• Yapay Zekâ İnternetin Güvenliğini Değiştiriyor.
    Yapay zekâ, siber güvenlik alanında hem önemli bir savunma aracı hem de yeni risklerin kaynağı hâline geliyor. Ekim 2026'da ortaya çıkan kritik yazılım açıkları, yapay zekânın güvenlik sorunlarını tespit etme ve bu açıkların kötüye kullanılma hızını artırabileceğini gösterdi.

    Yapay Zekâ ile Tespit Edilen Güvenlik Açıkları Gündemde

    Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesi, yalnızca içerik üretimi ve günlük iş süreçlerini değil, internetin güvenliğini de etkiliyor.

    Ekim 2026'da gündeme gelen gelişmelerde, milyonlarca internet sitesinde kullanılan PHP programlama diliyle ilgili ciddi güvenlik açıklarının yapay zekâ destekli araştırmalarla tespit edildiği bildirildi. Söz konusu açıkların uzun süredir yazılım altyapısında bulunmuş olabileceği ve saldırganlar tarafından kötüye kullanılma riski taşıdığı belirtildi.

    Bu gelişme, yapay zekânın karmaşık yazılım sistemlerini analiz etme ve insanların gözden kaçırabileceği sorunları belirleme konusunda ne kadar önemli bir rol üstlenebileceğini ortaya koyuyor.

    Milyonlarca Saldırı Girişimi Bildirildi

    Siber güvenlik şirketi Cloudflare'ın aktarılan açıklamalarına göre, güvenlik açıklarının kamuoyuna duyurulmasının ardından bunlardan yararlanmaya yönelik girişimlerde hızlı bir artış yaşandı. Şirketin gözlemleri, saldırı girişimlerinin kısa süre içerisinde milyonlar seviyesine ulaştığına işaret etti.

    Bu sayı, milyonlarca internet sitesinin başarıyla ele geçirildiği anlamına gelmiyor. Burada söz konusu olan, güvenlik açıklarından yararlanmaya yönelik girişimlerdir.

    Yine de yaşananlar önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Yapay zekâ güvenlik açıklarını çok daha hızlı tespit edebiliyorsa, internet sitelerini koruyan sistemler de aynı hızla önlem alabilecek mi?

    Yapay Zekâ Hem Tehdit Hem Savunma Aracı

    Yapay zekâ, siber güvenlik alanında iki farklı şekilde kullanılabiliyor.

    Savunma tarafında güvenlik açıklarını araştırmak, kodları incelemek, şüpheli davranışları belirlemek ve yazılım ekiplerinin sorunları daha hızlı çözmesine yardımcı olmak için kullanılabiliyor.

    Saldırı tarafında ise kötü niyetli kişiler aynı teknolojilerden yararlanarak açıkları araştırabilir, saldırı girişimlerini otomatikleştirebilir ve savunma ekiplerinin iş yükünü artırabilir.

    Bu nedenle yapay zekânın gelişmesi, siber güvenlik uzmanları için hem yeni fırsatlar hem de yeni sorumluluklar oluşturuyor. Ekim ayında gündeme gelen olaylar da açıkların zamanında giderilmesi ve güvenlik bilgilerinin koordineli biçimde paylaşılması gerektiğini gösterdi.

    İnternet Sitesi Sahipleri Nelere Dikkat Etmeli?

    Yaşanan gelişmeler, özellikle internet sitesi yöneticileri ve yazılım geliştiriciler için önemli hatırlatmalar içeriyor.

    Yazılımları güncel tutun: PHP, içerik yönetim sistemleri, eklentiler ve sunucu bileşenleri için yayımlanan güvenlik güncellemelerini takip edin.

    Yedekleme yapın: Web sitenizin ve veritabanınızın düzenli, mümkünse ayrı bir ortamda saklanan yedeklerini oluşturun.

    Güvenlik duyurularını izleyin: Kullandığınız yazılım ve altyapı sağlayıcılarının resmî güvenlik bildirimlerini takip edin.

    Erişimleri sınırlandırın: Yönetici hesaplarında güçlü parolalar ve çok faktörlü kimlik doğrulama kullanın.

    Güvenlik kontrollerini ihmal etmeyin: Sunucu kayıtlarını inceleyin ve şüpheli etkinlikleri araştırın.

    Güvenlik açığından etkilenen bir yazılım kullanılıyorsa, genel güvenlik önlemlerinin yanı sıra ilgili açık için yayımlanan üretici talimatları da uygulanmalıdır.

    Yapay Zekâ Çağında Güvenlik Daha Önemli Hâle Geliyor

    İnternet dünyası giderek daha karmaşık bir yapıya dönüşürken yapay zekâ, bu altyapıyı analiz etmek ve korumak için yeni imkânlar sunuyor. Ancak aynı teknolojinin kötüye kullanılabilmesi, güvenlik süreçlerinin de sürekli geliştirilmesini gerektiriyor.

    Gelecekte yazılım geliştiriciler, sunucu yöneticileri ve siber güvenlik uzmanları için yalnızca yeni teknolojileri kullanmak değil, bunların oluşturduğu riskleri anlamak da kritik önem taşıyacak.

    Yapay zekâ interneti daha güvenli hâle getirmeye yardımcı olabilir. Bunun gerçekleşmesi ise güncel yazılımlar, doğru güvenlik politikaları ve insan denetimiyle mümkün olacak.

