinlemek önemli hale geliyor. Bir güvenlik görevlisinin yaşadığı sorun, kaybolmuş bir kart veya başka bir kişinin yaptığı konuşma yeni bir geçiş yolunun ortaya çıkmasını sağlayabiliyor. Bu nedenle mekânlar yalnızca güzel görünen arka planlardan oluşmuyor. Oyuncu çevredeki insanları ve olayları takip ettikçe alan içerisindeki bağlantılar ortaya çıkıyor. Bond kalabalığın arasında tamamen görünmez olmaya çalışmıyor. Daha çok orada bulunmaya hakkı olduğuna çevresindekileri ikna etmeye çalışıyor. [h2]Oyun Tamamen Serbest Bir Yapıya Sahip Değil[/h2] First Light büyük ve tamamen serbest bir dünya sunmuyor. Oyuncuya farklı yollar, araçlar ve yöntemler sunulsa da hikâyenin yönü büyük ölçüde geliştiriciler tarafından belirleniyor. Oyuncu bir bölümü nasıl geçeceğine karar verebiliyor fakat hikâyenin nereye gideceğini değiştiremiyor. Bu yapı daha kontrollü ve sinematik bir James Bond deneyimi oluşturmak için tercih edilmiş. [h2]Başlangıç Bölümü Oyunun Yapısını Gösteriyor[/h2] Oyunun eğitim bölümü klasik bir öğretici bölüm gibi hazırlanmak yerine James Bond'un gelişimini gösterecek şekilde tasarlanmış. Kısa süre içerisinde dövüş, araç kullanma, atış, parkur ve farklı görev türleri arasında geçiş yapılıyor. Bu bölüm aynı zamanda oyunun ilerleyen saatlerde de tek bir oynanış biçimine bağlı kalmayacağını gösteriyor. Oyunun temel özelliklerinden biri farklı sistemler arasında hızlı şekilde geçiş yapılması. [h2]Bond'un Teknolojik Araçları[/h2] James Bond oyununda teknolojik araçlar önemli bir yere sahip. Saat, çevreyi incelemek, önemli noktaları belirlemek ve elektronik cihazlarla etkileşim kurmak için kullanılabiliyor. Diğer araçlar ise güvenlik görevlilerinin dikkatini dağıtmak veya yeni geçiş yolları oluşturmak için kullanılabiliyor. Görevlerden önce kullanılacak ekipmanların seçilebildiği bölümler de bulunuyor. Araçların sayısı gereğinden fazla tutulmamış. Amaç, oyuncunun sürekli menüler arasında dolaşması değil, doğru zamanda doğru aracı kullanması. [h2]Bulmacalar Oyunun Temposunu Yavaşlatabiliyor[/h2] Kaynak değerlendirmede en fazla eleştirilen bölümlerden biri bulmacalar. Bazı alanlarda kapı kodlarını bulmak için çevreyi araştırmak, notları okumak ve çeşitli ipuçlarını takip etmek gerekiyor. Bu bölümler teorik olarak ajanlık temasına uygun olsa da hızlı ilerleyen bölümlerin ortasında oyunun temposunu düşürebiliyor. Özellikle hareketli bir gizlilik veya çatışma bölümünün hemen ardından şifre aramak, oyunun akışında belirgin bir yavaşlama oluşturabiliyor. Sorun bulmacaların çok zor olması değil, oyunun diğer bölümlerindeki hızlı tempoyla her zaman uyumlu olmaması. [h2]Sinematik Anlatım[/h2] 007 First Light belirli bir James Bond filmini doğrudan tekrar etmeye çalışmıyor. Bunun yerine Bond yapımlarının genel havasını kullanıyor. Lüks mekânlar, teknolojik alanlar, farklı ülkeler, ani çatışmalar, İngiliz mizahı ve büyük planların konuşulduğu sahneler oyunun atmosferini oluşturuyor. Ara sahneler ile oyuncunun kontrolü ele aldığı bölümler arasındaki geçişler de oldukça akıcı şekilde hazırlanmış. Bazı anlarda ara sahnenin bittiğini ve kontrolün yeniden oyuncuya geçtiğini hemen fark etmek mümkün olmayabiliyor. [h2]Çatışmalar Sinematik Yapının Önemli Bir Parçası[/h2] Oyunun sinematik yapısını en fazla destekleyen bölümler çatışmalar. Bond'un çevredeki nesneleri kullanması, düşmanın silahını alması, mesafeyi değiştirmesi ve yakın dövüşe geçmesi sahnelerin önceden hazırlanmış bir film sahnesi gibi görünmesini sağlayabiliyor. Ancak bütün hareketler tamamen önceden belirlenmiş değil. Aynı alan başka bir oyuncu tarafından farklı şekilde geçilebiliyor. Bu da çatışmaların hem sinematik hem de oyuncunun kararlarına bağlı kalmasını sağlıyor. [h2]Müzik James Bond'un Gelişimine Eşlik Ediyor[/h2] Oyunun müzik kullanımında genç Bond fikri devam ettirilmiş. James oyunun başında klasik 007 temasının tamamına sahip değil. Tanıdık ritimler ve müzikal öğeler zaman zaman duyuluyor ancak Bond geliştikçe klasik tema da daha belirgin hale geliyor. Müzik böylece yalnızca arka planda kullanılan bir unsur olmaktan çıkıyor ve karakter gelişiminin bir parçası haline geliyor. Gizlilik bölümlerinde daha sakin, çatışmalarda ise daha güçlü bir yapıya geçiyor. Bu geçişler aniden değil, oynanışla birlikte gerçekleşiyor. [h2]Patrick Gibson'ın James Bond Yorumu[/h2] Patrick Gibson'ın canlandırdığı Bond, önceki sinema oyuncularını doğrudan taklit etmeye çalışmıyor. Karakter henüz gelecekteki Ajan 007'nin bütün özelliklerini tamamen kazanmış değil. Cesur fakat zaman zaman düşünmeden hareket ediyor. Kendine güveniyor fakat her kararının sonucunu kolaylıkla kontrol edemiyor. Mizahı da karakterin gençliğiyle bağlantılı şekilde kullanılıyor. Tehlikeli durumlarda espri yapabiliyor fakat sahnenin ciddiyetini tamamen ortadan kaldırmıyor. Oyun ilerledikçe karakterin genç bir Bond oyuncusundan çok doğrudan James Bond gibi hissettirmeye başladığı belirtiliyor. [h2]Genel Değerlendirme[/h2] 007 First Light, bir James Bond filminin doğrudan oyun uyarlaması olarak hazırlanmamış. Hitman'in farklı bir karakterle yeniden yapılmış hali de değil. Genç James Bond'un Ajan 007 kimliğine doğru ilerlediği bağımsız bir hikâye sunuyor. Gizlilik, yakın dövüş, silahlı çatışma, teknolojik araçlar ve sinematik anlatım birbirinden tamamen ayrı sistemler gibi kullanılmak yerine aynı akışın parçaları olarak tasarlanmış. Kaynak değerlendirmede oyunun en güçlü tarafları arasında genç Bond'un karakter gelişimi, çatışma sistemi, çevrenin kullanımı, müzik, gizlilik ve sinematik sahneler gösteriliyor. En belirgin eleştiri ise bazı bulmacaların oyunun temposunu yavaşlatması. [b]Değerlendirme: 9,5 / 10[/b] [quote]007 First Light, James Bond'un tamamlanmış halini göstermek yerine Ajan 007'nin nasıl şekillendiğini anlatan bir başlangıç hikâyesi olarak ele alınıyor.[/quote]
    Beğen
    7
    1 Cevaplar 0 Paylaşımlar 2B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Huawei FreeBuds Neo İncelemesi

