• MSI, 480 Hz'e kadar yenileme hızı 31,5 inçlik çift modlu oyun monitörü MAG 322URD16
    MSI, 480 Hz'e kadar yenileme hızına sahip 31,5 inçlik çift modlu oyun monitörü MAG 322URD16'yı duyurdu.

    Bu cihaz, zorlu oyuncular ve e-spor sporcuları için evrensel bir çözüm olarak konumlandırılmıştır.

    MSI MAG 322URD16, 3840 x 2160 piksel çözünürlüğe ve 165 Hz yenileme hızına sahip 31,5 inçlik Rapid IPS panele sahiptir. eSpor moduna geçildiğinde yenileme hızı 480 Hz'e yükselir, ancak görüntü kalitesi 1920 x 1080 piksele düşer. Tepki süresi 1 ms GtG'dir. Statik kontrast oranı 2000:1, dinamik kontrast oranı ise 100.000.000:1'dir. SDR modunda parlaklık 350 nit'e ulaşırken, HDR'da en yüksek parlaklık 400 nit'e kadar çıkabilir.

    Monitör VESA DisplayHDR 400 sertifikalıdır. DCI-P3 renk uzayının %95'ini, Adobe RGB'nin %90'ını ve sRGB'nin %129'unu kapsar. 10 bit renk derinliğini destekler. Ekran, yansıma önleyici kaplamaya ve 178 derecelik yatay ve dikey görüş açılarına sahiptir.

    Oyun özelliklerine NVIDIA G-SYNC ve AMD FreeSync Premium uyumluluğu ile uyarlanabilir senkronizasyon dahildir. SLMB hareket bulanıklığı azaltma teknolojisi, 24,5 ve 27 inç ekranları taklit eden en boy oranı modları ve Oyun Zekası uygulaması da mevcuttur. KVM geçişi, konsol modu ve PIP/PBP desteği de dahildir.

    Özel tasarımlı stand, yükseklik, eğim ve döndürme ayarlarına olanak tanır. Monitör dikey modda kullanılabilir. Gerekirse, birlikte verilen stand, özel bir VESA 100 x 100 mm braket ile değiştirilebilir. Arka panelde, dinamik aydınlatma desteğine sahip dahili bir Mystic Light LED şerit bulunur.

    Bağlantı seçenekleri arasında bir adet DisplayPort 1.4a, iki adet HDMI 2.1, bir adet 15W USB Type-C ve bir adet 3,5 mm ses jakı bulunuyor. Dahili USB hub'ı ise bir adet USB Type-B ve iki adet USB Type-A bağlantı noktası sunuyor. MSI MAG 322URD16'nın fiyatı ve çıkış tarihi henüz açıklanmadı.
    MSI, 480 Hz'e kadar yenileme hızına sahip 31,5 inçlik çift modlu oyun monitörü MAG 322URD16'yı duyurdu. Bu cihaz, zorlu oyuncular ve e-spor sporcuları için evrensel bir çözüm olarak konumlandırılmıştır. MSI MAG 322URD16, 3840 x 2160 piksel çözünürlüğe ve 165 Hz yenileme hızına sahip 31,5 inçlik Rapid IPS panele sahiptir. eSpor moduna geçildiğinde yenileme hızı 480 Hz'e yükselir, ancak görüntü kalitesi 1920 x 1080 piksele düşer. Tepki süresi 1 ms GtG'dir. Statik kontrast oranı 2000:1, dinamik kontrast oranı ise 100.000.000:1'dir. SDR modunda parlaklık 350 nit'e ulaşırken, HDR'da en yüksek parlaklık 400 nit'e kadar çıkabilir. Monitör VESA DisplayHDR 400 sertifikalıdır. DCI-P3 renk uzayının %95'ini, Adobe RGB'nin %90'ını ve sRGB'nin %129'unu kapsar. 10 bit renk derinliğini destekler. Ekran, yansıma önleyici kaplamaya ve 178 derecelik yatay ve dikey görüş açılarına sahiptir. Oyun özelliklerine NVIDIA G-SYNC ve AMD FreeSync Premium uyumluluğu ile uyarlanabilir senkronizasyon dahildir. SLMB hareket bulanıklığı azaltma teknolojisi, 24,5 ve 27 inç ekranları taklit eden en boy oranı modları ve Oyun Zekası uygulaması da mevcuttur. KVM geçişi, konsol modu ve PIP/PBP desteği de dahildir. Özel tasarımlı stand, yükseklik, eğim ve döndürme ayarlarına olanak tanır. Monitör dikey modda kullanılabilir. Gerekirse, birlikte verilen stand, özel bir VESA 100 x 100 mm braket ile değiştirilebilir. Arka panelde, dinamik aydınlatma desteğine sahip dahili bir Mystic Light LED şerit bulunur. Bağlantı seçenekleri arasında bir adet DisplayPort 1.4a, iki adet HDMI 2.1, bir adet 15W USB Type-C ve bir adet 3,5 mm ses jakı bulunuyor. Dahili USB hub'ı ise bir adet USB Type-B ve iki adet USB Type-A bağlantı noktası sunuyor. MSI MAG 322URD16'nın fiyatı ve çıkış tarihi henüz açıklanmadı.
    Beğen
    10
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 522 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Huawei FreeBuds Neo İncelemesi

    Huawei FreeBuds Neo İncelemesi ANC, LDAC ve Bluetooth 6.0 Bir Arada

    Huawei FreeBuds Neo, kompakt tasarımıyla birlikte aktif gürültü engelleme, LDAC, Bluetooth 6.0 ve uzun pil ömrü gibi özellikleri bir araya getiriyor. Kağıt üzerinde oldukça güçlü görünen kulaklık, günlük kullanımda başarılı olduğu noktalar kadar bazı eksikleriyle de dikkat çekiyor.

    Huawei FreeBuds Neo Neler Sunuyor?

    FreeBuds Neo, Huawei'nin kulak içi kablosuz kulaklık ailesinde orta seviyeye konumlanan modellerden biri. Özellikle küçük tasarım, gelişmiş Bluetooth özellikleri, yüksek çözünürlüklü ses desteği ve aktif gürültü engelleme gibi özelliklerle öne çıkıyor.

    Kulaklıkta 11 mm dinamik sürücüler bulunuyor ve 20 Hz ile 40 kHz arasında frekans aralığı sunuluyor.

    Öne çıkan teknik özellikler:

    -Bluetooth 6.0
    -LDAC desteği
    -L2HC desteği
    -AAC ve SBC desteği
    -Aktif gürültü engelleme (ANC)
    -Şeffaflık modu
    -IP55 su ve toz dayanıklılığı
    -Çoklu cihaz bağlantısı
    -Kulaklık başına yaklaşık 4,9 gram ağırlık

    LDAC ve Yüksek Çözünürlüklü Ses

    FreeBuds Neo'nun dikkat çeken özelliklerinden biri yüksek kaliteli kablosuz ses desteği.

    Huawei telefonlarda L2HC 4.0 ile 48 kHz / 24 bit çözünürlükte 2,3 Mbps seviyesine kadar aktarım yapılabiliyor. Diğer uyumlu Android cihazlarda ise LDAC üzerinden 990 kbps seviyesine kadar ses aktarımı destekleniyor.

    AAC ve SBC desteğinin bulunması sayesinde kulaklık Android ve iPhone cihazlarla da kullanılabiliyor.

    Kompakt ve Hafif Tasarım

    Kulaklıkların her biri yaklaşık 4,9 gram ağırlığında. Sap uzunluğu ise 23 mm civarında. Bu kısa yapı FreeBuds Neo'ya oldukça kompakt bir görünüm kazandırıyor.

    Sap bölümünün tamamen kaldırılmamış olması anten ve mikrofonların daha uygun konumlandırılmasına da yardımcı oluyor.

    Dokunmatik kontrol alanı üzerinden müzik oynatma, duraklatma, şarkı değiştirme, ses seviyesini ayarlama ve gürültü engelleme modları arasında geçiş yapılabiliyor.

    Kontroller Tamamen Özelleştirilemiyor

    Kulaklığın dokunmatik kontrolleri günlük kullanım için yeterli olsa da her hareketi istediğiniz işleve atamak mümkün değil.

    Çift dokunma, üçlü dokunma, kaydırma ve basılı tutma hareketleri için belirli seçenekler bulunuyor fakat tamamen serbest bir kontrol sistemi sunulmuyor.

    Baş Hareketleri ve Takma Algılama

    FreeBuds Neo'da baş hareketleriyle gelen aramaları kabul etme veya reddetme özelliği bulunuyor.

    Kulaklık takma algılama sistemi de kulaklık çıkarıldığında müziği otomatik durdurabiliyor ve tekrar takıldığında oynatmaya devam edebiliyor.

    Ayrıca konuşmaya başladığınızda ortam seslerini daha fazla duymanızı amaçlayan uyarlanabilir ses özellikleri de mevcut.

    Ancak testlerde bu geçişlerin bazı rakiplere göre daha yavaş çalışabildiği görülmüş.

    IP55 Koruma ve Şarj Kutusu

    FreeBuds Neo kulaklıklar IP55 sertifikasına sahip.

    Bu sayede yağmur veya spor sırasında oluşabilecek su sıçramalarına karşı belirli seviyede koruma sağlanıyor. Ancak IP55 sertifikasının yalnızca kulaklıklar için geçerli olduğunu belirtmek gerekiyor. Şarj kutusunun özel bir su ve toz koruması bulunmuyor.

    Şarj kutusu yaklaşık 31 gram, kulaklıklarla birlikte toplam ağırlık ise yaklaşık 42 grama ulaşıyor.

    Pil Ömrü Nasıl?

    Huawei'nin verdiği değerlere göre FreeBuds Neo:
    1. ANC kapalıyken 10 saate kadar
    2. ANC açıkken 6,5 saate kadar
    3. Şarj kutusuyla ANC kapalıyken toplam 40 saate kadar
    4. ANC açıkken kutuyla birlikte yaklaşık 24 saate kadar
    kullanım süresi sunabiliyor.

    Gerçek kullanım testinde ANC açıkken yaklaşık 5 saat 53 dakikalık kullanım süresi elde edilmiş.

    Kulaklıkların yaklaşık 10 dakikalık hızlı şarjla 4 saate kadar müzik dinleme süresi sunabildiği belirtiliyor.

    Kablosuz şarj desteği ise bulunmuyor.

    Huawei Audio Connect Uygulaması

    FreeBuds Neo, Android ve iOS üzerinde Huawei Audio Connect uygulaması üzerinden yönetilebiliyor.