    Sonuç olarak, yapay zekâ çağında dijital güvenlik artık yalnızca büyük teknoloji şirketlerinin değil, internet sitesi sahibi olan herkesin gündeminde olması gereken bir konu.
    Yapay zekâ, siber güvenlik alanında hem önemli bir savunma aracı hem de yeni risklerin kaynağı hâline geliyor. Ekim 2026'da ortaya çıkan kritik yazılım açıkları, yapay zekânın güvenlik sorunlarını tespit etme ve bu açıkların kötüye kullanılma hızını artırabileceğini gösterdi. Yapay Zekâ ile Tespit Edilen Güvenlik Açıkları Gündemde Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesi, yalnızca içerik üretimi ve günlük iş süreçlerini değil, internetin güvenliğini de etkiliyor. Ekim 2026'da gündeme gelen gelişmelerde, milyonlarca internet sitesinde kullanılan PHP programlama diliyle ilgili ciddi güvenlik açıklarının yapay zekâ destekli araştırmalarla tespit edildiği bildirildi. Söz konusu açıkların uzun süredir yazılım altyapısında bulunmuş olabileceği ve saldırganlar tarafından kötüye kullanılma riski taşıdığı belirtildi. Bu gelişme, yapay zekânın karmaşık yazılım sistemlerini analiz etme ve insanların gözden kaçırabileceği sorunları belirleme konusunda ne kadar önemli bir rol üstlenebileceğini ortaya koyuyor. Milyonlarca Saldırı Girişimi Bildirildi Siber güvenlik şirketi Cloudflare'ın aktarılan açıklamalarına göre, güvenlik açıklarının kamuoyuna duyurulmasının ardından bunlardan yararlanmaya yönelik girişimlerde hızlı bir artış yaşandı. Şirketin gözlemleri, saldırı girişimlerinin kısa süre içerisinde milyonlar seviyesine ulaştığına işaret etti. Bu sayı, milyonlarca internet sitesinin başarıyla ele geçirildiği anlamına gelmiyor. Burada söz konusu olan, güvenlik açıklarından yararlanmaya yönelik girişimlerdir. Yine de yaşananlar önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Yapay zekâ güvenlik açıklarını çok daha hızlı tespit edebiliyorsa, internet sitelerini koruyan sistemler de aynı hızla önlem alabilecek mi? Yapay Zekâ Hem Tehdit Hem Savunma Aracı Yapay zekâ, siber güvenlik alanında iki farklı şekilde kullanılabiliyor. Savunma tarafında güvenlik açıklarını araştırmak, kodları incelemek, şüpheli davranışları belirlemek ve yazılım ekiplerinin sorunları daha hızlı çözmesine yardımcı olmak için kullanılabiliyor. Saldırı tarafında ise kötü niyetli kişiler aynı teknolojilerden yararlanarak açıkları araştırabilir, saldırı girişimlerini otomatikleştirebilir ve savunma ekiplerinin iş yükünü artırabilir. Bu nedenle yapay zekânın gelişmesi, siber güvenlik uzmanları için hem yeni fırsatlar hem de yeni sorumluluklar oluşturuyor. Ekim ayında gündeme gelen olaylar da açıkların zamanında giderilmesi ve güvenlik bilgilerinin koordineli biçimde paylaşılması gerektiğini gösterdi. İnternet Sitesi Sahipleri Nelere Dikkat Etmeli? Yaşanan gelişmeler, özellikle internet sitesi yöneticileri ve yazılım geliştiriciler için önemli hatırlatmalar içeriyor. Yazılımları güncel tutun: PHP, içerik yönetim sistemleri, eklentiler ve sunucu bileşenleri için yayımlanan güvenlik güncellemelerini takip edin. Yedekleme yapın: Web sitenizin ve veritabanınızın düzenli, mümkünse ayrı bir ortamda saklanan yedeklerini oluşturun. Güvenlik duyurularını izleyin: Kullandığınız yazılım ve altyapı sağlayıcılarının resmî güvenlik bildirimlerini takip edin. Erişimleri sınırlandırın: Yönetici hesaplarında güçlü parolalar ve çok faktörlü kimlik doğrulama kullanın. Güvenlik kontrollerini ihmal etmeyin: Sunucu kayıtlarını inceleyin ve şüpheli etkinlikleri araştırın. Güvenlik açığından etkilenen bir yazılım kullanılıyorsa, genel güvenlik önlemlerinin yanı sıra ilgili açık için yayımlanan üretici talimatları da uygulanmalıdır. Yapay Zekâ Çağında Güvenlik Daha Önemli Hâle Geliyor İnternet dünyası giderek daha karmaşık bir yapıya dönüşürken yapay zekâ, bu altyapıyı analiz etmek ve korumak için yeni imkânlar sunuyor. Ancak aynı teknolojinin kötüye kullanılabilmesi, güvenlik süreçlerinin de sürekli geliştirilmesini gerektiriyor. Gelecekte yazılım geliştiriciler, sunucu yöneticileri ve siber güvenlik uzmanları için yalnızca yeni teknolojileri kullanmak değil, bunların oluşturduğu riskleri anlamak da kritik önem taşıyacak. Yapay zekâ interneti daha güvenli hâle getirmeye yardımcı olabilir. Bunun gerçekleşmesi ise güncel yazılımlar, doğru güvenlik politikaları ve insan denetimiyle mümkün olacak. Sonuç olarak, yapay zekâ çağında dijital güvenlik artık yalnızca büyük teknoloji şirketlerinin değil, internet sitesi sahibi olan herkesin gündeminde olması gereken bir konu.
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 23 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Yerli Yapay Zeka - Parla AI
    Parla AI | Yerli Yapay Zekâ ile Geleceğe!

    Yapay zekâ artık hayatımızın bir parçası. Peki, kendi teknolojimizi geliştiren yerli girişimlere ne kadar destek oluyoruz?

    Parla AI, yapay zekâ teknolojisini herkes için daha erişilebilir hâle getirme hedefiyle geliştirilmiş bir platformdur.

    Parla AI ile:
    Sorularınıza yanıtlar bulun.
    İçerikler oluşturun ve fikirlerinizi geliştirin.
    Dosyalarınızı yükleyin, görselleri analiz edin.
    API hizmetleriyle projelerinize yapay zekâ gücü katın.

    Hemen keşfedin!

    Mobil uygulama: https://parlaai.tr/app/

    Yerli teknoloji üretmek, geleceğe yatırım yapmaktır. Parla AI'ı keşfedin, deneyiminizi paylaşın ve yerli yapay zekâ ekosisteminin büyümesine katkıda bulunun!

    Parla AI – Yapay zekânın özgür hâli!
    🇹🇷 Parla AI | Yerli Yapay Zekâ ile Geleceğe! 🤖✨ Yapay zekâ artık hayatımızın bir parçası. Peki, kendi teknolojimizi geliştiren yerli girişimlere ne kadar destek oluyoruz? Parla AI, yapay zekâ teknolojisini herkes için daha erişilebilir hâle getirme hedefiyle geliştirilmiş bir platformdur. 💙 🚀 Parla AI ile: 🔹 Sorularınıza yanıtlar bulun. 🔹 İçerikler oluşturun ve fikirlerinizi geliştirin. 🔹 Dosyalarınızı yükleyin, görselleri analiz edin. 🔹 API hizmetleriyle projelerinize yapay zekâ gücü katın. 📱 Hemen keşfedin! 📲 Mobil uygulama: https://parlaai.tr/app/ 💡 Yerli teknoloji üretmek, geleceğe yatırım yapmaktır. Parla AI'ı keşfedin, deneyiminizi paylaşın ve yerli yapay zekâ ekosisteminin büyümesine katkıda bulunun! Parla AI – Yapay zekânın özgür hâli! 🇹🇷
    Beğen
    Sev
    3
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 41 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Apple, katlanabilir iPhone Duo'nun Samsung Galaxy Z Fold 8'in bir kopyası olmadığını açıklıyor
    Apple, katlanabilir iPhone Duo'yu mevcut cihazları kopyalamak yerine sıfırdan geliştirdiğini belirtti. Bu açıklama, şirketin küresel ürün pazarlama başkan yardımcısı Bob Borchers tarafından Yonhap'a verdiği bir röportajda yapıldı.

