• Yapay Zekâ İnternetin Güvenliğini Değiştiriyor.
    Yapay zekâ, siber güvenlik alanında hem önemli bir savunma aracı hem de yeni risklerin kaynağı hâline geliyor. Ekim 2026'da ortaya çıkan kritik yazılım açıkları, yapay zekânın güvenlik sorunlarını tespit etme ve bu açıkların kötüye kullanılma hızını artırabileceğini gösterdi.

    Yapay Zekâ ile Tespit Edilen Güvenlik Açıkları Gündemde

    Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesi, yalnızca içerik üretimi ve günlük iş süreçlerini değil, internetin güvenliğini de etkiliyor.

    Ekim 2026'da gündeme gelen gelişmelerde, milyonlarca internet sitesinde kullanılan PHP programlama diliyle ilgili ciddi güvenlik açıklarının yapay zekâ destekli araştırmalarla tespit edildiği bildirildi. Söz konusu açıkların uzun süredir yazılım altyapısında bulunmuş olabileceği ve saldırganlar tarafından kötüye kullanılma riski taşıdığı belirtildi.

    Bu gelişme, yapay zekânın karmaşık yazılım sistemlerini analiz etme ve insanların gözden kaçırabileceği sorunları belirleme konusunda ne kadar önemli bir rol üstlenebileceğini ortaya koyuyor.

    Milyonlarca Saldırı Girişimi Bildirildi

    Siber güvenlik şirketi Cloudflare'ın aktarılan açıklamalarına göre, güvenlik açıklarının kamuoyuna duyurulmasının ardından bunlardan yararlanmaya yönelik girişimlerde hızlı bir artış yaşandı. Şirketin gözlemleri, saldırı girişimlerinin kısa süre içerisinde milyonlar seviyesine ulaştığına işaret etti.

    Bu sayı, milyonlarca internet sitesinin başarıyla ele geçirildiği anlamına gelmiyor. Burada söz konusu olan, güvenlik açıklarından yararlanmaya yönelik girişimlerdir.

    Yine de yaşananlar önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Yapay zekâ güvenlik açıklarını çok daha hızlı tespit edebiliyorsa, internet sitelerini koruyan sistemler de aynı hızla önlem alabilecek mi?

    Yapay Zekâ Hem Tehdit Hem Savunma Aracı

    Yapay zekâ, siber güvenlik alanında iki farklı şekilde kullanılabiliyor.

    Savunma tarafında güvenlik açıklarını araştırmak, kodları incelemek, şüpheli davranışları belirlemek ve yazılım ekiplerinin sorunları daha hızlı çözmesine yardımcı olmak için kullanılabiliyor.

    Saldırı tarafında ise kötü niyetli kişiler aynı teknolojilerden yararlanarak açıkları araştırabilir, saldırı girişimlerini otomatikleştirebilir ve savunma ekiplerinin iş yükünü artırabilir.

    Bu nedenle yapay zekânın gelişmesi, siber güvenlik uzmanları için hem yeni fırsatlar hem de yeni sorumluluklar oluşturuyor. Ekim ayında gündeme gelen olaylar da açıkların zamanında giderilmesi ve güvenlik bilgilerinin koordineli biçimde paylaşılması gerektiğini gösterdi.

    İnternet Sitesi Sahipleri Nelere Dikkat Etmeli?

    Yaşanan gelişmeler, özellikle internet sitesi yöneticileri ve yazılım geliştiriciler için önemli hatırlatmalar içeriyor.

    Yazılımları güncel tutun: PHP, içerik yönetim sistemleri, eklentiler ve sunucu bileşenleri için yayımlanan güvenlik güncellemelerini takip edin.

    Yedekleme yapın: Web sitenizin ve veritabanınızın düzenli, mümkünse ayrı bir ortamda saklanan yedeklerini oluşturun.

    Güvenlik duyurularını izleyin: Kullandığınız yazılım ve altyapı sağlayıcılarının resmî güvenlik bildirimlerini takip edin.

    Erişimleri sınırlandırın: Yönetici hesaplarında güçlü parolalar ve çok faktörlü kimlik doğrulama kullanın.

    Güvenlik kontrollerini ihmal etmeyin: Sunucu kayıtlarını inceleyin ve şüpheli etkinlikleri araştırın.

    Güvenlik açığından etkilenen bir yazılım kullanılıyorsa, genel güvenlik önlemlerinin yanı sıra ilgili açık için yayımlanan üretici talimatları da uygulanmalıdır.

    Yapay Zekâ Çağında Güvenlik Daha Önemli Hâle Geliyor

    İnternet dünyası giderek daha karmaşık bir yapıya dönüşürken yapay zekâ, bu altyapıyı analiz etmek ve korumak için yeni imkânlar sunuyor. Ancak aynı teknolojinin kötüye kullanılabilmesi, güvenlik süreçlerinin de sürekli geliştirilmesini gerektiriyor.

    Gelecekte yazılım geliştiriciler, sunucu yöneticileri ve siber güvenlik uzmanları için yalnızca yeni teknolojileri kullanmak değil, bunların oluşturduğu riskleri anlamak da kritik önem taşıyacak.

    Yapay zekâ interneti daha güvenli hâle getirmeye yardımcı olabilir. Bunun gerçekleşmesi ise güncel yazılımlar, doğru güvenlik politikaları ve insan denetimiyle mümkün olacak.

