• Hardware Canucks - Yeni ve pahalı soğutucular, 40 dolarlık eski Thermalright'ı çoğu zaman geçemiyor
    https://youtu.be/aC747Dgdj50?si=N7Whyd11K6paHImz
    (Altyazı Türkçe dil desteği Youtube sayfasında mevcuttur)
    The Best New Air Coolers of 2026

    Hardware Canucks, fiyatları 40 dolardan 100 doların üzerine kadar değişen sekiz yeni hava soğutucuyu karşılaştırdı. Daha gelişmiş ısı dağıtıcılarına ve entegre ekranlara sahip daha pahalı modeller bile, önceki yılların uygun fiyatlı cihazlarına kıyasla sürdürülebilir bir avantaj sağlayamadı.

    Soğutucular, AMD Ryzen 7 9800X3D ve Intel Core Ultra 7 270K Plus işlemcilerle test edildi ve oyun oynarken ve tüm çekirdeklerde tam yük altında sıcaklıkları ölçüldü. Soğutma performansı ayrıca 30 ve 37 dB'lik aynı gürültü seviyelerinde karşılaştırıldı. Yaklaşık 40 dolarlık fiyatıyla Thermalright Phantom Spirit 120 SE ve amiral gemisi Noctua NH-D15 G2 kontrol modelleri olarak kullanıldı.

    Yeni ürünler arasında, tek kuleli Cooler Master V8 Ace 3DHP öne çıktı ve Ryzen 7 9800X3D'de tüm çekirdek yükü altında Noctua'nın sadece 2°C gerisinde kaldı. TRYX Turris 620 ve Sudokoo SK620V de yüksek verimlilik gösterdi. İkincisi testteki en sessiz soğutucuydu, ancak yalnızca AM5 soketli işlemcilerle uyumludur.

    En büyük hayal kırıklığı, 40 dolarlık çift kuleli Scythe Magoroku oldu; bu soğutucu, benzer fiyatlı Phantom Spirit 120 SE'ye kıyasla tam yük altında Ryzen 7 9800X3D'yi yaklaşık 6°C daha sıcak çalıştırdı. 20 yıllık bir tasarıma dayanan Thermalright Ultra 120 Extreme EVO Rev.5 de AM5'te kötü performans gösterdi. Sudokoo SK700V Mach, maksimum devirde 48 dB'yi aşan fan gürültüsüyle en kötü performans gösterenlerden biriydi. Cryorig Gladius Astral iyi performans gösterdi, ancak Hardware Canucks bunu çok pahalı buldu.

    30 dB gürültü limitine sahip Intel Core Ultra 7 270K Plus'ta, bazı soğutucularla işlemci sıcaklığı 90°C'ye yaklaştı. Gürültü limitini 37 dB'ye çıkarmak soğutmayı iyileştirdi, ancak çoğu model arasındaki farklar küçük kaldı. Hardware Canucks, bu iş yükü altında gözle görülür bir sıcaklık düşüşü için sıvı soğutma sisteminin tercih edilebilir olduğunu tahmin ediyor.

    Dahası, test edilen bazı hava soğutucularının fiyatı, bazen 100 dolara satılan 360 mm'lik sıvı soğutma sistemlerinden daha yüksek. Hardware Canucks'a göre, modern işlemcilerde hava soğutucularının verimliliği neredeyse durağanlaştı. Ancak Cooler Master'ın yeni mühendislik çözümleri, tek kuleli soğutucuların çok daha büyük çift kuleli modellerle rekabet edebileceğini gösterdi.

    Alıntıdır...
    https://youtu.be/aC747Dgdj50?si=N7Whyd11K6paHImz (Altyazı Türkçe dil desteği Youtube sayfasında mevcuttur) The Best New Air Coolers of 2026 [b]Hardware Canucks, fiyatları 40 dolardan 100 doların üzerine kadar değişen sekiz yeni hava soğutucuyu karşılaştırdı. Daha gelişmiş ısı dağıtıcılarına ve entegre ekranlara sahip daha pahalı modeller bile, önceki yılların uygun fiyatlı cihazlarına kıyasla sürdürülebilir bir avantaj sağlayamadı.[/b] Soğutucular, AMD Ryzen 7 9800X3D ve Intel Core Ultra 7 270K Plus işlemcilerle test edildi ve oyun oynarken ve tüm çekirdeklerde tam yük altında sıcaklıkları ölçüldü. Soğutma performansı ayrıca 30 ve 37 dB'lik aynı gürültü seviyelerinde karşılaştırıldı. Yaklaşık 40 dolarlık fiyatıyla Thermalright Phantom Spirit 120 SE ve amiral gemisi Noctua NH-D15 G2 kontrol modelleri olarak kullanıldı. Yeni ürünler arasında, tek kuleli Cooler Master V8 Ace 3DHP öne çıktı ve Ryzen 7 9800X3D'de tüm çekirdek yükü altında Noctua'nın sadece 2°C gerisinde kaldı. TRYX Turris 620 ve Sudokoo SK620V de yüksek verimlilik gösterdi. İkincisi testteki en sessiz soğutucuydu, ancak yalnızca AM5 soketli işlemcilerle uyumludur. En büyük hayal kırıklığı, 40 dolarlık çift kuleli Scythe Magoroku oldu; bu soğutucu, benzer fiyatlı Phantom Spirit 120 SE'ye kıyasla tam yük altında Ryzen 7 9800X3D'yi yaklaşık 6°C daha sıcak çalıştırdı. 20 yıllık bir tasarıma dayanan Thermalright Ultra 120 Extreme EVO Rev.5 de AM5'te kötü performans gösterdi. Sudokoo SK700V Mach, maksimum devirde 48 dB'yi aşan fan gürültüsüyle en kötü performans gösterenlerden biriydi. Cryorig Gladius Astral iyi performans gösterdi, ancak Hardware Canucks bunu çok pahalı buldu. 30 dB gürültü limitine sahip Intel Core Ultra 7 270K Plus'ta, bazı soğutucularla işlemci sıcaklığı 90°C'ye yaklaştı. Gürültü limitini 37 dB'ye çıkarmak soğutmayı iyileştirdi, ancak çoğu model arasındaki farklar küçük kaldı. Hardware Canucks, bu iş yükü altında gözle görülür bir sıcaklık düşüşü için sıvı soğutma sisteminin tercih edilebilir olduğunu tahmin ediyor. Dahası, test edilen bazı hava soğutucularının fiyatı, bazen 100 dolara satılan 360 mm'lik sıvı soğutma sistemlerinden daha yüksek. Hardware Canucks'a göre, modern işlemcilerde hava soğutucularının verimliliği neredeyse durağanlaştı. Ancak Cooler Master'ın yeni mühendislik çözümleri, tek kuleli soğutucuların çok daha büyük çift kuleli modellerle rekabet edebileceğini gösterdi. Alıntıdır...
    Hardware Canucks - Yeni ve pahalı soğutucular, 40 dolarlık eski Thermalright'ı çoğu zaman geçemiyor
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 321 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Yapay Zekâ İnternetin Güvenliğini Değiştiriyor.
    Yapay zekâ, siber güvenlik alanında hem önemli bir savunma aracı hem de yeni risklerin kaynağı hâline geliyor. Ekim 2026'da ortaya çıkan kritik yazılım açıkları, yapay zekânın güvenlik sorunlarını tespit etme ve bu açıkların kötüye kullanılma hızını artırabileceğini gösterdi.

    Yapay Zekâ ile Tespit Edilen Güvenlik Açıkları Gündemde

    Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesi, yalnızca içerik üretimi ve günlük iş süreçlerini değil, internetin güvenliğini de etkiliyor.

    Ekim 2026'da gündeme gelen gelişmelerde, milyonlarca internet sitesinde kullanılan PHP programlama diliyle ilgili ciddi güvenlik açıklarının yapay zekâ destekli araştırmalarla tespit edildiği bildirildi. Söz konusu açıkların uzun süredir yazılım altyapısında bulunmuş olabileceği ve saldırganlar tarafından kötüye kullanılma riski taşıdığı belirtildi.

    Bu gelişme, yapay zekânın karmaşık yazılım sistemlerini analiz etme ve insanların gözden kaçırabileceği sorunları belirleme konusunda ne kadar önemli bir rol üstlenebileceğini ortaya koyuyor.

    Milyonlarca Saldırı Girişimi Bildirildi

    Siber güvenlik şirketi Cloudflare'ın aktarılan açıklamalarına göre, güvenlik açıklarının kamuoyuna duyurulmasının ardından bunlardan yararlanmaya yönelik girişimlerde hızlı bir artış yaşandı. Şirketin gözlemleri, saldırı girişimlerinin kısa süre içerisinde milyonlar seviyesine ulaştığına işaret etti.

    Bu sayı, milyonlarca internet sitesinin başarıyla ele geçirildiği anlamına gelmiyor. Burada söz konusu olan, güvenlik açıklarından yararlanmaya yönelik girişimlerdir.

    Yine de yaşananlar önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Yapay zekâ güvenlik açıklarını çok daha hızlı tespit edebiliyorsa, internet sitelerini koruyan sistemler de aynı hızla önlem alabilecek mi?

    Yapay Zekâ Hem Tehdit Hem Savunma Aracı

    Yapay zekâ, siber güvenlik alanında iki farklı şekilde kullanılabiliyor.

    Savunma tarafında güvenlik açıklarını araştırmak, kodları incelemek, şüpheli davranışları belirlemek ve yazılım ekiplerinin sorunları daha hızlı çözmesine yardımcı olmak için kullanılabiliyor.

    Saldırı tarafında ise kötü niyetli kişiler aynı teknolojilerden yararlanarak açıkları araştırabilir, saldırı girişimlerini otomatikleştirebilir ve savunma ekiplerinin iş yükünü artırabilir.

    Bu nedenle yapay zekânın gelişmesi, siber güvenlik uzmanları için hem yeni fırsatlar hem de yeni sorumluluklar oluşturuyor. Ekim ayında gündeme gelen olaylar da açıkların zamanında giderilmesi ve güvenlik bilgilerinin koordineli biçimde paylaşılması gerektiğini gösterdi.

    İnternet Sitesi Sahipleri Nelere Dikkat Etmeli?

    Yaşanan gelişmeler, özellikle internet sitesi yöneticileri ve yazılım geliştiriciler için önemli hatırlatmalar içeriyor.

    Yazılımları güncel tutun: PHP, içerik yönetim sistemleri, eklentiler ve sunucu bileşenleri için yayımlanan güvenlik güncellemelerini takip edin.

    Yedekleme yapın: Web sitenizin ve veritabanınızın düzenli, mümkünse ayrı bir ortamda saklanan yedeklerini oluşturun.

    Güvenlik duyurularını izleyin: Kullandığınız yazılım ve altyapı sağlayıcılarının resmî güvenlik bildirimlerini takip edin.

    Erişimleri sınırlandırın: Yönetici hesaplarında güçlü parolalar ve çok faktörlü kimlik doğrulama kullanın.

    Güvenlik kontrollerini ihmal etmeyin: Sunucu kayıtlarını inceleyin ve şüpheli etkinlikleri araştırın.

    Güvenlik açığından etkilenen bir yazılım kullanılıyorsa, genel güvenlik önlemlerinin yanı sıra ilgili açık için yayımlanan üretici talimatları da uygulanmalıdır.

    Yapay Zekâ Çağında Güvenlik Daha Önemli Hâle Geliyor

    İnternet dünyası giderek daha karmaşık bir yapıya dönüşürken yapay zekâ, bu altyapıyı analiz etmek ve korumak için yeni imkânlar sunuyor. Ancak aynı teknolojinin kötüye kullanılabilmesi, güvenlik süreçlerinin de sürekli geliştirilmesini gerektiriyor.

    Gelecekte yazılım geliştiriciler, sunucu yöneticileri ve siber güvenlik uzmanları için yalnızca yeni teknolojileri kullanmak değil, bunların oluşturduğu riskleri anlamak da kritik önem taşıyacak.

    Yapay zekâ interneti daha güvenli hâle getirmeye yardımcı olabilir. Bunun gerçekleşmesi ise güncel yazılımlar, doğru güvenlik politikaları ve insan denetimiyle mümkün olacak.

    Sonuç olarak, yapay zekâ çağında dijital güvenlik artık yalnızca büyük teknoloji şirketlerinin değil, internet sitesi sahibi olan herkesin gündeminde olması gereken bir konu.
    Yapay zekâ, siber güvenlik alanında hem önemli bir savunma aracı hem de yeni risklerin kaynağı hâline geliyor. Ekim 2026'da ortaya çıkan kritik yazılım açıkları, yapay zekânın güvenlik sorunlarını tespit etme ve bu açıkların kötüye kullanılma hızını artırabileceğini gösterdi. Yapay Zekâ ile Tespit Edilen Güvenlik Açıkları Gündemde Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesi, yalnızca içerik üretimi ve günlük iş süreçlerini değil, internetin güvenliğini de etkiliyor. Ekim 2026'da gündeme gelen gelişmelerde, milyonlarca internet sitesinde kullanılan PHP programlama diliyle ilgili ciddi güvenlik açıklarının yapay zekâ destekli araştırmalarla tespit edildiği bildirildi. Söz konusu açıkların uzun süredir yazılım altyapısında bulunmuş olabileceği ve saldırganlar tarafından kötüye kullanılma riski taşıdığı belirtildi. Bu gelişme, yapay zekânın karmaşık yazılım sistemlerini analiz etme ve insanların gözden kaçırabileceği sorunları belirleme konusunda ne kadar önemli bir rol üstlenebileceğini ortaya koyuyor. Milyonlarca Saldırı Girişimi Bildirildi Siber güvenlik şirketi Cloudflare'ın aktarılan açıklamalarına göre, güvenlik açıklarının kamuoyuna duyurulmasının ardından bunlardan yararlanmaya yönelik girişimlerde hızlı bir artış yaşandı. Şirketin gözlemleri, saldırı girişimlerinin kısa süre içerisinde milyonlar seviyesine ulaştığına işaret etti. Bu sayı, milyonlarca internet sitesinin başarıyla ele geçirildiği anlamına gelmiyor. Burada söz konusu olan, güvenlik açıklarından yararlanmaya yönelik girişimlerdir. Yine de yaşananlar önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Yapay zekâ güvenlik açıklarını çok daha hızlı tespit edebiliyorsa, internet sitelerini koruyan sistemler de aynı hızla önlem alabilecek mi? Yapay Zekâ Hem Tehdit Hem Savunma Aracı Yapay zekâ, siber güvenlik alanında iki farklı şekilde kullanılabiliyor. Savunma tarafında güvenlik açıklarını araştırmak, kodları incelemek, şüpheli davranışları belirlemek ve yazılım ekiplerinin sorunları daha hızlı çözmesine yardımcı olmak için kullanılabiliyor. Saldırı tarafında ise kötü niyetli kişiler aynı teknolojilerden yararlanarak açıkları araştırabilir, saldırı girişimlerini otomatikleştirebilir ve savunma ekiplerinin iş yükünü artırabilir. Bu nedenle yapay zekânın gelişmesi, siber güvenlik uzmanları için hem yeni fırsatlar hem de yeni sorumluluklar oluşturuyor. Ekim ayında gündeme gelen olaylar da açıkların zamanında giderilmesi ve güvenlik bilgilerinin koordineli biçimde paylaşılması gerektiğini gösterdi. İnternet Sitesi Sahipleri Nelere Dikkat Etmeli? Yaşanan gelişmeler, özellikle internet sitesi yöneticileri ve yazılım geliştiriciler için önemli hatırlatmalar içeriyor. Yazılımları güncel tutun: PHP, içerik yönetim sistemleri, eklentiler ve sunucu bileşenleri için yayımlanan güvenlik güncellemelerini takip edin. Yedekleme yapın: Web sitenizin ve veritabanınızın düzenli, mümkünse ayrı bir ortamda saklanan yedeklerini oluşturun. Güvenlik duyurularını izleyin: Kullandığınız yazılım ve altyapı sağlayıcılarının resmî güvenlik bildirimlerini takip edin. Erişimleri sınırlandırın: Yönetici hesaplarında güçlü parolalar ve çok faktörlü kimlik doğrulama kullanın. Güvenlik kontrollerini ihmal etmeyin: Sunucu kayıtlarını inceleyin ve şüpheli etkinlikleri araştırın. Güvenlik açığından etkilenen bir yazılım kullanılıyorsa, genel güvenlik önlemlerinin yanı sıra ilgili açık için yayımlanan üretici talimatları da uygulanmalıdır. Yapay Zekâ Çağında Güvenlik Daha Önemli Hâle Geliyor İnternet dünyası giderek daha karmaşık bir yapıya dönüşürken yapay zekâ, bu altyapıyı analiz etmek ve korumak için yeni imkânlar sunuyor. Ancak aynı teknolojinin kötüye kullanılabilmesi, güvenlik süreçlerinin de sürekli geliştirilmesini gerektiriyor. Gelecekte yazılım geliştiriciler, sunucu yöneticileri ve siber güvenlik uzmanları için yalnızca yeni teknolojileri kullanmak değil, bunların oluşturduğu riskleri anlamak da kritik önem taşıyacak. Yapay zekâ interneti daha güvenli hâle getirmeye yardımcı olabilir. Bunun gerçekleşmesi ise güncel yazılımlar, doğru güvenlik politikaları ve insan denetimiyle mümkün olacak. Sonuç olarak, yapay zekâ çağında dijital güvenlik artık yalnızca büyük teknoloji şirketlerinin değil, internet sitesi sahibi olan herkesin gündeminde olması gereken bir konu.
    Beğen
    3
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 331 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Samsung TV'ler ACR devre dışı bırakıldıktan sonra bile kullanıcı verilerini göndermeye devam ediyor
    Modern akıllı televizyonlarda, oynatılan içeriği otomatik olarak tanıyan Otomatik İçerik Tanıma (ACR) adı verilen bir özellik bulunur. Televizyon üreticileri, hedefli reklamcılık oluşturmak için bu verilere ihtiyaç duyar.

