• XDA, NVIDIA grafik kartlarında oyunlarda bulanık görüntülere neden olan sorunun eski DLSS modelleri olduğunu tespit eder...
    XDA, en son NVIDIA sürücüsünün oyunları yeni DLSS modeline yükseltmediğini belirtti. Birçok oyun eski ölçeklendirmeyi kullanmaya devam ediyor. NVIDIA Uygulamasındaki DLSS Geçersiz Kılma özelliği, kullanıcıların geliştirici güncellemesi olmadan bunu değiştirmesine olanak tanıyor.

    Portala göre, DLSS 4.5, yerel 4K'ya yakın kalitede görüntüler sunarken, eski modeller daha az keskin görüntüler üretiyor. Sürücü en yeni DLSS bileşenlerini içerse bile, oyunlar varsayılan olarak geliştiricileri tarafından seçilen modeli kullanıyor.

    DLSS Override, DLSS 2.0 veya daha yeni sürümlerini çalıştıran uyumlu oyunlarda yeni yeniden yapılandırma modellerinin kullanılmasını zorunlu kılar. XDA, bu özelliğin görüntü kalitesinin oyun güncellemelerine olan bağımlılığını azalttığına inanıyor.

    DLSS 4.5'i destekleyen projeler bile, DLSS 4'ün birinci nesil Transformer modeliyle varsayılan olarak K ön ayarını kullanabilir. İkinci nesil model ise M ve L ön ayarlarında mevcuttur.

    XDA'ya göre, M ön ayarı K'ye kıyasla kare hızlarını yaklaşık %5, L ise yaklaşık %10 oranında düşürüyor. GeForce RTX 30 serisi ve daha eski ekran kartlarında, FP8 için donanım desteğinin olmaması nedeniyle kayıp daha büyük oluyor. XDA, kalite açısından en iyi seçeneğin L olduğunu belirtirken, M'yi çok keskin olduğu için eleştirdi.

    DLSS Override, DLSS 2.0 kullanan oyunları desteklemez ve yalnızca NVIDIA uyumluluk listesindeki oyunlarla çalışır. DLSS 2.0 ve üzeri sürümleri kullanan diğer oyunlar için, DLSS kütüphanesi DLSS Swapper kullanılarak değiştirilebilir ve istenen ön ayar NVIDIA Profil Denetleyicisi'nde seçilebilir.

    Alıntıdır...
    XDA, en son NVIDIA sürücüsünün oyunları yeni DLSS modeline yükseltmediğini belirtti. Birçok oyun eski ölçeklendirmeyi kullanmaya devam ediyor. NVIDIA Uygulamasındaki DLSS Geçersiz Kılma özelliği, kullanıcıların geliştirici güncellemesi olmadan bunu değiştirmesine olanak tanıyor. Portala göre, DLSS 4.5, yerel 4K'ya yakın kalitede görüntüler sunarken, eski modeller daha az keskin görüntüler üretiyor. Sürücü en yeni DLSS bileşenlerini içerse bile, oyunlar varsayılan olarak geliştiricileri tarafından seçilen modeli kullanıyor. DLSS Override, DLSS 2.0 veya daha yeni sürümlerini çalıştıran uyumlu oyunlarda yeni yeniden yapılandırma modellerinin kullanılmasını zorunlu kılar. XDA, bu özelliğin görüntü kalitesinin oyun güncellemelerine olan bağımlılığını azalttığına inanıyor. DLSS 4.5'i destekleyen projeler bile, DLSS 4'ün birinci nesil Transformer modeliyle varsayılan olarak K ön ayarını kullanabilir. İkinci nesil model ise M ve L ön ayarlarında mevcuttur. XDA'ya göre, M ön ayarı K'ye kıyasla kare hızlarını yaklaşık %5, L ise yaklaşık %10 oranında düşürüyor. GeForce RTX 30 serisi ve daha eski ekran kartlarında, FP8 için donanım desteğinin olmaması nedeniyle kayıp daha büyük oluyor. XDA, kalite açısından en iyi seçeneğin L olduğunu belirtirken, M'yi çok keskin olduğu için eleştirdi. DLSS Override, DLSS 2.0 kullanan oyunları desteklemez ve yalnızca NVIDIA uyumluluk listesindeki oyunlarla çalışır. DLSS 2.0 ve üzeri sürümleri kullanan diğer oyunlar için, DLSS kütüphanesi DLSS Swapper kullanılarak değiştirilebilir ve istenen ön ayar NVIDIA Profil Denetleyicisi'nde seçilebilir. Alıntıdır...
    Beğen
    1
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 295 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • TechForumTR'de yeni bir tartışma başladı:

    **VERI AKTARIMI TAŞIMA VE KOPYALAMA?**

    Veri aktarımı, taşıma ve kopyalama: Aranızda FastCopy kullananlar kimler? Bu programın veri kopyalama ve taşıma konusunda daha iyi olup olmadığını ve yeni başlayanlar için daha kolay olup olmadığını öğrenmek istiyorum. Sadece Explorer kullanırsam, her zaman bir günden fazla sürüyor. FastCopy...

    ───────────────
    Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz:

    https://techforum.tr/threads/6828/

    #veri #aktarımı #taşıma #kopyalama #teknoloji #techforumtr
    🚀 TechForumTR'de yeni bir tartışma başladı: 📌 **VERI AKTARIMI TAŞIMA VE KOPYALAMA?** 📝 Veri aktarımı, taşıma ve kopyalama: Aranızda FastCopy kullananlar kimler? Bu programın veri kopyalama ve taşıma konusunda daha iyi olup olmadığını ve yeni başlayanlar için daha kolay olup olmadığını öğrenmek istiyorum. Sadece Explorer kullanırsam, her zaman bir günden fazla sürüyor. FastCopy... ─────────────── 👉 Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz: 🔗 https://techforum.tr/threads/6828/ #veri #aktarımı #taşıma #kopyalama #teknoloji #techforumtr
    Beğen
    1
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 269 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • URKL insansı robot dövüş turnuvası Çin'de başladı
    EngineAI tarafından düzenlenen insansı robotlar için bir dövüş turnuvası olan Ultimate Robot Knock-out Legend (URKL), Çin'in Shenzhen şehrinde başladı.

    URKL, dünyanın dört bir yanından gelen ve tamamı EngineAI T800 android robotları kullanan 32 takıma ev sahipliği yapıyor. Savaşlardan birinde robotun kafası koptu, ancak üzerine sensörler takılı olmasa bile makine saldırmaya devam etti.

    EngineAI, bu yarışmayı sektörün daha da geliştirilmesi için bir gösteri platformu ve teşvik unsuru olarak kullanmayı planlıyor. Turnuva, robotik alanındaki hızlı ilerlemeyi zaten gösterdi; androidler kameralardan ve sensörlerden gelen bilgileri anında analiz ediyor, hızlı ve koordineli hareketler gerçekleştiriyor ve rakiplerinin eylemlerine yanıt veriyor.

    https://youtu.be/HjjeHER9QiE?si=Hw51l8pN-LWEzgZj

    Alıntıdır...
    EngineAI tarafından düzenlenen insansı robotlar için bir dövüş turnuvası olan Ultimate Robot Knock-out Legend (URKL), Çin'in Shenzhen şehrinde başladı. URKL, dünyanın dört bir yanından gelen ve tamamı EngineAI T800 android robotları kullanan 32 takıma ev sahipliği yapıyor. Savaşlardan birinde robotun kafası koptu, ancak üzerine sensörler takılı olmasa bile makine saldırmaya devam etti. EngineAI, bu yarışmayı sektörün daha da geliştirilmesi için bir gösteri platformu ve teşvik unsuru olarak kullanmayı planlıyor. Turnuva, robotik alanındaki hızlı ilerlemeyi zaten gösterdi; androidler kameralardan ve sensörlerden gelen bilgileri anında analiz ediyor, hızlı ve koordineli hareketler gerçekleştiriyor ve rakiplerinin eylemlerine yanıt veriyor. https://youtu.be/HjjeHER9QiE?si=Hw51l8pN-LWEzgZj Alıntıdır...
    URKL insansı robot dövüş turnuvası Çin'de başladı
    Beğen
    1
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 524 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Lunacy Louder Nasıl Bir Kulaklık? Türkiye’ye Gelecek mi?

    Lunacy Louder Kulaklık Türkiye

    Dürüst olalım: Lunacy Louder, ilk bakışta insanı güldüren, ama sonra bir şeyleri kaçırdığınızı hissettiren kulaklıklara benziyor. Pazarlama taktiğine bağlanamayacak kadar çok cazip özelliği var: 60 saate kadar pil ömrü, iki değiştirilebilir pil, şarj istasyonu, mini pil yedekleme ve iki bağlantı yöntemi.

    Lunacy Louder neden ilgi görüyor ki?

    Çoğu "yeni amiral gemisi" telefonun sorunu, ya çok gösterişli görünmeleri ya da iyi performans göstermeleri, ancak gerçek bir vizyondan yoksun olmalarıdır. Lunacy Louder bu kategoriye girmiyor: çok büyük bir fikirleri var: sizi şarj cihazının yanında yaşamaya zorlamayan kablosuz oyun kulaklıkları üretmek.

    Bu sadece "evet, Bluetooth, evet, RGB, ne olmuş yani?" demekle kalmıyor. Burada size hemen bir şarj istasyonu, iki pil ve net bir senaryo sunuluyor: biri bittiğinde ikincisini takabiliyorsunuz ve müziğiniz, oyununuz veya görüşmeniz kesintiye uğramıyor. Herkesin sürekli kablolar ve şarj cihazlarıyla uğraşmaktan bıktığı 2026 yılında, bu yaklaşım sadece uygun değil, aynı zamanda son derece zamanında görünüyor.

    Başka bir amiral gemisi yerine sıra dışı bir fikir.

    Louder'ın çekiciliğinin sırrı, "sıradan bir oyun kulaklığı" olmaları değil. Lunacy'nin, geleneksel markaların "uzun pil ömrü" iddialarıyla geçiştirmeyi tercih ettiği bir sorunu gerçekten çözmüş olmalarıdır.

