• HyperOS 4 yeni cihazlara ulaştı dört akıllı telefon daha küresel beta sürümünü aldı.
    Xiaomi, HyperOS 4 için küresel beta testinin ikinci aşamasına başladı. Dört akıllı telefon daha güncellemeyi aldı: Xiaomi 15, Xiaomi 15 Ultra, Xiaomi 17T ve Xiaomi 17T Pro. Şu anda program yalnızca cihazların küresel ve Avrupa (AEA) sürümleri için geçerli.

    Xiaomi 15 için güncelleme, küresel sürüm için OS4.0.0.7.XOCMIXM ve EEA sürümü için OS4.0.0.9.XOCEUXM numaralarıyla yayınlanıyor. Xiaomi 15 Ultra ise sırasıyla OS4.0.0.6.XOAMIXM ve OS4.0.0.6.XOAEUXM sürümlerini alıyor. Xiaomi 17T ve 17T Pro için beta sürümü yalnızca Avrupa'da mevcut olup, sürümler OS4.0.0.7.XPTEUXM ve OS4.0.0.6.XPSEUXM'dir.

    Yazılım güncellemesi, daha önce HyperOS beta test programına katılan kullanıcılara dağıtılıyor. Güncelleme henüz diğer bölgelerde mevcut değil, ancak Xiaomi önümüzdeki haftalarda listeyi genişletebilir.

    Dolayısıyla, duyurulan ilk iki gruptaki tüm cihazlar HyperOS 4'ün küresel beta sürümünü zaten almış durumda. Ancak Xiaomi, testlere hangi diğer akıllı telefonların katılabileceğini henüz açıklamadı.

    Çin'de şirket, bir dizi amiral gemisi cihaz için HyperOS 4'ün kararlı sürümünü zaten yayınlamaya başladı ve yeni modellerin de Eylül ayı sonlarında bu yazılımı alması bekleniyor. Bu, Xiaomi için beta testini daha da genişletmekten ziyade kararlı sürümün küresel olarak yayınlanmasının daha önemli olabileceği anlamına gelebilir.
    Xiaomi, HyperOS 4 için küresel beta testinin ikinci aşamasına başladı. Dört akıllı telefon daha güncellemeyi aldı: Xiaomi 15, Xiaomi 15 Ultra, Xiaomi 17T ve Xiaomi 17T Pro. Şu anda program yalnızca cihazların küresel ve Avrupa (AEA) sürümleri için geçerli. Xiaomi 15 için güncelleme, küresel sürüm için OS4.0.0.7.XOCMIXM ve EEA sürümü için OS4.0.0.9.XOCEUXM numaralarıyla yayınlanıyor. Xiaomi 15 Ultra ise sırasıyla OS4.0.0.6.XOAMIXM ve OS4.0.0.6.XOAEUXM sürümlerini alıyor. Xiaomi 17T ve 17T Pro için beta sürümü yalnızca Avrupa'da mevcut olup, sürümler OS4.0.0.7.XPTEUXM ve OS4.0.0.6.XPSEUXM'dir. Yazılım güncellemesi, daha önce HyperOS beta test programına katılan kullanıcılara dağıtılıyor. Güncelleme henüz diğer bölgelerde mevcut değil, ancak Xiaomi önümüzdeki haftalarda listeyi genişletebilir. Dolayısıyla, duyurulan ilk iki gruptaki tüm cihazlar HyperOS 4'ün küresel beta sürümünü zaten almış durumda. Ancak Xiaomi, testlere hangi diğer akıllı telefonların katılabileceğini henüz açıklamadı. Çin'de şirket, bir dizi amiral gemisi cihaz için HyperOS 4'ün kararlı sürümünü zaten yayınlamaya başladı ve yeni modellerin de Eylül ayı sonlarında bu yazılımı alması bekleniyor. Bu, Xiaomi için beta testini daha da genişletmekten ziyade kararlı sürümün küresel olarak yayınlanmasının daha önemli olabileceği anlamına gelebilir.
    Beğen
    6
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 423 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • GTA 6'da Jason Duval Neden Bu Kadar Eleştiriliyor?
    GTA 6'da Jason Duval Neden Bu Kadar Eleştiriliyor? Bence Haksızlık Ediliyor

    Grand Theft Auto VI'nın uzun oynanış videosunun yayınlanmasının üzerinden bir haftadan biraz fazla zaman geçti. İnternet de doğal olarak gördüklerimizle ilgili yorumlarla dolup taştı.

    Oyunun iki oynanabilir karakterinden biri olan Lucia Caminos büyük ölçüde olumlu yorumlar alırken, Jason Duval için aynı şeyi söylemek pek mümkün değil. Jason hakkında yapılan yorumların bir kısmı oldukça ılımlıyken, önemli bir kısmı doğrudan karakteri eleştirmeye odaklanıyor.

    Ben de bu yazıda Jason'a yönelik eleştirilerin neden bana pek anlamlı gelmediğini anlatmak istiyorum.

    GTA 6 artık yalnızca bir oyun değil

    Grand Theft Auto serisinin altıncı ana oyununun çıkışına artık çok az zaman kaldı. GTA 6, serinin önceki büyük oyunu GTA 5'ten tam 13 yıl sonra oyuncularla buluşacak.

    Rockstar Games'in oyuna olan güveni oldukça yüksek. GTA 6'nın şimdiden oyun dünyasının en büyük yapımlarından biri haline geldiği açık.

    Pazarlama süreci ise Rockstar'ın alışık olduğumuz tarzında ilerliyor: yavaş, kontrollü ve mümkün olduğunca az bilgi paylaşarak.

    Geçtiğimiz haftaya kadar, yıllardır konuşulan sızıntılar dışında oyunun gerçek oynanışına dair kapsamlı bir görüntü görmemiştik.

    GTA 6'nın oyun sektöründeki ağırlığı

    GTA hakkında ne düşündüğünüzden bağımsız olarak bir gerçek var: Grand Theft Auto VI oyun sektörünün tamamını etkileyebilecek büyüklükte bir yapım.

    Oyunun bütçesinin çok yüksek olduğu konuşuluyor. Karakter animasyonlarında gelişmiş performans yakalama teknolojilerinden yararlanılıyor ve pek çok yayıncının kendi büyük oyunlarının çıkış tarihlerini GTA 6'nın çevresine göre planladığı iddia ediliyor.

    Kısacası Rockstar'ın yeni oyunu yalnızca GTA hayranlarının değil, bütün sektörün yakından takip ettiği bir yapım.

    Jason ve Lucia klasik GTA karakterlerinden biraz farklı

    Asıl konuşmak istediğim konu ise oyunun iki ana karakteri.

    GTA tarihinde ilk kez ana karakterlerin aynı zamanda romantik bir çift olduğunu görüyoruz.

    Jason ve Lucia, suç dünyasının içerisinde daha iyi bir hayat kurmaya çalışan bir çift olarak karşımıza çıkıyor. Soygunlara katılıyor, tehlikeli insanlarla çalışıyor ve doğal olarak kendilerini sürekli sorunların içerisinde buluyorlar.

    Bu açıdan ikiliyi modern bir Bonnie ve Clyde yorumuna benzetmek mümkün.

    Red Dead Redemption 2'den bazı oynanış ve anlatım fikirlerinin GTA 6'ya taşındığı düşünülürse, bu kez klasik GTA mizahının yanında daha ciddi ve karakter odaklı bir hikâye görmemiz mümkün.

    Jason ile Lucia arasındaki ilişkinin de yalnızca ara sahnelerde gösterilen bir detay olmayacağı anlaşılıyor.

    Oyuncuların bu ilişkinin gelişimini doğrudan takip edebileceği hatta bazı oyun mekaniklerinin bile bu ilişki üzerine kurulabileceği görülüyor.

    Peki Jason neden bu kadar eleştiriliyor?

    Lucia'nın karakter tasarımı internette oldukça beğenildi. Jason ise neredeyse tam tersi bir tepkiyle karşılaştı.

    Bazı oyuncular Jason'ın:
    1. Yeterince güçlü bir karakter olmadığını,
    2. Lucia'nın yanında fazla geri planda kaldığını,
    3. Bazı sahnelerde fazla çekingen davrandığını,
    4. Klasik GTA ana karakterleri kadar baskın görünmediğini
    söylüyor.

    Hatta sosyal medyada karakter hakkında çok daha ağır ve anlamsız yorumlar görmek mümkün.

    Bana kalırsa burada biraz aceleci davranılıyor.
    Oyunu henüz oynamadık. Karakterin bütün hikâyesini bilmiyoruz. Birkaç fragman ve oynanış sahnesinden yola çıkarak Jason'ın nasıl bir karakter olduğuna kesin karar vermek oldukça erken.

    İkinci GTA 6 fragmanını hatırlayın

    GTA 6'nın ikinci fragmanını hatırlıyor musunuz?

    Fragmanın başlangıcında Jason'ı kıyıdaki evinin çatısında çalışırken görüyorduk.

    İlk dikkat çeken şeylerden biri karakterin sesi ve fiziksel tasarımıydı.

    Jason oldukça kalın bir sese, güçlü bir fiziğe ve klasik anlamda sert bir görünüme sahip. Yürüyüşünden vücut yapısına kadar karakterin bilinçli şekilde oldukça maskülen tasarlandığı açıkça görülüyor.

    Koyu renk güneş gözlükleri ve rahat tavırları da bu karakter tasarımını tamamlıyor.

    Yani internette bazı kişilerin iddia ettiği gibi Jason başından itibaren güçsüz veya silik bir karakter olarak gösterilmiyor.

    Diğer insanların Jason'a yaklaşımı da dikkat çekici

    Fragmanda Jason'ı arabada ve sahilde gördüğümüz bazı sahnelerde çevresindeki kadınların ona ilgi gösterdiğini fark etmek mümkün.

    Jason ise bu ilgiyi fark etmesine rağmen herhangi bir karşılık vermiyor.

    Bunun yerine hikâyenin merkezindeki kişinin Lucia olduğu açıkça gösteriliyor.

    Lucia'yı hapishaneden almaya gittiği sahneden önce Jason'ın bir dükkâna girdiğini ve oldukça sert davrandığını da görüyoruz.

    Dolayısıyla birkaç sakin diyalog yüzünden karakteri pasif veya güçsüz olarak değerlendirmek bana pek doğru gelmiyor.

    Yeni oynanış videosu Jason'ın farklı tarafını gösterdi

    Geçtiğimiz hafta yayınlanan oynanış görüntülerinde Jason'ın farklı bir yönüyle karşılaştık.

    Karakter hâlâ gerektiğinde agresif ve kendinden emin davranıyor. Fakat Lucia ile yalnız kaldığı sahnelerde daha sakin, hassas ve şefkatli bir tarafını görüyoruz.

    Örneğin Lucia'nın gece için hazırlanmasını sabırla beklediği bir sahne bulunuyor.

    Başka bir sahnede Lucia'nın tehlikede olduğunu fark ettiğinde endişelenerek yardımına koşuyor.

    Ayrıca Jason'ın Lucia için kapıları açması, kapıyı tutması ve çiftin el ele yürümesi gibi küçük detaylar da bulunuyor.

    Bence insanların yanlış yorumladığı nokta tam olarak burada.
    Bir karakterin sevdiği insana karşı nazik davranması, onun güçsüz olduğu anlamına gelmez.
    Tam tersine Rockstar burada Jason'ın iki farklı tarafını göstermeye çalışıyor olabilir.

    Dış dünyada sert ve tehlikeli bir karakter, Lucia'nın yanındayken ise daha sakin ve korumacı bir partner.

    Lucia da kesinlikle zayıf bir karakter değil

    Burada Lucia'nın korunmaya muhtaç veya özgüvensiz bir karakter olduğunu da söylemiyorum.

    Tam tersine Rockstar onu oldukça güçlü, kararlı ve fiziksel olarak aktif bir karakter şeklinde gösteriyor.

    Resmî görsellerde spor yaptığı, aksiyonun merkezinde bulunduğu ve birçok durumda olayların kontrolünü eline aldığı görülüyor.

    Yani GTA 6'nın hikâyesi büyük ihtimalle:

    "Güçlü erkek ve korunmaya muhtaç kadın"

    gibi eski bir klişe üzerine kurulmayacak.

    Aynı şekilde:

    "Güçlü kadın ve tamamen pasif erkek"

    şeklinde bir yapı da görmüyorum.

    Bana göre Rockstar iki farklı kişiliğin birbirini tamamladığı bir çift oluşturmaya çalışıyor.

    Jason oyun çıktıktan sonra fikrimizi değiştirebilir

    Şimdiden kesin konuşmak için oldukça erken.

    Jason'ın karakter gelişimini, geçmişini, Lucia ile ilişkisinin nasıl başladığını ve hikâye ilerledikçe nasıl değişeceğini henüz bilmiyoruz.

    Bu nedenle birkaç kısa sahneden yola çıkarak karakteri tamamen gözden çıkarmak bana doğru gelmiyor.

    Ben Jason'ın GTA 6 çıktıktan sonra şu anda tahmin edilenden çok daha fazla sevileceğini düşünüyorum.

