• TechForumTR’de yeni bir teknoloji tartışması başladı:

    **HP LAPTOP YAN SANAYI ADAPTÖRLE NEDEN ŞARJ OLMUYOR?**

    Merhaba, HP CP0565NP dizüstü bilgisayarım için orijinal HP güç adaptörüm arızalı ve orijinal olmayan bir adaptör de yalnızca dizüstü bilgisayar kapalıyken şarj ediyor. Doğru şekilde şarj olması için mutlaka orijinal (üç pimli) bir güç adaptörü satın almam gerekiyor mu?

    ───────────────
    Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz:

    https://techforum.tr/threads/6758/

    #laptop #sanayi #adaptörle #şarj #olmuyor #teknoloji #techforumtr
    📢 TechForumTR’de yeni bir teknoloji tartışması başladı: 📌 **HP LAPTOP YAN SANAYI ADAPTÖRLE NEDEN ŞARJ OLMUYOR?** 📝 Merhaba, HP CP0565NP dizüstü bilgisayarım için orijinal HP güç adaptörüm arızalı ve orijinal olmayan bir adaptör de yalnızca dizüstü bilgisayar kapalıyken şarj ediyor. Doğru şekilde şarj olması için mutlaka orijinal (üç pimli) bir güç adaptörü satın almam gerekiyor mu? ─────────────── 👉 Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz: 🔗 https://techforum.tr/threads/6758/ #laptop #sanayi #adaptörle #şarj #olmuyor #teknoloji #techforumtr
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 15 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • TechForumTR’de öne çıkan yeni paylaşım:

    **BILGISAYARDA INTERNET BAĞLANTISI KESINTISI YAŞANIYOR NE YAPMALIYIM?**

    Merhaba, yaklaşık bir haftadır, her 1-2 dakikada bir 0-20 saniye süren internet kesintileri yaşıyorum. Bazen 10 dakika boyunca hiçbir sorun olmuyor. Telekom kullanıcısıyım ve bilgisayarımda Ethernet kullanıyorum. Sorun, hiçbir program çalışmıyorken de ortaya çıkıyor. Windows 11'i yeniden yükledim,...

    ───────────────
    Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz:

    https://techforum.tr/threads/6663/

    #bilgisayarda #internet #bağlantısı #kesintisi #yaşanıyor #teknoloji #techforumtr
    ⭐ TechForumTR’de öne çıkan yeni paylaşım: 📌 **BILGISAYARDA INTERNET BAĞLANTISI KESINTISI YAŞANIYOR NE YAPMALIYIM?** 📝 Merhaba, yaklaşık bir haftadır, her 1-2 dakikada bir 0-20 saniye süren internet kesintileri yaşıyorum. Bazen 10 dakika boyunca hiçbir sorun olmuyor. Telekom kullanıcısıyım ve bilgisayarımda Ethernet kullanıyorum. Sorun, hiçbir program çalışmıyorken de ortaya çıkıyor. Windows 11'i yeniden yükledim,... ─────────────── 👉 Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz: 🔗 https://techforum.tr/threads/6663/ #bilgisayarda #internet #bağlantısı #kesintisi #yaşanıyor #teknoloji #techforumtr
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 686 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • TechForumTR topluluğu yeni bir konuyu tartışıyor:

    **HP LAPTOPTA ORIJINAL ŞARJ ALETI KULLANMAK ZORUNLU MU?**

    Merhaba, Dizüstü bilgisayar şarj alışkanlıklarına aşina değilim. HP cp0565ng modelimde orijinal bir pil ve değiştirilebilir bir Greencell pil bulunuyor. Windows 11 yüklü. Windows çalışırken pil hiç şarj olmuyor mu? Her zaman orijinal şarj cihazını (19 volt, 3,4 mAh) kullanmak zorunda mıyım? Şarj...

    ───────────────
    Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz:

    https://techforum.tr/threads/6463/

    #laptopta #orijinal #şarj #aleti #kullanmak #teknoloji #techforumtr
    💬 TechForumTR topluluğu yeni bir konuyu tartışıyor: 📌 **HP LAPTOPTA ORIJINAL ŞARJ ALETI KULLANMAK ZORUNLU MU?** 📝 Merhaba, Dizüstü bilgisayar şarj alışkanlıklarına aşina değilim. HP cp0565ng modelimde orijinal bir pil ve değiştirilebilir bir Greencell pil bulunuyor. Windows 11 yüklü. Windows çalışırken pil hiç şarj olmuyor mu? Her zaman orijinal şarj cihazını (19 volt, 3,4 mAh) kullanmak zorunda mıyım? Şarj... ─────────────── 👉 Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz: 🔗 https://techforum.tr/threads/6463/ #laptopta #orijinal #şarj #aleti #kullanmak #teknoloji #techforumtr
    Beğen
    3
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 594 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Göz atmaya değer yeni bir teknoloji başlığı:

    **KLAVYEM ANIDEN GARIP BIR ŞEKILDE YAZMAYA BAŞLADI**

    Klavyem son bir iki gündür sorun çıkarıyor harflerin arasına garip karakterler ekliyor ve nedenini bilmiyorum. Bu durum tarayıcıda veya oyunlarda yazarken oluyor. Ama Windows görev çubuğunda yazarken hiç olmuyor normal şekilde yazıyor. Bilginiz olsun, hiçbir tuş takılı kalmış değil her şeyi kontrol...

    ───────────────
    Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz:

    https://techforum.tr/threads/6446/

    #klavyem #aniden #garip #şekilde #yazmaya #teknoloji #techforumtr
    📍 Göz atmaya değer yeni bir teknoloji başlığı: 📌 **KLAVYEM ANIDEN GARIP BIR ŞEKILDE YAZMAYA BAŞLADI** 📝 Klavyem son bir iki gündür sorun çıkarıyor harflerin arasına garip karakterler ekliyor ve nedenini bilmiyorum. Bu durum tarayıcıda veya oyunlarda yazarken oluyor. Ama Windows görev çubuğunda yazarken hiç olmuyor normal şekilde yazıyor. Bilginiz olsun, hiçbir tuş takılı kalmış değil her şeyi kontrol... ─────────────── 👉 Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz: 🔗 https://techforum.tr/threads/6446/ #klavyem #aniden #garip #şekilde #yazmaya #teknoloji #techforumtr
    Beğen
    2
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 679 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • ComputerBase, 23 oyunda RTX 3060, RTX 4060, RTX 5050, RTX 5060, RX 7600, RX 9060 XT 8GB ve ARC B580'i karşılaştırdı.
    Saygın Alman yayın organı ComputerBase, 1080p çözünürlükte 23 güncel oyunda yedi popüler uygun fiyatlı ekran kartının geniş kapsamlı karşılaştırmalı testinin sonuçlarını yayınladı.

    Testler, 300 €'nun altında fiyatlandırılan şu ekran kartlarını içeriyordu: RTX 3060, RTX 4060, RTX 5050, RTX 5060, RX 7600, RX 9060 XT 8GB ve ARC B580. Test sistemi, AMD Ryzen 7 9800X3D işlemci, MSI MPG X870E Carbon WIFI anakart ve 48 GB DDR5-6000 CL30 RAM'e sahip bir bilgisayardan oluşuyordu.

    Klasik rasterleştirme testlerimizde Radeon RX 9060 XT 8 GB, en güçlü uygun fiyatlı GPU olduğunu kanıtladı. GeForce RTX 5060'tan yaklaşık %2-4, GeForce RTX 4060'tan %31 ve ARC B580'den %33 daha hızlı. GeForce RTX 3060 ise test edilen diğer tüm kartların çok gerisinde kaldı. 12 GB video belleği pek yardımcı olmuyor, çünkü işlem gücü yetersiz kalıyor. GeForce RTX 4060, Radeon RX 7600 ve ARC B580 ise karşılaştırılabilir sonuçlar gösterdi.

    Işın izleme teknolojisine sahip oyunlarda, GeForce RTX 5060, Radeon RX 9060 XT 8GB'den yaklaşık %11-14 daha hızlı olarak liderliği ele geçiriyor. ARC B580 ise üçüncü sırada yer alıyor ve GeForce RTX 5060'tan %22, Radeon RX 9060 XT 8GB'den ise %14 daha yavaş performans gösteriyor. Radeon RX 7600, ışın izleme testlerinde en büyük dezavantajı yaşadı. Bu arada, GeForce RTX 3060, 12 GB VRAM avantajını kullanarak GeForce RTX 5050'ye çok yaklaştı. Bu kartlar arasındaki fark yaklaşık %10, ancak bu fark sadece doku detayını düşürdüğünüzde ortaya çıkıyor. Aksi takdirde, GeForce RTX 3060 tamamen öne geçebilir.

