• Acer yeni kapaklı cihaz olan Project Dualplay Mini'yi tanıttı
    Acer, IFA 2026'da Predator markası altında Project DualPlay Mini konsept cihazını tanıttı. Bu taşınabilir oyun bilgisayarı, dönebilen ekranı ve entegre klavyesi sayesinde kompakt bir dizüstü bilgisayara dönüşebiliyor. Fütüristik ama biraz da rustik bir görünüme sahip. Siz ne düşünüyorsunuz?

    Oyun modunda, cihaz fiziksel girişler kullanarak tanıdık kontroller sunar. Dönüştürme işleminden sonra, kullanıcı arkadan aydınlatmalı bir klavye alır ve bazı oyunlar için Bluetooth fare bağlanabilir. Bu seçenek öncelikle klavye ve fare kontrollerinin oyun kumandasından daha kullanışlı olduğu birinci şahıs nişancı oyunları ve strateji oyunları için tasarlanmıştır.

    Project DualPlay Mini, belge işleme ve diğer görevler için normal bir kompakt bilgisayar olarak da kullanılabilir. Acer ayrıca harici bir monitör bağlama özelliğini de duyurdu.

    Soğutma, Predator Atlas 8'de kullanılan sisteme benzer çift fanlı bir sistemle sağlanıyor. Tasarımda, üreticiye göre plastik bir çözüme kıyasla hava akışını %10'a kadar artırabilen metal bir Predator AeroBlade fanı kullanılıyor.

    Cihazın ağırlığı da dahil olmak üzere ayrıntılı özellikler henüz açıklanmadı. Acer, Project DualPlay Mini'nin hala bir konsept olduğunu vurguluyor, bu nedenle çıkış tarihi ve piyasaya sürülme tarihi henüz duyurulmadı.
    Acer, IFA 2026'da Predator markası altında Project DualPlay Mini konsept cihazını tanıttı. Bu taşınabilir oyun bilgisayarı, dönebilen ekranı ve entegre klavyesi sayesinde kompakt bir dizüstü bilgisayara dönüşebiliyor. Fütüristik ama biraz da rustik bir görünüme sahip. Siz ne düşünüyorsunuz? Oyun modunda, cihaz fiziksel girişler kullanarak tanıdık kontroller sunar. Dönüştürme işleminden sonra, kullanıcı arkadan aydınlatmalı bir klavye alır ve bazı oyunlar için Bluetooth fare bağlanabilir. Bu seçenek öncelikle klavye ve fare kontrollerinin oyun kumandasından daha kullanışlı olduğu birinci şahıs nişancı oyunları ve strateji oyunları için tasarlanmıştır. Project DualPlay Mini, belge işleme ve diğer görevler için normal bir kompakt bilgisayar olarak da kullanılabilir. Acer ayrıca harici bir monitör bağlama özelliğini de duyurdu. Soğutma, Predator Atlas 8'de kullanılan sisteme benzer çift fanlı bir sistemle sağlanıyor. Tasarımda, üreticiye göre plastik bir çözüme kıyasla hava akışını %10'a kadar artırabilen metal bir Predator AeroBlade fanı kullanılıyor. Cihazın ağırlığı da dahil olmak üzere ayrıntılı özellikler henüz açıklanmadı. Acer, Project DualPlay Mini'nin hala bir konsept olduğunu vurguluyor, bu nedenle çıkış tarihi ve piyasaya sürülme tarihi henüz duyurulmadı.
    Beğen
    9
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 152 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • DLSS 5 Gerçekten Değer mi? Görüntü Kalitesi, FPS Kaybı ve Oyunlardaki Sonuçlar
    DLSS 5 hakkında ilk görüntüler ortaya çıktığından beri iki tamamen farklı görüş var.

    Bir taraf yeni nöral görüntü işleme teknolojisinin oyun grafiklerinde büyük bir sıçrama yaratacağını düşünüyor.

    Diğer taraf ise görüntünün yapaylaştığını, performansın gereksiz yere düştüğünü ve bazı oyunların özgün sanat tarzının bozulduğunu savunuyor.

    Gerçek kullanım örnekleri ortaya çıktıkça bence daha ilginç bir sonuç belirginleşmeye başladı:

    DLSS 5 ne mucizevi bir "grafikleri güzelleştir" düğmesi ne de tamamen gereksiz bir teknoloji.

    Doğru oyunda ve doğru sahnede gerçekten etkileyici sonuçlar verebiliyor.

    Yanlış kullanıldığında ise görüntüde çok küçük bir fark için ciddi performans kaybına neden olabiliyor.

    Bu yazıda DLSS 5'in farklı oyun türlerindeki sonuçlarını, performans maliyetini ve hangi durumlarda gerçekten anlamlı olduğunu değerlendireceğiz.

    DLSS 5 ile Asıl Sorun: Her Yerde Kullanmak Gerekmiyor

    Yeni grafik teknolojileri ortaya çıktığında geliştiricilerin yaptığı en büyük hatalardan biri onları mümkün olan her yerde kullanmaya çalışmak oluyor.

    DLSS 5 için de benzer bir durum söz konusu.

    Nöral görüntü işleme bazı sahnelerde;
    1. Daha doğal aydınlatma
    2. Daha ayrıntılı yüzeyler
    3. Daha gerçekçi malzeme davranışı
    4. Daha güçlü derinlik hissi
    5. Daha başarılı gölgelendirme
    sağlayabiliyor.

    Ancak görüntü zaten yeterince iyi görünüyorsa bu fark bazen son derece küçük kalıyor.

    Buna karşılık performans maliyeti oldukça büyük olabiliyor.

    İşte tartışmanın gerçek merkezi burada.

    NBA 2K27 Örneği: Görüntü Güzel Ama FPS Bedeli Ağır

    DLSS 5'in ilk dikkat çekici uygulamalarından biri NBA 2K27 oldu.

    Bir spor oyunu olması bu testi özellikle ilginç hale getiriyor.

    Çünkü basketbol oyunlarında yalnızca oyuncuların yüzlerinin güzel görünmesi önemli değil.

    Kontrollerin akıcı olması da en az görüntü kalitesi kadar önemli.

    Kaynak metindeki testlerde DLSS 5'in görüntüyü bazı noktalarda geliştirdiği ancak performansın yaklaşık yarıya kadar düşebildiği belirtiliyor.

    Bu noktada şu soru ortaya çıkıyor:
    Oyun sırasında fark edilmesi zor bir görüntü iyileştirmesi için kare hızının yarısını vermek mantıklı mı?
    Bence çoğu oyuncu için cevap hayır olacaktır.

    Oyun Sırasında Başka, Tekrarlarda Başka Ayar Kullanılabilir

    NBA gibi bir oyunda güzel bir çözüm aslında oldukça açık.

    Maç sırasında performans, düşük gecikme, yüksek FPS öncelikli olabilir.

    Tekrar görüntülerinde, ara sahnelerde ve oyuncuların yakın plan gösterildiği bölümlerde ise nöral görüntü işleme daha yoğun kullanılabilir.

    Böylece her sahneye aynı grafik yükünü bindirmek yerine teknoloji gerçekten faydalı olduğu yerde devreye girer.

    DLSS 5'in geleceği büyük ihtimalle "her şeyi maksimuma çıkar" yaklaşımından çok, sahneye göre akıllı kullanımda yatıyor.

    Geliştirici Kontrolü Çok Önemli

    Nöral görüntü işleme yalnızca açılıp kapatılan tek bir seçenek olarak düşünülmemeli.

    Geliştiricinin hangi nesnelerde ve hangi sahnelerde kullanılacağını kontrol edebilmesi büyük önem taşıyor.

    Örneğin bir oyunda;
    1. Karakter yüzlerinde düşük yoğunluk
    2. Çevre aydınlatmasında yüksek yoğunluk
    3. İç mekânlarda daha güçlü kullanım
    4. Hızlı oynanış sırasında daha düşük kullanım
    5. Tekrar ve sinematik sahnelerde maksimum kalite
    tercih edilebilir.

    Kaynak metinde buna "geliştirici maskeleme" yaklaşımı üzerinden değiniliyor.

    Mantık basit:

    Nöral işlemi bütün kareye aynı seviyede uygulamak yerine gerçekten ihtiyaç olan bölgelere yoğunlaştırmak.

    Bu hem görüntü kalitesini koruyabilir hem de performans maliyetini azaltabilir.

    Gerçekçi Oyunlarda DLSS 5 Her Zaman Şart Değil

    İlginç şekilde DLSS 5'in en az gerekli olduğu oyunlardan bazıları zaten son derece gerçekçi görünen yapımlar olabilir.

    Kingdom Come: Deliverance 2 buna güzel bir örnek.

    Oyun zaten oldukça doğal bir görüntüye sahip.

    Çevreler, ışıklandırma ve materyaller başarılı.

    DLSS 5 etkinleştirildiğinde bazı ayrıntılar daha iyi görünebilir.

    Gölgelendirme biraz daha doğal olabilir.

    Fakat genel görüntü değişimi her sahnede büyük olmayabilir.

    Böyle durumlarda performans kaybıyla görüntü kazancı arasında ciddi bir dengesizlik oluşabilir.
    Bir teknoloji görüntüyü iyileştiriyor olabilir. Ancak asıl soru, bu iyileştirmenin ödediğiniz performans bedeline değip değmediğidir.

    Stilize Oyunlarda İş Daha da Karmaşık

    Zelda veya Genshin Impact gibi stilize grafiklere sahip oyunlarda konu yalnızca performans değil.

    Burada sanat tarzı da işin içine giriyor.

    Bu oyunlar gerçek dünyayı birebir taklit etmeye çalışmıyor.

    Renkler, ışıklar ve materyaller belirli bir görsel kimliğe göre tasarlanıyor.

    Nöral işleme bazı sahnelerde görüntüyü daha ayrıntılı hale getirebilir.

    Ancak bazen bu iyileştirme oyunun orijinal havasına uymayabilir.

    Aynı Oyunda Bile Sonuç Değişebiliyor

    İşin ilginç tarafı DLSS 5'in başarısı yalnızca oyundan oyuna değişmiyor.

    Aynı oyun içerisinde bile sahneden sahneye değişebiliyor.

    Bir açık alanda fark neredeyse görünmeyebilir.

    Birkaç metre ilerleyip kapalı bir mekâna girdiğinizde ise aydınlatma, yüzey detayları, derinlik, malzeme görünümü çok daha başarılı hale gelebilir.

    Bu da DLSS 5'in tek bir kalite ayarı olarak değerlendirilmesinin zor olduğunu gösteriyor.

    İç Mekânlarda Neden Daha Etkileyici Olabiliyor?

    Nöral görüntü işleme özellikle karmaşık ışık dağılımının bulunduğu iç mekânlarda daha etkileyici sonuçlar verebiliyor.

    Bir odada duvarlardan yansıyan ışık, farklı malzemeler, gölgeler, küçük dekorasyon öğeleri, kapalı alan derinliği aynı anda görüntünün genel atmosferini etkiliyor.

    Bu tür sahnelerde küçük aydınlatma iyileştirmeleri bile görüntünün daha üç boyutlu görünmesini sağlayabiliyor.

    Açık arazide neredeyse fark edilmeyen teknoloji, aynı oyunun kapalı mekânında bir anda çok daha anlamlı hale gelebiliyor.

    DLSS 5 İçin En İlginç Oyun Grubu: Yarı Gerçekçi Yapımlar

    Bence teknolojinin en dikkat çekici olduğu oyunlardan bazıları ne tamamen fotogerçekçi ne de tamamen stilize olan yapımlar.

    Bu gruba örnek olarak;
    1. GTA serisi
    2. Marvel's Spider-Man
    3. BioShock Infinite
    4. Hogwarts Legacy
    5. Atomic Heart
    gibi oyunlar verilebilir.

    Bu oyunların kendine özgü bir sanat tarzı var ancak aynı zamanda gerçek dünyaya benzeyen materyaller, ışıklandırma ve şehir ortamları kullanıyorlar.

    Dolayısıyla nöral görüntü işleme burada oyunun kimliğini tamamen değiştirmeden ekstra gerçekçilik sağlayabilir.

    GTA Gibi Oyunlarda Neden Daha İyi Çalışabilir?

    GTA oyunları bu konuda ilginç bir orta noktada bulunuyor.

    Dünya gerçekçi.

    Araçlar gerçekçi.

    Şehir yapısı gerçekçi.

    Ancak oyun tamamen fotogerçekçi değil.