    Hatta hikâyenin ilerleyen bölümlerinde oyuncuların karakter hakkındaki düşüncelerini tamamen değiştirecek olaylar görmemiz bile mümkün.

    Jason ile Lucia'nın birbirinden tamamen farklı karakterler olması bence GTA 6'nın en ilgi çekici taraflarından biri.

    Bir tarafta daha dışa dönük, kararlı ve hareketli Lucia; diğer tarafta daha sakin fakat gerektiğinde oldukça sert olabilen Jason bulunuyor.

    Bu iki karakter arasındaki ilişkinin nasıl gelişeceğini görmek oyunun hikâyesindeki en merak ettiğim konulardan biri.
    Jason'ı birkaç fragmandan sonra yargılamak yerine oyunun tamamını görmek çok daha doğru olacaktır.
    Siz Jason hakkında ne düşünüyorsunuz?

    Gerçekten Lucia'nın gölgesinde kalan bir karakter mi olacak, yoksa Rockstar bizi karakter konusunda bilinçli olarak yanıltıyor olabilir mi?

    #gta #gta6 #gtavi #grandtheftauto #grandtheftauto6 #rockstar #rockstargames #jason #lucia
    GTA 6'da Jason Duval Neden Bu Kadar Eleştiriliyor? Bence Haksızlık Ediliyor Grand Theft Auto VI'nın uzun oynanış videosunun yayınlanmasının üzerinden bir haftadan biraz fazla zaman geçti. İnternet de doğal olarak gördüklerimizle ilgili yorumlarla dolup taştı. Oyunun iki oynanabilir karakterinden biri olan [b]Lucia Caminos[/b] büyük ölçüde olumlu yorumlar alırken, [b]Jason Duval[/b] için aynı şeyi söylemek pek mümkün değil. Jason hakkında yapılan yorumların bir kısmı oldukça ılımlıyken, önemli bir kısmı doğrudan karakteri eleştirmeye odaklanıyor. Ben de bu yazıda Jason'a yönelik eleştirilerin neden bana pek anlamlı gelmediğini anlatmak istiyorum. [h2]GTA 6 artık yalnızca bir oyun değil[/h2] Grand Theft Auto serisinin altıncı ana oyununun çıkışına artık çok az zaman kaldı. GTA 6, serinin önceki büyük oyunu GTA 5'ten tam 13 yıl sonra oyuncularla buluşacak. Rockstar Games'in oyuna olan güveni oldukça yüksek. GTA 6'nın şimdiden oyun dünyasının en büyük yapımlarından biri haline geldiği açık. Pazarlama süreci ise Rockstar'ın alışık olduğumuz tarzında ilerliyor: yavaş, kontrollü ve mümkün olduğunca az bilgi paylaşarak. Geçtiğimiz haftaya kadar, yıllardır konuşulan sızıntılar dışında oyunun gerçek oynanışına dair kapsamlı bir görüntü görmemiştik. [h3]GTA 6'nın oyun sektöründeki ağırlığı[/h3] GTA hakkında ne düşündüğünüzden bağımsız olarak bir gerçek var: [b]Grand Theft Auto VI oyun sektörünün tamamını etkileyebilecek büyüklükte bir yapım.[/b] Oyunun bütçesinin çok yüksek olduğu konuşuluyor. Karakter animasyonlarında gelişmiş performans yakalama teknolojilerinden yararlanılıyor ve pek çok yayıncının kendi büyük oyunlarının çıkış tarihlerini GTA 6'nın çevresine göre planladığı iddia ediliyor. Kısacası Rockstar'ın yeni oyunu yalnızca GTA hayranlarının değil, bütün sektörün yakından takip ettiği bir yapım. [h2]Jason ve Lucia klasik GTA karakterlerinden biraz farklı[/h2] Asıl konuşmak istediğim konu ise oyunun iki ana karakteri. GTA tarihinde ilk kez ana karakterlerin aynı zamanda romantik bir çift olduğunu görüyoruz. [b]Jason ve Lucia[/b], suç dünyasının içerisinde daha iyi bir hayat kurmaya çalışan bir çift olarak karşımıza çıkıyor. Soygunlara katılıyor, tehlikeli insanlarla çalışıyor ve doğal olarak kendilerini sürekli sorunların içerisinde buluyorlar. Bu açıdan ikiliyi modern bir [i]Bonnie ve Clyde[/i] yorumuna benzetmek mümkün. Red Dead Redemption 2'den bazı oynanış ve anlatım fikirlerinin GTA 6'ya taşındığı düşünülürse, bu kez klasik GTA mizahının yanında daha ciddi ve karakter odaklı bir hikâye görmemiz mümkün. Jason ile Lucia arasındaki ilişkinin de yalnızca ara sahnelerde gösterilen bir detay olmayacağı anlaşılıyor. Oyuncuların bu ilişkinin gelişimini doğrudan takip edebileceği hatta bazı oyun mekaniklerinin bile bu ilişki üzerine kurulabileceği görülüyor. [h2]Peki Jason neden bu kadar eleştiriliyor?[/h2] Lucia'nın karakter tasarımı internette oldukça beğenildi. Jason ise neredeyse tam tersi bir tepkiyle karşılaştı. Bazı oyuncular Jason'ın: [ol] [li]Yeterince güçlü bir karakter olmadığını,[/li] [li]Lucia'nın yanında fazla geri planda kaldığını,[/li] [li]Bazı sahnelerde fazla çekingen davrandığını,[/li] [li]Klasik GTA ana karakterleri kadar baskın görünmediğini[/li] [/ol] söylüyor. Hatta sosyal medyada karakter hakkında çok daha ağır ve anlamsız yorumlar görmek mümkün. Bana kalırsa burada biraz aceleci davranılıyor. [quote]Oyunu henüz oynamadık. Karakterin bütün hikâyesini bilmiyoruz. Birkaç fragman ve oynanış sahnesinden yola çıkarak Jason'ın nasıl bir karakter olduğuna kesin karar vermek oldukça erken.[/quote] [h2]İkinci GTA 6 fragmanını hatırlayın[/h2] GTA 6'nın ikinci fragmanını hatırlıyor musunuz? Fragmanın başlangıcında Jason'ı kıyıdaki evinin çatısında çalışırken görüyorduk. İlk dikkat çeken şeylerden biri karakterin sesi ve fiziksel tasarımıydı. Jason oldukça kalın bir sese, güçlü bir fiziğe ve klasik anlamda sert bir görünüme sahip. Yürüyüşünden vücut yapısına kadar karakterin bilinçli şekilde oldukça maskülen tasarlandığı açıkça görülüyor. Koyu renk güneş gözlükleri ve rahat tavırları da bu karakter tasarımını tamamlıyor. Yani internette bazı kişilerin iddia ettiği gibi Jason başından itibaren güçsüz veya silik bir karakter olarak gösterilmiyor. [h3]Diğer insanların Jason'a yaklaşımı da dikkat çekici[/h3] Fragmanda Jason'ı arabada ve sahilde gördüğümüz bazı sahnelerde çevresindeki kadınların ona ilgi gösterdiğini fark etmek mümkün. Jason ise bu ilgiyi fark etmesine rağmen herhangi bir karşılık vermiyor. Bunun yerine hikâyenin merkezindeki kişinin Lucia olduğu açıkça gösteriliyor. Lucia'yı hapishaneden almaya gittiği sahneden önce Jason'ın bir dükkâna girdiğini ve oldukça sert davrandığını da görüyoruz. Dolayısıyla birkaç sakin diyalog yüzünden karakteri pasif veya güçsüz olarak değerlendirmek bana pek doğru gelmiyor. [h2]Yeni oynanış videosu Jason'ın farklı tarafını gösterdi[/h2] Geçtiğimiz hafta yayınlanan oynanış görüntülerinde Jason'ın farklı bir yönüyle karşılaştık. Karakter hâlâ gerektiğinde agresif ve kendinden emin davranıyor. Fakat Lucia ile yalnız kaldığı sahnelerde daha sakin, hassas ve şefkatli bir tarafını görüyoruz. Örneğin Lucia'nın gece için hazırlanmasını sabırla beklediği bir sahne bulunuyor. Başka bir sahnede Lucia'nın tehlikede olduğunu fark ettiğinde endişelenerek yardımına koşuyor. Ayrıca Jason'ın Lucia için kapıları açması, kapıyı tutması ve çiftin el ele yürümesi gibi küçük detaylar da bulunuyor. Bence insanların yanlış yorumladığı nokta tam olarak burada. [quote]Bir karakterin sevdiği insana karşı nazik davranması, onun güçsüz olduğu anlamına gelmez.[/quote] Tam tersine Rockstar burada Jason'ın iki farklı tarafını göstermeye çalışıyor olabilir. Dış dünyada sert ve tehlikeli bir karakter, Lucia'nın yanındayken ise daha sakin ve korumacı bir partner. [h2]Lucia da kesinlikle zayıf bir karakter değil[/h2] Burada Lucia'nın korunmaya muhtaç veya özgüvensiz bir karakter olduğunu da söylemiyorum. Tam tersine Rockstar onu oldukça güçlü, kararlı ve fiziksel olarak aktif bir karakter şeklinde gösteriyor. Resmî görsellerde spor yaptığı, aksiyonun merkezinde bulunduğu ve birçok durumda olayların kontrolünü eline aldığı görülüyor. Yani GTA 6'nın hikâyesi büyük ihtimalle: [i]"Güçlü erkek ve korunmaya muhtaç kadın"[/i] gibi eski bir klişe üzerine kurulmayacak. Aynı şekilde: [i]"Güçlü kadın ve tamamen pasif erkek"[/i] şeklinde bir yapı da görmüyorum. Bana göre Rockstar iki farklı kişiliğin birbirini tamamladığı bir çift oluşturmaya çalışıyor. [h2]Jason oyun çıktıktan sonra fikrimizi değiştirebilir[/h2] Şimdiden kesin konuşmak için oldukça erken. Jason'ın karakter gelişimini, geçmişini, Lucia ile ilişkisinin nasıl başladığını ve hikâye ilerledikçe nasıl değişeceğini henüz bilmiyoruz. Bu nedenle birkaç kısa sahneden yola çıkarak karakteri tamamen gözden çıkarmak bana doğru gelmiyor. Ben Jason'ın GTA 6 çıktıktan sonra şu anda tahmin edilenden çok daha fazla sevileceğini düşünüyorum. Hatta hikâyenin ilerleyen bölümlerinde oyuncuların karakter hakkındaki düşüncelerini tamamen değiştirecek olaylar görmemiz bile mümkün. Jason ile Lucia'nın birbirinden tamamen farklı karakterler olması bence GTA 6'nın en ilgi çekici taraflarından biri. Bir tarafta daha dışa dönük, kararlı ve hareketli Lucia; diğer tarafta daha sakin fakat gerektiğinde oldukça sert olabilen Jason bulunuyor. Bu iki karakter arasındaki ilişkinin nasıl gelişeceğini görmek oyunun hikâyesindeki en merak ettiğim konulardan biri. [quote]Jason'ı birkaç fragmandan sonra yargılamak yerine oyunun tamamını görmek çok daha doğru olacaktır.[/quote] Siz Jason hakkında ne düşünüyorsunuz? [b]Gerçekten Lucia'nın gölgesinde kalan bir karakter mi olacak, yoksa Rockstar bizi karakter konusunda bilinçli olarak yanıltıyor olabilir mi?[/b] #gta #gta6 #gtavi #grandtheftauto #grandtheftauto6 #rockstar #rockstargames #jason #lucia
    Beğen
    6
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 2B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • DLSS 5 son günlerde oyun ve teknoloji dünyasının en fazla tartışılan konularından biri haline geldi. Aynı görüntülere bakan kullanıcıların tamamen farklı sonuçlara ulaşması ise tartışmayı yalnızca teknik bir konu olmaktan çıkarıyor.

    Bir taraf DLSS 5'i bilgisayar grafiklerinin geleceği olarak değerlendirirken diğer taraf yapay zekâ destekli görüntü işlemenin oyunların özgün sanat tarzına zarar verebileceğini düşünüyor.

    Aslında iki tarafın da haklı olduğu noktalar var.

    Bu nedenle DLSS 5'i yalnızca "iyi" veya "kötü" şeklinde değerlendirmek yerine teknolojinin ne yaptığını, neyi değiştirdiğini ve hangi noktalarda sorun oluşturabileceğini anlamak daha doğru olacaktır.

    DLSS 5 Nedir ve Önceki DLSS Sürümlerinden Farkı Ne?

    DLSS başlangıçta temel olarak daha düşük çözünürlükte oluşturulan görüntüyü yapay zekâ yardımıyla daha yüksek çözünürlüğe taşımayı amaçlayan bir teknoloji olarak ortaya çıktı.

    İlk yaklaşım kabaca şöyle açıklanabilir:
    Oyunu daha düşük çözünürlükte işleyelim ve eksik görüntü bilgisinin bir bölümünü eğitilmiş yapay zekâ modeli yardımıyla yeniden oluşturalım.
    Ancak DLSS zaman içerisinde yalnızca çözünürlük yükselten bir sistem olmaktan çıktı.