    Huawei FreeBuds Neo İncelemesi ANC, LDAC ve Bluetooth 6.0 Bir Arada

    Huawei FreeBuds Neo, kompakt tasarımıyla birlikte aktif gürültü engelleme, LDAC, Bluetooth 6.0 ve uzun pil ömrü gibi özellikleri bir araya getiriyor. Kağıt üzerinde oldukça güçlü görünen kulaklık, günlük kullanımda başarılı olduğu noktalar kadar bazı eksikleriyle de dikkat çekiyor.

    Huawei FreeBuds Neo Neler Sunuyor?

    FreeBuds Neo, Huawei'nin kulak içi kablosuz kulaklık ailesinde orta seviyeye konumlanan modellerden biri. Özellikle küçük tasarım, gelişmiş Bluetooth özellikleri, yüksek çözünürlüklü ses desteği ve aktif gürültü engelleme gibi özelliklerle öne çıkıyor.

    Kulaklıkta 11 mm dinamik sürücüler bulunuyor ve 20 Hz ile 40 kHz arasında frekans aralığı sunuluyor.

    Öne çıkan teknik özellikler:

    -Bluetooth 6.0
    -LDAC desteği
    -L2HC desteği
    -AAC ve SBC desteği
    -Aktif gürültü engelleme (ANC)
    -Şeffaflık modu
    -IP55 su ve toz dayanıklılığı
    -Çoklu cihaz bağlantısı
    -Kulaklık başına yaklaşık 4,9 gram ağırlık

    LDAC ve Yüksek Çözünürlüklü Ses

    FreeBuds Neo'nun dikkat çeken özelliklerinden biri yüksek kaliteli kablosuz ses desteği.

    Huawei telefonlarda L2HC 4.0 ile 48 kHz / 24 bit çözünürlükte 2,3 Mbps seviyesine kadar aktarım yapılabiliyor. Diğer uyumlu Android cihazlarda ise LDAC üzerinden 990 kbps seviyesine kadar ses aktarımı destekleniyor.

    AAC ve SBC desteğinin bulunması sayesinde kulaklık Android ve iPhone cihazlarla da kullanılabiliyor.

    Kompakt ve Hafif Tasarım

    Kulaklıkların her biri yaklaşık 4,9 gram ağırlığında. Sap uzunluğu ise 23 mm civarında. Bu kısa yapı FreeBuds Neo'ya oldukça kompakt bir görünüm kazandırıyor.

    Sap bölümünün tamamen kaldırılmamış olması anten ve mikrofonların daha uygun konumlandırılmasına da yardımcı oluyor.

    Dokunmatik kontrol alanı üzerinden müzik oynatma, duraklatma, şarkı değiştirme, ses seviyesini ayarlama ve gürültü engelleme modları arasında geçiş yapılabiliyor.

    Kontroller Tamamen Özelleştirilemiyor

    Kulaklığın dokunmatik kontrolleri günlük kullanım için yeterli olsa da her hareketi istediğiniz işleve atamak mümkün değil.

    Çift dokunma, üçlü dokunma, kaydırma ve basılı tutma hareketleri için belirli seçenekler bulunuyor fakat tamamen serbest bir kontrol sistemi sunulmuyor.

    Baş Hareketleri ve Takma Algılama

    FreeBuds Neo'da baş hareketleriyle gelen aramaları kabul etme veya reddetme özelliği bulunuyor.

    Kulaklık takma algılama sistemi de kulaklık çıkarıldığında müziği otomatik durdurabiliyor ve tekrar takıldığında oynatmaya devam edebiliyor.

    Ayrıca konuşmaya başladığınızda ortam seslerini daha fazla duymanızı amaçlayan uyarlanabilir ses özellikleri de mevcut.

    Ancak testlerde bu geçişlerin bazı rakiplere göre daha yavaş çalışabildiği görülmüş.

    IP55 Koruma ve Şarj Kutusu

    FreeBuds Neo kulaklıklar IP55 sertifikasına sahip.

    Bu sayede yağmur veya spor sırasında oluşabilecek su sıçramalarına karşı belirli seviyede koruma sağlanıyor. Ancak IP55 sertifikasının yalnızca kulaklıklar için geçerli olduğunu belirtmek gerekiyor. Şarj kutusunun özel bir su ve toz koruması bulunmuyor.

    Şarj kutusu yaklaşık 31 gram, kulaklıklarla birlikte toplam ağırlık ise yaklaşık 42 grama ulaşıyor.

    Pil Ömrü Nasıl?

    Huawei'nin verdiği değerlere göre FreeBuds Neo:
    1. ANC kapalıyken 10 saate kadar
    2. ANC açıkken 6,5 saate kadar
    3. Şarj kutusuyla ANC kapalıyken toplam 40 saate kadar
    4. ANC açıkken kutuyla birlikte yaklaşık 24 saate kadar
    kullanım süresi sunabiliyor.

    Gerçek kullanım testinde ANC açıkken yaklaşık 5 saat 53 dakikalık kullanım süresi elde edilmiş.

    Kulaklıkların yaklaşık 10 dakikalık hızlı şarjla 4 saate kadar müzik dinleme süresi sunabildiği belirtiliyor.

    Kablosuz şarj desteği ise bulunmuyor.

    Huawei Audio Connect Uygulaması

    FreeBuds Neo, Android ve iOS üzerinde Huawei Audio Connect uygulaması üzerinden yönetilebiliyor.