    Burada pil ömrü sadece bir iddia değil, bir mekanizma. İki pil, kulaklığın içindeki bir tampon ve bir şarj istasyonu dahil; bunlar sadece süsleme değil, tam teşekküllü mühendislik özellikleri. Ve insanlar genellikle bu tür şeyleri tartışmaya, arkadaşlarına iletmeye ve incelemelerde detaylıca ele almaya başlıyorlar.

    Bu durum 2026'da neden önemli?

    Çünkü piyasa, görünüşte kullanışlı ancak sürekli dikkat gerektiren sıkıcı kablosuz kulaklıklardan bıktı. 2026'daki kullanıcılar sadece "çalışan" değil, baş ağrısı yaratmayan bir şey istiyorlar.

    Lunacy Louder tam da bu noktaya değiniyor: Eğer kulaklıklar gerçekten 60 saate kadar dayanıyorsa ve pil değişimi kullanımını kesintiye uğratmıyorsa, bu artık sadece pazarlama hilesi değil, her gece şarj etme endişesinden kurtulmak için bir neden. Ve evet, bu küçük bir şey gibi görünebilir, ta ki böyle bir cihazla yaşamaya başlayana kadar.

    İçlerinde ne var?

    Şimdi asıl konuya gelelim. Lunacy Louder, 50 mm ve 30 mm sürücülere sahip iki yollu hoparlörler kullanıyor; bu da "herkesin kullandığı sıradan hoparlörler" olmadıkları, aksine daha temiz bir frekans ayrımı elde etme girişimi oldukları anlamına geliyor. Teoride bu, sesin daha odaklı olabileceği anlamına gelir: ayak sesleri kaybolmaz, orta frekanslar bulanıklaşmaz ve bas her şeyi ezmez.

    Üstelik kulaklıklar aynı anda iki dünyada birden çalışıyor: Gecikmesiz oyun deneyimi için 2.4 GHz ve telefonunuz, dizüstü bilgisayarınız ve normal günlük kullanımınız için Bluetooth 5.4. Yani bu sadece "PC'ye özel" bir kulaklık değil, masaya bağlı kalmadan yanınızda taşıyabileceğiniz bir cihaz.

    Her bir kasede iki sürücü

    Bu, en ikna edici noktalardan biri. 50 mm + 30 mm çift yönlü tasarım, tartışmaya girmeden önce test etmek isteyeceğiniz bir şey gibi görünüyor.

    Genellikle etkileyici bir ürünü vasat bir üründen ayıran da bu tür çözümlerdir: üretici sadece büyük bir hoparlör takmakla kalmaz, bunun yerine sesi daha kontrollü ve canlı hale getirmeye çalışır. Bu, özellikle oyun için faydalıdır, çünkü iyi bir kulaklık sadece ses yüksekliğiyle ilgili değil, aynı zamanda ses sahnesindeki ayrıntıları ne kadar iyi işlediğiyle de ilgilidir.

    İki mikrofon ve iki senaryo

    Louder'da çıkarılabilir bir mikrofon ve dahili bir mikrofon bulunuyor; bu da cihazın oyun moduna takılıp kalmayacağının açık bir garantisi. İster oyun oynarken ve partilerde iletişim kurarken, ister günlük kullanımda daha gizli bir görünüm için mikrofonu çıkararak kullanabilirsiniz.

    Bu, "moda olduğu için" değil, insanların sadece pazarlama görsellerinde iyi görünen kulaklıklardan gerçekten bıktığı için faydalı. Kulaklıklar yayın sırasında, aramalarda, oyunlarda ve hatta sokakta veya evde bile etkili bir şekilde kullanılabiliyorsa, artık sadece tek kullanımlık bir aksesuar değil, tam teşekküllü bir çalışma aracı haline gelirler.

    İki bağlantı yöntemi

    2.4 GHz ve Bluetooth 5.4—kulağa sıkıcı gelen bir kombinasyon, ta ki gerçekten kullanana kadar. Oyun oynamak minimum gecikme süresine sahip bir radyo kanalı gerektirirken, diğer her şey Bluetooth gerektirir; bu da her seferinde bir adaptör takmanızı gerektirmez.

    İşte Lunacy Louder'ın gerçekten parladığı nokta burası: kullanıcıyı tek bir moda kilitlemiyor, aksine bir seçim sunuyor. Bu güçlü bir hamle, çünkü 2026'da çok yönlülük, temel özellikler kadar değerli hale geliyor.

    Ana özellik

    İşte işler burada gerçekten ilginçleşiyor. Maksimum ses seviyesinde 60 saate kadar pil ömrü oldukça iddialı bir vaat, ancak Lunacy daha da ileri gitti: iki pil dahil ve dahili mini pil sayesinde pillerin değiştirilmesi güç kaynağını kesintiye uğratmıyor.

    Özetle: Oyun oynarken, canlı yayın yaparken veya seyahatteyken kulaklığınızın şarjının bitmesinden korkmuyorsunuz. Ve bu, modeli satın almak için gerçek bir neden, sadece "ilginç yeni ürünler" listesine eklemek için değil.

    60 saate kadar kullanım süresi ve değiştirilebilir piller

    Normal kablosuz kulaklıklar pil ömrüyle övünürler, ancak gerçek hayatta bu genellikle tek bir anlama gelir: bir hafta ve sonra kablo geri gelir. Louder ise burada tamamen farklı bir oyun oynuyor, çünkü çift pil, kullanım senaryosunu tamamen değiştiriyor.

    Sadece daha uzun değil, aynı zamanda daha kullanışlı. Öyle ki, kulaklıkları sürekli şarj edilmesi gereken bir cihaz olarak algılamayı gerçekten bırakabilirsiniz. Ve işte tam olarak bu şekilde, daha sonra teknik özelliklerde değil, günlük konuşmalarda ele alınan "vurucu" mekanizmalar doğuyor.

    İçinde neden mini bir pil var?

    Dahili yedek batarya fikri, bir pazarlama hilesi değil, sağlam bir mühendislik çözümünün klasik bir örneğidir. Ana bataryayı bağlantıyı kaybetmeden kolayca değiştirebilmeniz için birkaç dakikalık yedek güç sağlar.

    Bunlar, birçok "akıllı" cihazın sahip olmadığı özelliklerdir: sunumlarda harika ses çıkarırlar, ancak günlük kullanımda rahatsız edicidirler. Louder ise, bu süreçteki stresi ortadan kaldırmaya çalışıyor ve bu da onun lehine çok güçlü bir argüman.

    Hayatta bu neden elverişli?

    Louder'ın en iyi yanı, sadece oyun için olmaması. Evet, bunlar oyun kulaklıkları, ancak tasarımları yayın akışı, telefon görüşmeleri ve günlük kullanım için de mükemmel bir şekilde uygun. Bluetooth 5.4, uzun pil ömrü ve çift mikrofon, onları dar bir kutuya sığmayacak kadar çok yönlü kılıyor.

    Bu da önemli, çünkü 2026'da insanlar giderek sadece "oyun cihazı" değil, günlük hayatta onları rahatsız etmeyecek çok yönlü bir cihaz satın alıyorlar. Bu nedenle Lunacy Louder, "oyun için iyi, günlük kullanım için değil" uzlaşmalarından bıkanlar arasında popüler olabilir.

    Lunacy Louder'ın Neden Büyük Bir Olay Olabileceği

    Asıl sebep basit: Akılda kalıcı bir fikirleri var. "Dünyanın en iyi sesi" değil, "ultra hafif tasarım" değil, soyut bir kavram da değil; çok somut bir şey: İstediğiniz kadar dinleyin, pili değiştirin, endişelenmeyin. Açıklaması kolay, hatırlaması kolay ve konuşmada satması kolay.

    İkinci neden ise pratikliktir. Louder'lar sadece gösteriş amaçlı bir oyuncak gibi görünmezler: oyunları, yayınları ve günlük kullanımı gerçekten kapsarlar. Bu da onların bir şaka aracı olarak değil, düzgün çalışan bir cihaz olarak kullanılabileceği anlamına gelir.

    Gerçekten de hayranlık uyandırıcı bir etkiye sahipler.

    Şarj istasyonu, değiştirilebilir piller, kulaklık kabının içinde bir tampon, 60 saat pil ömrü, iki sürücü, iki mikrofon tüm bunlar anında çok ayırt edici bir imaj oluşturuyor. İşe yarıyor, bu özellikler, onlar hakkında konuşmak, tartışmak ve onları sıradan kablosuz kulaklıklarla karşılaştırmak istemenizi sağlıyor.

    Bunlar üst düzey trendde yer alıyor.
    Tüketiciler giderek daha çok, sadece kimliği belirsiz donanımlar değil, karakter sahibi şeyler istiyorlar. Lunacy Louder tam da bu: Tuhaf olmaktan çekinmiyorlar, ama anlamsız da görünmüyorlar.

    Başarılı olmasını beklemeli miyiz?

    Evet, eğer sıradışı, üst düzey ve gerçekten ilgi çekici olarak nitelendirilebilecek bir ürün arıyorsanız, Lunacy Louders tam size göre. Sıradan bir kablosuz kulaklık olarak geçiştirilemeyecek kadar sağlam bir yapıya sahip.

    Ancak bir dezavantajı da var: Eğer biri mümkün olan en basit, en hafif ve "açıkça karmaşık olmayan" modeli istiyorsa, Louder aşırıya kaçmış gibi görünebilir. Bu başlı başına bir dezavantaj değil; sadece çok fazla karaktere sahipler.

    Özetle, Lunacy Louder 2026'nın en büyük hitlerinden biri olabilir; bunun nedeni en ucuz veya en çok yönlü olmaları değil, nihayet gerçekten akılda kalıcı bir şey sunmalarıdır. Bunlar, bir fikre, bir karaktere ve hayranlık uyandıran özelliklerle günlük kullanışlılığın nadir bir karışımına sahip kulaklıklardır.