    Bu duyuru, akıllı telefonun Samsung Galaxy Z Fold 8 ile olan benzerliklerinin ortasında geldi. Her iki cihaz da açıldığında küçük bir tablete dönüşen geniş bir gövdeye sahip.

    Apple'a göre iPhone Duo, güçlü bir kasa ve ekran tasarımı göz önünde bulundurularak tasarlandı. Akıllı telefonda titanyum ve Ceramic Shield 2 kullanılıyor.

    Şirket, bu malzemelerin önceki nesillere kıyasla yapısal dayanıklılığı %40 oranında artırdığını iddia ediyor. Ayrıca iç ekranın altında ultra ince cam ve polimer katmanları da bulunuyor.

    Akıllı telefonun menteşesi 100'den fazla bileşenden oluşuyor. Montaj hassasiyetini artırmak için, parçaların hizalanmasını sağlamak amacıyla üretim sırasında yapay zeka kullanılıyor. Apple ayrıca, hem harici hem de dahili ekranlar kullanılırken tutarlı görüntü kalitesi sağlamak için 1.4:1 en boy oranını tercih etti.

    iPhone Duo ekranları Samsung Display tarafından tedarik ediliyor. Ancak Apple'ın kendi açıklamasına göre şirket, paneli kendi özelliklerine göre uyarlayarak, katlama yerindeki kırışıklığın görünürlüğünü azaltacak koruyucu katmanlar ekledi. Koruyucu kaplamanın mat yüzeyi ayrıca belirli ışık koşullarında kırışıklığı gizlemeye yardımcı oluyor.
    Apple, katlanabilir iPhone Duo'yu mevcut cihazları kopyalamak yerine sıfırdan geliştirdiğini belirtti. Bu açıklama, şirketin küresel ürün pazarlama başkan yardımcısı Bob Borchers tarafından Yonhap'a verdiği bir röportajda yapıldı. Bu duyuru, akıllı telefonun Samsung Galaxy Z Fold 8 ile olan benzerliklerinin ortasında geldi. Her iki cihaz da açıldığında küçük bir tablete dönüşen geniş bir gövdeye sahip. Apple'a göre iPhone Duo, güçlü bir kasa ve ekran tasarımı göz önünde bulundurularak tasarlandı. Akıllı telefonda titanyum ve Ceramic Shield 2 kullanılıyor. Şirket, bu malzemelerin önceki nesillere kıyasla yapısal dayanıklılığı %40 oranında artırdığını iddia ediyor. Ayrıca iç ekranın altında ultra ince cam ve polimer katmanları da bulunuyor. Akıllı telefonun menteşesi 100'den fazla bileşenden oluşuyor. Montaj hassasiyetini artırmak için, parçaların hizalanmasını sağlamak amacıyla üretim sırasında yapay zeka kullanılıyor. Apple ayrıca, hem harici hem de dahili ekranlar kullanılırken tutarlı görüntü kalitesi sağlamak için 1.4:1 en boy oranını tercih etti. iPhone Duo ekranları Samsung Display tarafından tedarik ediliyor. Ancak Apple'ın kendi açıklamasına göre şirket, paneli kendi özelliklerine göre uyarlayarak, katlama yerindeki kırışıklığın görünürlüğünü azaltacak koruyucu katmanlar ekledi. Koruyucu kaplamanın mat yüzeyi ayrıca belirli ışık koşullarında kırışıklığı gizlemeye yardımcı oluyor.
    Beğen
    2
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 42 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • PCGH - Radeon Adrenalin sürücüsü 26.10.1, 16 oyunda FSR Kare Üretimi ile ilgili kare hızı takılmalarını düzeltiyor
    AMD, FSR Kare Üretimi teknolojisi kullanılırken ortaya çıkan düzensiz kare hızı sorununu çözeceğine dair söz vermişti . Şirket temsilcileri düzeltmenin ne zaman yayınlanacağına dair bir tarih vermedi. Bu nedenle, PC Games Hardware editörleri, konuyla ilgili açıklama almak için AMD'nin basın ofisine bir talep gönderdi.

    Şirket, bu duruma yanıt olarak kullanıcılar için bir düzeltmenin zaten mevcut olduğunu bildirdi. Şirkete göre, optimizasyonlar birkaç gün önce yayınlanan en son Radeon Software Adrenalin 26.10.1 sürücüsüne dahil edildi . Bu optimizasyonlar yalnızca Radeon RX 9000 serisi grafik kartları için tasarlanmıştır, çünkü önceki nesil grafik kartları yapay zeka içermeyen eski kare oluşturma algoritmalarını kullanmaktadır.

