• Göz atmaya değer yeni bir teknoloji başlığı:

    **PLAYSTATION 5’TE YENI FIYAT ARTIŞI: YENILENMIŞ MODELLER DE ZAMDAN ETKILENDI**

    Sony, PlayStation 5 ailesinde bir kez daha fiyat güncellemesine gitti. Şirketin bu kez yalnızca sıfır modelleri değil, daha ekonomik seçenek olarak görülen yenilenmiş PS5 Slim cihazlarını da zam kapsamına alması dikkat çekti. Yapılan son düzenlemeyle birlikte bu modellerde yaklaşık 100 dolarlık...

    ───────────────
    Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz:

    https://techforum.tr/threads/6347/

    #playstation #yeni #fiyat #artışı #yenilenmiş #teknoloji #techforumtr
    📍 Göz atmaya değer yeni bir teknoloji başlığı: 📌 **PLAYSTATION 5’TE YENI FIYAT ARTIŞI: YENILENMIŞ MODELLER DE ZAMDAN ETKILENDI** 📝 Sony, PlayStation 5 ailesinde bir kez daha fiyat güncellemesine gitti. Şirketin bu kez yalnızca sıfır modelleri değil, daha ekonomik seçenek olarak görülen yenilenmiş PS5 Slim cihazlarını da zam kapsamına alması dikkat çekti. Yapılan son düzenlemeyle birlikte bu modellerde yaklaşık 100 dolarlık... ─────────────── 👉 Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz: 🔗 https://techforum.tr/threads/6347/ #playstation #yeni #fiyat #artışı #yenilenmiş #teknoloji #techforumtr
    Beğen
    3
    0 Комментарии 0 Поделились 689 Просмотры 0 предпросмотр
  • Hackerlar Ubuntu'ya DDoS saldırısı düzenledi
    Hackerlar Ubuntu'ya DDoS saldırısı düzenleyerek kullanıcıların bir gün boyunca güncelleme yapmasını engelledi.

    Canonical'ın Ubuntu tabanlı altyapısı büyük bir DDoS saldırısına maruz kaldı. Yapay aşırı yüklenme nedeniyle, bazı kullanıcılar yaklaşık bir gündür sistemlerini güncellemede ve ilgili çevrimiçi hizmetlere erişmede sorun yaşıyor.

    Şirketin açıklamasına göre, saldırı Ubuntu'nun temel web hizmetlerini etkiledi; bunlar arasında depolar, Launchpad ve Snap Store yer alıyor. Bu durum, güncelleme isteklerinin önemli gecikmelerle işlenmesine veya tamamen başarısız olmasına neden oldu.

    Ubuntu kullanıcılarının çoğu paket güncellemeleri sırasında sorun yaşıyor. Özellikle:

    Güncelleme komutları donabilir veya başarısız olabilir, bazı yansıtma sunucuları kullanılamaz hale gelebilir, güncellemelerin birkaç kez tekrarlanması gerekebilir.

    Saldırının ardından, topluluk Linux çekirdeğinde yerel bir kullanıcının ayrıcalıklarını root seviyesine yükseltmesine olanak tanıyan kritik bir güvenlik açığını aktif olarak tartışıyor. Yamalar zaten mevcut, ancak Canonical'ın güncelleme altyapısındaki aksaklıklar dağıtımını engelledi.

    Güvenlik açığı ile saldırı arasında resmi bir bağlantı yok, ancak zamanlama uzmanların endişelerini artırdı. Yama dağıtımının gecikmesi, özellikle kurumsal ve sunucu ortamlarında, saldırganlar için fırsat penceresini genişletebilir.
    Hackerlar Ubuntu'ya DDoS saldırısı düzenleyerek kullanıcıların bir gün boyunca güncelleme yapmasını engelledi. Canonical'ın Ubuntu tabanlı altyapısı büyük bir DDoS saldırısına maruz kaldı. Yapay aşırı yüklenme nedeniyle, bazı kullanıcılar yaklaşık bir gündür sistemlerini güncellemede ve ilgili çevrimiçi hizmetlere erişmede sorun yaşıyor. Şirketin açıklamasına göre, saldırı Ubuntu'nun temel web hizmetlerini etkiledi; bunlar arasında depolar, Launchpad ve Snap Store yer alıyor. Bu durum, güncelleme isteklerinin önemli gecikmelerle işlenmesine veya tamamen başarısız olmasına neden oldu. Ubuntu kullanıcılarının çoğu paket güncellemeleri sırasında sorun yaşıyor. Özellikle: Güncelleme komutları donabilir veya başarısız olabilir, bazı yansıtma sunucuları kullanılamaz hale gelebilir, güncellemelerin birkaç kez tekrarlanması gerekebilir. Saldırının ardından, topluluk Linux çekirdeğinde yerel bir kullanıcının ayrıcalıklarını root seviyesine yükseltmesine olanak tanıyan kritik bir güvenlik açığını aktif olarak tartışıyor. Yamalar zaten mevcut, ancak Canonical'ın güncelleme altyapısındaki aksaklıklar dağıtımını engelledi. Güvenlik açığı ile saldırı arasında resmi bir bağlantı yok, ancak zamanlama uzmanların endişelerini artırdı. Yama dağıtımının gecikmesi, özellikle kurumsal ve sunucu ortamlarında, saldırganlar için fırsat penceresini genişletebilir.
    Beğen
    8
    2 Комментарии 0 Поделились 3Кб Просмотры 0 предпросмотр
  • TechForumTR topluluğu yeni bir konuyu tartışıyor:

    **TELEGRAM FAVORILER KAYBOLDU, GERI GETIRMEK MÜMKÜN MÜ?**

    Favoriler kesinlikle kendiliğinden silinmedi. Arkadaşlarım da yakın zamanda aynı sorunu yaşadı. Destek ekibi yanıt vermiyor. Favoriler, 2019'a kadar uzanan birçok mesaj ve fotoğraf içeriyordu. Neler olup bittiği belirsiz. Ancak bu sorunun münferit bir durum olmadığı biliniyor. Belki başka biri de...

    ───────────────
    Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz:

    https://techforum.tr/threads/6318/

    #telegram #favoriler #kayboldu #geri #getirmek #teknoloji #techforumtr
    💬 TechForumTR topluluğu yeni bir konuyu tartışıyor: 📌 **TELEGRAM FAVORILER KAYBOLDU, GERI GETIRMEK MÜMKÜN MÜ?** 📝 Favoriler kesinlikle kendiliğinden silinmedi. Arkadaşlarım da yakın zamanda aynı sorunu yaşadı. Destek ekibi yanıt vermiyor. Favoriler, 2019'a kadar uzanan birçok mesaj ve fotoğraf içeriyordu. Neler olup bittiği belirsiz. Ancak bu sorunun münferit bir durum olmadığı biliniyor. Belki başka biri de... ─────────────── 👉 Konunun detaylarını forumdan inceleyebilirsiniz: 🔗 https://techforum.tr/threads/6318/ #telegram #favoriler #kayboldu #geri #getirmek #teknoloji #techforumtr
    Beğen
    8
    0 Комментарии 0 Поделились 3Кб Просмотры 0 предпросмотр
  • REDMI K100 Serisi Beklenenden Pahalı Olacak İşte İlk Fiyat Detayları
    Xiaomi'nin bir sonraki amiral gemisi altı akıllı telefon serisi önemli ölçüde daha pahalı olabilir.

    Son gelen bilgilere göre REDMI K100 serisi, fiyat tarafında ciddi bir değişimle geliyor gibi görünüyor. Daha önce “uygun fiyatlı amiral gemisi” olarak bilinen K serisi, bu yeni nesilde artık üst segment fiyatlara yaklaşabilir.

    Sızıntılarıyla bilinen Digital Chat Station’a göre, REDMI K100 serisinin başlangıç fiyatı yaklaşık 4.000 yuan civarında olabilir. Bu da kabaca 580-600 dolar bandına denk geliyor. Önceki model olan REDMI K90’ın çıkış fiyatının 2.599 yuan (yaklaşık 380 dolar) olduğunu düşünürsek, ortada ciddi bir fark var.

    Yani yaklaşık %50’den fazla bir fiyat artışı söz konusu. Bu da REDMI’nin artık “fiyat/performans kralı” konumundan biraz uzaklaşıp, doğrudan üst segmentle rekabet etmeye başladığını gösteriyor.

    Serinin üst modellerine baktığımızda ise fiyatlar daha da yukarı çıkıyor. İkinci modelin yaklaşık 4.499 yuan (650+ dolar) seviyesinde olması beklenirken, en üst model olan REDMI K100 Pro Max için 5.000 yuan (700+ dolar) civarında bir fiyat konuşuluyor.

    Bu fiyat artışının en büyük sebebi olarak ise donanım maliyetlerindeki genel yükseliş gösteriliyor. Özellikle işlemci ve RAM tarafında ciddi maliyet artışı var. REDMI K100 serisinin, Qualcomm’un yeni nesil Snapdragon 8 Elite Gen 5 işlemcisiyle gelmesi bekleniyor ki bu da zaten direkt amiral gemisi seviyesine işaret ediyor.

    Bir diğer önemli detay da şu: REDMI K serisi cihazlar global pazarda genellikle POCO F serisi olarak karşımıza çıkıyor. Yani bu fiyat artışı büyük ihtimalle ileride çıkacak POCO F serisini de doğrudan etkileyecek.