    Sonuç olarak, yapay zekâ çağında dijital güvenlik artık yalnızca büyük teknoloji şirketlerinin değil, internet sitesi sahibi olan herkesin gündeminde olması gereken bir konu.
    Yapay zekâ, siber güvenlik alanında hem önemli bir savunma aracı hem de yeni risklerin kaynağı hâline geliyor. Ekim 2026'da ortaya çıkan kritik yazılım açıkları, yapay zekânın güvenlik sorunlarını tespit etme ve bu açıkların kötüye kullanılma hızını artırabileceğini gösterdi. Yapay Zekâ ile Tespit Edilen Güvenlik Açıkları Gündemde Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesi, yalnızca içerik üretimi ve günlük iş süreçlerini değil, internetin güvenliğini de etkiliyor. Ekim 2026'da gündeme gelen gelişmelerde, milyonlarca internet sitesinde kullanılan PHP programlama diliyle ilgili ciddi güvenlik açıklarının yapay zekâ destekli araştırmalarla tespit edildiği bildirildi. Söz konusu açıkların uzun süredir yazılım altyapısında bulunmuş olabileceği ve saldırganlar tarafından kötüye kullanılma riski taşıdığı belirtildi. Bu gelişme, yapay zekânın karmaşık yazılım sistemlerini analiz etme ve insanların gözden kaçırabileceği sorunları belirleme konusunda ne kadar önemli bir rol üstlenebileceğini ortaya koyuyor. Milyonlarca Saldırı Girişimi Bildirildi Siber güvenlik şirketi Cloudflare'ın aktarılan açıklamalarına göre, güvenlik açıklarının kamuoyuna duyurulmasının ardından bunlardan yararlanmaya yönelik girişimlerde hızlı bir artış yaşandı. Şirketin gözlemleri, saldırı girişimlerinin kısa süre içerisinde milyonlar seviyesine ulaştığına işaret etti. Bu sayı, milyonlarca internet sitesinin başarıyla ele geçirildiği anlamına gelmiyor. Burada söz konusu olan, güvenlik açıklarından yararlanmaya yönelik girişimlerdir. Yine de yaşananlar önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Yapay zekâ güvenlik açıklarını çok daha hızlı tespit edebiliyorsa, internet sitelerini koruyan sistemler de aynı hızla önlem alabilecek mi? Yapay Zekâ Hem Tehdit Hem Savunma Aracı Yapay zekâ, siber güvenlik alanında iki farklı şekilde kullanılabiliyor. Savunma tarafında güvenlik açıklarını araştırmak, kodları incelemek, şüpheli davranışları belirlemek ve yazılım ekiplerinin sorunları daha hızlı çözmesine yardımcı olmak için kullanılabiliyor. Saldırı tarafında ise kötü niyetli kişiler aynı teknolojilerden yararlanarak açıkları araştırabilir, saldırı girişimlerini otomatikleştirebilir ve savunma ekiplerinin iş yükünü artırabilir. Bu nedenle yapay zekânın gelişmesi, siber güvenlik uzmanları için hem yeni fırsatlar hem de yeni sorumluluklar oluşturuyor. Ekim ayında gündeme gelen olaylar da açıkların zamanında giderilmesi ve güvenlik bilgilerinin koordineli biçimde paylaşılması gerektiğini gösterdi. İnternet Sitesi Sahipleri Nelere Dikkat Etmeli? Yaşanan gelişmeler, özellikle internet sitesi yöneticileri ve yazılım geliştiriciler için önemli hatırlatmalar içeriyor. Yazılımları güncel tutun: PHP, içerik yönetim sistemleri, eklentiler ve sunucu bileşenleri için yayımlanan güvenlik güncellemelerini takip edin. Yedekleme yapın: Web sitenizin ve veritabanınızın düzenli, mümkünse ayrı bir ortamda saklanan yedeklerini oluşturun. Güvenlik duyurularını izleyin: Kullandığınız yazılım ve altyapı sağlayıcılarının resmî güvenlik bildirimlerini takip edin. Erişimleri sınırlandırın: Yönetici hesaplarında güçlü parolalar ve çok faktörlü kimlik doğrulama kullanın. Güvenlik kontrollerini ihmal etmeyin: Sunucu kayıtlarını inceleyin ve şüpheli etkinlikleri araştırın. Güvenlik açığından etkilenen bir yazılım kullanılıyorsa, genel güvenlik önlemlerinin yanı sıra ilgili açık için yayımlanan üretici talimatları da uygulanmalıdır. Yapay Zekâ Çağında Güvenlik Daha Önemli Hâle Geliyor İnternet dünyası giderek daha karmaşık bir yapıya dönüşürken yapay zekâ, bu altyapıyı analiz etmek ve korumak için yeni imkânlar sunuyor. Ancak aynı teknolojinin kötüye kullanılabilmesi, güvenlik süreçlerinin de sürekli geliştirilmesini gerektiriyor. Gelecekte yazılım geliştiriciler, sunucu yöneticileri ve siber güvenlik uzmanları için yalnızca yeni teknolojileri kullanmak değil, bunların oluşturduğu riskleri anlamak da kritik önem taşıyacak. Yapay zekâ interneti daha güvenli hâle getirmeye yardımcı olabilir. Bunun gerçekleşmesi ise güncel yazılımlar, doğru güvenlik politikaları ve insan denetimiyle mümkün olacak. Sonuç olarak, yapay zekâ çağında dijital güvenlik artık yalnızca büyük teknoloji şirketlerinin değil, internet sitesi sahibi olan herkesin gündeminde olması gereken bir konu.
    Beğen
    3
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 943 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Honor Win RT'yi Google Pixel 10a ile karşılaştırdı
    Honor Win RT'yi Google Pixel 10a ile karşılaştırdı. Honor neredeyse her açıdan daha iyi, ancak küçük bir ayrıntı var.

    HONOR Win RT ve Google Pixel 10a tamamen farklı cihazlar. İlki yüksek performans, oyun yetenekleri ve büyük bir bataryaya odaklanırken, ikincisi mobil fotoğrafçılık, Android'in rahatlığı ve uzun vadeli yazılım desteğine önem veriyor. Yine de fiyatları benzer. Bu nedenle Gizmochina bu karşılaştırmayı yaptı.

    HONOR Win RT, Snapdragon 8 Elite işlemci ve dahili soğutma fanı ile donatılmıştır. 185Hz yenileme hızına ve 6000 nit tepe parlaklığına sahip 6,83 inç AMOLED ekrana sahiptir. 16 GB'a kadar RAM ve 1 TB'a kadar depolama alanı sunar. 10.000 mAh bataryası bulunur. 100W kablolu şarjı ve 27W ters şarjı destekler. Kablosuz şarj özelliği bulunmamaktadır. Ayrıca IP68/IP69K koruma sınıfına sahiptir.

    Google Pixel 10a, 120Hz yenileme hızına ve 3000 nit tepe parlaklığına sahip daha kompakt 6,3 inç P-OLED ekran sunuyor. Tensor G4 işlemci, 8GB RAM ve 256GB'a kadar depolama alanıyla güçlendirilmiştir. Akıllı telefonun en önemli satış noktası kameralarıdır. Ana sensör, optik görüntü sabitleme özelliğine sahip 48MP'lik bir ünitedir ve ultra geniş açılı lens ise 13MP'lik bir ünitedir. Bu sensörler, Google'ın tescilli görüntü işleme algoritmalarıyla desteklenmektedir. Pil kapasitesi 5100 mAh'dir. 30W kablolu şarjı ve 10W kablosuz şarjı destekler.

    Her iki cihaz da ana kamerada 60 fps hızında 4K video kaydını destekliyor. Honor'un 50 MP ön kamerası 60 fps hızında 4K video kaydedebilirken, Pixel'in kayıt hızı 30 fps ile sınırlı.