    Özellikle eski GTA oyunlarında modeller ve materyaller teknolojik dönemlerinin izlerini taşıyor.

    Nöral işleme;

    aydınlatmayı,

    yüzeyleri,

    gölgeleri

    ve çevresel ayrıntıları geliştirerek eski oyunun temel tasarımını değiştirmeden daha modern bir görüntü oluşturabilir.

    Bu nedenle DLSS 5'in en ilginç kullanım alanlarından biri eski fakat hâlâ güçlü sanat tasarımına sahip oyunlar olabilir.

    FPS Oyunları DLSS 5 İçin Çok Uygun Olabilir

    Kaynak metindeki ilginç gözlemlerden biri de birinci şahıs nişancı oyunlarıyla ilgili.

    Üçüncü şahıs oyunlarda karakter modeline sürekli baktığımız için küçük değişiklikler hemen fark ediliyor.

    Karakterin yüzü veya kıyafetleri değiştiğinde oyuncu bunu doğrudan görebiliyor.

    FPS oyunlarında ise ana karakter çoğu zaman ekranda görünmüyor.

    Bunun yerine çevreye odaklanıyoruz.

    Bu nedenle nöral işleme;
    1. Duvar malzemelerinde
    2. Işıklandırmada
    3. Silahlarda
    4. Çevre detaylarında
    5. Gölgelerde
    daha rahat kullanılabiliyor.

    Karakterin sanatsal kimliğini değiştirme riski daha düşük olduğu için teknoloji bazı FPS oyunlarında daha doğal hissettirebilir.

    Eski FPS Oyunları İçin Özellikle İlginç

    Eski oyunlarda temel geometri hâlâ işlevsel olabilir.

    Ancak materyaller, ışıklandırma ve yüzey detayları artık yaşını belli eder.

    Burada nöral görüntü işleme ilginç bir alternatif sunuyor.

    Tam remake yapmak yerine oyunun mevcut yapısının üzerine yeni bir görsel katman eklenebilir.

    Elbette bu gerçek bir remake ile aynı şey değil.

    Animasyonlar, geometri ve oyun mekanikleri değişmez.

    Fakat yalnızca görüntü açısından eski oyuna yeniden bakmak için oldukça ilginç bir yöntem olabilir.

    Simülasyon Oyunları DLSS 5'ten Çok Faydalanabilir

    Simülasyon oyunları grafik teknolojileri açısından farklı bir kategori.

    Bu oyunlarda geliştiriciler genellikle önceliği fizik, mekanikler, araç davranışı, harita büyüklüğü, simülasyon doğruluğu gibi alanlara verir.

    Grafik bütçesi her zaman AAA aksiyon oyunları kadar yüksek olmayabilir.

    İşte bu nedenle nöral görüntü işleme simülasyonlarda oldukça işe yarayabilir.

    Örneğin;
    1. Farming Simulator
    2. Dirt Rally
    3. Araç simülasyonları
    4. Uçuş simülasyonları
    gibi oyunlarda çevre görünümünün daha gerçekçi hale gelmesi sürükleyiciliğe doğrudan katkı sağlayabilir.

    Simülasyonlarda küçük bir grafik iyileştirmesi bile gerçek dünyadaymış hissini ciddi şekilde artırabilir.

    Eski Oyunlar İçin Yapay Bir Remaster Dönemi Başlayabilir mi?

    DLSS 5'in bana göre en ilginç kullanım alanlarından biri eski oyunlar.

    Bugün birçok klasik oyun hâlâ oynanabilir durumda.

    Sorun genellikle mekaniklerden çok görsel yaşlanma.

    Eski dokular.

    Basit aydınlatma.

    Yetersiz materyaller.

    Zayıf gölgeler.

    Nöral işleme bu alanlarda oyunun kaynak dosyalarını tamamen yeniden üretmeden görüntüyü daha modern hale getirebilir.
    Bu gerçek bir remaster değildir ancak eski bir oyunu tekrar oynamak için oldukça güçlü bir görsel yenileme yöntemi olabilir.
    Özellikle mod topluluklarının bu teknolojiyi nasıl kullanacağı bence önümüzdeki dönemde oldukça ilginç olacak.

    Remaster ile Remake Arasındaki Farkı Unutmamak Gerekiyor

    Yine de burada sınırı doğru çizmek lazım.

    DLSS 5 yeni animasyonlar oluşturmaz, eski görev tasarımını değiştirmez, düşük poligonlu modeli tamamen yeniden yapmaz, oyunun mekaniklerini modernleştirmez.

    Bu nedenle gerçek bir remake'in yerini tutmaz.

    Daha doğru tanım şu olabilir:

    Eski oyunun mevcut görsel verisini daha modern ve etkileyici göstermeye çalışan gelişmiş bir görüntü işleme katmanı.

    Korku Oyunları İçin Çok Güçlü Bir Araç Olabilir

    Korku oyunlarında grafik kalitesi yalnızca güzel görüntü anlamına gelmiyor.

    Atmosfer doğrudan oynanışın parçası.

    Gölgeler.

    Karanlık.

    Sis.

    Dar koridorlar.

    Işığın yüzeylerden yansıması.

    Bütün bunlar oyuncunun psikolojik durumunu etkiliyor.

    Bu nedenle DLSS 5 gibi nöral görüntü teknolojileri korku oyunlarında diğer türlerden daha büyük etki yaratabilir.

    Silent Hill 2 Remake

    Kaynak metindeki deneyimde Silent Hill 2 Remake özellikle dikkat çekiyor.

    Normal görüntü zaten başarılı olmasına rağmen nöral işlemenin aydınlatmayı, atmosferi, malzeme görünümünü ve genel sahne derinliğini geliştirdiği belirtiliyor.

    Buradaki önemli nokta görüntünün yalnızca "daha keskin" olması değil.

    Atmosferin değişmesi.

    Korku oyunlarında gerçek başarı tam olarak burada ortaya çıkıyor.

    Alien: Isolation ve Resident Evil 7

    Alien: Isolation veya Resident Evil 7 gibi oyunlar da bu teknoloji için oldukça ilginç adaylar.

    Her iki oyun da atmosferi büyük ölçüde ışıklandırma ve çevre tasarımı üzerinden kuruyor.

    Nöral işlemeyle karanlık sahnelerin daha doğal hale gelmesi, materyallerin gerçekçiliğinin artması ve ışık kaynaklarının daha iyi görünmesi oyunun genel hissini güçlendirebilir.

    Peki DLSS 5 Gerçekten Ne Kadar Performans Harcıyor?

    En önemli konu burası.

    Çünkü grafik teknolojisinin ne kadar güzel olduğu tek başına yeterli değil.

    Oyunun oynanabilir kalması gerekiyor.

    Kaynak metindeki testlerde DLSS 5'in bazı durumlarda oldukça ağır performans maliyeti oluşturduğu belirtiliyor.

    Bu yüzden DLSS 5'i ücretsiz bir görüntü iyileştirmesi gibi düşünmek yanlış olur.

    Bir anlamda;

    ışın izleme,

    yüksek çözünürlüklü gölgeler,

    yüksek kaliteli yansımalar

    gibi başka bir grafik ayarıdır.

    Kalite arttıkça donanım maliyeti de artar.

    Model Çözünürlüğünü Düşürmek Çözüm Olabilir mi?

    Kaynak metinde resmi olmayan uygulamalarda nöral modelin çalışma çözünürlüğünün ayrı olarak ayarlanabildiğinden bahsediliyor.

    Buradaki fikir oldukça mantıklı.

    Nöral sistemin mutlaka tam çözünürlükte çalışması gerekmeyebilir.

    Model daha düşük çözünürlükte çalıştırılarak performans artırılabilir.

    Örneğin kaynak testinde model çözünürlüğünün yaklaşık yüzde 75 seviyesine düşürülmesinin görüntünün büyük bölümünü korurken performansı artırabildiği belirtiliyor.

    Daha düşük seviyelerde performans daha fazla yükselse de saç gibi ince detaylarda bozulmalar görülebiliyor.

    Bu yaklaşım gelecekte önemli olabilir.
    DLSS 5'in başarısı yalnızca görüntünün ne kadar iyi olduğu değil, aynı görüntünün ne kadar düşük maliyetle üretilebildiğiyle belirlenecek.

    DLSS 5'in Geleceğini Optimizasyon Belirleyecek

    Şu anda teknolojinin en büyük problemi bence görüntü kalitesinden çok maliyeti.

    Çünkü iyi sonuç alabildiğini artık görebiliyoruz.

    Asıl soru şu:

    Bu kaliteyi kaç FPS karşılığında alacağız?

    Eğer geliştiriciler;
    1. Sahne bazlı kullanım
    2. Nesne maskeleme
    3. Dinamik kalite seviyeleri
    4. Düşük model çözünürlüğü
    5. Donanıma göre otomatik ayar
    gibi yöntemleri doğru kullanırsa DLSS 5 çok daha mantıklı hale gelebilir.

    Her Oyunda Açılması Gereken Bir Özellik Değil

    Bence DLSS 5 hakkındaki en önemli sonuç bu.

    Ray Tracing için de aynı durum geçerli.

    Her oyunda maksimum seviyede açmak zorunda değilsiniz.

    Bazı oyunlarda görüntüyü ciddi şekilde geliştirir.

    Bazılarında küçük bir fark yaratır.

    Bazılarında ise oyunun sanat tarzını bozabilir.

    DLSS 5 de aynı şekilde değerlendirilmeli.

    Teknolojinin var olması, her oyunda kullanılması gerektiği anlamına gelmiyor.

    Hangi Oyunlarda DLSS 5 Daha Mantıklı Görünüyor?

    Bugünkü örneklere bakınca teknoloji özellikle şu türlerde daha anlamlı görünüyor:
    1. Eski oyunlar
    2. Gerçekçi veya yarı gerçekçi grafiklere sahip oyunlar
    3. FPS oyunları
    4. Simülasyonlar
    5. Atmosfer ağırlıklı korku oyunları
    6. Karmaşık iç mekân aydınlatmasına sahip yapımlar
    Buna karşılık tamamen stilize grafiklere sahip oyunlarda daha dikkatli kullanılması gerekiyor.

    DLSS 5 İyi mi Kötü mü?

    Bence artık bu soruyu yalnızca "iyi" veya "kötü" şeklinde cevaplamak doğru değil.

    DLSS 5 güçlü bir araç.

    Ama her güçlü araç gibi doğru kullanılması gerekiyor.

    NBA 2K27 örneği bize görüntü kalitesi ile performans arasındaki dengenin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

    Stilize oyunlar sanatsal kontrolün önemini gösteriyor.

    Eski oyunlar ise teknolojinin ne kadar heyecan verici olabileceğini gösteriyor.

    Korku oyunları ve simülasyonlar da doğru uygulandığında nöral görüntü işlemenin yalnızca grafik kalitesini değil oyunun atmosferini değiştirebileceğini gösteriyor.
    DLSS 5'in gerçek başarısı "en güzel görüntüyü" üretmek değil, oyuncunun fark edebileceği kadar iyi bir görüntüyü kabul edilebilir performansla üretmek olacak.
    Şu anda teknoloji etkileyici.

    Ama pahalı.

    Bazı oyunlarda harika.

    Bazılarında gereksiz.

    Bazı sahnelerde ise oyunun tamamından daha etkileyici sonuç verebiliyor.

    Bence tam da bu nedenle DLSS 5'i değerlendirmek için tek bir ekran görüntüsüne bakmak yeterli değil.

    Asıl görmek istediğim şey, geliştiricilerin birkaç ay içerisinde bu teknolojiyi ne kadar akıllı ve seçici kullanmayı öğreneceği.