    Kullanıcılar ayarlardan ACR'yi devre dışı bırakabilirler, ancak bu her zaman işe yaramıyor gibi görünüyor. Kuzeydoğu Üniversitesi'nden yapılan yeni bir araştırma, ACR devre dışı bırakıldıktan sonra bile bazı TV markalarının bu protokole karşılık gelen trafiği harici sunuculara göndermeye devam ettiğini ortaya koydu.

    Farklı işletim sistemlerine sahip 10 markadan toplam 12 televizyon test edildi. Sonuçlar, ACR'yi devre dışı bırakmanın LG (webOS), Sony (Google TV), Amazon (Fire TV) ve VIDAA OS çalıştıran cihazlarda çalıştığını ortaya koydu. Ancak, Samsung (Tizen) ve Vizio (SmartCast OS) televizyonlarında çalışmıyor.

    Samsung örneğinde, şirketin kendi yayın hizmetiyle yapılan 30 testin tamamında, antenle (karasal TV) yapılan 60 testin 41'inde, HDMI (harici kaynak) kullanılarak yapılan 30 testin 18'inde ve Tubi uygulaması kullanılarak yapılan 30 testin altısında veri aktarımı gerçekleşti.

    Samsung ve Vizio'ya ek olarak, Roku TV'lerde de bazı sorunlar tespit edildi: ACR'yi devre dışı bırakmak, şirketin yayın hizmeti olan Roku Channel'da izlemeyi devre dışı bırakmıyor. Ancak şirket bunu kullanıcı sözleşmesinde belirtiyor. Araştırmacılar, Samsung ve Vizio TV'ler tarafından iletilen trafiğin, ACR devre dışı bırakıldıktan sonra bile şifrelendiğine dikkat çekiyor. Bu durum, harici sunuculara tam olarak hangi verilerin gönderildiğini belirlemeyi imkansız hale getiriyor, ancak gizlilik açısından önemli sonuçlar doğurabilir.

    Dahası, VIDAA OS işletim sistemini kullanan TV'lerdeki ACR trafiği tamamen şifrelenmemişti ve bu da gizlilik riskleri oluşturuyordu. Ayrıca, veriler yetkilendirme gerektirmeyen bir sunucuya gönderiliyordu. Araştırmacılar yaklaşık üç saat içinde bir milyondan fazla TV'den 57 milyon izleme verisi noktası toplamayı başardı. Bu güvenlik açığından haberdar olduktan sonra şirket bunu yamaladı, ancak ACR verileri hala şifrelenmemiş olarak VIDAA'ya iletilmeye devam ediyor.
    Araştırmacılar, "ACR kullanımından kaçınmak için televizyonunuzun fişini çekin ve ACR'yi desteklemeyen harici bir yayın cihazı kullanın" diyor.
    Daha önce, teknoloji meraklılarının akıllı televizyonlarındaki reklamları devre dışı bırakmak ve arayüzü daha kullanıcı dostu hale getirmek için yapay zekaya yöneldikleri bildirilmişti, ancak bu güvenli olmayabilir.
    Modern akıllı televizyonlarda, oynatılan içeriği otomatik olarak tanıyan Otomatik İçerik Tanıma (ACR) adı verilen bir özellik bulunur. Televizyon üreticileri, hedefli reklamcılık oluşturmak için bu verilere ihtiyaç duyar. Kullanıcılar ayarlardan ACR'yi devre dışı bırakabilirler, ancak bu her zaman işe yaramıyor gibi görünüyor. Kuzeydoğu Üniversitesi'nden yapılan yeni bir araştırma, ACR devre dışı bırakıldıktan sonra bile bazı TV markalarının bu protokole karşılık gelen trafiği harici sunuculara göndermeye devam ettiğini ortaya koydu. Farklı işletim sistemlerine sahip 10 markadan toplam 12 televizyon test edildi. Sonuçlar, ACR'yi devre dışı bırakmanın LG (webOS), Sony (Google TV), Amazon (Fire TV) ve VIDAA OS çalıştıran cihazlarda çalıştığını ortaya koydu. Ancak, Samsung (Tizen) ve Vizio (SmartCast OS) televizyonlarında çalışmıyor. Samsung örneğinde, şirketin kendi yayın hizmetiyle yapılan 30 testin tamamında, antenle (karasal TV) yapılan 60 testin 41'inde, HDMI (harici kaynak) kullanılarak yapılan 30 testin 18'inde ve Tubi uygulaması kullanılarak yapılan 30 testin altısında veri aktarımı gerçekleşti. Samsung ve Vizio'ya ek olarak, Roku TV'lerde de bazı sorunlar tespit edildi: ACR'yi devre dışı bırakmak, şirketin yayın hizmeti olan Roku Channel'da izlemeyi devre dışı bırakmıyor. Ancak şirket bunu kullanıcı sözleşmesinde belirtiyor. Araştırmacılar, Samsung ve Vizio TV'ler tarafından iletilen trafiğin, ACR devre dışı bırakıldıktan sonra bile şifrelendiğine dikkat çekiyor. Bu durum, harici sunuculara tam olarak hangi verilerin gönderildiğini belirlemeyi imkansız hale getiriyor, ancak gizlilik açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Dahası, VIDAA OS işletim sistemini kullanan TV'lerdeki ACR trafiği tamamen şifrelenmemişti ve bu da gizlilik riskleri oluşturuyordu. Ayrıca, veriler yetkilendirme gerektirmeyen bir sunucuya gönderiliyordu. Araştırmacılar yaklaşık üç saat içinde bir milyondan fazla TV'den 57 milyon izleme verisi noktası toplamayı başardı. Bu güvenlik açığından haberdar olduktan sonra şirket bunu yamaladı, ancak ACR verileri hala şifrelenmemiş olarak VIDAA'ya iletilmeye devam ediyor. [quote]Araştırmacılar, "ACR kullanımından kaçınmak için televizyonunuzun fişini çekin ve ACR'yi desteklemeyen harici bir yayın cihazı kullanın" diyor.[/quote] Daha önce, teknoloji meraklılarının akıllı televizyonlarındaki reklamları devre dışı bırakmak ve arayüzü daha kullanıcı dostu hale getirmek için yapay zekaya yöneldikleri bildirilmişti, ancak bu güvenli olmayabilir.
    Beğen
    1
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 299 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • AMD, Windows 10 ve 11 için 8.09.28.1124 sürüm numaralı yeni bir Ryzen yonga seti sürücüsü yayınladı.
    AMD, Windows 10 ve 11 için 8.09.28.1124 sürüm numaralı güncellenmiş Ryzen yonga seti sürücü paketini yayınladı. Bu küçük bir sürüm olup iki bileşen için düzeltmeler içermektedir: AMS Posta Kutusu ve I2C. Diğer bilinen sorunlar çözülmemiştir.

    AMS Mailbox, AMD Entegre Yönetim Teknolojisi (AIM-T) ile entegre edilmiştir; bu sayede uyumlu AMD PRO bilgisayarların uzaktan yönetimi, durumlarının izlenmesi ve işletim sistemi kullanılamaz durumda olsa bile sorun giderme işlemleri gerçekleştirilebilir.

    I2C sürücüsü, seri arayüz üzerinden Windows ile uyumlu donanım bileşenleri arasında veri alışverişini sağlar. Çeşitli kontrolcüler, sensörler ve çevre birimleri ile etkileşim kurmak için kullanılır.

    AMD üç bilinen sorunu listeliyor:

    7.xx.xx.xx veya daha yeni bir yonga seti sürücüsü sürümünü yükledikten sonra, 6.xx.xx.xx veya daha yeni bir sürümü yükleyemezsiniz. Geri dönmek için, mevcut paketi kaldırmanız, C:\Program Files (x86)\AMD\Chipset_Software\Qt_Dependencies klasörünü silmeniz ve ardından istediğiniz eski sürümü yüklemeniz gerekir. İngilizce dışındaki dillerdeki işletim sistemlerinde, bazı sürücü adları İngilizce olarak görünebilir. Bazı durumlarda, Ryzen PPKG yüklenmeyebilir veya güncellenmeyebilir.

    Yeni paket, WRX90, TRX50, X870E, X870, B850, B840, X670E, X670, B650E, B650, X570 ve B550 yonga setlerinin yanı sıra A320, X370 ve B350'ye kadar olan eski modeller de dahil olmak üzere çok çeşitli AMD platformlarını desteklemektedir. Hem masaüstü hem de mobil Ryzen işlemciler ve Threadripper serisi de desteklenmektedir.

    Uyumluluk, Windows sürümüne ve belirli işlemciye bağlıdır. Örneğin, Ryzen AI 300, Ryzen AI 400 ve Ryzen AI Max yalnızca Windows 11'de desteklenmektedir. Öte yandan, bazı eski Ryzen ve Threadripper işlemciler Windows 10 ile uyumlu olup Windows 11 ile uyumlu değildir.

    AMD Ryzen™ Yonga Seti Sürücüsü Sürüm Notları 8.09.28.1124
    https://www.amd.com/en/resources/support-articles/release-notes/RN-RYZEN-CHIPSET-8-09-28-1124.html

    Ryzen Chipset Driver 8.09.28.1124'ü resmi AMD web sitesinden indirebilirsiniz .
    https://www.amd.com/en/support/download/drivers.html

    Alıntıdır. Ana kaynak:
    https://www.neowin.net/news/amd-releases-new-windows-1110-chipset-driver-for-ryzen-9000-7000-5000-3000-and-more-2/
    [b]AMD, Windows 10 ve 11 için 8.09.28.1124 sürüm numaralı güncellenmiş Ryzen yonga seti sürücü paketini yayınladı. Bu küçük bir sürüm olup iki bileşen için düzeltmeler içermektedir: AMS Posta Kutusu ve I2C. Diğer bilinen sorunlar çözülmemiştir.[/b] AMS Mailbox, AMD Entegre Yönetim Teknolojisi (AIM-T) ile entegre edilmiştir; bu sayede uyumlu AMD PRO bilgisayarların uzaktan yönetimi, durumlarının izlenmesi ve işletim sistemi kullanılamaz durumda olsa bile sorun giderme işlemleri gerçekleştirilebilir. I2C sürücüsü, seri arayüz üzerinden Windows ile uyumlu donanım bileşenleri arasında veri alışverişini sağlar. Çeşitli kontrolcüler, sensörler ve çevre birimleri ile etkileşim kurmak için kullanılır. AMD üç bilinen sorunu listeliyor: 7.xx.xx.xx veya daha yeni bir yonga seti sürücüsü sürümünü yükledikten sonra, 6.xx.xx.xx veya daha yeni bir sürümü yükleyemezsiniz. Geri dönmek için, mevcut paketi kaldırmanız, C:\Program Files (x86)\AMD\Chipset_Software\Qt_Dependencies klasörünü silmeniz ve ardından istediğiniz eski sürümü yüklemeniz gerekir. İngilizce dışındaki dillerdeki işletim sistemlerinde, bazı sürücü adları İngilizce olarak görünebilir. Bazı durumlarda, Ryzen PPKG yüklenmeyebilir veya güncellenmeyebilir. Yeni paket, WRX90, TRX50, X870E, X870, B850, B840, X670E, X670, B650E, B650, X570 ve B550 yonga setlerinin yanı sıra A320, X370 ve B350'ye kadar olan eski modeller de dahil olmak üzere çok çeşitli AMD platformlarını desteklemektedir. Hem masaüstü hem de mobil Ryzen işlemciler ve Threadripper serisi de desteklenmektedir. Uyumluluk, Windows sürümüne ve belirli işlemciye bağlıdır. Örneğin, Ryzen AI 300, Ryzen AI 400 ve Ryzen AI Max yalnızca Windows 11'de desteklenmektedir. Öte yandan, bazı eski Ryzen ve Threadripper işlemciler Windows 10 ile uyumlu olup Windows 11 ile uyumlu değildir. [b]AMD Ryzen™ Yonga Seti Sürücüsü Sürüm Notları 8.09.28.1124[/b] https://www.amd.com/en/resources/support-articles/release-notes/RN-RYZEN-CHIPSET-8-09-28-1124.html [b]Ryzen Chipset Driver 8.09.28.1124'ü resmi AMD web sitesinden indirebilirsiniz .[/b] https://www.amd.com/en/support/download/drivers.html Alıntıdır. Ana kaynak: https://www.neowin.net/news/amd-releases-new-windows-1110-chipset-driver-for-ryzen-9000-7000-5000-3000-and-more-2/
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 398 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • NVIDIA GPU'larının kullanım ömrü sekiz yıl veya daha fazla uzar.
    Bir GPU'nun değeri, kullanım ömrü boyunca sürekli yazılım güncellemeleri ve iyileştirmeler sayesinde korunur.

    NVIDIA CEO'su Jensen Huang, günümüzde grafik işlemcilerinin gerçek ömrünün sekiz yıl veya daha fazla olduğunu belirtti. GPU ömrünün daha önce dört yıl olarak düşünüldüğünü, ancak bu rakamın şimdi iki katına çıktığını kaydetti.

