• Nine Sols Oyun İncelemesi
    Nine Sols İncelemesi Sekiro'nun Savuşturmasıyla Metroidvania Dünyasının Buluşması

    Hollow Knight tarzı Metroidvania oyunlarını seviyorsanız ve Sekiro: Shadows Die Twice'ın savuşturma sistemine ayrı bir ilginiz varsa Nine Sols daha ilk dakikalarından dikkatinizi çekebilecek bir yapım.

    Benim için oyunu ilginç kılan şey de tam olarak buydu.

    Bir tarafta elle çizilmiş, karanlık ve etkileyici bir Metroidvania dünyası var.

    Diğer tarafta ise saldırılardan sürekli kaçmak yerine rakibin üzerine yürümeyi, doğru anda savuşturmayı ve düşmanın ritmini öğrenmeyi isteyen son derece agresif bir dövüş sistemi bulunuyor.

    Ama Nine Sols yalnızca "2D Sekiro" diyerek geçilebilecek bir oyun değil.

    Kendine özgü dünyası, Taoist öğelerle bilim kurguyu bir araya getiren sanat tasarımı, karakterleri ve oldukça güçlü hikâyesi sayesinde kendi kimliğini oluşturmayı başarıyor.

    İncelemenin ilerleyen bölümlerinde hikâye ve bazı patronlarla ilgili spoiler bulunmaktadır.

    İlk İzlenim: Taoizm ve Siberpunk Aynı Dünyada

    Nine Sols'un en güçlü taraflarından biri daha oyunu açar açmaz kendisini belli ediyor:

    Sanat tasarımı.

    Oyun yüksek teknoloji ile geleneksel Çin kültürü ve Taoist felsefeyi aynı dünyada birleştiriyor.

    Bir tarafta
    1. Laboratuvarlar
    2. Robotlar
    3. Yapay sistemler
    4. Biyolojik bilgisayarlar
    5. İleri teknoloji cihazları
    bulunurken diğer tarafta;
    1. Tapınaklar
    2. Geleneksel semboller
    3. Taoist düşünceler
    4. Doğa ve ruhani öğeler
    Normal şartlarda birbirine tamamen zıt görünebilecek bu iki yaklaşım Nine Sols içerisinde şaşırtıcı derecede doğal duruyor.
    Nine Sols'un dünyası sanki eski bir Çin gravürünün üzerine karanlık bir bilim kurgu medeniyeti kurulmuş gibi görünüyor.

    Elle Çizilmiş Görseller Gerçekten Çok Başarılı

    Oyunun büyük bölümü elle çizilmiş.

    Karakterlerden çevre tasarımlarına, animasyonlardan çizgi roman tarzındaki ara sahnelere kadar oyunun kendine özgü bir görsel dili bulunuyor.

    Hollow Knight veya Ori gibi oyunlarla karşılaştırıldığında çevreler bazen daha düz görünebilir.

    Ancak bunun her zaman bir eksiklik olduğunu düşünmüyorum.

    Tam tersine bazı bölgelerde bu düz yapı eski kitap illüstrasyonlarını veya gravürleri anımsatan çok hoş bir görünüm oluşturuyor.

    Özellikle teknoloji yoğunluğunun azaldığı doğal alanlarda sanat tasarımı daha da etkileyici hale geliyor.

    Her Bölge Kendi Kimliğine Sahip

    Haritanın farklı bölgeleri birbirinin renk değiştirilmiş kopyası gibi hissettirmiyor.

    Her alanın atmosferi, renk paleti, mimarisi, ses tasarımı ve çevresel detayları değişiyor.

    Buna rağmen bütün bölgeler aynı dünyanın parçası olduğunu hissettirmeye devam ediyor.

    Bu dengeyi sağlamak kolay değil.

    3D Kullanılan Bazı Bölümler Görsel Bütünlüğü Bozuyor

    Sanat tasarımının çok güçlü olması beraberinde küçük bir problem getiriyor.

    Bazı sahnelerde kullanılan 3D modeller, elle çizilmiş 2D grafiklerin yanında daha düşük detaylı görünüyor.

    Bu nedenle bazı 3D unsurlar çevreyle tam olarak bütünleşemiyor.

    Özellikle oyunun genel çizim kalitesi bu kadar yüksek olunca küçük kalite farkları bile daha kolay fark ediliyor.

    Neyse ki bu durum çok sık yaşanmıyor.

    Oyunun büyük bölümünde görsel kalite oldukça tutarlı.

    Çizgi Roman Tarzındaki Ara Sahneler

    Nine Sols'un hikâye anlatımında kullandığı çizgi roman bölümleri ayrıca övgüyü hak ediyor.

    Kısmen renkli manga tarzını anımsatan bu sahneler dinamik, detaylı ve oyunun genel sanat tasarımıyla son derece uyumlu.

    Özellikle dramatik anlarda klasik oyun içi kamera yerine çizilmiş paneller kullanılması hikâyeye ayrı bir kimlik kazandırıyor.

    Müzik ve Atmosfer

    Nine Sols'un görsel dünyasındaki doğu-batı sentezi müziklerinde de devam ediyor.

    Sakin bölümlerde geleneksel Çin enstrümanları ön plana çıkarken teknoloji yoğunluklu bölgelerde elektronik ve endüstriyel sesler devreye giriyor.

    Bazı alanlarda yumuşak flüt ve yaylı melodiler duyarken birkaç dakika sonra metalik darbeler, ağır baslar ve mekanik ritimlerle karşılaşabiliyorsunuz.

    Bu durum bölgelere yalnızca farklı bir görünüm değil, farklı bir karakter de kazandırıyor.

    Savaş Başladığında Müzik Değişiyor

    Müzik özellikle çatışmalarda çok başarılı.

    Sakin melodiler yerini daha hızlı ritimlere bırakıyor.

    Elektronik seslerle geleneksel enstrümanların aynı parçada birleşmesi oyunun sanat tasarımındaki ikiliği müzik tarafına taşıyor.

    Bazı bölgelerde müzik yalnızca arka plan değil, mekânın atmosferini oluşturan temel öğelerden biri.

    Nine Sols'un Kalbi: Dövüş Sistemi

    Bütün bu sanat tasarımını bir kenara bırakırsak Nine Sols'u gerçekten özel yapan taraf bence dövüş sistemi.

    Metroidvania türüne ait olmasına rağmen oyun keşiften çok savaşa ağırlık veriyor.

    Standart saldırıların ve kaçış hareketlerinin yanında savaşın merkezinde şu mekanik bulunuyor:

    Savuşturma.

    Sekiro oynayanlar sistemi hemen anlayacaktır.

    Rakibin saldırısından uzaklaşmak yerine doğru anda savunma tuşuna basmanız gerekiyor.

    Zamanlamayı doğru yaparsanız saldırıyı tamamen savuşturuyorsunuz.

    Zayıf düşmanların komboları bile kesilebiliyor.

    Ama yanlış zamanlama oldukça ağır cezalandırılıyor.

    Kusurlu Savuşturma ve İç Hasar Sistemi

    Nine Sols savuşturmayı Sekiro'dan biraz farklı yorumluyor.

    Savuşturmayı tam zamanında yapamadığınızda doğrudan bütün canınızı kaybetmiyorsunuz.

    Bunun yerine iç hasar birikiyor.

    Can göstergesinin bir bölümü geçici olarak zarar görmüş hale geliyor.

    İlginç olan nokta şu?

    İç hasar tek başına sizi öldürmeyebilir.

    Savaşta bir süre gerçek hasar almadan kalmayı başarırsanız bu bölüm zaman içerisinde iyileşiyor.

    Ancak iç hasar biriktirdikten sonra gerçek bir saldırı yerseniz işler kötüleşiyor.

    Biriken geçici hasar kalıcı hasara dönüşebiliyor.
    Nine Sols sizi yanlış savuşturma yaptığınız için hemen öldürmüyor; bir sonraki hatanızın çok daha pahalı olmasını sağlıyor.
    Bu sistem savaşlara oldukça güzel bir risk yönetimi ekliyor.

    Tai Chi Saldırısı

    Oyunda ilerledikçe yalnızca klasik saldırıları savuşturmak yeterli olmuyor.

    Düşmanların engellenemeyen özel saldırıları ortaya çıkıyor.

    Bunlara karşı Tai Chi hareketini kullanabiliyorsunuz.

    Düşmanın üzerine doğru zıplayıp doğru anda hareketi gerçekleştirdiğinizde normalde engellenemeyen saldırıları karşılayabiliyorsunuz.

    Bu aynı zamanda düşmana iç hasar veriyor.

    Başlangıçta karmaşık gelebiliyor ama öğrendiğinizde savaşların ritmi tamamen değişiyor.

    Sınırsız Savunma

    Oyunun ilerleyen bölümlerinde çok daha riskli bir savuşturma yeteneği açılıyor.

    Normal savuşturmada düğmeye doğru anda basmanız yeterliyken bu yetenekte;
    1. Savunma düğmesini basılı tutmanız
    2. Hareketi şarj etmeniz
    3. Doğru anda bırakmanız
    Karşılığında çok daha tehlikeli saldırıları bile savuşturabiliyorsunuz.

    Bu mekanik oyuncunun zamanlama becerisini iyice test ediyor.

    Yanlış zamanda bırakmak cezalandırıcı.

    Doğru kullandığınızda ise Yi neredeyse dokunulmaz hale gelebiliyor.

    Qi ve Tılsım Mekaniği

    Başarılı savuşturmaların başka bir ödülü daha var:

    Qi enerjisi.

    Rakiplerin saldırılarını savuşturdukça Qi kazanıyorsunuz.

    Bu enerjiyi kullanarak düşmana özel tılsımlar bağlayabiliyorsunuz.

    Tılsımı patlattığınızda düşmana ciddi hasar verirken biriktirdiğiniz iç hasarı da etkili biçimde gerçek hasara çevirebiliyorsunuz.

    Bu sistem Nine Sols'un savaşlarının yalnızca saldırı ve savunmadan oluşmasını engelliyor.

    Dövüşün ritmi genellikle şöyle ilerliyor:
    Saldırıyı oku → savuştur → Qi biriktir → tılsımı bağla → doğru anı bekle → patlat.
    Özellikle patron savaşlarında bu döngüyü doğru uygulamak büyük önem taşıyor.

    Kontroller Son Derece Tepkisel

    Bu kadar zamanlama odaklı bir oyun için kontrollerin iyi olması zorunlu.

    Nine Sols bu konuda gerçekten başarılı.

    Karakter verdiğiniz komutlara hızlı tepki veriyor.

    Savuşturmanın sesi ve görsel efekti oldukça tatmin edici.

    Doğru zamanlanan bir savunmanın başarılı olduğunu yalnızca ekrandan değil ses tasarımından da anlayabiliyorsunuz.

    Bu küçük ayrıntı dövüş sistemini çok daha bağımlılık yapıcı hale getiriyor.

    Oyuncunun Becerisi Gerçekten Önemli

    Bazı aksiyon oyunlarında güçlü ekipman toplayıp kötü oynasanız bile patronları geçebilirsiniz.

    Nine Sols buna pek izin vermiyor.

    Elbette karakterinizi geliştirebiliyorsunuz.

    Yeni yetenekler açılıyor.

    Sağlığınız artıyor.

    Farklı tılsımlar ve yeşim taşları kullanabiliyorsunuz.

    Ama bir patronun saldırılarını okuyamıyorsanız bunların hiçbiri sizi sonsuza kadar kurtarmıyor.

    Oyun sizden gerçekten daha iyi oynamanızı istiyor.

    Bence en başarılı taraflarından biri bu.

    Farklı Düşman Tasarımları

    Dövüş sistemi karmaşık olduğu kadar düşman çeşitliliği de sistemi kullanmanızı teşvik ediyor.

    Bazı düşmanlar doğrudan saldırılardan etkilenmiyor.

    Bazıları öldürülemiyor ve yalnızca etkisiz hale getirilebiliyor.

    Bazı rakipler aniden ortaya çıkıp birkaç saldırı yaptıktan sonra tekrar kayboluyor.

    Bazen de art arda gelen rakiplerle arena tarzı mücadelelere giriyorsunuz.

    Oyun sürekli olarak sahip olduğunuz mekanikleri farklı biçimde kullanmanızı istiyor.

    Karakter Gelişimi ve Beceri Ağacı

    Yi oyun boyunca güçlenmeye devam ediyor.

    Sağlık yenileme kapasitesini artırabilir, saldırıları geliştirebilir ve yeni savaş hareketleri açabilirsiniz.

    Beceri ağacında
    1. Hava atılımı
    2. Mermi savuşturma
    3. Qi kapasitesi geliştirmeleri
    4. Tılsım patlatma seçenekleri
    5. Yeni savunma hareketleri
    Bu gelişmeler yalnızca istatistik artırmıyor.

    Bazıları oyun tarzınızı ciddi biçimde değiştiriyor.

    Yeşim Taşları: Nine Sols'un Tılsım Sistemi

    Yeşim taşlarını Hollow Knight'taki tılsımlara benzetmek mümkün.

    Her taş belirli sayıda yuva kullanıyor.

    Sınırlı yuvalarınız olduğu için her şeyi aynı anda takamıyorsunuz.

    Bu da oyuncuyu kendi oyun tarzını oluşturmaya zorluyor.

    Bazı yapılar agresif savaşmaya uygun.

    Bazıları iç hasar üzerine yoğunlaşıyor.

    Bazıları iyileştirmeyi güçlendiriyor.

    Bazıları ise riskli hareketlerin dezavantajını azaltıyor.

    İyi kurulmuş bir yeşim kombinasyonu savaş tarzınızı tamamen değiştirebiliyor.

    Yay ve Uzak Mesafe Saldırıları

    Yi yalnızca yakın dövüş kullanmıyor.

    Yayın da farklı saldırı seçenekleri bulunuyor.

    Bazı oklar doğrudan yüksek hasar verirken bazıları alan kontrolü sağlıyor veya belirli hedefleri takip ediyor.

    Ok kapasitesinin sınırlı olması bunları sürekli kullanılan ana saldırı yerine kritik anlarda kullanılacak destek araçlarına dönüştürüyor.

    Patron Savaşları Nine Sols'un Zirvesi

    Bu kadar iyi bir dövüş sistemi doğal olarak iyi patron savaşlarına ihtiyaç duyuyor.

    Nine Sols burada beklentiyi fazlasıyla karşılıyor.

    Patronlar yalnızca daha fazla cana ve daha yüksek hasara sahip normal düşmanlar değil.

    Birçoğunun farklı mekanikleri bulunuyor.

    Bazı savaşlarda arena hazırlığı yapmak gerekiyor.

    Bazılarında çevredeki yardımcı düşmanları önce ortadan kaldırmanız gerekiyor.

    Bazılarında ise patronun hangi saldırıyı kullanacağını önceden okuyabilmek mücadelenin temelini oluşturuyor.

    Patronları Ezberlemek Yetmiyor, Öğrenmek Gerekiyor

    Nine Sols patron dövüşleri genellikle aynı döngüyü yaşatıyor.

    İlk deneme:

    Patron sizi birkaç saniyede yok ediyor.

    Beşinci deneme.

    Bazı saldırıları anlamaya başlıyorsunuz.

    Onuncu deneme.

    İlk aşamayı artık rahat geçiyorsunuz.

    Daha sonra yeni aşama geliyor ve yeniden başlıyorsunuz.

    İyi tarafı şu?

    Bir patronu yendiğinizde genellikle bunun şans eseri olmadığını hissediyorsunuz.

    Gerçekten öğrenmiş oluyorsunuz.

    Final Patronu: Oyunun En Büyük Beceri Testi

    Kaynak incelemede final patronunun gerçek son versiyonu özellikle oyunun en zor mücadelelerinden biri olarak anlatılıyor.

    İlk aşama bile ciddi bir öğrenme süreci isterken sonraki aşamalar yeni saldırı kombinasyonları ekliyor.

    Özellikle üçüncü aşamada bütün ekranı kaplayan saldırılar savuşturma zamanlamasını okumayı son derece zorlaştırıyor.

    Kaynak yazara göre bu mücadele yaklaşık on saat sürmüş.

    Bu biraz uç bir örnek olabilir ama Nine Sols'un patron tasarımının ne kadar talepkâr olabildiğini çok iyi anlatıyor.

    Oyunun en büyük ödüllerinden biri, başta imkânsız görünen bir savaşı sonunda okuyabilir hale gelmek.

    Lady Butterfly: Zorluk ile Hikâyenin Birleştiği Patron

    Kaynak incelemede özellikle öne çıkan diğer mücadele Lady Butterfly.

    Burada önemli olan yalnızca savaşın zor olması değil.

    Patronla karşılaşmadan önce yaşanan olaylar savaşa duygusal bir ağırlık kazandırıyor.

    Sanal dünyadaki tekrarlar, karakterin zihinsel durumunun giderek bozulması ve Yi'nin onunla iletişim kurmaya çalışması sonunda kaçınılmaz bir çatışmaya dönüşüyor.

    Savaş başladığında oyuncu yalnızca güçlü bir düşmanla değil, hikâyede tanıdığı bir karakterle karşı karşıya.

    Bu nedenle zafer yalnızca mekanik anlamda değil, duygusal açıdan da etkili oluyor.

    Metroidvania Tarafı Dövüş Kadar Güçlü mü?

    Burada oyunun en büyük eksiklerinden birine geliyoruz.

    Nine Sols teknik olarak bir Metroidvania.

    Ama açık konuşmak gerekirse keşif sistemi dövüş kadar güçlü değil.

    Karakterin hareket seçenekleri iyi.

    Çift zıplama, hava atılımı, kanca, duvar hareketleri, aşağı saldırı gibi klasik araçlar bulunuyor.

    Kontroller hızlı ve başarılı.

    Sorun bunları kullanacak yeterince karmaşık platform bölümü bulunmaması.

    Platform Bölümleri Daha Fazla Olabilirdi

    Nine Sols zaman zaman gerçekten başarılı platform sekansları sunuyor.

    Uzun bölümler oyuncunun hareket sistemine hâkimiyetini test ediyor.

    Fakat bunlar oldukça seyrek.

    İyi bir hareket sistemi oluşturulmuş olmasına rağmen oyun bunu yeterince zorlamıyor.
    Nine Sols'un hareket sistemi iyi; fakat oyun bu sistemi kullanabileceğimiz yeterince büyük oyun alanı vermiyor.
    Prince of Persia: The Lost Crown veya benzer platform ağırlıklı Metroidvania'larla karşılaştırıldığında fark daha belirgin.

    Keşif Sistemi Biraz Fazla Basit

    Haritadaki sırların büyük bölümü ilk geçiş sırasında bulunabiliyor.

    Elbette yeni yetenekler kazandıktan sonra geri dönmeniz gereken bölgeler var.

    Ancak klasik Metroidvania hissindeki;

    "Burada kesin bir şey var ama nasıl ulaşacağım?"

    merakı her zaman güçlü değil.

    Bulmacaların önemli bölümü oldukça basit.

    Bu durum kötü değil.

    Ama türün güçlü örnekleri düşünüldüğünde daha yaratıcı keşif mekanikleri beklemek mümkün.

    Ama Bazen Keşif Gerçekten Harika Çalışıyor

    İşin ilginç tarafı Nine Sols zaman zaman keşif konusunda neden daha fazlasını yapmadığını düşündüren mükemmel anlar yaratıyor.

    Kaynak incelemede küçük bir kilitli kapının oyuncuyu haritanın tamamen farklı bölgelerine götüren uzun bir keşif zincirine dönüştüğü anlatılıyor.

    İlk başta önemsiz görünen bir geçit başka bir bölgeye, orada unutulmuş bir ışınlanma noktasına, ardından yeni platform bölümlerine ve sonunda tamamen kaçırılmış alanlara götürüyor.

    İşte gerçek Metroidvania hissi tam olarak bu.

    Keşke oyun bunu daha sık yapsaydı.

    Hikâye Beklediğimden Çok Daha Güçlü

    Nine Sols'u yalnızca zorlu aksiyon için oynarsanız oyunun en iyi taraflarından birini kaçırabilirsiniz.

    Hikâyesi gerçekten başarılı.

    Dünya ilk bakışta karmaşık görünebilir ancak karakterleri tanıdıkça olayların arkasındaki yapı daha anlamlı hale geliyor.

    Bilimsel ilerleme, ölüm, yaşamın anlamı, ahlaki sorumluluk, intikam, pişmanlık ve kabul etme gibi temalar hikâyenin merkezinde bulunuyor.

    Yi Klasik Bir Kahraman Değil

    Ana karakter Yi ilk başta kolay sevilebilecek biri değil.

    Soğuk.

    Hesapçı.

    Kibirli.

    Geçmişte yaptığı bazı şeyler oldukça ağır.

    Oyunun güçlü tarafı karakteri kusursuz göstermeye çalışmaması.

    Tam tersine hikâye Yi'nin geçmişteki seçimleriyle yüzleşmesi üzerine kuruluyor.

    Başlangıçta ana motivasyonu büyük ölçüde intikam.

    Ancak oyun ilerledikçe çevresindeki karakterler onun dünyaya bakışını değiştirmeye başlıyor.

    Shuanshuan ile Yi'nin İlişkisi

    Yi'nin karakter gelişimindeki en önemli kişilerden biri Shuanshuan.

    Çocuk oldukça açık, meraklı ve hayatı Yi'den tamamen farklı biçimde görüyor.

    Yi sonuçlara ve verimliliğe odaklanırken Shuanshuan için yaşam yalnızca ulaşılacak hedeflerden ibaret değil.

    Zaman içerisinde aralarında beklenmedik bir bağ oluşuyor.

    Yi ona kültürüyle ilgili nesneler getiriyor.

    Onunla konuşuyor.

    Sorularına cevap veriyor.

    Ve yavaş yavaş kendi düşüncelerini de sorgulamaya başlıyor.

    Heng'in Gölgesi

    Shuanshuan'ın Yi üzerindeki etkisinin bu kadar güçlü olmasının önemli nedenlerinden biri küçük kız kardeşi Heng.

    Yi ile Heng birbirinden tamamen farklı karakterler.

    Yi daha mantıksal ve mesafeli.

    Heng ise doğaya, yaşama ve sezgilere daha yakın.

    Geçmişte Yi, Heng'in düşüncelerini yeterince ciddiye almamış.

    Ancak yıllar sonra Shuanshuan'ın dünyaya bakışında kardeşinin düşüncelerini yeniden görmeye başlıyor.

    Bu durum Yi'nin geçmişte yaptığı seçimleri yeniden değerlendirmesine neden oluyor.

    Oyunun Asıl Hikâyesi İntikam Değil

    Başlangıçta Nine Sols bir intikam hikâyesi gibi görünebilir.

    Ancak ilerledikçe çok daha kişisel bir hikâyeye dönüşüyor.

    Yi'nin asıl mücadelesi yalnızca düşmanlarıyla değil.

    Kendi geçmişiyle.

    Aldığı kararlarla.

    Ve bu kararların başkalarına verdiği zararlarla.

    Oyunun gerçek yolculuğu Yi'nin düşmanlarını yenmesi değil, neden eskisi gibi devam edemeyeceğini anlaması.

    Shennong ve Diğer Yan Karakterler

    Yan karakterlerin önemli bir bölümü de yalnızca görev dağıtan NPC'lerden ibaret değil.

    Shennong başlangıçta kaba ve kendine fazla güvenen biri gibi görünüyor.

    Ancak olaylar ilerledikçe cesur ve fedakâr tarafı ortaya çıkıyor.

    Köyü tehdit altında olduğunda kendi hayatını riske atması Yi'nin ona bakışını değiştiriyor.

    Robot karakterler ise oldukça karanlık hikâyenin içerisinde mizah unsuru oluşturuyor.

    Bazılarıyla ilgili küçük görevler beklenmedik şekilde duygusal sonuçlara ulaşabiliyor.

    Bu küçük hikâyeler dünyanın daha canlı hissettirmesine yardımcı oluyor.

    Nine Sols'un Güçlü ve Zayıf Tarafları

    Güçlü tarafları:
    1. Son derece başarılı savuşturma tabanlı dövüş sistemi
    2. Harika patron savaşları
    3. Kendine özgü Taoist bilim kurgu sanat tasarımı
    4. Başarılı müzik ve atmosfer
    5. Tepkisel kontroller
    6. Güçlü karakter gelişimi
    7. Beklenenden daha etkileyici hikâye
    8. Farklı oyun tarzlarına izin veren yeşim sistemi
    Zayıf tarafları:
    1. Keşif sistemi dövüş kadar güçlü değil
    2. Platform bölümleri daha fazla olabilirdi
    3. Bazı 3D öğeler 2D görsellerle tam uyuşmuyor
    4. Bazı zorluk sıçramaları oldukça sert
    5. Haritadaki birçok sır fazla kolay bulunabiliyor

    Nine Sols Kimler İçin Uygun?

    Eğer Sekiro'nun savuşturmasını, Hollow Knight tarzı dünyaları, zor patron savaşlarını, elle çizilmiş grafikleri, karanlık bilim kurgu hikâyelerini ve öğrenmesi zaman alan dövüş sistemlerini seviyorsanız Nine Sols'u mutlaka değerlendirmeniz gereken oyunlardan biri. Ancak ağırlıklı olarak keşif ve platform arıyorsanız beklentinizi biraz daha düşük tutmak gerekiyor.

    Nine Sols'un önceliği savaş.

    Nine Sols Oynamaya Değer mi?

    Bence kesinlikle değer.

    Nine Sols kusursuz bir Metroidvania değil.

    Keşif tarafı Hollow Knight kadar güçlü değil.

    Hareket sistemi bazı rakipleri kadar özgür hissettirmiyor.

    Görsel derinlik konusunda Ori seviyesinde olmayabilir.

    Ama dövüş sisteminde kendi sınıfında çok güçlü bir noktada.

    Savuşturma, iç hasar, Qi, tılsımlar, yeşim taşları ve patron tasarımları birbirini tamamlayan gerçekten başarılı bir sistem oluşturuyor.