    Kısacası, REDMI K100 serisi performans tarafında çok güçlü olacak gibi duruyor ama fiyat konusunda artık eski “uygun” seviyelerde olmayacak gibi. Bakalım kullanıcılar bu yeni fiyat politikasını nasıl karşılayacak.
    Xiaomi'nin bir sonraki amiral gemisi altı akıllı telefon serisi önemli ölçüde daha pahalı olabilir. Son gelen bilgilere göre REDMI K100 serisi, fiyat tarafında ciddi bir değişimle geliyor gibi görünüyor. Daha önce “uygun fiyatlı amiral gemisi” olarak bilinen K serisi, bu yeni nesilde artık üst segment fiyatlara yaklaşabilir. Sızıntılarıyla bilinen Digital Chat Station’a göre, REDMI K100 serisinin başlangıç fiyatı yaklaşık 4.000 yuan civarında olabilir. Bu da kabaca 580-600 dolar bandına denk geliyor. Önceki model olan REDMI K90’ın çıkış fiyatının 2.599 yuan (yaklaşık 380 dolar) olduğunu düşünürsek, ortada ciddi bir fark var. Yani yaklaşık %50’den fazla bir fiyat artışı söz konusu. Bu da REDMI’nin artık “fiyat/performans kralı” konumundan biraz uzaklaşıp, doğrudan üst segmentle rekabet etmeye başladığını gösteriyor. Serinin üst modellerine baktığımızda ise fiyatlar daha da yukarı çıkıyor. İkinci modelin yaklaşık 4.499 yuan (650+ dolar) seviyesinde olması beklenirken, en üst model olan REDMI K100 Pro Max için 5.000 yuan (700+ dolar) civarında bir fiyat konuşuluyor. Bu fiyat artışının en büyük sebebi olarak ise donanım maliyetlerindeki genel yükseliş gösteriliyor. Özellikle işlemci ve RAM tarafında ciddi maliyet artışı var. REDMI K100 serisinin, Qualcomm’un yeni nesil Snapdragon 8 Elite Gen 5 işlemcisiyle gelmesi bekleniyor ki bu da zaten direkt amiral gemisi seviyesine işaret ediyor. Bir diğer önemli detay da şu: REDMI K serisi cihazlar global pazarda genellikle POCO F serisi olarak karşımıza çıkıyor. Yani bu fiyat artışı büyük ihtimalle ileride çıkacak POCO F serisini de doğrudan etkileyecek. Kısacası, REDMI K100 serisi performans tarafında çok güçlü olacak gibi duruyor ama fiyat konusunda artık eski “uygun” seviyelerde olmayacak gibi. Bakalım kullanıcılar bu yeni fiyat politikasını nasıl karşılayacak.
    Beğen
    9
    1 Комментарии 0 Поделились 3Кб Просмотры 0 предпросмотр
  • PS5 Fiyatı Uçtu! Aynı Paraya Daha Güçlü Oyun PC’si Topladılar
    PS5 fiyatları artınca dengeler değişti! Sadece 17.600 TL’ye RTX 3070’li oyun bilgisayarı toplandı. Performans karşılaştırması ve detaylar burada.

    PS5 Artık Mantıklı mı? Fiyatlar Tartışma Yarattı

    Sony’nin PlayStation 5 için yaptığı zamlar sonrası konsol piyasasında dengeler ciddi şekilde değişti.

    Bir zamanlar “fiyat/performans kralı” olarak görülen PS5, artık oyun bilgisayarı karşısında eski avantajını kaybetmiş gibi duruyor.

    Bazı teknoloji içerik üreticilerine göre bu fiyat artışı:

    Ya ileride yapılacak büyük indirimler için zemin hazırlama
    Ya da PS6 öncesi kullanıcı tepkisini ölçme stratejisi
    Aynı Fiyata Oyun PC’si Topladılar!

    Bir içerik üreticisi, PS5 fiyatına denk bir bütçeyle sistem toplamayı denedi ve sonuçlar dikkat çekici oldu.

    Kurulan sistem:
    İşlemci: Intel Core i5-12400F
    Anakart: ASUS Prime H610M
    Ekran Kartı: GeForce RTX 3070
    RAM: 16 GB DDR4
    Depolama: 1 TB SSD

    Toplam maliyet: 17.600 TL

    Performans: Konsoldan Daha mı Güçlü?

    Yapılan testlerde bu sistem:

    Çoğu oyunda PS5 ile aynı. Bazı senaryolarda daha yüksek FPS DLSS sayesinde daha stabil performans sunmayı başardı.

    Ancak tamamen kusursuz değil:

    8 GB VRAM bazı oyunlarda limit oluşturabiliyor
    Doku yükleme sorunları görülebiliyor

    Ama bu sorunlar ayar optimizasyonu ile büyük ölçüde çözülebiliyor.

    Konsol mu PC mi?

    Bu karşılaştırma şunu net gösteriyor:

    Artık “konsol daha ucuz” devri bitiyor
    Orta seviye bir PC, aynı paraya daha esnek ve güçlü olabilir

    Ama unutma:

    Konsol = tak çalıştır rahatlık
    PC = performans + yükseltilebilirlik

    Seçim tamamen kullanım tarzına bağlı.

    Sık Sorulan Sorular

    PS5 mi daha güçlü RTX 3070 mi?

    RTX 3070 çoğu senaryoda daha yüksek performans sunar, özellikle DLSS destekli oyunlarda.

    17.600 TL’ye gerçekten oyun PC’si toplanır mı?

    Evet, özellikle ikinci el GPU kullanılırsa bu bütçede güçlü sistem kurulabilir.

    Konsol mu PC mi daha mantıklı?

    Rahatlık istiyorsan konsol, performans ve esneklik istiyorsan PC.

    PS5 fiyatları neden arttı?

    Kur, üretim maliyetleri ve Sony’nin fiyat politikası etkili.

    Bu sistem geleceğe ne kadar dayanır?

    Orta-üst seviye olarak 2-3 yıl rahat götürür, sonra upgrade gerekebilir.

    İkinci el güvenilir parçalardan yapılmış.
    PS5 fiyatları artınca dengeler değişti! Sadece 17.600 TL’ye RTX 3070’li oyun bilgisayarı toplandı. Performans karşılaştırması ve detaylar burada. PS5 Artık Mantıklı mı? Fiyatlar Tartışma Yarattı Sony’nin PlayStation 5 için yaptığı zamlar sonrası konsol piyasasında dengeler ciddi şekilde değişti. Bir zamanlar “fiyat/performans kralı” olarak görülen PS5, artık oyun bilgisayarı karşısında eski avantajını kaybetmiş gibi duruyor. Bazı teknoloji içerik üreticilerine göre bu fiyat artışı: Ya ileride yapılacak büyük indirimler için zemin hazırlama Ya da PS6 öncesi kullanıcı tepkisini ölçme stratejisi Aynı Fiyata Oyun PC’si Topladılar! Bir içerik üreticisi, PS5 fiyatına denk bir bütçeyle sistem toplamayı denedi ve sonuçlar dikkat çekici oldu. Kurulan sistem: İşlemci: Intel Core i5-12400F Anakart: ASUS Prime H610M Ekran Kartı: GeForce RTX 3070 RAM: 16 GB DDR4 Depolama: 1 TB SSD Toplam maliyet: 17.600 TL Performans: Konsoldan Daha mı Güçlü? Yapılan testlerde bu sistem: Çoğu oyunda PS5 ile aynı. Bazı senaryolarda daha yüksek FPS DLSS sayesinde daha stabil performans sunmayı başardı. Ancak tamamen kusursuz değil: 8 GB VRAM bazı oyunlarda limit oluşturabiliyor Doku yükleme sorunları görülebiliyor Ama bu sorunlar ayar optimizasyonu ile büyük ölçüde çözülebiliyor. Konsol mu PC mi? Bu karşılaştırma şunu net gösteriyor: Artık “konsol daha ucuz” devri bitiyor Orta seviye bir PC, aynı paraya daha esnek ve güçlü olabilir Ama unutma: Konsol = tak çalıştır rahatlık PC = performans + yükseltilebilirlik Seçim tamamen kullanım tarzına bağlı. Sık Sorulan Sorular PS5 mi daha güçlü RTX 3070 mi? RTX 3070 çoğu senaryoda daha yüksek performans sunar, özellikle DLSS destekli oyunlarda. 17.600 TL’ye gerçekten oyun PC’si toplanır mı? Evet, özellikle ikinci el GPU kullanılırsa bu bütçede güçlü sistem kurulabilir. Konsol mu PC mi daha mantıklı? Rahatlık istiyorsan konsol, performans ve esneklik istiyorsan PC. PS5 fiyatları neden arttı? Kur, üretim maliyetleri ve Sony’nin fiyat politikası etkili. Bu sistem geleceğe ne kadar dayanır? Orta-üst seviye olarak 2-3 yıl rahat götürür, sonra upgrade gerekebilir. İkinci el güvenilir parçalardan yapılmış.
    Beğen
    11
    0 Комментарии 0 Поделились 1Кб Просмотры 0 предпросмотр
  • Dreame X60 Ultra Complete: Küfür etmeye itmeyen bir robot!
    Dreame X60 Ultra Complete alınır mı?

    Kısa cevap: Eğer evinizde evcil hayvan, kablo karmaşası ve yoğun kullanım varsa, evet alınabilir. Ancak kusursuz değil.

    Dreame X60 Ultra Complete: Sonunda beni küfür etmeye itmeyen bir robot!

    Robot elektrikli süpürge üreticilerinin abartılı vaatlerine uzun zaman önce inanmayı bıraktım. Her yeni amiral gemisi "diğerlerinden daha akıllı", "her şeyi görüyor", "her şeyi kendi kendine yapıyor" diye övünüyor. Ama pratikte, bir hafta sonra yine dört ayak üstünde, bir kabloyu, bir çorabı veya köpeğinizin en sevdiği oyuncağı çekip çıkarıyorsunuz ve o plastik parçadan sessizce nefret ediyorsunuz.

    Dreame X60 Ultra Complete'i aldığımda, her şeyi eksiksiz yapmaya karar verdim. Hiçbir şeyi temizlemedim, alanı boşaltmadım, kabloları gizlemedim. Sadece bir köpeğin, bir ergenin ve sürekli, kontrollü bir dağınıklığın olduğu bir daireye yerleştirdim. Ve işte o zaman işler ilginçleşti...

    İlk birkaç temizlikten sonra garip bir hisse kapıldım peşinden koşmuyorum, beş dakikada bir kontrol etmiyorum, bir mucize beklemiyorum. Sadece çalışıyor. Mükemmel değil, reklamda gösterildiği gibi değil, ama oldukça iyi.

    Bu incelemenin özü de bu. Süslü kelimeler yok, pazarlama abartısı yok. Sadece bu robotun ev tamamen kaosa sürüklendiğinde hayatla nasıl başa çıktığı.