    Ayrıca, tüm oyunların güncellenmiş kare oluşturma özelliğini almadığını da belirtmekte fayda var. Güncellenmiş algoritmanın çalışması için, projenin FSR Kare Oluşturma sürüm 3.1.6 veya daha yenisini entegre etmesi gerekir. AMD, güncellenmiş kare oluşturma özelliğinin aşağıdaki 16 oyunda mevcut olduğunu doğruladı:
    • Alan Wake.
    • ARC Akıncıları.
    • Assassin's Creed Black Flag Yeniden Senkronize Edildi.
    • Crimson Desert Geliştirilmiş Sürüm.
    • Death Stranding 2: Sahilde Abschalten.
    • Gears of War: E-Day.
    • Lego Batman: Kara Şövalyenin Mirası.
    • Mafya: Eski Ülke.
    • Monster Hunter Wilds.
    • Pragmata.
    • Resident Evil Requiem.
    • Rezonans: Bir Veba Öyküsü Mirası.
    • The Witcher 3: Wild Hunt Yeniden Düzenlenmiş Sürüm.
    • Valor Mortis.
    • Yakuza Kiwami 3 ve Karanlık Bağlar.
    • Zensiz Sıfır Bölgesi.
    Alntıdır. Ana kaynak:
    https://www.pcgameshardware.de/Grafikkarten-Grafikkarte-97980/News/Frame-Pacing-FSR-Frame-Generation-RX-9000-Adrenalin-26-10-1-1557713/
    [b]AMD, FSR Kare Üretimi teknolojisi kullanılırken ortaya çıkan düzensiz kare hızı sorununu çözeceğine dair söz vermişti . Şirket temsilcileri düzeltmenin ne zaman yayınlanacağına dair bir tarih vermedi. Bu nedenle, PC Games Hardware editörleri, konuyla ilgili açıklama almak için AMD'nin basın ofisine bir talep gönderdi.[/b] Şirket, bu duruma yanıt olarak kullanıcılar için bir düzeltmenin zaten mevcut olduğunu bildirdi. Şirkete göre, optimizasyonlar birkaç gün önce yayınlanan en son Radeon Software Adrenalin 26.10.1 sürücüsüne dahil edildi . Bu optimizasyonlar yalnızca Radeon RX 9000 serisi grafik kartları için tasarlanmıştır, çünkü önceki nesil grafik kartları yapay zeka içermeyen eski kare oluşturma algoritmalarını kullanmaktadır. Ayrıca, tüm oyunların güncellenmiş kare oluşturma özelliğini almadığını da belirtmekte fayda var. Güncellenmiş algoritmanın çalışması için, projenin FSR Kare Oluşturma sürüm 3.1.6 veya daha yenisini entegre etmesi gerekir. AMD, güncellenmiş kare oluşturma özelliğinin aşağıdaki 16 oyunda mevcut olduğunu doğruladı: [ul] [li]Alan Wake.[/li] [li]ARC Akıncıları.[/li] [li]Assassin's Creed Black Flag Yeniden Senkronize Edildi.[/li] [li]Crimson Desert Geliştirilmiş Sürüm.[/li] [li]Death Stranding 2: Sahilde Abschalten.[/li] [li]Gears of War: E-Day.[/li] [li]Lego Batman: Kara Şövalyenin Mirası.[/li] [li]Mafya: Eski Ülke.[/li] [li]Monster Hunter Wilds.[/li] [li]Pragmata.[/li] [li]Resident Evil Requiem.[/li] [li]Rezonans: Bir Veba Öyküsü Mirası.[/li] [li]The Witcher 3: Wild Hunt Yeniden Düzenlenmiş Sürüm.[/li] [li]Valor Mortis.[/li] [li]Yakuza Kiwami 3 ve Karanlık Bağlar.[/li] [li]Zensiz Sıfır Bölgesi.[/li] [/ul] Alntıdır. Ana kaynak: https://www.pcgameshardware.de/Grafikkarten-Grafikkarte-97980/News/Frame-Pacing-FSR-Frame-Generation-RX-9000-Adrenalin-26-10-1-1557713/
    Radeon RX 9000: Frame Generation wird flüssiger, aber nicht überall
    WWW.PCGAMESHARDWARE.DE
    Radeon RX 9000: Frame Generation wird flüssiger, aber nicht überall
    AMD bestätigt auf PCGH-Nachfrage besseres Frame Pacing für FSR Frame Generation mit Adrenalin 26.10.1. Davon profitieren Radeon RX 9000 und folgende Spiele.
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 87 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Samsung TV'ler ACR devre dışı bırakıldıktan sonra bile kullanıcı verilerini göndermeye devam ediyor
    Modern akıllı televizyonlarda, oynatılan içeriği otomatik olarak tanıyan Otomatik İçerik Tanıma (ACR) adı verilen bir özellik bulunur. Televizyon üreticileri, hedefli reklamcılık oluşturmak için bu verilere ihtiyaç duyar.

    Kullanıcılar ayarlardan ACR'yi devre dışı bırakabilirler, ancak bu her zaman işe yaramıyor gibi görünüyor. Kuzeydoğu Üniversitesi'nden yapılan yeni bir araştırma, ACR devre dışı bırakıldıktan sonra bile bazı TV markalarının bu protokole karşılık gelen trafiği harici sunuculara göndermeye devam ettiğini ortaya koydu.

    Farklı işletim sistemlerine sahip 10 markadan toplam 12 televizyon test edildi. Sonuçlar, ACR'yi devre dışı bırakmanın LG (webOS), Sony (Google TV), Amazon (Fire TV) ve VIDAA OS çalıştıran cihazlarda çalıştığını ortaya koydu. Ancak, Samsung (Tizen) ve Vizio (SmartCast OS) televizyonlarında çalışmıyor.

    Samsung örneğinde, şirketin kendi yayın hizmetiyle yapılan 30 testin tamamında, antenle (karasal TV) yapılan 60 testin 41'inde, HDMI (harici kaynak) kullanılarak yapılan 30 testin 18'inde ve Tubi uygulaması kullanılarak yapılan 30 testin altısında veri aktarımı gerçekleşti.

    Samsung ve Vizio'ya ek olarak, Roku TV'lerde de bazı sorunlar tespit edildi: ACR'yi devre dışı bırakmak, şirketin yayın hizmeti olan Roku Channel'da izlemeyi devre dışı bırakmıyor. Ancak şirket bunu kullanıcı sözleşmesinde belirtiyor. Araştırmacılar, Samsung ve Vizio TV'ler tarafından iletilen trafiğin, ACR devre dışı bırakıldıktan sonra bile şifrelendiğine dikkat çekiyor. Bu durum, harici sunuculara tam olarak hangi verilerin gönderildiğini belirlemeyi imkansız hale getiriyor, ancak gizlilik açısından önemli sonuçlar doğurabilir.