    Kısacası, Louder "eh, fena değil" demekle ilgili değil. "Vay canına, bu çok ilginç" demekle ilgili. Ve tam da bu tür ürünler en çok yankı uyandıran ürünler olma eğilimindedir.
    [h2]Lunacy Louder Kulaklık Türkiye [/h2] Dürüst olalım: Lunacy Louder, ilk bakışta insanı güldüren, ama sonra bir şeyleri kaçırdığınızı hissettiren kulaklıklara benziyor. Pazarlama taktiğine bağlanamayacak kadar çok cazip özelliği var: 60 saate kadar pil ömrü, iki değiştirilebilir pil, şarj istasyonu, mini pil yedekleme ve iki bağlantı yöntemi. [h3] Lunacy Louder neden ilgi görüyor ki?[/h3] Çoğu "yeni amiral gemisi" telefonun sorunu, ya çok gösterişli görünmeleri ya da iyi performans göstermeleri, ancak gerçek bir vizyondan yoksun olmalarıdır. Lunacy Louder bu kategoriye girmiyor: çok büyük bir fikirleri var: sizi şarj cihazının yanında yaşamaya zorlamayan kablosuz oyun kulaklıkları üretmek. Bu sadece "evet, Bluetooth, evet, RGB, ne olmuş yani?" demekle kalmıyor. Burada size hemen bir şarj istasyonu, iki pil ve net bir senaryo sunuluyor: biri bittiğinde ikincisini takabiliyorsunuz ve müziğiniz, oyununuz veya görüşmeniz kesintiye uğramıyor. Herkesin sürekli kablolar ve şarj cihazlarıyla uğraşmaktan bıktığı 2026 yılında, bu yaklaşım sadece uygun değil, aynı zamanda son derece zamanında görünüyor. [h3]Başka bir amiral gemisi yerine sıra dışı bir fikir. [/h3] Louder'ın çekiciliğinin sırrı, "sıradan bir oyun kulaklığı" olmaları değil. Lunacy'nin, geleneksel markaların "uzun pil ömrü" iddialarıyla geçiştirmeyi tercih ettiği bir sorunu gerçekten çözmüş olmalarıdır. Burada pil ömrü sadece bir iddia değil, bir mekanizma. İki pil, kulaklığın içindeki bir tampon ve bir şarj istasyonu dahil; bunlar sadece süsleme değil, tam teşekküllü mühendislik özellikleri. Ve insanlar genellikle bu tür şeyleri tartışmaya, arkadaşlarına iletmeye ve incelemelerde detaylıca ele almaya başlıyorlar. [h3]Bu durum 2026'da neden önemli?[/h3] Çünkü piyasa, görünüşte kullanışlı ancak sürekli dikkat gerektiren sıkıcı kablosuz kulaklıklardan bıktı. 2026'daki kullanıcılar sadece "çalışan" değil, baş ağrısı yaratmayan bir şey istiyorlar. Lunacy Louder tam da bu noktaya değiniyor: Eğer kulaklıklar gerçekten 60 saate kadar dayanıyorsa ve pil değişimi kullanımını kesintiye uğratmıyorsa, bu artık sadece pazarlama hilesi değil, her gece şarj etme endişesinden kurtulmak için bir neden. Ve evet, bu küçük bir şey gibi görünebilir, ta ki böyle bir cihazla yaşamaya başlayana kadar. [h3]İçlerinde ne var? [/h3]Şimdi asıl konuya gelelim. Lunacy Louder, 50 mm ve 30 mm sürücülere sahip iki yollu hoparlörler kullanıyor; bu da "herkesin kullandığı sıradan hoparlörler" olmadıkları, aksine daha temiz bir frekans ayrımı elde etme girişimi oldukları anlamına geliyor. Teoride bu, sesin daha odaklı olabileceği anlamına gelir: ayak sesleri kaybolmaz, orta frekanslar bulanıklaşmaz ve bas her şeyi ezmez. Üstelik kulaklıklar aynı anda iki dünyada birden çalışıyor: Gecikmesiz oyun deneyimi için 2.4 GHz ve telefonunuz, dizüstü bilgisayarınız ve normal günlük kullanımınız için Bluetooth 5.4. Yani bu sadece "PC'ye özel" bir kulaklık değil, masaya bağlı kalmadan yanınızda taşıyabileceğiniz bir cihaz. [h3]Her bir kasede iki sürücü[/h3] Bu, en ikna edici noktalardan biri. 50 mm + 30 mm çift yönlü tasarım, tartışmaya girmeden önce test etmek isteyeceğiniz bir şey gibi görünüyor. Genellikle etkileyici bir ürünü vasat bir üründen ayıran da bu tür çözümlerdir: üretici sadece büyük bir hoparlör takmakla kalmaz, bunun yerine sesi daha kontrollü ve canlı hale getirmeye çalışır. Bu, özellikle oyun için faydalıdır, çünkü iyi bir kulaklık sadece ses yüksekliğiyle ilgili değil, aynı zamanda ses sahnesindeki ayrıntıları ne kadar iyi işlediğiyle de ilgilidir. [h3]İki mikrofon ve iki senaryo[/h3] Louder'da çıkarılabilir bir mikrofon ve dahili bir mikrofon bulunuyor; bu da cihazın oyun moduna takılıp kalmayacağının açık bir garantisi. İster oyun oynarken ve partilerde iletişim kurarken, ister günlük kullanımda daha gizli bir görünüm için mikrofonu çıkararak kullanabilirsiniz. Bu, "moda olduğu için" değil, insanların sadece pazarlama görsellerinde iyi görünen kulaklıklardan gerçekten bıktığı için faydalı. Kulaklıklar yayın sırasında, aramalarda, oyunlarda ve hatta sokakta veya evde bile etkili bir şekilde kullanılabiliyorsa, artık sadece tek kullanımlık bir aksesuar değil, tam teşekküllü bir çalışma aracı haline gelirler. [h3]İki bağlantı yöntemi[/h3] 2.4 GHz ve Bluetooth 5.4—kulağa sıkıcı gelen bir kombinasyon, ta ki gerçekten kullanana kadar. Oyun oynamak minimum gecikme süresine sahip bir radyo kanalı gerektirirken, diğer her şey Bluetooth gerektirir; bu da her seferinde bir adaptör takmanızı gerektirmez. İşte Lunacy Louder'ın gerçekten parladığı nokta burası: kullanıcıyı tek bir moda kilitlemiyor, aksine bir seçim sunuyor. Bu güçlü bir hamle, çünkü 2026'da çok yönlülük, temel özellikler kadar değerli hale geliyor. [h3]Ana özellik[/h3] İşte işler burada gerçekten ilginçleşiyor. Maksimum ses seviyesinde 60 saate kadar pil ömrü oldukça iddialı bir vaat, ancak Lunacy daha da ileri gitti: iki pil dahil ve dahili mini pil sayesinde pillerin değiştirilmesi güç kaynağını kesintiye uğratmıyor. Özetle: Oyun oynarken, canlı yayın yaparken veya seyahatteyken kulaklığınızın şarjının bitmesinden korkmuyorsunuz. Ve bu, modeli satın almak için gerçek bir neden, sadece "ilginç yeni ürünler" listesine eklemek için değil. [h3]60 saate kadar kullanım süresi ve değiştirilebilir piller[/h3] Normal kablosuz kulaklıklar pil ömrüyle övünürler, ancak gerçek hayatta bu genellikle tek bir anlama gelir: bir hafta ve sonra kablo geri gelir. Louder ise burada tamamen farklı bir oyun oynuyor, çünkü çift pil, kullanım senaryosunu tamamen değiştiriyor. Sadece daha uzun değil, aynı zamanda daha kullanışlı. Öyle ki, kulaklıkları sürekli şarj edilmesi gereken bir cihaz olarak algılamayı gerçekten bırakabilirsiniz. Ve işte tam olarak bu şekilde, daha sonra teknik özelliklerde değil, günlük konuşmalarda ele alınan "vurucu" mekanizmalar doğuyor. [h3]İçinde neden mini bir pil var?[/h3] Dahili yedek batarya fikri, bir pazarlama hilesi değil, sağlam bir mühendislik çözümünün klasik bir örneğidir. Ana bataryayı bağlantıyı kaybetmeden kolayca değiştirebilmeniz için birkaç dakikalık yedek güç sağlar. Bunlar, birçok "akıllı" cihazın sahip olmadığı özelliklerdir: sunumlarda harika ses çıkarırlar, ancak günlük kullanımda rahatsız edicidirler. Louder ise, bu süreçteki stresi ortadan kaldırmaya çalışıyor ve bu da onun lehine çok güçlü bir argüman. [h3]Hayatta bu neden elverişli?[/h3] Louder'ın en iyi yanı, sadece oyun için olmaması. Evet, bunlar oyun kulaklıkları, ancak tasarımları yayın akışı, telefon görüşmeleri ve günlük kullanım için de mükemmel bir şekilde uygun. Bluetooth 5.4, uzun pil ömrü ve çift mikrofon, onları dar bir kutuya sığmayacak kadar çok yönlü kılıyor. Bu da önemli, çünkü 2026'da insanlar giderek sadece "oyun cihazı" değil, günlük hayatta onları rahatsız etmeyecek çok yönlü bir cihaz satın alıyorlar. Bu nedenle Lunacy Louder, "oyun için iyi, günlük kullanım için değil" uzlaşmalarından bıkanlar arasında popüler olabilir. [h3]Lunacy Louder'ın Neden Büyük Bir Olay Olabileceği[/h3] Asıl sebep basit: Akılda kalıcı bir fikirleri var. "Dünyanın en iyi sesi" değil, "ultra hafif tasarım" değil, soyut bir kavram da değil; çok somut bir şey: İstediğiniz kadar dinleyin, pili değiştirin, endişelenmeyin. Açıklaması kolay, hatırlaması kolay ve konuşmada satması kolay. İkinci neden ise pratikliktir. Louder'lar sadece gösteriş amaçlı bir oyuncak gibi görünmezler: oyunları, yayınları ve günlük kullanımı gerçekten kapsarlar. Bu da onların bir şaka aracı olarak değil, düzgün çalışan bir cihaz olarak kullanılabileceği anlamına gelir. [h3]Gerçekten de hayranlık uyandırıcı bir etkiye sahipler.[/h3] Şarj istasyonu, değiştirilebilir piller, kulaklık kabının içinde bir tampon, 60 saat pil ömrü, iki sürücü, iki mikrofon tüm bunlar anında çok ayırt edici bir imaj oluşturuyor. İşe yarıyor, bu özellikler, onlar hakkında konuşmak, tartışmak ve onları sıradan kablosuz kulaklıklarla karşılaştırmak istemenizi sağlıyor. Bunlar üst düzey trendde yer alıyor. Tüketiciler giderek daha çok, sadece kimliği belirsiz donanımlar değil, karakter sahibi şeyler istiyorlar. Lunacy Louder tam da bu: Tuhaf olmaktan çekinmiyorlar, ama anlamsız da görünmüyorlar. [h3]Başarılı olmasını beklemeli miyiz?[/h3] Evet, eğer sıradışı, üst düzey ve gerçekten ilgi çekici olarak nitelendirilebilecek bir ürün arıyorsanız, Lunacy Louders tam size göre. Sıradan bir kablosuz kulaklık olarak geçiştirilemeyecek kadar sağlam bir yapıya sahip. Ancak bir dezavantajı da var: Eğer biri mümkün olan en basit, en hafif ve "açıkça karmaşık olmayan" modeli istiyorsa, Louder aşırıya kaçmış gibi görünebilir. Bu başlı başına bir dezavantaj değil; sadece çok fazla karaktere sahipler. Özetle, Lunacy Louder 2026'nın en büyük hitlerinden biri olabilir; bunun nedeni en ucuz veya en çok yönlü olmaları değil, nihayet gerçekten akılda kalıcı bir şey sunmalarıdır. Bunlar, bir fikre, bir karaktere ve hayranlık uyandıran özelliklerle günlük kullanışlılığın nadir bir karışımına sahip kulaklıklardır. Kısacası, Louder "eh, fena değil" demekle ilgili değil. "Vay canına, bu çok ilginç" demekle ilgili. Ve tam da bu tür ürünler en çok yankı uyandıran ürünler olma eğilimindedir.
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 2B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Nano Banana Gerçekten Photoshop'un Yerini Alabilir mi? Deneyen Var mı?
    Merhaba arkadaşlar,