    Uygulama içerisinde:
    1. Pil durumunu görüntüleme
    2. ANC seviyesini değiştirme
    3. Şeffaflık modunu açma
    4. Ses efektlerini düzenleme
    5. 10 bantlı ekolayzır kullanma
    6. Çoklu bağlantıyı yönetme
    7. Takma algılamayı açıp kapatma
    8. Kulaklık uçlarının uyumunu test etme
    9. Yazılım güncelleme
    gibi birçok özellik bulunuyor.

    Ses Kalitesi

    FreeBuds Neo'nun ses performansı genel olarak başarılı.

    Ses tamamen nötr bir karaktere sahip olmasa da güçlü ve dinamik bir sunum yapıyor. Basların gereğinden fazla yükseltilmemiş olması olumlu bir detay.

    Orta frekanslar belirgin şekilde duyulurken tizlerde biraz daha fazla netlik ve parlaklık beklenebilir.

    Düşük ses seviyelerinde özellikle derin basların etkisi azalabiliyor. Çok yüksek ses seviyelerinde ise bas ve tizlerde sertleşme oluşabiliyor.

    Genel olarak günlük müzik dinleme açısından tatmin edici bir ses karakteri sunuyor.

    ANC Performansı

    FreeBuds Neo'da aktif gürültü engelleme bulunması önemli bir avantaj olsa da sistemin performansı üst seviye rakiplerle aynı seviyede değil.

    Monoton ve düşük frekanslı seslerin azaltılmasında etkili olabiliyor fakat konuşma, tren sesi, uçak uğultusu veya çevredeki çeşitli gürültüler tamamen ortadan kaldırılamıyor.

    ANC için farklı seviyeler seçilebiliyor.
    1. Rahat
    2. Dengeli
    3. Ultra
    Ayrıca ortam koşullarına göre seviyeyi otomatik belirleyen dinamik bir mod da bulunuyor.

    Ancak test sırasında otomatik sistemin her zaman en uygun seviyeyi seçmediği görülmüş.

    Şeffaflık Modu

    Şeffaflık modu çevredeki seslerin kulaklığa aktarılmasını sağlıyor.

    Ortam sesi anlaşılır şekilde duyulabiliyor fakat tamamen doğal bir deneyim oluşmuyor. Arka planda hafif bir hışırtı hissedilebiliyor.

    Rüzgarlı ortamlarda da rüzgarın mikrofonlara geliş açısına göre rahatsız edici sesler oluşabiliyor.

    Telefon Görüşmelerinde Mikrofon Kalitesi

    FreeBuds Neo'da telefon görüşmeleri için üç mikrofon ve kemik iletim sensörü kullanılıyor.

    Gürültülü ortamlarda çevredeki sesleri oldukça güçlü şekilde filtreleyebiliyor. Bunun olumlu tarafı karşı tarafa daha az çevre gürültüsü gitmesi.

    Ancak güçlü filtreleme kullanıcının sesini de etkileyebiliyor.

    Testlerde zaman zaman.
    1. Doğal olmayan ses tonu
    2. Yankı
    3. Eko hissi
    4. Aşırı ses filtreleme
    Bu nedenle mikrofon performansı kullanılabilir seviyede olsa da sınıfının en iyileri arasında görünmüyor.

    Gecikme Performansı

    FreeBuds Neo, özel ve evrensel bir düşük gecikme kodeğine sahip değil.

    Huawei uygulamasında oyunlar için düşük ses gecikmesi seçeneği bulunuyor ancak bu mod oyun dışında sürekli şekilde etkinleştirilemiyor.

    Normal kullanımda ölçülen ses gecikmesi yaklaşık 160-180 ms seviyesinde.

    Video izlerken cihazın ses ve görüntüyü senkronize ettiği uygulamalarda ciddi bir sorun hissedilmeyebilir. Ancak gerçek zamanlı tepki gerektiren oyunlarda daha düşük gecikmeli kulaklıklara göre fark oluşabilir.

    Kullanım Konforu

    Doğru silikon uç seçildiğinde FreeBuds Neo günlük kullanımda rahat.

    Ancak test sırasında kulaklıkların özellikle hareketli kullanımda her zaman tamamen sabit kalmadığı görülmüş. Spor yaparken veya yoğun hareket sırasında zaman zaman yeniden ayarlamak gerekebiliyor.

    Takma algılama sisteminin de bazı durumlarda fazla hassas davranabildiği belirtiliyor.

    İşçilik kalitesi tarafında ise FreeBuds Neo oldukça başarılı bulunmuş.

    Huawei FreeBuds Neo Artıları

    1. Başarılı ses kalitesi
    2. LDAC ve L2HC desteği
    3. Aktif gürültü engelleme
    4. Şeffaflık modu
    5. Bluetooth 6.0
    6. İyi pil ömrü
    7. Çoklu cihaz bağlantısı
    8. Tek kulaklıkla kullanım
    9. IP55 sertifikası
    10. Kompakt ve hafif tasarım
    11. Başarılı işçilik
    12. Gelişmiş mobil uygulama

    Huawei FreeBuds Neo Eksileri

    1. ANC performansı üst düzey rakipler kadar güçlü değil
    2. Şeffaflık modunda hafif arka plan gürültüsü oluşabiliyor
    3. Kulakta her zaman çok sıkı durmayabiliyor
    4. Takma algılama zaman zaman fazla hassas çalışabiliyor
    5. Telefon görüşmelerinde ses fazla filtrelenebiliyor
    6. Kontroller tamamen serbest şekilde özelleştirilemiyor
    7. Kablosuz şarj desteği bulunmuyor

    Genel Değerlendirme

    Huawei FreeBuds Neo, özellikle kompakt tasarım, iyi ses kalitesi, LDAC desteği, Bluetooth 6.0, uzun pil ömrü ve zengin uygulama özelliklerini bir arada isteyen kullanıcılar için dikkat çekici bir model.

    Ses performansı günlük kullanım açısından başarılı ve ürünün işçilik kalitesi de oldukça iyi.

    Bununla birlikte ANC performansı beklentiyi çok yükseltmemek gereken alanlardan biri. Gürültü engelleme çalışıyor fakat çevreyi tamamen sessiz hale getiren üst sınıf modeller seviyesine ulaşmıyor.