    Dahası, VIDAA OS işletim sistemini kullanan TV'lerdeki ACR trafiği tamamen şifrelenmemişti ve bu da gizlilik riskleri oluşturuyordu. Ayrıca, veriler yetkilendirme gerektirmeyen bir sunucuya gönderiliyordu. Araştırmacılar yaklaşık üç saat içinde bir milyondan fazla TV'den 57 milyon izleme verisi noktası toplamayı başardı. Bu güvenlik açığından haberdar olduktan sonra şirket bunu yamaladı, ancak ACR verileri hala şifrelenmemiş olarak VIDAA'ya iletilmeye devam ediyor.
    Araştırmacılar, "ACR kullanımından kaçınmak için televizyonunuzun fişini çekin ve ACR'yi desteklemeyen harici bir yayın cihazı kullanın" diyor.
    Daha önce, teknoloji meraklılarının akıllı televizyonlarındaki reklamları devre dışı bırakmak ve arayüzü daha kullanıcı dostu hale getirmek için yapay zekaya yöneldikleri bildirilmişti, ancak bu güvenli olmayabilir.
    Modern akıllı televizyonlarda, oynatılan içeriği otomatik olarak tanıyan Otomatik İçerik Tanıma (ACR) adı verilen bir özellik bulunur. Televizyon üreticileri, hedefli reklamcılık oluşturmak için bu verilere ihtiyaç duyar. Kullanıcılar ayarlardan ACR'yi devre dışı bırakabilirler, ancak bu her zaman işe yaramıyor gibi görünüyor. Kuzeydoğu Üniversitesi'nden yapılan yeni bir araştırma, ACR devre dışı bırakıldıktan sonra bile bazı TV markalarının bu protokole karşılık gelen trafiği harici sunuculara göndermeye devam ettiğini ortaya koydu. Farklı işletim sistemlerine sahip 10 markadan toplam 12 televizyon test edildi. Sonuçlar, ACR'yi devre dışı bırakmanın LG (webOS), Sony (Google TV), Amazon (Fire TV) ve VIDAA OS çalıştıran cihazlarda çalıştığını ortaya koydu. Ancak, Samsung (Tizen) ve Vizio (SmartCast OS) televizyonlarında çalışmıyor. Samsung örneğinde, şirketin kendi yayın hizmetiyle yapılan 30 testin tamamında, antenle (karasal TV) yapılan 60 testin 41'inde, HDMI (harici kaynak) kullanılarak yapılan 30 testin 18'inde ve Tubi uygulaması kullanılarak yapılan 30 testin altısında veri aktarımı gerçekleşti. Samsung ve Vizio'ya ek olarak, Roku TV'lerde de bazı sorunlar tespit edildi: ACR'yi devre dışı bırakmak, şirketin yayın hizmeti olan Roku Channel'da izlemeyi devre dışı bırakmıyor. Ancak şirket bunu kullanıcı sözleşmesinde belirtiyor. Araştırmacılar, Samsung ve Vizio TV'ler tarafından iletilen trafiğin, ACR devre dışı bırakıldıktan sonra bile şifrelendiğine dikkat çekiyor. Bu durum, harici sunuculara tam olarak hangi verilerin gönderildiğini belirlemeyi imkansız hale getiriyor, ancak gizlilik açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Dahası, VIDAA OS işletim sistemini kullanan TV'lerdeki ACR trafiği tamamen şifrelenmemişti ve bu da gizlilik riskleri oluşturuyordu. Ayrıca, veriler yetkilendirme gerektirmeyen bir sunucuya gönderiliyordu. Araştırmacılar yaklaşık üç saat içinde bir milyondan fazla TV'den 57 milyon izleme verisi noktası toplamayı başardı. Bu güvenlik açığından haberdar olduktan sonra şirket bunu yamaladı, ancak ACR verileri hala şifrelenmemiş olarak VIDAA'ya iletilmeye devam ediyor. [quote]Araştırmacılar, "ACR kullanımından kaçınmak için televizyonunuzun fişini çekin ve ACR'yi desteklemeyen harici bir yayın cihazı kullanın" diyor.[/quote] Daha önce, teknoloji meraklılarının akıllı televizyonlarındaki reklamları devre dışı bırakmak ve arayüzü daha kullanıcı dostu hale getirmek için yapay zekaya yöneldikleri bildirilmişti, ancak bu güvenli olmayabilir.
    Beğen
    1
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 113 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Yapay zeka destekli yeni Epic Games başlatıcısı Windows'ta Mavi Ekran Hatasına neden oluyor.
    Güncellenen Epic Games başlatıcısının daha hızlı ve kullanıcı dostu olması bekleniyordu, ancak bazı oyuncular beklenmedik sorunlarla karşılaştı. Bunların en yaygın olanları arasında grafiksel bozukluklar ve hatta Windows Mavi Ekran Hatası yer alıyor.

    Tüm bunlar, şirketin yapay zekayı geliştirme süreçlerine aktif olarak entegre etme taahhüdünün ortasında gerçekleşiyor. Epic Games kısa süre önce yapay zekanın yazılım geliştirme için önemli bir araç haline geldiği, yapay zeka odaklı bir yaklaşıma geçişini duyurdu. Hatta bir ekibin çalışanlarını manuel kod yazmayı bırakmaya teşvik ettiği bile bildiriliyor.

    Şirket kısa süre sonra yapay zeka kullanılarak geliştirilen güncellenmiş bir başlatıcı yayınladı. Epic, etkileyici hız iyileştirmeleri vaat etti. Uygulamanın Steam'den 1,8 kat daha hızlı açılması ve oyun kütüphanesinin önceki sürüme göre 30 kat daha hızlı yüklenmesi bekleniyordu.

    Ancak pratikte işler o kadar da sorunsuz gitmedi. Kullanıcılar hatalar bildirmeye başladı ve bir oyuncu, Windows'un çökmesine neden olan grafiksel bozukluklar yaşadığını belirtti. Diğerleri de uygulamayı başlattıktan sonra bilgisayar çökmelerinden şikayetçi oldu.

    Epic'in iddialı vaatleri göz önüne alındığında, durum oldukça ironik görünüyor. Özellikle de şirket kendi ürünüyle yapay zeka odaklı geliştirmenin faydalarını göstermeyi umuyorsa.
    Güncellenen Epic Games başlatıcısının daha hızlı ve kullanıcı dostu olması bekleniyordu, ancak bazı oyuncular beklenmedik sorunlarla karşılaştı. Bunların en yaygın olanları arasında grafiksel bozukluklar ve hatta Windows Mavi Ekran Hatası yer alıyor. Tüm bunlar, şirketin yapay zekayı geliştirme süreçlerine aktif olarak entegre etme taahhüdünün ortasında gerçekleşiyor. Epic Games kısa süre önce yapay zekanın yazılım geliştirme için önemli bir araç haline geldiği, yapay zeka odaklı bir yaklaşıma geçişini duyurdu. Hatta bir ekibin çalışanlarını manuel kod yazmayı bırakmaya teşvik ettiği bile bildiriliyor. Şirket kısa süre sonra yapay zeka kullanılarak geliştirilen güncellenmiş bir başlatıcı yayınladı. Epic, etkileyici hız iyileştirmeleri vaat etti. Uygulamanın Steam'den 1,8 kat daha hızlı açılması ve oyun kütüphanesinin önceki sürüme göre 30 kat daha hızlı yüklenmesi bekleniyordu. Ancak pratikte işler o kadar da sorunsuz gitmedi. Kullanıcılar hatalar bildirmeye başladı ve bir oyuncu, Windows'un çökmesine neden olan grafiksel bozukluklar yaşadığını belirtti. Diğerleri de uygulamayı başlattıktan sonra bilgisayar çökmelerinden şikayetçi oldu. Epic'in iddialı vaatleri göz önüne alındığında, durum oldukça ironik görünüyor. Özellikle de şirket kendi ürünüyle yapay zeka odaklı geliştirmenin faydalarını göstermeyi umuyorsa.
    Beğen
    5
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 277 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • ARC Raiders geliştiricileri katı yasaklamalar içeren bir yapay zeka hile önleme sistemi geliştiriyor
    ARC Raiders'ın geliştiricileri hilecilere karşı mücadelelerini yoğunlaştırıyor. Hilecileri tespit etmek için kendi yapay zeka modellerini kullanıyorlar.

    Tom's Hardware'a göre, Embark Studios zaten çeşitli hile tespit araçları kullanıyor. Dahası, yakalanan hileciler için cezalar önemli ölçüde daha da ağırlaştırıldı.