    Huang bunu NVIDIA bilgi işlem sistemlerinin yaygınlığına ve yazılımlarının yaşam döngüsü boyunca sürekli olarak geliştirilmesine bağladı.
    "Performansları o kadar yüksek ki uzun süre çalışır durumda kalıyorlar. Bu, yazılımı tüm hizmet ömrü boyunca sürekli olarak iyileştirip geliştirdiğimiz için mümkün oluyor," diye belirtti.
    Huang'a göre, kullanım ömrünü uzatmak herkes için kazançlı bir durum: verimli, değiştirilebilir ve dayanıklı. GPU'lar artık değer kaybeden bir varlık değil.

    Alıntıdır...
    Bir GPU'nun değeri, kullanım ömrü boyunca sürekli yazılım güncellemeleri ve iyileştirmeler sayesinde korunur. NVIDIA CEO'su Jensen Huang, günümüzde grafik işlemcilerinin gerçek ömrünün sekiz yıl veya daha fazla olduğunu belirtti. GPU ömrünün daha önce dört yıl olarak düşünüldüğünü, ancak bu rakamın şimdi iki katına çıktığını kaydetti. Huang bunu NVIDIA bilgi işlem sistemlerinin yaygınlığına ve yazılımlarının yaşam döngüsü boyunca sürekli olarak geliştirilmesine bağladı. [quote]"Performansları o kadar yüksek ki uzun süre çalışır durumda kalıyorlar. Bu, yazılımı tüm hizmet ömrü boyunca sürekli olarak iyileştirip geliştirdiğimiz için mümkün oluyor," diye belirtti.[/quote] Huang'a göre, kullanım ömrünü uzatmak herkes için kazançlı bir durum: verimli, değiştirilebilir ve dayanıklı. GPU'lar artık değer kaybeden bir varlık değil. Alıntıdır...
    Beğen
    3
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 256 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • GeForce RTX 5060, donanım hızlandırmasıyla macOS'ta kullanıma sunuldu
    Geliştirici NullMoth, macOS 15 Sequoia için resmi olmayan bir NVIDIA sürücüsü yayınladı ve bu sürücü, GeForce RTX 5060'ta donanım hızlandırmalı grafik hızlandırmasını etkinleştiriyor. VideoCardz'a göre, sürücünün yazarı, hızlandırmanın macOS arayüzünde, Metal 3 uygulamalarında ve oyunlarda çalıştığını iddia ediyor.

    Sürücü, açık kaynaklı NVIDIA çekirdek modüllerini, Mesa projesinden NVK Vulkan sürücüsünü ve bir gölgelendirici dönüştürücüyü kullanıyor. Metal komutları Vulkan'a, Apple AIR gölgelendiricileri ise SPIR-V ara gösterimine çevriliyor. Geliştirici ayrıca ışın izleme, ağ gölgelendiricileri, MetalFX ve GPU hesaplama desteği de sunduğunu iddia ediyor. Ancak, ışın izleme şu anda özel RT çekirdekleri kullanılmadan gölgelendirici işlemcilerde gerçekleştiriliyor.

    Potansiyel olarak uyumlu cihazlar listesi, dört NVIDIA mimarisine ait grafik kartlarını içeriyor: Turing (GeForce GTX 16 ve RTX 20), Ampere (RTX 30), Ada Lovelace (RTX 40) ve Blackwell (RTX 50). Ancak NullMoth, kurulum işleminin tamamını yalnızca Intel Core Ultra 5 225F işlemci ve B860 anakartlı bir sistemde RTX 5060 üzerinde test etti. Reddit kullanıcıları ayrıca RTX 5070 Ti, RTX 3090 ve RTX 3060 için de başarılı kurulumlar bildirdi.

    Geliştirici, OpenCore'u destekleyen ve değişikliklerin geri alınmasına olanak tanıyan 1401 numaralı uygulamayı kurulum için yayınladı. Sürücü, Intel işlemcili Mac bilgisayarlar ve Hackintosh sistemleri için tasarlanmıştır. Kurulum, Sistem Bütünlüğü Koruması'nın (SIP) zayıflatılmasını, Apple Güvenli Önyükleme'nin devre dışı bırakılmasını ve AMFI kod imzalama kontrollerinin zayıflatılmasını gerektirir.

    Proje hâlâ deneysel aşamada. Geliştiriciye göre, No Man's Sky bazı sahnelerde RTX 5060'ta 60 fps'ye ulaşıyor.
    Geliştirici NullMoth, macOS 15 Sequoia için resmi olmayan bir NVIDIA sürücüsü yayınladı ve bu sürücü, GeForce RTX 5060'ta donanım hızlandırmalı grafik hızlandırmasını etkinleştiriyor. VideoCardz'a göre, sürücünün yazarı, hızlandırmanın macOS arayüzünde, Metal 3 uygulamalarında ve oyunlarda çalıştığını iddia ediyor. Sürücü, açık kaynaklı NVIDIA çekirdek modüllerini, Mesa projesinden NVK Vulkan sürücüsünü ve bir gölgelendirici dönüştürücüyü kullanıyor. Metal komutları Vulkan'a, Apple AIR gölgelendiricileri ise SPIR-V ara gösterimine çevriliyor. Geliştirici ayrıca ışın izleme, ağ gölgelendiricileri, MetalFX ve GPU hesaplama desteği de sunduğunu iddia ediyor. Ancak, ışın izleme şu anda özel RT çekirdekleri kullanılmadan gölgelendirici işlemcilerde gerçekleştiriliyor. Potansiyel olarak uyumlu cihazlar listesi, dört NVIDIA mimarisine ait grafik kartlarını içeriyor: Turing (GeForce GTX 16 ve RTX 20), Ampere (RTX 30), Ada Lovelace (RTX 40) ve Blackwell (RTX 50). Ancak NullMoth, kurulum işleminin tamamını yalnızca Intel Core Ultra 5 225F işlemci ve B860 anakartlı bir sistemde RTX 5060 üzerinde test etti. Reddit kullanıcıları ayrıca RTX 5070 Ti, RTX 3090 ve RTX 3060 için de başarılı kurulumlar bildirdi. Geliştirici, OpenCore'u destekleyen ve değişikliklerin geri alınmasına olanak tanıyan 1401 numaralı uygulamayı kurulum için yayınladı. Sürücü, Intel işlemcili Mac bilgisayarlar ve Hackintosh sistemleri için tasarlanmıştır. Kurulum, Sistem Bütünlüğü Koruması'nın (SIP) zayıflatılmasını, Apple Güvenli Önyükleme'nin devre dışı bırakılmasını ve AMFI kod imzalama kontrollerinin zayıflatılmasını gerektirir. Proje hâlâ deneysel aşamada. Geliştiriciye göre, No Man's Sky bazı sahnelerde RTX 5060'ta 60 fps'ye ulaşıyor.
    Beğen
    6
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • PS5 oyunlarını emülasyon kullanmadan PC'ye taşıma
    Bir oyun tutkunu, PS5 oyunlarını emülasyon kullanmadan PC'ye taşımanıza olanak sağlayan AnyPS5 araç kitini geliştirdi.

    Birkaç ay önce Sony, büyük AAA oyunlarının PC'ye çıkışından nihayet vazgeçti. Ancak bu platformun kullanıcılarının oyunlarını cihazlarında oynayamayacakları anlamına gelmiyor.

    Sony'nin eylemleri, PS5 oyunlarını PC'de çalıştırmak için çeşitli çözümlerin geliştirilmesine yeni bir ivme kazandırdı. Bunların en önemlisi geleneksel emülasyondur. KytyPS5 emülatörü bu alanda en dikkat çekici başarıyı gösterdi. Son zamanlarda, özel aksiyon RPG oyunu Demon's Souls Remake'te 30 fps'ye ulaşmayı başardı. Bununla birlikte, PS5 oyunlarını PC'de çalıştırmak için başka yöntemler de mevcuttur.

    Wccftech portalı, boykopovar takma adıyla bilinen bir meraklının, PlayStation 5 projelerini Windows ve Linux işletim sistemlerinde çalışan bilgisayarlara otomatik olarak aktarmaya olanak sağlayan AnyPS5 adlı oldukça ilgi çekici bir araç üzerinde çalıştığını bildiriyor. Çalışma prensibi Wine ve Proton'a benziyor.

    Program, yerel ELF dosyalarını işleyerek bunları yerel Windows ve Linux formatlarına dönüştürebiliyor. Ancak, aracın şu anda geliştirmenin erken aşamalarında olduğunu belirtmekte fayda var. Gerçek bir ticari oyunun temel işleme döngüsüne ulaşmış durumda, ancak konsol gölgelendiricilerini dinamik olarak çevirme mekanizmasının eksikliği nedeniyle işlemenin en başında takılıp kaldı. Boykopovar şu anda konsol gölgelendiricilerini dinamik olarak çevirme mekanizması geliştirmek için yoğun bir şekilde çalışıyor.
    Bir oyun tutkunu, PS5 oyunlarını emülasyon kullanmadan PC'ye taşımanıza olanak sağlayan AnyPS5 araç kitini geliştirdi. Birkaç ay önce Sony, büyük AAA oyunlarının PC'ye çıkışından nihayet vazgeçti. Ancak bu platformun kullanıcılarının oyunlarını cihazlarında oynayamayacakları anlamına gelmiyor. Sony'nin eylemleri, PS5 oyunlarını PC'de çalıştırmak için çeşitli çözümlerin geliştirilmesine yeni bir ivme kazandırdı. Bunların en önemlisi geleneksel emülasyondur. KytyPS5 emülatörü bu alanda en dikkat çekici başarıyı gösterdi. Son zamanlarda, özel aksiyon RPG oyunu Demon's Souls Remake'te 30 fps'ye ulaşmayı başardı. Bununla birlikte, PS5 oyunlarını PC'de çalıştırmak için başka yöntemler de mevcuttur. Wccftech portalı, boykopovar takma adıyla bilinen bir meraklının, PlayStation 5 projelerini Windows ve Linux işletim sistemlerinde çalışan bilgisayarlara otomatik olarak aktarmaya olanak sağlayan AnyPS5 adlı oldukça ilgi çekici bir araç üzerinde çalıştığını bildiriyor. Çalışma prensibi Wine ve Proton'a benziyor. Program, yerel ELF dosyalarını işleyerek bunları yerel Windows ve Linux formatlarına dönüştürebiliyor. Ancak, aracın şu anda geliştirmenin erken aşamalarında olduğunu belirtmekte fayda var. Gerçek bir ticari oyunun temel işleme döngüsüne ulaşmış durumda, ancak konsol gölgelendiricilerini dinamik olarak çevirme mekanizmasının eksikliği nedeniyle işlemenin en başında takılıp kaldı. Boykopovar şu anda konsol gölgelendiricilerini dinamik olarak çevirme mekanizması geliştirmek için yoğun bir şekilde çalışıyor.
    Beğen
    8
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Microsoft 2029 sonrası Edge'den Internet Explorer'ın son kalıntılarını da kaldıracak.
    Microsoft, yöneticilere Edge tarayıcısındaki Internet Explorer modunun 2029 yılının sonuna kadar destekleneceğini hatırlattı. Şirket, bu tarihten sonra eski kurumsal web siteleri ve uygulamalarla uyumluluğu koruyan bu özelliği tamamen kullanımdan kaldırmayı planlıyor.

    Bu, orijinal Internet Explorer'ı da çalıştıran Trident motorunu kullanan bir IE modunu ifade eder. Tarayıcının kendisine verilen desteğin sona ermesine rağmen, bazı kuruluşlar hala eski motoru kullanıyor. Dahili sistemleri onunla çalışabilir, ancak Edge'deki modern Chromium motorunu desteklemeyeceklerdir.

    Microsoft 365 bildirimi MC1473151 standart Worldwide, GCC, GCC High ve Savunma Bakanlığı (DoD) ortamları dahil olmak üzere tüm bulut ortamları için geçerlidir. Yöneticilerin şu anda herhangi bir işlem yapmasına gerek yoktur Microsoft yalnızca gelecekteki destek sonlanması konusunda uyarıda bulunmaktadır.

    Şirket, hangi web sitelerinin ve uygulamaların IE modunu kullandığını önceden kontrol etmenizi ve Kurumsal Mod Site Listesi'ni incelemenizi önerir. Microsoft, her eski uygulama için çeşitli modernizasyon seçenekleri sunar. Seçenekler arasında uygulamayı güncellemek, başka bir platforma taşımak, değiştirmek veya modern teknolojiler için tamamen yeniden tasarlamak yer alır.

    Edge'e geçiş sırasında uyumluluk sorunları yaşayan müşteriler için Microsoft, App Assure programı aracılığıyla ücretsiz destek de sunmaktadır.

    Ekim 2025'te şirket, Chakra JavaScript motorundaki sıfır gün güvenlik açıklarını kullanan saldırıları keşfettikten sonra Internet Explorer moduna erişimi zaten kısıtlamıştı. Ancak bu kısıtlamalar, kurumsal politikalar aracılığıyla IE modu etkinleştirilmiş olan kurumsal kullanıcıları etkilemedi.
    Microsoft, yöneticilere Edge tarayıcısındaki Internet Explorer modunun 2029 yılının sonuna kadar destekleneceğini hatırlattı. Şirket, bu tarihten sonra eski kurumsal web siteleri ve uygulamalarla uyumluluğu koruyan bu özelliği tamamen kullanımdan kaldırmayı planlıyor. Bu, orijinal Internet Explorer'ı da çalıştıran Trident motorunu kullanan bir IE modunu ifade eder. Tarayıcının kendisine verilen desteğin sona ermesine rağmen, bazı kuruluşlar hala eski motoru kullanıyor. Dahili sistemleri onunla çalışabilir, ancak Edge'deki modern Chromium motorunu desteklemeyeceklerdir. Microsoft 365 bildirimi MC1473151 standart Worldwide, GCC, GCC High ve Savunma Bakanlığı (DoD) ortamları dahil olmak üzere tüm bulut ortamları için geçerlidir. Yöneticilerin şu anda herhangi bir işlem yapmasına gerek yoktur Microsoft yalnızca gelecekteki destek sonlanması konusunda uyarıda bulunmaktadır. Şirket, hangi web sitelerinin ve uygulamaların IE modunu kullandığını önceden kontrol etmenizi ve Kurumsal Mod Site Listesi'ni incelemenizi önerir. Microsoft, her eski uygulama için çeşitli modernizasyon seçenekleri sunar. Seçenekler arasında uygulamayı güncellemek, başka bir platforma taşımak, değiştirmek veya modern teknolojiler için tamamen yeniden tasarlamak yer alır. Edge'e geçiş sırasında uyumluluk sorunları yaşayan müşteriler için Microsoft, App Assure programı aracılığıyla ücretsiz destek de sunmaktadır. Ekim 2025'te şirket, Chakra JavaScript motorundaki sıfır gün güvenlik açıklarını kullanan saldırıları keşfettikten sonra Internet Explorer moduna erişimi zaten kısıtlamıştı. Ancak bu kısıtlamalar, kurumsal politikalar aracılığıyla IE modu etkinleştirilmiş olan kurumsal kullanıcıları etkilemedi.
    Beğen
    6
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • ChatGPT Claude ve Gemini gizlice görüştü
    ChatGPT, Claude ve Gemini yapay zekanın insanlığı yok etmesini nasıl önleyeceklerini gizlice görüştüler.

    OpenAI'nin küresel politika başkanı Chris Lehane, gazetecilere yaptığı açıklamada, OpenAI, Anthropic ve Google DeepMind'ın yapay zeka güvenliği konusunda birkaç haftadır kapalı kapılar ardında görüşmeler yürüttüğünü belirtti.