    Uygulama içerisinde:
    1. Pil durumunu görüntüleme
    2. ANC seviyesini değiştirme
    3. Şeffaflık modunu açma
    4. Ses efektlerini düzenleme
    5. 10 bantlı ekolayzır kullanma
    6. Çoklu bağlantıyı yönetme
    7. Takma algılamayı açıp kapatma
    8. Kulaklık uçlarının uyumunu test etme
    9. Yazılım güncelleme
    gibi birçok özellik bulunuyor.

    Ses Kalitesi

    FreeBuds Neo'nun ses performansı genel olarak başarılı.

    Ses tamamen nötr bir karaktere sahip olmasa da güçlü ve dinamik bir sunum yapıyor. Basların gereğinden fazla yükseltilmemiş olması olumlu bir detay.

    Orta frekanslar belirgin şekilde duyulurken tizlerde biraz daha fazla netlik ve parlaklık beklenebilir.

    Düşük ses seviyelerinde özellikle derin basların etkisi azalabiliyor. Çok yüksek ses seviyelerinde ise bas ve tizlerde sertleşme oluşabiliyor.

    Genel olarak günlük müzik dinleme açısından tatmin edici bir ses karakteri sunuyor.

    ANC Performansı

    FreeBuds Neo'da aktif gürültü engelleme bulunması önemli bir avantaj olsa da sistemin performansı üst seviye rakiplerle aynı seviyede değil.

    Monoton ve düşük frekanslı seslerin azaltılmasında etkili olabiliyor fakat konuşma, tren sesi, uçak uğultusu veya çevredeki çeşitli gürültüler tamamen ortadan kaldırılamıyor.

    ANC için farklı seviyeler seçilebiliyor.
    1. Rahat
    2. Dengeli
    3. Ultra
    Ayrıca ortam koşullarına göre seviyeyi otomatik belirleyen dinamik bir mod da bulunuyor.

    Ancak test sırasında otomatik sistemin her zaman en uygun seviyeyi seçmediği görülmüş.

    Şeffaflık Modu

    Şeffaflık modu çevredeki seslerin kulaklığa aktarılmasını sağlıyor.

    Ortam sesi anlaşılır şekilde duyulabiliyor fakat tamamen doğal bir deneyim oluşmuyor. Arka planda hafif bir hışırtı hissedilebiliyor.

    Rüzgarlı ortamlarda da rüzgarın mikrofonlara geliş açısına göre rahatsız edici sesler oluşabiliyor.

    Telefon Görüşmelerinde Mikrofon Kalitesi

    FreeBuds Neo'da telefon görüşmeleri için üç mikrofon ve kemik iletim sensörü kullanılıyor.

    Gürültülü ortamlarda çevredeki sesleri oldukça güçlü şekilde filtreleyebiliyor. Bunun olumlu tarafı karşı tarafa daha az çevre gürültüsü gitmesi.

    Ancak güçlü filtreleme kullanıcının sesini de etkileyebiliyor.

    Testlerde zaman zaman.
    1. Doğal olmayan ses tonu
    2. Yankı
    3. Eko hissi
    4. Aşırı ses filtreleme
    Bu nedenle mikrofon performansı kullanılabilir seviyede olsa da sınıfının en iyileri arasında görünmüyor.

    Gecikme Performansı

    FreeBuds Neo, özel ve evrensel bir düşük gecikme kodeğine sahip değil.

    Huawei uygulamasında oyunlar için düşük ses gecikmesi seçeneği bulunuyor ancak bu mod oyun dışında sürekli şekilde etkinleştirilemiyor.

    Normal kullanımda ölçülen ses gecikmesi yaklaşık 160-180 ms seviyesinde.

    Video izlerken cihazın ses ve görüntüyü senkronize ettiği uygulamalarda ciddi bir sorun hissedilmeyebilir. Ancak gerçek zamanlı tepki gerektiren oyunlarda daha düşük gecikmeli kulaklıklara göre fark oluşabilir.

    Kullanım Konforu

    Doğru silikon uç seçildiğinde FreeBuds Neo günlük kullanımda rahat.

    Ancak test sırasında kulaklıkların özellikle hareketli kullanımda her zaman tamamen sabit kalmadığı görülmüş. Spor yaparken veya yoğun hareket sırasında zaman zaman yeniden ayarlamak gerekebiliyor.

    Takma algılama sisteminin de bazı durumlarda fazla hassas davranabildiği belirtiliyor.

    İşçilik kalitesi tarafında ise FreeBuds Neo oldukça başarılı bulunmuş.

    Huawei FreeBuds Neo Artıları

    1. Başarılı ses kalitesi
    2. LDAC ve L2HC desteği
    3. Aktif gürültü engelleme
    4. Şeffaflık modu
    5. Bluetooth 6.0
    6. İyi pil ömrü
    7. Çoklu cihaz bağlantısı
    8. Tek kulaklıkla kullanım
    9. IP55 sertifikası
    10. Kompakt ve hafif tasarım
    11. Başarılı işçilik
    12. Gelişmiş mobil uygulama

    Huawei FreeBuds Neo Eksileri

    1. ANC performansı üst düzey rakipler kadar güçlü değil
    2. Şeffaflık modunda hafif arka plan gürültüsü oluşabiliyor
    3. Kulakta her zaman çok sıkı durmayabiliyor
    4. Takma algılama zaman zaman fazla hassas çalışabiliyor
    5. Telefon görüşmelerinde ses fazla filtrelenebiliyor
    6. Kontroller tamamen serbest şekilde özelleştirilemiyor
    7. Kablosuz şarj desteği bulunmuyor

    Genel Değerlendirme

    Huawei FreeBuds Neo, özellikle kompakt tasarım, iyi ses kalitesi, LDAC desteği, Bluetooth 6.0, uzun pil ömrü ve zengin uygulama özelliklerini bir arada isteyen kullanıcılar için dikkat çekici bir model.

    Ses performansı günlük kullanım açısından başarılı ve ürünün işçilik kalitesi de oldukça iyi.

    Bununla birlikte ANC performansı beklentiyi çok yükseltmemek gereken alanlardan biri. Gürültü engelleme çalışıyor fakat çevreyi tamamen sessiz hale getiren üst sınıf modeller seviyesine ulaşmıyor.