    Daha da önemlisi oyun yalnızca mekanik açıdan başarılı değil.

    Hikâyesinin sonlarına geldiğinizde Yi'nin yolculuğunun ne kadar iyi planlandığını fark ediyorsunuz.
    Nine Sols benim için yalnızca başarılı bir Metroidvania değil; son yıllarda oynanabilecek en tatmin edici 2D dövüş sistemlerinden birine sahip oyunlardan biri.
    Kusurları var.

    Ama güçlü olduğu alanlarda o kadar iyi ki bu kusurların büyük bölümünü görmezden gelmek kolaylaşıyor.

    Özellikle Sekiro'nun "rakipten kaçma, saldırının içine gir ve savuştur" felsefesini sevenler için Nine Sols çok güçlü bir öneri.

    TechForum Puanı

    Görsel Tasarım: 9/10

    Müzik ve Ses: 9/10

    Dövüş Sistemi: 10/10

    Patron Tasarımları: 9.5/10

    Keşif: 7.5/10

    Platform Mekanikleri: 8/10

    Hikâye ve Karakterler: 9/10

    Genel Puan: 9/10

    Zorlu ancak adil dövüş sistemlerini seviyorsanız Nine Sols kesinlikle şans vermeniz gereken bir oyun.
    Nine Sols'u oynadınız mı? En çok zorlandığınız patron hangisiydi? Sizce savaş sistemi Sekiro ve Hollow Knight gibi oyunlarla kıyaslandığında nasıl?
    Nine Sols İncelemesi Sekiro'nun Savuşturmasıyla Metroidvania Dünyasının Buluşması Hollow Knight tarzı Metroidvania oyunlarını seviyorsanız ve Sekiro: Shadows Die Twice'ın savuşturma sistemine ayrı bir ilginiz varsa Nine Sols daha ilk dakikalarından dikkatinizi çekebilecek bir yapım. Benim için oyunu ilginç kılan şey de tam olarak buydu. [h2]Bir tarafta elle çizilmiş, karanlık ve etkileyici bir Metroidvania dünyası var.[/h2] Diğer tarafta ise saldırılardan sürekli kaçmak yerine rakibin üzerine yürümeyi, doğru anda savuşturmayı ve düşmanın ritmini öğrenmeyi isteyen son derece agresif bir dövüş sistemi bulunuyor. Ama Nine Sols yalnızca "2D Sekiro" diyerek geçilebilecek bir oyun değil. Kendine özgü dünyası, Taoist öğelerle bilim kurguyu bir araya getiren sanat tasarımı, karakterleri ve oldukça güçlü hikâyesi sayesinde kendi kimliğini oluşturmayı başarıyor. [i]İncelemenin ilerleyen bölümlerinde hikâye ve bazı patronlarla ilgili spoiler bulunmaktadır.[/i] [h2]İlk İzlenim: Taoizm ve Siberpunk Aynı Dünyada[/h2] Nine Sols'un en güçlü taraflarından biri daha oyunu açar açmaz kendisini belli ediyor: [b]Sanat tasarımı.[/b] Oyun yüksek teknoloji ile geleneksel Çin kültürü ve Taoist felsefeyi aynı dünyada birleştiriyor. Bir tarafta [ol] [li]Laboratuvarlar[/li] [li]Robotlar[/li] [li]Yapay sistemler[/li] [li]Biyolojik bilgisayarlar[/li] [li]İleri teknoloji cihazları[/li] [/ol] bulunurken diğer tarafta; [ol] [li]Tapınaklar[/li] [li]Geleneksel semboller[/li] [li]Taoist düşünceler[/li] [li]Doğa ve ruhani öğeler[/li] [/ol] Normal şartlarda birbirine tamamen zıt görünebilecek bu iki yaklaşım Nine Sols içerisinde şaşırtıcı derecede doğal duruyor. [quote]Nine Sols'un dünyası sanki eski bir Çin gravürünün üzerine karanlık bir bilim kurgu medeniyeti kurulmuş gibi görünüyor.[/quote] [h2]Elle Çizilmiş Görseller Gerçekten Çok Başarılı[/h2] Oyunun büyük bölümü elle çizilmiş. Karakterlerden çevre tasarımlarına, animasyonlardan çizgi roman tarzındaki ara sahnelere kadar oyunun kendine özgü bir görsel dili bulunuyor. Hollow Knight veya Ori gibi oyunlarla karşılaştırıldığında çevreler bazen daha düz görünebilir. Ancak bunun her zaman bir eksiklik olduğunu düşünmüyorum. Tam tersine bazı bölgelerde bu düz yapı eski kitap illüstrasyonlarını veya gravürleri anımsatan çok hoş bir görünüm oluşturuyor. Özellikle teknoloji yoğunluğunun azaldığı doğal alanlarda sanat tasarımı daha da etkileyici hale geliyor. [h3]Her Bölge Kendi Kimliğine Sahip[/h3] Haritanın farklı bölgeleri birbirinin renk değiştirilmiş kopyası gibi hissettirmiyor. Her alanın atmosferi, renk paleti, mimarisi, ses tasarımı ve çevresel detayları değişiyor. Buna rağmen bütün bölgeler aynı dünyanın parçası olduğunu hissettirmeye devam ediyor. Bu dengeyi sağlamak kolay değil. [h2]3D Kullanılan Bazı Bölümler Görsel Bütünlüğü Bozuyor[/h2] Sanat tasarımının çok güçlü olması beraberinde küçük bir problem getiriyor. Bazı sahnelerde kullanılan 3D modeller, elle çizilmiş 2D grafiklerin yanında daha düşük detaylı görünüyor. Bu nedenle bazı 3D unsurlar çevreyle tam olarak bütünleşemiyor. Özellikle oyunun genel çizim kalitesi bu kadar yüksek olunca küçük kalite farkları bile daha kolay fark ediliyor. Neyse ki bu durum çok sık yaşanmıyor. Oyunun büyük bölümünde görsel kalite oldukça tutarlı. [h2]Çizgi Roman Tarzındaki Ara Sahneler[/h2] Nine Sols'un hikâye anlatımında kullandığı çizgi roman bölümleri ayrıca övgüyü hak ediyor. Kısmen renkli manga tarzını anımsatan bu sahneler dinamik, detaylı ve oyunun genel sanat tasarımıyla son derece uyumlu. Özellikle dramatik anlarda klasik oyun içi kamera yerine çizilmiş paneller kullanılması hikâyeye ayrı bir kimlik kazandırıyor. [h2]Müzik ve Atmosfer[/h2] Nine Sols'un görsel dünyasındaki doğu-batı sentezi müziklerinde de devam ediyor. Sakin bölümlerde geleneksel Çin enstrümanları ön plana çıkarken teknoloji yoğunluklu bölgelerde elektronik ve endüstriyel sesler devreye giriyor. Bazı alanlarda yumuşak flüt ve yaylı melodiler duyarken birkaç dakika sonra metalik darbeler, ağır baslar ve mekanik ritimlerle karşılaşabiliyorsunuz. Bu durum bölgelere yalnızca farklı bir görünüm değil, farklı bir karakter de kazandırıyor. [h3]Savaş Başladığında Müzik Değişiyor[/h3] Müzik özellikle çatışmalarda çok başarılı. Sakin melodiler yerini daha hızlı ritimlere bırakıyor. Elektronik seslerle geleneksel enstrümanların aynı parçada birleşmesi oyunun sanat tasarımındaki ikiliği müzik tarafına taşıyor. Bazı bölgelerde müzik yalnızca arka plan değil, mekânın atmosferini oluşturan temel öğelerden biri. [h2]Nine Sols'un Kalbi: Dövüş Sistemi[/h2] Bütün bu sanat tasarımını bir kenara bırakırsak Nine Sols'u gerçekten özel yapan taraf bence dövüş sistemi. Metroidvania türüne ait olmasına rağmen oyun keşiften çok savaşa ağırlık veriyor. Standart saldırıların ve kaçış hareketlerinin yanında savaşın merkezinde şu mekanik bulunuyor: [b]Savuşturma.[/b] Sekiro oynayanlar sistemi hemen anlayacaktır. Rakibin saldırısından uzaklaşmak yerine doğru anda savunma tuşuna basmanız gerekiyor. Zamanlamayı doğru yaparsanız saldırıyı tamamen savuşturuyorsunuz. Zayıf düşmanların komboları bile kesilebiliyor. Ama yanlış zamanlama oldukça ağır cezalandırılıyor. [h2]Kusurlu Savuşturma ve İç Hasar Sistemi[/h2] Nine Sols savuşturmayı Sekiro'dan biraz farklı yorumluyor. Savuşturmayı tam zamanında yapamadığınızda doğrudan bütün canınızı kaybetmiyorsunuz. Bunun yerine [b]iç hasar[/b] birikiyor. Can göstergesinin bir bölümü geçici olarak zarar görmüş hale geliyor. İlginç olan nokta şu? İç hasar tek başına sizi öldürmeyebilir. Savaşta bir süre gerçek hasar almadan kalmayı başarırsanız bu bölüm zaman içerisinde iyileşiyor. Ancak iç hasar biriktirdikten sonra gerçek bir saldırı yerseniz işler kötüleşiyor. Biriken geçici hasar kalıcı hasara dönüşebiliyor. [quote]Nine Sols sizi yanlış savuşturma yaptığınız için hemen öldürmüyor; bir sonraki hatanızın çok daha pahalı olmasını sağlıyor.[/quote] Bu sistem savaşlara oldukça güzel bir risk yönetimi ekliyor. [h2]Tai Chi Saldırısı[/h2] Oyunda ilerledikçe yalnızca klasik saldırıları savuşturmak yeterli olmuyor. Düşmanların engellenemeyen özel saldırıları ortaya çıkıyor. Bunlara karşı Tai Chi hareketini kullanabiliyorsunuz. Düşmanın üzerine doğru zıplayıp doğru anda hareketi gerçekleştirdiğinizde normalde engellenemeyen saldırıları karşılayabiliyorsunuz. Bu aynı zamanda düşmana iç hasar veriyor. Başlangıçta karmaşık gelebiliyor ama öğrendiğinizde savaşların ritmi tamamen değişiyor. [h2]Sınırsız Savunma[/h2] Oyunun ilerleyen bölümlerinde çok daha riskli bir savuşturma yeteneği açılıyor. Normal savuşturmada düğmeye doğru anda basmanız yeterliyken bu yetenekte; [ol] [li]Savunma düğmesini basılı tutmanız[/li] [li]Hareketi şarj etmeniz[/li] [li]Doğru anda bırakmanız[/li] [/ol] Karşılığında çok daha tehlikeli saldırıları bile savuşturabiliyorsunuz. Bu mekanik oyuncunun zamanlama becerisini iyice test ediyor. Yanlış zamanda bırakmak cezalandırıcı. Doğru kullandığınızda ise Yi neredeyse dokunulmaz hale gelebiliyor. [h2]Qi ve Tılsım Mekaniği[/h2] Başarılı savuşturmaların başka bir ödülü daha var: [b]Qi enerjisi.[/b] Rakiplerin saldırılarını savuşturdukça Qi kazanıyorsunuz. Bu enerjiyi kullanarak düşmana özel tılsımlar bağlayabiliyorsunuz. Tılsımı patlattığınızda düşmana ciddi hasar verirken biriktirdiğiniz iç hasarı da etkili biçimde gerçek hasara çevirebiliyorsunuz. Bu sistem Nine Sols'un savaşlarının yalnızca saldırı ve savunmadan oluşmasını engelliyor. Dövüşün ritmi genellikle şöyle ilerliyor: [quote]Saldırıyı oku → savuştur → Qi biriktir → tılsımı bağla → doğru anı bekle → patlat.[/quote] Özellikle patron savaşlarında bu döngüyü doğru uygulamak büyük önem taşıyor. [h2]Kontroller Son Derece Tepkisel[/h2] Bu kadar zamanlama odaklı bir oyun için kontrollerin iyi olması zorunlu. Nine Sols bu konuda gerçekten başarılı. Karakter verdiğiniz komutlara hızlı tepki veriyor. Savuşturmanın sesi ve görsel efekti oldukça tatmin edici. Doğru zamanlanan bir savunmanın başarılı olduğunu yalnızca ekrandan değil ses tasarımından da anlayabiliyorsunuz. Bu küçük ayrıntı dövüş sistemini çok daha bağımlılık yapıcı hale getiriyor. [h2]Oyuncunun Becerisi Gerçekten Önemli[/h2] Bazı aksiyon oyunlarında güçlü ekipman toplayıp kötü oynasanız bile patronları geçebilirsiniz. Nine Sols buna pek izin vermiyor. Elbette karakterinizi geliştirebiliyorsunuz. Yeni yetenekler açılıyor. Sağlığınız artıyor. Farklı tılsımlar ve yeşim taşları kullanabiliyorsunuz. Ama bir patronun saldırılarını okuyamıyorsanız bunların hiçbiri sizi sonsuza kadar kurtarmıyor. [b]Oyun sizden gerçekten daha iyi oynamanızı istiyor.[/b] Bence en başarılı taraflarından biri bu. [h2]Farklı Düşman Tasarımları[/h2] Dövüş sistemi karmaşık olduğu kadar düşman çeşitliliği de sistemi kullanmanızı teşvik ediyor. Bazı düşmanlar doğrudan saldırılardan etkilenmiyor. Bazıları öldürülemiyor ve yalnızca etkisiz hale getirilebiliyor. Bazı rakipler aniden ortaya çıkıp birkaç saldırı yaptıktan sonra tekrar kayboluyor. Bazen de art arda gelen rakiplerle arena tarzı mücadelelere giriyorsunuz. Oyun sürekli olarak sahip olduğunuz mekanikleri farklı biçimde kullanmanızı istiyor. [h2]Karakter Gelişimi ve Beceri Ağacı[/h2] Yi oyun boyunca güçlenmeye devam ediyor. Sağlık yenileme kapasitesini artırabilir, saldırıları geliştirebilir ve yeni savaş hareketleri açabilirsiniz. Beceri ağacında [ol] [li]Hava atılımı[/li] [li]Mermi savuşturma[/li] [li]Qi kapasitesi geliştirmeleri[/li] [li]Tılsım patlatma seçenekleri[/li] [li]Yeni savunma hareketleri[/li] [/ol] Bu gelişmeler yalnızca istatistik artırmıyor. Bazıları oyun tarzınızı ciddi biçimde değiştiriyor. [h2]Yeşim Taşları: Nine Sols'un Tılsım Sistemi[/h2] Yeşim taşlarını Hollow Knight'taki tılsımlara benzetmek mümkün. Her taş belirli sayıda yuva kullanıyor. Sınırlı yuvalarınız olduğu için her şeyi aynı anda takamıyorsunuz. Bu da oyuncuyu kendi oyun tarzını oluşturmaya zorluyor. Bazı yapılar agresif savaşmaya uygun. Bazıları iç hasar üzerine yoğunlaşıyor. Bazıları iyileştirmeyi güçlendiriyor. Bazıları ise riskli hareketlerin dezavantajını azaltıyor. [b]İyi kurulmuş bir yeşim kombinasyonu savaş tarzınızı tamamen değiştirebiliyor.[/b] [h2]Yay ve Uzak Mesafe Saldırıları[/h2] Yi yalnızca yakın dövüş kullanmıyor. Yayın da farklı saldırı seçenekleri bulunuyor. Bazı oklar doğrudan yüksek hasar verirken bazıları alan kontrolü sağlıyor veya belirli hedefleri takip ediyor. Ok kapasitesinin sınırlı olması bunları sürekli kullanılan ana saldırı yerine kritik anlarda kullanılacak destek araçlarına dönüştürüyor. [h2]Patron Savaşları Nine Sols'un Zirvesi[/h2] Bu kadar iyi bir dövüş sistemi doğal olarak iyi patron savaşlarına ihtiyaç duyuyor. Nine Sols burada beklentiyi fazlasıyla karşılıyor. Patronlar yalnızca daha fazla cana ve daha yüksek hasara sahip normal düşmanlar değil. Birçoğunun farklı mekanikleri bulunuyor. Bazı savaşlarda arena hazırlığı yapmak gerekiyor. Bazılarında çevredeki yardımcı düşmanları önce ortadan kaldırmanız gerekiyor. Bazılarında ise patronun hangi saldırıyı kullanacağını önceden okuyabilmek mücadelenin temelini oluşturuyor. [h2]Patronları Ezberlemek Yetmiyor, Öğrenmek Gerekiyor[/h2] Nine Sols patron dövüşleri genellikle aynı döngüyü yaşatıyor. İlk deneme: Patron sizi birkaç saniyede yok ediyor. Beşinci deneme. Bazı saldırıları anlamaya başlıyorsunuz. Onuncu deneme. İlk aşamayı artık rahat geçiyorsunuz. Daha sonra yeni aşama geliyor ve yeniden başlıyorsunuz. İyi tarafı şu? Bir patronu yendiğinizde genellikle bunun şans eseri olmadığını hissediyorsunuz. Gerçekten öğrenmiş oluyorsunuz. [h2]Final Patronu: Oyunun En Büyük Beceri Testi[/h2] Kaynak incelemede final patronunun gerçek son versiyonu özellikle oyunun en zor mücadelelerinden biri olarak anlatılıyor. İlk aşama bile ciddi bir öğrenme süreci isterken sonraki aşamalar yeni saldırı kombinasyonları ekliyor. Özellikle üçüncü aşamada bütün ekranı kaplayan saldırılar savuşturma zamanlamasını okumayı son derece zorlaştırıyor. Kaynak yazara göre bu mücadele yaklaşık on saat sürmüş. Bu biraz uç bir örnek olabilir ama Nine Sols'un patron tasarımının ne kadar talepkâr olabildiğini çok iyi anlatıyor. [b]Oyunun en büyük ödüllerinden biri, başta imkânsız görünen bir savaşı sonunda okuyabilir hale gelmek.[/b] [h2]Lady Butterfly: Zorluk ile Hikâyenin Birleştiği Patron[/h2] Kaynak incelemede özellikle öne çıkan diğer mücadele Lady Butterfly. Burada önemli olan yalnızca savaşın zor olması değil. Patronla karşılaşmadan önce yaşanan olaylar savaşa duygusal bir ağırlık kazandırıyor. Sanal dünyadaki tekrarlar, karakterin zihinsel durumunun giderek bozulması ve Yi'nin onunla iletişim kurmaya çalışması sonunda kaçınılmaz bir çatışmaya dönüşüyor. Savaş başladığında oyuncu yalnızca güçlü bir düşmanla değil, hikâyede tanıdığı bir karakterle karşı karşıya. Bu nedenle zafer yalnızca mekanik anlamda değil, duygusal açıdan da etkili oluyor. [h2]Metroidvania Tarafı Dövüş Kadar Güçlü mü?[/h2] Burada oyunun en büyük eksiklerinden birine geliyoruz. Nine Sols teknik olarak bir Metroidvania. Ama açık konuşmak gerekirse keşif sistemi dövüş kadar güçlü değil. Karakterin hareket seçenekleri iyi. Çift zıplama, hava atılımı, kanca, duvar hareketleri, aşağı saldırı gibi klasik araçlar bulunuyor. Kontroller hızlı ve başarılı. Sorun bunları kullanacak yeterince karmaşık platform bölümü bulunmaması. [h2]Platform Bölümleri Daha Fazla Olabilirdi[/h2] Nine Sols zaman zaman gerçekten başarılı platform sekansları sunuyor. Uzun bölümler oyuncunun hareket sistemine hâkimiyetini test ediyor. Fakat bunlar oldukça seyrek. İyi bir hareket sistemi oluşturulmuş olmasına rağmen oyun bunu yeterince zorlamıyor. [quote]Nine Sols'un hareket sistemi iyi; fakat oyun bu sistemi kullanabileceğimiz yeterince büyük oyun alanı vermiyor.[/quote] Prince of Persia: The Lost Crown veya benzer platform ağırlıklı Metroidvania'larla karşılaştırıldığında fark daha belirgin. [h2]Keşif Sistemi Biraz Fazla Basit[/h2] Haritadaki sırların büyük bölümü ilk geçiş sırasında bulunabiliyor. Elbette yeni yetenekler kazandıktan sonra geri dönmeniz gereken bölgeler var. Ancak klasik Metroidvania hissindeki; "Burada kesin bir şey var ama nasıl ulaşacağım?" merakı her zaman güçlü değil. Bulmacaların önemli bölümü oldukça basit. Bu durum kötü değil. Ama türün güçlü örnekleri düşünüldüğünde daha yaratıcı keşif mekanikleri beklemek mümkün. [h2]Ama Bazen Keşif Gerçekten Harika Çalışıyor[/h2] İşin ilginç tarafı Nine Sols zaman zaman keşif konusunda neden daha fazlasını yapmadığını düşündüren mükemmel anlar yaratıyor. Kaynak incelemede küçük bir kilitli kapının oyuncuyu haritanın tamamen farklı bölgelerine götüren uzun bir keşif zincirine dönüştüğü anlatılıyor. İlk başta önemsiz görünen bir geçit başka bir bölgeye, orada unutulmuş bir ışınlanma noktasına, ardından yeni platform bölümlerine ve sonunda tamamen kaçırılmış alanlara götürüyor. İşte gerçek Metroidvania hissi tam olarak bu. Keşke oyun bunu daha sık yapsaydı. [h2]Hikâye Beklediğimden Çok Daha Güçlü[/h2] Nine Sols'u yalnızca zorlu aksiyon için oynarsanız oyunun en iyi taraflarından birini kaçırabilirsiniz. Hikâyesi gerçekten başarılı. Dünya ilk bakışta karmaşık görünebilir ancak karakterleri tanıdıkça olayların arkasındaki yapı daha anlamlı hale geliyor. Bilimsel ilerleme, ölüm, yaşamın anlamı, ahlaki sorumluluk, intikam, pişmanlık ve kabul etme gibi temalar hikâyenin merkezinde bulunuyor. [h2]Yi Klasik Bir Kahraman Değil[/h2] Ana karakter Yi ilk başta kolay sevilebilecek biri değil. Soğuk. Hesapçı. Kibirli. Geçmişte yaptığı bazı şeyler oldukça ağır. Oyunun güçlü tarafı karakteri kusursuz göstermeye çalışmaması. Tam tersine hikâye Yi'nin geçmişteki seçimleriyle yüzleşmesi üzerine kuruluyor. Başlangıçta ana motivasyonu büyük ölçüde intikam. Ancak oyun ilerledikçe çevresindeki karakterler onun dünyaya bakışını değiştirmeye başlıyor. [h2]Shuanshuan ile Yi'nin İlişkisi[/h2] Yi'nin karakter gelişimindeki en önemli kişilerden biri Shuanshuan. Çocuk oldukça açık, meraklı ve hayatı Yi'den tamamen farklı biçimde görüyor. Yi sonuçlara ve verimliliğe odaklanırken Shuanshuan için yaşam yalnızca ulaşılacak hedeflerden ibaret değil. Zaman içerisinde aralarında beklenmedik bir bağ oluşuyor. Yi ona kültürüyle ilgili nesneler getiriyor. Onunla konuşuyor. Sorularına cevap veriyor. Ve yavaş yavaş kendi düşüncelerini de sorgulamaya başlıyor. [h2]Heng'in Gölgesi[/h2] Shuanshuan'ın Yi üzerindeki etkisinin bu kadar güçlü olmasının önemli nedenlerinden biri küçük kız kardeşi Heng. Yi ile Heng birbirinden tamamen farklı karakterler. Yi daha mantıksal ve mesafeli. Heng ise doğaya, yaşama ve sezgilere daha yakın. Geçmişte Yi, Heng'in düşüncelerini yeterince ciddiye almamış. Ancak yıllar sonra Shuanshuan'ın dünyaya bakışında kardeşinin düşüncelerini yeniden görmeye başlıyor. Bu durum Yi'nin geçmişte yaptığı seçimleri yeniden değerlendirmesine neden oluyor. [h2]Oyunun Asıl Hikâyesi İntikam Değil[/h2] Başlangıçta Nine Sols bir intikam hikâyesi gibi görünebilir. Ancak ilerledikçe çok daha kişisel bir hikâyeye dönüşüyor. Yi'nin asıl mücadelesi yalnızca düşmanlarıyla değil. Kendi geçmişiyle. Aldığı kararlarla. Ve bu kararların başkalarına verdiği zararlarla. [b]Oyunun gerçek yolculuğu Yi'nin düşmanlarını yenmesi değil, neden eskisi gibi devam edemeyeceğini anlaması.[/b] [h2]Shennong ve Diğer Yan Karakterler[/h2] Yan karakterlerin önemli bir bölümü de yalnızca görev dağıtan NPC'lerden ibaret değil. Shennong başlangıçta kaba ve kendine fazla güvenen biri gibi görünüyor. Ancak olaylar ilerledikçe cesur ve fedakâr tarafı ortaya çıkıyor. Köyü tehdit altında olduğunda kendi hayatını riske atması Yi'nin ona bakışını değiştiriyor. Robot karakterler ise oldukça karanlık hikâyenin içerisinde mizah unsuru oluşturuyor. Bazılarıyla ilgili küçük görevler beklenmedik şekilde duygusal sonuçlara ulaşabiliyor. Bu küçük hikâyeler dünyanın daha canlı hissettirmesine yardımcı oluyor. [h2]Nine Sols'un Güçlü ve Zayıf Tarafları[/h2] [b]Güçlü tarafları:[/b] [ol] [li]Son derece başarılı savuşturma tabanlı dövüş sistemi[/li] [li]Harika patron savaşları[/li] [li]Kendine özgü Taoist bilim kurgu sanat tasarımı[/li] [li]Başarılı müzik ve atmosfer[/li] [li]Tepkisel kontroller[/li] [li]Güçlü karakter gelişimi[/li] [li]Beklenenden daha etkileyici hikâye[/li] [li]Farklı oyun tarzlarına izin veren yeşim sistemi[/li] [/ol] [b]Zayıf tarafları:[/b] [ol] [li]Keşif sistemi dövüş kadar güçlü değil[/li] [li]Platform bölümleri daha fazla olabilirdi[/li] [li]Bazı 3D öğeler 2D görsellerle tam uyuşmuyor[/li] [li]Bazı zorluk sıçramaları oldukça sert[/li] [li]Haritadaki birçok sır fazla kolay bulunabiliyor[/li] [/ol] [h2]Nine Sols Kimler İçin Uygun?[/h2] Eğer Sekiro'nun savuşturmasını, Hollow Knight tarzı dünyaları, zor patron savaşlarını, elle çizilmiş grafikleri, karanlık bilim kurgu hikâyelerini ve öğrenmesi zaman alan dövüş sistemlerini seviyorsanız Nine Sols'u mutlaka değerlendirmeniz gereken oyunlardan biri. Ancak ağırlıklı olarak keşif ve platform arıyorsanız beklentinizi biraz daha düşük tutmak gerekiyor. Nine Sols'un önceliği savaş. [h2]Nine Sols Oynamaya Değer mi?[/h2] Bence kesinlikle değer. Nine Sols kusursuz bir Metroidvania değil. Keşif tarafı Hollow Knight kadar güçlü değil. Hareket sistemi bazı rakipleri kadar özgür hissettirmiyor. Görsel derinlik konusunda Ori seviyesinde olmayabilir. Ama dövüş sisteminde kendi sınıfında çok güçlü bir noktada. Savuşturma, iç hasar, Qi, tılsımlar, yeşim taşları ve patron tasarımları birbirini tamamlayan gerçekten başarılı bir sistem oluşturuyor. Daha da önemlisi oyun yalnızca mekanik açıdan başarılı değil. Hikâyesinin sonlarına geldiğinizde Yi'nin yolculuğunun ne kadar iyi planlandığını fark ediyorsunuz. [quote]Nine Sols benim için yalnızca başarılı bir Metroidvania değil; son yıllarda oynanabilecek en tatmin edici 2D dövüş sistemlerinden birine sahip oyunlardan biri.[/quote] Kusurları var. Ama güçlü olduğu alanlarda o kadar iyi ki bu kusurların büyük bölümünü görmezden gelmek kolaylaşıyor. [b]Özellikle Sekiro'nun "rakipten kaçma, saldırının içine gir ve savuştur" felsefesini sevenler için Nine Sols çok güçlü bir öneri.[/b] [h2]TechForum Puanı[/h2] [b]Görsel Tasarım:[/b] 9/10 [b]Müzik ve Ses:[/b] 9/10 [b]Dövüş Sistemi:[/b] 10/10 [b]Patron Tasarımları:[/b] 9.5/10 [b]Keşif:[/b] 7.5/10 [b]Platform Mekanikleri:[/b] 8/10 [b]Hikâye ve Karakterler:[/b] 9/10 [b]Genel Puan: 9/10[/b] [i]Zorlu ancak adil dövüş sistemlerini seviyorsanız Nine Sols kesinlikle şans vermeniz gereken bir oyun.[/i] [quote]Nine Sols'u oynadınız mı? En çok zorlandığınız patron hangisiydi? Sizce savaş sistemi Sekiro ve Hollow Knight gibi oyunlarla kıyaslandığında nasıl?[/quote]
    Beğen
    12
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 878 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • DLSS 5 son günlerde oyun ve teknoloji dünyasının en fazla tartışılan konularından biri haline geldi. Aynı görüntülere bakan kullanıcıların tamamen farklı sonuçlara ulaşması ise tartışmayı yalnızca teknik bir konu olmaktan çıkarıyor.