    Gizmochina'ya göre, HONOR WIN RT oyun oynamak için daha tercih edilebilir bir cihaz. Ayrıca uzun pil ömrüne önem verenleri de memnun edecek. Pixel 10a ise daha iyi kamera özelliklerine, kablosuz şarj özelliğine ve yedi Android güncellemesine sahip.
    Honor Win RT'yi Google Pixel 10a ile karşılaştırdı. Honor neredeyse her açıdan daha iyi, ancak küçük bir ayrıntı var. HONOR Win RT ve Google Pixel 10a tamamen farklı cihazlar. İlki yüksek performans, oyun yetenekleri ve büyük bir bataryaya odaklanırken, ikincisi mobil fotoğrafçılık, Android'in rahatlığı ve uzun vadeli yazılım desteğine önem veriyor. Yine de fiyatları benzer. Bu nedenle Gizmochina bu karşılaştırmayı yaptı. HONOR Win RT, Snapdragon 8 Elite işlemci ve dahili soğutma fanı ile donatılmıştır. 185Hz yenileme hızına ve 6000 nit tepe parlaklığına sahip 6,83 inç AMOLED ekrana sahiptir. 16 GB'a kadar RAM ve 1 TB'a kadar depolama alanı sunar. 10.000 mAh bataryası bulunur. 100W kablolu şarjı ve 27W ters şarjı destekler. Kablosuz şarj özelliği bulunmamaktadır. Ayrıca IP68/IP69K koruma sınıfına sahiptir. Google Pixel 10a, 120Hz yenileme hızına ve 3000 nit tepe parlaklığına sahip daha kompakt 6,3 inç P-OLED ekran sunuyor. Tensor G4 işlemci, 8GB RAM ve 256GB'a kadar depolama alanıyla güçlendirilmiştir. Akıllı telefonun en önemli satış noktası kameralarıdır. Ana sensör, optik görüntü sabitleme özelliğine sahip 48MP'lik bir ünitedir ve ultra geniş açılı lens ise 13MP'lik bir ünitedir. Bu sensörler, Google'ın tescilli görüntü işleme algoritmalarıyla desteklenmektedir. Pil kapasitesi 5100 mAh'dir. 30W kablolu şarjı ve 10W kablosuz şarjı destekler. Her iki cihaz da ana kamerada 60 fps hızında 4K video kaydını destekliyor. Honor'un 50 MP ön kamerası 60 fps hızında 4K video kaydedebilirken, Pixel'in kayıt hızı 30 fps ile sınırlı. Gizmochina'ya göre, HONOR WIN RT oyun oynamak için daha tercih edilebilir bir cihaz. Ayrıca uzun pil ömrüne önem verenleri de memnun edecek. Pixel 10a ise daha iyi kamera özelliklerine, kablosuz şarj özelliğine ve yedi Android güncellemesine sahip.
    Beğen
    5
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 719 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • NVIDIA GPU'larının kullanım ömrü sekiz yıl veya daha fazla uzar.
    Bir GPU'nun değeri, kullanım ömrü boyunca sürekli yazılım güncellemeleri ve iyileştirmeler sayesinde korunur.

    NVIDIA CEO'su Jensen Huang, günümüzde grafik işlemcilerinin gerçek ömrünün sekiz yıl veya daha fazla olduğunu belirtti. GPU ömrünün daha önce dört yıl olarak düşünüldüğünü, ancak bu rakamın şimdi iki katına çıktığını kaydetti.

    Huang bunu NVIDIA bilgi işlem sistemlerinin yaygınlığına ve yazılımlarının yaşam döngüsü boyunca sürekli olarak geliştirilmesine bağladı.
    "Performansları o kadar yüksek ki uzun süre çalışır durumda kalıyorlar. Bu, yazılımı tüm hizmet ömrü boyunca sürekli olarak iyileştirip geliştirdiğimiz için mümkün oluyor," diye belirtti.
    Huang'a göre, kullanım ömrünü uzatmak herkes için kazançlı bir durum: verimli, değiştirilebilir ve dayanıklı. GPU'lar artık değer kaybeden bir varlık değil.

    Alıntıdır...
    Bir GPU'nun değeri, kullanım ömrü boyunca sürekli yazılım güncellemeleri ve iyileştirmeler sayesinde korunur. NVIDIA CEO'su Jensen Huang, günümüzde grafik işlemcilerinin gerçek ömrünün sekiz yıl veya daha fazla olduğunu belirtti. GPU ömrünün daha önce dört yıl olarak düşünüldüğünü, ancak bu rakamın şimdi iki katına çıktığını kaydetti. Huang bunu NVIDIA bilgi işlem sistemlerinin yaygınlığına ve yazılımlarının yaşam döngüsü boyunca sürekli olarak geliştirilmesine bağladı. [quote]"Performansları o kadar yüksek ki uzun süre çalışır durumda kalıyorlar. Bu, yazılımı tüm hizmet ömrü boyunca sürekli olarak iyileştirip geliştirdiğimiz için mümkün oluyor," diye belirtti.[/quote] Huang'a göre, kullanım ömrünü uzatmak herkes için kazançlı bir durum: verimli, değiştirilebilir ve dayanıklı. GPU'lar artık değer kaybeden bir varlık değil. Alıntıdır...
    Beğen
    3
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 414 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Yapay zeka destekli yeni Epic Games başlatıcısı Windows'ta Mavi Ekran Hatasına neden oluyor.
    Güncellenen Epic Games başlatıcısının daha hızlı ve kullanıcı dostu olması bekleniyordu, ancak bazı oyuncular beklenmedik sorunlarla karşılaştı. Bunların en yaygın olanları arasında grafiksel bozukluklar ve hatta Windows Mavi Ekran Hatası yer alıyor.

    Tüm bunlar, şirketin yapay zekayı geliştirme süreçlerine aktif olarak entegre etme taahhüdünün ortasında gerçekleşiyor. Epic Games kısa süre önce yapay zekanın yazılım geliştirme için önemli bir araç haline geldiği, yapay zeka odaklı bir yaklaşıma geçişini duyurdu. Hatta bir ekibin çalışanlarını manuel kod yazmayı bırakmaya teşvik ettiği bile bildiriliyor.

    Şirket kısa süre sonra yapay zeka kullanılarak geliştirilen güncellenmiş bir başlatıcı yayınladı. Epic, etkileyici hız iyileştirmeleri vaat etti. Uygulamanın Steam'den 1,8 kat daha hızlı açılması ve oyun kütüphanesinin önceki sürüme göre 30 kat daha hızlı yüklenmesi bekleniyordu.

    Ancak pratikte işler o kadar da sorunsuz gitmedi. Kullanıcılar hatalar bildirmeye başladı ve bir oyuncu, Windows'un çökmesine neden olan grafiksel bozukluklar yaşadığını belirtti. Diğerleri de uygulamayı başlattıktan sonra bilgisayar çökmelerinden şikayetçi oldu.