    Kaynak: Ayrıntıı karşılaşatırma grafikleri,
    computerbase
    Saygın Alman yayın organı ComputerBase, 1080p çözünürlükte 23 güncel oyunda yedi popüler uygun fiyatlı ekran kartının geniş kapsamlı karşılaştırmalı testinin sonuçlarını yayınladı. Testler, 300 €'nun altında fiyatlandırılan şu ekran kartlarını içeriyordu: RTX 3060, RTX 4060, RTX 5050, RTX 5060, RX 7600, RX 9060 XT 8GB ve ARC B580. Test sistemi, AMD Ryzen 7 9800X3D işlemci, MSI MPG X870E Carbon WIFI anakart ve 48 GB DDR5-6000 CL30 RAM'e sahip bir bilgisayardan oluşuyordu. Klasik rasterleştirme testlerimizde Radeon RX 9060 XT 8 GB, en güçlü uygun fiyatlı GPU olduğunu kanıtladı. GeForce RTX 5060'tan yaklaşık %2-4, GeForce RTX 4060'tan %31 ve ARC B580'den %33 daha hızlı. GeForce RTX 3060 ise test edilen diğer tüm kartların çok gerisinde kaldı. 12 GB video belleği pek yardımcı olmuyor, çünkü işlem gücü yetersiz kalıyor. GeForce RTX 4060, Radeon RX 7600 ve ARC B580 ise karşılaştırılabilir sonuçlar gösterdi. Işın izleme teknolojisine sahip oyunlarda, GeForce RTX 5060, Radeon RX 9060 XT 8GB'den yaklaşık %11-14 daha hızlı olarak liderliği ele geçiriyor. ARC B580 ise üçüncü sırada yer alıyor ve GeForce RTX 5060'tan %22, Radeon RX 9060 XT 8GB'den ise %14 daha yavaş performans gösteriyor. Radeon RX 7600, ışın izleme testlerinde en büyük dezavantajı yaşadı. Bu arada, GeForce RTX 3060, 12 GB VRAM avantajını kullanarak GeForce RTX 5050'ye çok yaklaştı. Bu kartlar arasındaki fark yaklaşık %10, ancak bu fark sadece doku detayını düşürdüğünüzde ortaya çıkıyor. Aksi takdirde, GeForce RTX 3060 tamamen öne geçebilir. Kaynak: Ayrıntıı karşılaşatırma grafikleri, computerbase
    Beğen
    2
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • TechForumTR’de öne çıkan yeni paylaşım:

    **IPAD PRO GÜNCELLEMESI TAKILI KALDI?**

    Merhaba, oldukça çaresiz durumdayım. iPad Pro'ma (2018) en son güncellemeyi yüklemek istedim. Ne yazık ki, güncelleme iki saattir takılı kaldı ve hiçbir şey olmuyor. Sadece Apple logosunu görüyorum, ilerleme çubuğu yok. Pil %70'in üzerinde ve yeterli depolama alanı var. Güncellemeyi iTunes veya...

    ───────────────
    Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz:

    https://techforum.tr/threads/6406/

    #ipad #güncellemesi #takılı #kaldı #teknoloji #techforumtr
    ⭐ TechForumTR’de öne çıkan yeni paylaşım: 📌 **IPAD PRO GÜNCELLEMESI TAKILI KALDI?** 📝 Merhaba, oldukça çaresiz durumdayım. iPad Pro'ma (2018) en son güncellemeyi yüklemek istedim. Ne yazık ki, güncelleme iki saattir takılı kaldı ve hiçbir şey olmuyor. Sadece Apple logosunu görüyorum, ilerleme çubuğu yok. Pil %70'in üzerinde ve yeterli depolama alanı var. Güncellemeyi iTunes veya... ─────────────── 👉 Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz: 🔗 https://techforum.tr/threads/6406/ #ipad #güncellemesi #takılı #kaldı #teknoloji #techforumtr
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 661 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Teknolojiye dair her şey! İşte taze bir paylaşım daha:

    **WINDOWS 11’DE YOUTUBE DONUYOR! I9 14900KF SISTEM BILE ÇÖKÜYOR (ÇÖZÜMÜ VAR MI?)**

    Windows 11 yüklü bir bilgisayarım var. Özellikleri: Intel Core i9 14900KF Raptor Lake S ve Nvidia 3060Ti. Genellikle birçok program açık tutuyorum, bu yüzden güçlü bir işlemciye ihtiyacım var. Ancak bazen tarayıcımdaki bir sekme donuyor. Bu her zaman olmuyor, genellikle YouTube'da, ancak sadece...

    ───────────────
    Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz:

    https://techforum.tr/threads/6272/

    #windows #11de #youtube #donuyor #14900kf #teknoloji #techforumtr
    🌈 Teknolojiye dair her şey! İşte taze bir paylaşım daha: 📌 **WINDOWS 11’DE YOUTUBE DONUYOR! I9 14900KF SISTEM BILE ÇÖKÜYOR (ÇÖZÜMÜ VAR MI?)** 📝 Windows 11 yüklü bir bilgisayarım var. Özellikleri: Intel Core i9 14900KF Raptor Lake S ve Nvidia 3060Ti. Genellikle birçok program açık tutuyorum, bu yüzden güçlü bir işlemciye ihtiyacım var. Ancak bazen tarayıcımdaki bir sekme donuyor. Bu her zaman olmuyor, genellikle YouTube'da, ancak sadece... ─────────────── 👉 Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz: 🔗 https://techforum.tr/threads/6272/ #windows #11de #youtube #donuyor #14900kf #teknoloji #techforumtr
    Beğen
    9
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 3B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • YEREL AĞ BAĞLANTISI BULUNAMADI HATASI?

    Hiçbir belirgin sebep olmadan aniden ağ bağlantımı yeniden kurmam gerekti. Ancak, çok büyük zorluklar yaşıyorum. Bilgisayar (A)'da mükemmel çalışan adresi girdikten sonra, bilgisayar (B)'de çalışmıyor. (Seçenek: Bu bilgisayar: Ağ sürücüsünü eşle Bağlan \\NETWORKNAME: hiçbir şey olmuyor. Sorunum ne...

    ───────────────
    Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz:

    https://techforum.tr/threads/6254/

    #yerel #bağlantısı #bulunamadı #hatası #teknoloji #techforumtr
    YEREL AĞ BAĞLANTISI BULUNAMADI HATASI? 📝 Hiçbir belirgin sebep olmadan aniden ağ bağlantımı yeniden kurmam gerekti. Ancak, çok büyük zorluklar yaşıyorum. Bilgisayar (A)'da mükemmel çalışan adresi girdikten sonra, bilgisayar (B)'de çalışmıyor. (Seçenek: Bu bilgisayar: Ağ sürücüsünü eşle Bağlan \\NETWORKNAME: hiçbir şey olmuyor. Sorunum ne... ─────────────── 👉 Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz: 🔗 https://techforum.tr/threads/6254/ #yerel #bağlantısı #bulunamadı #hatası #teknoloji #techforumtr
    Beğen
    5
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Resident Evil Requiem'i bitiremedim
    Grafikler. 10 üzerinden 11. Ayna yansımaları bile kusursuz ve hiçbir sarkma yok. "Uzmanlar" bunun mümkün olmadığını söylese de, mümkün olduğu ortaya çıktı. 10 üzerinden 12'ye biraz yakın olsa da, zaten övgünün ötesinde.

    Bazen (ilk bulunduğunuz yerde) ilginç ve komik karakterlerle karşılaşırsınız.

    Ses kalitesi de çok iyi çeşitli parametreleri ayarlayabiliyorsunuz ve genel olarak her şey çok iyi yapılmış.

    Dezavantajları.

    Oyunun oynanışı sıkıcı ve eski tarz. Karakterler yavaş ve hareketsiz; bu durum keşif oyunlarında sorun teşkil etmese de aksiyon oyununda hoş değil.

    Tek bir amaçla üretilmiş, tam anlamıyla berbat bir alet: insanları sinirlendirmek.

    Tekdüze ve tahmin edilebilir olaylar. Mantıksız yerlerden cephane ve sarf malzemesi yağmalanması.

    Grace'in sinir bozucu seslendirmesi, sürekli kekelemesi ve inlemeleri, oyun boyunca son derece rahatsız ediciydi. Resident Evil dünyasının Maria Sharapova'sıydı adeta.

    Grace'in canavarlardan kaçışı her zaman monoton; korkutucu değil, sıkıcı ve tahmin edilebilir.

    Karakterler ve anlatı.

    Burada söylenecek çok şey var ama yaratıcıların hangi türü yansıtmaya çalıştığını hala çözemedim. Dizinin hayranı değilim—ve bu "anlamıyorsunuz, farklı" gibi bir şey değil—her şeyi anlıyorum. Ama anlatının yine de bir türe uyması gerekiyor. Örneğin, Village'da geleneksel fantezi ve gerçekçiliğin birleşimiydi, ama burada tamamen farklı.

    Ve böylece, özellikle sona doğru, olay örgüsü boyunca ortaya çıkan saçmalıkları (önce hepsini yazdım, sonra da sildim çünkü bu küp şeklindeki saçmalıklarla zaman harcamaya üşeniyorum, çünkü çok fazla var) uzun uzun inceleyebilirim; bu saçmalıklar katlanarak artıyor. Neredeyse her anında tam bir "Kaptan Picard'ın yüzünü buruşturması" anı var ve sona yaklaştıkça daha da yoğunlaşıyor.

    Sadece şunu söyleyebilirim ki, bu kadar kusursuz karakterleri, kusursuz hikayeleri ve kusursuz sonları nerede gördüğümü bile hatırlamıyorum. Leon kesinlikle birinci sınıf ve Grace, tıpkı "Komandolar"daki Schwartz gibi, ölümcül atışları sakin bir şekilde yakalayıp hayatta kalıyor; bu da aldığı çizik yüzünden inlemesine engel olmuyor.