    Sizce DLSS 5 için yüzde 30-50 civarında performans kaybı kabul edilebilir mi? Görüntü belirgin şekilde iyileşiyorsa FPS'den vazgeçer misiniz, yoksa akıcılık her zaman önce mi gelir?
    DLSS 5 hakkında ilk görüntüler ortaya çıktığından beri iki tamamen farklı görüş var. Bir taraf yeni nöral görüntü işleme teknolojisinin oyun grafiklerinde büyük bir sıçrama yaratacağını düşünüyor. Diğer taraf ise görüntünün yapaylaştığını, performansın gereksiz yere düştüğünü ve bazı oyunların özgün sanat tarzının bozulduğunu savunuyor. Gerçek kullanım örnekleri ortaya çıktıkça bence daha ilginç bir sonuç belirginleşmeye başladı: [b]DLSS 5 ne mucizevi bir "grafikleri güzelleştir" düğmesi ne de tamamen gereksiz bir teknoloji.[/b] Doğru oyunda ve doğru sahnede gerçekten etkileyici sonuçlar verebiliyor. Yanlış kullanıldığında ise görüntüde çok küçük bir fark için ciddi performans kaybına neden olabiliyor. [i]Bu yazıda DLSS 5'in farklı oyun türlerindeki sonuçlarını, performans maliyetini ve hangi durumlarda gerçekten anlamlı olduğunu değerlendireceğiz.[/i] [h2]DLSS 5 ile Asıl Sorun: Her Yerde Kullanmak Gerekmiyor[/h2] Yeni grafik teknolojileri ortaya çıktığında geliştiricilerin yaptığı en büyük hatalardan biri onları mümkün olan her yerde kullanmaya çalışmak oluyor. DLSS 5 için de benzer bir durum söz konusu. Nöral görüntü işleme bazı sahnelerde; [ol] [li]Daha doğal aydınlatma[/li] [li]Daha ayrıntılı yüzeyler[/li] [li]Daha gerçekçi malzeme davranışı[/li] [li]Daha güçlü derinlik hissi[/li] [li]Daha başarılı gölgelendirme[/li] [/ol] sağlayabiliyor. Ancak görüntü zaten yeterince iyi görünüyorsa bu fark bazen son derece küçük kalıyor. Buna karşılık performans maliyeti oldukça büyük olabiliyor. İşte tartışmanın gerçek merkezi burada. [h2]NBA 2K27 Örneği: Görüntü Güzel Ama FPS Bedeli Ağır[/h2] DLSS 5'in ilk dikkat çekici uygulamalarından biri NBA 2K27 oldu. Bir spor oyunu olması bu testi özellikle ilginç hale getiriyor. Çünkü basketbol oyunlarında yalnızca oyuncuların yüzlerinin güzel görünmesi önemli değil. Kontrollerin akıcı olması da en az görüntü kalitesi kadar önemli. Kaynak metindeki testlerde DLSS 5'in görüntüyü bazı noktalarda geliştirdiği ancak performansın yaklaşık yarıya kadar düşebildiği belirtiliyor. Bu noktada şu soru ortaya çıkıyor: [quote]Oyun sırasında fark edilmesi zor bir görüntü iyileştirmesi için kare hızının yarısını vermek mantıklı mı?[/quote] Bence çoğu oyuncu için cevap hayır olacaktır. [h3]Oyun Sırasında Başka, Tekrarlarda Başka Ayar Kullanılabilir[/h3] NBA gibi bir oyunda güzel bir çözüm aslında oldukça açık. Maç sırasında performans, düşük gecikme, yüksek FPS öncelikli olabilir. Tekrar görüntülerinde, ara sahnelerde ve oyuncuların yakın plan gösterildiği bölümlerde ise nöral görüntü işleme daha yoğun kullanılabilir. Böylece her sahneye aynı grafik yükünü bindirmek yerine teknoloji gerçekten faydalı olduğu yerde devreye girer. [b]DLSS 5'in geleceği büyük ihtimalle "her şeyi maksimuma çıkar" yaklaşımından çok, sahneye göre akıllı kullanımda yatıyor.[/b] [h2]Geliştirici Kontrolü Çok Önemli[/h2] Nöral görüntü işleme yalnızca açılıp kapatılan tek bir seçenek olarak düşünülmemeli. Geliştiricinin hangi nesnelerde ve hangi sahnelerde kullanılacağını kontrol edebilmesi büyük önem taşıyor. Örneğin bir oyunda; [ol] [li]Karakter yüzlerinde düşük yoğunluk[/li] [li]Çevre aydınlatmasında yüksek yoğunluk[/li] [li]İç mekânlarda daha güçlü kullanım[/li] [li]Hızlı oynanış sırasında daha düşük kullanım[/li] [li]Tekrar ve sinematik sahnelerde maksimum kalite[/li] [/ol] tercih edilebilir. Kaynak metinde buna "geliştirici maskeleme" yaklaşımı üzerinden değiniliyor. Mantık basit: [b]Nöral işlemi bütün kareye aynı seviyede uygulamak yerine gerçekten ihtiyaç olan bölgelere yoğunlaştırmak.[/b] Bu hem görüntü kalitesini koruyabilir hem de performans maliyetini azaltabilir. [h2]Gerçekçi Oyunlarda DLSS 5 Her Zaman Şart Değil[/h2] İlginç şekilde DLSS 5'in en az gerekli olduğu oyunlardan bazıları zaten son derece gerçekçi görünen yapımlar olabilir. Kingdom Come: Deliverance 2 buna güzel bir örnek. Oyun zaten oldukça doğal bir görüntüye sahip. Çevreler, ışıklandırma ve materyaller başarılı. DLSS 5 etkinleştirildiğinde bazı ayrıntılar daha iyi görünebilir. Gölgelendirme biraz daha doğal olabilir. Fakat genel görüntü değişimi her sahnede büyük olmayabilir. Böyle durumlarda performans kaybıyla görüntü kazancı arasında ciddi bir dengesizlik oluşabilir. [quote]Bir teknoloji görüntüyü iyileştiriyor olabilir. Ancak asıl soru, bu iyileştirmenin ödediğiniz performans bedeline değip değmediğidir.[/quote] [h2]Stilize Oyunlarda İş Daha da Karmaşık[/h2] Zelda veya Genshin Impact gibi stilize grafiklere sahip oyunlarda konu yalnızca performans değil. Burada sanat tarzı da işin içine giriyor. Bu oyunlar gerçek dünyayı birebir taklit etmeye çalışmıyor. Renkler, ışıklar ve materyaller belirli bir görsel kimliğe göre tasarlanıyor. Nöral işleme bazı sahnelerde görüntüyü daha ayrıntılı hale getirebilir. Ancak bazen bu iyileştirme oyunun orijinal havasına uymayabilir. [h3]Aynı Oyunda Bile Sonuç Değişebiliyor[/h3] İşin ilginç tarafı DLSS 5'in başarısı yalnızca oyundan oyuna değişmiyor. Aynı oyun içerisinde bile sahneden sahneye değişebiliyor. Bir açık alanda fark neredeyse görünmeyebilir. Birkaç metre ilerleyip kapalı bir mekâna girdiğinizde ise aydınlatma, yüzey detayları, derinlik, malzeme görünümü çok daha başarılı hale gelebilir. Bu da DLSS 5'in tek bir kalite ayarı olarak değerlendirilmesinin zor olduğunu gösteriyor. [h2]İç Mekânlarda Neden Daha Etkileyici Olabiliyor?[/h2] Nöral görüntü işleme özellikle karmaşık ışık dağılımının bulunduğu iç mekânlarda daha etkileyici sonuçlar verebiliyor. Bir odada duvarlardan yansıyan ışık, farklı malzemeler, gölgeler, küçük dekorasyon öğeleri, kapalı alan derinliği aynı anda görüntünün genel atmosferini etkiliyor. Bu tür sahnelerde küçük aydınlatma iyileştirmeleri bile görüntünün daha üç boyutlu görünmesini sağlayabiliyor. Açık arazide neredeyse fark edilmeyen teknoloji, aynı oyunun kapalı mekânında bir anda çok daha anlamlı hale gelebiliyor. [h2]DLSS 5 İçin En İlginç Oyun Grubu: Yarı Gerçekçi Yapımlar[/h2] Bence teknolojinin en dikkat çekici olduğu oyunlardan bazıları ne tamamen fotogerçekçi ne de tamamen stilize olan yapımlar. Bu gruba örnek olarak; [ol] [li]GTA serisi[/li] [li]Marvel's Spider-Man[/li] [li]BioShock Infinite[/li] [li]Hogwarts Legacy[/li] [li]Atomic Heart[/li] [/ol] gibi oyunlar verilebilir. Bu oyunların kendine özgü bir sanat tarzı var ancak aynı zamanda gerçek dünyaya benzeyen materyaller, ışıklandırma ve şehir ortamları kullanıyorlar. Dolayısıyla nöral görüntü işleme burada oyunun kimliğini tamamen değiştirmeden ekstra gerçekçilik sağlayabilir. [h2]GTA Gibi Oyunlarda Neden Daha İyi Çalışabilir?[/h2] GTA oyunları bu konuda ilginç bir orta noktada bulunuyor. Dünya gerçekçi. Araçlar gerçekçi. Şehir yapısı gerçekçi. Ancak oyun tamamen fotogerçekçi değil. Özellikle eski GTA oyunlarında modeller ve materyaller teknolojik dönemlerinin izlerini taşıyor. Nöral işleme; aydınlatmayı, yüzeyleri, gölgeleri ve çevresel ayrıntıları geliştirerek eski oyunun temel tasarımını değiştirmeden daha modern bir görüntü oluşturabilir. Bu nedenle DLSS 5'in en ilginç kullanım alanlarından biri eski fakat hâlâ güçlü sanat tasarımına sahip oyunlar olabilir. [h2]FPS Oyunları DLSS 5 İçin Çok Uygun Olabilir[/h2] Kaynak metindeki ilginç gözlemlerden biri de birinci şahıs nişancı oyunlarıyla ilgili. Üçüncü şahıs oyunlarda karakter modeline sürekli baktığımız için küçük değişiklikler hemen fark ediliyor. Karakterin yüzü veya kıyafetleri değiştiğinde oyuncu bunu doğrudan görebiliyor. FPS oyunlarında ise ana karakter çoğu zaman ekranda görünmüyor. Bunun yerine çevreye odaklanıyoruz. Bu nedenle nöral işleme; [ol] [li]Duvar malzemelerinde[/li] [li]Işıklandırmada[/li] [li]Silahlarda[/li] [li]Çevre detaylarında[/li] [li]Gölgelerde[/li] [/ol] daha rahat kullanılabiliyor. Karakterin sanatsal kimliğini değiştirme riski daha düşük olduğu için teknoloji bazı FPS oyunlarında daha doğal hissettirebilir. [h2]Eski FPS Oyunları İçin Özellikle İlginç[/h2] Eski oyunlarda temel geometri hâlâ işlevsel olabilir. Ancak materyaller, ışıklandırma ve yüzey detayları artık yaşını belli eder. Burada nöral görüntü işleme ilginç bir alternatif sunuyor. Tam remake yapmak yerine oyunun mevcut yapısının üzerine yeni bir görsel katman eklenebilir. Elbette bu gerçek bir remake ile aynı şey değil. Animasyonlar, geometri ve oyun mekanikleri değişmez. Fakat yalnızca görüntü açısından eski oyuna yeniden bakmak için oldukça ilginç bir yöntem olabilir. [h2]Simülasyon Oyunları DLSS 5'ten Çok Faydalanabilir[/h2] Simülasyon oyunları grafik teknolojileri açısından farklı bir kategori. Bu oyunlarda geliştiriciler genellikle önceliği fizik, mekanikler, araç davranışı, harita büyüklüğü, simülasyon doğruluğu gibi alanlara verir. Grafik bütçesi her zaman AAA aksiyon oyunları kadar yüksek olmayabilir. İşte bu nedenle nöral görüntü işleme simülasyonlarda oldukça işe yarayabilir. Örneğin; [ol] [li]Farming Simulator[/li] [li]Dirt Rally[/li] [li]Araç simülasyonları[/li] [li]Uçuş simülasyonları[/li] [/ol] gibi oyunlarda çevre görünümünün daha gerçekçi hale gelmesi sürükleyiciliğe doğrudan katkı sağlayabilir. [b]Simülasyonlarda küçük bir grafik iyileştirmesi bile gerçek dünyadaymış hissini ciddi şekilde artırabilir.[/b] [h2]Eski Oyunlar İçin Yapay Bir Remaster Dönemi Başlayabilir mi?[/h2] DLSS 5'in bana göre en ilginç kullanım alanlarından biri eski oyunlar. Bugün birçok klasik oyun hâlâ oynanabilir durumda. Sorun genellikle mekaniklerden çok görsel yaşlanma. Eski dokular. Basit aydınlatma. Yetersiz materyaller. Zayıf gölgeler. Nöral işleme bu alanlarda oyunun kaynak dosyalarını tamamen yeniden üretmeden görüntüyü daha modern hale getirebilir. [quote]Bu gerçek bir remaster değildir ancak eski bir oyunu tekrar oynamak için oldukça güçlü bir görsel yenileme yöntemi olabilir.[/quote] Özellikle mod topluluklarının bu teknolojiyi nasıl kullanacağı bence önümüzdeki dönemde oldukça ilginç olacak. [h2]Remaster ile Remake Arasındaki Farkı Unutmamak Gerekiyor[/h2] Yine de burada sınırı doğru çizmek lazım. DLSS 5 yeni animasyonlar oluşturmaz, eski görev tasarımını değiştirmez, düşük poligonlu modeli tamamen yeniden yapmaz, oyunun mekaniklerini modernleştirmez. Bu nedenle gerçek bir remake'in yerini tutmaz. Daha doğru tanım şu olabilir: [b]Eski oyunun mevcut görsel verisini daha modern ve etkileyici göstermeye çalışan gelişmiş bir görüntü işleme katmanı.[/b] [h2]Korku Oyunları İçin Çok Güçlü Bir Araç Olabilir[/h2] Korku oyunlarında grafik kalitesi yalnızca güzel görüntü anlamına gelmiyor. Atmosfer doğrudan oynanışın parçası. Gölgeler. Karanlık. Sis. Dar koridorlar. Işığın yüzeylerden yansıması. Bütün bunlar oyuncunun psikolojik durumunu etkiliyor. Bu nedenle DLSS 5 gibi nöral görüntü teknolojileri korku oyunlarında diğer türlerden daha büyük etki yaratabilir. [h3]Silent Hill 2 Remake[/h3] Kaynak metindeki deneyimde Silent Hill 2 Remake özellikle dikkat çekiyor. Normal görüntü zaten başarılı olmasına rağmen nöral işlemenin aydınlatmayı, atmosferi, malzeme görünümünü ve genel sahne derinliğini geliştirdiği belirtiliyor. Buradaki önemli nokta görüntünün yalnızca "daha keskin" olması değil. Atmosferin değişmesi. [b]Korku oyunlarında gerçek başarı tam olarak burada ortaya çıkıyor.[/b] [h3]Alien: Isolation ve Resident Evil 7[/h3] Alien: Isolation veya Resident Evil 7 gibi oyunlar da bu teknoloji için oldukça ilginç adaylar. Her iki oyun da atmosferi büyük ölçüde ışıklandırma ve çevre tasarımı üzerinden kuruyor. Nöral işlemeyle karanlık sahnelerin daha doğal hale gelmesi, materyallerin gerçekçiliğinin artması ve ışık kaynaklarının daha iyi görünmesi oyunun genel hissini güçlendirebilir. [h2]Peki DLSS 5 Gerçekten Ne Kadar Performans Harcıyor?[/h2] En önemli konu burası. Çünkü grafik teknolojisinin ne kadar güzel olduğu tek başına yeterli değil. Oyunun oynanabilir kalması gerekiyor. Kaynak metindeki testlerde DLSS 5'in bazı durumlarda oldukça ağır performans maliyeti oluşturduğu belirtiliyor. Bu yüzden DLSS 5'i ücretsiz bir görüntü iyileştirmesi gibi düşünmek yanlış olur. Bir anlamda; ışın izleme, yüksek çözünürlüklü gölgeler, yüksek kaliteli yansımalar gibi başka bir grafik ayarıdır. Kalite arttıkça donanım maliyeti de artar. [h2]Model Çözünürlüğünü Düşürmek Çözüm Olabilir mi?[/h2] Kaynak metinde resmi olmayan uygulamalarda nöral modelin çalışma çözünürlüğünün ayrı olarak ayarlanabildiğinden bahsediliyor. Buradaki fikir oldukça mantıklı. Nöral sistemin mutlaka tam çözünürlükte çalışması gerekmeyebilir. Model daha düşük çözünürlükte çalıştırılarak performans artırılabilir. Örneğin kaynak testinde model çözünürlüğünün yaklaşık yüzde 75 seviyesine düşürülmesinin görüntünün büyük bölümünü korurken performansı artırabildiği belirtiliyor. Daha düşük seviyelerde performans daha fazla yükselse de saç gibi ince detaylarda bozulmalar görülebiliyor. Bu yaklaşım gelecekte önemli olabilir. [quote]DLSS 5'in başarısı yalnızca görüntünün ne kadar iyi olduğu değil, aynı görüntünün ne kadar düşük maliyetle üretilebildiğiyle belirlenecek.[/quote] [h2]DLSS 5'in Geleceğini Optimizasyon Belirleyecek[/h2] Şu anda teknolojinin en büyük problemi bence görüntü kalitesinden çok maliyeti. Çünkü iyi sonuç alabildiğini artık görebiliyoruz. Asıl soru şu: Bu kaliteyi kaç FPS karşılığında alacağız? Eğer geliştiriciler; [ol] [li]Sahne bazlı kullanım[/li] [li]Nesne maskeleme[/li] [li]Dinamik kalite seviyeleri[/li] [li]Düşük model çözünürlüğü[/li] [li]Donanıma göre otomatik ayar[/li] [/ol] gibi yöntemleri doğru kullanırsa DLSS 5 çok daha mantıklı hale gelebilir. [h2]Her Oyunda Açılması Gereken Bir Özellik Değil[/h2] Bence DLSS 5 hakkındaki en önemli sonuç bu. Ray Tracing için de aynı durum geçerli. Her oyunda maksimum seviyede açmak zorunda değilsiniz. Bazı oyunlarda görüntüyü ciddi şekilde geliştirir. Bazılarında küçük bir fark yaratır. Bazılarında ise oyunun sanat tarzını bozabilir. DLSS 5 de aynı şekilde değerlendirilmeli. [b]Teknolojinin var olması, her oyunda kullanılması gerektiği anlamına gelmiyor.[/b] [h2]Hangi Oyunlarda DLSS 5 Daha Mantıklı Görünüyor?[/h2] Bugünkü örneklere bakınca teknoloji özellikle şu türlerde daha anlamlı görünüyor: [ol] [li]Eski oyunlar[/li] [li]Gerçekçi veya yarı gerçekçi grafiklere sahip oyunlar[/li] [li]FPS oyunları[/li] [li]Simülasyonlar[/li] [li]Atmosfer ağırlıklı korku oyunları[/li] [li]Karmaşık iç mekân aydınlatmasına sahip yapımlar[/li] [/ol] Buna karşılık tamamen stilize grafiklere sahip oyunlarda daha dikkatli kullanılması gerekiyor. [h2]DLSS 5 İyi mi Kötü mü?[/h2] Bence artık bu soruyu yalnızca "iyi" veya "kötü" şeklinde cevaplamak doğru değil. DLSS 5 güçlü bir araç. Ama her güçlü araç gibi doğru kullanılması gerekiyor. NBA 2K27 örneği bize görüntü kalitesi ile performans arasındaki dengenin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Stilize oyunlar sanatsal kontrolün önemini gösteriyor. Eski oyunlar ise teknolojinin ne kadar heyecan verici olabileceğini gösteriyor. Korku oyunları ve simülasyonlar da doğru uygulandığında nöral görüntü işlemenin yalnızca grafik kalitesini değil oyunun atmosferini değiştirebileceğini gösteriyor. [quote]DLSS 5'in gerçek başarısı "en güzel görüntüyü" üretmek değil, oyuncunun fark edebileceği kadar iyi bir görüntüyü kabul edilebilir performansla üretmek olacak.[/quote] Şu anda teknoloji etkileyici. Ama pahalı. Bazı oyunlarda harika. Bazılarında gereksiz. Bazı sahnelerde ise oyunun tamamından daha etkileyici sonuç verebiliyor. Bence tam da bu nedenle DLSS 5'i değerlendirmek için tek bir ekran görüntüsüne bakmak yeterli değil. [i]Asıl görmek istediğim şey, geliştiricilerin birkaç ay içerisinde bu teknolojiyi ne kadar akıllı ve seçici kullanmayı öğreneceği.[/i] [b]Sizce DLSS 5 için yüzde 30-50 civarında performans kaybı kabul edilebilir mi? Görüntü belirgin şekilde iyileşiyorsa FPS'den vazgeçer misiniz, yoksa akıcılık her zaman önce mi gelir?[/b]
    Beğen
    13
    2 Cevaplar 0 Paylaşımlar 547 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • XDA - Oyuncular yüksek ortalama kare hızlarının peşinde koşmayı bırakmalı; bu, en iyi oyun deneyimini garanti etmiyor.
    XDA editörleri, oyuncuları yüksek ortalama kare hızlarının peşinde koşmayı bırakıp diğer izleme parametrelerine dikkat etmeye çağırdı.