    Lekhan'a göre, şirketler gelişmiş yapay zeka modellerinin geliştirilmesiyle ilişkili riskleri azaltmanın yollarını görüştüler. Görüşmeler, sektör liderlerinin yeni nesil sistemler oluşturulurken daha temkinli bir yaklaşım benimsenmesi yönündeki çağrıları arasında gerçekleşti.

    Tartışma, Anthropic CEO'su Dario Amodei'nin, sektörün en güçlü yapay zeka modellerinin gelişimini yavaşlatmak ve potansiyel olarak tehlikeli teknolojileri kontrol altına alacak mekanizmalar oluşturmak için birlikte çalışması gerektiğini öne sürdüğü bir makalesiyle başladı.

    Bu girişim, birçok büyük şirketin yöneticilerinden destek gördü. OpenAI CEO'su Sam Altman, şirketinin modellerinin güvenliğini değerlendirmek için bağımsız uzmanlarla çalışmaya hazır olduğunu belirtti. Google DeepMind CEO'su Demis Hassabis de daha önce gelişmiş yapay zeka sistemlerini incelemek üzere özel bir organ kurulmasını savunmuştu.

    Ancak, rakipler arasındaki bu tür bir koordinasyon, rekabet hukuku açısından soru işaretleri doğurmaktadır. Amodei daha önce, şirketlerin özellikle güvenlik konularında iş birliği yapmasına izin verecek özel bir hükümet muafiyeti oluşturulmasını önermişti. Lehan ise, kendi görüşüne göre, böyle bir izne gerek olmadığını belirtti.

    The Information'a göre, OpenAI, Anthropic ve Google DeepMind, yapay zeka güvenlik standartları geliştirmek için bir endüstri örgütü oluşturmayı da görüştüler. Ancak OpenAI, böyle bir mekanizmanın hükümet müdahalesi olmadan da ortaya çıkabilecek bir girişim olduğunu düşündüğünü belirtti.
    ChatGPT, Claude ve Gemini yapay zekanın insanlığı yok etmesini nasıl önleyeceklerini gizlice görüştüler. OpenAI'nin küresel politika başkanı Chris Lehane, gazetecilere yaptığı açıklamada, OpenAI, Anthropic ve Google DeepMind'ın yapay zeka güvenliği konusunda birkaç haftadır kapalı kapılar ardında görüşmeler yürüttüğünü belirtti. Lekhan'a göre, şirketler gelişmiş yapay zeka modellerinin geliştirilmesiyle ilişkili riskleri azaltmanın yollarını görüştüler. Görüşmeler, sektör liderlerinin yeni nesil sistemler oluşturulurken daha temkinli bir yaklaşım benimsenmesi yönündeki çağrıları arasında gerçekleşti. Tartışma, Anthropic CEO'su Dario Amodei'nin, sektörün en güçlü yapay zeka modellerinin gelişimini yavaşlatmak ve potansiyel olarak tehlikeli teknolojileri kontrol altına alacak mekanizmalar oluşturmak için birlikte çalışması gerektiğini öne sürdüğü bir makalesiyle başladı. Bu girişim, birçok büyük şirketin yöneticilerinden destek gördü. OpenAI CEO'su Sam Altman, şirketinin modellerinin güvenliğini değerlendirmek için bağımsız uzmanlarla çalışmaya hazır olduğunu belirtti. Google DeepMind CEO'su Demis Hassabis de daha önce gelişmiş yapay zeka sistemlerini incelemek üzere özel bir organ kurulmasını savunmuştu. Ancak, rakipler arasındaki bu tür bir koordinasyon, rekabet hukuku açısından soru işaretleri doğurmaktadır. Amodei daha önce, şirketlerin özellikle güvenlik konularında iş birliği yapmasına izin verecek özel bir hükümet muafiyeti oluşturulmasını önermişti. Lehan ise, kendi görüşüne göre, böyle bir izne gerek olmadığını belirtti. The Information'a göre, OpenAI, Anthropic ve Google DeepMind, yapay zeka güvenlik standartları geliştirmek için bir endüstri örgütü oluşturmayı da görüştüler. Ancak OpenAI, böyle bir mekanizmanın hükümet müdahalesi olmadan da ortaya çıkabilecek bir girişim olduğunu düşündüğünü belirtti.
    Beğen
    8
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Steam Frame incelemesi Valve VR gözlüğü ne kadar iyi?
    Mayıs ayında yeni Steam Controller'ı ve Haziran/Temmuz aylarında Steam Machine'i (inceleme) takip eden Valve, bu yılki üçüncü ve son donanım sürümünü piyasaya sürüyor: yeni VR sistemi Steam Frame. Bu inceleme, izleme, görüntü kalitesi ve bağımsız kullanım ile yayın akışı açısından performansını ele alıyor.

    Steam Frame, Valve'ın tamamen kendi bünyesinde geliştirdiği ilk VR sistemi olan 2019 tarihli Valve Index'i (inceleme) takip ediyor . Ancak aslında Steam operatörünün üçüncü VR başlığı: 2016 tarihli HTC Vive (inceleme), HTC ile yakın işbirliği içinde oluşturulmuş ve SteamVR'ı tanıtmıştı.

    Steam Frame ve Valve Index: Önceki modeline göre iyileştirmeler karşılaştırması
    Steam Frame, Quest 3 ve PSVR 2: Valve'ın yeni PC VR kulaklıklarının karşılaştırması
    Peki, 2019'daki Valf Endeksi'ne kıyasla neler değişti? Aşağıdaki tablo kapsamlı bir genel bakış sunmaktadır; özellikle şunlar dikkat çekicidir.
    1. Dıştan izleme yerine içten dışa izleme (6DOF)
    2. Bağımsız Mod (Steam Frame Üzerinde Görüntüleme)
    3. Steam Link ile kablo yerine kablosuz olarak yayın yapın.
    4. Güç kaynağı kablo yerine lityum iyon pil ile sağlanır.
    5. Kilo kaybında belirgin azalma
    6. Göz takibi (odaklanmış görüntüleme ve yayın için) ve el takibi

    İki mod: akışlı ve bağımsız

    Valve Index (inceleme) Steam Link üzerinden içerik oynatmak için kablolu bir PC bağlantısı gerektiriyordu. Steam Frame artık Steam Link üzerinden kablosuz akışı (ve sadece kablosuz olarak) destekliyor ve oyunları kendi başına da işleyebiliyor.

    Valve, Steam Frame öncelikle oyun bilgisayarından veya dizüstü bilgisayardan yayın yapmaya odaklı olarak görüyor. Bağımsız çalışma özelliği de destekleniyor.
    Steam Frame, Steam kütüphanenizin tamamını yönetebilen, öncelikle yayın akışına odaklı, kablosuz bir VR gözlüğü ve kumanda setidir. Sürükleyici VR deneyimine adım atın veya arkanıza yaslanıp VR olmayan oyun kataloğunuzun keyfini çıkarın. Ayrıca bağımsız oyun oynamayı da destekler.
    Oyun yerel olarak işleniyor veya Steam Frame'e aktarılıyor olsun, SteamOS kullanıcı arayüzü varsayılan olarak kulaklıkta her zaman 90 Hz'de işlenir. Oyunun kendisinde ise yenileme hızı moda bağlıdır.

    1. Bağımsız (Steam Frame üzerinde görüntüleme)

    Steam Frame, Valve'ın x86 yerine Arm mimarisine sahip ilk SteamOS platformudur. Steam Deck ve Steam Machine (1. ve mevcut nesiller) x86 işlemciler kullanırken, Steam Frame Arm tabanlı Qualcomm Snapdragon 8 Gen 3 işlemci kullanmaktadır.

    Kullanılan işletim sistemi yine SteamOS, ancak bu sefer Arm için 64 bitlik bir sürüm. Valve ayrıca Steam'i ve Windows'tan Linux'a çeviri yapan Proton'u da buna göre uyarlamak zorunda kaldı (Proton for Arm64).

    Linux için Arm64 oyunları: Lighthouse Half-Life: Alyx

    Çevirinin olmadığı bir dünyada, Steam Frame'in çalışması için Arm64 üzerinde Linux için yazılıma ihtiyaç duyulmaktadır ve bu yazılım mevcuttur.

    Half-Life: Alyx'in Arm64 sürümü (inceleme) ( Linux için Vulkan sürümüne dayanmaktadır) lansmanda sunulan en öne çıkan örnektir, ancak bu "bağımsız sürüm" birkaç gün daha Steam Mağazasında satışta olacaktır. Bir diğer amiral gemisi oyun ise Alyx modu olarak ortaya çıkan ve halihazırda Erken Erişim'de bulunan Gunman Contracts'tır.

    Ancak, özellikle Steam Frame'in "Öncelik Yayın Akışına" verdiği göz önüne alındığında, kaç programcının bu yolu izleyeceği henüz belli değil.

    Odaklanmış akış, göz takibi kullanarak görüntüleme açısına göre görüntü kalitesini ayarlamak yerine, akış için kodlanan videonun bit hızını esas alır: yalnızca odaklanılan alan yüksek bir bit hızında kodlanırken, diğer alanlar daha düşük bir hızda kodlanır. Bu, iletilmesi gereken veri miktarını azaltır ve kablosuz akışı daha fazla durumda güvenilir hale getirmelidir.

    Testte, Half-Life: Alyx'in Windows PC sürümünün akışında bu teknolojinin etkisi, bağımsız moddaki foveal akışın etkisine kıyasla gözle algılanabilir değildi ancak görüntü her zaman pürüzsüzdü ve bağımsız sürüme göre önemli ölçüde daha yüksek kalitedeydi.

    Foveated Streaming, oyun entegrasyonu gerektirmez çünkü SteamVR kodlamayı kendisi halleder. Bu teknoloji, Windows PC'den yayın yaparken herhangi bir oyunla kullanılabilir.

    Şu anda yalnızca Windows bilgisayarlar için mevcuttur.

    Windows PC'den yayın yapma konusuna dikkat etmekte fayda var. Lansman sırasında, içerik yalnızca Windows PC'deki Steam İstemcisi üzerinden Steam Frame'e yayınlanabiliyor. SteamOS dahil olmak üzere alternatif işletim sistemlerine sahip sistemler henüz destek sunmuyor. Benzer şekilde, şu anda Steam Machine'den Steam Frame'e sinyal iletmek mümkün değil.

    Klavyeler, fareler veya üçüncü parti oyun kumandaları gibi diğer çevre birimleri de Bluetooth üzerinden bağlanabilir. Ancak bu ürünler için VR izleme özelliği planlanmamıştır.

    Kulaklıklar ve mikrofonlu kulaklıklar

    Steam Frame'de entegre stereo hoparlörlere ve 2 mikro diziye alternatif olarak, kulaklık veya mikrofonlu kulaklıklar da Bluetooth üzerinden eşleştirilebilir.

    Ekran ünitesinden kulaklara doğru yönlendirilmiş stereo hoparlörler oldukça ikna edici, ancak oyun oynarken başkalarını rahatsız etmek istemiyorsanız, Bluetooth kulaklık kullanmak en mantıklı seçenek.
    Mayıs ayında yeni Steam Controller'ı ve Haziran/Temmuz aylarında Steam Machine'i (inceleme) takip eden Valve, bu yılki üçüncü ve son donanım sürümünü piyasaya sürüyor: yeni VR sistemi Steam Frame. Bu inceleme, izleme, görüntü kalitesi ve bağımsız kullanım ile yayın akışı açısından performansını ele alıyor. Steam Frame, Valve'ın tamamen kendi bünyesinde geliştirdiği ilk VR sistemi olan 2019 tarihli Valve Index'i (inceleme) takip ediyor . Ancak aslında Steam operatörünün üçüncü VR başlığı: 2016 tarihli HTC Vive (inceleme), HTC ile yakın işbirliği içinde oluşturulmuş ve SteamVR'ı tanıtmıştı. Steam Frame ve Valve Index: Önceki modeline göre iyileştirmeler karşılaştırması Steam Frame, Quest 3 ve PSVR 2: Valve'ın yeni PC VR kulaklıklarının karşılaştırması Peki, 2019'daki Valf Endeksi'ne kıyasla neler değişti? Aşağıdaki tablo kapsamlı bir genel bakış sunmaktadır; özellikle şunlar dikkat çekicidir. [ol] [li]Dıştan izleme yerine içten dışa izleme (6DOF)[/li] [li]Bağımsız Mod (Steam Frame Üzerinde Görüntüleme)[/li] [li]Steam Link ile kablo yerine kablosuz olarak yayın yapın.[/li] [li]Güç kaynağı kablo yerine lityum iyon pil ile sağlanır.[/li] [li]Kilo kaybında belirgin azalma[/li] [li]Göz takibi (odaklanmış görüntüleme ve yayın için) ve el takibi[/li] [/ol] [h2]İki mod: akışlı ve bağımsız [/h2]Valve Index (inceleme) Steam Link üzerinden içerik oynatmak için kablolu bir PC bağlantısı gerektiriyordu. Steam Frame artık Steam Link üzerinden kablosuz akışı (ve sadece kablosuz olarak) destekliyor ve oyunları kendi başına da işleyebiliyor. Valve, Steam Frame öncelikle oyun bilgisayarından veya dizüstü bilgisayardan yayın yapmaya odaklı olarak görüyor. Bağımsız çalışma özelliği de destekleniyor. [quote]Steam Frame, Steam kütüphanenizin tamamını yönetebilen, öncelikle yayın akışına odaklı, kablosuz bir VR gözlüğü ve kumanda setidir. Sürükleyici VR deneyimine adım atın veya arkanıza yaslanıp VR olmayan oyun kataloğunuzun keyfini çıkarın. Ayrıca bağımsız oyun oynamayı da destekler.[/quote] Oyun yerel olarak işleniyor veya Steam Frame'e aktarılıyor olsun, SteamOS kullanıcı arayüzü varsayılan olarak kulaklıkta her zaman 90 Hz'de işlenir. Oyunun kendisinde ise yenileme hızı moda bağlıdır. [h3]1. Bağımsız (Steam Frame üzerinde görüntüleme) [/h3]Steam Frame, Valve'ın x86 yerine Arm mimarisine sahip ilk SteamOS platformudur. Steam Deck ve Steam Machine (1. ve mevcut nesiller) x86 işlemciler kullanırken, Steam Frame Arm tabanlı Qualcomm Snapdragon 8 Gen 3 işlemci kullanmaktadır. Kullanılan işletim sistemi yine SteamOS, ancak bu sefer Arm için 64 bitlik bir sürüm. Valve ayrıca Steam'i ve Windows'tan Linux'a çeviri yapan Proton'u da buna göre uyarlamak zorunda kaldı (Proton for Arm64). [h3]Linux için Arm64 oyunları: Lighthouse Half-Life: Alyx [/h3]Çevirinin olmadığı bir dünyada, Steam Frame'in çalışması için Arm64 üzerinde Linux için yazılıma ihtiyaç duyulmaktadır ve bu yazılım mevcuttur. Half-Life: Alyx'in Arm64 sürümü (inceleme) ( Linux için Vulkan sürümüne dayanmaktadır) lansmanda sunulan en öne çıkan örnektir, ancak bu "bağımsız sürüm" birkaç gün daha Steam Mağazasında satışta olacaktır. Bir diğer amiral gemisi oyun ise Alyx modu olarak ortaya çıkan ve halihazırda Erken Erişim'de bulunan Gunman Contracts'tır. Ancak, özellikle Steam Frame'in "Öncelik Yayın Akışına" verdiği göz önüne alındığında, kaç programcının bu yolu izleyeceği henüz belli değil. Odaklanmış akış, göz takibi kullanarak görüntüleme açısına göre görüntü kalitesini ayarlamak yerine, akış için kodlanan videonun bit hızını esas alır: yalnızca odaklanılan alan yüksek bir bit hızında kodlanırken, diğer alanlar daha düşük bir hızda kodlanır. Bu, iletilmesi gereken veri miktarını azaltır ve kablosuz akışı daha fazla durumda güvenilir hale getirmelidir. Testte, Half-Life: Alyx'in Windows PC sürümünün akışında bu teknolojinin etkisi, bağımsız moddaki foveal akışın etkisine kıyasla gözle algılanabilir değildi ancak görüntü her zaman pürüzsüzdü ve bağımsız sürüme göre önemli ölçüde daha yüksek kalitedeydi. Foveated Streaming, oyun entegrasyonu gerektirmez çünkü SteamVR kodlamayı kendisi halleder. Bu teknoloji, Windows PC'den yayın yaparken herhangi bir oyunla kullanılabilir. [h3]Şu anda yalnızca Windows bilgisayarlar için mevcuttur.[/h3] Windows PC'den yayın yapma konusuna dikkat etmekte fayda var. Lansman sırasında, içerik yalnızca Windows PC'deki Steam İstemcisi üzerinden Steam Frame'e yayınlanabiliyor. SteamOS dahil olmak üzere alternatif işletim sistemlerine sahip sistemler henüz destek sunmuyor. Benzer şekilde, şu anda Steam Machine'den Steam Frame'e sinyal iletmek mümkün değil. Klavyeler, fareler veya üçüncü parti oyun kumandaları gibi diğer çevre birimleri de Bluetooth üzerinden bağlanabilir. Ancak bu ürünler için VR izleme özelliği planlanmamıştır. [h3]Kulaklıklar ve mikrofonlu kulaklıklar [/h3]Steam Frame'de entegre stereo hoparlörlere ve 2 mikro diziye alternatif olarak, kulaklık veya mikrofonlu kulaklıklar da Bluetooth üzerinden eşleştirilebilir. Ekran ünitesinden kulaklara doğru yönlendirilmiş stereo hoparlörler oldukça ikna edici, ancak oyun oynarken başkalarını rahatsız etmek istemiyorsanız, Bluetooth kulaklık kullanmak en mantıklı seçenek.
    Beğen
    9
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 2B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • CHIP dergisi en iyi oyun işlemcisini belirlemiş
    CHIP dergisi, Core i7-14700K'yı en iyi oyun işlemcisi olarak seçerken, genel kıyaslamada Ryzen 9 9950X3D2 birinci oldu. CHIP, 62 masaüstü işlemci için performans test sonuçlarını güncelledi. 2023 Intel modeli, oyun kategorisinde birinciliği elde ederek, mevcut Ryzen X3D'yi iki testte de geride bıraktı.