    Genel olarak, elektrik faturası dışında bu oyuna para harcamadığıma pişman değilim, çünkü para iadesi almak için vaktim olmazdı ve satın aldığıma çok pişman olurdum. Genel olarak, saçmalık üretme düzeyi filmlerden çok farklı değil, sadece ölçek farklı.

    #requiem #residentevil
    Grafikler. 10 üzerinden 11. Ayna yansımaları bile kusursuz ve hiçbir sarkma yok. "Uzmanlar" bunun mümkün olmadığını söylese de, mümkün olduğu ortaya çıktı. 10 üzerinden 12'ye biraz yakın olsa da, zaten övgünün ötesinde. Bazen (ilk bulunduğunuz yerde) ilginç ve komik karakterlerle karşılaşırsınız. Ses kalitesi de çok iyi çeşitli parametreleri ayarlayabiliyorsunuz ve genel olarak her şey çok iyi yapılmış. Dezavantajları. Oyunun oynanışı sıkıcı ve eski tarz. Karakterler yavaş ve hareketsiz; bu durum keşif oyunlarında sorun teşkil etmese de aksiyon oyununda hoş değil. Tek bir amaçla üretilmiş, tam anlamıyla berbat bir alet: insanları sinirlendirmek. Tekdüze ve tahmin edilebilir olaylar. Mantıksız yerlerden cephane ve sarf malzemesi yağmalanması. Grace'in sinir bozucu seslendirmesi, sürekli kekelemesi ve inlemeleri, oyun boyunca son derece rahatsız ediciydi. Resident Evil dünyasının Maria Sharapova'sıydı adeta. Grace'in canavarlardan kaçışı her zaman monoton; korkutucu değil, sıkıcı ve tahmin edilebilir. Karakterler ve anlatı. Burada söylenecek çok şey var ama yaratıcıların hangi türü yansıtmaya çalıştığını hala çözemedim. Dizinin hayranı değilim—ve bu "anlamıyorsunuz, farklı" gibi bir şey değil—her şeyi anlıyorum. Ama anlatının yine de bir türe uyması gerekiyor. Örneğin, Village'da geleneksel fantezi ve gerçekçiliğin birleşimiydi, ama burada tamamen farklı. Ve böylece, özellikle sona doğru, olay örgüsü boyunca ortaya çıkan saçmalıkları (önce hepsini yazdım, sonra da sildim çünkü bu küp şeklindeki saçmalıklarla zaman harcamaya üşeniyorum, çünkü çok fazla var) uzun uzun inceleyebilirim; bu saçmalıklar katlanarak artıyor. Neredeyse her anında tam bir "Kaptan Picard'ın yüzünü buruşturması" anı var ve sona yaklaştıkça daha da yoğunlaşıyor. Sadece şunu söyleyebilirim ki, bu kadar kusursuz karakterleri, kusursuz hikayeleri ve kusursuz sonları nerede gördüğümü bile hatırlamıyorum. Leon kesinlikle birinci sınıf ve Grace, tıpkı "Komandolar"daki Schwartz gibi, ölümcül atışları sakin bir şekilde yakalayıp hayatta kalıyor; bu da aldığı çizik yüzünden inlemesine engel olmuyor. Genel olarak, elektrik faturası dışında bu oyuna para harcamadığıma pişman değilim, çünkü para iadesi almak için vaktim olmazdı ve satın aldığıma çok pişman olurdum. Genel olarak, saçmalık üretme düzeyi filmlerden çok farklı değil, sadece ölçek farklı. #requiem #residentevil
    Beğen
    7
    1 Cevaplar 0 Paylaşımlar 2B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Teknoloji mi, Yoksa Bitmek Bilmeyen Açlığımız mı? Neden Asla Tatmin Olmuyoruz?
    Hangisi daha iyi, PC mi yoksa 60 fps'lik oyun konsolları mı?

    Hangisi daha iyi: teknoloji mi yoksa ilerlemeyi yavaşlatan oyun konsolları mı?

    Klavye, fare ve oyun kumandası gibi ebedi bir konu ama bunun hakkında tartışmak utanç verici. Yetişkiniz ve bunun bilgisayarlar veya konsollarla ilgili olmadığını anlamamızın zamanı geldi. Bu insan açlığıyla ilgili. Asla yeterince sahip olamayacaksınız. 30 tane vardı, size 60 verdiler şimdi 30 yetmiyor. Size 120 verdiler 60 da artık yetmiyor. İnsanları inek gibi sağarak, "BU İLERLEME, BU TEKNOLOJİ" diyerek sonsuza dek böyle devam edebiliriz.

    En yeni Batman: Arkham, Max Payne 3, Alan Wake 2, DOOM 2016, Red Dead Redemption 2 bunlar çoktan teknolojik bir sıçrama yaptı ve her şeyi en yüksek kalite seviyesine getirdi. Ama siz tatmin olmuyorsunuz. Bencil tavrınız daha fazlasını istiyor.

    Arkadaşlar, asla tatmin olmayacaksınız; asla yeterince sahip olamayacaksınız. Crimson Desert teknolojik bir harika, çok fazla özelliği var ama ne olmuş yani, herkesin kancalı kolları var ve kimse nasıl kullanılacağını anlamıyor.

    İnsanların teknolojiye ihtiyacı yok, tatmin olmaya ihtiyaçları var, ama tatmin olmayacaklar ve ailelerini geçindirmeye, işlerinde çalışmaya ve sonsuza dek kullanmadıkları teknolojiyi sağlamaya devam edecekler. Kendi başınıza düşünün.

    Konsollar yok olmayacak; hem daha deneyimli hem de daha az deneyimli oyuncular için en erişilebilir ve adil platformdurlar.

    Bilgisayar, görevleri tamamlamada hareketliliği sağlayan nihai bir cihazdır.

    Konsolda oynuyorum, taşınabilirliğe ihtiyacım var mı? Hayır, sadece oynuyorum.

    Görevleri tamamlamak için mobilite açısından oldukça sıradan bir dizüstü bilgisayarım var. Nükleer Bilgisayara mı ihtiyacım var?

    Neden böyle bir şey?

    #oyun #teknoloji #insan
    Hangisi daha iyi, PC mi yoksa 60 fps'lik oyun konsolları mı? Hangisi daha iyi: teknoloji mi yoksa ilerlemeyi yavaşlatan oyun konsolları mı? Klavye, fare ve oyun kumandası gibi ebedi bir konu ama bunun hakkında tartışmak utanç verici. Yetişkiniz ve bunun bilgisayarlar veya konsollarla ilgili olmadığını anlamamızın zamanı geldi. Bu insan açlığıyla ilgili. Asla yeterince sahip olamayacaksınız. 30 tane vardı, size 60 verdiler şimdi 30 yetmiyor. Size 120 verdiler 60 da artık yetmiyor. İnsanları inek gibi sağarak, "BU İLERLEME, BU TEKNOLOJİ" diyerek sonsuza dek böyle devam edebiliriz. En yeni Batman: Arkham, Max Payne 3, Alan Wake 2, DOOM 2016, Red Dead Redemption 2 bunlar çoktan teknolojik bir sıçrama yaptı ve her şeyi en yüksek kalite seviyesine getirdi. Ama siz tatmin olmuyorsunuz. Bencil tavrınız daha fazlasını istiyor. Arkadaşlar, asla tatmin olmayacaksınız; asla yeterince sahip olamayacaksınız. Crimson Desert teknolojik bir harika, çok fazla özelliği var ama ne olmuş yani, herkesin kancalı kolları var ve kimse nasıl kullanılacağını anlamıyor. İnsanların teknolojiye ihtiyacı yok, tatmin olmaya ihtiyaçları var, ama tatmin olmayacaklar ve ailelerini geçindirmeye, işlerinde çalışmaya ve sonsuza dek kullanmadıkları teknolojiyi sağlamaya devam edecekler. Kendi başınıza düşünün. Konsollar yok olmayacak; hem daha deneyimli hem de daha az deneyimli oyuncular için en erişilebilir ve adil platformdurlar. Bilgisayar, görevleri tamamlamada hareketliliği sağlayan nihai bir cihazdır. Konsolda oynuyorum, taşınabilirliğe ihtiyacım var mı? Hayır, sadece oynuyorum. Görevleri tamamlamak için mobilite açısından oldukça sıradan bir dizüstü bilgisayarım var. Nükleer Bilgisayara mı ihtiyacım var? Neden böyle bir şey? #oyun #teknoloji #insan
    Beğen
    10
    1 Cevaplar 0 Paylaşımlar 2B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Resident Evil 2, 3 ve 4 Remake Karşılaştırması Hangi Yeniden Yapım Daha İyi?
    Burada sunulan oyunların her biri hakkında fazla bir şey söyleyemem çoğu mükemmel oyunlarama birkaç şeyden bahsetme ihtiyacı hissediyorum.

    Öncelikle birkaç şeyi özetlemekte fayda var: Birincisi, Resident Evil serisinin hayranı değilim, yeniden yapımlarını aynı anda oynamış olsam bile. Asya anlatıları bana biraz yabancı geliyor, ancak Japonlar karakteristik ölüm merkezli şizofrenileri yerine çok kültürlü bir ürün yaptıklarında genellikle sağlam işler ortaya koyuyorlar.