    Son zamanlarda sosyal medyada ve teknoloji topluluklarında Nano Banana ismini sık sık görmeye başladım. İlk başta bunun da diğer yapay zekâ araçları gibi biraz abartıldığını düşünüyordum. Ancak biraz denedikten sonra özellikle görsel düzenleme tarafında gerçekten etkileyici olduğunu söyleyebilirim.

    Nano Banana, Google'ın Gemini tabanlı görüntü oluşturma ve düzenleme modeli olarak biliniyor. En dikkatimi çeken tarafı ise mevcut bir görsel üzerinde doğal dil kullanarak düzenleme yapabilmesi.

    Örneğin;

    "Arka planı kaldır."
    "Ceketi deri ceketle değiştir."
    "Gece ortamına çevir."
    "Karakteri motosiklet üzerinde göster."

    gibi normal cümleler yazmanız çoğu zaman yeterli oluyor.

    Bence en başarılı olduğu noktalar ise şunlar:

    Karakterin yüzünü ve kimliğini büyük ölçüde koruyabiliyor.
    Birden fazla görseli tek sahnede başarılı şekilde birleştirebiliyor.
    Işık ve perspektif uyumunu oldukça iyi ayarlıyor.
    Photoshop'ta dakikalar sürebilecek basit işlemleri tek komutla yapabiliyor.

    Benim dikkatimi çeken diğer konu ise erişim tarafı oldu. Resmi Google servisleri bazı bölgelerde herkese açık değil veya çeşitli kısıtlamalar bulunabiliyor. Bu yüzden birçok kişi farklı platformlar üzerinden Nano Banana modeline erişmeyi tercih ediyor. Ben de bu şekilde deneyebildim.

    Henüz Photoshop'un tamamen yerini alacağını söylemek zor ama sosyal medya görselleri, içerik üretimi, konsept tasarımlar ve hızlı düzenlemeler için gerçekten güçlü bir araç gibi görünüyor.

    Siz kullandınız mı?

    Sonuçlarından memnun kaldınız mı?
    Photoshop yerine kullanılabilecek seviyede olduğunu düşünüyor musunuz?
    En başarılı olduğu alan sizce hangisi?

    Deneyimlerinizi merak ediyorum. Özellikle uzun süredir kullanan arkadaşların yorumları faydalı olacaktır.
    Merhaba arkadaşlar, Son zamanlarda sosyal medyada ve teknoloji topluluklarında Nano Banana ismini sık sık görmeye başladım. İlk başta bunun da diğer yapay zekâ araçları gibi biraz abartıldığını düşünüyordum. Ancak biraz denedikten sonra özellikle görsel düzenleme tarafında gerçekten etkileyici olduğunu söyleyebilirim. Nano Banana, Google'ın Gemini tabanlı görüntü oluşturma ve düzenleme modeli olarak biliniyor. En dikkatimi çeken tarafı ise mevcut bir görsel üzerinde doğal dil kullanarak düzenleme yapabilmesi. Örneğin; "Arka planı kaldır." "Ceketi deri ceketle değiştir." "Gece ortamına çevir." "Karakteri motosiklet üzerinde göster." gibi normal cümleler yazmanız çoğu zaman yeterli oluyor. Bence en başarılı olduğu noktalar ise şunlar: Karakterin yüzünü ve kimliğini büyük ölçüde koruyabiliyor. Birden fazla görseli tek sahnede başarılı şekilde birleştirebiliyor. Işık ve perspektif uyumunu oldukça iyi ayarlıyor. Photoshop'ta dakikalar sürebilecek basit işlemleri tek komutla yapabiliyor. Benim dikkatimi çeken diğer konu ise erişim tarafı oldu. Resmi Google servisleri bazı bölgelerde herkese açık değil veya çeşitli kısıtlamalar bulunabiliyor. Bu yüzden birçok kişi farklı platformlar üzerinden Nano Banana modeline erişmeyi tercih ediyor. Ben de bu şekilde deneyebildim. Henüz Photoshop'un tamamen yerini alacağını söylemek zor ama sosyal medya görselleri, içerik üretimi, konsept tasarımlar ve hızlı düzenlemeler için gerçekten güçlü bir araç gibi görünüyor. Siz kullandınız mı? Sonuçlarından memnun kaldınız mı? Photoshop yerine kullanılabilecek seviyede olduğunu düşünüyor musunuz? En başarılı olduğu alan sizce hangisi? Deneyimlerinizi merak ediyorum. Özellikle uzun süredir kullanan arkadaşların yorumları faydalı olacaktır.
    Beğen
    5
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 850 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Merak uyandıran yeni bir teknoloji konusu yayında:

    **KLIPSI KULAKLIK KULLANANLAR BIR BAKABILIRMI**

    Başlık: Klipsli kulaklık kullananlar bir bakabilir mi? Klipsli kulaklık kullanmayı düşünüyorum ama internette çok farklı yorumlar var. Uzun süre kullananlar gerçekten memnun mu? Ses kalitesi ve rahatlığı beklentiyi karşılıyor mu, yoksa kısa sürede pişman mı oldunuz?

    ───────────────
    Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz:

    https://techforum.tr/threads/6720/

    #klipsi #kulaklık #kullananlar #bakabilirmi #teknoloji #techforumtr
    🧠 Merak uyandıran yeni bir teknoloji konusu yayında: 📌 **KLIPSI KULAKLIK KULLANANLAR BIR BAKABILIRMI** 📝 Başlık: Klipsli kulaklık kullananlar bir bakabilir mi? Klipsli kulaklık kullanmayı düşünüyorum ama internette çok farklı yorumlar var. Uzun süre kullananlar gerçekten memnun mu? Ses kalitesi ve rahatlığı beklentiyi karşılıyor mu, yoksa kısa sürede pişman mı oldunuz? ─────────────── 👉 Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz: 🔗 https://techforum.tr/threads/6720/ #klipsi #kulaklık #kullananlar #bakabilirmi #teknoloji #techforumtr
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 963 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • TechForumTR'de yeni bir tartışma başladı:

    **MOZILLA THUNDERBIRD BIÇIMLENDIRME SORUNU NASIL ÇÖZÜLÜR?**

    Merhaba Topluluk. Uzun yıllardır çeşitli Outlook sürümlerini kullanan biri olarak, şu anda yalnızca Mozilla Thunderbird kullanıyorum. Beni gerçekten sinirlendiren şey, çift satır aralığı kullanma ve sabit genişlik, yazı tipi boyutu gibi düzen ayarlarını değiştirme eğilimidir. Özellikle de mevcut...

    ───────────────
    Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz:

    https://techforum.tr/threads/6709/

    #mozilla #thunderbird #biçimlendirme #sorunu #çözülür #teknoloji #techforumtr
    🚀 TechForumTR'de yeni bir tartışma başladı: 📌 **MOZILLA THUNDERBIRD BIÇIMLENDIRME SORUNU NASIL ÇÖZÜLÜR?** 📝 Merhaba Topluluk. Uzun yıllardır çeşitli Outlook sürümlerini kullanan biri olarak, şu anda yalnızca Mozilla Thunderbird kullanıyorum. Beni gerçekten sinirlendiren şey, çift satır aralığı kullanma ve sabit genişlik, yazı tipi boyutu gibi düzen ayarlarını değiştirme eğilimidir. Özellikle de mevcut... ─────────────── 👉 Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz: 🔗 https://techforum.tr/threads/6709/ #mozilla #thunderbird #biçimlendirme #sorunu #çözülür #teknoloji #techforumtr
    Beğen
    2
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 420 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • SpeakyChat diğer sohbet sistemlerini etkiliyor mu yoksa virüslü mü?
    Son zamanlarda sohbet topluluklarında ve çeşitli platformlarda dikkatimi çeken bir konu var. SpeakyChat kullandıktan sonra bazı kullanıcıların diğer sohbet sistemlerinde sorun yaşadığını belirtmesi. Açıkçası ilk duyduğumda bunun tesadüf olabileceğini düşündüm. Ancak benzer yorumları farklı kişilerden görünce konuyu biraz daha araştırmak istedim.

    En sık dile getirilen sorunların başında mikrofon problemleri geliyor. Daha önce sorunsuz çalışan mikrofonların bazı sohbet sistemlerinde algılanmadığı, ses bağlantılarının beklenmedik şekilde kesildiği veya kullanıcıların ses gönderemediği yönünde yorumlar bulunuyor. SpeakyChat activeX otomatik yüklendikten sonra program ekle kaldırsan dahi zor kaldırılıyor ve kaldıramayan arkadaşalar dahi var.