    Bir taraf DLSS 5'i bilgisayar grafiklerinin geleceği olarak değerlendirirken diğer taraf yapay zekâ destekli görüntü işlemenin oyunların özgün sanat tarzına zarar verebileceğini düşünüyor.

    Aslında iki tarafın da haklı olduğu noktalar var.

    Bu nedenle DLSS 5'i yalnızca "iyi" veya "kötü" şeklinde değerlendirmek yerine teknolojinin ne yaptığını, neyi değiştirdiğini ve hangi noktalarda sorun oluşturabileceğini anlamak daha doğru olacaktır.

    DLSS 5 Nedir ve Önceki DLSS Sürümlerinden Farkı Ne?

    DLSS başlangıçta temel olarak daha düşük çözünürlükte oluşturulan görüntüyü yapay zekâ yardımıyla daha yüksek çözünürlüğe taşımayı amaçlayan bir teknoloji olarak ortaya çıktı.

    İlk yaklaşım kabaca şöyle açıklanabilir:
    Oyunu daha düşük çözünürlükte işleyelim ve eksik görüntü bilgisinin bir bölümünü eğitilmiş yapay zekâ modeli yardımıyla yeniden oluşturalım.
    Ancak DLSS zaman içerisinde yalnızca çözünürlük yükselten bir sistem olmaktan çıktı.

    Yeni nesil DLSS teknolojilerinde;
    1. Görüntü yükseltme
    2. Kare oluşturma
    3. Işın izleme görüntüsünün yeniden yapılandırılması
    4. Gürültü azaltma
    5. Hareket bilgilerinin değerlendirilmesi
    6. Daha gelişmiş nöral görüntü işleme
    gibi farklı teknolojiler birlikte kullanılmaya başladı.

    DLSS 5 ile tartışmanın büyümesinin temel nedeni ise yapay zekânın artık yalnızca görüntüyü büyütmek yerine son görüntünün bazı ayrıntılarının oluşturulmasında daha aktif rol üstlenmesi.

    DLSS 5 Basit Bir Görüntü Filtresi Değil

    DLSS 5 hakkında yapılan en yaygın yorumlardan biri teknolojinin basit bir görüntü filtresi veya sonradan uygulanan görsel efekt olduğu yönünde.

    Ancak çalışma mantığı bundan daha kapsamlı.

    Oyun motoru yalnızca ekranda oluşan son kareyi DLSS sistemine göndermiyor. Sahne hakkında çok daha fazla teknik veri kullanılabiliyor.

    Bunların arasında;
    1. Derinlik bilgileri
    2. Hareket vektörleri
    3. Geometri bilgileri
    4. Yüzey normalleri
    5. Işık kaynakları
    6. Nesnelerin hareket bilgileri
    gibi oyun motorunun sahip olduğu veriler bulunuyor.

    Bu nedenle sistem, sıradan bir fotoğraf filtresinden farklı şekilde çalışıyor.

    Amaç görüntüyü rastgele değiştirmek değil, oyun motorunun sağladığı verileri kullanarak hesaplanması çok maliyetli olabilecek görsel ayrıntıları daha verimli şekilde yeniden oluşturmaktır.

    Neden Bilgisayar Grafiklerinin Geleceği Olabilir?

    Bilgisayar grafikleri uzun yıllardır benzer bir gelişim mantığı izliyor.

    Daha iyi görüntü için;

    daha fazla poligon,

    daha yüksek çözünürlüklü dokular,

    daha fazla ışık kaynağı,

    daha fazla ışın,

    daha yüksek örnekleme

    kullanılıyor.

    Fakat burada önemli bir problem var.

    Görüntü kalitesi yükseldikçe gerekli hesaplama gücü de hızla artıyor.

    Özellikle tam ışın izleme veya Path Tracing gibi yöntemlerde ekran kartının yapması gereken işlem miktarı çok yüksek seviyelere çıkabiliyor.

    Her şeyi hesaplamak gerçekten gerekli mi?

    Burada yeni bir yaklaşım ortaya çıkıyor.

    Eğer yapay zekâ modeli sahnenin nasıl görünmesi gerektiğini yeterince doğru tahmin edebiliyorsa her ışık etkileşimini doğrudan hesaplamak yerine bazı ayrıntılar nöral sistemler yardımıyla oluşturulabilir.
    Bilgisayar artık yalnızca dünyanın nasıl göründüğünü matematiksel olarak hesaplamıyor; aynı zamanda ortaya çıkması gereken görüntüyü yeniden oluşturmaya yardımcı oluyor.
    Bu yaklaşım gelecekte ekran kartlarının yalnızca ham işlem gücüne dayanmak yerine işlem gücünü çok daha verimli kullanmasını sağlayabilir.

    Işın İzleme ve Nöral Görüntü İşleme

    Ray Tracing yani ışın izleme, oyunlarda daha gerçekçi ışıklandırma ve yansımalar oluşturmayı amaçlıyor.

    Ancak kaliteli ışın izleme son derece yüksek hesaplama maliyetine sahip.

    Özellikle Path Tracing kullanıldığında ekran kartının çok sayıda ışık etkileşimini hesaplaması gerekiyor.

    Nöral görüntü işleme burada önemli bir destek sağlayabilir.

    Ekran kartı sahnenin temel fiziksel yapısını hesaplar, yapay zekâ sistemi ise eksik veya düşük örneklenmiş görüntü bilgisini daha kararlı hale getirmeye yardımcı olur.

    Bu yöntem özellikle;
    1. Yansımalar
    2. Gölgeler
    3. Dolaylı aydınlatma
    4. Cilt üzerindeki ışık davranışı
    5. Saç ve kumaş gibi karmaşık yüzeyler
    konusunda önemli avantajlar sağlayabilir.

    Peki DLSS 5 Neden Eleştiriliyor?

    Teknolojinin sunduğu avantajlara rağmen eleştirilerin tamamen haksız olduğunu söylemek mümkün değil.

    DLSS 5'in ilk örneklerinde özellikle karakter yüzleri büyük tartışma oluşturdu.

    Bazı görüntüler daha ayrıntılı ve gerçekçi görünürken karakterlerin orijinal tasarımından farklılaşabildiği görüldü.

    Buradaki problem görüntünün teknik olarak daha kaliteli olup olmamasından farklı.

    Asıl soru şu:
    Daha gerçekçi bir görüntü her zaman daha doğru bir görüntü müdür?
    Cevap her zaman evet değil.

    Sanatsal Tasarım Kaybolabilir mi?

    Oyun geliştiricileri her oyunu fotogerçekçi yapmak zorunda değildir.

    Bazı oyunlarda karakterler, ışıklandırma veya çevre tasarımı bilinçli olarak gerçek dünyadan farklı hazırlanır.

    Örneğin;
    1. Çizgi film tarzı oyunlar
    2. Retro grafik kullanan yapımlar
    3. PS1 dönemini taklit eden korku oyunları
    4. Anime tarzı karakter tasarımları
    5. Özel renk paleti kullanan sanat tasarımları
    gerçekçilikten özellikle uzaklaşabilir.

    Eğer nöral görüntü sistemi her sahneyi daha gerçekçi hale getirmeye çalışırsa geliştiricinin amaçladığı sanat tarzı değişebilir.

    DLSS 5 hakkındaki en ciddi tartışmalardan biri tam olarak burada başlıyor.

    Teknoloji görüntüyü iyileştirirken geliştiricinin sanatsal tercihlerine ne kadar müdahale etmeli?

    Daha Fazla Gerçekçilik Her Zaman Daha İyi Değildir

    Bir karakterin cildi çok gerçekçi hale getirilebilir.

    Işıklandırma kusursuz görünebilir.

    Saçlar ve kıyafetler çok daha ayrıntılı hale gelebilir.

    Ancak karakterin animasyonu eski veya yapay görünüyorsa ortaya farklı bir problem çıkar.

    Tekinsiz Vadi Etkisi

    İnsan beyninin neredeyse gerçek görünen fakat küçük ayrıntılarda doğal olmayan insan benzeri görüntülere karşı duyduğu rahatsızlığa "tekinsiz vadi" etkisi denir.

    Oyunlarda bu durum özellikle karakterlerde ortaya çıkabilir.

    Örneğin bir karakter;

    çok gerçekçi cilde,

    çok iyi ışıklandırmaya,

    gerçekçi gözlere

    sahip olabilir.

    Ancak yüz animasyonu veya vücut hareketleri yeterince doğal değilse görüntü daha etkileyici olmak yerine daha rahatsız edici hale gelebilir.

    DLSS gibi teknolojiler görüntünün bazı bölümlerini çok hızlı şekilde ileri taşırken diğer bölümler aynı seviyede kalırsa bu fark daha görünür hale gelebilir.

    DLSS 5 Kötü Animasyonu Düzeltemez

    DLSS 5'in önemli sınırlarından biri de budur.

    Teknoloji görüntüyü işleyebilir ancak oyunun temel üretim sorunlarını tek başına çözemez.

    Eğer;
    1. Karakter animasyonu kötüyse
    2. Model kalitesi düşükse
    3. Geometri hatalıysa
    4. Sanat tasarımı tutarsızsa
    5. Temel oyun motoru sorunları varsa
    DLSS bunların tamamını ortadan kaldıramaz.

    Hatta bazı durumlarda yüksek kaliteli ışıklandırma düşük kaliteli bir modeli daha görünür hale getirebilir.

    Yapay Zekâ Tartışması DLSS Tartışmasını Etkiliyor

    DLSS 5 hakkındaki tartışmaların yalnızca teknik nedenlerden kaynaklandığını düşünmek de doğru değil.

    Son yıllarda yapay zekâ teknolojileri konusunda oldukça güçlü bir toplumsal tartışma yaşanıyor.

    Bazı kullanıcılar yapay zekâ kullanılan her teknolojiye baştan olumsuz yaklaşabiliyor.

    Fakat burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor.

    Oyun teknolojilerinde otomasyon yeni bir kavram değil.

    Ekran kartları yıllardır;
    1. Gölgeleri hesaplıyor
    2. Dokuları filtreliyor
    3. Yansımaları oluşturuyor
    4. Kenar yumuşatma gerçekleştiriyor
    5. Görüntü yükseltme işlemleri yapıyor
    ve bunların tamamı farklı algoritmalarla otomatik olarak gerçekleşiyor.

    Bu nedenle bir teknolojiyi yalnızca "yapay zekâ kullanıyor" gerekçesiyle değerlendirmek yeterli değil.

    Asıl değerlendirilmesi gereken ortaya çıkan sonuçtur.

    DLSS 5 Geleneksel Render Sistemlerinin Yerini Alacak mı?

    Kısa cevap: Şimdilik hayır.

    DLSS 5'in mantığı geleneksel render sistemini tamamen ortadan kaldırmak değil.

    Oyun motoru yine;

    geometriyi,

    nesne hareketlerini,

    kamerayı,

    temel ışıklandırmayı,

    derinliği

    hesaplamaya devam ediyor.

    Nöral görüntü sistemi ise bu verilerin üzerine ek bir işleme katmanı oluşturuyor.

    Bu nedenle geleceğin grafik sistemlerinin tamamen yapay zekâ tarafından oluşturulan görüntülerden oluşması yerine klasik render teknolojileri ile nöral işlemenin birlikte kullanıldığı hibrit sistemlere dönüşmesi daha olası görünüyor.

    Ham Güç Yerine Akıllı Hesaplama

    Bilgisayar grafiklerinin geçmişinde performans artışının temel yöntemi daha güçlü donanım kullanmaktı.

    Ancak fiziksel ve ekonomik sınırlar nedeniyle sonsuza kadar aynı yöntemle ilerlemek mümkün değil.

    Bu nedenle sektörün önündeki önemli sorulardan biri şu olabilir:
    Daha fazla işlem yapmak yerine mevcut işlem gücünü daha akıllı kullanabilir miyiz?
    DLSS teknolojisinin en önemli yönlerinden biri de burada ortaya çıkıyor.

    Eğer nöral modeller yeterince güvenilir hale gelirse gelecekte grafik kartlarının performansı yalnızca ham hesaplama gücüyle ölçülmeyebilir.

    Yapay zekâ işlem kapasitesi de ekran kartlarının temel performans unsurlarından biri haline gelebilir.

    DLSS 5'in En Büyük Riski Nedir?

    Bence en önemli risk görüntü kalitesinden çok kontrol meselesidir.

    Geliştiricinin teknolojinin hangi sahnelere ve hangi yoğunlukta uygulanacağını kontrol edebilmesi gerekir.

    Örneğin bir oyunda;

    karakter yüzlerine düşük seviyede,

    çevre ışıklandırmasına yüksek seviyede,

    saç ve kumaşlara orta seviyede

    nöral işlem uygulanmak istenebilir.

    Bu kontrol geliştiricinin elinde olmazsa oyunların sanat tarzlarında beklenmeyen değişiklikler oluşabilir.

    Bu nedenle teknolojinin başarısını yalnızca NVIDIA değil, oyun geliştiricilerine sunulan araçlar da belirleyecek.

    Eleştiri Neden Önemli?

    Yeni teknolojilerin eleştirilmesi kötü bir şey değildir.

    Tam tersine, kullanıcıların ve geliştiricilerin gösterdiği sorunlar teknolojinin gelişmesine yardımcı olabilir.

    DLSS 5 için de özellikle şu alanların dikkatle takip edilmesi gerekiyor:
    1. Karakter yüzlerinin korunması
    2. Orijinal sanat tarzına sadakat
    3. Hareket sırasında görüntü kararlılığı
    4. Görüntüde yapay ayrıntı oluşmaması
    5. Performans maliyeti
    6. Geliştirici kontrol seçenekleri
    Bir teknolojiyi eleştirmek ile teknolojinin tamamını reddetmek aynı şey değildir.

    DLSS 5 Devrim mi, Yoksa Fazla Abartılıyor mu?

    Şu anda kesin bir cevap vermek için erken.

    DLSS 5 gerçekten bilgisayar grafiklerinin önemli bir dönüşümünün başlangıcı olabilir.

    Fakat bunun gerçekleşmesi için teknolojinin;

    tutarlı,

    performanslı,

    kontrol edilebilir,

    sanat tasarımına saygılı

    ve farklı oyun türlerine uyarlanabilir

    hale gelmesi gerekiyor.

    Aksi halde belirli oyunlarda kullanılan ilginç bir grafik özelliği olarak da kalabilir.

    Asıl Cevap İki Uçta da Değil

    DLSS 5 tartışmasında iki güçlü görüş bulunuyor.

    Bir grup teknolojinin bilgisayar grafiklerinde devrim yaratacağını düşünüyor.

    Diğer grup ise yapay zekânın oyunların sanatsal kimliğini bozacağından endişe ediyor.

    Ancak gerçek muhtemelen bu iki görüşün arasında.
    DLSS 5 oldukça etkileyici bir teknoloji olabilir; fakat aynı zamanda çözülmesi gereken ciddi teknik ve sanatsal sorunlara sahip olabilir.
    Bir teknolojiyi değerlendirmek için mutlaka tamamen desteklemek veya tamamen karşı çıkmak gerekmiyor.

    Teknolojinin iyi yaptığı şeyleri kabul ederken eksiklerini eleştirmek mümkün.

    Bilgisayar Grafiklerinde Yeni Bir Dönem Başlıyor Olabilir

    DLSS 5'in en önemli tarafı yalnızca oyunları daha güzel göstermesi değil.

    Asıl önemli değişim bilgisayar grafiklerinin oluşturulma yönteminde yaşanabilir.

    Bugüne kadar ekran kartları sahnenin nasıl görünmesi gerektiğini büyük ölçüde doğrudan hesapladı.

    Yeni yaklaşımda ise geleneksel render sistemlerinin yanına sahnenin son görüntüsünü yeniden oluşturmaya yardımcı olan nöral modeller ekleniyor.

    Bu yaklaşım başarılı olursa gelecekte oyun grafikleri yalnızca daha güçlü ekran kartları sayesinde değil, daha akıllı görüntü işleme yöntemleri sayesinde de gelişebilir.

    Ancak teknolojinin gerçek başarısını sunum videoları değil, farklı oyunlarda elde edilen sonuçlar belirleyecek.

    Bugün için en mantıklı yaklaşım DLSS 5'i ne koşulsuz biçimde övmek ne de tamamen reddetmek. Teknolojinin gelişimini, performansını ve oyunların özgün sanat tasarımlarına etkisini takip etmek çok daha sağlıklı görünüyor.