    İkincisi, utanç verici bir şekilde sıradan bir oyuncuyum ve hassas biriyim; bu oyunları orta zorlukta ve bazı tereddütler olmadan bitirdim. Türde tamamen acemi olmama rağmen, deneyimim, seriye on yıllardır aşina olan insanlarınkinden bile daha otantik geldi. Özellikle de zaman zaman inanılmaz derecede zorlayıcı ve rahatsız edici bulduğum için, ki bu da tam olarak "hayatta kalma korkusu"nun ima ettiği şey.
    Evet, fikrim sadece benim fikrim ve kimseyi hiçbir şeye mecbur etmiyor sadece ihtimaline karşı.

    Resident Evil 2 Yeniden Yapımı

    Tüm yeniden yapımlar arasında RE2R, orijinaline en çok benzeyenidir. Ve başlangıçta, bu beni bile memnun etmişti—oyun, kısıtlı bir ortamda, az kaynakla ve sürekli bir tehditle hayatta kalma deneyimini vaat ediyordu ki bu da sonuçta tüm bir türü oluşturdu. Ancak, burada yapılan bir dizi oyun tasarım kararı, ikinci bölüm hakkındaki genel izlenimimi önemli ölçüde zedeledi.

    Örneğin, Souls benzeri oyunların hayranlarının aksine, zorluğu yönetmenin hesaplı bir tasarımı ve kötü uygulamanın bir sonucu olarak ayırma eğilimindeyim. Bir noktada, polis karakolunda, mühimmatım bitti ve bu anın güzelliği, tamamen benim hatam olmasıydı, çünkü RE2R'yi bir nişancı oyunu gibi oynamaya, gördüğüm herkesi öldürmeye başlamıştım. Hata hızla ortaya çıktı, çünkü buradaki zombiler ölmeye son derece isteksiz ve bazıları o kadar inatçı ki, kafaları büyükannenin ev yapımı kıymasına benzese bile tekrar tekrar diriliyorlar.

    Görünüşte adaletsiz olan bu geliştirici kararı, Resident Evil 2 Remake'i ve nasıl oynanması gerektiğini anlamak için temel bir öneme sahip. Özellikle, mümkün olduğunca çatışmadan kaçınmak ve kayıplarınızı en aza indirmek gerekiyor. Bir düşmanı geride bırakmak da her zaman doğru karar olmayabilir, çünkü çoğu zaman adımlarınızı geri takip etmeniz veya aceleyle kaçmanız gerekebilir. Gerilim, doğru hareket tarzı hakkındaki sürekli şüphe ve sık sık hızlı kararlar alma ihtiyacıyla yaratılıyor.

    Bu açıdan RE2R mükemmel ve genel olarak üçüncü şahıs aksiyon-macera tasarımına rağmen, ağır bir tempoda ilerliyor ve bu tempoyu bozanları sık sık cezalandırıyor. Tek dezavantajı, gerekli tüm özelliklere sahip gibi görünmesine rağmen, bir korku oyunu olarak yetersiz kalması. Ancak bu bir sorun değil.

    Oyun kasıtlı olarak size zarar vermeye çalıştığında sorunlar ortaya çıkıyor. Örneğin, yakalanmaktan kurtulma durumunda. Zombiler yavaş bir oyuncuyu yakaladığında, eğer bıçağı varsa hasar almadan onlardan kurtulabiliyor. Daha egzotik bir yöntem ise el bombası gerektiriyor; kahraman el bombasını canavarın boğazına sokuyor, kurtuluyor ve ardından iyi nişan alınmış bir atışla bombayı patlatabiliyor.

    Neyse ki, bu el bombaları bir metre uzaktan bile patlatılabiliyor kahraman onlardan zarar görmeyecek kadar karizmatik ama burada başka bir sorun daha var, o da oyuncuyu seçim hakkından mahrum bırakmak. Hem bıçağınız hem de el bombanız olabilir, ancak karakter kendini daha değerli bir varlık olan ve savaşın gidişatını değiştirebilecek el bombasıyla savunuyor. Siz de şanssız bir şekilde yakalandığınız için onu atıyorsunuz. Ve bu tasarımcı kısıtlamasını hiç de adil bulamıyorum.

    RE2R'da beni gerçekten sinirlendiren bir diğer şey de "sırları"ydı. Oyunun özellikle büyük mekanları yok ve neredeyse her şeyi temizledim, ancak yine de seviyelerdeki dolapların ve kasaların çoğunun şifrelerini bulamadım. Bu yüzden, çekmecede inanılmaz miktarda mermi olmasına rağmen, Leon'un bölümünü tabancayı alamadan bitirdim. Ayrıca bazı odaları da açamadım çünkü özel anahtarları bulamadım—bir şeyin diğerine sıkışmış olması ve anahtarların kasalardan birinde olması tamamen mümkün, ama yine de onlara erişemiyorum. Bu durum beni oldukça rahatsız ediyor burada suçlu ben değilim, daha ziyade seviyeyi ve ilgi noktalarını tasarlayan kişinin ihmalkarlığı olduğunu düşünüyorum.

    Tıpkı lağımlarda olduğu gibi, neredeyse yenilmez et golem'lerle dolu dar bir kanaldan geçmeniz gerekiyor. Onların etrafından koşmanız gerekiyor, ancak oyun size manevra yapacak neredeyse hiç alan bırakmıyor ve bazen hasar almak, onlardan kurtulmanın tek yolu oluyor. Dahası, canavarlar sizi zehirliyor, yavaşlatıyor ve yavaş yavaş öldürüyor; bu da biraz daha uzakta bekleyen bir sonraki benzer canavarla karşılaştığınızda ölümcül olabilir.

    Bu arada, bu şişkin canavarların teknik olarak açıkça kusurlu olduğu ortada ve küçük bir kaideye tırmandığınız anda hemen çaresiz kalıyorlar ve karaktere ulaşmaya bile çalışmıyorlar, sadece yanlarında donup kalıyorlar, kol mesafesinde duruyorlar.

    RE2, genel olarak Capcom'un yeniden yapımlarının en kusurlu olanıdır ve sinematik görsellerine rağmen, Steam'deki bağımsız korku oyunlarından bekleyeceğiniz birçok kusura sahiptir. Aynı gecikmeli dokular; ufukta bir yerde değil de 10 metre uzakta olmalarına rağmen düşük FPS'de hareket eden aynı zombiler. Ayrıca kapılardan geçmeye çalıştılar ve genel olarak, bu oyunda kapılar, arkalarında biri duruyorsa önemli bir rahatsızlık kaynağıydı.

    Hayatta kalmaya verilen öneme rağmen, yeniden yapımda aktif olarak hasar vermenizi gerektiren iki boss dövüşü bulunuyor (toplamda üç, ancak orta dövüşlerde sadece kaçmak ve şarjör düğmesine basmak yeterli).

    Elbette, oyunun ikinci yarısında çok daha fazla merminiz olacak, ancak yine de tamamen hazırlıksız yakalanabileceğiniz sinir bozucu bir durum söz konusu. Dev canavarlarla yapılan dövüşler serinin tanınabilir bir özelliği olsa da, klasik Resident Evil oyunlarında gerekli olduklarını düşünmüyorum. Bununla birlikte, iyi bir şekilde uygulanmışlar ve hiçbir şikayetim yok.

    Oyunun umduğumdan çok daha kısa çıkması da beni hayal kırıklığına uğrattı. Polis karakolu ve altındaki iletişim ağı tek, bütünleşik bir mekân haline geldiğinde, oyunun ölçeği ve ilerleyişiniz sizi motive ediyor; kanalizasyonlarda dolaşmak, orada gizlenen dehşetler olmasa bile biraz sıkıcı.

    Ama sonra sizi küçük bir Umbrella laboratuvarı bekliyor ve bu gösteri aniden sona eriyor. "Gerçekten hepsi bu mu?" diye düşündüm, yolculuğun yarıda kesildiğini hissederek. RE2R'nin en azından yarı yarıya daha kısa olması gerektiğini düşündüm; aşırı uzunluğu hayatta kalma unsurunu değersizleştiriyor ve başarılarınızın ve başarısızlıklarınızın -eşyalarınızın büyüklüğünün- önemli bir rol oynayabileceği mesafeyi size vermiyor.

    Açıkçası, tüm yol boyunca sirk faresi gibi kıvranıp her şeyden kısmaya çalıştınız, ancak tüm bu çabalarınızın birdenbire boşa gittiğini gördünüz. Ve anlıyorum ki, Zorlu modda kaynaklar daha da kıt ve zorluklar daha da çetin, ancak orta zorluk seviyesi, kaydettiğiniz ilerlemeyi değerlendirmek için gayet yeterli. Dahası, son savaşı önceden haber vererek, oyun size şimdiden kaynaklarla ödüllendirmeye başlıyor ve hayatta kalma fikrinin temel tasarım fikrini daha da baltalıyor.

    Tükenmiş ekipman nedeniyle oyunu tamamlayamamaktan daha iyidir, ancak tüm bunları oyun tasarımından sorumlu kişinin veya belki de yayıncının gereksiz yatırım yapmadan ve genel proje vizyonuna bağlı kalarak geliştirmeyi mümkün olduğunca hızlı bir şekilde tamamlama arzusunun bir hatası olarak görüyorum.

