- Katılım
- 9 Şubat 2026
- Mesajlar
- 27
- Beğeniler
- 79
- Puanları
- 30
- Konu Yazar
- #1
Türkiye’de kredi kartı bir ödeme aracı değil.
Bir yaşam tarzı. Bir hayal finansmanı. Bir “ben de varım” kartı.
Ama kabul edelim…
Bu ülkede kart kullananların yarısı kartla değil, umutla alışveriş yapıyor.
1) Ayın 1’inde zengin, ayın 5’inde fakir olanlar
Maaş yatar.
İlk iş AVM’ye gidilir.
“Zaten hak ettim.”
Ayın 10’unda:
“Bu ay niye böyle oldu ya?”
Kardeşim, niye olacak…
Sen maaşı değil, kartı yaşıyorsun.
2) Kredi kartını ek gelir sananlar
Bazı insanlar limiti banka verdiği için “param var” zannediyor.
100 bin TL limit “Zenginim”
Aslında değil.
Sadece bankaya borçlusun.
Bankalar sana para vermedi.
Sana geleceğini ipotekletti.
3) Mutsuzken alışveriş yapanlar
Türkiye’de terapi pahalı.
Ama kart bedava.
Canı sıkıldı → Trendyol
Sevgilisi terk etti → Hepsiburada
Hayatı anlamsız → Yemeksepeti
Psikolojik çöküş, kart ekstresinde yazıyor.
4) “Bir kereden bir şey olmaz” tarikatı
Bu ülkede herkes aynı yerden batıyor.
“Bir kere aldım.”
“Bir kere taksit yaptım.”
“Bir kere geciktirdim.”
O birler birikir.
Sonunda icra memuru kapıyı çalar.
5) Zengin gibi yaşayıp fakir gibi ödeyenler
Türkiye’de insanlar gelirine göre değil, hayaline göre harcıyor. Çünkü çoğu kişi gelirinin olmadığının farkında
Kendini holding patronu sanan asgari ücretlilerle doluyuz.
Ama holding borcu ödüyor.
Sen ödeyemiyorsun.
Gerçek şu
Kredi kartı kötü değil.
Ama Türkiye’de kart, insanların gelecekteki zenginlik hayalini veren bir ayna.
O aynaya bakanın çoğu şunu görüyor:
“Ben bu parayı neden kazanamıyorum.”
Ama yine de harcıyor.
Çünkü hayal, gerçeğe taksitli geliyor