    Siz DLSS 5 hakkında ne düşünüyorsunuz? Nöral görüntü işleme bilgisayar grafiklerinin geleceği olabilir mi, yoksa oyunların özgün görsel tasarımına gereğinden fazla mı müdahale ediyor?
    DLSS 5 son günlerde oyun ve teknoloji dünyasının en fazla tartışılan konularından biri haline geldi. Aynı görüntülere bakan kullanıcıların tamamen farklı sonuçlara ulaşması ise tartışmayı yalnızca teknik bir konu olmaktan çıkarıyor. Bir taraf DLSS 5'i bilgisayar grafiklerinin geleceği olarak değerlendirirken diğer taraf yapay zekâ destekli görüntü işlemenin oyunların özgün sanat tarzına zarar verebileceğini düşünüyor. Aslında iki tarafın da haklı olduğu noktalar var. Bu nedenle DLSS 5'i yalnızca "iyi" veya "kötü" şeklinde değerlendirmek yerine teknolojinin ne yaptığını, neyi değiştirdiğini ve hangi noktalarda sorun oluşturabileceğini anlamak daha doğru olacaktır. [h2]DLSS 5 Nedir ve Önceki DLSS Sürümlerinden Farkı Ne?[/h2] DLSS başlangıçta temel olarak daha düşük çözünürlükte oluşturulan görüntüyü yapay zekâ yardımıyla daha yüksek çözünürlüğe taşımayı amaçlayan bir teknoloji olarak ortaya çıktı. İlk yaklaşım kabaca şöyle açıklanabilir: [quote]Oyunu daha düşük çözünürlükte işleyelim ve eksik görüntü bilgisinin bir bölümünü eğitilmiş yapay zekâ modeli yardımıyla yeniden oluşturalım.[/quote] Ancak DLSS zaman içerisinde yalnızca çözünürlük yükselten bir sistem olmaktan çıktı. Yeni nesil DLSS teknolojilerinde; [ol] [li]Görüntü yükseltme[/li] [li]Kare oluşturma[/li] [li]Işın izleme görüntüsünün yeniden yapılandırılması[/li] [li]Gürültü azaltma[/li] [li]Hareket bilgilerinin değerlendirilmesi[/li] [li]Daha gelişmiş nöral görüntü işleme[/li] [/ol] gibi farklı teknolojiler birlikte kullanılmaya başladı. DLSS 5 ile tartışmanın büyümesinin temel nedeni ise yapay zekânın artık yalnızca görüntüyü büyütmek yerine son görüntünün bazı ayrıntılarının oluşturulmasında daha aktif rol üstlenmesi. [h2]DLSS 5 Basit Bir Görüntü Filtresi Değil[/h2] DLSS 5 hakkında yapılan en yaygın yorumlardan biri teknolojinin basit bir görüntü filtresi veya sonradan uygulanan görsel efekt olduğu yönünde. Ancak çalışma mantığı bundan daha kapsamlı. Oyun motoru yalnızca ekranda oluşan son kareyi DLSS sistemine göndermiyor. Sahne hakkında çok daha fazla teknik veri kullanılabiliyor. Bunların arasında; [ol] [li]Derinlik bilgileri[/li] [li]Hareket vektörleri[/li] [li]Geometri bilgileri[/li] [li]Yüzey normalleri[/li] [li]Işık kaynakları[/li] [li]Nesnelerin hareket bilgileri[/li] [/ol] gibi oyun motorunun sahip olduğu veriler bulunuyor. Bu nedenle sistem, sıradan bir fotoğraf filtresinden farklı şekilde çalışıyor. [b]Amaç görüntüyü rastgele değiştirmek değil, oyun motorunun sağladığı verileri kullanarak hesaplanması çok maliyetli olabilecek görsel ayrıntıları daha verimli şekilde yeniden oluşturmaktır.[/b] [h2]Neden Bilgisayar Grafiklerinin Geleceği Olabilir?[/h2] Bilgisayar grafikleri uzun yıllardır benzer bir gelişim mantığı izliyor. Daha iyi görüntü için; daha fazla poligon, daha yüksek çözünürlüklü dokular, daha fazla ışık kaynağı, daha fazla ışın, daha yüksek örnekleme kullanılıyor. Fakat burada önemli bir problem var. Görüntü kalitesi yükseldikçe gerekli hesaplama gücü de hızla artıyor. Özellikle tam ışın izleme veya Path Tracing gibi yöntemlerde ekran kartının yapması gereken işlem miktarı çok yüksek seviyelere çıkabiliyor. [h3]Her şeyi hesaplamak gerçekten gerekli mi?[/h3] Burada yeni bir yaklaşım ortaya çıkıyor. Eğer yapay zekâ modeli sahnenin nasıl görünmesi gerektiğini yeterince doğru tahmin edebiliyorsa her ışık etkileşimini doğrudan hesaplamak yerine bazı ayrıntılar nöral sistemler yardımıyla oluşturulabilir. [quote]Bilgisayar artık yalnızca dünyanın nasıl göründüğünü matematiksel olarak hesaplamıyor; aynı zamanda ortaya çıkması gereken görüntüyü yeniden oluşturmaya yardımcı oluyor.[/quote] Bu yaklaşım gelecekte ekran kartlarının yalnızca ham işlem gücüne dayanmak yerine işlem gücünü çok daha verimli kullanmasını sağlayabilir. [h2]Işın İzleme ve Nöral Görüntü İşleme[/h2] Ray Tracing yani ışın izleme, oyunlarda daha gerçekçi ışıklandırma ve yansımalar oluşturmayı amaçlıyor. Ancak kaliteli ışın izleme son derece yüksek hesaplama maliyetine sahip. Özellikle Path Tracing kullanıldığında ekran kartının çok sayıda ışık etkileşimini hesaplaması gerekiyor. Nöral görüntü işleme burada önemli bir destek sağlayabilir. Ekran kartı sahnenin temel fiziksel yapısını hesaplar, yapay zekâ sistemi ise eksik veya düşük örneklenmiş görüntü bilgisini daha kararlı hale getirmeye yardımcı olur. Bu yöntem özellikle; [ol] [li]Yansımalar[/li] [li]Gölgeler[/li] [li]Dolaylı aydınlatma[/li] [li]Cilt üzerindeki ışık davranışı[/li] [li]Saç ve kumaş gibi karmaşık yüzeyler[/li] [/ol] konusunda önemli avantajlar sağlayabilir. [h2]Peki DLSS 5 Neden Eleştiriliyor?[/h2] Teknolojinin sunduğu avantajlara rağmen eleştirilerin tamamen haksız olduğunu söylemek mümkün değil. DLSS 5'in ilk örneklerinde özellikle karakter yüzleri büyük tartışma oluşturdu. Bazı görüntüler daha ayrıntılı ve gerçekçi görünürken karakterlerin orijinal tasarımından farklılaşabildiği görüldü. Buradaki problem görüntünün teknik olarak daha kaliteli olup olmamasından farklı. Asıl soru şu: [quote]Daha gerçekçi bir görüntü her zaman daha doğru bir görüntü müdür?[/quote] Cevap her zaman evet değil. [h2]Sanatsal Tasarım Kaybolabilir mi?[/h2] Oyun geliştiricileri her oyunu fotogerçekçi yapmak zorunda değildir. Bazı oyunlarda karakterler, ışıklandırma veya çevre tasarımı bilinçli olarak gerçek dünyadan farklı hazırlanır. Örneğin; [ol] [li]Çizgi film tarzı oyunlar[/li] [li]Retro grafik kullanan yapımlar[/li] [li]PS1 dönemini taklit eden korku oyunları[/li] [li]Anime tarzı karakter tasarımları[/li] [li]Özel renk paleti kullanan sanat tasarımları[/li] [/ol] gerçekçilikten özellikle uzaklaşabilir. Eğer nöral görüntü sistemi her sahneyi daha gerçekçi hale getirmeye çalışırsa geliştiricinin amaçladığı sanat tarzı değişebilir. [b]DLSS 5 hakkındaki en ciddi tartışmalardan biri tam olarak burada başlıyor.[/b] Teknoloji görüntüyü iyileştirirken geliştiricinin sanatsal tercihlerine ne kadar müdahale etmeli? [h2]Daha Fazla Gerçekçilik Her Zaman Daha İyi Değildir[/h2] Bir karakterin cildi çok gerçekçi hale getirilebilir. Işıklandırma kusursuz görünebilir. Saçlar ve kıyafetler çok daha ayrıntılı hale gelebilir. Ancak karakterin animasyonu eski veya yapay görünüyorsa ortaya farklı bir problem çıkar. [h3]Tekinsiz Vadi Etkisi[/h3] İnsan beyninin neredeyse gerçek görünen fakat küçük ayrıntılarda doğal olmayan insan benzeri görüntülere karşı duyduğu rahatsızlığa "tekinsiz vadi" etkisi denir. Oyunlarda bu durum özellikle karakterlerde ortaya çıkabilir. Örneğin bir karakter; çok gerçekçi cilde, çok iyi ışıklandırmaya, gerçekçi gözlere sahip olabilir. Ancak yüz animasyonu veya vücut hareketleri yeterince doğal değilse görüntü daha etkileyici olmak yerine daha rahatsız edici hale gelebilir. DLSS gibi teknolojiler görüntünün bazı bölümlerini çok hızlı şekilde ileri taşırken diğer bölümler aynı seviyede kalırsa bu fark daha görünür hale gelebilir. [h2]DLSS 5 Kötü Animasyonu Düzeltemez[/h2] DLSS 5'in önemli sınırlarından biri de budur. Teknoloji görüntüyü işleyebilir ancak oyunun temel üretim sorunlarını tek başına çözemez. Eğer; [ol] [li]Karakter animasyonu kötüyse[/li] [li]Model kalitesi düşükse[/li] [li]Geometri hatalıysa[/li] [li]Sanat tasarımı tutarsızsa[/li] [li]Temel oyun motoru sorunları varsa[/li] [/ol] DLSS bunların tamamını ortadan kaldıramaz. Hatta bazı durumlarda yüksek kaliteli ışıklandırma düşük kaliteli bir modeli daha görünür hale getirebilir. [h2]Yapay Zekâ Tartışması DLSS Tartışmasını Etkiliyor[/h2] DLSS 5 hakkındaki tartışmaların yalnızca teknik nedenlerden kaynaklandığını düşünmek de doğru değil. Son yıllarda yapay zekâ teknolojileri konusunda oldukça güçlü bir toplumsal tartışma yaşanıyor. Bazı kullanıcılar yapay zekâ kullanılan her teknolojiye baştan olumsuz yaklaşabiliyor. Fakat burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor. Oyun teknolojilerinde otomasyon yeni bir kavram değil. Ekran kartları yıllardır; [ol] [li]Gölgeleri hesaplıyor[/li] [li]Dokuları filtreliyor[/li] [li]Yansımaları oluşturuyor[/li] [li]Kenar yumuşatma gerçekleştiriyor[/li] [li]Görüntü yükseltme işlemleri yapıyor[/li] [/ol] ve bunların tamamı farklı algoritmalarla otomatik olarak gerçekleşiyor. Bu nedenle bir teknolojiyi yalnızca "yapay zekâ kullanıyor" gerekçesiyle değerlendirmek yeterli değil. Asıl değerlendirilmesi gereken ortaya çıkan sonuçtur. [h2]DLSS 5 Geleneksel Render Sistemlerinin Yerini Alacak mı?[/h2] Kısa cevap: Şimdilik hayır. DLSS 5'in mantığı geleneksel render sistemini tamamen ortadan kaldırmak değil. Oyun motoru yine; geometriyi, nesne hareketlerini, kamerayı, temel ışıklandırmayı, derinliği hesaplamaya devam ediyor. Nöral görüntü sistemi ise bu verilerin üzerine ek bir işleme katmanı oluşturuyor. Bu nedenle geleceğin grafik sistemlerinin tamamen yapay zekâ tarafından oluşturulan görüntülerden oluşması yerine klasik render teknolojileri ile nöral işlemenin birlikte kullanıldığı hibrit sistemlere dönüşmesi daha olası görünüyor. [h2]Ham Güç Yerine Akıllı Hesaplama[/h2] Bilgisayar grafiklerinin geçmişinde performans artışının temel yöntemi daha güçlü donanım kullanmaktı. Ancak fiziksel ve ekonomik sınırlar nedeniyle sonsuza kadar aynı yöntemle ilerlemek mümkün değil. Bu nedenle sektörün önündeki önemli sorulardan biri şu olabilir: [quote]Daha fazla işlem yapmak yerine mevcut işlem gücünü daha akıllı kullanabilir miyiz?[/quote] DLSS teknolojisinin en önemli yönlerinden biri de burada ortaya çıkıyor. Eğer nöral modeller yeterince güvenilir hale gelirse gelecekte grafik kartlarının performansı yalnızca ham hesaplama gücüyle ölçülmeyebilir. Yapay zekâ işlem kapasitesi de ekran kartlarının temel performans unsurlarından biri haline gelebilir. [h2]DLSS 5'in En Büyük Riski Nedir?[/h2] Bence en önemli risk görüntü kalitesinden çok kontrol meselesidir. Geliştiricinin teknolojinin hangi sahnelere ve hangi yoğunlukta uygulanacağını kontrol edebilmesi gerekir. Örneğin bir oyunda; karakter yüzlerine düşük seviyede, çevre ışıklandırmasına yüksek seviyede, saç ve kumaşlara orta seviyede nöral işlem uygulanmak istenebilir. Bu kontrol geliştiricinin elinde olmazsa oyunların sanat tarzlarında beklenmeyen değişiklikler oluşabilir. Bu nedenle teknolojinin başarısını yalnızca NVIDIA değil, oyun geliştiricilerine sunulan araçlar da belirleyecek. [h2]Eleştiri Neden Önemli?[/h2] Yeni teknolojilerin eleştirilmesi kötü bir şey değildir. Tam tersine, kullanıcıların ve geliştiricilerin gösterdiği sorunlar teknolojinin gelişmesine yardımcı olabilir. DLSS 5 için de özellikle şu alanların dikkatle takip edilmesi gerekiyor: [ol] [li]Karakter yüzlerinin korunması[/li] [li]Orijinal sanat tarzına sadakat[/li] [li]Hareket sırasında görüntü kararlılığı[/li] [li]Görüntüde yapay ayrıntı oluşmaması[/li] [li]Performans maliyeti[/li] [li]Geliştirici kontrol seçenekleri[/li] [/ol] [b]Bir teknolojiyi eleştirmek ile teknolojinin tamamını reddetmek aynı şey değildir.[/b] [h2]DLSS 5 Devrim mi, Yoksa Fazla Abartılıyor mu?[/h2] Şu anda kesin bir cevap vermek için erken. DLSS 5 gerçekten bilgisayar grafiklerinin önemli bir dönüşümünün başlangıcı olabilir. Fakat bunun gerçekleşmesi için teknolojinin; tutarlı, performanslı, kontrol edilebilir, sanat tasarımına saygılı ve farklı oyun türlerine uyarlanabilir hale gelmesi gerekiyor. Aksi halde belirli oyunlarda kullanılan ilginç bir grafik özelliği olarak da kalabilir. [h2]Asıl Cevap İki Uçta da Değil[/h2] DLSS 5 tartışmasında iki güçlü görüş bulunuyor. Bir grup teknolojinin bilgisayar grafiklerinde devrim yaratacağını düşünüyor. Diğer grup ise yapay zekânın oyunların sanatsal kimliğini bozacağından endişe ediyor. Ancak gerçek muhtemelen bu iki görüşün arasında. [quote]DLSS 5 oldukça etkileyici bir teknoloji olabilir; fakat aynı zamanda çözülmesi gereken ciddi teknik ve sanatsal sorunlara sahip olabilir.[/quote] Bir teknolojiyi değerlendirmek için mutlaka tamamen desteklemek veya tamamen karşı çıkmak gerekmiyor. Teknolojinin iyi yaptığı şeyleri kabul ederken eksiklerini eleştirmek mümkün. [h2]Bilgisayar Grafiklerinde Yeni Bir Dönem Başlıyor Olabilir[/h2] DLSS 5'in en önemli tarafı yalnızca oyunları daha güzel göstermesi değil. Asıl önemli değişim bilgisayar grafiklerinin oluşturulma yönteminde yaşanabilir. Bugüne kadar ekran kartları sahnenin nasıl görünmesi gerektiğini büyük ölçüde doğrudan hesapladı. Yeni yaklaşımda ise geleneksel render sistemlerinin yanına sahnenin son görüntüsünü yeniden oluşturmaya yardımcı olan nöral modeller ekleniyor. Bu yaklaşım başarılı olursa gelecekte oyun grafikleri yalnızca daha güçlü ekran kartları sayesinde değil, daha akıllı görüntü işleme yöntemleri sayesinde de gelişebilir. Ancak teknolojinin gerçek başarısını sunum videoları değil, farklı oyunlarda elde edilen sonuçlar belirleyecek. [i]Bugün için en mantıklı yaklaşım DLSS 5'i ne koşulsuz biçimde övmek ne de tamamen reddetmek. Teknolojinin gelişimini, performansını ve oyunların özgün sanat tasarımlarına etkisini takip etmek çok daha sağlıklı görünüyor.[/i] [b]Siz DLSS 5 hakkında ne düşünüyorsunuz? Nöral görüntü işleme bilgisayar grafiklerinin geleceği olabilir mi, yoksa oyunların özgün görsel tasarımına gereğinden fazla mı müdahale ediyor?[/b]
    Beğen
    10
    2 Cevaplar 0 Paylaşımlar 460 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Bilgisayar masası nasıl seçilir?
    Çoğumuz için bilgisayar masası, her gün saatlerce vakit geçirdiğimiz bir çalışma alanı haline geldi. Bu alanın rahatlığı ve konforu sadece verimliliğimizi değil, bazen sağlığımızı bile belirliyor. Bu durum, masa tablasının yüksekliği, klavye tablasının varlığı ve ek bağlantı noktaları ve prizler gibi faktörlerden etkilenebilir. Elbette, bilgisayar için özel olarak tasarlanmış bir masa daha iyi performans gösterecektir, bu nedenle birini seçerken hangi hususları göz önünde bulundurmamız gerektiğini ele alalım.

    Bilgisayar masası çeşitleri

    Geleneksel olarak, tüm bilgisayar masaları iki büyük kategoriye ayrılabilir.


    Bilgisayar ofis masaları genellikle bilgisayar çalışmaları için özel olarak tasarlanmıştır. Bununla birlikte, oyun oynamak da nispeten rahat olabilir. Bu masalar genellikle çalışma alanının ergonomisine önem verir kağıtlar, klavyeler, çekmeceler veya hatta ayaklıklar için raflar içerirler. Bu masalar ayrıca sade ve çok yönlü bir tasarıma sahiptir.

    Oyun masaları, oyunculara yönelik ve öncelikle oyun oynamak için tasarlanmış modellerdir . Genellikle raf veya çekmeceleri yoktur, asıl odak noktası estetiktir. Bu parlak, iddialı masalar oyun koltuklarıyla uyumludur; bazı modellerde RGB aydınlatma, özel çalışma yüzeyi kaplamaları ve doğrudan masa üstünde ek bağlantı noktaları bulunur.


    Şekil faktörü
    Masalar, iç mekandaki belirli bir alana daha iyi uyum sağlamak için farklı şekillerde olabilir:

    Düz masaların standart, düz bir masa tablası vardır. Bu formatta masalar duvara yaslanarak yerleştirilir.

    Köşe üniteleri, yerden tasarruf sağlamak amacıyla bir köşeye monte edilmek üzere tasarlanmıştır. Daha küçük odalar için tek çözüm olabilirler.

    Kombine masalar, önceki iki form faktörünü birleştiren masalardır. Genellikle, birden fazla çalışma alanına veya daha büyük bir masa üstü yüzeyine ihtiyaç duyulan çalışma alanlarının bir uzantısı olarak kullanılırlar.

    Her bilgisayar masası modelinde, ergonomiyi iyileştirmek ve çalışmayı daha konforlu hale getirmek için tasarlanmış küçük çözümler bulunmaktadır.

    Masa üstü yüksekliği
    Çoğu bilgisayar masasının masa tablası yüksekliği, yerden yaklaşık 75 cm yükseklikte standart bir seviyededir; bu çoğu insan için rahattır. Kişinin boyuna ve sandalyesinin yükseklik ayarına bağlı olarak, 80 cm'den daha yüksek masalar da düşünülebilir. 80 cm'den daha yüksek masalar genellikle ayakta çalışma için tasarlanmıştır. Masa tablasının yüksekliği, doğru duruş için sandalyenin kendisi kadar önemlidir.

    Tezgahın derinliği ve genişliği
    Burada herkes kendi ihtiyaçlarına en uygun masa boyutunu seçiyor. Standart bir çalışma masasının yaklaşık 120 x 70 cm olduğunu hatırlamak önemlidir bundan çok daha küçük herhangi bir masa yetişkin biri için dar gelebilir. Öte yandan, hantal ve derin bir masa odada çok değerli yer kaplayacaktır. Rehber olarak, önerilen 50 cm'lik göz ve monitör mesafesini kullanabilir ve oradan çalışabilirsiniz.

    Klavye rafı
    Genellikle ofis bilgisayar masalarında bulunan bu tasarım, yerden tasarruf sağlar ve evrak işleri için alan açar. Çalışma için kullanışlı olsa da, genellikle klavye kullanım konforunu azaltır genellikle çok alçakta konumlandırılır ve yazarken dirseklerin gövdeye yakın olmasına neden olarak sırtı zorlar. Bu tasarım oyun masalarında nadiren kullanılır.

    Ek raflar
    Raflar öncelikle ofis bilgisayar masalarının bir özelliği olsa da, sadece kağıtlar ve ofis ekipmanları için değil, örneğin bir ses sistemi veya diğer çevre birimleri için de kullanılabilirler. Raflar masa üstünün altına veya üstüne yerleştirilebilir ancak bu durumda masanın görünümü estetik açıdan önemli ölçüde bozulabilir.

    Bilgisayarınızı masa tablasının altına yerleştirmenizi sağlayan sistem ünitesi rafından bahsetmekte fayda var; bu raf genellikle ofis masalarında bulunur, ancak oyun masalarında daha az rastlanır.

    Masa üstündeki oyuk
    Her tür masada bulunan ve genellikle oyun masalarında kullanılan yamuk şeklindeki çentik, ellerinizi doğru konumlandırmanıza ve yorgunluğu ve karpal tünel sendromunu önlemenize yardımcı olur.

    Kutular
    Bu özellik, ofis masaları için oldukça kullanışlıdır kağıtları düzenlemenize ve çalışma alanını düzenli ve estetik açıdan hoş hale getirmenize olanak tanır.

    Komidin
    Bazı modellerde çekmeceler ayrı bir dolap halinde birleştirilmiştir bu, bazıları için iyi bir çözüm olabilir. Çalışma veya ofis için bir masa seçiyorsanız, bunu göz önünde bulundurmaya değer.

    Masa tablası kalınlığı
    Özellikle ağır ofis ekipmanları veya hoparlörler içeriyorsa, bir masanın üzerindeki yük oldukça önemli olabilir. 1,5 cm'den daha ince yonga levhalar bu durum için yeterli olmayabilir. Masa tablasına ağır bir yük koymayı planlıyorsanız, en az 2 cm kalınlığında modelleri tercih etmeniz daha iyi olur.

    Bilgisayar masası çok sayıda kablo gerektirir. Bu kablolar, masa tablasının altında bunları gizlemek için özel kablo kutuları yoksa genellikle gelişigüzel bir şekilde düzenlenmek zorunda kalır. Ayrıca, bu kutulara uzatma kablosu veya aşırı gerilim koruyucu yerleştirme imkanının olması da önemlidir.

    Kablo kanalları
    Kablo yönetimi de büyük ölçüde basitleştirilmiştir monitörden ve tüm çevre birimlerinden gelen kablolar, masa tablasındaki özel bir delikten geçirilebilir. Bu, masanın duvara tamamen yaslanmasını sağlayarak kablolar için boşluk bırakmaz ve çalışma alanının görünümünü de iyileştirir.

    Üretim malzemesi
    Bilgisayar masası modelinin seçimi büyük ölçüde yapıldığı malzemelere bağlıdır hem dayanıklılık özellikleri hem de tasarım ve dış estetik açısından farklılıklar vardır.

    Masa tablası şunlardan yapılabilir.

    1. Sunta veya lamine sunta, hemen hemen tüm masalarda bir şekilde kullanılan en popüler ve ucuz seçenektir, ancak nem ve rutubete karşı hassastır.
    2. MDF biraz daha sağlam ve dayanıklı bir malzemedir, ancak aynı zamanda daha pahalı ve daha ağırdır.
    3. Plastik veya cam, dayanıklılık açısından iyidir ve genellikle estetik açıdan hoş görünürler, ancak her birinin kendine özgü performans özellikleri vardır. Örneğin, plastik çizilebilirken, cam darbelere karşı hassastır.
    4. Masa üstü yüzey kaplamaları da çeşitlilik gösterebilir oyun masalarında genellikle aşınma direncini artırmak için karbon fiber film veya benzeri malzemeler kullanılır ve bunlar MDF veya sunta tabana yapıştırılır. Bu masaların çizilmesi zordur, bu da özellikle oyuncular için önemlidir.
    5. Masa iskeleti de aynı ahşap esaslı malzemelerden yapılabilir bu durum genellikle ofis bilgisayar masaları için geçerlidir. Bununla birlikte, ağır hizmet tipi masalar için metal iskeletli masalar daha iyi bir seçimdir; bu durum neredeyse tüm oyun masaları ve tasarım ve estetik çekiciliğe önem veren birçok masa için geçerlidir.
    Yükseklik ayarı
    Oturarak yapılan işler genellikle saatlerce bilgisayar başında hareketsiz kalmayı içerdiğinden, bu durum zamanla fiziksel hareketsizlik, kötü duruş ve sırt problemleri gibi olumsuz sağlık sonuçlarına yol açabilir. Bunu önlemek için, ayakta çalışmanıza olanak tanıyan, yüksekliği ayarlanabilir özel masalar mevcuttur. Duruşunuzu periyodik olarak değiştirerek, iyi bir fiziksel formda kalabilir ve sağlık sorunlarından kaçınabilirsiniz.

    Yükseklik ayarlama türüne göre bu tür masalar iki gruba ayrılabilir.

    Mekanik yükseklik ayarı. Bu masa modellerinde yükseklik, masa tablasının manuel olarak kaldırılıp raylar boyunca sabitlenmesini gerektiren gizli bir şekilde veya çevrilmesi gereken bir kol mekanizmasıyla ayarlanabilir. Her iki yöntem de biraz zaman ve fiziksel çaba gerektirir ve bu da zamanla kişinin bu özelliği kullanma yeteneğini kaybetmesine yol açabilir. Bununla birlikte, bu masalar elektrik motoru içermediği için daha ucuzdur.

    Otomatik ayarlama. Bu, bir düğmeye basıldığında masa tablasını istenen yüksekliğe kaldıran elektrikli tahrik sistemlerini içerir. En gelişmiş modeller ayrıca birden fazla masa tablası konumunu hafızaya alarak hızlı geri çağırmaya olanak tanır. Bu ayarlama yöntemi en kullanışlı olanıdır, ancak masanın maliyetini önemli ölçüde artırır.

    Tezgah üzerindeki prizler ve elektrik çıkışları
    Elbette, bir bilgisayar masasında ekstra priz veya bağlantı noktalarının olması, özellikle de masa üstünde uygun bir konumda bulunmaları durumunda harika bir avantajdır. Bu modeller, örneğin masa ile birlikte bir USB hub da elde edeceğiniz için, kullanım kolaylığı açısından belirgin bir avantaj sunmaktadır.