    Görünüşe göre kısa süre büyük bir sorun değil, çünkü RE2R'nin iki hikaye modu var—biri Leon için, diğeri Claire için. Ama bunlar tekrarlayıcı. Hem de özensizce tekrarlayıcı. Hem Leon hem de Claire olarak aynı yolları izliyorsunuz, aynı bulmacaları çözüyorsunuz ve her oyun deneyimini bir öncekinden ayıran tek şey karakterin görünümü ve kişisel silahı. Hatta dolap şifreleri bile aynı—şifreyi önceden yazdıysanız veya ekran görüntüsünü aldıysanız zorla açabilirsiniz.

    Ve bu, hikaye açısından inanılmaz derecede aptalca görünüyor. Leon'u kontrol ederek, Claire ile karşılaşmadan önce bir iki saat boyunca bölgede dolaşmayı başardım; Claire'in modunda, binaya yaklaşık 10 dakika içinde gizlice giriyor, ancak orada Leon ile karşılaşmıyor—Leon ortadan kaybolmuş. Ancak soru şu ki, nerede, çünkü Claire şimdi lobideki gizli hava kilidini açmak için bulmacayı da çözüyor.
    Evet, bu olay örgüsü gelecekte farklı yönlere sapıyor, Leon Ada Wong ile tanışıyor ve Claire de Dr. Birkin'in kızıyla tanışıyor, ancak bu gerçek beni hiç teselli etmiyor ve sonuç olarak, ilk oynayışta cazibesinin önemli bir kısmını zaten kaybetmiş olan bir video oyununda tekrarlamayı oynamaktan vazgeçtim.

    Oyunun sonuna doğru beni saran genel hayal kırıklığı duygusu.

    Yeniden yapımın övgüyü hak ettiği nokta, görselleri ve orijinalin büyük ölçüde tek hücreli olay örgüsünü ne kadar incelikle yansıttığıdır. Hakkında çok şey duyduğum Leon ve Ada arasındaki ilişki burada mükemmel bir şekilde ifade edilmişti; tamamen farklı hedeflere ve inançlara sahip iki insanın, aynı anda rakip olup birbirlerine hayatlarını borçlu oldukları, çelişkili bir sevgiyle nasıl bir araya geldiklerinin canlı bir incelemesiydi. Güzel, özlü ve yüzeysel değildi buna inanıyorum.

    Güncellenmiş oynanış olmasa bile, bu tür senaryo yeniden yorumlamaları, bu tür yeniden yapımların var olma nedenidir.

    Resident Evil 3 Yeniden Yapımı

    Jill Valentine'ın 5 dakikalık macerası, klasik oyunlar açısından bile belki de en tartışmalı olanıdır. "Real World"de hayatta kalma unsuru kısa oyun süresi ve boss dövüşlerine giden süreçle zayıflatılırken, burada oyunun tür kimliğinin tüm izlerini neredeyse ilk saat içinde kaybediyoruz.
    Başlangıçta, RE3R tam olarak aynı şekilde işliyor—nispeten büyük bir mekan ve sınırlı mühimmat ancak Nemesis'in ani ortaya çıkışı her şeyi alt üst ediyor ve oyunu hızlı tempolu bir aksiyon oyununa dönüştürüyor.

    Her biri bir öncekinden daha karmaşık olan Nemesis dövüşleri takip ediyor ve bunlarla birlikte, her biri kendi silah ve ekipmanına sahip karakterler arasında geçiş yapılıyor, bu da gizlilik ve becerikli oyun hikayesini daha da değersizleştiriyor.

    Aslında bunu beğendim. "Troika" düzenli olarak aksiyon bölümlerini, alışılagelmiş hayatta kalma ve keşif bölümleriyle dönüşümlü olarak sunuyor ancak bu sefer yağmalama yerleri oldukça küçük, ama ben bunu bir avantaj olarak görüyorum çünkü sıkıcı hale gelmeye vakitleri olmuyor. Tek istisna hastane birkaç saatliğine kaybolabileceğiniz tek tam boyutlu oda.

    Orijinal üçüncü oyun gibi, yeniden yapım da öncelikle bir aksiyon oyunudur; burada isabetli ve agresif atışlar, hayatta kalma korku oyunlarının doğasında var olan ihtiyatlılığın yerini alır. Ve oyun, büyük ölçüde bu formata uygundur.

    Birincisi, basitçe iyi yapılmış ve iki yeniden yapımın doğasında var olan kusurları gidermiştir. İkincisi, seriden kopuş ölümcül değildir ve keşif ve envanter yönetimi hala önemli bir rol oynamaktadır.


    Oyun, oyunun her yönünü aynı anda ele almaya çalışıp hiçbirinde mükemmel olamamakla eleştirilebilir; ben de aynı düşüncelere sahiptim. Ancak nihayetinde, RE3R'ı tamamlamak için geçen 6-7 saatin, ikinci oyunun kötü şöhretli yeniden yapımından, hatta Claire olarak tekrar oynasam bile, üzerimde çok daha büyük bir etki bıraktığını fark ettim.

    Bu sefer, kısa oyun süresi hiç de sorun gibi görünmüyor; oyun bu süre zarfında birçok rol üstlenerek, duygu dolu, canlı ve dinamik bir hikaye anlatıyor. Jill'in başına silah dayadığı açılış sahnesi bile, macerasının sonuna kadar olan gidişatını belirliyor. Evet, yeniden yapımın yaratıcıları, yenilmez bir canavarın bir kadını kovaladığı klişe hikayeyi yeniden hayata geçirme konusunda yine mükemmel bir iş çıkarmışlar.

    Nemesis inanılmaz derecede güçlü bir yaratık. Jill, yarım metre ötede patlayan mermilerden sağ kurtulmayı başarıyor, ama düşmanı akıl almaz derecede güçlü. Onu güneşe atsanız bile bir şekilde hayatta kalır. Serinin tamamen havalılığını kaybettiğini ve parkur yapan canavarlar ve kamyonetlerle ilgili bir süper kahraman filmine dönüştüğünü söylemek cazip geliyor, ama bu 30 yıl önce oldu. Tüm bu absürtlüğe rağmen, oyunu beğendim, çünkü olay örgüsü tamamen karakter merkezli ve oldukça canlı ve sevimli olan karakterlerin eylemleri ve duyguları etrafında şekilleniyor. Seri için önemli hiçbir şey olmuyor burada şehir nükleer bir patlamayla havaya uçuruluyor, ama bunun için ayrı bir oyuna gerek yoktu.

    Troikanın varlığı, ikinci oyunla bağlantı kuramaması nedeniyle olay örgüsünü bir nebze de olsa sekteye uğratıyor. YouTube'da birinin bana açıkladığı gibi, RE3R'ın olayları devam oyunundan daha erken başlıyor ve daha geç bitiyor, ancak yine de "Leon zaten yok etmişken Jill hangi Umbrella laboratuvarına indi?" gibi sorular kalıyor; gerçekten aynı şehirde iki yeraltı laboratuvarı mı var? Ya da Leon, roketatar atışıyla ölen bir Tyrant tarafından kovalanırken, Jill, Ölüm Yıldızı'ndan gelen bir salvoyla bile öldürülemeyen Nemesis tarafından neden kovalanıyor? Leon ve

    Carlos da polis karakolunda iki dakika ile birbirlerini mi kaçırdılar?

    Temelde, bir şişe içki olmadan bunu çözemezsiniz ve gerçekten de gerekli değil; hikaye, hoş bir şekilde anlatılmış olsa da, bu tür beyin fırtınalarını haklı çıkarmıyor.

    Ayrıca, her iki oyun da aynı yerde ve aynı zamanda geçmesine rağmen, kahramanların farklı düşmanlarla karşılaşmasını da seviyorum; işte böyle oluyor.

    Eleştirilere gelince, gerçekten belirgin bir sorun bulamıyorum. Nemesis'in kendisi, ilk versiyonunda, beni sık sık bir duvarla kendi testisleri arasında sıkıştırıyordu, ancak bu, büyük bir canavarın yakın temas aradığı bu tür oyunlarda yaygın bir sorun ve RE3R bu konuda bana en az sorunu yaşattı. Ayrıca zombi yakalama mekaniğini tamamen yanlış anladım oyun size bir QTE tamamlamanızı söylüyor, ancak sonrasında hiçbir şey yapmamış gibi hasar almaya devam ediyorsunuz. Yani bunun amacı ne?

    Bu arada, artık el bombalarını ağzınıza sokamıyorsunuz neredeyse simetrik benzerliklerine rağmen, bu oyunlar temel bir düzeyde birbirinden farklılaşıyor.

    Özetle, troika görsel olarak hoş bir oyun ve yılda bir kez geri dönebileceğiniz kısa, canlı ve çeşitli bir aksiyon-macera oyunu. Orta halli bir hayatta kalma korku oyunu olsa da harika bir oyun.

    Resident Evil 4 Yeniden Yapımı

    Burada çok kısa tutacağım: Oyun kesinlikle muhteşem. Keşif ve bulmacalarla harmanlanmış, onlarca muhteşem durum ve yeterli düzeyde dram içeren saf bir aksiyon gerilim oyunu. Hikaye, orijinalindeki kadar aptalca ve burada da ABD Başkanı'nın kızı, tabancalı tek bir ajan tarafından kurtarılıyor eğer Başkanın kendisini kaçırmış olsalardı, iki ajan gönderirlerdi ve o zaman bile bu kesin değil. Kahramanların o kaleye neden gittikleri de tamamen belirsiz. Ve liste böyle devam ediyor.