    Epic'in iddialı vaatleri göz önüne alındığında, durum oldukça ironik görünüyor. Özellikle de şirket kendi ürünüyle yapay zeka odaklı geliştirmenin faydalarını göstermeyi umuyorsa.
    Güncellenen Epic Games başlatıcısının daha hızlı ve kullanıcı dostu olması bekleniyordu, ancak bazı oyuncular beklenmedik sorunlarla karşılaştı. Bunların en yaygın olanları arasında grafiksel bozukluklar ve hatta Windows Mavi Ekran Hatası yer alıyor. Tüm bunlar, şirketin yapay zekayı geliştirme süreçlerine aktif olarak entegre etme taahhüdünün ortasında gerçekleşiyor. Epic Games kısa süre önce yapay zekanın yazılım geliştirme için önemli bir araç haline geldiği, yapay zeka odaklı bir yaklaşıma geçişini duyurdu. Hatta bir ekibin çalışanlarını manuel kod yazmayı bırakmaya teşvik ettiği bile bildiriliyor. Şirket kısa süre sonra yapay zeka kullanılarak geliştirilen güncellenmiş bir başlatıcı yayınladı. Epic, etkileyici hız iyileştirmeleri vaat etti. Uygulamanın Steam'den 1,8 kat daha hızlı açılması ve oyun kütüphanesinin önceki sürüme göre 30 kat daha hızlı yüklenmesi bekleniyordu. Ancak pratikte işler o kadar da sorunsuz gitmedi. Kullanıcılar hatalar bildirmeye başladı ve bir oyuncu, Windows'un çökmesine neden olan grafiksel bozukluklar yaşadığını belirtti. Diğerleri de uygulamayı başlattıktan sonra bilgisayar çökmelerinden şikayetçi oldu. Epic'in iddialı vaatleri göz önüne alındığında, durum oldukça ironik görünüyor. Özellikle de şirket kendi ürünüyle yapay zeka odaklı geliştirmenin faydalarını göstermeyi umuyorsa.
    Beğen
    5
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 613 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • PCGH - Oyun çökmeleri, siyah ekranlar ve sürücü çökmeleri sorunlu yazılımlardan değil, RAM ayarlarından kaynaklanıyor olabilir.
    Geçtiğimiz yıl boyunca, oyun çökmeleri, siyah ekranlar ve grafik sürücüsü çökmeleriyle ilgili çok sayıda şikayet internette ortaya çıktı. Kullanıcılar genellikle bu sorunları kötü tasarlanmış yazılım güncellemelerine bağlıyor. Ancak PC Games Hardware yazarları, bazı durumlarda sorunların tamamen farklı nedenlerden kaynaklandığını iddia ediyor.

    Örnek olarak, Reddit kullanıcısı chris519117'nin yakın tarihli bir raporunu gösteriyorlar. Kendisi Ryzen 7 7700X işlemciye, Radeon RX 9070 XT ekran kartına ve 6000 MHz frekansta 32 GB DDR5 RAM'e sahip bir bilgisayara sahip. Son zamanlarda siyah ekranlar, oyun çökmeleri ve sürücü hataları yaşamaya başladı. Başlangıçta AMD yazılımını suçladı. Ancak daha sonra BIOS ayarlarında EXPO profilini devre dışı bırakmayı denedi ve bu da tüm sorunları anında çözdü.

    PCGH, EXPO ve XMP teknolojilerinin tüm işlemci ve anakart kombinasyonlarında kararlı bellek çalışmasını garanti etmediğini vurguluyor. Bu teknolojiler yalnızca önceden tanımlanmış hız aşırtma profillerini yükler ve bu profiller tüm sistemler için uygun olmayabilir. Ayrıca, kullanıcının bellek kitinin yalnızca Intel XMP'yi desteklediğini belirtiyorlar. Üreticinin AMD platformlarıyla uyumluluğunu test etmemiş olması da mümkün.

    Alıntıdır. Kaynak PCGH
    [b]Geçtiğimiz yıl boyunca, oyun çökmeleri, siyah ekranlar ve grafik sürücüsü çökmeleriyle ilgili çok sayıda şikayet internette ortaya çıktı. Kullanıcılar genellikle bu sorunları kötü tasarlanmış yazılım güncellemelerine bağlıyor. Ancak PC Games Hardware yazarları, bazı durumlarda sorunların tamamen farklı nedenlerden kaynaklandığını iddia ediyor.[/b] Örnek olarak, Reddit kullanıcısı chris519117'nin yakın tarihli bir raporunu gösteriyorlar. Kendisi Ryzen 7 7700X işlemciye, Radeon RX 9070 XT ekran kartına ve 6000 MHz frekansta 32 GB DDR5 RAM'e sahip bir bilgisayara sahip. Son zamanlarda siyah ekranlar, oyun çökmeleri ve sürücü hataları yaşamaya başladı. Başlangıçta AMD yazılımını suçladı. Ancak daha sonra BIOS ayarlarında EXPO profilini devre dışı bırakmayı denedi ve bu da tüm sorunları anında çözdü. PCGH, EXPO ve XMP teknolojilerinin tüm işlemci ve anakart kombinasyonlarında kararlı bellek çalışmasını garanti etmediğini vurguluyor. Bu teknolojiler yalnızca önceden tanımlanmış hız aşırtma profillerini yükler ve bu profiller tüm sistemler için uygun olmayabilir. Ayrıca, kullanıcının bellek kitinin yalnızca Intel XMP'yi desteklediğini belirtiyorlar. Üreticinin AMD platformlarıyla uyumluluğunu test etmemiş olması da mümkün. Alıntıdır. Kaynak PCGH
    Beğen
    1
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Xiaomi HyperOS 4 Kararlı Sürümünün Yayınlanma Tarihi 15 Ekim
    Xiaomi, Android 17 tabanlı yeni HyperOS 4 yazılımı için sipariş alımının 14 Ekim 2026'da sona ereceğini duyurdu. Yazılım güncellemesi ise ertesi gün, 15 Ekim'de yayınlanacak.

    Kararlı sürüm aşamalı olarak yayınlanacak ve başlangıçta yalnızca Çin'deki akıllı telefon ve tablet sürümlerini etkileyecek. İlk dalga, Xiaomi 17, 17 Pro, 17 Pro Max ve 17 Ultra gibi amiral gemisi cihazları, katlanabilir Xiaomi Mi Mix Flip 2'yi, REDMI K90 serisini ve Pad 8 ile Pad 8 Pro tabletleri içerecek.
    Şirket, "Deneyimleriniz ve desteğiniz için tüm ilk kullanıcılarımıza teşekkür ederiz. Xiaomi HyperOS 4'ün resmi sürümü, 15 Ekim'den itibaren aşamalı olarak yayınlanacaktır," şeklinde bir açıklama yaptı.
    İkinci parti akıllı telefonların güncellemeyi Ekim ayı sonlarında almaya başlaması bekleniyor. Yeni yazılım, küresel sürümler de dahil olmak üzere desteklenen tüm cihazlar için kademeli olarak yayınlanacak.

    Şirketin daha önce yayınladığı programa göre HyperOS 4'ün dağıtımı 2027 yılına kadar devam edecek.
    Xiaomi, Android 17 tabanlı yeni HyperOS 4 yazılımı için sipariş alımının 14 Ekim 2026'da sona ereceğini duyurdu. Yazılım güncellemesi ise ertesi gün, 15 Ekim'de yayınlanacak. Kararlı sürüm aşamalı olarak yayınlanacak ve başlangıçta yalnızca Çin'deki akıllı telefon ve tablet sürümlerini etkileyecek. İlk dalga, Xiaomi 17, 17 Pro, 17 Pro Max ve 17 Ultra gibi amiral gemisi cihazları, katlanabilir Xiaomi Mi Mix Flip 2'yi, REDMI K90 serisini ve Pad 8 ile Pad 8 Pro tabletleri içerecek. [quote]Şirket, "Deneyimleriniz ve desteğiniz için tüm ilk kullanıcılarımıza teşekkür ederiz. Xiaomi HyperOS 4'ün resmi sürümü, 15 Ekim'den itibaren aşamalı olarak yayınlanacaktır," şeklinde bir açıklama yaptı.[/quote] İkinci parti akıllı telefonların güncellemeyi Ekim ayı sonlarında almaya başlaması bekleniyor. Yeni yazılım, küresel sürümler de dahil olmak üzere desteklenen tüm cihazlar için kademeli olarak yayınlanacak. Şirketin daha önce yayınladığı programa göre HyperOS 4'ün dağıtımı 2027 yılına kadar devam edecek.
    Beğen
    2
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 850 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • OLED monitörler CRT'lerin netliğini ve akıcılığını geri getiriyor, ancak Windows bunu sağlayamıyor
    PC Gamer'a göre, yüksek yenileme hızına sahip modern OLED monitörler, özellikle eski oyunlarda, eski CRT ekranların akıcılığına ve netliğine yaklaşabiliyor. Ancak, tam etkiyi elde etmek karmaşık kurulum ve sabır gerektiriyor.