    Raptor Lake-S tabanlı Core i7-14700K, sekiz performans ve 12 verimlilik çekirdeğine sahip olup 28 iş parçacığını destekler ve 5,6 GHz'e kadar hızda çalışır. PCMark 10 Gaming'de 10.350 puan, GeForce RTX 3080 ile 3DMark Fire Strike ve Time Spy'da ise sırasıyla 40.980 ve 18.789 puan elde etti.

    Karşılaştırma yapmak gerekirse, Ryzen 7 9800X3D bu CHIP testlerinde 10.168, 40.356 ve 17.578 puan aldı.

    Granite Ridge ailesinin bir üyesi olan Ryzen 9 9950X3D2, 16 çekirdek ve 32 iş parçacığına sahip olup 5,6 GHz'e kadar hızda çalışmaktadır. PCMark 10 Gaming'de 10.195 puan, Fire Strike'da 41.968 puan ve Time Spy'da 18.176 puan almıştır.

    CHIP'in belirttiğine göre, harici bir grafik kartı kullanıldığında, Intel işlemciler daha yüksek güç tüketimine rağmen şu anda tüm fiyat kategorilerinde lider konumda. AMD işlemciler ise çok çekirdekli görevlerde ve entegre grafik performansında daha güçlü olarak değerlendiriliyor.

    CHIP metodolojisi PCMark, UL Procyon, Cinebench, VeraCrypt, Blender, HandBrake ve diğer iş yüklerini içerir. Değerlendirme, işlemci sınırlamalarını belirlemek için ayrı bir grafik kartıyla yapılan testler de dahil olmak üzere 28 ölçüm sonucunu dikkate alır. Test sistemleri hızlı RAM ve yüksek performanslı SSD'ler kullanır.
    CHIP dergisi, Core i7-14700K'yı en iyi oyun işlemcisi olarak seçerken, genel kıyaslamada Ryzen 9 9950X3D2 birinci oldu. CHIP, 62 masaüstü işlemci için performans test sonuçlarını güncelledi. 2023 Intel modeli, oyun kategorisinde birinciliği elde ederek, mevcut Ryzen X3D'yi iki testte de geride bıraktı. Raptor Lake-S tabanlı Core i7-14700K, sekiz performans ve 12 verimlilik çekirdeğine sahip olup 28 iş parçacığını destekler ve 5,6 GHz'e kadar hızda çalışır. PCMark 10 Gaming'de 10.350 puan, GeForce RTX 3080 ile 3DMark Fire Strike ve Time Spy'da ise sırasıyla 40.980 ve 18.789 puan elde etti. Karşılaştırma yapmak gerekirse, Ryzen 7 9800X3D bu CHIP testlerinde 10.168, 40.356 ve 17.578 puan aldı. Granite Ridge ailesinin bir üyesi olan Ryzen 9 9950X3D2, 16 çekirdek ve 32 iş parçacığına sahip olup 5,6 GHz'e kadar hızda çalışmaktadır. PCMark 10 Gaming'de 10.195 puan, Fire Strike'da 41.968 puan ve Time Spy'da 18.176 puan almıştır. CHIP'in belirttiğine göre, harici bir grafik kartı kullanıldığında, Intel işlemciler daha yüksek güç tüketimine rağmen şu anda tüm fiyat kategorilerinde lider konumda. AMD işlemciler ise çok çekirdekli görevlerde ve entegre grafik performansında daha güçlü olarak değerlendiriliyor. CHIP metodolojisi PCMark, UL Procyon, Cinebench, VeraCrypt, Blender, HandBrake ve diğer iş yüklerini içerir. Değerlendirme, işlemci sınırlamalarını belirlemek için ayrı bir grafik kartıyla yapılan testler de dahil olmak üzere 28 ölçüm sonucunu dikkate alır. Test sistemleri hızlı RAM ve yüksek performanslı SSD'ler kullanır.
    Beğen
    8
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Nine Sols Oyun İncelemesi
    Nine Sols İncelemesi Sekiro'nun Savuşturmasıyla Metroidvania Dünyasının Buluşması

    Hollow Knight tarzı Metroidvania oyunlarını seviyorsanız ve Sekiro: Shadows Die Twice'ın savuşturma sistemine ayrı bir ilginiz varsa Nine Sols daha ilk dakikalarından dikkatinizi çekebilecek bir yapım.

    Benim için oyunu ilginç kılan şey de tam olarak buydu.

    Bir tarafta elle çizilmiş, karanlık ve etkileyici bir Metroidvania dünyası var.

    Diğer tarafta ise saldırılardan sürekli kaçmak yerine rakibin üzerine yürümeyi, doğru anda savuşturmayı ve düşmanın ritmini öğrenmeyi isteyen son derece agresif bir dövüş sistemi bulunuyor.

    Ama Nine Sols yalnızca "2D Sekiro" diyerek geçilebilecek bir oyun değil.

    Kendine özgü dünyası, Taoist öğelerle bilim kurguyu bir araya getiren sanat tasarımı, karakterleri ve oldukça güçlü hikâyesi sayesinde kendi kimliğini oluşturmayı başarıyor.

    İncelemenin ilerleyen bölümlerinde hikâye ve bazı patronlarla ilgili spoiler bulunmaktadır.

    İlk İzlenim: Taoizm ve Siberpunk Aynı Dünyada

    Nine Sols'un en güçlü taraflarından biri daha oyunu açar açmaz kendisini belli ediyor:

    Sanat tasarımı.

    Oyun yüksek teknoloji ile geleneksel Çin kültürü ve Taoist felsefeyi aynı dünyada birleştiriyor.

    Bir tarafta
    1. Laboratuvarlar
    2. Robotlar
    3. Yapay sistemler
    4. Biyolojik bilgisayarlar
    5. İleri teknoloji cihazları
    bulunurken diğer tarafta;
    1. Tapınaklar
    2. Geleneksel semboller
    3. Taoist düşünceler
    4. Doğa ve ruhani öğeler
    Normal şartlarda birbirine tamamen zıt görünebilecek bu iki yaklaşım Nine Sols içerisinde şaşırtıcı derecede doğal duruyor.
    Nine Sols'un dünyası sanki eski bir Çin gravürünün üzerine karanlık bir bilim kurgu medeniyeti kurulmuş gibi görünüyor.

    Elle Çizilmiş Görseller Gerçekten Çok Başarılı

    Oyunun büyük bölümü elle çizilmiş.

    Karakterlerden çevre tasarımlarına, animasyonlardan çizgi roman tarzındaki ara sahnelere kadar oyunun kendine özgü bir görsel dili bulunuyor.

    Hollow Knight veya Ori gibi oyunlarla karşılaştırıldığında çevreler bazen daha düz görünebilir.

    Ancak bunun her zaman bir eksiklik olduğunu düşünmüyorum.

    Tam tersine bazı bölgelerde bu düz yapı eski kitap illüstrasyonlarını veya gravürleri anımsatan çok hoş bir görünüm oluşturuyor.

    Özellikle teknoloji yoğunluğunun azaldığı doğal alanlarda sanat tasarımı daha da etkileyici hale geliyor.

    Her Bölge Kendi Kimliğine Sahip

    Haritanın farklı bölgeleri birbirinin renk değiştirilmiş kopyası gibi hissettirmiyor.

    Her alanın atmosferi, renk paleti, mimarisi, ses tasarımı ve çevresel detayları değişiyor.

    Buna rağmen bütün bölgeler aynı dünyanın parçası olduğunu hissettirmeye devam ediyor.

    Bu dengeyi sağlamak kolay değil.

    3D Kullanılan Bazı Bölümler Görsel Bütünlüğü Bozuyor

    Sanat tasarımının çok güçlü olması beraberinde küçük bir problem getiriyor.

    Bazı sahnelerde kullanılan 3D modeller, elle çizilmiş 2D grafiklerin yanında daha düşük detaylı görünüyor.

    Bu nedenle bazı 3D unsurlar çevreyle tam olarak bütünleşemiyor.

    Özellikle oyunun genel çizim kalitesi bu kadar yüksek olunca küçük kalite farkları bile daha kolay fark ediliyor.

    Neyse ki bu durum çok sık yaşanmıyor.

    Oyunun büyük bölümünde görsel kalite oldukça tutarlı.

    Çizgi Roman Tarzındaki Ara Sahneler

    Nine Sols'un hikâye anlatımında kullandığı çizgi roman bölümleri ayrıca övgüyü hak ediyor.

    Kısmen renkli manga tarzını anımsatan bu sahneler dinamik, detaylı ve oyunun genel sanat tasarımıyla son derece uyumlu.

    Özellikle dramatik anlarda klasik oyun içi kamera yerine çizilmiş paneller kullanılması hikâyeye ayrı bir kimlik kazandırıyor.

    Müzik ve Atmosfer

    Nine Sols'un görsel dünyasındaki doğu-batı sentezi müziklerinde de devam ediyor.

    Sakin bölümlerde geleneksel Çin enstrümanları ön plana çıkarken teknoloji yoğunluklu bölgelerde elektronik ve endüstriyel sesler devreye giriyor.

    Bazı alanlarda yumuşak flüt ve yaylı melodiler duyarken birkaç dakika sonra metalik darbeler, ağır baslar ve mekanik ritimlerle karşılaşabiliyorsunuz.

    Bu durum bölgelere yalnızca farklı bir görünüm değil, farklı bir karakter de kazandırıyor.

    Savaş Başladığında Müzik Değişiyor

    Müzik özellikle çatışmalarda çok başarılı.

    Sakin melodiler yerini daha hızlı ritimlere bırakıyor.

    Elektronik seslerle geleneksel enstrümanların aynı parçada birleşmesi oyunun sanat tasarımındaki ikiliği müzik tarafına taşıyor.

    Bazı bölgelerde müzik yalnızca arka plan değil, mekânın atmosferini oluşturan temel öğelerden biri.

    Nine Sols'un Kalbi: Dövüş Sistemi

    Bütün bu sanat tasarımını bir kenara bırakırsak Nine Sols'u gerçekten özel yapan taraf bence dövüş sistemi.

    Metroidvania türüne ait olmasına rağmen oyun keşiften çok savaşa ağırlık veriyor.

    Standart saldırıların ve kaçış hareketlerinin yanında savaşın merkezinde şu mekanik bulunuyor:

    Savuşturma.

    Sekiro oynayanlar sistemi hemen anlayacaktır.

    Rakibin saldırısından uzaklaşmak yerine doğru anda savunma tuşuna basmanız gerekiyor.

    Zamanlamayı doğru yaparsanız saldırıyı tamamen savuşturuyorsunuz.

    Zayıf düşmanların komboları bile kesilebiliyor.

    Ama yanlış zamanlama oldukça ağır cezalandırılıyor.

    Kusurlu Savuşturma ve İç Hasar Sistemi

    Nine Sols savuşturmayı Sekiro'dan biraz farklı yorumluyor.

    Savuşturmayı tam zamanında yapamadığınızda doğrudan bütün canınızı kaybetmiyorsunuz.

    Bunun yerine iç hasar birikiyor.

    Can göstergesinin bir bölümü geçici olarak zarar görmüş hale geliyor.

    İlginç olan nokta şu?

    İç hasar tek başına sizi öldürmeyebilir.

    Savaşta bir süre gerçek hasar almadan kalmayı başarırsanız bu bölüm zaman içerisinde iyileşiyor.

    Ancak iç hasar biriktirdikten sonra gerçek bir saldırı yerseniz işler kötüleşiyor.

    Biriken geçici hasar kalıcı hasara dönüşebiliyor.
    Nine Sols sizi yanlış savuşturma yaptığınız için hemen öldürmüyor; bir sonraki hatanızın çok daha pahalı olmasını sağlıyor.
    Bu sistem savaşlara oldukça güzel bir risk yönetimi ekliyor.

    Tai Chi Saldırısı

    Oyunda ilerledikçe yalnızca klasik saldırıları savuşturmak yeterli olmuyor.

    Düşmanların engellenemeyen özel saldırıları ortaya çıkıyor.

    Bunlara karşı Tai Chi hareketini kullanabiliyorsunuz.

    Düşmanın üzerine doğru zıplayıp doğru anda hareketi gerçekleştirdiğinizde normalde engellenemeyen saldırıları karşılayabiliyorsunuz.

    Bu aynı zamanda düşmana iç hasar veriyor.

    Başlangıçta karmaşık gelebiliyor ama öğrendiğinizde savaşların ritmi tamamen değişiyor.

    Sınırsız Savunma

    Oyunun ilerleyen bölümlerinde çok daha riskli bir savuşturma yeteneği açılıyor.

    Normal savuşturmada düğmeye doğru anda basmanız yeterliyken bu yetenekte;
    1. Savunma düğmesini basılı tutmanız
    2. Hareketi şarj etmeniz
    3. Doğru anda bırakmanız
    Karşılığında çok daha tehlikeli saldırıları bile savuşturabiliyorsunuz.