    Uzmanlar, etkileyici ortalama kare hızı rakamlarının en iyi oyun deneyimini garanti etmediğini, çünkü bu rakamların normal takılmaları, mikro takılmaları ve düzensiz kare hızlarını gizleyebileceğini savunuyor. "Ortalama FPS" ölçümünün temel sorunu, önemli kare hızı düşüşlerini neredeyse hiç tespit edememesidir. Bunlar "Düşük FPS %1" ve "Düşük FPS %0,1" parametreleriyle yansıtılır. Tüm oyuncuların ortalama kare hızlarının yanı sıra bu ölçümleri de takip etmeye başlamasının zamanı geldi.

    Bir diğer önemli ölçüt ise "Kare Süresi"dir. Bu, bilgisayarınızın bir kareyi baştan sona oluşturmasının milisaniye cinsinden ne kadar sürdüğünü ölçer. Örneğin, sabit 100 fps'de, her kare yaklaşık 10 milisaniyede oluşturulmalıdır. Bir kare gecikirse, kullanıcı hoş olmayan bir takılma etkisi fark edecektir.

    Ayrıca uzmanlar, kullanıcıların "GPU Meşguliyeti" ve "VRAM Kullanımı" parametrelerini izlemeye başlamalarını şiddetle tavsiye ediyor. Bu ölçümlerin izlenmesi, sistem performansı hakkında daha kapsamlı bir bilgi sağlayacak ve daha etkili sorun gidermeye olanak tanıyacaktır.

    Alıntıdır. Ana kaynak:
    https://www.xda-developers.com/games-still-stutter-100-fps-because-average-frame-rate-hides-real-problem/
    [b]XDA editörleri, oyuncuları yüksek ortalama kare hızlarının peşinde koşmayı bırakıp diğer izleme parametrelerine dikkat etmeye çağırdı. [/b] Uzmanlar, etkileyici ortalama kare hızı rakamlarının en iyi oyun deneyimini garanti etmediğini, çünkü bu rakamların normal takılmaları, mikro takılmaları ve düzensiz kare hızlarını gizleyebileceğini savunuyor. "Ortalama FPS" ölçümünün temel sorunu, önemli kare hızı düşüşlerini neredeyse hiç tespit edememesidir. Bunlar "Düşük FPS %1" ve "Düşük FPS %0,1" parametreleriyle yansıtılır. Tüm oyuncuların ortalama kare hızlarının yanı sıra bu ölçümleri de takip etmeye başlamasının zamanı geldi. Bir diğer önemli ölçüt ise "Kare Süresi"dir. Bu, bilgisayarınızın bir kareyi baştan sona oluşturmasının milisaniye cinsinden ne kadar sürdüğünü ölçer. Örneğin, sabit 100 fps'de, her kare yaklaşık 10 milisaniyede oluşturulmalıdır. Bir kare gecikirse, kullanıcı hoş olmayan bir takılma etkisi fark edecektir. Ayrıca uzmanlar, kullanıcıların "GPU Meşguliyeti" ve "VRAM Kullanımı" parametrelerini izlemeye başlamalarını şiddetle tavsiye ediyor. Bu ölçümlerin izlenmesi, sistem performansı hakkında daha kapsamlı bir bilgi sağlayacak ve daha etkili sorun gidermeye olanak tanıyacaktır. Alıntıdır. Ana kaynak: https://www.xda-developers.com/games-still-stutter-100-fps-because-average-frame-rate-hides-real-problem/
    Beğen
    9
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 289 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Orijinal Vice City'ye duyulan nostalji
    Vice City ekran görüntülerini ilk gördüğünüz anı hatırlıyor musunuz? Ben şahsen, bilgisayarım olmadan önce bir oyun dergisinde görmüştüm.

    GTA VI'da da "Görev Tamamlandı" temasının olmasını gerçekten çok isterdim.
    Vice City ekran görüntülerini ilk gördüğünüz anı hatırlıyor musunuz? Ben şahsen, bilgisayarım olmadan önce bir oyun dergisinde görmüştüm. GTA VI'da da "Görev Tamamlandı" temasının olmasını gerçekten çok isterdim.
    Beğen
    10
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 113 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • XDA - Monitörünüzü yükseltmek, çoğu zaman yeni bir işlemci ve ekran kartı satın almaktan daha önemli bir yükseltmedir
    Oyuncular arasında yaygın bir inanışa göre, bir bilgisayarı yükseltmenin en iyi yolu yeni bir işlemci veya ekran kartı satın almaktır.