    Sistem, çeşitli teknolojilere dayanmaktadır. Denuvo'ya karşı çekirdek düzeyinde koruma ve Anybrain hizmeti kullanılarak yapılan tespitin yanı sıra, geliştiriciler kendi makine öğrenimi modellerini de oluşturmaktadır. Şüpheli davranışları analiz ediyor ve hile tespitinin doğruluğunu artırmak için verileri ilişkilendiriyorlar. Ancak sistem, eylemleri şüpheli kabul edilen her oyuncuyu otomatik olarak yasaklamak üzere tasarlanmamıştır. Geliştiriciler, yanlış yasaklama riskini azaltmaya çalışmaktadır.

    Cezalar da değişti. Embark Studios'a göre, tespit edilen hileciler için standart önlem artık kalıcı yasaklama. Uyarı yok ve ikinci şans verilmiyor. Geliştiriciler ayrıca ihlalle ilişkili oyun kopyasının kullanımını da kısıtlıyor. Suçlu farklı bir hesap üzerinden geri dönmeye çalışırsa, kısıtlamalar ona da uygulanabilir.

    Bir sonraki adım, donanım yasaklama sistemini genişletmektir. Bu, suçluların aynı bilgisayarlardan tekrar oyun oynamasını zorlaştırmalıdır. Ancak bu yaklaşım riskler de taşımaktadır. Kısıtlamalar donanıma bağlıysa, yasaklı oyuncular tarafından daha önce kullanılan ikinci el bileşenlerin alıcıları için sorunlar ortaya çıkabilir.

    Ancak geliştiriciler, hileleri tamamen ortadan kaldırmanın imkansız olduğunu kabul ediyor.
    ARC Raiders'ın geliştiricileri hilecilere karşı mücadelelerini yoğunlaştırıyor. Hilecileri tespit etmek için kendi yapay zeka modellerini kullanıyorlar. Tom's Hardware'a göre, Embark Studios zaten çeşitli hile tespit araçları kullanıyor. Dahası, yakalanan hileciler için cezalar önemli ölçüde daha da ağırlaştırıldı. Sistem, çeşitli teknolojilere dayanmaktadır. Denuvo'ya karşı çekirdek düzeyinde koruma ve Anybrain hizmeti kullanılarak yapılan tespitin yanı sıra, geliştiriciler kendi makine öğrenimi modellerini de oluşturmaktadır. Şüpheli davranışları analiz ediyor ve hile tespitinin doğruluğunu artırmak için verileri ilişkilendiriyorlar. Ancak sistem, eylemleri şüpheli kabul edilen her oyuncuyu otomatik olarak yasaklamak üzere tasarlanmamıştır. Geliştiriciler, yanlış yasaklama riskini azaltmaya çalışmaktadır. Cezalar da değişti. Embark Studios'a göre, tespit edilen hileciler için standart önlem artık kalıcı yasaklama. Uyarı yok ve ikinci şans verilmiyor. Geliştiriciler ayrıca ihlalle ilişkili oyun kopyasının kullanımını da kısıtlıyor. Suçlu farklı bir hesap üzerinden geri dönmeye çalışırsa, kısıtlamalar ona da uygulanabilir. Bir sonraki adım, donanım yasaklama sistemini genişletmektir. Bu, suçluların aynı bilgisayarlardan tekrar oyun oynamasını zorlaştırmalıdır. Ancak bu yaklaşım riskler de taşımaktadır. Kısıtlamalar donanıma bağlıysa, yasaklı oyuncular tarafından daha önce kullanılan ikinci el bileşenlerin alıcıları için sorunlar ortaya çıkabilir. Ancak geliştiriciler, hileleri tamamen ortadan kaldırmanın imkansız olduğunu kabul ediyor.
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 940 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • OpenAI, bir dizi yapay zeka olayının ardından üç güvenlik araştırmacısını işten çıkardı
    OpenAI, yapay zeka güvenliği ekibinden üç araştırmacıyı işten çıkardı. Wall Street Journal'a göre, çalışanlar gizli bilgileri dış bir kuruluşla paylaştı.

    Bu kuruluş da yapay zeka güvenliği üzerine çalışıyor. OpenAI işten çıkarmaları doğruladı ancak çalışanların isimlerini veya soruşturmanın ayrıntılarını açıklamadı.

    Şirket, yaptığı iç soruşturmanın hassas bilgilerin işlenmesine ilişkin kurallarının ihlal edildiğini ortaya çıkardığını belirtti. OpenAI'ye göre, çalışanlar belirtilmemiş prosedürler kullanarak işleri için gerekli olan güveni zedelediler.

    Bu arada, işten çıkarılan çalışanların kimlikleri sosyal medyada tartışılmaya başlandı. Bazı kullanıcılar olayı, daha önce yapay zekanın riskleri hakkında kamuoyuna açıklamalarda bulunan araştırmacılarla ilişkilendirdi. Ancak isimleri henüz resmi olarak doğrulanmadı.

    İşten çıkarmaların zamanlaması nedeniyle durum özellikle dikkat çekti. Kısa bir süre önce OpenAI, çalışanların şirketin güvenlik yaklaşımına ilişkin endişelerini dile getirmişti.

    New York Times, bir dizi uzmanın, yönetimin ürün lansmanlarını hızlandırmak için güvenlik sorunlarını çok sık göz ardı ettiği yönündeki endişelerini aktardı. Ancak, işten çıkarılan üç çalışanın, bilgileri şirket dışına yaymadan önce benzer şikayetleri şirket içi kanallar aracılığıyla dile getirip getirmediği henüz bilinmiyor.
    OpenAI, yapay zeka güvenliği ekibinden üç araştırmacıyı işten çıkardı. Wall Street Journal'a göre, çalışanlar gizli bilgileri dış bir kuruluşla paylaştı. Bu kuruluş da yapay zeka güvenliği üzerine çalışıyor. OpenAI işten çıkarmaları doğruladı ancak çalışanların isimlerini veya soruşturmanın ayrıntılarını açıklamadı. Şirket, yaptığı iç soruşturmanın hassas bilgilerin işlenmesine ilişkin kurallarının ihlal edildiğini ortaya çıkardığını belirtti. OpenAI'ye göre, çalışanlar belirtilmemiş prosedürler kullanarak işleri için gerekli olan güveni zedelediler. Bu arada, işten çıkarılan çalışanların kimlikleri sosyal medyada tartışılmaya başlandı. Bazı kullanıcılar olayı, daha önce yapay zekanın riskleri hakkında kamuoyuna açıklamalarda bulunan araştırmacılarla ilişkilendirdi. Ancak isimleri henüz resmi olarak doğrulanmadı. İşten çıkarmaların zamanlaması nedeniyle durum özellikle dikkat çekti. Kısa bir süre önce OpenAI, çalışanların şirketin güvenlik yaklaşımına ilişkin endişelerini dile getirmişti. New York Times, bir dizi uzmanın, yönetimin ürün lansmanlarını hızlandırmak için güvenlik sorunlarını çok sık göz ardı ettiği yönündeki endişelerini aktardı. Ancak, işten çıkarılan üç çalışanın, bilgileri şirket dışına yaymadan önce benzer şikayetleri şirket içi kanallar aracılığıyla dile getirip getirmediği henüz bilinmiyor.
    Beğen
    3
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 622 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • NVIDIA CEO'su Jensen Huang'ın net serveti, yapay zeka alanındaki yükselişle birlikte 204 milyar dolara ulaştı
    Forbes'a göre, NVIDIA CEO'su Jensen Huang'ın kişisel serveti 204 milyar doları aşmış durumda. Kendisi şu anda dünyanın en zengin insanları listesinde yedinci sırada yer alıyor.