    Bu mekanik oyuncunun zamanlama becerisini iyice test ediyor.

    Yanlış zamanda bırakmak cezalandırıcı.

    Doğru kullandığınızda ise Yi neredeyse dokunulmaz hale gelebiliyor.

    Qi ve Tılsım Mekaniği

    Başarılı savuşturmaların başka bir ödülü daha var:

    Qi enerjisi.

    Rakiplerin saldırılarını savuşturdukça Qi kazanıyorsunuz.

    Bu enerjiyi kullanarak düşmana özel tılsımlar bağlayabiliyorsunuz.

    Tılsımı patlattığınızda düşmana ciddi hasar verirken biriktirdiğiniz iç hasarı da etkili biçimde gerçek hasara çevirebiliyorsunuz.

    Bu sistem Nine Sols'un savaşlarının yalnızca saldırı ve savunmadan oluşmasını engelliyor.

    Dövüşün ritmi genellikle şöyle ilerliyor:
    Saldırıyı oku → savuştur → Qi biriktir → tılsımı bağla → doğru anı bekle → patlat.
    Özellikle patron savaşlarında bu döngüyü doğru uygulamak büyük önem taşıyor.

    Kontroller Son Derece Tepkisel

    Bu kadar zamanlama odaklı bir oyun için kontrollerin iyi olması zorunlu.

    Nine Sols bu konuda gerçekten başarılı.

    Karakter verdiğiniz komutlara hızlı tepki veriyor.

    Savuşturmanın sesi ve görsel efekti oldukça tatmin edici.

    Doğru zamanlanan bir savunmanın başarılı olduğunu yalnızca ekrandan değil ses tasarımından da anlayabiliyorsunuz.

    Bu küçük ayrıntı dövüş sistemini çok daha bağımlılık yapıcı hale getiriyor.

    Oyuncunun Becerisi Gerçekten Önemli

    Bazı aksiyon oyunlarında güçlü ekipman toplayıp kötü oynasanız bile patronları geçebilirsiniz.

    Nine Sols buna pek izin vermiyor.

    Elbette karakterinizi geliştirebiliyorsunuz.

    Yeni yetenekler açılıyor.

    Sağlığınız artıyor.

    Farklı tılsımlar ve yeşim taşları kullanabiliyorsunuz.

    Ama bir patronun saldırılarını okuyamıyorsanız bunların hiçbiri sizi sonsuza kadar kurtarmıyor.

    Oyun sizden gerçekten daha iyi oynamanızı istiyor.

    Bence en başarılı taraflarından biri bu.

    Farklı Düşman Tasarımları

    Dövüş sistemi karmaşık olduğu kadar düşman çeşitliliği de sistemi kullanmanızı teşvik ediyor.

    Bazı düşmanlar doğrudan saldırılardan etkilenmiyor.

    Bazıları öldürülemiyor ve yalnızca etkisiz hale getirilebiliyor.

    Bazı rakipler aniden ortaya çıkıp birkaç saldırı yaptıktan sonra tekrar kayboluyor.

    Bazen de art arda gelen rakiplerle arena tarzı mücadelelere giriyorsunuz.

    Oyun sürekli olarak sahip olduğunuz mekanikleri farklı biçimde kullanmanızı istiyor.

    Karakter Gelişimi ve Beceri Ağacı

    Yi oyun boyunca güçlenmeye devam ediyor.

    Sağlık yenileme kapasitesini artırabilir, saldırıları geliştirebilir ve yeni savaş hareketleri açabilirsiniz.

    Beceri ağacında
    1. Hava atılımı
    2. Mermi savuşturma
    3. Qi kapasitesi geliştirmeleri
    4. Tılsım patlatma seçenekleri
    5. Yeni savunma hareketleri
    Bu gelişmeler yalnızca istatistik artırmıyor.

    Bazıları oyun tarzınızı ciddi biçimde değiştiriyor.

    Yeşim Taşları: Nine Sols'un Tılsım Sistemi

    Yeşim taşlarını Hollow Knight'taki tılsımlara benzetmek mümkün.

    Her taş belirli sayıda yuva kullanıyor.

    Sınırlı yuvalarınız olduğu için her şeyi aynı anda takamıyorsunuz.

    Bu da oyuncuyu kendi oyun tarzını oluşturmaya zorluyor.

    Bazı yapılar agresif savaşmaya uygun.

    Bazıları iç hasar üzerine yoğunlaşıyor.

    Bazıları iyileştirmeyi güçlendiriyor.

    Bazıları ise riskli hareketlerin dezavantajını azaltıyor.

    İyi kurulmuş bir yeşim kombinasyonu savaş tarzınızı tamamen değiştirebiliyor.

    Yay ve Uzak Mesafe Saldırıları

    Yi yalnızca yakın dövüş kullanmıyor.

    Yayın da farklı saldırı seçenekleri bulunuyor.

    Bazı oklar doğrudan yüksek hasar verirken bazıları alan kontrolü sağlıyor veya belirli hedefleri takip ediyor.

    Ok kapasitesinin sınırlı olması bunları sürekli kullanılan ana saldırı yerine kritik anlarda kullanılacak destek araçlarına dönüştürüyor.

    Patron Savaşları Nine Sols'un Zirvesi

    Bu kadar iyi bir dövüş sistemi doğal olarak iyi patron savaşlarına ihtiyaç duyuyor.

    Nine Sols burada beklentiyi fazlasıyla karşılıyor.

    Patronlar yalnızca daha fazla cana ve daha yüksek hasara sahip normal düşmanlar değil.

    Birçoğunun farklı mekanikleri bulunuyor.

    Bazı savaşlarda arena hazırlığı yapmak gerekiyor.

    Bazılarında çevredeki yardımcı düşmanları önce ortadan kaldırmanız gerekiyor.

    Bazılarında ise patronun hangi saldırıyı kullanacağını önceden okuyabilmek mücadelenin temelini oluşturuyor.

    Patronları Ezberlemek Yetmiyor, Öğrenmek Gerekiyor

    Nine Sols patron dövüşleri genellikle aynı döngüyü yaşatıyor.

    İlk deneme:

    Patron sizi birkaç saniyede yok ediyor.

    Beşinci deneme.

    Bazı saldırıları anlamaya başlıyorsunuz.

    Onuncu deneme.

    İlk aşamayı artık rahat geçiyorsunuz.

    Daha sonra yeni aşama geliyor ve yeniden başlıyorsunuz.

    İyi tarafı şu?

    Bir patronu yendiğinizde genellikle bunun şans eseri olmadığını hissediyorsunuz.

    Gerçekten öğrenmiş oluyorsunuz.

    Final Patronu: Oyunun En Büyük Beceri Testi

    Kaynak incelemede final patronunun gerçek son versiyonu özellikle oyunun en zor mücadelelerinden biri olarak anlatılıyor.

    İlk aşama bile ciddi bir öğrenme süreci isterken sonraki aşamalar yeni saldırı kombinasyonları ekliyor.

    Özellikle üçüncü aşamada bütün ekranı kaplayan saldırılar savuşturma zamanlamasını okumayı son derece zorlaştırıyor.

    Kaynak yazara göre bu mücadele yaklaşık on saat sürmüş.

    Bu biraz uç bir örnek olabilir ama Nine Sols'un patron tasarımının ne kadar talepkâr olabildiğini çok iyi anlatıyor.

    Oyunun en büyük ödüllerinden biri, başta imkânsız görünen bir savaşı sonunda okuyabilir hale gelmek.

    Lady Butterfly: Zorluk ile Hikâyenin Birleştiği Patron

    Kaynak incelemede özellikle öne çıkan diğer mücadele Lady Butterfly.

    Burada önemli olan yalnızca savaşın zor olması değil.

    Patronla karşılaşmadan önce yaşanan olaylar savaşa duygusal bir ağırlık kazandırıyor.

    Sanal dünyadaki tekrarlar, karakterin zihinsel durumunun giderek bozulması ve Yi'nin onunla iletişim kurmaya çalışması sonunda kaçınılmaz bir çatışmaya dönüşüyor.

    Savaş başladığında oyuncu yalnızca güçlü bir düşmanla değil, hikâyede tanıdığı bir karakterle karşı karşıya.

    Bu nedenle zafer yalnızca mekanik anlamda değil, duygusal açıdan da etkili oluyor.

    Metroidvania Tarafı Dövüş Kadar Güçlü mü?

    Burada oyunun en büyük eksiklerinden birine geliyoruz.

    Nine Sols teknik olarak bir Metroidvania.

    Ama açık konuşmak gerekirse keşif sistemi dövüş kadar güçlü değil.

    Karakterin hareket seçenekleri iyi.

    Çift zıplama, hava atılımı, kanca, duvar hareketleri, aşağı saldırı gibi klasik araçlar bulunuyor.

    Kontroller hızlı ve başarılı.

    Sorun bunları kullanacak yeterince karmaşık platform bölümü bulunmaması.

    Platform Bölümleri Daha Fazla Olabilirdi

    Nine Sols zaman zaman gerçekten başarılı platform sekansları sunuyor.

    Uzun bölümler oyuncunun hareket sistemine hâkimiyetini test ediyor.

    Fakat bunlar oldukça seyrek.

    İyi bir hareket sistemi oluşturulmuş olmasına rağmen oyun bunu yeterince zorlamıyor.
    Nine Sols'un hareket sistemi iyi; fakat oyun bu sistemi kullanabileceğimiz yeterince büyük oyun alanı vermiyor.
    Prince of Persia: The Lost Crown veya benzer platform ağırlıklı Metroidvania'larla karşılaştırıldığında fark daha belirgin.

    Keşif Sistemi Biraz Fazla Basit

    Haritadaki sırların büyük bölümü ilk geçiş sırasında bulunabiliyor.

    Elbette yeni yetenekler kazandıktan sonra geri dönmeniz gereken bölgeler var.

    Ancak klasik Metroidvania hissindeki;

    "Burada kesin bir şey var ama nasıl ulaşacağım?"

    merakı her zaman güçlü değil.

    Bulmacaların önemli bölümü oldukça basit.

    Bu durum kötü değil.

    Ama türün güçlü örnekleri düşünüldüğünde daha yaratıcı keşif mekanikleri beklemek mümkün.

    Ama Bazen Keşif Gerçekten Harika Çalışıyor

    İşin ilginç tarafı Nine Sols zaman zaman keşif konusunda neden daha fazlasını yapmadığını düşündüren mükemmel anlar yaratıyor.

    Kaynak incelemede küçük bir kilitli kapının oyuncuyu haritanın tamamen farklı bölgelerine götüren uzun bir keşif zincirine dönüştüğü anlatılıyor.

    İlk başta önemsiz görünen bir geçit başka bir bölgeye, orada unutulmuş bir ışınlanma noktasına, ardından yeni platform bölümlerine ve sonunda tamamen kaçırılmış alanlara götürüyor.

    İşte gerçek Metroidvania hissi tam olarak bu.

    Keşke oyun bunu daha sık yapsaydı.

    Hikâye Beklediğimden Çok Daha Güçlü

    Nine Sols'u yalnızca zorlu aksiyon için oynarsanız oyunun en iyi taraflarından birini kaçırabilirsiniz.

    Hikâyesi gerçekten başarılı.

    Dünya ilk bakışta karmaşık görünebilir ancak karakterleri tanıdıkça olayların arkasındaki yapı daha anlamlı hale geliyor.

    Bilimsel ilerleme, ölüm, yaşamın anlamı, ahlaki sorumluluk, intikam, pişmanlık ve kabul etme gibi temalar hikâyenin merkezinde bulunuyor.

    Yi Klasik Bir Kahraman Değil

    Ana karakter Yi ilk başta kolay sevilebilecek biri değil.

    Soğuk.

    Hesapçı.

    Kibirli.

    Geçmişte yaptığı bazı şeyler oldukça ağır.

    Oyunun güçlü tarafı karakteri kusursuz göstermeye çalışmaması.

    Tam tersine hikâye Yi'nin geçmişteki seçimleriyle yüzleşmesi üzerine kuruluyor.

    Başlangıçta ana motivasyonu büyük ölçüde intikam.

    Ancak oyun ilerledikçe çevresindeki karakterler onun dünyaya bakışını değiştirmeye başlıyor.

    Shuanshuan ile Yi'nin İlişkisi

    Yi'nin karakter gelişimindeki en önemli kişilerden biri Shuanshuan.

    Çocuk oldukça açık, meraklı ve hayatı Yi'den tamamen farklı biçimde görüyor.

    Yi sonuçlara ve verimliliğe odaklanırken Shuanshuan için yaşam yalnızca ulaşılacak hedeflerden ibaret değil.

    Zaman içerisinde aralarında beklenmedik bir bağ oluşuyor.

    Yi ona kültürüyle ilgili nesneler getiriyor.

    Onunla konuşuyor.

    Sorularına cevap veriyor.

    Ve yavaş yavaş kendi düşüncelerini de sorgulamaya başlıyor.

    Heng'in Gölgesi

    Shuanshuan'ın Yi üzerindeki etkisinin bu kadar güçlü olmasının önemli nedenlerinden biri küçük kız kardeşi Heng.

    Yi ile Heng birbirinden tamamen farklı karakterler.

    Yi daha mantıksal ve mesafeli.

    Heng ise doğaya, yaşama ve sezgilere daha yakın.

    Geçmişte Yi, Heng'in düşüncelerini yeterince ciddiye almamış.

    Ancak yıllar sonra Shuanshuan'ın dünyaya bakışında kardeşinin düşüncelerini yeniden görmeye başlıyor.

    Bu durum Yi'nin geçmişte yaptığı seçimleri yeniden değerlendirmesine neden oluyor.

    Oyunun Asıl Hikâyesi İntikam Değil

    Başlangıçta Nine Sols bir intikam hikâyesi gibi görünebilir.

    Ancak ilerledikçe çok daha kişisel bir hikâyeye dönüşüyor.

    Yi'nin asıl mücadelesi yalnızca düşmanlarıyla değil.

    Kendi geçmişiyle.

    Aldığı kararlarla.

    Ve bu kararların başkalarına verdiği zararlarla.

    Oyunun gerçek yolculuğu Yi'nin düşmanlarını yenmesi değil, neden eskisi gibi devam edemeyeceğini anlaması.

    Shennong ve Diğer Yan Karakterler

    Yan karakterlerin önemli bir bölümü de yalnızca görev dağıtan NPC'lerden ibaret değil.

    Shennong başlangıçta kaba ve kendine fazla güvenen biri gibi görünüyor.

    Ancak olaylar ilerledikçe cesur ve fedakâr tarafı ortaya çıkıyor.

    Köyü tehdit altında olduğunda kendi hayatını riske atması Yi'nin ona bakışını değiştiriyor.

    Robot karakterler ise oldukça karanlık hikâyenin içerisinde mizah unsuru oluşturuyor.

    Bazılarıyla ilgili küçük görevler beklenmedik şekilde duygusal sonuçlara ulaşabiliyor.

    Bu küçük hikâyeler dünyanın daha canlı hissettirmesine yardımcı oluyor.