    Ancak mümkün olan yerlerde yönetmenler senaryoyu gözden geçirme konusunda iyi bir iş çıkarıyor ve özellikle Leon, bir gençlik animesinden çıkmış saf, iyi huylu bir karakterden ziyade, düşman hatlarının derinliklerinde savaşmış, sert, tecrübeli bir adama benzemeye başlıyor. En azından, kahramanın, işleri hakkında çok fazla şey bilen küstah bir düzenbaza karşı nazik davranmak için hiçbir nedeni yok. Özellikle bu zor zamanlarda RE4R'ın düzgün bir Leon'un burada. Bu, oyunun Japonlar tarafından geliştirildiği ve Japonların davranış ve diyalog kültürünün bizimkinden çok farklı olduğu düşünüldüğünde özellikle ilginç. Ve yine de, organik ve uygun bir şekilde ortaya çıktı.

    Oyunun oynanışını ve artılarını anlatmaya kalkışmayacağım; övülecek çok daha fazla şey var. Sadece şunu belirteyim ki, ahlaksız tüccar, üç sıra halinde dizilmiş mühimmat raflarına rağmen mühimmat satmayı kesinlikle reddediyor. Bu arada, oyun beni başından sonuna kadar diken üstünde tuttu, çünkü her silah için en fazla iki yedek şarjörle sürekli olarak yetersiz mühimmat tedariki vardı. Elbette, bu tür oyunlarda, ezilmiş oyuncuyu düşman cesetlerinden elde edilen ekstra mühimmatla cesaretlendirmenin yaygın olduğunu anlıyorum, ancak mühimmat kıtlığının farkında olmak, beni savaşta etkili çözümler bulmaya ve elbette isabetli olmaya teşvik etti.

    Benim için RE4R, yaşayan bir klasik ve tek oyunculu aksiyon macera oyunlarının, ister nişancı oyunu olsun ister olmasın, nasıl olması gerektiğinin bir örneği. Hatta modern oyun sektöründe gerçekten hoşlanmadığım, silahlar ve yükseltmeleri için hasar değiştiricilerle yapılan gereksiz değişiklikleri bile kolayca affettim. Capcom'a ve kendi geliştirdikleri oyun motoruna, oyunlarının ne kadar iyi tasarlanmış ve optimize edilmiş olduğu konusunda hakkını vermeden edemiyorum. Olması gerektiği gibi çalışan harika bir oyun ne büyük bir keyif.

    Bu noktada söylemek istediklerim sanırım bu kadar. Benim için bu makalede yer alan dijital ürünleri tanımak en azından eğitici, en fazla ise oldukça değerliydi. Öyle ki, daha önce sevmediğim seriye dair fikrimi bile değiştirdim. Aynı derecede ilginç olan şey ise, tüm ortak temalara rağmen ikinci, üçüncü ve özellikle dördüncü filmin tamamen farklı ürünler olması ve her birinin farklı bir kitleye hitap etmesidir. Bu, yayıncının bilinçli olmasa da çok akıllıca bir kararı.

    Modern Resident Evil oyunlarının gerçek bir hayranı olmak için Requiem'i tekrar oynamam gerekecek. RE4R'nin başaramadığı hiçbir şeyi ondan beklemiyorum, bu da başlı başına mükemmel bir video oyunu olması gerektiği anlamına geliyor. Makul beklentilere sahip olmak güzel. Japon oyunlarının hayranı olacağımı hiç hayal etmemiştim.