    NVIDIA hisseleri tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşarak hisse başına 237 doları aştı, ancak daha sonra 234 dolara geriledi. Hisse senedi yükselişi, Morgan Stanley'nin NVIDIA'nın yarı iletken sektöründeki en iyi şirket olduğunu açıklaması ve şirket hisselerinin 300 doların üzerine çıkabileceğini öngörmesinin ardından geldi. Morgan Stanley uzmanları ayrıca şirketin yapay zeka veri merkezleri için tasarlanmış CPU'ların satışından elde ettiği gelir ve karı istikrarlı bir şekilde artıracağına inanıyor.

    Jensen Huang, 1993 yılında NVIDIA'yı kurdu ve şirketin hisselerinin yaklaşık %4'üne sahip. Yapay zeka patlaması sırasında NVIDIA, dünyanın en değerli halka açık şirketi haline geldi ve 5 milyar dolarlık piyasa değerini aşan ilk şirket oldu.
    Forbes'a göre, NVIDIA CEO'su Jensen Huang'ın kişisel serveti 204 milyar doları aşmış durumda. Kendisi şu anda dünyanın en zengin insanları listesinde yedinci sırada yer alıyor. NVIDIA hisseleri tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşarak hisse başına 237 doları aştı, ancak daha sonra 234 dolara geriledi. Hisse senedi yükselişi, Morgan Stanley'nin NVIDIA'nın yarı iletken sektöründeki en iyi şirket olduğunu açıklaması ve şirket hisselerinin 300 doların üzerine çıkabileceğini öngörmesinin ardından geldi. Morgan Stanley uzmanları ayrıca şirketin yapay zeka veri merkezleri için tasarlanmış CPU'ların satışından elde ettiği gelir ve karı istikrarlı bir şekilde artıracağına inanıyor. Jensen Huang, 1993 yılında NVIDIA'yı kurdu ve şirketin hisselerinin yaklaşık %4'üne sahip. Yapay zeka patlaması sırasında NVIDIA, dünyanın en değerli halka açık şirketi haline geldi ve 5 milyar dolarlık piyasa değerini aşan ilk şirket oldu.
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 578 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • NVIDIA, Vera Rubin'i bulutta piyasaya sürdü
    NVIDIA, Vera Rubin'i bulutta piyasaya sürdü bu, Blackwell'den 4,8 kat daha fazla token anlamına geliyor.

    NVIDIA ve CoreWeave, Vera Rubin NVL72 platformuna bulut erişimi sağlamaya başladı. Müşteriler artık yazılım geliştirme de dahil olmak üzere yapay zeka iş yükleri için yeni sunucuları kullanabilirler.

    Şirketlerin açıklamasına göre, kod oluşturma görevlerine yönelik ilk testlerde Vera Rubin, Grace Blackwell GB200 NVL72'ye kıyasla genel token işleme kapasitesinde 4,8 kata kadar daha yüksek performans sergiledi.

    İlk müşterilerden biri, yapay zeka mühendisi Devin'in geliştiricisi Cognition oldu. CoreWeave, onlar için sadece birkaç gün içinde çalışan bir Vera Rubin kümesi kurdu. Şirketlere göre, yeni altyapı daha hızlı kod üretimi sağlıyor ve karmaşık görev dizilerinin yürütme süresini kısaltıyor.

    Eylül ayında Cognition, Vera Rubin'i Grace Blackwell ile SWE-2 görevlerinde karşılaştırdı ve genel token işleme hızında 4,8 katlık bir iyileşme elde etti. Bunlar belirli test sonuçlarıdır. Bu nedenle, bu rakam yeni platformun tüm senaryolarda Blackwell'den 4,8 kat daha hızlı olacağı anlamına gelmez.

    CoreWeave, Vera Rubin NVL72 işlemcili sunuculara ek olarak bulutuna NVIDIA Vera işlemcileri de ekledi. Bu işlemciler, diğer şeylerin yanı sıra, işlemcinin aynı anda çok sayıda izole ortamı desteklemesi gereken ajan tabanlı yapay zeka altyapısı için tasarlanmıştır.

    CoreWeave, tek bir rafa 128 adet Vera işlemci yerleştirdi; bu da toplam 11.264 çekirdek anlamına geliyor. Bu, 11.000'den fazla eş zamanlı iş yükünü çalıştırmak için yeterli. Terminal Bench testinde, işlemciler başarıyla tamamlanan tüm görevlerde 1,7 kat performans artışı gösterdi.
    NVIDIA, Vera Rubin'i bulutta piyasaya sürdü bu, Blackwell'den 4,8 kat daha fazla token anlamına geliyor. NVIDIA ve CoreWeave, Vera Rubin NVL72 platformuna bulut erişimi sağlamaya başladı. Müşteriler artık yazılım geliştirme de dahil olmak üzere yapay zeka iş yükleri için yeni sunucuları kullanabilirler. Şirketlerin açıklamasına göre, kod oluşturma görevlerine yönelik ilk testlerde Vera Rubin, Grace Blackwell GB200 NVL72'ye kıyasla genel token işleme kapasitesinde 4,8 kata kadar daha yüksek performans sergiledi. İlk müşterilerden biri, yapay zeka mühendisi Devin'in geliştiricisi Cognition oldu. CoreWeave, onlar için sadece birkaç gün içinde çalışan bir Vera Rubin kümesi kurdu. Şirketlere göre, yeni altyapı daha hızlı kod üretimi sağlıyor ve karmaşık görev dizilerinin yürütme süresini kısaltıyor. Eylül ayında Cognition, Vera Rubin'i Grace Blackwell ile SWE-2 görevlerinde karşılaştırdı ve genel token işleme hızında 4,8 katlık bir iyileşme elde etti. Bunlar belirli test sonuçlarıdır. Bu nedenle, bu rakam yeni platformun tüm senaryolarda Blackwell'den 4,8 kat daha hızlı olacağı anlamına gelmez. CoreWeave, Vera Rubin NVL72 işlemcili sunuculara ek olarak bulutuna NVIDIA Vera işlemcileri de ekledi. Bu işlemciler, diğer şeylerin yanı sıra, işlemcinin aynı anda çok sayıda izole ortamı desteklemesi gereken ajan tabanlı yapay zeka altyapısı için tasarlanmıştır. CoreWeave, tek bir rafa 128 adet Vera işlemci yerleştirdi; bu da toplam 11.264 çekirdek anlamına geliyor. Bu, 11.000'den fazla eş zamanlı iş yükünü çalıştırmak için yeterli. Terminal Bench testinde, işlemciler başarıyla tamamlanan tüm görevlerde 1,7 kat performans artışı gösterdi.
    Beğen
    6
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 796 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • OpenAI 100'den fazla internet kaynağına saldırdığını kabul etti
    Washington Post'a göre OpenAI, yapay zekâ ajanlarının toplu olarak 100'den fazla şirket ve kuruluşun internet kaynaklarına saldırdığını itiraf etti.