    Telefon görüşmelerindeki yoğun filtreleme ve kulaklıkların hareket sırasında zaman zaman yeniden ayarlanma ihtiyacı da dikkate alınması gereken noktalar arasında.
    FreeBuds Neo'nun en güçlü tarafları ses kalitesi, bağlantı özellikleri ve zengin yazılım desteği. En belirgin eksikleri ise ANC gücü, telefon görüşmelerindeki aşırı filtreleme ve kulakta her zaman tamamen sabit kalmaması.
    7250TL seviyesindeki fiyatıyla oldukça fazla özellik sunan FreeBuds Neo, özellik zenginliğini ön planda tutan kullanıcılar için değerlendirmeye değer bir kablosuz kulaklık olarak öne çıkıyor.
    [h2]Huawei FreeBuds Neo İncelemesi ANC, LDAC ve Bluetooth 6.0 Bir Arada [/h2] Huawei FreeBuds Neo, kompakt tasarımıyla birlikte aktif gürültü engelleme, LDAC, Bluetooth 6.0 ve uzun pil ömrü gibi özellikleri bir araya getiriyor. Kağıt üzerinde oldukça güçlü görünen kulaklık, günlük kullanımda başarılı olduğu noktalar kadar bazı eksikleriyle de dikkat çekiyor. [h2]Huawei FreeBuds Neo Neler Sunuyor?[/h2] FreeBuds Neo, Huawei'nin kulak içi kablosuz kulaklık ailesinde orta seviyeye konumlanan modellerden biri. Özellikle küçük tasarım, gelişmiş Bluetooth özellikleri, yüksek çözünürlüklü ses desteği ve aktif gürültü engelleme gibi özelliklerle öne çıkıyor. Kulaklıkta 11 mm dinamik sürücüler bulunuyor ve 20 Hz ile 40 kHz arasında frekans aralığı sunuluyor. [b]Öne çıkan teknik özellikler:[/b] -Bluetooth 6.0 -LDAC desteği -L2HC desteği -AAC ve SBC desteği -Aktif gürültü engelleme (ANC) -Şeffaflık modu -IP55 su ve toz dayanıklılığı -Çoklu cihaz bağlantısı -Kulaklık başına yaklaşık 4,9 gram ağırlık [h2]LDAC ve Yüksek Çözünürlüklü Ses[/h2] FreeBuds Neo'nun dikkat çeken özelliklerinden biri yüksek kaliteli kablosuz ses desteği. Huawei telefonlarda L2HC 4.0 ile 48 kHz / 24 bit çözünürlükte 2,3 Mbps seviyesine kadar aktarım yapılabiliyor. Diğer uyumlu Android cihazlarda ise LDAC üzerinden 990 kbps seviyesine kadar ses aktarımı destekleniyor. AAC ve SBC desteğinin bulunması sayesinde kulaklık Android ve iPhone cihazlarla da kullanılabiliyor. [h2]Kompakt ve Hafif Tasarım[/h2] Kulaklıkların her biri yaklaşık 4,9 gram ağırlığında. Sap uzunluğu ise 23 mm civarında. Bu kısa yapı FreeBuds Neo'ya oldukça kompakt bir görünüm kazandırıyor. Sap bölümünün tamamen kaldırılmamış olması anten ve mikrofonların daha uygun konumlandırılmasına da yardımcı oluyor. Dokunmatik kontrol alanı üzerinden müzik oynatma, duraklatma, şarkı değiştirme, ses seviyesini ayarlama ve gürültü engelleme modları arasında geçiş yapılabiliyor. [h3]Kontroller Tamamen Özelleştirilemiyor[/h3] Kulaklığın dokunmatik kontrolleri günlük kullanım için yeterli olsa da her hareketi istediğiniz işleve atamak mümkün değil. Çift dokunma, üçlü dokunma, kaydırma ve basılı tutma hareketleri için belirli seçenekler bulunuyor fakat tamamen serbest bir kontrol sistemi sunulmuyor. [h2]Baş Hareketleri ve Takma Algılama[/h2] FreeBuds Neo'da baş hareketleriyle gelen aramaları kabul etme veya reddetme özelliği bulunuyor. Kulaklık takma algılama sistemi de kulaklık çıkarıldığında müziği otomatik durdurabiliyor ve tekrar takıldığında oynatmaya devam edebiliyor. Ayrıca konuşmaya başladığınızda ortam seslerini daha fazla duymanızı amaçlayan uyarlanabilir ses özellikleri de mevcut. Ancak testlerde bu geçişlerin bazı rakiplere göre daha yavaş çalışabildiği görülmüş. [h2]IP55 Koruma ve Şarj Kutusu[/h2] FreeBuds Neo kulaklıklar IP55 sertifikasına sahip. Bu sayede yağmur veya spor sırasında oluşabilecek su sıçramalarına karşı belirli seviyede koruma sağlanıyor. Ancak IP55 sertifikasının yalnızca kulaklıklar için geçerli olduğunu belirtmek gerekiyor. Şarj kutusunun özel bir su ve toz koruması bulunmuyor. Şarj kutusu yaklaşık 31 gram, kulaklıklarla birlikte toplam ağırlık ise yaklaşık 42 grama ulaşıyor. [h2]Pil Ömrü Nasıl?[/h2] Huawei'nin verdiği değerlere göre FreeBuds Neo: [ol] [li]ANC kapalıyken 10 saate kadar[/li] [li]ANC açıkken 6,5 saate kadar[/li] [li]Şarj kutusuyla ANC kapalıyken toplam 40 saate kadar[/li] [li]ANC açıkken kutuyla birlikte yaklaşık 24 saate kadar[/li][/ol] kullanım süresi sunabiliyor. Gerçek kullanım testinde ANC açıkken yaklaşık 5 saat 53 dakikalık kullanım süresi elde edilmiş. Kulaklıkların yaklaşık 10 dakikalık hızlı şarjla 4 saate kadar müzik dinleme süresi sunabildiği belirtiliyor. Kablosuz şarj desteği ise bulunmuyor. [h2]Huawei Audio Connect Uygulaması[/h2] FreeBuds Neo, Android ve iOS üzerinde Huawei Audio Connect uygulaması üzerinden yönetilebiliyor. Uygulama içerisinde: [ol][li]Pil durumunu görüntüleme[/li] [li]ANC seviyesini değiştirme[/li] [li]Şeffaflık modunu açma[/li] [li]Ses efektlerini düzenleme[/li] [li]10 bantlı ekolayzır kullanma[/li] [li]Çoklu bağlantıyı yönetme[/li] [li]Takma algılamayı açıp kapatma[/li] [li]Kulaklık uçlarının uyumunu test etme[/li] [li]Yazılım güncelleme[/li][/ol] gibi birçok özellik bulunuyor. [h2]Ses Kalitesi[/h2] FreeBuds Neo'nun ses performansı genel olarak başarılı. Ses tamamen nötr bir karaktere sahip olmasa da güçlü ve dinamik bir sunum yapıyor. Basların gereğinden fazla yükseltilmemiş olması olumlu bir detay. Orta frekanslar belirgin şekilde duyulurken tizlerde biraz daha fazla netlik ve parlaklık beklenebilir. Düşük ses seviyelerinde özellikle derin basların etkisi azalabiliyor. Çok yüksek ses seviyelerinde ise bas ve tizlerde sertleşme oluşabiliyor. Genel olarak günlük müzik dinleme açısından tatmin edici bir ses karakteri sunuyor. [h2]ANC Performansı[/h2] FreeBuds Neo'da aktif gürültü engelleme bulunması önemli bir avantaj olsa da sistemin performansı üst seviye rakiplerle aynı seviyede değil. Monoton ve düşük frekanslı seslerin azaltılmasında etkili olabiliyor fakat konuşma, tren sesi, uçak uğultusu veya çevredeki çeşitli gürültüler tamamen ortadan kaldırılamıyor. ANC için farklı seviyeler seçilebiliyor. [ol]/[li]Rahat[/li] [li]Dengeli[/li] [li]Ultra[/li][/ol] Ayrıca ortam koşullarına göre seviyeyi otomatik belirleyen dinamik bir mod da bulunuyor. Ancak test sırasında otomatik sistemin her zaman en uygun seviyeyi seçmediği görülmüş. [h2]Şeffaflık Modu[/h2] Şeffaflık modu çevredeki seslerin kulaklığa aktarılmasını sağlıyor. Ortam sesi anlaşılır şekilde duyulabiliyor fakat tamamen doğal bir deneyim oluşmuyor. Arka planda hafif bir hışırtı hissedilebiliyor. Rüzgarlı ortamlarda da rüzgarın mikrofonlara geliş açısına göre rahatsız edici sesler oluşabiliyor. [h2]Telefon Görüşmelerinde Mikrofon Kalitesi[/h2] FreeBuds Neo'da telefon görüşmeleri için üç mikrofon ve kemik iletim sensörü kullanılıyor. Gürültülü ortamlarda çevredeki sesleri oldukça güçlü şekilde filtreleyebiliyor. Bunun olumlu tarafı karşı tarafa daha az çevre gürültüsü gitmesi. Ancak güçlü filtreleme kullanıcının sesini de etkileyebiliyor. Testlerde zaman zaman. [ol][li]Doğal olmayan ses tonu[/li] [li]Yankı[/li] [li]Eko hissi[/li] [li]Aşırı ses filtreleme[/li][/ol] Bu nedenle mikrofon performansı kullanılabilir seviyede olsa da sınıfının en iyileri arasında görünmüyor. [h2]Gecikme Performansı[/h2] FreeBuds Neo, özel ve evrensel bir düşük gecikme kodeğine sahip değil. Huawei uygulamasında oyunlar için düşük ses gecikmesi seçeneği bulunuyor ancak bu mod oyun dışında sürekli şekilde etkinleştirilemiyor. Normal kullanımda ölçülen ses gecikmesi yaklaşık 160-180 ms seviyesinde. Video izlerken cihazın ses ve görüntüyü senkronize ettiği uygulamalarda ciddi bir sorun hissedilmeyebilir. Ancak gerçek zamanlı tepki gerektiren oyunlarda daha düşük gecikmeli kulaklıklara göre fark oluşabilir. [h2]Kullanım Konforu[/h2] Doğru silikon uç seçildiğinde FreeBuds Neo günlük kullanımda rahat. Ancak test sırasında kulaklıkların özellikle hareketli kullanımda her zaman tamamen sabit kalmadığı görülmüş. Spor yaparken veya yoğun hareket sırasında zaman zaman yeniden ayarlamak gerekebiliyor. Takma algılama sisteminin de bazı durumlarda fazla hassas davranabildiği belirtiliyor. İşçilik kalitesi tarafında ise FreeBuds Neo oldukça başarılı bulunmuş. [h2]Huawei FreeBuds Neo Artıları[/h2] [ol] [li]Başarılı ses kalitesi[/li] [li]LDAC ve L2HC desteği[/li] [li]Aktif gürültü engelleme[/li] [li]Şeffaflık modu[/li] [li]Bluetooth 6.0[/li] [li]İyi pil ömrü[/li] [li]Çoklu cihaz bağlantısı[/li] [li]Tek kulaklıkla kullanım[/li] [li]IP55 sertifikası[/li] [li]Kompakt ve hafif tasarım[/li] [li]Başarılı işçilik[/li] [li]Gelişmiş mobil uygulama[/li] [/ol] [h2]Huawei FreeBuds Neo Eksileri[/h2] [ol] [li]ANC performansı üst düzey rakipler kadar güçlü değil[/li] [li]Şeffaflık modunda hafif arka plan gürültüsü oluşabiliyor[/li] [li]Kulakta her zaman çok sıkı durmayabiliyor[/li] [li]Takma algılama zaman zaman fazla hassas çalışabiliyor[/li] [li]Telefon görüşmelerinde ses fazla filtrelenebiliyor[/li] [li]Kontroller tamamen serbest şekilde özelleştirilemiyor[/li] [li]Kablosuz şarj desteği bulunmuyor[/li] [/ol] [h2]Genel Değerlendirme[/h2] Huawei FreeBuds Neo, özellikle kompakt tasarım, iyi ses kalitesi, LDAC desteği, Bluetooth 6.0, uzun pil ömrü ve zengin uygulama özelliklerini bir arada isteyen kullanıcılar için dikkat çekici bir model. Ses performansı günlük kullanım açısından başarılı ve ürünün işçilik kalitesi de oldukça iyi. Bununla birlikte ANC performansı beklentiyi çok yükseltmemek gereken alanlardan biri. Gürültü engelleme çalışıyor fakat çevreyi tamamen sessiz hale getiren üst sınıf modeller seviyesine ulaşmıyor. Telefon görüşmelerindeki yoğun filtreleme ve kulaklıkların hareket sırasında zaman zaman yeniden ayarlanma ihtiyacı da dikkate alınması gereken noktalar arasında. [quote]FreeBuds Neo'nun en güçlü tarafları ses kalitesi, bağlantı özellikleri ve zengin yazılım desteği. En belirgin eksikleri ise ANC gücü, telefon görüşmelerindeki aşırı filtreleme ve kulakta her zaman tamamen sabit kalmaması.[/quote] 7250TL seviyesindeki fiyatıyla oldukça fazla özellik sunan FreeBuds Neo, özellik zenginliğini ön planda tutan kullanıcılar için değerlendirmeye değer bir kablosuz kulaklık olarak öne çıkıyor.
    Beğen
    8
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Ruslar Quantum Control Oyunu Duyurdu
    Quantum Control, Unreal Engine 5 kullanılarak geliştirilen, hikaye odaklı bir bilim kurgu birinci şahıs nişancı oyunudur ve çok oyunculu PvPvE modlarına sahiptir.

    Yapım, Rus stüdyosu GetDevelopment tarafından İnternet Geliştirme Enstitüsü'nün desteğiyle gerçekleştiriliyor.

    Quantum Control, bir Rus yerleşim yerinin alternatif bir kıyamet sonrası dünyanın bir parçasıyla "yer değiştirildiğini" gören özel kuvvetler askerinin hikayesini anlatıyor.

    Kendi evrenini korumak için, fizik yasalarının çiğnendiği, rotaların anında yeniden inşa edildiği, savaş sırasında siperlerin ortadan kaybolduğu ve rakiplerin gerçekliğin bozulmalarını kendi avantajlarına kullandığı"bir uzayda işgalcilere karşı savaşmak zorundadır.

    Geliştiriciler, esnek bir savaş sistemi, özel ekipmanların taktiksel kullanımı, dinamik kuantum hava durumu ve alışılmadık yetenekler vaat ediyor örneğin, nesneleri başka bir duruma dönüştürme veya savaşta aniden pozisyon değiştirme yeteneği.

    Quantum Control, piyasaya sürüldükten sonra düzenli sezonlar, ilerleme sistemi, iş birliğine dayalı görevler ve PvPvE senaryoları içeren bir hizmet olarak oyun modeliyle geliştirilmeyi planlıyor.

    GetDevelopment, bu nişancı oyununu 2029 yılında Steam ve VK Play'de yayınlamayı planlıyor. Ancak, bir giriş bölümü ve temel oynanış içeren bir demo sürümünün 2026'da yayınlanması planlanıyor.
    Geliştiriciler, oyunun evreni ve yapım sürecinin ilerleyişi hakkında sosyal medyada paylaşımda bulunacaklarına söz verdiler.