    Nasıl görünüyor ve ilk bakışta ne hissediyorsunuz?
    Gövdesi klasik ve yuvarlak, devrim niteliğinde bir şey yok. Ama diğer robotların yanına koyduğunuzda, büyük bir olay olduğunu hemen anlıyorsunuz. Sadece 7,95 cm boyunda. Daha önce sahip olduğum modellerin çoğu yatağın veya kanepenin altına sürtünerek girer ve pes ederdi, ama bu zahmetsizce kayarak giriyor. Farkı daha ilk günden fark ediyorsunuz. Bu arada arkadaşlar söylemeyi başta unuttum bu yazı tamamen techforum.tr/sosyal için hazırladım. Neyse konumuza devam edelim.

    Üst panel pürüzsüz, açık renkli mat bir paneldir. Parmak izlerini neredeyse hiç tutmaz, bu da bir avantajdır. Lidar geri çekilebilir, normal modda yüksekte durur, ancak robot mobilyaların altına dalarken gövdeye doğru geri çekilir. Bu, onu alçakta tutarken yönünü de korumasını sağlar. Çok zekice bir fikir.

    Ön tamponda, OmniSight kamera sistemine sahip hareketli bir tampon bulunur. Bu sadece bir gözetleme deliği değil, kabloları, küçük oyuncakları, ayakkabıları ve diğer kalıntıları gerçekten görebilen tamamen işlevsel bir sistemdir. Karanlıkta aydınlatma sağlayan bir arka ışık mevcuttur. Tampon, dokunulduğunda sorunsuz bir şekilde çalışır ve hızlanırken herhangi bir şeye çarpmasını önler.

    Yan fırça da oldukça benzersiz. SideReach mekanizması kullanılarak uzatılıyor ve süpürgeliklerin kenarlarına ve köşelere kolayca ulaşıyor. Kullanılmadığında neredeyse görünmezken, kullanıldığında çıkıntısı hemen fark ediliyor.

    Robotu ters çevirdiğinizde işler daha da ilginçleşiyor. Ortada, saç ve tüylerin birbirine dolanmasını en aza indirmek için özel olarak tasarlanmış çift etkili HyperStream fırça bulunuyor. Bunun önünde, her şeyi etkili bir şekilde yere bastıran bir basınç plakası yer alıyor. Yanlarda ise iki adet döner paspas diski var. Bunlardan biri yana doğru 4 cm uzayabiliyor. Bu özellik, genellikle gözden kaçan duvar ve mobilya kenarlarını temizlerken gerçekten yardımcı oluyor.

    AgiLift tekerlekleri de son derece kullanışlı. Robot kendini kaldırabiliyor ve engelleri daha iyi aşabiliyor. Dışarıdan bakıldığında pek fark edilmiyor, ancak eşiklerden ve profillerden geçmeye başladığında, tasarımın alışılmıştan daha gelişmiş olduğunu anlayabiliyorsunuz. Toz haznesi üst kapağın altında yer alıyor ve kolayca erişilebiliyor. Herhangi bir şeyi sökmeye veya vidaları gevşetmeye gerek yok.

    İstasyon ayrı ve büyük bir olay.
    PowerDock çok büyük. Ciddi anlamda, büyük ve ağır. Hemen anlıyorsunuz ki, onu masanın altına sıkıştırıp unutamazsınız. Hemen kalıcı yerine koymanız gerekiyor. Dışarıdan derli toplu görünüyor, her şey kapalı. Üst kapağı açtığınızda iki su tankı (temiz ve kirli) bulacaksınız. Ön paneli çıkardığınızda, içinde bir toz torbası ve deterjan kabı var: normal ve özel evcil hayvan kokusu giderici. İstasyon deterjanı otomatik olarak dağıtıyor.

    Robot geri döndüğünde, üs tüm hizmeti devralır: döküntüleri vakumlar, paspasları 100°C'ye kadar sıcak suyla yıkar ve ardından sıcak hava ile kurutur. Bu işlem sırasında oldukça gürültülü olur, ancak bu beklenen bir durumdur.

    Gerçekten ne yapabilir ki?
    Navigasyon, lidar ve öne bakan OmniSight kameralara dayanmaktadır. Robot bir harita oluşturur, sürekli günceller ve yolunda yeni bir şey belirdiğinde hızla rotasını değiştirir. Kameralar küçük nesneleri kolayca tanıyabilir: kablolar, oyuncaklar ve evcil hayvan mama kapları. Karanlıkta, mobilyaların altındaki bir ışık yanarak robotun kör olmasını önler.

    En kullanışlı özelliği geri çekilebilir lidar sensörüdür. Açık alanlarda dik durur, ancak robot bir yatağın veya kanepenin altına daldığı anda geri çekilerek yüksekliğini sadece 7,95 cm'ye düşürür. Bu, diğer modellerin denemeye bile cesaret edemediği alanlarda gezinmesini sağlar. Engellerden kaçınmak için robot ProLeap ve AgiLift teknolojilerini kullanır. Robot gövdesini kaldırabilir ve tekerleklerinin konumunu ayarlayabilir. 4-4,5 cm'ye kadar tek basamaklarda güvenle hareket eder. Ayrıca 8,8 cm'ye kadar çift basamaklardan da geçebildiği iddia ediliyor, ancak bu büyük ölçüde şekle ve açıya bağlıdır. Havalı görünüyor, ancak mucizeler yaratmıyor.

    Kuru temizleme işlemi, maksimum 35.000 Pa güce sahip Vormax sistemi tarafından gerçekleştirilir. En önemli özelliği ise çift HyperStream fırçasıdır. Gerçekten de uzun tüyleri ve kılları çoğu rakibine göre daha az takıyor. Halılarda robot, basıncını ve gücünü otomatik olarak artırıyor; sanki sadece üzerinde dönmekle kalmıyor, halının tüylerini temizlemek için gerçekten çalışıyormuş gibi hissettiriyor.

    DreameGlide sistemi ile ıslak temizlik. Yaklaşık 15 N basınç ve 230 rpm'ye kadar hıza sahip dönen paspaslar. Mutfak ve koridordaki kurumuş lekeleri geleneksel robot paspaslardan çok daha iyi çıkarır. İlk seferde mükemmel olmasa da, tekrar tekrar gelip işi tamamlar.

    Geri çekilebilir elemanlar özellikle iyi tasarlanmış. SideReach fırçası uzanarak süpürgeliklerin kenarlarındaki döküntüleri etkili bir şekilde topluyor ve bir paspas da yana doğru 4 cm uzanıyor. Bu alanlar genellikle en kirli yerlerdir, ancak burada en azından düzgün bir şekilde temizlemek için çaba sarf edilmiş.

    Uygulama, halınızın ayarlarını en ince ayrıntısına kadar yapmanıza olanak tanıyor hatta robotun fırçaya dolamamasını sağlamak için halının püsküllü tarafını bile belirtebiliyorsunuz.

    PowerDock istasyonu neredeyse tüm kirli işleri kendi başına yapıyor döküntüleri vakumla çekiyor, paspasları 100°C'ye kadar sıcak suyla yıkıyor, sıcak hava ile kurutuyor ve su ile deterjanı yeniden dolduruyor. İki ayrı kimyasal tankı bulunuyor biri standart, diğeri ise özellikle evcil hayvan kokusu kontrolü için ve istasyon bunları otomatik olarak dağıtıyor.

    Normal kullanımda, torbayı birkaç ayda bir değiştirmeniz ve suyu tamamlamanız yeterli. Her torbanın 100 döngüye kadar dayanabileceği iddia ediliyor. Köpek ve kedi sahipleri için özel avantajlar da var: robot, onların aktif olduğu alanları daha iyi tanıyor ve bu alanlarda temizliği yoğunlaştırıyor. Ayrıca, kamera sayesinde evde neler olup bittiğini de görebilirsiniz.

    Onu evin içine sokunca neler oldu?
    Bilerek hiçbir şeyi temizlemedim. Köpeğin ve ergenin yaşadığı dairede test etmeye karar verdim. Zemin, süpürgeliklerin boyunca saçlarla, dağınık kablolarla, şarj aletleriyle, çoraplarla ve bir başka oyun felaketinden kalma küçük Orbeez'lerle kaplıydı. Her şey her zamanki gibiydi ve işin tuzu biberi de 20x40 mm'lik metal profilli mutfak masasıydı. Robot süpürgeler için klasik bir ölüm tuzağıdır: bazıları sıkışır, bazıları sonsuza kadar etrafta dolaşır ve sonra pes eder. Çalıştırdım. Haritalama yaparken arkama yaslanıp izledim.

    Temizlik başlıyor. Kabloya yaklaşıyor, yavaşlıyor, bir saniye düşünüyor ve ona dokunmadan etrafından dolanıyor. Çorapla da aynı şey: sadece etrafından dolanıyor, yutmaya çalışmıyor ve sürüklemiyor. Orbeez'ler ilginçti. Odanın her yerinde bir futbol maçı oynanacağına zaten hazırlıklıydım, ama hayır onları oldukça sakin bir şekilde topladı, ara sıra hafifçe itti ama çok sert değil. Bu bir sürprizdi.

    En şaşırtıcı an masada yaşandı. Normal modda, robot sadece ayakların etrafından dolanıyor. Uygulamada gelişmiş engelden kaçınma modunu açtım robot yaklaştı, durdu, biraz geri döndü, desteklerini uzattı ve o talihsiz profilin üzerinden geçti. Kelimenin tam anlamıyla orada kahkaha attım. Normalde tüm robotların ya tekerleklerini çılgınca döndürmesine ya da o noktada tamamen pes etmesine alışkınım. Ama bu robot yoluna devam etti, ki bu tüm robotların yapabileceği bir şey değil.

    Özellikle geri çekilebilir yan fırça ve geri çekilebilir paspası belirtmek isterim. Gerçekten çok kullanışlılar. İhtiyaç duyulduğunda dışarı çıkıyorlar, ihtiyaç duyulmadığında ise içeri çekiliyorlar. Bu, robotun boyutunu artırmıyor. Denediğim çoğu modele göre süpürgelik kenarlarını gözle görülür şekilde daha iyi temizliyor. Mükemmel bir temizlik sağlamıyor, ancak fark hissediliyor.

    Sonra ona günlerini göstermeye karar verdim. Bir alanda büyük bir karmaşa yarattım kablolar, ayakkabılar, her türlü küçük çöp. Robot hiç takılmadı, hiçbir şeye takılmadı ve toplayabildiği her şeyi topladı.