    Telefon görüşmelerindeki yoğun filtreleme ve kulaklıkların hareket sırasında zaman zaman yeniden ayarlanma ihtiyacı da dikkate alınması gereken noktalar arasında.
    FreeBuds Neo'nun en güçlü tarafları ses kalitesi, bağlantı özellikleri ve zengin yazılım desteği. En belirgin eksikleri ise ANC gücü, telefon görüşmelerindeki aşırı filtreleme ve kulakta her zaman tamamen sabit kalmaması.
    7250TL seviyesindeki fiyatıyla oldukça fazla özellik sunan FreeBuds Neo, özellik zenginliğini ön planda tutan kullanıcılar için değerlendirmeye değer bir kablosuz kulaklık olarak öne çıkıyor.
    [h2]Huawei FreeBuds Neo İncelemesi ANC, LDAC ve Bluetooth 6.0 Bir Arada [/h2] Huawei FreeBuds Neo, kompakt tasarımıyla birlikte aktif gürültü engelleme, LDAC, Bluetooth 6.0 ve uzun pil ömrü gibi özellikleri bir araya getiriyor. Kağıt üzerinde oldukça güçlü görünen kulaklık, günlük kullanımda başarılı olduğu noktalar kadar bazı eksikleriyle de dikkat çekiyor. [h2]Huawei FreeBuds Neo Neler Sunuyor?[/h2] FreeBuds Neo, Huawei'nin kulak içi kablosuz kulaklık ailesinde orta seviyeye konumlanan modellerden biri. Özellikle küçük tasarım, gelişmiş Bluetooth özellikleri, yüksek çözünürlüklü ses desteği ve aktif gürültü engelleme gibi özelliklerle öne çıkıyor. Kulaklıkta 11 mm dinamik sürücüler bulunuyor ve 20 Hz ile 40 kHz arasında frekans aralığı sunuluyor. [b]Öne çıkan teknik özellikler:[/b] -Bluetooth 6.0 -LDAC desteği -L2HC desteği -AAC ve SBC desteği -Aktif gürültü engelleme (ANC) -Şeffaflık modu -IP55 su ve toz dayanıklılığı -Çoklu cihaz bağlantısı -Kulaklık başına yaklaşık 4,9 gram ağırlık [h2]LDAC ve Yüksek Çözünürlüklü Ses[/h2] FreeBuds Neo'nun dikkat çeken özelliklerinden biri yüksek kaliteli kablosuz ses desteği. Huawei telefonlarda L2HC 4.0 ile 48 kHz / 24 bit çözünürlükte 2,3 Mbps seviyesine kadar aktarım yapılabiliyor. Diğer uyumlu Android cihazlarda ise LDAC üzerinden 990 kbps seviyesine kadar ses aktarımı destekleniyor. AAC ve SBC desteğinin bulunması sayesinde kulaklık Android ve iPhone cihazlarla da kullanılabiliyor. [h2]Kompakt ve Hafif Tasarım[/h2] Kulaklıkların her biri yaklaşık 4,9 gram ağırlığında. Sap uzunluğu ise 23 mm civarında. Bu kısa yapı FreeBuds Neo'ya oldukça kompakt bir görünüm kazandırıyor. Sap bölümünün tamamen kaldırılmamış olması anten ve mikrofonların daha uygun konumlandırılmasına da yardımcı oluyor. Dokunmatik kontrol alanı üzerinden müzik oynatma, duraklatma, şarkı değiştirme, ses seviyesini ayarlama ve gürültü engelleme modları arasında geçiş yapılabiliyor. [h3]Kontroller Tamamen Özelleştirilemiyor[/h3] Kulaklığın dokunmatik kontrolleri günlük kullanım için yeterli olsa da her hareketi istediğiniz işleve atamak mümkün değil. Çift dokunma, üçlü dokunma, kaydırma ve basılı tutma hareketleri için belirli seçenekler bulunuyor fakat tamamen serbest bir kontrol sistemi sunulmuyor. [h2]Baş Hareketleri ve Takma Algılama[/h2] FreeBuds Neo'da baş hareketleriyle gelen aramaları kabul etme veya reddetme özelliği bulunuyor. Kulaklık takma algılama sistemi de kulaklık çıkarıldığında müziği otomatik durdurabiliyor ve tekrar takıldığında oynatmaya devam edebiliyor. Ayrıca konuşmaya başladığınızda ortam seslerini daha fazla duymanızı amaçlayan uyarlanabilir ses özellikleri de mevcut. Ancak testlerde bu geçişlerin bazı rakiplere göre daha yavaş çalışabildiği görülmüş. [h2]IP55 Koruma ve Şarj Kutusu[/h2] FreeBuds Neo kulaklıklar IP55 sertifikasına sahip. Bu sayede yağmur veya spor sırasında oluşabilecek su sıçramalarına karşı belirli seviyede koruma sağlanıyor. Ancak IP55 sertifikasının yalnızca kulaklıklar için geçerli olduğunu belirtmek gerekiyor. Şarj kutusunun özel bir su ve toz koruması bulunmuyor. Şarj kutusu yaklaşık 31 gram, kulaklıklarla birlikte toplam ağırlık ise yaklaşık 42 grama ulaşıyor. [h2]Pil Ömrü Nasıl?[/h2] Huawei'nin verdiği değerlere göre FreeBuds Neo: [ol] [li]ANC kapalıyken 10 saate kadar[/li] [li]ANC açıkken 6,5 saate kadar[/li] [li]Şarj kutusuyla ANC kapalıyken toplam 40 saate kadar[/li] [li]ANC açıkken kutuyla birlikte yaklaşık 24 saate kadar[/li][/ol] kullanım süresi sunabiliyor. Gerçek kullanım testinde ANC açıkken yaklaşık 5 saat 53 dakikalık kullanım süresi elde edilmiş. Kulaklıkların yaklaşık 10 dakikalık hızlı şarjla 4 saate kadar müzik dinleme süresi sunabildiği belirtiliyor. Kablosuz şarj desteği ise bulunmuyor. [h2]Huawei Audio Connect Uygulaması[/h2] FreeBuds Neo, Android ve iOS üzerinde Huawei Audio Connect uygulaması üzerinden yönetilebiliyor. Uygulama içerisinde: [ol][li]Pil durumunu görüntüleme[/li] [li]ANC seviyesini değiştirme[/li] [li]Şeffaflık modunu açma[/li] [li]Ses efektlerini düzenleme[/li] [li]10 bantlı ekolayzır kullanma[/li] [li]Çoklu bağlantıyı yönetme[/li] [li]Takma algılamayı açıp kapatma[/li] [li]Kulaklık uçlarının uyumunu test etme[/li] [li]Yazılım güncelleme[/li][/ol] gibi birçok özellik bulunuyor. [h2]Ses Kalitesi[/h2] FreeBuds Neo'nun ses performansı genel olarak başarılı. Ses tamamen nötr bir karaktere sahip olmasa da güçlü ve dinamik bir sunum yapıyor. Basların gereğinden fazla yükseltilmemiş olması olumlu bir detay. Orta frekanslar belirgin şekilde duyulurken tizlerde biraz daha fazla netlik ve parlaklık beklenebilir. Düşük