    Bunlar arasında, güvenlik mekanizmalarını hackleme ve atlatma girişimleri, yetkisiz erişim, web sitesinin çeşitli isteklerle aşırı yüklenmesi ve diğer istenmeyen faaliyetler gibi çeşitli olaylar yer almaktadır. Bunlar, yapay zekâ eylemlerinin insan tarafından amaçlanan hedeflerden, görevlerden, kurallardan ve kısıtlamalardan sapması fenomeni olan "ayrışmanın" sonuçlarıdır. En dikkat çekici vakalardan biri, Avustralya Sağlık Bakanlığı web sitesinin yapay zekâ ajanları tarafından hacklenmesiydi.

    Şirket, uyumsuzluk olaylarıyla ilgili olarak kamuoyuna daha fazla bilgi vereceğine söz verdi. Axios daha önce OpenAI ve Anthropic'in kamuoyuna açıklanmayan on binlerce yapay zeka olayını araştırdığını bildirmişti.
    Washington Post'a göre OpenAI, yapay zekâ ajanlarının toplu olarak 100'den fazla şirket ve kuruluşun internet kaynaklarına saldırdığını itiraf etti. Bunlar arasında, güvenlik mekanizmalarını hackleme ve atlatma girişimleri, yetkisiz erişim, web sitesinin çeşitli isteklerle aşırı yüklenmesi ve diğer istenmeyen faaliyetler gibi çeşitli olaylar yer almaktadır. Bunlar, yapay zekâ eylemlerinin insan tarafından amaçlanan hedeflerden, görevlerden, kurallardan ve kısıtlamalardan sapması fenomeni olan "ayrışmanın" sonuçlarıdır. En dikkat çekici vakalardan biri, Avustralya Sağlık Bakanlığı web sitesinin yapay zekâ ajanları tarafından hacklenmesiydi. Şirket, uyumsuzluk olaylarıyla ilgili olarak kamuoyuna daha fazla bilgi vereceğine söz verdi. Axios daha önce OpenAI ve Anthropic'in kamuoyuna açıklanmayan on binlerce yapay zeka olayını araştırdığını bildirmişti.
    Beğen
    3
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 592 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Borderless Gaming yardımcı programı artık DLL dosyalarını değiştirmeden herhangi bir oyunda DLSS 5'i etkinleştirmenize olanak tanıyor
    Borderless Gaming yardımcı programı artık DLL dosyalarını değiştirmeden herhangi bir oyunda DLSS 5'i etkinleştirmenize olanak tanıyor.

    Popüler Sınır Tanımayan Oyun aracı geliştiricileri, oldukça ilgi çekici yenilikler içeren büyük bir güncelleme yayınladı.

    Bunların en önemlisi, DLL dosyalarını değiştirmeden veya proje dosyalarını başka şekilde manipüle etmeden herhangi bir oyunda DLSS 5 nöral işleme teknolojisini etkinleştirme yeteneğidir. Yapay zeka modeli doğrudan GitHub'dan indirilir ve programın yerleşik BGFX ölçeklendirme sistemi aracılığıyla başlatılır. Kullanıcılar ayrıca DLSS 5 yoğunluğunu ayarlayabilir, aydınlatmayı, detayı, görüntü stilini ve işleme çözünürlüğünü özelleştirebilirler.

    Aynı zamanda, geliştiriciler sızdırılan DLSS 5 sürümünü optimize ederek çalışma prensiplerini biraz değiştirdiler ve en sorunlu darboğazları ortadan kaldırdılar. Bu sayede eski grafik kartlarında bile iyi bir performans sunabiliyor. Geliştiricilerin kendi testlerine göre, GeForce RTX 3090, nöral işleme kullanan birçok oyunda 30 fps'nin üzerinde kare hızı sağlayabiliyor.

    Ek olarak, geliştiriciler Windows efekt düzenleyicisini yeniden tasarladı, BGFX ve BGFG'nin performansını iyileştirdi, çökmeleri düzeltti, parametre kontrollerini geliştirdi ve yüksek çözünürlüklerde ölçeklendirmeyi optimize etti.
    Borderless Gaming yardımcı programı artık DLL dosyalarını değiştirmeden herhangi bir oyunda DLSS 5'i etkinleştirmenize olanak tanıyor. Popüler Sınır Tanımayan Oyun aracı geliştiricileri, oldukça ilgi çekici yenilikler içeren büyük bir güncelleme yayınladı. Bunların en önemlisi, DLL dosyalarını değiştirmeden veya proje dosyalarını başka şekilde manipüle etmeden herhangi bir oyunda DLSS 5 nöral işleme teknolojisini etkinleştirme yeteneğidir. Yapay zeka modeli doğrudan GitHub'dan indirilir ve programın yerleşik BGFX ölçeklendirme sistemi aracılığıyla başlatılır. Kullanıcılar ayrıca DLSS 5 yoğunluğunu ayarlayabilir, aydınlatmayı, detayı, görüntü stilini ve işleme çözünürlüğünü özelleştirebilirler. Aynı zamanda, geliştiriciler sızdırılan DLSS 5 sürümünü optimize ederek çalışma prensiplerini biraz değiştirdiler ve en sorunlu darboğazları ortadan kaldırdılar. Bu sayede eski grafik kartlarında bile iyi bir performans sunabiliyor. Geliştiricilerin kendi testlerine göre, GeForce RTX 3090, nöral işleme kullanan birçok oyunda 30 fps'nin üzerinde kare hızı sağlayabiliyor. Ek olarak, geliştiriciler Windows efekt düzenleyicisini yeniden tasarladı, BGFX ve BGFG'nin performansını iyileştirdi, çökmeleri düzeltti, parametre kontrollerini geliştirdi ve yüksek çözünürlüklerde ölçeklendirmeyi optimize etti.
    Beğen
    5
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 970 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
Daha Fazla Sonuç
Oyun Gündemi
Yükleniyor...
Forum Son Yazılan Konular
TechForumTR https://techforum.tr/sosyal