    Tasarım
    Çalışma veya oyun alanının görünümü herkes için önemlidir. Burada da her şeyde olduğu gibi aynı kural geçerlidir. Bir masa ne kadar estetik açıdan hoş görünürse, o kadar pahalı olma eğilimindedir. Özel malzemeler, kaplamalar, çelik çerçeve veya cam masa tablası bunların hepsi tasarım açısından çekici olacaktır, ancak standart bir sunta masaya göre daha pahalı olacaktır. Masanın özgünlüğü, bazı modellerde bulunan RGB aydınlatma ile vurgulanabilir.
    Çoğumuz için bilgisayar masası, her gün saatlerce vakit geçirdiğimiz bir çalışma alanı haline geldi. Bu alanın rahatlığı ve konforu sadece verimliliğimizi değil, bazen sağlığımızı bile belirliyor. Bu durum, masa tablasının yüksekliği, klavye tablasının varlığı ve ek bağlantı noktaları ve prizler gibi faktörlerden etkilenebilir. Elbette, bilgisayar için özel olarak tasarlanmış bir masa daha iyi performans gösterecektir, bu nedenle birini seçerken hangi hususları göz önünde bulundurmamız gerektiğini ele alalım. [h3]Bilgisayar masası çeşitleri[/h3] [b]Geleneksel olarak, tüm bilgisayar masaları iki büyük kategoriye ayrılabilir. [/b] Bilgisayar ofis masaları genellikle bilgisayar çalışmaları için özel olarak tasarlanmıştır. Bununla birlikte, oyun oynamak da nispeten rahat olabilir. Bu masalar genellikle çalışma alanının ergonomisine önem verir kağıtlar, klavyeler, çekmeceler veya hatta ayaklıklar için raflar içerirler. Bu masalar ayrıca sade ve çok yönlü bir tasarıma sahiptir. Oyun masaları, oyunculara yönelik ve öncelikle oyun oynamak için tasarlanmış modellerdir . Genellikle raf veya çekmeceleri yoktur, asıl odak noktası estetiktir. Bu parlak, iddialı masalar oyun koltuklarıyla uyumludur; bazı modellerde RGB aydınlatma, özel çalışma yüzeyi kaplamaları ve doğrudan masa üstünde ek bağlantı noktaları bulunur. [b]Şekil faktörü [/b]Masalar, iç mekandaki belirli bir alana daha iyi uyum sağlamak için farklı şekillerde olabilir: Düz masaların standart, düz bir masa tablası vardır. Bu formatta masalar duvara yaslanarak yerleştirilir. Köşe üniteleri, yerden tasarruf sağlamak amacıyla bir köşeye monte edilmek üzere tasarlanmıştır. Daha küçük odalar için tek çözüm olabilirler. Kombine masalar, önceki iki form faktörünü birleştiren masalardır. Genellikle, birden fazla çalışma alanına veya daha büyük bir masa üstü yüzeyine ihtiyaç duyulan çalışma alanlarının bir uzantısı olarak kullanılırlar. Her bilgisayar masası modelinde, ergonomiyi iyileştirmek ve çalışmayı daha konforlu hale getirmek için tasarlanmış küçük çözümler bulunmaktadır. [b]Masa üstü yüksekliği [/b]Çoğu bilgisayar masasının masa tablası yüksekliği, yerden yaklaşık 75 cm yükseklikte standart bir seviyededir; bu çoğu insan için rahattır. Kişinin boyuna ve sandalyesinin yükseklik ayarına bağlı olarak, 80 cm'den daha yüksek masalar da düşünülebilir. 80 cm'den daha yüksek masalar genellikle ayakta çalışma için tasarlanmıştır. Masa tablasının yüksekliği, doğru duruş için sandalyenin kendisi kadar önemlidir. [b]Tezgahın derinliği ve genişliği [/b]Burada herkes kendi ihtiyaçlarına en uygun masa boyutunu seçiyor. Standart bir çalışma masasının yaklaşık 120 x 70 cm olduğunu hatırlamak önemlidir bundan çok daha küçük herhangi bir masa yetişkin biri için dar gelebilir. Öte yandan, hantal ve derin bir masa odada çok değerli yer kaplayacaktır. Rehber olarak, önerilen 50 cm'lik göz ve monitör mesafesini kullanabilir ve oradan çalışabilirsiniz. [b]Klavye rafı [/b]Genellikle ofis bilgisayar masalarında bulunan bu tasarım, yerden tasarruf sağlar ve evrak işleri için alan açar. Çalışma için kullanışlı olsa da, genellikle klavye kullanım konforunu azaltır genellikle çok alçakta konumlandırılır ve yazarken dirseklerin gövdeye yakın olmasına neden olarak sırtı zorlar. Bu tasarım oyun masalarında nadiren kullanılır. [b]Ek raflar [/b]Raflar öncelikle ofis bilgisayar masalarının bir özelliği olsa da, sadece kağıtlar ve ofis ekipmanları için değil, örneğin bir ses sistemi veya diğer çevre birimleri için de kullanılabilirler. Raflar masa üstünün altına veya üstüne yerleştirilebilir ancak bu durumda masanın görünümü estetik açıdan önemli ölçüde bozulabilir. Bilgisayarınızı masa tablasının altına yerleştirmenizi sağlayan sistem ünitesi rafından bahsetmekte fayda var; bu raf genellikle ofis masalarında bulunur, ancak oyun masalarında daha az rastlanır. [b]Masa üstündeki oyuk [/b]Her tür masada bulunan ve genellikle oyun masalarında kullanılan yamuk şeklindeki çentik, ellerinizi doğru konumlandırmanıza ve yorgunluğu ve karpal tünel sendromunu önlemenize yardımcı olur. [b]Kutular[/b] Bu özellik, ofis masaları için oldukça kullanışlıdır kağıtları düzenlemenize ve çalışma alanını düzenli ve estetik açıdan hoş hale getirmenize olanak tanır. [b]Komidin[/b] Bazı modellerde çekmeceler ayrı bir dolap halinde birleştirilmiştir bu, bazıları için iyi bir çözüm olabilir. Çalışma veya ofis için bir masa seçiyorsanız, bunu göz önünde bulundurmaya değer. [b]Masa tablası kalınlığı [/b]Özellikle ağır ofis ekipmanları veya hoparlörler içeriyorsa, bir masanın üzerindeki yük oldukça önemli olabilir. 1,5 cm'den daha ince yonga levhalar bu durum için yeterli olmayabilir. Masa tablasına ağır bir yük koymayı planlıyorsanız, en az 2 cm kalınlığında modelleri tercih etmeniz daha iyi olur. Bilgisayar masası çok sayıda kablo gerektirir. Bu kablolar, masa tablasının altında bunları gizlemek için özel kablo kutuları yoksa genellikle gelişigüzel bir şekilde düzenlenmek zorunda kalır. Ayrıca, bu kutulara uzatma kablosu veya aşırı gerilim koruyucu yerleştirme imkanının olması da önemlidir. [b]Kablo kanalları [/b]Kablo yönetimi de büyük ölçüde basitleştirilmiştir monitörden ve tüm çevre birimlerinden gelen kablolar, masa tablasındaki özel bir delikten geçirilebilir. Bu, masanın duvara tamamen yaslanmasını sağlayarak kablolar için boşluk bırakmaz ve çalışma alanının görünümünü de iyileştirir. [b]Üretim malzemesi [/b]Bilgisayar masası modelinin seçimi büyük ölçüde yapıldığı malzemelere bağlıdır hem dayanıklılık özellikleri hem de tasarım ve dış estetik açısından farklılıklar vardır. [h3]Masa tablası şunlardan yapılabilir.[/h3] [ol] [li]Sunta veya lamine sunta, hemen hemen tüm masalarda bir şekilde kullanılan en popüler ve ucuz seçenektir, ancak nem ve rutubete karşı hassastır.[/li] [li]MDF biraz daha sağlam ve dayanıklı bir malzemedir, ancak aynı zamanda daha pahalı ve daha ağırdır.[/li] [li]Plastik veya cam, dayanıklılık açısından iyidir ve genellikle estetik açıdan hoş görünürler, ancak her birinin kendine özgü performans özellikleri vardır. Örneğin, plastik çizilebilirken, cam darbelere karşı hassastır.[/li] [li]Masa üstü yüzey kaplamaları da çeşitlilik gösterebilir oyun masalarında genellikle aşınma direncini artırmak için karbon fiber film veya benzeri malzemeler kullanılır ve bunlar MDF veya sunta tabana yapıştırılır. Bu masaların çizilmesi zordur, bu da özellikle oyuncular için önemlidir.[/li] [li]Masa iskeleti de aynı ahşap esaslı malzemelerden yapılabilir bu durum genellikle ofis bilgisayar masaları için geçerlidir. Bununla birlikte, ağır hizmet tipi masalar için metal iskeletli masalar daha iyi bir seçimdir; bu durum neredeyse tüm oyun masaları ve tasarım ve estetik çekiciliğe önem veren birçok masa için geçerlidir.[/li] [/ol] [b]Yükseklik ayarı [/b] Oturarak yapılan işler genellikle saatlerce bilgisayar başında hareketsiz kalmayı içerdiğinden, bu durum zamanla fiziksel hareketsizlik, kötü duruş ve sırt problemleri gibi olumsuz sağlık sonuçlarına yol açabilir. Bunu önlemek için, ayakta çalışmanıza olanak tanıyan, yüksekliği ayarlanabilir özel masalar mevcuttur. Duruşunuzu periyodik olarak değiştirerek, iyi bir fiziksel formda kalabilir ve sağlık sorunlarından kaçınabilirsiniz. [h3]Yükseklik ayarlama türüne göre bu tür masalar iki gruba ayrılabilir. [/h3] Mekanik yükseklik ayarı. Bu masa modellerinde yükseklik, masa tablasının manuel olarak kaldırılıp raylar boyunca sabitlenmesini gerektiren gizli bir şekilde veya çevrilmesi gereken bir kol mekanizmasıyla ayarlanabilir. Her iki yöntem de biraz zaman ve fiziksel çaba gerektirir ve bu da zamanla kişinin bu özelliği kullanma yeteneğini kaybetmesine yol açabilir. Bununla birlikte, bu masalar elektrik motoru içermediği için daha ucuzdur. Otomatik ayarlama. Bu, bir düğmeye basıldığında masa tablasını istenen yüksekliğe kaldıran elektrikli tahrik sistemlerini içerir. En gelişmiş modeller ayrıca birden fazla masa tablası konumunu hafızaya alarak hızlı geri çağırmaya olanak tanır. Bu ayarlama yöntemi en kullanışlı olanıdır, ancak masanın maliyetini önemli ölçüde artırır. [b]Tezgah üzerindeki prizler ve elektrik çıkışları[/b] Elbette, bir bilgisayar masasında ekstra priz veya bağlantı noktalarının olması, özellikle de masa üstünde uygun bir konumda bulunmaları durumunda harika bir avantajdır. Bu modeller, örneğin masa ile birlikte bir USB hub da elde edeceğiniz için, kullanım kolaylığı açısından belirgin bir avantaj sunmaktadır. [b]Tasarım[/b] Çalışma veya oyun alanının görünümü herkes için önemlidir. Burada da her şeyde olduğu gibi aynı kural geçerlidir. Bir masa ne kadar estetik açıdan hoş görünürse, o kadar pahalı olma eğilimindedir. Özel malzemeler, kaplamalar, çelik çerçeve veya cam masa tablası bunların hepsi tasarım açısından çekici olacaktır, ancak standart bir sunta masaya göre daha pahalı olacaktır. Masanın özgünlüğü, bazı modellerde bulunan RGB aydınlatma ile vurgulanabilir.
    Beğen
    6
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 421 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Bill Gates yapay zeka ile robotları vergilendirmeyi önerdi.
    Bill Gates, bazı meslekleri yalnızca insanlara ayırmayı ve yapay zeka ile robotları vergilendirmeyi önerdi.

    Microsoft'un kurucu ortağı, hükümetlerin insanları yapay zekanın hızlı gelişiminin sonuçlarına yeterince hazırlamadığına inanıyor. Önerdiği önlemler arasında bazı işleri otomasyondan korumak ve işçilerin makinelerle değiştirilmesini daha az karlı hale getirecek yeni vergiler yer alıyor.

    Gates, GatesNotes blogunda, toplumun bilgisayarlara ve internete on yıllar içinde uyum sağladığını, modern yapay zeka sistemlerinin ise çok daha hızlı bir şekilde yaygınlaştığını belirtti. En belirgin sonuçlardan birinin, giriş seviyesi işlerdeki azalma olduğunu ve bunun da mezunların deneyim kazanmasını ve becerilerini geliştirmesini zorlaştırdığını söyledi.

    İş değiştirmekte zorlanan çalışanlar özellikle savunmasız durumda. Gates, saatte 20 dolar kazanan bir işçinin, işverene saatte 10 dolara mal olan bir robotla değiştirilebileceği örneğini verdi.

    Milyarder, bazı meslekleri "İnsanlara Özel" olarak sınıflandırmayı önerdi; yani sadece insanlara ayrılmış meslekler. Bunları doğa rezervlerine benzetti: bazı alanlar ekonomik amaçlarla kullanılabilir, ancak toplum potansiyel kayıpların çok büyük olduğunu düşündüğü için bunları korur. Gates, bu tür mesleklerde yapay zeka teknolojilerinin yıllar veya on yıllar boyunca kademeli olarak uygulanması gerektiğine inanıyor. Örneğin, insan müdahalesine duyulan ihtiyaç nedeniyle yapay zekanın insanları tamamen yerini alamayacağı alanlar olarak eğitim ve sağlık hizmetlerini gösterdi.

    Gates ayrıca yapay zeka token'larına ve robotlara vergi getirilmesini de önerdi. Mevcut vergi sisteminin, robot maliyetlerinin vergilendirilebilir geliri azaltabileceği gerekçesiyle şirketleri işçilerin yerine makineler kullanmaya teşvik ettiğini savundu. Aynı zamanda, istihdamın azalması kişisel gelir vergisi gelirlerini de düşürüyor.

    Gates, yapay zeka ve robot token'larına uygulanacak bir verginin bütçe kayıplarını telafi etmeye yardımcı olacağına ve şirketlere çalışanlarını makinelerle değiştirmek yerine işe alma ve elde tutma konusunda ek bir teşvik sağlayacağına inanıyor.
    Bill Gates, bazı meslekleri yalnızca insanlara ayırmayı ve yapay zeka ile robotları vergilendirmeyi önerdi. Microsoft'un kurucu ortağı, hükümetlerin insanları yapay zekanın hızlı gelişiminin sonuçlarına yeterince hazırlamadığına inanıyor. Önerdiği önlemler arasında bazı işleri otomasyondan korumak ve işçilerin makinelerle değiştirilmesini daha az karlı hale getirecek yeni vergiler yer alıyor. Gates, GatesNotes blogunda, toplumun bilgisayarlara ve internete on yıllar içinde uyum sağladığını, modern yapay zeka sistemlerinin ise çok daha hızlı bir şekilde yaygınlaştığını belirtti. En belirgin sonuçlardan birinin, giriş seviyesi işlerdeki azalma olduğunu ve bunun da mezunların deneyim kazanmasını ve becerilerini geliştirmesini zorlaştırdığını söyledi. İş değiştirmekte zorlanan çalışanlar özellikle savunmasız durumda. Gates, saatte 20 dolar kazanan bir işçinin, işverene saatte 10 dolara mal olan bir robotla değiştirilebileceği örneğini verdi. Milyarder, bazı meslekleri "İnsanlara Özel" olarak sınıflandırmayı önerdi; yani sadece insanlara ayrılmış meslekler. Bunları doğa rezervlerine benzetti: bazı alanlar ekonomik amaçlarla kullanılabilir, ancak toplum potansiyel kayıpların çok büyük olduğunu düşündüğü için bunları korur. Gates, bu tür mesleklerde yapay zeka teknolojilerinin yıllar veya on yıllar boyunca kademeli olarak uygulanması gerektiğine inanıyor. Örneğin, insan müdahalesine duyulan ihtiyaç nedeniyle yapay zekanın insanları tamamen yerini alamayacağı alanlar olarak eğitim ve sağlık hizmetlerini gösterdi. Gates ayrıca yapay zeka token'larına ve robotlara vergi getirilmesini de önerdi. Mevcut vergi sisteminin, robot maliyetlerinin vergilendirilebilir geliri azaltabileceği gerekçesiyle şirketleri işçilerin yerine makineler kullanmaya teşvik ettiğini savundu. Aynı zamanda, istihdamın azalması kişisel gelir vergisi gelirlerini de düşürüyor. Gates, yapay zeka ve robot token'larına uygulanacak bir verginin bütçe kayıplarını telafi etmeye yardımcı olacağına ve şirketlere çalışanlarını makinelerle değiştirmek yerine işe alma ve elde tutma konusunda ek bir teşvik sağlayacağına inanıyor.
    Beğen
    8
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 589 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Matt's Computer Services - Doğru Şekilde Oyun Bilgisayarı Nasıl Kurulur?
    https://youtu.be/xz9qTes3WKM?si=caJXagH2MQuHFDlj
    Doğru Şekilde Oyun Bilgisayarı Nasıl Kurulur?
    (Altyazı Türkçe dil desteği Youtube sayfasında mevcuttur)

    Haydi 2026'da bir oyun bilgisayarı kuralım! Bu video, bilgisayar montajından bilgisayarınızın kullanıma hazır hale gelmesine kadar tüm süreci adım adım gösterecek. Doğru şekilde yaparak, sistemlerin sürekli tamir için dükkanıma gelmesine neden olan hatalardan kaçınmanızı sağlayacağız. Bunu başarabilirsiniz! Kullanılan Aletler: Tornavida.
    https://youtu.be/xz9qTes3WKM?si=caJXagH2MQuHFDlj Doğru Şekilde Oyun Bilgisayarı Nasıl Kurulur? (Altyazı Türkçe dil desteği Youtube sayfasında mevcuttur) [i]Haydi 2026'da bir oyun bilgisayarı kuralım! Bu video, bilgisayar montajından bilgisayarınızın kullanıma hazır hale gelmesine kadar tüm süreci adım adım gösterecek. Doğru şekilde yaparak, sistemlerin sürekli tamir için dükkanıma gelmesine neden olan hatalardan kaçınmanızı sağlayacağız. Bunu başarabilirsiniz! Kullanılan Aletler: Tornavida.[/i]
    Matt's Computer Services -  Doğru Şekilde Oyun Bilgisayarı Nasıl Kurulur?
    Beğen
    2
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 544 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • TalKChat.TR Sesli Görüntülü Sohbet Yazılımları

    Kendi Sesli & Görüntülü Sohbet Sisteminizi Kurun!

    Kendi sohbet platformunuzun sahibi olmak ister misiniz?
    TalkChat.TR olarak işletmeler, topluluklar ve girişimciler için modern sesli ve görüntülü sohbet sistemleri geliştiriyoruz.
    Tarayıcı üzerinden çalışır
    Mobil cihazlarla tamamen uyumlu
    Gerçek zamanlı sesli sohbet
    Görüntülü görüşme altyapısı
    Anlık mesajlaşma sistemi
    Müzik ve sohbet odaları
    Kullanıcı & oda yönetimi
    Hızlı ve modern arayüz
    Size özel geliştirme seçenekleri

    İster bir sohbet sitesi, ister kendi topluluğunuz için özel bir platform oluşturun.

    Sadece bir yazılım değil, kendi sohbet sisteminizi kurabileceğiniz bir altyapı sunuyoruz.

    Demo sistemlerimizi inceleyin, özellikleri canlı olarak deneyin.
    TalkChat.TR | Sesli & Görüntülü Sohbet Sistemleri
    Detaylı bilgi ve fiyatlandırma için DM üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

    https://wa.me/905435361304

    #TalkChatTR #SesliSohbet #GoruntuluSohbet #SohbetSistemi #ChatSistemi #SesliChat #VideoChat #SohbetSitesi #ChatSitesi #WebSohbet #MobilSohbet #WebRTC #ChatPlatformu #SohbetPlatformu #Yazilim #WebYazilim #SaaS #OnlineSohbet
    [h2]Kendi Sesli & Görüntülü Sohbet Sisteminizi Kurun![/h2] Kendi sohbet platformunuzun sahibi olmak ister misiniz? [quote]TalkChat.TR olarak işletmeler, topluluklar ve girişimciler için modern sesli ve görüntülü sohbet sistemleri geliştiriyoruz.[/quote] 🚀 Tarayıcı üzerinden çalışır 📱 Mobil cihazlarla tamamen uyumlu 🎙️ Gerçek zamanlı sesli sohbet 📹 Görüntülü görüşme altyapısı 💬 Anlık mesajlaşma sistemi 🎵 Müzik ve sohbet odaları 👥 Kullanıcı & oda yönetimi ⚡ Hızlı ve modern arayüz 🛠️ Size özel geliştirme seçenekleri İster bir sohbet sitesi, ister kendi topluluğunuz için özel bir platform oluşturun. Sadece bir yazılım değil, kendi sohbet sisteminizi kurabileceğiniz bir altyapı sunuyoruz. 🎯 Demo sistemlerimizi inceleyin, özellikleri canlı olarak deneyin. 👉 TalkChat.TR | Sesli & Görüntülü Sohbet Sistemleri 💬 Detaylı bilgi ve fiyatlandırma için DM üzerinden iletişime geçebilirsiniz. https://wa.me/905435361304 #TalkChatTR #SesliSohbet #GoruntuluSohbet #SohbetSistemi #ChatSistemi #SesliChat #VideoChat #SohbetSitesi #ChatSitesi #WebSohbet #MobilSohbet #WebRTC #ChatPlatformu #SohbetPlatformu #Yazilim #WebYazilim #SaaS #OnlineSohbet
    Beğen
    2
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 954 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Blue Paw Print - Panzer VIII Maus'un İçinde
    https://youtu.be/vKHaAv4oWV0?si=V8O6xVTK-UKKiZRE
    Panzer VIII Maus'un İçinde
    (Altyazı Türkçe dil desteği Youtube sayfasında mevcuttur)

    Panzer VIII Maus, Almanya'nın "kara savaş gemisi" vizyonunun son noktasıydı ve yaklaşık 189 tonluk savaş ağırlığıyla şimdiye kadar üretilmiş en ağır tank olan bir prototiple sonuçlandı. Mutlak, her yönden korumanın her şeyin üstünde tutulduğu aşırı mühendisliğin bir anıtıydı. Ancak tüm çağdaş tanksavar silahlarına karşı dayanıklı olmasına rağmen, Maus'un felç edici bir bedeli vardı: neredeyse sıfır stratejik hareket kabiliyeti ve muazzam bir lojistik yük. Alman mühendisler bu 189 tonluk canavarı nasıl yönlendirmeye ve çalıştırmaya çalıştılar? Bir nehri geçmek neden nehir kıyısında bekleyen ikinci bir Maus gerektiriyordu? Ve müthiş 128 mm'lik topu, sadece motorunun maliyeti bir Panther tankından daha fazla olan bir aracın şaşırtıcı maliyetini gerçekten haklı çıkarıyor muydu? Panzer VIII Maus'un nasıl inşa edildiğini, inanılmaz derecede karmaşık sistemlerinin nasıl işlediğini ve onu II. Dünya Savaşı zırhlı tasarımının en kötü şöhretli, iddialı ve pratik olmayan sembollerinden biri yapan şeyin ne olduğunu görmek için yeni filmimizi izleyin.

    https://youtu.be/vKHaAv4oWV0?si=V8O6xVTK-UKKiZRE Panzer VIII Maus'un İçinde (Altyazı Türkçe dil desteği Youtube sayfasında mevcuttur) [i]Panzer VIII Maus, Almanya'nın "kara savaş gemisi" vizyonunun son noktasıydı ve yaklaşık 189 tonluk savaş ağırlığıyla şimdiye kadar üretilmiş en ağır tank olan bir prototiple sonuçlandı. Mutlak, her yönden korumanın her şeyin üstünde tutulduğu aşırı mühendisliğin bir anıtıydı. Ancak tüm çağdaş tanksavar silahlarına karşı dayanıklı olmasına rağmen, Maus'un felç edici bir bedeli vardı: neredeyse sıfır stratejik hareket kabiliyeti ve muazzam bir lojistik yük. Alman mühendisler bu 189 tonluk canavarı nasıl yönlendirmeye ve çalıştırmaya çalıştılar? Bir nehri geçmek neden nehir kıyısında bekleyen ikinci bir Maus gerektiriyordu? Ve müthiş 128 mm'lik topu, sadece motorunun maliyeti bir Panther tankından daha fazla olan bir aracın şaşırtıcı maliyetini gerçekten haklı çıkarıyor muydu? Panzer VIII Maus'un nasıl inşa edildiğini, inanılmaz derecede karmaşık sistemlerinin nasıl işlediğini ve onu II. Dünya Savaşı zırhlı tasarımının en kötü şöhretli, iddialı ve pratik olmayan sembollerinden biri yapan şeyin ne olduğunu görmek için yeni filmimizi izleyin. [/i]
    Blue Paw Print -  Panzer VIII Maus'un İçinde
    Beğen
    1
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 745 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • SpeakyChat Cool ve Wox Panel 2026 Design – Sesli Chat Panelini Ücretsiz İndirin
    SpeakyChat Cool ve Wox Panel İndir Ücretsiz 2026 Design ile modern, mobil uyumlu ve kullanıcı dostu bir sesli chat sitesi kurun. Sesli sohbet panelini ücretsiz indirin, kuruluma hemen başlayın.

    Sesli sohbet sitesi kurmak isteyenlerin uzun zamandır aradığı SpeakyChat Cool ve Wox Panel, 2026 yılına uygun modern tasarım anlayışıyla yeniden karşınızda! Daha şık bir giriş ekranı, mobil cihazlarla uyumlu görünüm ve ziyaretçilerin kolayca sohbet odalarına ulaşabileceği sade bir yapı arıyorsanız bu panel tam size göre olabilir.

    Klasik sesli chat sistemlerinin karmaşık ve eski görünümlerinden sıkılanlar için hazırlanan SpeakyChat Cool ve Wox Panel 2026 Design, sesli sohbet sitenize daha güncel ve profesyonel bir görünüm kazandırmayı amaçlar.

    Bu sayfa üzerinden yasal olarak paylaşılabilen sürümü ücretsiz indirebilir, kendi sunucunuzda kurulum çalışmalarına başlayabilirsiniz.

    SpeakyChat Cool ve Wox Panel Nedir?

    SpeakyChat Cool ve Wox Panel sesli chat, sesli sohbet ve çevrim içi oda sistemleri için kullanılan web tabanlı bir giriş ve yönetim panelidir. Ziyaretçilerin kullanıcı adı belirleyerek sohbet odalarına ulaşmasını kolaylaştıran sistem, farklı oda yapılarıyla çalışan sesli sohbet altyapılarına uyarlanabilir.

    Panelin temel amacı, kullanıcıları doğrudan karmaşık sayfalara yönlendirmek yerine sade ve anlaşılır bir giriş ekranı sunmaktır. Böylece ziyaretçi siteye geldiğinde hangi alana tıklaması gerektiğini kolayca anlayabilir.

    Cool ve Wox giriş seçenekleri kullanılan altyapıya göre ayrı ayrı gösterilebilir. Yalnızca kullandığınız sistemi aktif bırakarak gereksiz alanları kaldırabilir ve daha temiz bir giriş ekranı oluşturabilirsiniz.

    2026 Design Sürümünde Neler Öne Çıkıyor?

    Yeni nesil sesli sohbet sitelerinde yalnızca sistemin çalışması yeterli değildir. Tasarımın hızlı, mobil uyumlu ve kullanıcıların kolay anlayabileceği şekilde hazırlanması gerekir.

    SpeakyChat Cool ve Wox Panel 2026 Design ile hedeflenen başlıca yenilikler şunlardır.
    1. Modern ve dikkat çekici giriş ekranı
    2. Cool ve Wox giriş seçenekleri
    3. Kullanıcı adıyla hızlı sohbet girişi
    4. Oda veya panel bağlantılarının kolay düzenlenebilmesi
    5. Daha sade menü ve buton yapısı
    6. Arka plan, logo ve renklerin değiştirilebilmesi
    7. Mevcut sesli chat altyapılarına uyarlanabilir yapı
    8. Daha profesyonel ve güven veren görünüm
    Paketin içerisindeki özellikler kullanılan sürüme göre değişebileceği için kurulumdan önce dosya içeriğini ve varsa dokümantasyonu kontrol etmeniz önerilir.
    1. Kullanıcı adı alanını kolayca görebilir.
    2. Giriş butonlarına rahatça dokunabilir.
    3. Cool veya Wox seçenekleri arasında geçiş yapabilir.
    4. Gereksiz yakınlaştırma yapmadan paneli kullanabilir.
    Kimler Kullanabilir?

    Bu panel özellikle şu kullanıcılar için uygundur.
    1. Yeni bir sesli chat sitesi kurmak isteyenler.(Sohbet odalarını Speakychatten alabilirsiniz).
    2. Mevcut sesli sohbet girişini modernleştirmek isteyenler
    3. Eski SpeakyChat tasarımını yenilemek isteyenler
    4. Cool veya Wox tabanlı yeni sesli chat paneli arayanlar
    5. Kendi alan adı altında sesli sohbet hizmeti sunanlar
    6. Tasarımı kendi markasına göre düzenlemek isteyenler
    HTML, CSS veya temel PHP bilgisine sahip kullanıcılar panel üzerinde logo, arka plan, renk, bağlantı ve metin değişikliklerini daha kolay gerçekleştirebilir.

    SpeakyChat Panel Nasıl Kurulur?