    Sonra işi daha da karmaşıklaştırdım ve karabuğday, pirinç, bezelye ve küçük kağıt parçalarından oluşan bir karışım ekledim. Robot tek bir geçiş yaptı ve neredeyse her şeyi topladı. Hava akımı hafif kağıt parçalarını biraz uçurdu ama önemli bir sorun olmadı.

    Evimde halı olmadığı için, bir parça halıyı bantla sabitledim ve üzerine her türlü kiri serptim. Robot bunları sorunsuz bir şekilde topladı. Sonra kiri halının yüzeyine hafifçe sürdüm ve işte o zaman robotun sınırları gerçekten ortaya çıkmaya başladı. Birkaç kez geri döndü, gücü 35.000 Pa'ya çıkardı ve temizliği bitirmeye çalıştı. Halının liflerine işlemiş kiri tamamen temizleyemedi, ancak dayanıklıydı.

    Uzun saç ve tüyler ekledim. Sonuç biraz karışıklık oldu ama çok hafif. Makasla kesip atacağınız türden karışık bir saç değil, daha çok temizliğin hafif bir kalıntısı gibi.

    Islak temizleme yönteminin mantığı beni şaşırttı. Kurumuş bir kahve lekesinde önce kendi etrafında döndü, sonra paspas istasyonuna gidip paspasları yıkadı ve geri döndü. İkinci geçişten sonra leke gözle görülür şekilde daha açık renkteydi. Sadece su ekleyerek de test ettim. Az sıvı varsa robot hızlıca temizliyor. Çok sıvı varsa temizleme istasyonuna birkaç kez gidiyor.

    Saçlarla kaplı duvarlara neredeyse tamamen yapışık şekilde ilerler, fırçasını uzatır ve normalde klasik bir elektrikli süpürge için bir parça döküntü olarak kalacak olan şeyleri toplar.

    Eşiklerden sorunsuz geçiyor küçük olanlardan sorun yok, daha yüksek ve kaygan olanlardan ise geçemeyebilir. Baş mesafesinin bol olduğu yatağın altında, sanki açık bir alandaymış gibi hareket ediyor. Kanepenin altında (yaklaşık 11 cm) ise lidar sensörü indirilmiş haldeyken ve hafızadan geri çekilirken, kontrolsüzce savrulmadan hareket ediyor.

    Temizlik işlemi bittiğinde, istasyon üsse geri döner ve ardından görevi devralır konteyneri temizler, paspasları yıkar ve kurutur.

    Neredeyse sinir krizi geçirecekken sonunda talimatlara uzandım.
    Dedikleri doğru talimatları okumalısınız. Robotu ilk kez hazırlıyorum, manyetik paspasları yerleştiriyorum ve ikisi de hemen yere düşüyor. Her ikisi de. Sadece düşüyorlar.

    Orada durup onlara bakıyorum ve "Ah, işte bu. Bana kusurlu bir ürün göndermişler." diye düşünüyorum. Mıknatıslar zayıf, montaj aparatı yamuk, ya da belki de bana bozuk bir tane denk geldi. İkinci kez, üçüncü kez deniyorum, aynı şey. Paspaslar hiç yerinde durmuyor. Kafamda çoktan kötü bir yorum yazmaya ve bu harika şeyi nasıl iade edeceğimi düşünmeye başladım bile.

    Yapacak başka bir şey kalmadığı için talimatları şöyle bir gözden geçirdim. Normalde onları açmaya bile tenezzül etmem. Meğer bu bir hata değil, aksine bu şekilde tasarlanmış. Robot, halıların üzerine çıktığında veya paspasları kullanmaması için yapılandırıldığında otomatik olarak paspaslarını bırakabiliyor. Bu yüzden aparat sert değil, kolayca kırılacak şekilde tasarlanmış.

    İlk bakışta son derece şüpheli görünüyor. Bir şeyin düştüğünü ve her şeyin kırılmak üzere olduğunu düşünüyorsunuz. Ama mantığını anladığınızda, hatta hoşunuza bile gidiyor. Robot, ne zaman ıslak ne zaman kuru olduğuna kendisi karar veriyor.

    Davranışı gerçekten kontrol eden bir uygulama
    Buradaki uygulama sadece "başlat düğmesine bas ve çay içmeye git" türünden bir şey değil. Doğru kurulum yapılmazsa, robot garip ve hatta biraz aptalca görünebilir.

    Harita standart odaları sorunsuz bir şekilde işaretleyebilirsiniz. Ama asıl önemli nokta şu, sadece halıyı işaretlemekle kalmıyor, aynı zamanda hangi tarafının saçaklı olduğunu da doğrudan belirtebiliyorsunuz. Bundan sonra robot daha akıllıca gezinmeye başlıyor ve gereksiz yerlere dokunmuyor.

    Engel parkuru modu tam bir sihir. Tek bir düğmeye basıyorsunuz ve "dikkatli yürüyen" halinden, pençelerini uzatıp masanın altındaki metal profilin üzerinden koşan birine dönüşüyor. Nereden açacağınızı bilmiyorsanız, neden bu kadar zeki, sonra da bu kadar aptal olduğunu merak ederek öylece duracaksınız.

    Paspaslar ise farklı bir konu. Ayarlara bağlı olarak, ya paspasları alıyor, ya tabanda bırakıyor ya da bilerek yere düşürüyor. Dışarıdan bakıldığında bir şey düşmüş gibi görünüyor. Gerçekte ise, amaçlandığı gibi çalışıyor.

    Kirli alanlar için "temizle veya kaçın" seçeneği de mevcut. İfade biraz garip olsa da, önemli olan nokta şu: "Kaçın" olarak ayarlarsanız, o alanı görmezden gelir. Bu, özellikle köpeğin bir yere kaka yaptığı durumlarda çok faydalı.

    CleanGenius, kendi kendine temizlik yapan bir robottur. Pratikte, ayarlarınızı alır ve bunları birleştirmeye çalışır. Her şeyi yanlış yapılandırdıysanız, daha akıllı hale gelmeyecektir. İstasyon ayarları kesinlikle akıl almaz. Temizlik yoğunluğunu ne kadar yüksek ayarlarsanız, üsse o kadar sık ​​gider. Dışarıdan bakıldığında robot yorgun ve sürekli ileri geri koşuşturuyormuş gibi görünse de, gerçekte sadece sizden istediğinizi yapıyor.

    Fotoğraf makinamı neredeyse hiç kullanmam. Sadece çok canım sıkıldığında kullanırım.

    Özetle, durum ne?
    En değerli şey, Dreame X60 Ultra Complete ile artık her beş dakikada bir "Nerede, takıldı mı?" diye kontrol etmenize gerek kalmamasıdır. Sadece açın ve işine devam etsin. Benim için bu, bir robotun işlevselliğinin nihai testidir.

    Kablolar, saçlar, çoraplar ve diğer ufak tefek eşyalarla dolu tipik dağınık bir dairede oldukça yeterli bir performans sergiliyor. Hiçbir şeyi yutmuyor, mobilyaların altına giriyor ve süpürgeliklerde birçok süpürgeden belirgin şekilde daha iyi hareket ediyor. Halıları özenle temizliyor. Yüzey temizliğinde iyi iş çıkarıyor, ancak kalın tüylü halılardaki kirler normal bir elektrik süpürgesiyle temizlenmeli. Sert zeminlerde neredeyse hiç sorun yok. Islak temizlik de etkili ve lekeleri çıkarıyor, her zaman ilk denemede olmasa da, geri dönüp başladığı işi bitirmeye çalışıyor.

    Bu istasyon gerçekten hayat kurtarıcı. Otomatik olarak temizliyor, yıkıyor ve kurutuyor. Kanalizasyon sistemine bağlarsanız, robotun herhangi bir hizmeti olduğunu tamamen unutabilirsiniz. Evet, istasyon çok büyük ve oldukça fazla yer kaplıyor. Bazen paspasları yıkamak için çok sık çalışıyor. Manyetik paspaslar ilk başta can sıkıcı olabiliyor. Ancak tüm bu anlar, robotun bu karmaşada ne kadar sakin çalıştığını düşündüğünüzde daha az can sıkıcı hale geliyor.

    Kısacası, saygı kazanmış bir ürün. Mükemmel değil, ama gerçekten endişelenmeden çalışır halde bırakabileceğiniz robotlardan biri. Evcil hayvanları ve çocukları olan bir apartman dairesi için oldukça iyi bir seçenek.