    Yeni nesil DLSS teknolojilerinde;
    1. Görüntü yükseltme
    2. Kare oluşturma
    3. Işın izleme görüntüsünün yeniden yapılandırılması
    4. Gürültü azaltma
    5. Hareket bilgilerinin değerlendirilmesi
    6. Daha gelişmiş nöral görüntü işleme
    gibi farklı teknolojiler birlikte kullanılmaya başladı.

    DLSS 5 ile tartışmanın büyümesinin temel nedeni ise yapay zekânın artık yalnızca görüntüyü büyütmek yerine son görüntünün bazı ayrıntılarının oluşturulmasında daha aktif rol üstlenmesi.

    DLSS 5 Basit Bir Görüntü Filtresi Değil

    DLSS 5 hakkında yapılan en yaygın yorumlardan biri teknolojinin basit bir görüntü filtresi veya sonradan uygulanan görsel efekt olduğu yönünde.

    Ancak çalışma mantığı bundan daha kapsamlı.

    Oyun motoru yalnızca ekranda oluşan son kareyi DLSS sistemine göndermiyor. Sahne hakkında çok daha fazla teknik veri kullanılabiliyor.

    Bunların arasında;
    1. Derinlik bilgileri
    2. Hareket vektörleri
    3. Geometri bilgileri
    4. Yüzey normalleri
    5. Işık kaynakları
    6. Nesnelerin hareket bilgileri
    gibi oyun motorunun sahip olduğu veriler bulunuyor.

    Bu nedenle sistem, sıradan bir fotoğraf filtresinden farklı şekilde çalışıyor.

    Amaç görüntüyü rastgele değiştirmek değil, oyun motorunun sağladığı verileri kullanarak hesaplanması çok maliyetli olabilecek görsel ayrıntıları daha verimli şekilde yeniden oluşturmaktır.

    Neden Bilgisayar Grafiklerinin Geleceği Olabilir?

    Bilgisayar grafikleri uzun yıllardır benzer bir gelişim mantığı izliyor.

    Daha iyi görüntü için;

    daha fazla poligon,

    daha yüksek çözünürlüklü dokular,

    daha fazla ışık kaynağı,

    daha fazla ışın,

    daha yüksek örnekleme

    kullanılıyor.

    Fakat burada önemli bir problem var.

    Görüntü kalitesi yükseldikçe gerekli hesaplama gücü de hızla artıyor.

    Özellikle tam ışın izleme veya Path Tracing gibi yöntemlerde ekran kartının yapması gereken işlem miktarı çok yüksek seviyelere çıkabiliyor.

    Her şeyi hesaplamak gerçekten gerekli mi?

    Burada yeni bir yaklaşım ortaya çıkıyor.

    Eğer yapay zekâ modeli sahnenin nasıl görünmesi gerektiğini yeterince doğru tahmin edebiliyorsa her ışık etkileşimini doğrudan hesaplamak yerine bazı ayrıntılar nöral sistemler yardımıyla oluşturulabilir.
    Bilgisayar artık yalnızca dünyanın nasıl göründüğünü matematiksel olarak hesaplamıyor; aynı zamanda ortaya çıkması gereken görüntüyü yeniden oluşturmaya yardımcı oluyor.
    Bu yaklaşım gelecekte ekran kartlarının yalnızca ham işlem gücüne dayanmak yerine işlem gücünü çok daha verimli kullanmasını sağlayabilir.

    Işın İzleme ve Nöral Görüntü İşleme

    Ray Tracing yani ışın izleme, oyunlarda daha gerçekçi ışıklandırma ve yansımalar oluşturmayı amaçlıyor.

    Ancak kaliteli ışın izleme son derece yüksek hesaplama maliyetine sahip.

    Özellikle Path Tracing kullanıldığında ekran kartının çok sayıda ışık etkileşimini hesaplaması gerekiyor.

    Nöral görüntü işleme burada önemli bir destek sağlayabilir.

    Ekran kartı sahnenin temel fiziksel yapısını hesaplar, yapay zekâ sistemi ise eksik veya düşük örneklenmiş görüntü bilgisini daha kararlı hale getirmeye yardımcı olur.

    Bu yöntem özellikle;
    1. Yansımalar
    2. Gölgeler
    3. Dolaylı aydınlatma
    4. Cilt üzerindeki ışık davranışı
    5. Saç ve kumaş gibi karmaşık yüzeyler
    konusunda önemli avantajlar sağlayabilir.

    Peki DLSS 5 Neden Eleştiriliyor?

    Teknolojinin sunduğu avantajlara rağmen eleştirilerin tamamen haksız olduğunu söylemek mümkün değil.

    DLSS 5'in ilk örneklerinde özellikle karakter yüzleri büyük tartışma oluşturdu.

    Bazı görüntüler daha ayrıntılı ve gerçekçi görünürken karakterlerin orijinal tasarımından farklılaşabildiği görüldü.

    Buradaki problem görüntünün teknik olarak daha kaliteli olup olmamasından farklı.

    Asıl soru şu:
    Daha gerçekçi bir görüntü her zaman daha doğru bir görüntü müdür?
    Cevap her zaman evet değil.

    Sanatsal Tasarım Kaybolabilir mi?

    Oyun geliştiricileri her oyunu fotogerçekçi yapmak zorunda değildir.

    Bazı oyunlarda karakterler, ışıklandırma veya çevre tasarımı bilinçli olarak gerçek dünyadan farklı hazırlanır.

    Örneğin;
    1. Çizgi film tarzı oyunlar
    2. Retro grafik kullanan yapımlar
    3. PS1 dönemini taklit eden korku oyunları
    4. Anime tarzı karakter tasarımları
    5. Özel renk paleti kullanan sanat tasarımları
    gerçekçilikten özellikle uzaklaşabilir.

    Eğer nöral görüntü sistemi her sahneyi daha gerçekçi hale getirmeye çalışırsa geliştiricinin amaçladığı sanat tarzı değişebilir.

    DLSS 5 hakkındaki en ciddi tartışmalardan biri tam olarak burada başlıyor.

    Teknoloji görüntüyü iyileştirirken geliştiricinin sanatsal tercihlerine ne kadar müdahale etmeli?

    Daha Fazla Gerçekçilik Her Zaman Daha İyi Değildir

    Bir karakterin cildi çok gerçekçi hale getirilebilir.

    Işıklandırma kusursuz görünebilir.

    Saçlar ve kıyafetler çok daha ayrıntılı hale gelebilir.

    Ancak karakterin animasyonu eski veya yapay görünüyorsa ortaya farklı bir problem çıkar.

    Tekinsiz Vadi Etkisi

    İnsan beyninin neredeyse gerçek görünen fakat küçük ayrıntılarda doğal olmayan insan benzeri görüntülere karşı duyduğu rahatsızlığa "tekinsiz vadi" etkisi denir.

    Oyunlarda bu durum özellikle karakterlerde ortaya çıkabilir.

    Örneğin bir karakter;

    çok gerçekçi cilde,

    çok iyi ışıklandırmaya,

    gerçekçi gözlere

    sahip olabilir.

    Ancak yüz animasyonu veya vücut hareketleri yeterince doğal değilse görüntü daha etkileyici olmak yerine daha rahatsız edici hale gelebilir.

    DLSS gibi teknolojiler görüntünün bazı bölümlerini çok hızlı şekilde ileri taşırken diğer bölümler aynı seviyede kalırsa bu fark daha görünür hale gelebilir.

    DLSS 5 Kötü Animasyonu Düzeltemez

    DLSS 5'in önemli sınırlarından biri de budur.

    Teknoloji görüntüyü işleyebilir ancak oyunun temel üretim sorunlarını tek başına çözemez.

    Eğer;
    1. Karakter animasyonu kötüyse
    2. Model kalitesi düşükse
    3. Geometri hatalıysa
    4. Sanat tasarımı tutarsızsa
    5. Temel oyun motoru sorunları varsa
    DLSS bunların tamamını ortadan kaldıramaz.

    Hatta bazı durumlarda yüksek kaliteli ışıklandırma düşük kaliteli bir modeli daha görünür hale getirebilir.

    Yapay Zekâ Tartışması DLSS Tartışmasını Etkiliyor

    DLSS 5 hakkındaki tartışmaların yalnızca teknik nedenlerden kaynaklandığını düşünmek de doğru değil.

    Son yıllarda yapay zekâ teknolojileri konusunda oldukça güçlü bir toplumsal tartışma yaşanıyor.

    Bazı kullanıcılar yapay zekâ kullanılan her teknolojiye baştan olumsuz yaklaşabiliyor.

    Fakat burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor.

    Oyun teknolojilerinde otomasyon yeni bir kavram değil.

    Ekran kartları yıllardır;
    1. Gölgeleri hesaplıyor
    2. Dokuları filtreliyor
    3. Yansımaları oluşturuyor
    4. Kenar yumuşatma gerçekleştiriyor
    5. Görüntü yükseltme işlemleri yapıyor
    ve bunların tamamı farklı algoritmalarla otomatik olarak gerçekleşiyor.

    Bu nedenle bir teknolojiyi yalnızca "yapay zekâ kullanıyor" gerekçesiyle değerlendirmek yeterli değil.

    Asıl değerlendirilmesi gereken ortaya çıkan sonuçtur.

    DLSS 5 Geleneksel Render Sistemlerinin Yerini Alacak mı?

    Kısa cevap: Şimdilik hayır.

    DLSS 5'in mantığı geleneksel render sistemini tamamen ortadan kaldırmak değil.

    Oyun motoru yine;

    geometriyi,

    nesne hareketlerini,

    kamerayı,

    temel ışıklandırmayı,

    derinliği

    hesaplamaya devam ediyor.

    Nöral görüntü sistemi ise bu verilerin üzerine ek bir işleme katmanı oluşturuyor.

    Bu nedenle geleceğin grafik sistemlerinin tamamen yapay zekâ tarafından oluşturulan görüntülerden oluşması yerine klasik render teknolojileri ile nöral işlemenin birlikte kullanıldığı hibrit sistemlere dönüşmesi daha olası görünüyor.

    Ham Güç Yerine Akıllı Hesaplama

    Bilgisayar grafiklerinin geçmişinde performans artışının temel yöntemi daha güçlü donanım kullanmaktı.

    Ancak fiziksel ve ekonomik sınırlar nedeniyle sonsuza kadar aynı yöntemle ilerlemek mümkün değil.

    Bu nedenle sektörün önündeki önemli sorulardan biri şu olabilir:
    Daha fazla işlem yapmak yerine mevcut işlem gücünü daha akıllı kullanabilir miyiz?
    DLSS teknolojisinin en önemli yönlerinden biri de burada ortaya çıkıyor.

    Eğer nöral modeller yeterince güvenilir hale gelirse gelecekte grafik kartlarının performansı yalnızca ham hesaplama gücüyle ölçülmeyebilir.

    Yapay zekâ işlem kapasitesi de ekran kartlarının temel performans unsurlarından biri haline gelebilir.

    DLSS 5'in En Büyük Riski Nedir?

    Bence en önemli risk görüntü kalitesinden çok kontrol meselesidir.

    Geliştiricinin teknolojinin hangi sahnelere ve hangi yoğunlukta uygulanacağını kontrol edebilmesi gerekir.

    Örneğin bir oyunda;

    karakter yüzlerine düşük seviyede,

    çevre ışıklandırmasına yüksek seviyede,

    saç ve kumaşlara orta seviyede

    nöral işlem uygulanmak istenebilir.

    Bu kontrol geliştiricinin elinde olmazsa oyunların sanat tarzlarında beklenmeyen değişiklikler oluşabilir.

    Bu nedenle teknolojinin başarısını yalnızca NVIDIA değil, oyun geliştiricilerine sunulan araçlar da belirleyecek.

    Eleştiri Neden Önemli?

    Yeni teknolojilerin eleştirilmesi kötü bir şey değildir.

    Tam tersine, kullanıcıların ve geliştiricilerin gösterdiği sorunlar teknolojinin gelişmesine yardımcı olabilir.

    DLSS 5 için de özellikle şu alanların dikkatle takip edilmesi gerekiyor:
    1. Karakter yüzlerinin korunması
    2. Orijinal sanat tarzına sadakat
    3. Hareket sırasında görüntü kararlılığı
    4. Görüntüde yapay ayrıntı oluşmaması
    5. Performans maliyeti
    6. Geliştirici kontrol seçenekleri
    Bir teknolojiyi eleştirmek ile teknolojinin tamamını reddetmek aynı şey değildir.

    DLSS 5 Devrim mi, Yoksa Fazla Abartılıyor mu?

    Şu anda kesin bir cevap vermek için erken.

    DLSS 5 gerçekten bilgisayar grafiklerinin önemli bir dönüşümünün başlangıcı olabilir.

    Fakat bunun gerçekleşmesi için teknolojinin;

    tutarlı,

    performanslı,

    kontrol edilebilir,

    sanat tasarımına saygılı

    ve farklı oyun türlerine uyarlanabilir

    hale gelmesi gerekiyor.

    Aksi halde belirli oyunlarda kullanılan ilginç bir grafik özelliği olarak da kalabilir.

    Asıl Cevap İki Uçta da Değil

    DLSS 5 tartışmasında iki güçlü görüş bulunuyor.