ses seviyelerinde özellikle derin basların etkisi azalabiliyor. Çok yüksek ses seviyelerinde ise bas ve tizlerde sertleşme oluşabiliyor. Genel olarak günlük müzik dinleme açısından tatmin edici bir ses karakteri sunuyor. [h2]ANC Performansı[/h2] FreeBuds Neo'da aktif gürültü engelleme bulunması önemli bir avantaj olsa da sistemin performansı üst seviye rakiplerle aynı seviyede değil. Monoton ve düşük frekanslı seslerin azaltılmasında etkili olabiliyor fakat konuşma, tren sesi, uçak uğultusu veya çevredeki çeşitli gürültüler tamamen ortadan kaldırılamıyor. ANC için farklı seviyeler seçilebiliyor. [ol]/[li]Rahat[/li] [li]Dengeli[/li] [li]Ultra[/li][/ol] Ayrıca ortam koşullarına göre seviyeyi otomatik belirleyen dinamik bir mod da bulunuyor. Ancak test sırasında otomatik sistemin her zaman en uygun seviyeyi seçmediği görülmüş. [h2]Şeffaflık Modu[/h2] Şeffaflık modu çevredeki seslerin kulaklığa aktarılmasını sağlıyor. Ortam sesi anlaşılır şekilde duyulabiliyor fakat tamamen doğal bir deneyim oluşmuyor. Arka planda hafif bir hışırtı hissedilebiliyor. Rüzgarlı ortamlarda da rüzgarın mikrofonlara geliş açısına göre rahatsız edici sesler oluşabiliyor. [h2]Telefon Görüşmelerinde Mikrofon Kalitesi[/h2] FreeBuds Neo'da telefon görüşmeleri için üç mikrofon ve kemik iletim sensörü kullanılıyor. Gürültülü ortamlarda çevredeki sesleri oldukça güçlü şekilde filtreleyebiliyor. Bunun olumlu tarafı karşı tarafa daha az çevre gürültüsü gitmesi. Ancak güçlü filtreleme kullanıcının sesini de etkileyebiliyor. Testlerde zaman zaman. [ol][li]Doğal olmayan ses tonu[/li] [li]Yankı[/li] [li]Eko hissi[/li] [li]Aşırı ses filtreleme[/li][/ol] Bu nedenle mikrofon performansı kullanılabilir seviyede olsa da sınıfının en iyileri arasında görünmüyor. [h2]Gecikme Performansı[/h2] FreeBuds Neo, özel ve evrensel bir düşük gecikme kodeğine sahip değil. Huawei uygulamasında oyunlar için düşük ses gecikmesi seçeneği bulunuyor ancak bu mod oyun dışında sürekli şekilde etkinleştirilemiyor. Normal kullanımda ölçülen ses gecikmesi yaklaşık 160-180 ms seviyesinde. Video izlerken cihazın ses ve görüntüyü senkronize ettiği uygulamalarda ciddi bir sorun hissedilmeyebilir. Ancak gerçek zamanlı tepki gerektiren oyunlarda daha düşük gecikmeli kulaklıklara göre fark oluşabilir. [h2]Kullanım Konforu[/h2] Doğru silikon uç seçildiğinde FreeBuds Neo günlük kullanımda rahat. Ancak test sırasında kulaklıkların özellikle hareketli kullanımda her zaman tamamen sabit kalmadığı görülmüş. Spor yaparken veya yoğun hareket sırasında zaman zaman yeniden ayarlamak gerekebiliyor. Takma algılama sisteminin de bazı durumlarda fazla hassas davranabildiği belirtiliyor. İşçilik kalitesi tarafında ise FreeBuds Neo oldukça başarılı bulunmuş. [h2]Huawei FreeBuds Neo Artıları[/h2] [ol] [li]Başarılı ses kalitesi[/li] [li]LDAC ve L2HC desteği[/li] [li]Aktif gürültü engelleme[/li] [li]Şeffaflık modu[/li] [li]Bluetooth 6.0[/li] [li]İyi pil ömrü[/li] [li]Çoklu cihaz bağlantısı[/li] [li]Tek kulaklıkla kullanım[/li] [li]IP55 sertifikası[/li] [li]Kompakt ve hafif tasarım[/li] [li]Başarılı işçilik[/li] [li]Gelişmiş mobil uygulama[/li] [/ol] [h2]Huawei FreeBuds Neo Eksileri[/h2] [ol] [li]ANC performansı üst düzey rakipler kadar güçlü değil[/li] [li]Şeffaflık modunda hafif arka plan gürültüsü oluşabiliyor[/li] [li]Kulakta her zaman çok sıkı durmayabiliyor[/li] [li]Takma algılama zaman zaman fazla hassas çalışabiliyor[/li] [li]Telefon görüşmelerinde ses fazla filtrelenebiliyor[/li] [li]Kontroller tamamen serbest şekilde özelleştirilemiyor[/li] [li]Kablosuz şarj desteği bulunmuyor[/li] [/ol] [h2]Genel Değerlendirme[/h2] Huawei FreeBuds Neo, özellikle kompakt tasarım, iyi ses kalitesi, LDAC desteği, Bluetooth 6.0, uzun pil ömrü ve zengin uygulama özelliklerini bir arada isteyen kullanıcılar için dikkat çekici bir model. Ses performansı günlük kullanım açısından başarılı ve ürünün işçilik kalitesi de oldukça iyi. Bununla birlikte ANC performansı beklentiyi çok yükseltmemek gereken alanlardan biri. Gürültü engelleme çalışıyor fakat çevreyi tamamen sessiz hale getiren üst sınıf modeller seviyesine ulaşmıyor. Telefon görüşmelerindeki yoğun filtreleme ve kulaklıkların hareket sırasında zaman zaman yeniden ayarlanma ihtiyacı da dikkate alınması gereken noktalar arasında. [quote]FreeBuds Neo'nun en güçlü tarafları ses kalitesi, bağlantı özellikleri ve zengin yazılım desteği. En belirgin eksikleri ise ANC gücü, telefon görüşmelerindeki aşırı filtreleme ve kulakta her zaman tamamen sabit kalmaması.[/quote] 7250TL seviyesindeki fiyatıyla oldukça fazla özellik sunan FreeBuds Neo, özellik zenginliğini ön planda tutan kullanıcılar için değerlendirmeye değer bir kablosuz kulaklık olarak öne çıkıyor.
    Beğen
    8
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 2B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Far Cry 3 ilk kez bir Nintendo konsoluna geliyor
    Orijinal çıkışından 14 yıldan fazla bir süre sonra, Far Cry 3 nihayet bir Nintendo konsoluna geliyor. Ubisoft, açık dünya nişancı oyunu Far Cry 3'ü ve Far Cry 3: Blood Dragon'ı 2027 baharında Switch 2'ye getiriyor. Nintendo oyuncuları için bu, uzun bir aradan sonra serinin geri dönüşünü de işaret ediyor.