    Burada sunulan oyunların her biri hakkında fazla bir şey söyleyemem çoğu mükemmel oyunlarama birkaç şeyden bahsetme ihtiyacı hissediyorum. Öncelikle birkaç şeyi özetlemekte fayda var: Birincisi, Resident Evil serisinin hayranı değilim, yeniden yapımlarını aynı anda oynamış olsam bile. Asya anlatıları bana biraz yabancı geliyor, ancak Japonlar karakteristik ölüm merkezli şizofrenileri yerine çok kültürlü bir ürün yaptıklarında genellikle sağlam işler ortaya koyuyorlar. İkincisi, utanç verici bir şekilde sıradan bir oyuncuyum ve hassas biriyim; bu oyunları orta zorlukta ve bazı tereddütler olmadan bitirdim. Türde tamamen acemi olmama rağmen, deneyimim, seriye on yıllardır aşina olan insanlarınkinden bile daha otantik geldi. Özellikle de zaman zaman inanılmaz derecede zorlayıcı ve rahatsız edici bulduğum için, ki bu da tam olarak "hayatta kalma korkusu"nun ima ettiği şey. Evet, fikrim sadece benim fikrim ve kimseyi hiçbir şeye mecbur etmiyor sadece ihtimaline karşı. Resident Evil 2 Yeniden Yapımı Tüm yeniden yapımlar arasında RE2R, orijinaline en çok benzeyenidir. Ve başlangıçta, bu beni bile memnun etmişti—oyun, kısıtlı bir ortamda, az kaynakla ve sürekli bir tehditle hayatta kalma deneyimini vaat ediyordu ki bu da sonuçta tüm bir türü oluşturdu. Ancak, burada yapılan bir dizi oyun tasarım kararı, ikinci bölüm hakkındaki genel izlenimimi önemli ölçüde zedeledi. Örneğin, Souls benzeri oyunların hayranlarının aksine, zorluğu yönetmenin hesaplı bir tasarımı ve kötü uygulamanın bir sonucu olarak ayırma eğilimindeyim. Bir noktada, polis karakolunda, mühimmatım bitti ve bu anın güzelliği, tamamen benim hatam olmasıydı, çünkü RE2R'yi bir nişancı oyunu gibi oynamaya, gördüğüm herkesi öldürmeye başlamıştım. Hata hızla ortaya çıktı, çünkü buradaki zombiler ölmeye son derece isteksiz ve bazıları o kadar inatçı ki, kafaları büyükannenin ev yapımı kıymasına benzese bile tekrar tekrar diriliyorlar. Görünüşte adaletsiz olan bu geliştirici kararı, Resident Evil 2 Remake'i ve nasıl oynanması gerektiğini anlamak için temel bir öneme sahip. Özellikle, mümkün olduğunca çatışmadan kaçınmak ve kayıplarınızı en aza indirmek gerekiyor. Bir düşmanı geride bırakmak da her zaman doğru karar olmayabilir, çünkü çoğu zaman adımlarınızı geri takip etmeniz veya aceleyle kaçmanız gerekebilir. Gerilim, doğru hareket tarzı hakkındaki sürekli şüphe ve sık sık hızlı kararlar alma ihtiyacıyla yaratılıyor. Bu açıdan RE2R mükemmel ve genel olarak üçüncü şahıs aksiyon-macera tasarımına rağmen, ağır bir tempoda ilerliyor ve bu tempoyu bozanları sık sık cezalandırıyor. Tek dezavantajı, gerekli tüm özelliklere sahip gibi görünmesine rağmen, bir korku oyunu olarak yetersiz kalması. Ancak bu bir sorun değil. Oyun kasıtlı olarak size zarar vermeye çalıştığında sorunlar ortaya çıkıyor. Örneğin, yakalanmaktan kurtulma durumunda. Zombiler yavaş bir oyuncuyu yakaladığında, eğer bıçağı varsa hasar almadan onlardan kurtulabiliyor. Daha egzotik bir yöntem ise el bombası gerektiriyor; kahraman el bombasını canavarın boğazına sokuyor, kurtuluyor ve ardından iyi nişan alınmış bir atışla bombayı patlatabiliyor. Neyse ki, bu el bombaları bir metre uzaktan bile patlatılabiliyor kahraman onlardan zarar görmeyecek kadar karizmatik ama burada başka bir sorun daha var, o da oyuncuyu seçim hakkından mahrum bırakmak. Hem bıçağınız hem de el bombanız olabilir, ancak karakter kendini daha değerli bir varlık olan ve savaşın gidişatını değiştirebilecek el bombasıyla savunuyor. Siz de şanssız bir şekilde yakalandığınız için onu atıyorsunuz. Ve bu tasarımcı kısıtlamasını hiç de adil bulamıyorum. RE2R'da beni gerçekten sinirlendiren bir diğer şey de "sırları"ydı. Oyunun özellikle büyük mekanları yok ve neredeyse her şeyi temizledim, ancak yine de seviyelerdeki dolapların ve kasaların çoğunun şifrelerini bulamadım. Bu yüzden, çekmecede inanılmaz miktarda mermi olmasına rağmen, Leon'un bölümünü tabancayı alamadan bitirdim. Ayrıca bazı odaları da açamadım çünkü özel anahtarları bulamadım—bir şeyin diğerine sıkışmış olması ve anahtarların kasalardan birinde olması tamamen mümkün, ama yine de onlara erişemiyorum. Bu durum beni oldukça rahatsız ediyor burada suçlu ben değilim, daha ziyade seviyeyi ve ilgi noktalarını tasarlayan kişinin ihmalkarlığı olduğunu düşünüyorum. Tıpkı lağımlarda olduğu gibi, neredeyse yenilmez et golem'lerle dolu dar bir kanaldan geçmeniz gerekiyor. Onların etrafından koşmanız gerekiyor, ancak oyun size manevra yapacak neredeyse hiç alan bırakmıyor ve bazen hasar almak, onlardan kurtulmanın tek yolu oluyor. Dahası, canavarlar sizi zehirliyor, yavaşlatıyor ve yavaş yavaş öldürüyor; bu da biraz daha uzakta bekleyen bir sonraki benzer canavarla karşılaştığınızda ölümcül olabilir. Bu arada, bu şişkin canavarların teknik olarak açıkça kusurlu olduğu ortada ve küçük bir kaideye tırmandığınız anda hemen çaresiz kalıyorlar ve karaktere ulaşmaya bile çalışmıyorlar, sadece yanlarında donup kalıyorlar, kol mesafesinde duruyorlar. RE2, genel olarak Capcom'un yeniden yapımlarının en kusurlu olanıdır ve sinematik görsellerine rağmen, Steam'deki bağımsız korku oyunlarından bekleyeceğiniz birçok kusura sahiptir. Aynı gecikmeli dokular; ufukta bir yerde değil de 10 metre uzakta olmalarına rağmen düşük FPS'de hareket eden aynı zombiler. Ayrıca kapılardan geçmeye çalıştılar ve genel olarak, bu oyunda kapılar, arkalarında biri duruyorsa önemli bir rahatsızlık kaynağıydı. Hayatta kalmaya verilen öneme rağmen, yeniden yapımda aktif olarak hasar vermenizi gerektiren iki boss dövüşü bulunuyor (toplamda üç, ancak orta dövüşlerde sadece kaçmak ve şarjör düğmesine basmak yeterli). Elbette, oyunun ikinci yarısında çok daha fazla merminiz olacak, ancak yine de tamamen hazırlıksız yakalanabileceğiniz sinir bozucu bir durum söz konusu. Dev canavarlarla yapılan dövüşler serinin tanınabilir bir özelliği olsa da, klasik Resident Evil oyunlarında gerekli olduklarını düşünmüyorum. Bununla birlikte, iyi bir şekilde uygulanmışlar ve hiçbir şikayetim yok. Oyunun umduğumdan çok daha kısa çıkması da beni hayal kırıklığına uğrattı. Polis karakolu ve altındaki iletişim ağı tek, bütünleşik bir mekân haline geldiğinde, oyunun ölçeği ve ilerleyişiniz sizi motive ediyor; kanalizasyonlarda dolaşmak, orada gizlenen dehşetler olmasa bile biraz sıkıcı. Ama sonra sizi küçük bir Umbrella laboratuvarı bekliyor ve bu gösteri aniden sona eriyor. "Gerçekten hepsi bu mu?" diye düşündüm, yolculuğun yarıda kesildiğini hissederek. RE2R'nin en azından yarı yarıya daha kısa olması gerektiğini düşündüm; aşırı uzunluğu hayatta kalma unsurunu değersizleştiriyor ve başarılarınızın ve başarısızlıklarınızın -eşyalarınızın büyüklüğünün- önemli bir rol oynayabileceği mesafeyi size vermiyor. Açıkçası, tüm yol boyunca sirk faresi gibi kıvranıp her şeyden kısmaya çalıştınız, ancak tüm bu çabalarınızın birdenbire boşa gittiğini gördünüz. Ve anlıyorum ki, Zorlu modda kaynaklar daha da kıt ve zorluklar daha da çetin, ancak orta zorluk seviyesi, kaydettiğiniz ilerlemeyi değerlendirmek için gayet yeterli. Dahası, son savaşı önceden haber vererek, oyun size şimdiden kaynaklarla ödüllendirmeye başlıyor ve hayatta kalma fikrinin temel tasarım fikrini daha da baltalıyor. Tükenmiş ekipman nedeniyle oyunu tamamlayamamaktan daha iyidir, ancak tüm bunları oyun tasarımından sorumlu kişinin veya belki de yayıncının gereksiz yatırım yapmadan ve genel proje vizyonuna bağlı kalarak geliştirmeyi mümkün olduğunca hızlı bir şekilde tamamlama arzusunun bir hatası olarak görüyorum. Görünüşe göre kısa süre büyük bir sorun değil, çünkü RE2R'nin iki hikaye modu var—biri Leon için, diğeri Claire için. Ama bunlar tekrarlayıcı. Hem de özensizce tekrarlayıcı. Hem Leon hem de Claire olarak aynı yolları izliyorsunuz, aynı bulmacaları çözüyorsunuz ve her oyun deneyimini bir öncekinden ayıran tek şey karakterin görünümü ve kişisel silahı. Hatta dolap şifreleri bile aynı—şifreyi önceden yazdıysanız veya ekran görüntüsünü aldıysanız zorla açabilirsiniz. Ve bu, hikaye açısından inanılmaz derecede aptalca görünüyor. Leon'u kontrol ederek, Claire ile karşılaşmadan önce bir iki saat boyunca bölgede dolaşmayı başardım; Claire'in modunda, binaya yaklaşık 10 dakika içinde gizlice giriyor, ancak orada Leon ile karşılaşmıyor—Leon ortadan kaybolmuş. Ancak soru şu ki, nerede, çünkü Claire şimdi lobideki gizli hava kilidini açmak için bulmacayı da çözüyor. Evet, bu olay örgüsü gelecekte farklı yönlere sapıyor, Leon Ada Wong ile tanışıyor ve Claire de Dr. Birkin'in kızıyla tanışıyor, ancak bu gerçek beni hiç teselli etmiyor ve sonuç olarak, ilk oynayışta cazibesinin önemli bir kısmını zaten kaybetmiş olan bir video oyununda tekrarlamayı oynamaktan vazgeçtim. Oyunun sonuna doğru beni saran genel hayal kırıklığı duygusu. Yeniden yapımın övgüyü hak ettiği nokta, görselleri ve orijinalin büyük ölçüde tek hücreli olay örgüsünü ne kadar incelikle yansıttığıdır. Hakkında çok şey duyduğum Leon ve Ada arasındaki ilişki burada mükemmel bir şekilde ifade edilmişti; tamamen farklı hedeflere ve inançlara sahip iki insanın, aynı anda rakip olup birbirlerine hayatlarını borçlu oldukları, çelişkili bir sevgiyle nasıl bir araya geldiklerinin canlı bir incelemesiydi. Güzel, özlü ve yüzeysel değildi buna inanıyorum. Güncellenmiş oynanış olmasa bile, bu tür senaryo yeniden yorumlamaları, bu tür yeniden yapımların var olma nedenidir. Resident Evil 3 Yeniden Yapımı Jill Valentine'ın 5 dakikalık macerası, klasik oyunlar açısından bile belki de en tartışmalı olanıdır. "Real World"de hayatta kalma unsuru kısa oyun süresi ve boss dövüşlerine giden süreçle zayıflatılırken, burada oyunun tür kimliğinin tüm izlerini neredeyse ilk saat içinde kaybediyoruz. Başlangıçta, RE3R tam olarak aynı şekilde işliyor—nispeten büyük bir mekan ve sınırlı mühimmat ancak Nemesis'in ani ortaya çıkışı her şeyi alt üst ediyor ve oyunu hızlı tempolu bir aksiyon oyununa dönüştürüyor. Her biri bir öncekinden daha karmaşık olan Nemesis dövüşleri takip ediyor ve bunlarla birlikte, her biri kendi silah ve ekipmanına sahip karakterler arasında geçiş yapılıyor, bu da gizlilik ve becerikli oyun hikayesini daha da değersizleştiriyor. Aslında bunu beğendim. "Troika" düzenli olarak aksiyon bölümlerini, alışılagelmiş hayatta kalma ve keşif bölümleriyle dönüşümlü olarak sunuyor ancak bu sefer yağmalama yerleri oldukça küçük, ama ben bunu bir avantaj olarak görüyorum çünkü sıkıcı hale gelmeye vakitleri olmuyor. Tek istisna hastane birkaç saatliğine kaybolabileceğiniz tek tam boyutlu oda. Orijinal üçüncü oyun gibi, yeniden yapım da öncelikle bir aksiyon oyunudur; burada isabetli ve agresif atışlar, hayatta kalma korku oyunlarının doğasında var olan ihtiyatlılığın yerini alır. Ve oyun, büyük ölçüde bu formata uygundur. Birincisi, basitçe iyi yapılmış ve iki yeniden yapımın doğasında var olan kusurları gidermiştir. İkincisi, seriden kopuş ölümcül değildir ve keşif ve envanter yönetimi hala önemli bir rol oynamaktadır. Oyun, oyunun her yönünü aynı anda ele almaya çalışıp hiçbirinde mükemmel olamamakla eleştirilebilir; ben de aynı düşüncelere sahiptim. Ancak nihayetinde, RE3R'ı tamamlamak için geçen 6-7 saatin, ikinci oyunun kötü şöhretli yeniden yapımından, hatta Claire olarak tekrar oynasam bile, üzerimde çok daha büyük bir etki bıraktığını fark ettim. Bu sefer, kısa oyun süresi hiç de sorun gibi görünmüyor; oyun bu süre zarfında birçok rol üstlenerek, duygu dolu, canlı ve dinamik bir hikaye anlatıyor. Jill'in başına silah dayadığı açılış sahnesi bile, macerasının sonuna kadar olan gidişatını belirliyor. Evet, yeniden yapımın yaratıcıları, yenilmez bir canavarın bir kadını kovaladığı klişe hikayeyi yeniden hayata geçirme konusunda yine mükemmel bir iş çıkarmışlar. Nemesis inanılmaz derecede güçlü bir yaratık. Jill, yarım metre ötede patlayan mermilerden sağ kurtulmayı başarıyor, ama düşmanı akıl almaz derecede güçlü. Onu güneşe atsanız bile bir şekilde hayatta kalır. Serinin tamamen havalılığını kaybettiğini ve parkur yapan canavarlar ve kamyonetlerle ilgili bir süper kahraman filmine dönüştüğünü söylemek cazip geliyor, ama bu 30 yıl önce oldu. Tüm bu absürtlüğe rağmen, oyunu beğendim, çünkü olay örgüsü tamamen karakter merkezli ve oldukça canlı ve sevimli olan karakterlerin eylemleri ve duyguları etrafında şekilleniyor. Seri için önemli hiçbir şey olmuyor burada şehir nükleer bir patlamayla havaya uçuruluyor, ama bunun için ayrı bir oyuna gerek yoktu. Troikanın varlığı, ikinci oyunla bağlantı kuramaması nedeniyle olay örgüsünü bir nebze de olsa sekteye uğratıyor. YouTube'da birinin bana açıkladığı gibi, RE3R'ın olayları devam oyunundan daha erken başlıyor ve daha geç bitiyor, ancak yine de "Leon zaten yok etmişken Jill hangi Umbrella laboratuvarına indi?" gibi sorular kalıyor; gerçekten aynı şehirde iki yeraltı laboratuvarı mı var? Ya da Leon, roketatar atışıyla ölen bir Tyrant tarafından kovalanırken, Jill, Ölüm Yıldızı'ndan gelen bir salvoyla bile öldürülemeyen Nemesis tarafından neden kovalanıyor? Leon ve Carlos da polis karakolunda iki dakika ile birbirlerini mi kaçırdılar? Temelde, bir şişe içki olmadan bunu çözemezsiniz ve gerçekten de gerekli değil; hikaye, hoş bir şekilde anlatılmış olsa da, bu tür beyin fırtınalarını haklı çıkarmıyor. Ayrıca, her iki oyun da aynı yerde ve aynı zamanda geçmesine rağmen, kahramanların farklı düşmanlarla karşılaşmasını da seviyorum; işte böyle oluyor. Eleştirilere gelince, gerçekten belirgin bir sorun bulamıyorum. Nemesis'in kendisi, ilk versiyonunda, beni sık sık bir duvarla kendi testisleri arasında sıkıştırıyordu, ancak bu, büyük bir canavarın yakın temas aradığı bu tür oyunlarda yaygın bir sorun ve RE3R bu konuda bana en az sorunu yaşattı. Ayrıca zombi yakalama mekaniğini tamamen yanlış anladım oyun size bir QTE tamamlamanızı söylüyor, ancak sonrasında hiçbir şey yapmamış gibi hasar almaya devam ediyorsunuz. Yani bunun amacı ne? Bu arada, artık el bombalarını ağzınıza sokamıyorsunuz neredeyse simetrik benzerliklerine rağmen, bu oyunlar temel bir düzeyde birbirinden farklılaşıyor. Özetle, troika görsel olarak hoş bir oyun ve yılda bir kez geri dönebileceğiniz kısa, canlı ve çeşitli bir aksiyon-macera oyunu. Orta halli bir hayatta kalma korku oyunu olsa da harika bir oyun. Resident Evil 4 Yeniden Yapımı Burada çok kısa tutacağım: Oyun kesinlikle muhteşem. Keşif ve bulmacalarla harmanlanmış, onlarca muhteşem durum ve yeterli düzeyde dram içeren saf bir aksiyon gerilim oyunu. Hikaye, orijinalindeki kadar aptalca ve burada da ABD Başkanı'nın kızı, tabancalı tek bir ajan tarafından kurtarılıyor eğer Başkanın kendisini kaçırmış olsalardı, iki ajan gönderirlerdi ve o zaman bile bu kesin değil. Kahramanların o kaleye neden gittikleri de tamamen belirsiz. Ve liste böyle devam ediyor. Ancak mümkün olan yerlerde yönetmenler senaryoyu gözden geçirme konusunda iyi bir iş çıkarıyor ve özellikle Leon, bir gençlik animesinden çıkmış saf, iyi huylu bir karakterden ziyade, düşman hatlarının derinliklerinde savaşmış, sert, tecrübeli bir adama benzemeye başlıyor. En azından, kahramanın, işleri hakkında çok fazla şey bilen küstah bir düzenbaza karşı nazik davranmak için hiçbir nedeni yok. Özellikle bu zor zamanlarda RE4R'ın düzgün bir Leon'un burada. Bu, oyunun Japonlar tarafından geliştirildiği ve Japonların davranış ve diyalog kültürünün bizimkinden çok farklı olduğu düşünüldüğünde özellikle ilginç. Ve yine de, organik ve uygun bir şekilde ortaya çıktı. Oyunun oynanışını ve artılarını anlatmaya kalkışmayacağım; övülecek çok daha fazla şey var. Sadece şunu belirteyim ki, ahlaksız tüccar, üç sıra halinde dizilmiş mühimmat raflarına rağmen mühimmat satmayı kesinlikle reddediyor. Bu arada, oyun beni başından sonuna kadar diken üstünde tuttu, çünkü her silah için en fazla iki yedek şarjörle sürekli olarak yetersiz mühimmat tedariki vardı. Elbette, bu tür oyunlarda, ezilmiş oyuncuyu düşman cesetlerinden elde edilen ekstra mühimmatla cesaretlendirmenin yaygın olduğunu anlıyorum, ancak mühimmat kıtlığının farkında olmak, beni savaşta etkili çözümler bulmaya ve elbette isabetli olmaya teşvik etti. Benim için RE4R, yaşayan bir klasik ve tek oyunculu aksiyon macera oyunlarının, ister nişancı oyunu olsun ister olmasın, nasıl olması gerektiğinin bir örneği. Hatta modern oyun sektöründe gerçekten hoşlanmadığım, silahlar ve yükseltmeleri için hasar değiştiricilerle yapılan gereksiz değişiklikleri bile kolayca affettim. Capcom'a ve kendi geliştirdikleri oyun motoruna, oyunlarının ne kadar iyi tasarlanmış ve optimize edilmiş olduğu konusunda hakkını vermeden edemiyorum. Olması gerektiği gibi çalışan harika bir oyun ne büyük bir keyif. Bu noktada söylemek istediklerim sanırım bu kadar. Benim için bu makalede yer alan dijital ürünleri tanımak en azından eğitici, en fazla ise oldukça değerliydi. Öyle ki, daha önce sevmediğim seriye dair fikrimi bile değiştirdim. Aynı derecede ilginç olan şey ise, tüm ortak temalara rağmen ikinci, üçüncü ve özellikle dördüncü filmin tamamen farklı ürünler olması ve her birinin farklı bir kitleye hitap etmesidir. Bu, yayıncının bilinçli olmasa da çok akıllıca bir kararı. Modern Resident Evil oyunlarının gerçek bir hayranı olmak için Requiem'i tekrar oynamam gerekecek. RE4R'nin başaramadığı hiçbir şeyi ondan beklemiyorum, bu da başlı başına mükemmel bir video oyunu olması gerektiği anlamına geliyor. Makul beklentilere sahip olmak güzel. Japon oyunlarının hayranı olacağımı hiç hayal etmemiştim.
    Beğen
    9
    2 Cevaplar 0 Paylaşımlar 3B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • ZORIN OS YÜKLENIYOR' DA TAKILI KALIYOR?