    Bir grup teknolojinin bilgisayar grafiklerinde devrim yaratacağını düşünüyor.

    Diğer grup ise yapay zekânın oyunların sanatsal kimliğini bozacağından endişe ediyor.

    Ancak gerçek muhtemelen bu iki görüşün arasında.
    DLSS 5 oldukça etkileyici bir teknoloji olabilir; fakat aynı zamanda çözülmesi gereken ciddi teknik ve sanatsal sorunlara sahip olabilir.
    Bir teknolojiyi değerlendirmek için mutlaka tamamen desteklemek veya tamamen karşı çıkmak gerekmiyor.

    Teknolojinin iyi yaptığı şeyleri kabul ederken eksiklerini eleştirmek mümkün.

    Bilgisayar Grafiklerinde Yeni Bir Dönem Başlıyor Olabilir

    DLSS 5'in en önemli tarafı yalnızca oyunları daha güzel göstermesi değil.

    Asıl önemli değişim bilgisayar grafiklerinin oluşturulma yönteminde yaşanabilir.

    Bugüne kadar ekran kartları sahnenin nasıl görünmesi gerektiğini büyük ölçüde doğrudan hesapladı.

    Yeni yaklaşımda ise geleneksel render sistemlerinin yanına sahnenin son görüntüsünü yeniden oluşturmaya yardımcı olan nöral modeller ekleniyor.

    Bu yaklaşım başarılı olursa gelecekte oyun grafikleri yalnızca daha güçlü ekran kartları sayesinde değil, daha akıllı görüntü işleme yöntemleri sayesinde de gelişebilir.

    Ancak teknolojinin gerçek başarısını sunum videoları değil, farklı oyunlarda elde edilen sonuçlar belirleyecek.

    Bugün için en mantıklı yaklaşım DLSS 5'i ne koşulsuz biçimde övmek ne de tamamen reddetmek. Teknolojinin gelişimini, performansını ve oyunların özgün sanat tasarımlarına etkisini takip etmek çok daha sağlıklı görünüyor.

    Siz DLSS 5 hakkında ne düşünüyorsunuz? Nöral görüntü işleme bilgisayar grafiklerinin geleceği olabilir mi, yoksa oyunların özgün görsel tasarımına gereğinden fazla mı müdahale ediyor?
    DLSS 5 son günlerde oyun ve teknoloji dünyasının en fazla tartışılan konularından biri haline geldi. Aynı görüntülere bakan kullanıcıların tamamen farklı sonuçlara ulaşması ise tartışmayı yalnızca teknik bir konu olmaktan çıkarıyor. Bir taraf DLSS 5'i bilgisayar grafiklerinin geleceği olarak değerlendirirken diğer taraf yapay zekâ destekli görüntü işlemenin oyunların özgün sanat tarzına zarar verebileceğini düşünüyor. Aslında iki tarafın da haklı olduğu noktalar var. Bu nedenle DLSS 5'i yalnızca "iyi" veya "kötü" şeklinde değerlendirmek yerine teknolojinin ne yaptığını, neyi değiştirdiğini ve hangi noktalarda sorun oluşturabileceğini anlamak daha doğru olacaktır. [h2]DLSS 5 Nedir ve Önceki DLSS Sürümlerinden Farkı Ne?[/h2] DLSS başlangıçta temel olarak daha düşük çözünürlükte oluşturulan görüntüyü yapay zekâ yardımıyla daha yüksek çözünürlüğe taşımayı amaçlayan bir teknoloji olarak ortaya çıktı. İlk yaklaşım kabaca şöyle açıklanabilir: [quote]Oyunu daha düşük çözünürlükte işleyelim ve eksik görüntü bilgisinin bir bölümünü eğitilmiş yapay zekâ modeli yardımıyla yeniden oluşturalım.[/quote] Ancak DLSS zaman içerisinde yalnızca çözünürlük yükselten bir sistem olmaktan çıktı. Yeni nesil DLSS teknolojilerinde; [ol] [li]Görüntü yükseltme[/li] [li]Kare oluşturma[/li] [li]Işın izleme görüntüsünün yeniden yapılandırılması[/li] [li]Gürültü azaltma[/li] [li]Hareket bilgilerinin değerlendirilmesi[/li] [li]Daha gelişmiş nöral görüntü işleme[/li] [/ol] gibi farklı teknolojiler birlikte kullanılmaya başladı. DLSS 5 ile tartışmanın büyümesinin temel nedeni ise yapay zekânın artık yalnızca görüntüyü büyütmek yerine son görüntünün bazı ayrıntılarının oluşturulmasında daha aktif rol üstlenmesi. [h2]DLSS 5 Basit Bir Görüntü Filtresi Değil[/h2] DLSS 5 hakkında yapılan en yaygın yorumlardan biri teknolojinin basit bir görüntü filtresi veya sonradan uygulanan görsel efekt olduğu yönünde. Ancak çalışma mantığı bundan daha kapsamlı. Oyun motoru yalnızca ekranda oluşan son kareyi DLSS sistemine göndermiyor. Sahne hakkında çok daha fazla teknik veri kullanılabiliyor. Bunların arasında; [ol] [li]Derinlik bilgileri[/li] [li]Hareket vektörleri[/li] [li]Geometri bilgileri[/li] [li]Yüzey normalleri[/li] [li]Işık kaynakları[/li] [li]Nesnelerin hareket bilgileri[/li] [/ol] gibi oyun motorunun sahip olduğu veriler bulunuyor. Bu nedenle sistem, sıradan bir fotoğraf filtresinden farklı şekilde çalışıyor. [b]Amaç görüntüyü rastgele değiştirmek değil, oyun motorunun sağladığı verileri kullanarak hesaplanması çok maliyetli olabilecek görsel ayrıntıları daha verimli şekilde yeniden oluşturmaktır.[/b] [h2]Neden Bilgisayar Grafiklerinin Geleceği Olabilir?[/h2] Bilgisayar grafikleri uzun yıllardır benzer bir gelişim mantığı izliyor. Daha iyi görüntü için; daha fazla poligon, daha yüksek çözünürlüklü dokular, daha fazla ışık kaynağı, daha fazla ışın, daha yüksek örnekleme kullanılıyor. Fakat burada önemli bir problem var. Görüntü kalitesi yükseldikçe gerekli hesaplama gücü de hızla artıyor. Özellikle tam ışın izleme veya Path Tracing gibi yöntemlerde ekran kartının yapması gereken işlem miktarı çok yüksek seviyelere çıkabiliyor. [h3]Her şeyi hesaplamak gerçekten gerekli mi?[/h3] Burada yeni bir yaklaşım ortaya çıkıyor. Eğer yapay zekâ modeli sahnenin nasıl görünmesi gerektiğini yeterince doğru tahmin edebiliyorsa her ışık etkileşimini doğrudan hesaplamak yerine bazı ayrıntılar nöral sistemler yardımıyla oluşturulabilir. [quote]Bilgisayar artık yalnızca dünyanın nasıl göründüğünü matematiksel olarak hesaplamıyor; aynı zamanda ortaya çıkması gereken görüntüyü yeniden oluşturmaya yardımcı oluyor.[/quote] Bu yaklaşım gelecekte ekran kartlarının yalnızca ham işlem gücüne dayanmak yerine işlem gücünü çok daha verimli kullanmasını sağlayabilir. [h2]Işın İzleme ve Nöral Görüntü İşleme[/h2] Ray Tracing yani ışın izleme, oyunlarda daha gerçekçi ışıklandırma ve yansımalar oluşturmayı amaçlıyor. Ancak kaliteli ışın izleme son derece yüksek hesaplama maliyetine sahip. Özellikle Path Tracing kullanıldığında ekran kartının çok sayıda ışık etkileşimini hesaplaması gerekiyor. Nöral görüntü işleme burada önemli bir destek sağlayabilir. Ekran kartı sahnenin temel fiziksel yapısını hesaplar, yapay zekâ sistemi ise eksik veya düşük örneklenmiş görüntü bilgisini daha kararlı hale getirmeye yardımcı olur. Bu yöntem özellikle; [ol] [li]Yansımalar[/li] [li]Gölgeler[/li] [li]Dolaylı aydınlatma[/li] [li]Cilt üzerindeki ışık davranışı[/li] [li]Saç ve kumaş gibi karmaşık yüzeyler[/li] [/ol] konusunda önemli avantajlar sağlayabilir. [h2]Peki DLSS 5 Neden Eleştiriliyor?[/h2] Teknolojinin sunduğu avantajlara rağmen eleştirilerin tamamen haksız olduğunu söylemek mümkün değil. DLSS 5'in ilk örneklerinde özellikle karakter yüzleri büyük tartışma oluşturdu. Bazı görüntüler daha ayrıntılı ve gerçekçi görünürken karakterlerin orijinal tasarımından farklılaşabildiği görüldü. Buradaki problem görüntünün teknik olarak daha kaliteli olup olmamasından farklı. Asıl soru şu: [quote]Daha gerçekçi bir görüntü her zaman daha doğru bir görüntü müdür?[/quote] Cevap her zaman evet değil. [h2]Sanatsal Tasarım Kaybolabilir mi?[/h2] Oyun geliştiricileri her oyunu fotogerçekçi yapmak zorunda değildir. Bazı oyunlarda karakterler, ışıklandırma veya çevre tasarımı bilinçli olarak gerçek dünyadan farklı hazırlanır. Örneğin; [ol] [li]Çizgi film tarzı oyunlar[/li] [li]Retro grafik kullanan yapımlar[/li] [li]PS1 dönemini taklit eden korku oyunları[/li] [li]Anime tarzı karakter tasarımları[/li] [li]Özel renk paleti kullanan sanat tasarımları[/li] [/ol] gerçekçilikten özellikle uzaklaşabilir. Eğer nöral görüntü sistemi her sahneyi daha gerçekçi hale getirmeye çalışırsa geliştiricinin amaçladığı sanat tarzı değişebilir. [b]DLSS 5 hakkındaki en ciddi tartışmalardan biri tam olarak burada başlıyor.[/b] Teknoloji görüntüyü iyileştirirken geliştiricinin sanatsal tercihlerine ne kadar müdahale etmeli? [h2]Daha Fazla Gerçekçilik Her Zaman Daha İyi Değildir[/h2] Bir karakterin cildi çok gerçekçi hale getirilebilir. Işıklandırma kusursuz görünebilir. Saçlar ve kıyafetler çok daha ayrıntılı hale gelebilir. Ancak karakterin animasyonu eski veya yapay görünüyorsa ortaya farklı bir problem çıkar. [h3]Tekinsiz Vadi Etkisi[/h3] İnsan beyninin neredeyse gerçek görünen fakat küçük ayrıntılarda doğal olmayan insan benzeri görüntülere karşı duyduğu rahatsızlığa "tekinsiz vadi" etkisi denir. Oyunlarda bu durum özellikle karakterlerde ortaya çıkabilir. Örneğin bir karakter; çok gerçekçi cilde, çok iyi ışıklandırmaya, gerçekçi gözlere sahip olabilir. Ancak yüz animasyonu veya vücut hareketleri yeterince doğal değilse görüntü daha etkileyici olmak yerine daha rahatsız edici hale gelebilir. DLSS gibi teknolojiler görüntünün bazı bölümlerini çok hızlı şekilde ileri taşırken diğer bölümler aynı seviyede kalırsa bu fark daha görünür hale gelebilir. [h2]DLSS 5 Kötü Animasyonu Düzeltemez[/h2] DLSS 5'in önemli sınırlarından biri de budur. Teknoloji görüntüyü işleyebilir ancak oyunun temel üretim sorunlarını tek başına çözemez. Eğer; [ol] [li]Karakter animasyonu kötüyse[/li] [li]Model kalitesi düşükse[/li] [li]Geometri hatalıysa[/li] [li]Sanat tasarımı tutarsızsa[/li] [li]Temel oyun motoru sorunları varsa[/li] [/ol] DLSS bunların tamamını ortadan kaldıramaz. Hatta bazı durumlarda yüksek kaliteli ışıklandırma düşük kaliteli bir modeli daha görünür hale getirebilir. [h2]Yapay Zekâ Tartışması DLSS Tartışmasını Etkiliyor[/h2] DLSS 5 hakkındaki tartışmaların yalnızca teknik nedenlerden kaynaklandığını düşünmek de doğru değil. Son yıllarda yapay zekâ teknolojileri konusunda oldukça güçlü bir toplumsal tartışma yaşanıyor. Bazı kullanıcılar yapay zekâ kullanılan her teknolojiye baştan olumsuz yaklaşabiliyor. Fakat burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor. Oyun teknolojilerinde otomasyon yeni bir kavram değil. Ekran kartları yıllardır; [ol] [li]Gölgeleri hesaplıyor[/li] [li]Dokuları filtreliyor[/li] [li]Yansımaları oluşturuyor[/li] [li]Kenar yumuşatma gerçekleştiriyor[/li] [li]Görüntü yükseltme işlemleri yapıyor[/li] [/ol] ve bunların tamamı farklı algoritmalarla otomatik olarak gerçekleşiyor. Bu nedenle bir teknolojiyi yalnızca "yapay zekâ kullanıyor" gerekçesiyle değerlendirmek yeterli değil. Asıl değerlendirilmesi gereken ortaya çıkan sonuçtur. [h2]DLSS 5 Geleneksel Render Sistemlerinin Yerini Alacak mı?[/h2] Kısa cevap: Şimdilik hayır. DLSS 5'in mantığı geleneksel render sistemini tamamen ortadan kaldırmak değil. Oyun motoru yine; geometriyi, nesne hareketlerini, kamerayı, temel ışıklandırmayı, derinliği hesaplamaya devam ediyor. Nöral görüntü sistemi ise bu verilerin üzerine ek bir işleme katmanı oluşturuyor. Bu nedenle geleceğin grafik sistemlerinin tamamen yapay zekâ tarafından oluşturulan görüntülerden oluşması yerine klasik render teknolojileri ile nöral işlemenin birlikte kullanıldığı hibrit sistemlere dönüşmesi daha olası görünüyor. [h2]Ham Güç Yerine Akıllı Hesaplama[/h2] Bilgisayar grafiklerinin geçmişinde performans artışının temel yöntemi daha güçlü donanım kullanmaktı. Ancak fiziksel ve ekonomik sınırlar nedeniyle sonsuza kadar aynı yöntemle ilerlemek mümkün değil. Bu nedenle sektörün önündeki önemli sorulardan biri şu olabilir: [quote]Daha fazla işlem yapmak yerine mevcut işlem gücünü daha akıllı kullanabilir miyiz?[/quote] DLSS teknolojisinin en önemli yönlerinden biri de burada ortaya çıkıyor. Eğer nöral modeller yeterince güvenilir hale gelirse gelecekte grafik kartlarının performansı yalnızca ham hesaplama gücüyle ölçülmeyebilir. Yapay zekâ işlem kapasitesi de ekran kartlarının temel performans unsurlarından biri haline gelebilir. [h2]DLSS 5'in En Büyük Riski Nedir?[/h2] Bence en önemli risk görüntü kalitesinden çok kontrol meselesidir. Geliştiricinin teknolojinin hangi sahnelere ve hangi yoğunlukta uygulanacağını kontrol edebilmesi gerekir. Örneğin bir oyunda; karakter yüzlerine düşük seviyede, çevre ışıklandırmasına yüksek seviyede, saç ve kumaşlara orta seviyede nöral işlem uygulanmak istenebilir. Bu kontrol geliştiricinin elinde olmazsa oyunların sanat tarzlarında beklenmeyen değişiklikler oluşabilir. Bu nedenle teknolojinin başarısını yalnızca NVIDIA değil, oyun geliştiricilerine sunulan araçlar da belirleyecek. [h2]Eleştiri Neden Önemli?[/h2] Yeni teknolojilerin eleştirilmesi kötü bir şey değildir. Tam tersine, kullanıcıların ve geliştiricilerin gösterdiği sorunlar teknolojinin gelişmesine yardımcı olabilir. DLSS 5 için de özellikle şu alanların dikkatle takip edilmesi gerekiyor: [ol] [li]Karakter yüzlerinin korunması[/li] [li]Orijinal sanat tarzına sadakat[/li] [li]Hareket sırasında görüntü kararlılığı[/li] [li]Görüntüde yapay ayrıntı oluşmaması[/li] [li]Performans maliyeti[/li] [li]Geliştirici kontrol seçenekleri[/li] [/ol] [b]Bir teknolojiyi eleştirmek ile teknolojinin tamamını reddetmek aynı şey değildir.[/b] [h2]DLSS 5 Devrim mi, Yoksa Fazla Abartılıyor mu?[/h2] Şu anda kesin bir cevap vermek için erken. DLSS 5 gerçekten bilgisayar grafiklerinin önemli bir dönüşümünün başlangıcı olabilir. Fakat bunun gerçekleşmesi için teknolojinin; tutarlı, performanslı, kontrol edilebilir, sanat tasarımına saygılı ve farklı oyun türlerine uyarlanabilir hale gelmesi gerekiyor. Aksi halde belirli oyunlarda kullanılan ilginç bir grafik özelliği olarak da kalabilir. [h2]Asıl Cevap İki Uçta da Değil[/h2] DLSS 5 tartışmasında iki güçlü görüş bulunuyor. Bir grup teknolojinin bilgisayar grafiklerinde devrim yaratacağını düşünüyor. Diğer grup ise yapay zekânın oyunların sanatsal kimliğini bozacağından endişe ediyor. Ancak gerçek muhtemelen bu iki görüşün arasında. [quote]DLSS 5 oldukça etkileyici bir teknoloji olabilir; fakat aynı zamanda çözülmesi gereken ciddi teknik ve sanatsal sorunlara sahip olabilir.[/quote] Bir teknolojiyi değerlendirmek için mutlaka tamamen desteklemek veya tamamen karşı çıkmak gerekmiyor. Teknolojinin iyi yaptığı şeyleri kabul ederken eksiklerini eleştirmek mümkün. [h2]Bilgisayar Grafiklerinde Yeni Bir Dönem Başlıyor Olabilir[/h2] DLSS 5'in en önemli tarafı yalnızca oyunları daha güzel göstermesi değil. Asıl önemli değişim bilgisayar grafiklerinin oluşturulma yönteminde yaşanabilir. Bugüne kadar ekran kartları sahnenin nasıl görünmesi gerektiğini büyük ölçüde doğrudan hesapladı. Yeni yaklaşımda ise geleneksel render sistemlerinin yanına sahnenin son görüntüsünü yeniden oluşturmaya yardımcı olan nöral modeller ekleniyor. Bu yaklaşım başarılı olursa gelecekte oyun grafikleri yalnızca daha güçlü ekran kartları sayesinde değil, daha akıllı görüntü işleme yöntemleri sayesinde de gelişebilir. Ancak teknolojinin gerçek başarısını sunum videoları değil, farklı oyunlarda elde edilen sonuçlar belirleyecek. [i]Bugün için en mantıklı yaklaşım DLSS 5'i ne koşulsuz biçimde övmek ne de tamamen reddetmek. Teknolojinin gelişimini, performansını ve oyunların özgün sanat tasarımlarına etkisini takip etmek çok daha sağlıklı görünüyor.[/i] [b]Siz DLSS 5 hakkında ne düşünüyorsunuz? Nöral görüntü işleme bilgisayar grafiklerinin geleceği olabilir mi, yoksa oyunların özgün görsel tasarımına gereğinden fazla mı müdahale ediyor?[/b]
    Beğen
    10
    2 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Soket-X - Tüm GPU Markaları Açıklandı. Hangisini Satın Almalısınız? [Tam Sürüm]
    https://youtu.be/afAdIWerZ-s?si=xxW0b6jd9t3D__SO
    (Altyazı Türkçe dil desteği Youtube sayfasında mevcuttur)