    Bazı kullanıcılar ise farklı bir durumdan bahsediyor. Onlara göre SpeakyChat kurulduktan sonra bilgisayarın ses aygıtı tercihleri değişiyor ve diğer sohbet platformları yanlış ses kaynağını kullanmaya başlıyor. Bu da ilk bakışta mikrofon arızası gibi görünse de aslında yazılım ayarlarından kaynaklanabiliyor.

    İlginç olan nokta ise bazı kullanıcıların programı kaldırdıktan sonra sistemlerinin yeniden normal çalışmaya başladığını söylemesi. Özellikle daha önce bağlantı problemi yaşayan sohbet sitelerinin tekrar sorunsuz açılması ve mikrofonun yeniden çalışması birçok kişinin dikkatini çekmiş durumda.

    Elbette burada önemli bir ayrıntı bulunuyor. Bir programın kaldırılması sonrasında yaşanan düzelme her zaman sorunun doğrudan o programdan kaynaklandığını göstermeyebilir. Bazen yazılım çakışmaları, ses sürücüleri, tarayıcı izinleri veya Windows ayarları da benzer problemlere neden olabiliyor.

    Buna rağmen kullanıcı deneyimleri incelendiğinde SpeakyChat sonrasında yaşanan teknik problemlerin tamamen göz ardı edilemeyecek kadar sık konuşulduğunu söylemek mümkün. Özellikle sesli sohbet platformlarını aktif kullanan kişilerin kurulum sonrasında sistem ayarlarını kontrol etmeleri faydalı olabilir.

    Eğer SpeakyChat kurduktan sonra başka sohbet sitelerinde sorun yaşamaya başladıysanız öncelikle mikrofon ayarlarınızı, varsayılan ses aygıtınızı ve tarayıcı izinlerinizi kontrol etmeniz önerilir. Sorun devam ediyorsa programı kaldırarak kısa bir test yapmak da problemin kaynağını anlamanıza yardımcı olabilir.

    SpeakyChat'in diğer sohbet sistemlerini etkileyip etkilemediği konusunda kesin bir yargıya varmak zor olsa da, kullanıcıların paylaştığı deneyimler bu konuda bazı soru işaretlerinin oluşmasına neden oluyor. Özellikle birden fazla sohbet platformu kullanan kişilerin kurulum sonrasında sistem davranışlarını dikkatle takip etmeleri faydalı olacaktır.
    Son zamanlarda sohbet topluluklarında ve çeşitli platformlarda dikkatimi çeken bir konu var. SpeakyChat kullandıktan sonra bazı kullanıcıların diğer sohbet sistemlerinde sorun yaşadığını belirtmesi. Açıkçası ilk duyduğumda bunun tesadüf olabileceğini düşündüm. Ancak benzer yorumları farklı kişilerden görünce konuyu biraz daha araştırmak istedim. En sık dile getirilen sorunların başında mikrofon problemleri geliyor. Daha önce sorunsuz çalışan mikrofonların bazı sohbet sistemlerinde algılanmadığı, ses bağlantılarının beklenmedik şekilde kesildiği veya kullanıcıların ses gönderemediği yönünde yorumlar bulunuyor. SpeakyChat activeX otomatik yüklendikten sonra program ekle kaldırsan dahi zor kaldırılıyor ve kaldıramayan arkadaşalar dahi var. Bazı kullanıcılar ise farklı bir durumdan bahsediyor. Onlara göre SpeakyChat kurulduktan sonra bilgisayarın ses aygıtı tercihleri değişiyor ve diğer sohbet platformları yanlış ses kaynağını kullanmaya başlıyor. Bu da ilk bakışta mikrofon arızası gibi görünse de aslında yazılım ayarlarından kaynaklanabiliyor. İlginç olan nokta ise bazı kullanıcıların programı kaldırdıktan sonra sistemlerinin yeniden normal çalışmaya başladığını söylemesi. Özellikle daha önce bağlantı problemi yaşayan sohbet sitelerinin tekrar sorunsuz açılması ve mikrofonun yeniden çalışması birçok kişinin dikkatini çekmiş durumda. Elbette burada önemli bir ayrıntı bulunuyor. Bir programın kaldırılması sonrasında yaşanan düzelme her zaman sorunun doğrudan o programdan kaynaklandığını göstermeyebilir. Bazen yazılım çakışmaları, ses sürücüleri, tarayıcı izinleri veya Windows ayarları da benzer problemlere neden olabiliyor. Buna rağmen kullanıcı deneyimleri incelendiğinde SpeakyChat sonrasında yaşanan teknik problemlerin tamamen göz ardı edilemeyecek kadar sık konuşulduğunu söylemek mümkün. Özellikle sesli sohbet platformlarını aktif kullanan kişilerin kurulum sonrasında sistem ayarlarını kontrol etmeleri faydalı olabilir. Eğer SpeakyChat kurduktan sonra başka sohbet sitelerinde sorun yaşamaya başladıysanız öncelikle mikrofon ayarlarınızı, varsayılan ses aygıtınızı ve tarayıcı izinlerinizi kontrol etmeniz önerilir. Sorun devam ediyorsa programı kaldırarak kısa bir test yapmak da problemin kaynağını anlamanıza yardımcı olabilir. SpeakyChat'in diğer sohbet sistemlerini etkileyip etkilemediği konusunda kesin bir yargıya varmak zor olsa da, kullanıcıların paylaştığı deneyimler bu konuda bazı soru işaretlerinin oluşmasına neden oluyor. Özellikle birden fazla sohbet platformu kullanan kişilerin kurulum sonrasında sistem davranışlarını dikkatle takip etmeleri faydalı olacaktır.
    Beğen
    2
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 2B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Microsoft Surface donanımındaki güvenlik açığını büyük ölçüde giderdi
    Microsoft, korumasız cihazların tek bir paket yüzünden kullanılamaz hale gelmesine neden olan Surface donanımındaki güvenlik açığını büyük ölçüde giderdi.

    Microsoft, son 90 gündür Surface cihazlarındaki bir aygıt yazılımı açığını sessizce yamalıyordu. Bu açık, yalnızca Güvenli Çekirdek ve Güvenli Önyüklemeyi devre dışı bırakan cihazlarda tek bir paketle donanımın kullanılamaz hale gelmesine neden oluyordu.

    Şirketin Copilot yapay zeka yazılımı, istemeden de olsa hatalı bellenimi tespit etmeye yardımcı oldu.

    Avustralya'da yaşayan güvenlik araştırmacısı Jack Darcy'ye göre, Microsoft Copilot'un kendi kullandığı örnekte, bir Surface cihazında ekran arka ışığını ayarlaması istendiğinde bir hatayla karşılaştı. Copilot tarafından oluşturulan Python betiği, gömülü kontrolcü yazılımını geçersiz kılarak araştırmacının dizüstü bilgisayarını kullanılamaz hale getirdi.

    Darcy, The Register'a yaptığı açıklamada, "Copilot, arka ışık kontrol değerlerini araştırırken, SSAM yazılım yolu üzerinden doğrudan SAM mikrodenetleyicisine ham SSAM ioctl komutları (SSAM_CDEV_REQUEST = 0xC028A501) gönderen, giderek daha agresif dört Python komut dosyasını otonom olarak oluşturdu ve çalıştırdı" dedi .

    SAM veya SSAM, Surface cihazlarında kullanılan gömülü denetleyicidir. Kaynağımızın açıkladığı gibi, Microsoft'un Surface cihazlarındaki denetleyici uygulamasında rastgele yazma değerlerine karşı herhangi bir koruma bulunmuyordu.

    Microsoft, bu hatayı pratik bir tehdit olarak görmüyor. Bir sözcü The Register'a verdiği demeçte, bu sorunla ilgili gerçekçi bir saldırı senaryosu yok dedi. Başarılı bir şekilde istismar etmek için, bir saldırganın belirli sürücülerle etkileşime girmesi ve bir donanım arayüzüne komutlar göndermesi gerekir. Bu, makinede yönetici ayrıcalıkları ve Güvenli Önyükleme özelliğinin devre dışı bırakılmasını gerektirir. Bu erişimle, çok sayıda işlem gerçekleştirebilirler.

    Darcy'nin belirttiğine göre, genellikle dijital cihazlarda rastgele yazma erişimini etkinleştirmek için bir düğmeye basılı tutmak veya bir jumper kablosu bağlamak gerekir. Ancak bize söylendiğine göre, Surface cihazlarında bu güvenlik kontrolü bulunmuyor ve bu da Copilot'un Secure Core ve Secure Boot'un yokluğunda aygıt yazılımını bozmasına olanak tanıyor. Esasen, bu sorgulama, SAM'den UEFI ve Secure Boot aygıt yazılımının üzerine yazan bir güncelleme komutunu tetikledi.

    Bu tür bir incelemeye tabi tutulan yüzey aygıtları, SAM zaten başlatılmış ve RAM'de çalıştığı için çalışmaya devam etmelidir. Ancak yeniden başlatma sırasında, SAM kalıcı depolama alanındaki bozuk verileri kullanarak yeniden yüklemeye çalıştığında, başlatma başarısız olur ve sistem Güç Açma Kendi Kendini Testini (POST) gerçekleştiremez.

    Güvenlik araştırmacısının Surface cihazında Copilot tarafından oluşturulan Python betiği, belirli bir Hedef Kategorisi ve Komut Kimliği (CID) çiftleri kümesi üzerinde körü körüne yineleme yaparak, WRITE komutlarına boş/null yükler gönderdi.

    Darcy'nin açıkladığına göre, bunun sonucu olarak SET Özellik Raporu boş veriyle çağrıldı, Çıktı Raporu boş veriyle çağrıldı ve diğer CID'ler, hatalı veri yazan SET komutları tarafından hedef alındı.

    Sonuç olarak, cihaz çalışmaz hale geldi. Bize söylenenlere göre bu, yıllardır Surface cihazlarıyla ilgili çevrimiçi destek forumlarında sıkça dile getirilen bir şikayetmiş ancak diğer Surface cihazları için bildirilen önyükleme hatalarının bu özel sorundan kaynaklanıp kaynaklanmadığını belirlemenin bir yolu yok.