    Blur Busters geliştiricisi Mark Reyhon, CRT ekranların elektron ışınını simüle eden bir algoritma oluşturdu. Bu algoritma, fosfor solması ve aralıklı tarama gibi eski ekranların performans özelliklerini bile yeniden üretiyor. Bu sayede, hareketli nesneler, geleneksel modern ekranlarda bulanık görünecek ayrıntıları koruyabiliyor. Doğru ayarlarla, 60 fps'de çalışan bir oyun bile, kare hızını 100 fps veya daha fazlasına çıkarmaya gerek kalmadan önemli ölçüde daha keskin görünebiliyor.

    PC Gamer dergisinden bir gazeteci, teknolojiyi 540 Hz yenileme hızına ve 720p çözünürlükte 720 Hz'e kadar yenileme hızına sahip bir ASUS ROG PG27AQWP-W OLED monitörde test etti. Bu efekt, oyunun üzerine özel bir gölgelendirici ekleyen ayrı bir yardımcı program olan ShaderBeam kullanılarak uygulanıyor.

    Ancak teknoloji hala deneysel aşamada. Windows ve GPU sürücülerindeki sınırlamalar nedeniyle, görüntü işleme ve ekran yenilemesinin senkronize edilmesi son derece zor. Kullanıcılar VRR'yi devre dışı bırakmak, grafik kartı ayarlarını değiştirmek, ek monitörleri kaldırmak ve hatta iş yükünü iki GPU arasında (örneğin, ayrık ve entegre bir GPU) dağıtmak zorunda kalıyorlar. Senkronizasyon hataları titreme ve takılmalara neden oluyor.

    Her durumda, CRT emülasyonu gerçekten de etkileyici bir hareket netliği sağlıyor. Ancak, yaygın kullanımı yazılım sınırlamaları nedeniyle engelleniyor. Teknolojinin etkili bir şekilde çalışması için hem Windows'tan hem de ekranların kendilerinden destek ve yeni sürücüler gerekecektir.
    PC Gamer'a göre, yüksek yenileme hızına sahip modern OLED monitörler, özellikle eski oyunlarda, eski CRT ekranların akıcılığına ve netliğine yaklaşabiliyor. Ancak, tam etkiyi elde etmek karmaşık kurulum ve sabır gerektiriyor. Blur Busters geliştiricisi Mark Reyhon, CRT ekranların elektron ışınını simüle eden bir algoritma oluşturdu. Bu algoritma, fosfor solması ve aralıklı tarama gibi eski ekranların performans özelliklerini bile yeniden üretiyor. Bu sayede, hareketli nesneler, geleneksel modern ekranlarda bulanık görünecek ayrıntıları koruyabiliyor. Doğru ayarlarla, 60 fps'de çalışan bir oyun bile, kare hızını 100 fps veya daha fazlasına çıkarmaya gerek kalmadan önemli ölçüde daha keskin görünebiliyor. PC Gamer dergisinden bir gazeteci, teknolojiyi 540 Hz yenileme hızına ve 720p çözünürlükte 720 Hz'e kadar yenileme hızına sahip bir ASUS ROG PG27AQWP-W OLED monitörde test etti. Bu efekt, oyunun üzerine özel bir gölgelendirici ekleyen ayrı bir yardımcı program olan ShaderBeam kullanılarak uygulanıyor. Ancak teknoloji hala deneysel aşamada. Windows ve GPU sürücülerindeki sınırlamalar nedeniyle, görüntü işleme ve ekran yenilemesinin senkronize edilmesi son derece zor. Kullanıcılar VRR'yi devre dışı bırakmak, grafik kartı ayarlarını değiştirmek, ek monitörleri kaldırmak ve hatta iş yükünü iki GPU arasında (örneğin, ayrık ve entegre bir GPU) dağıtmak zorunda kalıyorlar. Senkronizasyon hataları titreme ve takılmalara neden oluyor. Her durumda, CRT emülasyonu gerçekten de etkileyici bir hareket netliği sağlıyor. Ancak, yaygın kullanımı yazılım sınırlamaları nedeniyle engelleniyor. Teknolojinin etkili bir şekilde çalışması için hem Windows'tan hem de ekranların kendilerinden destek ve yeni sürücüler gerekecektir.
    Beğen
    3
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Galaxy S26 Ultra, CPU performans testlerinde önde gidiyor, ancak POCO ve OnePlus GPU performans testlerinde daha az geride kalıyor
    Android Authority, Galaxy S26 Ultra , POCO F9 Ultra , POCO F9 Pro ve OnePlus 15R'deki Snapdragon 8 Gen 5 çiplerini karşılaştırdı . Galaxy S26 Ultra işlemci performansında lider olurken, Çin modelleri sürekli yük altında grafik performansında daha az kayıp yaşadı.

    Galaxy S26 Ultra'daki Snapdragon 8 Elite Gen 5, 4,74 GHz'e kadar hızda çalışırken, F9 Ultra'daki Snapdragon 8 Elite Gen 5 ve F9 Pro'daki Snapdragon 8 Elite Gen 5V, 4,6 GHz'e kadar hızda çalışıyor. 5V sürümünde üç yerine iki GPU işlem bölümü bulunuyor. OnePlus 15R'deki Snapdragon 8 Gen 5 ise 3,8 GHz'e ulaşıyor ve ayrıca iki GPU bölümüne sahip.

    Geekbench 6'da Galaxy S26 Ultra hem tek çekirdekli hem de çok çekirdekli testlerde birinci olurken, OnePlus 15R sonuncu sırada yer aldı. Qualcomm, 8 Elite Gen 5V'nin 8 Elite Gen 5 ile aynı işlemci saat hızına ve çekirdek sayısına sahip olduğunu iddia etmesine rağmen, F9 Pro üçüncü sırada kaldı. Android Authority, bunun nedeninin daha küçük bir önbellek veya daha muhafazakar yazılım ayarları olabileceğini öne sürüyor.

    3DMark Wild Life ve Wild Life Extreme testlerinde F9 Pro, %76-77 puanlarla en iyi kararlılığı gösterdi. F9 Ultra %69-70, OnePlus 15R %64-65 ve sadece Galaxy S26 Ultra %53-54 puan elde etti. F9 Pro testlere Galaxy'den daha düşük bir performansla başladı, ancak sonunda Samsung akıllı telefonu geride bıraktı. Bununla birlikte, Galaxy mutlak anlamda OnePlus'tan daha hızlı kaldı.