    Kurulum yöntemi paket içeriğine ve sunucunuzun yapılandırmasına göre değişebilir. Genel kurulum mantığı şu şekildedir:
    1. İndirdiğiniz dosyaları bilgisayarınızda açın.
    2. Dosyaları alan adınızın veya alt dizininizin web klasörüne yükleyin.
    3. Yapılandırma dosyalarında site adresini ve panel bağlantılarını düzenleyin.
    4. Cool veya Wox giriş yollarını kendi sisteminize göre tanımlayın.
    5. Logo, site adı, açıklama ve arka plan görselini değiştirin.
    6. Dosya ve klasör izinlerini sunucunuza uygun şekilde ayarlayın.
    7. Çalışmayan bağlantıları ve tarayıcı konsolundaki hataları kontrol edin.
    Kuruluma başlamadan önce mevcut sitenizin ve veritabanınızın tam yedeğini almanız önemlidir. Paneli doğrudan aktif sitenizin üzerine yüklemek yerine önce test alanında denemeniz daha güvenli olacaktır.

    Tasarımı Kendi Sitenize Göre Özelleştirin

    SpeakyChat Cool ve Wox Panel tasarımını kendi markanıza uyarlayabilirsiniz.

    Örneğin.
    1. Site logosunu değiştirebilirsiniz.
    2. Arka plan görselini yenileyebilirsiniz.
    3. Giriş butonlarının renklerini düzenleyebilirsiniz.
    4. Cool veya Wox seçeneklerinden kullanmadığınızı kaldırabilirsiniz.
    5. Sosyal medya ve iletişim bağlantıları ekleyebilirsiniz.
    6. Sohbet kuralları ve gizlilik bağlantıları oluşturabilirsiniz.
    7. Admin panelden tam müdahale
    Böylece indirilen hazır bir panel görünümünden uzaklaşıp tamamen kendi sesli sohbet markanıza ait bir giriş sayfası hazırlayabilirsiniz.

    Güvenlik İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Ücretsiz olarak dağıtılan panelleri kullanmadan önce dosyaları mutlaka kontrol edin. Kaynağı belirsiz veya değiştirilmiş paketlerin içerisinde zararlı kodlar bulunabilir. (techforum.tr olarak bunu sürekli öneriyoruz, techforum.tr nin amacı kullanıcıya güven vermektir).

    Kurulum öncesinde

    PHP dosyalarını inceleyin.
    Bilinmeyen dış bağlantıları kaldırın.
    Yönetim paneli şifrelerini değiştirin.
    Güncel PHP sürümüyle uyumluluğu kontrol edin.
    Yetkisiz kullanıcıların yapılandırma dosyalarına erişmesini engelleyin.

    Yalnızca dağıtım izni bulunan, lisanslı veya açık kaynak olarak yayımlanan dosyaları paylaşın. Ücretli bir yazılımın kırılmış, lisans kontrolü kaldırılmış veya izinsiz çoğaltılmış sürümünü kullanmak güvenlik ve telif sorunlarına yol açabilir. Fakat bu panel tamamen bizim tarafımızdan geliştirildği için lisans yoktur.

    SpeakyChat Cool ve Wox Panel 2026 Design Ücretsiz İndir

    Modern bir sesli chat giriş ekranı oluşturmak, mevcut panelinizi yenilemek ve kullanıcılarınıza daha düzenli bir sohbet deneyimi sunmak için SpeakyChat Cool ve Wox Panel 2026 Design sürümünü inceleyebilirsiniz.

    Sürüm: 2026 Design
    Dil: Türkçe
    Uyumluluk: Paket içerisindeki sistem gereksinimlerini kontrol ediniz
    Lisans: Yalnızca yasal dağıtım izni bulunan sürüm paylaşılmalıdır. Bu sürüm tarafımızca geliştirilmiştir. Yani Lisanslı diye kimse gelmesin.

    SpeakyChat Cool ve Wox Panel 2026 Design, sesli sohbet sitesini daha modern göstermek isteyenler için güzel bir başlangıç seçeneğidir. Mobil uyumlu tasarım, sade giriş yapısı ve özelleştirilebilir görünüm sayesinde mevcut sesli chat sisteminizi tamamen değiştirmeden daha güncel bir arayüze kavuşturabilirsiniz.

    Paneli indirdikten sonra doğrudan canlı sitenizde kullanmak yerine önce test edin, güvenlik kontrollerini yapın ve kendi markanıza göre düzenleyin.

    Aradığınız modern sesli chat paneli artık elinizin altında. SpeakyChat Cool ve Wox Panel 2026 Design sürümünü ücretsiz indirin, sohbet sitenizi yenilemeye başlayın.

    Arkadaşlar Php sürümünü 8 ve versiyonları olarak güncelledik eski Php 5 sürümleri tamamen kaldırıldı. Çoğu eksiği giderildi ve gerekli düzenlemeler techforum.tr olarak yapıldı. Geri kalan dizayn işlemlerini kod bilgisi olanlar kendilerine göre ayarlayabilir. Şuan mevcut olan giriş görüntü sayfasını bırakyoruz ana sayfayı kendinize göre tamamen değiştirebilirsiniz.

    Kurulum sırasında karşılaştığınız hataları, kullandığınız PHP sürümünü ve ekran görüntülerini konu altında paylaşarak TechForum.tr topluluğundan destek alabilirsiniz.
    SpeakyChat Cool ve Wox Panel İndir Ücretsiz 2026 Design ile modern, mobil uyumlu ve kullanıcı dostu bir sesli chat sitesi kurun. Sesli sohbet panelini ücretsiz indirin, kuruluma hemen başlayın. Sesli sohbet sitesi kurmak isteyenlerin uzun zamandır aradığı SpeakyChat Cool ve Wox Panel, 2026 yılına uygun modern tasarım anlayışıyla yeniden karşınızda! Daha şık bir giriş ekranı, mobil cihazlarla uyumlu görünüm ve ziyaretçilerin kolayca sohbet odalarına ulaşabileceği sade bir yapı arıyorsanız bu panel tam size göre olabilir. Klasik sesli chat sistemlerinin karmaşık ve eski görünümlerinden sıkılanlar için hazırlanan SpeakyChat Cool ve Wox Panel 2026 Design, sesli sohbet sitenize daha güncel ve profesyonel bir görünüm kazandırmayı amaçlar. Bu sayfa üzerinden yasal olarak paylaşılabilen sürümü ücretsiz indirebilir, kendi sunucunuzda kurulum çalışmalarına başlayabilirsiniz. [h2]SpeakyChat Cool ve Wox Panel Nedir?[/h2] SpeakyChat Cool ve Wox Panel sesli chat, sesli sohbet ve çevrim içi oda sistemleri için kullanılan web tabanlı bir giriş ve yönetim panelidir. Ziyaretçilerin kullanıcı adı belirleyerek sohbet odalarına ulaşmasını kolaylaştıran sistem, farklı oda yapılarıyla çalışan sesli sohbet altyapılarına uyarlanabilir. Panelin temel amacı, kullanıcıları doğrudan karmaşık sayfalara yönlendirmek yerine sade ve anlaşılır bir giriş ekranı sunmaktır. Böylece ziyaretçi siteye geldiğinde hangi alana tıklaması gerektiğini kolayca anlayabilir. Cool ve Wox giriş seçenekleri kullanılan altyapıya göre ayrı ayrı gösterilebilir. Yalnızca kullandığınız sistemi aktif bırakarak gereksiz alanları kaldırabilir ve daha temiz bir giriş ekranı oluşturabilirsiniz. [h2]2026 Design Sürümünde Neler Öne Çıkıyor?[/h2] Yeni nesil sesli sohbet sitelerinde yalnızca sistemin çalışması yeterli değildir. Tasarımın hızlı, mobil uyumlu ve kullanıcıların kolay anlayabileceği şekilde hazırlanması gerekir. SpeakyChat Cool ve Wox Panel 2026 Design ile hedeflenen başlıca yenilikler şunlardır. [ol] [li]Modern ve dikkat çekici giriş ekranı[/li] [li]Cool ve Wox giriş seçenekleri[/li] [li]Kullanıcı adıyla hızlı sohbet girişi[/li] [li]Oda veya panel bağlantılarının kolay düzenlenebilmesi[/li] [li]Daha sade menü ve buton yapısı[/li] [li]Arka plan, logo ve renklerin değiştirilebilmesi[/li] [li]Mevcut sesli chat altyapılarına uyarlanabilir yapı[/li] [li]Daha profesyonel ve güven veren görünüm[/li] [/ol] Paketin içerisindeki özellikler kullanılan sürüme göre değişebileceği için kurulumdan önce dosya içeriğini ve varsa dokümantasyonu kontrol etmeniz önerilir. [ol] [li]Kullanıcı adı alanını kolayca görebilir.[/li] [li]Giriş butonlarına rahatça dokunabilir.[/li] [li]Cool veya Wox seçenekleri arasında geçiş yapabilir.[/li] [li]Gereksiz yakınlaştırma yapmadan paneli kullanabilir.[/li] [/ol] [b]Kimler Kullanabilir? [/b] Bu panel özellikle şu kullanıcılar için uygundur. [ol] [li]Yeni bir sesli chat sitesi kurmak isteyenler.(Sohbet odalarını Speakychatten alabilirsiniz).[/li] [li]Mevcut sesli sohbet girişini modernleştirmek isteyenler[/li] [li]Eski SpeakyChat tasarımını yenilemek isteyenler[/li] [li]Cool veya Wox tabanlı yeni sesli chat paneli arayanlar[/li] [li]Kendi alan adı altında sesli sohbet hizmeti sunanlar[/li] [li]Tasarımı kendi markasına göre düzenlemek isteyenler[/li] [/ol] HTML, CSS veya temel PHP bilgisine sahip kullanıcılar panel üzerinde logo, arka plan, renk, bağlantı ve metin değişikliklerini daha kolay gerçekleştirebilir. [h2]SpeakyChat Panel Nasıl Kurulur?[/h2] Kurulum yöntemi paket içeriğine ve sunucunuzun yapılandırmasına göre değişebilir. Genel kurulum mantığı şu şekildedir: [ol] [li]İndirdiğiniz dosyaları bilgisayarınızda açın.[/li] [li]Dosyaları alan adınızın veya alt dizininizin web klasörüne yükleyin.[/li] [li]Yapılandırma dosyalarında site adresini ve panel bağlantılarını düzenleyin.[/li] [li]Cool veya Wox giriş yollarını kendi sisteminize göre tanımlayın.[/li] [li]Logo, site adı, açıklama ve arka plan görselini değiştirin.[/li] [li]Dosya ve klasör izinlerini sunucunuza uygun şekilde ayarlayın.[/li] [li]Çalışmayan bağlantıları ve tarayıcı konsolundaki hataları kontrol edin.[/li] [/ol] Kuruluma başlamadan önce mevcut sitenizin ve veritabanınızın tam yedeğini almanız önemlidir. Paneli doğrudan aktif sitenizin üzerine yüklemek yerine önce test alanında denemeniz daha güvenli olacaktır. [h2]Tasarımı Kendi Sitenize Göre Özelleştirin[/h2] SpeakyChat Cool ve Wox Panel tasarımını kendi markanıza uyarlayabilirsiniz. Örneğin. [ol] [li]Site logosunu değiştirebilirsiniz.[/li] [li]Arka plan görselini yenileyebilirsiniz.[/li] [li]Giriş butonlarının renklerini düzenleyebilirsiniz.[/li] [li]Cool veya Wox seçeneklerinden kullanmadığınızı kaldırabilirsiniz.[/li] [li]Sosyal medya ve iletişim bağlantıları ekleyebilirsiniz.[/li] [li]Sohbet kuralları ve gizlilik bağlantıları oluşturabilirsiniz.[/li] [li]Admin panelden tam müdahale[/li] [/ol] Böylece indirilen hazır bir panel görünümünden uzaklaşıp tamamen kendi sesli sohbet markanıza ait bir giriş sayfası hazırlayabilirsiniz. [h3]Güvenlik İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler[/h3] Ücretsiz olarak dağıtılan panelleri kullanmadan önce dosyaları mutlaka kontrol edin. Kaynağı belirsiz veya değiştirilmiş paketlerin içerisinde zararlı kodlar bulunabilir. (techforum.tr olarak bunu sürekli öneriyoruz, techforum.tr nin amacı kullanıcıya güven vermektir). Kurulum öncesinde PHP dosyalarını inceleyin. Bilinmeyen dış bağlantıları kaldırın. Yönetim paneli şifrelerini değiştirin. Güncel PHP sürümüyle uyumluluğu kontrol edin. Yetkisiz kullanıcıların yapılandırma dosyalarına erişmesini engelleyin. Yalnızca dağıtım izni bulunan, lisanslı veya açık kaynak olarak yayımlanan dosyaları paylaşın. Ücretli bir yazılımın kırılmış, lisans kontrolü kaldırılmış veya izinsiz çoğaltılmış sürümünü kullanmak güvenlik ve telif sorunlarına yol açabilir. Fakat bu panel tamamen bizim tarafımızdan geliştirildği için lisans yoktur. SpeakyChat Cool ve Wox Panel 2026 Design Ücretsiz İndir Modern bir sesli chat giriş ekranı oluşturmak, mevcut panelinizi yenilemek ve kullanıcılarınıza daha düzenli bir sohbet deneyimi sunmak için SpeakyChat Cool ve Wox Panel 2026 Design sürümünü inceleyebilirsiniz. Sürüm: 2026 Design Dil: Türkçe Uyumluluk: Paket içerisindeki sistem gereksinimlerini kontrol ediniz Lisans: Yalnızca yasal dağıtım izni bulunan sürüm paylaşılmalıdır. Bu sürüm tarafımızca geliştirilmiştir. Yani Lisanslı diye kimse gelmesin. SpeakyChat Cool ve Wox Panel 2026 Design, sesli sohbet sitesini daha modern göstermek isteyenler için güzel bir başlangıç seçeneğidir. Mobil uyumlu tasarım, sade giriş yapısı ve özelleştirilebilir görünüm sayesinde mevcut sesli chat sisteminizi tamamen değiştirmeden daha güncel bir arayüze kavuşturabilirsiniz. Paneli indirdikten sonra doğrudan canlı sitenizde kullanmak yerine önce test edin, güvenlik kontrollerini yapın ve kendi markanıza göre düzenleyin. Aradığınız modern sesli chat paneli artık elinizin altında. SpeakyChat Cool ve Wox Panel 2026 Design sürümünü ücretsiz indirin, sohbet sitenizi yenilemeye başlayın. Arkadaşlar Php sürümünü 8 ve versiyonları olarak güncelledik eski Php 5 sürümleri tamamen kaldırıldı. Çoğu eksiği giderildi ve gerekli düzenlemeler techforum.tr olarak yapıldı. Geri kalan dizayn işlemlerini kod bilgisi olanlar kendilerine göre ayarlayabilir. Şuan mevcut olan giriş görüntü sayfasını bırakyoruz ana sayfayı kendinize göre tamamen değiştirebilirsiniz. Kurulum sırasında karşılaştığınız hataları, kullandığınız PHP sürümünü ve ekran görüntülerini konu altında paylaşarak TechForum.tr topluluğundan destek alabilirsiniz.
    Dosya Türü: zip
    Beğen
    Sev
    Haha
    Wow
    10
    19 Cevaplar 0 Paylaşımlar 2B Görüntülemeler 1 Değerlendirmeler
  • XDA, RTX 3060'ı 2026'nın En Akıllıca Satın Alımlarından Biri Olarak Gösterir— Ancak Oyuncular İçin Değil
    XDA, 12 GB belleğe sahip GeForce RTX 3060'ı 2026'nın en akıllı ekran kartı seçeneklerinden biri olarak adlandırdı, ancak oyun için değil. Siteye göre, beş yıldan fazla bir süre önce piyasaya sürülen bu model, yerel yapay zeka görevleri için 8 GB belleğe sahip modern ekran kartlarından daha pratiktir.

    NVIDIA, RTX 3060'ın üretimini yeniden başlattı ve 329 dolarlık önerilen perakende fiyatıyla tekrar satışa sundu. XDA, yüksek talebin bütçe dostu oyun sistemlerinden ziyade yerel yapay zeka modellerinin yaygınlaşmasından kaynaklandığına inanıyor.

    Eğer LLM video belleğine sığmazsa, verilerin bir kısmı daha yavaş olan RAM'e taşınır. Sonuç olarak, nispeten az sayıda parametreye sahip modeller için bile yanıt oluşturma süresi saniyeler yerine dakikalar sürebilir.

    RTX 3060, RTX 4060'taki 8 GB'a kıyasla 12 GB belleğe sahiptir. Ek 4 GB, Gemma 4 E4B ve Qwen 3.5 9B dahil olmak üzere daha büyük nicelleştirilmiş grafik kartlarının tam video bellek tahsisine olanak tanır.

    RTX 3060, verileri bulut hizmetlerine göndermeye gerek kalmadan yerel yapay zeka asistanları, programlama, belge analizi ve görüntü oluşturma gibi işlemler için kullanılabilir.

    XDA yazarı, oyun bilgisayarı için hala daha modern grafik kartlarını öneriyor: bunlar ışın izlemeyi daha iyi işliyor, kare oluşturmayı destekliyor ve daha az güç tüketiyor.

    Alıntıdır...
    XDA, 12 GB belleğe sahip GeForce RTX 3060'ı 2026'nın en akıllı ekran kartı seçeneklerinden biri olarak adlandırdı, ancak oyun için değil. Siteye göre, beş yıldan fazla bir süre önce piyasaya sürülen bu model, yerel yapay zeka görevleri için 8 GB belleğe sahip modern ekran kartlarından daha pratiktir. NVIDIA, RTX 3060'ın üretimini yeniden başlattı ve 329 dolarlık önerilen perakende fiyatıyla tekrar satışa sundu. XDA, yüksek talebin bütçe dostu oyun sistemlerinden ziyade yerel yapay zeka modellerinin yaygınlaşmasından kaynaklandığına inanıyor. Eğer LLM video belleğine sığmazsa, verilerin bir kısmı daha yavaş olan RAM'e taşınır. Sonuç olarak, nispeten az sayıda parametreye sahip modeller için bile yanıt oluşturma süresi saniyeler yerine dakikalar sürebilir. RTX 3060, RTX 4060'taki 8 GB'a kıyasla 12 GB belleğe sahiptir. Ek 4 GB, Gemma 4 E4B ve Qwen 3.5 9B dahil olmak üzere daha büyük nicelleştirilmiş grafik kartlarının tam video bellek tahsisine olanak tanır. RTX 3060, verileri bulut hizmetlerine göndermeye gerek kalmadan yerel yapay zeka asistanları, programlama, belge analizi ve görüntü oluşturma gibi işlemler için kullanılabilir. XDA yazarı, oyun bilgisayarı için hala daha modern grafik kartlarını öneriyor: bunlar ışın izlemeyi daha iyi işliyor, kare oluşturmayı destekliyor ve daha az güç tüketiyor. Alıntıdır...
    Beğen
    1
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 735 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • PlayStation 1’in Bilinmeyen Hi-Fi Özelliği PS1 Neden İyi Bir CD Çalardı?
    İlk PlayStation'ın sadece bir oyun konsolu değil, aynı zamanda tam teşekküllü bir Hi-Fi cihazı olduğu ortaya çıktı.

    Her şey, ilk PlayStation modellerinin (SCPH-1000, SCPH-1001 ve SCPH-1002 numaralı) harici ses sistemlerine bağlanmak için RCA stereo çıkışlarıyla donatılmasıyla başladı. Ancak asıl sansasyon, saygın ses dergisi Stereophile'ın 2008'de PS1'i pahalı hi-fi bileşenleriyle karşılaştıran bir makale yayınlamasıyla yaşandı.

    Testte PS1, 2.500 dolarlık bir CD/SACD oynatıcı olan Sony SCD-777ES ile karşılaştırıldı. Yazarlara göre, PlayStation sesin doğallığı ve akıcılığı açısından bu üst düzey cihazdan aşağı kalmıyordu.

    Bu eşsiz ses, Asahi Kasei Microsystems'in özel bir AKM AK4309AVM dijital-analog dönüştürücüsü (DAC) sayesinde elde edildi. İlginç bir şekilde, bu DAC'ın teknik ölçümleri ideal sonuçlardan oldukça uzaktı; örneğin, gürültü seviyesi iyi bir bütçe oynatıcısına göre yaklaşık 15 dB daha yüksekti.

    Bu durum ilginç bir sonuca yol açtı: PS1'in ses büyüsü kusursuz hassasiyette değil, kendine özgü bir müzikalitede yatıyordu. Bu DAC ve konsolun devrelerinin, kayıtların kusurlarını gidererek hoş, analog bir ses yarattığı düşünülüyor.

    Bu fikre o kadar hayran kalan meraklılar, konsolları modifiye ederek op-amp'leri değiştirdiler, pahalı kapasitörler taktılar, güç kaynağını yükselttiler ve hatta dönen diskin görünürlüğünü sağlamak için şeffaf kapaklar bile oluşturdular. Hatta ticari bir ürün bile vardı: PS1 tabanlı, modifiye edilmiş bir DynaStation CD çalar, 6.000 dolara satılıyordu.

    Bu hikaye, zekice tasarlanmış bir mühendislik çözümünün beklenmedik kullanım alanları bulabileceğinin ve on yıllar sonra bile kült bir takipçi kitlesi yaratabileceğinin mükemmel bir örneğidir.
    İlk PlayStation'ın sadece bir oyun konsolu değil, aynı zamanda tam teşekküllü bir Hi-Fi cihazı olduğu ortaya çıktı. Her şey, ilk PlayStation modellerinin (SCPH-1000, SCPH-1001 ve SCPH-1002 numaralı) harici ses sistemlerine bağlanmak için RCA stereo çıkışlarıyla donatılmasıyla başladı. Ancak asıl sansasyon, saygın ses dergisi Stereophile'ın 2008'de PS1'i pahalı hi-fi bileşenleriyle karşılaştıran bir makale yayınlamasıyla yaşandı. Testte PS1, 2.500 dolarlık bir CD/SACD oynatıcı olan Sony SCD-777ES ile karşılaştırıldı. Yazarlara göre, PlayStation sesin doğallığı ve akıcılığı açısından bu üst düzey cihazdan aşağı kalmıyordu. Bu eşsiz ses, Asahi Kasei Microsystems'in özel bir AKM AK4309AVM dijital-analog dönüştürücüsü (DAC) sayesinde elde edildi. İlginç bir şekilde, bu DAC'ın teknik ölçümleri ideal sonuçlardan oldukça uzaktı; örneğin, gürültü seviyesi iyi bir bütçe oynatıcısına göre yaklaşık 15 dB daha yüksekti. Bu durum ilginç bir sonuca yol açtı: PS1'in ses büyüsü kusursuz hassasiyette değil, kendine özgü bir müzikalitede yatıyordu. Bu DAC ve konsolun devrelerinin, kayıtların kusurlarını gidererek hoş, analog bir ses yarattığı düşünülüyor. Bu fikre o kadar hayran kalan meraklılar, konsolları modifiye ederek op-amp'leri değiştirdiler, pahalı kapasitörler taktılar, güç kaynağını yükselttiler ve hatta dönen diskin görünürlüğünü sağlamak için şeffaf kapaklar bile oluşturdular. Hatta ticari bir ürün bile vardı: PS1 tabanlı, modifiye edilmiş bir DynaStation CD çalar, 6.000 dolara satılıyordu. Bu hikaye, zekice tasarlanmış bir mühendislik çözümünün beklenmedik kullanım alanları bulabileceğinin ve on yıllar sonra bile kült bir takipçi kitlesi yaratabileceğinin mükemmel bir örneğidir.
    Beğen
    3
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 966 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Prey (2017) Oyun Görev İncelemesi Oyun Tasarımı Perspektifinden
    Bu sefer, çeşitli görev mekanikleri ve oyuncuya tam seçim özgürlüğü sunan, oyuncunun ne yaptığına veya kimi öldürdüğüne bakılmaksızın ana olay örgüsünü bozmayan sürükleyici bir simülasyon oyunundan bir görev analizi daha.

    Prey , insanlığın Typhon adı verilen uzaylı yaşam formlarıyla karşılaştığı ve kendi yeteneklerini geliştirmek için onları incelediği yakın gelecekteki alternatif bir evrende geçen, seviye atlama, gizlilik ve sistemik unsurları içeren sürükleyici bir simülasyon veya aksiyon nişancı oyunudur. Bir noktada, test denekleri kaçar ve Dünya için bir tehdit oluşturur; uzay istasyonunda mahsur kalan kahraman bu tehditle yüzleşmek zorundadır.

    İçerik:

    Açık dünya yapısı istasyonun bölmeleri içinde ve arasında çok sayıda geçit ve açık alan bulunan yarı açık bir dünya.

    Dünyanın sistemik yapısı nesneleri bileşenlerine ayırmak ve ardından bunlardan ekipman üretmek/işaretçiler kullanarak mürettebat üyelerini takip etmek/Typhon ile cesetleri diriltmek
    Rol yapma sistemi oyun dünyasında bulunan nöromodülatörler ve kostüm değiştiriciler kullanılarak cinsiyet seçimi ve beceri yükseltmeleri.

    Görevler ve işler, hedef işaretçisi olan basit işlerdir, ancak çeşitli eylemler ve mekanikler kullanılır.
    Hareket özgürlüğü ve değişkenlik karakter üzerinde sürekli kontrol, oyunu bozma riski olmadan karşılaştığınız herkesi öldürme yeteneği.

    Akılda kalıcı görevler, hedef işaretçisi olan ancak çeşitli eylemler ve mekanikler içeren basit görevlerdir.

    Açık dünya yapısı
    Oyun dünyası yarı açık ve üç bölüme ayrılmış durumda:

    Uzay istasyonunun hava ve yerçekimiyle çalışan, birbirine kapı-geçiş sistemi ve üç kat arasında hızlı hareket için ek bir asansörle bağlı ayrı bölümleri (bölümler).

    SAGITA sistemi, yerçekimi olmayan, hava akımıyla çalışan, istasyonun tamamından geçen ve çeşitli bölmelere erişim sağlayan bir ulaşım merkezidir.