    Kommersant'a göre, oyunun geliştirilmesi 1,5-2 milyar ruble gerektirecek.
    Quantum Control, Unreal Engine 5 kullanılarak geliştirilen, hikaye odaklı bir bilim kurgu birinci şahıs nişancı oyunudur ve çok oyunculu PvPvE modlarına sahiptir. Yapım, Rus stüdyosu GetDevelopment tarafından İnternet Geliştirme Enstitüsü'nün desteğiyle gerçekleştiriliyor. Quantum Control, bir Rus yerleşim yerinin alternatif bir kıyamet sonrası dünyanın bir parçasıyla "yer değiştirildiğini" gören özel kuvvetler askerinin hikayesini anlatıyor. Kendi evrenini korumak için, fizik yasalarının çiğnendiği, rotaların anında yeniden inşa edildiği, savaş sırasında siperlerin ortadan kaybolduğu ve rakiplerin gerçekliğin bozulmalarını kendi avantajlarına kullandığı"bir uzayda işgalcilere karşı savaşmak zorundadır. Geliştiriciler, esnek bir savaş sistemi, özel ekipmanların taktiksel kullanımı, dinamik kuantum hava durumu ve alışılmadık yetenekler vaat ediyor örneğin, nesneleri başka bir duruma dönüştürme veya savaşta aniden pozisyon değiştirme yeteneği. Quantum Control, piyasaya sürüldükten sonra düzenli sezonlar, ilerleme sistemi, iş birliğine dayalı görevler ve PvPvE senaryoları içeren bir hizmet olarak oyun modeliyle geliştirilmeyi planlıyor. GetDevelopment, bu nişancı oyununu 2029 yılında Steam ve VK Play'de yayınlamayı planlıyor. Ancak, bir giriş bölümü ve temel oynanış içeren bir demo sürümünün 2026'da yayınlanması planlanıyor. Geliştiriciler, oyunun evreni ve yapım sürecinin ilerleyişi hakkında sosyal medyada paylaşımda bulunacaklarına söz verdiler. Kommersant'a göre, oyunun geliştirilmesi 1,5-2 milyar ruble gerektirecek.
    Beğen
    5
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 796 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • The Killing Antidote Oyun Deneyimi
    Keşke tüm erken erişim sürümleri böyle olsa. Sadece ilk bölümü tamamladım, bu da sekiz saatimi aldı ve bir de ikinci bölüm var! Ne kadar daha uzun olduğunu bilmiyorum ama rehbere şöyle bir göz attığımda, aşağı yukarı aynı uzunlukta olduğunu gördüm. Yarısı kadar bile olsa, yine de tam teşekküllü bir oyun sayılır. Üstelik tüm ayrı modları ve benzerlerini saymıyorum bile.

    Geliştiricilerin, mevcut sürümün sadece 0.6.3 olması göz önüne alındığında, çok büyük planları olmalı; çünkü ŞİMDİDEN yapılanlar, normal tam teşekküllü oyunlarla kolayca rekabet edebiliyor. Atış, uzuv koparma, karakter hareketleri ve yakın dövüşün hepsi mükemmel. RE2RE testi bol kaynakla yapıldı; dizleri, kolları ve bacakları koparabiliyorsunuz ve zombiler fırsat bulduklarında size saldırmaya çalışıyorlar. Mermi israf etmek istemiyorsanız, Isaac Clarke tarzı küfürlü ayakla ezme seçeneği de var. Ya da her birinin kendine özgü bitirici vuruşu olan ve görünüşe göre birden fazla olan bir yakın dövüş silahıyla birinin kafasını ezebilirsiniz. İlk bölümde sadece bıçak ve balta mevcuttu, ancak ikincisinde en az beş tanesi baştan itibaren mevcut ve ben şimdiden iki çekiç bitirici vuruşu gördüm.

    Oyundaki şifreli kilitlerin nasıl çalıştığını hemen anlamamam bile komikti ve ilk tabancayı bulana kadar bir saat boyunca sadece bir baltayla etrafta dolaştım, ama hala bulamadım.

    Wicked Seed'de tüm çaba kıyafetlere harcanırken, burada kişiselleştirme heyecan verici oyun deneyimine sadece bir bonus niteliğinde, ancak oldukça önemli bir bonus. Kahraman, her biri ayrı yuvalarda saklanan ve oyuncunun istediği gibi birleştirilebilen, genellikle özelleştirilebilir renklere sahip yüzlerce eşya kuşanabiliyor. Yeni bir oyunun başlangıcında, kahramanın gardırobunda temel kot pantolon ve ceketten başka hiçbir şey yok, bu yüzden koleksiyonunu birden fazla oyun oynayarak oluşturması gerekecek. Eşyalar rastgele düşüyor ve örneğin, ölürseniz ve kayıt odasında eteğinizi kaydetmeyi başaramazsanız, eşya yükleme sırasında değişecektir. Çok acımasız.

    Kıyafetlerin yanı sıra, kahraman için bazı küçük özelleştirmeler de mevcut. Ten rengi, biraz makyaj, birkaç tırnak stili. Her şey oldukça mütevazı ve geliştiriciler muhtemelen uyumayan ve şimdiden 600'den fazla külot çeşidi üreten modculara güveniyorlar, ancak temel seçeneklerle bile kendi alternatif kızınızı oluşturabilirsiniz. İlerledikçe yalnızca yeni saç stilleri açılıyor ve bunlar bana bilinmeyen bir yöntemle açılıyor, ancak bu sekmeyi düzenli olarak kontrol etmenizi öneririm. Ah, ve tabii ki, göğüsler de özelleştirilebilir. Büyükten çok büyüğe kadar, endişelenmeyin.

    Mekanlar biraz hayal kırıklığı yaratıyor. Oldukça steril ve bütçe dostu, Wicked Seed'i anımsatıyor. Ofisler, laboratuvarlar, bodrum katları. Hayran kalınacak tek şey kahraman kadın, çünkü görülecek başka hiçbir şey yok.

    Ayrıca, hazırlıksız yakalandığınız için ilk karşılaşmanızda sizi öldürecekleri garanti olan yerel patronlardan da memnun kaldım. İnanılmaz derecede tatsız ve son derece sinir bozucuydular. Biri Flash gibi etrafta koşuyor, iyileşmenize veya yeniden yüklemenize hiç zaman bırakmıyor. Diğeri ise sizi tek vuruşta öldürüyor. Bu yüzden, ilk bölümün son görevini kolay zorlukta oynadım, çünkü onunla uğraşmak inanılmaz derecede sinir bozucu olurdu. Bir de başka bir tane vardı ki, oyunun yarısında kelimenin tam anlamıyla ve mecazi olarak havluyla ve çıplak popomla dolaşmak zorunda kaldım. Silah yok, kıyafet yok. Geliştiricilerin "Ve sonra canavardan kaçmak için sadece havluyla dolaşacak" dediğini ve diğer geliştiricilerin "OOOOOOOOOOOOOOOO!" diye bağırıp alkışladığını hayal edebiliyorum.

    Ama bu tuhaf tiplerden sonra, merkezde rahatlayabilir ve kullanıcıların %80'inin bu oyunu yükleme nedeninin tadını çıkarabilirsiniz.

    Egzersiz uğruna! Ne düşünüyordunuz siz pis sapıklar? Bu arada, egzersizin tam sürümüne Boost'tan erişebiliyorum..Keşke tüm oyunlar böyle olsa, değil mi?

    Ve biliyorsunuz, bu oyunun oynanışına, kahramanın hayran kitlesine yönelik unsurlarının ötesine baktığımda şunu merak ediyorum: Bir grup Çinli adam, bir kase pirinç karşılığında, nasıl oluyor da milyonlarca dolarlık şirketlerden daha iyi bir oyun yapabiliyor ve daha büyük bir etki yaratabiliyor? Belki de sadece maaşlarını kazanmakla kalmıyorlar, projelerine yüreklerini ve ruhlarını koyuyorlar? Örneğin, farklı ayakkabılar kahramana farklı boylar ve farklı sesler veriyor. Sadece topuklu ayakkabılardan bahsetmiyorum; botlar veya spor ayakkabılar da farklı sesler çıkarıyor. Tıpkı Cyberpunk'taki gibi.

    Basitçe söylemek gerekirse, plastik, ruhsuz kurumsal dünya kazandı, bu yüzden bağımsız ve yeraltına iniyoruz, büyük, sistemik, karmaşık mekaniklere ve NG+ projelerinin devasa, istikrarsız, acımasız tekrar oynanabilirliğine bakıyoruz. Zaten oynayacak bir şey yok.

    Şimdilik bu kadar ve ikinci bölüm beni bekliyor, ki onun da çok sıkıcı olduğunu söylüyorlar, bakalım neler olacak.