    Kamuoyuna yansıyan birçok Surface donanım sorunu, çeşitli sorun giderme teknikleriyle çözülebilir gibi görünüyor. Ancak kaynağımızın ısrarla belirttiğine göre, SAM erişimi nedeniyle çalışmaz hale gelen cihazlar kalıcı olarak kullanılamaz hale geliyor; bu durum, yeni bir anakart için yüzlerce dolarlık onarım masrafına yol açabilir. USB yok, fabrika ayarlarına sıfırlama yok, BIOS/UEFI'ye erişim yok, diye belirtiliyor.

    Darcy, SAM otobüsünün tasarımının berbat olduğunu söyledi.

    Veri yolunu taramadan mevcut değeri görmenin hiçbir yolu yok, dedi. Ancak veri yolunu taramak cihazı devre dışı bırakıyor.

    Sorun şu ki, SAM için API görevi gören CID'ler tehlikeli bir şekilde iç içe geçmiş durumda.

    Eğer tüm okuma işlemleri birlikte gruplandırılırsa (örneğin, CID'ler 0x01–0x0F) ve tüm yazma işlemleri ayrı ayrı gruplandırılırsa (örneğin, CID'ler 0x10–0x1F), bir prob komut dosyası, yazma bölgesine yanlışlıkla girmeden okuma aralığını güvenli bir şekilde tarayabilir," dedi Darcy. "Hatta kodunuza basit bir sınır kontrolü bile ekleyebilirsiniz: 'yalnızca 0x10'un altındaki değerleri kontrol et.' İşte bu kadar. Güvenli.

    Ancak okuma ve yazma işlemleri aynı numaralandırma alanında iç içe geçtiği için, güvenli bir tarama aralığı yok. Ardışık iki CID'yi bile, yazma komutuna denk gelme olasılığı yazı tura atma kadar düşük olmadan tarayamazsınız. Mevcut olanları numaralandırmaya karar verdiğiniz anda, zaten kör yazma işlemleri başlatıyorsunuz, çünkü komut alanı size hangi işlemlerin güvenli, hangilerinin yıkıcı olduğuna dair sıfır yapısal bilgi veriyor.

    Yönetilen cihazlar risk altında değil.
    The Register, 10 Mart 2026'da Microsoft'a kaynağımızın iddialarıyla ilgili soru sordu. Şirket sözcüsü, araştırmacının Microsoft Güvenlik Yanıt Merkezi (MSRC) ile iletişime geçmesi yönündeki önceki öneriyi yineledi; kaynağımız bu çabayı çok zahmetli buldu. Potansiyel bir sıfır gün açığı olabilecek şey hakkında ayrıntıları yayınlamak yerine – o sırada Güvenli Önyükleme/Güvenli Çekirdek gereksinimi konusunda emin değildik – The Register, birilerinin dikkatini çekmek amacıyla Microsoft'un iç kaynaklarına ulaştı.

    12 Mart'a kadar, Microsoft medya ilişkilerinin yardımıyla, Darcy ile MSRC'de kıdemli program yöneticisi olan Madeline Eckert arasında bir görüşme ayarlamayı başardık. Microsoft daha sonra güvenlik açığını kabul etti ve bir düzeltme yayınlayacağını taahhüt etti. Bunun üzerine The Register, onarımlar yapılırken yayınını 90 gün ertelemeyi kabul etti. Etkilenen cihazların çoğunun (Windows Update aracılığıyla) güncellendiği veya önümüzdeki haftalarda güncelleme alacağı bildirildi. Şirkete göre, sorun bir CVE için gerekli kriterleri karşılamadı.

    Microsoft sözcüsü yaptığı açıklamada, "Jack Darcy ve The Register'ın bu sorunu koordineli bir güvenlik açığı bildirimi kapsamında raporladıkları için kendilerine teşekkür ediyoruz . Yaptığımız incelemede, kullanım dışı bırakılmış bir UEFI arayüzünün bazı cihazlarda önyükleme döngüsüne neden olabileceğini tespit ettik. Bu döngüyü tetiklemek için kullanıcının yönetici ayrıcalıklarına sahip olması ve Güvenli Önyükleme güvenlik özelliğini devre dışı bırakmış olması gerekir. Etkilenen cihazların çoğu için sorunu gidermek üzere güncellemeler yayınladık." dedi.

    Bu, yönetilen cihazların risk altında olmadığı anlamına gelir.

    Ancak Linux kullananlar veya oyun oynamak için Güvenli Çekirdek ve Güvenli Önyüklemeyi devre dışı bırakmış Windows kullanıcıları, özel Windows sürücüleri kullananlar veya USB önyüklemeyi etkinleştirmiş olanlar, sistemleri güncellemeyi almamışsa yine de savunmasız olabilirler.

    Etkilenen Surface cihazlarının yelpazesi konusunda emin değiliz. Kaynağımız, Surface Go modelleri hariç (Surface Laptop 3-6, Surface Book 1-3) tüm Surface cihazlarının etkilendiğini söyledi. Ancak ARM varyantları test edilmedi.

    Microsoft, Surface cihazlarını Rust diline taşıyor.

    Bu sorunun giderilmesi çabaları sırasında Darcy'den öğrendiğimiz şeylerden biri de Microsoft'un Surface yığınını Rust'a taşımayı planlamasıydı. Microsoft Surface'in baş mimarı David Abzarian'dan aldığımız bilgiye göre, gelecekteki Surface for Business donanımının Rust koduna dayalı daha güvenli bir mimariye geçirilmesi için çalışmalar devam ediyor.

    Abzarian, The Register'a verdiği açıklamada, "En yeni Surface for Business donanımımız, gömülü kontrol cihazımız, UEFI ve bazı sürücülerimiz de dahil olmak üzere, güvenilirlik ve güvenlik açısından önemli bir mimari değişikliğe sahip. Gömülü kontrol cihazı yazılımımızı Rust dilinde sıfırdan geliştirerek ( Open Device Partnership (ODP) 'ye katkıda bulunmanın ve bundan yararlanmanın bir parçası olarak) ve UEFI DXE Çekirdeğini Rust dilinde yeniden yazarak, bir PC için en güvenli temeli oluşturmaya yatırım yapıyoruz; bu projeler sırasıyla Secure EC ve Project Patina olarak biliniyor ." dedi.

    Sadece Rust dilinde yazılmış bazı sürücülerimizi göndermekle kalmıyoruz, aynı zamanda Windows ekosistemindeki geniş bir ortak grubunun bu avantajlardan yararlanmasına yardımcı olmak için Windows Drivers in Rust (WDR) çerçevesinin geliştirilmesine de katkıda bulunuyoruz . Ayrıca, tüm bu çabaların açık kaynaklı olduğunu ve şeffaflık konusundaki temel güvenlik ilkelerimizden birini desteklediğini de belirtmek isterim.

    Konuyla ilgili yorum yapması istenen Darcy, Bir cihazın kullanıcı alanından onarılamaz şekilde imha edilebilmesi kesinlikle ilginç bir tasarım kararı. Microsoft'un güzel ve yenilikçi Surface serisini takdir etsem de, donanım yazılımı düzeyinde gelen verilerin doğrulanması konusunda biraz daha yenilikçilik çok daha iyi olurdu. dedi.