    İstasyonun etrafındaki, hava ve yerçekiminden arındırılmış, bazı bölmeleri olan bir hava kilidi sistemiyle istasyona bağlı alan.

    Bu nedenle, oyuncunun istasyondaki bir noktadan diğerine geçmek için her zaman birkaç seçeneği vardır. Oyunun başında, birçok noktaya erişilemez; hava kilitleri kilitlidir ve içeriden manuel olarak açılmalıdır, asansör arızalıdır ve istasyonun birçok kapısı şifreli kilitlerle kilitlenmiştir; bu kilitlerin şifreleri notlarda, ses kayıtlarında veya bilgisayar mesajlarında bulunmalıdır. Bazı kapılar hacklenebilirken, diğerleri istasyon boyunca cesetlerde bulunması gereken anahtar kartlarla kilitlenmiştir.

    Sürükleyici simülasyon oyunları için tipik olduğu gibi, mekanlar gerçekçi bir şekilde düzenlenmiştir; oturma odaları, tuvaletler, yemek odaları, mutfaklar, dinlenme alanları, çalışma alanları vb. Bu, her odanın yaklaşık konumunu tahmin etmeye yardımcı olur.

    Kompartman girişindeki kontrol noktalarında genellikle aynı güvenlik görevlileri bulunur.
    Ancak başka engeller de var: kırık kapılar, molozlar, tehlikeli ortamlar, basınç düşmesi ve benzeri. Bazı yerlerde bunlar havalandırma açıklıklarından geçilerek aşılabilir ve molozlar bir pompa veya imha bombası kullanılarak bağımsız olarak temizlenebilir. Kilitli kapılar, arbalet atışlarıyla bir düğmeye basılarak veya kendinizi bir kupa gibi gizleyerek çatlaklardan geçerek açılabilir. Çevresel tehlikeleri ortadan kaldırmak veya bir duvar boyunca merdiven inşa etmek için alçı topu kullanılabilir.

    Mekanlar geniş, çeşitli ve dikey olup, karakter zıplayabilir, kendini yukarı çekebilir ve manevra paketi kullanarak süzülebilir bu da engelleri aşmasına ve birçok tehditten kaçınmasına yardımcı olur.

    Dünyanın sistemik doğası.

    Sürükleyici bir simülasyon oyunu olan Prey, çeşitli oyun sistemlerine sahiptir: ekipman ve teçhizatın kırılması/onarılması, gizlilik, düşman sesli uyarıları, düşme ve fırlatılan nesnelerin verdiği hasar vb. Aşağıda, görevler için önemli olan sistemleri vurgulayacağım.

    Kurtarma ve üretim sistemi . Oyun dünyasındaki kaynaklar sınırlıdır; silahlar, ekipmanlar, ilk yardım kitleri ve mühimmat sabit konumlarda bulunur ve yeniden ortaya çıkmaz. Düşman cesetlerinden az miktarda ganimet bulabilirsiniz, ancak bu garanti değildir ve çatışmalar toplayabileceğinizden daha fazla mühimmat tüketir. Üretim sistemi bu sorunu çözüyor.

    Oyun nesnelerinin neredeyse tamamı, sökülebilen dört ana bileşenden oluşur: çöp, ekipman, cesetler, düşmanlar ve büyük engeller. Daha küçük eşyalar kurtarma istasyonlarında geri dönüştürülürken, daha büyük olanlar geri dönüşüm bombasıyla parçalanarak oyuncunun özel çalışma tezgahlarında çok çeşitli eşyaları (görevle ilgili olanlar da dahil) yeniden oluşturmasına olanak tanır.

    Bu sistem ayrıca oyuncuyu, bir görev için önemli olan bir eşyayı kaybettiğinde ilerlemesini kaybetmekten de korur.

    Önemli olan bir tarife sahip olmaktır.

    Personel Takip Sistemi . Tüm mürettebat üyeleri, güvenlik terminallerinde isim ve pozisyonlarına göre bulunmalarını sağlayan bir takip cihazı taşır. Bu, birçok görevde son derece faydalıdır. Oyuncunun önceden bulamaması gereken nadir ve önemli karakterler dışında, hiçbirinde takip cihazı bulunmaz.

    Bu sistem, oyunda yaşayan ve ölen kişileri gösteren nesnel işaretlerin varlığını haklı çıkarıyor. Oyunun sürükleyiciliğini bozmamak için diğer görevler için de benzer bir sistem uygulanmalıdır.

    Typhon evrimi. Yayılmaları, çeşitli çevresel nesneleri taklit ederek kendilerini kamufle edebilen Taklitçilere dayanmaktadır. Bu Taklitçiler daha sonra, hikaye ilerledikçe tüm istasyonu dolduran altın bir parıltı ören Dokuyuculara dönüşürler. Ayrıca bir insan cesedini canlandırarak, bölgede dolaşan ve oyunun ana düşman türünü oluşturan insansı bir hayalete dönüştürebilirler. Adlandırılmış karakterler adlandırılmış hayaletlere dönüşür ve bazı ölümsüz yaratıklar oyunun sonlarında bu formda yeniden canlanır.

    Rol yapma sistemi
    Oyunun başında oyuncu karakterin cinsiyetini seçebilir; bu seçim karakterin etkileşimleri ve seslendirmesi dışında hiçbir şeyi etkilemez. Karakter gelişimi, iki geniş kategoriye ayrılan çeşitli dallardaki yetenek ağacı yükseltmeleri yoluyla gerçekleşir: İnsan ve Typhon. Birincisi hasar, sağlık, gizlilik, üretim, hackleme, ağır kaldırma vb. gibi temel yetenekleri geliştirirken, ikincisi alan saldırıları, taklit, yeniden canlandırma, kopya oluşturma ve daha birçokları gibi sihirle karşılaştırılabilir özel psiyonik yetenekler sağlar; bunların hepsi psiyonik enerji tüketir.

    Oyuncu deneyim puanı veya seviye kazanmaz. Tüm yeteneklerin kilidini açmak için oyun dünyasında bulunan nöromodüller adı verilen eşyaları harcamak gerekir. Oyunun orta ve son aşamalarında, tarifi bulmak, bunları kendiniz üretme yeteneğinin kilidini açacaktır. Başlangıçta sınırlıdır, ancak bir lisans bulduğunuzda sınırsızdır.

    İnsan yeteneklerinin geliştirilmesi yeni fırsatlar dışında hiçbir şeyi etkilemezken, Typhon yetenekleri onu kademeli olarak onlardan birine dönüştürür; bu da yerel otomatik savunma sistemlerinin düşmanlığıyla kendini gösterir ve oyuncuyu bir uzaylı olarak tanımlamaya başlarlar.

    Mantıklı olan, benzer şekilde bazı Typhonların oyuncuyu düşman olarak algılamayı bırakması olurdu. En azından basit yüz ifadeleri açısından.

    Ve düşmanlık eşiği çok çabuk yükseliyor, 3 yetenek yeterli.
    Seviye atlamanın ek bir yolu da, taklit tarayıcı, çeşitli hasar türlerinden koruma, çeşitli psiyonik yeteneklere bonuslar ve benzeri çeşitli avantajlar sağlayan modülleri kıyafet ve psikoskop kask yuvalarına takmaktır. Modüller istasyonun her yerine dağılmıştır.

    Oyunun başında Typhon yetenekleri kilitlidir ve farklı düşman türlerini tarayarak kilidi açılırken, insan yetenekleri anında açılır.

    Oyunun hikayesine göre, nöromodlar başkalarının anılarını içerir ve yerleştirildiklerinde bu anıları ve becerilerini aktarırlar. Ancak oyunda yalnızca boş nöromodlar buluyoruz ve bunlar herhangi bir yükseltme için kullanılabiliyor.

    Mevcut mürettebat takip sistemi göz önüne alındığında, insan becerilerinin kilidini açmak için bu becerilere sahip kişilerin cesetlerini arayarak bir mekanizma eklemek mümkün olabilirdi. Mühendislik becerileri mekanikçilerden, güvenlik becerileri güvenlik görevlilerinden vb. edinilebilirdi.

    Bu uygun olurdu.
    Görevler ve işler
    Oyunun hedefleri oldukça basit: Çoğu zaman bir yere gitmeniz, bir şeyi tamir etmeniz, bir şeyi etkinleştirmeniz, bir not veya anahtar kartı bulmanız gerekiyor. Bazen biriyle konuşacaksınız ve şaşırtıcı bir şekilde, amaç nadiren birini öldürmek oluyor. Oyunun tüm cazibesi, hedefe ulaşmanın çeşitli yollarında, mekanları keşfetmede ve düşmanlarla kurnazlık, çevreyi kullanma ve dikkat dağıtma yoluyla yüzleşmede yatıyor.

    Görevler ses kayıtları, notlar, radyo mesajları ve nadir doğrudan karakter diyalogları aracılığıyla verilir ve ilerleme çeşitli oyuncu eylemleriyle gerçekleşir (bunlara daha sonra değineceğiz). Hikaye de aynı şekilde sunulur ve anlatılır, ayrıca nadir oyun içi sahneler ve mekanlardaki çevresel unsurlar aracılığıyla da aktarılır. Cesetlerin, silahların, savunma sistemlerinin ve barikatlardaki dağınık mobilyaların yerleşimi, olayların genel anlatısını tamamlar.

    Oyunda diyalog sistemi yok; karakter sadece diğerlerinin konuşmalarını dinliyor, bu da sürükleyici deneyimi artırıyor. Oyuncu karakterin kontrolünü elinde tutuyor ve her şeye tepki vermekte ve başkalarının isteklerine uyup uymamakta tamamen özgür.

    Sessiz bir karakter hiçbir kişilik özelliği göstermez veya oyuncunun düşünceleriyle çelişen hiçbir şey söylemez, bu nedenle oyunun içine dalma hissini bozmaz. Ancak, diğerleri sessizliği normal olarak algılar ki bu da tam tersine oyunun içine dalma hissini yok edebilir.

    Bazen doğal görünmüyor.
    Çoğu görev, bir hedef işaretçisiyle işaretlenmiştir, ancak işaretçi içermeyen görevler de vardır. Örneğin, çizimlere dayanarak hazineleri ve ses kayıtlarındaki belirsiz ipuçlarına dayanarak kaçakçıların saklandığı yerleri aramanız gerekecek. Nadir gizli ikincil etkinliklerin hiçbir notu yoktur, örneğin Arboretum'da Rani'yi telepattan kurtarmak gibi. Ara sıra zaman sınırlı görevler olacak, ancak bolca zamanınız var, bu yüzden nadiren acele etmeniz gerekecek.

    Görevler için genellikle ödül verilmez; sadece hikayede ilerlersiniz veya ek seçeneklerin kilidini açarsınız, ancak çoğu zaman sonunda nöromodüller, planlar, değerli ekipmanlar içeren bir sandık veya ceset elde edersiniz ya da su içerek mana yenilenmesi gibi özel yeteneklerin kilidini açarsınız.

    Ana olay örgüsü, çevresel değişikliklerle birlikte kronolojik bölümlere ayrılabilir. İlk olarak, istasyonda ilerleyerek kademeli olarak tüm mekanlara erişim kazanırsınız. Ardından, düşman Operatörler şeklinde yeni bir tehdit tüm bölümlerde ortaya çıkar. Son olarak, Typhon'un ilerleyişi ivme kazanır ve çoğu mekan oyuncu için erişilemez hale gelir, geriye sadece olay örgüsü için önemli alanlar kalır.

    Dünyada giderek yeni düşman türleri ortaya çıkıyor, Typhon ağı yayılıyor ve savunma sistemleri uzaylı tehdidine yenik düşerek oyuncuyu çaresiz bir duruma düşürüyor.

    Hareket özgürlüğü ve değişkenlik
    Oyuncunun hedefleri nispeten basit olduğundan, değişkenlik esas olarak hedefe nasıl ulaşılacağı ve yol boyunca engellerin nasıl aşılacağı konusunda yatmaktadır. Örneğin, bir onarım görevinde, bölgede çalışan bir yedek parça bulabilir, onarım yeteneğiyle onarabilir veya istasyonda bulunan bir tarifi kullanarak bir üretim istasyonunda yeni bir parça üretebilirsiniz.

    Oyun, giriş bölümü, açılış ve kapanış ara sahneleri dışında karakter kontrolünüzü asla elinizden almaz. Karşılaştığınız herhangi bir karakteri, hatta önemli görev karakterlerini bile öldürmekte veya onları şok tabancasıyla sersemleterek eylemlerini ve diyaloglarını kesmekte özgürsünüz ve bu durum oyunu bozmaz.

    Tüm bunlar, ana olay örgüsü için hayati önem taşıyan karakterlerin oyuncuyla uzaktan iletişim kurması ve temel rollerini yerine getirene kadar doğrudan etkileşime girmemesiyle sağlanır. Daha önce karşılaşılanlar, yok edildiklerinde montaj istasyonlarında sonsuzca yeniden inşa edilen robot karakterlerdir ve bilgilerin önemli bir kısmı, hafıza kaybından önce kahramanın kendisinden alınan ses kayıtları veya video kayıtları aracılığıyla iletilir. Oyuncu ayrıca onlara karşı ölümcül bir şey yapamaz.

    Son çare olarak, oyun istasyondan bir kaçış kapsülüyle kaçmayı gerektiren alternatif bir son sunuyor; bu son için başka karakterlere veya kaybedilebilecek önemli eşyalara ihtiyaç duyulmuyor. Hemen açılmayacak olsa da, en uç durumlarda bile oyunun tamamlanmasını garanti ediyor.

    Elbette, oyun klasik ahlaki seçimler de içeriyor: kurtarmak/öldürmek, yardım etmek/görmezden gelmek, isteğe bağlı bir görevi tamamlamak veya iki seçenek arasında seçim yapmak. Bu seçimler, ikincil görevlerin ve ana hikayedeki mevcut seçeneklerin sonuçlarını belirleyecek; diğer hayatta kalanlarla birlikte istasyondan ayrılma seçeneği ise ikincil karakterlerden birine ve oyunun sonuna doğru ana hikayeye paralel olarak ilerleyen ilgili bir görev serisinin tamamlanmasına bağlıdır.

    Epilog, bir köpeğin rüyası şeklinde olup, sonucu insan/Typhon yeteneklerinin dengesi, ahlaki seçimler ve kurtarılan hayatlar tarafından belirlenir. Başarılı olursa, istasyondaki olayların Dünya üzerindeki sonuçları gösterilecek ve son, sonuçsuz bir seçim yapmamız istenecektir. Son çok ani ve daha fazla açıklama gerektiriyor.

    Unutulmaz görevler
    Prey'deki görevler oldukça basit, ancak bunları tamamlamak için kullanılan mekanikler çeşitlilik gösteriyor. Genellikle oyunlarda karakter yürür, dövüşür, iletişim kurar, gizlice ilerler, arama yapar ve keşifte bulunur; bu da diğer birçok oyun fırsatının kullanılmadan kalmasına neden olur. Ancak burada geliştiriciler gerçekten yaratıcı olmuşlar.

    --------------------------------------------------------------------------------------------

    Aşçı, diğer aşçıya soruyor.
    Klasik bir görevle başlayalım. Hikayede ilerlemek için oyuncunun kilitli bir kapıyı açmak üzere bir sesli komut alması gerekiyor. Bu, hayatta kalan insanların zihinlerini ele geçirmiş telepatik Typhon'larla dolu konut modülüne dağılmış belirli bir karakterin ses kayıtlarını toplamayı gerektiriyor. Kontrolleri dışında kalan tek aşçı da orada, mutfağa barikat kurmuş durumda. Oyuncu, Typhon'ları yenerek içeri girmelerini ve son ses kaydına erişmelerini sağlamalıdır.

    Şef bir sürpriz açıklayacak ve oyuncuyu bir buzdolabına hapsedecek. Oyuncu kaçmak için buz bloklarını bir ışın tabancasıyla eritmelidir. Serbest kaldıktan sonra, oyun dünyasında tuzaklı kapılar ve terminaller şeklinde hediyeler bulacak ve oyunun sonuna kadar önemli olaylar hakkında yorumlarda bulunacaktır.

    Onunla başa çıkmak için, penceredeki tuşa dokunarak başka bir karakterle iletişime geçmeniz ve ayrı bir test denek terminali aracılığıyla aşçının kimlik numarasını ve konumunu bulmanız gerekiyor.

    Bu görevde bir sürü benzersiz özellik var: ses kayıtları toplamak, ışın tabancasının benzersiz bir kullanımı, tuzaklarla ve aşçının yorumlarıyla oyun dünyasını değiştirmek ve çevreyi ihbar etme zorunluluğu. Ve tüm bunlar, sözlerinde herhangi bir tutarsızlık fark ederseniz, aşçıyı ilk karşılaşmanızda öldürüp görevi başlamadan bitirebileceğiniz gerçeğine rağmen geçerli. Oyun bunu yasaklamıyor.

    İlginç bir şekilde, oyunda belirli bir karakter için görev için gerekenden daha fazla odyolog bulunuyor. Bu, hepsini bulmanız gerekmediği anlamına geliyor, çünkü görev işaretçisiyle işaretlenmemişler.

    Ayrıca, kaçakçıların sakladığı depoları açmak için bir anahtar kullanarak çevrede dolaşacaksınız.

    Ama defalarca oynamama rağmen henüz tek bir tane bile bulamadım.
    --------------------------------------------------------------------------------------------

    Avcıya Karşı Avcı
    Typhon'un çeşitli yeteneklerini geliştirdikten sonra, oyuncuyu periyodik olarak avlayacak devasa bir uzaylı kabus ortaya çıkar. Ortaya çıkar, bölgeyi sarar, oyuncuyu arar ve bir süre dolduktan sonra kaybolur. Oyuncu bir yere saklanıp bekleyebilir veya istasyonun yörüngesindeki bir uyduyu modifiye ederek, özel bir sinyalle ses kayıtlarını çalarak kabusu cezbedip uzaklaştırmak için bir görevi tamamlayabilir.

    Kabusun kendisi şişman ve tehlikeli, ancak manevra kabiliyeti yok; havalandırma kanallarında saklanıp geçmesini beklemek yeterli. Dünyanın oyuncunun seviye atlamasına tepki vermesi fikri ilginç, ancak zamanlayıcı kötü bir çözüm gibi görünüyor.

    Oyunun, Kabus yaratığını bölgeye ek bir tehlikeli devriye gezen düşman olarak yerleştirmesi ve oyuncuyu onunla başa çıkana kadar gerilmeye, koşmaya ve saklanmaya zorlaması daha iyi olurdu.

    --------------------------------------------------------------------------------------------

    Su katkı maddesi
    Görevlerden birinde oyuncu deneysel bir katkı maddesi üretebilecek ve istasyonun su arıtma sistemini değiştirerek tüm içme çeşmeleri ve kazanların tüketim sonrasında karakterin psiyonik enerjisini geri kazandırmasını sağlayacak ve böylece sonsuz bir mana yenilenme kaynağı elde edecektir.

    Asansör restorasyonu
    Dünyayı gezmenin kullanışlı yollarından biri ana asansördür, ancak oyunun başında arızalıdır. Bir Typhon Teknopat asansörün çalışmasına müdahale etmiştir ve ortadan kaldırılması gerekir. Bu, oyunun başlarında tehlikeli bir düşmandır, ancak doğru araçlarla başa çıkılabilir.

    Asansör, oyun içinde silah çekmenin yasak olduğu güvenli bir mekandır; hatta sakin NPC'lerin bulunduğu koridorlarda bile bu durum geçerlidir. Ancak normal bir yolculuk sırasında asansörün aniden durması, gücünün kesilmesi ve oyuncunun önünde düşman bir hayaletin belirmesi daha da şaşırtıcıdır.

    Benzer bir durum başka bir Resident Evil oyununda da yaşandı ; oyuncu, güvenli bir sığınak görevi gören kayıt odasında bir düşman tarafından hazırlıksız yakalandı.

    Bu, hatırlaması kolay bir şey.
    --------------------------------------------------------------------------------------------

    Deneyler bölümü
    İstasyonda Typhon ile insanlar üzerinde gizli deneyler yapıldığı bir sır değil ve oyuncu bu deneylerin çoğunu tekrarlayabilecek; mahkumların üzerine Taklitçi yaratıklar salabilecek, bir Dokumacının bir cesetten Hayalet yaratmasına izin verebilecek veya yeni silah tasarımlarını test edebilecek.

    Bu, mahsur kalmış bir kaçış kapsülündeki insanları kurtarma ve Typhon felaketinden yarım saat önce fırlatılan uzay mekiğinin kaderine karar verme gibi ahlaki açıdan belirsiz görevleri de içerir. Her iki durumda da, Typhon'u Dünya'ya getirme ve trajediyi daha da büyütme riski vardır. Bu nedenle, kapsülün fırlatılmasına yardım etme veya kontrol odasından uzay mekiğini imha etme konusunda bir karar verilmelidir.

    İstasyonun hayatta kalan son sakinleri, güvenlik şefinin komutası altında kargo bölümünde toplandı. Diğer bölümlere geçebilmek için kilitli bir kapının ardındaki bir hayalet sürüsüyle savaşmaları gerekiyor ve bunu yapabilmek için de çalışan birkaç savunma kulesine ihtiyaçları var.

    Bir diğerinde, bir morg'a girmek için, mekanik bir operatörün periyodik olarak uçarak geçtiği kilitli bir kapıdan geçmeniz gerekiyor. Başka birinde, gizli bir bölmeyi açmak için statik bir nesneyi bir yerden başka bir yere taşımanız ve son olarak, karakterin cesedini tehlikeden kurtarmak için güvenli bir yere taşımanız gerekiyor. Bir diğerinde ise, belirli bir konumda ses kaydı oynatmanız, Typhon'u taramanız, anahtar eşyalar üretmeniz, karakterleri şok tabancasıyla sersemletmeniz, bir cesede şifreyle erişmek için yangını söndürmeniz ve gizli sahibini bulmak için düşman bir operatörü hacklemeniz gerekecek.

    Başka ne olabilir ki?
    Oyunda, arızalı araçları tamir etmesi gereken ancak bunu yapmayan tamirciler yer alıyor. Ancak, böyle bir tamirciye bir şey tamir ederken eşlik edebileceğiniz bir görev oluşturabilirsiniz.

    Taklitçiler her şeye dönüşebilir. Onu önemli bir nesneye dönüştürüp o halde dondurmak, belki de holografik bir kayıttan gelen özel bir sinyalle, eğlenceli olurdu; böylece onu o formda amaçlanan amaç için kullanmak üzere zamana karşı yarışabilirdik.

    Hayaletler, diriltildikleri ölülerin hayatlarından kısa cümleler mırıldanırlar. Bunu kullanarak, yeteneğinizle ölüleri diriltebilir veya bir dokumacıyı bunu yapmaya ikna edebilirsiniz; böylece örneğin tanıdık bir ses kaydını oynatarak değerli bilgiler veya bir erişim kodu öğrenebilirsiniz.