    Not: Oyundaki posterler gerçekten ilgi çekici.
    Keşke tüm erken erişim sürümleri böyle olsa. Sadece ilk bölümü tamamladım, bu da sekiz saatimi aldı ve bir de ikinci bölüm var! Ne kadar daha uzun olduğunu bilmiyorum ama rehbere şöyle bir göz attığımda, aşağı yukarı aynı uzunlukta olduğunu gördüm. Yarısı kadar bile olsa, yine de tam teşekküllü bir oyun sayılır. Üstelik tüm ayrı modları ve benzerlerini saymıyorum bile. Geliştiricilerin, mevcut sürümün sadece 0.6.3 olması göz önüne alındığında, çok büyük planları olmalı; çünkü ŞİMDİDEN yapılanlar, normal tam teşekküllü oyunlarla kolayca rekabet edebiliyor. Atış, uzuv koparma, karakter hareketleri ve yakın dövüşün hepsi mükemmel. RE2RE testi bol kaynakla yapıldı; dizleri, kolları ve bacakları koparabiliyorsunuz ve zombiler fırsat bulduklarında size saldırmaya çalışıyorlar. Mermi israf etmek istemiyorsanız, Isaac Clarke tarzı küfürlü ayakla ezme seçeneği de var. Ya da her birinin kendine özgü bitirici vuruşu olan ve görünüşe göre birden fazla olan bir yakın dövüş silahıyla birinin kafasını ezebilirsiniz. İlk bölümde sadece bıçak ve balta mevcuttu, ancak ikincisinde en az beş tanesi baştan itibaren mevcut ve ben şimdiden iki çekiç bitirici vuruşu gördüm. Oyundaki şifreli kilitlerin nasıl çalıştığını hemen anlamamam bile komikti ve ilk tabancayı bulana kadar bir saat boyunca sadece bir baltayla etrafta dolaştım, ama hala bulamadım. 😄 Wicked Seed'de tüm çaba kıyafetlere harcanırken, burada kişiselleştirme heyecan verici oyun deneyimine sadece bir bonus niteliğinde, ancak oldukça önemli bir bonus. Kahraman, her biri ayrı yuvalarda saklanan ve oyuncunun istediği gibi birleştirilebilen, genellikle özelleştirilebilir renklere sahip yüzlerce eşya kuşanabiliyor. Yeni bir oyunun başlangıcında, kahramanın gardırobunda temel kot pantolon ve ceketten başka hiçbir şey yok, bu yüzden koleksiyonunu birden fazla oyun oynayarak oluşturması gerekecek. Eşyalar rastgele düşüyor ve örneğin, ölürseniz ve kayıt odasında eteğinizi kaydetmeyi başaramazsanız, eşya yükleme sırasında değişecektir. Çok acımasız. Kıyafetlerin yanı sıra, kahraman için bazı küçük özelleştirmeler de mevcut. Ten rengi, biraz makyaj, birkaç tırnak stili. Her şey oldukça mütevazı ve geliştiriciler muhtemelen uyumayan ve şimdiden 600'den fazla külot çeşidi üreten modculara güveniyorlar, ancak temel seçeneklerle bile kendi alternatif kızınızı oluşturabilirsiniz. İlerledikçe yalnızca yeni saç stilleri açılıyor ve bunlar bana bilinmeyen bir yöntemle açılıyor, ancak bu sekmeyi düzenli olarak kontrol etmenizi öneririm. Ah, ve tabii ki, göğüsler de özelleştirilebilir. Büyükten çok büyüğe kadar, endişelenmeyin. Mekanlar biraz hayal kırıklığı yaratıyor. Oldukça steril ve bütçe dostu, Wicked Seed'i anımsatıyor. Ofisler, laboratuvarlar, bodrum katları. Hayran kalınacak tek şey kahraman kadın, çünkü görülecek başka hiçbir şey yok. Ayrıca, hazırlıksız yakalandığınız için ilk karşılaşmanızda sizi öldürecekleri garanti olan yerel patronlardan da memnun kaldım. İnanılmaz derecede tatsız ve son derece sinir bozucuydular. Biri Flash gibi etrafta koşuyor, iyileşmenize veya yeniden yüklemenize hiç zaman bırakmıyor. Diğeri ise sizi tek vuruşta öldürüyor. Bu yüzden, ilk bölümün son görevini kolay zorlukta oynadım, çünkü onunla uğraşmak inanılmaz derecede sinir bozucu olurdu. Bir de başka bir tane vardı ki, oyunun yarısında kelimenin tam anlamıyla ve mecazi olarak havluyla ve çıplak popomla dolaşmak zorunda kaldım. Silah yok, kıyafet yok. Geliştiricilerin "Ve sonra canavardan kaçmak için sadece havluyla dolaşacak" dediğini ve diğer geliştiricilerin "OOOOOOOOOOOOOOOO!" diye bağırıp alkışladığını hayal edebiliyorum. Ama bu tuhaf tiplerden sonra, merkezde rahatlayabilir ve kullanıcıların %80'inin bu oyunu yükleme nedeninin tadını çıkarabilirsiniz. Egzersiz uğruna! Ne düşünüyordunuz siz pis sapıklar? Bu arada, egzersizin tam sürümüne Boost'tan erişebiliyorum.😉.Keşke tüm oyunlar böyle olsa, değil mi? Ve biliyorsunuz, bu oyunun oynanışına, kahramanın hayran kitlesine yönelik unsurlarının ötesine baktığımda şunu merak ediyorum: Bir grup Çinli adam, bir kase pirinç karşılığında, nasıl oluyor da milyonlarca dolarlık şirketlerden daha iyi bir oyun yapabiliyor ve daha büyük bir etki yaratabiliyor? Belki de sadece maaşlarını kazanmakla kalmıyorlar, projelerine yüreklerini ve ruhlarını koyuyorlar? Örneğin, farklı ayakkabılar kahramana farklı boylar ve farklı sesler veriyor. Sadece topuklu ayakkabılardan bahsetmiyorum; botlar veya spor ayakkabılar da farklı sesler çıkarıyor. Tıpkı Cyberpunk'taki gibi. Basitçe söylemek gerekirse, plastik, ruhsuz kurumsal dünya kazandı, bu yüzden bağımsız ve yeraltına iniyoruz, büyük, sistemik, karmaşık mekaniklere ve NG+ projelerinin devasa, istikrarsız, acımasız tekrar oynanabilirliğine bakıyoruz. Zaten oynayacak bir şey yok. Şimdilik bu kadar 😉 ve ikinci bölüm beni bekliyor, ki onun da çok sıkıcı olduğunu söylüyorlar, bakalım neler olacak. Not: Oyundaki posterler gerçekten ilgi çekici.
    Beğen
    10
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • TechForumTR’de dikkat çeken yeni bir konu açıldı:

    **MINI PC ÖNERILERINIZ NELER?**

    Merhaba. Yaklaşık 25.000TL, en fazla 30.00TL civarında bir mini PC arıyorum. Zaten ciddi oyunlar için kullandığım bir PlayStation'ım var, ancak bunu sadece rahatlatıcı oyunlar için istiyorum. Sims 4 (modları ve tüm genişletmeleriyle), Farming Sims ve bu kategoriye uyan oyunlar gibi ayrıca PC'nin...

    ───────────────
    Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz:

    https://techforum.tr/threads/6969/

    #mini #önerileriniz #neler #teknoloji #techforumtr
    🔥 TechForumTR’de dikkat çeken yeni bir konu açıldı: 📌 **MINI PC ÖNERILERINIZ NELER?** 📝 Merhaba. Yaklaşık 25.000TL, en fazla 30.00TL civarında bir mini PC arıyorum. Zaten ciddi oyunlar için kullandığım bir PlayStation'ım var, ancak bunu sadece rahatlatıcı oyunlar için istiyorum. Sims 4 (modları ve tüm genişletmeleriyle), Farming Sims ve bu kategoriye uyan oyunlar gibi ayrıca PC'nin... ─────────────── 👉 Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz: 🔗 https://techforum.tr/threads/6969/ #mini #önerileriniz #neler #teknoloji #techforumtr
    Beğen
    1
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 570 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • XDA, eski ekran kartlarının ömrünü uzatmanın ve RTX 5000 veya RX 9000 olmadan AAA oyunları oynamanın yollarını açıklar...
    Bileşenler bu kadar pahalıyken, yeni bir ekran kartı almak için acele etmenin bir anlamı yok. Ama ya mevcut ekran kartınız en yeni AAA oyunlarında alışılmış 60 fps'yi vermiyorsa?

    Doğru grafik ayarları, akıllı ölçeklendirme ve üçüncü taraf yardımcı programlar yardımcı olabilir. Tüm bunlar, 3-4 yıllık bir GPU'ya yeni bir hayat verebilir. İşte XDA'dan, oyun performansından ödün vermeden GeForce RTX 5000 veya Radeon RX 9000'de tasarruf etmenize yardımcı olacak dört temel ilke.
    Genellikle darboğaz, GPU'nun işlem gücü değil, video belleğinin yetersizliğidir. Grafik kartınız 8-10 GB belleğe sahipse, özellikle ışın izleme (ray tracing) ile 1440p veya 4K çözünürlükte "ultra" ayarları unutun. Doku ve gölge kalitesini düşürmek çok önemlidir. Bu, FPS'nizi önemli ölçüde artıracaktır. Ayrıca render çözünürlüğüyle de denemeler yapabilirsiniz. %5-10'luk bir azalma, render bulanıklığı olmadan bir artış sağlayacaktır.

    Tüm ayarların görüntü üzerinde aynı etkisi yoktur. Gölge kalitesi, hacimsel sis, bulutlar ve genel aydınlatma güvenli bir şekilde orta değerlere düşürülebilir. Kenar yumuşatma da devre dışı bırakılabilir.

    Günümüzde DLSS ve FSR görüntü ölçekleme teknolojileri o kadar gelişmiş durumda ki, Dengeli ve Performans modları hareket kalitesinden neredeyse ayırt edilemez hale geldi. Kare hızındaki artış buna fazlasıyla değer.

    Son olarak, ekran kartınız DLSS veya FSR'yi desteklemiyorsa, üçüncü parti yazılımlar kullanmak mantıklıdır. Örneğin, OptiScaler, DLSS Enabler veya Lossless Scaling. Bunlar herhangi bir GPU'da çalışır. Görüntüde bozulmalar mevcut olsa da, tek oyunculu oyunlarda neredeyse hiç fark edilmezler ve FPS artışı gözle görülürdür.
    Alıntıdır...
    Bileşenler bu kadar pahalıyken, yeni bir ekran kartı almak için acele etmenin bir anlamı yok. Ama ya mevcut ekran kartınız en yeni AAA oyunlarında alışılmış 60 fps'yi vermiyorsa? Doğru grafik ayarları, akıllı ölçeklendirme ve üçüncü taraf yardımcı programlar yardımcı olabilir. Tüm bunlar, 3-4 yıllık bir GPU'ya yeni bir hayat verebilir. İşte XDA'dan, oyun performansından ödün vermeden GeForce RTX 5000 veya Radeon RX 9000'de tasarruf etmenize yardımcı olacak dört temel ilke. [quote][i]Genellikle darboğaz, GPU'nun işlem gücü değil, video belleğinin yetersizliğidir. Grafik kartınız 8-10 GB belleğe sahipse, özellikle ışın izleme (ray tracing) ile 1440p veya 4K çözünürlükte "ultra" ayarları unutun. Doku ve gölge kalitesini düşürmek çok önemlidir. Bu, FPS'nizi önemli ölçüde artıracaktır. Ayrıca render çözünürlüğüyle de denemeler yapabilirsiniz. %5-10'luk bir azalma, render bulanıklığı olmadan bir artış sağlayacaktır. Tüm ayarların görüntü üzerinde aynı etkisi yoktur. Gölge kalitesi, hacimsel sis, bulutlar ve genel aydınlatma güvenli bir şekilde orta değerlere düşürülebilir. Kenar yumuşatma da devre dışı bırakılabilir. Günümüzde DLSS ve FSR görüntü ölçekleme teknolojileri o kadar gelişmiş durumda ki, Dengeli ve Performans modları hareket kalitesinden neredeyse ayırt edilemez hale geldi. Kare hızındaki artış buna fazlasıyla değer. Son olarak, ekran kartınız DLSS veya FSR'yi desteklemiyorsa, üçüncü parti yazılımlar kullanmak mantıklıdır. Örneğin, OptiScaler, DLSS Enabler veya Lossless Scaling. Bunlar herhangi bir GPU'da çalışır. Görüntüde bozulmalar mevcut olsa da, tek oyunculu oyunlarda neredeyse hiç fark edilmezler ve FPS artışı gözle görülürdür.[/i][/quote] Alıntıdır...
    Beğen
    3
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 2B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Güncellenmiş Horde ve yeni PvP modları
    Güncellenmiş Horde ve yeni PvP modları – Gears of War çok oyunculu oynanış ve detaylar

    Coalition, Gears of War: E-Day'in çevrimiçi modu hakkında detaylar paylaştı ve çok oyunculu oynanış görüntülerini sergiledi. Öne çıkan noktaları derledik.