    Microsoft'un, takdir göstergesi olarak Darcy'ye bir Surface dizüstü bilgisayar hediye ettiği söyleniyor.
    Microsoft, korumasız cihazların tek bir paket yüzünden kullanılamaz hale gelmesine neden olan Surface donanımındaki güvenlik açığını büyük ölçüde giderdi. Microsoft, son 90 gündür Surface cihazlarındaki bir aygıt yazılımı açığını sessizce yamalıyordu. Bu açık, yalnızca Güvenli Çekirdek ve Güvenli Önyüklemeyi devre dışı bırakan cihazlarda tek bir paketle donanımın kullanılamaz hale gelmesine neden oluyordu. Şirketin Copilot yapay zeka yazılımı, istemeden de olsa hatalı bellenimi tespit etmeye yardımcı oldu. Avustralya'da yaşayan güvenlik araştırmacısı Jack Darcy'ye göre, Microsoft Copilot'un kendi kullandığı örnekte, bir Surface cihazında ekran arka ışığını ayarlaması istendiğinde bir hatayla karşılaştı. Copilot tarafından oluşturulan Python betiği, gömülü kontrolcü yazılımını geçersiz kılarak araştırmacının dizüstü bilgisayarını kullanılamaz hale getirdi. Darcy, The Register'a yaptığı açıklamada, "Copilot, arka ışık kontrol değerlerini araştırırken, SSAM yazılım yolu üzerinden doğrudan SAM mikrodenetleyicisine ham SSAM ioctl komutları (SSAM_CDEV_REQUEST = 0xC028A501) gönderen, giderek daha agresif dört Python komut dosyasını otonom olarak oluşturdu ve çalıştırdı" dedi . SAM veya SSAM, Surface cihazlarında kullanılan gömülü denetleyicidir. Kaynağımızın açıkladığı gibi, Microsoft'un Surface cihazlarındaki denetleyici uygulamasında rastgele yazma değerlerine karşı herhangi bir koruma bulunmuyordu. Microsoft, bu hatayı pratik bir tehdit olarak görmüyor. Bir sözcü The Register'a verdiği demeçte, bu sorunla ilgili gerçekçi bir saldırı senaryosu yok dedi. Başarılı bir şekilde istismar etmek için, bir saldırganın belirli sürücülerle etkileşime girmesi ve bir donanım arayüzüne komutlar göndermesi gerekir. Bu, makinede yönetici ayrıcalıkları ve Güvenli Önyükleme özelliğinin devre dışı bırakılmasını gerektirir. Bu erişimle, çok sayıda işlem gerçekleştirebilirler. Darcy'nin belirttiğine göre, genellikle dijital cihazlarda rastgele yazma erişimini etkinleştirmek için bir düğmeye basılı tutmak veya bir jumper kablosu bağlamak gerekir. Ancak bize söylendiğine göre, Surface cihazlarında bu güvenlik kontrolü bulunmuyor ve bu da Copilot'un Secure Core ve Secure Boot'un yokluğunda aygıt yazılımını bozmasına olanak tanıyor. Esasen, bu sorgulama, SAM'den UEFI ve Secure Boot aygıt yazılımının üzerine yazan bir güncelleme komutunu tetikledi. Bu tür bir incelemeye tabi tutulan yüzey aygıtları, SAM zaten başlatılmış ve RAM'de çalıştığı için çalışmaya devam etmelidir. Ancak yeniden başlatma sırasında, SAM kalıcı depolama alanındaki bozuk verileri kullanarak yeniden yüklemeye çalıştığında, başlatma başarısız olur ve sistem Güç Açma Kendi Kendini Testini (POST) gerçekleştiremez. Güvenlik araştırmacısının Surface cihazında Copilot tarafından oluşturulan Python betiği, belirli bir Hedef Kategorisi ve Komut Kimliği (CID) çiftleri kümesi üzerinde körü körüne yineleme yaparak, WRITE komutlarına boş/null yükler gönderdi. Darcy'nin açıkladığına göre, bunun sonucu olarak SET Özellik Raporu boş veriyle çağrıldı, Çıktı Raporu boş veriyle çağrıldı ve diğer CID'ler, hatalı veri yazan SET komutları tarafından hedef alındı. Sonuç olarak, cihaz çalışmaz hale geldi. Bize söylenenlere göre bu, yıllardır Surface cihazlarıyla ilgili çevrimiçi destek forumlarında sıkça dile getirilen bir şikayetmiş ancak diğer Surface cihazları için bildirilen önyükleme hatalarının bu özel sorundan kaynaklanıp kaynaklanmadığını belirlemenin bir yolu yok. Kamuoyuna yansıyan birçok Surface donanım sorunu, çeşitli sorun giderme teknikleriyle çözülebilir gibi görünüyor. Ancak kaynağımızın ısrarla belirttiğine göre, SAM erişimi nedeniyle çalışmaz hale gelen cihazlar kalıcı olarak kullanılamaz hale geliyor; bu durum, yeni bir anakart için yüzlerce dolarlık onarım masrafına yol açabilir. USB yok, fabrika ayarlarına sıfırlama yok, BIOS/UEFI'ye erişim yok, diye belirtiliyor. Darcy, SAM otobüsünün tasarımının berbat olduğunu söyledi. Veri yolunu taramadan mevcut değeri görmenin hiçbir yolu yok, dedi. Ancak veri yolunu taramak cihazı devre dışı bırakıyor. Sorun şu ki, SAM için API görevi gören CID'ler tehlikeli bir şekilde iç içe geçmiş durumda. Eğer tüm okuma işlemleri birlikte gruplandırılırsa (örneğin, CID'ler 0x01–0x0F) ve tüm yazma işlemleri ayrı ayrı gruplandırılırsa (örneğin, CID'ler 0x10–0x1F), bir prob komut dosyası, yazma bölgesine yanlışlıkla girmeden okuma aralığını güvenli bir şekilde tarayabilir," dedi Darcy. "Hatta kodunuza basit bir sınır kontrolü bile ekleyebilirsiniz: 'yalnızca 0x10'un altındaki değerleri kontrol et.' İşte bu kadar. Güvenli. Ancak okuma ve yazma işlemleri aynı numaralandırma alanında iç içe geçtiği için, güvenli bir tarama aralığı yok. Ardışık iki CID'yi bile, yazma komutuna denk gelme olasılığı yazı tura atma kadar düşük olmadan tarayamazsınız. Mevcut olanları numaralandırmaya karar verdiğiniz anda, zaten kör yazma işlemleri başlatıyorsunuz, çünkü komut alanı size hangi işlemlerin güvenli, hangilerinin yıkıcı olduğuna dair sıfır yapısal bilgi veriyor. Yönetilen cihazlar risk altında değil. The Register, 10 Mart 2026'da Microsoft'a kaynağımızın iddialarıyla ilgili soru sordu. Şirket sözcüsü, araştırmacının Microsoft Güvenlik Yanıt Merkezi (MSRC) ile iletişime geçmesi yönündeki önceki öneriyi yineledi; kaynağımız bu çabayı çok zahmetli buldu. Potansiyel bir sıfır gün açığı olabilecek şey hakkında ayrıntıları yayınlamak yerine – o sırada Güvenli Önyükleme/Güvenli Çekirdek gereksinimi konusunda emin değildik – The Register, birilerinin dikkatini çekmek amacıyla Microsoft'un iç kaynaklarına ulaştı. 12 Mart'a kadar, Microsoft medya ilişkilerinin yardımıyla, Darcy ile MSRC'de kıdemli program yöneticisi olan Madeline Eckert arasında bir görüşme ayarlamayı başardık. Microsoft daha sonra güvenlik açığını kabul etti ve bir düzeltme yayınlayacağını taahhüt etti. Bunun üzerine The Register, onarımlar yapılırken yayınını 90 gün ertelemeyi kabul etti. Etkilenen cihazların çoğunun (Windows Update aracılığıyla) güncellendiği veya önümüzdeki haftalarda güncelleme alacağı bildirildi. Şirkete göre, sorun bir CVE için gerekli kriterleri karşılamadı. Microsoft sözcüsü yaptığı açıklamada, "Jack Darcy ve The Register'ın bu sorunu koordineli bir güvenlik açığı bildirimi kapsamında raporladıkları için kendilerine teşekkür ediyoruz . Yaptığımız incelemede, kullanım dışı bırakılmış bir UEFI arayüzünün bazı cihazlarda önyükleme döngüsüne neden olabileceğini tespit ettik. Bu döngüyü tetiklemek için kullanıcının yönetici ayrıcalıklarına sahip olması ve Güvenli Önyükleme güvenlik özelliğini devre dışı bırakmış olması gerekir. Etkilenen cihazların çoğu için sorunu gidermek üzere güncellemeler yayınladık." dedi. Bu, yönetilen cihazların risk altında olmadığı anlamına gelir. Ancak Linux kullananlar veya oyun oynamak için Güvenli Çekirdek ve Güvenli Önyüklemeyi devre dışı bırakmış Windows kullanıcıları, özel Windows sürücüleri kullananlar veya USB önyüklemeyi etkinleştirmiş olanlar, sistemleri güncellemeyi almamışsa yine de savunmasız olabilirler. Etkilenen Surface cihazlarının yelpazesi konusunda emin değiliz. Kaynağımız, Surface Go modelleri hariç (Surface Laptop 3-6, Surface Book 1-3) tüm Surface cihazlarının etkilendiğini söyledi. Ancak ARM varyantları test edilmedi. Microsoft, Surface cihazlarını Rust diline taşıyor. Bu sorunun giderilmesi çabaları sırasında Darcy'den öğrendiğimiz şeylerden biri de Microsoft'un Surface yığınını Rust'a taşımayı planlamasıydı. Microsoft Surface'in baş mimarı David Abzarian'dan aldığımız bilgiye göre, gelecekteki Surface for Business donanımının Rust koduna dayalı daha güvenli bir mimariye geçirilmesi için çalışmalar devam ediyor. Abzarian, The Register'a verdiği açıklamada, "En yeni Surface for Business donanımımız, gömülü kontrol cihazımız, UEFI ve bazı sürücülerimiz de dahil olmak üzere, güvenilirlik ve güvenlik açısından önemli bir mimari değişikliğe sahip. Gömülü kontrol cihazı yazılımımızı Rust dilinde sıfırdan geliştirerek ( Open Device Partnership (ODP) 'ye katkıda bulunmanın ve bundan yararlanmanın bir parçası olarak) ve UEFI DXE Çekirdeğini Rust dilinde yeniden yazarak, bir PC için en güvenli temeli oluşturmaya yatırım yapıyoruz; bu projeler sırasıyla Secure EC ve Project Patina olarak biliniyor ." dedi. Sadece Rust dilinde yazılmış bazı sürücülerimizi göndermekle kalmıyoruz, aynı zamanda Windows ekosistemindeki geniş bir ortak grubunun bu avantajlardan yararlanmasına yardımcı olmak için Windows Drivers in Rust (WDR) çerçevesinin geliştirilmesine de katkıda bulunuyoruz . Ayrıca, tüm bu çabaların açık kaynaklı olduğunu ve şeffaflık konusundaki temel güvenlik ilkelerimizden birini desteklediğini de belirtmek isterim. Konuyla ilgili yorum yapması istenen Darcy, Bir cihazın kullanıcı alanından onarılamaz şekilde imha edilebilmesi kesinlikle ilginç bir tasarım kararı. Microsoft'un güzel ve yenilikçi Surface serisini takdir etsem de, donanım yazılımı düzeyinde gelen verilerin doğrulanması konusunda biraz daha yenilikçilik çok daha iyi olurdu. dedi. Microsoft'un, takdir göstergesi olarak Darcy'ye bir Surface dizüstü bilgisayar hediye ettiği söyleniyor.
    Beğen
    5
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 3B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Logitech ne zaman pes edeceğini biliyor.
    Logitech, taşınabilir, katlanabilir bir işaretleme aygıtı olan Mobi Fold faresini tanıttı bu cihaz, daha hantal masaüstü farelerin yerini rahatlıkla alabilir.

    Bu, Logitech'in ilk katlanabilir fare modeli olsa da, uzun zamandır alternatifleri mevcuttu. Açıldığında, Microsoft'un Surface Arc faresine benzer bir görünüm sergiliyor.

    Hoş malzemelerle kaplı olan Mobi Fold, Grafit, Leylak ve Kirli Beyaz olmak üzere çeşitli renklerde mevcuttur. Grafit versiyonu daha dayanıklı olacak gibi görünüyor ve bu cihazın amacı da bu: dizüstü bilgisayarla birlikte taşımak ve dokunmatik yüzeyin kaçınılmaz hassasiyetini ortadan kaldırmak için kullanmak.

    Fare 79 gram ağırlığında ve en önemli özelliği 90'ların kapaklı telefonları veya 2020'lerin çok daha pahalı alternatifleri gibi katlanabilmesi onu oldukça taşınabilir kılıyor. Açtığınızda cihaz kullanıma hazır. Kapattığınızda ise fare tamamen işlevsiz hale geliyor. Logitech bunun "cihaz içi yapay zeka modeli" sayesinde olduğunu iddia ediyor, ancak bizce basit mikro anahtarlar da fazlasıyla yeterli olurdu. Ancak yapay zeka çılgınlığı treni kalktığında hiçbir satıcı platformda yalnız kalmayacak!