    Aynı GPU için fazla para ödemeyi bırakın. İçinde aynı GPU çipi var... ama dış görünüşleri tamamen farklı. Ancak onlarca marka, alt marka ve bölgesel üretici varken, onları birbirinden ayıran şeyin ne olduğunu bilmek şaşırtıcı derecede zor olabilir. Bu video, ASUS, MSI, Gigabyte, Sapphire, XFX, PowerColor, Zotac ve PNY'den Palit, Gainward, GALAX, Colorful, ASRock ve daha fazlasına kadar en büyük GPU markalarını inceliyor. Ayrıca EVGA, Inno3D, Yeston, Gunnir, Sparkle, Maxsun, Manli, Peladn ve diğerleri de dahil olmak üzere daha az duyduğunuz markalara da bakacağız. Her üreticinin neye odaklandığını, farklı ürün kademelerinin nasıl karşılaştırıldığını ve ekstra ödemenin size gerçekten faydalı bir şey kazandırıp kazandırmadığını öğreneceksiniz - bu daha iyi soğutma, daha düşük gürültü, daha yüksek yapı kalitesi, daha küçük bir form faktörü veya sadece farklı bir tasarım olabilir.
    ...

    ZAMAN DAMGALARI
    0:00 - GPU Markaları Neden Önemli?
    0:16 - ASUS: ROG Strix vs TUF
    1:06 - MSI: Ventus, Oyun ve Premium Seviyeler
    1:55 - Gigabyte: Windforce ve Oyun Hız Aşırtma
    2:47 - Sapphire: AMD'nin Premium Uzmanı
    3:38 - XFX: Soğutma ve Boyut Gerçeği
    4:39 - PowerColor: Red Devil vs Hellhound
    5:30 - Palit & Gainward: Uygun Fiyatlı Seçenekler
    6:21 - Zotac: Kompakt GPU'lar ve SFF Sistemler
    7:10 - GALAX / KFA2: Beyaz GPU'lar ve Şöhretler Salonu
    7:56 - Colorful: Deneysel Tasarımlar
    8:43 - PNY: Oyun ve Profesyonel GPU'lar
    9:29 - ASRock: Bütçe ve Intel Arc
    10:20 - EVGA: Bir Dönemin Sonu
    11:56 - Inno3D: Endüstriyel Soğutma Odak Noktası
    12:48 - Acer: Intel Arc ve Hibrit Soğutma
    13:36 - Yeston: Waifu GPU'ları Açıklaması
    14:25 - AX Gaming: Temiz Beyaz Sistemler
    15:07 - Manli: Kullanışlılık ve Dayanıklılık
    15:46 - Maxsun: Deneysel Tasarımlar
    16:31- Sparkle: Intel'in Geri Dönüşü
    17:15 - Gunnir: Intel Arc Tutkunları
    17:52 - Leadtek: İş İstasyonu Kararlılığı
    18:36 - Uygun Fiyatlı Intel Arc GPU'lar
    https://youtu.be/afAdIWerZ-s?si=xxW0b6jd9t3D__SO (Altyazı Türkçe dil desteği Youtube sayfasında mevcuttur) Aynı GPU için fazla para ödemeyi bırakın. İçinde aynı GPU çipi var... ama dış görünüşleri tamamen farklı. Ancak onlarca marka, alt marka ve bölgesel üretici varken, onları birbirinden ayıran şeyin ne olduğunu bilmek şaşırtıcı derecede zor olabilir. Bu video, ASUS, MSI, Gigabyte, Sapphire, XFX, PowerColor, Zotac ve PNY'den Palit, Gainward, GALAX, Colorful, ASRock ve daha fazlasına kadar en büyük GPU markalarını inceliyor. Ayrıca EVGA, Inno3D, Yeston, Gunnir, Sparkle, Maxsun, Manli, Peladn ve diğerleri de dahil olmak üzere daha az duyduğunuz markalara da bakacağız. Her üreticinin neye odaklandığını, farklı ürün kademelerinin nasıl karşılaştırıldığını ve ekstra ödemenin size gerçekten faydalı bir şey kazandırıp kazandırmadığını öğreneceksiniz - bu daha iyi soğutma, daha düşük gürültü, daha yüksek yapı kalitesi, daha küçük bir form faktörü veya sadece farklı bir tasarım olabilir. ... ZAMAN DAMGALARI 0:00 - GPU Markaları Neden Önemli? 0:16 - ASUS: ROG Strix vs TUF 1:06 - MSI: Ventus, Oyun ve Premium Seviyeler 1:55 - Gigabyte: Windforce ve Oyun Hız Aşırtma 2:47 - Sapphire: AMD'nin Premium Uzmanı 3:38 - XFX: Soğutma ve Boyut Gerçeği 4:39 - PowerColor: Red Devil vs Hellhound 5:30 - Palit & Gainward: Uygun Fiyatlı Seçenekler 6:21 - Zotac: Kompakt GPU'lar ve SFF Sistemler 7:10 - GALAX / KFA2: Beyaz GPU'lar ve Şöhretler Salonu 7:56 - Colorful: Deneysel Tasarımlar 8:43 - PNY: Oyun ve Profesyonel GPU'lar 9:29 - ASRock: Bütçe ve Intel Arc 10:20 - EVGA: Bir Dönemin Sonu 11:56 - Inno3D: Endüstriyel Soğutma Odak Noktası 12:48 - Acer: Intel Arc ve Hibrit Soğutma 13:36 - Yeston: Waifu GPU'ları Açıklaması 14:25 - AX Gaming: Temiz Beyaz Sistemler 15:07 - Manli: Kullanışlılık ve Dayanıklılık 15:46 - Maxsun: Deneysel Tasarımlar 16:31- Sparkle: Intel'in Geri Dönüşü 17:15 - Gunnir: Intel Arc Tutkunları 17:52 - Leadtek: İş İstasyonu Kararlılığı 18:36 - Uygun Fiyatlı Intel Arc GPU'lar
    Soket-X -  Tüm GPU Markaları Açıklandı. Hangisini Satın Almalısınız? [Tam Sürüm]
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 576 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • TP-Link şimdiden 22 Gbps'ye kadar hız sunan Wi-Fi 8 yönlendiricilerini tanıttı
    Wi-Fi 8 henüz onaylanmadı, ancak TP-Link şimdiden 22 Gbps'ye kadar hız sunan ilk tüketici yönlendiricilerini tanıttı.

    TP-Link, ilk tüketiciye yönelik Wi-Fi 8 cihazları olan Archer 8 Ultra ve Deco 8 Ultra'yı tanıttı. Ancak IEEE 802.11bn standardının nihai sürümünün 2028'den önce piyasaya sürülmesi beklenmiyor.