    Orda Kuşatması
    Ön bölüm, on iki oyuncu için tasarlanmış, yeniden düzenlenmiş bir PvE Horde modu olan Horde Siege'i içerecek. Oyuncular, her birinin kendi görevleri olan üç takıma ayrılacak.

    Horde Siege'de oyuncular dört sınıftan birini seçebilir. Saldırı, Tüfekçi, Sağlıkçı veya Yıkımcı. Baş tasarımcı Mario Sanchez, her arketipin yalnızca ilerleme yoluyla açılan ekipman açısından değil, aynı zamanda stratejisi açısından da farklılık gösterdiğini açıkladı.

    Ateşli silahlara ek olarak, Saldırı Birliği askerinin cephaneliğinde düşmanları sersemletebilen bir sonik rezonatör de bulunur. Tüfekçi ise bir keskin nişancı tüfeği ve yakındaki düşmanları tüm ekip için işaretleyen bir darbe dronu kullanır.

    Yok Edici, Tank'ın karşılığı haline geldi; adrenalin enjeksiyonuyla sağlığını yenileyebiliyor ve gelen hasarı azaltarak tekrar çatışmanın ortasına dönmeye hazır hale geliyor. Öte yandan Sağlıkçı, uyarıcı kullanarak diğer takımlardaki oyuncular da dahil olmak üzere oyuncuları canlandırabiliyor.

    Görevleri tamamlamak için, ekip haritanın keşfini gerektiren bir dizi birincil ve ikincil hedefi yerine getirmelidir. Birincil hedefler, düşmanın yeraltı ağını taramak için konuşlandırılmış RIG istasyonlarını bulmak etrafında döner.

    Yan görevler, kısa süreli küçük görevlerdir: örneğin, oyuncuların belirli bir düşmanı ortadan kaldırması veya belirli bir konumdaki bir bombayı etkisiz hale getirmesi gerekir. Geliştiricilerin belirttiğine göre bu görevler isteğe bağlıdır, ancak tamamlanmaları oyunculara silah parçaları gibi ödüller kazandıracaktır.

    Çekirgeleri yok ederek ve ana görevleri tamamlayarak, takımlar özel ikmal sığınaklarında harcanabilecek "enerji" kazanacaklar. Oyuncular, takım yükseltmeleri veya el bombası ve taret gibi ek ekipmanlar satın alabilecekler.

    Geliştiriciler, görevler ilerledikçe üç takımın da haritada sık sık birbirleriyle etkileşime gireceğini belirtti: örneğin, takımlar birbirlerine düşman dalgalarını püskürtmede yardımcı olabilir veya başka bir gruptan düşmüş askerleri diriltmek için bir sağlık görevlisi gönderebilir.

    Zaman zaman, komutanlık tarafından gönderilen malzemeler haritada görünecektir. Pakete ilk ulaşan ekip en iyi ganimeti ele geçirme hakkına sahip olacaktır.

    "İstila" etkinliği, oyuncuları birbirleriyle aktif olarak etkileşime girmeye zorlayacak. Periyodik olarak, haritada büyük bir patron ortaya çıkacak ve Locust'ları güçlendirecek. Oyunun yaratıcıları, bazen tek bir ekibin bu tür düşmanlarla mücadele etmek için yeterli olmayacağını belirtti.

    Ancak, Horde Siege'deki en zorlu aşama, takımların tahliye için helikopter beklediği son dalga olarak kabul ediliyordu.

    Geliştiriciler, silah modifikasyonlarına özel önem verdiler. Bazı parçalar küçük değişiklikler getirirken, diğerleri daha belirgin olacak: örneğin, bir tüfeğe bıçak takılarak bitirici vuruşlar için kullanılabilir hale getirilebilecek.

    Karşılaştırma modları

    E-Day, piyasaya sürüldüğünde, dörder kişilik iki takımın birbirine karşı mücadele ettiği dört PvP moduna sahip olacak. The Coalition, Versus modunu oyuncuların yalnızca taktiksel yeteneklerine dayanarak becerilerini geliştirebilecekleri bir yer olarak tanımladı.

    Ön bölüm, Takım Ölüm Maçı ve Fetih formatlarında tanıdık karşılaşmalara yer verecek; Fetih formatı ise Tepeyi Ele Geçirme'nin eşdeğeri. Yeni modlar arasında, oyuncuların bir bombayı ele geçirip yerleştirmesi gereken Yıkım ve oyuncuların puan kazanmak için bir enerji santralini elinde tutması gereken Ateş Çemberi yer alıyor.

    Başlangıçta, PvP maçları park, savaş gemisi, karakol, polis karakolu, pazar yeri ve şehir olmak üzere altı haritada gerçekleşecek. Yayınlandıktan sonra, geliştiriciler Versus modunu yeni mekanlar ve modlarla desteklemeyi planlıyor.

    Versus ayrıca, oyuncuların madalyalar, kostümler ve kozmetik ürünler de dahil olmak üzere özel ödüller için yarışabileceği sıralamalı maçlara da yer verecek. Geliştiriciler, neredeyse her öğenin "sadece E-Day oynayarak" elde edilebileceğini belirtti.

    Oyun içi mikro ödemeler de çevrimiçi olarak sunulacak. Geliştiricilere göre, satın alınabilir içerik oyunun Premium Sürümüne dahil edilecekken, gelecekteki öğeler Metallica ile işbirliği içinde oluşturulan Ride the Lightning kostüm paketi gibi "ortak kozmetikler" olacak.

    Çevrimiçi beta sürümüne erken erişim 6-10 Ağustos tarihleri ​​arasında gerçekleşecek; E-Day temel sürümünü ön sipariş vererek bu erişimden yararlanabilirsiniz. Açık çok oyunculu test ise 13-17 Ağustos tarihleri ​​arasında yapılacak. The Coalition'ın belirttiğine göre, Xbox Series X|S'te oynamak için Game Pass aboneliği gereklidir.
    Güncellenmiş Horde ve yeni PvP modları – Gears of War çok oyunculu oynanış ve detaylar Coalition, Gears of War: E-Day'in çevrimiçi modu hakkında detaylar paylaştı ve çok oyunculu oynanış görüntülerini sergiledi. Öne çıkan noktaları derledik. [b]Orda Kuşatması[/b] Ön bölüm, on iki oyuncu için tasarlanmış, yeniden düzenlenmiş bir PvE Horde modu olan Horde Siege'i içerecek. Oyuncular, her birinin kendi görevleri olan üç takıma ayrılacak. Horde Siege'de oyuncular dört sınıftan birini seçebilir. Saldırı, Tüfekçi, Sağlıkçı veya Yıkımcı. Baş tasarımcı Mario Sanchez, her arketipin yalnızca ilerleme yoluyla açılan ekipman açısından değil, aynı zamanda stratejisi açısından da farklılık gösterdiğini açıkladı. Ateşli silahlara ek olarak, Saldırı Birliği askerinin cephaneliğinde düşmanları sersemletebilen bir sonik rezonatör de bulunur. Tüfekçi ise bir keskin nişancı tüfeği ve yakındaki düşmanları tüm ekip için işaretleyen bir darbe dronu kullanır. Yok Edici, Tank'ın karşılığı haline geldi; adrenalin enjeksiyonuyla sağlığını yenileyebiliyor ve gelen hasarı azaltarak tekrar çatışmanın ortasına dönmeye hazır hale geliyor. Öte yandan Sağlıkçı, uyarıcı kullanarak diğer takımlardaki oyuncular da dahil olmak üzere oyuncuları canlandırabiliyor. Görevleri tamamlamak için, ekip haritanın keşfini gerektiren bir dizi birincil ve ikincil hedefi yerine getirmelidir. Birincil hedefler, düşmanın yeraltı ağını taramak için konuşlandırılmış RIG istasyonlarını bulmak etrafında döner. Yan görevler, kısa süreli küçük görevlerdir: örneğin, oyuncuların belirli bir düşmanı ortadan kaldırması veya belirli bir konumdaki bir bombayı etkisiz hale getirmesi gerekir. Geliştiricilerin belirttiğine göre bu görevler isteğe bağlıdır, ancak tamamlanmaları oyunculara silah parçaları gibi ödüller kazandıracaktır. Çekirgeleri yok ederek ve ana görevleri tamamlayarak, takımlar özel ikmal sığınaklarında harcanabilecek "enerji" kazanacaklar. Oyuncular, takım yükseltmeleri veya el bombası ve taret gibi ek ekipmanlar satın alabilecekler. Geliştiriciler, görevler ilerledikçe üç takımın da haritada sık sık birbirleriyle etkileşime gireceğini belirtti: örneğin, takımlar birbirlerine düşman dalgalarını püskürtmede yardımcı olabilir veya başka bir gruptan düşmüş askerleri diriltmek için bir sağlık görevlisi gönderebilir. Zaman zaman, komutanlık tarafından gönderilen malzemeler haritada görünecektir. Pakete ilk ulaşan ekip en iyi ganimeti ele geçirme hakkına sahip olacaktır. "İstila" etkinliği, oyuncuları birbirleriyle aktif olarak etkileşime girmeye zorlayacak. Periyodik olarak, haritada büyük bir patron ortaya çıkacak ve Locust'ları güçlendirecek. Oyunun yaratıcıları, bazen tek bir ekibin bu tür düşmanlarla mücadele etmek için yeterli olmayacağını belirtti. Ancak, Horde Siege'deki en zorlu aşama, takımların tahliye için helikopter beklediği son dalga olarak kabul ediliyordu. Geliştiriciler, silah modifikasyonlarına özel önem verdiler. Bazı parçalar küçük değişiklikler getirirken, diğerleri daha belirgin olacak: örneğin, bir tüfeğe bıçak takılarak bitirici vuruşlar için kullanılabilir hale getirilebilecek. [h3]Karşılaştırma modları[/h3] E-Day, piyasaya sürüldüğünde, dörder kişilik iki takımın birbirine karşı mücadele ettiği dört PvP moduna sahip olacak. The Coalition, Versus modunu oyuncuların yalnızca taktiksel yeteneklerine dayanarak becerilerini geliştirebilecekleri bir yer olarak tanımladı. Ön bölüm, Takım Ölüm Maçı ve Fetih formatlarında tanıdık karşılaşmalara yer verecek; Fetih formatı ise Tepeyi Ele Geçirme'nin eşdeğeri. Yeni modlar arasında, oyuncuların bir bombayı ele geçirip yerleştirmesi gereken Yıkım ve oyuncuların puan kazanmak için bir enerji santralini elinde tutması gereken Ateş Çemberi yer alıyor. Başlangıçta, PvP maçları park, savaş gemisi, karakol, polis karakolu, pazar yeri ve şehir olmak üzere altı haritada gerçekleşecek. Yayınlandıktan sonra, geliştiriciler Versus modunu yeni mekanlar ve modlarla desteklemeyi planlıyor. Versus ayrıca, oyuncuların madalyalar, kostümler ve kozmetik ürünler de dahil olmak üzere özel ödüller için yarışabileceği sıralamalı maçlara da yer verecek. Geliştiriciler, neredeyse her öğenin "sadece E-Day oynayarak" elde edilebileceğini belirtti. Oyun içi mikro ödemeler de çevrimiçi olarak sunulacak. Geliştiricilere göre, satın alınabilir içerik oyunun Premium Sürümüne dahil edilecekken, gelecekteki öğeler Metallica ile işbirliği içinde oluşturulan Ride the Lightning kostüm paketi gibi "ortak kozmetikler" olacak. Çevrimiçi beta sürümüne erken erişim 6-10 Ağustos tarihleri ​​arasında gerçekleşecek; E-Day temel sürümünü ön sipariş vererek bu erişimden yararlanabilirsiniz. Açık çok oyunculu test ise 13-17 Ağustos tarihleri ​​arasında yapılacak. The Coalition'ın belirttiğine göre, Xbox Series X|S'te oynamak için Game Pass aboneliği gereklidir.
    Beğen
    6
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 2B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Klimalarda Coanda Etkisi: Soğuk Algınlığını Önlemeye Nasıl Yardımcı Olur?
    Coanda etkisi, hava akışını etkili bir şekilde yönlendirmeye yardımcı olur. Bunun ardındaki fizik basittir: yüksek hızda salınan bir hava jeti, basınç farkı nedeniyle en yakın katı yüzeye kelimenin tam anlamıyla "yapışır" ve eğrilerini takip eder.