    Logitech'e göre menteşe 15 yıl dayanacak şekilde tasarlanmış (ancak garanti süresi EMEA müşterileri için oldukça kısa, iki yıl) ve fare açıldığında da rahat bir kullanım sunuyor.

    Logitech, pilin bir ay kullanım süresi sağlayacağını belirtiyor. Bir dakika şarj etmek (tabanda bir USB-C şarj noktası var) 22 saat daha kullanım süresi ekliyor. Pil, mıknatıslarla tutturulmuş bir kapağın altında gizleniyor ve değiştirilmesi kolay görünüyor. Register, Logitech'e maliyet ve değiştirme kolaylığı hakkında soru sordu ve şirket yanıt verdiğinde güncelleyecektir.

    Şirket ayrıca cihazın düşmeye karşı test edilmiş, toz geçirmez bir dış yüzeye sahip olduğunu iddia ediyor.

    Kullanım açısından gayet iyi. Şekli sayesinde fare hem sağ hem de sol el kullananlar için uygun; burada kalıplama kaynaklı bir sorun yok. Gerçek bir fare elbette daha iyi olacaktır, ancak Mobi Fold çoğu kullanım senaryosu için fazlasıyla yeterli. Hayır, Logitech'in diğer bazı cihazları gibi düğmelerle dolu değil, ancak Mobi Fold çoğu insanın bunlara gerçekten ihtiyaç duymadığını başarıyla gösteriyor. Kaydırma tekerleğinin yerini alan dokunmatik kaydırma özelliği ve Logi Options+ uygulaması aracılığıyla özelleştirilebilen dokunmatik panelde iki düğme bulunuyor.

    Testlerimizde Bluetooth kullandık şirketin birçok cihazında olduğu gibi, üç farklı Bluetooth profili seçilebiliyor ancak 10. yüzyıldan kalma bir Viking'in adını taşıyan kablosuz protokolden çekiniyorsanız, Logitech size memnuniyetle bir USB-C adaptörü satacaktır.

    Bir tane almalı mısınız? Cevap, temkinli bir evet. Birçok Logitech ürününde olduğu gibi, bu cihaz da son derece yetenekli. Bazı kullanıcılar daha ağır bir şeyin sağlamlığını tercih edebilir. Diğerleri ise çok sayıda düğmeye ihtiyaç duyabilir. Ancak, özellikle Surface Arc tarzı bir cihaz kullanmaktan memnunsanız, ekranda imleci hareket ettirmek için basit bir şeye ihtiyaç duyan kullanıcılar için Mobi Fold, reklamda belirtildiği gibi çalışıyor. Dizüstü bilgisayar çantasına koymak için kolayca kapanabilmesi de bir bonus.
    Logitech, taşınabilir, katlanabilir bir işaretleme aygıtı olan Mobi Fold faresini tanıttı bu cihaz, daha hantal masaüstü farelerin yerini rahatlıkla alabilir. Bu, Logitech'in ilk katlanabilir fare modeli olsa da, uzun zamandır alternatifleri mevcuttu. Açıldığında, Microsoft'un Surface Arc faresine benzer bir görünüm sergiliyor. Hoş malzemelerle kaplı olan Mobi Fold, Grafit, Leylak ve Kirli Beyaz olmak üzere çeşitli renklerde mevcuttur. Grafit versiyonu daha dayanıklı olacak gibi görünüyor ve bu cihazın amacı da bu: dizüstü bilgisayarla birlikte taşımak ve dokunmatik yüzeyin kaçınılmaz hassasiyetini ortadan kaldırmak için kullanmak. Fare 79 gram ağırlığında ve en önemli özelliği 90'ların kapaklı telefonları veya 2020'lerin çok daha pahalı alternatifleri gibi katlanabilmesi onu oldukça taşınabilir kılıyor. Açtığınızda cihaz kullanıma hazır. Kapattığınızda ise fare tamamen işlevsiz hale geliyor. Logitech bunun "cihaz içi yapay zeka modeli" sayesinde olduğunu iddia ediyor, ancak bizce basit mikro anahtarlar da fazlasıyla yeterli olurdu. Ancak yapay zeka çılgınlığı treni kalktığında hiçbir satıcı platformda yalnız kalmayacak! Logitech'e göre menteşe 15 yıl dayanacak şekilde tasarlanmış (ancak garanti süresi EMEA müşterileri için oldukça kısa, iki yıl) ve fare açıldığında da rahat bir kullanım sunuyor. Logitech, pilin bir ay kullanım süresi sağlayacağını belirtiyor. Bir dakika şarj etmek (tabanda bir USB-C şarj noktası var) 22 saat daha kullanım süresi ekliyor. Pil, mıknatıslarla tutturulmuş bir kapağın altında gizleniyor ve değiştirilmesi kolay görünüyor. Register, Logitech'e maliyet ve değiştirme kolaylığı hakkında soru sordu ve şirket yanıt verdiğinde güncelleyecektir. Şirket ayrıca cihazın düşmeye karşı test edilmiş, toz geçirmez bir dış yüzeye sahip olduğunu iddia ediyor. Kullanım açısından gayet iyi. Şekli sayesinde fare hem sağ hem de sol el kullananlar için uygun; burada kalıplama kaynaklı bir sorun yok. Gerçek bir fare elbette daha iyi olacaktır, ancak Mobi Fold çoğu kullanım senaryosu için fazlasıyla yeterli. Hayır, Logitech'in diğer bazı cihazları gibi düğmelerle dolu değil, ancak Mobi Fold çoğu insanın bunlara gerçekten ihtiyaç duymadığını başarıyla gösteriyor. Kaydırma tekerleğinin yerini alan dokunmatik kaydırma özelliği ve Logi Options+ uygulaması aracılığıyla özelleştirilebilen dokunmatik panelde iki düğme bulunuyor. Testlerimizde Bluetooth kullandık şirketin birçok cihazında olduğu gibi, üç farklı Bluetooth profili seçilebiliyor ancak 10. yüzyıldan kalma bir Viking'in adını taşıyan kablosuz protokolden çekiniyorsanız, Logitech size memnuniyetle bir USB-C adaptörü satacaktır. Bir tane almalı mısınız? Cevap, temkinli bir evet. Birçok Logitech ürününde olduğu gibi, bu cihaz da son derece yetenekli. Bazı kullanıcılar daha ağır bir şeyin sağlamlığını tercih edebilir. Diğerleri ise çok sayıda düğmeye ihtiyaç duyabilir. Ancak, özellikle Surface Arc tarzı bir cihaz kullanmaktan memnunsanız, ekranda imleci hareket ettirmek için basit bir şeye ihtiyaç duyan kullanıcılar için Mobi Fold, reklamda belirtildiği gibi çalışıyor. Dizüstü bilgisayar çantasına koymak için kolayca kapanabilmesi de bir bonus.
    Beğen
    3
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 2B Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Forumumuzda merak edilen bir konu daha aydınlanıyor:

    **RYZEN 9 9950X3D İÇIN ÜST SEVIYE E-ATX ANAKART TAVSIYESI?**

    DDR5 RAM ve mevcut Ryzen 9 9959X3D işlemci nesliyle uyumlu, dört kanallı RAM desteği sunan E.ATX form faktörlü anakartlar var mı? Ve belki de anakart teşhisleri için başlangıç LED'leri yerine rakamlar içeren küçük bir ekran kullananlar?

    ───────────────
    Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz:

    https://techforum.tr/threads/6586/

    #ryzen #9950x3d #seviye #eatx #anakart #teknoloji #techforumtr
    💡 Forumumuzda merak edilen bir konu daha aydınlanıyor: 📌 **RYZEN 9 9950X3D İÇIN ÜST SEVIYE E-ATX ANAKART TAVSIYESI?** 📝 DDR5 RAM ve mevcut Ryzen 9 9959X3D işlemci nesliyle uyumlu, dört kanallı RAM desteği sunan E.ATX form faktörlü anakartlar var mı? Ve belki de anakart teşhisleri için başlangıç LED'leri yerine rakamlar içeren küçük bir ekran kullananlar? ─────────────── 👉 Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz: 🔗 https://techforum.tr/threads/6586/ #ryzen #9950x3d #seviye #eatx #anakart #teknoloji #techforumtr
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 604 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
  • Topluluğumuzdan yeni bir paylaşım geldi:

    **OUTDOOR KULLANIM IÇIN AMOLED SAAT ALINIR MI?**

    Herkese merhaba, her iki ekran teknolojisini de kullanan kişilerin deneyimlerini öğrenmek istiyorum. Güneşli ve parlak ortamlarda sık sık bulunduğum için yürüyüş yaparken (sürekli navigasyonlu) yeni bir akıllı saate ihtiyacım var ve AMOLED bir saatin bunun için uygun olup olmadığından emin değilim....

    ───────────────
    Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz:

    https://techforum.tr/threads/6577/

    #outdoor #kullanım #amoled #saat #alınır #teknoloji #techforumtr
    🌟 Topluluğumuzdan yeni bir paylaşım geldi: 📌 **OUTDOOR KULLANIM IÇIN AMOLED SAAT ALINIR MI?** 📝 Herkese merhaba, her iki ekran teknolojisini de kullanan kişilerin deneyimlerini öğrenmek istiyorum. Güneşli ve parlak ortamlarda sık sık bulunduğum için yürüyüş yaparken (sürekli navigasyonlu) yeni bir akıllı saate ihtiyacım var ve AMOLED bir saatin bunun için uygun olup olmadığından emin değilim.... ─────────────── 👉 Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz: 🔗 https://techforum.tr/threads/6577/ #outdoor #kullanım #amoled #saat #alınır #teknoloji #techforumtr
    Beğen
    4
    0 Cevaplar 0 Paylaşımlar 640 Görüntülemeler 0 Değerlendirmeler
Daha Fazla Sonuç
Oyun Gündemi
Yükleniyor...
Forum Son Yazılan Konular
TechForumTR https://techforum.tr/sosyal