    POCO modelleri en çok ısınan modeller oldu: F9 Ultra ortalama 44-45°C, en yüksek sıcaklık ise 52°C'ye ulaştı. F9 Pro ortalama 43°C, en yüksek sıcaklık ise 50°C oldu. Galaxy S26 Ultra ortalama 41°C, en yüksek sıcaklık ise 44°C olurken, OnePlus 15R ortalama 34-35°C, en yüksek sıcaklık ise 41°C oldu. Android Authority'ye göre, Samsung daha düşük sıcaklıklar için performansı düşürmeye daha istekliyken, OnePlus 15R uzun oyun seansları için daha uygun bir cihaz.

    Yayın, testte net bir kazanan olmadığını vurguluyor sonuçlar soğutma ve yazılım ayarlarına bağlı olduğundan, aynı çipler diğer akıllı telefonlarda farklı sonuçlar gösterebilir.
    Android Authority, Galaxy S26 Ultra , POCO F9 Ultra , POCO F9 Pro ve OnePlus 15R'deki Snapdragon 8 Gen 5 çiplerini karşılaştırdı . Galaxy S26 Ultra işlemci performansında lider olurken, Çin modelleri sürekli yük altında grafik performansında daha az kayıp yaşadı. Galaxy S26 Ultra'daki Snapdragon 8 Elite Gen 5, 4,74 GHz'e kadar hızda çalışırken, F9 Ultra'daki Snapdragon 8 Elite Gen 5 ve F9 Pro'daki Snapdragon 8 Elite Gen 5V, 4,6 GHz'e kadar hızda çalışıyor. 5V sürümünde üç yerine iki GPU işlem bölümü bulunuyor. OnePlus 15R'deki Snapdragon 8 Gen 5 ise 3,8 GHz'e ulaşıyor ve ayrıca iki GPU bölümüne sahip. Geekbench 6'da Galaxy S26 Ultra hem tek çekirdekli hem de çok çekirdekli testlerde birinci olurken, OnePlus 15R sonuncu sırada yer aldı. Qualcomm, 8 Elite Gen 5V'nin 8 Elite Gen 5 ile aynı işlemci saat hızına ve çekirdek sayısına sahip olduğunu iddia etmesine rağmen, F9 Pro üçüncü sırada kaldı. Android Authority, bunun nedeninin daha küçük bir önbellek veya daha muhafazakar yazılım ayarları olabileceğini öne sürüyor. 3DMark Wild Life ve Wild Life Extreme testlerinde F9 Pro, %76-77 puanlarla en iyi kararlılığı gösterdi. F9 Ultra %69-70, OnePlus 15R %64-65 ve sadece Galaxy S26 Ultra %53-54 puan elde etti. F9 Pro testlere Galaxy'den daha düşük bir performansla başladı, ancak sonunda Samsung akıllı telefonu geride bıraktı. Bununla birlikte, Galaxy mutlak anlamda OnePlus'tan daha hızlı kaldı. POCO modelleri en çok ısınan modeller oldu: F9 Ultra ortalama 44-45°C, en yüksek sıcaklık ise 52°C'ye ulaştı. F9 Pro ortalama 43°C, en yüksek sıcaklık ise 50°C oldu. Galaxy S26 Ultra ortalama 41°C, en yüksek sıcaklık ise 44°C olurken, OnePlus 15R ortalama 34-35°C, en yüksek sıcaklık ise 41°C oldu. Android Authority'ye göre, Samsung daha düşük sıcaklıklar için performansı düşürmeye daha istekliyken, OnePlus 15R uzun oyun seansları için daha uygun bir cihaz. Yayın, testte net bir kazanan olmadığını vurguluyor sonuçlar soğutma ve yazılım ayarlarına bağlı olduğundan, aynı çipler diğer akıllı telefonlarda farklı sonuçlar gösterebilir.
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • NVIDIA, Vera Rubin'i bulutta piyasaya sürdü
    NVIDIA, Vera Rubin'i bulutta piyasaya sürdü bu, Blackwell'den 4,8 kat daha fazla token anlamına geliyor.

    NVIDIA ve CoreWeave, Vera Rubin NVL72 platformuna bulut erişimi sağlamaya başladı. Müşteriler artık yazılım geliştirme de dahil olmak üzere yapay zeka iş yükleri için yeni sunucuları kullanabilirler.

    Şirketlerin açıklamasına göre, kod oluşturma görevlerine yönelik ilk testlerde Vera Rubin, Grace Blackwell GB200 NVL72'ye kıyasla genel token işleme kapasitesinde 4,8 kata kadar daha yüksek performans sergiledi.

    İlk müşterilerden biri, yapay zeka mühendisi Devin'in geliştiricisi Cognition oldu. CoreWeave, onlar için sadece birkaç gün içinde çalışan bir Vera Rubin kümesi kurdu. Şirketlere göre, yeni altyapı daha hızlı kod üretimi sağlıyor ve karmaşık görev dizilerinin yürütme süresini kısaltıyor.

    Eylül ayında Cognition, Vera Rubin'i Grace Blackwell ile SWE-2 görevlerinde karşılaştırdı ve genel token işleme hızında 4,8 katlık bir iyileşme elde etti. Bunlar belirli test sonuçlarıdır. Bu nedenle, bu rakam yeni platformun tüm senaryolarda Blackwell'den 4,8 kat daha hızlı olacağı anlamına gelmez.

    CoreWeave, Vera Rubin NVL72 işlemcili sunuculara ek olarak bulutuna NVIDIA Vera işlemcileri de ekledi. Bu işlemciler, diğer şeylerin yanı sıra, işlemcinin aynı anda çok sayıda izole ortamı desteklemesi gereken ajan tabanlı yapay zeka altyapısı için tasarlanmıştır.

    CoreWeave, tek bir rafa 128 adet Vera işlemci yerleştirdi; bu da toplam 11.264 çekirdek anlamına geliyor. Bu, 11.000'den fazla eş zamanlı iş yükünü çalıştırmak için yeterli. Terminal Bench testinde, işlemciler başarıyla tamamlanan tüm görevlerde 1,7 kat performans artışı gösterdi.
    NVIDIA, Vera Rubin'i bulutta piyasaya sürdü bu, Blackwell'den 4,8 kat daha fazla token anlamına geliyor. NVIDIA ve CoreWeave, Vera Rubin NVL72 platformuna bulut erişimi sağlamaya başladı. Müşteriler artık yazılım geliştirme de dahil olmak üzere yapay zeka iş yükleri için yeni sunucuları kullanabilirler. Şirketlerin açıklamasına göre, kod oluşturma görevlerine yönelik ilk testlerde Vera Rubin, Grace Blackwell GB200 NVL72'ye kıyasla genel token işleme kapasitesinde 4,8 kata kadar daha yüksek performans sergiledi. İlk müşterilerden biri, yapay zeka mühendisi Devin'in geliştiricisi Cognition oldu. CoreWeave, onlar için sadece birkaç gün içinde çalışan bir Vera Rubin kümesi kurdu. Şirketlere göre, yeni altyapı daha hızlı kod üretimi sağlıyor ve karmaşık görev dizilerinin yürütme süresini kısaltıyor. Eylül ayında Cognition, Vera Rubin'i Grace Blackwell ile SWE-2 görevlerinde karşılaştırdı ve genel token işleme hızında 4,8 katlık bir iyileşme elde etti. Bunlar belirli test sonuçlarıdır. Bu nedenle, bu rakam yeni platformun tüm senaryolarda Blackwell'den 4,8 kat daha hızlı olacağı anlamına gelmez. CoreWeave, Vera Rubin NVL72 işlemcili sunuculara ek olarak bulutuna NVIDIA Vera işlemcileri de ekledi. Bu işlemciler, diğer şeylerin yanı sıra, işlemcinin aynı anda çok sayıda izole ortamı desteklemesi gereken ajan tabanlı yapay zeka altyapısı için tasarlanmıştır. CoreWeave, tek bir rafa 128 adet Vera işlemci yerleştirdi; bu da toplam 11.264 çekirdek anlamına geliyor. Bu, 11.000'den fazla eş zamanlı iş yükünü çalıştırmak için yeterli. Terminal Bench testinde, işlemciler başarıyla tamamlanan tüm görevlerde 1,7 kat performans artışı gösterdi.
    Beğen
    6
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • AOC, 4K çözünürlüğe ve 180 Hz'e kadar yenileme hızına sahip 27 inçlik bir 3D monitör tanıttı.
    Yeni ürün, özel gözlük kullanmadan 3 boyutlu görüntülere kendinizi kaptırmanızı sağlayan amiral gemisi bir çözüm olarak konumlandırılıyor.