    #RobotSüpgürge #DreameX60UltraComplete #DreameX60UltraCompleteAnalizi
    Dreame X60 Ultra Complete alınır mı? Kısa cevap: Eğer evinizde evcil hayvan, kablo karmaşası ve yoğun kullanım varsa, evet alınabilir. Ancak kusursuz değil. Dreame X60 Ultra Complete: Sonunda beni küfür etmeye itmeyen bir robot! Robot elektrikli süpürge üreticilerinin abartılı vaatlerine uzun zaman önce inanmayı bıraktım. Her yeni amiral gemisi "diğerlerinden daha akıllı", "her şeyi görüyor", "her şeyi kendi kendine yapıyor" diye övünüyor. Ama pratikte, bir hafta sonra yine dört ayak üstünde, bir kabloyu, bir çorabı veya köpeğinizin en sevdiği oyuncağı çekip çıkarıyorsunuz ve o plastik parçadan sessizce nefret ediyorsunuz. Dreame X60 Ultra Complete'i aldığımda, her şeyi eksiksiz yapmaya karar verdim. Hiçbir şeyi temizlemedim, alanı boşaltmadım, kabloları gizlemedim. Sadece bir köpeğin, bir ergenin ve sürekli, kontrollü bir dağınıklığın olduğu bir daireye yerleştirdim. Ve işte o zaman işler ilginçleşti... İlk birkaç temizlikten sonra garip bir hisse kapıldım peşinden koşmuyorum, beş dakikada bir kontrol etmiyorum, bir mucize beklemiyorum. Sadece çalışıyor. Mükemmel değil, reklamda gösterildiği gibi değil, ama oldukça iyi. Bu incelemenin özü de bu. Süslü kelimeler yok, pazarlama abartısı yok. Sadece bu robotun ev tamamen kaosa sürüklendiğinde hayatla nasıl başa çıktığı. Nasıl görünüyor ve ilk bakışta ne hissediyorsunuz? Gövdesi klasik ve yuvarlak, devrim niteliğinde bir şey yok. Ama diğer robotların yanına koyduğunuzda, büyük bir olay olduğunu hemen anlıyorsunuz. Sadece 7,95 cm boyunda. Daha önce sahip olduğum modellerin çoğu yatağın veya kanepenin altına sürtünerek girer ve pes ederdi, ama bu zahmetsizce kayarak giriyor. Farkı daha ilk günden fark ediyorsunuz. Bu arada arkadaşlar söylemeyi başta unuttum bu yazı tamamen techforum.tr/sosyal için hazırladım. Neyse konumuza devam edelim. Üst panel pürüzsüz, açık renkli mat bir paneldir. Parmak izlerini neredeyse hiç tutmaz, bu da bir avantajdır. Lidar geri çekilebilir, normal modda yüksekte durur, ancak robot mobilyaların altına dalarken gövdeye doğru geri çekilir. Bu, onu alçakta tutarken yönünü de korumasını sağlar. Çok zekice bir fikir. Ön tamponda, OmniSight kamera sistemine sahip hareketli bir tampon bulunur. Bu sadece bir gözetleme deliği değil, kabloları, küçük oyuncakları, ayakkabıları ve diğer kalıntıları gerçekten görebilen tamamen işlevsel bir sistemdir. Karanlıkta aydınlatma sağlayan bir arka ışık mevcuttur. Tampon, dokunulduğunda sorunsuz bir şekilde çalışır ve hızlanırken herhangi bir şeye çarpmasını önler. Yan fırça da oldukça benzersiz. SideReach mekanizması kullanılarak uzatılıyor ve süpürgeliklerin kenarlarına ve köşelere kolayca ulaşıyor. Kullanılmadığında neredeyse görünmezken, kullanıldığında çıkıntısı hemen fark ediliyor. Robotu ters çevirdiğinizde işler daha da ilginçleşiyor. Ortada, saç ve tüylerin birbirine dolanmasını en aza indirmek için özel olarak tasarlanmış çift etkili HyperStream fırça bulunuyor. Bunun önünde, her şeyi etkili bir şekilde yere bastıran bir basınç plakası yer alıyor. Yanlarda ise iki adet döner paspas diski var. Bunlardan biri yana doğru 4 cm uzayabiliyor. Bu özellik, genellikle gözden kaçan duvar ve mobilya kenarlarını temizlerken gerçekten yardımcı oluyor. AgiLift tekerlekleri de son derece kullanışlı. Robot kendini kaldırabiliyor ve engelleri daha iyi aşabiliyor. Dışarıdan bakıldığında pek fark edilmiyor, ancak eşiklerden ve profillerden geçmeye başladığında, tasarımın alışılmıştan daha gelişmiş olduğunu anlayabiliyorsunuz. Toz haznesi üst kapağın altında yer alıyor ve kolayca erişilebiliyor. Herhangi bir şeyi sökmeye veya vidaları gevşetmeye gerek yok. İstasyon ayrı ve büyük bir olay. PowerDock çok büyük. Ciddi anlamda, büyük ve ağır. Hemen anlıyorsunuz ki, onu masanın altına sıkıştırıp unutamazsınız. Hemen kalıcı yerine koymanız gerekiyor. Dışarıdan derli toplu görünüyor, her şey kapalı. Üst kapağı açtığınızda iki su tankı (temiz ve kirli) bulacaksınız. Ön paneli çıkardığınızda, içinde bir toz torbası ve deterjan kabı var: normal ve özel evcil hayvan kokusu giderici. İstasyon deterjanı otomatik olarak dağıtıyor. Robot geri döndüğünde, üs tüm hizmeti devralır: döküntüleri vakumlar, paspasları 100°C'ye kadar sıcak suyla yıkar ve ardından sıcak hava ile kurutur. Bu işlem sırasında oldukça gürültülü olur, ancak bu beklenen bir durumdur. Gerçekten ne yapabilir ki? Navigasyon, lidar ve öne bakan OmniSight kameralara dayanmaktadır. Robot bir harita oluşturur, sürekli günceller ve yolunda yeni bir şey belirdiğinde hızla rotasını değiştirir. Kameralar küçük nesneleri kolayca tanıyabilir: kablolar, oyuncaklar ve evcil hayvan mama kapları. Karanlıkta, mobilyaların altındaki bir ışık yanarak robotun kör olmasını önler. En kullanışlı özelliği geri çekilebilir lidar sensörüdür. Açık alanlarda dik durur, ancak robot bir yatağın veya kanepenin altına daldığı anda geri çekilerek yüksekliğini sadece 7,95 cm'ye düşürür. Bu, diğer modellerin denemeye bile cesaret edemediği alanlarda gezinmesini sağlar. Engellerden kaçınmak için robot ProLeap ve AgiLift teknolojilerini kullanır. Robot gövdesini kaldırabilir ve tekerleklerinin konumunu ayarlayabilir. 4-4,5 cm'ye kadar tek basamaklarda güvenle hareket eder. Ayrıca 8,8 cm'ye kadar çift basamaklardan da geçebildiği iddia ediliyor, ancak bu büyük ölçüde şekle ve açıya bağlıdır. Havalı görünüyor, ancak mucizeler yaratmıyor. Kuru temizleme işlemi, maksimum 35.000 Pa güce sahip Vormax sistemi tarafından gerçekleştirilir. En önemli özelliği ise çift HyperStream fırçasıdır. Gerçekten de uzun tüyleri ve kılları çoğu rakibine göre daha az takıyor. Halılarda robot, basıncını ve gücünü otomatik olarak artırıyor; sanki sadece üzerinde dönmekle kalmıyor, halının tüylerini temizlemek için gerçekten çalışıyormuş gibi hissettiriyor. DreameGlide sistemi ile ıslak temizlik. Yaklaşık 15 N basınç ve 230 rpm'ye kadar hıza sahip dönen paspaslar. Mutfak ve koridordaki kurumuş lekeleri geleneksel robot paspaslardan çok daha iyi çıkarır. İlk seferde mükemmel olmasa da, tekrar tekrar gelip işi tamamlar. Geri çekilebilir elemanlar özellikle iyi tasarlanmış. SideReach fırçası uzanarak süpürgeliklerin kenarlarındaki döküntüleri etkili bir şekilde topluyor ve bir paspas da yana doğru 4 cm uzanıyor. Bu alanlar genellikle en kirli yerlerdir, ancak burada en azından düzgün bir şekilde temizlemek için çaba sarf edilmiş. Uygulama, halınızın ayarlarını en ince ayrıntısına kadar yapmanıza olanak tanıyor hatta robotun fırçaya dolamamasını sağlamak için halının püsküllü tarafını bile belirtebiliyorsunuz. PowerDock istasyonu neredeyse tüm kirli işleri kendi başına yapıyor döküntüleri vakumla çekiyor, paspasları 100°C'ye kadar sıcak suyla yıkıyor, sıcak hava ile kurutuyor ve su ile deterjanı yeniden dolduruyor. İki ayrı kimyasal tankı bulunuyor biri standart, diğeri ise özellikle evcil hayvan kokusu kontrolü için ve istasyon bunları otomatik olarak dağıtıyor. Normal kullanımda, torbayı birkaç ayda bir değiştirmeniz ve suyu tamamlamanız yeterli. Her torbanın 100 döngüye kadar dayanabileceği iddia ediliyor. Köpek ve kedi sahipleri için özel avantajlar da var: robot, onların aktif olduğu alanları daha iyi tanıyor ve bu alanlarda temizliği yoğunlaştırıyor. Ayrıca, kamera sayesinde evde neler olup bittiğini de görebilirsiniz. Onu evin içine sokunca neler oldu? Bilerek hiçbir şeyi temizlemedim. Köpeğin ve ergenin yaşadığı dairede test etmeye karar verdim. Zemin, süpürgeliklerin boyunca saçlarla, dağınık kablolarla, şarj aletleriyle, çoraplarla ve bir başka oyun felaketinden kalma küçük Orbeez'lerle kaplıydı. Her şey her zamanki gibiydi ve işin tuzu biberi de 20x40 mm'lik metal profilli mutfak masasıydı. Robot süpürgeler için klasik bir ölüm tuzağıdır: bazıları sıkışır, bazıları sonsuza kadar etrafta dolaşır ve sonra pes eder. Çalıştırdım. Haritalama yaparken arkama yaslanıp izledim. Temizlik başlıyor. Kabloya yaklaşıyor, yavaşlıyor, bir saniye düşünüyor ve ona dokunmadan etrafından dolanıyor. Çorapla da aynı şey: sadece etrafından