    Archer 8 Ultra BN19000 üç bantlı yönlendirici, 18 dahili antene sahiptir ve 19 Gbps'ye kadar birleşik kablosuz bağlantı hızı sunar. Kablolu arayüzler 10 Gbps'ye kadar destekler, ancak TP-Link henüz WAN ve LAN bağlantı noktası yapılandırmalarını belirtmemiştir.

    Deco 8 Ultra BN22000 mesh sistemi, Wi-Fi üzerinden 22 Gbps'ye kadar ve kablolu bağlantılar üzerinden 10 Gbps'ye kadar hız sunar. Üç modüllü kurulum, 910 m²'ye kadar alanı kapsar ve 200'den fazla bağlı cihazı destekler.

    Archer 8 Ultra için ön siparişler 30 Eylül'de açılıyor. Deco 8 Ultra ise 2027'nin ilk çeyreğinde satışa sunulacak.

    Wi-Fi 8, en yüksek hızda keskin bir artıştan ziyade, öncelikle parazit, yüksek yük ve kapsama alanının uç noktalarında bağlantı kararlılığını iyileştirmeye odaklanmıştır. TP-Link, Archer 8 Ultra ve Deco 8 Ultra'da, uzak cihazlara bağlantıyı ve yüksek bağlantı yükleri altında ağ performansını iyileştirmek için tasarlanmış StabilityEngine'i kullanmaktadır.

    Şirketin Wi-Fi 8 cihazları Broadcom, MediaTek ve Qualcomm'un çözümlerini kullanacak. 2027'nin ikinci çeyreğinde, ürün yelpazesi Roam 8 yönlendirici, sinyal güçlendiriciler ve PCIe ve USB adaptörleriyle genişletilecek.
    Wi-Fi 8 henüz onaylanmadı, ancak TP-Link şimdiden 22 Gbps'ye kadar hız sunan ilk tüketici yönlendiricilerini tanıttı. TP-Link, ilk tüketiciye yönelik Wi-Fi 8 cihazları olan Archer 8 Ultra ve Deco 8 Ultra'yı tanıttı. Ancak IEEE 802.11bn standardının nihai sürümünün 2028'den önce piyasaya sürülmesi beklenmiyor. Archer 8 Ultra BN19000 üç bantlı yönlendirici, 18 dahili antene sahiptir ve 19 Gbps'ye kadar birleşik kablosuz bağlantı hızı sunar. Kablolu arayüzler 10 Gbps'ye kadar destekler, ancak TP-Link henüz WAN ve LAN bağlantı noktası yapılandırmalarını belirtmemiştir. Deco 8 Ultra BN22000 mesh sistemi, Wi-Fi üzerinden 22 Gbps'ye kadar ve kablolu bağlantılar üzerinden 10 Gbps'ye kadar hız sunar. Üç modüllü kurulum, 910 m²'ye kadar alanı kapsar ve 200'den fazla bağlı cihazı destekler. Archer 8 Ultra için ön siparişler 30 Eylül'de açılıyor. Deco 8 Ultra ise 2027'nin ilk çeyreğinde satışa sunulacak. Wi-Fi 8, en yüksek hızda keskin bir artıştan ziyade, öncelikle parazit, yüksek yük ve kapsama alanının uç noktalarında bağlantı kararlılığını iyileştirmeye odaklanmıştır. TP-Link, Archer 8 Ultra ve Deco 8 Ultra'da, uzak cihazlara bağlantıyı ve yüksek bağlantı yükleri altında ağ performansını iyileştirmek için tasarlanmış StabilityEngine'i kullanmaktadır. Şirketin Wi-Fi 8 cihazları Broadcom, MediaTek ve Qualcomm'un çözümlerini kullanacak. 2027'nin ikinci çeyreğinde, ürün yelpazesi Roam 8 yönlendirici, sinyal güçlendiriciler ve PCIe ve USB adaptörleriyle genişletilecek.
    Beğen
    8
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 587 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Kablosuz kulaklıklar için radyo mu yoksa Bluetooth mu daha iyi?
    Kablosuz kulaklıkların kullanım amacına ve koşullarına bağlıdır.

    Bluetooth'un Avantajları:
    • Çok yönlülük. Bluetooth, neredeyse tüm modern cihazlara entegre edilmiştir: akıllı telefonlar, dizüstü bilgisayarlar, tabletler ve birçok televizyon. Bağlantı hızlı ve kolaydır, genellikle insan müdahalesi olmadan tamamen otomatik olarak gerçekleşir.
    • Ek cihaz gerekmez. Bağlı cihazlarda Bluetooth varsa, ek ekipmana ihtiyaç duyulmaz.
    • Radyo kanalının avantajları:
    • Düşük gecikme süresi. Radyo kanalları genellikle minimum gecikme süresine sahiptir. Bu, oyun ve profesyonel ses çalışmaları gibi anında yanıt gerektiren senaryolar için önemli bir avantajdır.
    • Kararlılık. Çok sayıda bağlı cihazın (Wi-Fi, Bluetooth) bulunduğu yoğun sistemlerde, radyo kanalı daha güvenilir çalışır. Daha az parazit ve daha az bağlantı kesintisi olur.
    • Menzil. Radyo, genellikle Bluetooth'tan daha uzun menzile sahiptir ve engelleri daha iyi aşar.
    Radyo ve Bluetooth arasında seçim yaparken öncelikle ihtiyaçlarınızı göz önünde bulundurun. Akıllı telefondan müzik dinlemek için çok yönlü ve kullanışlı Bluetooth seçeneği idealdir.

    Gecikmeyi en aza indirmek önemliyse, örneğin oyun oynarken veya profesyonel ses çalışmalarında, radyo kanalı en uygun çözümdür. Bu nedenle birçok kablosuz kulak üstü kulaklık bu bağlantı seçeneğini sunmaktadır. Kulak içi modellerde ise radyo bağlantısı daha az yaygındır.

    Alıntıdır...
    [b]Kablosuz kulaklıkların kullanım amacına ve koşullarına bağlıdır.[/b] Bluetooth'un Avantajları: [ul] [li]Çok yönlülük. Bluetooth, neredeyse tüm modern cihazlara entegre edilmiştir: akıllı telefonlar, dizüstü bilgisayarlar, tabletler ve birçok televizyon. Bağlantı hızlı ve kolaydır, genellikle insan müdahalesi olmadan tamamen otomatik olarak gerçekleşir.[/li] [li]Ek cihaz gerekmez. Bağlı cihazlarda Bluetooth varsa, ek ekipmana ihtiyaç duyulmaz.[/li] [li]Radyo kanalının avantajları:[/li] [/ul] [ul] [li]Düşük gecikme süresi. Radyo kanalları genellikle minimum gecikme süresine sahiptir. Bu, oyun ve profesyonel ses çalışmaları gibi anında yanıt gerektiren senaryolar için önemli bir avantajdır.[/li] [li]Kararlılık. Çok sayıda bağlı cihazın (Wi-Fi, Bluetooth) bulunduğu yoğun sistemlerde, radyo kanalı daha güvenilir çalışır. Daha az parazit ve daha az bağlantı kesintisi olur.[/li] [li]Menzil. Radyo, genellikle Bluetooth'tan daha uzun menzile sahiptir ve engelleri daha iyi aşar.[/li] [/ul] Radyo ve Bluetooth arasında seçim yaparken öncelikle ihtiyaçlarınızı göz önünde bulundurun. Akıllı telefondan müzik dinlemek için çok yönlü ve kullanışlı Bluetooth seçeneği idealdir. Gecikmeyi en aza indirmek önemliyse, örneğin oyun oynarken veya profesyonel ses çalışmalarında, radyo kanalı en uygun çözümdür. Bu nedenle birçok kablosuz kulak üstü kulaklık bu bağlantı seçeneğini sunmaktadır. Kulak içi modellerde ise radyo bağlantısı daha az yaygındır. Alıntıdır...
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 710 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Sony PS5 Pro'da Geliştirilmiş PSSR'nin nasıl çalıştığını açıkladı
    Sony, PS5 Pro'da Geliştirilmiş PSSR'nin nasıl çalıştığını açıkladı bu devrim niteliğinde bir özellik.

    Sony'den Daniel Craig, PS5 Pro için güncellenmiş PSSR'nin ayrıntılarını açıkladı. Yeni model, Sony ve AMD tarafından Project Amethyst kapsamında geliştirildi. Temel yenilik, sinir ağındaki hesaplama yükünün yeniden dağıtılmasıdır.

    Orijinal Renk Tahmin Ağı'nda (CPN), parametrelerin yaklaşık %30'u 540p çözünürlükte kullanılıyordu. Yeni Çekirdek Tahmin Ağı'nda (KPN) ise parametrelerin %90'ı 540p ve altı çözünürlüklerde kullanılırken, ağ 4K çözünürlükte neredeyse hiç kaynak kullanmıyor. Bu da verimliliğin artmasına yol açıyor.

    Ayrıca, KPN artık nihai rengi doğrudan tahmin etmiyor. Bunun yerine, karışım ağırlıkları oluşturuyor. Karışım işleminin kendisi geleneksel filtreler tarafından gerçekleştiriliyor. Bu yaklaşım, HDR renginin ağ içinde 8 bit formatında depolanması ve işlenmesi ihtiyacını ortadan kaldırarak, ek yükü daha da azaltıyor.

    Ayrıca, geliştirilmiş kararlılık, daha keskin detaylar, azaltılmış bellek tüketimi ve azaltılmış GPU çalışma süresi de belirtilmiştir. Görüntü kalitesi her çözünürlükte (özellikle düşük çözünürlüklerde belirgin şekilde) iyileşmektedir. Model eğitim süresi önemli ölçüde azaltılmıştır.

    Geliştirilmiş PSSR'nin, PS5 Pro'nun piyasaya sürüldüğü sürümün yerini aldığı ve ayrı bir mod olmadığı belirtiliyor. Mevcut PSSR özellikli oyunlar, oyunun kendisini güncellemeden, sistem geçersiz kılma yoluyla yeni modeli kullanabilir. Yeni kütüphaneyi doğrudan entegre eden geliştiriciler, geliştirilmiş algoritmaya tam olarak erişebilecekler.

    Esasen bu, ölçeklendirme teknolojisinde büyük bir iyileştirme olup, ölçeklendirmeyi daha hızlı, daha iyi ve daha uygun maliyetli hale getiriyor. Tüm bunlar, geliştiricilerden yama bekleme ihtiyacı olmadan gerçekleşiyor.
    [b]Sony, PS5 Pro'da Geliştirilmiş PSSR'nin nasıl çalıştığını açıkladı bu devrim niteliğinde bir özellik. [/b] Sony'den Daniel Craig, PS5 Pro için güncellenmiş PSSR'nin ayrıntılarını açıkladı. Yeni model, Sony ve AMD tarafından Project Amethyst kapsamında geliştirildi. Temel yenilik, sinir ağındaki hesaplama yükünün yeniden dağıtılmasıdır. Orijinal Renk Tahmin Ağı'nda (CPN), parametrelerin yaklaşık %30'u 540p çözünürlükte kullanılıyordu. Yeni Çekirdek Tahmin Ağı'nda (KPN) ise parametrelerin %90'ı 540p ve altı çözünürlüklerde kullanılırken, ağ 4K çözünürlükte neredeyse hiç kaynak kullanmıyor. Bu da verimliliğin artmasına yol açıyor. Ayrıca, KPN artık nihai rengi doğrudan tahmin etmiyor. Bunun yerine, karışım ağırlıkları oluşturuyor. Karışım işleminin kendisi geleneksel filtreler tarafından gerçekleştiriliyor. Bu yaklaşım, HDR renginin ağ içinde 8 bit formatında depolanması ve işlenmesi ihtiyacını ortadan kaldırarak, ek yükü daha da azaltıyor. Ayrıca, geliştirilmiş kararlılık, daha keskin detaylar, azaltılmış bellek tüketimi ve azaltılmış GPU çalışma süresi de belirtilmiştir. Görüntü kalitesi her çözünürlükte (özellikle düşük çözünürlüklerde belirgin şekilde) iyileşmektedir. Model eğitim süresi önemli ölçüde azaltılmıştır. Geliştirilmiş PSSR'nin, PS5 Pro'nun piyasaya sürüldüğü sürümün yerini aldığı ve ayrı bir mod olmadığı belirtiliyor. Mevcut PSSR özellikli oyunlar, oyunun kendisini güncellemeden, sistem geçersiz kılma yoluyla yeni modeli kullanabilir. Yeni kütüphaneyi doğrudan entegre eden geliştiriciler, geliştirilmiş algoritmaya tam olarak erişebilecekler. Esasen bu, ölçeklendirme teknolojisinde büyük bir iyileştirme olup, ölçeklendirmeyi daha hızlı, daha iyi ve daha uygun maliyetli hale getiriyor. Tüm bunlar, geliştiricilerden yama bekleme ihtiyacı olmadan gerçekleşiyor.
    Beğen
    3
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Windows 11 KB5121003 güncellemesi çökmelere, oyun çökmelerine, mavi ekran hatalarına ve bilgisayar yeniden başlatmalarına neden oluyor.
    PC Games Hardware'e göre, Ağustos ayında yayınlanan Windows 11 KB5121003 güncellemesinin ardından kullanıcılar sistem kararlılığı sorunları hakkında toplu olarak şikayet etmeye başladı.