    Switch 2 için iki klasik oyun

    Ubisoft, geçtiğimiz günlerdeki Nintendo Direct sunumunda Far Cry 3 Classic Edition ve Far Cry 3: Blood Dragon Classic Edition'ı duyurdu. Henüz kesin bir çıkış tarihi açıklanmadı, ancak her iki oyunun da 2027 baharında Switch 2 için piyasaya sürülmesi planlanıyor.


    Far Cry 3, ilk olarak 2012'nin sonlarında piyasaya sürüldü ve serinin en etkili oyunlarından biri olarak kabul ediliyor. Oyuncular, tropikal bir adada felaketle sonuçlanan bir tatilin ardından hayatta kalma mücadelesi veren Jason Brody rolünü üstleniyor. Özellikle deliliğin tanımı üzerine yaptığı monologla serinin en unutulmaz karakterlerinden biri olan antagonist Vaas Montenegro ikonik bir figür.

    Far Cry 3'ün oynanışı, karakollar, avcılık, üretim, gizlilik ve serbestçe düzenlenmiş dövüş içeren açık bir ada dünyasına odaklanmıştı. Bu unsurların çoğu daha sonra serinin sonraki oyunları için temel oluşturdu.

    Blood Dragon, neon ışıklarını ve 80'leri geri getiriyor.

    Far Cry 3: Blood Dragon, ilk olarak 2013 yılında bağımsız bir yan oyun olarak piyasaya sürüldü. Tropikal bir ada ve korsanlar yerine, 1980'lerin bilim kurgu ve aksiyon filmlerinin tarzında abartılı, neon ışıklarıyla dolu bir geleceği konu alıyor. Oyuncular, siber komando Rex "Power" Colt olarak, siber askerlere, mutasyona uğramış düşmanlara ve adını taşıyan Kan Ejderhalarına karşı savaşıyor.

    Daha önce duyurulan Klasik Sürümler de Switch 2'de yayınlanacak. Ubisoft'un Nintendo'nun mevcut konsolu için planladığı teknik düzenlemeler henüz net değil. Yayıncı, duyuruda çözünürlük, kare hızı veya diğer olası iyileştirmelerle ilgili herhangi bir bilgi vermedi.

    Bu durum ayrıca ilginç çünkü Ubisoft, Far Cry 3 ve Blood Dragon oyunlarını PlayStation 5 ve Xbox Series X|S'te 60 FPS'ye ancak Ocak ayında ücretsiz bir güncelleme ile getirmişti. Ancak bu, Switch 2 sürümlerinin de 60 FPS'de çalışıp çalışmayacağını doğrulamıyor.

    Far Cry Nintendo'ya geri dönüyor

    Serinin kendisi için bu sürüm, Nintendo donanımına dönüşü işaret ediyor. Ancak Far Cry, Nintendo konsolları için tamamen yeni değil: Far Cry Vengeance, 2006 yılında Wii için piyasaya sürülmüştü. Öte yandan Far Cry 3 ve Blood Dragon, hiçbir zaman Nintendo konsolu için piyasaya sürülmedi.

    Bu iki yeniden yapımla Ubisoft, yeni içerikten ziyade serinin tarihindeki en ikonik iki oyuna odaklanıyor. Far Cry 3 için Switch 2 portu, Vaas ve Rook Adası'nı bir Nintendo platformunda deneyimleme fırsatı sunan ilk oyun olma özelliğini de taşıyor.
    Orijinal çıkışından 14 yıldan fazla bir süre sonra, Far Cry 3 nihayet bir Nintendo konsoluna geliyor. Ubisoft, açık dünya nişancı oyunu Far Cry 3'ü ve Far Cry 3: Blood Dragon'ı 2027 baharında Switch 2'ye getiriyor. Nintendo oyuncuları için bu, uzun bir aradan sonra serinin geri dönüşünü de işaret ediyor. [h3]Switch 2 için iki klasik oyun [/h3]Ubisoft, geçtiğimiz günlerdeki Nintendo Direct sunumunda Far Cry 3 Classic Edition ve Far Cry 3: Blood Dragon Classic Edition'ı duyurdu. Henüz kesin bir çıkış tarihi açıklanmadı, ancak her iki oyunun da 2027 baharında Switch 2 için piyasaya sürülmesi planlanıyor. Far Cry 3, ilk olarak 2012'nin sonlarında piyasaya sürüldü ve serinin en etkili oyunlarından biri olarak kabul ediliyor. Oyuncular, tropikal bir adada felaketle sonuçlanan bir tatilin ardından hayatta kalma mücadelesi veren Jason Brody rolünü üstleniyor. Özellikle deliliğin tanımı üzerine yaptığı monologla serinin en unutulmaz karakterlerinden biri olan antagonist Vaas Montenegro ikonik bir figür. Far Cry 3'ün oynanışı, karakollar, avcılık, üretim, gizlilik ve serbestçe düzenlenmiş dövüş içeren açık bir ada dünyasına odaklanmıştı. Bu unsurların çoğu daha sonra serinin sonraki oyunları için temel oluşturdu. [h3]Blood Dragon, neon ışıklarını ve 80'leri geri getiriyor.[/h3] Far Cry 3: Blood Dragon, ilk olarak 2013 yılında bağımsız bir yan oyun olarak piyasaya sürüldü. Tropikal bir ada ve korsanlar yerine, 1980'lerin bilim kurgu ve aksiyon filmlerinin tarzında abartılı, neon ışıklarıyla dolu bir geleceği konu alıyor. Oyuncular, siber komando Rex "Power" Colt olarak, siber askerlere, mutasyona uğramış düşmanlara ve adını taşıyan Kan Ejderhalarına karşı savaşıyor. Daha önce duyurulan Klasik Sürümler de Switch 2'de yayınlanacak. Ubisoft'un Nintendo'nun mevcut konsolu için planladığı teknik düzenlemeler henüz net değil. Yayıncı, duyuruda çözünürlük, kare hızı veya diğer olası iyileştirmelerle ilgili herhangi bir bilgi vermedi. Bu durum ayrıca ilginç çünkü Ubisoft, Far Cry 3 ve Blood Dragon oyunlarını PlayStation 5 ve Xbox Series X|S'te 60 FPS'ye ancak Ocak ayında ücretsiz bir güncelleme ile getirmişti. Ancak bu, Switch 2 sürümlerinin de 60 FPS'de çalışıp çalışmayacağını doğrulamıyor. [h3]Far Cry Nintendo'ya geri dönüyor [/h3]Serinin kendisi için bu sürüm, Nintendo donanımına dönüşü işaret ediyor. Ancak Far Cry, Nintendo konsolları için tamamen yeni değil: Far Cry Vengeance, 2006 yılında Wii için piyasaya sürülmüştü. Öte yandan Far Cry 3 ve Blood Dragon, hiçbir zaman Nintendo konsolu için piyasaya sürülmedi. Bu iki yeniden yapımla Ubisoft, yeni içerikten ziyade serinin tarihindeki en ikonik iki oyuna odaklanıyor. Far Cry 3 için Switch 2 portu, Vaas ve Rook Adası'nı bir Nintendo platformunda deneyimleme fırsatı sunan ilk oyun olma özelliğini de taşıyor.
    Beğen
    11
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • iPhone 18 Pro Max A20 Pro çip, değişken kamera diyaframı ve daha uzun pil ömrü
    Apple, iPhone 18 Pro ve iPhone 18 Pro Max için kamerayı yeniden tasarladı; alışılagelmiş plato tasarımına ve ilk kez değişken diyaframa sahip bir model sunuyor. 2nm üretim teknolojisiyle üretilen A20 Pro çipi, daha büyük bir buhar odasıyla soğutuluyor. Pil ömrü, bir iPhone'da hiç olmadığı kadar uzun ve dinamik ada boyutu küçültüldü.