    Ancak XDA bu görüşe katılmıyor. Uzmanlar, sistemde eski bir monitör kullanılıyorsa, bilgisayar bileşenlerini yükseltmenin istenen oyun deneyimini sağlamayabileceğini savunuyor. Bu durumda, işlemci ve grafik işlem gücünün tamamı boşa gidecek, çünkü ekran, sağladıkları çözünürlüğü ve kare hızını tam olarak görüntüleyemeyecek ve bir "darboğaz" etkisi yaratacaktır.

    Aynı zamanda, yeni monitör oyunlardaki sürükleyiciliği önemli ölçüde artırıyor; bu da başka hiçbir bilgisayar bileşeninin sağlayamayacağı bir şey. Ve bu ay, yeni bir ekran satın almak için en iyi zaman, çünkü fiyatları hala makul seviyede, diğer bilgisayar bileşenlerinin fiyatları ise önemli ölçüde arttı.

    Alıntıdır, ana kaynak:
    https://www.xda-developers.com/the-single-best-pc-upgrade-i-made-wasnt-a-new-cpu-or-gpu/
    Oyuncular arasında yaygın bir inanışa göre, bir bilgisayarı yükseltmenin en iyi yolu yeni bir işlemci veya ekran kartı satın almaktır. Ancak XDA bu görüşe katılmıyor. Uzmanlar, sistemde eski bir monitör kullanılıyorsa, bilgisayar bileşenlerini yükseltmenin istenen oyun deneyimini sağlamayabileceğini savunuyor. Bu durumda, işlemci ve grafik işlem gücünün tamamı boşa gidecek, çünkü ekran, sağladıkları çözünürlüğü ve kare hızını tam olarak görüntüleyemeyecek ve bir "darboğaz" etkisi yaratacaktır. Aynı zamanda, yeni monitör oyunlardaki sürükleyiciliği önemli ölçüde artırıyor; bu da başka hiçbir bilgisayar bileşeninin sağlayamayacağı bir şey. Ve bu ay, yeni bir ekran satın almak için en iyi zaman, çünkü fiyatları hala makul seviyede, diğer bilgisayar bileşenlerinin fiyatları ise önemli ölçüde arttı. Alıntıdır, ana kaynak: https://www.xda-developers.com/the-single-best-pc-upgrade-i-made-wasnt-a-new-cpu-or-gpu/
    Beğen
    9
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 126 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Bilgisayar masası nasıl seçilir?
    Çoğumuz için bilgisayar masası, her gün saatlerce vakit geçirdiğimiz bir çalışma alanı haline geldi. Bu alanın rahatlığı ve konforu sadece verimliliğimizi değil, bazen sağlığımızı bile belirliyor. Bu durum, masa tablasının yüksekliği, klavye tablasının varlığı ve ek bağlantı noktaları ve prizler gibi faktörlerden etkilenebilir. Elbette, bilgisayar için özel olarak tasarlanmış bir masa daha iyi performans gösterecektir, bu nedenle birini seçerken hangi hususları göz önünde bulundurmamız gerektiğini ele alalım.

    Bilgisayar masası çeşitleri

    Geleneksel olarak, tüm bilgisayar masaları iki büyük kategoriye ayrılabilir.


    Bilgisayar ofis masaları genellikle bilgisayar çalışmaları için özel olarak tasarlanmıştır. Bununla birlikte, oyun oynamak da nispeten rahat olabilir. Bu masalar genellikle çalışma alanının ergonomisine önem verir kağıtlar, klavyeler, çekmeceler veya hatta ayaklıklar için raflar içerirler. Bu masalar ayrıca sade ve çok yönlü bir tasarıma sahiptir.

    Oyun masaları, oyunculara yönelik ve öncelikle oyun oynamak için tasarlanmış modellerdir . Genellikle raf veya çekmeceleri yoktur, asıl odak noktası estetiktir. Bu parlak, iddialı masalar oyun koltuklarıyla uyumludur; bazı modellerde RGB aydınlatma, özel çalışma yüzeyi kaplamaları ve doğrudan masa üstünde ek bağlantı noktaları bulunur.


    Şekil faktörü
    Masalar, iç mekandaki belirli bir alana daha iyi uyum sağlamak için farklı şekillerde olabilir:

    Düz masaların standart, düz bir masa tablası vardır. Bu formatta masalar duvara yaslanarak yerleştirilir.

    Köşe üniteleri, yerden tasarruf sağlamak amacıyla bir köşeye monte edilmek üzere tasarlanmıştır. Daha küçük odalar için tek çözüm olabilirler.

    Kombine masalar, önceki iki form faktörünü birleştiren masalardır. Genellikle, birden fazla çalışma alanına veya daha büyük bir masa üstü yüzeyine ihtiyaç duyulan çalışma alanlarının bir uzantısı olarak kullanılırlar.

    Her bilgisayar masası modelinde, ergonomiyi iyileştirmek ve çalışmayı daha konforlu hale getirmek için tasarlanmış küçük çözümler bulunmaktadır.

    Masa üstü yüksekliği
    Çoğu bilgisayar masasının masa tablası yüksekliği, yerden yaklaşık 75 cm yükseklikte standart bir seviyededir; bu çoğu insan için rahattır. Kişinin boyuna ve sandalyesinin yükseklik ayarına bağlı olarak, 80 cm'den daha yüksek masalar da düşünülebilir. 80 cm'den daha yüksek masalar genellikle ayakta çalışma için tasarlanmıştır. Masa tablasının yüksekliği, doğru duruş için sandalyenin kendisi kadar önemlidir.

    Tezgahın derinliği ve genişliği
    Burada herkes kendi ihtiyaçlarına en uygun masa boyutunu seçiyor. Standart bir çalışma masasının yaklaşık 120 x 70 cm olduğunu hatırlamak önemlidir bundan çok daha küçük herhangi bir masa yetişkin biri için dar gelebilir. Öte yandan, hantal ve derin bir masa odada çok değerli yer kaplayacaktır. Rehber olarak, önerilen 50 cm'lik göz ve monitör mesafesini kullanabilir ve oradan çalışabilirsiniz.

    Klavye rafı
    Genellikle ofis bilgisayar masalarında bulunan bu tasarım, yerden tasarruf sağlar ve evrak işleri için alan açar. Çalışma için kullanışlı olsa da, genellikle klavye kullanım konforunu azaltır genellikle çok alçakta konumlandırılır ve yazarken dirseklerin gövdeye yakın olmasına neden olarak sırtı zorlar. Bu tasarım oyun masalarında nadiren kullanılır.

    Ek raflar
    Raflar öncelikle ofis bilgisayar masalarının bir özelliği olsa da, sadece kağıtlar ve ofis ekipmanları için değil, örneğin bir ses sistemi veya diğer çevre birimleri için de kullanılabilirler. Raflar masa üstünün altına veya üstüne yerleştirilebilir ancak bu durumda masanın görünümü estetik açıdan önemli ölçüde bozulabilir.

    Bilgisayarınızı masa tablasının altına yerleştirmenizi sağlayan sistem ünitesi rafından bahsetmekte fayda var; bu raf genellikle ofis masalarında bulunur, ancak oyun masalarında daha az rastlanır.

    Masa üstündeki oyuk
    Her tür masada bulunan ve genellikle oyun masalarında kullanılan yamuk şeklindeki çentik, ellerinizi doğru konumlandırmanıza ve yorgunluğu ve karpal tünel sendromunu önlemenize yardımcı olur.

    Kutular
    Bu özellik, ofis masaları için oldukça kullanışlıdır kağıtları düzenlemenize ve çalışma alanını düzenli ve estetik açıdan hoş hale getirmenize olanak tanır.

    Komidin
    Bazı modellerde çekmeceler ayrı bir dolap halinde birleştirilmiştir bu, bazıları için iyi bir çözüm olabilir. Çalışma veya ofis için bir masa seçiyorsanız, bunu göz önünde bulundurmaya değer.

    Masa tablası kalınlığı
    Özellikle ağır ofis ekipmanları veya hoparlörler içeriyorsa, bir masanın üzerindeki yük oldukça önemli olabilir. 1,5 cm'den daha ince yonga levhalar bu durum için yeterli olmayabilir. Masa tablasına ağır bir yük koymayı planlıyorsanız, en az 2 cm kalınlığında modelleri tercih etmeniz daha iyi olur.

    Bilgisayar masası çok sayıda kablo gerektirir. Bu kablolar, masa tablasının altında bunları gizlemek için özel kablo kutuları yoksa genellikle gelişigüzel bir şekilde düzenlenmek zorunda kalır. Ayrıca, bu kutulara uzatma kablosu veya aşırı gerilim koruyucu yerleştirme imkanının olması da önemlidir.

    Kablo kanalları
    Kablo yönetimi de büyük ölçüde basitleştirilmiştir monitörden ve tüm çevre birimlerinden gelen kablolar, masa tablasındaki özel bir delikten geçirilebilir. Bu, masanın duvara tamamen yaslanmasını sağlayarak kablolar için boşluk bırakmaz ve çalışma alanının görünümünü de iyileştirir.

    Üretim malzemesi
    Bilgisayar masası modelinin seçimi büyük ölçüde yapıldığı malzemelere bağlıdır hem dayanıklılık özellikleri hem de tasarım ve dış estetik açısından farklılıklar vardır.

    Masa tablası şunlardan yapılabilir.

    1. Sunta veya lamine sunta, hemen hemen tüm masalarda bir şekilde kullanılan en popüler ve ucuz seçenektir, ancak nem ve rutubete karşı hassastır.
    2. MDF biraz daha sağlam ve dayanıklı bir malzemedir, ancak aynı zamanda daha pahalı ve daha ağırdır.
    3. Plastik veya cam, dayanıklılık açısından iyidir ve genellikle estetik açıdan hoş görünürler, ancak her birinin kendine özgü performans özellikleri vardır. Örneğin, plastik çizilebilirken, cam darbelere karşı hassastır.
    4. Masa üstü yüzey kaplamaları da çeşitlilik gösterebilir oyun masalarında genellikle aşınma direncini artırmak için karbon fiber film veya benzeri malzemeler kullanılır ve bunlar MDF veya sunta tabana yapıştırılır. Bu masaların çizilmesi zordur, bu da özellikle oyuncular için önemlidir.
    5. Masa iskeleti de aynı ahşap esaslı malzemelerden yapılabilir bu durum genellikle ofis bilgisayar masaları için geçerlidir. Bununla birlikte, ağır hizmet tipi masalar için metal iskeletli masalar daha iyi bir seçimdir; bu durum neredeyse tüm oyun masaları ve tasarım ve estetik çekiciliğe önem veren birçok masa için geçerlidir.
    Yükseklik ayarı
    Oturarak yapılan işler genellikle saatlerce bilgisayar başında hareketsiz kalmayı içerdiğinden, bu durum zamanla fiziksel hareketsizlik, kötü duruş ve sırt problemleri gibi olumsuz sağlık sonuçlarına yol açabilir. Bunu önlemek için, ayakta çalışmanıza olanak tanıyan, yüksekliği ayarlanabilir özel masalar mevcuttur. Duruşunuzu periyodik olarak değiştirerek, iyi bir fiziksel formda kalabilir ve sağlık sorunlarından kaçınabilirsiniz.

    Yükseklik ayarlama türüne göre bu tür masalar iki gruba ayrılabilir.

    Mekanik yükseklik ayarı. Bu masa modellerinde yükseklik, masa tablasının manuel olarak kaldırılıp raylar boyunca sabitlenmesini gerektiren gizli bir şekilde veya çevrilmesi gereken bir kol mekanizmasıyla ayarlanabilir. Her iki yöntem de biraz zaman ve fiziksel çaba gerektirir ve bu da zamanla kişinin bu özelliği kullanma yeteneğini kaybetmesine yol açabilir. Bununla birlikte, bu masalar elektrik motoru içermediği için daha ucuzdur.

    Otomatik ayarlama. Bu, bir düğmeye basıldığında masa tablasını istenen yüksekliğe kaldıran elektrikli tahrik sistemlerini içerir. En gelişmiş modeller ayrıca birden fazla masa tablası konumunu hafızaya alarak hızlı geri çağırmaya olanak tanır. Bu ayarlama yöntemi en kullanışlı olanıdır, ancak masanın maliyetini önemli ölçüde artırır.