dolanıyor, yutmaya çalışmıyor ve sürüklemiyor. Orbeez'ler ilginçti. Odanın her yerinde bir futbol maçı oynanacağına zaten hazırlıklıydım, ama hayır onları oldukça sakin bir şekilde topladı, ara sıra hafifçe itti ama çok sert değil. Bu bir sürprizdi. En şaşırtıcı an masada yaşandı. Normal modda, robot sadece ayakların etrafından dolanıyor. Uygulamada gelişmiş engelden kaçınma modunu açtım robot yaklaştı, durdu, biraz geri döndü, desteklerini uzattı ve o talihsiz profilin üzerinden geçti. Kelimenin tam anlamıyla orada kahkaha attım. Normalde tüm robotların ya tekerleklerini çılgınca döndürmesine ya da o noktada tamamen pes etmesine alışkınım. Ama bu robot yoluna devam etti, ki bu tüm robotların yapabileceği bir şey değil. Özellikle geri çekilebilir yan fırça ve geri çekilebilir paspası belirtmek isterim. Gerçekten çok kullanışlılar. İhtiyaç duyulduğunda dışarı çıkıyorlar, ihtiyaç duyulmadığında ise içeri çekiliyorlar. Bu, robotun boyutunu artırmıyor. Denediğim çoğu modele göre süpürgelik kenarlarını gözle görülür şekilde daha iyi temizliyor. Mükemmel bir temizlik sağlamıyor, ancak fark hissediliyor. Sonra ona günlerini göstermeye karar verdim. Bir alanda büyük bir karmaşa yarattım kablolar, ayakkabılar, her türlü küçük çöp. Robot hiç takılmadı, hiçbir şeye takılmadı ve toplayabildiği her şeyi topladı. Sonra işi daha da karmaşıklaştırdım ve karabuğday, pirinç, bezelye ve küçük kağıt parçalarından oluşan bir karışım ekledim. Robot tek bir geçiş yaptı ve neredeyse her şeyi topladı. Hava akımı hafif kağıt parçalarını biraz uçurdu ama önemli bir sorun olmadı. Evimde halı olmadığı için, bir parça halıyı bantla sabitledim ve üzerine her türlü kiri serptim. Robot bunları sorunsuz bir şekilde topladı. Sonra kiri halının yüzeyine hafifçe sürdüm ve işte o zaman robotun sınırları gerçekten ortaya çıkmaya başladı. Birkaç kez geri döndü, gücü 35.000 Pa'ya çıkardı ve temizliği bitirmeye çalıştı. Halının liflerine işlemiş kiri tamamen temizleyemedi, ancak dayanıklıydı. Uzun saç ve tüyler ekledim. Sonuç biraz karışıklık oldu ama çok hafif. Makasla kesip atacağınız türden karışık bir saç değil, daha çok temizliğin hafif bir kalıntısı gibi. Islak temizleme yönteminin mantığı beni şaşırttı. Kurumuş bir kahve lekesinde önce kendi etrafında döndü, sonra paspas istasyonuna gidip paspasları yıkadı ve geri döndü. İkinci geçişten sonra leke gözle görülür şekilde daha açık renkteydi. Sadece su ekleyerek de test ettim. Az sıvı varsa robot hızlıca temizliyor. Çok sıvı varsa temizleme istasyonuna birkaç kez gidiyor. Saçlarla kaplı duvarlara neredeyse tamamen yapışık şekilde ilerler, fırçasını uzatır ve normalde klasik bir elektrikli süpürge için bir parça döküntü olarak kalacak olan şeyleri toplar. Eşiklerden sorunsuz geçiyor küçük olanlardan sorun yok, daha yüksek ve kaygan olanlardan ise geçemeyebilir. Baş mesafesinin bol olduğu yatağın altında, sanki açık bir alandaymış gibi hareket ediyor. Kanepenin altında (yaklaşık 11 cm) ise lidar sensörü indirilmiş haldeyken ve hafızadan geri çekilirken, kontrolsüzce savrulmadan hareket ediyor. Temizlik işlemi bittiğinde, istasyon üsse geri döner ve ardından görevi devralır konteyneri temizler, paspasları yıkar ve kurutur. Neredeyse sinir krizi geçirecekken sonunda talimatlara uzandım. Dedikleri doğru talimatları okumalısınız. Robotu ilk kez hazırlıyorum, manyetik paspasları yerleştiriyorum ve ikisi de hemen yere düşüyor. Her ikisi de. Sadece düşüyorlar. Orada durup onlara bakıyorum ve "Ah, işte bu. Bana kusurlu bir ürün göndermişler." diye düşünüyorum. Mıknatıslar zayıf, montaj aparatı yamuk, ya da belki de bana bozuk bir tane denk geldi. İkinci kez, üçüncü kez deniyorum, aynı şey. Paspaslar hiç yerinde durmuyor. Kafamda çoktan kötü bir yorum yazmaya ve bu harika şeyi nasıl iade edeceğimi düşünmeye başladım bile. Yapacak başka bir şey kalmadığı için talimatları şöyle bir gözden geçirdim. Normalde onları açmaya bile tenezzül etmem. Meğer bu bir hata değil, aksine bu şekilde tasarlanmış. Robot, halıların üzerine çıktığında veya paspasları kullanmaması için yapılandırıldığında otomatik olarak paspaslarını bırakabiliyor. Bu yüzden aparat sert değil, kolayca kırılacak şekilde tasarlanmış. İlk bakışta son derece şüpheli görünüyor. Bir şeyin düştüğünü ve her şeyin kırılmak üzere olduğunu düşünüyorsunuz. Ama mantığını anladığınızda, hatta hoşunuza bile gidiyor. Robot, ne zaman ıslak ne zaman kuru olduğuna kendisi karar veriyor. Davranışı gerçekten kontrol eden bir uygulama Buradaki uygulama sadece "başlat düğmesine bas ve çay içmeye git" türünden bir şey değil. Doğru kurulum yapılmazsa, robot garip ve hatta biraz aptalca görünebilir. Harita standart odaları sorunsuz bir şekilde işaretleyebilirsiniz. Ama asıl önemli nokta şu, sadece halıyı işaretlemekle kalmıyor, aynı zamanda hangi tarafının saçaklı olduğunu da doğrudan belirtebiliyorsunuz. Bundan sonra robot daha akıllıca gezinmeye başlıyor ve gereksiz yerlere dokunmuyor. Engel parkuru modu tam bir sihir. Tek bir düğmeye basıyorsunuz ve "dikkatli yürüyen" halinden, pençelerini uzatıp masanın altındaki metal profilin üzerinden koşan birine dönüşüyor. Nereden açacağınızı bilmiyorsanız, neden bu kadar zeki, sonra da bu kadar aptal olduğunu merak ederek öylece duracaksınız. Paspaslar ise farklı bir konu. Ayarlara bağlı olarak, ya paspasları alıyor, ya tabanda bırakıyor ya da bilerek yere düşürüyor. Dışarıdan bakıldığında bir şey düşmüş gibi görünüyor. Gerçekte ise, amaçlandığı gibi çalışıyor. Kirli alanlar için "temizle veya kaçın" seçeneği de mevcut. İfade biraz garip olsa da, önemli olan nokta şu: "Kaçın" olarak ayarlarsanız, o alanı görmezden gelir. Bu, özellikle köpeğin bir yere kaka yaptığı durumlarda çok faydalı. CleanGenius, kendi kendine temizlik yapan bir robottur. Pratikte, ayarlarınızı alır ve bunları birleştirmeye çalışır. Her şeyi yanlış yapılandırdıysanız, daha akıllı hale gelmeyecektir. İstasyon ayarları kesinlikle akıl almaz. Temizlik yoğunluğunu ne kadar yüksek ayarlarsanız, üsse o kadar sık ​​gider. Dışarıdan bakıldığında robot yorgun ve sürekli ileri geri koşuşturuyormuş gibi görünse de, gerçekte sadece sizden istediğinizi yapıyor. Fotoğraf makinamı neredeyse hiç kullanmam. Sadece çok canım sıkıldığında kullanırım. Özetle, durum ne? En değerli şey, Dreame X60 Ultra Complete ile artık her beş dakikada bir "Nerede, takıldı mı?" diye kontrol etmenize gerek kalmamasıdır. Sadece açın ve işine devam etsin. Benim için bu, bir robotun işlevselliğinin nihai testidir. Kablolar, saçlar, çoraplar ve diğer ufak tefek eşyalarla dolu tipik dağınık bir dairede oldukça yeterli bir performans sergiliyor. Hiçbir şeyi yutmuyor, mobilyaların altına giriyor ve süpürgeliklerde birçok süpürgeden belirgin şekilde daha iyi hareket ediyor. Halıları özenle temizliyor. Yüzey temizliğinde iyi iş çıkarıyor, ancak kalın tüylü halılardaki kirler normal bir elektrik süpürgesiyle temizlenmeli. Sert zeminlerde neredeyse hiç sorun yok. Islak temizlik de etkili ve lekeleri çıkarıyor, her zaman ilk denemede olmasa da, geri dönüp başladığı işi bitirmeye çalışıyor. Bu istasyon gerçekten hayat kurtarıcı. Otomatik olarak temizliyor, yıkıyor ve kurutuyor. Kanalizasyon sistemine bağlarsanız, robotun herhangi bir hizmeti olduğunu tamamen unutabilirsiniz. Evet, istasyon çok büyük ve oldukça fazla yer kaplıyor. Bazen paspasları yıkamak için çok sık çalışıyor. Manyetik paspaslar ilk başta can sıkıcı olabiliyor. Ancak tüm bu anlar, robotun bu karmaşada ne kadar sakin çalıştığını düşündüğünüzde daha az can sıkıcı hale geliyor. Kısacası, saygı kazanmış bir ürün. Mükemmel değil, ama gerçekten endişelenmeden çalışır halde bırakabileceğiniz robotlardan biri. Evcil hayvanları ve çocukları olan bir apartman dairesi için oldukça iyi bir seçenek. #RobotSüpgürge #DreameX60UltraComplete #DreameX60UltraCompleteAnalizi
    Beğen
    Haha
    14
    6 Комментарии 0 Поделились 2Кб Просмотры 0 предпросмотр
  • Valve'ın optimizasyon teknolojisini bir Radeon RX 6500 XT ekran kartı üzerinde sergilendi.
    Bir projede, yeni özellik sayesinde kare hızı neredeyse üç katına çıkarıldı.