    Üstelik oyuncunun cephaneliğindeki Typhon yeteneklerinden bahsetmiyorum bile. Kendinizin hayalet bir kopyasını yaratabilir, düşmanları kandırmak için ölü taklidi yapabilir, birini gözetlemek için kendinizi bir kupa kılığına sokabilir veya hedeflerinize ulaşmak için insanların ve robotların zihinlerini kontrol edebilirsiniz.
    Bu sefer, çeşitli görev mekanikleri ve oyuncuya tam seçim özgürlüğü sunan, oyuncunun ne yaptığına veya kimi öldürdüğüne bakılmaksızın ana olay örgüsünü bozmayan sürükleyici bir simülasyon oyunundan bir görev analizi daha. Prey , insanlığın Typhon adı verilen uzaylı yaşam formlarıyla karşılaştığı ve kendi yeteneklerini geliştirmek için onları incelediği yakın gelecekteki alternatif bir evrende geçen, seviye atlama, gizlilik ve sistemik unsurları içeren sürükleyici bir simülasyon veya aksiyon nişancı oyunudur. Bir noktada, test denekleri kaçar ve Dünya için bir tehdit oluşturur; uzay istasyonunda mahsur kalan kahraman bu tehditle yüzleşmek zorundadır. İçerik: Açık dünya yapısı istasyonun bölmeleri içinde ve arasında çok sayıda geçit ve açık alan bulunan yarı açık bir dünya. Dünyanın sistemik yapısı nesneleri bileşenlerine ayırmak ve ardından bunlardan ekipman üretmek/işaretçiler kullanarak mürettebat üyelerini takip etmek/Typhon ile cesetleri diriltmek Rol yapma sistemi oyun dünyasında bulunan nöromodülatörler ve kostüm değiştiriciler kullanılarak cinsiyet seçimi ve beceri yükseltmeleri. Görevler ve işler, hedef işaretçisi olan basit işlerdir, ancak çeşitli eylemler ve mekanikler kullanılır. Hareket özgürlüğü ve değişkenlik karakter üzerinde sürekli kontrol, oyunu bozma riski olmadan karşılaştığınız herkesi öldürme yeteneği. Akılda kalıcı görevler, hedef işaretçisi olan ancak çeşitli eylemler ve mekanikler içeren basit görevlerdir. Açık dünya yapısı Oyun dünyası yarı açık ve üç bölüme ayrılmış durumda: Uzay istasyonunun hava ve yerçekimiyle çalışan, birbirine kapı-geçiş sistemi ve üç kat arasında hızlı hareket için ek bir asansörle bağlı ayrı bölümleri (bölümler). SAGITA sistemi, yerçekimi olmayan, hava akımıyla çalışan, istasyonun tamamından geçen ve çeşitli bölmelere erişim sağlayan bir ulaşım merkezidir. İstasyonun etrafındaki, hava ve yerçekiminden arındırılmış, bazı bölmeleri olan bir hava kilidi sistemiyle istasyona bağlı alan. Bu nedenle, oyuncunun istasyondaki bir noktadan diğerine geçmek için her zaman birkaç seçeneği vardır. Oyunun başında, birçok noktaya erişilemez; hava kilitleri kilitlidir ve içeriden manuel olarak açılmalıdır, asansör arızalıdır ve istasyonun birçok kapısı şifreli kilitlerle kilitlenmiştir; bu kilitlerin şifreleri notlarda, ses kayıtlarında veya bilgisayar mesajlarında bulunmalıdır. Bazı kapılar hacklenebilirken, diğerleri istasyon boyunca cesetlerde bulunması gereken anahtar kartlarla kilitlenmiştir. Sürükleyici simülasyon oyunları için tipik olduğu gibi, mekanlar gerçekçi bir şekilde düzenlenmiştir; oturma odaları, tuvaletler, yemek odaları, mutfaklar, dinlenme alanları, çalışma alanları vb. Bu, her odanın yaklaşık konumunu tahmin etmeye yardımcı olur. Kompartman girişindeki kontrol noktalarında genellikle aynı güvenlik görevlileri bulunur. Ancak başka engeller de var: kırık kapılar, molozlar, tehlikeli ortamlar, basınç düşmesi ve benzeri. Bazı yerlerde bunlar havalandırma açıklıklarından geçilerek aşılabilir ve molozlar bir pompa veya imha bombası kullanılarak bağımsız olarak temizlenebilir. Kilitli kapılar, arbalet atışlarıyla bir düğmeye basılarak veya kendinizi bir kupa gibi gizleyerek çatlaklardan geçerek açılabilir. Çevresel tehlikeleri ortadan kaldırmak veya bir duvar boyunca merdiven inşa etmek için alçı topu kullanılabilir. Mekanlar geniş, çeşitli ve dikey olup, karakter zıplayabilir, kendini yukarı çekebilir ve manevra paketi kullanarak süzülebilir bu da engelleri aşmasına ve birçok tehditten kaçınmasına yardımcı olur. Dünyanın sistemik doğası. Sürükleyici bir simülasyon oyunu olan Prey, çeşitli oyun sistemlerine sahiptir: ekipman ve teçhizatın kırılması/onarılması, gizlilik, düşman sesli uyarıları, düşme ve fırlatılan nesnelerin verdiği hasar vb. Aşağıda, görevler için önemli olan sistemleri vurgulayacağım. Kurtarma ve üretim sistemi . Oyun dünyasındaki kaynaklar sınırlıdır; silahlar, ekipmanlar, ilk yardım kitleri ve mühimmat sabit konumlarda bulunur ve yeniden ortaya çıkmaz. Düşman cesetlerinden az miktarda ganimet bulabilirsiniz, ancak bu garanti değildir ve çatışmalar toplayabileceğinizden daha fazla mühimmat tüketir. Üretim sistemi bu sorunu çözüyor. Oyun nesnelerinin neredeyse tamamı, sökülebilen dört ana bileşenden oluşur: çöp, ekipman, cesetler, düşmanlar ve büyük engeller. Daha küçük eşyalar kurtarma istasyonlarında geri dönüştürülürken, daha büyük olanlar geri dönüşüm bombasıyla parçalanarak oyuncunun özel çalışma tezgahlarında çok çeşitli eşyaları (görevle ilgili olanlar da dahil) yeniden oluşturmasına olanak tanır. Bu sistem ayrıca oyuncuyu, bir görev için önemli olan bir eşyayı kaybettiğinde ilerlemesini kaybetmekten de korur. Önemli olan bir tarife sahip olmaktır. Personel Takip Sistemi . Tüm mürettebat üyeleri, güvenlik terminallerinde isim ve pozisyonlarına göre bulunmalarını sağlayan bir takip cihazı taşır. Bu, birçok görevde son derece faydalıdır. Oyuncunun önceden bulamaması gereken nadir ve önemli karakterler dışında, hiçbirinde takip cihazı bulunmaz. Bu sistem, oyunda yaşayan ve ölen kişileri gösteren nesnel işaretlerin varlığını haklı çıkarıyor. Oyunun sürükleyiciliğini bozmamak için diğer görevler için de benzer bir sistem uygulanmalıdır. Typhon evrimi. Yayılmaları, çeşitli çevresel nesneleri taklit ederek kendilerini kamufle edebilen Taklitçilere dayanmaktadır. Bu Taklitçiler daha sonra, hikaye ilerledikçe tüm istasyonu dolduran altın bir parıltı ören Dokuyuculara dönüşürler. Ayrıca bir insan cesedini canlandırarak, bölgede dolaşan ve oyunun ana düşman türünü oluşturan insansı bir hayalete dönüştürebilirler. Adlandırılmış karakterler adlandırılmış hayaletlere dönüşür ve bazı ölümsüz yaratıklar oyunun sonlarında bu formda yeniden canlanır. Rol yapma sistemi Oyunun başında oyuncu karakterin cinsiyetini seçebilir; bu seçim karakterin etkileşimleri ve seslendirmesi dışında hiçbir şeyi etkilemez. Karakter gelişimi, iki geniş kategoriye ayrılan çeşitli dallardaki yetenek ağacı yükseltmeleri yoluyla gerçekleşir: İnsan ve Typhon. Birincisi hasar, sağlık, gizlilik, üretim, hackleme, ağır kaldırma vb. gibi temel yetenekleri geliştirirken, ikincisi alan saldırıları, taklit, yeniden canlandırma, kopya oluşturma ve daha birçokları gibi sihirle karşılaştırılabilir özel psiyonik yetenekler sağlar; bunların hepsi psiyonik enerji tüketir. Oyuncu deneyim puanı veya seviye kazanmaz. Tüm yeteneklerin kilidini açmak için oyun dünyasında bulunan nöromodüller adı verilen eşyaları harcamak gerekir. Oyunun orta ve son aşamalarında, tarifi bulmak, bunları kendiniz üretme yeteneğinin kilidini açacaktır. Başlangıçta sınırlıdır, ancak bir lisans bulduğunuzda sınırsızdır. İnsan yeteneklerinin geliştirilmesi yeni fırsatlar dışında hiçbir şeyi etkilemezken, Typhon yetenekleri onu kademeli olarak onlardan birine dönüştürür; bu da yerel otomatik savunma sistemlerinin düşmanlığıyla kendini gösterir ve oyuncuyu bir uzaylı olarak tanımlamaya başlarlar. Mantıklı olan, benzer şekilde bazı Typhonların oyuncuyu düşman olarak algılamayı bırakması olurdu. En azından basit yüz ifadeleri açısından. Ve düşmanlık eşiği çok çabuk yükseliyor, 3 yetenek yeterli. Seviye atlamanın ek bir yolu da, taklit tarayıcı, çeşitli hasar türlerinden koruma, çeşitli psiyonik yeteneklere bonuslar ve benzeri çeşitli avantajlar sağlayan modülleri kıyafet ve psikoskop kask yuvalarına takmaktır. Modüller istasyonun her yerine dağılmıştır. Oyunun başında Typhon yetenekleri kilitlidir ve farklı düşman türlerini tarayarak kilidi açılırken, insan yetenekleri anında açılır. Oyunun hikayesine göre, nöromodlar başkalarının anılarını içerir ve yerleştirildiklerinde bu anıları ve becerilerini aktarırlar. Ancak oyunda yalnızca boş nöromodlar buluyoruz ve bunlar herhangi bir yükseltme için kullanılabiliyor. Mevcut mürettebat takip sistemi göz önüne alındığında, insan becerilerinin kilidini açmak için bu becerilere sahip kişilerin cesetlerini arayarak bir mekanizma eklemek mümkün olabilirdi. Mühendislik becerileri mekanikçilerden, güvenlik becerileri güvenlik görevlilerinden vb. edinilebilirdi. Bu uygun olurdu. Görevler ve işler Oyunun hedefleri oldukça basit: Çoğu zaman bir yere gitmeniz, bir şeyi tamir etmeniz, bir şeyi etkinleştirmeniz, bir not veya anahtar kartı bulmanız gerekiyor. Bazen biriyle konuşacaksınız ve şaşırtıcı bir şekilde, amaç nadiren birini öldürmek oluyor. Oyunun tüm cazibesi, hedefe ulaşmanın çeşitli yollarında, mekanları keşfetmede ve düşmanlarla kurnazlık, çevreyi kullanma ve dikkat dağıtma yoluyla yüzleşmede yatıyor. Görevler ses kayıtları, notlar, radyo mesajları ve nadir doğrudan karakter diyalogları aracılığıyla verilir ve ilerleme çeşitli oyuncu eylemleriyle gerçekleşir (bunlara daha sonra değineceğiz). Hikaye de aynı şekilde sunulur ve anlatılır, ayrıca nadir oyun içi sahneler ve mekanlardaki çevresel unsurlar aracılığıyla da aktarılır. Cesetlerin, silahların, savunma sistemlerinin ve barikatlardaki dağınık mobilyaların yerleşimi, olayların genel anlatısını tamamlar. Oyunda diyalog sistemi yok; karakter sadece diğerlerinin konuşmalarını dinliyor, bu da sürükleyici deneyimi artırıyor. Oyuncu karakterin kontrolünü elinde tutuyor ve her şeye tepki vermekte ve başkalarının isteklerine uyup uymamakta tamamen özgür. Sessiz bir karakter hiçbir kişilik özelliği göstermez veya oyuncunun düşünceleriyle çelişen hiçbir şey söylemez, bu nedenle oyunun içine dalma hissini bozmaz. Ancak, diğerleri sessizliği normal olarak algılar ki bu da tam tersine oyunun içine dalma hissini yok edebilir. Bazen doğal görünmüyor. Çoğu görev, bir hedef işaretçisiyle işaretlenmiştir, ancak işaretçi içermeyen görevler de vardır. Örneğin, çizimlere dayanarak hazineleri ve ses kayıtlarındaki belirsiz ipuçlarına dayanarak kaçakçıların saklandığı yerleri aramanız gerekecek. Nadir gizli ikincil etkinliklerin hiçbir notu yoktur, örneğin Arboretum'da Rani'yi telepattan kurtarmak gibi. Ara sıra zaman sınırlı görevler olacak, ancak bolca zamanınız var, bu yüzden nadiren acele etmeniz gerekecek. Görevler için genellikle ödül verilmez; sadece hikayede ilerlersiniz veya ek seçeneklerin kilidini açarsınız, ancak çoğu zaman sonunda nöromodüller, planlar, değerli ekipmanlar içeren bir sandık veya ceset elde edersiniz ya da su içerek mana yenilenmesi gibi özel yeteneklerin kilidini açarsınız. Ana olay örgüsü, çevresel değişikliklerle birlikte kronolojik bölümlere ayrılabilir. İlk olarak, istasyonda ilerleyerek kademeli olarak tüm mekanlara erişim kazanırsınız. Ardından, düşman Operatörler şeklinde yeni bir tehdit tüm bölümlerde ortaya çıkar. Son olarak, Typhon'un ilerleyişi ivme kazanır ve çoğu mekan oyuncu için erişilemez hale gelir, geriye sadece olay örgüsü için önemli alanlar kalır. Dünyada giderek yeni düşman türleri ortaya çıkıyor, Typhon ağı yayılıyor ve savunma sistemleri uzaylı tehdidine yenik düşerek oyuncuyu çaresiz bir duruma düşürüyor. Hareket özgürlüğü ve değişkenlik Oyuncunun hedefleri nispeten basit olduğundan, değişkenlik esas olarak hedefe nasıl ulaşılacağı ve yol boyunca engellerin nasıl aşılacağı konusunda yatmaktadır. Örneğin, bir onarım görevinde, bölgede çalışan bir yedek parça bulabilir, onarım yeteneğiyle onarabilir veya istasyonda bulunan bir tarifi kullanarak bir üretim istasyonunda yeni bir parça üretebilirsiniz. Oyun, giriş bölümü, açılış ve kapanış ara sahneleri dışında karakter kontrolünüzü asla elinizden almaz. Karşılaştığınız herhangi bir karakteri, hatta önemli görev karakterlerini bile öldürmekte veya onları şok tabancasıyla sersemleterek eylemlerini ve diyaloglarını kesmekte özgürsünüz ve bu durum oyunu bozmaz. Tüm bunlar, ana olay örgüsü için hayati önem taşıyan karakterlerin oyuncuyla uzaktan iletişim kurması ve temel rollerini yerine getirene kadar doğrudan etkileşime girmemesiyle sağlanır. Daha önce karşılaşılanlar, yok edildiklerinde montaj istasyonlarında sonsuzca yeniden inşa edilen robot karakterlerdir ve bilgilerin önemli bir kısmı, hafıza kaybından önce kahramanın kendisinden alınan ses kayıtları veya video kayıtları aracılığıyla iletilir. Oyuncu ayrıca onlara karşı ölümcül bir şey yapamaz. Son çare olarak, oyun istasyondan bir kaçış kapsülüyle kaçmayı gerektiren alternatif bir son sunuyor; bu son için başka karakterlere veya kaybedilebilecek önemli eşyalara ihtiyaç duyulmuyor. Hemen açılmayacak olsa da, en uç durumlarda bile oyunun tamamlanmasını garanti ediyor. Elbette, oyun klasik ahlaki seçimler de içeriyor: kurtarmak/öldürmek, yardım etmek/görmezden gelmek, isteğe bağlı bir görevi tamamlamak veya iki seçenek arasında seçim yapmak. Bu seçimler, ikincil görevlerin ve ana hikayedeki mevcut seçeneklerin sonuçlarını belirleyecek; diğer hayatta kalanlarla birlikte istasyondan ayrılma seçeneği ise ikincil karakterlerden birine ve oyunun sonuna doğru ana hikayeye paralel olarak ilerleyen ilgili bir görev serisinin tamamlanmasına bağlıdır. Epilog, bir köpeğin rüyası şeklinde olup, sonucu insan/Typhon yeteneklerinin dengesi, ahlaki seçimler ve kurtarılan hayatlar tarafından belirlenir. Başarılı olursa, istasyondaki olayların Dünya üzerindeki sonuçları gösterilecek ve son, sonuçsuz bir seçim yapmamız istenecektir. Son çok ani ve daha fazla açıklama gerektiriyor. Unutulmaz görevler Prey'deki görevler oldukça basit, ancak bunları tamamlamak için kullanılan mekanikler çeşitlilik gösteriyor. Genellikle oyunlarda karakter yürür, dövüşür, iletişim kurar, gizlice ilerler, arama yapar ve keşifte bulunur; bu da diğer birçok oyun fırsatının kullanılmadan kalmasına neden olur. Ancak burada geliştiriciler gerçekten yaratıcı olmuşlar. -------------------------------------------------------------------------------------------- Aşçı, diğer aşçıya soruyor. Klasik bir görevle başlayalım. Hikayede ilerlemek için oyuncunun kilitli bir kapıyı açmak üzere bir sesli komut alması gerekiyor. Bu, hayatta kalan insanların zihinlerini ele geçirmiş telepatik Typhon'larla dolu konut modülüne dağılmış belirli bir karakterin ses kayıtlarını toplamayı gerektiriyor. Kontrolleri dışında kalan tek aşçı da orada, mutfağa barikat kurmuş durumda. Oyuncu, Typhon'ları yenerek içeri girmelerini ve son ses kaydına erişmelerini sağlamalıdır. Şef bir sürpriz açıklayacak ve oyuncuyu bir buzdolabına hapsedecek. Oyuncu kaçmak için buz bloklarını bir ışın tabancasıyla eritmelidir. Serbest kaldıktan sonra, oyun dünyasında tuzaklı kapılar ve terminaller şeklinde hediyeler bulacak ve oyunun sonuna kadar önemli olaylar hakkında yorumlarda bulunacaktır. Onunla başa çıkmak için, penceredeki tuşa dokunarak başka bir karakterle iletişime geçmeniz ve ayrı bir test denek terminali aracılığıyla aşçının kimlik numarasını ve konumunu bulmanız gerekiyor. Bu görevde bir sürü benzersiz özellik var: ses kayıtları toplamak, ışın tabancasının benzersiz bir kullanımı, tuzaklarla ve aşçının yorumlarıyla oyun dünyasını değiştirmek ve çevreyi ihbar etme zorunluluğu. Ve tüm bunlar, sözlerinde herhangi bir tutarsızlık fark ederseniz, aşçıyı ilk karşılaşmanızda öldürüp görevi başlamadan bitirebileceğiniz gerçeğine rağmen geçerli. Oyun bunu yasaklamıyor. İlginç bir şekilde, oyunda belirli bir karakter için görev için gerekenden daha fazla odyolog bulunuyor. Bu, hepsini bulmanız gerekmediği anlamına geliyor, çünkü görev işaretçisiyle işaretlenmemişler. Ayrıca, kaçakçıların sakladığı depoları açmak için bir anahtar kullanarak çevrede dolaşacaksınız. Ama defalarca oynamama rağmen henüz tek bir tane bile bulamadım. -------------------------------------------------------------------------------------------- Avcıya Karşı Avcı Typhon'un çeşitli yeteneklerini geliştirdikten sonra, oyuncuyu periyodik olarak avlayacak devasa bir uzaylı kabus ortaya çıkar. Ortaya çıkar, bölgeyi sarar, oyuncuyu arar ve bir süre dolduktan sonra kaybolur. Oyuncu bir yere saklanıp bekleyebilir veya istasyonun yörüngesindeki bir uyduyu modifiye ederek, özel bir sinyalle ses kayıtlarını çalarak kabusu cezbedip uzaklaştırmak için bir görevi tamamlayabilir. Kabusun kendisi şişman ve tehlikeli, ancak manevra kabiliyeti yok; havalandırma kanallarında saklanıp geçmesini beklemek yeterli. Dünyanın oyuncunun seviye atlamasına tepki vermesi fikri ilginç, ancak zamanlayıcı kötü bir çözüm gibi görünüyor. Oyunun, Kabus yaratığını bölgeye ek bir tehlikeli devriye gezen düşman olarak yerleştirmesi ve oyuncuyu onunla başa çıkana kadar gerilmeye, koşmaya ve saklanmaya zorlaması daha iyi olurdu. -------------------------------------------------------------------------------------------- Su katkı maddesi Görevlerden birinde oyuncu deneysel bir katkı maddesi üretebilecek ve istasyonun su arıtma sistemini değiştirerek tüm içme çeşmeleri ve kazanların tüketim sonrasında karakterin psiyonik enerjisini geri kazandırmasını sağlayacak ve böylece sonsuz bir mana yenilenme kaynağı elde edecektir. Asansör restorasyonu Dünyayı gezmenin kullanışlı yollarından biri ana asansördür, ancak oyunun başında arızalıdır. Bir Typhon Teknopat asansörün çalışmasına müdahale etmiştir ve ortadan kaldırılması gerekir. Bu, oyunun başlarında tehlikeli bir düşmandır, ancak doğru araçlarla başa çıkılabilir. Asansör, oyun içinde silah çekmenin yasak olduğu güvenli bir mekandır; hatta sakin NPC'lerin bulunduğu koridorlarda bile bu durum geçerlidir. Ancak normal bir yolculuk sırasında asansörün aniden durması, gücünün kesilmesi ve oyuncunun önünde düşman bir hayaletin belirmesi daha da şaşırtıcıdır. Benzer bir durum başka bir Resident Evil oyununda da yaşandı ; oyuncu, güvenli bir sığınak görevi gören kayıt odasında bir düşman tarafından hazırlıksız yakalandı. Bu, hatırlaması kolay bir şey. -------------------------------------------------------------------------------------------- Deneyler bölümü İstasyonda Typhon ile insanlar üzerinde gizli deneyler yapıldığı bir sır değil ve oyuncu bu deneylerin çoğunu tekrarlayabilecek; mahkumların üzerine Taklitçi yaratıklar salabilecek, bir Dokumacının bir cesetten Hayalet yaratmasına izin verebilecek veya yeni silah tasarımlarını test edebilecek. Bu, mahsur kalmış bir kaçış kapsülündeki insanları kurtarma ve Typhon felaketinden yarım saat önce fırlatılan uzay mekiğinin kaderine karar verme gibi ahlaki açıdan belirsiz görevleri de içerir. Her iki durumda da, Typhon'u Dünya'ya getirme ve trajediyi daha da büyütme riski vardır. Bu nedenle, kapsülün fırlatılmasına yardım etme veya kontrol odasından uzay mekiğini imha etme konusunda bir karar verilmelidir. İstasyonun hayatta kalan son sakinleri, güvenlik şefinin komutası altında kargo bölümünde toplandı. Diğer bölümlere geçebilmek için kilitli bir kapının ardındaki bir hayalet sürüsüyle savaşmaları gerekiyor ve bunu yapabilmek için de çalışan birkaç savunma kulesine ihtiyaçları var. Bir diğerinde, bir morg'a girmek için, mekanik bir operatörün periyodik olarak uçarak geçtiği kilitli bir kapıdan geçmeniz gerekiyor. Başka birinde, gizli bir bölmeyi açmak için statik bir nesneyi bir yerden başka bir yere taşımanız ve son olarak, karakterin cesedini tehlikeden kurtarmak için güvenli bir yere taşımanız gerekiyor. Bir diğerinde ise, belirli bir konumda ses kaydı oynatmanız, Typhon'u taramanız, anahtar eşyalar üretmeniz, karakterleri şok tabancasıyla sersemletmeniz, bir cesede şifreyle erişmek için yangını söndürmeniz ve gizli sahibini bulmak için düşman bir operatörü hacklemeniz gerekecek. Başka ne olabilir ki? Oyunda, arızalı araçları tamir etmesi gereken ancak bunu yapmayan tamirciler yer alıyor. Ancak, böyle bir tamirciye bir şey tamir ederken eşlik edebileceğiniz bir görev oluşturabilirsiniz. Taklitçiler her şeye dönüşebilir. Onu önemli bir nesneye dönüştürüp o halde dondurmak, belki de holografik bir kayıttan gelen özel bir sinyalle, eğlenceli olurdu; böylece onu o formda amaçlanan amaç için kullanmak üzere zamana karşı yarışabilirdik. Hayaletler, diriltildikleri ölülerin hayatlarından kısa cümleler mırıldanırlar. Bunu kullanarak, yeteneğinizle ölüleri diriltebilir veya bir dokumacıyı bunu yapmaya ikna edebilirsiniz; böylece örneğin tanıdık bir ses kaydını oynatarak değerli bilgiler veya bir erişim kodu öğrenebilirsiniz. Üstelik oyuncunun cephaneliğindeki Typhon yeteneklerinden bahsetmiyorum bile. Kendinizin hayalet bir kopyasını yaratabilir, düşmanları kandırmak için ölü taklidi yapabilir, birini gözetlemek için kendinizi bir kupa kılığına sokabilir veya hedeflerinize ulaşmak için insanların ve robotların zihinlerini kontrol edebilirsiniz.
    Beğen
    9
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 3B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Hindistan, Telegrama resmi bir bildirim gönderdi
    Hindustan Times'ın haberine göre, Hindistan Enformasyon ve Yayıncılık Bakanlığı, Telegram'a korsan içerikle mücadelesini sıkılaştırmasını talep eden resmi bir bildirim gönderdi.

    Ajans, bu önlemi "bireysel kanalların hedefli olarak kaldırılmasından platform sorumluluğuna geçiş" olarak açıkladı. 2026 baharında Telegram'ın yaklaşık 3.000 kanalı engellemesi gerekiyordu, ancak bakanlık platformun "hükümetin her korsan kanalı tespit etmesini bekleyemeyeceğini" belirtti.

    Yayınlanan bildiride, mesajlaşma uygulamasının korsan içerikleri tespit etme ve engelleme sistemlerini güçlendirmesi, tekrar eden suçlulara karşı önlemleri sıkılaştırması ve telif hakkı sahiplerinin şikayetlerinin ele alınmasına yönelik mekanizmalar hakkında bilgi sağlaması gerektiği belirtildi.
    Haziran 2026'da Hindistan yetkilileri Telegram'ı bir haftalığına engelledi.

    Bu kısıtlama, tıp fakültelerine giriş için yapılan Ulusal Giriş Sınavı ve ilgili dolandırıcılıklarla ilgili materyallerin yayılmasını engellemek amacıyla uygulandı. Engellemeye ek olarak, yetkililer mesajlaşma uygulamasından 30 Haziran'a kadar Hindistan'da mesaj düzenleme özelliğini devre dışı bırakmasını istedi.
    Hindustan Times'ın haberine göre, Hindistan Enformasyon ve Yayıncılık Bakanlığı, Telegram'a korsan içerikle mücadelesini sıkılaştırmasını talep eden resmi bir bildirim gönderdi. Ajans, bu önlemi "bireysel kanalların hedefli olarak kaldırılmasından platform sorumluluğuna geçiş" olarak açıkladı. 2026 baharında Telegram'ın yaklaşık 3.000 kanalı engellemesi gerekiyordu, ancak bakanlık platformun "hükümetin her korsan kanalı tespit etmesini bekleyemeyeceğini" belirtti. Yayınlanan bildiride, mesajlaşma uygulamasının korsan içerikleri tespit etme ve engelleme sistemlerini güçlendirmesi, tekrar eden suçlulara karşı önlemleri sıkılaştırması ve telif hakkı sahiplerinin şikayetlerinin ele alınmasına yönelik mekanizmalar hakkında bilgi sağlaması gerektiği belirtildi. Haziran 2026'da Hindistan yetkilileri Telegram'ı bir haftalığına engelledi. Bu kısıtlama, tıp fakültelerine giriş için yapılan Ulusal Giriş Sınavı ve ilgili dolandırıcılıklarla ilgili materyallerin yayılmasını engellemek amacıyla uygulandı. Engellemeye ek olarak, yetkililer mesajlaşma uygulamasından 30 Haziran'a kadar Hindistan'da mesaj düzenleme özelliğini devre dışı bırakmasını istedi.
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 813 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
Daha Fazla Sonuç
Oyun Gündemi
Yükleniyor...
Forum Son Yazılan Konular
TechForumTR https://techforum.tr/sosyal