    Tezgah üzerindeki prizler ve elektrik çıkışları
    Elbette, bir bilgisayar masasında ekstra priz veya bağlantı noktalarının olması, özellikle de masa üstünde uygun bir konumda bulunmaları durumunda harika bir avantajdır. Bu modeller, örneğin masa ile birlikte bir USB hub da elde edeceğiniz için, kullanım kolaylığı açısından belirgin bir avantaj sunmaktadır.

    Tasarım
    Çalışma veya oyun alanının görünümü herkes için önemlidir. Burada da her şeyde olduğu gibi aynı kural geçerlidir. Bir masa ne kadar estetik açıdan hoş görünürse, o kadar pahalı olma eğilimindedir. Özel malzemeler, kaplamalar, çelik çerçeve veya cam masa tablası bunların hepsi tasarım açısından çekici olacaktır, ancak standart bir sunta masaya göre daha pahalı olacaktır. Masanın özgünlüğü, bazı modellerde bulunan RGB aydınlatma ile vurgulanabilir.
    Çoğumuz için bilgisayar masası, her gün saatlerce vakit geçirdiğimiz bir çalışma alanı haline geldi. Bu alanın rahatlığı ve konforu sadece verimliliğimizi değil, bazen sağlığımızı bile belirliyor. Bu durum, masa tablasının yüksekliği, klavye tablasının varlığı ve ek bağlantı noktaları ve prizler gibi faktörlerden etkilenebilir. Elbette, bilgisayar için özel olarak tasarlanmış bir masa daha iyi performans gösterecektir, bu nedenle birini seçerken hangi hususları göz önünde bulundurmamız gerektiğini ele alalım. [h3]Bilgisayar masası çeşitleri[/h3] [b]Geleneksel olarak, tüm bilgisayar masaları iki büyük kategoriye ayrılabilir. [/b] Bilgisayar ofis masaları genellikle bilgisayar çalışmaları için özel olarak tasarlanmıştır. Bununla birlikte, oyun oynamak da nispeten rahat olabilir. Bu masalar genellikle çalışma alanının ergonomisine önem verir kağıtlar, klavyeler, çekmeceler veya hatta ayaklıklar için raflar içerirler. Bu masalar ayrıca sade ve çok yönlü bir tasarıma sahiptir. Oyun masaları, oyunculara yönelik ve öncelikle oyun oynamak için tasarlanmış modellerdir . Genellikle raf veya çekmeceleri yoktur, asıl odak noktası estetiktir. Bu parlak, iddialı masalar oyun koltuklarıyla uyumludur; bazı modellerde RGB aydınlatma, özel çalışma yüzeyi kaplamaları ve doğrudan masa üstünde ek bağlantı noktaları bulunur. [b]Şekil faktörü [/b]Masalar, iç mekandaki belirli bir alana daha iyi uyum sağlamak için farklı şekillerde olabilir: Düz masaların standart, düz bir masa tablası vardır. Bu formatta masalar duvara yaslanarak yerleştirilir. Köşe üniteleri, yerden tasarruf sağlamak amacıyla bir köşeye monte edilmek üzere tasarlanmıştır. Daha küçük odalar için tek çözüm olabilirler. Kombine masalar, önceki iki form faktörünü birleştiren masalardır. Genellikle, birden fazla çalışma alanına veya daha büyük bir masa üstü yüzeyine ihtiyaç duyulan çalışma alanlarının bir uzantısı olarak kullanılırlar. Her bilgisayar masası modelinde, ergonomiyi iyileştirmek ve çalışmayı daha konforlu hale getirmek için tasarlanmış küçük çözümler bulunmaktadır. [b]Masa üstü yüksekliği [/b]Çoğu bilgisayar masasının masa tablası yüksekliği, yerden yaklaşık 75 cm yükseklikte standart bir seviyededir; bu çoğu insan için rahattır. Kişinin boyuna ve sandalyesinin yükseklik ayarına bağlı olarak, 80 cm'den daha yüksek masalar da düşünülebilir. 80 cm'den daha yüksek masalar genellikle ayakta çalışma için tasarlanmıştır. Masa tablasının yüksekliği, doğru duruş için sandalyenin kendisi kadar önemlidir. [b]Tezgahın derinliği ve genişliği [/b]Burada herkes kendi ihtiyaçlarına en uygun masa boyutunu seçiyor. Standart bir çalışma masasının yaklaşık 120 x 70 cm olduğunu hatırlamak önemlidir bundan çok daha küçük herhangi bir masa yetişkin biri için dar gelebilir. Öte yandan, hantal ve derin bir masa odada çok değerli yer kaplayacaktır. Rehber olarak, önerilen 50 cm'lik göz ve monitör mesafesini kullanabilir ve oradan çalışabilirsiniz. [b]Klavye rafı [/b]Genellikle ofis bilgisayar masalarında bulunan bu tasarım, yerden tasarruf sağlar ve evrak işleri için alan açar. Çalışma için kullanışlı olsa da, genellikle klavye kullanım konforunu azaltır genellikle çok alçakta konumlandırılır ve yazarken dirseklerin gövdeye yakın olmasına neden olarak sırtı zorlar. Bu tasarım oyun masalarında nadiren kullanılır. [b]Ek raflar [/b]Raflar öncelikle ofis bilgisayar masalarının bir özelliği olsa da, sadece kağıtlar ve ofis ekipmanları için değil, örneğin bir ses sistemi veya diğer çevre birimleri için de kullanılabilirler. Raflar masa üstünün altına veya üstüne yerleştirilebilir ancak bu durumda masanın görünümü estetik açıdan önemli ölçüde bozulabilir. Bilgisayarınızı masa tablasının altına yerleştirmenizi sağlayan sistem ünitesi rafından bahsetmekte fayda var; bu raf genellikle ofis masalarında bulunur, ancak oyun masalarında daha az rastlanır. [b]Masa üstündeki oyuk [/b]Her tür masada bulunan ve genellikle oyun masalarında kullanılan yamuk şeklindeki çentik, ellerinizi doğru konumlandırmanıza ve yorgunluğu ve karpal tünel sendromunu önlemenize yardımcı olur. [b]Kutular[/b] Bu özellik, ofis masaları için oldukça kullanışlıdır kağıtları düzenlemenize ve çalışma alanını düzenli ve estetik açıdan hoş hale getirmenize olanak tanır. [b]Komidin[/b] Bazı modellerde çekmeceler ayrı bir dolap halinde birleştirilmiştir bu, bazıları için iyi bir çözüm olabilir. Çalışma veya ofis için bir masa seçiyorsanız, bunu göz önünde bulundurmaya değer. [b]Masa tablası kalınlığı [/b]Özellikle ağır ofis ekipmanları veya hoparlörler içeriyorsa, bir masanın üzerindeki yük oldukça önemli olabilir. 1,5 cm'den daha ince yonga levhalar bu durum için yeterli olmayabilir. Masa tablasına ağır bir yük koymayı planlıyorsanız, en az 2 cm kalınlığında modelleri tercih etmeniz daha iyi olur. Bilgisayar masası çok sayıda kablo gerektirir. Bu kablolar, masa tablasının altında bunları gizlemek için özel kablo kutuları yoksa genellikle gelişigüzel bir şekilde düzenlenmek zorunda kalır. Ayrıca, bu kutulara uzatma kablosu veya aşırı gerilim koruyucu yerleştirme imkanının olması da önemlidir. [b]Kablo kanalları [/b]Kablo yönetimi de büyük ölçüde basitleştirilmiştir monitörden ve tüm çevre birimlerinden gelen kablolar, masa tablasındaki özel bir delikten geçirilebilir. Bu, masanın duvara tamamen yaslanmasını sağlayarak kablolar için boşluk bırakmaz ve çalışma alanının görünümünü de iyileştirir. [b]Üretim malzemesi [/b]Bilgisayar masası modelinin seçimi büyük ölçüde yapıldığı malzemelere bağlıdır hem dayanıklılık özellikleri hem de tasarım ve dış estetik açısından farklılıklar vardır. [h3]Masa tablası şunlardan yapılabilir.[/h3] [ol] [li]Sunta veya lamine sunta, hemen hemen tüm masalarda bir şekilde kullanılan en popüler ve ucuz seçenektir, ancak nem ve rutubete karşı hassastır.[/li] [li]MDF biraz daha sağlam ve dayanıklı bir malzemedir, ancak aynı zamanda daha pahalı ve daha ağırdır.[/li] [li]Plastik veya cam, dayanıklılık açısından iyidir ve genellikle estetik açıdan hoş görünürler, ancak her birinin kendine özgü performans özellikleri vardır. Örneğin, plastik çizilebilirken, cam darbelere karşı hassastır.[/li] [li]Masa üstü yüzey kaplamaları da çeşitlilik gösterebilir oyun masalarında genellikle aşınma direncini artırmak için karbon fiber film veya benzeri malzemeler kullanılır ve bunlar MDF veya sunta tabana yapıştırılır. Bu masaların çizilmesi zordur, bu da özellikle oyuncular için önemlidir.[/li] [li]Masa iskeleti de aynı ahşap esaslı malzemelerden yapılabilir bu durum genellikle ofis bilgisayar masaları için geçerlidir. Bununla birlikte, ağır hizmet tipi masalar için metal iskeletli masalar daha iyi bir seçimdir; bu durum neredeyse tüm oyun masaları ve tasarım ve estetik çekiciliğe önem veren birçok masa için geçerlidir.[/li] [/ol] [b]Yükseklik ayarı [/b] Oturarak yapılan işler genellikle saatlerce bilgisayar başında hareketsiz kalmayı içerdiğinden, bu durum zamanla fiziksel hareketsizlik, kötü duruş ve sırt problemleri gibi olumsuz sağlık sonuçlarına yol açabilir. Bunu önlemek için, ayakta çalışmanıza olanak tanıyan, yüksekliği ayarlanabilir özel masalar mevcuttur. Duruşunuzu periyodik olarak değiştirerek, iyi bir fiziksel formda kalabilir ve sağlık sorunlarından kaçınabilirsiniz. [h3]Yükseklik ayarlama türüne göre bu tür masalar iki gruba ayrılabilir. [/h3] Mekanik yükseklik ayarı. Bu masa modellerinde yükseklik, masa tablasının manuel olarak kaldırılıp raylar boyunca sabitlenmesini gerektiren gizli bir şekilde veya çevrilmesi gereken bir kol mekanizmasıyla ayarlanabilir. Her iki yöntem de biraz zaman ve fiziksel çaba gerektirir ve bu da zamanla kişinin bu özelliği kullanma yeteneğini kaybetmesine yol açabilir. Bununla birlikte, bu masalar elektrik motoru içermediği için daha ucuzdur. Otomatik ayarlama. Bu, bir düğmeye basıldığında masa tablasını istenen yüksekliğe kaldıran elektrikli tahrik sistemlerini içerir. En gelişmiş modeller ayrıca birden fazla masa tablası konumunu hafızaya alarak hızlı geri çağırmaya olanak tanır. Bu ayarlama yöntemi en kullanışlı olanıdır, ancak masanın maliyetini önemli ölçüde artırır. [b]Tezgah üzerindeki prizler ve elektrik çıkışları[/b] Elbette, bir bilgisayar masasında ekstra priz veya bağlantı noktalarının olması, özellikle de masa üstünde uygun bir konumda bulunmaları durumunda harika bir avantajdır. Bu modeller, örneğin masa ile birlikte bir USB hub da elde edeceğiniz için, kullanım kolaylığı açısından belirgin bir avantaj sunmaktadır. [b]Tasarım[/b] Çalışma veya oyun alanının görünümü herkes için önemlidir. Burada da her şeyde olduğu gibi aynı kural geçerlidir. Bir masa ne kadar estetik açıdan hoş görünürse, o kadar pahalı olma eğilimindedir. Özel malzemeler, kaplamalar, çelik çerçeve veya cam masa tablası bunların hepsi tasarım açısından çekici olacaktır, ancak standart bir sunta masaya göre daha pahalı olacaktır. Masanın özgünlüğü, bazı modellerde bulunan RGB aydınlatma ile vurgulanabilir.
    Beğen
    6
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 291 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • GTA 4'ün RTX Remix ve DLSS 5 ile ilgili izlenimlerim
    Ç**********a övülen ve muhtemelen can sıkıcı olan DLSS 5'i GTA IV'te test etmeye karar verdim ve sonuçları paylaşmak istiyorum. Ancak bu, DLSS 5'ten ziyade RTX Remix modunun bir incelemesi oldu.