    iPhone 18 Pro (Max) yeni renk seçenekleriyle geliyor: Siyah, Gümüş, Buz Mavisi ve Bordo. Apple, tanıtım etkinliğinde arka camın artık genel tasarımla daha iyi bütünleştiğini açıkladı. IP68 sertifikalı kasa alüminyumdan üretilmiştir.

    Apple A20 Pro, 2nm üretim süreci kullanılarak üretilmiştir.

    Güncellenmiş Mac mini için geliştirilen M6'nın ardından , A20 Pro, TSMC'nin en modern ve verimli 2nm üretim sürecinden çıkan ikinci Apple Silicon çipidir.

    Apple, A20 Pro için yeni CPU çekirdekleri geliştirdi ve şirket bu çekirdekleri artık "Süper Çekirdekler" olarak adlandırıyor. Apple'a göre bu çekirdekler, A19 Pro'nun klasik P çekirdeklerine göre %20 daha hızlı. İki Süper Çekirdeğe ek olarak dört Verimlilik Çekirdeği de kullanılıyor, ancak Apple bunların performans verilerini henüz paylaşmadı.

    GPU'ya bir çekirdek daha eklendi.

    Önceki A19 Pro'da bulunan maksimum altı GPU çekirdeğinin ardından, A20 Pro yaklaşık %17 daha büyük, yedi çekirdekli ve daha yüksek bellek bant genişliğine sahip bir GPU tasarımına geçiyor. Apple, her GPU çekirdeğine bir nöral hızlandırıcı ekliyor ve bunun FP8 performansını iki katına çıkardığı söyleniyor. Bu nedenle yeni GPU'nun, yerel olarak yürütülen LLM'lerden gelen yapay zeka komutlarını önemli ölçüde daha hızlı işlemesi bekleniyor.

    Etkin bir şekilde 32 çekirdeğe sahip çift sinirsel işlemci

    Ayrıca, ilk olarak M6 ile tanıtılan çift Nöral Motor da artık dahil edilerek, kullanılabilir Nöral Motor çekirdeklerinin toplam sayısı 16'dan 32'ye çıkarıldı. Bu, bulut erişimine ihtiyaç duymadan önce mümkün olduğunca çok yapay zeka görevini doğrudan akıllı telefonda işlemeyi sağlar. Nöral Motor ayrıca daha verimli hale getirildi ve artık FP8 formatını destekliyor.

    Depolama alanı, üzerinde değil, yanında yer almalıdır.

    Apple ayrıca A20 Pro'nun soğutma yöntemini, özellikle de çipin ısıyı ilk etapta nasıl dağıttığını yeniden tasarladı. Geleneksel paket içi yaklaşımda olduğu gibi DRAM'i yonga üzerine yerleştirmek yerine, artık yonganın yanına konumlandırılmış durumda; bu da hem yongadan hem de DRAM'den gelen ısının doğrudan soğutma sistemine aktarılmasını sağlıyor. İç kısımda, buhar odası artık akıllı telefonun arka yüzeyinin geniş alanlarına yayılıyor ve ısıyı tam yüzeyli bir bakır tabaka aracılığıyla arka kapağa iletiyor.