    AOC U27G4FD, 3840 x 2160 piksel çözünürlüğe ve 180 Hz yenileme hızına sahip, oksit kalıplama yöntemiyle üretilmiş hızlı 27 inç IPS panele sahiptir. Tepki süresi 1 ms GtG ve 0,5 ms MPRT olarak belirtilmiştir. Renk gamı ​​%100 sRGB ve %95 DCI-P3'e ulaşmaktadır. Cihaz, altı eksenli renk ayarlamasını ve HDR10 standardını desteklemektedir.

    MBR/MBR Sync teknolojisi hareket bulanıklığını azaltır. Monitör, NVIDIA G-SYNC Uyumlu ve AMD FreeSync Premium sertifikalıdır ve ayrıca Adaptive-Sync senkronizasyon teknolojisini de destekler. Modelin önemli bir özelliği de gözlüksüz 3D görüntülemedir.

    Resmi açıklamada belirtildiği gibi, kullanıcıların bilgisayarlarına resmi Windows 3D yazılımını yüklemeleri yeterlidir. Ardından, stereoskopik görüntüleme özelliklerinin kilidini açabileceklerdir. Monitör başlangıçta Delta Force dahil olmak üzere belirli sayıda oyunu destekleyecektir. Desteklenen oyun listesi zamanla genişleyecektir.

    Ürünle birlikte gelen stand, yükseklik, eğim ve döndürme ayarlarını destekler. Monitör dikey modda da kullanılabilir. Birlikte gelen stand, özel bir VESA 100 x 100 mm braket ile değiştirilebilir.

    Arayüzler arasında iki adet HDMI 2.1 bağlantı noktası, bir adet DisplayPort 1.4 ve 3,5 mm ses jakı bulunuyor. Ayrıca her biri 5W gücünde dahili stereo hoparlörler de mevcut. AOC U27G4FD'nin fiyatı ve çıkış tarihi henüz açıklanmadı. Monitör yakında Çin'de satışa sunulacak.
    Yeni ürün, özel gözlük kullanmadan 3 boyutlu görüntülere kendinizi kaptırmanızı sağlayan amiral gemisi bir çözüm olarak konumlandırılıyor. AOC U27G4FD, 3840 x 2160 piksel çözünürlüğe ve 180 Hz yenileme hızına sahip, oksit kalıplama yöntemiyle üretilmiş hızlı 27 inç IPS panele sahiptir. Tepki süresi 1 ms GtG ve 0,5 ms MPRT olarak belirtilmiştir. Renk gamı ​​%100 sRGB ve %95 DCI-P3'e ulaşmaktadır. Cihaz, altı eksenli renk ayarlamasını ve HDR10 standardını desteklemektedir. MBR/MBR Sync teknolojisi hareket bulanıklığını azaltır. Monitör, NVIDIA G-SYNC Uyumlu ve AMD FreeSync Premium sertifikalıdır ve ayrıca Adaptive-Sync senkronizasyon teknolojisini de destekler. Modelin önemli bir özelliği de gözlüksüz 3D görüntülemedir. Resmi açıklamada belirtildiği gibi, kullanıcıların bilgisayarlarına resmi Windows 3D yazılımını yüklemeleri yeterlidir. Ardından, stereoskopik görüntüleme özelliklerinin kilidini açabileceklerdir. Monitör başlangıçta Delta Force dahil olmak üzere belirli sayıda oyunu destekleyecektir. Desteklenen oyun listesi zamanla genişleyecektir. Ürünle birlikte gelen stand, yükseklik, eğim ve döndürme ayarlarını destekler. Monitör dikey modda da kullanılabilir. Birlikte gelen stand, özel bir VESA 100 x 100 mm braket ile değiştirilebilir. Arayüzler arasında iki adet HDMI 2.1 bağlantı noktası, bir adet DisplayPort 1.4 ve 3,5 mm ses jakı bulunuyor. Ayrıca her biri 5W gücünde dahili stereo hoparlörler de mevcut. AOC U27G4FD'nin fiyatı ve çıkış tarihi henüz açıklanmadı. Monitör yakında Çin'de satışa sunulacak.
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Keychron ahşap kasalı K8 HE manyetik klavyesi
    Çinli marka Keychron, K8 HE manyetik klavyesinin yeni bir versiyonunu, All-Wood Special Edition'ı piyasaya sürdü. Bu model gerçek ahşap çerçeveye sahip.

    Üreticiye göre, K8 HE All-Wood Special Edition'da doğal ceviz ağacı kullanılmıştır. Ayrıca, ağacın özelliklerinden dolayı, her klavyede damar deseni biraz farklılık gösterecektir. Ahşap, ter ve neme karşı koruyucu bir kaplama ile işlenmiştir, ancak üretici zamanla yüzeyde doğal bir patina oluşacağı konusunda uyarıda bulunmaktadır.

    K8 HE All-Wood Special Edition, TKL formatında tasarlanmıştır. Çalışırken değiştirilebilir teknolojiye sahip Gateron Double-Rail Nebula manyetik anahtarlar kullanır. Her tuşun tetikleme noktası, 0,2 mm ile 3,8 mm arasında 0,1 mm'lik artışlarla ayrı ayrı ayarlanabilir. Ancak, sensör düzeni öncelikle Keychron Double-Rail anahtarlar için tasarlandığından, üçüncü taraf manyetik anahtarlar takılamaz.

    Kutu içeriğinde bulunan koyu kahverengi tuş başlıkları PBT plastikten üretilmiştir ve OSA profiline sahiptir. Karakterler opak olduğundan, RGB arka aydınlatma yalnızca tuşların etrafında görünür. Gürültüyü azaltmak için kasa EVA ve EPDM köpükle kaplanmış, kasanın alt kısmı ise PET filmle kaplanmıştır.