    RTX Remix, orijinal aydınlatmayı önemli ölçüde değiştiriyor: gündüz hava durumu sürekli bulutlu ve karanlıktan güneşli ve aydınlık hale geliyor. Bu da oyunun havasını ve tonunu önemli ölçüde değiştiriyor.

    Performans açısından, bu oyunu oynamak zor, çünkü RTX Remix'in özellikleri işlemciye çok fazla yük bindiriyor ve 13700k ile 40 fps alıyorum. Çizim mesafesini düşürebilir veya kare hızı üreteciyi açabilirim, ama bunu yapmak istemiyorum. Ayrıca, çizim mesafesi zaten oldukça kısa. Evet, bunun nedeni DLSS 5 değil; devre dışı bırakmak da yardımcı olmuyor.

    Genel görsel kalite açısından, mod orijinal oyunun tüm kusurlarını ortaya çıkarıyor. Eskiden her şey o kadar bulanıktı ki fark etmiyordum bile. Şimdi aynı saç bile berbat görünüyor. Dokular bazı yerlerde net, bazı yerlerde bulanık. PBR eksikliği var; tüm dokular düz. DLSS 5'in hiperrealizmi ve düşük poligon sayısı, yoldan geçenlerin yüzlerini My Summer Car veya Max Payne'deki gibi, gerçek insanların fotoğraflarının bir kareye yapıştırıldığı oyunlara benzetiyor. Niko'nun yüzü hala az çok detaylı, ancak kıyafetleri de aynı derecede dengesiz: temel ceket iyi, geri kalanı ise plastikten yapılmış gibi görünüyor. Bu, oyunun bütünlüğünü bozuyor ve sanki bir Vasyanka moduna girmişim gibi hissettiriyor ki bu da aslında doğru.

    Ama gece çöktüğünde ve yağmur yağmaya başladığında, her saniye ekran görüntüsü almak istedim. Karanlık tüm kusurları gizliyor ve su birikintileri ile tabelalardaki yansımalar RTX'in avantajlarını vurguluyor.

    Karşılaştırma için, işte orijinal oyunun Fusion Fix ile nasıl görünebileceği. Özellikle iyi bir çekim yaparsanız, oldukça iyi görünüyor. Ve en önemlisi, görsel bütünlük kaybolmamış; her şey orijinal oyundaki gibi görünüyor.

    Bu durum, animasyonları, dokuları ve modelleri olduğu gibi bırakırken aydınlatmayı fotogerçekçiliğe yaklaştıran bu yarım yamalak iyileştirmelerle eski oyunları oynamanın gerçekten değip değmeyeceğini sorgulamama neden oluyor. Tüm oyunu yeniden inşa etmeniz gerekecek ki bu da tam anlamıyla bir yeniden yapım olurdu. Şahsen, şimdilik oyunu RTX ve DLSS olmadan bitirmeye karar verdim.

    Güçlü bir işlemciye sahip güçlü bir bilgisayarınız varsa ve denemek istiyorsanız, biraz kurcalamanızı tavsiye ederim. Genel olarak, muhteşem bir deneyim.

    Modun GitHub sayfası indirmek için linkten ulaşabiirsiniz.

    https://github.com/xoxor4d/gta4-rtx
    Çokça övülen ve muhtemelen can sıkıcı olan DLSS 5'i GTA IV'te test etmeye karar verdim ve sonuçları paylaşmak istiyorum. Ancak bu, DLSS 5'ten ziyade RTX Remix modunun bir incelemesi oldu. RTX Remix, orijinal aydınlatmayı önemli ölçüde değiştiriyor: gündüz hava durumu sürekli bulutlu ve karanlıktan güneşli ve aydınlık hale geliyor. Bu da oyunun havasını ve tonunu önemli ölçüde değiştiriyor. Performans açısından, bu oyunu oynamak zor, çünkü RTX Remix'in özellikleri işlemciye çok fazla yük bindiriyor ve 13700k ile 40 fps alıyorum. Çizim mesafesini düşürebilir veya kare hızı üreteciyi açabilirim, ama bunu yapmak istemiyorum. Ayrıca, çizim mesafesi zaten oldukça kısa. Evet, bunun nedeni DLSS 5 değil; devre dışı bırakmak da yardımcı olmuyor. Genel görsel kalite açısından, mod orijinal oyunun tüm kusurlarını ortaya çıkarıyor. Eskiden her şey o kadar bulanıktı ki fark etmiyordum bile. Şimdi aynı saç bile berbat görünüyor. Dokular bazı yerlerde net, bazı yerlerde bulanık. PBR eksikliği var; tüm dokular düz. DLSS 5'in hiperrealizmi ve düşük poligon sayısı, yoldan geçenlerin yüzlerini My Summer Car veya Max Payne'deki gibi, gerçek insanların fotoğraflarının bir kareye yapıştırıldığı oyunlara benzetiyor. Niko'nun yüzü hala az çok detaylı, ancak kıyafetleri de aynı derecede dengesiz: temel ceket iyi, geri kalanı ise plastikten yapılmış gibi görünüyor. Bu, oyunun bütünlüğünü bozuyor ve sanki bir Vasyanka moduna girmişim gibi hissettiriyor ki bu da aslında doğru. Ama gece çöktüğünde ve yağmur yağmaya başladığında, her saniye ekran görüntüsü almak istedim. Karanlık tüm kusurları gizliyor ve su birikintileri ile tabelalardaki yansımalar RTX'in avantajlarını vurguluyor. Karşılaştırma için, işte orijinal oyunun Fusion Fix ile nasıl görünebileceği. Özellikle iyi bir çekim yaparsanız, oldukça iyi görünüyor. Ve en önemlisi, görsel bütünlük kaybolmamış; her şey orijinal oyundaki gibi görünüyor. Bu durum, animasyonları, dokuları ve modelleri olduğu gibi bırakırken aydınlatmayı fotogerçekçiliğe yaklaştıran bu yarım yamalak iyileştirmelerle eski oyunları oynamanın gerçekten değip değmeyeceğini sorgulamama neden oluyor. Tüm oyunu yeniden inşa etmeniz gerekecek ki bu da tam anlamıyla bir yeniden yapım olurdu. Şahsen, şimdilik oyunu RTX ve DLSS olmadan bitirmeye karar verdim. Güçlü bir işlemciye sahip güçlü bir bilgisayarınız varsa ve denemek istiyorsanız, biraz kurcalamanızı tavsiye ederim. Genel olarak, muhteşem bir deneyim. Modun GitHub sayfası indirmek için linkten ulaşabiirsiniz. https://github.com/xoxor4d/gta4-rtx
    Beğen
    11
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 371 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Forumda kısa sürede ilgi çeken bir paylaşım geldi:

    **ISI DAĞITICISI OLMAYAN RAM'LER IÇIN RAM SOĞUTMA PEDLERI?**

    Merhaba. İlk oyun bilgisayarımı toplamayı planlıyorum ve 32 GB DDR5 RAM (5600 MHz, CL46) için oldukça iyi bir fırsat buldum. Ancak RAM'in kendi soğutucusu yok ve bunun bir sorun olup olmayacağından emin değilim. Bazı online satış sitelerinde soğutucusuz RAM modülleri için soğutucular buldum. Bunlar...

    ───────────────
    Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz:

    https://techforum.tr/threads/7118/

    #dağıtıcısı #olmayan #ramler #soğutma #pedleri #teknoloji #techforumtr
    ⚡ Forumda kısa sürede ilgi çeken bir paylaşım geldi: 📌 **ISI DAĞITICISI OLMAYAN RAM'LER IÇIN RAM SOĞUTMA PEDLERI?** 📝 Merhaba. İlk oyun bilgisayarımı toplamayı planlıyorum ve 32 GB DDR5 RAM (5600 MHz, CL46) için oldukça iyi bir fırsat buldum. Ancak RAM'in kendi soğutucusu yok ve bunun bir sorun olup olmayacağından emin değilim. Bazı online satış sitelerinde soğutucusuz RAM modülleri için soğutucular buldum. Bunlar... ─────────────── 👉 Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz: 🔗 https://techforum.tr/threads/7118/ #dağıtıcısı #olmayan #ramler #soğutma #pedleri #teknoloji #techforumtr
    Beğen
    6
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 261 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Kablosuz farem çalışmıyor, ne yapmalıyım?
    Kablosuz fareyle ilgili sorunlar (algılanmama, bağlantı kesilmesi, açılmama) aşağıdaki nedenlerden kaynaklanabilir:
    • Farenin kendisinde meydana gelen arıza;
    • Yazılım uyumsuzlukları ve çakışmaları;
    • İşletim sistemi arızaları.
    Adım 1: Güç kaynağını kontrol edin
    Fare, bitmiş veya düşük pil seviyesi nedeniyle çalışmayabilir. Ancak, güç eksikliği tamamen arızaya neden olmayabilir, bunun yerine gecikmeli yanıt ve tuş basımlarının kaçırılmasına yol açabilir. Şarj edilmiş piller sorunu tamamen çözer.

    Adım 2: Sinyal kalitesini kontrol edin

    Radyo iletişimi : USB alıcısının bilgisayar portuna güvenli bir şekilde takılması gerekir. Bu sorun, dongle'ın USB 2.0 portu yerine USB 3.0 portuna takılması durumunda ortaya çıkabilir. Bazen, alıcı ile fare arasındaki iletişimi yeniden sağlamak için, alıcıyı çıkarın, fareyi kapatın, dongle'ı tekrar takın ve birkaç saniye sonra alt paneldeki anahtarı kullanarak fareyi açın.

    Bluetooth - Öncelikle bilgisayarınızda Bluetooth'un etkinleştirilmiş olduğundan emin olun. Sorun bir dizüstü bilgisayarda oluşuyorsa, görev çubuğunun sağ tarafındaki "Ağ" simgesine tıklamak için yerleşik dokunmatik yüzeyi kullanın. Açılan pencerede Bluetooth simgesi vurgulanmamışsa, etkinleştirmek için üzerine tıklayın.

    Bluetooth etkin olmasına rağmen fare çalışmıyorsa, modülü birkaç saniyeliğine kapatıp tekrar açabilirsiniz. Fare otomatik olarak yeniden bağlanacaktır.
    Farenin düzgün çalışıp çalışmadığından tamamen emin olmak için, işlevselliğini başka bir bilgisayarda test edebilirsiniz.
    3. Adım: Sürücülerinizi güncelleyin
    Fare sorunları, güncel olmayan veya uyumsuz sürücülerden kaynaklanabilir. Sorunu gidermek için şu adımları izleyin:
    • Fare üreticisinin resmi internet sitesine gidin;
    • Destek veya indirme bölümünü bulun;
    • Aracınızın modeline uygun en son sürücü sürümünü indirin;
    • Güncellenmiş yazılımı yükleyin.
    • Adım 4: Diğer kablosuz cihazları devre dışı bırakın
    • Sorunu teşhis etmek için şu adımları izleyin:
    • Parazite neden olabilecek diğer kablosuz cihazları (Bluetooth kulaklıklar, klavyeler) geçici olarak kapatın.
    • Donanım çakışmalarını önlemek için ek giriş aygıtlarını (dokunmatik yüzeyler, diğer fareler) devre dışı bırakın.
    Bunu yapmak için, mevcut Windows 11 işletim sistemini örnek olarak kullanarak, şu adımları izlemeniz gerekir: “Ayarlar” → “Bluetooth ve cihazlar” → “Cihazlar” → cihazı seçin → “Özellikler” (üç nokta) → “Kaldır”.