    Bir YouTube kanal sahibi, Valve'ın video bellek optimizasyon teknolojisinin Linux platformundaki yeteneklerini gösterdi. Testler, 4 GB belleğe sahip bir AMD Radeon RX 6500 XT grafik kartı, AMD Ryzen 5 5600X işlemci ve 16 GB RAM ile gerçekleştirildi. Kullanılan işletim sistemi CatchyOS idi.

    En önemli performans artışı Alan Wake 2'de görüldü. 1080p çözünürlükte, düşük kalite ve FSR 2 etkinleştirilmiş halde, yeni teknoloji ortalama kare hızını 14'ten 41 fps'ye çıkararak %192'ye varan bir performans artışı sağladı. %1 düşük kare hızı puanı da 12'den 28 fps'ye yükseldi.

    Silent Hill F'de ortalama kare hızı 47'den 50 fps'ye yükseldi. Resident Evil Requiem'de ise ortalama kare hızı 67'den 78 fps'ye çıkarak yaklaşık %16'lık bir iyileşme gösterirken, en düşük kare hızı (fps) 36'dan 56 fps'ye çıktı.

    Ancak Cyberpunk 2077, Legacy of Hogwarts ve Marvel's Spider-Man 2 gibi oyunlarda optimizasyon gözle görülür bir iyileşme sağlamadı. Bu teknoloji öncelikle ciddi video belleği aşırı yüklenmesi olan senaryolar için tasarlanmıştır.


    https://www.youtube.com/watch?v=zdaco79JE0o


    #ekrankartı #AMD #teknoloji #bilgisayar #oyun
    Bir projede, yeni özellik sayesinde kare hızı neredeyse üç katına çıkarıldı. Bir YouTube kanal sahibi, Valve'ın video bellek optimizasyon teknolojisinin Linux platformundaki yeteneklerini gösterdi. Testler, 4 GB belleğe sahip bir AMD Radeon RX 6500 XT grafik kartı, AMD Ryzen 5 5600X işlemci ve 16 GB RAM ile gerçekleştirildi. Kullanılan işletim sistemi CatchyOS idi. En önemli performans artışı Alan Wake 2'de görüldü. 1080p çözünürlükte, düşük kalite ve FSR 2 etkinleştirilmiş halde, yeni teknoloji ortalama kare hızını 14'ten 41 fps'ye çıkararak %192'ye varan bir performans artışı sağladı. %1 düşük kare hızı puanı da 12'den 28 fps'ye yükseldi. Silent Hill F'de ortalama kare hızı 47'den 50 fps'ye yükseldi. Resident Evil Requiem'de ise ortalama kare hızı 67'den 78 fps'ye çıkarak yaklaşık %16'lık bir iyileşme gösterirken, en düşük kare hızı (fps) 36'dan 56 fps'ye çıktı. Ancak Cyberpunk 2077, Legacy of Hogwarts ve Marvel's Spider-Man 2 gibi oyunlarda optimizasyon gözle görülür bir iyileşme sağlamadı. Bu teknoloji öncelikle ciddi video belleği aşırı yüklenmesi olan senaryolar için tasarlanmıştır. https://www.youtube.com/watch?v=zdaco79JE0o #ekrankartı #AMD #teknoloji #bilgisayar #oyun
    Beğen
    6
    0 Комментарии 0 Поделились 450 Просмотры 0 предпросмотр
  • Ryzen 5800X3D'nin geri dönüşü
    Ryzen 5800X3D'nin geri dönüşünün iyi bir haber olduğuna inanıyor, ancak yeni bilgisayarların AM5 soketiyle kurulmasını tavsiye ediyor.

    YouTube kanalı Digital Foundry'nin yaratıcıları, popüler 8 çekirdekli Ryzen 5800X3D işlemcisinin tedarikinin yeniden başlaması hakkında açıklama yaptı.

    Ürün yelpazesindeki yerinin tekrar mağaza raflarına dönmesinin mükemmel bir haber olduğuna inanıyorlar, çünkü bu sayede eski AM4 soketli bilgisayar sahipleri sistemlerine yeni bir soluk getirebilecekler. Bu çip, Zen, Zen+ ve Zen 2 işlemcili sistemlerin kullanıcılarına önemli bir performans artışı sağlayarak bilgisayarlarını modern platformlara dayalı yeni muadillerine yaklaştırabilir.

    Ancak uzmanlar, yeniden piyasaya sürülen çipin cazibesinin doğrudan fiyatına bağlı olduğuna inanıyor. AMD, bu çipi mevcut 449 dolarlık perakende satış fiyatından satmaya karar verirse, 2026'da satın almak mantıklı olmayacak. Uzmanlar ayrıca Ryzen 5800X3D'nin mevcut sistemleri yükseltmek için harika olduğunu, ancak tamamen yeni bir bilgisayar kurmak için özellikle uygun olmadığını belirtiyor. Sıfırdan bir sistem kuruyorsanız, AM5 platformu ve DDR5 bellek, oyun performansında önemli ölçüde daha yüksek bir seviye sağlayacaktır.
    Ryzen 5800X3D'nin geri dönüşünün iyi bir haber olduğuna inanıyor, ancak yeni bilgisayarların AM5 soketiyle kurulmasını tavsiye ediyor. YouTube kanalı Digital Foundry'nin yaratıcıları, popüler 8 çekirdekli Ryzen 5800X3D işlemcisinin tedarikinin yeniden başlaması hakkında açıklama yaptı. Ürün yelpazesindeki yerinin tekrar mağaza raflarına dönmesinin mükemmel bir haber olduğuna inanıyorlar, çünkü bu sayede eski AM4 soketli bilgisayar sahipleri sistemlerine yeni bir soluk getirebilecekler. Bu çip, Zen, Zen+ ve Zen 2 işlemcili sistemlerin kullanıcılarına önemli bir performans artışı sağlayarak bilgisayarlarını modern platformlara dayalı yeni muadillerine yaklaştırabilir. Ancak uzmanlar, yeniden piyasaya sürülen çipin cazibesinin doğrudan fiyatına bağlı olduğuna inanıyor. AMD, bu çipi mevcut 449 dolarlık perakende satış fiyatından satmaya karar verirse, 2026'da satın almak mantıklı olmayacak. Uzmanlar ayrıca Ryzen 5800X3D'nin mevcut sistemleri yükseltmek için harika olduğunu, ancak tamamen yeni bir bilgisayar kurmak için özellikle uygun olmadığını belirtiyor. Sıfırdan bir sistem kuruyorsanız, AM5 platformu ve DDR5 bellek, oyun performansında önemli ölçüde daha yüksek bir seviye sağlayacaktır.
    Beğen
    10
    0 Комментарии 0 Поделились 567 Просмотры 0 предпросмотр
  • ASUS, gelişmiş ROG Equalizer kablosuyla birlikte gelecek güç kaynaklarını duyurdu
    ASUS, gelişmiş ROG Equalizer kablosuyla birlikte gelecek güç kaynaklarını duyurdu, bu güç kaynaklarının fiyatları artacak.

    Geçtiğimiz hafta ASUS, 12V-2x6 konektörlü ekran kartları için gelişmiş 16 pinli ROG Equalizer güç kablosunu resmen duyurdu . Şimdi ise üretici, bu çözümle birlikte sunulacak belirli güç kaynağı modellerini açıkladı ve ürünün dağıtım stratejisi hakkında yeni detaylar paylaştı.

    ASUS, ROG Equalizer'ı dokuz güç kaynağıyla birlikte sunmayı planlıyor. Liste şu şekildedir:

    ASUS ROG Thor 1000W Platinum III.

    ASUS ROG Thor 1200W Platinum III.

    ASUS ROG THOR 1200W Platinum III Hatsune Miku Edition.

    ASUS ROG THOR 1200W Platinum III Beyaz Sürüm.

    ASUS ROG Thor 1600W Titanium III.

    ASUS ROG-STRIX-850P-GAMING.

    ASUS ROG-STRIX-1000P-GAMING.

    ASUS ROG-STRIX-1000P-GAMING-WHITE.

    ASUS ROG-STRIX-1200P-GAMING.

    Üretici ayrıca, paket içeriğindeki değişikliğin listelenen güç kaynaklarının nihai fiyatını artıracağını vurguladı. Kesin fiyat artışı şu anda gizli tutuluyor. Bununla birlikte, şirket ambalajı değiştirmek için önceki partilerden aynı güç kaynaklarını geri çağırmayı planlamadığından, bu güç kaynakları yeni kablo olmadan gönderilecektir.

    Yeni partiler, kutunun ROG Equalizer içerdiğini gösteren özel bir işaretle ayırt edilebilir. Şirket ayrıca, kablonun duyurusuyla ilgili birçok haberde hata olduğunu da bildirdi. Gazeteciler, ASUS destek sayfasındaki ifadeleri yanlış yorumlayarak, kablonun mevcut ROG güç kaynağı sahiplerine bir yükseltme programının parçası olarak ücretsiz verileceğini yazdılar. Ancak gerçekte, ASUS'un ROG Equalizer'ı ek bir ücret ödemeden sağlama niyeti yoktur.
    ASUS, gelişmiş ROG Equalizer kablosuyla birlikte gelecek güç kaynaklarını duyurdu, bu güç kaynaklarının fiyatları artacak. Geçtiğimiz hafta ASUS, 12V-2x6 konektörlü ekran kartları için gelişmiş 16 pinli ROG Equalizer güç kablosunu resmen duyurdu . Şimdi ise üretici, bu çözümle birlikte sunulacak belirli güç kaynağı modellerini açıkladı ve ürünün dağıtım stratejisi hakkında yeni detaylar paylaştı. ASUS, ROG Equalizer'ı dokuz güç kaynağıyla birlikte sunmayı planlıyor. Liste şu şekildedir: ASUS ROG Thor 1000W Platinum III. ASUS ROG Thor 1200W Platinum III. ASUS ROG THOR 1200W Platinum III Hatsune Miku Edition. ASUS ROG THOR 1200W Platinum III Beyaz Sürüm. ASUS ROG Thor 1600W Titanium III. ASUS ROG-STRIX-850P-GAMING. ASUS ROG-STRIX-1000P-GAMING. ASUS ROG-STRIX-1000P-GAMING-WHITE. ASUS ROG-STRIX-1200P-GAMING. Üretici ayrıca, paket içeriğindeki değişikliğin listelenen güç kaynaklarının nihai fiyatını artıracağını vurguladı. Kesin fiyat artışı şu anda gizli tutuluyor. Bununla birlikte, şirket ambalajı değiştirmek için önceki partilerden aynı güç kaynaklarını geri çağırmayı planlamadığından, bu güç kaynakları yeni kablo olmadan gönderilecektir. Yeni partiler, kutunun ROG Equalizer içerdiğini gösteren özel bir işaretle ayırt edilebilir. Şirket ayrıca, kablonun duyurusuyla ilgili birçok haberde hata olduğunu da bildirdi. Gazeteciler, ASUS destek sayfasındaki ifadeleri yanlış yorumlayarak, kablonun mevcut ROG güç kaynağı sahiplerine bir yükseltme programının parçası olarak ücretsiz verileceğini yazdılar. Ancak gerçekte, ASUS'un ROG Equalizer'ı ek bir ücret ödemeden sağlama niyeti yoktur.
    Beğen
    Haha
    13
    1 Комментарии 0 Поделились 1Кб Просмотры 0 предпросмотр
  • Apple ve TSMC 2029 yılında yeni çiplerin deneme üretimine başlamayı planlıyor.
    Wccftech'in DigiTimes verilerine dayanarak verdiği habere göre, Tayvanlı yarı iletken devi TSMC, 2029 yılında 1 nm'den daha ince bir işlem teknolojisi kullanarak çip üretimine pilot üretimle başlamayı planlıyor. Her zamanki gibi Apple'ın ilk müşterilerden biri olması bekleniyor. Tayvanlı şirket, ilk aşamada ayda yalnızca 5.000 adet 1 nm çipli silikon levha üretmeyi planlıyor.