    Nine Sols'un Güçlü ve Zayıf Tarafları

    Güçlü tarafları:
    1. Son derece başarılı savuşturma tabanlı dövüş sistemi
    2. Harika patron savaşları
    3. Kendine özgü Taoist bilim kurgu sanat tasarımı
    4. Başarılı müzik ve atmosfer
    5. Tepkisel kontroller
    6. Güçlü karakter gelişimi
    7. Beklenenden daha etkileyici hikâye
    8. Farklı oyun tarzlarına izin veren yeşim sistemi
    Zayıf tarafları:
    1. Keşif sistemi dövüş kadar güçlü değil
    2. Platform bölümleri daha fazla olabilirdi
    3. Bazı 3D öğeler 2D görsellerle tam uyuşmuyor
    4. Bazı zorluk sıçramaları oldukça sert
    5. Haritadaki birçok sır fazla kolay bulunabiliyor

    Nine Sols Kimler İçin Uygun?

    Eğer Sekiro'nun savuşturmasını, Hollow Knight tarzı dünyaları, zor patron savaşlarını, elle çizilmiş grafikleri, karanlık bilim kurgu hikâyelerini ve öğrenmesi zaman alan dövüş sistemlerini seviyorsanız Nine Sols'u mutlaka değerlendirmeniz gereken oyunlardan biri. Ancak ağırlıklı olarak keşif ve platform arıyorsanız beklentinizi biraz daha düşük tutmak gerekiyor.

    Nine Sols'un önceliği savaş.

    Nine Sols Oynamaya Değer mi?

    Bence kesinlikle değer.

    Nine Sols kusursuz bir Metroidvania değil.

    Keşif tarafı Hollow Knight kadar güçlü değil.

    Hareket sistemi bazı rakipleri kadar özgür hissettirmiyor.

    Görsel derinlik konusunda Ori seviyesinde olmayabilir.

    Ama dövüş sisteminde kendi sınıfında çok güçlü bir noktada.

    Savuşturma, iç hasar, Qi, tılsımlar, yeşim taşları ve patron tasarımları birbirini tamamlayan gerçekten başarılı bir sistem oluşturuyor.

    Daha da önemlisi oyun yalnızca mekanik açıdan başarılı değil.

    Hikâyesinin sonlarına geldiğinizde Yi'nin yolculuğunun ne kadar iyi planlandığını fark ediyorsunuz.
    Nine Sols benim için yalnızca başarılı bir Metroidvania değil; son yıllarda oynanabilecek en tatmin edici 2D dövüş sistemlerinden birine sahip oyunlardan biri.
    Kusurları var.

    Ama güçlü olduğu alanlarda o kadar iyi ki bu kusurların büyük bölümünü görmezden gelmek kolaylaşıyor.

    Özellikle Sekiro'nun "rakipten kaçma, saldırının içine gir ve savuştur" felsefesini sevenler için Nine Sols çok güçlü bir öneri.