    Modern klimalarda bu etki, panjurların özel bir şekli kullanılarak elde edilir.

    Soğutma işlemi sırasında hava akışı tavan boyunca yönlendirilir. Soğuk hava tavan boyunca "yayılır" ve ardından odanın her yerine eşit şekilde iner, böylece cereyan ortadan kalkar.
    Isıtıldığında, panjurlar hava akımını zemine doğru yönlendirir. Sıcak hava zemine doğru bastırılır ve kademeli olarak yükselir, böylece tüm yaşam alanının ideal şekilde ısıtılması sağlanır.

    Coanda etkisi, odanın tamamında eşit ısıtma ve soğutma sağlar ve standart seçeneklerin aksine, soğuk algınlığına yakalanma riskini en aza indirir.

    Konfor geometrisi: Klima cihazının soğutma ve ısıtma yaparken nereye üflemesi gerektiği

    Hava akışının yanlış yönlendirilmesi, yaz soğuklarının ve odanın eşit olmayan şekilde soğutulmasının ana nedenidir. İdeal bir mikro iklim yaratmak için, fiziğin basit yasalarını hatırlayın ve panjurları doğru şekilde ayarlayın. Bir klima cihazının farklı çalışma modlarında hangi yöne doğru üflemesi gerektiğini inceleyelim.

    Soğutma işlemi sırasında , ideal olarak hava akışı zemine paralel olmalıdır. Soğuk hava sıcak havadan daha ağırdır, bu nedenle eşit şekilde aşağı iner ve odayı cereyan oluşturmadan, sorunsuz bir şekilde soğutur.
    Isıtma yapılırken , hava akışı mümkün olduğunca aşağıya doğru yönlendirilmelidir. Bu şekilde, sıcak hava odanın alt kısımlarını etkili bir şekilde ısıtacak ve kademeli olarak yukarı doğru yükselecektir.
    Eğer serinliği veya sıcaklığı tüm alana eşit şekilde dağıtmak istiyorsanız, SWING modunu etkinleştirin. Kanatların açısının sürekli değiştirilmesi, durgun bölgeleri ortadan kaldırır ve havanın tek bir noktada yoğunlaşmasını önler.

    Optimal mikroiklim: Klima sıcaklığını doğru şekilde ayarlama

    Klima cihazınızın doğru şekilde ayarlanması sağlığınız için çok önemlidir. Bir odaya girdiğinizde, vücudunuz ani sıcaklık değişimlerinden kaynaklanan strese maruz kalmamalıdır. Bu sorun, özellikle dışarıda hava sıcakken ve split sistem klima çalışırken yaz aylarında daha da belirgindir.

    Öneriler:

    Dengeyi koruyun. Vücudun şok yaşamamasını sağlayacak ideal dış ve iç sıcaklık farkı 5 ile 7°C arasında olmalıdır.
    Odayı kademeli olarak soğutun . Sıcaklığı her 20-30 dakikada bir yaklaşık 2°C azaltarak kademeli olarak soğutmanız önerilir.
    Hava akışını kontrol edin. Soğuk hava akışının tavana paralel olacak şekilde yönlendirilmesi için panjurları ayarlayın. Soğuk hava sıcak havadan daha ağırdır, bu nedenle zamanla eşit olarak aşağı doğru iner.
    Hava akımlarından kaçının . Klima cihazının doğrudan önünde durmayın.

    Alıntıdır...
    Coanda etkisi, hava akışını etkili bir şekilde yönlendirmeye yardımcı olur. Bunun ardındaki fizik basittir: yüksek hızda salınan bir hava jeti, basınç farkı nedeniyle en yakın katı yüzeye kelimenin tam anlamıyla "yapışır" ve eğrilerini takip eder. Modern klimalarda bu etki, panjurların özel bir şekli kullanılarak elde edilir. Soğutma işlemi sırasında hava akışı tavan boyunca yönlendirilir. Soğuk hava tavan boyunca "yayılır" ve ardından odanın her yerine eşit şekilde iner, böylece cereyan ortadan kalkar. Isıtıldığında, panjurlar hava akımını zemine doğru yönlendirir. Sıcak hava zemine doğru bastırılır ve kademeli olarak yükselir, böylece tüm yaşam alanının ideal şekilde ısıtılması sağlanır. Coanda etkisi, odanın tamamında eşit ısıtma ve soğutma sağlar ve standart seçeneklerin aksine, soğuk algınlığına yakalanma riskini en aza indirir. Konfor geometrisi: Klima cihazının soğutma ve ısıtma yaparken nereye üflemesi gerektiği Hava akışının yanlış yönlendirilmesi, yaz soğuklarının ve odanın eşit olmayan şekilde soğutulmasının ana nedenidir. İdeal bir mikro iklim yaratmak için, fiziğin basit yasalarını hatırlayın ve panjurları doğru şekilde ayarlayın. Bir klima cihazının farklı çalışma modlarında hangi yöne doğru üflemesi gerektiğini inceleyelim. Soğutma işlemi sırasında , ideal olarak hava akışı zemine paralel olmalıdır. Soğuk hava sıcak havadan daha ağırdır, bu nedenle eşit şekilde aşağı iner ve odayı cereyan oluşturmadan, sorunsuz bir şekilde soğutur. Isıtma yapılırken , hava akışı mümkün olduğunca aşağıya doğru yönlendirilmelidir. Bu şekilde, sıcak hava odanın alt kısımlarını etkili bir şekilde ısıtacak ve kademeli olarak yukarı doğru yükselecektir. Eğer serinliği veya sıcaklığı tüm alana eşit şekilde dağıtmak istiyorsanız, SWING modunu etkinleştirin. Kanatların açısının sürekli değiştirilmesi, durgun bölgeleri ortadan kaldırır ve havanın tek bir noktada yoğunlaşmasını önler. Optimal mikroiklim: Klima sıcaklığını doğru şekilde ayarlama Klima cihazınızın doğru şekilde ayarlanması sağlığınız için çok önemlidir. Bir odaya girdiğinizde, vücudunuz ani sıcaklık değişimlerinden kaynaklanan strese maruz kalmamalıdır. Bu sorun, özellikle dışarıda hava sıcakken ve split sistem klima çalışırken yaz aylarında daha da belirgindir. Öneriler: Dengeyi koruyun. Vücudun şok yaşamamasını sağlayacak ideal dış ve iç sıcaklık farkı 5 ile 7°C arasında olmalıdır. Odayı kademeli olarak soğutun . Sıcaklığı her 20-30 dakikada bir yaklaşık 2°C azaltarak kademeli olarak soğutmanız önerilir. Hava akışını kontrol edin. Soğuk hava akışının tavana paralel olacak şekilde yönlendirilmesi için panjurları ayarlayın. Soğuk hava sıcak havadan daha ağırdır, bu nedenle zamanla eşit olarak aşağı doğru iner. Hava akımlarından kaçının . Klima cihazının doğrudan önünde durmayın. Alıntıdır...
    Beğen
    1
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 1B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Mount & Blade II: Bannerlord'a yeni başlayanlar için başlangıç ​​modları
    İndirimde olan M&B2'yi almaya karar verdim ve merak ettim. İlk oynayışımda modlarla geliştirmem gereken bir şey var mı?

    Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, çocukken hem ilk oyunu hem de Warband'i oynamamıştım çünkü bu tür oyunlar pek bana göre değildi. Bannerlord serideki ilk oyunum olacak.

    Bu yüzden bir sorum var. Oyunu tekrar oynama ihtimalim düşük olduğunu göz önünde bulundurarak, oyun deneyimini (yazarın vizyonunu bozmadan) ve diğer şeyleri geliştirmek/düzeltmek için hangi modları önerirsiniz?

    "İlk oynayışınızda oyunu modsuz oynamalısınız," "Önce Warband'i oynamanızı tavsiye ederim" bu soruları önceden yanıtlarken, lütfen tüm bunlara ayıracak vaktimin son derece kısıtlı olduğunu anlayın, bu yüzden sorum oldukça açık.
    İndirimde olan M&B2'yi almaya karar verdim ve merak ettim. İlk oynayışımda modlarla geliştirmem gereken bir şey var mı? Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, çocukken hem ilk oyunu hem de Warband'i oynamamıştım çünkü bu tür oyunlar pek bana göre değildi. Bannerlord serideki ilk oyunum olacak. Bu yüzden bir sorum var. Oyunu tekrar oynama ihtimalim düşük olduğunu göz önünde bulundurarak, oyun deneyimini (yazarın vizyonunu bozmadan) ve diğer şeyleri geliştirmek/düzeltmek için hangi modları önerirsiniz? "İlk oynayışınızda oyunu modsuz oynamalısınız," "Önce Warband'i oynamanızı tavsiye ederim" bu soruları önceden yanıtlarken, lütfen tüm bunlara ayıracak vaktimin son derece kısıtlı olduğunu anlayın, bu yüzden sorum oldukça açık.
    Beğen
    3
    1 Cevaplar 0 Paylaşımlar 913 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • PlayStation ve Xbox anlamlarını giderek yitiriyor mu?
    PC Gamer'dan bir gazeteci, konsolların PC oyunculuğunun en kötü versiyonu haline geldiği sonucuna vardı.