    Merhaba, Rufus kullanarak Zorin OS ISO dosyasını USB belleğe yazdım. Eski bilgisayar MBR kullanıyor (GPT değil). Şimdi monitörde "Zorin OS deneniyor veya yükleniyor" yazısı görünüyor ve başka hiçbir şey olmuyor. Çok mu bekliyoruz bu yazıyı?

    ───────────────
    Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz:

    https://techforum.tr/threads/6195/

    #zorin #yükleniyor #takılı #kalıyor #teknoloji #techforumtr
    ZORIN OS YÜKLENIYOR' DA TAKILI KALIYOR? 📝 Merhaba, Rufus kullanarak Zorin OS ISO dosyasını USB belleğe yazdım. Eski bilgisayar MBR kullanıyor (GPT değil). Şimdi monitörde "Zorin OS deneniyor veya yükleniyor" yazısı görünüyor ve başka hiçbir şey olmuyor. Çok mu bekliyoruz bu yazıyı? ─────────────── 👉 Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz: 🔗 https://techforum.tr/threads/6195/ #zorin #yükleniyor #takılı #kalıyor #teknoloji #techforumtr
    Beğen
    7
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 862 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
Daha Fazla Sonuç
Oyun Gündemi
Yükleniyor...
Forum Son Yazılan Konular
TechForumTR https://techforum.tr/sosyal