    En sık karşılaşılan sorunlardan biri, aksiyon oyunu ARC Raiders'da sık sık yaşanan çökmelerdir. Oyunun Reddit topluluğundaki birçok oyuncu bu sorunlarla karşılaştı. Bazıları, çökmelerin ardından oyunun yerleşik Denuvo Anti-Cheat sisteminde de çökme raporları geldiğini iddia ediyor. Denuvo Anti-Cheat kullanan nişancı oyunu The Finals'ın oyuncuları da benzer sorunlar bildirdi.

    Marvel Tokon: Fighting Souls dövüş oyunu topluluğu, çok sayıda donma, çökme, mavi ekran hatası ve bilgisayarın tamamen yeniden başlatılması sorunları bildirdi. Ancak, KB5121003 güncellemesinin kaldırılmasının ardından sorunlar çözülüyor. Marvel Tokon: Fighting Souls'un Easy Anti-Cheat adlı farklı bir hile önleme sistemi kullandığını belirtmekte fayda var. Gazeteciler, sorunların KB5121003 ile çekirdek düzeyindeki hile önleme bileşenleri arasındaki bir çakışmadan kaynaklanabileceğini tahmin ediyor.


    Alıntıdır...
    [i]PC Games Hardware'e göre, Ağustos ayında yayınlanan Windows 11 KB5121003 güncellemesinin ardından kullanıcılar sistem kararlılığı sorunları hakkında toplu olarak şikayet etmeye başladı. En sık karşılaşılan sorunlardan biri, aksiyon oyunu ARC Raiders'da sık sık yaşanan çökmelerdir. Oyunun Reddit topluluğundaki birçok oyuncu bu sorunlarla karşılaştı. Bazıları, çökmelerin ardından oyunun yerleşik Denuvo Anti-Cheat sisteminde de çökme raporları geldiğini iddia ediyor. Denuvo Anti-Cheat kullanan nişancı oyunu The Finals'ın oyuncuları da benzer sorunlar bildirdi. Marvel Tokon: Fighting Souls dövüş oyunu topluluğu, çok sayıda donma, çökme, mavi ekran hatası ve bilgisayarın tamamen yeniden başlatılması sorunları bildirdi. Ancak, KB5121003 güncellemesinin kaldırılmasının ardından sorunlar çözülüyor. Marvel Tokon: Fighting Souls'un Easy Anti-Cheat adlı farklı bir hile önleme sistemi kullandığını belirtmekte fayda var. Gazeteciler, sorunların KB5121003 ile çekirdek düzeyindeki hile önleme bileşenleri arasındaki bir çakışmadan kaynaklanabileceğini tahmin ediyor.[/i] Alıntıdır...
    Beğen
    3
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Intel'in en iyi işlemcisi, PC Games Hardware oyun performans testi
    Intel'in en iyi işlemcisi, PCGH oyun performans testlerinde FPS kararlılığı açısından ancak beşinci sırada yer alabildi.
    PC Games Hardware, oyun işlemcilerini P1 yüzdelik dilimine göre sıraladı. İlk dört sırayı AMD'nin Ryzen X3D işlemcileri alırken, en iyi Intel işlemci liderin %15,2 gerisinde kaldı.
    Ryzen 9 9950X3D2 Dual Edition, 100 puanla sıralamada birinci oldu. Ryzen 9 9950X3D 96,8 puan, Ryzen 7 9850X3D 96,5 puan ve Ryzen 7 9800X3D ise 94,2 puan aldı.

    Core Ultra 7 270K Plus, 84,8 puanla en iyi Intel işlemci oldu. Core i9-14900KS 83,4 puan, Ryzen 7 7800X3D 81,5 puan, Core i9-13900K 80,7 puan ve Core Ultra 9 285K ise 80,4 puan aldı.

    P1 yüzdelik dilimi, ölçüm sonuçlarının %1'inin altında kaldığı FPS seviyesini gösterir ve ortalama FPS ile düzeltilen kısa vadeli düşüşleri belirler. PCGH'ye göre, daha fazla çekirdeğe sahip işlemciler genellikle neredeyse sabit bir ortalama kare hızıyla daha yüksek bir P1 yüzdelik dilimi gösterir. Yayın, bunu arka plan işlemlerinin ve işletim sistemi görevlerinin ek çekirdekler arasında dağılımına bağlıyor.

    Bu değerlendirme yalnızca oyun performans testlerine dayanmaktadır ve her oyunun sonuçlarına eşit ağırlık verilmiştir. Testler, Windows 11 Pro işletim sistemi üzerinde çalışan bir Zotac GeForce RTX 5090 Solid grafik kartı kullanılarak gerçekleştirilmiştir.
    Intel'in en iyi işlemcisi, PCGH oyun performans testlerinde FPS kararlılığı açısından ancak beşinci sırada yer alabildi. [quote]PC Games Hardware, oyun işlemcilerini P1 yüzdelik dilimine göre sıraladı. İlk dört sırayı AMD'nin Ryzen X3D işlemcileri alırken, en iyi Intel işlemci liderin %15,2 gerisinde kaldı.[/quote] Ryzen 9 9950X3D2 Dual Edition, 100 puanla sıralamada birinci oldu. Ryzen 9 9950X3D 96,8 puan, Ryzen 7 9850X3D 96,5 puan ve Ryzen 7 9800X3D ise 94,2 puan aldı. Core Ultra 7 270K Plus, 84,8 puanla en iyi Intel işlemci oldu. Core i9-14900KS 83,4 puan, Ryzen 7 7800X3D 81,5 puan, Core i9-13900K 80,7 puan ve Core Ultra 9 285K ise 80,4 puan aldı. P1 yüzdelik dilimi, ölçüm sonuçlarının %1'inin altında kaldığı FPS seviyesini gösterir ve ortalama FPS ile düzeltilen kısa vadeli düşüşleri belirler. PCGH'ye göre, daha fazla çekirdeğe sahip işlemciler genellikle neredeyse sabit bir ortalama kare hızıyla daha yüksek bir P1 yüzdelik dilimi gösterir. Yayın, bunu arka plan işlemlerinin ve işletim sistemi görevlerinin ek çekirdekler arasında dağılımına bağlıyor. Bu değerlendirme yalnızca oyun performans testlerine dayanmaktadır ve her oyunun sonuçlarına eşit ağırlık verilmiştir. Testler, Windows 11 Pro işletim sistemi üzerinde çalışan bir Zotac GeForce RTX 5090 Solid grafik kartı kullanılarak gerçekleştirilmiştir.
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Windows 11 KB5101684 güncellemesi
    Windows 11 KB5101684 güncellemesi. Dosya Gezgini artık megabayt ve gigabayt birimlerini de tanıyor

    Microsoft, Windows 11 24H2 ve 25H2 için isteğe bağlı Temmuz güncellemesi KB5101684'ü dağıtıyor . Bu güncelleme, Ağustos ayındaki Yama Salısı için bir deneme sürümü niteliğinde olup Dosya Gezgini, Arama, Windows Hello ve Sesli Erişim'de iyileştirmeler içeriyor. Microsoft ayrıca hataları düzeltiyor ve işletim sisteminin güvenilirliğini artırıyor.

    Bu güncelleme, işletim sistemini sırasıyla 26100.8973 ve 26200.8973 sürümlerine yükseltiyor ve güvenlikle ilgili herhangi bir değişiklik içermiyor. Bunun yerine, yeni özellikler, kalite iyileştirmeleri ve hata düzeltmeleri içeriyor ve bunların Ağustos ayı sonlarında düzenli olarak yayınlanacak Yama Salı güncellemesiyle birlikte tüm kullanıcılara dağıtılması bekleniyor.

    Dosya Gezgini artık megabayt ve gigabayt birimlerini de tanıyor.

    Dosya Gezgini'ne birkaç küçük iyileştirme yapılıyor. Ayrıntılar görünümündeki dosya boyutları artık yalnızca kilobayt yerine otomatik olarak kilobayt, megabayt veya gigabayt olarak görüntülenecek. Ayrıca, klasörler artık orta tıklama ile doğrudan yeni bir sekmede açılabilecek. Microsoft ayrıca "Önerilenler" bölümündeki dosya önizlemelerinin görüntülenmesini iyileştiriyor ve Başlangıç ​​ekranında gri titreme ve beklenmedik şekilde ekranın en üstüne geri dönme sorunlarını düzeltiyor.

    Arama, uygulamaları ve dosyaları daha güvenilir bir şekilde bulur.

    Windows Arama da yenilendi. Artık eksik veya yanlış yazılmış uygulama adlarını daha iyi tanıyor ve daha alakalı sonuçlar sunuyor. Microsoft ayrıca Ayarlar'daki arama sonuçlarının alaka düzeyini iyileştirdi ve yalnızca iki karakterden oluşan kısa dosya adları için desteği genişletti.

    Windows Hello harici parmak izi sensörlerini destekler.

    KB5101684 güncellemesiyle Microsoft , Windows Hello Gelişmiş Oturum Açma Güvenliği (ESS) desteğini genişletiyor . Uyumlu harici parmak izi okuyucuları artık ESS ile de kullanılabiliyor, bu da oturum açmayı hem daha kolay hem de daha güvenli hale getiriyor.

    Ses kontrolü ortam gürültüsünü filtreler.

    Entegre Sesli Erişim sesli kontrol sistemi, yeni Ses Yalıtımı işlevini almaktadır. Bu özellik, arka plan gürültüsünü azaltır ve diğer kişilerin dikkat dağıtıcı seslerini filtreleyerek sesli komutların daha güvenilir bir şekilde algılanmasını sağlar.

    Sistem genelinde çeşitli hata düzeltmeleri yapıldı.

    Gözle görülür yeni özelliklere ek olarak, Microsoft işletim sisteminin çeşitli alanlarındaki çok sayıda hatayı da düzeltiyor. Örneğin, Başlat menüsünün ayarları daha iyi saklaması ve klavye kullanılarak gezinmenin daha kolay olması bekleniyor. Hata düzeltmeleri ayrıca aygıt yönetimi (MDM), SMB paylaşımları aracılığıyla dosya sürüm kontrolü, giriş işleme, ağ kararlılığı ve genel sistem güvenilirliğinde iyileştirmeler içeriyor. Güncelleme ayrıca, gelecekteki Windows güncellemelerinin kurulumunu daha sağlam hale getirmek için tasarlanmış bir Servis Yığını Güncellemesi (SSU) de içeriyor.