    TSMC, 2028 yılında 1,4 nm (A14) çiplerin seri üretimine başlamayı planlarken, aynı zamanda 2 nm ve 1,6 nm ürün siparişlerini de karşılamayı hedefliyor. En gelişmiş litografi teknolojisine ihtiyaç duyan Apple ve diğer müşteriler, nispeten düşük verimi telafi etmek için ilk partiler için ek bir ücret ödemek zorunda kalacaklar. Üretici geçmişte de benzer yönergeleri izlemişti.

    Ön verilere göre, 1,4 nm işlem teknolojisi, 2 nm'ye kıyasla yaklaşık %15'lik bir performans artışı ve %30'luk bir enerji verimliliği artışı sağlayacak. Henüz nanometre altı çiplerin özellikleri hakkında bilgi yok; TSMC'nin bu tür çiplerin seri üretimine veya hatta pilot üretimine başlamadan önce aşması gereken birçok zorluk var.
    Wccftech'in DigiTimes verilerine dayanarak verdiği habere göre, Tayvanlı yarı iletken devi TSMC, 2029 yılında 1 nm'den daha ince bir işlem teknolojisi kullanarak çip üretimine pilot üretimle başlamayı planlıyor. Her zamanki gibi Apple'ın ilk müşterilerden biri olması bekleniyor. Tayvanlı şirket, ilk aşamada ayda yalnızca 5.000 adet 1 nm çipli silikon levha üretmeyi planlıyor. TSMC, 2028 yılında 1,4 nm (A14) çiplerin seri üretimine başlamayı planlarken, aynı zamanda 2 nm ve 1,6 nm ürün siparişlerini de karşılamayı hedefliyor. En gelişmiş litografi teknolojisine ihtiyaç duyan Apple ve diğer müşteriler, nispeten düşük verimi telafi etmek için ilk partiler için ek bir ücret ödemek zorunda kalacaklar. Üretici geçmişte de benzer yönergeleri izlemişti. Ön verilere göre, 1,4 nm işlem teknolojisi, 2 nm'ye kıyasla yaklaşık %15'lik bir performans artışı ve %30'luk bir enerji verimliliği artışı sağlayacak. Henüz nanometre altı çiplerin özellikleri hakkında bilgi yok; TSMC'nin bu tür çiplerin seri üretimine veya hatta pilot üretimine başlamadan önce aşması gereken birçok zorluk var.
    Beğen
    10
    0 Комментарии 0 Поделились 489 Просмотры 0 предпросмотр
  • PlayStation 6'da 10x Ray Tracing iddiaları yanlış yorumlanıyor.
    Yakında piyasaya sürülecek PlayStation 6 konsolunun performansı hakkındaki söylentiler internette aktif olarak tartışılıyor, ancak tanınmış uzman KeplerL2'ye göre, birçok kişi AMD teknik belgelerindeki verileri yanlış yorumluyor.

    Önceki raporlar, yeni konsolun temel PlayStation 5'e kıyasla ışın izleme görevlerinde on kata kadar performans artışı sunabileceğini öne sürüyordu. Ancak bu, oyunlardaki kare hızlarında on katlık bir artış anlamına gelmeyebilir.

    İçeriden alınan bilgiye göre, bu rakamlar yalnızca ışın izleme ile ilgili hesaplamaları ifade ediyor. Gerçek dünyadaki oyunlarda performans, rasterleştirme, efekt işleme ve diğer grafik görevleri de dahil olmak üzere birçok başka faktörden etkilenir.

    Örnek olarak, Assassin's Creed Shadows'tan alınan verilere dayalı bir performans analizi sunulmaktadır. Hesaplamalara göre, PlayStation 5'te ışın izleme ile ilgili görevler kare başına yaklaşık 5 milisaniye sürerken, önerilen PlayStation 6'da bu süre yaklaşık 1,35 milisaniyeye düşebilir.

    Ancak, kare süresinin büyük bir kısmı hala diğer hesaplamalara harcanıyor. Bu nedenle, gerçek dünya koşullarındaki genel performans artışı, on katlık bir artıştan ziyade, yaklaşık üç katlık bir FPS artışı olabilir.

    İçeriden bir kaynak, ışın izleme veya yol izleme gibi teknolojilerin daha aktif kullanıldığı oyunlarda konsollar arasındaki farkın daha büyük olabileceğini belirtiyor. Ancak, bu gibi durumlarda bile, genel performans iddia edilen 10 kat artışla orantılı olarak artmayacaktır.

    PlayStation 6 henüz resmi olarak tanıtılmadığı için, bu tahminler yalnızca ön preliminary niteliğindedir ve yeni nesil konsolların neler yapabileceğine dair genel bir fikir vermektedir.
    Yakında piyasaya sürülecek PlayStation 6 konsolunun performansı hakkındaki söylentiler internette aktif olarak tartışılıyor, ancak tanınmış uzman KeplerL2'ye göre, birçok kişi AMD teknik belgelerindeki verileri yanlış yorumluyor. Önceki raporlar, yeni konsolun temel PlayStation 5'e kıyasla ışın izleme görevlerinde on kata kadar performans artışı sunabileceğini öne sürüyordu. Ancak bu, oyunlardaki kare hızlarında on katlık bir artış anlamına gelmeyebilir. İçeriden alınan bilgiye göre, bu rakamlar yalnızca ışın izleme ile ilgili hesaplamaları ifade ediyor. Gerçek dünyadaki oyunlarda performans, rasterleştirme, efekt işleme ve diğer grafik görevleri de dahil olmak üzere birçok başka faktörden etkilenir. Örnek olarak, Assassin's Creed Shadows'tan alınan verilere dayalı bir performans analizi sunulmaktadır. Hesaplamalara göre, PlayStation 5'te ışın izleme ile ilgili görevler kare başına yaklaşık 5 milisaniye sürerken, önerilen PlayStation 6'da bu süre yaklaşık 1,35 milisaniyeye düşebilir. Ancak, kare süresinin büyük bir kısmı hala diğer hesaplamalara harcanıyor. Bu nedenle, gerçek dünya koşullarındaki genel performans artışı, on katlık bir artıştan ziyade, yaklaşık üç katlık bir FPS artışı olabilir. İçeriden bir kaynak, ışın izleme veya yol izleme gibi teknolojilerin daha aktif kullanıldığı oyunlarda konsollar arasındaki farkın daha büyük olabileceğini belirtiyor. Ancak, bu gibi durumlarda bile, genel performans iddia edilen 10 kat artışla orantılı olarak artmayacaktır. PlayStation 6 henüz resmi olarak tanıtılmadığı için, bu tahminler yalnızca ön preliminary niteliğindedir ve yeni nesil konsolların neler yapabileceğine dair genel bir fikir vermektedir.
    Beğen
    7
    0 Комментарии 0 Поделились 327 Просмотры 0 предпросмотр
  • Intel, 2027 yılının başlarında LGA 1700 soketi için yeni bir masaüstü işlemci serisi piyasaya sürmeyi planlıyor
    Birkaç gün önce Intel, LGA 1700 platformuna desteği sonlandırmayacağına dair bir açıklama yapmıştı . Şirket, bu soket için yeni bir tüketici işlemci serisi çıkarmayı planlıyor gibi görünüyor.

    Videocardz'ın Jaykihn takma adlı bir iç kaynağa dayandırdığı habere göre, Intel, AMD'nin popüler platformlara uzun vadeli destek stratejisini kopyalamaya karar verdi ve LGA 1700 soketi için Raptor Lake işlemcilerinin bir başka "yenilenmiş" sürümünü piyasaya sürmeyi planlıyor. Bu işlemcilerin piyasaya sürülmesinin 2027 yılının başlarında gerçekleşmesi bekleniyor.

    Kaynaklara göre, bu işlemciler Intel'in daha önce 10nm Enhanced SuperFin olarak bilinen 7. işlem teknolojisi kullanılarak üretilecek. Bu işlem, orijinal Raptor Lake ve Raptor Lake Refresh çiplerinin üretiminde de kullanılmıştı. Buna dayanarak, yeni CPU'ların seleflerine kıyasla önemli bir performans artışı sağlamayacağı varsayılabilir.
    Birkaç gün önce Intel, LGA 1700 platformuna desteği sonlandırmayacağına dair bir açıklama yapmıştı . Şirket, bu soket için yeni bir tüketici işlemci serisi çıkarmayı planlıyor gibi görünüyor. Videocardz'ın Jaykihn takma adlı bir iç kaynağa dayandırdığı habere göre, Intel, AMD'nin popüler platformlara uzun vadeli destek stratejisini kopyalamaya karar verdi ve LGA 1700 soketi için Raptor Lake işlemcilerinin bir başka "yenilenmiş" sürümünü piyasaya sürmeyi planlıyor. Bu işlemcilerin piyasaya sürülmesinin 2027 yılının başlarında gerçekleşmesi bekleniyor. Kaynaklara göre, bu işlemciler Intel'in daha önce 10nm Enhanced SuperFin olarak bilinen 7. işlem teknolojisi kullanılarak üretilecek. Bu işlem, orijinal Raptor Lake ve Raptor Lake Refresh çiplerinin üretiminde de kullanılmıştı. Buna dayanarak, yeni CPU'ların seleflerine kıyasla önemli bir performans artışı sağlamayacağı varsayılabilir.
    Beğen
    11
    2 Комментарии 0 Поделились 722 Просмотры 0 предпросмотр
Расширенные страницы
Oyun Gündemi
Yükleniyor...
Forum Son Yazılan Konular
TechForumTR https://techforum.tr/sosyal