    PC Gamer'da çalışan bir gazeteci, PlayStation ve Xbox'ın ayrı cihazlar olarak anlamlarını giderek yitirdiğini ve tahmin edilebileceğinden çok daha kötü bir şekilde aynı bilgisayara dönüştüğünü açıklayan bir köşe yazısı kaleme aldı.

    Yazar, birkaç yıl önce "konsol savaşının" PC'nin zaferiyle sona erdiğini düşünerek başlıyor. PlayStation'a özel oyunlar Steam'de görünmeye başladı, Xbox da oyunlarını konsollara hapsetmeyi bıraktı ve Steam, bağımsız oyunlar ve eski oyunların uzun vadeli satışları için başlıca adres haline geldi. Ancak şimdi durum değişti: Yazarın görüşüne göre Sony, bir kez daha dijital bahçesine çekiliyor, Xbox stüdyo satın alımlarına para harcamaktan çekiniyor ve donanım fiyatları yükseliyor. Yine de sonuç aynı kalıyor: PC hala kazanan gibi görünüyor.

    Yazar, modern PlayStation ve Xbox'ın donanım ve ayarlar açısından PC'lerden neredeyse ayırt edilemez olduğunu yazıyor. Oyuncular giderek daha fazla kalite, performans ve kare hızı modları arasında seçim yapmak zorunda kalıyor. Bu nedenle, konsol eskiden sadece açıp oynamaktan ibaret olan kimliğini kaybetti.

    Yazar özellikle dijitale geçişi eleştiriyor. Fiziksel diskler, konsollar ve PC'ler arasındaki son belirgin farklardan biriydi, ancak rolleri giderek azalıyor. Sonuç olarak, oyuncular giderek platformun mağazasına, aboneliklerine ve şirket kararlarına bağımlı hale geliyor.

    Bu bağlamda, yazarın görüşüne göre, PC daha cazip görünüyor. SteamOS, taşınabilir PC'ler ve kullanışlı gamepad oyunları, konsolların en büyük avantajı olan konforu yavaş yavaş ellerinden alıyor. Ancak PC özgürlüğünü koruyor: çeşitli mağazalar, modlar, eski oyunlar, donanım seçimi ve daha fazla kontrol.
    PC Gamer'dan bir gazeteci, konsolların PC oyunculuğunun en kötü versiyonu haline geldiği sonucuna vardı. PC Gamer'da çalışan bir gazeteci, PlayStation ve Xbox'ın ayrı cihazlar olarak anlamlarını giderek yitirdiğini ve tahmin edilebileceğinden çok daha kötü bir şekilde aynı bilgisayara dönüştüğünü açıklayan bir köşe yazısı kaleme aldı. Yazar, birkaç yıl önce "konsol savaşının" PC'nin zaferiyle sona erdiğini düşünerek başlıyor. PlayStation'a özel oyunlar Steam'de görünmeye başladı, Xbox da oyunlarını konsollara hapsetmeyi bıraktı ve Steam, bağımsız oyunlar ve eski oyunların uzun vadeli satışları için başlıca adres haline geldi. Ancak şimdi durum değişti: Yazarın görüşüne göre Sony, bir kez daha dijital bahçesine çekiliyor, Xbox stüdyo satın alımlarına para harcamaktan çekiniyor ve donanım fiyatları yükseliyor. Yine de sonuç aynı kalıyor: PC hala kazanan gibi görünüyor. Yazar, modern PlayStation ve Xbox'ın donanım ve ayarlar açısından PC'lerden neredeyse ayırt edilemez olduğunu yazıyor. Oyuncular giderek daha fazla kalite, performans ve kare hızı modları arasında seçim yapmak zorunda kalıyor. Bu nedenle, konsol eskiden sadece açıp oynamaktan ibaret olan kimliğini kaybetti. Yazar özellikle dijitale geçişi eleştiriyor. Fiziksel diskler, konsollar ve PC'ler arasındaki son belirgin farklardan biriydi, ancak rolleri giderek azalıyor. Sonuç olarak, oyuncular giderek platformun mağazasına, aboneliklerine ve şirket kararlarına bağımlı hale geliyor. Bu bağlamda, yazarın görüşüne göre, PC daha cazip görünüyor. SteamOS, taşınabilir PC'ler ve kullanışlı gamepad oyunları, konsolların en büyük avantajı olan konforu yavaş yavaş ellerinden alıyor. Ancak PC özgürlüğünü koruyor: çeşitli mağazalar, modlar, eski oyunlar, donanım seçimi ve daha fazla kontrol.
    Beğen
    2
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 2B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Microsoft, Üçüncü Taraf Sürücüler İçin Gereksinimleri Sıkılaştırıyor
    Artık geliştiriciler yalnızca sistemin istikrarından değil, aynı zamanda enerji tüketiminden de sorumlu olacaklar.

    Microsoft, geçtiğimiz günlerde düzenlenen WinHEC 2026 konferansında sürücü kalite değerlendirme sisteminde değişiklikler duyurdu. On yıllardır sürücü kararlılığının temel kriteri, mavi ekran hatalarının (BSOD), donmaların veya bellek dökümlerinin olmamasıydı.

    Sürücü teknik olarak ideal kabul ediliyordu, ancak oyunlarda kare hızı düşüşlerine, ses patlamalarına ve yüksek gecikmeye neden oluyordu. Microsoft, Sürücü Kalitesi Girişimi (DQI) kapsamında bu açığı kapattı. Artık bir ürün, daha önce göz ardı edilen sorunlar nedeniyle "kötü" olarak değerlendirilebiliyor.

    Microsoft'un bir komitesi, sürücüleri performans, işlevsellik, güç tüketimi ve ısı dağıtımı gereksinimleri açısından inceleyecek. Özellikle güç tasarrufu modlarına çok sıkı şartlar getiriliyor.

    Daha önce, kötü optimize edilmiş bir kontrolcü veya Wi-Fi sürücüsü, işlemcinin düşük güç moduna girmesini engelliyordu. Bu durum, dizüstü bilgisayarın pilinin sessizce tükenmesine ve ısınmasına neden oluyordu. Ancak telemetri, "her şey yolunda" diye rapor veriyordu. Şimdi ise bu durum cezalandırılacak. Bir sürücü, pilin çok hızlı tükenmesine veya uyku modunda fanın sürekli dönmesine neden olursa, Microsoft bu tür kodları kalitesiz olarak değerlendirecektir.

    Microsoft ayrıca dağıtım tarafında da önlemler alacak. Windows Update, kullanıcı deneyimini olumsuz etkileyen verimsiz kodların yüklenmesini önlemek için eski sürücüleri kademeli olarak kaldıracak. Şirket bu önlemlerle, pil ömrü açısından Windows cihazlarını Apple MacBook'larla daha rekabetçi hale getirmeyi umuyor.
    Artık geliştiriciler yalnızca sistemin istikrarından değil, aynı zamanda enerji tüketiminden de sorumlu olacaklar. Microsoft, geçtiğimiz günlerde düzenlenen WinHEC 2026 konferansında sürücü kalite değerlendirme sisteminde değişiklikler duyurdu. On yıllardır sürücü kararlılığının temel kriteri, mavi ekran hatalarının (BSOD), donmaların veya bellek dökümlerinin olmamasıydı. Sürücü teknik olarak ideal kabul ediliyordu, ancak oyunlarda kare hızı düşüşlerine, ses patlamalarına ve yüksek gecikmeye neden oluyordu. Microsoft, Sürücü Kalitesi Girişimi (DQI) kapsamında bu açığı kapattı. Artık bir ürün, daha önce göz ardı edilen sorunlar nedeniyle "kötü" olarak değerlendirilebiliyor. Microsoft'un bir komitesi, sürücüleri performans, işlevsellik, güç tüketimi ve ısı dağıtımı gereksinimleri açısından inceleyecek. Özellikle güç tasarrufu modlarına çok sıkı şartlar getiriliyor. Daha önce, kötü optimize edilmiş bir kontrolcü veya Wi-Fi sürücüsü, işlemcinin düşük güç moduna girmesini engelliyordu. Bu durum, dizüstü bilgisayarın pilinin sessizce tükenmesine ve ısınmasına neden oluyordu. Ancak telemetri, "her şey yolunda" diye rapor veriyordu. Şimdi ise bu durum cezalandırılacak. Bir sürücü, pilin çok hızlı tükenmesine veya uyku modunda fanın sürekli dönmesine neden olursa, Microsoft bu tür kodları kalitesiz olarak değerlendirecektir. Microsoft ayrıca dağıtım tarafında da önlemler alacak. Windows Update, kullanıcı deneyimini olumsuz etkileyen verimsiz kodların yüklenmesini önlemek için eski sürücüleri kademeli olarak kaldıracak. Şirket bu önlemlerle, pil ömrü açısından Windows cihazlarını Apple MacBook'larla daha rekabetçi hale getirmeyi umuyor.
    Beğen
    5
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 2B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • TechForumTR’de yeni bir konu yayına girdi:

    **MINECRAFT MODLARI VE PYTHON EĞITIMI İÇIN DIZÜSTÜ BILGISAYAR ÖNERISI?**

    Herkese merhaba, 11 yaşındaki oğlum için bir dizüstü bilgisayar arıyorum. Programlama, 3D baskı ve oyun oynamakla ilgileniyor. Doğum gününde Minecraft ile Python kursuna katılmak istedi. Şimdiye kadar hep benim bilgisayarımda programlama yaptı, 3D yazıcı için modeller oluşturdu ve oyun oynadı....

    ───────────────
    Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz:

    https://techforum.tr/threads/6345/

    #minecraft #modları #python #eğitimi #dizüstü #teknoloji #techforumtr
    🔔 TechForumTR’de yeni bir konu yayına girdi: 📌 **MINECRAFT MODLARI VE PYTHON EĞITIMI İÇIN DIZÜSTÜ BILGISAYAR ÖNERISI?** 📝 Herkese merhaba, 11 yaşındaki oğlum için bir dizüstü bilgisayar arıyorum. Programlama, 3D baskı ve oyun oynamakla ilgileniyor. Doğum gününde Minecraft ile Python kursuna katılmak istedi. Şimdiye kadar hep benim bilgisayarımda programlama yaptı, 3D yazıcı için modeller oluşturdu ve oyun oynadı.... ─────────────── 👉 Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz: 🔗 https://techforum.tr/threads/6345/ #minecraft #modları #python #eğitimi #dizüstü #teknoloji #techforumtr
    Beğen
    8
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 4B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
Daha Fazla Sonuç
Oyun Gündemi
Yükleniyor...
Forum Son Yazılan Konular
TechForumTR https://techforum.tr/sosyal