    Değişken diyafram açıklığına sahip yeni 48 MP ana kamera

    iPhone 18 Pro (Max)'in arka yüzü, üç kamera için yine karakteristik düz tasarımını sergiliyor. Bu sefer Apple, yalnızca 48MP ana kamerayı yeniden tasarlayarak değişken diyafram açıklığı ekledi. Bu, akıllı telefonun veya daha doğrusu kameranın, sensöre ne kadar ışık ulaşacağını ve odak noktasının arka plana doğru ne kadar erken veya geç kayacağını otomatik olarak belirleyebileceği anlamına geliyor. Daha küçük bir doğal (taklit edilmiş değil) diyafram açıklığı daha güçlü bir bokeh efekti üretirken, daha büyük bir diyafram açıklığı arka planda bile keskin odaklama sağlar.
    Apple, iPhone 18 Pro ve iPhone 18 Pro Max için kamerayı yeniden tasarladı; alışılagelmiş plato tasarımına ve ilk kez değişken diyaframa sahip bir model sunuyor. 2nm üretim teknolojisiyle üretilen A20 Pro çipi, daha büyük bir buhar odasıyla soğutuluyor. Pil ömrü, bir iPhone'da hiç olmadığı kadar uzun ve dinamik ada boyutu küçültüldü. iPhone 18 Pro (Max) yeni renk seçenekleriyle geliyor: Siyah, Gümüş, Buz Mavisi ve Bordo. Apple, tanıtım etkinliğinde arka camın artık genel tasarımla daha iyi bütünleştiğini açıkladı. IP68 sertifikalı kasa alüminyumdan üretilmiştir. [h2]Apple A20 Pro, 2nm üretim süreci kullanılarak üretilmiştir. [/h2]Güncellenmiş Mac mini için geliştirilen M6'nın ardından , A20 Pro, TSMC'nin en modern ve verimli 2nm üretim sürecinden çıkan ikinci Apple Silicon çipidir. Apple, A20 Pro için yeni CPU çekirdekleri geliştirdi ve şirket bu çekirdekleri artık "Süper Çekirdekler" olarak adlandırıyor. Apple'a göre bu çekirdekler, A19 Pro'nun klasik P çekirdeklerine göre %20 daha hızlı. İki Süper Çekirdeğe ek olarak dört Verimlilik Çekirdeği de kullanılıyor, ancak Apple bunların performans verilerini henüz paylaşmadı. [h2]GPU'ya bir çekirdek daha eklendi.[/h2] Önceki A19 Pro'da bulunan maksimum altı GPU çekirdeğinin ardından, A20 Pro yaklaşık %17 daha büyük, yedi çekirdekli ve daha yüksek bellek bant genişliğine sahip bir GPU tasarımına geçiyor. Apple, her GPU çekirdeğine bir nöral hızlandırıcı ekliyor ve bunun FP8 performansını iki katına çıkardığı söyleniyor. Bu nedenle yeni GPU'nun, yerel olarak yürütülen LLM'lerden gelen yapay zeka komutlarını önemli ölçüde daha hızlı işlemesi bekleniyor. [h2]Etkin bir şekilde 32 çekirdeğe sahip çift sinirsel işlemci [/h2]Ayrıca, ilk olarak M6 ile tanıtılan çift Nöral Motor da artık dahil edilerek, kullanılabilir Nöral Motor çekirdeklerinin toplam sayısı 16'dan 32'ye çıkarıldı. Bu, bulut erişimine ihtiyaç duymadan önce mümkün olduğunca çok yapay zeka görevini doğrudan akıllı telefonda işlemeyi sağlar. Nöral Motor ayrıca daha verimli hale getirildi ve artık FP8 formatını destekliyor. [h3]Depolama alanı, üzerinde değil, yanında yer almalıdır.[/h3] Apple ayrıca A20 Pro'nun soğutma yöntemini, özellikle de çipin ısıyı ilk etapta nasıl dağıttığını yeniden tasarladı. Geleneksel paket içi yaklaşımda olduğu gibi DRAM'i yonga üzerine yerleştirmek yerine, artık yonganın yanına konumlandırılmış durumda; bu da hem yongadan hem de DRAM'den gelen ısının doğrudan soğutma sistemine aktarılmasını sağlıyor. İç kısımda, buhar odası artık akıllı telefonun arka yüzeyinin geniş alanlarına yayılıyor ve ısıyı tam yüzeyli bir bakır tabaka aracılığıyla arka kapağa iletiyor. [h3]Değişken diyafram açıklığına sahip yeni 48 MP ana kamera [/h3]iPhone 18 Pro (Max)'in arka yüzü, üç kamera için yine karakteristik düz tasarımını sergiliyor. Bu sefer Apple, yalnızca 48MP ana kamerayı yeniden tasarlayarak değişken diyafram açıklığı ekledi. Bu, akıllı telefonun veya daha doğrusu kameranın, sensöre ne kadar ışık ulaşacağını ve odak noktasının arka plana doğru ne kadar erken veya geç kayacağını otomatik olarak belirleyebileceği anlamına geliyor. Daha küçük bir doğal (taklit edilmiş değil) diyafram açıklığı daha güçlü bir bokeh efekti üretirken, daha büyük bir diyafram açıklığı arka planda bile keskin odaklama sağlar.
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Capcom Street Fighter 6 Arjun Karakterini Tanıttı
    Capcom, Street Fighter 6'nın dördüncü sezon geçiş paketindeki ikinci dövüşçü olan Arjun için bir tanıtım videosu yayınladı. Arjun, 13 Ekim'de oyunda yer alacak.

    Aslen Hindistanlı olan Arjun, ortağını öldürmekle yanlış bir şekilde suçlandıktan sonra kaçmak zorunda kalana kadar polis memuruydu. Şimdi ise dövüş yeteneklerini geliştirirken gerçek suçluyu arıyor.

    Uzun boyu ve güçlü yapısının yanı sıra, Arjun, dövüşte yogik nefes tekniklerini ve toprak elementlerini kullanma yeteneğiyle de öne çıkıyor. Dahası, biyografisine göre kahraman Bollywood filmlerinden hoşlanıyor ve bu filmler, en güçlü hareketinin koreografisine ilham kaynağı olmuş durumda.

    Ağustos ayında, Filipinler'den genç bir kız olan Yasmine oyuna eklendi. Ayrıca, film uyarlamasının ikinci fragmanı da yakın zamanda yayınlandı.

    Yasmine'e ek olarak, dördüncü sezon geçişi üç dövüşçü daha içeriyor: yeni gelenler Arjun ve Bosh'un yanı sıra Final Fantasy VII'den konuk karakter Tifa Lockhart.

    Street Fighter film uyarlamasından Ryu ve Blanka arasındaki bir dövüşü gösteren bir klip daha önce yayınlanmıştı. Film, 16 Ekim'de uluslararası olarak gösterime girecek.
    Capcom, Street Fighter 6'nın dördüncü sezon geçiş paketindeki ikinci dövüşçü olan Arjun için bir tanıtım videosu yayınladı. Arjun, 13 Ekim'de oyunda yer alacak. Aslen Hindistanlı olan Arjun, ortağını öldürmekle yanlış bir şekilde suçlandıktan sonra kaçmak zorunda kalana kadar polis memuruydu. Şimdi ise dövüş yeteneklerini geliştirirken gerçek suçluyu arıyor. Uzun boyu ve güçlü yapısının yanı sıra, Arjun, dövüşte yogik nefes tekniklerini ve toprak elementlerini kullanma yeteneğiyle de öne çıkıyor. Dahası, biyografisine göre kahraman Bollywood filmlerinden hoşlanıyor ve bu filmler, en güçlü hareketinin koreografisine ilham kaynağı olmuş durumda. Ağustos ayında, Filipinler'den genç bir kız olan Yasmine oyuna eklendi. Ayrıca, film uyarlamasının ikinci fragmanı da yakın zamanda yayınlandı. Yasmine'e ek olarak, dördüncü sezon geçişi üç dövüşçü daha içeriyor: yeni gelenler Arjun ve Bosh'un yanı sıra Final Fantasy VII'den konuk karakter Tifa Lockhart. Street Fighter film uyarlamasından Ryu ve Blanka arasındaki bir dövüşü gösteren bir klip daha önce yayınlanmıştı. Film, 16 Ekim'de uluslararası olarak gösterime girecek.
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 952 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
Daha Fazla Sonuç
Oyun Gündemi
Yükleniyor...
Forum Son Yazılan Konular
TechForumTR https://techforum.tr/sosyal