    Destek ve Güvenli Önyükleme hakkında bilgi

    Microsoft , güncelleme metninde Windows 11 24H2 Home ve Pro sürümlerinin desteğinin 13 Ekim 2026'da sona ereceğini hatırlatıyor. Enterprise ve Education sürümleri ise 12 Ekim 2027'ye kadar destek almaya devam edecek. Şirket ayrıca, eski sertifikaların Haziran 2026'dan beri kademeli olarak sona ermesi nedeniyle yeni Güvenli Önyükleme sertifikalarının dağıtımına da devam ediyor. Etkilenen cihazlar, Windows Update aracılığıyla güncellenmiş sertifikaları otomatik olarak almaya devam edecek.
    Windows 11 KB5101684 güncellemesi. Dosya Gezgini artık megabayt ve gigabayt birimlerini de tanıyor Microsoft, Windows 11 24H2 ve 25H2 için isteğe bağlı Temmuz güncellemesi KB5101684'ü dağıtıyor . Bu güncelleme, Ağustos ayındaki Yama Salısı için bir deneme sürümü niteliğinde olup Dosya Gezgini, Arama, Windows Hello ve Sesli Erişim'de iyileştirmeler içeriyor. Microsoft ayrıca hataları düzeltiyor ve işletim sisteminin güvenilirliğini artırıyor. Bu güncelleme, işletim sistemini sırasıyla 26100.8973 ve 26200.8973 sürümlerine yükseltiyor ve güvenlikle ilgili herhangi bir değişiklik içermiyor. Bunun yerine, yeni özellikler, kalite iyileştirmeleri ve hata düzeltmeleri içeriyor ve bunların Ağustos ayı sonlarında düzenli olarak yayınlanacak Yama Salı güncellemesiyle birlikte tüm kullanıcılara dağıtılması bekleniyor. [h2]Dosya Gezgini artık megabayt ve gigabayt birimlerini de tanıyor.[/h2] Dosya Gezgini'ne birkaç küçük iyileştirme yapılıyor. Ayrıntılar görünümündeki dosya boyutları artık yalnızca kilobayt yerine otomatik olarak kilobayt, megabayt veya gigabayt olarak görüntülenecek. Ayrıca, klasörler artık orta tıklama ile doğrudan yeni bir sekmede açılabilecek. Microsoft ayrıca "Önerilenler" bölümündeki dosya önizlemelerinin görüntülenmesini iyileştiriyor ve Başlangıç ​​ekranında gri titreme ve beklenmedik şekilde ekranın en üstüne geri dönme sorunlarını düzeltiyor. [h2]Arama, uygulamaları ve dosyaları daha güvenilir bir şekilde bulur.[/h2] Windows Arama da yenilendi. Artık eksik veya yanlış yazılmış uygulama adlarını daha iyi tanıyor ve daha alakalı sonuçlar sunuyor. Microsoft ayrıca Ayarlar'daki arama sonuçlarının alaka düzeyini iyileştirdi ve yalnızca iki karakterden oluşan kısa dosya adları için desteği genişletti. [h2]Windows Hello harici parmak izi sensörlerini destekler. [/h2]KB5101684 güncellemesiyle Microsoft , Windows Hello Gelişmiş Oturum Açma Güvenliği (ESS) desteğini genişletiyor . Uyumlu harici parmak izi okuyucuları artık ESS ile de kullanılabiliyor, bu da oturum açmayı hem daha kolay hem de daha güvenli hale getiriyor. [h2]Ses kontrolü ortam gürültüsünü filtreler.[/h2] Entegre Sesli Erişim sesli kontrol sistemi, yeni Ses Yalıtımı işlevini almaktadır. Bu özellik, arka plan gürültüsünü azaltır ve diğer kişilerin dikkat dağıtıcı seslerini filtreleyerek sesli komutların daha güvenilir bir şekilde algılanmasını sağlar. [h2]Sistem genelinde çeşitli hata düzeltmeleri yapıldı.[/h2] Gözle görülür yeni özelliklere ek olarak, Microsoft işletim sisteminin çeşitli alanlarındaki çok sayıda hatayı da düzeltiyor. Örneğin, Başlat menüsünün ayarları daha iyi saklaması ve klavye kullanılarak gezinmenin daha kolay olması bekleniyor. Hata düzeltmeleri ayrıca aygıt yönetimi (MDM), SMB paylaşımları aracılığıyla dosya sürüm kontrolü, giriş işleme, ağ kararlılığı ve genel sistem güvenilirliğinde iyileştirmeler içeriyor. Güncelleme ayrıca, gelecekteki Windows güncellemelerinin kurulumunu daha sağlam hale getirmek için tasarlanmış bir Servis Yığını Güncellemesi (SSU) de içeriyor. [h2]Destek ve Güvenli Önyükleme hakkında bilgi[/h2] Microsoft , güncelleme metninde Windows 11 24H2 Home ve Pro sürümlerinin desteğinin 13 Ekim 2026'da sona ereceğini hatırlatıyor. Enterprise ve Education sürümleri ise 12 Ekim 2027'ye kadar destek almaya devam edecek. Şirket ayrıca, eski sertifikaların Haziran 2026'dan beri kademeli olarak sona ermesi nedeniyle yeni Güvenli Önyükleme sertifikalarının dağıtımına da devam ediyor. Etkilenen cihazlar, Windows Update aracılığıyla güncellenmiş sertifikaları otomatik olarak almaya devam edecek.
    Beğen
    6
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 2B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • XDA, ekran kartına düşük voltaj uygulanmasının nedenlerini belirledi.
    Tüm bilgisayar sahipleri bilgisayar donanımı konusunda derinlemesine bilgi sahibi değildir. Örneğin, birçok kişi ekran kartının voltajını düşürmenin ne olduğunu , neden yapıldığını veya nasıl yapılacağını bilmez . XDA, herkesin bunu anlaması gerektiğine inanıyor.

    Doğru voltaj düşürme işlemi, ısıyı ve gürültüyü azaltır, kararlılığı artırır ve ekran kartınızın ömrünü uzatır. Voltaj düşürmenin genel oyun performansı üzerinde neredeyse hiçbir etkisi yoktur, ancak GPU'nun aşırı ısınmasını önleyerek daha uzun süre yüksek saat hızlarını korumasını sağlar ve minimum FPS'yi iyileştirir (%1 ve %0,1).
    XDA yazarı Tanveer Singh, "Agresif hız aşırtmadan kaynaklanan ortalama kare hızındaki %5'lik artış, voltaj düşürmeden kaynaklanan minimum kare hızındaki %10'luk artıştan çok daha az etkileyicidir" diye yazıyor.
    Voltaj düşürme işlemi yeni başlayanlar için tehlikeli görünebilir, ancak genellikle ekran kartının kendisine herhangi bir zarar vermez. Kullanıcının karşılaşabileceği tek sorun, ayarları varsayılan değerlere sıfırlayarak çözülebilecek geçici hatalardır.
    "İşlem oldukça basit: Grafik kartının voltajını küçük artışlarla düşürüyorsunuz, otomatik algoritmanın devreye girmesine izin veriyorsunuz ve kararlılığı sağlamak için stres testleri çalıştırıyorsunuz. NVIDIA grafik kartları için MSI Afterburner ve AMD kartlar için Radeon Software genellikle önerilir," diye belirtiyor Tanvir Singh.
    XDA, tüm ekran kartlarının voltaj düşürme işlemine aynı derecede iyi yanıt vermediği konusunda uyarıyor. Aynı modeldeki iki kartın bile voltaj düşürme potansiyeli önemli ölçüde farklı olabilir. Bu nedenle, çevrimiçi olarak önerilen ayarlar her zaman amaçlandığı gibi çalışmaz. Belirli ekran kartınız için en iyi değeri bulmak için deneme yapmanız en iyisidir.
    Tanvir Singh, "Başkalarının ayarlarını kopyalayarak kolay yoldan gitmek yerine, ekran kartınız için en uygun ayarları kademeli olarak bulmak için zaman ayırın," diye tavsiye ediyor.
    Alıntıdır...
    Tüm bilgisayar sahipleri bilgisayar donanımı konusunda derinlemesine bilgi sahibi değildir. Örneğin, birçok kişi ekran kartının voltajını düşürmenin ne olduğunu , neden yapıldığını veya nasıl yapılacağını bilmez . XDA, herkesin bunu anlaması gerektiğine inanıyor. Doğru voltaj düşürme işlemi, ısıyı ve gürültüyü azaltır, kararlılığı artırır ve ekran kartınızın ömrünü uzatır. Voltaj düşürmenin genel oyun performansı üzerinde neredeyse hiçbir etkisi yoktur, ancak GPU'nun aşırı ısınmasını önleyerek daha uzun süre yüksek saat hızlarını korumasını sağlar ve minimum FPS'yi iyileştirir (%1 ve %0,1). [quote][i]XDA yazarı Tanveer Singh, "Agresif hız aşırtmadan kaynaklanan ortalama kare hızındaki %5'lik artış, voltaj düşürmeden kaynaklanan minimum kare hızındaki %10'luk artıştan çok daha az etkileyicidir" diye yazıyor.[/i] [/quote] Voltaj düşürme işlemi yeni başlayanlar için tehlikeli görünebilir, ancak genellikle ekran kartının kendisine herhangi bir zarar vermez. Kullanıcının karşılaşabileceği tek sorun, ayarları varsayılan değerlere sıfırlayarak çözülebilecek geçici hatalardır. [quote][i]"İşlem oldukça basit: Grafik kartının voltajını küçük artışlarla düşürüyorsunuz, otomatik algoritmanın devreye girmesine izin veriyorsunuz ve kararlılığı sağlamak için stres testleri çalıştırıyorsunuz. NVIDIA grafik kartları için MSI Afterburner ve AMD kartlar için Radeon Software genellikle önerilir," diye belirtiyor Tanvir Singh.[/i][/quote] XDA, tüm ekran kartlarının voltaj düşürme işlemine aynı derecede iyi yanıt vermediği konusunda uyarıyor. Aynı modeldeki iki kartın bile voltaj düşürme potansiyeli önemli ölçüde farklı olabilir. Bu nedenle, çevrimiçi olarak önerilen ayarlar her zaman amaçlandığı gibi çalışmaz. Belirli ekran kartınız için en iyi değeri bulmak için deneme yapmanız en iyisidir. [quote][i]Tanvir Singh, "Başkalarının ayarlarını kopyalayarak kolay yoldan gitmek yerine, ekran kartınız için en uygun ayarları kademeli olarak bulmak için zaman ayırın," diye tavsiye ediyor.[/i][/quote] Alıntıdır...
    Beğen
    1
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • CPU soğutma pompasının güç kaynağı nasıl ve nereye bağlanır?
    Sıvı soğutma sisteminin modeline bağlı olarak, pompası farklı kaynaklardan beslenebilir.

    3 pinli/4 pinli bağlantı, pompaların anakarttan güç almasının en yaygın yoludur. Pompaların kasa fanlarından daha fazla güç tükettiğini hatırlamak önemlidir. Bu nedenle, kararlı çalışma sağlayan ve aşırı yük korumasını tetiklemeyecek konektörlere bağlanmalıdırlar. Herhangi bir anakartta bu, birinci ve ikinci (varsa) CPU fan konektörleridir (CPU_FAN, CPU_OPT). Birçok üst düzey anakartta pompa için özel bir konektör bulunur (PUMP_FAN, AIO_PUMP, W_PUMP).

    Sıvı soğutma sistemi pompasının dönüş hızı
    Pompanın dönüş hızı, birim zamanda pompalanan sıvı hacmini ve çıkardığı gürültüyü etkiler.

    Ancak, dönüş hızı genellikle sıvı soğutma sisteminin genel verimliliği üzerinde çok az etkiye sahiptir. Bunun nedeni, performansının genellikle diğer sistem bileşenleri, özellikle de radyatörün ısı dağılımı tarafından sınırlandırılmasıdır.

    Pompa gürültüsü, devir sayısı (RPM) arttıkça artar. Ancak, pompa çarkı sızdırmaz olduğundan, bu artış üstel olarak gerçekleşmez. Bu nedenle, laboratuvar koşullarında, 2000 RPM ve 3000 RPM'lik bir pompa arasında gürültüde 1,5 katlık bir fark olmayacaktır. Bununla birlikte, pratikte durum genellikle tam tersidir: pompa devir sayısı arttıkça, diğer sistem bileşenleriyle rezonans riski artar. Bu durum, özellikle pompa, titreşimlerini anakarta ve ardından tüm kasaya ileten bir CPU su bloğuna monte edilmişse geçerlidir. Bu durumda, pompa, fanların düşük frekanslı uğultusunun aksine, oldukça rahatsız edici olan yüksek frekanslı bir uğultu çıkarmaya başlar.

    Sıvı soğutma sistemi uzun süre kullanıldığında ve pompa bileşenleri aşındığında sorun daha da belirginleşir. Bu nedenle, daha uzun ömür ve daha düşük gürültü için düşük hızlı bir pompa daha iyidir. Dahası, sistem performansını neredeyse hiç etkilemez.

    Alıntıdır...
    Sıvı soğutma sisteminin modeline bağlı olarak, pompası farklı kaynaklardan beslenebilir. 3 pinli/4 pinli bağlantı, pompaların anakarttan güç almasının en yaygın yoludur. Pompaların kasa fanlarından daha fazla güç tükettiğini hatırlamak önemlidir. Bu nedenle, kararlı çalışma sağlayan ve aşırı yük korumasını tetiklemeyecek konektörlere bağlanmalıdırlar. Herhangi bir anakartta bu, birinci ve ikinci (varsa) CPU fan konektörleridir (CPU_FAN, CPU_OPT). Birçok üst düzey anakartta pompa için özel bir konektör bulunur (PUMP_FAN, AIO_PUMP, W_PUMP). Sıvı soğutma sistemi pompasının dönüş hızı Pompanın dönüş hızı, birim zamanda pompalanan sıvı hacmini ve çıkardığı gürültüyü etkiler. Ancak, dönüş hızı genellikle sıvı soğutma sisteminin genel verimliliği üzerinde çok az etkiye sahiptir. Bunun nedeni, performansının genellikle diğer sistem bileşenleri, özellikle de radyatörün ısı dağılımı tarafından sınırlandırılmasıdır. Pompa gürültüsü, devir sayısı (RPM) arttıkça artar. Ancak, pompa çarkı sızdırmaz olduğundan, bu artış üstel olarak gerçekleşmez. Bu nedenle, laboratuvar koşullarında, 2000 RPM ve 3000 RPM'lik bir pompa arasında gürültüde 1,5 katlık bir fark olmayacaktır. Bununla birlikte, pratikte durum genellikle tam tersidir: pompa devir sayısı arttıkça, diğer sistem bileşenleriyle rezonans riski artar. Bu durum, özellikle pompa, titreşimlerini anakarta ve ardından tüm kasaya ileten bir CPU su bloğuna monte edilmişse geçerlidir. Bu durumda, pompa, fanların düşük frekanslı uğultusunun aksine, oldukça rahatsız edici olan yüksek frekanslı bir uğultu çıkarmaya başlar. Sıvı soğutma sistemi uzun süre kullanıldığında ve pompa bileşenleri aşındığında sorun daha da belirginleşir. Bu nedenle, daha uzun ömür ve daha düşük gürültü için düşük hızlı bir pompa daha iyidir. Dahası, sistem performansını neredeyse hiç etkilemez. Alıntıdır...
    Beğen
    1
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
Daha Fazla Sonuç
Oyun Gündemi
Yükleniyor...
Forum Son Yazılan Konular
TechForumTR https://techforum.tr/sosyal