    Klavye, kablosuz bağlantıyı, Bluetooth 5.2'yi ve USB-C'yi destekler. Yazılım, açık kaynaklı QMK bellenimidir. Yapılandırma, tescilli Keychron Launcher web uygulaması kullanılarak yapılabilir.

    K8 HE Tamamen Ahşap Özel Sürümü artık üreticinin web sitesinde satışa sunuldu.
    Çinli marka Keychron, K8 HE manyetik klavyesinin yeni bir versiyonunu, All-Wood Special Edition'ı piyasaya sürdü. Bu model gerçek ahşap çerçeveye sahip. Üreticiye göre, K8 HE All-Wood Special Edition'da doğal ceviz ağacı kullanılmıştır. Ayrıca, ağacın özelliklerinden dolayı, her klavyede damar deseni biraz farklılık gösterecektir. Ahşap, ter ve neme karşı koruyucu bir kaplama ile işlenmiştir, ancak üretici zamanla yüzeyde doğal bir patina oluşacağı konusunda uyarıda bulunmaktadır. K8 HE All-Wood Special Edition, TKL formatında tasarlanmıştır. Çalışırken değiştirilebilir teknolojiye sahip Gateron Double-Rail Nebula manyetik anahtarlar kullanır. Her tuşun tetikleme noktası, 0,2 mm ile 3,8 mm arasında 0,1 mm'lik artışlarla ayrı ayrı ayarlanabilir. Ancak, sensör düzeni öncelikle Keychron Double-Rail anahtarlar için tasarlandığından, üçüncü taraf manyetik anahtarlar takılamaz. Kutu içeriğinde bulunan koyu kahverengi tuş başlıkları PBT plastikten üretilmiştir ve OSA profiline sahiptir. Karakterler opak olduğundan, RGB arka aydınlatma yalnızca tuşların etrafında görünür. Gürültüyü azaltmak için kasa EVA ve EPDM köpükle kaplanmış, kasanın alt kısmı ise PET filmle kaplanmıştır. Klavye, kablosuz bağlantıyı, Bluetooth 5.2'yi ve USB-C'yi destekler. Yazılım, açık kaynaklı QMK bellenimidir. Yapılandırma, tescilli Keychron Launcher web uygulaması kullanılarak yapılabilir. K8 HE Tamamen Ahşap Özel Sürümü artık üreticinin web sitesinde satışa sunuldu.
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • BIOS'U Fabrika Ayarlarına Sıfırlama: 4 Çalışan Yöntem...
    Bilgisayarınız dondu mu, hız aşırtma özelliği çalışmadı mı, BIOS şifrenizi mi unuttunuz, yoksa sistem sürücünüzü tanımıyor mu?

    Öncelikle BIOS'u varsayılan ayarlarına sıfırlamayı deneyin (CMOS'u temizleyin).

    İşte doğru yapmanın 3 yolu:

    En basit (yazılım)

    BIOS/UEFI'ye girin (başlangıçta Del/F2 tuşlarına basın).

    Şu seçeneği buluyoruz:

    🔸️ Optimize Edilmiş Varsayılan Ayarları Yükle

    🔸️ Kurulum Varsayılanlarını Yükle

    🔸️ Varsayılan Ayarları Geri Yükle

    Enter tuşuna basın, değişiklikleri kaydedin (F10) ve yeniden başlatın.

    Klasik (tahta üzerinde zıplayan)

    Anakart üzerinde CLR_CMOS, JBAT1 veya CLEAR olarak işaretlenmiş kontakları arıyoruz.
    Algoritma: Bilgisayarın fişini çekin → kontakları bir jumper kablosuyla (veya bir tornavidayla 10-15 saniye süreyle) kısa devre yapın → her şeyi tekrar yerine takın.

    En görsel olanı (CR2032 pil)
    • Gücü kapatın ve kabloyu şebekeden çıkarın.
    • Devre kartında bir düğme pil bulduk.
    5-10 dakika süreyle çıkarın (tedbir amaçlı olarak, kalan şarjı boşaltmak için bilgisayarın güç düğmesine basabilirsiniz).

    Pili yerine geri koyduk.

    İleri düzey kullanıcılar için (arka paneldeki düğme)

    Üst düzey anakartlarda (veya yeni MSI/ASUS/Gigabyte anakartlarda) fiziksel bir CMOS'u Temizle düğmesi bulunur.

    Bilgisayar kapalıyken bu düğmeye basın, işlem tamam.

    Sıfırlama işleminden sonra: Tüm ayarlar (işlemci frekansı, RAM, önyükleme sırası) sıfırlanacaktır.

    RAM için XMP/DOCP'yi yeniden etkinleştirmeniz gerekecek!

    Alıntıdır...
    Bilgisayarınız dondu mu, hız aşırtma özelliği çalışmadı mı, BIOS şifrenizi mi unuttunuz, yoksa sistem sürücünüzü tanımıyor mu? Öncelikle BIOS'u varsayılan ayarlarına sıfırlamayı deneyin (CMOS'u temizleyin). İşte doğru yapmanın 3 yolu: [b]En basit (yazılım)[/b] BIOS/UEFI'ye girin (başlangıçta Del/F2 tuşlarına basın). Şu seçeneği buluyoruz: 🔸️ Optimize Edilmiş Varsayılan Ayarları Yükle 🔸️ Kurulum Varsayılanlarını Yükle 🔸️ Varsayılan Ayarları Geri Yükle Enter tuşuna basın, değişiklikleri kaydedin (F10) ve yeniden başlatın. [b]Klasik (tahta üzerinde zıplayan)[/b] Anakart üzerinde CLR_CMOS, JBAT1 veya CLEAR olarak işaretlenmiş kontakları arıyoruz. Algoritma: Bilgisayarın fişini çekin → kontakları bir jumper kablosuyla (veya bir tornavidayla 10-15 saniye süreyle) kısa devre yapın → her şeyi tekrar yerine takın. [b]En görsel olanı (CR2032 pil)[/b] [ul] [li]Gücü kapatın ve kabloyu şebekeden çıkarın.[/li] [li]Devre kartında bir düğme pil bulduk.[/li] [/ul] 5-10 dakika süreyle çıkarın (tedbir amaçlı olarak, kalan şarjı boşaltmak için bilgisayarın güç düğmesine basabilirsiniz). Pili yerine geri koyduk. [b]İleri düzey kullanıcılar için (arka paneldeki düğme)[/b] Üst düzey anakartlarda (veya yeni MSI/ASUS/Gigabyte anakartlarda) fiziksel bir CMOS'u Temizle düğmesi bulunur. Bilgisayar kapalıyken bu düğmeye basın, işlem tamam. Sıfırlama işleminden sonra: Tüm ayarlar (işlemci frekansı, RAM, önyükleme sırası) sıfırlanacaktır. RAM için XMP/DOCP'yi yeniden etkinleştirmeniz gerekecek! Alıntıdır...
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
Daha Fazla Sonuç
Oyun Gündemi
Yükleniyor...
Forum Son Yazılan Konular
TechForumTR https://techforum.tr/sosyal