    TechForum Puanı

    Görsel Tasarım: 9/10

    Müzik ve Ses: 9/10

    Dövüş Sistemi: 10/10

    Patron Tasarımları: 9.5/10

    Keşif: 7.5/10

    Platform Mekanikleri: 8/10

    Hikâye ve Karakterler: 9/10

    Genel Puan: 9/10

    Zorlu ancak adil dövüş sistemlerini seviyorsanız Nine Sols kesinlikle şans vermeniz gereken bir oyun.
    Nine Sols'u oynadınız mı? En çok zorlandığınız patron hangisiydi? Sizce savaş sistemi Sekiro ve Hollow Knight gibi oyunlarla kıyaslandığında nasıl?
    Nine Sols İncelemesi Sekiro'nun Savuşturmasıyla Metroidvania Dünyasının Buluşması Hollow Knight tarzı Metroidvania oyunlarını seviyorsanız ve Sekiro: Shadows Die Twice'ın savuşturma sistemine ayrı bir ilginiz varsa Nine Sols daha ilk dakikalarından dikkatinizi çekebilecek bir yapım. Benim için oyunu ilginç kılan şey de tam olarak buydu. [h2]Bir tarafta elle çizilmiş, karanlık ve etkileyici bir Metroidvania dünyası var.[/h2] Diğer tarafta ise saldırılardan sürekli kaçmak yerine rakibin üzerine yürümeyi, doğru anda savuşturmayı ve düşmanın ritmini öğrenmeyi isteyen son derece agresif bir dövüş sistemi bulunuyor. Ama Nine Sols yalnızca "2D Sekiro" diyerek geçilebilecek bir oyun değil. Kendine özgü dünyası, Taoist öğelerle bilim kurguyu bir araya getiren sanat tasarımı, karakterleri ve oldukça güçlü hikâyesi sayesinde kendi kimliğini oluşturmayı başarıyor. [i]İncelemenin ilerleyen bölümlerinde hikâye ve bazı patronlarla ilgili spoiler bulunmaktadır.[/i] [h2]İlk İzlenim: Taoizm ve Siberpunk Aynı Dünyada[/h2] Nine Sols'un en güçlü taraflarından biri daha oyunu açar açmaz kendisini belli ediyor: [b]Sanat tasarımı.[/b] Oyun yüksek teknoloji ile geleneksel Çin kültürü ve Taoist felsefeyi aynı dünyada birleştiriyor. Bir tarafta [ol] [li]Laboratuvarlar[/li] [li]Robotlar[/li] [li]Yapay sistemler[/li] [li]Biyolojik bilgisayarlar[/li] [li]İleri teknoloji cihazları[/li] [/ol] bulunurken diğer tarafta; [ol] [li]Tapınaklar[/li] [li]Geleneksel semboller[/li] [li]Taoist düşünceler[/li] [li]Doğa ve ruhani öğeler[/li] [/ol] Normal şartlarda birbirine tamamen zıt görünebilecek bu iki yaklaşım Nine Sols içerisinde şaşırtıcı derecede doğal duruyor. [quote]Nine Sols'un dünyası sanki eski bir Çin gravürünün üzerine karanlık bir bilim kurgu medeniyeti kurulmuş gibi görünüyor.[/quote] [h2]Elle Çizilmiş Görseller Gerçekten Çok Başarılı[/h2] Oyunun büyük bölümü elle çizilmiş. Karakterlerden çevre tasarımlarına, animasyonlardan çizgi roman tarzındaki ara sahnelere kadar oyunun kendine özgü bir görsel dili bulunuyor. Hollow Knight veya Ori gibi oyunlarla karşılaştırıldığında çevreler bazen daha düz görünebilir. Ancak bunun her zaman bir eksiklik olduğunu düşünmüyorum. Tam tersine bazı bölgelerde bu düz yapı eski kitap illüstrasyonlarını veya gravürleri anımsatan çok hoş bir görünüm oluşturuyor. Özellikle teknoloji yoğunluğunun azaldığı doğal alanlarda sanat tasarımı daha da etkileyici hale geliyor. [h3]Her Bölge Kendi Kimliğine Sahip[/h3] Haritanın farklı bölgeleri birbirinin renk değiştirilmiş kopyası gibi hissettirmiyor. Her alanın atmosferi, renk paleti, mimarisi, ses tasarımı ve çevresel detayları değişiyor. Buna rağmen bütün bölgeler aynı dünyanın parçası olduğunu hissettirmeye devam ediyor. Bu dengeyi sağlamak kolay değil. [h2]3D Kullanılan Bazı Bölümler Görsel Bütünlüğü Bozuyor[/h2] Sanat tasarımının çok güçlü olması beraberinde küçük bir problem getiriyor. Bazı sahnelerde kullanılan 3D modeller, elle çizilmiş 2D grafiklerin yanında daha düşük detaylı görünüyor. Bu nedenle bazı 3D unsurlar çevreyle tam olarak bütünleşemiyor. Özellikle oyunun genel çizim kalitesi bu kadar yüksek olunca küçük kalite farkları bile daha kolay fark ediliyor. Neyse ki bu durum çok sık yaşanmıyor. Oyunun büyük bölümünde görsel kalite oldukça tutarlı. [h2]Çizgi Roman Tarzındaki Ara Sahneler[/h2] Nine Sols'un hikâye anlatımında kullandığı çizgi roman bölümleri ayrıca övgüyü hak ediyor. Kısmen renkli manga tarzını anımsatan bu sahneler dinamik, detaylı ve oyunun genel sanat tasarımıyla son derece uyumlu. Özellikle dramatik anlarda klasik oyun içi kamera yerine çizilmiş paneller kullanılması hikâyeye ayrı bir kimlik kazandırıyor. [h2]Müzik ve Atmosfer[/h2] Nine Sols'un görsel dünyasındaki doğu-batı sentezi müziklerinde de devam ediyor. Sakin bölümlerde geleneksel Çin enstrümanları ön plana çıkarken teknoloji yoğunluklu bölgelerde elektronik ve endüstriyel sesler devreye giriyor. Bazı alanlarda yumuşak flüt ve yaylı melodiler duyarken birkaç dakika sonra metalik darbeler, ağır baslar ve mekanik ritimlerle karşılaşabiliyorsunuz. Bu durum bölgelere yalnızca farklı bir görünüm değil, farklı bir karakter de kazandırıyor. [h3]Savaş Başladığında Müzik Değişiyor[/h3] Müzik özellikle çatışmalarda çok başarılı. Sakin melodiler yerini daha hızlı ritimlere bırakıyor. Elektronik seslerle geleneksel enstrümanların aynı parçada birleşmesi oyunun sanat tasarımındaki ikiliği müzik tarafına taşıyor. Bazı bölgelerde müzik yalnızca arka plan değil, mekânın atmosferini oluşturan temel öğelerden biri. [h2]Nine Sols'un Kalbi: Dövüş Sistemi[/h2] Bütün bu sanat tasarımını bir kenara bırakırsak Nine Sols'u gerçekten özel yapan taraf bence dövüş sistemi. Metroidvania türüne ait olmasına rağmen oyun keşiften çok savaşa ağırlık veriyor. Standart saldırıların ve kaçış hareketlerinin yanında savaşın merkezinde şu mekanik bulunuyor: [b]Savuşturma.[/b] Sekiro oynayanlar sistemi hemen anlayacaktır. Rakibin saldırısından uzaklaşmak yerine doğru anda savunma tuşuna basmanız gerekiyor. Zamanlamayı doğru yaparsanız saldırıyı tamamen savuşturuyorsunuz. Zayıf düşmanların komboları bile kesilebiliyor. Ama yanlış zamanlama oldukça ağır cezalandırılıyor. [h2]Kusurlu Savuşturma ve İç Hasar Sistemi[/h2] Nine Sols savuşturmayı Sekiro'dan biraz farklı yorumluyor. Savuşturmayı tam zamanında yapamadığınızda doğrudan bütün canınızı kaybetmiyorsunuz. Bunun yerine [b]iç hasar[/b] birikiyor. Can göstergesinin bir bölümü geçici olarak zarar görmüş hale geliyor. İlginç olan nokta şu? İç hasar tek başına sizi öldürmeyebilir. Savaşta bir süre gerçek hasar almadan kalmayı başarırsanız bu bölüm zaman içerisinde iyileşiyor. Ancak iç hasar biriktirdikten sonra gerçek bir saldırı yerseniz işler kötüleşiyor. Biriken geçici hasar kalıcı hasara dönüşebiliyor. [quote]Nine Sols sizi yanlış savuşturma yaptığınız için hemen öldürmüyor; bir sonraki hatanızın çok daha pahalı olmasını sağlıyor.[/quote] Bu sistem savaşlara oldukça güzel bir risk yönetimi ekliyor. [h2]Tai Chi Saldırısı[/h2] Oyunda ilerledikçe yalnızca klasik saldırıları savuşturmak yeterli olmuyor. Düşmanların engellenemeyen özel saldırıları ortaya çıkıyor. Bunlara karşı Tai Chi hareketini kullanabiliyorsunuz. Düşmanın üzerine doğru zıplayıp doğru anda hareketi gerçekleştirdiğinizde normalde engellenemeyen saldırıları karşılayabiliyorsunuz. Bu aynı zamanda düşmana iç hasar veriyor. Başlangıçta karmaşık gelebiliyor ama öğrendiğinizde savaşların ritmi tamamen değişiyor. [h2]Sınırsız Savunma[/h2] Oyunun ilerleyen bölümlerinde çok daha riskli bir savuşturma yeteneği açılıyor. Normal savuşturmada düğmeye doğru anda basmanız yeterliyken bu yetenekte; [ol] [li]Savunma düğmesini basılı tutmanız[/li] [li]Hareketi şarj etmeniz[/li] [li]Doğru anda bırakmanız[/li] [/ol] Karşılığında çok daha tehlikeli saldırıları bile savuşturabiliyorsunuz. Bu mekanik oyuncunun zamanlama becerisini iyice test ediyor. Yanlış zamanda bırakmak cezalandırıcı. Doğru kullandığınızda ise Yi neredeyse dokunulmaz hale gelebiliyor. [h2]Qi ve Tılsım Mekaniği[/h2] Başarılı savuşturmaların başka bir ödülü daha var: [b]Qi enerjisi.[/b] Rakiplerin saldırılarını savuşturdukça Qi kazanıyorsunuz. Bu enerjiyi kullanarak düşmana özel tılsımlar bağlayabiliyorsunuz. Tılsımı patlattığınızda düşmana ciddi hasar verirken biriktirdiğiniz iç hasarı da etkili biçimde gerçek hasara çevirebiliyorsunuz. Bu sistem Nine Sols'un savaşlarının yalnızca saldırı ve savunmadan oluşmasını engelliyor. Dövüşün ritmi genellikle şöyle ilerliyor: [quote]Saldırıyı oku → savuştur → Qi biriktir → tılsımı bağla → doğru anı bekle → patlat.[/quote] Özellikle patron savaşlarında bu döngüyü doğru uygulamak büyük önem taşıyor. [h2]Kontroller Son Derece Tepkisel[/h2] Bu kadar zamanlama odaklı bir oyun için kontrollerin iyi olması zorunlu. Nine Sols bu konuda gerçekten başarılı. Karakter verdiğiniz komutlara hızlı tepki veriyor. Savuşturmanın sesi ve görsel efekti oldukça tatmin edici. Doğru zamanlanan bir savunmanın başarılı olduğunu yalnızca ekrandan değil ses tasarımından da anlayabiliyorsunuz. Bu küçük ayrıntı dövüş sistemini çok daha bağımlılık yapıcı hale getiriyor. [h2]Oyuncunun Becerisi Gerçekten Önemli[/h2] Bazı aksiyon oyunlarında güçlü ekipman toplayıp kötü oynasanız bile patronları geçebilirsiniz. Nine Sols buna pek izin vermiyor. Elbette karakterinizi geliştirebiliyorsunuz. Yeni yetenekler açılıyor. Sağlığınız artıyor. Farklı tılsımlar ve yeşim taşları kullanabiliyorsunuz. Ama bir patronun saldırılarını okuyamıyorsanız bunların hiçbiri sizi sonsuza kadar kurtarmıyor. [b]Oyun sizden gerçekten daha iyi oynamanızı istiyor.[/b] Bence en başarılı taraflarından biri bu. [h2]Farklı Düşman Tasarımları[/h2] Dövüş sistemi karmaşık olduğu kadar düşman çeşitliliği de sistemi kullanmanızı teşvik ediyor. Bazı düşmanlar doğrudan saldırılardan etkilenmiyor. Bazıları öldürülemiyor ve yalnızca etkisiz hale getirilebiliyor. Bazı rakipler aniden ortaya çıkıp birkaç saldırı yaptıktan sonra tekrar kayboluyor. Bazen de art arda gelen rakiplerle arena tarzı mücadelelere giriyorsunuz. Oyun sürekli olarak sahip olduğunuz mekanikleri farklı biçimde kullanmanızı istiyor. [h2]Karakter Gelişimi ve Beceri Ağacı[/h2] Yi oyun boyunca güçlenmeye devam ediyor. Sağlık yenileme kapasitesini artırabilir, saldırıları geliştirebilir ve yeni savaş hareketleri açabilirsiniz. Beceri ağacında [ol] [li]Hava atılımı[/li] [li]Mermi savuşturma[/li] [li]Qi kapasitesi geliştirmeleri[/li] [li]Tılsım patlatma seçenekleri[/li] [li]Yeni savunma hareketleri[/li] [/ol] Bu gelişmeler yalnızca istatistik artırmıyor. Bazıları oyun tarzınızı ciddi biçimde değiştiriyor. [h2]Yeşim Taşları: Nine Sols'un Tılsım Sistemi[/h2] Yeşim taşlarını Hollow Knight'taki tılsımlara benzetmek mümkün. Her taş belirli sayıda yuva kullanıyor. Sınırlı yuvalarınız olduğu için her şeyi aynı anda takamıyorsunuz. Bu da oyuncuyu kendi oyun tarzını oluşturmaya zorluyor. Bazı yapılar agresif savaşmaya uygun. Bazıları iç hasar üzerine yoğunlaşıyor. Bazıları iyileştirmeyi güçlendiriyor. Bazıları ise riskli hareketlerin dezavantajını azaltıyor. [b]İyi kurulmuş bir yeşim kombinasyonu savaş tarzınızı tamamen değiştirebiliyor.[/b] [h2]Yay ve Uzak Mesafe Saldırıları[/h2] Yi yalnızca yakın dövüş kullanmıyor. Yayın da farklı saldırı seçenekleri bulunuyor. Bazı oklar doğrudan yüksek hasar verirken bazıları alan kontrolü sağlıyor veya belirli hedefleri takip ediyor. Ok kapasitesinin sınırlı olması bunları sürekli kullanılan ana saldırı yerine kritik anlarda kullanılacak destek araçlarına dönüştürüyor. [h2]Patron Savaşları Nine Sols'un Zirvesi[/h2] Bu kadar iyi bir dövüş sistemi doğal olarak iyi patron savaşlarına ihtiyaç duyuyor. Nine Sols burada beklentiyi fazlasıyla karşılıyor. Patronlar yalnızca daha fazla cana ve daha yüksek hasara sahip normal düşmanlar değil. Birçoğunun farklı mekanikleri bulunuyor. Bazı savaşlarda arena hazırlığı yapmak gerekiyor. Bazılarında çevredeki yardımcı düşmanları önce ortadan kaldırmanız gerekiyor. Bazılarında ise patronun hangi saldırıyı kullanacağını önceden okuyabilmek mücadelenin temelini oluşturuyor. [h2]Patronları Ezberlemek Yetmiyor, Öğrenmek Gerekiyor[/h2] Nine Sols patron dövüşleri genellikle aynı döngüyü yaşatıyor. İlk deneme: Patron sizi birkaç saniyede yok ediyor. Beşinci deneme. Bazı saldırıları anlamaya başlıyorsunuz. Onuncu deneme. İlk aşamayı artık rahat geçiyorsunuz. Daha sonra yeni aşama geliyor ve yeniden başlıyorsunuz. İyi tarafı şu? Bir patronu yendiğinizde genellikle bunun şans eseri olmadığını hissediyorsunuz. Gerçekten öğrenmiş oluyorsunuz. [h2]Final Patronu: Oyunun En Büyük Beceri Testi[/h2] Kaynak incelemede final patronunun gerçek son versiyonu özellikle oyunun en zor mücadelelerinden biri olarak anlatılıyor. İlk aşama bile ciddi bir öğrenme süreci isterken sonraki aşamalar yeni saldırı kombinasyonları ekliyor. Özellikle üçüncü aşamada bütün ekranı kaplayan saldırılar savuşturma zamanlamasını okumayı son derece zorlaştırıyor. Kaynak yazara göre bu mücadele yaklaşık on saat sürmüş. Bu biraz uç bir örnek olabilir ama Nine Sols'un patron tasarımının ne kadar talepkâr olabildiğini çok iyi anlatıyor. [b]Oyunun en büyük ödüllerinden biri, başta imkânsız görünen bir savaşı sonunda okuyabilir hale gelmek.[/b] [h2]Lady Butterfly: Zorluk ile Hikâyenin Birleştiği Patron[/h2] Kaynak incelemede özellikle öne çıkan diğer mücadele Lady Butterfly. Burada önemli olan yalnızca savaşın zor olması değil. Patronla karşılaşmadan önce yaşanan olaylar savaşa duygusal bir ağırlık kazandırıyor. Sanal dünyadaki tekrarlar, karakterin zihinsel durumunun giderek bozulması ve Yi'nin onunla iletişim kurmaya çalışması sonunda kaçınılmaz bir çatışmaya dönüşüyor. Savaş başladığında oyuncu yalnızca güçlü bir düşmanla değil, hikâyede tanıdığı bir karakterle karşı karşıya. Bu nedenle zafer yalnızca mekanik anlamda değil, duygusal açıdan da etkili oluyor. [h2]Metroidvania Tarafı Dövüş Kadar Güçlü mü?[/h2] Burada oyunun en büyük eksiklerinden birine geliyoruz. Nine Sols teknik olarak bir Metroidvania. Ama açık konuşmak gerekirse keşif sistemi dövüş kadar güçlü değil. Karakterin hareket seçenekleri iyi. Çift zıplama, hava atılımı, kanca, duvar hareketleri, aşağı saldırı gibi klasik araçlar bulunuyor. Kontroller hızlı ve başarılı. Sorun bunları kullanacak yeterince karmaşık platform bölümü bulunmaması. [h2]Platform Bölümleri Daha Fazla Olabilirdi[/h2] Nine Sols zaman zaman gerçekten başarılı platform sekansları sunuyor. Uzun bölümler oyuncunun hareket sistemine hâkimiyetini test ediyor. Fakat bunlar oldukça seyrek. İyi bir hareket sistemi oluşturulmuş olmasına rağmen oyun bunu yeterince zorlamıyor. [quote]Nine Sols'un hareket sistemi iyi; fakat oyun bu sistemi kullanabileceğimiz yeterince büyük oyun alanı vermiyor.[/quote] Prince of Persia: The Lost Crown veya benzer platform ağırlıklı Metroidvania'larla karşılaştırıldığında fark daha belirgin. [h2]Keşif Sistemi Biraz Fazla Basit[/h2] Haritadaki sırların büyük bölümü ilk geçiş sırasında bulunabiliyor. Elbette yeni yetenekler kazandıktan sonra geri dönmeniz gereken bölgeler var. Ancak klasik Metroidvania hissindeki; "Burada kesin bir şey var ama nasıl ulaşacağım?" merakı her zaman güçlü değil. Bulmacaların önemli bölümü oldukça basit. Bu durum kötü değil. Ama türün güçlü örnekleri düşünüldüğünde daha yaratıcı keşif mekanikleri beklemek mümkün. [h2]Ama Bazen Keşif Gerçekten Harika Çalışıyor[/h2] İşin ilginç tarafı Nine Sols zaman zaman keşif konusunda neden daha fazlasını yapmadığını düşündüren mükemmel anlar yaratıyor. Kaynak incelemede küçük bir kilitli kapının oyuncuyu haritanın tamamen farklı bölgelerine götüren uzun bir keşif zincirine dönüştüğü anlatılıyor. İlk başta önemsiz görünen bir geçit başka bir bölgeye, orada unutulmuş bir ışınlanma noktasına, ardından yeni platform bölümlerine ve sonunda tamamen kaçırılmış alanlara götürüyor. İşte gerçek Metroidvania hissi tam olarak bu. Keşke oyun bunu daha sık yapsaydı. [h2]Hikâye Beklediğimden Çok Daha Güçlü[/h2] Nine Sols'u yalnızca zorlu aksiyon için oynarsanız oyunun en iyi taraflarından birini kaçırabilirsiniz. Hikâyesi gerçekten başarılı. Dünya ilk bakışta karmaşık görünebilir ancak karakterleri tanıdıkça olayların arkasındaki yapı daha anlamlı hale geliyor. Bilimsel ilerleme, ölüm, yaşamın anlamı, ahlaki sorumluluk, intikam, pişmanlık ve kabul etme gibi temalar hikâyenin merkezinde bulunuyor. [h2]Yi Klasik Bir Kahraman Değil[/h2] Ana karakter Yi ilk başta kolay sevilebilecek biri değil. Soğuk. Hesapçı. Kibirli. Geçmişte yaptığı bazı şeyler oldukça ağır. Oyunun güçlü tarafı karakteri kusursuz göstermeye çalışmaması. Tam tersine hikâye Yi'nin geçmişteki seçimleriyle yüzleşmesi üzerine kuruluyor. Başlangıçta ana motivasyonu büyük ölçüde intikam. Ancak oyun ilerledikçe çevresindeki karakterler onun dünyaya bakışını değiştirmeye başlıyor. [h2]Shuanshuan ile Yi'nin İlişkisi[/h2] Yi'nin karakter gelişimindeki en önemli kişilerden biri Shuanshuan. Çocuk oldukça açık, meraklı ve hayatı Yi'den tamamen farklı biçimde görüyor. Yi sonuçlara ve verimliliğe odaklanırken Shuanshuan için yaşam yalnızca ulaşılacak hedeflerden ibaret değil. Zaman içerisinde aralarında beklenmedik bir bağ oluşuyor. Yi ona kültürüyle ilgili nesneler getiriyor. Onunla konuşuyor. Sorularına cevap veriyor. Ve yavaş yavaş kendi düşüncelerini de sorgulamaya başlıyor. [h2]Heng'in Gölgesi[/h2] Shuanshuan'ın Yi üzerindeki etkisinin bu kadar güçlü olmasının önemli nedenlerinden biri küçük kız kardeşi Heng. Yi ile Heng birbirinden tamamen farklı karakterler. Yi daha mantıksal ve mesafeli. Heng ise doğaya, yaşama ve sezgilere daha yakın. Geçmişte Yi, Heng'in düşüncelerini yeterince ciddiye almamış. Ancak yıllar sonra Shuanshuan'ın dünyaya bakışında kardeşinin düşüncelerini yeniden görmeye başlıyor. Bu durum Yi'nin geçmişte yaptığı seçimleri yeniden değerlendirmesine neden oluyor. [h2]Oyunun Asıl Hikâyesi İntikam Değil[/h2] Başlangıçta Nine Sols bir intikam hikâyesi gibi görünebilir. Ancak ilerledikçe çok daha kişisel bir hikâyeye dönüşüyor. Yi'nin asıl mücadelesi yalnızca düşmanlarıyla değil. Kendi geçmişiyle. Aldığı kararlarla. Ve bu kararların başkalarına verdiği zararlarla. [b]Oyunun gerçek yolculuğu Yi'nin düşmanlarını yenmesi değil, neden eskisi gibi devam edemeyeceğini anlaması.[/b] [h2]Shennong ve Diğer Yan Karakterler[/h2] Yan karakterlerin önemli bir bölümü de yalnızca görev dağıtan NPC'lerden ibaret değil. Shennong başlangıçta kaba ve kendine fazla güvenen biri gibi görünüyor. Ancak olaylar ilerledikçe cesur ve fedakâr tarafı ortaya çıkıyor. Köyü tehdit altında olduğunda kendi hayatını riske atması Yi'nin ona bakışını değiştiriyor. Robot karakterler ise oldukça karanlık hikâyenin içerisinde mizah unsuru oluşturuyor. Bazılarıyla ilgili küçük görevler beklenmedik şekilde duygusal sonuçlara ulaşabiliyor. Bu küçük hikâyeler dünyanın daha canlı hissettirmesine yardımcı oluyor. [h2]Nine Sols'un Güçlü ve Zayıf Tarafları[/h2] [b]Güçlü tarafları:[/b] [ol] [li]Son derece başarılı savuşturma tabanlı dövüş sistemi[/li] [li]Harika patron savaşları[/li] [li]Kendine özgü Taoist bilim kurgu sanat tasarımı[/li] [li]Başarılı müzik ve atmosfer[/li] [li]Tepkisel kontroller[/li] [li]Güçlü karakter gelişimi[/li] [li]Beklenenden daha etkileyici hikâye[/li] [li]Farklı oyun tarzlarına izin veren yeşim sistemi[/li] [/ol] [b]Zayıf tarafları:[/b] [ol] [li]Keşif sistemi dövüş kadar güçlü değil[/li] [li]Platform bölümleri daha fazla olabilirdi[/li] [li]Bazı 3D öğeler 2D görsellerle tam uyuşmuyor[/li] [li]Bazı zorluk sıçramaları oldukça sert[/li] [li]Haritadaki birçok sır fazla kolay bulunabiliyor[/li] [/ol] [h2]Nine Sols Kimler İçin Uygun?[/h2] Eğer Sekiro'nun savuşturmasını, Hollow Knight tarzı dünyaları, zor patron savaşlarını, elle çizilmiş grafikleri, karanlık bilim kurgu hikâyelerini ve öğrenmesi zaman alan dövüş sistemlerini seviyorsanız Nine Sols'u mutlaka değerlendirmeniz gereken oyunlardan biri. Ancak ağırlıklı olarak keşif ve platform arıyorsanız beklentinizi biraz daha düşük tutmak gerekiyor. Nine Sols'un önceliği savaş. [h2]Nine Sols Oynamaya Değer mi?[/h2] Bence kesinlikle değer. Nine Sols kusursuz bir Metroidvania değil. Keşif tarafı Hollow Knight kadar güçlü değil. Hareket sistemi bazı rakipleri kadar özgür hissettirmiyor. Görsel derinlik konusunda Ori seviyesinde olmayabilir. Ama dövüş sisteminde kendi sınıfında çok güçlü bir noktada. Savuşturma, iç hasar, Qi, tılsımlar, yeşim taşları ve patron tasarımları birbirini tamamlayan gerçekten başarılı bir sistem oluşturuyor. Daha da önemlisi oyun yalnızca mekanik açıdan başarılı değil. Hikâyesinin sonlarına geldiğinizde Yi'nin yolculuğunun ne kadar iyi planlandığını fark ediyorsunuz. [quote]Nine Sols benim için yalnızca başarılı bir Metroidvania değil; son yıllarda oynanabilecek en tatmin edici 2D dövüş sistemlerinden birine sahip oyunlardan biri.[/quote] Kusurları var. Ama güçlü olduğu alanlarda o kadar iyi ki bu kusurların büyük bölümünü görmezden gelmek kolaylaşıyor. [b]Özellikle Sekiro'nun "rakipten kaçma, saldırının içine gir ve savuştur" felsefesini sevenler için Nine Sols çok güçlü bir öneri.[/b] [h2]TechForum Puanı[/h2] [b]Görsel Tasarım:[/b] 9/10 [b]Müzik ve Ses:[/b] 9/10 [b]Dövüş Sistemi:[/b] 10/10 [b]Patron Tasarımları:[/b] 9.5/10 [b]Keşif:[/b] 7.5/10 [b]Platform Mekanikleri:[/b] 8/10 [b]Hikâye ve Karakterler:[/b] 9/10 [b]Genel Puan: 9/10[/b] [i]Zorlu ancak adil dövüş sistemlerini seviyorsanız Nine Sols kesinlikle şans vermeniz gereken bir oyun.[/i] [quote]Nine Sols'u oynadınız mı? En çok zorlandığınız patron hangisiydi? Sizce savaş sistemi Sekiro ve Hollow Knight gibi oyunlarla kıyaslandığında nasıl?[/quote]
    Beğen
    12
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 3B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
Daha Fazla Sonuç
Oyun Gündemi
Yükleniyor...
Forum Son Yazılan Konular
TechForumTR https://techforum.tr/sosyal