    Bu, sorunun radyo parazitinden mi yoksa cihaz çakışmasından mı kaynaklandığını belirlemeye yardımcı olacaktır.
    Fareniz aniden çalışmayı durdurursa, yakın zamanda yüklenmiş bir yazılım, örneğin çevre birimi yönetim yazılımı, suçlu olabilir.
    Alintıdır...
    [b]Kablosuz fareyle ilgili sorunlar (algılanmama, bağlantı kesilmesi, açılmama) aşağıdaki nedenlerden kaynaklanabilir:[/b] [ul] [li]Farenin kendisinde meydana gelen arıza;[/li] [li]Yazılım uyumsuzlukları ve çakışmaları;[/li] [li]İşletim sistemi arızaları.[/li] [/ul] [b]Adım 1: Güç kaynağını kontrol edin[/b] Fare, bitmiş veya düşük pil seviyesi nedeniyle çalışmayabilir. Ancak, güç eksikliği tamamen arızaya neden olmayabilir, bunun yerine gecikmeli yanıt ve tuş basımlarının kaçırılmasına yol açabilir. Şarj edilmiş piller sorunu tamamen çözer. [b]Adım 2: Sinyal kalitesini kontrol edin[/b] [b]Radyo iletişimi :[/b] USB alıcısının bilgisayar portuna güvenli bir şekilde takılması gerekir. Bu sorun, dongle'ın USB 2.0 portu yerine USB 3.0 portuna takılması durumunda ortaya çıkabilir. Bazen, alıcı ile fare arasındaki iletişimi yeniden sağlamak için, alıcıyı çıkarın, fareyi kapatın, dongle'ı tekrar takın ve birkaç saniye sonra alt paneldeki anahtarı kullanarak fareyi açın. [b]Bluetooth[/b] - Öncelikle bilgisayarınızda Bluetooth'un etkinleştirilmiş olduğundan emin olun. Sorun bir dizüstü bilgisayarda oluşuyorsa, görev çubuğunun sağ tarafındaki "Ağ" simgesine tıklamak için yerleşik dokunmatik yüzeyi kullanın. Açılan pencerede Bluetooth simgesi vurgulanmamışsa, etkinleştirmek için üzerine tıklayın. Bluetooth etkin olmasına rağmen fare çalışmıyorsa, modülü birkaç saniyeliğine kapatıp tekrar açabilirsiniz. Fare otomatik olarak yeniden bağlanacaktır. [quote]Farenin düzgün çalışıp çalışmadığından tamamen emin olmak için, işlevselliğini başka bir bilgisayarda test edebilirsiniz.[/quote] 3. Adım: Sürücülerinizi güncelleyin Fare sorunları, güncel olmayan veya uyumsuz sürücülerden kaynaklanabilir. Sorunu gidermek için şu adımları izleyin: [ul] [li]Fare üreticisinin resmi internet sitesine gidin;[/li] [li]Destek veya indirme bölümünü bulun;[/li] [li]Aracınızın modeline uygun en son sürücü sürümünü indirin;[/li] [li]Güncellenmiş yazılımı yükleyin.[/li] [li]Adım 4: Diğer kablosuz cihazları devre dışı bırakın[/li] [li]Sorunu teşhis etmek için şu adımları izleyin:[/li] [/ul] [ul] [li]Parazite neden olabilecek diğer kablosuz cihazları (Bluetooth kulaklıklar, klavyeler) geçici olarak kapatın.[/li] [li]Donanım çakışmalarını önlemek için ek giriş aygıtlarını (dokunmatik yüzeyler, diğer fareler) devre dışı bırakın.[/li] [/ul] Bunu yapmak için, mevcut Windows 11 işletim sistemini örnek olarak kullanarak, şu adımları izlemeniz gerekir: “Ayarlar” → “Bluetooth ve cihazlar” → “Cihazlar” → cihazı seçin → “Özellikler” (üç nokta) → “Kaldır”. Bu, sorunun radyo parazitinden mi yoksa cihaz çakışmasından mı kaynaklandığını belirlemeye yardımcı olacaktır. [quote]Fareniz aniden çalışmayı durdurursa, yakın zamanda yüklenmiş bir yazılım, örneğin çevre birimi yönetim yazılımı, suçlu olabilir.[/quote] Alintıdır...
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 556 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Fable sistem gereksinimleri açıklandı
    Fable sistem gereksinimleri açıklandı; minimum özellikler arasında RTX 2060, 4K çözünürlük için ise RTX 4080 yer alıyor.

    Microsoft, yakında çıkacak olan rol yapma oyunu Fable için genişletilmiş sistem gereksinimlerini açıkladı. Geliştiriciler dört farklı özellik seviyesi listeledi.

    Minimum sistem gereksinimleri listesi, 1080p/30 fps modunda Düşük ön ayarla oynamanıza olanak sağlayacak bileşenleri listeler:
    1. Merkezi işlemci - Core i7-6850K veya Ryzen 5 2600.
    2. Grafik - RTX 2060, RTX 5050, RX 6600 veya ARC A580.
    3. RAM kapasitesi: 12 GB.
    4. Video hafıza kapasitesi: 6 GB.
    5. 1200p/60 fps veya 1440p/30 fps çözünürlükte ve Orta ayarlar ile oyun oynamak için önerilen sistem gereksinimleri listesi şu bileşenleri içermektedir.
    1. Merkezi işlemci - Core i5-11600KF veya Ryzen 5 5600.
    2. Grafik - RTX 5060, RTX 3060 Ti, RX 9060 XT veya RX 6700 XT.
    3. RAM kapasitesi: 16 GB.
    4. Video hafıza kapasitesi: 8 GB.
    5. Yeni ürünü 1440p/60 fps modunda ve Yüksek ayarlar ile denemek istiyorsanız, aşağıdaki bilgisayar yapılandırmasına ihtiyacınız olacak.
    1. İşlemci: Core i7-12700K veya Ryzen 7 7700X.
    2. Grafik - RTX 5070, RTX 3080 Ti, RX 9070 veya RX 7900 XT.
    3. RAM kapasitesi: 16 GB.
    4. Video hafıza kapasitesi: 12 GB.
    5. 4K/60 fps modunda Ultra ön ayarıyla oynamak için aşağıdaki bileşenlere ihtiyacınız vardır.
    1. İşlemci: Core i9-13900K veya Ryzen 9 7900X.
    2. Grafik - GeForce RTX 4080 veya GeForce RTX 5080.
    3. RAM kapasitesi: 16 GB.
    4. Video hafıza kapasitesi: 16 GB.
    Fable sistem gereksinimleri açıklandı; minimum özellikler arasında RTX 2060, 4K çözünürlük için ise RTX 4080 yer alıyor. Microsoft, yakında çıkacak olan rol yapma oyunu Fable için genişletilmiş sistem gereksinimlerini açıkladı. Geliştiriciler dört farklı özellik seviyesi listeledi. Minimum sistem gereksinimleri listesi, 1080p/30 fps modunda Düşük ön ayarla oynamanıza olanak sağlayacak bileşenleri listeler: [ol] [li]Merkezi işlemci - Core i7-6850K veya Ryzen 5 2600.[/li] [li]Grafik - RTX 2060, RTX 5050, RX 6600 veya ARC A580.[/li] [li]RAM kapasitesi: 12 GB.[/li] [li]Video hafıza kapasitesi: 6 GB.[/li] [li]1200p/60 fps veya 1440p/30 fps çözünürlükte ve Orta ayarlar ile oyun oynamak için önerilen sistem gereksinimleri listesi şu bileşenleri içermektedir.[/li] [/ol] [ol] [li]Merkezi işlemci - Core i5-11600KF veya Ryzen 5 5600.[/li] [li]Grafik - RTX 5060, RTX 3060 Ti, RX 9060 XT veya RX 6700 XT.[/li] [li]RAM kapasitesi: 16 GB.[/li] [li]Video hafıza kapasitesi: 8 GB.[/li] [li]Yeni ürünü 1440p/60 fps modunda ve Yüksek ayarlar ile denemek istiyorsanız, aşağıdaki bilgisayar yapılandırmasına ihtiyacınız olacak.[/li] [/ol] [ol] [li]İşlemci: Core i7-12700K veya Ryzen 7 7700X.[/li] [li]Grafik - RTX 5070, RTX 3080 Ti, RX 9070 veya RX 7900 XT.[/li] [li]RAM kapasitesi: 16 GB.[/li] [li]Video hafıza kapasitesi: 12 GB.[/li] [li]4K/60 fps modunda Ultra ön ayarıyla oynamak için aşağıdaki bileşenlere ihtiyacınız vardır.[/li] [/ol] [ol] [li]İşlemci: Core i9-13900K veya Ryzen 9 7900X.[/li] [li]Grafik - GeForce RTX 4080 veya GeForce RTX 5080.[/li] [li]RAM kapasitesi: 16 GB.[/li] [li]Video hafıza kapasitesi: 16 GB.[/li] [/ol]
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 340 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Modern Warfare 4 dosyalarında bulunan DLSS Ray Reconstruction 4.5, diğer oyunlarda da kullanılabilir.
    Videocardz, Call of Duty Modern Warfare 4 adlı nişancı oyununun beta dosyalarında DLSS Ray Reconstruction 4.5 teknolojisinin tamamen çalışan bir sürümünün bulunduğunu bildirdi. Seri numarası 310.7.128'dir.

    Teknoloji meraklıları, bu teknoloji yapısının diğer oyunlarda da kullanılabileceğini kısa sürede keşfetti. NVIDIA Profil Denetleyicisi aracılığıyla etkinleştirilebiliyor. Kullanıcıların, sızdırılan DLSS RR 4.5 yapısında bulunan nvngx_dlssd.dll dosyasını edinmeleri, istenen oyunun dizinindeki orijinal DLL dosyasını bununla değiştirmeleri ve ardından Profil Denetleyicisi ayarlarında DLSS-RR Ön Ayarı F seçeneğini etkinleştirmeleri gerekiyor.

    Topluluk testlerine göre, bu etkinleştirme yöntemi Alan Wake 2, Cyberpunk 2077, Crimson Desert ve Hogwarts Legacy oyunlarında çalışmaktadır. İlk karşılaştırmalar, DLSS Ray Reconstruction 4.5'in ışın izleme kalitesini önemli ölçüde iyileştirdiğini, grafiksel bozulmaları azalttığını ve çeşitli ince görüntü ayrıntılarını daha iyi koruduğunu göstermektedir.
    Videocardz, Call of Duty Modern Warfare 4 adlı nişancı oyununun beta dosyalarında DLSS Ray Reconstruction 4.5 teknolojisinin tamamen çalışan bir sürümünün bulunduğunu bildirdi. Seri numarası 310.7.128'dir. Teknoloji meraklıları, bu teknoloji yapısının diğer oyunlarda da kullanılabileceğini kısa sürede keşfetti. NVIDIA Profil Denetleyicisi aracılığıyla etkinleştirilebiliyor. Kullanıcıların, sızdırılan DLSS RR 4.5 yapısında bulunan nvngx_dlssd.dll dosyasını edinmeleri, istenen oyunun dizinindeki orijinal DLL dosyasını bununla değiştirmeleri ve ardından Profil Denetleyicisi ayarlarında DLSS-RR Ön Ayarı F seçeneğini etkinleştirmeleri gerekiyor. Topluluk testlerine göre, bu etkinleştirme yöntemi Alan Wake 2, Cyberpunk 2077, Crimson Desert ve Hogwarts Legacy oyunlarında çalışmaktadır. İlk karşılaştırmalar, DLSS Ray Reconstruction 4.5'in ışın izleme kalitesini önemli ölçüde iyileştirdiğini, grafiksel bozulmaları azalttığını ve çeşitli ince görüntü ayrıntılarını daha iyi koruduğunu göstermektedir.
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Topluluğumuzdan yeni bir paylaşım geldi:

    **WORD'DE SAYFA NUMARALARI EKLEME IŞLEMI ÇALIŞMIYOR BUNUN SEBEBI NE OLABILIR?**

    Önceden Microsoft Office Word 2007 yüklü olarak gelen eski bir dizüstü bilgisayarım var. Aniden, sayfa numaraları ekleyemiyorum. Düğmeye tıkladığımda hata mesajı alıyorum. İnternette arama yaptım ve birisi dosyayı bilgisayarda (tercihen kullanıcı profilinde) aramayı önerdi....

    ───────────────
    Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz:

    https://techforum.tr/threads/7012/

    #wordde #sayfa #numaraları #ekleme #işlemi #teknoloji #techforumtr
    🌟 Topluluğumuzdan yeni bir paylaşım geldi: 📌 **WORD'DE SAYFA NUMARALARI EKLEME IŞLEMI ÇALIŞMIYOR BUNUN SEBEBI NE OLABILIR?** 📝 Önceden Microsoft Office Word 2007 yüklü olarak gelen eski bir dizüstü bilgisayarım var. Aniden, sayfa numaraları ekleyemiyorum. Düğmeye tıkladığımda hata mesajı alıyorum. İnternette arama yaptım ve birisi dosyayı bilgisayarda (tercihen kullanıcı profilinde) aramayı önerdi.... ─────────────── 👉 Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz: 🔗 https://techforum.tr/threads/7012/ #wordde #sayfa #numaraları #ekleme #işlemi #teknoloji #techforumtr
    Beğen
    1
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 775 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
Daha Fazla Sonuç
Oyun Gündemi
Yükleniyor...
Forum Son Yazılan Konular
TechForumTR https://techforum.tr/sosyal